Medical SpecialtyOpen Access

Üçüncü basamağa başvuran çocuk hastalarda idrar kültürü bulguları ile akut faz belirteçleri arasında anlamlı bir ilişki var mıdır?

2021
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Nagihan Yıldız Çeltek

Abstract (TR)

Amaç: Üriner sistem enfeksiyonu ürotelyumun mikroorganizmalara inflamatuar cevabıdır. Büyük çoğunlukla bakteriyel, daha az sayıda viral veya fungal etkenlere bağlıdır. Çocukluk çağında en sık görülen bakteriyel enfeksiyonlardan biridir. Jackson E'nin 2015 yılında yaptığı bir çalışmaya göre 1-18 yaş arasındaki çocuklar için üriner sistem enfeksiyonu prevalansı %7,8'dir. Klinik, hastalığın şiddeti, hastanın yaşı ve enfeksiyonun yerine göre semptomu olmayan hastadan ürosepsise kadar değişebilir. İdrar yolu enfeksiyonu şüphesinde idrar analizi ve idrar kültürü yapılmalıdır. Tanıda altın standart idrar kültüründe etken mikroorganizmanın gösterilmesidir. Tedavide amaçlar akut semptomların giderilmesi, ürosepsis, renal abse gibi ciddi komplikasyonların engellenmesi, rekürrensin ve hipertansiyon, renal skar, böbrek fonksiyon bozukluğu gibi uzun dönem komplikasyonlarının önüne geçilmesidir. Renal hasarın önlenmesinde uygun antibiyotik seçilmesi ve tedaviye erken başlanması önemlidir. Uygun olan en dar spektrumlu antibiyotik seçilmelidir. Antibiyotik seçiminde lokal antibiyotik direnç patenleri dikkate alınmalıdır. Bu çalışmamızın amacı çocuk hastalardan alınan idrar kültürü örneklerinin WBC, CRP ve tam idrar tetkiki test parametreleriyle ilişkisini araştırmak ve kültür olanağı olmayan yerlerde elimizi güçlendirecek, tanı için daha güvenilir olan parametreyi saptamaktır. Ayrıca kültür antibiyogramını değerlendirerek bölgesel direnç paterni hakkında fikir edinmek ve ampirik antibiyotik konusunda doğru seçimlerimizi kuvvetlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız kesitsel tanımlayıcı tipte bir araştırmadır. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları acil servis, poliklinik, servis ve yoğun bakımdan 01.09.2019-31.08.2020 tarihleri arasında istenmiş olan tüm idrar kültürleri -2201 örnek- retrospektif olarak incelenerek yapılmıştır. Aynı muayenede tam idrar tetkiki, hemogram, biyokimya ve idrar kültürü istenmiş ve numunelerini de aynı gün verebilmiş 0-18 yaş arası çocuk hastaların verileri çalışmaya dahil edilmiştir. Kültür sonucu kontaminasyon olan 453 kişi ve verilerinde eksiklik olanlar çalışma dışı bırakılmıştır. Aynı kişiye ait tek idrar kültürü çalışmaya alınmıştır. Tekrarlayan gelişler çalışmaya dahil edilmemiştir. Sonuç olarak 641 hastanın sosyodemografik verileri, anamnezi, laboratuvar sonuçları, hastalara yazılan reçeteler kaydedilmiştir. Hesaplama için G-Power 3.1 hazır istatistik yazılımı kullanılmıştır. Veriler analiz edilirken p değerleri 0.05'den küçük hesaplandığında istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen 641 hastanın 451 tanesi kız (%70,4), 190 tanesi (%29,4) erkektir. İdrar kültüründe üreme olan 80 kişinin %78,75'i kadın %21,25'i erkektir. Çalışmaya alınan hastalarda en sık görülen idrar yolu düşündürebilecek semptom ateştir. Kültürde üreme olan hastalarda da en sık idrar yolu enfeksiyonu düşündürecek semptom ateştir. Kültürde üreme olan hastalarda en sık eşlik eden kronik hastalık FMF'tir. İdrar tetkiki parametrelerinden bakteriüri hariç kalan hepsinin idrar kültürüyle anlamlı ilişkisi saptanmıştır. İdrar tetkikinde bakteri, lökosit esteraz, lökosit, nitrit görülmesinin idrar yolu enfeksiyonu saptamadaki duyarlılıkları sırasıyla 91.6, 70.2, 82.6, 33.7 özgüllükleri ise sırasıyla 33.3, 74.5, 61.9, 98.2 şeklindedir. Kan değerlerinden WBC ortalamasının idrar kültürüyle ilişkisi anlamlı bulunmuştur. İdrar dansite değeriyle idrar kültürü arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. Antibiyogramda E.coli'nin en duyarlı olduğu antibiyotikler: imipenem, meropenem, nitrofurantoin, piperasilin-tazobaktam olarak bulunmuştur. Sonuç: Çoğu Aile Sağlığı Merkezi'nde idrar kültürü bakma imkanının bulunmaması, kültürün erken sonuç veren bir tetkik olmaması, kültür alınsa bile aynı örneğin farklı laboratuvarlardaki kültür pozitifliğinin farklı oranlarda olabilmesi ve Covid-19 sürecinde ailelerin hastaneye tekrar başvuruda isteksiz olması gibi nedenler, bütüncül yaklaşımla hareket etme gerekliliğini doğurmakta ve eldeki en etkili ampirik tedaviyi öngörmek istememize neden olmaktadır. İdrar yolu enfeksiyonu tanısında idrar kültürüne alternatif olabilecek bir tetkik bulunmamaktadır. Ancak nitrit pozitifliği tanıda yol göstericidir. Lökosit esteraz veya lökosit görülmemesi dışlamada yardımcıdır. Sefalosporinlerden sefazolin ve sefoksitin, toksik görünümlü hastalarda amikasin, gentamisin, alt idrar yolu enfeksiyonu düşünülen hastada nitrofurantoin, fosfomisin Tokat'ta ampirik tedavide tercih edilebilir. İmipenem, meropenem ve piperasilin-tazobaktamın genel durumu çok kötü olan, daha küçük bir hasta grubunda lüzum halinde kullanılması önerilir.

Author

Dr. Gözde Gökten Kalkanlı

How to Cite

Gözde Gökten Kalkanlı (Tıpta Uzmanlık Tezi). Üçüncü basamağa başvuran çocuk hastalarda idrar kültürü bulguları ile akut faz belirteçleri arasında anlamlı bir ilişki var mıdır?, 2021, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity