Uluslararası Ceza Mahkemesinin yargılama yetkisine giren suçlar (Soykırım suçu, insanlığa karşı suçlar, saldırı suçu, dar anlamda savaş suçu)
2006
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Cumhur Şahin
Özet (TR)
Savaş suçu faillerini yargılama ve cezalandırma fikri yeni olmamasına rağmen, ancak İkinci Dünya Savaşı sonrasında uygun bir şekilde hayata geçirilmiştir. Savaştan sonra kurulan, ad hoc nitelikteki Nüremberg ve Uzak Doğu Uluslararası Askeri Mahkemeleri' nde, bir çok Alman ve Japon askeri ve sivil lider yargılanmış ve çeşitli cezalara çarptırılmışlardır. Soğuk Savaş sonrasında, uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlallerinden ve soykırımdan sorumlu kişileri yargılamak üzere, B.M. Güvenlik Konseyi' nin kararlarıyla, Eski Yugoslavya İçin Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi kurulmuştur. Soğuk Savaş sonrasının söz konusu ad hoc mahkemeleri, bir çok karar vermişler ve hali hazırda faaliyete devam etmektedirler. Uluslararası Ceza Mahkemesi, 17 Temmuz 1998' de, Roma Konferansı sonunda kurulmuştur. Mahkemeyi kuran Roma Statüsü, l Temmuz 2002' de yürürlüğe girmiştir. Mahkeme' nin, uluslararası toplumu bir bütün olarak yakından ilgilendiren çok ciddi suçlar üzerinde yargılama yetkisi bulunmaktadır. Mahkeme' nin yargılama yetkisine giren suçlar; soykırım suçu, insanlığa karşı suçlar, savaş suçlan ve saldın suçudur. Saldın suçu dışındaki diğer suçların tanımı, Statü' de yer almıştır. Saldın suçu ise, görüşmeler sırasında saldırının tanımı üzerinde bir uzlaşıya varılamaması nedeniyle tanımlanmamış ve Mahkeme' nin bu suç üzerinde yargılama yetkisini kullanabilmesi, ileride Statü' de yapılacak bir değişiklik ile saldırının tanımının yapılmasına bırakılmıştır. Soykınm çok ciddi bir suçtur ve "suçlann suçu" olarak değerlendirilir. Soykınm kavramı, ilk defa Nüremberg yargılamalarında gruplann yıkımına gönderme yaparak ortaya çıksa da, Yahudi grubuna karşı işlenen suçlar, Nüremberg Mahkemesi tarafından, soykırım suçu olarak değil ve fakat insanlığa karşı suç olarak değerlendirilmiştir. Bunun nedeni, Nüremberg Statüsü' nün, tıpkı Uzak Doğu Mahkemesi' nin Statüsü gibi, Mahkeme' nin yargılama yetkisine giren suçlan, barışa karşı suçlar, savaş suçlan ve insanlığa karşı suçlar ile sınırlamış olmasıdır.Soykırım suçu ilk olarak 1948 Soykırım Sözleşmesi' nde tanımlanmıştır. Soykırım Sözleşmesi' nin 2. maddesine göre: "İşbu Sözleşmede soykırım, milli, etnik, ırki ve dini bir grubu kısmen veya tamamen yok etmek amacıyla aşağıdaki fiillerden herhangi birinin irtikap olunması demektir: a)Grup üyelerinin öldürülmesi; b)Grup üyelerine ciddi surette bedeni veya zihni zarar verilmesi; c)Grubun tamamen veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldırılacağı hesaplanarak, yaşam şartlarının kasten değiştirilmesi; d)Grup içindeki doğumları engellemek amacıyla tedbirler alınması; e)Grup üyesi çocukların zorla başka bir gruba nakledilmesi." Soykırım Sözleşmesi' nin 3. maddesi, diğer cezalandırılabilir fiilleri göstermektedir. Maddeye göre: "Aşağıdaki fiilleri cezalandırılacaktır: a)Soykırım; b)Soykırım için anlaşma (komplo); c)Soykırımı irtikap için doğrudan ve alenen tahrik; d)Soykırıma teşebbüs; e)Soykırıma iştirak." Soğuk Savaş sonrasının ad hoc mahkemelerinin statülerinde soykırımın tanımı, kelimesi kelimesine Soykırım Sözleşmesi' nin 2 ve 3. maddelerinde yer alan tanımdan alınmıştır. Roma Statüsü' nde de, Soykırım Sözleşmesi' nin 2. maddesindeki tanım kullanılmıştır. Bununla beraber, Sözleşme' nin 3. maddesine yer verilmemiştir. Bunun nedeni, Sözleşme' nin 3. maddesinde yer alan fiillerin, Statü' de "Ceza Hukukunun Genel İlkeleri" bölümünde düzenlenmiş olmasıdır. Yeni Türk Ceza Kanunu' nün 76. maddesinde de Soykırım Sözleşmesi' nde bulunan tanım esas alınmış, ancak, "bir planın icrası suretiyle" ibaresine yer verilmiştir.Soykırım suçunun işlenebilmesi için iki unsur gereklidir. Bunlar, suçun manevi unsuru (özel kasıt) ve suçun maddi unsurunu teşkil eden fiillerin işlenmesidir. Yukarıda da belirtildiği gibi, soykırım suçuna vücut veren yasaklanmış fiiller beş fiil ile sınırlandırılmıştır. Soykırım suçunun manevi unsuru, bu suç tipi için son derece önemlidir ve ayırt edici etmen olarak değerlendirilmektedir. Bir başka ifadeyle, soykırım, suçun oluşumu için gerekli özel kasıt ile karakterize edilmektedir. Gerçekten de, soykırım, diğer uluslararası suçlardan, özel kasta olan ihtiyaç nedeniyle ayrılmaktadır. Soykırım suçunda özel kasıt, "tamamen veya kısmen milli, etnik, ırki veya dini bir grubu yok etmek amacı" şeklinde ifadesini bulur. Soykırım Sözleşmesi' nde ve diğer uluslararası düzenlemelerde, sadece, milli, etnik, ırki ve dini gruplar soykırım fiillerine karşı korunmaktadırlar. Bununla beraber, diğer gruplar, örneğin siyasi gruplar korunan gruplar İçerisinde değerlendirilmemektedirler. Özellikle siyasi grupların korunan gruplar arasında bulunmaması, soykırım tanımının en tartışmalı yönünü oluşturmaktadır. Roma Statüsü' nün 3. bölümünde, ceza hukukunun genel ilkeleri düzenlenmiştir. Bu bölümde, teşebbüs, iştirak, komutanın ve diğer üstlerin sorumluluğu, zamanaşımsızlık, manevi unsur, cezai sorumluluğu ortadan kaldıran nedenler ve amirin emrine ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır.
Yazar
Uğur Bayıllıoğlu
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Uğur Bayıllıoğlu (Yüksek Lisans Tezi). Uluslararası Ceza Mahkemesinin yargılama yetkisine giren suçlar (Soykırım suçu, insanlığa karşı suçlar, saldırı suçu, dar anlamda savaş suçu), 2006, Gazi University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Gazi University tezlerinden daha fazlası
- Türkiye petrol ve gaz sondaj sahası iş kazaları analiz ve modellemesi(2021)
- XVI. yüzyıl Anadolu'sunda Oğuzların Karkın Boyu(2004)
- Gerçek hayattaki geometri örneklerinin sosyal bir öğrenme ortamı aracılığıyla paylaşımı: Bir durum çalışması(2021)
- İki farklı irrigasyon aktifleştirme tekniğinin farklı kök seviyelerinde hazırlanmış yapay internal rezorpsiyon kavitelerinden kalsiyum hidroksit uzaklaştırma etkinliğinin değerlendirilmesi(2021)
- Experimental development of the interfacial bond-slip model between textile reinforced mortar strips and masonry walls(2025)
- Sürdürülebilirlik ve iktidar bağlamında sözel belleğin Türk müzelerinde kullanımı(2010)
