
Ekonomik ve Sosyal Etki Değerlendirme Çalışmaları Anabilim Dalı
Adana Alparslan Türkeş University of Science and Technology12
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Web tasarım projelerinin çocukların temel kodlama eğitimine etkileri üzerine bir çalışma
Araştırmada web tasarım projelerinin çocukların temel kodlama eğitimine etkileri üzerine bir çalışma incelenmiştir. 2021 – 2022 eğitim öğretim yılında Adana ili Çukurova ilçesinde bir devlet okulunda ilkokul 5.sınıfta öğrenim görmekte olan 30 öğrenciye rastgele seçilen 15'i deney gurubu diğer 15'i ise kontrol gurubu olarak 3 hafta süren bir eğitim uygulanmıştır. Eğitim sürecinde kontrol gurubuna temel kodlama eğitimi ders içeriği anlatılırken deney gurubuna temel kodlama eğitimi ders içeriğinin yanında örnek web sitesi uygulanmıştır. Çalışmada 3 haftalık eğitim öncesinde her iki guruba beceri testi ön test uygulanmış olup, eğitim sonunda ise her iki guruba beceri testi son test uygulanmıştır. Ayrıca eğitim sonunda öğrencilere Kodlama Eğitimine Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Ön test sonuçları analiz edildiğinde deney grubu öğrencilerinin ortalaması X = 4,33 kontrol grubu öğrencilerinin ortalaması ise X = 4,47 olarak bulunmuştur. Bağımsız örneklem t – Testinde p=0,723 olup, bulunan bu p değeri 0,05 değerinden büyük olduğundan her iki gurup arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Son test sonuçları analiz edildiğinde ise deney grubu öğrencilerinin ortalaması X = 4,13 kontrol grubu öğrencilerinin ortalaması ise X = 0,13 olarak bulunmuştur. Bağımsız örneklem t-Testi sonucunda p=0,000 olup, bulunan bu p değeri 0,05 değerinden küçük olduğundan iki grup arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu ve bu farkın deney gurubu öğrencileri lehine olduğu gözlemlenmiştir.
Türkiye'deki hibe projelerinde kullanılan kılavuzların ve formların PMI standartlarıyla karşılaştırılması: Kalkınma ajansları örneği
Ülkemizde son yıllarda proje yönetimi alanında önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Özellikle mühendislik, bilişim gibi alanlarda sıkça kullanılmaya ve akademik anlamda incelenmeye başlayan proje yönetimi kavramı sosyal bilimler alanında ne yazık ki yeterli ilgiyi görmemiştir. Ülkemizde ekonomik, sosyal, kültürel, eğitim ve turizm gibi alanlarda gelişmeyi sağlayacak projeler yapılmaktadır. AB (Avrupa Birliği), TÜBİTAK, Bakanlıklar, Kalkınma Ajansları gibi farklı kurum ve kuruluşların hibe destekleriyle projeler yürütülmekte ve bunlara her yıl çok önemli miktarda bütçe aktarılmaktadır. Projelerin fikir aşamasından başlayarak planlama, yürütme, kontrol ve kapanış adımlarının da özenli ve belirli standartlara uygun olarak sürdürülmesi oldukça önemlidir. Çünkü doğru planlanmayan bir projede uygulama aşamasında önemli sorunlar yaşanması muhtemeldir. Karşılaşılan ve doğru çözülemeyen her bir sorun projenin uzamasına, maliyetlerin artmasına ve daha birçok soruna sebep olacaktır. Proje yönetimi standartları denince dünyada belirli örnekler karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan en çok kabul göreni ve ülkemizde de yaygın bir şekilde kullanılan PMI (Project Management Institute) tarafından belirlenen standartlardır. Bu bakımdan bu çalışmada hibe destek programlarında kullanılan proje formları ve proje rehberleri incelenerek bunların PMI standartları ile benzerliği tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışma kapsamında Kalkınma Ajansları tarafından hibe programlarında kullanılan başvuru formları, başvuru rehberleri ve bunlara yönelik ek belgeler incelenmiştir. Proje Hazırlama Rehberi ve proje formları ile PMI'nın belirlediği standartlar arasında iş kırılım yapılarının detaylandırılması, kilometre taşlarının belirlenmesi gibi bazı noktalarda farklılıklar olduğu görülmüştür.
2014-2020 yılları arasında Erasmus+ programının Türkiye açısından değerlendirilmesi
Bu tez çalışmasında, 2014-2020 yılları arasındaki Erasmus+ programı kapsamında Türkiye'ye ayrılan hibe, projeye Türkiye'den katılan kişi sayısı, toplam proje sayısı, Türkiye'ye gelen ve Türkiye'den giden öğrenci, personel ve stajyer sayıları, Türkiye'den en çok kabul alan ülkelere ait veriler, hareketliliğe ülkemizden en çok katılan üniversiteler, stratejik ortak bütçeleri, proje sayıları ve ortak kuruluşlara ait veriler incelenmiştir. Çalışmadaki veriler Erasmus+ Factsheet sayfasından elde edilmiştir ve bu verilerin Erasmus+ programının 2014-2020 yılları içerisinde Türkiye'nin aktif katılım oranını, gelişimini ya da varsa sınırlılıkları nedenleri ile birlikte göstermek ve programın ülkemize olan katkılarını ortaya koymak amacıyla analizinde temel basit istatistiksel paket programı kullanılmıştır. Basit istatistiksel paket programı dahilinde, bu çalışma için, Spearman Korelasyon İlişki Testi ve betimsel istatistik analizlerinden faydalanılmıştır. Spearman Korelasyon İlişki Testi için belirlenen değişkenler hibe, Türk projelerindeki katılımcı sayısı, Türkiye'den giden öğrenci ve stajyer sayısı, Türkiye'ye gelen öğrenci ve stajyer sayısı, Türkiye'ye gelen personel, Türkiye'den giden personel, stratejik ortaklık hibeleri, stratejik ortaklık proje sayısı, stratejik ortaklıklardaki kuruluş sayısıdır. Korelasyon testi sonucunda 2014-2020 yılları arası belirlenen 10 değişken çiftleri arasındaki .05 anlamlılık düzeyinde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Bununla beraber belirlenen değişkenlere ait sayısal veriler incelendiğinde hareketliliğin genel olarak Covid-19 salgınından etkilendiği, salgının en yoğun yaşandığı dönemde hareketliliğe ait verilerde bir düşüş olduğu tespit edilmiştir.
Proje yönetimi başarısını konu alan akademik çalışmaların bibliyometrik analizi
Proje yönetimi, projenin belirlenen hedeflere ulaşmak için zaman, bütçe ve kapsam gibi faktörleri dikkate alarak planlama, organize etme, yönlendirme ve her aşamayı kontrol etme sürecidir. Bu bağlamda proje yönetimi askeri, mimari, eğitim ve sanayi gibi farklı niteliklere sahip her alanı ilgilendirebilmektedir. Nitekim birçok ulusal ve uluslararası çalışana sahip sektör yatırımcıları bünyesinde oluşturdukları proje departmanlarıyla bu alana verdikleri önemi ortaya koymaktadır. Proje yönetiminin gün geçtikçe öneminin hissedilmesiyle birlikte uluslararası sahada varlığını hissettiren proje yönetiminde söz sahibi olan Project Management Institute (PMI), International Project Management Association (IPMA) ve Association for Project Management (APM) gibi kuruluşlar da çizdikleri yol haritalarıyla günümüzde proje yöneticilerine katkıda bulunmaya devam etmektedirler. Ayrıca alana özgü yapılan akademik çalışmalar projelerin başarıyla yönetilmesinde proje yöneticilerine katkı sunan diğer yol göstericiler olmuşlardır. Tez çalışmasında, proje yönetimi başarısı konusunda Web of Science (WoS) veri tabanında endekslenen akademik makaleler incelenmiş ve bibliyometrik analiz yöntemiyle tablo, grafik ve bilim harita tekniği kullanılarak yorumlamalar yapılmıştır. Sonuçlar proje yönetimi başarısına yönelik literatürün yorumlanmasını içerdiğinden bu alanda yapılacak çalışmalar için yol gösterici niteliktedir ve alanın geçmişini analiz ederken geleceğine ilişkin çıkarımlar yapması açısından oldukça önemlidir. Anahtar Kelimeler: Proje, Proje Yönetimi, Proje Başarısı, Bibliyometri
Proje yöneticilerinin proje başarısızlığına yönelik algıları üzerine fenomenolojik bir araştırma
Giderek zorlaşan rekabet koşulları, başarılı değişim programlarının temel araçlarından biri olan projelerin sayısını ve önemini artırmaktadır. Bununla ilişkili olarak projelerin etkili yönetimi ve buna ilişkin metodoloji ile standartlar ilgi görmektedir. Organizasyonlar projeler aracılığıyla arzu edilen hedeflere ulaşmayı denemektedir; bununla birlikte proje başarısızlığı yaygın bir fenomendir. Tamamen veya kısmen başarısızlıkla sonuçlanan projelerin organizasyonlara getirdiği mali yükün yüksek olduğu bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı, proje yöneticilerinin projelerin başarısızlığına yönelik algılarını ve başarısızlık deneyimlerini incelemek, yaşanmış deneyimlerin ortak anlamını keşfetmektir. Bu doğrultuda nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji kullanılmıştır. Araştırmanın amacına uygun olarak yirmi proje yöneticisi çalışma grubunu oluşturmuş; katılımcılarla derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilerek veri toplanmıştır. Veriler fenomenolojik analiz kullanılarak çözümlenmiştir. Bulgulara göre projelerin başarısında iletişim/koordinasyon yönetimi, risk ve belirsizlik yönetimi, bütçe ve maliyet yönetimi ve hedeflere ulaşma ön plandayken, proje başarısızlıklarında zaman yönetimi ve planlamada yaşanan sıkıntılara bağlı temalar öne çıkmaktadır. Çalışmada ortaya konan temalar literatür ışığında tartışılmış, başarısızlık deneyimine ilişkin bireysel farklılıkların tespitiyle bu fenomen betimlenmiştir.
Proje yönetimi sürecinde sürekli iyileştirmeye ilişkin anlayış
Ülkemiz ve dünyada her proje, kendine has başlangıç ve bitiş süreleri belli olan aktiviteler bütünü olarak bilinir. Proje her alanda farklılıklar gösterse de proje yönetiminde işleyiş bakımından önceki projelerden, arşivlerden yaralanarak nasıl bir yol izleneceği hakkında bilgi edinme söz konusu olacaktır. İşleyişlerini iyileştirmek isteyen işletmelerin öngörüp benimsedikleri yaklaşımları, herhangi bir sorun olmasa bile yönetim ve tüm çalışanların katılımı ile her alanda sürekli iyileştirmeyi esas alan, Kaizen Sistematiği, Toplam Kalite Yöntemi, 5S Sistematiği ve Altı Sigma sistematiğidir. Sürekli İyileştirme sorunların tespiti ve çözüm önerileri için sorun çözme araçlarını çalışanların tam katılımıyla, süreç öncelikli bakışla iyileştirmeyi hedefler. Sürekli İyileştirme Sistematiği uygulanarak bir önceki benzerlik içeren projelerde; proje yönetimi aşamaları, proje yönetim bileşenleri, kapsam, zaman, kalite, insan kaynakları, iletişim, risk, tedarik, paydaş yönetimi ve proje yöneticisinin yönetimi ile ilgili aşamaları yöneterek süreç bakımından kolaylaştırır. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, bu çalışmanın amacı Sürekli İyileştirmenin proje yönetim süreçlerine olası etkileri konusunda proje yöneticilerinin algılarını incelemektir. Bu çalışmada nitel araştırma deseni kullanılmış olup veriler açık uçlu soru formu ile toplanmıştır. Araştırmanın katılımcıları Türkiye'de proje yöneticisi olarak çalışan kişilerdir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile incelenmiştir. Sürekli İyileştirme metodolojisinin proje yönetiminde yeterli araştırılmadığı dikkate alındığında, bu çalışma ile literatürdeki ilgili boşluğu doldurma da hedeflenmektedir.
Örgüt kültürünün proje başarısı üzerindeki etkisi: Görgül bir araştırma
Örgüt kültürü ile proje başarısı arasındaki ilişki, proje yönetimi alanında dikkat çeken bir konudur. Mevcut araştırmalar çeşitli sektör ve endüstrilerde örgüt kültürünün proje başarısı üzerindeki etkisini kısıtlı biçimde araştırmış olsa da yerel yönetim kuruluşlarının kendine özgü dinamiklerine odaklanan daha fazla bağlama özgü çalışmaya ihtiyaç bulunmaktadır. Bu çalışmada Cameron ve Quinn tarafından geliştirilen Örgüt Kültürü Değerlendirme Aracından (OCAI) yararlanılarak Adana ili Kozan Belediyesi'nde çalışan 227 kişinin katılımı ile bir tarama yürütülmüştür. Soru formu, kişisel bilgilere ek olarak örgüt kültürü ve genel proje başarısı ölçme araçlarından oluşmaktadır. Verilerin çok değişkenli analize hazır hale getirilmesini takiben SPSS v.26 ve JAMOVI istatistik paket programları ile analizler yürütülmüştür. Araştırma bulguları, örgüt kültürünün dört boyutunun da proje başarısını yordayabildiğini, bu ilişkisde en güçlü kültür tipinin klan kültürü olduğunu göstermektedir. Bulgular, proje sonuçlarını iyileştirmek için olumlu ve destekleyici bir kurum kültürünü teşvik etmenin önemini vurgulamakta; öte yandan proje başarısını artırmak için daha fazla araştırmaya duyulan ihtiyacı ortaya koymaktadır.
Öz liderliğin proje başarısı üzerindeki etkisi: Çoklu aracılık modeli
Öz liderlik, bireylerin eylemlerini sahiplenmelerini ve olumlu sonuçlar elde etmelerini sağlamaktadır, bu bakımdan çeşitli davranışsal dinamikler ve projelerin başarısı üzerinde etki potansiyeline sahiptir. Bu konuda yapılan araştırmalar öz liderlik ile çeşitli pozitif tutum, davranışlar ve performans arasındaki ilişkiyi gösteremektedir. Bu araştırmada, öz liderlik proje bağlamına uyarlanmış ve proje başarısı üzerindeki etkisi, "yaratıcı davranış" ve "iş tatmini "nin çoklu aracılığı ile incelenmiştir. Araştırma nicel tarama deseninde hazırlanmış, çeşitli sektörlerde projelerde görev alan 295 katılımcıdan veri toplanmıştır. Araştırma bulguları, öz liderlik becerilerinin proje başarısı üzerinde anlamlı pozitif etkide bulunduğunu göstermektedir. İkinci olarak, yaratıcı davranış ve iş tatmini bu ilişkide kısmi aracılık rolü oynamaktadır. Bu durum, proje yöneticileri ve ekip üyeleri bakımından öz liderliğin önemini vurgulamakta, bunun yanı sıra proje başarısının artırılması için yaratıcı davranışın teşvik edilmesi ve iş tatminin artırılması gibi davranışsal dinaimkler bakımından elverişli bir çalışma ortamının oluşturulması gerektiğine işaret etmektedir. Araştırma, bulguların literatür ışığında tartışılması ile araştırmacılar ve uygulamacılar için öneriler geliştirilerek tamamlanmıştır.
Muhasebe ve kurumsal kaynak planlaması sistemlerinin kurgulanması ve uygulanması: Kamu özel iş birliği proje şirketlerinde bir araştırma
Kamu özel işbirliği proje şirketleri, projenin yaşam döngüsü boyunca proje gider ve gelirlerinin sağlıklı raporlanması için muhasebe sisteminden yararlanır. Proje şirketlerinde muhasebe, projenin inşaat işi tamamlandıktan sonra işletmelerdeki normal fonksiyonuna dönüp, gider ve gelirlerin sistematik bir şekilde kaydedilmesi, mali raporların hazırlanması ve analizinin yapılmasını da kapsayacak şekilde çalışmaya başlar. Proje şirketlerinin etkin ve başarılı bir şekilde yönetilebilmeleri için, söz konusu muhasebe kayıtlarının oluşturulması, mali raporların hazırlanması ve analizinin yapılması ile birlikte hazırlanan diğer bilgilendirme notları ve raporlar oldukça büyük bir öneme sahiptir. Söz konusu muhasebe bilgi sistemini oluşturan veri tabanı aynı zamanda kurumsal kaynak planlamasının ihtiyaç duyacağı bilgileri sağlamaktadır. Tüm bu sistematik içerisinde oluşan muhasebe bilgi sistemi ve kurumsal kaynak planlaması, beraberinde proje şirketlerinde kurumsal yönetim sisteminin etkin ve verimli bir şekilde çalışmasına zemin oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, kamu özel işbirliği proje şirketlerinde muhasebe sisteminin (departmanının) kurgulanması ve uygulamalarına yönelik tüm faaliyetlerin (muhasebe bilgi sistemi dahil), kurumsal yönetim ve kurumsal kaynak planlaması uygulamalarının birlikte değerlendirilmesi ve sonuçlarının ortaya konulması olarak belirlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda 42 kamu özel işbirliği proje şirketlerinden veri toplamak için anket yöntemi uygulanmıştır. Çalışmanın bulguları; kamu özel işbirliği proje şirketlerinde inşaat ve işletme dönemlerinde muhasebe bilgi sistemi alt yapısı oluşturulurken gerek kurumsal kaynak planlamasını gerekse bilgi teknolojilerinin kullanımında proje şirketlerinin maliyeti azaltma politikalarına önem verdikleri, kullanmış oldukları sistemlerin verileri raporlama ve analizinde taleplerinin daha fazla olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca iyi bir donanıma sahip bir muhasebe sisteminin kurgulanması sayesinde şirketlerin kendi aralarında ki rekabet durumunda fark yaratmalarına imkan sağlayacağının bilincinde oldukları yönünde olumlu bir eğilim olduğu belirlenmiştir. Ayrıca projeye başlamadan önce yapılan fizibilite sonuçlarına göre kamu özel işbirliği proje şirketlerinin ERP sistemini kullanma eğilimine yönelik üst yönetimin isteği olduğu anlaşılmıştır. Bununla beraber bilgi teknolojilerinin etkin kullanımın sağlanması neticesinde; şirketlerin sunmuş olduğu hizmet bakımından verimliliğin artması, sipariş ve tedarik sürecinin hızlanmasının amaçlandığı tespit edilmiştir. Faaliyetlerine başlama aşamasından inşaat sürecine dahil olduktan sonra işletme aşamasına geçmesine kadar ki süreçte hangi muhasebe tekniklerinin kullanılması gerektiğinin analiz edilmesi ve sonrasında işletme döneminde genel muhasebe mantığının devreye girmesiyle proje şirketlerinde kurgulanan muhasebe sisteminin inşaat ve işletme döneminde birbirlerini destekler şekilde kurgulanması ve uygulanması amacıyla kamu özel işbirliği proje şirketlerinde konusunda uzman çalışanlarla görüşülerek muhasebe sistemlerinin nasıl kurgulandığı ve işlediği analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Proje Şirketleri, Proje, Proje Yönetimi, Muhasebe Sistemi, Yönetim Bilgi Sistemi, Kurumsal Kaynak Planlaması, Kurumsal Yönetim, Kamu Özel İş Birliği.
Proje organizasyonlarında otantik liderliğin görev performansına etkisi
Hızlı dönüşüm ve karmaşıklığın hâkim olduğu günümüzde, projeler, yapılandırılmış bir görev silsilesinin ötesine geçerek stratejik vizyon, uyarlanabilirlik ve disiplinler arası iş birliğini birleştiren dinamik bir süreç haline gelmiştir. Bu çalışma, otantik liderliğin proje organizasyonlarında görev performansı üzerindeki etkilerini incelemektedir. Veriler çeşitli projelerde görev alan 234 kişiden toplanmış ve bulgular yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuçlar, otantik liderlik ile iş özerkliği, işe tutulma ve görev performansı arasında anlamlı ve olumlu ilişkiler olduğunu doğrulamaktadır. Ayrıca, iş özerkliğinin, otantik liderlik ile görev performansı arasındaki ilişkiyi kısmi olarak aracı rol üstlendiği; işe tutulmanın ise tam bir aracılık rolü oynadığı bulunmuştur. Bu çalışma, otantik liderliğin çalışanların özerklik ve bağlılıklarını nasıl artırarak, nihayetinde proje ortamlarında performanslarını iyileştirdiğini göstermekte ve proje yönetimi alanında liderlik literatürüne katkıda bulunmaktadır. Proje ortamlarının dinamik ve belirsiz doğası göz önüne alınarak bu çalışma, hem araştırmacılar hem de uygulayıcılar için katkılar sunmaktadır.
Proje yönetim metodolojileri-iş gücü verimliliği ilişkisi: Türkiye'deki rüzgâr enerjisi santralleri kurulumuna ilişkin bir uygulama
Bu çalışmada rüzgâr enerjisi santrallerinin kurulumu projelerinde karşılaşılan proje yönetimi problemlerinin neler olduğu, rüzgâr enerjisi santrallerinin kurulumu projelerinde uygulanan proje yönetimi metodolojilerinin neler olduğu, karşılaşılan sorunlar ile uygulanan metodoloji arasındaki korelasyonun tespiti ve rüzgâr enerjisi santrali kurulumunda uygulanması gereken en uygun proje yönetimi metodolojisini tespitinin yapılması amaçlanmıştır. Türkiye'de kurulan RES'lerde uygulanan proje yönetimi metodolojisini tespit etmek üzere anket (Ek-1) geliştirildi. Türkiye'de bulunan 274 firmaya çevrimiçi ortamda gönderildi örneklemde bulunan bu firmalar enerji bakanlığının resmi sitesinden alınmıştır. Firmaların proje uygulayıcılarına bu çevrimiçi anketimiz uygulanmıştır. Burada alınan veriler jamovi ile analiz edilip bulgular elde edilmiştir. Bu bulgular sonucunda metodoloji ile RES'lerin karşılaşılan sorunların korelasyonu sonuçlar tespiti yapılmıştır. Rüzgâr enerjisi santralleri kurulumundaki proje yöneticilerin kullandıkları metodolojinin yoğunluğuna bakıldığında waterfall, kanban, lean, agile, scrum, başarıda ise sıranın waterfall, kanban, agile, scrum, lean olduğu analiz edilmiştir. Bunun sonucu olarak waterfall, kanban metodolojilerini kullanan yöneticilerin doğru bir teknik kullandığı ve kullanmaya devam etmesi gerektiği RES kurulumuna uygun olduğu, fakat lean metodolojisi kullanan proje yöneticilerinin RES kurulumuna uygun olmadığı, bu tekniği kullanan proje yöneticilerinin öncelikli olarak waterfall sonra kanban metodolojisinin uygulaması gerektiği tespit edilip, proje yöneticilerin proje başarısı için metodoloji değişmeleri gerektiği öngörülmektedir.
Yerel yönetimlerde proje yönetimi yaklaşımları üzerine bir araştırma
Bu çalışma, Türkiye'de belediyelerde proje yönetimi süreçlerinin mevcut durumunu ortaya koymak ve proje birimlerinde görev yapan çalışanların proje yönetimine ilişkin algı ve deneyimlerini anlamak, kurumsal yapıyla etkileşimlerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yerel yönetimlerde proje faaliyetlerinin giderek önem kazanmasına rağmen uygulamada karşılaşılan kurumsal, yönetsel ve mali sınırlılıkların proje yürütme kapasitesini doğrudan etkilediği görülmektedir. Araştırma bulguları, belediyelerde proje yönetimi uygulamalarının büyük ölçüde yönetim anlayışı, siyasi etki, örgütsel kültür ve personel niteliği tarafından şekillendiğini göstermektedir. Proje birimlerinin çoğu belediyede yeterli kurumsal kapasiteye sahip olmadığı, karar alma süreçlerinde hiyerarşik bağımlılığın yüksek olduğu ve liyakat ilkesinin uygulamada zayıf kaldığı belirlenmiştir. Sonuç olarak çalışma, belediyelerde proje yönetiminin kurumsallaşması için yönetsel kapasitenin güçlendirilmesi, liyakat esaslı insan kaynakları politikalarının uygulanması, paydaş katılım mekanizmalarının fonksiyonel hâle getirilmesi ve sürdürülebilirlik odaklı bir yönetim yaklaşımının benimsenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu yönleriyle araştırma, yerel yönetimlerde proje yönetimi alanına hem kuramsal hem de uygulamalı düzeyde önemli katkılar sunmaktadır.