Afyon Kocatepe University
Discipline

Seramik Anasanat Dalı

Afyon Kocatepe University

161

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Orta öğretim II. kademe seramik eğitimi programlarında ve işletmelerdeki kurumsal uygulamalarda karşılaşılan sorunlar

ÖZETBu araştırma Endüstri Meslek Lisesi Çinicilik ve Seramik BölümüDekorlama grubu 3. sınıf öğrencilerinin Eğitimde iletişim , program ile kurumsaluygulamalara ilişkin olarak karşılaştıkları sorunları belirlemek amacıyla yapılmıştır .Çalışma evrenini , Çanakkale ilindeki Endüstri Meslek Lisesi Çinicilik veSeramik Bölümü 2006 yılında öğrenim gören son sınıf öğrencileri, beceri eğitimiveren işçiler oluşturmuştur.Örneklemi ise, Çanakkale ili Çan ilçesinde bulunanEndüstri Meslek Lisesinde okuyan öğrenciler, Çanakkale seramik fabrikası işçilerioluşturmuştur.Araştırmada kullanılan veriler araştırmacı tarafından geliştirilen anketarayıcılığıyla toplanmıştır. Anket iletişim, program ile kurumsal uygulamalara ilişkindurumu belirlemeye yönelik başlıklar altında hazırlanmıştır.Endüstri Meslek Lisesi Çinicilik ve Seramik Bölümü Dekorlama grubu sonsınıf öğrencileri Çanakkale seramik fabrikası işçilerinin anketteki maddelere verdiğicevapların yüzde alınmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlar kısaca şöyledir:1. Uygulamalı eğitim öncesi öğrencilere hazırlık eğitimi verilmediğigözlenmiştir. Bu çerçevede; öğrencilerin iş yeri şartlarını,özelliklerini tanımadığı, iş yerinde uygulanacak program hakkındayeterince bilgilendirilmediği ve 3308 sayılı Mesleki EğitimKanununun yeterince tanıtılmadığı söylenebilir.2. Beceri eğitiminin karşılığı olarak, ödenen ücretin öğrencilerüzerinde olumlu etki oluşturduğu; uygulama eğitiminin, işyerinde öğrencilere işçiler tarafından verildiği, uygulamalı eğitimiçin öğrencilere usta öğretici tahsis edilmediği söylenebilir.3. Mevcut okul-işletme ortaklaşa eğitiminde okul ve işletmelerarasındaki işbirliğinin kısıtlı olduğu, işletmelerin programgeliştirme, mesleki eğitimi planlama, yürütme ve değerlendirmeçalışmalarına katılma düzeyinin yetersiz olduğu söylenebilir.SUMMARYThis research had been made in order to determine the problems, which arefaced by 3rd class students of Industrial vocational education school the art of tilemaking and ceramic branch in education about comminication, regulation, programand the with the institutional practice.The study universe constituted among the art oftile making and ceramic branch students who receive education in the last class andthe owners who teach skill Professional education in 2006. The sample consisted ofatudents who are at industrial Decupation Highschool in Çan and the people whowork at Çanakkale ceramic Factory.The data used in this research had been collectedby means of a survey which was developed by the researcher. The survey had beenprepared to determine the related situation under the headlines: communication,programme and contet with the institutional practice.Precentage and freqvency of the giving answers the items in the survery ofthe industional Occupation high school the art of tile making and ceramic branch ineducotion, aritchmetical auerages was colculated. The emplasis avorage had beentaken in order to expase, if there is a meaningful difference or nat among the viewsof students who take skill Professional educotion, and the , of working ploces.Briefly getting results from the research are;1-It is alaserved hot the preparation education is not given to the students before skillprofessional education.In this case, it can be said that: the students don't know theworking place's conditions qualifications; they were not informed suffiriently aboutprogramme which wold be practiced in working places, and number 3308professional Educotion low.2-It can be said that; the fee has a posetive effect on the students for skill professinaleducation and the skill Professional education has been given by the qualified -wokman and master- workman but, it is not been able to assign master- instructor.3-It can be said that existing cooperation between schools and working places in skillprofessional education is restricted and the participation level of working places isinsufficient in developing the programme, planning, exwcution and evalvation of theskill professional education.ÖZETBu araştırma Endüstri Meslek Lisesi Çinicilik ve Seramik BölümüDekorlama grubu 3. sınıf öğrencilerinin Eğitimde iletişim , program ile kurumsaluygulamalara ilişkin olarak karşılaştıkları sorunları belirlemek amacıyla yapılmıştır .Çalışma evrenini , Çanakkale ilindeki Endüstri Meslek Lisesi Çinicilik veSeramik Bölümü 2006 yılında öğrenim gören son sınıf öğrencileri, beceri eğitimiveren işçiler oluşturmuştur.Örneklemi ise, Çanakkale ili Çan ilçesinde bulunanEndüstri Meslek Lisesinde okuyan öğrenciler, Çanakkale seramik fabrikası işçilerioluşturmuştur.Araştırmada kullanılan veriler araştırmacı tarafından geliştirilen anketarayıcılığıyla toplanmıştır. Anket iletişim, program ile kurumsal uygulamalara ilişkindurumu belirlemeye yönelik başlıklar altında hazırlanmıştır.Endüstri Meslek Lisesi Çinicilik ve Seramik Bölümü Dekorlama grubu sonsınıf öğrencileri Çanakkale seramik fabrikası işçilerinin anketteki maddelere verdiğicevapların yüzde alınmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlar kısaca şöyledir:1. Uygulamalı eğitim öncesi öğrencilere hazırlık eğitimi verilmediğigözlenmiştir. Bu çerçevede; öğrencilerin iş yeri şartlarını,özelliklerini tanımadığı, iş yerinde uygulanacak program hakkındayeterince bilgilendirilmediği ve 3308 sayılı Mesleki EğitimKanununun yeterince tanıtılmadığı söylenebilir.2. Beceri eğitiminin karşılığı olarak, ödenen ücretin öğrencilerüzerinde olumlu etki oluşturduğu; uygulama eğitiminin, işyerinde öğrencilere işçiler tarafından verildiği, uygulamalı eğitimiçin öğrencilere usta öğretici tahsis edilmediği söylenebilir.3. Mevcut okul-işletme ortaklaşa eğitiminde okul ve işletmelerarasındaki işbirliğinin kısıtlı olduğu, işletmelerin programgeliştirme, mesleki eğitimi planlama, yürütme ve değerlendirmeçalışmalarına katılma düzeyinin yetersiz olduğu söylenebilir.SUMMARYThis research had been made in order to determine the problems, which arefaced by 3rd class students of Industrial vocational education school the art of tilemaking and ceramic branch in education about comminication, regulation, programand the with the institutional practice.The study universe constituted among the art oftile making and ceramic branch students who receive education in the last class andthe owners who teach skill Professional education in 2006. The sample consisted ofatudents who are at industrial Decupation Highschool in Çan and the people whowork at Çanakkale ceramic Factory.The data used in this research had been collectedby means of a survey which was developed by the researcher. The survey had beenprepared to determine the related situation under the headlines: communication,programme and contet with the institutional practice.Precentage and freqvency of the giving answers the items in the survery ofthe industional Occupation high school the art of tile making and ceramic branch ineducotion, aritchmetical auerages was colculated. The emplasis avorage had beentaken in order to expase, if there is a meaningful difference or nat among the viewsof students who take skill Professional educotion, and the , of working ploces.Briefly getting results from the research are;1-It is alaserved hot the preparation education is not given to the students before skillprofessional education.In this case, it can be said that: the students don't know theworking place's conditions qualifications; they were not informed suffiriently aboutprogramme which wold be practiced in working places, and number 3308professional Educotion low.2-It can be said that; the fee has a posetive effect on the students for skill professinaleducation and the skill Professional education has been given by the qualified -wokman and master- workman but, it is not been able to assign master- instructor.3-It can be said that existing cooperation between schools and working places in skillprofessional education is restricted and the participation level of working places isinsufficient in developing the programme, planning, exwcution and evalvation of theskill professional education.

Nilüfer Kunt
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Korinth seramikleri bezemeleri ve özgün formlar üzerine uyarlanması

Antik Çağ'ın önemli bir liman kenti olan Korinth'te, M.Ö. 8. yüzyılın üçüncü çeyreğinden itibaren kendine özgü bir seramik sanatı gelişmeye başlamıştır. M.Ö. 6. yy.'ın sonuna kadar tüm Yunan dünyasında kullanılmıştır. Adını üretim yeri olan Peloponnessus'un kuzeyinde yer alan Korinthos kentinden almıştır.M.Ö. 8. yüzyılın ortalarından itibaren Korinth çanak-çömleği form ve stil bakımından üstün bir seviyeye ulaşmıştır. Korinth'li ustalar, M.Ö. 8. yüzyılın son on yılında geometrik gelenekten hızla uzaklaşarak yeni bir akıma girmişlerdir. Korinth'in iyi biçimlendirilmiş ve belli bir düzen içerisinde bezenmiş Geç Geometrik vazoları üzerinde yuvarlak hatlı figürler denenmeye başlanmıştır. Önceleri deniz kuşları işlenmeye, daha sonra da bu yıllarda Korinth'li sanatçılar Geç Hitit stilinin de etkisiyle, eserlerinde insan, aslan ve mitolojik yaratıkları resmetmişlerdir.Pek çok yapılan araştırmaya göre de M.Ö. 8. yüzyılın ortalarından başlayarak Korinth seramiği diğer kentlere de ihraç edilmektedir. Günümüzde Anadolu'da yürütülen birçok kazıda Korinth seramikleri ele geçmiştir. Bulunan bu Korinth seramikleri yardımı ile kronoloji konusu da açıklığa kavuşmuştur.Korinth seramikleri stil değişikliklerine göre kendi içlerinde gruplandırılmıştır:1.Protokorinth Dönem;a. Erken Protokorinth Dönemb. Geç Protokorinth Dönemc. Orta Protokorinth I-II Dönemi2. Geçiş (Transisyonel) Dönemi3. Korinth Dönem;a. Erken Korinth Dönemb. Orta Korinth Dönemc. Geç Korinth DönemBu evrelerde korinth seramiği form ve bezemelerinin gelişimi ayrıntılı bir biçimde incelenmiştir.Korinth seramiğinde başta kil olmak üzere kullanılan malzemeler bezemelerin oluşumuna etki etmektedir. Formlardaki bezeme teknikleri ve biçimleri korinth seramiğinin kimliğini açıklamaktadır ve bu bezemeler çok çeşitlilik göstermektedir. Teknik ve biçimlerin etkisiyle, genel olarak ve kendi içlerinde gruplara ayrılmışlardır. Bezeme tekniği; dış çizgili (outline) teknik ya da kontur teknik olarak da bilinen, Korinth`te ilk örnekleri erken Protokorinth'le verilen ve 1. ve 2. dış çizgili teknik olarak gruplandırılmıştır. Bezeme çeşitleri; geometrik bezemeler, hayvan figürlü ve insan figürlü bezemeler olarak gruplandırılmıştır.Türkçe Anahtar Kelimeler1- Seramik 2- Korinth 3- Bezeme 4- Korinth Seramikleri 5- Bezeme Çe?itleri

Antik ÇağArkeolojik kazılarKorinth+3
Seval Zanat
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu uygarlıklarında pişmiş topraktan yapılmış kybeleler

Doğu ile Batı uygarlıklarını birleştiren Anadolu bağrında Tanrıçalara olduğu kadar Tanrılara da yer vermiştir. Neolitik Çağda Anadolu'da henüz Tanrıçaların görünmediğini ama tanrıların var olduğunu yapılan arkeolojik kazılar sonucunda bulunan kireç taşından yapılmış Tanrı heykellerinden anlıyoruz.Anadolu insanı Neolitik Çağda yani günümüzden 9.000 yıl önce Ana tanrıça ile yaşamaya başlamış ve O'nu insanların hayvanların ve bitkilerin yani tüm doğanın yaratıcı gücü olarak seçmiştir.Tapınak ve kült merkezlerine Tanrıça figürinlerini koyarak ölümsüzleştirmiştir. Anadolu uygarlığı güneydoğu Avrupa, Ege dünyası ve Mezopotamya uygarlıklarından da etkilendiğini yapılan Ana Tanrıça figürin ve idollerinde göstermiştir. Zaman içerisinde bu figürinler yabancı öğelerden arınarak sıcak ve sempatik bir görünüm almıştır.Neolitik Çağda Ana tanrıça hayvanlarla birlikte toplu halde şekillendirilmiş, Kalkolitik çağda ise yalnız biçimlendirilmiştir.Fakat bu iki çağda da üreme organları abartılarak yapılmıştır.Tunç çağında normal kadın ölçülerine kavuşmuştur. Özellikle bu çağda Ana tanrıça idol biçiminde yapılarak muska ya da takı gibi kullanılmıştır. Demir çağında ise kadının gerçek vücut ölçülerine sahip olarak tüm kadınsı özellikleri ve güzelliği ile kendisini ortaya koymuştur.Sonuç olarak, birçok farklı isimle anılan Ana Tanrıça, sevgilisi Attis ile birlikte Anadolu'yu kendine vatan yapmıştır.Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Anadolu 2- Mitoloji 3- Kybele 4- Kült5- Figürin

AnadoluAnadolu uygarlıklarıFigürün+6
Özlem Ergün
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sır görünümlü astarlar

Sır görünümlü astarlar, büyük ölçüde düşük erime noktası gösteren, yeterli eritici içeren killer' den yapılır. Bu killer 1020oC - 1350oC arası pişirildiğinde erir ve ürün yüzeyini koyu bir sır tabakası gibi kaplar.Sır görünümlü astarlarda kullanılan kil tipleri, elde edilmek istenen renk ve doku özelliğine göre seçilebilir. Kil tipleri düşük erime sıcaklıklarına sahip demirli killer olduğu gibi yüksek erime sıcaklıklarına sahip killer de olabilir. Yüksek erime sıcaklığına sahip killer ile sır görünümlü astarlar hazırlanmak istendiğinde eritici oranını arttırmak gerekir. Bu amaçla Feldspat, Nefelin Siyenit, Boraks, Frit gibi eriticiler kullanılır.Sır görünümlü astarlarla günümüzde uygulanan zinter (pekişmiş) astarlar karıştırılmamalıdır. Pekişmiş astarlar, normal astar hammaddelerinin içine düşük sıcaklıkta eriyen sır eklenerek hazırlanırlar. İçerisinde bulunan az miktardaki kil nedeniyle çok az küçülme oranına sahiptirler, ürün üzerinde koyu opak bir tabaka oluştururlar.Geçmişteki uygulamalara bakacak olursak; Terra Sigillata astarı olarak bilinen antik zinter astar ise genellikle illitik yapılı killerden elde edildiğinden, bu nedenle de çok ince tanecikli olduğundan pişirim sonrasında pekişerek yarı parlak, bazen de lüsterimsi bir görünüm alır.Çin ve Japonya'daki sır görünümlü astarların her zaman ten, kahve veya siyah olan çok dar bir renk yelpazesi vardır. Çin'de üretilen seramik kaplarının sır özellikleri çeşitlidir. Örneğin; Tavşan kürkü (Hares'fur): Küçük altınımsı çizgili bir sır, Yağ benekli (Oil ? spot): Üzüm salkımları gibi düzenlenmiş gümüş benekli bir sır, Çay tozu (Tea ? dust): Kahverengi zemin üzerinde tüm yüzeyi benekli açık yeşil kaplı sır. Yoğun olarak uygulandığında dolu ve zengin mor siyah olan Tenmoku sırı, uygulamanın inceldiği yerlerde kahverengi olabilir. Yine aynı sır, akmaya yetecek kadar ısıtıldığında tavşan kürkü çizgiler oluşturabilir ve yavaş soğutulduğunda da yağ damlası görüntüsü oluşturabilir.Kuzey Amerika'daki sır görünümlü astar örneklerine bakacak olursak; karşımıza Albany astar kili çıkar. 1800'lerin gazeteleri Albany kilini dönemin fonksiyonel çömlek yapımında sık kullanılan zehirli kurşunlu sırların yerine kullanılan bir sır olarak tanıtır. Elektrik yalıtıcıları, yapısal kil ürünleri için camsı kaplamalar ve Stoneware çömleklerinde, kanalizasyon borularında ve aşındırıcı silindirlerinin bağlayıcı malzemesi olarak 90 yıldan fazla kullanılmıştır.Albany kili, New York eyaletinin Albany / Hudson nehri bölgesinde, buzul hareketlerle oluşan bir alüvyon çökeltisidir. 1260oC üstü ısılarda neredeyse kendisi bir sırdır. Rengi redüksiyonda açık sarı/yeşilden koyu kahve/siyaha döner. Parlak ve akıcıdır, hiç kırılıp çatlamadığı söylenir.Barnard (BlackBird) kil yatağı, orta Pennsylvania'nın Harrisburg şehri yakınlarındaki yoğun ormanlık bir arazide yer almaktadır. Yüksek demir içerikli, düşük ısıda eriyen, plastik olmayan bir kilidir. Barnard kili tuğla ve karo sanayinde kullanılmıştır. Erime derecesi 1200oC'dir.Farklı killerin karışımından hazırlanan sır görünümlü Alberta astarı; Bu malzeme New York eyaletinde, fiziksel ve kimyasal olarak Albany astarının yerine kullanılmak üzere keşfedilmiştir. Tıpkı Albany gibi düşük ısıda eriyen demir içerikli bir kildir. 1300oC'de parlak çikolata kahvesi rengi elde etmek için % 100 oranında kullanılabilir.Redearth kili ile hazırlanan sır görünümlü astar; Redearth, güney Alberta, Saskatchewan ve Montana'dan çıkarılan üç düşük ısı kilinin bir harmanıdır. İnce granüllü, orta plastikliğe sahip kestane rengi pişen ve 1120oC üzerinde camlaşan bir toprak malzemedir.Redart kili; İnce taneli, yüksek demir içeriği ile düşük ısıda eriyen bir kildir. Tek başına fazla plastik değildir ancak genellikle Terracotta kil gövdelerde kullanılır. Yüksek derecelerde akışkan olur ve sır görünümlü astar reçetelerinde kullanılabilir.Ravenscrag kili: Gereken tüm Feldspat ve silis, kilin doğal yapısında bulunduğu için 1300oC'de ipeksi görünümden parlak görünüme kadar katkı yapmadan renk elde etmek mümkündür.Bunların dışında Finlandiya'daki sır görünümlü astarları elde etmek için kullanılan kilin pişme derecesi de düşüktür. İçeriğinde yüksek oranda demir vardır ve fırınlamadan sonra kırmızımsı bir renk alır. 1260oC-1300oC'de zinterleşerek sıra dönüşen kil Albany astar kiline yakın bir görünümdedir.Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Astar 2- Kil 3- Tenmoku 4- Sır Görünümlü Astar 5- Reçete

AstarKilSeramik sanatı+2
Ayşe Madenoğlu Çalık
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu mistisizmi ve Anadolu tasavvufu'nun araştırılması ve seramik uygulamaları

Görünenin ötesinde bir şeyler arayan insan, hakikate ulaşma arayışında sürekli yolculuk halindedir. Bütün mistik öğretiler; kendini bilme, tanıma, içe yolculuk ve bütünleşme öğeleriyle harmanlanır. Bütünleşme ve birleşme ten ile tin arasında olmakla birlikte esasında; doğa ve çevre ile uyumu da kapsamaktadır. Doğu mistisizminin dayandığı felsefe anlayışı, temelde insanın öncelikle kendisiyle başlayan barışık olma durumu ile birlikte evren ve çevresiyle uyumlu bir ilişki kurmasını sağlar. Sanat gibi mitolojik ve mistik bir kökene dayanan Doğu mistisizmi tasvir yasağı ile birlikte farklı alanlarda gelişme göstermiş, özellikle kaligrafi ve minyatür sanatı ile öne çıkmıştır. Bütün engellemelere ve yasaklamalara rağmen sanat anlayışının Batı'ya göre farklı yükseliş gösterdiği Doğu'da, Mevlana'nın insan sanatı olarak yorumladığı Tasavvuf başka bir sosyal yaşama öncülük ederek kendi sembollerini yaratmıştır. Mimariden kılık kıyafete, dervişlerin kullandıkları araç gereçten, gündelik hayata ve toplumsal davranış kurallarına kadar geniş bir yelpazede bu sembolik dil kendini göstermiştir. Böylelikle Tasavvuf'un hayata bakış tarzı, bu yolda olanların davranışlarını düzenleyen kurallar manzumesini oluşturmuştur. Tasavvufi hayat felsefesinin yarattığı bu tarz, sürekli seyahat edip hakikat arayışıyla sohbetler gerçekleştiren dervişlerin zorlu yaşamları ve bu zorlu yaşamla sembolleşen objeleri ile somutlaşmıştır. Tasavvuf felsefesinin derinliği ve insan-ı kâmil olma yolunda aday kişilere kazandırdığı hayat tecrübesi, geniş kitlelerce kabul görerek günümüzde hala varlığını ve felsefesini sürdürmektedir. Tasavvuf'un bu imgelem ve estetik anlayışı, yarattığı soyut sanat dili ile Batı'yı da etkilemiş ve gözle görünenin ötesinde, somuta karşı gizli ve kapalı bir yol izlemiştir. Aynı zamanda birçok rengi barındıran içeriğiyle Doğu mistisizmi, sanatın birçok dalında varlığını ve etkisini sürdürmektedir. Bununla birlikte mistik hayat tarzını yansıtması ve insanın tinsel gelişimine katkıda bulunması açısından sanat için zengin bir kaynak oluşturmaktadır.Türkçe Anahtar Kelimeler: 1. Doğu mistisizmi 1- 2. Anadolu tasavvufu3. Tasavvufi semboller 4. Tasavvufi nesneler

Doğu sanatıSembollerSeramik sanatı+2
Fidan Tonza
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Klazomenai lahitlerinin üretimi doğrultusunda geliştirilen seramik pişirim yöntemleri

Seramik sanatı ve teknikleri, yerleşik hayatla birlikte insan yaşamının vazgeçilmezleri arasında sarsılmaz yere ve öneme sahip olmuştur. Öyle ki seramik, sıradan güncel ihtiyaçlarda kullanıldığı gibi yaşamın son bulmasıyla birlikte ölümün karşılandığı ritüeller de karşımıza çıkar. Her ne kadar farklı coğrafyalarda yaşasalar, farklı inanç ve ritüellere tabi olsalar da ölüm sonrası yeni bir yaşamın farklı bir boyutta canlanacağına inanmaktadır, insanoğlu. İyonya?nın önemli şehirlerinden olan Klazomenai, seramik üretimi konusunda hatırı sayılır bir üne sahiptir. Ölülerini gömmek için önceleri ahşap lahitler kullanılan bu şehirde, daha sonra başka kültürlerden öğrenilen ve geliştirilen pişmiş toprak lahitler üretilmiştir. Fakat, gündelik kullanım ürünleri gibi seramik pişirim fırınlarına sığamayacak ebatlara sahip olan lahitlerin pişirim aşaması, farklı teknik ve yöntemlerin geliştirilmesine neden olmuştur. Geliştirilen teknik ve pişirim yöntemleri sayesinde, seramik pişirim fırınlarına giremeyecek boyutlarda olan seramik formlar, figürler lahitlerin pişirildiği yöntemlerle günümüze kadar gelmişlerdir. Farklı coğrafyalarda geliştirilen büyük ebatlı formların pişirilebilmesi, günümüz sanatçılarına da esin kaynağı olmuştur.

Serdar Aslan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yaş çamur üzerine serigraf baskı

?Yaş Çamur Üzerine Serigraf Baskı? başlıklı tez çalışmamda seramik sanatında sıklıkla ve birçok değişik yöntemlerle kullanılan serigrafi yöntemini inceledim. Şimdiye kadar serigrafide alanında birçok değişik yöntem kullanılmış, bununla beraber deri sertliğindeki ve yaş çamurun üzerine serigrafi yoluyla birçok transfer yöntemi denenmiştir. Bu çalışmamada serigrafi yöntemini deri sertliğine gelmemiş olan yaş çamur üzerine doğrudan baskı yöntemiyle grafiksel tasarımın aktarımı çalışması yapılmıştır. Araştırmanın ilk bölümünde ?Baskının Tanımı ve Tarihçesi?, ikinci bölümde ?Seramik Yüzeylerde Baskı ve Tarihçesi? ve üçüncü bölümünde ise araştırmamın asıl konusu olan ?Yaş Çamur Üzerine Transfer Yöntemleri? incelenmiş ?Yaş Çamur Üzerine Transfer Yöntemi? nin üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ?Serigrafinin Tanımı ve Tarihi?, beşinci bölümde ?Serigrafi Baskısında Kullanılan Araç ve Gereçler? e? yer verilmiştir. Altıncı bölümde elde edilen verilerin ışığında, yaş çamur üzerine farklı bir transfer yöntemi olan serigrafi yöntemiyle baskının aşamasının uygulaması yapılmış ve aşamaları fotoğraflanmıştır. Yaş çamur üzerine serigraf baskı yönteminin bize sağladığı avantajlar arasında baskı yapılan çamura istenilen şekli verebilmesine olanak vermiştir. Çıkartma yöntemiyle ulaşamadığımız kıvrımlara baskı yapmamızı sağladığı gibi diğer kağıt üzerinden transferlere göre daha net ve keskin çizgiler çıkmasını sağlamaktadır.

Artistik seramikSerigrafiSerigrafi
Ebru Yazgaç
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Bisküvi seramik yüzeylere ebru tekniğinin uygulanması

Ateşin kontrollü bir şekilde kullanılmaya başlanması ile geliştirilen seramik teknikleri ve sanatının, insanlık tarihinin en önemli buluşlarından birisidir. Seramik sanatı ve teknikleri, kültürlerin karakteristik özellikleri doğrultusunda farklılıklar göstermiş olsa da değişmeyen tek özelliği ateş ile buluşma aşaması yani pişirilmesidir. Ebru tekniği ise, boyanın su yüzeyinde yapmış olduğu görsel şölendir. Bu konunun irdelenmesindeki amaç, bisküvi seramik formların boyanmasında fırçanın iz hatalarını ve el titremesinden kaynaklanan boyama hatalarının ortadan kaldırılması hakkında alternatif çözümleri incelemektir. Bu çalışma ile bisküvi seramik bünyelerin farklı ve etkili yöntemlerle ve de en az hata ile dekorlanmasının (boyanması) alternatif yöntemlerini ortaya koymaya çalıştık. Çalışma kapsamında ki uygulamalarda seramik yüzeylerinin fırçalar ile dekorlanmasında fırça izi ve boya kalınlığı gibi karşılaştığımız olumsuz etkileri ortadan kaldırdık. Bu çalışmamızdaki kullandığımız yöntem ile fırça ile uzun süren dekorlama işlemini çok daha kısa sürede tamamlanabilecek dakikalara indirmiş olduk. Ancak bu işlem yapılırken bünye ve boya uyumunun sağlanmasının şart olduğunu gözlemledik. Seramik bisküvi bünye ve boya uyumunun sağlanmadığı durumlarda yapılan uygulamaların sırlı pişirimlerden başarısız sonuçlar elde edilmiştir. Araştırmanın uygulama kısmında karşılaştığımız olumsuzlukları ortadan kaldırmak için yeni yöntemler geliştirdik. Araştırmanın sonuçlarına göre, yapmış olduğumuz çalışmalarda olumlu, olumsuz neticeler elde ettik. Çalışmamızdaki olumsuz bulguları tespit ederek alternatif çözümler ortaya koymaya çalıştık. Seramik dekorlanmasında kısmen veya isteğe bağlı olarak fırçanın hakimiyetine son verilebileceğini ortaya koyduk. Bu sebepten tezimde, bisküvi seramik bünyelere Ebru tekniğinin nasıl aktarılabileceği ve nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkında bilgilere ulaşmak ve daha sonra ki uygulamalara da rehber olmasını sağlayacak bilgilere ulaşılır. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- seramik 2- ebru 3- geven bitkisi 4- arap zamkı 5- bisküvi seramik

BisküviBoyama teknikleriDekor teknikleri+5
Eşref Bulut
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Bir çömlekçi ürünü olarak şekillendirilmiş ocaklar ve ekolojik dengeye etkileri

Yemek pişirme kültürü, insanlığın tarihi ile eş zamanlıdır. Hayatta kalmak için beslenmeye mutlak bir ihtiyaç duyulması, yemek kültürünün adeta bilim alanındaki gibi aktif gelişmelere tanık olmasına sebep olmaktadır. Amaç temel insan ihtiyacının karşılanması olmakla beraber, yemek pişirmek için çok çeşitli araç ve malzemeler kullanılmaktadır. Her ne kadar dünya nüfusunun büyük çoğunluğu modern mutfaklara ve donanımlara sahip olsa da, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde en yaygın kullanılan yemek pişirme ve ısınma araçları, odun veya fosil yakıtlar yakan basit ocaklardır. Bu ocaklar ile, kullanılan yakıttan alınan enerjide büyük kayıplar yaşanıyor da olsa, söz konusu halkların yaşadıkları ortam ve maddi kaynaklar paralelinde elde edebildikleri en teknolojik araçlar olmayı sürdürmektedirler.Bu araştırma çalışmasında; kilden üretilen yemek pişirme amaçlı katı yakıtlı ocaklar incelenmiş; kullanıldıklarında sosyal ve coğrafi çevreye bağlı farklılıkları ele alınmış, yerel özellikleri yansıtan kullanım amaç ve alanları tarif edilmiştir. Çok geniş bir coğrafyada ve kalabalık bir insan grubu tarafından kullanılma sebepleri irdelenerek; özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki kırsal alanlarda temel yemek pişirme araçları olmalarının, ekolojik dengeye ve kullanıcı aile fertlerinin sağlığına etkileri incelenmiştir.

OcaklarSeramik sanatı
Funda Altın
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Foça Antik Kenti seramik buluntularıının restorasyonu

Seramik sanatı ilk çağlardan günümüze değin uzanan en eski el sanatlarından bir tanesidir. Bu yüzden arkeoloji açısından büyük önem arz eder. Seramik buluntular sayesinde tarihleme çok daha kolay yapılabilmektir. Çünkü seramik, bronz, ağaç gibi maddelere oranla korozyona karşı son derece dirençlidir.Restorasyon, herhangi bir sebeple hasar görmüş eserin sanatsal değerine ve eski şekline zarar vermeden onarmak ve rehabilite etmektir. Konservasyon ise; seramik, resim, heykel gibi sanat eserlerinin nesiller boyunca muhafaza edilmesi anlamına gelmektedir.Ülkemiz muazzam bir kültür mirasına sahiptir. Sayısız ören yeri bulunan ülkemizde böylelikle restorasyon ve konservasyon büyük önem kazanıyor. Ne yazık ki; ülkemizde yok denecek kadar az restorasyon ve konservasyon laboratuarı bulunmaktadır. Bu işlemler son derece pahalı ve sabır gerektiren zahmetli süreçlerdir. Yüz binlerce eser depolarda kötü şartlar altında saklanmaktadır. Konusunda uzman konservatör ve restoratörler ise yetişememektedir.Foça ( Phokaia) Antik Kenti de önemli ören yerlerinden biridir. 2008 kazı döneminde Ege Üni. Edebiyat Fak. Arkeoloji Böl. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özyiğit tarafından gözetilen seramik eserlerin restorasyon ve konservasyonu ile 22 adet buluntu İzmir Arkeoloji Müzesi' ne teslim edilmiştir.

Arkeolojik kazılarPhokaiaRestorasyon+2
Firdevs Müjde Gökbel
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İonia bölgesinde Roma dönemi pagan sembollü kandiller

İonia Bölgesinin on iki kentten oluştuğu bilinmektedir. Her kentin kendine özgü bir yapısı ve farklı tanrı, tanrıçalara ait inanç biçimleri bulunmaktadır. Her biri Roma dönemini yaşamış olan bu kentlerde, döneme ait seramik buluntular ele geçmiştir. Bu çalışma kapsamında kentlerde bulunmuş kandil örnekleri incelenmiş, bu örneklerin pagan dini ve inanışları ile olan ilişkisi irdelenmeye çalışılmıştır.Öncelikle bu döneme ait kandillerin üzerindeki; tanrı, tanrıça, bitki, hayvan, geometrik bezemeler gibi semboller tanımlanmış, kandillerin formlarıyla birleştirilmiş, aynı döneme tarihlenen diğer coğrafyaların pagan sembollü kandilleriyle karşılaştırılarak kıyaslamalar yapılmıştır. Yapılan bu kıyaslamalar sırasında form özelliklerinde pagan sembollerinin etkileri ilgi çekici olarak gözlemlenmiştir.Sonuç olarak, Roma dönemine (erken, orta ve geç) tarihlenen bu kandillerdeki sembollerin, Gizem Dinleri ve inanışlarıyla paralel gittiği, pagan sembolleriyle birebir örtüştüğü görülmüştür.

DinDini sembollerKandiller+6
Begüm Durutürk
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Perlitli sırlar ve uygulamaları

Ülkemiz dünya ülkeleri arasında zengin perlit yataklarına sahip üçüncü büyük perlit üreticisi ülkedir.Bu çalışmada, volkanik bir cam olan perlit kullanılmıştır. Kimyasal yapısında, seramik sır üretiminde kullanılan oksitler bulunan ve genleştirildiğinde öğütme kolaylığı olan perlitin söz konusu fiziksel ve kimyasal özelliklerinden faydalanarak artistik seramik sırı üretimi hedeflenmiştir.Bu çalışmada, Etibank üretimi Etiper Süper İnce marka genleştirilmiş perlitin seramikte artistik sırlarının yapımında kullanılabilirliği araştırılmıştır.Bu amaçla birinci bölümde perlite dair genel bilgiler verilmiş, fiziksel özellikleri ve kimyasal yapısında bulunan oksitlerin özellikleri incelenmiştir. Bu çalışmada 980 ?C de pişirilmiş döküm, kırmızı, şamotlu bünyeler kullanılmıştır. Söz konusu bünyeler üzerine perlit ve eriticilerle %10 dan %90'a değişen oranlarda hazırlanan harmanlar uygulanmış ve 1000 ?C 'de pişirilerek perlitin sır yapabilme özelliği gözlemlenmiştir.Gözlemler sonucunda farklı türde artistik seramik sırı elde etmek üzere seçilen hammaddelerden; Perlit?Lityum kabonat?Ortoklas, Perlit?Üleksit?Ortoklas ve Perlit?Üleksit?Sülyen üçlü harmanları, üçgen diyagram yöntemi ile oluşturulmuştur.Bu harmanlar, 1000 ?C de denenmiş çalışmaların sonucunda olgunlaşan ikili ve üçlü sır harmanları 1000 ?C de %2 CuO ilavesi ile renklendirilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda krakle, akıcı, örtücü, toplanmalı ve mat artistik sırlar oluşmuştur. Seçilen renkli sırlar formlar üzerine uygulanarak çalışma tamamlanmıştır.

HammaddePerlitSeramik sanatı+2
İstem Şencan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2010
10
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Seramikte işlevsel simge biçimlerin araştırılması ve plastik biçim olarak çömlekçi çarkında üretilmesi

Simge biçim seramik üretimi, insanın kap-kacak üretmeye ve bu kap-kacağı zenginleştirme ihtiyacından doğmuştur. İşlevsel amaçla üretilmekte olan bu kapların plastik değeri zamanla artmış, günümüz çağdaş seramik sanatına ulaşıncaya değin oldukça yol kat etmiştir.Bu çalışmada ?seramik simge biçim? olarak adlandırılan eserler bazı başlıklar altına sınıflandırılmış olup, bu başlıklar; insan biçimli, hayvan biçimli doğal ve endüstriyel biçimli, cinsel içerikli seramik simge biçimler olarak düşünülmüştür. Bunların yanı sıra seramik sanatıyla yakından ilişkili olan resimsel yaklaşımlar, seramik rölyef ve işleve ait seramik birimlerin yerine kullanılmış detay biçimler de sınıflandırmaya dâhil edilmiştir. Sınıflandırma yapılırken, her başlık altında sınıflandırılmaya çalışılan biçimin, erken ve geç dönem örneklerine yer verilmeye çalışılmıştır. Yine her başlık altında konuyla ilişkili eser üreten, çağdaş seramik sanatçılarının eserlerinden örnekler verilmiştir.Çalışmanın üçüncü bölümünde, araştırmaların ışığı altında üretilmiş eserlere ait görseller yer almıştır.

Seramik kaplarSeramik malzemeleriSeramikler+2
Ahmet Cüneyt Er
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Seramiğin plastik olarak içerdiği kavramların güncel sanat ile ilişkilendirilmesi

Sanat 18. yy.dan itibaren başlayan süreçte kendini tanımlamaya ve bu yapının bileşenlerini ayrıştırmaya başlamıştır. Sadece kendisine değil hayata dair her şeye ilişkin bir sorgulamanın yaşandığı bir diyalog süreci söz konusudur. Sanat ve yaşam arasındaki ayırıcı çizginin yaşam lehine ortadan kalkmasıyla biricik ve tikel sanat nesnesinin çözüldüğü geniş çaplı ve kapsamlı bir sorgulamadır bu.Picasso'nun Modernist Dönem'i başlattığı süreçte sanat, doğanın taklidi olmaktan kendi gerçekliğine kavuşur. Bu gerçekliği irdeleyen birçok akım içinde Dadaist Duchamp icadı hazır-nesne hayatın içinden anti-estetik bir saldırı ile yeni bir bakış açısı getirir. Avangardlar'ın formalizmi farklı bir biçimde Minimalizm'in içinde malzeme ve nesnenin hayatın suskun gerçekliği ile buluşsa da sonunda Kavramsal Sanat'ın söylem ağırlık içeriğine teslim olur. Minimalizm öncesi Pop Sanat bir gerçeği tüketim toplumunun hazır-imgesini pazarlamıştır. Ekonomik anlamda gelişmiş toplumların sorunlarına karşı söylemler geliştiren sanat sonunda küresel sermayenin bir sözcüsü olmaktan kurtulamaz. Yine de sanat hiçbir zaman o eski ortak üretim bilincini yakalayamasa da bireysel çabalarla ve disiplinlerarası sanat anlayışını yeni anlatım olanaklarını kullanarak Post-Modern yapının izleyiciyi medya aracılığı ile nasıl tüketim toplumuna dönüştürdüğünü göstermeye çalışmıştır. Ondan önce ise kendi pazarını yıkmaya çalışır. Bazen karşı olduğu medyanın kendi argümanları ile etkin bir saldırıda bulunur ya da kavramlar dünyasının kodlarını ifşa eder. Günümüz sanatının dönemsel olarak ikinci meselesi kimlik sorunlarıdır. Ötekileştirilmiş karşıtlar ile kurulan diyalog/monolog daha çok ayrışmacı bir farkındalık yaratır.İlk bakışta seramik bütün bu yapının oldukça uzağında görünse de yaşam ile sanatın sınırındadır. Tarihsel olarak 1960'lara kadar hep yaşamın içinden bir nesneyken sanatın alanına geçmiştir. Oysa günümüz sanatı tersi bir dönüşün içindedir. Seramik bu bakımdan başlangıcından beri hep hayatın argümanlarına sahiptir. Belki bu tarihsel süreci günümüzün disiplinler arası değerleri ile tekrardan okumak gerekir. İçinde günümüz sanatına hitap edecek pek çok kavram tespit edilecektir.

Güncel sanatGüncellikKavramlar+4
Behçet Aktaş
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Wedgwood seramikleri ve üretimi

17.yüzyılda İngiltere'de küçük bir atölye ile üretimine başlayan Wedgwood, seramik dünyasına kattığı eşsiz ürünler ile günümüzde de halen üretimine devam etmektedir. Wedgwood seramiklerinin başarısının kaynağını araştırmacı, yenilikçi düşünce ruhu ve daima yetenekli sanatçılarla birlikte çalışma prensibi oluşturmaktadır.Temel üretimi sofra eşyaları olmasına karşın dekoratif ürünler de üretilmiştir. Yaklaşık iki yüz elli yıldır kaliteli üretimden ödün vermeden, ticaret ve sanat hayatını sürdürmektedir.

Seramik fabrikasıSeramik malzemeleriSeramik sanatı+5
İsmet Yüksel
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Işık malzeme ilişkisi ve buna bağlı olarak porselenin bir sanat malzemesi olarak kullanımı

?Işık-Malzeme İlişkisi ve Buna Bağlı Olarak Porselenin Bir Sanat Malzemesi Olarak Kullanımı? isimli çalışmam dört ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölüme ?Porselen? adı verilmiştir. Bu bölümde porseleninin tanımına tarihçesine, porselen yapımında kullanılan hammaddelere, porselen çeşitlerine, kemik porseleninin tanımı ve tarihçesine değinilmiş, bu konular hakkında bilgiler verilmiştir.İkinci bölümde ışık ve porselen ilişkisine, yapılan sanatsal çalışmalarda porselenin bir sanat malzemesi olarak kullanımına, porselenin yapım ve pişirim aşamalarına değinilmiştir.Üçüncü bölümde ise, ışık geçirgenlik özelliğine işlerinde yer veren günümüz çağdaş seramik sanatçıları ve kullandıkları teknikler tanıtılmış. Porselenin bir sanat malzemesi olarak kullanımı ve ışığın sanatsal açıdan esere katkıları, sanatçıların kullandıkları teknikler, örneklerle incelenmiştir.Dördüncü ve son bölüm olan ?Yapılan Deneysel ve Sanatsal Çalışmalar? bölümünde çamur denemelerine, porselen ışık geçirgen çalışmalarına ve yapım tekniklerine yer verilmiştir.Sonuç bölümünde ise ışığın malzeme ile olan ilişkisi, sanatsal açıdan esere kattığı değer incelenmiş, yapılan araştırmalar ve elde edilen veriler değerlendirilmiştir.

IşıkMalzemelerPorselen+2
Oya Aşan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik malzeme ile yeniden yorumlanan gündelik nesneler aracılığı ile aydınlatma tasarımları

Sanayi devrimi ve getirmiş olduğu seri üretim kolaylığı sebebiyle bugün kalabalık bir nesneler dünyasında yaşamaktayız. Kültürel, fiziksel ve psikolojik etkileşim aracı olan bu nesnelerin çoğu işlevini yerine getirdiği sürece fark edilmeyen, sıradan nesnelerdir. Genel olarak gündelik nesneler olarak adlandırabileceğimiz bu kullanım nesneleri ile rasyonel ve irrasyonel nitelikleri sayesinde iletişim kurmaktayız. Bağımsızlığını 20.yy'da ilan ederek bir bilim dalı olarak kabul gören göstergebilim in çalışma alanı edebiyat ya da dilbilim ile sınırlı değildir. Aksine plastik sanatlar, endüstriyel ürün tasarımı, mimari, grafik tasarım, sahne sanatları ve sinema gibi birçok disiplin de göstergebilimden faydalanmaktadır. Bu sebeple yukarıda bahsedilen gündelik nesnenin malzeme, işlev, biçim, anlam olarak sıralanabilecek rasyonel ve irrasyonel niteliklerini irdelemek üzere göstergebilimden yararlanılabilir. Bu tez çalışmasında gündelik nesneyi irdeleyebilmek adına örnek bir çalışma oluşturulmuştur. Biçime sadık kalınarak seramik malzeme ile yorumlanan çeşitli gündelik nesnelere (asma kilit, kağıt bardak, el ve yüz havlusu) ilk işlevinden farklı olarak aydınlatma işlevi yüklenmiştir. Böylelikle nesnelerin hem malzeme hem de işlevi değişirken biçimi sabit tutulmuş ve inceleme için çıkış noktası oluşturulmuştur. Bu nesnelerin zihnimizde oluşan ilk imgeleri diğer bir deyiş ile nesneler ile ilgili önyargılarımız biçim olarak seramiğe aktarılmaya çalışılmış ortaya çıkan "yeni" ye yine biçimden ötürü aydınlatma fonksiyonu yüklenmiştir. İki aşamalı olarak düşünülebilecek çalışmadaki bu süreç göstergebilim açısından incelenerek okuyucuya edinilen deneyimler ve sonuçlar sunulmuştur.

Hatice Özgü Gündeşlioğlu
Akdeniz University · Institute of Fine Arts
2013
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sanatta minimalizm ve günümüz seramik sanatına yansımaları

1960'lı yıllarda ortaya çıkan ve Modernist hareketin son etkili hamlesi olarak ele alabileceğimiz Minimalizm, sanat tarihinde önemli bir yere sahiptir. II. Dünya Savaşı sonrasında Amerika'da toplumsal yapıda yaşanan köklü değişimler sanatı etkilemiş, bunun sonucunda Minimalizm, Soyut Dışavurumcu harekete karşı, alternatif bir söylem olarak sanat alanında kendini göstermiştir. Başta ciddi eleştiri ve direnişe maruz kalan Minimal Sanat, zaman içinde eleştirmenler ve izleyici gözünde kabul görmüş ve güçlü bir yapıya kavuşmuştur.Modernizmle birlikte geleneksel köklerinden kurtulup, bir çağdaşlaşma süreci yaşayan seramik, malzemenin kendine özgü kimliğiyle hem formal hem de kavramsal açıdan yeni anlatım biçimlerine kavuşmuştur. Bu çağdaşlaşma ve değişim sürecinde etkili olan temel dinamikleri irdeleyen bu çalışmanın amacı, Minimalizm'in tarihsel süreç içinde yapılanmasını ve günümüz seramik sanatına etkilerini incelemektir.

HeykelKilMinimalizm+2
Kemal Tizgöl
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

İslam seramiklerinde kullanılan fritli hamurun incelenmesi ve çağdaş formlarda uygulanması

İslam Seramiği Tarihi'nde İran, Mezopotamya, Mısır ve Anadolu en önemli topraklar olmuştur. Jeolojik koşulların belirlediği ve özellikle geleneksel üretimle biçimlenmiş olan fritli hamurlar için de bu topraklar merkez konumundadır.8.- 9. yüzyıllarda başlayan ve 19. yüzyıla kadar neredeyse hiç durmadan devam eden fritli hamurlarla yapılan seramik üretimi, alkali içerikli fritlerle başlamış ve sonrasında teknolojik devrim olarak adlandırılan kurşunlu fritlerin eklenmesiyle gelişmiştir.İslam seramiklerine tarihsel önem ve saygınlık kazandıran fritli hamurlar, kendine özgü hamur içeriği ile 20. yy'da akademik çalışmalara konu olmuştur. Bu hamurun günümüzde de kullanılabileceğini ve özellikle çağdaş çalışmalarda uygulanabileceğini göstermek bu çalışmanın amacı olmuştur.

20. yüzyılFritli hamurHamur+5
Yasemin Yarol
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Pate de verre cam şekillendirme tekniğinin araştırma ve uygulamaları

Günümüzden 3000 yıl önce, ilk olarak Mısırlılar tarafından kullanıldığı bilinen pate de verre tekniği, 19. yüzyılın sonlarında Fransız seramik sanatçısı Henri Cros tarafından yeniden gündeme getirilmiştir. Pate de verre tekniği, özellikle yeniden keşfedilme döneminde, farklı şekillerde tanımlanarak diğer cam şekillendirme teknikleriyle karıştırılmış fakat zaman içinde kendine özgü kimliğine ulaşmıştır.Cam parçacıklarının kalıp içine kontrollü bir şekilde yerleştirilmesi ve fırınlanması süreçleriyle oluşturulan bu teknik, cam malzemeyle çalışan sanatçılara, tasarımlarını uygulamada yeni olanaklar sunmaktadır. Birçok üretim aşamasından oluşan pate de verre tekniği ile bir obje oluşturabilmek, fırında cam şekillendirme yöntemleri ile ilgili teknik bilgilere sahip olmayı ve uzun bir atölye çalışmasını gerektirmektedir.Bu çalışmada, tarihsel süreç içinde cam, cam sanatı ve pate de verre yöntemi teorik olarak ele alınmış, kişisel uygulamalarla desteklenmiştir. Ayrıca bu alanda ürün vermiş-vermekte olan sanatçılardan örneklerle bir araya getirilen bu çalışmayla cam malzemeyle çalışmak isteyenlere faydalı olabilecek bir kaynak oluşturulması amaçlanmıştır.

CamCam sanatı
Sema Okan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Sicilya Bölgesi Rönesans Dönemi Mayolika dekorlarının incelenmesi ve uygulanması

?Mayolika?, bisküvi pişirimi yapılmış seramik form üzerine uygulanan ham sır yüzeyine yapılan dekorasyona verilen genel addır. ?Mayolika? adı, bu tekniğin, 13. yüzyılda İtalya'ya taşındığı, İspanya kıyılarında bir ada olan ?Mayorka?dan gelmektedir.İtalyanca ?Rinascimento? sözcüğünden kaynaklanan ?Rönesans? terimi, yeniden doğuş veya yeniden diriliş anlamına gelmektedir ve 14-16. yüzyıllarda İtalya'da klasik modellerin etkisi ile sanat ve yazın alanındaki canlanış olarak tanımlanmaktadır. Rönesansın yaratıcı ateşinde mayolika, İtalya'da yeni bir estetik seviyeye ulaştığından, hem teknik hem de stil yönünden İtalya'yla ilişkilendirilmiştir. Başta ?Toscana? bölgesinde olmak üzere tüm İtalya'da mayolika üretimi yapılmıştır. Sadece önemli merkezlerdeki atölyelerde mayolika üretimi yapılmamış, küçük kasabalarda da yerel seramik okulları kurulmuştur.Akdeniz'in en büyük adası olan ve İtalya anakarasından Messina Boğazı ile ayrılan Sicilya da Rönesans döneminde önemli bir mayolika üretim merkezi olmuştur. Özellikle son yıllarda ada ile ilgili araştırmalara hız verilmiş, adanın ilk ve eski mayolikalarının büyüleyici durumuna az da olsa ışık tutulmuştur. Sicilya adasının en önemli mayolika üretim merkezleri, Palermo, Caltagirone, Trapani, Sciacca ve Sciacca şehri yakınlarındaki Burgio'dur. Sanatçıların merkezler arasındaki hareket sıklığı ve fikir değişimleri nedeniyle ürünleri birbirinden ayırmak çok zor olmuştur ve bazı merkezlerin tarihi de halen yazılmayı beklemektedir.Yapılmış olan bu çalışmada, ?Rönesans Dönemi Sicilya Bölgesi Mayolika Dekorları? incelenmiş ve günümüz şartlarında, sır üzerine çeşitli renklendirici pigmentlerin uygulanması, coperta tekniğinin uygulanması ve sır üzerine renkli sır uygulanması olmak üzere, üç farklı teknikte mayolika uygulamaları yapılmıştır.

Gülce Alaybek
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Bilgisayar destekli tasarım programlarıyla seramik ürünlerin modellenmesi ve bir pisuar uygulaması

Bilgisayar destekli tasarım kavramı günümüz endüstrisinde ürün tasarlamak ve geliştirmek için kullanılan önemli bir sistemdir. Hazırlanan bu çalışma; bilgisayar destekli tasarımın ve sunumun tanımını, bilgisayar destekli tasarım programlarındaki temel modelleme biçimlerini, seramik ürünleri modellemede ne tip yöntemlerin izlenebileceğini ve bu programların kullanımının tasarım safhasında yarattığı kolaylıkları içermektedir.Çağımızda endüstri kuruluşlarının hemen hemen hepsinde kullanılmaya başlamış olan bilgisayarlar bir ürünün tasarlanmasından üretimine kadar her aşamasında yerini almaktadır. Yaklaşık son on beş yıldır ülkemiz seramik endüstrisinde de yerlerini almış olan bilgisayar destekli tasarım sistemleri sayesinde ürün kalitesi ve üretim gücü artmış, tasarımcının ve bilgisayarların interaktif ilişkisi sayesinde tasarım kavramında da önemli gelişmeler gözlenmiştir.Bu bağlamda hazırlanan çalışmada endüstri kuruluşları tarafından üretilen seramik ürünlerde, hazırlanan modellerin analiz yöntemleri, bilgisayar sistemlerinin üretimde nasıl kullanıldığı, tasarlanan bir ürün üzerindeki uygulamalarla gösterilecektir.

Bilgisayar destekli tasarımBilgisayar destekli üretimSeramik sanatı+1
Efe Türkel
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Anadolu Selçuklu dönemi mimarisi taş yüzey süslemelerinin incelenmesi ve seramik yorumları

Anadolu, Selçuklu Devletinin hakim olduğu m.s. 11. ve 13. yüzyıllar arasında, yaklaşık iki yüz yıllık süre boyunca yeni kültür ve sanat ortamına sahip olmuştur. Selçuklu'nun Anadolu'yu fethi ile coğrafi konum bu ortamı oluşturmuştur. Dönemin karışık siyasal ve kültürel yapısı içinde mimari cephelerde yüzeyler pek sınırlamanın olmadığı hoşgörü içinde işlenmiş, İslam'ın yanı sıra İslam öncesi inanışların ve yerli öğelerin birlikte kaynaştığı biçim ve kompozisyonlar taş, kil, ahşap veya madene aktarılmıştır.Çalışmanın özünü oluşturan mimari yüzeylere işlenen taş süslemeleri, Selçuklu kültür ve sanatının günümüze ulaşmış somut örneklerindendir. Bu doğrultuda ele alınan dönemin tarihi, sosyal, siyasal ve düşünce ortamı ile süsleme elemanlarının özellikleri incelenmiş, 5 önemli merkezdeki 20 `den fazla mimari örnek ele alınmıştır.Bu çalışma sonunda, yapılan tüm araştırma ve incelemelerden elde edilen bilgilerin değerlendirilmesiyle, zengin birikimin günümüz mimarisinde uygulama alanı bulması özünden çıkarak yeni anlatım ve biçimlendirmeler seramik malzeme üzerinde uygulanmıştır.

Mimari
Nusret Algan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Popüler kültürde kitsch olgusu ve seramik sanatına yansımaları

Popüler kültürün, dolayısıyla popüler sanatın yayılma eğilimi gösterdiği 18. yüzyıl sonu ve 19.yüzyıl başlarında Avrupa'da sosyal yapı içindeki farklılıklar, toplumsal alanda da sınıfsal ayrışmaları keskinleştirmiştir. Bu durum sosyal yaşamı köklü değişiklere taşırken, kültürel düzeyde de sanata yansımasına neden olmuştur. 19. yüzyıl başlarında teknolojinin de gelişmesi ile birlikte sanatın popülerleşmesi, sanat ürününün konularında, buna bağlı olarak biçimlerinde ve üretim/tüketim ilişkilerinde tüm yönelimini salt toplum beğenisine yönelttiği bir tarihsel dönemdir.20. yüzyıla gelindiğinde, postmodern süreçteki endüstriyel gelişmeler sanatsal alana yansıyarak, kültürel nitelikli gelişmelere neden olmuş ve tüm bu gelişmeler sanat ürünlerinin de meta olarak kullanıldığı kültürel ticarileşmeye yol açmıştır. Ticarileşme, sanat ve kültürel tüm ürünlerin kitlesel üretimi ve tüketimini olanaklı hale getirmiştir. Böylesi değişimler kitsch'in nesnel koşullarını hazırlamış ve kitsch, tarihte hiçbir sanat akımının ulaşamadığı bir hız ve etki alanıyla, hayatı ve sanatı egemenliği altına almıştır.Kitsch terimi ifade ettiği kavram gibi oldukça yenidir. 1860-1870'lerde Münih'deki sanat çevrelerinde ve ressamların jargonunda kullanıma girmiş ve ucuz sanatsal eşyaları tarif etmek için kullanılmıştır. Kitsch'in uluslararası terim olarak kullanılması 20.yy ilk yarılarına denk gelir. Sözcük anlamı olarak vasatlığı, kötü zevki ya da sanatsal çöpü tarif eden kitsch, estetik yetersizliğin belirlenmesi çabasında, irdelenmesi gereken bir kavramdır. Farklı sanat disiplinlerinde kendini var edebilen ve hızla yayılan kitsch, seramik sanatında da malzemenin kendine özgü nitelikleriyle birlikte geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Seramik çamurunun kullanıldığı, süslemeye yönelik, gerçek işlevini aşan her tür seramik ürün, seramik sanatında kitsch kavramıyla yakından ilişki içindedir. Kavramsal olarak kitsch olgusunu irdeleme amacı taşıyan bu tez, pratik olarak ise seramik alanında kitsch' in var oluşunu kavramaya yönelmiştir.

Sanat kuramlarıSanat seramiğiSanat tarihi
Buket Acartürk
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Odun yakıtlı fırınlarda tuz sırı pişirimi

Tuz pişirimi tekniği ilk olarak 15. yy.da Almanya'nın Rhineland bölgesinde görülmüş, kısa zamanda birçok ülkede uygulanmıştır. Sır pişirimi gerektirmeyen bu yöntem, ekonomik oluşu ve uygulama kolaylığı ile seramik endüstrisinde ve kullanıma yönelik kap kacak üretiminde yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Tuz sırları kendine özgü doku ve renk özellikleriyle birçok sanatçıyı etkilemiş, seramik sanatında da önemli bir yere sahip olmuştur.Yapılmış olan çalışmanın amacı; odun yakıtlı fırınlarda tuz sırı pişirim tekniğini uygulayarak, seramik yüzeylerde farklı doku ve renk seçenekleri oluşturmaktır. Çalışmada tuz pişirimi tekniği üzerine kapsamlı bir araştırma yapılarak, kullanılan bünye, astar ve sır reçeteleri incelenmiştir. Ulaşılan bilgiler doğrultusunda, yüksek dereceye uygun bünye hazırlanarak, farklı astar ve sır reçeteleri uygulanmıştır.Çalışmanın sonucunda; odun küllerinin ve tuz buharının seramik bünyede oluşturduğu farklı yüzey etkileri araştırılarak, parıltılı ve ince bir sır tabakası elde edilmeye çalışılmıştır. Uygulanan astar ve sır denemeleri ile yüzeydeki renk ve doku özelliğine çeşitlilik kazandırılmıştır. Bununla beraber başarılı bir tuz pişiriminin, bilgi birikimi ve deneyimler sonucu geliştirilebileceği sonucuna varılmıştır.

Pınar Çalışkan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Uzakdoğu sırlarından temmoku'nun araştırılması ve sır uygulamaları

Çin, seramiğin tarihsel gelişimde ilklerin başlangıcı olarak görünen, farklı fırınlama tekniklerinden, biçimlendirmeye ve sırlamaya kadar birçok alanında büyük keşifleri olan dünyanın en büyük üretim merkezidir.Sosyal yaşamda, çayın ve çay içmenin bir kültür olarak görüldüğü Çin'de, çay sunumunda seramik kâselerin kullanımı ve kâselerin içindeki çay ile birlikte güzel görünme kaygıları sayesinde, birbiriyle benzer ama her biri ayrı mükemmellikte olan sırlar keşfedilmiştir. Han Hanedanlığı döneminden (M.Ö. 206-M.S. 220), mavi beyaz üretimin başladığı Ming Hanedanlığı dönemine kadar (1368-1644) geniş bir süreçte kullanılan kahverengi-siyah sırlı seramikler Song Hanedanlığı döneminde (960-1279) üretilen Jian çay kâseleri ile en güzel sır örneklerini oluşturmaktadır.Bu dönemde kendi içinde Kuzey Song ve Güney Song olmak üzere iki bölgede yapılan üretimlerde başlıca merkezler Jian, Jizhou ve Cizhou'dur. Jian'da üretilen seramikler Jizhou ve Cizhou' da tekrar üretilip o bölgenin isminle anılmışlardır.Jian' da üretilen çay kâseleri, Japon Zen Budist rahiplerin Çin'de ziyaretlerinin sonrasında Japonya ya taşınmasıyla, Japonlar tarafından `Temmoku' olarak adlandırılmıştır. İlk ihracatın başlamasından sonra Temmoku'lar 14. yy.' da Kamakura Döneminde Mino ve Seto fırınlarında üretilmiştir.Çin'de Ming Hanedanlığına kadar popülerliğini sürdüren Temmokulara 13.yy sonlarında ilgi azalarak üretimleri durmuş fakat Japonya' da üretim uzun süre devam etmiştir.Günümüzde yaygın biçimde Temmoku adıyla bilinen Jian sırları, dünyanın birçok ülkesinde sanatçılar tarafından kullanılmaktadır.

Çin sanatı
Dicle Öney
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Jingdezhen'de porselen yapımı ve Çin porselen sırları

Dünyanın porselen merkezi olarak adlandırılan Jingdezhen şehri, beyaz porselenin üretildiği yerdir. Güney Çin'in Jianxi vilayetindeki porselen üretimi Song Hanedanlığı ( 960-1279 ) döneminde Yinqing ürünler ile başlamış, Yuan Hanedanlığında ( 1280- 1368) yarı opak beyaz sırlı Shufu porselenleri ve 14. yy.ın başında da mavi beyaz porselenler ile gelişimini sürdürmüştür. Bu dönemde kireç ve alkali içerikli sır kullanılmıştır. Mükemmel ve hafif gövdeye ulaşmak için Çinlilerin kullandığı hammaddeler, Çin taşı petuntse ( feldspat) ve beyaz Çin kili ( kaolin) olmuştur.Kobalt pigmentli sıraltı dekorlu mavi beyaz porselen üretimi 1328 civarında, imparatorluk eşyası olarak üretilmeye başlanmış, ardından ülke içine ve bütün dünyaya yayılmıştır. 14 yy.ın ikinci yarısında Jingdezhen'de mavi beyaz ürünlerin yanında sıraltı kırmızı dekorlu porselenler ve monokromları üretilmiştir.Ming döneminden beri porselen gövdesinin bileşimi % 60 Çin taşı ( feldspat) ve % 40 kaolin olarak kalmıştır. Bu iki hammadde karıştırılıp, geleneksel olarak tuğla şekline getirilir ve tornada şekillendirilmek üzere ustalara gönderilir. Büyük boyutlu ürünler, genellikle iki kişinin yardımlaşması sonucunda ortaya çıkarılır.Jingdezhen porseleninin ve dünya çapında ticaretinin hikâyesi Çin ve dünya seramik sanatında önemli bir konudur. Jingdezhen porseleni Song' un ruhani güzelliği, Yuan' ın doğal özü, Ming' in ölçülmez mavisi, Qing' in çok renkli romantizmi ve modern Çin' in çağdaş yaratımlarıyla seramik tarihinin tüm kalplerini esir almıştır. Jingdezhen, porselenin dünyadaki başkenti olarak adlandırılır ve üretilmiş tüm porselen parçalarının büyük çoğunluğu yalnızca buradan gelir. Yuan, Ming ve Qing hanedanlıkları dönemlerinde, Çin imparatorluk porselenlerinin yapıldığı tek yerdir.

Çin sanatı
Şirin Koçak
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Andrei Rublev eserlerindeki teolojik betimlemelerin çözümlemeleri ve seramik yüzeylerde yorumlanması

Bu çalışma, Andrei Rublev'in ikon sanatının teolojik ve estetik yönlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Rublev'in eserlerindeki dini semboller ve figürlerin, dönemin teolojik ve kültürel bağlamında nasıl bir anlam taşıdığını ve bu anlamların günümüz sanat disiplinleriyle nasıl bağlantı kurabileceğini ele alınmaktadır. Özellikle ikon sanatındaki estetik ve simgesel ögelerin seramik sanatında nasıl yeniden yorumlanabileceği üzerinde durulmaktadır. Rublev'in sanatı, Ortodoks Hristiyan sanatının önemli bir örneği olarak kabul edilmektedir ve çalışma bu sanatın modern sanat pratiklerine nasıl entegre edilebileceğini göstermeye çalışmaktadır. Çalışma aynı zamanda kültürel mirasın çağdaş sanata adaptasyonunu sağlamayı ve bu süreçte karşılaşılan metodolojik zorlukları ele almaktadır. Kaynakların erişilebilirliği ve çeşitliliği ve teolojik yorumların objektif bir çerçevede analiz edilmesi, seramik sanatına uygulanabilirliğinin test edilmesi başlıca problemler arasındadır. Genel olarak Rublev'in sanatının tarihsel ve kültürel etkileri modern sanat üzerindeki yansımalarıyla birlikte değerlendirilmektedir.

Kültürel uyumİkon sanatıİkonografi+1
Mahir Yavuz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Krakle ve toplanmalı sırlar üzerine bir araştırma

Artistik sır olarak tanımlanan krakle ve toplanmalı sırlar, diğer artistik sır çeşitleri gibi, sanatsal alandaki çalışmaların artması ile önem kazanmıştır. Uygulandıkları seramik ürünlere sanatsal anlamda değer katmaktadırlar. Artistik sırların en önemli özelliği, doku ve renk özellikleridir. Rastlantısal sonuçlarla da ortaya çıkabilen bu doku ve renk özellikleri, sırın kendi özelliği gibi kullanılabilmektedir. Endüstriyel ürünlerde hemen hemen hiç kullanılmazlar.Çoğunlukla sır hatası olarak kabul edilen krakle ve toplanmalı sırların, seramik ürünlerde artistik amaçlarla kullanılarak ürünün değerini arttırması, yapılmış olan tez çalışmasının amacına hizmet etmektedir. Krakle ve toplanmalı sırların yapımında, detaylı bir kaynak araştırması ve bu bilgiler doğrultusunda, laboratuar ortamında çeşitlerine göre özel sır denemelerini kapsayan çalışmalar yapılmıştır. Yapılan bu çalışmalar sonucunda, krakle ve toplanmalı sırların tanımı, sınıflandırılması ve oluşum nedenlerinin belirlenmesi sağlanmıştır.

GenleşmeKrakle sırlarToplanmalı sırlar+2
Zeynep Taşkın
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Batı Anadolu Roma Dönemi örnekleriyle su kemerleri, künkleri ve sarnıçları üzerine bir araştırma ve uygulama çalışması

Tarihi devirler boyunca kentlerin çoğu akarsu yataklarına kurulmuştur. Su insan yaşamında her zaman önemli bir yere sahip olmuştur ve yerleşik yaşama geçişin, tarımın başlangıcı su ile bağlantılıdır. Yunan ve Roma şehirlerinin en önemli sorunlarında biri su temin etmektir. Suyolları büyük bir sorun ve bu sorunun yarattığı sanat eserleridir.Su bulunmayan birçok kente su getirmek bu kentlere sanat eseri niteliğinde kemerler kazandırmıştır. Çoğu kemer ve tonoz inşasında oldukça usta olan Romalıların eseridir ve bu kemerlerden günümüze kadar gelmiş olan çok güzel örnekler bulunmaktadır. Kentlere su getirmek için coğrafi koşullar uygunsa taş, kurşun veya pişmiş toprak künklerin birbirine eklenmesi yoluyla yapılan su yoları kullanılmıştır. Fakat arazi koşulları buna uygun değilse bir veya birden fazla katlı su kemerleri (aquaduct) inşa edilmiştir. Kilometrelerce uzunlukta suyolları bulunmaktadır.Avrupa'nın birçok yerinde Romalıların inşa ettiği bu mühendislik harikası kemerlere rastlamak mümkündür. Günümüze kadar gelen en güzel örnekler batı Anadolu da ve İstanbul da yer almaktadır. Yapılan bu çalışma kapsamında Batı Anadolu da ki suyollarından birçoğu incelenmiş kaynaklar araştırılmış ve bunlardan yola çıkarak tasarımlar yapılmıştır. Seramik ve cam malzemelerinden yararlanılarak bu tasarımlar hayata geçirilmiştir.

Roma DönemiSarnıçlar
Seçil Gül Ocak
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Askeri müzik topluluğu mehter, geleneksel kıyafet ve müzik enstrümanlarının plastik açıdan seramik sanat objelerine dönüşümü

Dünyanın en eski askeri bandosu olarak bilinen mehterin tarihi milattan önceki yüzyıllara ve Orta Asya'ya kadar uzanmaktadır. VIII. yüzyılda yazılmış ve Türk tarihinin en eski yazılı kaynağı olan Orhun Kitabeleri'nde ?külpüge? ve ?tuğ? çalgılarından söz edildiği bilinmektedir. XI. yüzyıldan günümüze kadar ulaşan bir diğer yazılı kaynak olan, Türkçenin en eski sözlüğü Divan-ü Lügat-it Türk'te ise, hakanın huzurunda nevbet vuran müzik grubuna ?Tuğ? adının verildiği bilgisini edinmekteyiz.Tuğ isminin Büyük Selçuklulardan itibaren Tabılhane ve Nevbet'e, Osmanlılarda ise, mehter müziğine dönüşerek gelenek haline geldiği dikkati çekmektedir. Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Mesud'un, Osman Gazi'ye 1289 yılında bağımsızlık fermanı ile birlikte hâkimiyet simgesi olan berat, tuğ, bayrak, boru, zil, davul ve nakkare de yolladığı bilinmektedir. Bu olay tarih sayfalarında, Osmanlılarda mehterin ilk kuruluşu olarak kabul edilmektedir. Mehter teşkilatı Emir-i Alem adı verilen yüksek rütbeli bir memurla, ona bağlı mehterhanenin sorumlu subayı Mehterbaşı Ağa ve musiki yönünden Mehterbaşına, yönetim yönünden Emir-i Alem'e bağlı olan Baş Mehter Ağa arasındaki hiyerarşik ilişkiler çerçevesinde yönetildiği görülmektedir. Osmanlı mehter geleneği, XVI. yüzyıldan itibaren saraya ve padişaha bağlı resmi bir devlet kuruluşu niteliğine dönüştürülmüştür.Mehter teşkilatı'nın XVI. yüzyıldan itibaren bir takım kanunnameler ile sadece saraya hizmet eder durumdan çıkarılarak, idari ve askeri devlet teşkilatında görev alan sadrazam, vezir ve eşit yetkiye sahip kişilere ve beylerbeyleri ile sancak beylerine de farklı katlarda sınırlı mehter kurma hakkının verildiği bilinmektedir. Mehter takımı en temel görevi gereği savaşlarda icra ettiği mehter musikisinin canlı ve dinamik havaları ile askeri coşturmuş ve düşmanlarına korku ve yılgınlık vermiştir. Türklüğün felsefi bir akımı olan mehter, Türk zaferlerinin coşkusu ve sevinci olmuştur. 1826'da Sultan II. Mahmud'un Yeniçeri Ocağı'nı kaldırması ve takiben yenilenme hareketlerinin başlaması ile onun bir parçası ve ordunun sembolü olan mehterhane de kaldırılmış ve yerine Avrupa devletlerinde olduğu gibi ?Askeri Bando? takımı kurulmuştur.Mehter takımını sembolik olarak temsil etmek için mehterin 1914 yılında Askeri Müze bünyesinde yeniden kurulduğuna tanık oluyoruz. I. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin ilk yıllarında Askeri Müze'de varlığını sürdüren mehter, 1935 yılında Milli Savunma Bakanı Zekai Apaydın tarafından aslına göre yetersiz olması gerekçesi ile tekrar kaldırılmıştır. 1952 yılında zamanın Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Nuri Yamut'un emirleri ile Askeri Müze bünyesinde mehter takımının yeniden kurulmuş olduğunu görüyoruz. Günümüzde Askeri Müze'de mehter olgusunun geçmişteki izlerinin temsili yansımalarını çağımızın özellikleri doğrultusunda izlemek ve bu olguyu hatırlamak mümkün olmaktadır.Mehter kültürü, Türk toplumunun yapısı ile iç içe geçmiş, ondan kaynaklı beslenen, karmaşık fakat hiyerarşik düzeniyle kurallarını belirlemiş, hükümdarından sade vatandaşına kadar toplumu kucaklayan, Türk dünyasında çağlar boyu simge haline gelmiş bir olgudur. Türk toplumunun gelenek ve göreneklerinde günümüzde dahi varlığını sürdüren, temelini davul ve zurnanın oluşturduğu bu olgu, Türklüğün felsefi bir akımı olmuştur.Bu olguyu farklı ifade edebilme kaygısı ile devam eden bu çalışmada edinilen ve paylaşılan bilgiler doğrultusunda, mehter topluluğunun müziğinin sunuluşu sırasında sergilediği görsel zenginliğinden yararlanılarak geleneksel mehter müzik enstrümanlarının ve giysilerinin yorumlarını plastik açıdan seramik sanat objelerine dönüşümü gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Tasarlanan sanatsal seramik objelerinde, mehter teşkilatının yapılanmasının temelini teşkil eden hiyerarşik yapısının yansımalarını izlemek mümkündür. Belirtilen bu prensipler temel alınarak seramik sanat objelerine dönüşüm süreci belirlenmiş, bu süreci takiben yapılmış olan seramik sanat objeleri bilgilerinize sunulmuştur.

Ayşe Aysun Yaldır
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik yüzeylerde kullanılan baskı teknikleri ve uygulamaları

Sanat alanlarından resim, grafik ve seramikte kullanılan baskı kelimesi, herhangi bir şeklin, yazının, resmin baskı tekniklerinden yararlanılarak istenilen şekil ve sayıda, başka bir yüzeye aktarılıp kopyasının alınması anlamına gelmektedir.Resim ve grafik alanında uygulanan baskı tekniklerinin neredeyse hepsini seramik yüzeyler üzerinde de kullanmak mümkündür. Bu teknikleri seramik yüzeylere uygulamak için, seramik boyalar ile birlikte yardımcı malzemelerin kullanılması yeterlidir.Baskı kelimesinin sözlükteki tanımlarından biri de basmaktır. Bu bağlamda, geçmişten günümüze elde ya da tornada şekillendirilen formlar üzerinde, el iziyle oluşturulmuş baskılarla birlikte, mühürlerinde kullanılmasıyla birçok seramik yüzey dekorlanmıştır.Biçim, form ya da resimsel görüntüyü tekrar edebilme imkânı sağladığından, yüzyıllardır seramik bezemede baskı yöntemleri yoğun olarak kullanılmıştır. Herhangi bir görüntüyü, bir yüzeyden diğer bir yüzeye aktarma yöntemi neredeyse binlerce yıldır var olmuştur. Bu yöntemler, günümüze kadar geliştirilerek kolay, basit ve tekrar edilebilir uygulamalarla kendine geniş bir kullanım alanı bulmuştur.Birçok sanatçı, karmaşık ve detaylı dekorları baskı tekniklerinin olanaklarını kullanarak seramik yüzeylere kolayca uygulamaktadır. Bu teknikleri kendilerine has metotlar kullanarak gerek resim gerekse fotoğraf gibi öğeleri eserlerine uygulamakta ve baskının, birden fazla üretim yapabilme özelliğinden yararlanarak eserlerini çoğaltmaktadırlar.Baskı teknikleri bir görüntüyü birden fazla transfer etme olanağı sağladığından, sanatsal çalışmalarda kullanımı dışında endüstride de geniş bir kullanım alanına sahiptir. Günümüzde neredeyse üzerinde baskı olmayan ticari bir ürünle karşılaşmak oldukça güçtür. Bu durumdan dolayı teknikler geçmişte olduğunun aksine, günümüzde uygulama açısından daha kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Ayrıca gerekli olan tüm baskı malzemelerini ülkemizde seramik ürünleri satan mağazalardan kolayca satın almak mümkündür.Baskı teknikleri, teknolojinin sunmuş olduğu kolaylıklardan dolayı günümüzde seramik yüzeylerde tamamlayıcı bir unsur haline gelmiş ve seramikçiler tarafından yaygın olarak uygulanan tekniklerin arasındaki yerini almıştır.

Baskı teknikleriSeramik sanatıSeramikler
Leman Kalay
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik sanatında mizah

?Seramik Sanatında Mizah? konulu bu çalışmada insanlığın mizahla başlayan macerasında sosyal ve psikolojik olarak gelişimi genel anlamda değerlendirilmiştir.Mizahın gelişim süreci farklı sanat disiplinlerinden örneklerle incelenmiş ve bu incelemede seramik sanatında mizah öğelerinin uygulanışıyla ilgili bilgiler sunulmuştur.Mizah tanımı içerisinde modern seramik sanatı anlayışında, insanı düşündürmeye ve tebessüm ettirmeye yönelik mizahi seramik örneklerin uygulanmasına çalışılmıştır.

MizahSeramik sanatıSeramikler
Aziz Baha Örken
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Cumhuriyet Dönemi seramik biblolar

Seramik, atesin bulmasından bu yana süre gelen en önemli materyalolmustur. -nsanoglu bazen ihtiyaçları geregi, bazen de kendini ifade etmek içintopraga sekil vermis, pisirmis ve kullanmıstır.Biblo da tam bu süreçte dini ihtiyaçları karsılamak için ortaya çıkmıstır.Toplumlar inanısları geregi bazı dönemlerde pismis topraktan heykelcikler yapmıs veonlara çesitli anlamlar yüklemistir. Osmanlı Döneminde önceleri resim ve figürlerinyasak olusu nedeniyle seramik biblolar yoktu. Cumhuriyetin ilanı ile birlikteAvrupa'nın da etkisiyle modernlesen Türkiye'de de biblo üretimi yapılmayabaslanmıstır.Bu çalısmada Anadolu'da Cumhuriyet Dönemin de seramik biblolar arastırılmıs, teknikler ve süsleme özellikleri incelenmis sonucunda da bugünkümevcut durum irdelenmistir.

BibloCumhuriyet DönemiSeramik sanatı+2
Murat Emrah Ulukütük
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi Kütahya çinisinde görülen uygulama teknikleri ve yenilikler

Bu çalışmada Cumhuriyet dönemi Kütahya çiniciliğinde yaşanan gelişmeler ve Kütahya çiniciliğinin bugünkü durumu tespit edilmeye çalışılmıştır.Tez beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çininin tanımı yapılmış ve tarihçesi hakkında kısa bir bilgilendirme yapılmıştır. İkinci bölümde Cumhuriyet dönemi Kütahya çiniciliğinde görülen gelişmeler; kullanılan malzeme ve üretim teknolojisi temelinde verilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde, çinicilikte kullanılan süsleme tekniklerinden bahsedilmiştir. Günümüzde uygulanan süsleme teknikleri hakkında açıklama yapılmıştır.Dördüncü bölümde, Kütahya'da çini ve seramik sanatına eğitim-öğretim anlamında katkıda bulunan ve üretim yapan sektörler ile faal durumdaki fabrikalar, atölyeler hakkında bilgi verilmiştir. Yine bu bölümde Kütahya çiniciliğinin gelişmesine hizmeti geçen usta ve sanatçılardan bahsedilmiş, katkıları hakkında açıklamalarda bulunulmuştur.Beşinci ve son bölüm uygulama bölümüdür. Bu bölümde; çini sanatındaki geleneksel desenlerin günümüzdeki yorumları uygulamaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Çini, Kütahya, Seramik, Türkiye Cumhuriyeti Dönemi

Cumhuriyet DönemiKütahyaKütahya çinileri+3
Mustafa Kızıl
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel İznik çini dekorlarında kullanılan motifler ve kişisel yorumlar

Geleneksel İznik Çini Dekorlarında Kullanılan Motifler ve Kişisel Yorumlar isimli tez çalışmamda geleneksel sanatlardan biri olan çini sanatının motifleri, çizim aşamaları ve motiflerin gelişim aşamalarını içeren bilgiler ile ilgili genel bir değerlendirme yapılmıştır.Geleneksel İznik çinileri hammadde, form desen zenginliği ile İznik çini sanatının diğer çinilerden üstünlüğünü vurgulamaktadır. Geleneksel İznik çini motifleri sınıflandırılmış, çizim aşamalarından örnekler verilerek açıklanmış ve bu araştırma detaylandırılmıştır. İznik çini desenlerinin kişisel yorumlarından yola çıkarak oluşturulan seramik form uygulamaları ile araştırma sonlandırılmıştır.İznik çini sanatı Osmanlıdan günümüze kadar önemli bir yer teşkil etmektedir. Osmanlı döneminde saray sanatı olan çini kültürel sosyal ve ekonomiye olan etkisi tarihsel ve arkeolojik verilerle araştırılarak somut kaynaklarla incelenmiştir. 18.yy dan sonra bozulma gösteren ve ekonomik sosyal ve siyasi nedenlerden dolayı saray desteğini alamadığı için İznik çini sanatı yerini Kütahya çinilerine bırakmıştır.Anahtar sözcükler: Çini sanatı, İznik Çini motifleri, İznik

Bursa-İznikMotiflerÇini+2
Aslı Yılmaz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Arkaik Dönem Yunan seramiklerinin incelenmesi ve günümüz yorumlamaları

İnsanoğlu var olduğundan beri, günlük ihtiyaçlarını karşılamak için kap kacak türü seramik malzemeler üretmiştir. Zaman ilerledikçe sade bir şekilde yapılan seramikler yerini sanatsal ve estetik kaygı ön planda tutularak hem form hem de süsleme açısından gelişme göstermiştir.Seramik sanatı geçmişten günümüze gelene kadar birçok dönemden geçmiştir. Bu dönemlerin her biri seramik sanatı için çeşitli yenilikler getirerek seramiğin bugünlere gelmesinde en önemli katkıyı sağlamışlardır. Gelişmelerden biri süsleme ve teknikleridir. Seramik form yüzeylerini süslemede astar ile yapılan çalışmalar neolitik çağdan bu yana gelişimini göstermiş ve Yunan seramik sanatı ?terra sigillata? astar süslemeleri ile doruğa ulaşmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde, Ege Uygarlıkları diye bilinen Yunan sanatının başlangıcı olarak tanımlanan Minos, Miken seramik sanatının gelişimi, ikinci bölümde, Yunan seramik sanatının dönemleri, gelişimi, yenilikleri ve özellikleri anlatılmıştır. Üçüncü bölümde ise Yunan sanatının vazo süslemeciliğinde en parlak dönemi olan arkaik dönem seramiklerinin gelişimi, form ve süsleme özellikleri ele alınmıştır. Dördüncü bölümde ise Yunan arkaik dönem seramiklerinden yola çıkarak form, süsleme ve renkli astar çeşitleri ile uygulamaları yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Seramik, Yunan, Arkaik, Süsleme, Teknik

Arkaik DönemAstarSeramik sanatı+6
Halil İbrahim Çakır
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Avanos çömlekçi çamuru üzerine ham sırüstü (mayolika) dekor uygulaması

Mayolika dekorları, ilk olarak 15.yy. da Kuzey Afrika ülkelerinden gemilerle İspanya'ya getirilip, oradan da İtalya ve birçok ülkeye yayılmıştır. Adını İspanya yakınlarındaki Mayorka adasından alan mayolika birçok ülkelere göre de farklılıklar göstermektedir. Önceleri porselenleri taklit etmek amacıyla, kırmızı renkli olan seramik yüzeyin, bisküvi pişirimi yapıldıktan sonra beyaz opak sır ile sırlanıp, üzerine değişik boyalarla desenler yapılmıştır. Sonraları farklı renkteki çamurlara da mayolika dekor yöntemi uygulanmaya başlanmıştır.Bu çalışmada Nevşehir ilinin, tarih öncesi ilk yerleşim yerlerinden biri olan Avanos ilçesinin çömlekçi çamurundan yapılan seramik formların, beyaz opak sır ile sırlanıp, ham sır üzerine mayolika dekorunu uygulayarak 1050°C de pişirilmesine yer verilmiştir.

DekorMayolikaNevşehir-Avanos+3
Oğuzhan Demir
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik sanatında bir tasarım ilkesi olan Koram'ın incelenmesi ve kişisel yorumlar

?Seramik Sanatı'nda Bir Tasarım İlkesi Olan Koram'ın İncelenmesi ve Kişisel Yorumlar? konulu bu çalışmada, kademelenme, derecelenme sisteminde Görsel Hiyerarşi'ye karşılık gelen Koram'ın duyusal ve görsel etkileri genel anlamda değerlendirilmiştir. Koramın uygulanış biçimleri farklı sanat disiplinlerinden örneklerle incelenmiş ve bu incelemede seramik sanatında koram çeşitlerinin uygulanışıyla ilgili bilgiler sunulmuştur. Koram tanımı çerçevesinde modern seramik sanatı anlayışında, estetik ve görsel anlamda tasarıma yönelik endüstriyel ve sanatsal seramik örneklerin uygulanmasına çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Tasarım, Koram, Seramik, Sanat, Kademelenme, Derecelenme, Görsel Hiyerarşi.

HiyerarşiSeramik sanatıSeramikler+1
Kadir Ertürk
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Nokta ve çizginin seramik sanatında kullanım biçimlerinin araştırılması

Bu çalışmada, sanatın temelini oluştuan nokta ve çizginin doğada bulunma biçimleri örneklerle araştırılmış, bu iki öğenin seramik sanatındaki görsel etkileri incelenmiştir. Farklı ülkelerden birçok seramik sanatçısının kısa özgeçmişleri ile tanıtımı yapılarak, eserlerinde nokta ve çizgi öğesinin ele alış biçimleri örneklerle anlatılmıştır.Nokta ve çizginin tanımı çerçevesinde, modern anlamda bu iki öğenin kullanılması ile seramik sanatında görsel açıdan estetik örnekler uygulanmasına çalışılmıştır.

EstetikNoktalama işaretleriSeramik sanatı+2
Emre Can
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türk hat sanatının seramik sanatına biçimlendirme öğesi olarak yansıması

Yazı, tarihin en önemli dönüm noktalarından birisidir. Geçmişten günümüze insanoğlu iletişim kurarken ya dasahip olduğu bilginin aktarımında araç olarak çoğunluklakonuşma dilinikullanmaktadır. Yazıdan daha eski kökleri olan ve insanlığın varoluşundan bu yana günlük yaşamın her alanında kullanılan seramik ise en basit tanımıyla pişmiş topraktan yapılmış ürünler anlamına gelmektedir. İnsanın yerleşik hayata geçmesinden günümüze kadar olan süreçte seramiğin tüm dönemlerde gündelik yaşamın yanı sıra sanatsal açıdan da çok fazla kullanılması, bu malzemenin çok zengin bir içeriğe sahip olduğunu göstermektedir. Zaman içerisinde estetiğe önem veren insanoğlu yapmış olduğu seramiklere farklı değerler yüklemiştir. Bunlardan biri de yazı sanatıdır. Yazı türlerinden biri olan Arap kaligrafisi Türk hat sanatında kullanılan yazı karakteridir. İslam ülkelerinde soyut veya stilize desenlerin çok fazla tercih edilmesi nedeniyle sevilerek kullanılan Arap yazısı gerek iletişim maksadıyla gerekse kültürel veya dinsel ritüel amaçlı olarak insanoğlunun hayatında tarih boyunca kullanılan süsleme unsurları arasında yerini almıştır. Günümüzde halen daha varlığını sürdüren ve kullanmakta olduğumuz hat sanatı yeni arayışlar içerisinde bulunan sanatçıları, tasarımcıları da estetik ve plastik yapısıyla etkilemiş yazının sanat içindeki kullanımına yeni bir boyut farklı bir bakış açısı kazanılmasını sağlamıştır. Seramik sanatında ise kaligrafi, İki boyutlu yüzey anlayışı kavramından çıkıp üçboyutlu biçimde sanatta ve günlük yaşamda yerini almasını sağlamıştır. Bu çalışmada; sanatın interdisipliner olabilme özelliğinden yola çıkılarak Türk Hat Sanatının seramik sanatında form ve anlatı dili olarak nasıl yansıdığı konusu üzerinde durulmuştur.

Seramik sanatıTürk hat sanatıYazı sanatı
Mürşide Ecem Ay
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu'daki tarih öncesi Ana Tanrıça figürlerinin mısır pastası ve metal kullanılarak çağdaş takı formunda yorumlanması

Bu çalışmada, Mısır Pastası kullanılarak tarih öncesi Ana Tanrıça formları oluşturulmuş ve farklı metallerle birleştirilerek takı objeleri yapılmıştır. Yapılan Ana Tanrıça formları idol boyutlarında (3-10 cm) olup, form detaylarının daha iyi oluşturulabilmesi ve pişirim sonrası deformasyonların oluşmaması için elle şekillendirme ve efloresans sırlama teknikleri tercih edilmiştir. Pişirim sonrasında elde edilen Ana Tanrıça formları yine elle şekillendirilen bakır, pirinç ve gümüş metalleri kullanılarak kuyumcu tezgâhında takı objesi haline getirilmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Mısır Çamuru, Takı, Ana Tanrıça, Metal.

Artistik seramikGümüş takılarKadın takıları+2
A. Didem Engin
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Susa'da çömlekçilik

Yakın Doğu'da ilk insan izleri, M.Ö. 30 binlere dayanır. Buzul Çağından sonra, elverişli alanlar arayan insan toplulukları, İran Platosunun verimli bölgelerinde çeşitli yerleşim alanları buldular. Küçük köylerden kentlere, tek katlı evlerden çok katlı yapılara doğru bir gelişim süreci yaşadılar. Başlangıçta, avcılık-toplayıcılıkla yaşamlarını sürdürürken, tarımı, hayvancılığı ve ticareti öğrendiler. Kentlerin gelişimi ile değişen üretim ilişkileri ve statü farklarının oluşumu ile politikayı tanıdılar. Besinleri saklamak için çömlekçiliği keşfettiler. Yazının kullanımından çok önce çömlekler üzerinde stilize, özel bir sanatsal dil oluşturdular. Bu incecik, porselen gibi sert, harika çömleklere tüm duygularını ve yaşamlarını aktardılar. Ç ok katlı yapıların olduğu ilk kentsel uygarlık, Mezopotamya'dan önce İran Platosu'nun güneyinde bulunan Susa'da gelişti. Daha sonra burası kuzeyden gelen toplulukların oluşturduğu hanedanlar tarafından yönetildi. Elam İmparatorluğunu kuran bu hanedanlar, Susa'yı başkent yaptılar. Elam İmparatorluğu, Asur Banibal tarafından yıkılana kadar yaklaşık 1500 yıl kesintili olarak yaşadı. Daha sonra Med İmparatorluğundan da güç alan Akamenid Hanedanlığı, buraya hakim oldu ve Pers İmparatorluğunu kurdu. Pers İmparatorluğu, Batı Anadolu'dan, Mısır'a ve Hindistan'a kadar olan bir alana yayılan, antik dünyanın en büyük imparatorluğudur. Susa ise Akamenidler'in üç başkentinden biri olarak sanat ve uygarlık merkezi olmayı sürdürdü. Tüm bu süreç boyunca İran platosu ve özellikle de Susa'da üretilen sanat eserleri son derecede şaşırtıcıdır. Çömlekçilik geleneğinin kullandığı motifler, ilerleyen zamanlarda, bugün kaybolmuş olan bir teknikle üretilen altın ve bronz işler üzerine taşındılar. Bu dönem İran'ı, özellikle de Susa kenti antik dönemde sanatın kat ettiği aşama açısından çok ilginçtir. Araştırmacılara çok bilinmeyen, bakir bir alan sunar.

Antik ÇağAntik şehirlerEl sanatları+2
Sadiye Melis Ergi
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Seramik çamur ve sır bünyelerinde sleyt atıklarının kullanımı

Doğal taşlar tabiatın uzun zaman içinde işlediği mükemmel oluşumlardır. Yer kabuğu sürekli hareket halinde, üretken bir tabakadır. Sıcaklık ve basınç gibi etkenler bütün maddeler üzerinde etkili olur. Yeni ve farklı yapılar ortaya çıkar. Kayaç yapısı, bileşim ve fiziksel etkileşimlere bağlıdır. Metamorfizma en etkili ve yaygın faktör olarak bilinmektedir. Oluşum süreci, fiziksel konumu ve hammadde bileşenlerine bağlı olarak kayaçların sertlik ve yoğunluk dereceleri değişir. Sleyt doğada bol miktarda bulunmaktadır. Genellikle mimari yapılarda dekoratif malzeme olarak kullanılır. Doğal renkleri gri, kırmızı ve yeşil arasındadır. Bazen tabakalı yapısı nedeniyle taşlaşmış bir kil tabakasına benzer. Ocaktan çıkartılması sırasında çok miktarda çuruf atık oluşur. Bu atıklar bazen yol dolgu malzemesi olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada sleytin 1160°C'de sır ve çamur hammaddesi olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Sleyt atığı Kütahya'dan temin edilmiştir. ilk aşamada, sleyt atığının karakterizasyon çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Kimyasal analiz (XRF), mineralojik analiz, tane boyut dağılımı ve ısı mikroskobu analizleri yapılmış, 1160 °C'deki renk ve ergime özellikleri belirlenmiştir. Sleyt atığı farklı hammaddelerle birlikte sır ve çamur reçeteleri içinde %10- 90 arasında değişen oranlarda kullanılmıştır. 1160 °C'de yapılan sır pişirimleri sonrası açık sarı kremden, bal rengi, açık ve koyu kahverengiye değişen mat ve parlak sırlı yüzeylerin oluştuğu gözlenmiştir. Ayrıca renklendirici metal oksitler ve farklı sırlama teknikleriyle görsel etkisi yüksek sırlı ve sırsız yüzeylere sahip formlar üretilmiştir. Sleyt atığı katkısı ile standart bünye renginin terrakota renk tonlarına dönüştüğü saptanmıştır.

Seramik malzemeleriSeramik sanatıSeramik sırları+5
Fikret Aydoğdu
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sinema sektöründe kil ve plastik malzemeler ile görsel efekt modelciliği

1902 yılında ?Voyage Dans la Lune? adlı filminde, Fransız yönetmen Georges Mélies, filmdeki gerçeküstü ortamı, set, dekor, aksesuarlar ve plastik makyaj gibi birçok üçboyutlu formu özel olarak üreterek meydana getirdi. Bu sayede özel yapım formların sinema sanatı içindeki yerini belirlemiş oldu. 1920'li yıllarda ise sinema eserlerinde model animasyon tekniği kullanılarak gerçeküstü yaratıkların beyaz perdede oyuncularla bir arada gösterildiği bir dönem başladı. Bu dönemde, animatör ve yaratık tasarımcı Willis O'Brien ve öğrencisi Ray Harryhausen'ın çalışmaları başta olmak üzere bir çok fantastik film çekildi. Bu filmler, yaratıklar, aksesuar, dekor gibi tüm özel yapım formlar açısından gelecek kuşağın temelini oluşturdular. Avrupa'da ise kil ile model animasyon tekniğini kullanarak filmler üreten Jan Swankmayer, eserlerinde kil malzemesini ve özel yapım formları Hollywood estetiğinden tamamen farklı bir şekilde kullandı. Sinema sektörü için özel yapım formların kullanımı alanında bir diğer kilometre taşı ise 1977 yılında George Lucas'ın çekimine başladığı ?Star Wars? serisi idi. Günümüze kadar Toplam altı film olan bu seri için Lucas, Industrial Light and Magic şirketini kurdu. Bu şirket ?Star Wars ? serisi için sinema tarihindeki en geniş özel yapım form arşivini üretti ve birçok sanatçıyı yetiştirdi Bu dönemi takiben Amerika'da İndustrial Light and Magic gibi birçok özel efekt ve model atölyesi kurulmaya başladı. Bunların arasında Stan Winston Studio, Tippett Studio, Amalgamated Dynamics Inc. özel yapım formlar alanında animatronik, plastik makyaj ve aksesuar üretimlerinde artistik ve teknik becerileri sayesinde birçok başarılı projeye imza attılar. Son dönemde ise Yeni Zelanda'daki Weta Workshop, ?Yüzüklerin Efendisi? üçlemesi için yaptığı çalışmalar ile öne çıkmıştır. Üç film için yaratık modelleri, maskeler, plastik makyajlar, kostümler, zırhlar, silahlar, minyatürler dahil olmak üzere 28.000 in üzerinde özel yapım form üretmiştir. Böyle bir projeye imza attıktan sonra sektördeki en iyi özel efekt atölyelerinden biri haline gelmiştir. Şu anda, edindiği bu deneyim sayesinde yapamayacağı hiçbir üç boyutlu formun olmadığı iddiasını kanıtlarcasına çalışmalarına devam etmektedir. Sinema sektörü için özel yapım formların üretilmesinde kil modelciliği ilk olarak gerçekdışı karakterlerinin yapımında kullanılmıştır. Kil modelciliği ile şekillendirilen karakterler çeşitli tekniklerde, film içinde kullanılmak üzere hazırlanır. Bu teknikler model animasyon, animatronik kuklalar, oyuncuya uygulanan plastik makyaj, maskeler ve üç boyutlu tarama cihazları ile tarayıp dijital ortamda canlandırmadır. Sinema sektöründe, özel efektler oluşturmak için özel yapım formların üretilmesinde kil modelciliğinden en çok yararlanılan bir başka alan ise oyuncu obje ve aksesuar yapımıdır. Oyuncu objeler filmin hikayesinde belli bir rolü olan nesnelerdir. Belli bir döneme ait ya da tamamen fantastik bir ortamdaki araç gereçleri içeren bu alan birçok formu içine aldığından en çok çeşitli malzemenin kullanıldığı özel form üretim alanıdır. Kil modelciliğinin kullanıldığı bir diğer alan ise minyatür efektleridir. Genellikle mekan ya da araçların ölçekli modellerinin yapıldığı bu teknik, birebir boyutlarda elde edilmesi güç görüntülerin çekilebilmesini sağlar. Kil modelcisi sinema sektörü için özel yapım formlar üreten atölyelerde yukarıda adı geçen alanlarda çalışmalar yapabilmektedir. Aynı zamanda, üç boyutlu şekilde gerçek hayata geçirilmiş bu formlar film harici tanıtım, promosyon ve satış amaçlı olarak da üretilebilmektedir.

EfektFilmGörsel etki+6
Yalçın Ersezgin
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Demir oksit içeren killerle kırmızı rengin elde edilmesi

Kırmızı renk Anadolu çini ve seramik sanatının bir çok döneminde kullanılmıstır. Osmanlı mparatorlugunun gelisimiyle birlikte çini ve seramik sanatı, büyük bir gelisme göstermistir. Yapılmıs olan bu arastırmada uygulanan mercan kırmızı renk denemelerinde Ebul Kasım'ın reçeteleri baz alınarak znik bünyeleri, Faruk Sahin'in reçetelerinden yola çıkılarak kırmızı boyalar hazırlanmıstır. Çesitli bölgelerden elde edilen kırmızı killerle astar denemeleri Menemen kili ile olusturulmus bünyeler üzerinde 820, 920, 1000 ºC lerde uygulanarak renk ve doku etkileri incelenmistir. Denemeler sonucunda kırmızı kilin renk degisimleri gözlenmistir. Demir oksit içeren killerle kırmızı rengi elde edebilmek için, killerin yapılarının, kırmızı rengin üretim yöntemlerinin ve üretimlerinde kullanılacak demir oksidin genis ve bilimsel bir açıdan incelenmesi gerekmektedir. Uygulamalarda Karacasu ve Menemen yöreleri killeri toz hale getirilerek astar yapımında kullanılmıstır.Amaç dogrultusunda yapılan çalısmanın yöntemi, teorik ve pratik uygulamalarla olusturulmustur. Çalısmanın sonucunda demir oksit içeren killerle kırmızı renk elde edilmeye çalısılmıs ve bu rengin yapımıyla ilgili konular, veri ve bulguların yorumlanması yoluyla açıklıga kavusturulmaya çalısılmıstır. Bununla beraber güvenilir bilgilere ulasabilmek için daha kapsamlı, sistemli ve detaylı laboratuar çalısmaları yapılmasının gerektigi saptanmıstır.

Duygu Kahraman
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Vitrifiye üretiminde kullanılan kalıplama sistemleri

Vitrifiye sağlık gereçleri sektörü, tasarımdan üretime sürekli gelişim göstermektedir. Firmalar sürekli rekabet halindedirler en az maliyete en kısa zamanda üretim yapabilmek için adeta birbirleriyle yarışmaktadırlar. Bu rekabette ayakta kalabilmek için ürünlerin şekillendirilmesinde kullanılan kalıplar ve bu kalıp sitemlerinin verimli kullanımı son derece önem taşımaktadır. Sentetik reçineden yapılan kalıplarla basınçlı olarak sürekli üretim yapan büyük firmalarla rekabet yapabilmek için alçı kalıpların içinde hava sirkülâsyonu oluşturacak sistemler geliştirilerek, bu yöntemle alçı kalıplara günde bir döküm yerine üç veya daha fazla döküm yapabilme olanağı sağlanmıştır. Basınçlı döküm yöntemini kullanan firmalarla rekabet edebilmek için olanakları kısıtlı küçük firmaların da kanallı havalı sisteme geçmeleri zorunlu hale gelmiştir.

Fatih Gökkaya
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek gerilim izolatörü üretiminde farklı hammadde kullanımının araştırılması

Bu deneysel çalışmada farklı hammaddeler ve reçeteler kullanılarak yüksek gerilimizolatörü üretimi araştırılmıştır. Çalışmada Alcoa Alümina (CT 800 SG ve CT 9 FG),Potasyum Feldspat, Kil, Kaolen, Nefelinli Siyenit ve Sepiyolit hammaddelerikullanılarak 4 farklı reçete hazırlanmıştır. Şekillendirme strang preste yapılmıştır veşekillendirilmiş kuru numuneler 1180ºC, 1200ºC, 1250ºC, 1280ºC ve 1300ºC desinterlenmiştir. Sinterlenen numuneler % su emme, % açık gözeneklilik, yoğunluk vefuhsin testine tabi tutulduktan sonra SEM görüntüleri incelenmiş ve karakterizeedilmiştir.Çalışma sonucunda en iyi sonuç Nefelinli Siyenit ile hazırlanan reçeteden alınmıştır.1200ºC`de mekanik dayanımı ve teknik özellikleri çok iyi olan yüksek gerilim izolatörüüretilmiştir.2007, 149 sayfaAnahtar Kelimeler: Yüksek Gerilim İzolatörü, Porselen Seramikler, Alümina Seramik,Elektroseramik.

Çetin Öztürk
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Frig uygarlığı seramik sanatı ve kişisel yorumlar

?Frig Uygarlığı Seramik Sanatı ve Kişisel Yorumlar? konulu bu çalışmada M.Ö. 8. yüzyılın ikinci yarısında siyasal birliğini oluşturan Frig Uygarlığı, Frig sanatı ve Frig seramikleri ele alınmış ve bu bilgilerden yola çıkılarak genel bir değerlendirme yapılmıştır.Frig Devleti'nin ortaya çıkışı, kültürü, sanatı ve sosyo-politik yapısı genel bir çerçevede anlatılmıştır. Firig Uygarlığı, sanatı ve seramiklerine ışık tutan arkeolojik veriler araştırılarak Frig seramik sanatı, çanak çömleği, mimari seramikleri ve seramik kronolojisi ile ilgili somut kaynaklar incelenmiştir. Frig seramik sanatının çevresinde yaşayan diğer uygarlıklardan etkilendiğini, ancak bu etkilenmenin birebir olmadığını ve zaman içerisinde özgün bir kimliğe kavuşarak Frig seramik sanatını oluşturduğu görülmektedir.Frig seramik sanatı, yaşadıkları coğrafyanın fiziki özelliklerinden etkilenmiştir. Ayrıca Frigler'in, doğu, batı ve Anadolu kültürlerini bir arada yaşatmış bir toplum olarak, bu kültürel etkileşimlerden oluşan özgün bir sanat anlayışı kazandığı arkeolojik belgeler ışığında yorumlanabilir.Bütün bu değerlendirmeler ışığında, modern seramik sanatı anlayışında gerçekleştirilmiş seramik çalışmalar ile halen üzerinde yaşadığımız topraklarda binlerce yıl önce varlık göstermiş Frig Uygarlığı'nın izleri çağdaş anlamda yorumlanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Seramik Sanatı, Frig Uygarlığı, Frig Sanatı, Frig Seramik Sanatı

FriglerSeramik sanatı
Hakan Pekyaman
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel Türk seramik sanatında çicek: Bir tasarım ögesi olarak ele alınışı ve kişisel yorumlar

İnsanoğlu, ateşi buluşu ile kabaca şekillendirdiği toprağı daha dayanıklı hale getirebilmiştir. Bu sürecin ardından ürettiği seramik kapların yüzeylerini farklı çamurlarla astarlayarak, kazıyarak ya da parlatarak süsleme kaygısı geliştirmiştir. Zaman içinde de bu bezeme kaygıları değişiklikler göstermiştir.Türklerin İslamiyet'i kabul etmesi ile Türk Sanatı figürsüz döneme girmiş ve bunun bir sonucu olarak da bitkisel bezeme kullanılmaya başlamıştır. İlk zamanlar tamamen stilize olarak yapılan bezemeler yaprak ve dallardan oluşmaktadır. Daha sonraları iyi bir doğa gözlemi ve tüm fiziksel özelliklerinin irdelenmesiyle çalışılan çiçekler, ustalarının üsluplarıyla hayat bulmuşlardır. Gerçekçi çalışılan çiçeklerin yanında çiçeğin dikey kesiti olarak tanımlanan hatayi adı verilen desenler ve kılıç yaprakları, kıvrımlı dallar ile birlikte kompoze edilmiştir. Zaman içinde gelişen bu gerçekçi bezeme anlayışı birçok el sanatında hayat bulmuş ve günümüze kadar taşınabilmiştir.Yapılan araştırma gereği Geleneksel Türk Seramik Sanatında Osmanlı dönemi çini ve seramiklerinde natüralist çiçeklerin yeri önemlidir. Burada kullanılan çiçek çeşitliliği oldukça geniştir. Çiçeklerin büyük bir çoğunluğu ilk bakışta genel özellikleriyle tanınmaktadır. Bazıları ise çok fazla stilize edildiği için adlandırmakta sıkıntı çekilmiştir. Çiçeklerle yapılan bezeme anlayışı Osmanlıdan günümüze kadar etkisini sürdürmüştür. Günümüzde kullanım eşyası olmaktan çıkan çini tabaklar, vazolar, sürahiler artık dekorasyonda kullanılan birer süs eşyasına dönüşmüştür. Bunun sonucunda da çiçekli bezemelerde yeni arayışlar ortaya çıkmıştır. Bu arayışları ele alıp geçmişi ile olan bağını incelemek için Geleneksel Türk Seramik Sanatındaki çiçek desenli seramikler evren olarak belirlenmiş, bu evren içerisinde daha net sonuca ulaşabilmek için geçmişi ile İznik ve Kütahya, modern seramik sanatında ise çiçeği tasarım unsuru olarak kullanmış bazı seramik sanatçıları örneklem olarak ele alınmıştır.Modern seramik sanatında çiçek, sanatçının kendine özgü çalışma tarzı olmak yerine sanat yaşamında belki bir ya da birkaç defa ele aldığı bir konu olmuştur. Seramik sanatında çiçek denilince en çok kullanılan çiçeğin lale olduğu gözlemlenmektedir. Osmanlının önemli bir mirası olan lale bir döneme adını vermesinden de anlaşılacağı gibi seramik sanatında kullanılan çiçeklerin başında geldiği görülmektedir. Bu doğrultuda yapılan çağdaş seramik çalışmalarında diğer çiçeklerin pek de fazla yer verilmediği dikkate alınarak çiçek konusu tekrar incelenmiş ve geçmişte kullanılma nedenleri tekrar gözden geçirilmiştir.

TasarımÇiniÇiçekler
Canan Gürel Ak
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00