Adnan Menderes University
Discipline

Veterinerlik Mikrobiyolojisi Anabilim Dalı

Adnan Menderes University

22

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

22 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Aydın ilinde bulunan sığır çiftliklerinde streptococcus uberis kökenli mastitislerin ve virulans genlerinin multiplex polimeraz zincir reaksiyonu (MPCR) ile belirlenmesi

Bu çalışmada, Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı'na getirilen toplam 200 adet süt örneği Streptococcus uberisyönünden incelendi. İzole edilen etkenlerin tür düzeyinde virulans ilişkili gen dağılımının belirlenmesi amacıyla multipleks PCR metodu uygulandı. İncelenen 200 süt örneğinin 35 (%17.5)'inden Streptococcus uberis izolasyonu gerçekleştirildi. Polimeraz zincir reaksiyonu ile konvansiyonel olarak identifiye edilen S. uberis suşları incelendiğinde toplam 35 adet izolatın tamamında (% 100) 1400 bp fragment aralığında16S rRNAgeni tespit edilmiştir. Virulans genleri tek olarak incelendiğinde, 32 (% 91) suştan hasB, 32 (% 91) suştan gapC, 32 (% 91) suştan skc, 30 (% 86) suştan cfu, 30 (% 86) suştan hasC, 30 (% 86) suştan hasA, 29 (% 83) suştan sua, 28 (% 80) suştan oppF, 25 (% 71) pauA, 9 (% 26) suştan Ibp geni identifiye edilmiştir. pauB genine ise rastlanmamıştır. Sonuç olarak mastitis vakalarından izole edilen S. uberis etkenlerinin virulans genlerinin dağılımı incelendiğinde etkenin patojenitesi açısından kapsül formasyonunu eksprese eden genlerin önemli role sahip olduğu ortaya konulmuştur, ayrıca serin proteaz enzimi sentezinde görevli olan genlerin de dikkate değer oranda dağılım gösterdiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Streptococcus uberis, mastitis, virulans genleri, mPCR

AydınElektroforezGenler+6
Erdem Çiçek
Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Gökkuşağı alabalıklarından lactococcus garvieae identifikasyonu ve antibiyotiklere duyarlılıklarının araştırılması

Su ürünleri yetiştiriciliğinde hastalıklar, üretim ve ticareti sınırlayan en önemli etken olarak bilinmektedir. Bilindiği üzere su ürünleri yetiştiriciliğinde yaklaşık son 20 yılda hızlı bir büyüme gerçekleşmiştir. Bu hızlı büyüme sürecinde çevresel etkileşimlerle birlikte bakteriyel, viral, fungal ve paraziter hastalıklarda da artış meydana gelmiştir. Bu hastalık etkenleri biyolojik çeşitliliği ve dolayısıyla sürdürülebilir büyümeyi önemli ölçüde etkileyen ekosistemin ayrılmaz unsurlarıdır. Yüksek stoklama yoğunluğu ile birlikte strese yol açan çevresel faktörler salgın hastalıkların ortaya çıkmasına, kültür ve doğal ortam arasında su değişimi yoluyla bu hastalıkların doğal türlere bulaşmasına yol açabilmektedir. Lactococcus garvieae, Gökkuşağı alabalıklarında laktokokkozisin etiyolojik etkeni olup en önemli Gram pozitif patojenik kok türleri arasında yer almaktadır. Araştırmamızda, kültür gökkuşağı alabalıklarında görülen Laktokokkozis'in genotipik yöntemlerle tespiti, hastalık etkeni bakteri suşlarının antibiyotik duyarlılığının ortaya koyulması amaçlanmıştır. Bu çalışmada Aydın ili ve çevresinde bulunan kültür balıkçılığı yapan işletmelerden rastgele toplanan 100 adet Gökkuşağı alabalığı örneği soğuk zincirde Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Rutin Teşhis Laboratuvarına getirilmiştir. Laboratuvara getirilen balık örnekleri tekniğine uygun olarak açılıp karaciğer, kalp ve böbrek organlarından Tryptic Soy agara ekimleri yapılarak L. garvieae suşları genotipik yöntemlerle izole edilmiştir. PCR aşaması sonrasında L. garvieae olarak identifiye edilen etkenlerinin antibiyotik duyarlılıklarının belirlenmesi için disk difüzyon yöntemi ile Penisilin G, Florfenikol, Amoksisilin-Klavulonik asit, Ampisilin, Sefoperazon, Eritromisin, Metisilin, Gentamisin, Oksasilin ve Kloksasilin kullanılmıştır. Çalışmada identifiye edilen L. garvieae suşlarının Amoksisilin - Klavulanik asit'e % 90 oranında duyarlı, Florfenikol'e % 65 oranında orta derecede duyarlı, kullanılan diğer antibiyotiklere karşı dirençli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

AlabalıklarAntibiyotiklerGökkuşağı alabalığı+6
Oğuzhan Dolgun
Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Mastitisli sığır sütlerinden izole edilen enterococcus faecium suşlarının ürettiği bazı bakteriyosinlerin tanısı

Bu çalışmada da mastitisli sığır sütlerinden izole edilen Enterococcus faecium suşlarının en önemli bakteriyosin genleri olan enterosin A, enterosin B ve enterosin P'yi taşıma potansiyellerinin polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) ile belirlenmesi amaçlandı. Çalışma materyalini 620 mastitisli sığırdan alınan süt örnekleri oluşturdu. Enterokok izolasyonu selektif besiyerinde klasik yöntemler kullanılarak gerçekleştirildi. Cins ve tür düzeyinde identifikasyon ile enterosin yapısal gen varlıklarını belirlemek için moleküler yöntemler kullanıldı. İzolasyon çalışmaları sonucunda 96 enterokok şüpheli suş elde edildi. Bunlardan E. faecium suşlarını belirlemek için spesifik primer çifti kullanılarak gerçekleştirilen PZR sonrasında izolatların %13,5'unun E. faecium olduğu belirlendi. Bakteriyosin yapısal genlerinden entA ve entB genleri izolatların %30,8 'inde belirlenirken; entP geni %7,7 oranında bulunuyordu. Sonuçlar bakteriyosin yapısal gen kombinasyonları yönünden değerlendirildiğinde ise iki gen kombinasyonu mevcuttu: Bunlardan birincisi %23,0 oranında entA+entB gen kombinasyou ikincisi ise %7,7 oranında entA+entB+entP genlerinin birlikte görüldüğü kombinasyondu. Sonuç olarak bu çalışma, mastitisli sığır sütlerinden izole edilen E. faecium suşlarının yüksek patojenite potansiyeline sahip oldukları, bu suşların hayvansal kaynaklardan insanlara bulaşma ve bulaştıklarında ise infeksiyon oluşturabilme potansiyellerinin olduğunu gösterdi. Gelecekte mastitisli sığır sütlerinden izole edilen diğer enterokoklarda bu genlerinin dağılımının bilinmesi ve bu bakteriyosinlerin endüstriyel potansiyellerinin değerlendirilmesi için daha fazla çalışma yapılması gerektiği düşünülmektedir

BakteriyosinlerEnterococcusEnterococcus faecium+4
Yeter Delibaş
Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Aydın ilinde bulunan yumurtacı tavuklarda indikatör bakterilerin identifikasyonu ve antibiyotik duyarlılıklarının belirlenmesi

Dünya kanatlı endüstrisinde Escherichia coli ve Enterococcus spp. enfeksiyonları sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Antibiyotikler yasaklanmadan önce büyümeyi destekleyici yem katkı maddeleri olarak kanatlı endüstrisinde kullanılmaktaydılar. Fakat gelişen antibiyotik direnci ve artan kamuoyu baskısına bağlı olarak yemlerde kullanılmaları yasaklanmıştır. Araştırmamız ile birlikte Türkiye'de kanatlı patojenik Escherichia coli (APEC) ve Enterococcus sp. suşlarının antibiyotik dirençlilik durumlarının ortaya konulması hedeflenmiştir. Böylece olası vakalarda etkin antibiyotiklerin seçimi zaman kaybetmeden tedavinin gerçekleştirilmesi açısından faydalı olacağı düşünülmektedir. Bu tez kapsamında E. coli, E. faecium, E. fecalis' in izolasyonunun yapılması ve Penisilin-novobiosin, Tetrasiklin, Enrofloksasin, Trimethoprim-sulfamethoksazol, Florfenikol, Amoksisilin-klavulanik asit, Gentamisin ve Kanamisin'e karşı antibiyotik dirençlilik düzeylerinin saptanması amaçlanmıştır. Bu araştırmada Aydın ilindeki yumurtacı tavuk kümeslerinden toplanan 200 adet kloakal svap örneğinin 21 (% 10)'indan E. fecalis, 24 (% 12)'ünden E. faecium, ve 40 (% 20)'ınden E. coli izolasyon ve identifikasyonu biyokimyasal ve karbonhidrat fermentasyontestlerine göre gerçekleştirilmiştir. Antibiyogram sonuçlarına göre E. fecalis'in tetrasiklin ve kanamisin'e, E. faecium'un kanamisin'e, E. coli'nin ise penisiline novobiosin'e yüksek oranda dirençli olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, penisilin novobiosin, amoksisilin-klavulanik asit ve gentamisin'e E. fecalis'in, penisilin novobiosin ve amoksisilin-klavulanik asit'e E. faecium'un, florfenikol ve gentamisin'e karşı E. coli izolatlarının tamamının duyarlı oldukları sonucuna varılmıştır.

AntibiyotiklerAydınEnterococcus faecalis+6
Gökhan Ege
Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Mastitisli sığır sütlerinden candida türlerinin izolasyonu ve antifungal duyarlılıklarının belirlenmesi

Araştırmamızda Marmara bölgesi Tekirdağ ili ve ilçelerinde sığırlarda mikotik mastitis hastalığına neden olan Candida spp.'lerin izolasyon, identifikasyon ve antifungallere karşı olan duyarlılıklarının tespiti amaçlanmıştır. Bölgedeki çiftliklerden California Mastitis Testi (CMT) yapılarak mastitisli olduğu tespit edilen 100 adet mastitisli süt örneği kullanılmıştır. Örnekler öncelikle SDA'a ekildi ve 25ºC ile 37ºC de ayrı ayrı inkübe edildiler. SDA'da 2-3 günde üreyen, hamur kıvamında, 0,5-1 mm çapında, beyaz veya krem renkli, düzgün sınırlı ve kendine özgü maya kokusu olan kolonilerden Gram boyamalar yapıldı. Gram boyamada değerlendirmesinde Candida spp. olarak tanımlanan mikroorganizmalar SDA'ya pasajlanarak saf kültürler elde edildi. Saf olarak elde edilen izolatların identifikasyonu API 20C AUX hızlı identifikasyon kiti ile yapıldı. İdentifiye edilen Candida türlerinin antifungal duyarlılık değerleri Disk difüzyon tekniği kullanılarak gerçekleştirildi. Çalışmada antifungal duyarlılık testlerinde Ketoconazole, Fluconazole, Miconazole, Amphoteracine B, Nystatin ve Flucytosine etken maddelerini içeren antifungal diskleri kullanıldı. Araştırmada Tekirdağ ilindeki büyükbaş çiftliklerinden toplanan 100 adet mastitisli süt örneğinin 25 (%25) adedinde Candida spp. varlığı saptanmıştır. İzole edilen 25 suşun API 20C AUX hızlı tanı test kiti ile yapılan identifikasyon bulgularına göre 8 adet (%32) C. krusei, 5 adet (%20) C. albicans, 3'er adet (% 12) C. boidinii, C. famata ve C. kefyr, 2 adet (%8) C. spherica ve 1 adet de (%4) C. thermophilia tespit edilmiştir. İzole edilen suşlara NCCLS'in M-44 (Method for Antifungal Disk Diffusion Susceptibility Testing of Yeasts; Approved Guideline) yönergesine göre yapılan test sonuçları değerlendirildiğinde; Tüm izolatlar Ketoconazol'e %100 duyarlı iken Fluconazole, Miconazole, Amphoteracine B ve Flucytosine %100 dirençli oldukları bulunmuştur. Araştırmamızda 2 adet (%40) C. albicans ve 1 adet (%12,5) C. krusei izolatı Nystatin etken maddesine tam duyarlı iken, diğer tüm izolatların ise orta düzey duyarlı olduğu tespit edilmiştir.

Antifungal ajanlarAntifungal duyarlılık testleriKandida+3
Mustafa Sönmez
Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Tulum peynirlerinde metisiline dirençli Staphylococcus aureus varlığının araştırılması

Bu Tez çalışmasında, Uşak merkez, yakın ilçe ve köylerdeki halk pazarlarında paketlenmemiş olarak satışa sunulan tulum peynirlerinde metisiline dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) varlığının moleküler yöntemler kullanılarak araştırılması amaçlandı. Bu amaçla, pazarlardan aseptik koşullarda toplam 100 adet tulum peyniri örneği toplandı. İlk olarak konvansiyonel yöntemler kullanılarak 100 tulum peynirinden 11 S. aureus şüpheli izolat elde edildi. Fenotipik izolasyonu takiben, 11 şüpheli izolatta 16S rDNA ve nuc genleri Polimeraz Zincir Reaksiyonu ile araştırıldı. İzolatların tamamı Stapylococcus spp. olarak belirlenirken, 10 izolat S. aureus olarak tiplendirildi. S. aureus olarak belirlenen izolatlarda metisilin direnci fenotipik olarak sefoksitin diski kullanılarak yapılan Kirby-Bauer disk difüzyon testi ile araştırılırken, genotipik olarak ise mecA ve mecC genlerinin varlığı ile araştırıldı. İzolatların beşinde metisiline fenotipik direnç belirlendi. Fenotipik direnç belirlenen beş izolattan birinin mecA genini, birinin ise mecC genini taşıdığı tespit edildi. Böylece, 100 tulum peynirinden izole edilen 10 S. aureus izolatının ikisi MRSA (%20) olarak belirlendi. Sonuç olarak örneklenen tulum peynirlerinde MRSA varlığının tespit edilmesinin, halk sağlığı açısından potansiyel risk oluşturabileceği düşünüldü. Bilgimize göre sunulan çalışma, Türkiye'de tulum peynirlerinden izole edilen S. aureus izolatlarında mecC geni valığını bildiren ilk araştırmadır.

Genler-mecAPCRStaphylococcus aureus+1
Beyza Rukiye Karahan Duran
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Otitis eksternalı ve piyodermalı kedi ve köpeklerde metisiline dirençli Staphylococcus coagulans ve Staphylococcus schleiferi varlığının araştırılması

Bu Tez çalışmasında; otitis eksterna ve/veya piyodermalı kedi ve köpeklerde Staphylococcus schleiferi ve Staphylococcus coagulans varlığının konvansiyonel ve moleküler yöntemler kullanılarak araştırılması, identifiye edilen izolatlarda mecA ve pvl genlerinin varlığının araştırılması ve izolatların Veteriner Hekimlikte yaygın olarak kullanılan çeşitli antibiyotiklere karşı duyarlılık/direnç profillerinin belirlenmesi amaçlandı. Çalışmada, Afyonkarahisar ve çevre illerdeki veteriner kliniklerinde otitis eksterna ve/veya piyoderma teşhisi konulmuş 62 kedi ve 39 köpek olmak üzere, toplam 101 infekte hayvandan materyal toplandı. Bu doğrultuda; 50 kediye ait 100 kulak sıvabı, 32 köpeğe ait 64 kulak sıvabı, 16 kedi ve dokuz köpeğe ait 25 deri sıvabı olmak üzere toplam 189 sürüntü örneği incelendi. Örneklerden klasik kültür yöntemleri kullanılarak izole edilen 113 Staphylococcus izolatının 111'i 16S rDNA cins spesifik primerin kullanıldığı PZR ile Staphylococcus türü olarak doğrulandı. İzolatların tür düzeyinde identifikasyonunda S. schleiferi/S. coagulans tür spesifik nuc genine yönelik PZR protokolünü takiben, izolatlara üreaz ve koagulaz testleri uygulandı. Ardından iki türün kesin ayrımı amacıyla çift yön Sanger sekans analizi kullanıldı. İzole edilen 111 Staphylococcus izolatının %1,8'i (n=2) S. coagulans olarak tiplendirildi. Bu iki izolat, otitis eksternalı iki farklı köpekten elde edildi. Otitis eksternalı 32 köpekte S. coagulans izolasyon oranı %6,25 olarak belirlenirken, bu köpeklerden izole edilen 27 Staphylococcus izolatının %7,4'ünü S. coagulans'ın oluşturduğu tespit edildi. Kedilerde S. coagulans varlığı saptanmazken, S. schleiferi her iki hayvan türünden de izole edilmedi. S. coagulans olarak identifiye edilen iki izolatta da mecA ve pvl genleri saptanmadı. İzolatların antibiyotik duyarlılıklarının belirlenmesinde Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi kullanıldı. S. coagulans izolatlarının hiçbirinde fenotipik metisilin direnci tespit edilmedi. Bununla birlikte, izolatların birinde penisilin, kloramfenikol, tetrasiklin, doksisiklin, eritromisin, azitromisin ve klaritromisine karşı direnç belirlendi. Gentamisin ve klindamisine karşı ise izolatların biri duyarlı iken, diğerinin orta derece duyarlı olduğu tespit edildi. S. coagulans izolatlarının birindeki çoklu ilaç direnci (MDR) varlığı; Veteriner Hekimlikte S. coagulans kaynaklı infeksiyonların tedavisinde başarı sağlanabilmesi için antibiyotik seçiminin, antibiyotik duyarlılık testi sonuçlarına göre, doğru ve spesifik olarak yapılması gerektiğini gösterdi. Sonuç olarak, bu Tez çalışmasında elde edilen izolasyon oranları düşük olmakla birlikte, bu Tez; Türkiye'de otitis eksternalı köpeklerde S. coagulans varlığını moleküler düzeyde ortaya koyan ve MDR gösteren S. coagulans varlığını bildiren ilk çalışmadır. Bu bağlamda, bu Tez çalışmasında elde edilen verilerin ulusal ve uluslararası bilimsel literatüre katkı sağlaması beklenmektedir.

Hatice Sayan
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sığır mastitislerinden izole edilen staphylococcus aureus suşlarında metisilin, vankomisin direnci ve panton-valentine lökosidin varlığının araştırılması

Bu çalışmada, mastitisli ineklerden Staphylococcus aureus izolasyonu, izole edilen suşlarda mecA, vanA ve pvl genlerinin PZR ile araştırılması ve suşların veteriner sahada yaygın olarak kullanılan çeşitli antibiyotiklere karşı dirençliliğin belirlenmesi amaçlandı. Sunulan çalışmada, Afyonkarahisar ili merkez ve köylerindeki 40 farklı küçük (aile tipi) ölçekli işletmede 170 baş sağmal ineğe ait 602 meme lobu süt örneği kullanıldı. Her bir meme lobuna CMT uygulandı. CMT skorlaması sonrasında her bir meme lobundan aseptik koşullarda süt örnekleri toplandı. Çalışmada 602 meme lobu süt örneğinden toplam 23 (%3,8) S. aureus suşu ticari identifikasyon kiti kullanılarak identifiye edildi. Suşların hiçbirisinde mecA, vanA ve pvl genlerinin varlığına rastlanmadı. Tüm S. aureus suşlarının, veteriner sahada yaygın olarak kullanılan çeşitli antibiyotiklere fenotipik dirençlilikleri Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi kullanılarak araştırıldı. Suşlarda en yüksek direnç oranının penisilin G'ye (%52,2) karşı olduğu, bu oranı oksasilin (%21,7) eritromisin (%21,7) ve amoksisilin+klavulanik aside (%17,4) karşı direnç oranlarının izlediği belirlendi.

AntibiyotiklerLökositlerMastit+6
Müesser Yilmaz
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Afyonkarahisarda satışa sunulan kaymaklardan izole edilen Staphylococcus aureus suşlarında metisilin ve panton-valentine lökosidin genlerinin araştırılması

AFYONKARAHİSAR'DA SATIŞA SUNULAN KAYMAKLARDAN İZOLE EDİLEN Staphylococcus aureus SUŞLARINDA METİSİLİN VE PANTONVALENTINE LÖKOSİDİN GENLERİNİN ARAŞTIRILMASI Bu çalışmada, Afyonkarahisar'da üretilen ve satışa sunulan Afyon kaymaklarından izole edilen S. aureus suşlarında metisilin ve Panton-Valentine lökosidin genlerinin araştırılması amaçlandı. Bu amaçla, 2019-2020 yılları arasında Afyonkarahisar merkez, ilçe ve köylerindeki halk pazarlarında satılan toplam 110 adet kaymak örneği toplandı. Kaymaklardan S. aureus izolasyonu konvansiyonel kültür yöntemleri kullanılarak gerçekleştirildi. Örneklerden izole edilen S. aureus suşlarının doğrulaması PZR ile yapıldı. Ayrıca suşlarda mecA ve pvl genlerinin varlığı da PZR ile araştırıldı. Çalışmada 110 adet kaymak örneğinin 14'ünden standart kültür yöntemiyle S. aureus izole edilirken, bunlardan 13'ü (%11,8) PZR ile S. aureus olarak tiplendirildi. Toplam 13 S. aureus suşunun hiçbirinde mecA ve pvl genleri bulunamadı. Anahtar Kelimeler: Kaymak, Metisilin, mecA, Panton-Valentine Lökosidin, pvl, Staphylococcus aureus

AfyonkarahisarGenlerKaymak+4
Aliye Horasan Yakan
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Afyonkarahisar ve çevresinde yetiştirilen ticari tavuklarda Mycoplasma gallisepticum'a karşı oluşan serum antikor düzeylerinin lam aglutinasyon testi (LAT) ve EELISA ile karşılaştırması

Afyonkarahisar ve çevresinde ticari broiler, broiler damızlık ve ticari yumurtacı tavuk yetiştiriciliği yapılan çiftliklerden elde edilen serum örnekleri, Maycoplasma gallisepticum'a (MG) karşı oluşturdukları antikorlar yönünden, Lam Aglütinasyon Testi (LAT) ve Enzim - linked immunosorbent assay (ELISA) testleri ile tarandı. Bu amaçla toplam 28 farklı işletmeden elde edilen 450 adet serum örneği kullanıldı.Serolojik olarak yapılan bu tarama testlerinin sonucunda LAT ile 230 (%51.1)'u pozitif, 45 (%10)'i şüpheli ve 175 (%38.9)'i de negatif olarak değerlendirilirken, ELISA ile 102 (%22.6)'si pozitif, 68 (%15.1)'i şüpheli ve 280 (%62.3)'i de negatif olarak değerlendirildi.Sonuç olarak ;sürülerin M.gallisepticum yönünden izlenmesi ,diğer serolojik testlerin hem zaman alıcı hem de pahalı olması sebebiyle, öncelikle primer tarama testlerinden olan ve sahada sıklıkla kullanılan LAT'ın ELISA gibi daha duyarlı bir test ile teyit edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.Anahtar kelimeler: Mycoplasma, ELISA, Lam Aglutinasyon Testi

AfyonkarahisarAglütinasyon testleriAntikorlar+5
Adil Ekrem Harmandar
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Afyonkarahisar ilinde sığırlardan Pasteurella multocida izolasyonu, tiplendirilmesi, antibiyotik duyarlılığı ve bazı virülens genlerinin pzr ile belirlenmesi

Yapılan bu tez çalışmasında Afyonkarahisar ilinde sığırlardan P. multocida izolasyonu ve tiplendirilmesi amacıyla 650 örnek toplandı. Mezbahalardan 300 akciğer örneği, çiftliklerden 200 nazal sıvap (sağlıklı 170, hasta 30) ve 150 trakeal yıkantı (sağlıklı 130, hasta 20) örneği alındı.Sığırlardan alınan 650 örnekten izole edilen 48 (%7,4) P. multocida suşu fenotipik, serolojik ve PZR yöntemleri ile identifiye edildi. Kapsüler gruplar serolojik ve genotipik olarak belirlendi. Serolojik yöntemde, standart P. multocida suşu kullanılarak Yeni Zelanda ırkı tavşanlardan hiperimmun serumlar hazırlandı. Sığırlardan izole edilen 48 P. multocida suşu, hiperimmun serumlar kullanılarak Lam Aglütinasyon Testi ile 46 (%95,8)'sı Carter kapsüler serogrup A olarak tiplendirildi, 2 suş gruplandırılamadı. Genotipik yöntemde, izolatların tamamı KMT1 ve OMP genlerine spesifik olan primerler kullanılarak PZR ile P. multocida olarak doğrulandı. Kapsüler grubunun belirlenmesinde spesifik primerler kullanılarak yapılan PZR ile 48 suşun tamamı Carter kapsüler grup A (%100) olarak tiplendirildi.Yapılan çalışmada izole edilen 48 (%7,4) P. multocida suşunun antibiyotik duyarlılıkları belirlendi ve P. multocida suşlarının % 95,8 florfenikole , % 93,8 seftiofura, % 91,7 amoksisilin-klavulanik aside duyarlı olduğu gözlenirken, oksitetrasikline % 22,9 oranında, penisilin G ve eritromisine % 20,8 oranında dirençli olduğu saptandı.

Sığırlar
Selahattin Konak
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlıklı dişi köpeklerin genital kanalından aerobik bakteri izolasyonu üzerinde çalışmalar

Bu çalışmada, Gemlik Askeri Veteriner Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında bulunan değişik ırk, yaş ve siklus evresindeki 66 adet sağlıklı damızlık dişi köpeğin vaginasından alınan svablardan aerobik bakteri izolasyon ve identifikasyonu yapıldı.Örneklerin alınmasından sonra siklus dönemlerinin belirlenmesi için her bir köpeğe vaginal sitoloji uygulandı. Çeşitli ırklardan 66 adet köpeğin 62 (%93,94)'sinden 75 adet etken izole edildi. Bunların 20'si E.coli (%26,67), 20'si Staphylococcus spp. (%26,67), 12'si Salmonella spp. (%16.0), 5'i Candida spp. (%6,67), 5'i Micrococcus spp. (%6,67), 4'ü Streptococcus spp. (%5,33), 4'ü Acinetobacter spp. (%5,33), 3'ü Neisseria spp. (%4), 1'i Bacillus spp. (%1,33), 1'i S.aureus (%1,33) olarak izole ve identifiye edildi.

Vajina
Metin Çakmak
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Sığır solunum sistemi hastalığı kökenli pasteurella multocida izolatlarının aşı suşu olma potansiyeli yönünden karakterizasyonu

Sığır solunum sistemi hastalıkları sığır yetiştiriciliğinde önemli bir yere sahip olup, Pasteurella multocida klinik bulguların görüldüğü sığırlardan sıkça izole edilmektedir. Bu çalışma kapsamında mezbahalarda kesim aşamasında olan ve hastalık şüpheli sığırlardan alınan akciğer örneklerinden P multocida izolasyonu, karakterizasyonu ve aşı suşu olma potansiyellerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Çalışma kapsamında P. multocida izolasyonu için 410 adet sığırdan akciğer örnekleri alındı. P. multocida selektif izolasyonu için akciğer örneklerinden bakteriyolojik ekim yapıldı. P. multocida şüpheli olarak değerlendirilen bakterilerin genotipik identifikasyonları PCR ile gerçekleştirildi. P. multocida suşlarının kapsül antijenlerine göre tiplendirmesi ve patogenezde rol oynayan virülens faktörlerine ait genler PCR ile araştırıldı. P. multocida izolatlarının biyofilm oluşturma durumları in vitro olarak Kongo Kırmızılı Agar yöntemi ile belirlendi. İzolatların antibiyotik duyarlılıkları Kirby Bauer Disk Difüzyon Yöntemi ile araştırıldı. P. multocida izolatları RAPD-PCR ile genotiplendirildi. Akciğer örneklerinin 92 tanesinden Pasteurella selektif besi yerinde leylak renkli bakteri kolonisi belirlendi. PCR sonucunda 92 izolat P. multocida olarak identifiye edildi. Kapsüler tiplendirme ile 19 izolat serogrup A, 4 izolat serogrup B, 5 izolat serogrup D, 19 izolat serogrup E ve 1 izolat da serogrup F olarak belirlendi. İncelenen 92 adet izolatın 56, 72, 33, 65, 40, 45, 22, 28, 45, 47, 31, 0 ve 7'si sırasıyla fur, sodA, pmHAS, plpB, fimA, sodC, ompH, ompA, tonB, nanH, nanB, toxA ve oma87 için pozitif sonuç verdi. İncelenen izolatların 52'si biyofilm oluşturma özelliği yönünden pozitif olarak değerlendirildi. İzolatların 22, 33, 10, 33, 17 ve 70'i sırasıyla danofloksasin, tilmikosin, florfenikol, sefkuinom, gentamisin, ve tetrasikline dirençli bulundu. RAPD-PCR ile genotiplendirme sonucunda serogrup A, B, D ve E'ye dâhil olan izolatların sırasıyla %65-97, %54-91, %41-91 ve %41-92 oranında benzerlik gösterdikleri saptandı. Çalışma sonucunda her serogrup için birer adet olmak üzere serogrup A-F için sırasıyla 48, 29, 25, 52 ve 69 no'lu P. multocida izolatı potansiyel aşı suşu belirlendi. Seçilen aşı suşlarının mono- ve/veya multivalan olarak in vivo aşı denemelerinde kullanılmasının uygun olduğu kanaatine varıldı.

Bakteri aşılarıHayvancılıkMikrobiyoloji+6
Volkan Enes Ergüden
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Antibiyotiğe dirençli escherichia coli suşlarına spesifik litik bakteriyofaj izolasyonu ve litik spektrumlarının belirlenmesi

Escherichia coli, kanatlı hayvanlarda kolibasillozise neden olan patojen bir bakteridir. Kolibasillozis tedavisinde antibiyotikler yoğun şekilde kullanılmaktadır. Buna karşın, antibiyotiklerin fazla ve yanlış şekilde kullanılması neticesinde son zamanlarda E. coli suşlarının antibiyotiklere dirençli hale gelmesi kolibasillozisle mücadeleyi zorlaştırmakta ve önemli bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bakteriyofajlar, bakterileri enfekte eden virüsler olarak tanımlanmakta ve antibiyotiklere alternatif olarak düşünülmektedir. Bu çalışma kolibasillozis şüpheli etlik piliçlerden izole edilen çoklu antibiyotik dirençli E. coli suşlarına karşı litik etkili bakteriyofaj izolasyonu ve litik aktivitelerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada E. coli izolasyonu için 14 kolibasillozis şüpheli etlik piliç sekumları kullanılmıştır. Bakteriyofajların tespiti, 14 sekum içeriğinin birleştirilmesiyle oluşturulan karışımdan soft agar yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonunda 14 adet E. coli izolasyonu gerçekleştirilmiş olup seçilen 6 suşun antibiyotik direnç profilleri belirlenerek E. coli suşlarının en az 3 antibiyotiğe dirençli olduğu tespit edilmiştir. Suşların dirençli oldukları antibiyotikler sırasıyla linkomisin (%100), basitrasin (%100), amoksisilin (%83), siprofloksasin (%83), sülfametoksazol (%67), kolistin (%17) ve ampisilin (%17) olarak belirlenmiştir. Buna karşın, E. coli suşlarının tetrasiklin ve gentamisine duyarlı oldukları belirlenmiştir. Spot test yöntemiyle, çoklu antibiyotik dirençli 6 E. coli suşuna karşı 4 bakteriyofaj tespit edilmiş olup bunların 3 tanesi (BF1, BF2, BF4) saflaştırılmıştır. İzole edilen bakteriyofajların titreleri çoğaltma öncesi 1.41 x 106 ile 2.04 x 106 PFU/ml arasında bulunurken, çoğaltma sonrası 4.02 x 108 ile 4.36 x 1011 PFU/ml arasında tespit edilmiştir. Bakteriyofajların, çalışmada kullanılan konak bakterilerin haricinde, 9 klinik E. coli suşuna karşı litik spektrumları belirlenmiş olup BF1 fajının ve üç fajın karıştırılmasıyla oluşturulan faj kokteylinin litik spektrumu %22.2 bulunurken, BF2 ve BF4 fajları klinik suşlara litik etki göstermemiştir.

AntibiyotiklerBakteriyofajlarEscherichia coli+4
Bahar Güngör
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Neonatal septisemili buzağı kökenli escherichia coli izolatlarında enterotoksijenik virülens genlerinin belirlenmesi

Neonatal buzağı ishallerine neden olan önemli bakteriyel etkenlerden birisi Enterotoksijenik E. coli (ETEC)'dir. ETEC enfeksiyonlarının patogenezinde en önemli virülens faktörleri fimbrial adhezinler ve enterotoksinlerdir. Bu çalışma neonatal septisemili buzağılardan E. coli izolasyonu, fenotipik ve genotipik karakterizasyonu, izolatlardaki antibiyotik direnç patternlerinin tespiti, sık görülen serotip ve virulens faktörlerinin tespiti amacıyla yapıldı. Bu amaçla neonatal septisemili buzağılardan izole edilen ve fenotipik olarak Escherichia coli oldukları bilinen izolatların genotipik doğrulanması PCR ile araştırıldı. Doğrulanan izolatlarda septisemili buzağılarda O101, O9, O26, O145, O111 serotip genleri, F17, F5, F41, Stabil Toksin, Labil Toksin, EAST1 virülens genleri ve 8 farklı antibiyotiğe ait direnç genleri PCR ile incelendi. İzolatların 8 farklı antibiyotiğe dirençlilik/duyarlılık durumları Kirby-Bauer standart disk difüzyon testi kullanılarak belirlendi. Çalışma sonucunda incelenen 200 dışkı örneğinden 95 (%47,5) E. coli izole ve identifiye edildi. Fenotipik antibiyotik direnç analizine göre izolatlar %94,7 streptomisine, %93,7 tetrasikline, %89,5 ampisiline, %87,4 trimetoprim-sulfametoksazole, %87,4 kloromfenikole, %74,7 enrofloksasine, %62,1 gentamisine ve %24,2 sefalotine karşı dirençli bulundu. Öte yandan izolatların %88,4'ünde tet(B), %74,7'sinde sul3, %67,4'ünde sul1, %61'inde cmlA, %56,8'inde qnr(B), %54,7'sinde tet(A), %53,7'sinde sul2, %38,9'unda CITM, %36,8'inde aadA1, %28,4'ünde cat1, %26,3'ünde qnr(S), %12,6'sında aac[3]-IV, %5,3'ünde tet(C) ve %1,05'inde qnr(A) genleri belirlendi. İzolatların hiçbirinde blaSHV geni tespit edilemedi. Serogenotiplendirme sonucunda izolatlar O101, O26 ve O145 serotip geni varlığına göre sırasıyla %33,7, %6,3 ve %2,1 oranında pozitif bulundu. Hiçbir izolatta O111 ve O9 serotipi saptanamadı. Virülens genlerinin belirlenmesi amacıyla yapılan PCR çalışmaları sonucunda; %23,2 izolatın East1, %22,1 izolatın F5, %20 izolatın STa, 17 izolatın %17,9 F41 ve %3,2 izolatında LT genine sahip olduğu tespit edildi. Böylece örneklemenin yapıldığı bölgede neonatal septisemili buzağılarda ETEC varlığı, yaygınlığı, izolatların patotip/virotip dağılımı belirlenerek bu virulens faktörlerinin hastalıkla ilişkisi otaya konuldu ve hastalığın tedavisinde kullanılabilecek en uygun antibiyotik seçeneği belirlendi. Çalışma kapsamında elde edilen verilerin daha sonra yerli ve milli aşı çalışmalarına katkı sağlayabileceği kanısına varıldı.

Antibiyotik dirençliliğiBuzağılarEnterotoksinler+5
Serhan Akgöz
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Broyler'lerde clostridium perfringens izolatlarının moleküler tiplendirme ile prevalansının ve önemli virülens özelliklerin araştırılması ve antibiyotik duyarlılıklarının tespiti

Antibiyotik büyütme faktörlerinin yasaklanmasından sonra, hem Clostridium perfringens'in neden olduğu hastalıkların ortaya çıkması hem de çoklu dirençli patojenlerin görülme sıklığının artmış olması hastalığın takibini ve bu amaçla araştırmaların yapılması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle bu çalışmada, broyler'lerde C. perfringens'in sağlık ve hastalık olgularının takibi ve C. perfringens izolatlarının tanımlanarak virülens potansiyelinin araştırılması, prevalansın ve antimikrobiyal direnç durumunun ortaya konulması amaçlandı. Araştırmada, 60 (%26.9) C. perfringens suşu PZR ile tanımlandı. Suşların toksinotiplendirmesinde sadece cpa geni tespit edilerek tüm suşlar tip A olarak belirlendi. 60 Tip A suşu içerisinde, 13 suşun tpeL, 12 suşun cpe, 3'ünün ise cpb2 geni taşıdığı saptandı. C. perfringens için kullanılan antibiyotiklerin antibiyogram sonuçlarının yorumlanmasında henüz uluslararası kabul gören bir değerlendirme kriteri oluşturulamamıştır. Bu sebeple disk difüzyon test sonuçları penisilin G inhibisyon zonu referans alınarak, MİK sonuçları ise EUCAST, CLSI ve her iki kılavuzda yer almayan ancak araştırmacılar tarafından önerilen sınır değerler ve yorumlama kriterlerine göre değerlendirildi. Disk difüzyon testinde, penisiline dirençli 2 suş bulundu ve değerlendirilmeye alınmadı. Suşların tümü aminoglikozidlere, %77.6'sı linkomisine, %55.2'si eritromisine, %53.4'ü norfloksasine, %48.3'ü tetrasikline dirençli bulundu. Suşların %74.1 (43/58)'inde çoklu antibiyotik direnci belirlendi. Penisiline dirençli suşlar dahil olmak üzere 22 suşun agar dilüsyon MİK test sonuçları en yaygın kullanılan 7 antibiyotik için değerlendirildi. MİK sonuçlarına göre suşların tümü gentamisine, %68.2'si linkomisine, %45.5'i eritromisine, %40.9'u tetrasikline, %36.4'ü enrofloksasine, %9.1'i penisiline, % 4.5'i ampisiline dirençli bulundu. Agar dilüsyon yöntemine göre bu suşların % 55(11/20)'inin disk difüzyon yöntemine göre %75(15/20)'inin çoklu antibiyotik direncine sahip olduğu belirlendi. Bu araştırmada sadece tip A kaynaklı suşlar izole edilerek tpeL, cpe ve cpb2 virülens genleri tespit edildi. Bu durum sağlıklı piliç mikroflorasına ait bilgiler ile uyuşmaktadır. Bununla birlikte, çoklu antibiyotik dirençlilik sonuçları, C. perfringens antibiyotik direnç gelişiminin izlenmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır.

AntibiyotiklerClostridium perfringensEtlik piliç+7
Evrim Genç
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Kedi ve köpek kökenli Klebsiella pneumoniae suşlarının virülens genlerinin ve antibiyotik direnç profilinin belirlenmesi

Klebsiella pneumoniae, a multidrug-resistant pathogen, poses a significant threat in both human and animal infections. Its pathogenicity arises from various virulence factors and antibiotic resistance, leading to treatment challenges and failure. The emergence of hypervirulent K. pneumoniae strains (hvKP) in recent years, particularly affecting immunocompromised patients, heightens health risks. Virulence of hvKP is attributed to increased capsular or extracapsular polysaccharide production compared to classical K. pneumoniae (cKp), along with iron acquisition system. Key genes linked to hypermucoviscosity, including siderophore-encoding genes (e.g., enterobactin) and capsular polysaccharide regulatory genes (rmpA and rmpA2), contribute to the enhanced virulence of hvKP. Strains of hvKP possess virulence factors such as rmpA, entB, fimH, and mrkD, promoting biofilm formation and binding to the extracellular matrix. This study aimed to explore the antibiotic resistance profile and key virulence genes (magA, fimH, rpmA, mrkD, and entB) in K. pneumoniae isolates from dogs and cats in Samsun. Among 32 isolates tested for hvKP using the "string" test, only one isolate showed positive results. Antibiotic susceptibility testing revealed resistance rates, to amoxicillin+clavulanic acid 53.1%, imipenem 3.1%, ampicillin 62.5%, penicillin 43.7%, cefoperazone 12.5%, gentamicin 40.6%, amikacin 9.3%, ciprofloxacin 40.6%, enrofloxacin 37.5%, nitrofurantoin 65.6%, trimethoprim+sulfamethoxazole 37.5%, oxytetracycline 46.8%, cefquinome 34.3% and chloramphenicol 28.1%, cefquinoma, 25% cefepime and 43.75% to cefoxitin. Notably, all isolates remained susceptible to meropenem, while 62.5% exhibited a multidrug resistance profile. PCR analysis of virulence genes showed the absence of rpmA in all isolates, while magA, fimH, entB and mrkD genes were detected in 4, 9, 5, 5 and 15 isolates, respectively. The string test-positive isolate was identified to possess only the mrkD gene. In conclusion, this study indicates a low probability of hypervirulent phenotype among K. pneumoniae strains from cats and dogs. However, further investigation into genes associated with this phenotype and their correlation with antibiotic resistance profiles is warranted.

Anwar Omer Elfaroug Elhassan Ahmed Anwar Omer Elfaroug Elhassan Ahmed
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mastitisli sığır sütlerinden izole edilen enterococcus faecium suşlarının ürettiği bazı bakteriyosinlerin tanısı

Bu çalışmada da mastitisli sığır sütlerinden izole edilen Enterococcus faecium suşlarının en önemli bakteriyosin genleri olan enterosin A, enterosin B ve enterosin P'yi taşıma potansiyellerinin polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) ile belirlenmesi amaçlandı. Çalışma materyalini 620 mastitisli sığırdan alınan süt örnekleri oluşturdu. Enterokok izolasyonu selektif besiyerinde klasik yöntemler kullanılarak gerçekleştirildi. Cins ve tür düzeyinde identifikasyon ile enterosin yapısal gen varlıklarını belirlemek için moleküler yöntemler kullanıldı. İzolasyon çalışmaları sonucunda 96 enterokok şüpheli suş elde edildi. Bunlardan E. faecium suşlarını belirlemek için spesifik primer çifti kullanılarak gerçekleştirilen PZR sonrasında izolatların %13,5'unun E. faecium olduğu belirlendi. Bakteriyosin yapısal genlerinden entA ve entB genleri izolatların %30,8 'inde belirlenirken; entP geni %7,7 oranında bulunuyordu. Sonuçlar bakteriyosin yapısal gen kombinasyonları yönünden değerlendirildiğinde ise iki gen kombinasyonu mevcuttu: Bunlardan birincisi %23,0 oranında entA+entB gen kombinasyou ikincisi ise %7,7 oranında entA+entB+entP genlerinin birlikte görüldüğü kombinasyondu. Sonuç olarak bu çalışma, mastitisli sığır sütlerinden izole edilen E. faecium suşlarının yüksek patojenite potansiyeline sahip oldukları, bu suşların hayvansal kaynaklardan insanlara bulaşma ve bulaştıklarında ise infeksiyon oluşturabilme potansiyellerinin olduğunu gösterdi. Gelecekte mastitisli sığır sütlerinden izole edilen diğer enterokoklarda bu genlerinin dağılımının bilinmesi ve bu bakteriyosinlerin endüstriyel potansiyellerinin değerlendirilmesi için daha fazla çalışma yapılması gerektiği düşünülmektedir

BakteriyosinlerEnterococcusEnterococcus faecium+4
Yeter Delibaş
Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Aydın ilinde bulunan sığır çiftliklerinde streptococcus uberis kökenli mastitislerin ve virulans genlerinin multiplex polimeraz zincir reaksiyonu (MPCR) ile belirlenmesi

Bu çalışmada, Adnan Menderes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı'na getirilen toplam 200 adet süt örneği Streptococcus uberisyönünden incelendi. İzole edilen etkenlerin tür düzeyinde virulans ilişkili gen dağılımının belirlenmesi amacıyla multipleks PCR metodu uygulandı. İncelenen 200 süt örneğinin 35 (%17.5)'inden Streptococcus uberis izolasyonu gerçekleştirildi. Polimeraz zincir reaksiyonu ile konvansiyonel olarak identifiye edilen S. uberis suşları incelendiğinde toplam 35 adet izolatın tamamında (% 100) 1400 bp fragment aralığında16S rRNAgeni tespit edilmiştir. Virulans genleri tek olarak incelendiğinde, 32 (% 91) suştan hasB, 32 (% 91) suştan gapC, 32 (% 91) suştan skc, 30 (% 86) suştan cfu, 30 (% 86) suştan hasC, 30 (% 86) suştan hasA, 29 (% 83) suştan sua, 28 (% 80) suştan oppF, 25 (% 71) pauA, 9 (% 26) suştan Ibp geni identifiye edilmiştir. pauB genine ise rastlanmamıştır. Sonuç olarak mastitis vakalarından izole edilen S. uberis etkenlerinin virulans genlerinin dağılımı incelendiğinde etkenin patojenitesi açısından kapsül formasyonunu eksprese eden genlerin önemli role sahip olduğu ortaya konulmuştur, ayrıca serin proteaz enzimi sentezinde görevli olan genlerin de dikkate değer oranda dağılım gösterdiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Streptococcus uberis, mastitis, virulans genleri, mPCR

AydınElektroforezGenler+6
Erdem Çiçek
Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Staphylococcus aureus suşlarında Panton-Valentine Lökosidin (PVL) genlerinin araştırılması

Bu çalışmada, insan ve sığır orjinli metisilin dirençli Staphylococcus aureus (MRSA) suşlarında Panton Valentine lökosidin (PVL) genlerinin varlığının Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PCR) ile belirlenmesi, bu izolatların stafilokokal kaset kromozom mec (SCCmec tipi) ve Staphylococcal Protein A (spa) analizlerinin yapılması amaçlanmıştır. Çalışmada subklinik mastitisli olarak belirlenen 208 inekten 484 süt örneği ile 56 inek ve 34 insandan alınan toplam 90 nazal sıvap örnekleri materyal olarak kullanıldı. Fenotipik olarak metisilin dirençli olarak belirlenen 18 MRSA izolatı, genotipik olarak metisilin direnç (mec) ve S. aureus spesifik thermonuclease (TNase) (nuc) genlerinin incelenmesi ile genotipik olarak MRSA oldukları doğrulandı. İzolatlarda PVL genlerinin varlığı, multipleks PCR ile spesifik primerler kullanılarak gerçekleştirildi. Çalışmada Türkiye'de ilk kez sığır süt orjinli bir izolatın PVL geni pozitif olduğu belirlendi. Bu izolatın SCCmec tipinin SCCmec Tip IV ve spa tipinin t044 olduğu tespit edildi. Hayvanlarda, PVL pozitif MRSA suşlarının neden oldukları infeksiyonların Türkiye'deki durumunun açıklığa kavuşturulabilmesi için, bu konuda daha geniş kapsamlı epidemiyolojik çalışmaların yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

FenotipGenlerGenotip+6
Şebnur Hazımoğlu
Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Köpeklerin idrar örneklerinden Klebsiella pneumoniae identifikasyonu ve antibiyotik duyarlılıkları

Araştırmamızda İzmir ili ve çevresindeki üriner sistem hastalığına yakalanmış 200 adet sahipli köpekten idrar örnekleri alınmış ve bu örneklerden bakteriyel etkenlerin izolasyon ve identifikasyonları yapılmış, etkenlerin antibiyotik duyarlılıkları belirlenmiştir.Araştırma sonucu izole edilen mikroorganizmalar Klebsiella pneumonia (% 11.5), Staphylococcus aureus (% 10.5), Corynebacterium spp. (% 7.5), Koagulaz Negatif Stafilokok'lar (% 5.5), Streptococcus spp. (% 7), Enterococcus spp. (% 2) Escherichia coli(% 1.5) Proteus vulgaris (% 1.5) Bacillus spp. (% 1), Pasteurella ureae (% 1), Candida albicans (% 1), Pasteurella pneumonia (% 0.5), Plesiomonas shigelloides (% 0.5), Neisseria spp. (% 0.5), Flavobacterium spp. (% 0.5) olarak belirlenmiştir. 96 adet idrar örneğinde (% 48) bakteriyolojik üreme tespit edilememiştir.Araştırmada incelenen Klebsiella pneumonia izolatları Gentamisin'e % 52.2 oranında duyarlı bulunurken, Sulbaktam-Ampisilin'e % 87 oranında, Kloramfenikol'e ise % 52.2 oranında direnç geliştiği tespit edilmiştir.

AntibiyotiklerKimliklendirmeKlebsiella pneumoniae+5
Andaç Uzer Gülen
Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Aydın ili mezbahalarında E. coli O157: H77 ve Listeria monocytogenes varlığının araştırılması

Escherichia coli O157:H7 ve Listeria monocytogenes halk sağlığı için önem taşıyan gıda kaynaklı patojen mikroorganizmalardır. Bu çalışmanın amacı, Aydın ilindeki sığır mezbahalarındaki kontrol noktalarında ve bu mezbahalarda kesilen sığırların karkaslarında E. coli O157:H7 ve L. monocytogenes mikroorganizmalarının varlığını araştırmak olmuştur. Bu çalışma için üç mezbahadaki çevreden, kesim araç ve gereçlerinden ve kesim çalışanlarından 15 günlük dönemlerde 4 kez olmak üzere toplam 348 svap örneği alınmıştır. Alınan örnekler E. coli O157:H7 ve L. monocytogenes varlığı yönünden laboratuarda izolasyon ve identifikasyon işlemlerine tabi tutulmuştur.Bu çalışma sonucunda, Aydın ili mezbahalarından alınan çevre örneklerinde ilk kez E. coli O157:H7 (% 4.9) ve L. monocytogenes (% 3.7) izole edilmiştir. Sığır karkas yüzey örneklerinde E. coli O157:H7 veya L. monocytogenes tespit edilememiştir. Mezbahaların hayvan kabul yerleri, kesimhaneleri, kesim çalışanlarının elleri, karkas asma kancaları ve et taşıma vagonları dahil kesim araç ve gereçleri ve soğuk hava depolarından alınan örneklerdeki E. coli O157:H7 prevalanları sırasıyla % 41.67, 6.25, 5.50, 0.64 ve 0 olarak belirlenirken L. monocytogenes prevalansları yine sırasıyla % 33.34, 6.25, 1.28, 0 ve 0 olarak bulunmuştur.Bu çalışma sonuçları, Aydın ili mezbahalarında E. coli O157:H7 ve L. monocytogenes bakterilerinin bulunduğuna ve her iki patojen prevalanslarının mezbahaların hayvan kabul yerinden sığır karkaslarının sevkine kadar olan kesim sürecinde tedrici olarak azalarak sıfır düzeyine düştüğüne işaret etmektedir.

AydınBesin kirlenmesiEscherichia coli+4
Cemalettin Yeşilyurt
Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2010
00