
387
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Sınıf öğretmenlerinin kapsayıcı eğitim ve uygulamalarına ilişkin görüşleri
Son zamanlarda ulusal ve uluslararası göç hareketleri ve küreselleşme gibi faktörler nedeniyle farklı kültürlerin bir arada yaşaması giderek yaygınlaşmaktadır. Bu kültürel çeşitlilik, farklı geçmişlerden gelen ve farklı öğrenme ihtiyaçları olan öğrencilerin artık aynı okul ve sınıf ortamlarını paylaştığı eğitim alanında da kendini göstermektedir. Sonuç olarak bu dönüşüm eğitim kurumlarını heterojen ortamlara dönüştürmüştür. Bu değişime yanıt olarak Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı hizmet içi eğitim kursları düzenleyerek çeşitli önlemler almaktadır. Bu kurslar sadece öğretmenlerin bilgi ve becerilerini artırmak için değil, aynı zamanda kapsayıcı bir eğitim yaklaşımını savunmak için de tasarlanmıştır. 2018'den bu yana bu hedefleri daha da güçlendirmek için yeni eğitim programı uygulanmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı sınıf öğretmenlerinin kapsayıcı eğitim ve uygulamalarına ilişkin görüşlerini incelemektir. Nitel bir araştırma yöntemi benimsenmiş ve ilkokul öğretiminin bir tek durum ve iç içe geçmiş bir yapı olarak kabul edilmesinden dolayı iç içe geçmiş durum deseni kullanılmıştır. Bu çalışmanın verileri, 38 sınıf öğretmeniyle yapılan yüz yüze görüşmeler ve bu öğretmenlerden 32'sinin sınıflarında yapılan gözlemler ve bu öğretmenlerden toplanan dokümanların incelenmesi yoluyla toplanmıştır. Veriler tematik analiz teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada, araştırma bulgularına dayanarak beş tema belirlenmiştir: a) Kapsayıcı eğitim, b) Kapsayıcı uygulamalar, c) Kapsayıcı iletişim, d) Kapsayıcı yeterlilik ve e) Kapsayıcı öneriler. Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların çoğunluğu kapsayıcı eğitime olumlu bakış açısına sahiptir. Öğretmenler, kapsayıcı eğitim uygulamalarını hayata geçirirken çeşitli zorluklarla karşılaşmaktadır ve bu zorlukları aşmak için paydaşlarla işbirliği yapmaktadır. Ayrıca katılımcıların hizmet içi eğitim de dâhil olmak üzere çeşitli kurslara katıldığı ve mesleki gelişimleri için bireysel çaba gösterdiği gözlemlenmiştir. Çalışmada elde edilen veriler ve araştırma sonuçlarına dayanarak bir dizi öneri geliştirilmiştir. Bu öneriler, kapsayıcı eğitim uygulamalarını daha etkili hâle getirmeyi ve öğretmenlerin bu alandaki yetkinliklerini artırmayı amaçlamaktadır.
İlkokul 3. sınıf öğrencilerinin hayat bilgisi dersi kapsamında kaynakları kullanma becerilerinin incelenmesi
Bu araştırmada, ilkokul 3. sınıf öğrencilerinin hayat bilgisi dersi kapsamında kaynakları kullanma becerilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 3. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma evrenini ise, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ilinde, ilkokul 3. sınıfta öğrenim görmekte olan öğrenciler oluşturmaktadır. Oranlı tabakalı örnekleme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen araştırmaya Diyarbakır'ın Kayapınar, Sur, Yenişehir ve Bağlar merkez ilçelerinde ilkokul 3. sınıfta öğrenim gören 1160 öğrenci katılmıştır. Veriler, tez yazarı ve tez danışmanı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ve geliştirilen Çocuklar İçin Kaynakları Kullanma Becerileri Ölçeği (ÇİKKBÖ)'nin araştırmacı tarafından yüz yüze uygulanması ile elde edilmiştir. Kişisel Bilgi Formu ve söz konusu ölçek ile öğrencilerin, kaynakları kullanma becerileri; cinsiyet, kardeş sayısı, baba eğitim düzeyi, anne eğitim düzeyi, baba mesleği, anne mesleği, herhangi bir doğa gezisine katılıp katılmadıkları ve herhangi bir tarihi mekânı ziyaret edip etmedikleri değişkenleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Sosyal Bilimler için İstatistik Paketi (SPSS) kullanılarak İlişkisiz Örneklemler için t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Pearson ve Spearman Korelasyon Testleri analiz için kullanılmıştır. Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) sonucunda anlamlı farklılığın hangi gruplar arasında oluştuğunu belirlemek için LSD ve Dunnet's C Post Hoc Testleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda öğrencilerin, kaynakları kullanma becerilerini her zaman yeterli buldukları, kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre kaynakları daha iyi kullandıkları, kardeş sayısı açısından sadece bir boyutta anlamlı farklılık görüldüğü, baba eğitim düzeyi değişkenine göre anlamlı farklılık görülmediği, anne eğitim düzeyi, baba mesleği, anne mesleği, bir doğa gezisine katılma, bir tarihi mekânı ziyaret etme değişkenlerine yönelik anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Hayat bilgisi dersini sevme düzeyi ve kumbara kullanma sıklığı değişkenleri ile kaynakları kullanma becerileri arasında düşük düzeyde ve pozitif yönde bir ilişki olduğu görülürken alışveriş yapma sıklığı ile kaynakları kullanma becerileri arasında bir ilişkinin olmadığı tespit edilmiştir. Araştırmanın sonuçları, alan yazın göz önünde bulundurularak tartışılmış ve araştırmaya dayalı önerilerde bulunulmuştur.
Kavram karikatürleriyle zenginleştirilmiş eğitsel drama tekniğinin 7. sınıf öğrencilerinin "Saf madde ve karışımlar" konusundaki akademik başarılarına etkisi
Bu çalışmanın temel amacı, kavram karikatürleri ve eğitsel drama tekniğinin 7. Sınıf öğrencilerinin karışımlar ve saf madde konusundaki başarılarına etkisini incelemektir. Bu araştırmanın çalışma grubunu Diyarbakır'ın Eğil ilçesine bağlı Akalan Köyünde bulunan bir devlet ortaokulunun 7. Sınıfına devam eden 43 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmada zayıf deneysel desenlerden biri olan eşitlenmemiş ön test-son test kontrol gruplu desen kullanıldı. Deney grubunda dersler kavram karikatürleriyle zenginleştirilmiş eğitsel drama tekniğiyle işlenirken kontrol grubunda mevcut fen bilimleri öğretim programına göre işlendi. Veri toplama aracı olarak "Saf madde ve karışımlar" konularını içeren 23 soruluk çoktan seçmeli bir başarı testi ön test- son test olarak öğrencilere uygulandı. Ayrıca, deney grubunda yer alan öğrencilerin uygulanan yönteme yönelik görüşlerini belirlemek için öğrenci görüşme formu uygulandı. Çalışmadan elde edilen nicel veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edildi. Öğrenci görüşme formundan elde edilen nitel veriler ise temalar şeklinde çözümlenerek frekans ve yüzdeler şeklinde ifade edildi. Çalışma verilerinin analizi sonucunda, kavram karikatürleriyle zenginleştirilmiş eğitsel drama tekniğine dayalı öğretimin 7. Sınıf öğrencilerinin "saf madde ve karışımlar" konularını anlamalarına katkısı olduğu belirlendi. Ayrıca, öğrencilere uygulanan görüşme formundan elde edilen sonuca göre öğrencilerin bu teknikleri kullanmaktan hoşnut oldukları ve diğer derslerde de kullanmak istedikleri belirlendi.
İstasyon tekniğinin 6. sınıf öğrencilerinin dolaşım sistemi konusundaki akademik başarılarına ve fen bilimleri dersine karşı tutumlarına etkisi
Bu çalışma; istasyon tekniğinin 6. Sınıflardaki Vücudumuzdaki Sistemler Ünitesi içerisinde yer alan Dolaşım Sistemi konusunun öğretiminde öğrencilerin akademik başarısına ve derse karşı tutumuna etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde Şanlıurfa ilinin Siverek ilçesinde bulunan Eğriçay Ercan Koşan Ortaokulunda öğrenim gören 6. Sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma iki şubede bulunan toplam 35 öğrenci ile yürütülmüştür. 19 öğrenciden oluşan kontrol grubunda fen bilimleri öğretim programının öngördüğü yöntem ve tekniklerle ders işlenirken, 16 öğrenciden oluşan deney grubunda ise istasyon tekniği uygulanarak ders işlenmiştir. Deney grubu öğrencileri 4 gruba ayrılarak 4 farklı öğrenme istasyonunda, haftada 4 ders saati olmak üzere 3 hafta boyunca çalışma yapmıştır. Bu araştırmada nicel yöntemlerden yarı deneysel araştırma modelinden, ön-test- son-test eşitlenmemiş kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma verilerini elde etmek için öğrencilere araştırmacı tarafından geliştirilen geçerliliği ve güvenirliliği sağlanmış 20 çoktan seçmeli sorudan oluşan başarı testi ve derse yönelik tutum ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Veri analizi sonuçlarına göre deney grubunun akademik başarısı ve derse karşı tutumu kontrol grubuna kıyasla daha fazla artmıştır. Ortaya çıkan bu sonuç doğrultusunda istasyon tekniğinin fen bilimleri dersinde akademik başarıyı arttırdığı ve derse yönelik olumlu bir tutum ortaya çıkardığı görülmektedir.
Ortaöğretim görsel sanatlar öğretmenlerinin derslerini yürütürken okul idarelerinden kaynaklı yaşadıkları sorunların belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim kurumlarında görev yapan görsel sanatlar öğretmenlerinin derslerini yürütürken okul idarelerinden kaynaklı yaşadıkları sorunlara ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerine yönelik görüşlerini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Mardin'in Midyat ilçesinde 8, Nusaybin ilçesinde 3 ve Dargeçit ilçesinde 1 olmak üzere ortaöğretimde görev yapan toplamda 12 görsel sanatlar öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışma grubu, amaçlı örneklem yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni kullanılmıştır. Veri toplama yöntemi olarak görüşme tekniği kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak da araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formunun kapsam geçerliliğinin sağlanması adına 4 alan uzmanının görüşü alınmıştır. Görüşme formu, toplamda 13 sorudan oluşmakta olup her soru, hem sorun hem sorunun çözüm önerisini öğrenmeye yönelik hazırlanmıştır. Görüşmeler sonunda toplanan verilerin analizi için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu yönteme uygun olarak 2 ana tema belirlenmiştir. Birinci ana tema altında 3 tema ve bu temalar altında da 9 kategori saptanmıştır. İkinci ana tema altında ise tema yerine 6 kategori belirlenmiştir. Araştırma sonuçları, sorunlar ve çözüm önerileri olarak iki başlık altında toplanmıştır. Buna göre, görsel sanatlar öğretmenlerinin derslerini yürütürken okul idareleriyle atölyeler, olumsuz tavırlar, iletişim eksikliği, derse müdahale, ders programları, sanatsal etkinlikler, yarışmalar ve geziler gibi birçok ana konuda sorunlar yaşadığı belirlenmiştir. Bu sorunlara yönelik olarak da idarecilere eğitimler verilmesi, okullara maddi destek veya malzeme desteği verilmesi, üniversite sınavında bu dersten soru sorulması gibi çözüm önerileri belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Eğitim, Görsel Sanatlar Eğitimi, Okul idareleri, Yaşanan Sorunlar, Çözüm Önerileri
Anadolu lisesi öğrencilerinin ikinci yabancı dil Almanca öğretim modeli tercihlerinin incelenmesi (Diyarbakır ili örneği)
Almancanın ikinci yabancı dil olarak okutulduğu Anadolu Liselerindeki öğrencilerin öğretim modeli tercihlerini belirlemeyi amaçlayan bu çalışma, betimsel araştırma modeli kullanılarak yapılmıştır. Araştırma, 2022-2023 Eğitim-Öğretim yılında Diyarbakır ili Kayapınar ilçesindeki Gaziler Anadolu Lisesinde gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların yaşları 14-18 arasında olup 9, 10, 11 ve 12.sınıflarda öğrenim görmektedirler. Araştırmada 783 kız, 549 erkek olmak üzere toplam 1332 katılımcı yer almıştır. Veri toplama aracı olarak Kabadayı tarafından geliştirilen "Yabancı Dil Öğretim Modeli Tercih Ölçeği (YÖMTÖ)" kullanılmıştır. Ölçek toplamda 28 madde içeren beşli dereceleme tipi bir ölçektir ve iç geçerliliği 0.7074, güvenirlik katsayısı ise 0.74 olarak hesaplanmıştır. Verilerin analizi Excel programı üzerinden SPSS 25.0 for Windows paket programına aktarılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde frekans teknikleri, ortalama ve standart sapma değerleri kullanılmıştır. Sonuçların normal dağılım göstermesinden dolayı Bağımsız Örneklem T-Testi ile One Way ANOVA testleri uygulanmıştır. Geleneksel (dil bilgisi-çeviri ve kulak-dil alışkanlığı yöntemi) ve modern öğretim modeli (iletişimsel ve doğal yöntem) tercihlerinin ele alındığı araştırmada, her bir boyuta verilen puanların ortalaması incelendiğinde doğal yöntemin öğrenciler tarafından en fazla tercih edilen öğretim modeli olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca demografik özelliklerin öğrencilerin öğretim modeli tercihlerinde ciddi anlamda olmasa da etkili olduğu bulunmuştur.
Türkiye ve Belçika okul öncesi eğitiminin karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı, Türkiye ve Belçika Flaman Bölgesi okul öncesi eğitimlerinin farklı değişkenler açısından karşılaştırılmasıdır. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak doküman analizi ile araştırmacı günlükleri tekniği birlikte kullanılmıştır. Doküman analizinde, Mart 2021 ve Mayıs 2023 tarihleri arasında birincil kaynaklara ulaşılmaya çalışılmıştır. Ulaşılan kaynaklarla araştırmanın amaç ve alt amaçları; iki ülkenin okul öncesi eğitimin genel yapısı, ülkelerin okul öncesi eğitim programları, okul öncesi eğitim kurumlarında kayıt durumları, okul öncesi öğretmen eğitimi ve çalışma koşulları, okul öncesi eğitim kurumlarında sağlık politikaları arasındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya çıkarmayı hedefleyen bu çalışma, betimsel ifadelerin yer aldığı nitel bir araştırmadır. Dağınık bir şekilde elde edilen bilgiler, araştırmanın amaç ve alt amaçlarıyla doğrultusunda, kendi içerisinde düzenli bir şekilde karşılaştırılarak kategorileştirilmiştir. Toplanılan bilgiler ile ülkelerin eğitim sistemleri doküman analizi ve araştırmacı günlükleri yöntemi ile analiz edilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda, elde edilen bulgular tartışılmış, sonuçlara yönelik bazı öneriler sıralanmıştır. Bu tartışmadan elde edilen sonuçlara göre; Türkiye'nin içinde bulunduğu sosyal ve kültürel yapıdan dolayı okul öncesi eğitimde yerel yönetimlerin bir etkisi görülmez iken, üç farklı bölgeden Belçika'da yerel yönetimlerin eğitimin organize edilmesinde, yürütülmesinde ve finanse edilmesinde etkilidir. Türkiye'de merkezi bir okul öncesi eğitim programı bulunurken, Belçika Flaman Bölgesi'nde okul öncesi eğitim kurumları istedikleri eğitim programını uygulamada özgürdür. Türkiye'de, okul öncesi eğitimi zorunlu olmamasına karşın, Belçika Flaman Bölgesinde okul öncesi eğitimi 5 yaştan itibaren zorunludur. Her iki ülkede de okul öncesi eğitimi, devlet okullarında ücretsiz bir şekilde verilmektedir. Türkiye ve Belçika Flaman Bölgesi'nde, okul öncesi öğretmenlerin eğitimi süresi, atanma ve çalışma koşulları ve okul öncesi eğitim kurumlarına çocuk kayıtlarının yapılma işlemleri ve okullarda uygulanan sağlık politikaları arasında bazı benzerlik ve farklılıklar bulunmuştur.
Ortaokul öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterlik algıları ile program okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Eğitim sürecinin belirlenen amaçlara ulaşabilmesi için öğretmenlerin sahip olması gereken bazı yeterlikler bulunmaktadır. Öğretmenlerin uygulanacak program ile ilgili bilgi sahibi olması ve öncesinde bu süreç için hazırlık yapmasına ihtiyaç vardır. Bu araştırmanın amacı ortaokul öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterlik algıları ile program okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni 2021-2022 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Diyarbakır ili merkez ilçelerinde (Kayapınar, Bağlar, Sur ve Yenişehir) görev yapan 5448 ortaokul öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenen 675 ortaokul öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Gülbahar (2016) tarafından geliştirilen Öğretimi Planlama Yeterlik Algısı Ölçeği (ÖPYAÖ)" ve Kahramanoğlu (2019)'nun geliştirdiği "Öğretim Programı Okuryazarlığı Ölçeği (ÖPOÖ)" kullanılmıştır. Ölçekler katılımcılara yüz yüze uygulanmıştır. Betimsel istatistiklerin yanında verilerin analizinde bağımsız örneklemler t- testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Spearman sıra farkları korelasyon katsayısından faydalanılmıştır. Araştırma sonuçlarında ortaokul öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterlik algılarında cinsiyet, yaş, mezun olunan fakülte, okul türü, haftalık ders saati, hizmet içi eğitim alma durumu değişkenlerine göre herhangi bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Ortaokul öğretmenlerinin program okuryazarlığı düzeylerinde ise cinsiyet, okul türü, haftalık ders saati ve hizmet içi eğitim alma durumu değişkenlerinin anlamlı farka neden olduğu bulunmuştur. Ortaokul öğretmenlerinin öğretimi planlama yeterlik algıları ile program okuryazarlık düzeyleri arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonucunda görüşme, gözlem gibi veri toplama teknikleri kullanılarak daha derinlemesine veriler elde edilebilecek nitel araştırmalar yapılabileceği ya da eğitim fakültesinde alınan derslerin öğretmen adaylarının öğretimi planlama yeterlik algılarının ya da program okuryazarlık düzeylerinin gelişimine etkisi üzerine çalışmalar gerçekleştirilebileceği şeklinde öneriler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretim, program, okuryazarlık, planlama, program okuryazarlığı
Sınıf öğretmenlerinin Türkçe dersinde üstbilişsel okuma stratejilerini kullandırma düzeylerinin değerlendirilmesi
Üstbilişsel okuma; okuma öncesi, okuma esnası ve okuma sonrasında belirli stratejilerin kullanılmasına dayanır. İlkokulda okumanın öğrenilmesinin ardından çeşitli üstbilişsel stratejiler öğrenciler tarafından kullanılmaya başlanır. Sınıf öğretmenleri, öğrencilerine Türkçe dersinde çeşitli okuma metinleri okutarak öğrencilerinin okuma öncesi, okuma sırası ve okuma sonrası stratejilerini harekete geçirir. Bu araştırmada, 4. sınıf öğretmenlerinin Türkçe dersinde öğrencilerine üstbilişsel okuma stratejilerini kullandırma düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2021-2022 Eğitim Öğretim Yılında Diyarbakır ili merkeze bağlı ilkokulların 4. sınıflarında görev yapan 299 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada, Özen ve Durkan (2016) tarafından geliştirilen Üstbilişsel Okuma Stratejileri Kullandırma Ölçeği (ÜOSKÖ) kullanılmıştır. ÜOSKÖ'den elde edilen veriler SPSS 24.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada, sınıf öğretmenlerinin 4. sınıf Türkçe dersinde üstbilişsel okuma stratejilerini "çoğunlukla uyguladıkları" ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırmada sınıf öğretmenlerinin üstbilişsel okuma stratejilerinden en çok "okuma sonrası", daha sonra ise "okumaya hazırlık" stratejilerini kullandıkları belirlenmiştir. Sınıf öğretmenlerinin en az kullandığı okuma stratejisinin ise, okuduğunu değerlendirme stratejileri olduğu tespit edilmiştir. Sınıf öğretmenlerinin öğrencilerden okuyacakları metinden ne öğrenmek istediklerini yazma, okuma esnasında okudukları bölüme ilişkin grafik düzenleyicileri (tablo, çizelge, venn şeması, metne ilişkin görseller, hikâye haritaları vb.) kullanma, metne ait yan fikirleri bulma, öğrencilerden öğrenme günlüğü tutmalarını isteme yönündeki uygulamaları az kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin en fazla kullandığı uygulamaların ise, öğrencilere metnin başlığını okuduktan sonra metin hakkında ne düşündüklerini sorma, öğrencilerden okuma boyunca sebep-sonuç ilişkileri kurmalarını isteme, metne yönelik hazırlanmış soruları cevaplamalarını isteme, okuduklarının bilgilerine ne katkı sağladığını değerlendirmelerini isteme olduğu sonucuna varılmıştır.
Sorgulayıcı 5E modeli ile bütünleştirilmiş ters-yüz öğrenme ortamında ortaokul öğrencilerinin çember ve daire konusundaki kavramsal anlama süreçlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, dinamik geometri yazılımı ile desteklenmiş ve sorgulayıcı 5E modeli ile bütünleştirilmiş ters-yüz öğrenme ortamında ortaokul öğrencilerinin kavramsal anlama süreçlerini temsil bağlamında incelemektir. Araştırmanın katılımcılarını yedinci sınıfta öğrenimine devam eden 18 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden öğretim deneyi benimsenmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen matematiksel etkinlikler, öğretim bölümleri süresince yapılan klinik görüşmeler, öğrencilerin GeoGebra dosyaları, uygulama sürecinde alınan ekran ve ses kayıtları, araştırmacı ve gözlemci notları kullanılmıştır. Öğrencilerin kavramsal anlama süreçlerine ilişkin elde edilen veriler Duval'in semiyotik yaklaşımı çerçevesinde söylem analizi ile analiz edilmiştir. Verilerin analizi, öğrencilerin çember ve daire kavramlarına yönelik temsil içi geçiş (sözel-sözel, nümerik-nümerik, cebirsel-cebirsel, çizim-çizim ve görsel-görsel) ve temsiller arası dönüşüm (sözel-nümerik-görsel-çizim-cebirsel) yaptığını göstermiştir. Ayrıca kâğıt-kalem etkinlikleri, öğrencileri dinamik geometri yazılımını kullanmaya teşvik etmiştir. Böylece öğrencilere matematiksel kavramlara yönelik farklı temsil sistemlerini kullanma fırsatı sağlanmıştır. Bu durumun, öğrencilerin temsil içi geçiş ve temsiller arası dönüşüm yapmasını desteklediği görülmüştür. Araştırmanın bulgularından yola çıkarak dinamik geometri yazılımı ile desteklenmiş ve sorgulayıcı 5E modeli ile bütünleştirilmiş ters-yüz sınıf yaklaşımıyla oluşturulan öğrenme ortamının, öğrencilerin çember ve daire kavramlarına yönelik kavramsal anlamalarının gelişimine olanak sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu doğrultuda öğrencilerin matematiksel kavramlara yönelik kavramsal anlama becerilerinin geliştirilmesinde dinamik geometri yazılımı ile desteklenmiş ve sorgulayıcı 5E modeli ile bütünleştirilmiş ters-yüz öğrenme ortamlarının kullanılması önerilmektedir.