Türkiye'de yoksullukla mücadelede sosyal politika aracı olarak sosyal yardımlar: Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının rolü
2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Ünlü
Özet (TR)
Yoksulluk, kesin olarak tanımlanması zor olan karmaşık bir sosyal sorundur. Ancak, gelişmişlik düzeyleri ne olursa olsun tüm toplumların bir gerçeğidir. Sorunun boyutu, sosyal, ekonomik ve siyasi yapılar, coğrafi konum ve uygulanan politikaların etkinliği gibi faktörlere bağlı olarak değişmektedir. Yoksulluk ya da diğer bir deyişle gelir grupları arasındaki uçurum, tüm dünyada olduğu gibi salgın sonrası Türkiye'de de yetersiz eğitim, işsizlik, kayıt dışı ekonominin varlığı, yetersiz sosyal güvenlik, ekonomik krizler ve adaletsiz gelir dağılımı gibi faktörler nedeniyle giderek büyüyen bir sorun haline gelmiştir. Türkiye'de yoksullukla mücadele hem ekonomik hem de sosyal politikalar gerektirmektedir. Çok boyutlu yoksulluğun en temel nedeni işsizliktir. İşsiz bireylerin bu durumdan kurtulmalarının en hızlı ve etkili yollarından biri sosyal yardımlarla desteklenmeleridir. Bu nedenle işsiz bireylerin içine düşecekleri sosyal durumlardan kurtulabilmeleri için kamu otoritesi tarafından yürütülecek sosyal yardım programlarının etkinliği büyük önem taşımaktadır. Yapısal sorunlarla mücadele için etkin ve istikrarlı ekonomi politikalarına ihtiyaç duyulurken, Türkiye'nin yoksulluğu azaltmak ve önlemek için aile kurumunu güçlendirmesi ve sosyal refahı artırması gerekiyor. Yoksulluğun önlenmesi için sosyal yardım alanında kalıcı çözümlere ve adil bir gelir dağılımına da ihtiyaç vardır. Bu amaçla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü uhdesinde Türkiye'nin 81 ilinde ve 922 ilçe merkezinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları kurulmuştur. Vakıflar, kamusal sosyal yardımların uygulanmasında önemli kurumlardır. Ancak, kamu kaynaklarıyla kamu hizmeti sunmalarına rağmen, örgütlenme biçimleri refah devletinin yoksullukla mücadele etmek ve sosyal politikaları uygulamak için kurduğu modern sosyal güvenlik sistemiyle uyumlu değildir. Vakıflar, her biri birbirinden farklı işletme düzeyinde birer işyeri olarak Türk Medeni kanunu hükümlerine göre özel tüzel kişilik şeklinde kurulmuş. Vakıflar tarafından yapılacak yardımlara, vakıf mütevelli heyeti tarafından muhtaçlık sınırı esas alınarak karar verilmektedir. Vakıfların objektif kriterlerden uzaklaşması, keyfi ve siyasi etkilere açık uygulamalara ve aynı nitelikte hizmet sunmalarına rağmen farklı kararların doğmasına neden olabilmektedir. Bu durum yoksullukla mücadele etmek yerine yoksulluğun sürdürülebilir bir düzeyde tutulmasına neden olmaktadır. Gerek vakıflar aracılığıyla gerçekleştirilen sosyal yardımlar gerekse diğer kurumlar tarafından gerçekleştirilen bu tip sosyal yardımlar yoksulluktan kurtulmak yerine bireylerin bu duruma alışmasına neden olmaktadır. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının etkinliğinin artırılması için kurumsal işgücü yetersizliğinin giderilmesi, sosyal yardım çeşitliliğinin sadeleştirilmesi ve yapılan yardımların birim miktarlarının artırılması gerekmektedir. Ayrıca Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından sağlanan sosyal yardım yararlanıcılarına yönelik istihdam teşvik programının ulusal düzeyde etkinliğinin sağlanması, bu alanda faaliyet gösteren kurumlarla işbirliği, koordinasyon ve veri paylaşımının geliştirilmesi, yasal düzenlemelerinin yapılan işin niteliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, sosyal yardım sağlayan tüm kamu kurumlarının tek bir çatı altında toplanması gerekmektedir. Aynı zamanda vakıfların özel hukuk tüzel kişiliğinin kamu tüzel kişiliğine dönüştürülerek sosyal yardımların, genel kitlelere yönelik sınırlı bir süre için yapılmasını ve istihdama katılamayan dezavantajlı bireylere sürekli bir gelir desteği şeklinde verilmesini sağlayıcı yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesine ihtiyaç vardır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de yoksullukla mücadelede bir sosyal politika aracı olarak faaliyet gösteren Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tarafından sağlanan sosyal yardımları analiz etmek ve bir kamu hizmeti sunan bu kurumların Türkiye'de yoksullukla mücadeledeki etkinliğini incelemektir. Bu kapsamda nitel araştırma yöntemi kullanılarak gözlem, görüşme ve doküman analizi yoluyla etkililiğin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın nitel veri toplama aşamasında, yoksullukla mücadelenin tarihsel sürecini değerlendirmek üzere Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın yıllık faaliyet raporları, mali durum ve performans raporları, Hükümet Programları, Beş Yıllık Kalkınma Planları, doktrin, yasal düzenlemeler ve ulusal mevzuat kapsamındaki müdahale yaklaşımları incelenmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Yoksulluk, Yoksullukla Mücadele, Sosyal Yardımlar, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları
Yazar
Kadir Ergün
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Kadir Ergün (Yüksek Lisans Tezi). Türkiye'de yoksullukla mücadelede sosyal politika aracı olarak sosyal yardımlar: Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarının rolü, 2024, Aydın Adnan Menderes University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Aydın Adnan Menderes University tezlerinden daha fazlası
- Yatağan ve çevresinde üretilen ballarda halk sağlığı açısından risk oluşturacak bazı ağır metal düzeylerinin ICP-MS tekniği ile belirlenmesi(2021)
- Histerektomiye ilişkin kadın ve eşlerinin bilgi ve düşünceleri(2017)
- Doğal kaynakların rekreasyonel amaçlı kullanımının ekonomik değerinin belirlenmesi: Pamukkale Örenyeri örneği(2018)
- Diyabetik ayak hastalarında depresyon ve anksiyete düzeyi ve ilişkili faktörler(2018)
- Kronik idiyopatik ürtikerin HLA sınıf I ve sınıf II antijenleri ile ilişkisi(2018)
- İ.Ö II. bin yıl Orta Anadolu pişmiş toprak gaga ağızlı testileri(2006)