Master'sOpen Access

The crime of genocide and question of genocidal intent in International Law

2019
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Vesile Sonay Evik

Abstract (TR)

Jean-Paul Sartre'ın dediği gibi "soykırım gerçeği insanlık kadar eskidir". Soykırım, binlerce yıl önce toplumları yok etmeye başlayan ve "eskimeyen" ağır bir suçtur. Günümüzdeki çatışmalarda ve savaşlarda bu suçun işlenmesi; mağdurlar, toplumlar ve evrensel insan bilincinde onarılamaz bir hasara yol açmaktadır. Halihazırdaki tez, ilk bölümde, soykırımın tarihsel geçmişini göz önünde bulunduracak, ayrıca Soykırım Sözleşmesi ile soykırımın oldukça dar tanımını ve soykırıma yönelik eylemleri ölçmek için gereken özel kastı inceleyecektir. Aynı zamanda, ad hoc uluslararası ceza mahkemelerinin kurulmasına, Birleşmiş Milletler Uluslararası Adalet Divanı nezdinde davaların açılmasına ve ilk uluslararası daimi ceza mahkemesinin kurulmasına kadar giden yolu da kısaca gözden geçirecektir. İkinci bölümde, soykırım suçunun yapısı uluslararası hukuk çerçevesinde analiz edilecek, objektif ve sübjektif suç yapısı ile suçun özel görünüş biçimleri ele alınacaktır. Üçüncü bölümde, ayrıntılı olarak soykırım özel kastından bahsedilecek ve geçici mahkemeler ve Uluslararası Adalet Divanı'nın kararları ışığında bu özel kastın nasıl değerlendirildiği incelenecektir. Son bölümde, çağımızda yaşanan ihtilaflarda uluslararası ceza mahkemelerinin savcıları ve Uluslararası Adalet Divanı'ndaki davacı devletler için soykırım özel kastının kanıtlanması hususunun çok zor ve hatta imkansız olabileceği sonucuna varılacaktır. Öte yandan, özel kastın bilgiye dayalı ispat edilmesi yönteminin gelecekteki soykırım mahkumiyetlerini elde etmek için belki de tek yaklaşım olabileceği savunulacaktır. Soykırım günümüzde belirli bir suç kategorisi olarak yer almaktadır ve ciddi insan kayıplarına neden olan diğer ağır suçlardan farklıdır. Örneğin, ilk olarak 1898 tarihli Lahey Sözleşmesi'nde yer alan ve daha sonra Nürnberg Davaları ile 1949 Cenevre Sözleşmesinde "olgunlaşan" savaş suçlarından farklıdır. Savaş suçlarının aksine soykırım barış zamanında da gerçekleşebilir. Soykırım, "suçların suçu" ve "nihai insan hakları sorunu" olarak adlandırılmaktadır, zira yasaklanması, doğrudan doğruya Birleşmiş Milletler Evrensel Beyannamesi gibi evrensel beyannamelerde ve sözleşmelerde tanımlanan temel insan haklarından biri olan "temel yaşam hakkı"nı güvence altına almayı hedeflemektedir. Soykırım yalnızca hukukçular tarafından kullanılan bir terim değildir. Aynı zamanda, tarihçiler tarafından herhangi bir hukuki standart uygulanmaksızın yaygın olarak kullanılan bir terimdir. Bununla birlikte, hukuki bir terim olarak soykırım, tarihçilerin kullandığı soykırım terimiyle önemli ölçüde farklılık gösterebilir. Bunun sebebi ceza hukukunda bir fiilin soykırım olarak kabul edilmesinin ancak belli şartların varlığına bağlı olmasıdır. Uluslararası hukukta soykırım suçunun oluşması için gerekli şartlar esas olarak 1948 yılında Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen Soykırım Sözleşmesi'nde yer almaktadır. Devletlerin çoğunun, kendi hukuk sistemlerinde Soykırım Sözleşmesi'ninkine benzer bir tanım uyguladığı görülmektedir. Bu tanım aynı zamanda ad hoc ceza mahkemelerinin ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin statülerinde de yer almıştır. Tarih bize, Soykırım Sözleşmesi'nin 1940'ların başlarındaki Nazi rejiminin işlediği korkunç suçlara karşı uluslararası toplumun bir tepkisi olarak doğduğunu göstermektedir. Soykırım Sözleşmesi'nin hazırlık çalışmalarına bakıldığında, bunun uzun bir müzakere sürecinin sonucu olduğu görülmektedir. Ardından, çok sayıda devletin farklı görüşlerine yer vermek amacıyla Soykırım Sözleşmesi'ndeki tanımının birçok yönden netleştirilmediği ve dolayısıyla suçun birçok unsurunun yorumlamaya açık bırakıldığı sonucuna varılmaktadır. Soykırım tanımının kabulü esnasında devletlerin tartıştıkları esas noktalardan biri de soykırım suçunun özel kastı olmuştur. Doktrinde birçok farklı görüşün ortaya çıktığı ve özellikle uluslarararası mahkemelerin yorum ve uygulamasının farklılaştığı görülmektedir. Bu tezin amacı soykırım suçunun, özellikle de özel kast unsurunun, uluslararası mahkemelerin farklı yorumlarının ve bunun Soykırım Sözleşmesi'nin nihai hedefleri olan soykırımın cezalandırılmasını ve önlenmesini nasıl tehlikeye sokabileceğini anlamaktır. Bu tez alışmasında kullanılan metodoloji Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Uluslararası Adalet Divanı tarafından soykırım özel kastının nasıl yorumlandığı üzerine araştırma ve söz konusu mahkemelerce verilen önemli kararları incelemekten ibarettir. Ayrıca, uluslararası hukuktaki soykırım suçunda aranan katı özel kasttan dolayı ortaya çıkan sorunlara değinmeden önce, soykırımın tarihsel arka planına bir bütün olarak yer verilmiştir, zira bunun yeni bir olgu değil, insanları etkilemeye büyük ölçüde devam eden eski bir uygulama olduğunu anlamak önem arz etmektedir.

Author

Dr. Bilge Koçkaya

How to Cite

Bilge Koçkaya (Yüksek Lisans Tezi). The crime of genocide and question of genocidal intent in International Law, 2019, Galatasaray University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Galatasaray University