Afyon Kocatepe University
Discipline

Accounting and Finance

Afyon Kocatepe University

20

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

20 Theses
Master'sOpen AccessTR

Entegre raporlama ilkeleri çerçevesinde Türkiye ve Dünya örnekleriyle bir inceleme

Günümüzde bilgiye erişimin teknolojik gelişmelerle birlikte kolaylaşması bilgiye olan talebi de giderek arttırmaktadır. Kuruluşların paydaşları ile iletişim araçlarından olan kurumsal raporlamalardaki kapsam da değişen bu duruma ayak uyduracak şekilde, mevcut raporlara gelen yeni düzenlemeler ve de yeni tür raporlama çeşitleriyle gün geçtikçe genişlemektedir. Tüm paydaşların karar alma ve görüş edinme süreçlerinde finansal bilgiler artık tek başına yeterli değildir. Günümüzde sadece mevcut finansal durum ve ilgili dönemin finansal performansı değil, gelecekte yaratılabilecek olası değerlerin tahmin edilmesi ve paydaşlara iletilmesi de bir gerekliliktir. Gelecekte yaratılacak bu değer ile ilgili kişiler, finansal veriler ile finansal olmayan verilerin birleştirilmesi sonucunda oluşacak kriterlere göre karar verme eğilimindedirler. Bu eğilim, bir kuruluşun stratejisi, kurumsal yönetim ve finansal performansı ile sosyal, çevresel ve ekonomik çevresi arasındaki ilişkiyi gösteren, kuruluşun değer yaratmak için neler yapılabileceğinin anlaşılabilir ve sade bir biçimde sunulmasını amaç eden entegre raporları doğurmuştur. Bu tezde, Türkiye ve Dünya'da entegre raporlama yapan şirketlerin söz konusu raporlarının, bulunduğu ülke ve sektörleri düzeyindeki belirleyicileri ışığında incelenip, tespitlerden faydalanılarak entegre raporların standartlaşamaması eleştirileri Entegre Raporlama Çerçevesi özelinde sorgulanacaktır. Bu inceleme sonucunda da, ülkelerarası karşılaştırılabilir ve şirket düzeyindeki belirleyiciler fark etmeksizin kullanılabilir bir raporlamada, entegre düşüncenin özüne uygun en iyi uygulama örnekleri sunulacaktır. Tüm bu tartışmaların ve araştırmaların odak noktası, kuruluşların paydaşlarına, kendi ihtiyaçlarına uygun, etkin ve kaliteli bir entegre rapor sunma çabalarında hangi hususlarda ne gibi farklılaşma yarattıklarının; diğer taraftan ise hangi hususlarda standartlaşıp benzer uygulamalara gidildiğinin ortaya çıkarılması olacaktır.

Birlikte değer yaratmaDeğer yaratan faaliyetlerEntegre raporlama+3
Göktuğ Susmaz
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal açıklama üzerinde kültürün etkisi: UFRS öncesi ve sonrası

Uluslararası muhasebe uygulamalarında uyumlaştırma ve yakınsama çalışmaları, 1Ocak 2005 tarihinden itibaren Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının(UFRS) Avrupa Birliği üyeleri ve diğer bazı ülkeler tarafından kullanılacak olması ileönemli bir aşama kaydetmiştir. Muhasebede yakınsamanın temel amacı, dünyaüzerinde karşılaştırılabilir finansal tablo düzenlenmesini sağlamaktır. Ulusalmuhasebe uygulamalarının ise sosyal, politik, ekonomik ve kültürel değerlerdenetkilendiği geçmiş araştırmalarda ortaya konulmuştur. Bu tez çalışmasında UFRSkullanılarak hazırlanan finansal tablolarda yer alan finansal açıklamalar üzerindekültürel değerlerin etkilerinin 2005 tarihinden sonra ortadan kalkıp kalkmadığıincelenmiştir. Bu amaçla, yedi ülkeden seçilmiş şirketlerin 2004, 2005 ve 2006finansal tabloları incelenerek finansal açıklama endeksi oluşturulmuştur. Finansalaçıklama endeksi ve kültür değerleri üzerinde yapılan regresyon analizleri sonuçlarınagöre, kültür değerleri 2004 yılında ve UFRS uygulanılmaya başlanan 2005 ve 2006yıllarında da finansal açıklama üzerinde önemli etkiye sahiptir. Analizler, örneklemdeyer alan şirketlerin hukuk sistemleri ayrıştırılarak yinelendiğinde, İçtihat Hukukusisteminde yer alan şirketlerde kültür değerlerinin finansal açıklama üzerindekietkisinin UFRS kullanılarak finansal tablo hazırlanmasından sonra ortadan kalktığıbelirlenmiştir. Roma Hukuku sisteminde yer alan şirketlerde ise kültür değerlerininetkileri devam etmektedir. Ancak, 2004, 2005 ve 2006 yılı finansal tablolarında yeralan açıklamalara bakıldığında UFRS uygulaması ile birlikte, açıklama düzeyinin tümülkelerde arttığı da gözlenmiştir. Dolayısıyla UFRS uygulamasının muhasebedeyakınsamada tümüyle başarısız olduğunu söylemek doğru değildir. Ancak, ülkelerarasında yer alan kültürel farkların finansal açıklamaya olan etkisi tek bir muhasebestandart seti kullanılarak tamamen ortadan kaldırılamamıştır.

KültürUluslararası Finansal Raporlama StandartlarıYakınsaklık
Nazlı Akman
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Uluslararası denetim ve güvence standartları çerçevesinde geleceğin denetimi

Bu çalışma, Uluslararası Denetim ve Güvence Standartları başlığı altında yer alan ISAE 3400 Geleceğe Yönelik Finansal Bilgilerin İncelenmesi Standardı çerçevesinde bu bilgilerin sınıflandırılması, hazırlanması, raporlanması ve incelenmesi sürecini araştırmaktadır. Çalışmada, çeşitli ülkelerin standartlara yakınsama çalışmaları doğrultusunda düzenledikleri mevzuat ve tartışma raporları incelenerek, işletme yönetimi ve meslek mensuplarının bu süreçteki rol ve sorumluluklarını belirlemek amaçlanmaktadır. Buna göre, meslek mensuplarının bu çerçevedeki rolü ile ilgili çeşitli konulardaki tartışmaların süregeldiği tespit edilmiş ve geleceğe yönelik finansal bilgilerin doğal yapısı gereği daha detaylı tanımlamalar içeren kılavuzların geliştirildiği gözlenmiştir. Bundan hareketle, Türkiye'de genel olarak geleceğe yönelik finansal bilgilerin incelenmesi konusuna meslek mensuplarının yaklaşımlarını ve ileriye yönelik beklentilerini araştırmak amacıyla uygulanan anket çalışması ile mevcut durumunun tespiti yapılmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre, meslek mensupları geleceğe yönelik finansal tabloların bağımsız denetim sürecine tabi olması gerektiğini ve böylece kullanıcılara verilen güvence seviyesinin belli düzeyde artacağını öngörmüşlerdir. Buna ek olarak, bu standardın uygulama sürecinde ülkemizde karşılaşılabilecek en büyük zorluk, işletme yönetimlerinin konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması, risk ve belirsizliklerin bu süreçte güçlükle yönetilmesidir. Çalışmanın önemli sonuçlarından bir diğeri ise meslek mensuplarının geleceğe yönelik finansal bilgilerin tümünün finansal tablolarda bir bütün olarak yer almasından yana olmalarıdır. Anahtar Kelimeler: Güvence Standartları, Geleceğe Yönelik Finansal Bilgi, ISAE 3400

Özgecan Özer Tamer
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Bankacılıkta yeni nesil finansal ürünlerin muhasebeleştirilmesine ilişkin dünya ve Türkiye uygulamalarının incelenmesi ve Türkiye için uygulama önerisi

Günümüzde türev ürünler hem riskten korunma aracı olarak hem de spekülatif amaçlı işlem görmektedir. İlk olarak tezgahüstü piyasalarda işlem görmeye başlayan forward türündeki sözleşmeler, organize vadeli piyasaların oluşmasıyla gelişim göstererek futures, opsiyon ve swap türünde vadeli sözleşmelerin de ortaya çıkmasına neden olmuştur. Piyasaların küreselleşmesi, teknolojik gelişmeler, risk unsurlarının artması bu ürünlerin kullanımını yaygınlaştırmıştır. Son yıllarda ise klasik türev ürünlerin yanında yeni nesil türev ürünler ve diğer finansal araçlar yaygınlaşmaya başlamıştır. Bankacılık sektörü ise türev ürünler ve yeni nesil finansal araçları en çok kullanan sektörler olarak gelişmelere en duyarlı sektördür. Bu çerçevede bankacılık sektörü için, türev ürünler ve yeni nesil finansal araçların kullanımının artması, bu ürünlerin muhasebeleştirilmesine ilişkin problemleri de beraberinde getirmiştir. UMS ve UFRS'ler çerçevesinde dünyada ve ülkemizde türev ürünlere yönelik standartlar belirlenmiştir. Buna karşılık yeni nesil finansal ürünler için düzenlemelerin muhasebeye uygulanmasına yönelik özellikle ülkemizde net bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada, öncelikle türev ürünlerle birlikte yeni nesil türev ürünler tanıtılmaktadır. Daha sonra özellikle türev ürünleri kapsayan uluslararası, başlıca ülkeler ve ülkemizdeki muhasebe düzenlemeleri anlatılmaktadır. Düzenlemeler çerçevesinde bankalarda türev ürün muhasebeleştirme örneklerinin verilmesinin ardından, son bölümde yeni nesil finansal araçların banka muhasebe düzenindeki yeri ve muhasebeleştirilmelerine yönelik öneriler sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Yeni Nesil Finansal Ürünler, Türev Ürünler, Türev Ürünlerin ve Yeni Nesil Finansal Ürünlerin Muhasebeleştirilmesi

Bankacılık sektörüBankalarFinansal ürünler+6
Mehmet Oğuz Köksal
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Mermer sektöründe üretim kayıplarının maliyetlere etkisi: Van ilinde bir uygulama

Mermer sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, doğal bir hammaddeye bağımlı olarak faaliyetlerini gerçekleştirmektedir. Bu sebeple üretim yapısı oldukça karmaşık ve sektöre has birtakım zorlukları bulunmaktadır. Karmaşıklığın büyük bir kısmı, ayrı safhalarda gerçekleşen üretim sırasında ortaya çıkan firelerden oluşmaktadır. İstenilen mermer ürününün elde edilmesi için tercih edilen kesim biçimi ya da ebatlanması durumu, fire miktarını önemli ölçüde etkilemektedir. Mermer sektöründe üretim, birbirini izleyen safhalarda gerçekleştiği için kullanılan sistem "safha maliyet sistemi"dir. Bu çalışmada amaç, mermer sektöründe faaliyet gösteren işletmenin üretimi sırasında ortaya çıkan fire miktarlarını, safha maliyet sisteminde ele almaktır. Ayrıca araştırma kapsamına üretim sırasındaki süreçte bozuk, kusurlu veya artık olarak ortaya çıkan, tam fire olarak ifade edilmeyip belirli aşamalardan geçerek mamul hale gelebilen durumlar da girmektedir. Bu durumlarda ilave maliyetlere katlanılması söz konusu olmuştur. Araştırma, Van ilinde faaliyet gösteren bir mermer işletmesinden alınan verilerle gerçekleştirilen çalışma olmasına rağmen, blok mermerde her bir safhada ortaya çıkan fire oranları verileri için Afyon Ticaret Odası verileri baz alınmıştır. Bunun nedeni, Van Ticaret Odası'nın ve dolayısıyla Van ilindeki mermer işletmesinin her bir safhada oluşan fire oranlarına ilişkin verilerinin, gerekli hesaplamaları yapmak için yetersiz olmasıdır. Ayrıca Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki diğer Ticaret Odası verilerinin de yeterince ayrıntılı olmadığı görülmüştür. Uygulama yapılan işletme verileri üzerinde baz alınan fire oranları ile üç ayrı safhadaki firelerin belirlenmesi, maliyetlerin hesaplanması ve işlemlerin muhasebeleştirilmesi amaçlanmıştır.

FireMaliyetMaliyet hesabı+6
Batuhan Karabay
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansman problemlerinin çözümünde sermaye piyasası düzenlemeleri

ABSTRACT This study aims to present some alternative solutions for the problem of finance that emerges as the main problem in Small and Medium Scale Enterprises. As an alternative solution, the possibility of providing funds through capital market for such enterprises is also examined, tn the framework of such data some recommandations are expressed for the unadequacy of present capital market and improvements for it. After the emphasis on the economical importance of Small and Medium Scale Enterprises the advisible reforms in capital market for the solutions of such financial problems are also mentioned.

Finansal sorunlarKOBİSermaye piyasası
Tuğrul Kandemir
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansal sorunları ve bir çözüm yöntemi olarak risk sermayesi modeli

The main problems that threaten small and medium scale firms are largely financial ones. During 1950s, due to the inadequate support provided by traditional financial techniques to small and medium scale firms, venture capital system has emerged in USA. Since the 1980s, it has gained popularity among the Europen countries. Venture Capital is in fact a system of collectivity. This system brings together young enterpreneors who have prespective and promising projects and ideas in their minds, and venture capitalists who would finance these projects. Throughout our survey, we will deal with the financial problems of small and medium scale firms and the current situation of the venture capital both in Turkey and abroad.

Finansal sorunlarFinansman teknikleriKOBİ+1
Yılmaz Akyüz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00
DoctorateOpen AccessTR

Kredi risk yönetim aracı olarak KOBİ kredileri için alternatif kredi skorlama model önerisi ve uygulama

Bankalar açısından en önemli amaç, risk yönetimi ilkelerine uygun hareket ederek kaynak hareketlerinden doğan karı en fazlalaştırmaktır. Kredi riski, bankalar ve finansal kuruluşların karşılaştıkları başlıca risklerden biridir. Yeni Basel-II Uzlaşısıyla birlikte, bankalar ve finansal kuruluşlar iç derecelendirmeye dayanan yaklaşımla risk yönetimi yöntemlerini geliştirme olanağına sahiptirler. Bankacılık sektöründe kredi süreci düşünüldüğünde, kredi fiyatlaması, risk bazlı kredi kararı ve teminatlandırma açısından en önemli yenilikçi yaklaşımlardan birisi kredi skorlama yaklaşımıdır. Kredi skorlama yaklaşımının kurulumu ve kullanımı, kredi operasyonlarında kolay ve hızlı karar almayı kolaylaştırdığı için hızla artış göstermektedir. Diğer taraftan, kredi skorlama yaklaşımı konusunda hangi yaklaşımın en iyi yaklaşım olduğu konusunda ortak bir fikir birliği söz konusu değildir.Bu tez çalışmasının amacı, risk değerlendirmesinin büyük ölçekli işletmelere göre daha zor olduğu KOBİ'ler için alternatif bir model öngörüsünde bulunmaktır.

Basel kriterleriKOBİKredi derecelendirme+7
Faruk Cengiz Tekindağ
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun yerel yönetimlere getirdiği yenilikler

Günümüzde dünyada ve Türkiye'de sanayileşme ve yeni teknolojiler üretme bağlamında özel sektörde hızlı gelişmeler vukuu bulurken bu büyüme ve gelişmeler karşısında Kamu kesimi büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Bu sıkıntılar karşısında Dünya genelinde gelişmiş ülkelerin mali yönetimlerini bir reform sürecine tabi tuttuğu görülmektedir. Dünya genelindeki bu gelişmeler neticesinde, ülkemizde de dünya uygulamalarına ayak uydurabilecek bir mali yönetim reformu yapılması gereği zorunlu hale gelmiştir. Bu bağlamda kamu kaynaklarının daha iyi ve rasyonel kullanımı konusu ön plana çıkarılarak bunların daha etkin, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanılması amacıyla kamu maliyesi alanında birçok reformlar yapılmıştır.Bu reformların en önemlisi ?5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu?nun çıkartılıp yasalaştırılması olarak gösterilebilir. Çıkarılan bu kanun sayesinde kamu kaynakları daha etkin ve verimli kullanılabilecekken, hesap verebilirlik ve mali saydamlık sağlanabilecektir. Bununla birlikte Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım sürecinde de müstakil bir başlık altında ele alınan kamu mali kontrol sistemi, tarama sürecinde ve katılım müzakerelerinde bir kilometre taşı olmaktadır.Bu çalışmamızda, çıkarılan 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun Türk Bütçe Sistemi'ne getirdiği yenilikler ve Türk Mali Sistemi'ne olası etkileri yerel yönetimler perspektifinden incelenmiş, bu konuda öne çıkan sorunlar tartışılmıştır. Bununla birlikte kanunun BUSKİ'de nasıl uygulandığı ekler kısmında verilerek kanunun daha iyi anlaşılabilmesi amaçlanmıştır.Çıkarılan 5018 Sayılı Kanun ile aynı işlevi gören 1050 sayılı eski kanun arasında yapılan karşılaştırmalar neticesinde, yeni kanunla birlikte kamu sektöründe şeffaflık kavramının bütünüyle sağlandığı, iyi işleyen bir hesap verme mekanizmasının kamuda yer bulduğu, bütçe bütünlüğünün sağlandığı ve bütçelemeden önce yapılan stratejik planlar sayesinde kaynak-hizmet ve maliyet-fayda analizleri yapılarak gereksiz harcamaların önüne geçilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir.

Yerel yönetimler
Ömer Furkan Banaz
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessEN

Finansal teknoloji uygulamalarının bankacılık kredi riskleri üzerindeki etkisi: 2018-2023 dönemi için Irak finansal sektöründen ampirik kanıtlar

This study aims to investigate the influence of financial technology on credit risks in the Iraqi financial sector, as significant improvements have been observed in the Iraqi financial system over the last decade. The onion research model has been used to draft the methodological aspects of this study. Credit risks (the dependent variable) have been measured using Total Cash Credit, Overdraft Accounts, Paid Capital, Late Debit Payments, Loans, and Advances, while financial technology (the independent variable) has been measured using Total Electronic Payments, the Number of NassPay Transactions, NassPay Volume, the Number of Asia Hawala Transactions, Volume of Asia Hawala, the Number of Zain Transactions, and the Volume of Zain Cash Transactions. The data were collected monthly from 2018 to 2023, with all measurements for both variables sourced from the official website of the Iraqi Central Bank. This study reached several conclusions, the most significant being that Iraq's financial system has improved since 2021 due to rising oil production and global oil prices, which have strengthened government spending on public services and infrastructure. In addition to enhancing financial inclusion, efforts to modernize the banking sector, stabilize the currency, and expand digital banking have also attracted international investment. With ongoing reforms and investments in FinTech staff training, the future appears cautiously optimistic. The most important recommendation is that research on the impact of fintech on banking credit risks in Iraq should be conducted after 2023, focusing on micro-level case studies and comparisons with other developed fintech hubs. Future studies should explore blockchain and artificial intelligence applications, assess the effects of regulations, and provide policy recommendations. Moreover, examining financial inclusion, cultural attitudes, user behaviors, and economic conditions will offer a comprehensive risk assessment. To enhance understanding and decision-making, innovative approaches to risk management should be explored, along with fintech-bank collaborations and the development of quantitative models that include stakeholder perspectives.

Awaz Hakeem Mousa
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Muhasebede kurumsallaşma süreci: Türkiye'deki gelişmeler, Azerbaycan için öneriler

Kurumsallaşma, bir kurumun oluşma basamaklarını, kuruluşunun arka planında yatan mantığı ve işleyiş biçimini kavramsallaştırma sürecindeki önemli bir kavramdır. İşletmelerde, özellikle küçük işletmelerde, kurumsallaşma amacıyla oluşturulan sistem, rekabetçi ve yenilikçi bir yaklaşım adına, işletmenin en uygun olduğu dönemde gerçekleştirildiğinde kuruma birçok katkısı olacaktır. Muhasebe, işletme dalları içinde en eskisi ve bilgi sistemi olarak en gelişmiş olanıdır. Muhasebenin kurumsal yapısını oluşturan kavramsal çerçeve, ilkeler, kayıt kuralları ve muhasebe kayıt ve raporlama süreci ile ilgili düzenlemeler oldukça kapsamlıdır. Türkiye'de muhasebenin yasal statüye kavuşması ile ilgili düzenlemeler, 1990'lı yıllardan itibaren yapılmıştır. Türkiye'de meslek unvanları; serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavir olarak belirlenmiştir. Meslek mensupları, meslek odaları ve bunların bağlı olduğu meslek birliği: TÜRMOB çatısı altında örgütlenmiştir. Azerbaycan'da muhasebe mesleğinin durumunu ortaya koymak amacıyla 15 açık uçlu soru ile bir araştırma yapılmıştır. Azerbaycan'da kamu ya da özel sektörde muhasebe ile ilgili 10 kişiye bu sorular ulaştırılmış ve dört meslek mensubundan cevap alınmıştır. Azerbaycan'da muhasebe mesleği baş muhasebeci ve serbest muhasebeci (serbest denetçi) unvanları ile düzenlenmiştir. Meslek örgütlenmesi ise henüz tam teşekkül etmemiştir. Mesleki uygulamalar, Milli Mali Mevzuat çerçevesinde yürütülmektedir. Azerbaycan 1991'de bağımsız bir cumhuriyet haline geldikten sonra ekonomik alandaki gelişmeler, milli maliye ve muhasebe politikalarının uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesine olan ihtiyacı iyice artırmıştır. Azerbaycan'da da bu konuda birçok adımlar atılmıştır. Ancak muhasebede kurumsallaşma süreci ve uluslararası standartlara ulaşmak için yapılması gereken birçok çalışma vardır. Bunun için bu alanda eğitim kurumları ve eğitim programları geliştirilmeli, uluslararası standartlara uygun bir müfredat geliştirilmelidir. Bu alanda yapılacaklar için seminer ve kurslar düzenlenmelidir. UMS ve UFRS konularında bilgisi olan, yurtdışında bu alanda eğitim almış ya da eğiticilik yapmış kişilerden oluşan bir uzman grup kurulabilir. Muhasebe alanında literatüre katkı sağlayacak araştırmalar yapılarak metodolojik altyapı ile ilgili sorunlar giderilebilir. Anahtar Sözcükler: Azerbaycan, Muhasebe mesleği, Kurumsallaşma, Uluslararası muhasebe standartları.

AzerbaycanKurumsallaşmaMuhasebe+5
Elnur Safarlı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre muhasebesi

ÖZET 2000'li yıllarda muhasebe uygulamalarında yaşanacak e n önemli gelişmelerden birisinin de çevre muhasebesi alanında olacağı tahmin edilmektedir. Globalleşme süreci içine giren dünya ülkelerinde, ekonomik sosyal ve teknolojik gelişmelerin sonucu olarak ortaya çıkan çevresel sorunlar, dünyanın geleceğini sürekli artan boyutlarda tehdit etmeye başlayınca, çevre olgusu insanlığın gündemindeki yerini gecikmeli de olsa almış ve çevresel bilincin hızlı bir şekilde yerleşmesine neden olmuştur. Bu gelişmeler kapsamında geleneksel kalkınma modelleri yeniden tartışılmaya ve çevre faktörünü dikkate alan yeni kalkınma anlayışları ile alternatif ekonomik yaklaşımlar geliştirilmeye başlanmıştır. Yine bu gelişmelerle birlikte uluslararası muhasebe uygulamalarının; özellikle maliyet ve yönetim muhasebesi sistem ve tekniklerinin çevre için de bir gereksinim oluşu çevre muhasebesi kavramını ortaya çıkarmıştır. Nitekim çevre muhasebesinin gerek makro açıdan gerekse mikro açıdan temel amacı çevresel konuların muhasebe sistemine entegrasyonudur. Çevresel bilgilerin muhasebe sistemi içinde öngörülmesi veya muhasebenin kapsamının bu bilgileri de içerecek şekilde genişletilmesiyle, ekonomik faaliyetlerde çevreye öncelik verilmesi ve böylece çevresel sorunların önlenmesine muhasebenin katkısının sağlanması amaçlanmaktadır. XIV

MaliyetMuhasebeTek düzen hesap planı+2
Ahmet Vecdi Can
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sağlık harcamaları ve finansman modelleri: OECD ülkeleri ile karşılaştırılması

Türkiye'de sunulan sağlık hizmetlerinde özelleştirmeye yönelik reformların yapıldığı görülmüştür. Sağlık hizmetlerinin sunumu ve finansmanı politikacılar için her zaman önemli bir konu olmuştur. Sağlık harcamalarının devlet bütçesinde önemli bir paya sahip olması nedeniyle sağlık hizmetlerinin finansmanı sağlanırken doğru kararların alınması gerekmektedir. Dolayısıyla literatüre katkı sağlamak ve bu kararların alınmasına yardımcı olmak amacıyla Türkiye'deki sağlık hizmetleri harcamaları ve sağlık hizmetlerinin finansman modelleri incelenmiş, OECD ülkeleri ve OECD üyesi olan G7 ülkeleri ile Türkiye'nin sağlık hizmetleri harcamaları ve finansman modelleri karşılaştırılmıştır. 2000 – 2019 yılları arasında OECD ülkeleri ile Türkiye'nin kişi başına toplam sağlık harcamaları verilerini dolar bazında kıyaslandığında, Türkiye'nin diğer çoğu OECD ülkesinden az harcama yaptığı ve OECD ortalamasının da altında olduğu görülmektedir. Türkiye' de kişi başına toplam sağlık harcamalarının GSYİH içindeki payının 19 yıllık süreçteki ortalaması %4,76, OECD ortalaması ise %8,57'dir. Türkiye GSYİH içinde, sağlık harcamalarına daha az pay ayırmaktadır. Türkiye sağlık finansman modeli olarak karma finansman modelini kullanmaktadır. Bu araştırmanın sonucunda Türkiye'nin sağlık harcamalarının diğer OECD ülkeleri harcamalarının çok altında olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sağlık Harcamaları, Sağlık Finansmanı, Finansman Modelleri

Finansal modellerFinansmanKarşılaştırmalı analiz+6
Uğur Özen
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kaynak tüketim muhasebesinin kalite maliyetleme sistemi ile bütünleşik kullanılması ve geleneksel maliyetleme sistemleri ile karşılaştırılması: Bir lojistik işletmesinde uygulama

Günümüz yoğun rekabet ortamında işletmelerin varlıklarını sürdürebilemeleri bu rekabet ortamıyla başa çıkabilmelerine ve sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlayabilmelerine bağlıdır. İşletmelerin rekabette üstünlük sağlamaları ve bu üstünlüğü sürdürülebilmeleri için kaliteden ödün vermeden maliyetleri olabildiğince düşürmeleri gerekmektedir. Kaliteden ödün vermeden maliyetlerin en aza indirilmesi, işletme yöneticilerinin aldıkları doğru kararlar sonucunda ortaya çıkmaktadır. Alınan kararların doğruluğu, kararlara temel oluşturan bilgi ve verilerin doğru ve detaylı olamasına bağlıdır. Geleneksel muhasebe yöntemleri işletmeye yöneticilerinin alacakları kararlara destek oluşturacak veriler üretmesi için geliştirilen yöntemlerdir. Ancak bu maliyet yöntemlerinin doğru, detaylı ve güvenilir maliyet verisi sağlamada yetersiz kalması, yeni maliyet yöntemleri geliştirilmesine sebep olmuştur.bu arayışlar sonucunda kendinden önceki maliyetleme yöntemlerinin güçlü yönlerini bünyesinde toplayan kaynak tüketim muhasebesi yöntemi geliştirilmiştir. Bu çalışmada kaynak tüketim muhasebesi, kalite maliyetleme sistemleri ile bütünleşik olarak lojistik alanında faaliyet gösteren bir işletmeye uygulanmış ve geleneksel maliyetleme yöntemi ile karşılaştırmalı analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda kaynak tüketim muhasebesinin amortisman uygulamasında tarihi maliyetler yerine, yenileme maliyetlerini kullanması, atıl kapasitenin hesaplanarak atıl maliyetlerin birim maliyetlere yüklenmemesi ve faaliyet bazında maliyet tespiti yapabilmesi gibi özelliklerinden dolayı daha doğru, detaylı ve güvenilir sonuçlar ortaya koyduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca kaynak tüketim muhasebesinin kalite maliyet sistemleri ile uygulanması, kalite maliyet sistemlerinin daha etkin ve verimli kullanılmasına katkı sağladığı görülmüştür.

Mehmet Nedim Uygur
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Malatya ili maden, tarım ve turizm sektöründe yatırım potansiyelinin tespiti ve Malatya ekonomisine etkisinin analizi

Bu çalışmanın amacı, Malatya ilinin tarım, turizm ve maden sektörlerinin mevcut ve potansiyel durumunun analizinin yapılması ve bu doğrultuda hangi sektör veya sektörlerin en verimli yatırım alanı olduğunun tespit edilmesidir. Analizde kullanılacak veriler ilgili sektörlerin Malatya ekonomisine katkı sağlayacağı düşünülen ekonomik ölçütlerdir. Çalışmanın ilk bölümünde Malatya'nın tarihi, sosyoekonomik durumu ve jeopolitik konumu hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise İl'e ait tarım, turizm ve maden sektörleri ile ilgili mevcut durum tespit edilmiştir. Çalışmanın son aşamasında ise tezin ana amacı olan Malatya'nın alternatif yatırım alanlarını bulmaya yönelik veriler derlenmiş, uygulanacak analiz yöntemleri belirlenmiş ve analiz sonuçları çerçevesinde en uygun yatırım alanı veya alanları tespit edilmiş ve önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Malatya, Yatırım Alanları, Panel Veri Analizi, Topsis Yöntemi

EkonomiEkonomik etkiMadencilik sektörü+7
Merve Bakan
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fırat Kalkınma Ajansının Malatya bölgesindeki işletmelere 2013-2015 yılları arasında verdiği finansal destekler

Değişen dünya koşullarında ülkeler bütün bölgeleri ile komple bir kalkınmışlık seviyesi yakalamak arzusu içerisindedirler. Bu amaçla oluşturulan kalkınma ajanslarının ilk örnekleri Avrupa'da görülmekle birlikte Türkiye'de 1990'lı yıllarda faaliyetlerine başlamışlardır. Kalkınma ajanslarının ana amacı, ülke içerisinde kalkınması amaçlanan bölgeleri belirleyerek bu bölgelerin mevcut durumlarını tespit etmek ve mevcut durumu destekleyici çalışmalar yaparak bölgesel kalkınmışlık farklılıklarını ortadan kaldırmaktır. Merkezi Malatya ilinde bulunan Fırat kalkınma Ajansı 25.07.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 14.07.2009 tarih ve 15236 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla kurulmuştur. Araştırma Malatya ilinde bulunan Fırat Kalkınma Ajansından 2013-2015 yılları arasında finansal destek almış 19 işletme üzerinden yürütülmüştür. Proje desteği alan işletmelerin aldıkları destek ile kapasite ve finansal durumlarında, personel sayılarında ve işletme verimliliklerinde sağladıkları avantajların tespit edilmesi amacıyla yapılan çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen anket formunda 30 adet soru bulunmaktadır. Anket formu ile elde edilen verilerin yüzde ve frekans değerleri tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda, kalkınma ajansından temin edilen proje desteklerinin işletmelerin istihdam, üretim ve işletme kapasitesi, teknoloji kullanım durumu, ürün kalitesi ve çeşitliliği, hammadde siparişlerinde artış ve işletmelerin rakiplerine karşı rekabet avantajı elde etmesine olumlu yönde katkı sağladığı tespit edilmiştir.

Destekleme politikalarıFinansal destekFırat Kalkınma Ajansı+3
Hacı Bayram Aydın
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Canlı varlıkların değerlemesi ve tarımsal faaliyetler (TMS 41) standardına göre muhasebeleştirilmesi

Tarım insaların her zaman ihtiyaç duyduğu bir sektör olduğu için ihtiyaca yönelik değişerek ve gelişerek hayatımızdaki yerini korumaktadır. Tarımsal ürünlere olan ihtiyacı karşılayabilmek için tarım alanındaki faaliyetler artan nüfus, kentleşme, küreselleşme ve teknolojik gelişmeler gibi değişikliklere bağlı olarak profesyonelleşerek devam etmektedir. Profesyonelleşen tarım sektöründeki işletme yapılarıda bu gelişmelere göre değişiklik göstermektedir. İşletme yapılarının büyümesi gibi değişiklikler tarımsal faaliyetlere özgü muhasebe standartları ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. 2005 yılında çıkan Türkiye Muhasebe Standartlarından 41 nolu Tarımsal Faaliyetler Standardı Türkiye'de uygulanmaya başlamıştır. 2005 yılı sonrasında TMS 41'de birkaç defa düzenlemeler yapılmıştır. Son düzenleme 15/01/2019 tarihinde gerçekleşmiştir. 2011 yılı itibariyle de zorunlu olarak TMS'ye uygun defter tutulmaya başlanmıştır. Bu çalışmada Türkiye Muhasebe Standartları ve Vergi Usul Kanunu Kapsamında ele alınan değerleme ölçülerinden bahsedilmiştir. TMS 41'in uygulanma şartlarına değinilmiştir. Tarımsal faaliyetler altında sınıflandırılan bitkisel üretim ve hayvansal üretim çeşitlerinin üretim miktarlarının Türkiye'deki ürün bazlı artış ve azalışları gösterilmiştir. Tarımsal faaliyet çeşitlerinin hepsinin ayrı muhasebe hesapları altında kayda alınması için akademisyenler tarafından tekdüzen hesap planına tarımsal faaliyetlerle ilgili bazı hesaplar eklenmesi önerilmiş ve bu hesaplar altında muhasebeleştirilme işlemleri detaylandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: TMS 41 Tarımsal Faaliyetler Standardı, Canlı Varlıklar, Değerleme, Canlı Varlıkların Muhasebeleştirilmesi, Tarımsal Faaliyet

CanlılarMuhasebeMuhasebe standartları+4
Selda Dolaş
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Maliyet hesaplama teknikleri ve faaliyet tabanlı maliyetleme: Sigara üretim tesisi uygulaması

Doğru maliyet bilgisi işletmelerin hem operasyonel hem de fnansal riskinin belirlenmesi, karlılık, planlama, kontrol, strateji belirleme ve karar verme gibi bir işletme için hayati önem taşıyan konularda yöneticilere yol göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda bir işletme için en uygun maliyetleme yöntemini seçmek geçmişten günümüze muhasebeciler, yöneticiler ve akademisyenler tarafından birçok kez ele alınan ve sıkça tartışılan bir konu haline gelmiştir. Günümüzün üretim organizasyonları, önceki yıllara göre çok daha karmaşık bir hale gelmiştir. Her ne kadar üretim sistemleri pazarın değişen ihtiyaçlarını karşılamak için değişmiş olsa da, birçok organizasyonda iç yönetim muhasebe sistemleri ve bilgi sistemleri değişmeden, olduğu haliyle kalmıştır. Bunun bir sonucu olarak da yöneticiler ve muhasebeciler, geleneksel maliyet sistemlerinden memnuniyetsizliklerini ve modern üretim ortamındaki uygunluklarına ilişkin endişelerini dile getirmişlerdir. Faaliyet tabanlı maliyetleme, geleneksel maliyetleme sistemlerine bir alternatif olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada bir sigara üretim işletmesindeki maliyetler, hacim tabanlı maliyetleme ve faaliyet tabanlı maliyetleme yöntemleri uygulanarak ayrı ayrı analiz edilmiş ve şirketin pazarlama ve satış politikaları ile ürünlerinin müşteri grubu özellikleri dikkate alınarak karlılık analizi yapılmıştır. Sonuçlar faaliyet tabanlı maliyetleme ve hacim tabanlı maliyetleme yöntemlerinin farklı maliyet ve dolayısıyla karlılık bilgileri ortaya koyduğunu göstermiştir. Farklı maliyetleme yöntemlerinin ulaştırdığı farklı sonuçlardan yola çıkılarak, maliyet analizi yöntemi tercihinin karlılık, fiyatlandırma, hedef kitle, pazarlama politikalarının belirlenmesi gibi işletmeye ait verilmesi gereken her tür stratejik kararda anahtar bir rol oynadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Aktiviteye dayalı muhasebeMaliyetMaliyet hesabı+3
İrem Pamuksuz
Galatasaray University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Faaliyete dayalı bütçelemeye yönelik faaliyete dayalı maliyetleme ve bir üretim işletmesinde uygulama

Günümüzde hızla değişen iş kurallarında işletmelerin nadir kaynakları daha etkin şekilde kullanmak için uygun makinelere sahip olmaları gerekmektedir. İşletmeler bu makinalarla, yalnızca kaynakları etkin şekilde dağıtmayı değil, ideal bir yönetim anlayışının geliştirilmesini ve desteklenmesini de hedeflemelidirler. Ancak geleneksel işletme bütçelerinin günümüz koşullarında kendilerinden beklenen faydaları sağlayamadığı ve ihtiyaçlara cevap vermediği ifade edilmektedir. Bu noktada günümüz bütçe yönetim uygulamalarında mevcut olan anlayış, bütçelerin yönetim aracı olarak kullanılmasında yetersiz kalmaktadır. Zira geleneksel bütçeler, genellikle önceden belirlenen finansal sonuçlara ulaşmak için faaliyetlerin yürütülmesine odaklanan bir araç konumundadır. Geleneksel bütçelerin dezavantajlarını ortadan kaldırmak amacıyla ortaya konulan faaliyet dayalı bütçeleme yaklaşımı, herhangi bir faaliyet dönemine ilişkin olarak istenilen çıktının elde edilebilmesi için ihtiyaç duyulan kaynakların miktarını belirleyen bir tahmin modelidir. Faaliyet dayalı bütçeleme yaklaşımı klasik bağlamda bütçe hazırlama sürecindeki gibi sadece finansal verilerin değerlendirilmesi ile sınırlı olmayıp, aynı zamanda operasyonel verilerin değerlendirilip, sonuçlarının analizine olanak sağlayan bir yapı sunmaktadır. Bu çalışmadaki uygulama örneği özellikle, modelin uygulama evrelerini ayrıntılı şekilde gösterdiği, kaynakların bütçelenmesinde değişken ve sabit genel üretim giderlerini ayrı olarak ele aldığı için değerli bilgiler sunmaktadır. Bu amaçla çalışmada öncelikle, faaliyet dayalı maliyetleme, faaliyet dayalı yönetim ve faaliyet dayalı bütçelemeye ilişkin literatür incelemesi yapılmıştır. Bu çerçevede, söz-konusu faaliyet dayalı maliyetleme ve faaliyet dayalı bütçelemenin yapısı, uygulama süreçleri, avantaj ve dezavantajları açıklanmıştır. Sonrasında farklı bir faaliyet dayalı bütçeleme modeli oluşturmaya yönelik kavramsal bir model ortaya konulmuş ve söz-konusu modelin işleyişi, bir üretim işletmesinin verileri esas alınmak suretiyle gösterilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma ile ortaya konulan faaliyete dayalı bütçeleme modelinin, işletme yönetiminin maliyet kontrolü ve performans değerlemesi amaçlarını gerçekleştirmede yol gösterecek etkin bir yapı sağlayacağı düşünülmektedir. Böylece, işletme yöneticilerinin bütçeleme ve planlama konularına faaliyet dayalı bakış açısı kazanmaları yönünde önemli bir katkı sağlanmış olacaktır.

Aktiviteye dayalı bütçelemeAktiviteye dayalı muhasebeMaliyetleme+2
Asadolah Moradı Berenj Abad
Atatürk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Faizsiz bankacılık ve faizsiz fon kaynağı olarak sukukun yeterliği üzerine bir çalışma

Bu çalışmanın amacı dünyada faizsiz bankacılığın gelişimi ve gelişmekte olan İslam Ülkelerinde fon kaynağı olarak Sukuk'un yeri ve önemi ile ilgili fikir vermektir. Kapsamlı bir kaynak incelemesinin ardından Sukuk ihracının İslam Ülkelerindeki fon sağlama problemlerini azaltmada önemli bir rol oynayabileceği görülmüştür. Yapılan araştırmalar, fon sağlama probleminin pek çok İslam Ülkesi için geçerli ve önde gelen unsurların başında geldiği ortaya konmuştur. Bununla birlikte sonuçlar, Sukuk'un pek çok İslam Ülkesinde fon sağlama boşluğunu doldurabilecek uygun bir alternatif olabileceğini göstermektedir. Anahtar Söcükler: Faizsiz Bankacılık, Sukuk ve Sukuk ihracı, Fon kaynakları

BankacılıkBankacılık sistemiFaizsiz bankacılık+6
Omar İsmail Abdilahi
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00