Türkiye'nin Kore Savaşı'na katılmasının siyasi nedenleri ve sonuçları
2014
0 views
0 downloads
Advisor: Mehmet Emin Şen
Abstract (TR)
II. Dünya Savaşı'ndan sonra Kore, 38. paralelle ikiye ayrılmıştı. 38. Paralelin kuzeyini Sovyet Rusya, güneyini ise ABD işgal etmişti. Kore'nin ikiye bölünmesiyle Kore sorunu da ortaya çıkmıştı. SSCB'nin yayılmacı tavrı, ABD ve Avrupa ülkelerini ekonomik, siyasi ve askeri açıdan işbirliğine götürdü. Ekonomik örgütler kuruldu ve savunma amaçlı anlaşmalar yapıldı. Bunların içerisinde en önemli olan ise savunma amaçlı olarak kurulan Kuzey Atlantik İttifakı idi. SSCB tehdidine karşı güvenlik arayışlarına giren Türkiye, yüzünü batıya dönerek Batılı kurumların içerisinde yer almaya çalışmıştır. Güvenlik endişelerini gidermek için NATO'ya girmek istediyse de, çeşitli nedenlerle kabul edilmemişti. İşte bu dönemde Komünist yayılmacılık, Kuzey Kore'nin Güney Kore'ye saldırması ile kendini gösterdi. Bu kez hür dünya, ABD önderliğinde Birleşmiş Milletler'in verdiği yetki ile komünist yayılmacılığa karşı dur demek üzere harekete geçmiştir. Türkiye, Birleşmiş Milletler'in yanında yer alarak ve Kore'ye asker gönderme kararı vererek, NATO'ya girebilmek için komünizme karşı verilen bu savası bir fırsat olarak görmüştür. Kuzey Kore'nin 25 Haziran 1950'de Güney Kore'ye saldırmasıyla Kore Savaşı başlamış oldu. Bunun üzerine Birleşmiş Milletler, barışı korumak üzere bir karar aldı. Birleşmiş Milletler barışı yeniden sağlamak için üye devletlerden Güney Kore'ye yardım etmesini istedi. Türkiye bu karara uyarak, Kore'ye 5000 kişilik kara kuvveti gönderdi. Muhalefet partileri, Demokrat Parti Hükümeti'nin asker gönderme kararını eleştirdi. Demokrat Parti Hükümeti, Kore Savaşı'ndan yararlanabileceğini düşünerek Kore'ye asker gönderdi. Türkiye, Kore Savaşı'na asker göndererek demokratik ülkelerin yanında yer aldığını gösterdi ve bu girişimiyle dünya kamuoyunun dikkatini çekmeyi başardı. Bunun bir sonucu olarak da Türkiye'nin Kore'deki başarısı Türkiye'nin NATO'ya üye olmasında etkili oldu.