Yoğun bakım ünitesinde izlenen sepsis tanılı hastalarda kalprotektin düzeylerinin tanısal ve prognostik rolü: Prospektif çalışma
2025
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Havva Tünay
Abstract (TR)
Giriş ve Amaç: Sepsis, infeksiyona karşı düzensiz konak yanıtının sebep olduğu yaşamı tehdit eden organ disfonksiyonu sendromudur. Sepsisin erken teşhisi, hızlı ve uygun terapötik girişimlerin başlatılmasına yardımcı olabilir ve sepsise bağlı morbidite ve mortaliteyi azaltabilir. Sepsisin, infeksiyöz olmayan durumlardan (örneğin travma, yanık, kanama, hipotermi, pankreatit ve cerrahi) ayrımını yapmak ve hızlı tanı koymak zordur. Sepsisin erken evresinde hastalığın ciddiyetinin değerlendirilmesi ve prognozun tam olarak tahmin edilmesi için sepsis biyobelirteçleri kullanılmaktadır. Ancak sepsisin erken tanısı ve tedavisi için duyarlılığı ve özgüllüğü yüksek, daha güvenilir biyobelirteçlere ihtiyaç vardır. Bu çalışmada kalprotektinin (CLP) sepsiste tanı ve antimikrobiyal tedavi takibindeki rolü ile mortalite ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya 1 Temmuz 2023 ve 1 Temmuz 2024 tarihleri arasında prospektif olarak Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversite Hastanesi Dahiliye yoğun bakım ünitesinde sepsis tanısı konulan 36 hasta, kontrol 1 grubu olarak anestezi reaminasyon yoğun bakım ünitesinde sistemik inflamatuar yanıt sendromu (SIRS) kriterlerini taşıyan ancak infeksiyöz odak saptanmayan travma hastaları ve kontrol 2 grubuna aile hekimliği polikliniğine rutin sağlık kontrolü için başvuran sağlıklı gönüllüler dahil edildi. Hastaların lökosit sayısı (WBC), Prokalsitonin (PCT), C-reaktif protein (CRP), CLP düzeyi, APACHE II (Akut fizyolojik ve kronik sağlık değerlendirilmesi) skoru, SOFA (Sıralı Organ Yetmezliği Değerlendirme Puanı), Nötrofil/lenfosit oranı (NEU/LENF), Laktat gibi parametreleri takip edildi. Çalışma grubundaki hastaların sepsis tanısı alması ve uygun ampirik antimikrobiyal tedavi başlanması sonrasında; bu parametreler sepsis tanısı aldıkları 1. gün ve 3, 5, 7, 10. günlerde, kontrol grubunda ise başvuru anında tek sefer olarak kaydedildi. Elde edilen veriler istatistiksel olarak analiz edilerek karşılaştırıldı. Bulgular: Kontrol gruplarındaki CLP ortalama değeri ile çalışma grubundaki hastaların tanı anındaki CLP ortalama değerinin karşılaştırıması ile yapılan ROC analizinde sepsis tanısı için cut-off değeri 44,02 ng/L olarak hesaplandı. Bu değer için sepsis tanısında duyarlılık % 52,8 ve özgüllük % 52,8 olarak saptandı. Sepsis tanısı alan çalışma grubunda ilk gün ortalama CLP değeri 44,47 ng/ml, kontrol 2 grubunda 43,42 ng/ml saptandı ve aralarında anlamlı farklılık saptanmadı (p>0,05). Çalışma grubunda takip edilen CLP'nin diğer biyobelirteçler ile günlere göre seyirleri korelasyon açısından incelendiğinde; CLP ile CRP, PCT, WBC arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0.05). Sonuç: Serum CLP seviyelerinin, sepsis hastalarını diğer inflamatuvar durumlardan ayırt etmede tek başına yetersiz bir biyobelirteç olduğu düşünülmektedir. Birçok farktörden etkilenmesi nedeniyle sepsis tanısının konulmasında ve mortaliteyi öngörmede serum CLP'nin ideal bir biyobelirteç olmadığı görülmüştür. Çalışma popülasyonun daha geniş olduğu sepsis hastalarında, infeksiyon odağından alınan vücut sıvılarında CLP seviyelerinin araştırıldığı yeni çalışmalara ihitiyaç vardır.
Author
Dr. Gamze Çolak
Institution
How to Cite
Gamze Çolak (Tıpta Uzmanlık Tezi). Yoğun bakım ünitesinde izlenen sepsis tanılı hastalarda kalprotektin düzeylerinin tanısal ve prognostik rolü: Prospektif çalışma, 2025, Afyonkarahisar Health Sciences University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Afyonkarahisar Health Sciences University
- Sağlıklı yetişkinlerde kronotip, yeme tutumları ve gözün ön-arka segment bulguları arasındaki ilişkilerin incelenmesi(2025)
- İnflamatuar bağırsak hastalıklarında oküler yüzey özellikleri(2016)
- Kolorektal adenokarsinomlarda wnt-3,β-katenin, mmp7, vegf, vimentin ve ki67 ekspresyonlarının patolojik evre ve diğer prognostik faktörler ile ilişkisinin immünohistokimyasal yöntemle değerlendirilmesi(2016)
- Retinitis pigmentosa hastalarında oksidatif ve antioksidatif stres markerlarının ölçülmesi(2017)
- Sarkoidoz ve ateroskleroz ilişkisi: Az bilinen bir komorbidite(2018)
- Tip 2 kollajen emdirilmiş enjekte edilebilen hyaluronik bazlı implant kıkırdak onarımını nasıl etkiler? ratlarda oluşturulan deneysel çalışma(2018)
