Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Yüksek riskli operasyonlarda santral venöz – arter co2 farkı postoperatif komplikasyonları öngörmede etkin midir?

2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Perihan Ergin Özcan

Özet (TR)

Amaçlar: Major cerrahi girişim sırasında doku hipoksisi gelişimi postoperatif dönemde meydana gelen organ yetmezliği ve mortalitenin önde gelen nedenidir. Yüksek riskli cerrahi hastalarda girişim sırasında doku perfüzyonunun yeterli düzeyde devam ettirilmesi postoperatif komplikasyon gelişme riskini düşürmektedir. Bu nedenle doku hipoksisinin erken tanımlanması ve oksijenasyonunun sağlanması önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, ΔPCO2'nin yüksek değerlerinin klinik uygunluğunu ve kan laktatı gibi bozulmuş doku perfüzyonu ve oksijenasyonunun diğer belirteçleri ile olan ilişkisini değerlendirmektir. Primer amacımız intraoperatif dönemdeki veno-arteriyel PCO2 farkı değerlerini ve bunun postoperative komplikasyon gelişimiyle ilişkisini gözlemlemek olmuştur. Veno-arteriyel pCO2 farkı değerleri postoperatif dönemde de gözlenip, iki dönemdeki değerlerin birbirleriyle ve komplikasyon gelişim sıklığıyla ilişkisinin incelenmesi planlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya çeşitli dışlanma kriterleri belirlenerek İstanbul Tıp Fakültesi ameliyathanelerinde 1 Aralık 2017- 1 Mayıs 2018 tarihleri arasında cerrahi girişim geçiren 138 hasta dahil edilmiştir. Çalışma için İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu'ndan onay alınmış ve hastaların rızaları alındıktan sonra çalışmaya dahil edilmişlerdir. Operasyon odasına alınan hastalara standart anestezi monitorizasyonu yapılmıştır. Hastadan anestezi indüksiyondan sonra, 2. saatte ve vaka sonunda arteryel ve venöz kan gazı örnekleri alınmıştır. Cerrahi işlem tamamlandıktan sonra hasta orotrakeal entübe ve monitörize halde yoğun bakım ünitesine çıkarılmıştır. YBÜ'de rutin işlemlerle yanaşı 0.saat 6.saat ve 12. saatte arteryel ve venöz kan gazı örnekleri alınmıştır. Hasta hastaneden taburculuğuna kadar komplikasyonlar açısından takipe alınmıştır. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 66.7 ± 10.8 yıl olarak bulunmuştur. Mortalite oranı %4.3 saptanıp, komplikasyon gelişen ve gelişmeyen grup arasında mortalite açısından farkın anlamlı olduğu görülmüştür (p=0.011). Ünivaryans analiz sonucunda komplikasyon gelişen ve gelişmeyen gruplar arasında ortalama intraoperatif yaş, arteriyel oksijen basıncı, ΔPCO2, ScvO2 ve laktat değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Postoperatif komplikasyonu öngörme açısından yapılan multivaryans analizinde yaş [Odds Oranı: 1.08 (%95 Güvenlik Aralığı: 1.01- 1.15), p= 0.014] ve postoperatif ΔPCO2 [Odds Oranı: 3.48 (%95 Güvenlik Aralığı: 2.09-2.57), p<0.001]postoperatif komplikasyonları ön görme açısından bağımsız etmenler oldukları saptanmıştır. Postoperatif komplikasyon gelişimini ön görme gücü açısından postoperatif ΔPCO2 ve postoperatif laktat değeri açısından farkın istatiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır (p<0.0001). Ayrıca postoperatif komplikasyon gelişimini ön görme gücü açısından postoperatif ΔPCO2 ve SOFA değeri arasında farkın istatiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür (p=0.18). Sonuçlar: Çalışmamızınn ana sonucu yüksek riskli cerrahi hastalarda ΔPCO2 eşik değerinin intraoperatif dönemde 6.6 mmHg, postoperatif dönemde 7.5 mmHg'nın üzerinde saptandığında komplikasyon gelişimi açısında tetikte olunması gerektiği ve ihtiyaç duyulan resüsitasyonun yapılmasıdır. Anahtar Kelimeler: Veno-arteriyel PCO2 farkı,doku perfüzyonu,postoperatif komplikasyon

Yazar

Dr. Azad Sultanov

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Azad Sultanov (Tıpta Uzmanlık Tezi). Yüksek riskli operasyonlarda santral venöz – arter co2 farkı postoperatif komplikasyonları öngörmede etkin midir?, 2018, İstanbul University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İstanbul University tezlerinden daha fazlası