Master'sOpen Access

19. yüzyıl Türk resim sanatında batı tarzı figür anlayışı

2017
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Fatma Evren Daşdağ

Abstract (TR)

Bu araştırmada, 19. yüzyılda figürün, Batı resim sanatında nasıl kullanıldığı ve bu tarzın Türk resim sanatını nasıl etkilediği incelenmektedir. Öncelikle figür, resim sanatında bir anlatım şekli olarak kullanılmıştır. Figür, mağara duvarlarına kazındığı ilk günden beri bir amaç olmuştur. Figür, oluşturulduğu toplumun olaylarından etkilenmiş ve resim sanatına da çeşitli yansımaları olmuştur. Batı'da Yunan sanatıyla başlayan figür, Rönesans dönemiyle popülerlik kazanmış ve her zaman bu popülerliğini sürdürmüştür. Antik Yunan resminde tanrılar insan bedeniyle resmedildikleri halde ilk hıristiyanlık döneminde, gerçek insan görüntüsünün yerini ikonalar almıştır. Çağdaş dünya oluşumunun temeli olan Rönesans döneminde ise yeni kurallar ile birlikte resme perspektif girmiştir. Ressamların figür anlayışı bakımından antikiteden yararlanması ve perspektifin kullanılması ile figüratif resimlerde ideal güzelliğe ulaşılmaya çalışılmıştır. 16. yüzyılda Michalengelo resimlerinde sayısız figürler kullanarak, kendinden sonra gelen ressamları etkilemiştir. 17. yüzyıla kadar resimlerde işlenen mitolojik konular devam ederken, yaşanan toplumsal ve siyasal değişikliklerle birlikte 18. yüzyılda Sanayi Devrimi ve Fransız İhtilali ile toplumsal konular önem kazanmıştır. 19. yüzyılda ise geçmişin izleri sürerken aynı zamanda modern sanatın temelleri atılmıştır. Batı resim sanatı böylece gelişimini sürdürürken Türk resim sanatı ancak 19. yüzyılda yeniliklere açılmış ve Batıdaki gelişmeleri yakından takip etmeye başlamıştır. 19. yüzyıl öncesi Türk resmine bakıldığında sanatın minyatür resimleriyle sınırlı olduğu görülmektedir. Yerleşik düzene geçen Türk devletleri yaşadıkları olayları anlatmak amacıyla ışık ve gölgenin olmadığı minyatür resimleri yapmışlardır. İşlenen konular genellikle savaş, av sahneleri, yapılan bazı törenler ve günlük yaşamdan kesitler olmuştur. Yapılan bu resimler 12. yüzyıldan itibaren kitap resmi olarak da kullanılmaya başlanmıştır. Bu bakımdan Türk resim sanatının başlangıcı olarak minyatür sanatı kabul edilmektedir. İstanbul'un fethinden sonra Batılı ressamların ülkemize gelmesi ve Batı tarzı resim yapmaları Türk resim sanatında bir ilerleme sağlamamıştır. Çünkü yapılan resimler ancak saray içinde kalmış, yayılmamış ve bu anlamda bir gelişme görülmemiştir. Sanat; İslam dini düşüncesine göre stilize edilerek yapılan resimler ve minyatürler ile devam etmiştir. Matrakçı Nasuh kent görünümlerini betimleyen topografik etkiye sahip minyatürler yapmıştır. 17. yüzyılda yapılan bu resimlerden sonra 18. yüzyılda askeri alandaki yenileşme hareketleri ile birlikte resim sanatında da bazı gelişmeler ortaya çıkmıştır. 19. yüzyılda ilan edilen Tanzimat Fermanı ile yenileşme hareketleri başlamıştır. İlk yenilik askeri öğrencilere teknik resim eğitimi verilmesi olmuştur. Yurt dışından hocalar getirilerek ve bazı öğrenciler yurt dışına gönderilerek resim eğitimlerine başlanmıştır. Askeri eğitim için Avrupa'ya gönderilen öğrenciler resim sanatını öğrenmiştir. Aynı zamanda yurt dışında resim eğitimi veren okulların katkısı göz önünde bulundurularak ülkemizde de bu okullara benzer türde çeşitli eğitim kurumları açılmıştır. Bu okullarda verilen eğitim sayesinde Türk resim sanatı gelişmeye başlamıştır. Resim eğitimi alan ressamlar öncelikle natürmort ve manzara türü eserler üretirken, daha sonra bazıları resimlerinde küçük veya silüet şeklinde figürlere yer vermişlerdir. Bu ressamlardan Şeker Ahmet Paşa ve Süleyman Seyyid'in resimlerinin çoğu natürmort resimlerdir. Bu dönemde özellikle Osman Hamdi Bey, Halil Paşa, Hoca Ali Rıza, Şehzade Abdülmecid Efendi figüratif resimlere eserlerinde daha çok yer vermişlerdir. Ancak figürün Türk resminde yer almasını sağlayan Osman Hamdi Bey, kendi kültürünü yansıtan resimler yapmıştır. Aynı zamanda Halil Paşa da manzara resminin yanında çok sayıda figür çalışmıştır. Figüratif resimler için hem ülkemizdeki ressamlar hem de yabancı ressamlar fotoğraftan yararlanmıştır. Bu anlamda resimde fotoğraf makinesinin yeri ayrı bir öneme sahiptir. Fotoğrafın kullanılmasıyla birlikte resimdeki konu çeşitliliği de artmıştır. Özellikle oryantalist konuların işlendiği resimlerde çoğunlukla fotoğraftan yararlanılmıştır. Batı ve Türk sanatını etkileyen olaylar sonucunda figüratif resim her zaman önemli bir yere sahip olmuştur. Çünkü insan merkezli gelişen olayların anlatımında da yine insan figürleri kullanılmaktadır. Bundan dolayı figüratif resim her dönemin özelliğine göre bir değişim göstermiştir. Batı sanatında yaşanan kültürel değişmeler resim sanatının süreçlerini oluştururken; kendini Batı'ya kapatan Türk sanatında bu değişimlerin yansıması, ancak 19. yüzyılda gerçekleşmiştir. Anahtar Kelimeler: 19. Yüzyıl Türk resim sanatı, Avrupa resim sanatı, figür, figüratif resim

Author

Dr. Süheyla Atabay

How to Cite

Süheyla Atabay (Yüksek Lisans Tezi). 19. yüzyıl Türk resim sanatında batı tarzı figür anlayışı, 2017, Dicle University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dicle University