Medical SpecialtyOpen Access

Üremik kaşıntı indol metabolitleriyle ilişkili midir?

2020
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. İdris Şahin

Abstract (TR)

Giriş: Çeşitli çalışmalar göstermiştir ki kronik böbrek hastalığı (KBH) prevalansları dünyada önemini korumaktadır. Üremik kaşıntı ise KBH'ye sahip kişilerde can sıkıcı ve morbitideye katkı veren bir semptom olarak durmaktadır. Çalışmamızın amacı ise bu semptomun etyopatogenezinde yer alabilecek olan indol metabolitlerinin plazma ve deride ki seviyelerinin hemodiyaliz (HD) hastalarında, kaşıntı skalalarına göre gruplandırarak ölçmek ve olası korelasyonu göstermektir. Materyal ve Metot: Çalışmamızın evrenini Malatya il genelinde HD alan hastalar oluşturmaktadır. Kaşıntısı olan ve olmayan gruplarda sırası ile 32 ve 29 kişi çalışmamıza dahil edilmiştir. Kişilerin kaşıntı durumları Görsel Analog Skala ve 5 D kaşıntı skalası kullanılarak belirlenmiştir. Bu kişilerin indol metabolit seviyeleri plazma ve deride Yüksek Performanslı Sıvı Kromotagrafi (HPLC) metodu kullanılarak tespit edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza katılanların yaş ortalamaları 60,8 ± 14,8 olduğu tespit edilmiştir. Çalışmamıza katılanların 32 (%52,5)'si erkek, 29 (%47,5)'u kadındır. Çalışmamıza katılanlar ortalama olarak sırasıyla 4,6 ± 3,8 yıl ve 54,9 ± 45,7 ay hemodiyaliz aldıkları tespit edilmiştir. Çalışmamıza katılan kişilerin kanda ki hemoglobin değeri ortalama 10,7 ± 1,7 (g/dL), hasta ve kontrol gruplarında sırası ile 11,2 ± 1,2 (g/dL) ve 10,1 ± 1,9 (g/dL) olarak bulunmuştur. Hasta ve kontrol gruplarının plazma 2-3 piridin dikarboksilik asit değerleri sırası ile 142,2 ± 50,9 (µg/ml) ve 72,1 ± 38 (µg/ml) olarak bulunmuştur. 2-3 piridin dikarboksilik asit düzeyleri arasında istatistiki olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,001). Hasta ve kontrol gruplarının plazma indoksil sülfat değerleri sırası ile 7,60 ± 2,59 (µg/ml) ve 2,60 ± 0,98 (µg/ml) olarak bulunmuştur. Gruplara göre indoksil sülfat düzeyleri arasında istatistiki olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,001). Hasta ve kontrol gruplarının plazma İndoksil β-D-Glukoronid düzeyleri sırası ile 1,95 ± 1,36 (µg/ml) ve 1,03 ± 1,20 (µg/ml) olarak bulunmuştur. Gruplara göre İndoksil β-D-Glukoronid düzeyleri arasında istatistiki olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,001). Tartışma: Yaptığımız çalışmada kaşıntı semptomu gösteren hasta grupta 2-3 piridin dikarboksilik asit düzeyleri kaşıntısı olmayan kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur. Bu durum çalışmamızın bu bulgusunun literatür verileri ile uyumlu olduğunu göstermektedir. Diğer parametrelerde ki bulgularımız da literatür ile uyumludur. Sonuç: KBH olan kişilerde üremik kaşıntı etyolojisi çok faktörlü olduğundan zorluk teşkil etmektedir. Bu konuda yapılmış çalışmalar nedenlere ışık tutabilmesi açısından önemlidir. Bizim çalışmamız korelasyonel olarak kaşıntı ve indol metabolitleri ilişkisine ışık tutmuştur. Literatüre öncü olabilecek bu çalışmanın bu konuda daha çok ve daha kapsamlı çalışmalara yön vereceğini ummaktayız.

Author

Dr. Nusret Serhan Küçükaslan

How to Cite

Nusret Serhan Küçükaslan (Tıpta Uzmanlık Tezi). Üremik kaşıntı indol metabolitleriyle ilişkili midir?, 2020, İnönü University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from İnönü University