
114
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Fen bilimleri öğretmenlerinin küresel çevre sorunlarına yönelik algıları ve teknolojik pedagojik alan bilgileri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın temel amacı; fen bilimleri öğretmenlerinin küresel çevre sorunlarına yönelik algılarının ve teknolojik pedagojik alan bilgi düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini incelemektir. Çalışmaya Diyarbakır ili Bağlar, Yenişehir ve Kayapınar ilçelerinde kamu okullarında görev yapan gönüllü 183 fen bilimleri öğretmeni katılmış ve tarama modeli uygulanmıştır. Araştırmanın veri toplama araçlarını Sakacı (2007) tarafından geliştirilen "Küresel Çevre Sorunları Algı Envanteri" ve Şahin (2011) tarafından geliştirilen "Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi" ölçeği oluşturmaktadır. Küresel Çevre Sorunları Algı Envanteri ölçeği 16 madde ve ölçek maddeleri 5'li likert tipinde puanlanmış ve uygulanmıştır. Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi ölçeği 5'li likert tipinde 47 maddeden ve 7 alt boyuttan (1. TB, 2. PB, 3. AB, 4. TPB, 5. TAB, 6. PAB ve 7. TPAB) oluşmaktadır. Ancak Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi ölçeğinde 47 maddenin 21 maddesi araştırma için yeterli görüldüğünden 21 maddelik ölçek kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde ve frekans değerleri, ilişkisiz t-testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Fen bilimleri öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi ve küresel çevre sorunları algı envanteri; cinsiyet, mezun olunan bölüm, mesleki kıdem, çevresel sivil toplum kuruluşu üyeliği, sendika üyeliği değişkenlerine göre yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre fen bilimleri öğretmenlerinin küresel çevre sorunlarına yönelik algıları ve teknolojik pedagojik alan bilgileri arasında anlamlı düzeyde pozitif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi, Küresel Çevre Sorunları, Fen Bilimleri Öğretmenleri.
Ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin okul güvenliğine ilişkin algılarının örgütsel güven ve mesleki bağlılıkları üzerindeki etkisi (Diyarbakır ili örneği)
Bu araştırmanın amacı; kamu ortaöğretim kurumlarında görevli öğretmenlerin okul güvenliğine ilişkin algılarının örgütsel güven ve mesleki bağlılıkları üzerindeki etkisini belirlemektir. Araştırma ilişkisel tarama modeline dayalı olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2016-2017 eğitim–öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerinde (Sur, Bağlar, Yenişehir, Kayapınar) bulunan 64 ortaöğretim kurumunda görev yapan 3143 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini de basit tesadüfi örnekleme metoduyla seçilmiş olan 1068 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen 31 maddelik 6 boyuttan oluşan "Okul Güvenliği Algı Ölçeği", Yılmaz (2006) tarafından geliştirilen 22 maddelik 3 boyuttan oluşan "Örgütsel Güven Ölçeği" ve Meyer, Allen ve Smith (1993) tarafından geliştirilen, Tak ve Çiftçioğlu tarafından Türkçeye uyarlanan, geçerlilik ve güvenirliği yapılan 18 maddelik 3 boyuttan oluşan "Mesleki Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 23 ve AMOS 23 istatistik paket programlarından yararlanılarak, aritmetik ortalama, standart sapma, yüzdelik değer, t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve path (yapısal eşitlik modeli) analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda: Okul güvenliği algısının artması, örgütsel güvenin artmasını beraberinde getirmekte, azalması da örgütsel güvenin azalmasına neden olmaktadır. Okul güvenliği ve mesleki bağlılık arasındaki ilişkide öğretmenlerin okul güvenliği düzeylerinin mesleki bağlılık algılarını pozitif yönde ve anlamlı olarak etkilediği sonucu elde edilmiştir. Öğretmenlerin mesleki bağlılık algılarının örgütsel güven algıları üzerinde pozitif yönde ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Örgütsel güven üzerinde okul güvenliğinin ve mesleki bağlılığın önemli yordayıcılar (açıklayıcı) olduğunu göstermektedir. Araştırmanın diğer bir bulgusu ise, okul güvenliğinin örgütsel güven üzerindeki etkisinde mesleki bağlılığın aracılık rolünün olduğudur. Sonuç olarak, öğretmenlerin örgütsel güven düzeyleri okul güvenliği ile mesleki bağlılık algılarından pozitif yönde etkilendiği görülmüştür. Buna bağlı olarak öğretmenlerin okul güvenliğine ilişkin algılarının olumlu olması hem mesleki bağlılıklarına hem de örgütsel güvene ilişkin algılarına olumlu etki edebileceği söylenebilir.
İki boyutlu tasarımların öğretilmesinde atık malzeme kullanmanın öğrencilerin sanatsal gelişimlerine katkılarının değerlendirilmesi
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda okutulan Görsel Sanatlar dersinde beklenen amaçların gerçekleştirilebilmesi için geleneksel öğretim yöntemlerinin dışında araştırmaya dayalı ve yeni öğretim metotlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bilindiği gibi bu dersin öğretim programında öğretilmesi planlanan öğrenme alanları arasında iki boyutlu sanatsal biçimlendirme çalışmalarının yanında üç boyutlu sanatsal biçimlendirme çalışmalarına da yer verilmektedir. Son yıllarda atık malzemelerin geri dönüşümüne yönelik birçok proje geliştirilmektedir. Geri dönüşüm işlemleri bağlamında kimi sanatçılar tarafından sanatsal formlara dönüştürülen atık malzemeler kullanılarak yapılan tasarımlar ile hem sanat alanında yenilikler yaratılmakta hem de atık malzemelerle topluma tüketim çılgınlığının sonuçları ve atıkların doğaya verdiği zararın boyutları vurgulanmaya çalışılmaktadır. Bu araştırmanın temel amacı; Ortaokul 7. sınıf düzeyinde verilen Görsel Sanatlar dersinde atık malzemeler kullanılarak yapılacak tasarımların öğrencilerin sanatsal gelişimlerine ve çalışmalarının niteliğine ne tür katkı sağladığını belirlemek, dersteki başarı ile derse karşı tutumlarına etkisini ölçmektir. Araştırma deneysel desenlerden öntest-sontest kontrol gruplu desen modeliyle yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Şanlıurfa ili, örneklemini Hacı Abdurrahman Özdemir Ortaokulu'nda öğrenim gören toplam 54 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma 2017-2018 eğitim öğretim yılı, bahar döneminde yürütülmüştür. Çalışma için hazırlanan veri toplama araçları; derse yönelik başarı ve tutumu ölçmek için öntest-sontest, atık malzemelerin kullanımına yönelik öğrenci görüşleri ve gözlem formlarıdır. Çalışmalarında atık malzemeleri kullanan deney grubu ile geleneksel yöntemleri kullanan kontrol grubu öğrencilerinin derse karşı tutumlarını ölçmek amacıyla uygulanan sontest puan ortalamaları arasındaki farkın deney grubu lehine anlamlı olduğu saptanmıştır. Deney ve kontrol gruplarına uygulanan başarı değerlendirme ölçekleri incelendiğinde deney grubunun başarı ortalaması kontrol grubunun ortalamasına oranla yüksek olduğu gözlenmiştir. Özellikle çalışmayı belirlenen sürede tamamlama, uygulamada isteklilik alt başlıklarına dair değerler kontrol grubunun sonuçlarına göre oldukça yüksek olduğu görülmektedir. Sonuç olarak, uygun ortam ve malzeme sağlanması, görsel sanatlar öğretmenlerine de yeterli eğitimler verilmesi halinde atık malzemeler kullanarak iki boyutlu tasarımların öğrencilere öğretilmesiyle sanatsal gelişimlerine katkıda bulunulacağı anlaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Sanat, Sanat Eğitimi, Atık Nesne, Kolaj, Dekolaj
Argümantasyona dayalı öğretimin 7. sınıf öğrencilerinin kuvvet, iş ve enerji ilişkisini anlamalarına etkisi
Bu çalışmanın temel amacı, argümantasyona dayalı öğretimin öğrencilerin fen bilimleri "Kuvvet, İş ve Enerji "ünitesindeki başarıları üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu çalışma 84 ortaokul 7. Sınıf öğrencisi ile gerçekleştirildi. Çalışmanın amacı doğrultusunda; Diyarbakır il merkezinde faaliyet gösteren bir devlet okulunun farklı şubelerinde öğrenim gören 7. sınıf öğrencilerine "Kuvvet, İş ve Enerji" konularını kapsayan bir başarı testi ön test olarak uygulandı. Uygulamada elde edilen veriler analiz edilerek, aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmayan iki grup seçildi. Ön test sonuçları arasında anlamlı fark bulunmayan bu iki grup, denk gruplar olarak kabul edildi. Bu gruplardan biri deney diğeri kontrol grubu olarak tayin edildi. Kontrol grubu öğrencileri ile dersler mevcut öğretim programında öngörülen etkinlikler yapılarak işlenirken deney grubunda dersler argümantasyona dayalı öğretim yapılarak işlendi. "Kuvvet, İş ve Enerji" konularının ele alındığı bu çalışmada öğrenci başarılarındaki değişmeleri belirlemek için "Kuvvet, İş ve Enerji" konuları ile ilgili çoktan seçmeli 25, boşluk doldurma 20 ve açık uçlu 2 sorudan oluşan bir başarı testi ön-test ve son-test olarak öğrencilere uygulandı. Çalışmanın sonunda argümantasyona dayalı öğretimin 7.sınıf öğrencilerinin "kuvvet, İş ve Enerji" ilişkisini anlamalarına katkıda bulunduğu tespit edildi (p<0.05). Bu testlere ek olarak deney grubundaki öğrencilerin argümantasyona dayalı öğretim ile ilgili görüşlerini belirlemek için öğrencilere, öğrenci görüşme formu uygulandı. Öğrencilerin argümantasyona dayalı öğretimi benimsedikleri ve diğer derslerde de uygulanmasının kendilerine katkı sağlayacakları görüşünde oldukları görüldü.
Telkâri sanatı alanında öğrenci yeterliklerinin öğrenci görüşlerine göre temel tasarım ilke ve öğeleri açısından değerlendirilmesi
Araştırmanın genel amacı, telkâri sanatı alanında öğrenci yeterliklerinin inovatif tasarımlar ile temel tasarım ilke ve öğeleri açısından değerlendirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Mardin, örneklemini ise Mardin ili Midyat ilçesinde bulunan Artuklu Üniversitesi Meslek Yüksek Okulunda öğrenim gören toplam 33 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma iki aşamalı olup 8 haftaya yayılmıştır. Araştırmanın ilk dört haftasında teorik dersler işlenmiştir. Teorik ders aşamasında öğrencilere temel tasarım ilke ve öğeleri konuları anlatılmış, bu konular çerçevesinde çizimlerin nasıl değerlendirileceği aktarılmıştır. Araştırmanın ikinci aşaması olan dört haftalık dönemde şu uygulamalar yapılmıştır. Uygulamalar her bir haftada; görüşme, gözlem, uygulama ve değerlendirmeden ibarettir. Araştırmada, nitel araştırma modeline göre hazırlanmış görüşme formu, gözlem formu ve kişisel bilgiler formu kullanılmıştır. Araştırmanın verileri değerlendirildiğinde; Araştırmaya katılan öğrencilerin telkâri eğitiminin yaratıcılıklarını geliştirdiğini ve yaratıcılıklarının üzerinde etkili olduğunu vurgulamışlardır. Ayrıca bireyler telkâri eğitiminin gümüşe şekil verme süreci olduğu, üç boyutlu çalışmalar yapıldığı, zevk alındığı, eğlenceli olduğu, el becerisini geliştirdiği, mutlu olmalarını sağladığı, sabırlı olmayı öğrettiği, kişisel doyuma ulaştırdığını belirtmişlerdir. Öğrenciler telkâri sanatı uygulamalarının iyi vakit geçirmelerini sağladığı ve telkâri eğitimine yönelik öz yeterliklerini geliştirdiğini belirtmişlerdir. Ayrıca öğrenciler tarafından telkâri çalışmalarının aşamalarını bilmelerini sağladığı, el becerilerini geliştirdiği, huzur ve mutluluk verdiği, derse yönelik olumlu tutum geliştirdiği, üç boyutlu çalışmaların nasıl yapıldığını öğrettiği ve yaratıcılıklarını geliştirdiği belirtilmiştir. Sonuç olarak; bireylerin eğitimi üzerinde ailenin olumlu ya da olumsuz tutumunun etkili olduğu ve bu tutumun bireyin telkâri sanatına bakışını etkilediği tespit edilmiştir. Dolayısıyla bu tutumların telkâri sanatı alanında öğrenci yeterliliklerini bu anlamda etkilemiş olduğu söylenebilir. İnovatif tasarımlar üzerinde bireyin yaşı ve ailenin ekonomik düzeyi konusunda anlamlı bir fark bulunamamıştır. Bireylerin demografik özellikleri tasarım sürecini etkilemediği anlaşılmıştır. Araştırmaya bakıldığında toplumsal beklentilerinde birey üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Araştırmaya katılan öğrencilerin görüşme formlarına verdikleri cevaplar değerlendirildiğinde, telkâri çalışmalarından mutluluk duyduğu, bu çalışmaların onları iyi hissettirdiği ve onlara sabırlı olmayı öğrettiği ve estetik haz aldıkları sonucuna varmak mümkündür. Araştırma sonuçlarına dayalı olarak; inovatif tasarım konularını içeren ders saatlerinin artırılması, bu dersin lisans düzeyinde verilmesi, uygun fiziki şartları içeren atölyelerin oluşturulması ve bu sanatın tanıtılması amacıyla sanatsal ve bilimsel tanıtım faaliyetlerinde bulunulmasında yarar olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sanat Eğitimi, Telkâri, Gümüş işlemeciliği, İnovatif Motifler, Temel Tasarım.
Matematik ve fen bilimleri öğretiminde akıllı tahta kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına etkisi üzerine bir meta-analiz çalışması
Bu araştırmada matematik ve fen bilimleri öğretiminde akıllı tahta kullanımının öğrencilerin akademik başarıları üzerindeki etkisini incelemek amacıyla meta-analiz çalışması yapılmıştır. Araştırmada 2008-2018 yılları arasında gerçekleştirilmiş 35 çalışma incelenmiş ve dâhil edilme kriterlerine uygun olan 25 çalışma meta-analiz yöntemiyle birleştirilmiştir. 25 adet çalışmanın örneklemini kontrol grubunda 878, deney grubunda 893 olmak üzere toplam 1771 öğrenci oluşturmaktadır. Meta analitik analizler yapılırken Comprehensive Meta-Analysis 2.2 istatistik programından yararlanılmıştır. Çalışmalar birleştirilirken yapının heterojen olmasından dolayı rastgele etkiler modeli kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, matematik ve fen bilimleri öğretiminde akıllı tahta kullanımının öğrencilerin akademik başarısına etki büyüklüğü 0.807 olarak bulunmuştur. Bu değer yapılan sınıflandırmaya göre geniş düzeyde bir etki büyüklüğüdür. Buna göre akıllı tahta kullanımının öğrencilerin akademik başarısını arttırmada olumlu yönde ve geniş düzeyde bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Akademik başarıya olan etki büyüklüğü örneklem grubuna göre farklılaşırken, yayım türü, yayım yılı, örneklem büyüklüğü, çalışmanın yapıldığı coğrafi bölge, uygulama süresi ve disiplin alanlarına göre farklılaşmamaktadır. Ulaşılan sonuçlar neticesinde araştırmacılara ve uygulamaya yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Ortaokul 7. sınıf öğrencilerinde insan figürü çizimi eğitiminin akıllı tahta destekli eğitim ile uygulanmasının başarı ve kalıcılığa etkisi
Bu araştırma öğrencilerin insan figürü çizimlerini, akıllı tahta destekli sanat eğitimi ile ne kadar geliştirebileceklerini, eğitimin başarı ve kalıcılığa etkisini belirleme amacı taşımaktadır. Araştırmada kontrol gruplu öntest-sontest-kalıcılık testi deseni uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu; 2017-2018 eğitim-öğretim yılında, Diyarbakır ili, Merkez Sur ilçesine bağlı Alipaşa Ortaokulu 7.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 1 Kontrol ve 2 Deney grubu olmak üzere Random olarak 3 grup seçilmiştir. Araştırma 8 hafta sürmüştür. Kontrol grubunda MEB'in desteklediği öğretmen odaklı anlatım yöntemi, Deney-1 grubunda akıllı tahta destekli eğitim, Deney-2 grubunda ise; hem akıllı tahta destekli eğitim hem de demonstrasyon yöntemi uygulanmıştır. Dersler her üç grupta da araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak Koppitz tarafından geliştirilen "İnsan Figürü Çizimi Değerlendirme Kriterleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın alt problemlerini test etmek amacıyla; öntest, sontest ve kalıcılık testi öğrenci çalışmalarına uygulanmıştır. Denel işlem öncesinde grupların insan figürü çizim becerileri yönünden denk olup olmadıklarını saptamak amacıyla elde edilen öntest puanlarının üzerinden tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Grupların öntest puanları arasında anlamlı fark olmadığı, grupların başarı açısından denk olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde ise Konrol, Deney-1 ve Deney-2 grupların öntest – sontest puanları arasındaki farkın karşılaştırılmasında ilişkili örneklem t-testi kullanılmıştır. Uygulamanın etki değerlerine bakıldığında öntest ile sontest puanları arasındaki en büyük anlamlı farkın 8.12 ile Deney-1 grubunda olduğu, bunu 6.25 ile Deney-2 grubunun izlediği belirlenmiş ve Kontrol grubunun 4.51 ile son sırada yer aldığı görülmüştür. Bununla birlikte, Eta Kare değerlerinin tüm gruplarda .14'ün üzerinde olması, her üç yöntemin de öğrencilerin insan figürü çizim becerilerini geliştirmede büyük bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Grupların sontest puanlarının karşılaştırılmasında ise Tek Yönlü Varyans Analizi uygulanmıştır. Uygulama sonucunda; Kontrol grubu ile Deney-1 grubu arasında Deney-1 grubunun lehine anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Kontrol ve Deney-2 grubu ile Deney-1 ile Deney-2 grupları arasındaki farklılıklar ise istatistiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır. Bu sonuca dayanarak akıllı tahta ile öğretimin, MEB'in desteklediği öğretim yöntemine göre daha etkili olduğu söylenebilir. Denel işlem sonrasında Kontrol, Deney-1 ile Deney-2 gruplarının kalıcılık testi puanları karşılaştırılmış ve anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu sonuca göre, Kontrol, Deney-1 ile Deney-2 gruplarının insan figürü çizimi konusunda öğrenilenlerin kalıcılığı açısından benzer bir etkiye sahip oldukları ifade edilebilir. Yapılan değerlendirmelerin sonucunda insan figürü çizimi öğretiminde akıllı tahta destekli öğretimin, MEB'in desteklediği öğretim yöntemine ve hem akıllı tahta destekli öğretim hem de demonstrasyon yöntemine göre daha etkili olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Sanat, Sanat Eğitimi, Figür, İnsan Figürü Çizimi, Çocuğun Sanatsal Gelişimi, Akıllı Tahta, Bilgisayar Destekli Eğitim
Tarama sözlüğü'nden Kamûs-ı Türkî'ye anlam değişmeleri
"Tarama Sözlüğü'nden Kamûs-ı Türkî'ye Anlam Değişmeleri" başlıklı doktora çalışmasında iki sözlüğün ortak söz varlığında bulunan anlam değişmeleri incelenmiş ve sınıflandırılmıştır. Çalışmanın kuramsal kısmında dil, sözlük ve anlam bilimi üzerine açıklamalara yer verilmiştir. Konunun daha iyi bir şekilde anlaşılması için bu açıklamalar tezin temelini oluşturan "anlam" ile bağdaştırılmıştır. Tarama Sözlüğü ve Kamûs-ı Türkî'de bulunan anlam değişmelerinin tespit edildiği sözcükler, tek tek ele alınmış; tezin giriş kısmında açıklanan esaslar gereğince sınıflandırılmıştır. Bu tasnife giren ifadeler, alfabetik düzende oluşturulmuştur. Çalışmada tespit edilen anlam değişmesi türleri; anlam daralması, anlam genişlemesi, başka anlama geçiş, anlam iyileşmesi ve anlam kötüleşmesidir. Anlam değişikliğine uğrayan sözcüklerdeki anlam değişikliği türü ve bu sözcüklerin sözlüklerdeki anlam sayıları, tabloya aktarılmıştır. Toplamda dokuz yüz on üç (913) anlam değişmesinin ve yedi yüz doksan sekiz (798) ortak anlamın ortaya konduğu çalışmanın sonunda Tarama Sözlüğü ve Kamûs-ı Türkî'de aynı anlama sahip kelimeler, yine alfabetik düzende çalışmaya aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Anlam değişmeleri, Anlam, Tarama Sözlüğü, Kamûs-ı Türkî
Alman dili öğretiminde masalın yeri
Masal, çoğunlukla olağanüstü durum ve olayların anlatıldığı halk hikâyeleridir. Masalın öğretici bir yönü vardır ve dinleyenlerin masaldan zevk alması amaçlanır. Almanca dersi ortaöğretim kurumlarında ikinci yabancı dil olarak öğretilmektedir. Bu çalışmada öğrencilerin Almanca dersine karşı tutumları ölçülmektedir. Çalışmanın amacı, masal kullanılarak yapılan etkinlik temelli öğretim ile masal kullanılmadan yapılan etkinlik temelli öğretim arasındaki farkı tespit etmektir. Bunun için Almanca Tutum Ölçeği Diyarbakır Bağlar ilçesinde 4 farklı okulda uygulanmıştır. Bu okullar; Birlik Anadolu Lisesi, Güler Şevki Özbek Anadolu Lisesi, Necip Fazıl Kısakürek Anadolu Lisesi ve İMKB Fen Lisesidir. Bu ölçek, 9, 10 ve 11. sınıflar olmak üzere 820 kişiye uygulanmıştır. Araştırma 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılı İMKB Fen Lisesi ikinci yarıyılı Almanca dersinde yürütülmüştür. Araştırmaya 11. sınıf öğrencilerinin bulunduğu iki şube seçilmiştir. Şubelerden biri deney, diğeri kontrol grubunu oluşturmuştur. Deney grubu 26 öğrenci, kontrol grubu ise 28 öğrenciden oluşmak üzere 54 katılımcı ile gerçekleşmiştir. İki grupta da etkinlik temelli ders işlenmiştir. Fakat deney grubu masal ile ilgili etkinliklerin yer aldığı öğrenme ortamında öğrenim görmüş; kontrol grubunu oluşturan öğrenciler ise ders kitabından etkinlik temelli öğrenim görmüşlerdir. Oluşturulan öğrenme ortamları Almanca ders konuları üzerine kurulmuş ve 6 hafta sürmüştür. Araştırmada tutum ölçeği analizinde ön test ve son test kullanılmıştır. Deney verileri, tutum ölçeği ve görüşme formu yardımıyla toplanmıştır. Tutum ölçeği, öğrencilere deney öncesi ve sonrası verilmiştir. Uygulama analizi ilgi, ön yargı ve uygulama boyutundan oluşmaktadır. Öğrencilere dağıtılan ön test ve son test tutum ölçeği verileri incelendiğinde, kontrol grubunda ön test ve son testte her üç boyutta da anlamlı fark olduğu görülmektedir. Bu anlamlı farklılığın son test lehine olduğu görülmektedir. Öğrencilere dağıtılan ön test ve son test tutum ölçeği verilerine bakıldığında, deney grubu öğrencilerinin araştırma öncesi ve sonrası Almanca dersine olan tutumlarında, ilgi boyutunda anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Araştırma sonunda masal ile işlenen dersin öğrenme ortamında öğrenim gören öğrencilerin Almanca dersine yönelik tutumu ile ders kitabından öğrenim gören öğrencilerin derse olan tutumu arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Daha sonra, deney grubundan 11 öğrenci seçilerek görüşme anketi yapılmıştır. Görüşme anketine verilen cevaplardan öğrencilerin masalla işlenen dersten zevk aldıkları gözlemlenmiştir. Ayrıca öğrenciler masal kullanılarak derse devam etmek istediklerini vurgulamışlardır. Sonuç olarak, masal kullanılarak işlenen dersin, öğrencilerin Almanca dersine olan ilgilerini arttırdığı gözlemlenmiştir. Ayrıca öğrenciler Almanca dersinin işleniş şeklinden keyif aldıklarını belirtmişlerdir. Bu yüzden Almanca dersi işlenirken, masal etkinliklerine yer verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Masal, masal ve eğitim, masalla öğretim, Almanca masal öğretimi, Almanca ve masal ve Alman dili eğitimi ve masal.
399 nolu Çermik şer'iyye sicilinin 1.-119. sayfalarının transkripsiyonu ve değerlendirmesi
Yaptığımız Bu Çalışmada H.1328 -1330 (M.1910-1912) Yıllarını Kapsayan Dönemde Çermik'in Sosyo- Ekonomik ve Kültürel Durumuna Işık Tutmaya Çalıştık.