Ağrı İbrahim Çeçen University
Anabilim Dalı

Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi Anabiilim Dalı

Ağrı İbrahim Çeçen University

164

Arşivlenen Tez

1

DOI Atanmış

1%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mücadele sporcularının atletik becerileri, antropometrik özellikleri ve motor yeterliliklerine özgü elit performans özelliklerinin belirlenmesi

Bu araştırmada elit ve alt elit mücadele sporcularının atletik becerileri, antropometrik özellikleri ve motor yeterlikleri açısından nasıl ve hangi parametrelerde farklılaştığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma grubu, tekvando, karate, judo ve güreş branşlarında lisanslı olarak spor yapan 12-17 yaş aralığındaki kız ve erkek sporculardan oluşmaktadır. Elit olarak tanımlanan grup kendi branşında Türk Milli Takımlarında yer alan sporcular, alt elit grup ise yerel liglerde yer alan sporcular olarak tanımlanmıştır. Bu noktada araştırmaya 21 elit sporcu ve 49 alt elit sporcu olmak üzere toplam 70 sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Grupların elit performans unsurlarının belirlenmesinde antropometrik ölçümler (boy uzunluğu, oturma yüksekliği, vücut ağırlığı ve vücut yağ yüzdesi), atletik beceri testleri (el kavrama kuvveti, 20 metre sürat, pro-agility, counter movement jump (CMJ), Sport-Specific Core Muscle Strength and Stability Plank, sağlık topu atış ve modifiye edilmiş otur-uzan testleri) ve motor yeterlik testi (KTK test) uygulanmıştır. Araştırma verilerinin normal dağılıp dağılmadığını tespit edebilmek için basıklık (kurtosis), çarpıklık (skewness) değerlerine bakılmıştır. Ayrıca, varyansların homojenliği Levene testi ile kontrol edilmiştir. Tüm bu şartları sağlayan verilere parametrik testler uygulanırken, şartları sağlayamayan verilere parametrik olmayan testler uygulanmıştır. Bu durumda, ikili grupların karşılaştırmasında; parametrik testlerden bağımsız örneklemler t testi ve parametrik olmayan testlerden Mann Whitney-U testi kullanılmıştır. Son olarak anlamlı farklılık tespit edilen testlere ait desenlerde değişkenler arasındaki ilişkinin gücünü hesaplamak için T-testi analizinde Cohen's d istatistiğinden yararlanılmıştır. Mann Whitney-U analizinde değişkenler arasındaki ilişkinin gücünü hesaplamak için ise Cohen's r istatistiğinden yararlanılmıştır. Elit ve alt elit sporcu gruplarının boy uzunluğu, oturma yüksekliği, vücut ağırlığı sürat, kor dayanıklılığı, kavrama kuvveti, üst ekstremite kuvveti, anaerobik güç, KTK yana sıçrama ve atlama değerleri açısından karşılaştırılması sonucunda elit grup lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir (p<0,05). Yağ yüzdesi, BKİ, çeviklik, dikey sıçrama, esneklik, KTK yana taşıma ve geri yürüme değerlerinde ise gruplar arası istatistiksel olarak bir fark tespit edilmemiştir (p>0,05). Sonuç olarak, boy uzunluğu, oturma yüksekliği, vücut ağırlığı, sürat, anaerobik güç, kavrama, üst ekstremite ve core kuvveti, ayrıca anaerobik güç ile ilişkili motor yeterlik unsurlarında ulusal zirveye ulaşan sporcular ile ulaşamayanlar arasında önemli ayrımlar gibi görünmektedir. Anahtar kelimeler: Atletik beceri, antropometrik özellik, motor yeterlilik, mücadele sporcuları.

AntropometriAntropometrik parametrelerAtletik beceri+7
Hilal Gürsoy
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Taekwondo sporcularının zihinsel dayanıklılık ve duygusal zekâ düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; Türkiye Taekwondo Federasyon'una bağlı 18 yaşından büyük halen aktif olarak devam eden lisanslı sporcuların zihinsel dayanıklılık ve duygusal zekâ düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek ve aynı zamandacinsiyet, yaş, eğitim durumu, spor yaşı, haftalık antrenman sayısı ve milli sporculuk durumu değişkenleri açısından incelemektir. Araştırma grubunu; 18 yaşından büyük Türkiye Taekwondo Federasyonu'na bağlı ve halen aktif olarak yarışmalara katılan 113 kadın (%54,9), 93 erkek (%45,1) olmak üzere toplam 206 gönüllü taekwondo sporcusu oluşturmaktadır. Katılımcılar, olasılığa dayalı olmayan örneklemen yöntemlerinden, kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmada "betimsel tarama modelinde ilişkisel tarama yöntemi" kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak; ''Kişisel Bilgi Formu'', "Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri" (SZDE), "Sporda Duygusal Zekâ Envanteri" (SDZE) kullanılmıştır. Verilerin analizinde; araştırma verilerinin çözüm ve yorumlamasından önce araştırma bulgularına Kolmogorov Smirnov Testi ve Shapiro-Wilk Testi yapılmış ve p<0.05 ten küçük olduğu için verilerin normal dağılım göstermediği anlaşılmıştır. Bu sonuca göre verilerin analizinde; ilişkisiz ölçümler için Mann - Whitney U ve Kruskal - Wallis H Testi kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesi için de Spearman Korelasyon testi kullanılmıştır. Korelasyonların yorumlanmasında ise 0.00-0,30 arası düşük; 0.30-0.70 arası orta; 0,70 ve üzeri yüksek (Büyüköztürk ve diğ. 2013) olarak değerlendirilmiştir. Analizler, SPSS 21 paket programında yapılmış olup verilerin anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak alınmıştır. Bu çalışmanın sonucunda; duygusal zekâ ile zihinsel dayanıklılık arasında orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu ve duygusal zekâ beceri düzeyindeki artışın zihinsel dayanıklılık düzeyinde de artış yaratabileceği söylenebilir.

Alara Hilal Taşkın
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Milli judocuların sosyal zekâları ile sportmenlik davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı judo sporu ile ilgilenen milli judocuların sosyal zekâları ile sportmenlik davranışları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma grubunu; 2021-2022 yılları arasında 18 yaşından büyük Türkiye Judo Federasyonuna bağlı aktif olarak spor hayatına devam eden 61 erkek ve 54 kadın olmak üzere 115 gönüllü milli sporcu oluşturmaktadır. Araştırmaya dahil edilen sporcuların sosyal zekâ ve sportmenlik davranışları yaş, cinsiyet, millilik kategorisi değişkenlerine göre incelenmiştir. Araştırma grubunun belirlenmesi için olasılığa dayalı olmayan örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. İlişkisel tarama yöntemi ile yapılan araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Tromso Sosyal Zekâ Ölçeği" ve "Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin çözüm ve yorumlamasında önce araştırma bulgularına Kolmogorov Smirnov Testi ve Shapiro - Wilk Testi yapılmış ve elde edilen verilerin normal dağılım göstermediği tespit edilmiştir. Bu sonuca göre ilişkisiz ölçümler için non - parametrik testlerden Mann - Whitney U Testi ve Kruskal - Wallis H Testi kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesi için Spearman Korelasyon Testi kullanılmıştır. Elde etiğimiz sonuçları yorumlamak ve etki değerlerini ölçmek için Cohen's r kullanılmış olup buna göre veriler küçük (<0,10), orta (0,11-0,30), büyük (0,31>), etki olarak değerlendirilmiştir (Cohen, 1992). Tüm istatistiksel analizler, Windows için SPSS sürüm 16.0 kullanılarak hesaplanmış olup verilerin anlamlılık düzeyi p≤0.05 olarak belirlenmiştir. Bu çalışmanın sonucunda; judo sporu ile ilgilenen sporcuların sosyal zekâlarının sportmenlik davranışlara etkisinin olduğu, araştırmada elde edilen verilerin sonuçları göre; cinsiyetin sosyal zekâ alt boyutlarında fark tespit edilmezken sportmenlik yönelimi alt boyutlarında sadece kurallar ve yönetime saygı alt boyutunda kadınlara ait değerlerin erkeklere göre anlamlı derece yüksek olduğu tespit edilmiştir. Yaş değişkeni sosyal zekâ alt boyutlarına göre 23 yaş ve üzeri için sosyal bilgi süreci düzeylerinin yüksek çıktığı bulunmuştur. Diğer alt boyutlardan sosyal beceri ve sosyal farkındalık yaş değişkenlerine göre fark çıkmamıştır. Yaş değişkeni sportmenlik yönelimi alt boyutlarına göre 27 yaş üzeri için sosyal normlara uyum düzeylerinin diğer yaş gruplarına göre yüksek çıktığı bulunmuştur. 27 yaş üzeri için rakibe saygı düzeylerinin diğer yaş gruplarına göre yüksek çıktığı bulunmuştur. Millilik kategorisi değişkeninin sosyal zekâ ve sportmenlik yönelimleri alt boyutları arasında herhangi bir anlamlı ilişkisi bulunmamaktadır.

Mehmet Ataklı
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlkokul öğrencilerinde motor koordinasyon, fiziksel yapı ve fiziksel aktiviteye katılımın incelenmesi

Araştırmada ilkokul öğrencilerinin motor koordinasyonlarının cinsiyet, yaş, fiziksel aktiviteye katılım durumu açısından nasıl farklılaştığının ortaya konulması amaçlanmıştır. Aynı zamanda yaş düzeyi ile birlikte erkek ve kız öğrencilerin kendi içerisinde fiziksel aktiviteye katılma/katılmama durumu açısından motor koordinasyon ham puanlarının belirlenmesi ve karşılaştırılması amaçlanmıştır. İlaveten, cinsiyet, yaş ve fiziksel aktiviteye katılma durumunun ikili ve üçlü etkileşimleri dikkate alınarak öğrencilerin motor koordinasyonlarına etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma grubu, Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesinin resmi ilkokullarında öğrenim gören 6-9 yaş aralığındaki 412 erkek, 436 kız öğrenci olmak üzere toplam 848 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin demografik bilgileri ve fiziksel aktivite düzeyleri ya da spor organizasyonlarına katılımları ile ilgili bilgileri belirlemek için araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Antropometrik özelliklerden boy uzunluğu ve vücut ağırlığı ölçülmüştür. Beden Kitle İndeksi (BKİ) değeri hesaplanmıştır. Öğrencilerin motor koordinasyon performansları ve seviyeleri, hareket yetkinlikleri Körperkoordinationstest für Kinder (KTK3+) test bataryası uygulanarak belirlenmiştir. Çocukların ve ergenlerin motor koordinasyonunu değerlendirmek için, KTK3 el-göz koordinasyonunu değerlendiren bir yakalama ve fırlatma görevi ile desteklenmiştir. Öğrencilerin KTK taşıma ve KTK yakalama alt testi skorlarının cinsiyet açısından karşılaştırmasında gruplar arasında anlamlı bir fark belirlenmiştir (p<0,05). Farkın erkek öğrencilerin lehine olduğu tespit edilmiştir. KTK3+ test bataryasını oluşturan KTK denge ve KTK sıçrama puanlarının cinsiyet açısından karşılaştırmasında gruplar arası anlamlı bir fark tespit edilmemiştir (p>0,05) Öğrencilerin KTK3+ test bataryasına ait alt testlerin tamamında yaş düzeyi açısından yapılan karşılaştırmada gruplar arasında anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0,05). KTK3+ test bataryasına ait testlerin gerçek puanlarının öğrencilerin fiziksel aktiviteye katılım durumu açısından karşılaştırmasında tüm alt testlerde fiziksel aktiviteye katılanlar lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Katılımcıların tüm yaş düzeylerinde hem erkek hem de kız öğrencilerden fiziksel aktiviteye katılan gruplarda tüm testlerde fiziksel aktiviteye katılmayan gruplara göre daha yüksek ham puanlara sahip olduğu tespit edilmiştir. Sadece 8 yaş kız öğrenci grubunda KTK taşıma testinde fiziksel aktiviteye katılmayan grubun fiziksel aktiviteye katılan gruba göre daha yüksek ham puanlara sahip olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet*yaş grubu, cinsiyet*spor organizasyonuna katılım, yaş grubu*spor organizasyonuna katılım ve cinsiyet*yaş grubu*spor organizasyonuna katılımın etkileşimi hiçbir KTK parametresi üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Sonuç olarak, 6-9 yaş aralığında bulunan erkek öğrencilerin taşıma ve yakalama görevlerinde kız öğrencilere göre daha yüksek puanlara sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca yaş düzeyinin artması ve fiziksel aktiviteye katılma durumu tüm alt testlerde daha yüksek puanlara sahip olunması ile ilişkili olduğu ortaya konulmuştur.

Tülay Canlı
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Voleybol ve basketbol oyuncularında motor yeterlik ve dikkat ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışma 11-13 yaş grubundaki voleybol ve basketbol oyuncularının motor yeterlik unsurları ve dikkat düzeylerinin karşılaştırılması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubu, 100 basketbolcu ve 101 voleybolcu olmak üzere toplam 201 sporcudan oluşmuştur. Voleybol grubunun tamamı (101 sporcu) kızlardan, basketbol grubunun tamamı (100 sporcu) erkeklerden oluşmuştur. Yapılan ölçümler öncesinde kişisel bilgi formları ile sporcular ile ilgili gerekli bilgiler toplanmıştır. Sonrasında, sporcuların antropometrik ölçümler (boy uzunluğu, vücut ağırlığı) gerçekleştirilmiş ve Beden Kütle İndeksi (BKİ) değeri hesaplanmıştır. Motor yeterlik unsurlarının belirlenmesi için KTK3+ test bataryası kullanılmıştır. Dikkat düzeylerinin belirlenmesinde ise d2 dikkat testi kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS 18.0 programına aktarılmış ve analizler bu istatistik programı kullanılarak yapılmıştır. Yapılan homojenlik testi sonucunda verilerin normal bir dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Bu noktada, gruplar arası karşılaştırmalarda bağımsız örneklemler t-testinin kullanılmasına karar verilmiştir. Farklılıkların etki büyüklükleri hesaplanmış ve Cohen d değerlerine göre yorumlanmıştır. Motor yeterlik unsurları arasında gruplar arası anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir (p>0,05). İki grup arasında dikkat düzeyine ait unsurların karşılaştırmasında TN, E2, CP ve TN-E parametrelerinde voleybol sporcularının lehine anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir (p<0,05; 0,01). Sonuç olarak, motorik unsurları benzer olan iki gruptan, kızlar erkeklere göre yani voleybolcular, basketbolculara göre dikkat performansı açısından daha iyi sonuçlar elde etmişlerdir.

Mesut Pehlivan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul sporlarına katılan ve katılmayan ortaokul öğrencilerinin sosyal-duygusal ve ahlaki gelişimlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı okul sporlarına katılan ve katılmayan öğrencilerin Sosyal-Duygusal ve ahlaki gelişimleri arasındaki farkı incelemektir. Araştırma, nicel yöntem desenlerinden genel tarama modelinde bir betimsel araştırma olarak yürütülmüştür. Araştırmanın verileri Van İlindeki ortaokullarda öğrenim gören 7. ve 8. sınıf öğrencilerinden toplamda 627 katılımcıya ''Sosyal-Duygusal ve Ahlaki Gelişim Ölçeği'' ile ''Kişisel Bilgi Formu'' uygulanarak toplanmıştır. Analiz sonucunda okul sporlarına katılan öğrencilerin Sosyal-Duygusal ve ahlaki gelişimlerinin okul sporlarına katılmayan öğrencilere göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Okul sporlarına katılım ile sınıf düzeyi, disiplin cezası alıp almama durumu, aile gelir düzeyi ve çoğunlukla büyüdükleri yer değişkenleri birlikte Sosyal-Duygusal ve ahlaki gelişim üzerinde anlamlı farklılık oluşturmaktadır. Anne ve baba eğitim düzeyi ise yalnızca Sosyal-Duygusal ve ahlaki gelişim üzerinde anlamlı farklılık göstermektedir. Spor yapılan süre ve spor branşlarının da Sosyal-Duygusal ve ahlaki gelişim ile ilişkili olduğu görülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulgular literatür bağlamında tartışılmış ve konuyla ilgili öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okul Sporları; Sosyal Gelişim; Duygusal Gelişim; Ahlaki Gelişim

AhlakAhlak gelişimiDuygusal gelişme+6
Salih Öztürk
Siirt University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Modern okçuluk klasik yay 9 - 12 yaş aralığındaki sporcularda antrenmanlarda hedef yüzü (kağıdı) kullanan ve kullanmayan sporcuların atış performanslarının karşılaştırılması

Okçuluk sporunda temel eğitime yeni başlama yaşı olan 9-12 yaş aralığındaki sporcularda antrenmanlarda hedef kâğıdına atış yaptırılması hedef paniğine neden olmakta, bu durum da genellikle hareket basamaklarında aksamalara neden olarak ideal atış formunu bozmaktadır. Bu çalışmada, temel eğitime yeni başlayan sporcularda öğrenme dönemi içerisinde hedef yüzünün kullanılmasının, sporcuların ideal atış formuna ulaşma süreçlerine ve atış performanslarına olan etkisi incelenmiştir. Araştırmada yaş ortalamaları 9,91 olan 12 sporcu çalışma kapsamına alınmış ve sporculara her seride 3 ok olacak şekilde 6 seri hedef kağıtlı 6 seri de hedef kağıtsız atışlar yaptırılmıştır. Hedef yüzü (kağıdı) bulunan atışlarda sporcuların hedefe saplanan oklarının hedef merkezine olan uzaklıkları; hedef yüzü (kağıdı) bulunmayan atışlarda ise sporcuların hedefe saplanan oklarının hedefin merkezi olarak kabul edilen ana referans noktasına olan uzaklıkları cm cinsinden ölçülerek atışlardan veriler elde edilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden deneysel desen kullanılan araştırmada, elde edilen bulguların verileri SPSS 26.0 programında bağımlı örneklem T-Testi ile analiz edilerek değerlendirilmiştir. T-Testi analizi sonucunda elde edilen 6 seri hedef kâğıtlı ve 6 seri hedef kağıtsız atış performans puanları ortalamalarına göre; sporcuların hedef kağıtlı atış performans puanları ile hedef kağıtsız atış performans puanları arasında hedef kağıtsız atışlar lehinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, hedef kâğıtlı ve hedef kağıtsız yapılan atışlar arasında anlamlı farklar olsa da, sporcuların yarışma koşullarında antrenman yapmalarının yararlı olacağı düşünüldüğünden hedef kağıdı kullanımına kademeli geçiş yapılması ve her iki çalışmaya da yeteri kadar yer verilmesi önerilmiştir. Anahtar Sözcükler: Atış Performansı; Hedef Kağıdı; Klasik Yay; Okçuluk

Cihangir Subaşı
Selçuk University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin spora katılım motivasyonları ile stresle başa çıkma düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin spora katılım motivasyonları ile stresle başa çıkma düzeylerini bazı demografik değişkenler (cinsiyet, lisans programı, sınıf düzeyi ve aktif spor yapma durumu) açısından incelemek ve bu iki değişken arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Çalışmaya Konya Selçuk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 521 kadın ve erkek öğrenciden. Araştırmada, spora katılım motivasyonlarını belirlemek amacıyla 1983 yılında Gill, Gross ve Huddleston tarafından geliştirilen ve Oyar, Aşçı, Çelebi ile Mülazımoğlu (2001) tarafından Türkçeye uyarlanan "Spora Katılım Motivasyonu Ölçeği" kullanılmıştır. Stresle başa çıkma düzeylerini belirlemek için ise Folkman ve Lazarus (1980) tarafından geliştirilen ve Türkçeye Şahin ve Durak (1995) tarafından uyarlanan "Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBTÖ)" kullanılmıştır. Katılımcıların demografik bilgilerini toplamak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" da veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Veriler, bağımsız grup t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, öğrencilerin spora katılım motivasyonları cinsiyet açısından genel olarak benzerlik göstermektedir; ancak alt boyutlar incelendiğinde, kadın öğrencilerin takım ruhu motivasyonlarının, erkek öğrencilerin ise başarı odaklı motivasyonlarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Cinsiyete göre stresle başa çıkma düzeylerinde anlamlı bir fark görülmemiştir. Lisans programları arasında genel motivasyon ve stres düzeylerinde farklılık bulunmazken, yalnızca arkadaşlık alt boyutunda anlamlı bir fark saptanmıştır. Sınıf düzeyine göre yapılan incelemelerde, üst sınıf öğrencilerinin başarı, takım ruhu, fiziksel uygunluk ve arkadaşlık motivasyonlarının birinci sınıflara göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Buna karşın, birinci sınıf öğrencilerinin stresle başa çıkma düzeylerinin diğer sınıflara kıyasla daha yüksek olduğu bulunmuştur. Aktif olarak spor yapan öğrencilerin ise stresle başa çıkma becerileri, spor yapmayanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek ölçülmüştür. Sonuç olarak, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin spora katılım motivasyonları ve stresle başa çıkma düzeyleri, büyük ölçüde kişisel faktörler, sosyal çevre ve aktif spor yapma durumu ile şekillenmektedir. Sporu hem motivasyon kaynağı hem de stresle başa çıkma aracı olarak gören öğrenciler için bu bulgular, üniversitelerdeki öğrenci destek sistemlerinin geliştirilmesinde yol gösterici olabilir.

Emrah Başar
Selçuk University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Triatlon sporcularının zihinsel dayanıklılık, egzersiz bağımlılığı ve beden kütle indeksi ilişkisinin incelenmesi

Çalışmanın amacı; Triatlon sporcularında zihinsel dayanıklılık, egzersiz bağımlılığı ve beden kütle indeksi arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmada spor geçmişi ve diğer demografik bilgilerin yer aldığı kişisel bilgi formu, Sheard ve arkadaşları (2009) tarafından bütün sporculara özel olarak geliştirilmiş olan, spor ortamındaki zihinsel dayanıklılık düzeyini belirlemek için 14 maddeden oluşan "sporda zihinsel dayanıklılık envanteri (sport mental toughness questionnairesmtq-14) ve sporcuların egzersiz bağımlılığı durumlarını belirlemek için 21 maddeden oluşan Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği-21 (EBÖ-21) kullanılmıştır. Araştırmaya 16 kadın, 61 erkek olmak üzere toplam 78 sporcu yer almaktadır. Araştırma kapsamında yer alan sporcuların %12,8'inin egzersiz bağımlısı, %53,08'inin ise bağımlı olmamasına rağmen egzersiz bağımlılığı belirtisi gösterdiği saptanmıştır. Sporcuların zihinsel dayanıklılık ile egzersiz bağımlılığı alt boyutları arasındaki ilişkiye bakıldığında; tolerans alt boyutu ( r=.238 ve p=,036), zaman ( r=.271 ve p=.017 )düzeyleri arasında pozitif ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sporcuların zihinsel dayanıklılık düzeyleri ile egzersizin kesilmesi etkileri(r=.084 ve p=,466), kontrol kaybı (r=.144 ve p=,207), diğer aktiviteleri azaltma(r=.165 ve p=,149), egzersiz bağımlılığı düzeyleri(r=.228 ve p=,045) düzeyleri arasında negatif ilişki tespit edilmiştir. Erkek triaton sporcularının devamlılık düzeylerinin kadınlara göre daha yüksek olduğu görülmüştür. 31-40 yaş aralığında olan sporcuların tolerans düzeylerinin 41-50 yaş aralığında olan sporculara kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır. 21-30 yaş aralığında olan katılımcıların tolerans ve egzersiz bağımlılığı düzeylerinin 31-40 yaş ve üzerinde olan katılımcılara kıyasla daha yüksek olduğu görülmüştür. Koşudan keyif alan sporcuların devamlılık düzeylerinin yüzmeden keyif alan sporculara kıyasla daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Spor sakatlığı geçirmeyen sporcuların kontrol kaybı düzeylerinin spor sakatlığı geçirenlere kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır. Covid-19 geçiren sporcuların devamlılık düzeylerinin Covid-19 geçirmeyen sporculara kıyasla daha yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Triatlon, Egzersiz Bağımlılığı, Zihinsel Dayanıklılık, Beden Kütle İndeksi

EgzersizEgzersiz bağımlılığıSpor+5
Simay Ateş
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı tip egzersizlerin sporcularda s-KLOTHO proteini, proinflamatuar sitokinler ve oksidatif DNA hasarı üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, düzenli antrenman yapan sporcularda yüksek yoğunluklu interval antrenman (HIIT) ile aerobik antrenmanın bazı biyobelirteçler üzerindeki kronik etkilerini karşılaştırmaktır. Çalışmaya toplam 24 sporcu katılmış olup sporcuların cinsiyet dağılımı 12 kadın ve 12 erkektir. Sporcular HIIT (n=8; 4 kadın, 4 erkek), aerobik (n=8; 4 kadın, 4 erkek) ve kontrol (n=8; 4 kadın, 4 erkek) gruplarına ayrılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel çalışma modeli uygulandı. Kontrol grubuna herhangi bir egzersiz programı uygulanmazken, deney gruplarına 8 hafta Aerobik ve HIIT antrenman programı uygulandı. Egzersiz protokolü öncesi ve sonrası kan örnekleri alınarak 8-OHdG, IL-1β S-KL, TNF-α, IL-6 parametreleri analiz edildi. İstatistiksel analizler için Sosyal Bilimler İstatistik Paketi (SPSS; IBM Corp, Armonk, NY) sürüm 22 kullanıldı. Veriler p<0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Sonuçlara göre HIIT grubunda 8-OHdG düzeyleri anlamlı biçimde azalırken (p<0,05), aerobik antrenman grubunda IL-1β düzeylerinde anlamlı bir düşüş tespit edilmiştir (p<0,05). Kontrol grubunda 8-OHdG düzeylerinde anlamlı artış gözlenmiştir (p<0,05). Diğer biyobelirteçlerde (IL-6, S-Klotho, TNF-α) gruplar içinde anlamlı değişim saptanmamıştır (p>0,05). Sonuç olarak, HIIT grubunda 8-OHdG düzeylerinin anlamlı biçimde azalması, bu antrenman türünün oksidatif DNA hasarını azaltıcı etkiye sahip olabileceğini göstermektedir. Kontrol grubunda 8-OHdG düzeylerindeki artış ise düzenli egzersiz yapılmamasının oksidatif stresi artırabileceğini görülmüştür. Aerobik egzersiz grubunda IL-1β düzeylerinin anlamlı azalması, aerobik antrenmanın inflamatuvar yanıtı azaltabileceğine işaret etmektedir. Buna karşın IL-6, S-KL ve TNF-α düzeylerinde her iki egzersiz grubunda da anlamlı değişim gözlenmemiştir. Genel olarak HIIT'in oksidatif stres, aerobik egzersizin ise inflamasyon üzerinde daha belirgin etkiler oluşturduğu; bazı biyobelirteçlerde anlamlı değişimlerin ortaya çıkabilmesi için daha uzun süreli veya farklı yoğunlukta antrenman protokollerine ihtiyaç duyulabileceği sonucuna varılabilir.

Furkan Kızıltaş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adölesanların fiziksel aktivite, obezite farkındalık ve beslenme davranışlarının değerlendirilmesi

Araştırma Türkiye genelindeki 14-17 yaş arası adölesanların fiziksel aktivite, beslenme davranışları ve obezite farkındalıklarını belirlemek üzere yapılmıştır. Yapılan çalışma tarama modelinde araştırmadır. Araştırmaya 1145 kız 821 erkek olmak üzere toplamda 1966 adölesan katıldı. Katılımcılara 12 soru üzerinden kişisel bilgiler, 18 sorudan oluşan üç faktörlü beslenme anketi, 20 sorudan oluşan obezite farkındalık ölçeği ve fiziksel aktivite ölçeği uygulandı. İstatistiksel yöntemlerden bağımsız gruplar t testi ve One-way ANOVA, ileri analizlerde Tukey HSD kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak benimsendi. Araştırma da beslenme davranışlarında (x ̅=43.75±8.01) toplam puan, obezite farkındalıklarında ( x ̅=56.28±9.90 ) toplam puan, fiziksel aktivie düzeyinde x ̅=18.01±5.95 toplam puan değeri elde edildi. Katılımcıların fiziksel aktivite düzeyleri ile obezite farkındalık düzeyleri arasında pozitif yönde ihmal edilecek düzeyde bir ilişki olduğu, fiziksel aktivite düzeyleri ile beslenme davranışları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı, obezite farkındalık ölçeğinin beslenme farkındalığı alt boyutu ile duygusal olarak yemek yeme davranışları arasında pozitif yönde ihmal edilecek düzeyde bir ilişki olduğu bulunmuştur. Vücut Kitle İndeksine bakıldığında %22,1'inin zayıf, %65,3'ünün normal olduğu görülmektedir. Fazla kilolu ve obez düzeyinde olanlar %12,7 oranındadır. Beslenme davranışlarının orta düzeyde, obezite farkındalıklarının orta düzeyin üzerinde, fiziksel aktivite düzeyinin ise orta düzeyin altında olduğu bulunmuştur. Yapılan araştırma sonucuna göre 14-17 yaş grubu adölesan bireylerin fiziksel aktivite seviyelerinin, obezite farkındalık ve beslenme alışkanlıklarını önemli düzeyde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Adölesan, Beslenme, Fiziksel Aktivite, Obezite

BeslenmeBeslenme davranışıErgenler+3
Elif Yüksel Aydın
Uşak University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin akademik öz yeterlik ve saldırganlık düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin akademik öz yeterlik ve saldırganlık düzeylerini incelemektir. Bu araştırmada Kiper (1984) tarafından geliştirilen Saldırganlık Envanteri ile Owen ve Froman (1988) tarafından geliştirilen, Türkçe'ye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışması Ekici (2012) tarafından yapılan, Akademik Öz-yeterlilik Ölçeği kullanılmıştır. Envanter grup olarak üniversite öğrencilerine uygulanmaktadır. Araştırma 2017-2018 öğretim yılında Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu'nda ve Uşak Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören 480 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin akademik öz yeterlikleri ve saldırganlık düzeyleri; cinsiyet, yaş, sınıf, ikamet etme şekli, üniversitenin spor aktivitelerine katılma durumu, sporculuk düzeyi, spor branşı, kaç yıldır spor yapıldığı, anne öğrenim durumu, baba öğrenim durumu, baba mesleği, anne mesleği, aile aylık geliri ve aylık ele geçen para miktarı algılarına göre anlamlı biçimde farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin akademik öz yeterlik düzeyleri ile saldırganlık eğilimleri arasında pozitif yönde ihmal edilecek düzeyde bir ilişki bulunduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan spor eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin saldırganlık eğilimi ve akademik öz yeterliklerinin orta düzeyde oldukları saptanmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin akademik öz yeterlik ve saldırganlık düzeyleri sınıf düzeyine göre anlamlı bir fark göstermemiştir. Anahtar Kelimeler: akademik öz yeterlik, saldırganlık, öz yeterlik

Akademik başarıEğitim psikolojisiSaldırganlık+4
Emrah Atar
Uşak University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sporcu ve sedanter bireylerde ayak kütlesi ve kalça ölçülerinin denge performansına etkisi

Bu çalışmanın amacı, sporcu ve sedanter bireylerde ayak kütlesi ve kalça ölçülerinin denge performansına etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya 112 erkek sporcu ve 110 sedanter birey katılmıştır. İlk gün sporcuların ölçümü alınmış ikinci gün ise sedanter bireylerin ölçümü alınmıştır. Bireylerden yaş, boy, vücut ağırlığı, statik ve dinamik denge, ayak kütlesi, ayak hacmi ve kalça ölçüleri alınmıştır. Yapılan ölçümler sonucunda sporcu ve sedanter bireylerde kalça ve statik denge arasında (r=.416, p<0.001) pozitif yönlü zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki, statik denge ve ayak kütlesi arasında (r=.298, p<0.001) pozitif yönlü zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki, dinamik denge ve ayak kütlesi arasında (r==-.174, p<0.01) negatif yönlü çok zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sonuç olarak, denge tüm spor branşlarının temelini oluşturan önemli bir etkendir. Aynı zamanda sedanter yaşam üzerinde de önemli bir etkiye sahiptir. Kalça ve ayak kütlesindeki artış statik denge performansını olumlu yönde etkilerken dinamik denge üzerinde herhangi bir etki gözlenmemiştir. Anahtar Kelimeler: Ayak kütlesi, Denge, Kalça, Sedanter, Sporcu.

AyakDengeKalça+4
Aşkın Elmas Bağlar
Uşak University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet bağımlılığı ve yaşam doyum düzeylerinin incelenmesi

Spor Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin İnternet Bağımlılığı Ve Yaşam Doyum Düzeylerinin İncelenmesi Bu çalışmanın amacı Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet bağımlılığı ve yaşam doyum düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi ve internet bağımlılığı ve yaşam doyum düzeylerinin tanımlanmasıdır. Araştırmaya veri toplamak amacıyla oluşturulan anket formu Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri arasında tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 137 kadın, 393 erkek olmak üzere toplam 530 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla uygulanan anket formu üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgi formu yer alırken ikinci bölümde "İnternet Bağımlılık Ölçeği'' kullanılıp, üçüncü bölümde ise "Yaşam Doyum Ölçeği'' yer almıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet bağımlılığı ve yaşam doyumu arasında negatif bir ilişki olduğu ancak bu ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olmadığı görülmektedir. Bulgulara göre internet bağımlılığı ölçeğinde cinsiyet , yaş, genel not ortalaması, ailenin aylık geliri, haftalık spora ayırdığı zaman, günlük sigara kullanım miktarı, alkol kullanım miktarı, internete bağlanılan cihaz türüne göre anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Bölüm, spor yapma durumu, yalnızlık durumu, sigara kullanımı, alkol kullanımı, internet kullanım süresi, internet kullanım amacı ve internete aylık harcadıkları ücrete göre anlamlı fark bulunmuştur. Sonuç olarak, üniversite öğrencilerinin internet bağımlılığı ve yaşam doyum düzeylerine ilişkin algıları birbirlerini negatif yönde etkilemektedir. Ayrıca, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet bağımlılığı ve yaşam doyum düzeyleri orta seviyede olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: İnternet, İnternet Bağımlılığı, Yaşam Doyumu

BağımlılıkSpor Bilimleri FakültesiSpor eğitimi+3
Mustafa Alpaslan Onur
Uşak University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fiziksel etkinlik ve dikkat eğitimi uygulamalarının zihinsel engelli öğrencilerin motor beceri, görsel bellek, algı ve dikkat düzeylerine etkisi

Bu çalışmada, 14 haftalık fiziksel etkinlik ve dikkat eğitimi uygulamalarının hafif düzeyde zihinsel engelli öğrencilerin motor beceri, görsel bellek, algı ve dikkat düzeylerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini 7-14 yaş arası (12 kız-10 erkek) toplam 22 hafif düzeyde zihinsel engelli öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmaya katılan bireyler deney (5 kız, 6 erkek) ve kontrol gruplarına (7 kız, 4 erkek) ayrılmıştır. Deney grubunda yer alan bireylere 40 dk. dikkat eğitimi ve 60 dk. fiziksel etkinlik uygulaması yaptırılmıştır (100 dk./2 gün/ 14 hafta). Veri toplama araçları olarak Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlilik (BOT-2) alt testleri (ince motor beceri hassaslığı (İMBH), ince motor beceri bütünleşmesi (İMBB), el hüneri (EH) ve el-kol koordinasyonu (EKK), Benton Görsel Bellek (F formu) ve d2 dikkat testleri kullanılmıştır. Ölçümler çalışmanın başında, uygulamaların 7. haftasında ve çalışmanın sonunda olmak üzere üç kez yapılmıştır. Grup ve ölçüm (2x3) değerlendirmelerinde Repeated Measures Anova Testi kullanılmıştır. Küresellik varsayımının sağlanmadığı durumlarda (p<0.05) ve epsilon değerinin ε > .75 büyük olması durumunda Huynh-Feldt düzeltmesi, ε < .75 küçük olması durumunda ise Greenhouse-Geisser düzeltmesine bakılarak sonuçlar yorumlanmıştır. İkinci seviye testi olarak Bonferroni testi kullanılmıştır. İMBH (p < .001), İMBB (p < .001) , EH (p < .001), EKK (p < .001), TN (p< .05), E2 (p< .05), E (p< .001), TN-E (p< .001), CP (p< .001) ve BGBA (p< .001) parametrelerinde grup ve zaman etkileşimi incelendiğinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunurken, FR ve E1 parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p> 0.05). Çalışmanın sonucunda, 14 haftalık fiziksel etkinlik uygulamaları ile dikkat becerilerini geliştirmeye yönelik etkinlik programının hafif düzeyde zihinsel engelli öğrencilerin kaba ve ince motor becerileri, görsel bellek, algı ve dikkat düzeyleri üzerinde olumlu etki yarattığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Algı, Dikkat, Görsel Bellek, Motor Beceri, Zihinsel Engelli

AlgıDikkatEğitim+7
Sevda Korkusuz
Uşak University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sporda stresle başa çıkma stratejileri açısından amatör lig Futbol ve Voleybol sporcularının karşılaştırılması

Bu araştırmada, Sporda Stresle Başa Çıkma Stratejileri Envanteri kullanılarak amatör lig futbol ve voleybol takımı sporcularının stresle başa çıkma tarzlarındaki farklılıkların karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni Uşak ilinde bulunan sporcu bireylerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, random yöntemi ile seçilmiş olan, 17-45 yaş arası 73 kadın ve 59 erkek toplam 132 sporcu bireyden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanmış kişisel bilgi formuna ek olarak, Gaudreau ve Blondin (2002) tarafından Kanada'da geliştirilen ölçek, sporcuların yarışma sırasında kullandıkları başa çıkma stratejilerini değerlendirmek amacıyla geliştirilmiştir. Toplam 10 alt ölçekten oluşmaktadır ve alt ölçeklerin bir tanesi 3 maddelik, 9 tanesi de 4'er maddeliktir. Alt ölçekleri; düşünce kontrolü, hayal etme, gevşeme, çaba sarf etme, zihinsel analiz, destek arama, hoşa gitmeyen duyguların ifade edilmesi, zihinsel karmaşa, çekilme ve sosyal geri çekilme olarak adlandırılmıştır. Araştırmanın sonucunda sporcular arasında branş, cinsiyet ve yaş değişkenleri bakımından anlamlı farklılıklar bulunmuş olup, spor yaşı değişkeni bakımından anlamlı bir fark görülmemiştir. Anahtar kelimeler: Spor, stres, stresle başa çıkma.

Başa çıkmaFutbolcularSpor+5
Ersoy Başakcıoğlu
Uşak University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fiziksel aktivite seviyesinin uyku kalitesi, yorgunluk ve öfke düzeylerine etkisi

Fiziksel Aktivite Seviyesinin Uyku Kalitesi, Yorgunluk ve Öfke Düzeylerine Etkisi Bu araştırma 18-28 yaş aralığındaki bireylerin fiziksel aktivite seviyelerinin uyku kalitesi, yorgunluk ve öfke düzeylerine etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma; 18-28 yaş aralığında, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden çalışmaya gönüllü olarak katılan toplam 1940 kişiye uygulanmıştır. Araştırmaya katılan bireylerin %59.1'ni kadınlar (n=1146), %40.9'nu da erkekler (n=794) oluşturmuştur. Katılımcıların fiziksel aktivite seviyelerini belirlemek için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi kısa formu, uyku kalitelerini ölçmek için Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi, yorgunluk düzeylerini belirlemek için Checklist İndividual Strength yorgunluk ölçeği, öfke düzeylerini belirlemek için Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzları ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma sonuçları değerlendirildiğinde; katılımcıların fiziksel aktivite seviyelerine bakıldığında %39.9'unun inaktif, %47.6'sının minimal aktif ve %12.4'ünün de çok aktif düzeyde olduğu görülmüştür. Katılımcıların fiziksel aktivite düzeylerini gösteren MET puanları ile toplam yorgunluk düzeyleri arasında negatif yönde zayıf düzeyde bir ilişki bulunduğu görülmüştür (r= -0,270; p<0,01). MET puanları ile uyku kalite düzeyleri arasındaki ilişkiye bakıldığında ise negatif yönde çok zayıf düzeyde bir ilişki bulunduğu görülmüştür (r= -0,049; p=0,030). MET puanları ile öfke puanları arasındaki ilişkiye bakıldığında da MET puanları ile öfke içte boyutu arasında (r=0,062; p=0,006) ve öfke kontrol boyutu arasında (r=0,131; p<0,01) pozitif yönde çok zayıf düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür. Sonuç olarak; bireylerin fiziksel aktivite seviyeleri artıkça yorgunluklarının azaldığı, uyku kalitelerinin düştüğü ve öfke kontrollerinin artmış olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, Öfke, Uyku, Yorgunluk

Fiziksel aktiviteUykuUyku kalitesi+2
Mehmet Yıldız
Uşak University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sedanter bireylerde statik ve dinamik denge performansı ile antropometrik özellikler arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, sedanter sağlıklı bireylerde antropometrik özellikler ile statik ve dinamik denge performansı arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Çalışmaya gönüllü 56 kadın (yaş aralığı, 32.6±8.29) ve 49 erkek (yaş aralığı, 34±7,66) dahil edildi. Katılımcıların vücut yüksekliği, vücut ağırlığı, beden kütle indeksi (BKİ), vücut yağ yüzdesi (VYY), çevre ölçümleri (üst kol, uyluk, baldır, karın ve kalça), statik ve dinamik denge performansları ölçüldü. Statik denge performans ortalama değeri ile katılımcıların kilo, BKİ, VYY, uyluk ve üst kol çevre ölçüm değerleri arasında negatif yönlü orta bir ilişki, sırasıyla (r= -0.42, p= 0.00; r= -0.39, p= 0.00; r= -0.50, p= 0.00; r= -0.36, p= 0.00; r= -0.40, p= 0.00), karın çevre ölçüm değeri ile negatif yönlü zayıf bir ilişki (r= -0.21, p= 0.04) tespit edilmiştir. Katılımcıların boy değeri ile ortalama uzanma mesafesi arasında pozitif yönlü orta bir ilişki (r=0,44, p= 0.00), BKİ değeri ile ortalama uzanma mesafesi (r=-0.21, p= 0.03) ve normalize edilmiş ortalama uzanma puanı arasında (r=-0.24, p= 0.01) negatif yönlü zayıf bir ilişki ve VYY ile ortalama uzanma mesafesi (r= -0.49, p= 0.00) ve normalize edilmiş ortalama uzanma puanı arasında (r=-0.43, p= 0.00) ise negatif yönlü orta bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuç olarak, vücut yüksekliğinin hem kadın hem de erkeklerde dinamik denge performansını olumlu yönde etkileyen ortak parametre olduğu, benzer şekilde hem kadın hem de erkeklerde artmış vücut kütlesi ve yağ oranının dinamik ve statik dengeyi olumsuz yönde etkileyen ortak parametre olduğu söylenebilir.

AntropometriAntropometrik parametrelerDenge+7
Mustafa Hurüz
Uşak University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor yapan öğrencilerde duygusal zeka, kişilik ve sosyal becerinin akademik başarıya etkisi

Bu çalışmanın amacı spor yapan öğrencilerde duygusal zeka, kişilik ve sosyal beceri düzeylerinin akademik not ortalamaları ile ilişkisinin araştırılmasıdır. Çalışmaya kolay örneklem yöntemiyle ulaşılabilen Uşak Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi ve Manisa Celal Bayar Spor Bilimleri Fakültesi'nde eğitim gören, 18 yaş üstü ve sağlıklı gönüllü olarak katılmayı kabul eden 180 erkek ve 98 kadın olmak üzere düzenli spor yapan 278 kişi katılmıştır. Araştırmaya katılmayı kabul eden gönüllülere ilk olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Gözden Geçirilmiş Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği", "Kısa Form Beş Faktör Kişilik Envanteri" ve "A Sosyal Beceri Ölçeği-80" uygulanmıştır. Akademik başarıları değerlendirmek için ise öğrencilerin yılsonu genel not ortalamaları alınmıştır. Araştırmamızda, önce kullanılan ölçeklerin toplam Cronbach Alfa içtutarlılık güvenirlik katsayısının hesaplanması yapılmıştır. Daha sonra, spor yapan öğrencilerin not ortalamalarına göre oluşturulan üç grup, Schutte Duygusal Zeka Ölçeği, Kısa Form Beş Faktör Kişilik Envanteri ve A Sosyal Beceri Ölçeği-80 genel ve alt boyut toplam puan ortalamaları Tukey çoklu karşılaştırma testi açısından karşılaştırılmıştır. Else edilen veriler SPSS-22.0 ile analiz edilmiştir. Oluşturulan grupların birbirleriyle ölçek puanları açısından karşılaştırılması t-testi ve tek yönlü varyans analiziyle yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar ilgili literatür doğrultusunda tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Akademik Başarı, Duygusal Zeka, Kişilik, Spor, Sosyal Beceri

Akademik başarıDuygusal zekaKişilik+4
Yasin Türkmen
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mardin ili lise öğrencilerinin spor yapma durumları ve bazı demografik özelliklerine göre saldırganlık ve sosyalleşme düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırma lisede öğrenim gören öğrencilerin sosyalleşme düzeyleri ile saldırganlık eğiliminin spor yapma durumlarına göre bir farklılık gösterip, göstermediğini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya 2019-2020 öğretim yılı içerisinde Mardin iline bağlı liselerde eğitimine devam eden 1036 öğrenci katılım göstermiştir. Çalışma grubunda yer alan öğrencilerin 586'sı düzenli olarak spor yapan kişilerden oluşurken 450'si ise okul içi veya dışı spor etkinliklerinde yer almamış öğrencilerdir. Araştırmada 5'li Likert tipi bir ölçek olan Şahan'ın (2007) "Sosyalleşme Boyutu" adlı envanteri ile Madran (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan 5'li Likert tipi Buss-Perry saldırganlık ölçeği kullanılmıştır. Çalışma için İl Milli Eğitim Müdürlüğünden ve öğrenci velilerinde gerekli izinler alındıktan sonra, araştırmacı tarafından anket uygulaması yapılmıştır. Sonuç olarak, spor yapan ve yapmayan öğrencilerde saldırganlık eğilimleri ile sosyalleşme düzeyleri arasında negatif yönlü ilişkili olduğu, sporun saldırganlık eğilimlerine anlamlı fark katmadığı görülmüştür. Ancak, spor yapmanın sosyalleşme düzeyine olumlu etkisi olduğu gözlenmiştir. Cinsiyet, okul türü, sınıf, ebeveyn eğitim durumu, aile gelir düzeyi, haftalık spor yapma süreleri, profesyonellik durumu, spor yaşı ve spor branşı gibi parametrelerin de sosyalleşme ile saldırganlık üzerine etkileri incelenmiş ve elde edilen bulguların istatistiksel sonuçları tartışılmıştır.

Beden eğitimiDemografik özelliklerLise öğrencileri+7
Hamit Bilgiç
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi derslerinde takım strateji oyunları ile bireysel strateji oyunlarının yaratıcılık ve problem çözme becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışma ile her iki oyun türünün öğrencilerdeki bilişsel gelişim ve yaşam becerileri BEDEN EĞİTİMİ DERSLERİNDE TAKIM STRATEJİ OYUNLARI İLE BİREYSEL STRATEJİ OYUNLARININ YARATICILIK VE PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ açısından sağladığı katkıları belirlemeyi ve bu oyunların eğitimde nasıl daha etkin kullanılabileceğine dair öneriler sunmayı amaçlamaktadır. Araştırma modeli olarak, yarı deneysel araştırma yöntemlerinden "kontrol grupsuz ön-test ve son-test" desen kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Yaratıcılık Ölçeği" ile "İlköğretim Düzeyindeki Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri" Kullanıldı. Ölçekler 8 hafta arayla Ön test uygulaması ve Son test uygulaması olarak toplandı. Çalışmada örneklem grubu Burdur Gölhisar ilçesi merkez ilkokulundan yaşları 10.05 ± .063 arasında değişen araştırmaya gönüllü katılım sağlayan Grup1: 70 kişi, Grup2: 70 kişi toplamda: 140 kişiden oluşmaktadır. Çalışmadan toplanan verilerin istatistiksel analizi için SPSS 26. 0 paket programı kullanıldı. Verilerin normal dağılım varsayımları için basıklık ve çarpıklık değerleri ile histogram grafikleri ve Q and Q saçılım grafikleri incelendi. Katılımcıların bazı seçili demografik bilgilerini belirlemek için betimsel istatistik yöntemleri kullanıldı. Ön test ve son test verilerinin karşılaştırmaları için "grup içi ön-son test karşılaştırmaları için" Bağımlı Örneklem T testi, "gruplar arası ön-son test karşılaştırmaları" için Bağımsız Örneklem T testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi, p < 0.05 olarak referans alındı. Değerlendirilen verilere bakıldığında çarpıklık ve basıklık değerlerinin (0.21 ile 1.702) arasında olduğu görülmektedir. İlgili literatür bu değerlerin ±2 arasında olduğunda verilerin normallik ölçülerinden önemli bir sapma göstermediğine işaret etmektedir. Bireysel strateji oyun grubu ve takım strateji oyun grubunun ilk test ve son test ölçüm değerlerine göre, problem çözme ölçeği alt boyutları (Güven, Özdenetim, Kaçınma) ile yaratıcılık ölçeği toplam puanları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmedi (p>0.05). Bireysel strateji oyunlarına katılan bireylerin ön test son test puanlarına bakıldığında problem çözme ölçeği alt boyutlarından "Öz Denetim" ve "Kaçınma" boyutlarında anlamlı bir farklılık tespit edilmezken, Güven boyutunda anlamlı farklılık tespit edildi (t:22,07; p<0.05). Yaratıcılık ölçeği ön test ve son test puanları arasında da anlamlı bir farklılık tespit edildi (t:-12,16; p<0.05).

Sedat Küçükkaya
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin duygusal zeka ve empatik eğilim düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı beden eğitimi öğretmenlerinin duygusal zeka ve empatik eğilimlerinin incelenmesidir. Bununla birlikte araştırma duygusal zeka ve empatik eğilimin farklı demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını da ortaya koyabilmeyi amaçlamaktadır. Betimsel nitelikli tarama modeli yöntemi kullanılarak yapılan araştırmada evren Balıkesir ilinde görev yapmakta olan beden eğitimi öğretmenlerinden oluşmaktadır. Araştırmaya 142 erkek ve 84'ü kadın olmak üzere toplam 226 beden eğitimi öğretmeni katılmıştır. Araştırmada veriler sosyo-demografik özellikleri, Gözden Geçirilmiş Schutte Duygusal Zeka Ölçeği ve Empatik Eğilim Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 26.0 paket programına aktarılmıştır. Veriler incelenmiş ve verilerin analizinde istatistiksel yöntem olarak bağımsız gruplarda T testi, tek yönlü varyans analizi ve korelasyon analizi uygulanmıştır. Yapılan analiz sonucunda demografik verilerden cinsiyet değişkeni ile empatik eğilim arasında anlamlı bir farklılık bulunmaktadır. Eğitim durumu, yaş, medeni durum, mesleki kıdem ve spor branşı değişkenleri ile empatik eğilim arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Cinsiyet ve eğitim durumu değişkenleri ve duygusal zeka arasında anlamlı bir farklılık bulunmakta iken yaş, medeni durum, mesleki kıdem ve spor branşı değişkenleri ile istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yapılan korelasyon analizi sonucuna göre empatik eğilim ve duygusal zeka arasında pozitif yönde, güçlü düzeyde, anlamlı bir ilişki vardır. Yapılan çalışmanın sonuçlarına göre kadınların empatik eğilimleri ve duygusal zekaları erkeklerden daha yüksek, lisansüstü mezunu beden eğitimi öğretmenlerinin lisans mezunu beden eğitimi öğretmenlerinin duygusal zekalarından daha yüksek olup, empatik eğilim düzeyi artarken duygusal zeka düzeyi de artmaktadır. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi Öğretmeni, Empatik Eğilim, Duygusal Zeka

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiBranş öğretmenleri+4
Pınar Özkan
Balıkesir University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Antrenör-sporcu arasındaki ilişki kalitesinin spora bağlılığa etkisinde iletişim becerilerinin aracı rolü

Amaç: Bu araştırmada, antrenör-sporcu arasındaki ilişki kalitesinin spora bağlılık üzerindeki etkisi incelenmiş ve bu ilişkide iletişim becerilerinin aracı rolü olup olmadığı değerlendirilmiştir. Antrenörlerin etkili iletişim becerileri sergilemesinin sporcuların motivasyonu, psikolojik dayanıklılığı ve spora olan bağlılıklarını nasıl etkilediği araştırılmıştır. Çalışma, antrenör-sporcu ilişkisinin kalitesinin artırılmasının, sporcuların spora uzun vadeli katılımını nasıl güçlendirebileceğini anlamayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, Türkiye genelinde farklı spor branşlarında faaliyet gösteren lisanslı sporculardan oluşan bir evrenden, gönüllülük esasına dayalı olarak seçilen 385 sporcu (253 erkek, 132 kadın) üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak Antrenör-Sporcu İlişkisi Ölçeği (ASİÖ), İletişim Becerileri Değerlendirme Ölçeği (İBDÖ) ve Spora Bağlılık Ölçeği (SBÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS ve HAYES Process eklentisi kullanılarak tanımlayıcı istatistikler, Pearson korelasyon analizi ve önyükleme (bootstrap) yöntemiyle aracılık analizi gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Analiz sonuçları, ASİÖ ile İBDÖ arasında güçlü ve pozitif bir ilişki olduğunu (r = 0.636, p < 0.01) ve ASİÖ ile SBÖ arasında anlamlı bir ilişki bulunduğunu (r = 0.588, p < 0.01) göstermiştir. Bu durum, antrenör-sporcu ilişkisinin kalitesinin, sporcuların iletişim becerileri ve spora bağlılık seviyeleri üzerinde belirleyici bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, İBDÖ'nün ASİÖ ile SBÖ arasındaki ilişkide anlamlı bir aracı değişken olduğu tespit edilmiştir. ASİÖ'nün SBÖ üzerindeki toplam etkisi (B = 0.2587, p < 0.001) bulunmuş ve bu etkinin büyük ölçüde İBDÖ aracılığıyla gerçekleştiği belirlenmiştir. Bu sonuçlar, sporcuların spora bağlılıklarını artırmada antrenörlerinin iletişim becerilerinin kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Sonuç: Araştırma bulguları, antrenör-sporcu ilişkisinin spora bağlılık üzerinde anlamlı bir etkisi olduğunu ve iletişim becerilerinin bu ilişkide güçlü bir aracılık rolü oynadığını ortaya koymuştur. Spor ortamlarında güçlü antrenör-sporcu ilişkilerinin kurulması ve etkili iletişim stratejilerinin benimsenmesi, sporcuların motivasyonunu artırarak onların spora olan bağlılığını güçlendirmektedir. Antrenörlerin iletişim becerilerini geliştirmesi, sporcuların psikolojik iyi oluşunu artırarak performanslarını olumlu yönde etkilemektedir. Bu bağlamda, antrenörlerin sporcularla güvene dayalı bir iletişim ortamı oluşturması, yalnızca sporcuların bireysel gelişimini desteklemekle kalmayıp, takım dinamiklerini ve genel spor başarısını da olumlu yönde etkilemektedir. Çalışma, spor psikolojisi ve antrenörlük bilimleri alanında önemli bulgular sunarak, antrenörlerin sporcularıyla kurdukları ilişkinin niteliğinin spora bağlılık açısından kritik bir değişken olduğunu vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Antrenör, Sporcu, İletişim, Bağlılık, Psikolojisi

Suha Karaca
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sporda imgeleme düzeyleri ve Enneagram kişilik özelliklerinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırmanın temel amacı, Spor Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören öğrencilerin sporda imgeleme düzeyleri ile Enneagram kişilik özelliklerini inceleyerek aralarındaki ilişkileri belirlemektir. Çalışma kapsamında bireylerin zihinsel imgeleme kapasiteleri ile kişilik yapılarına dayalı eğilimlerinin psikolojik dayanıklılık süreçleri üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Gereç ve Yöntem: Araştırma, nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Ege Bölgesi'nde bulunan üç farklı üniversitenin Spor Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim gören öğrenciler, örneklemini ise uygun örnekleme yöntemiyle seçilen 18 yaş ve üzeri 487 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "kişisel bilgi formu", "Sporda İmgeleme Envanteri Ölçeği" ile "Enneagram Kişilik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Bulgular: Elde edilen veriler doğrultusunda, öğrencilerin sporda imgeleme düzeylerinin cinsiyet, yaş, spor geçmişi ve spor branşı gibi demografik değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca bazı Enneagram kişilik tiplerinin sporda imgeleme düzeyleriyle pozitif yönde ilişkili olduğu görülmüştür. Özellikle Tip 3 (başarı odaklı), Tip 7 (maceracı) ve Tip 1 (mükemmeliyetçi) kişilik yapısına sahip öğrencilerin imgeleme düzeylerinin diğer tiplere kıyasla daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Bu çalışma, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin sporda imgeleme becerilerinin kişilik yapıları ile ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, zihinsel antrenman tekniklerinin kişilik özelliklerine göre bireyselleştirilmesinin spor performansını optimize etmede etkili olabileceğini göstermektedir. Ayrıca spor psikolojisi ve spor eğitimi alanlarına kişilik temelli uygulamalı katkılar sağlayacak özgün veriler sunmaktadır.

Berkay Kalcıoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin zaman yönetimi ve akademik özyeterlik düzeylerinin farklı değişkenlere göre incelenmesi

Amaç: Bu çalışma, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin zaman yönetimi ve akademik özyeterlik düzeylerinin farklı değişkenlere göre incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmanın evreni, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinden oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini ise 203 kadın, 240 erkek olmak üzere toplam 443 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler, "Kişisel Bilgi Formu", "Zaman Yönetimi Anketi (ZYA)" ve "Akademik Özyeterlik Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizi, bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Bonferroni çoklu karşılaştırma testi ve Pearson korelasyon analizi kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin zaman yönetimi ve akademik özyeterlik düzeyleri arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Öğrencilerin zaman yönetimi düzeyleri ile yaş, sınıf düzeyi, egzersiz yapma sıklığı, gelir durumu ve genel not ortalaması değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Aynı zamanda, öğrencilerin akademik özyeterlik düzeyleri ile bölüm, sınıf düzeyi ve genel not ortalaması değişkenleri arasında anlamlı farklılık görülmüştür. Sonuç: Araştırma sonuçları, zaman yönetimi ile akademik özyeterlik arasında güçlü bir ilişki olduğunu ve bu iki becerinin paralel şekilde geliştiğini göstermektedir. Öğrencilerin zaman yönetimi ve akademik özyeterlik düzeylerinin bireysel özelliklerden, yaşam tarzından ve deneyimlerden etkilenebileceği göstermektedir. Anahtar kelimeler: Akademik Özyeterlik, Özyeterlik, Zaman, Zaman Yönetimi.

Berkay Balkış
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının sporda motivasyon ve sosyalleşmedüzeyleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi: Bir üniversiteörneği

Amaç: Bu araştırma, öğretmen adaylarının sporda motivasyon düzeyleri ile sosyalleşme süreçleri arasındaki ilişkiyi ve bu değişkenlerin yaş, cinsiyet, spor yapma süresi, sıklığı ve amacı gibi demografik faktörlere göre farklılıklarını incelemektedir. Sporda motivasyonun bireylerin fiziksel aktivitelere katılımındaki güdülerini, sosyalleşmenin ise sosyal becerilerini geliştirdiği varsayılmıştır. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri ve Eğitim Fakültesi'nde öğrenim gören 400 öğretmen adayıyla yürütülen çalışma, çevrim içi anket yoluyla veri toplamış ve kesitsel, ilişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Veri analizleri SPSS 27.0 programında yapılmış; ölçeklerin güvenilirliği Cronbach's Alpha katsayısıyla doğrulanmıştır. Normal dağılım gösteren verilere parametrik testler uygulanmıştır. Tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra, grup farklarını belirlemek için t-testi ve ANOVA, ilişkileri incelemek için Pearson korelasyon, yordayıcı etkiyi test etmek için çoklu regresyon analizleri kullanılmıştır. Bulgular grafikler ve ısı haritalarıyla görsel olarak desteklenmiştir. Bulgular: Bulgular, içsel motivasyon ve özdeşleşmiş düzenlemenin sporla sosyalleşmeyi anlamlı ve olumlu etkilediğini; dışsal düzenleme türlerinin ise etkili olmadığını göstermiştir. Motivasyonsuzluk ise düşük düzeyde de olsa sosyalleşmeyi yordayıcı bulunmuştur. Erkekler, düzenli ve sık spor yapanlar ile mesleki kariyer amacıyla spor yapan bireylerin içsel motivasyonlarının yüksek, motivasyonsuzluklarının düşük olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri Eğitim Fakültesi öğrencilerine kıyasla daha yüksek içsel motivasyon ve sosyal etkileşim düzeylerine sahiptir. Sonuç: Bu araştırma, öğretmen adaylarının içsel motivasyonlarının sosyal beceriler ve etkileşim üzerinde önemli bir rol oynadığını ve spora katılımın sadece fiziksel değil, sosyal ve psikolojik açıdan da faydalı olduğunu göstermektedir. Öğretmen adaylarının mesleki gelişimlerini desteklemek ve sosyal uyumlarını artırmak için spora katılım teşvik edilmeli ve eğitim programlarına fiziksel etkinlik odaklı sosyal gelişim uygulamaları dahil edilmelidir. Araştırma, eğitimde sporun çok yönlü katkılarını vurgulayan önemli bir kaynaktır. Anahtar Kelimeler: Sporda Motivasyon, Sosyalleşme, Öğretmen Adayları, Spor Psikolojisi.

Cemre Toparlak
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin küresel iklim değişikliğine yönelik farkındalık ve kaygı düzeylerini etkileyen faktörler

Amaç: Küresel iklim değişikliği yalnızca insan yaşamını değil, aynı zamanda tüm canlıların sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen önemli bir çevresel sorundur. Teknolojik gelişmeler, sanayileşme, çevre kirliliği ve nüfus artışı gibi faktörler sonucunda ortaya çıkan küresel ısınma, birçok ekosistemde ciddi dengesizliklere yol açmakta ve bu da insan sağlığını dolaylı ya da doğrudan olarak olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmanın temel amacı; üniversite öğrencilerinin küresel iklim değişikliğine yönelik sahip oldukları farkındalık ve kaygı düzeylerini belirlemek, ayrıca bu düzeyleri etkileyebilecek çeşitli sosyodemografik ve bireysel faktörler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırma kapsamında, 2024-2025 eğitim öğretim yılında Türkiye'nin farklı üniversitelerinde (Iğdır Üniversitesi, Yalova Üniversitesi, Bitlis Eren Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi, Bandırma Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, Kilis 17 Aralık Üniversitesi, Ordu Üniversitesi) öğrenim gören toplamda 394 gönüllü öğrenci (209 erkek, 185 kadın) araştırma grubunu oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında iki bölümden oluşan bir araç kullanılmıştır. İlk bölümde katılımcıların demografik özelliklerini yansıtan bilgiler kişisel bilgi formu aracılığıyla elde edilirken; ikinci bölümde ise "Küresel İklim Değişikliğine Yönelik Farkındalık Ölçeği" ile öğrencilerin konuya ilişkin farkındalık düzeyleri, "İklim Değişikliği Kaygı Ölçeği" yardımıyla da kaygı düzeyleri değerlendirilmiştir. Verilerin istatistiksel analizi SPSS paket programı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Analizlerde anlamlılık düzeyi p < 0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma hipotezlerinin test edilmesi amacıyla nicel verilerin değerlendirilmesinde bağımsız örneklemler için t-testi, ikiden fazla grup arasında fark olup olmadığını belirlemek üzere tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Pearson korelasyon analizi tercih edilmiş; anlamlı ilişkiler tespit edildiğinde doğrusal regresyon analizi ile yordayıcılık düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bulgular: Elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin cinsiyet durumu, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini bilip bilmediği ve öğrenim gördükleri üniversite değişkenleri ile küresel iklim değişikliğine yönelik farkındalık düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gözlenmiştir (p<0,05). Bununla birlikte, iklim değişikliği ile ilgili kulüp üyeliği, konuyla ilgili ders/eğitim alma durumu, yaş, öğrenim düzeyi, yaşadığı yerleşim yeri, algılanan ekonomik durum ve anne-baba eğitim seviyesi gibi değişkenlerle farkındalık düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Kaygı düzeyi açısından incelendiğinde ise cinsiyet, iklim değişikliğinin kendisini kaygılandırma durumu, konunun sağlık üzerindeki etkilerinin bilinip bilinmediği ve öğrenim gördüğü üniversite değişkenleri ile iklim değişikliği kaygı ölçeği puanları arasında anlamlı farklılıklar saptanırken (p<0,05), diğer bazı sosyodemografik değişkenlerle kaygı düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Ek olarak, araştırmaya katılan erkek öğrencilerin kadınlara göre, iklim değişikliği ile ilgili ders alanların almayanlara göre ve iklim değişikliğinin kendisini kaygılandırdığını belirtenlerin, daha yüksek farkındalık ve kaygı düzeylerine sahip olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Araştırmaya katılan öğrencilerin genel farkındalık ve kaygı düzeylerinin orta düzeyde olduğu görülmüş; özellikle erkek öğrencilerin kadınlara göre daha yüksek düzeyde farkındalık ve kaygı yaşadıkları belirlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, gençlik döneminde yapılacak düzenli bilgilendirme çalışmalarının, küresel iklim değişikliğine karşı farkındalık düzeylerinin artırılmasında önemli katkılar sunabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Farkındalık, İklim Değişikliği, Kaygı, Öğrenci

İbrahim Dikici
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor lisesinde öğrenim gören öğrencilerin zorbalık eğilimi ve zorbalık ile baş etmede sporun rolü (Aydın ili örneği)

Bu araştırmada Spor Lisesinde Öğrenim Gören Öğrencilerinin Zorbalık Eğilimleri ve Zorbalık ile Baş Etmede Sporun Rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın evrenini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında, İncirliova Spor Lisesi'nde öğrenim gören 440 öğrenciden oluşmaktadır. (N=440) Örneklemini ise evreni bilinen örneklem yöntemi ile hesaplanmış olup (N=206) oluşturmuştur. Çalışmanın yürütüleceği okul seçiminde tipik durum örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmanın örneklemini seçkisiz örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile belirlenmiş bireyler oluşturmuştur. Anket uygulamaları Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulu'ndan onay alındıktan ve ilgili kurumlardan izinler alındıktan sonra uygulanmıştır. Anket uygulamaları katılımcılara Google Formlar üzerinden ulaştırılmış olup araştırmaya katılımda gönüllük esas alınmıştır. Toplamda 233 kişiye ulaşılmış olup eksik ya da hatalı görülen 17 form ve aykırı uç değerler analizi sonucu 2 form değerlendirmeye alınmamış ve toplamda 214 form değerlendirmeye alınmıştır. Veri toplama aracı olarak, birinci kısımda araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgiler, ikinci kısımda Dölek (2002) tarafından geliştirilen Zorbalık Eğilimi Ölçeği ve üçüncü bölümde Dölek (2002) tarafından geliştirilen Zorbalıkla Baş etme Ölçeği kullanılmıştır. Bu çalışmada araştırma bulguları, katılımcılardan elde edilen veriler üzerinde doğrultusunda SPSS 25,0 paket programı ile yapılmıştır. Katılımcıların kişisel bilgilerini tespit etmeye yönelik tanımlayıcı istatistikler ve frekans dağılımları hesaplanmıştır. Verilerin normal dağılım göstermediğini belirlemeye yönelik yapılan Kolmogrov Smirnov testi sonucu parametrik test varsayımlarının sağlanmadığı bunun sonucunda ikili değişkenler için Mann Whitney U ikiden fazla değişkenler için Kruskal Wallis H testi uygulanmıştır. Ayrıca öğrencilerin Zorbalık Eğilimleri ve Zorbalık ile Baş Etme ilişkisi olup olmadığı spearman korelasyon katsayısından (r) yararlanılmıştır. Ayrıca akademik öz yeterlilik ile spora yönelik tutumları arasındaki ilişki Spearman'ın sıralı bağıntısı (rho) ile sınanmıştır. Katılımcıların zorbalık eğilimleri ile cinsiyet, yaş, sınıf, spor yapma sıklığı, spor deneyimi arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı görülmektedir (p>0.05). Zorbalıkla baş etme ile cinsiyet değişkenleri arasında yapılan Man Witney U testi sonucu zorbalığa karşı durma, zorbalığı bildirme bilinci ve tepkisiz kalmama bilinci alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu (p<0.05); zorbalık eğilimi düzeyleri ile yaş değişkeni arasında yapılan Man Witney U testi sonucu sadece zorbalığa karşı durma, alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu (p<0.05), zorbalık eğilimi düzeyleri ile sınıf değişkenleri arasında yapılan Kruskal Wallis H testi sonucu sadece zorbalığı bildirme bilinci alt boyutunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu (p<0.05); zorbalık eğilimi düzeyleri ile spor yapma sıklığı değişkenleri arasında yapılan Kruskal Wallis H testi sonucu tepkisiz kalmama bilinci ve savunma bilinci alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu (p<0.05); zorbalıkla baş etme düzeyleri ile spor geçmişleri arasında yapılan Kruskal Wallis H testi sonucu ölçek toplam ve tüm alt boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı görülmektedir (p>0.05). Sonuç olarak öğrencilerin Zorbalık Eğilim Düzeyleri toplam puanları çok yüksek düzeyde olduğu, Zorbalıkla Baş etme toplam puanlarının ise düşük düzeyde olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Spor Lisesi, Spor, Zorbalık Eğilimi, Zorbalık, Zorbalıkla Baş Etme.

Baş etme stratejileriBaşa çıkmaLise öğrencileri+6
Aybüke Yıldırım
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor yapan ve yapmayan bedensel engelli bireylerde psikolojik dayanıklılık düzeylerinin incelenmesi

Amaç: Bu araştırma, spor yapan ve spor yapmayan bedensel engelli bireylerin psikolojik dayanıklılık düzeylerinin incelenmesi amacı ile yapıldı. Gereç ve Yöntem: Araştırma, analitik-kesitsel olarak, bedensel engelli spor yapan ve spor yapmayan 351 kişi ile gerçekleşti. Veriler araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve psikolojik dayanıklılık ölçeği ile toplandı. Verilerin analizinde iki grubun (spor yapma durumu, cinsiyet, medeni durum, engelli oluş nedeni) karşılaştırılmasında Bağımsız Örneklem T Testi, ikiden fazla grubun (yaş, eğitim durumu, sigara kullanımı, var olan engel türü, engel derecesi, aktif spor yılı, spor branşı kategorisi) karşılaştırılmasında ANOVA analizi kullanıldı. Varyans homojenliğinin tespitinde Levene Testi kullanıldı. ANOVA analizi sonucunda elde edilen anlamlı farklılığın hangi gruplardan kaynaklandığının belirlenmesinde kullanılan çoklu karşılaştırma testlerinin seçimi, Levene Testi sonucu dikkate alınarak yapıldı. Bulgular: Bedensel engellilerin psikolojik dayanıklılık düzeyleri spor yapma durumu değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdi. Bedensel engellilerin psikolojik dayanıklılık alt boyut puanları spor yapma durumu değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterdi. Sonuç: Sporun bedensel engelli bireylerin psikolojik dayanıklılık düzeylerini olumlu yönde etkilediği belirlendi. Anahtar kelimeler: Bedensel Engel, Psikolojik Dayanıklılık, Spor

Bedensel engellilerPsikolojik dayanıklılıkSpor+1
Fatma Gür
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Masa başı çalışanlarda fiziksel aktivitenin kas iskelet sistemi rahatsızlıklarına etkisi: Bir üniversite örneği

Amaç: Bu araştırma günün önemli bir bölümünü mesleği gereği masa başında geçiren Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) merkez kampüsünde idari personel olarak masa başı görev yapan bireylerde fiziksel aktivitenin kas iskelet sistemi rahatsızlıklarına etkisinin belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, analitik-kesitsel olarak, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi merkez kampüsünde idari personel olarak masa başı görev yapan 252 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi-Kısa" ve "Kornell Kas İskelet Sistemi Rahatsızlıkları Anketi" kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25,0 paket programında %95 güven aralığında ve 0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Bulgular: Yapılan istatistiki analizlerde masa başı çalışanların büyük çoğunluğunun orta düzeyde aktif ve inaktif olduğu belirlenmiştir. Erkek katılımcıların fiziksel aktivite düzeyi kadınlara göre daha yüksektir. Kadınlarda erkeklere göre daha fazla KİSR gözlenmektedir. Şiddetli fiziksel aktivite puanı ile üst ekstremite rahatsızlığı puanı ve toplam KİSR puanı arasında istatistiksel olarak negatif yönlü çok zayıf bir ilişki söz konudur. Benzer şekilde toplam fiziksel aktivite puanı ile üst, alt ekstremite rahatsızlığı puanı ve toplam KİSR puanı arasında istatistiksel olarak negatif yönlü çok zayıf bir ilişki söz konudur. Sonuç: Araştırmada istatistiki analizlerden elde edilen bulguların neticesinde masa başı çalışanların fiziksel aktivite düzeyi artması sonucunda kas iskelet sistemi rahatsızlıklarının risk ve şikâyetleri düşük düzeyde olsa da azalabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Furkan Çelik
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinde işsizlik kaygısı ve okula yabancılaşma arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Çalışmanın amacı 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı bahar döneminde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim görmekte olan öğrencilerde işsizlik kaygısı ve okula yabancılaşma arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla planlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemini Seçkisiz Örnekleme Yöntemlerinden Basit Seçkisiz Örnekleme Yöntemi ile belirlenen öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmanın evrenini 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı bahar döneminde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi bünyesindeki Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Antrenörlük Eğitimi, Spor Yöneticiliği ve Rekreasyon lisans programlarında öğrenim görmekte olan öğrenciler (n=386) oluşturmuştur. Bu çalışma bir online anket uygulamasıdır. Kullanılacak ölçekler ise İşsizlik Kaygı Düzeyi Ölçeği ve Öğrenci Yabancılaşma Ölçeğidir. Anket ve ölçek uygulamalarından elde edilecek veriler SPSS 25.0 paket programında %95 güven aralığında ve 0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Bulgular: Bağımsız değişkenlere ait beta katsayı değerine, t değerine ve anlamlılık seviyesine bakıldığında; işsizlik kaygısının okula yabancılaşma üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu saptanmıştır (t=.--10,729 p<0.05). Sonuç: Bu araştırmada, işsizlik kaygısının okula yabancılaşma üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

KaygıOkula yabancılaşmaSpor Bilimleri Fakültesi+3
Leyla Kaya
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Rekreasyonel amaçlı ekstrem spor faaliyetlerine katılan bireylerin kişilik özellikleri, risk alma ve heyecan arayışları ve ilişkili faktörler

Amaç: Bu araştırmada Rekreasyonel Amaçlı Ekstrem Spor Faaliyetlerine Katılan Bireylerin Kişilik Özellikleri, Risk Alma ve Heyecan Arayışları ve İlişkili Faktörlerin İncelenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın verileri katılımcılara yüz yüze ulaştırılmış ve katılımda gönüllülük esas alınmıştır. Toplamda 488 kişiye ulaşılmış ve eksiklik ya da hata görülen 58 anket formu analizden çıkartılmıştır. Analiz için 430 anket formu değerlendirmeye alınmıştır.Araştırma grubunu, rekreasyonel amaçlı yamaç paraşütü sporu yapanlar, kayak sporu yapanlar ve serbest ve tüplü dalış sporuyla uğraşan ve 18-55 yaş aralığındaki 498 katılımcı oluşturmaktadır. Çalışma verilerinin elde edilmesinde kişisel bilgi formuna ek olarak Gosling ve diğerleri (2003) tarafından geliştirilen ve Atak (2013) tarafından Türkçeye uyarlanan 10 Maddelik Kişilik Ölçeği, Hoyle ve diğerleri (2002) tarafından geliştirilen ölçek, Çelik ve Turan (2016) tarafından Türk kültürüne uyarlanan Heyecan Arayışı Ölçeği (HAÖ) ve Weber ve diğerleri (2002) tarafından geliştirilen ve ölçeğin Blais ve Weber (2006) yılında 30 maddelik kısa formu oluşturulan, Dinç ve Tez (2016) tarafından Türk kültürüne uyarlanan DOSPERT (Alana Özgü Risk Alma) Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS 25,0 paket programı ve AMOS 21,0 paket programında %95 güven aralığında ve 0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek için basıklık (kurtosis) ve çarpıklık (skewness) değerleri kontrol edilmiştir. Verilerin analizinde, betimsel istatistikler, Amos ile Yapısal eşitlik modeli (Path analizi) ve Tek Yönlü MANOVA analizleri kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma sonucunda dağınık kişilik özelliklerine sahip katılımcıların heyecan arama, Sağlık, Özgüven, Psikolojik, Etik ve Devamlılık üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönde bir etkisi olduğu görülmektedir (β: -1,974; -1,809; -1,552, -2,540, -1,931, -2,225 p<0.05). Dağınık kişilik özelliğindeki 1 birimlik artış heyecan arama üzerinde -1,974'lük azalışa, Sağlık üzerinde -1,809'luk azalışa, özgüven üzerinde -1,552'lik azalışa, psikoloji üzerinde -2,540'lık azalışa, etik üzerinde -1,931'lik azalışa ve devamlılık üzerinde -2,295'lik azalışa neden olmaktadır. Katılımcıların kişilik özelliklerinin heyecan arama ve risk almaya etkisi araştırılmak üzere oluşturulan modelde kararlı kişilik özelliklerine sahip katılımcıların heyecan arama, Sağlık, Özgüven, Psikolojik, Etik ve Devamlılık üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde bir etkisi olduğu görülmektedir (β: 2,365; 2,242; 2,468, 1,284, 1,332, 2,084 p<0.05). Dağınık kişilik özelliğindeki 1 birimlik artış heyecan arama üzerinde ,616'lık artışa, cihazdan yoksunluk üzerinde 1,194 lük artışa, İletişimi Kaybetme üzerinde ,774'lük artışa, çevrimiçi olamama üzerinde ,939'luk artışa neden olmaktadır. Bağımlı değişken olan heyecan aramanın %5.27'sini açıklamaktadır (R^2,527), sağlık üzerindeki değişimin %5,29'unu (R^2,529), özgüven üzerindeki değişimin %3,21'ini (R^2,321), psikolojik üzerindeki değişimin %7,89'unu (R^2,789), etik üzerindeki değişimin %6,39'unu (R^2,639) ve devamlılık üzerindeki değişimin %6,78'ini açıklamaktadır (R^2,678). Sonuç: Sonuç olarak kişilik özelliklerinin heyecan arama ve risk alma üerinde anlamlı etkisi olduğu görülmektedir.

Ekstrem sporlarıHeyecanHeyecan arayışı+5
Gökhan Dokuzoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bir aile sağlığı merkezine başvuran 65 yaş ve üzerindeki bireylerde fiziksel aktivite düzeyinin depresyon ve mutluluk ile ilişkisi

Amaç: Çalışmada bir aile sağlığı merkezine başvuran 65 yaş ve üzeri bireylerde fiziksel aktivite düzeyinin depresyon ve mutluluk ile ilişkisinin belirlenmesi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma seçkisiz örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme yöntemi ile 1 Eylül 2021 - 31 Mart 2022 tarihleri arasında, Balıkesir ili Edremit ilçesi 8 nolu ASM'den yaralanan 65 yaş ve üzeri 397 katılımcı ile yapılmıştır. Veriler KBF, PASE, YDÖ, ÖMÖ ile toplanmıştır. Veri analizinde IBM SPSS Statistics 26.0 programı kullanılarak ikili değişkenler için Mann Whitney U, ikiden fazla değişkenler için Kruskal Wallis H testi ve Spearman Korelasyon testi kullanılmıştır. Bulgular: FAD'ın ve mutluluğun 65-74 ile 75-84 yaş aralığındaki grupta en yüksek düzeyde olduğu, depresyon durumlarında herhangi bir farklılığın olmadığı belirlenmiştir. Cinsiyet değişkeninde, kadın bireylere göre erkek bireylerin FAD'nın daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. BKİ değişkeninde, hafif şişman grubunda bulunan katılımcıların FAD'nın normal grupta bulunan katılımcılardan daha fazla olduğu, obez grupta bulunan bireylerin depresyon düzeyinin normal grupta olan bireylerden daha yüksek olduğu, mutluluk düzeyinde ise gruplar arasında bir farklılığın olmadığı sonucuna varılmıştır. Eğitim durumu değişkeninde, lisans üstü eğitim durumunda bulunan katılımcıların en az ilkokul mezunlarından daha yüksek FAD'a sahip olduğu, depresyon düzeyinde; gruplar arasında bir farklılığın olmadığı, mutluluk düzeyinde ise lise mezunlarının en az ilkokul mezunlarından daha mutlu olduğu tespit edilmiştir. Medeni durum değişkeninde, evli olan katılımcıların dul olan katılımcılardan daha yüksek FAD'a sahip olduğu, depresyon düzeyinde; bekar olan katılımcıların evli ve dul katılımcılardan daha yüksek düzeyde depresyon durumunda oldukları, mutluluk düzeyinde ise evli olan katılımcıların bekar olan katılımcılardan daha mutlu oldukları sonucuna varılmıştır. Sürekli bir hastalık değişkeninde; kalp, tansiyon, şeker ve hayır diyen katılımcıların FAD'ları diğer cevabını veren katılımcılardan daha yüksek olduğu, depresyon ve mutluluk düzeylerinde ise bir farklılığın olmadığı belirlenmiştir. Gelir durumu değişkeninde, 1500 - 2000, 3001 - 3500, 3501 ve yukarı aylık maddi gelire sahip grupların FAD'ı 2001 - 2500 lira maddi gelir grubuna sahip katılımcılardan daha yüksek olduğu, 1500 - 2000 lira gelir grubuna sahip bireylerin daha üst gelir grubunda bulunan katılımcılardan daha yüksek depresyon ve daha düşük mutluluk seviyesinde oldukları sonucuna varılmıştır. FA yapma değişkeninde, FAD ile depresyon düzeyi arasında anlamlı bir sonucun olmadığı, mutluluk düzeyinde ise FA yapanların anlamlı bir şekilde daha yüksek oranda mutlu oldukları sonucuna varılmıştır. FA'yı kiminle yapıyorsunuz? Değişkeninde; FAD'a en yüksek puana sahip grubun arkadaşları ile birlikte yapan katılımcılara ait olduğu, tek başına FA yapan bireylerin depresyon düzeyinin daha yüksek olduğu, mutluluk düzeyinde ise FA yapmayan grubun mutluluk düzeyinin en düşük grup olduğu sonucuna varılmıştır. FAD, depresyon ve mutluluk arasında yapılan korelasyon analizinde ise FAD ile mutluluk arasında pozitif yönlü, mutluluk düzeyi ile depresyon düzeyi arasında negatif yönlü bir ilişkinin olduğu, FAD ile depresyon arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç: Yaşlı bireylerin demografik özelliklerine göre FAD, depresyon ve mutluluk düzeylerinde farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca FAD'ın doğrudan depresyon üzerinde bir etkisinin olmadığı ancak FAD'ın mutluluk düzeyinin artmasında etkili bir faktör olduğu, mutluluğunda depresyonun azalması yönünde önemli bir etken olduğu dolayısı ile FAD'ın depresyon düzeyinin azalmasına mutluluk faktörü üzerinden etkide bulunduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Depresyon, Fiziksel Aktivite Düzeyi, Mutluluk, Yaşlı.

DepresyonFiziksel aktiviteMutluluk+3
Muhammed Ömer Eren
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kettlebell antrenmanlarının erkek basketbolcularda kuvvet ve anaerobik güce etkisi

Amaç: Bu çalışmanın amacı basketbolculara uygulanacak olan 8 haftalık kettlebell antrenmanlarının kuvvet ve anaerobik güce etkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Aydın ilinde bulunan Nazilli Büyükşehir Belediye Spor Kulübü ve Aydın Akademi Spor Kulübü'nde mücadele eden basketbolcular katıldı. Deney grubu (n=12) ve kontrol grubu (n=12) olarak ayrılmıştır. Katılımcıların antropometrik ölçümleri, kuvvet ve anaeorobik güç ölçümleri Kettlebell egzersizlerine başlamadan önce ön test olarak alınmıştır. Ardından sekiz hafta Kettlebell egzersizlerinden sonra son testler yapılmış ve aradaki fark istatistiksel açıdan incelenmiştir. Kontrol grubu katılımcılarına Kettlebell egzersizi yaptırılmamıştır. Deney grubu ve kontrol grubu araştırma boyunca aynı basketbol antrenman programını uygulanmıştır. Kontrol grubunun haricinde deney grubu basketbol antrenmanlarına ilaveten 8 hafta süresince, haftada üç kez, bir saat boyunca Kettlebell egzersizi yapmıştır. Katılımcıların kuvvetlerini değerlendirmek için 1 maksimum tekrar squat ve 1 maksimum tekrar bench press testi uygulanmıştır. Anaerobik güçlerini belirlemek için dikey sıçrama testi uygulanmıştır. Bulgular: Yapılan ön test ölçümleri ile deney ve kontrol grubu arasında uygulanan bağımsız örneklem t testi sonuçlarına göre dikey sıçrama, Bench press Repetition Maximum (RM) ve Squat RM testlerinde deney grubu lehine istatistiksel yönden anlamlı farklılığa rastlanılmamıştır (p<0.05). Yapılan deney grubunun dikey sıçrama ön test ve son test ölçümleri arasında farklılığı değerlendirmek için uygulanan bağımlı örneklem t testi sonuçlarına göre son test puanlar lehine istatistiksel yönden anlamlı farklılığa ulaşılmıştır (p<0.05). Yapılan deney grubunun Bench press RM ön test ve son test ölçümleri arasında farklılığı değerlendirmek için uygulanan bağımlı örneklem t testi sonuçlarına göre son test puanlar lehine istatistiksel yönden anlamlı farklılığa ulaşılmıştır (p<0.05). Kontrol grubunun Bench press RM ön test ve son test arasında farklılığı değerlendirmek için uygulanan bağımlı örneklem t testi sonuçlarında ise son test lehine istatistiksel yönden anlamlı farklılığa ulaşılmıştır (p<0.05). Yapılan deney grubunun Anaerobik Güç Watt ön test ve son test ölçümleri arasında farklılığı değerlendirmek için uygulanan bağımlı örneklem t testi sonuçlarına göre son test puanlar lehine istatistiksel yönden anlamlı farklılığa ulaşılmıştır (p<0.05). Sonuç: Yapılan bu çalışmanın sonucunda Kettlebell egzersizlerinin basketbolcularda kuvve ve anaerobik güç gelişimi için anlamlı farklılıklar görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Anaerobik Güç, Basketbol, Kettlebell, Kuvvet.

Erim Plana
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin fiziksel aktivitelere katılım motivasyonları ile sosyal medya bağımlılığı arasındaki ilişki

Amaç: Bu araştırma Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin fiziksel aktivitelere katılım motivasyonu ile sosyal medya bağımlılığı arasındaki ilişkiyi incelemek amacı ile yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 253 kadın ve 172 erkek toplam 425 öğrenci katılmıştır. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, Tekkurşun Demir ve Cicioğlu (2018) tarafından geliştirilen Fiziksel Aktivitelere Katılım Motivasyonu Ölçeği ve Günüç (2009) tarafından geliştirilen, Çömlekçi ve Başol (2019) tarafından geçerlik-güvenirlik çalışması yapılan Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği kullanılarak Google Form veri tabanında toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler Kruskal Wallis ve Mann-Whitney U, Koreleasyon testi, t testi, ANOVA testi analizinden yararlanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin %40,5 i erkek, %59,5 i kadın olduğu saptanmıştır. Fiziksel aktivitelere katılım motivasyonun çevresel etmenler alt boyutunda ve Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeğinde yapılan spor branşına, haftalık serbest zaman sürelerine ve herhangi bir bağımlılığı olup olmadığı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar olduğu görülmektedir. Sonuç: Araştırmaya katılan öğrencilerin sosyal medya bağımlılığı ve fiziksel aktivitelere katılım motivasyonları yüksek çıkmıştır. Fiziksel Aktivitelere Katılım Motivasyonları ile Sosyal Medya Bağımlılığı arasında negatif yönlü ilişki bulunmuştur. Çalışmamızda ulaşılan bulgular sonucunda üniversite öğrencilerinin fiziksel aktivitelere katılım motivasyonları arttıkça sosyal medya kullanımlarında azalma olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Fiziksel aktivite
Yeliz Kaya Altun
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fitness egzersizi yapan bireylerin serbest zamanda sıkılma algıları, serbest zaman tatmin, egzersiz bağımlılığı düzeyleri ve ilişkili faktörler

Amaç: Bu araştırmada fitness egzersizi yapan bireylerin serbest zamanda sıkılma algıları, serbest zaman tatmin, egzersiz bağımlılığı düzeyleri ve ilişkili faktörlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Veriler katılımcılara yüz yüze ulaştırılmış olup gönüllülük esas alınmıştır. Toplamda 440 fitnes egzersizi yapan katılımcıya ulaşılmış olup 5 anket formu aykırı uç değer gösterdiğinden değerlendirmeden çıkartılmıştır. Aykırı uç değer gösteren formlar çıkartıldıktan sonra toplamda 435 anket formu değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme araçlarının birinci kısmında Araştırmacı tarafından hazırlanan 8 soruluk demografik bilgiler formu, ikinci kısımda Lichenstein ve ark. (2018) tarafından geliştirilen ve Türkçe uyarlaması Dokuzoğlu ve ark. (2022) tarafından yapılan Gençlere Yönelik Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği, üçüncü kısımda so-Ahola ve Weissinger (1990) tarafındanso-Ahola ve Weissinger (1990) tarafından Kara ve diğerleri (2014) Serbest Zamanda Sıkılma Algısı Ölçeği ve son kısımda Beard ve Ragheb (1980) tarafından geliştirilen, Idyll Arbor, Inc. (1991) tarafından 24 madde olarak revizyon yapılan ve Türkçeye uyarlamasının Gökçe ve Orhan (2011) tarafından yapılan Serbest Zaman Tatmin (Doyum) Ölçeği oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular SPSS 25.0 paket programı ile %95 güven aralığında değerlendirilmiştir. Araştırmamızda verilerin normal dağılıma uygunluğu basıklık çarpıklık katsayılarıyla değerlendirilmiştir. Bu değerlerin ±2 arasında olduğu görülmüş ve verilerin normal dağılımdan geldiği tespit edilmiştir. (George ve Malley, 2003). Araştırmada Cronbach alpha katsayıları hesaplamaları, frekans ve yüzde hesaplamaları, İkili değişkenlerin betimsel analizinde Bağımsız Örneklem T Testi, ikiden fazla değişkenler için ise Tek Yönlü Anova Testi ve Bağımlı, Bağımsız Değişkenler arasındaki ilişkinin hesaplanmasında Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Bulgular: Analiz sonucunda betimsel analizleri yapılan yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, meslek, spor geçmişi, haftalık spor yapma sıklığı, haftalık serbest zaman süresi, Boş zamanlarınızda en sık yaptığınız aktiviteleri ile serbest zamanda sıkılma algıları serbest zaman tatmin, egzersiz bağımlılığı arasında anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Sonuç: Katılımcıların serbest zamanda sıkılma algılarının orta düzeyde olduğu, serbest zaman tatmin düzeylerinin yüksek düzey olduğu egzersiz bağımlılığı düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Serbest zaman tatmini ile egzersiz bağımlılığı arasında düşük düzeyde anlamlı ve pozitif ilişki tespit edilmiştir. Serbest zaman tatmini ile serbest zamanda sıkılma arasında orta düzeyde anlamlı ve negatif ilişki tespit edilmiştir. Serbest zaman tatmini ile serbest zamanda doyum arasında orta düzeyde anlamlı ve pozitif ilişki tespit edilmiştir. Serbest zamanda sıkılma algısı ile egzersiz bağımlılığı arasında ise düşük düzeyde anlamlı ve pozitif ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Fitness, Egzersiz, Bağımlılık, Egzersiz Bağımlılığı, Serbest Zamanda Sıkılma, Serbest Zaman Tatmini.

Mehmet Murat İpekçi
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri ile etkili iletişim becerilerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi

SPOR BİLİMLERİ FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN DUYGUSAL ZEKA DÜZEYLERİ İLE ETKİLİ İLETİŞİM BECERİLERİNİN BAZI DEĞİŞKENLERE GÖRE İNCELENMESİ Yılmaz S. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi ve Spor Eğitimi Programı, Yüksek Lisans Tezi, Aydın, 2024. Amaç: Bu çalışma kapsamında spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin duygusal zekâ düzeyleri ile etkili iletişim kurma becerilerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi yapılmıştır. Materyal ve Method: Araştırmada nicel araştırma yaklaşımlarından biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemi, evreni Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde olan 339 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi Seçkisiz Örnekleme Yöntemlerinden Basit Seçkisiz Örnekleme Yöntemi ile belirlenmiştir. Veriler kişisel bilgi formu, Schutte duygusal zekâ ölçeği ve etkili iletişim becerileri ölçeği ile elde edilen verilerin analizinde uygun olan programdan faydalanılmıştır. Bulgular: Duygusal zekâ ve etkili iletişim becerileri arasında; yaşa, sınıfa, cinsiyete ve gelir durumuna göre anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Schutte duygusal zekâ ölçeğinin, iyimserlik/ruh halinin düzenlenmesi ve duyguların değerlendirilmesi alt boyutları ile etkili iletişim becerileri ölçeğinin; egoyu geliştirici dil, etkin dinleme, kendini tanıma/açma, empati ve ben dilini kullanma alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir. Duygusal zekânın; etkin dinleme, kendini tanıma/açma ve ben dilini kullanmada pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Duyguların kullanımı ile etkin dinleme, kendini tanıma/açma ve ben dilini kullanma arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Sonuç: Spor faaliyetleri kapsamında sporcuların duygusal zekâ seviyeleri ile etkili iletişim becerilerinin ilişki düzeyleri; spor fakültesi öğrencilerinin akademik çalışmalarında, sosyal becerilerinde ve aynı zamanda katılacağı sporsal organizasyonlarda başarılı olmalarına büyük katkı sağlayacaktır. Yapılan pek çok çalışmada bahsi geçmekte olan iki niteliğin bireylerin başarısını pek çok açıdan etkilediği gözlemlenmektedir. Anahtar Kelimeler: Başarı, Duygusal Zekâ, Empati, Etkili İletişim, Spor.

Bireysel sporlarDuygusal zekaEtkili iletişim+1
Selime Yılmaz
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sporcular için beslenme bilgisi anketi'nin (Sibba) Türkçe'ye uyarlanması: Futbol örneği

Çalışma; İngiltere'de Furber ve diğerleri (2017) tarafından geliştirilmiş, psikometrik testleri yapılmış ve orijinal adı "Nutrition Knowledge Questionnaire for Athletes (NKQA)" olan "Sporcular için Beslenme Bilgisi Anketi"nin Türkçe'ye uyarlanması amacı ile yapılmıştır. Araştırma; geçerlik ve güvenirlik çalışmalarından Türkçe'ye uyarlama çalışması olarak, 2023-2024 futbol sezonunda Bölgesel Amatör Lig, Süper Amatör Lig ve I. Amatör Lig'de görev alan futbolcular ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, araştırmacı tarafından dil ve kapsam geçerliliği sağlandıktan sonra toplanmıştır. Verilerin analizinde yüzdeler, aritmetik ortalama, standart sapma, Cronbach alfa katsayısı, madde ayırıcılık gücü indeksi ve korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Sporcular için beslenme bilgisi anketinin tümü için Cronbach alfa değerinin 0,925 olduğu tespit edilmiş olup yüksek güvenirliğe sahiptir. Madde korelasyonları incelendiğinde anket içerisindeki bazı maddelerin çıkarılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Ankette yer alan ifadeler kendi aralarında tutarlı bulunmuştur (α=0,91). Yarıya bölme metoduyla yapılan hesaplamada iki yarı arasındaki korelasyon katsayısı ölçüm aracı için 0,70 üzerinde olduğu hesaplanmıştır. Maddelerin ayırt edicilik güçlerini gösteren bağımsız grup t-testi uygulandığında anketin, istenen niteliği ölçmesi bağlamında ayırt edici bulunmuştur. Çalışmada; katılımcıların %40,5'inin bilgi düzeyinin düşük, %39,0'unun bilgi düzeyinin çok düşük, %20,0'sinin orta seviyede olduğu görülmüştür. Futbolcularda yapılan bu çalışmada, katılımcıların beslenme bilgi düzeylerinin düşük seviyede olduğu tespit edilmiştir. SİBBA'nın spor beslenme bilgi düzeyinin değerlendirilmesi için geçerli ve güvenilir bulunmuştur. Etkisinin değerlendirilebilmesi ve netleştirilebilmesi için daha fazla araştırmaya gerek duyulmaktadır.

Mahmut Çeri
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çocuklarda sınav kaygısı ile spor devamlılığı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, Çocuklarda sınav kaygısı ile spor devamlılığı arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Örneklem grubu, 2021 yılında Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokul ve lise öğrencilerinden gönüllülük esasına dayalı olarak rastgele yöntemle seçilen 1314 (536 kız, 778 Erkek) öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla, araştırmacı tarafından oluşturulan kişisel bilgiler formu ve Türkçe'ye uyarlama çalışması Totan (2018) tarafından yapılan "Westside Sınav Kaygısı Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada verilerin istatistiksel analizi için SPSS 22.0 programından yararlanılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmalarda ikili gruplar için İndependent sample t testi, çoklu gruplar için OneWay ANOVA, değişkenler arasındaki ilişkiyi belirleme için Spearmans korelasyon analizi kullanıldı. Araştırma sonucunda, öğrencilerin sınav kaygısı puanlarının orta düzeyde olduğu belirlenmiş, ancak erkek öğrencilerin kaygı puanları kız öğrencilerinkinden anlamlı bir şekilde yüksek bulunmuştur. Örneklem grubunun büyük bir çoğunluğunun (991 kişi) ortaokul düzeyinde 5-7.sınıflarda sporla uğraştığı, lise düzeyinde ise spor faaliyetlerinden uzaklaştıkları tespit edilmiştir. Bir spor branşı ile uğraşmayanların sınav kaygı puanları daha yüksek çıkmıştır. Meslek lisesi öğrencilerinin diğer okul türlerine göre sınav kaygı puanları daha yüksek, öğrenim düzeyi açısından 11 ve 12.sınıfların sınav kaygı puanları daha yüksek bulunmuştur. Sporu bırakma oranın en çok 12. sınıflarda olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin gelir seviyesi arttıkça sınav kaygısı puanları da düşüş göstermektedir. Anne ve baba eğitim seviyesi açısından da ebeveynlerinin eğitim seviyesi düşük olan öğrencilerin sınav kaygısı puanları yüksek olarak bulunmuştur. Spor bırakma nedenleri ile sınav kaygısı arasında herhangi bir ilişki bulunamamıştır, ancak büyük çoğunluğunun (%72,3) sporun akademik hedeflere ulaşmada zaman bulamadıkları için bıraktıklarını belirttikleri görülmüştür.

GaziantepSporSpor faaliyetleri+4
Abdulvahap Kara
Gaziantep University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yüzme sporcularında; psikolojik dayanıklılık, sporda başarı motivasyonu ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin karşılaştırılması

Yüzme, fiziksel dayanıklılığın yanı sıra psikolojik sağlığın da ön planda olduğu bir spor dalıdır. Bu bağlamda, hangi psikolojik faktörlerin sporcuların performansını olumlu veya olumsuz etkilediğini belirlemek, antrenman programlarının ve psikolojik destek hizmetlerinin daha etkili bir şekilde tasarlanmasına katkı sağlayabilir. Bu çalışma, yüzme sporcularının psikolojik durumlarına odaklanarak, bu faktörlerin birbirleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu ve sporcuların performanslarına olan potansiyel etkilerini anlamayı amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini Kırşehir ilinde aktif olarak yüzme branşıyla ilgilenen 18 yaş üstü sporcular oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise tesadüfi yöntem ile seçilen 309 yüzme sporcusu oluşturmaktadır. Çalışmada, Friborg ve arkadaşları (2003) tarafından geliştirilen "Yetişkinler İçin Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği"; Willis (1982) tarafından geliştirilen "Spora Özgü Başarı Motivasyonu Ölçeği"; Spielberger, Gorsuch ve Lushene (1970) tarafından geliştirilen "Durumluk Sürekli Kaygı Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışma, yüzme sporcularının psikolojik dayanıklılık, başarı motivasyonları ve kaygı düzeylerini hem birbirleri ile hem de yaş, cinsiyet, eğitim durumu, aylık gelir durumu, haftalık antrenman saatleri gibi demografik ve spesifik değişkenlere göre karşılaştırmıştır. Bu karşılaştırma sonucunda, psikolojik dayanıklılık ölçeğinin sosyal kaynaklar alt boyutu ile aylık gelir durumu arasında; sosyal yeterlilik alt boyutu ile spor dışında ek gelir için herhangi bir yerde çalışıyor musunuz? değişkeni arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Spora özgü başarı motivasyonu ölçeğinin başarıya yaklaşma güdüsü alt boyutu ile yaş, haftalık antrenman saatleri ve spor dışında ek gelir için herhangi bir yerde çalışıyor musunuz? değişkenleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sürekli kaygı ile aylık gelir durumu arasında ise ters yönlü bir ilişki bulunmuştur. Yine, spora özgü başarı motivasyonu ölçeği ile yetişkinler için psikolojik dayanıklılık ölçeğinin orta seviyede ve pozitif yönde birbirlerini etkiledikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kaygı, Motivasyon, Psikolojik Dayanıklılık, Yüzme.

Ceren Özdemir
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

11-13 yaş gruplarında futbola özgü fonksiyonel antrenmanların fiziksel uygunluğa etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı 11-13 yaş gruplarında futbola özgü fonksiyonel antrenmanların fiziksel uygunluğa etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu Aydın ilin 'de yaşları 11-13 olan 20 futbolcu oluşturmuştur. Kontrol grubunu ise Aydın ilin'de yaşları 11-13 olan 10 futbolcu oluşturmuştur. Araştırmada yer alan gruplar, çalışma grubu ve kontrol grubu olmak üzere 2 şekildedir. Her iki gruba da başlangıçta boy ve kilo ölçümü yapılmış ardından, fiziksel uygunluğu belirlemede kullanılan, euro-fit test bataryasında bulunan flamingo denge testi, esneklik testi, durarak çift bacak ileri sıçrama testi, sürat testi, 10x5 mekik koşusu testi uygulanmıştır. Daha sonra çalışma grubuna 8 hafta boyunca haftada 3 gün 1 er gün ara ile jogging koşusunun ardından dinamik ısınma daha sonra futbola özgü fonksiyonel antrenmanlardan kuvvet ,dayanıklılık, sürat ve koordinasyon antrenmanları uygulandı(ek1), antrenman sonunda ise çift kale maç yaparak çalışmalarını sonlandırmışlardır. Kontrol grubu ise antrenmanlarda sadece jogging koşu ve çift kale futbol maçı yaparak çalışmalarını sonlandırmıştır. 8. Hafta sonunda iki gruba da tekrar boy ve kilo ölçümü ardından fiziksel uygunluğu belirlemede kullanılan euro-fit test bataryası uygulanmış ve sonuçlar karşılaştırılarak incelenmiştir. Sonuç olarak bu çalışma 11-13 yaş gruplarında futbola özgü fonksiyonel antrenmanlarına tabi tutulan çalışma grubunun fiziksel uygunluk parametrelerine katkısının olduğu görülmüştür. Bunun yanı sıra kontrol grubuna uygulanan çift kale maç programının da kontrol grubundaki sporcuların bazı parametrelere katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Fiziksel uygunluk, Fonksiyonel antrenman, Futbol

AntrenmanErgenlerFiziksel uygunluk+5
Murat Aydın
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk hukuk sisteminde profesyonel futbolcu sözleşmelerinin incelenmesi

Profesyonel futbolcu sözleşmesi, profesyonel olarak futbol oynamak isteyen sporcular ile bünyesinde profesyonel olarak futbol branşı barındıran kulüpler arasında imzalanan sözleşmelerdir. İş sözleşmesi niteliğinde olan profesyonel futbolcu sözleşmeleri Türkiye Futbol Federasyonun belirlediği talimatlar dahilinde düzenlenir. Sözleşmenin tarafları arasında karşılıklı borç ve hak ilişkisi doğurur ve tarafların bunlara riayet etmesi esastır. Sözleşmenin süresi içinde veya bitiminde ortaya çıkacak anlaşmazlıklar TFF dahilinde oluşturulan uyuşmazlık çözüm kurulu tarafından incelenir ve bu kurulun verdiği kararlara karşı taraflar tahkim kuruluna başvurma hakları mevcuttur. Bu çalışmanın amacı, futbolun büyük ilgi gördüğü Türkiye'de kulüpler ve profesyonel futbolcular arasındaki hukuki ilişkiyi incelemektir. Bu amaç doğrultusunda da bir futbolcunun kulübe transferi veya mevcut futbolcunun aynı kulüpte oynamasına devam etmesini hukuki olarak resmileştiren profesyonel futbolcu sözleşmeleri 'futbolcu iş sözleşmesi ve kavramlarını, sözleşmeden doğan hak ve borçları, profesyonel futbolcu sözleşmesini, sözleşmenin sona ermesi ve sonuçlarını ve uyuşmazlıkların çözümü' adlı başlıklar altında incelenmektedir.

Futbol kulüpleriFutbolcularSpor hukuku+2
Ferit Belgin
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sporun lise öğrencilerinin risk alma davranışı üzerindeki etkilerinin incelenmesi

Bu araştırmada sporun lise öğrencilerinin risk alma davranışı üzerindeki etkisinin bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. Ayrıca risk alma davranışları cinsiyete, yaşa, eğitim gördükleri lise türüne, sınıf seviyesine, yaşadıkları yere, ailelerinin ekonomik durumlarına, kardeş sayılarına, anne ve babasının düzenli olarak çalıştıkları iş durumuna, ilgilendikleri spor branşına ve spor yaptıkları yere, sigara ve alkol kullanma durumu ve sosyal hayatlarını ifade etme durumuna göre değişip değişmediğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Aydın İli Efeler İlçesi İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi, Emel Mustafa Uşaklı Anadolu Lisesi, Aydın İncirliova Spor Lisesi, Bahçeşehir Anadolu Lisesi ve Aydın Anadolu Lisesinde öğrenim görmekte olan 2458 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma örnekleminin belirlenmesinde rastgele örnekleme metodu kullanılmıştır. G.Power 3.10 programı ile etki gücü yüksek düzey bulunmuş ve araştırmaya 401 kişi dahil edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında 14 sorudan oluşan kişisel bilgi formu ve Ergenlerde Risk Alma Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi SPSS (Statististical Package For Social Sciences) 22.00 paket programında analiz edilmiştir. Verilerin analizinde betimleyici istatistikler (frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma), T-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), post-hoc testlerden Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırma istatistiksel olarak (p<0.05) anlamlılık değeri üzerinden değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda lise öğrencilerinin cinsiyetlerine, yaşlarına, lise türlerine, sınıf seviyelerine, ailelerinin ekonomik durumlarına, kardeş sayılarına, spor branşlarına, spor yapma yerlerine, sigara ve alkol kullanımlarına ve sosyal hayatlarını ifade etme durumlarına göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur.

Lise öğrencileriRiskRisk alma davranışı+4
Nilüfer Şentuna
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı spor branşlarında algılanan antrenör davranışlarının sporcuların örgütsel bağlılığına etkisi

Sporcuların hem kendilerine hem de takımlarına olumlu tutumlar geliştirmesi, takımlarına olan örgütsel bağlılıklarının ve takımın beklentilerinin gerçekleştirilmesinde oldukça önemlidir. Çünkü sporcuların takımlarına olan bağlılıkların, aynı zamanda onların başarıları üzerinde de etkili olduğu söylenebilir. Bu sebeple, bu çalışmada farklı spor branşlarındaki antrenörlerin davranışlarının ve yeterliliklerinin sporcuların takımlarına olan etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Katılımcıların yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, antrenör cinsiyeti gibi demografik özellikleri çalışmada dikkate alınmıştır. Bu amaç ile yapılan çalışma da genel tarama modellerinden birisi olan kesit alma yaklaşımı ve ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma 2018-2019 yılı Bolu Gençlik Spor İl Müdürlüğüne bağlı farklı branşlarda lisanslı 212 kadın, 288 erkek olmak üzere yaşları 12-29 arasında 500 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanması amacıyla Üzüm ve arkadaşları (2018) tarafından geliştirilen "Algılanan Antrenör Tutum ve Davranış Ölçeği" ve aynı araştırmacı tarafından 2010 yılında geliştirilen "Elit Sporcu Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS 24.0 programına işlenmiş ve gerekli analizler yapılmıştır. Verilerin dağılımları normal olmadığı için ikili grupların karşılaştırılmasında Mann Whitney-U; ikiden fazla grubun karşılaştırılmasında ise Kruskal-Wallis analizleri kullanılmıştır. Sporcuların antrenörlere yönelik tutum ve davranış puanları ile örgütel bağlılık puanları arasındaki ilişkiyi ortaya koyabilmek için Sperman-Rho Korelasyonu kullanılmıştır. Verilerin analizleri sonucunda sporcuların cinsiyetlerinin gruplar arasında antrenörlerin tutum ve davranışları üzerinde anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. Sporcuların eğitim durumları açısından gruplar arasındaki anlamlılık düzeyi incelendiği zaman eğitim düzeyi üniversite olan sporcuların lehine anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir. Sporcuların eğitim seviyesi yükseldikçe çevreyi algılama şekilleri değişeceği için antrenörlerin karakteristik özelliklerinin farklı olabileceği söylenebilir. Yabancılaşma alt boyutunda sporcuların yaşları küçüldükçe anlamlı farklılığın oluştuğu belirlenmiştir. İlgili literatüre bakıldığında yaş seviyesi arttıkça bireylerin farklı imkanlara daha fazla ulaşabilecekleri göz önüne alındığında yabancılaşmanın küçük yaştaki bireylerde daha az görülebileceği ifade edilebilir. Amatör sporcuların spor süreleri ile örgütsel bağlılıkların alt boyutları arasındaki ilişki incelendiğinde grupların arasında anlamlı bir farklılığın olmadığı gözlenmiştir. Antrenör tutum ve davranışları alt boyutları ile örgütsel bağlılık alt boyutları karşılaştırıldığında düşük düzeyde pozitif ilişkilerin olduğu gözlenmiştir. Antrenörlerin davranışlarının sporcuları olumlu yönde etkilemesinin sporcuların takımlarına olan bağlılıkları üzerinde etkili olacağı ifade edilebilir.

AntrenörDavranışSporcular+4
Adem Evcil
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bireylerin spora yönelik tutumları ile mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi akademik personeli üzerine bir uygulama

İnsanlar temelde hareket etme eylemleriyle doğarlar. Multidisipliner alana sahip olan spor, bedensel, sosyal ve psikolojik iyi oluş için her daim insan yaşamında var olması gereken bir eylemdir. İnsanlar, belli nesneler, maddeler ve durumlar karşısında belirli bir hareket, eylem gerçekleştirir, böylece kişisel bir tutum geliştirir ve kazanır. Toplumsal hareketlilik için özellikle ofis çalışanlarının sergilediği spora yönelik tutum önem arz etmektedir. Çalışmamız da Aydın Adnan Menderes Üniversitesinde 2019 yılında aktif olarak görev yapan 190 akademik personelin spora yönelik tutumu ile mutluluk düzeyi arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu bağlamda spora yönelik tutum düzeyini belirlemek için Şentürk (2012) tarafından geliştirilen ve geçerlilik güvenilirlik yapılan "spora yönelik tutum ölçeği", mutluluk düzeyini belirlemek içinde Hıll ve Argly (2002) tarafından geliştirilen, Doğan ve Çötok (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Oxford mutluluk ölçeği kısa formu" kullanılmıştır. Bu amaçla elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences ) 21.0 paket programında yer alan "t-testi, one-way anova, post-hoc (tukey test)" analiz sonuçlarına göre raporlandırıldı. Elde edilen sonuçlar neticesinde; Spora yönelik tutum alt boyutlarından "Spora ilgi duyma ve Sporla yaşama" alt boyutlarında tutum düzeylerinin düşük olduğu, "Aktif spor yapma" alt boyutunda tutum düzeyinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Spora yönelik tutum ölçeği genelinde ise akademisyenlerin ortalamanın üzerinde bir tutum sergiledikleri yani, spora yönelik tutum düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Mutluluk düzeylerinde ise ortalamanın altında bir tutuma sahip oldukları, bu yüzden de mutluluk düzeylerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Genel değerlendirme de ise; spora yönelik tutum ile mutluluk düzeyi arasındaki anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Akademisyen, Mutluluk, Spor, Tutum, Üniversite

Akademik personelMutlulukSpor+2
Kutluhan Demir
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversiteye giriş sınavına hazırlanan öğrencilerin sosyal fizik kaygı ve kilofobi düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmada üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin sosyal fizik kaygı ve kilofobi düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi ve bu iki düzey arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Üniversiteye giriş sınavına hazırlanan öğrencilerin sosyal fizik kaygı ve kilofobi düzeylerinin belirlenmesi açısından genel tarama modelinde bir çalışma olup, öğrencilerin sosyal fizik kaygı ve kilofobi düzeylerinin cinsiyet, yaş, vücut kitle indeksi, spor yapma durumu, haftalık spor yapma günü, anne-baba eğitim durumu, fast-food yeme sıklığı gibi değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediği ve sosyal fizik kaygı ve kilofobi düzeyleri arasında ilişkinin belirlenmesi açısından ilişkisel tarama modelinde bir çalışmadır. Çalışma verilerinin toplanmasında, "Kişisel Bilgi Formu", "Sosyal Fizik Kaygı Envanteri" ve "Kilofobi Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmaya, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında, Aydın ili Efeler ilçesinde Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı özel öğretim kurumlarında üniversiteye giriş sınavlarına hazırlanan 216 kadın (% 53,9), 185 erkek (% 46,1) olmak üzere toplamda 401 lise son (12.) sınıf öğrencisi katılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin sosyal fizik kaygı düzeyinin cinsiyet, vücut kitle indeksi, spor yapma durumu, haftalık spor yapma günü değişkenleri açısından farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin kilofobi düzeyi bulgularına bakıldığında ise herhangi bir değişken açısından farklılık görülmediği ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğrencilerin sosyal fizik kaygı düzeyi ve alt boyutları ile kilofobi düzeyi arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Kilofobi, lise öğrencisi, obezite, sosyal fizik kaygı.

KilofobiObeziteSosyal görünüş kaygısı+1
Dilay Emiroğlu
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Artistik cimnastik atlama masası aletinde gerçekleştirilen seçili elementlerin kinematik yöntemlerle incelenmesi

Cimnastik gerek hakem değerlendirmesi gerekse kullanılan hareketler bakımından oldukça teknik bir branştır. Artistik cimnastik branşında atlama masası aleti hem kadınların hem erkeklerin zorunlu yarışma aletleri içerisinde yer almaktadır. Atlama masasında Überşlag ve Kartvil elementleri saltolu ve burgulu uygulanan daha kompleks atlayışlar için temel oluşturan hareketlerdendir. Çalışmanın amacı, artistik cimnastik atlama masası aletinde gerçekleştirilen Überşlag ve Kartvil elementlerinin kinematik yöntemlerle incelenmesidir. Çalışmaya 16 erkek artistik cimnastikçi gençler (n=9), yıldızlar (n=7) kategorisi sporcusu katılmıştır. Çalışma kapsamında sporculara, antropometrik ölçümler, dikey sıçrama ve derinlik sıçraması testleri uygulanmıştır. Ayrıca, kinematik analizler için saniyede 120 kare çekebilen kamerayla görüntü kaydı yapılmıştır. Elde edilen görüntülerin iki boyutlu kinematik analizleri Kinovea ve Tracker programları ile yapılmıştır. Son 10 metre koşu hızlarının (V1, V2, V10) hesaplanması için ise Witty (Microgate, İtalya) kablosuz fotosel sistemi kullanılmıştır. Her bir element için kategoriler bağımsız örneklemler Mann Whitney U testi ile karşılaştırılmıştır. Überşlag ve Kartvil elementleri için V10 (sırasıyla; p=0,007; p=0,039), überşlag elementi için birinci ve ikinci uçuş fazı süreleri değişkenleri kategoriler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermiştir (sırasıyla; p=0,015 ve p=0,008). Ayrıca, Kartvil elementi için birinci ve ikinci uçuş fazı yüksekliği değişkenleri için kategoriler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (sırasıyla; p=0,013 ve p= 0,005). Çalışmaya katılan sporcuların performansları gerçekleştirmiş oldukları atlayışın başarı puanları hesaplanarak elde edilmiştir. Çalışma sonuçlarına bakıldığında, V10 değeri daha yüksek olan ve tramplen üzerindeki destek süresi daha az olan sporcuların elementleri daha iyi bir performans ile sergilediği yorumu yapılabilir. Antrenörlerin, antrenmanlarda sürati, patlayıcı kuvveti ve kol kuvvetini geliştirici egzersizler içeren çalışmalar yapmasının atlama performansını olumlu yönde etkileyeceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Antrenman, Jimnastik, Kinematik, Teknik.

AntrenmanJimnastikKinematik analiz+1
Özge Deniz Turgutoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Futbol hakemlerine göre seyirciyi saldırganlığa yönlendiren faktörler

Bu araştırmada futbol hakemlerine göre seyirciyi saldırganlığa yönlendiren faktörler incelenmiştir. Bu araştırma, tarama modeli kapsamında ilişkisel tarama modeli kullanılarak yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Özmaden (2004) tarafından geliştirilen "Futbol Seyirci Saldırganlığı Ölçeği" kullanılmıştır. Bu çalışmanın evreni, 2019-2020 sezonunda, profesyonel futbol müsabakalarında görev alan Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı, Ege Bölgesi hakemleridir. Örneklem grubunu profesyonel olarak aktif hakemlik yapan Aydın (18 kişi), Denizli (24 kişi), İzmir (106 kişi), Muğla (17 kişi) ve Manisa (29 kişi)) illerindeki toplam 195 futbol hakemi oluşturmaktadır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik, ve parametrik olmayan testler kullanılmıştır. Ölçeğin güvenirliliği Cronbach's Alpha katsayısı ile belirlenmiştir. Araştırma sonucunda; Meslek değişkeninde sadece spor medyası alt boyutunda p<0.05 düzeyinde anlamlı farklılık vardır. Klasman düzeyinde ise sadece hakem alt boyutunda p<0.05 düzeyinde anlamlı farklılık görülmektedir. "Yaş'', ''Eğitim durumu'', Gelir düzeyi" "Fiziksel saldırıya maruz kalma" değişkenlerinde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Anahtar Kelimeler: Futbol hakemi, Saldırganlık, Şiddet

FutbolFutbol müsabakalarıHakemler+5
Duygu Cantez
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının iş stresi ve tükenmişlik düzeylerinin internet bağımlılığına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çalışanlarının iş stresi ve tükenmişlik düzeylerinin internet bağımlılığına olan etkisi ve bazı değişkenlere göre aradaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nde çalışan bireylerin iş stresi ve tükenmişlik düzeylerinin internet bağımlılığıyla ilişkisinin ve demografik değişkenlere göre incelenmesinin belirlenmesi amacı ile ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından oluşturulan verilerin toplanması için "Kişisel Bilgi Formu", Hause ile Rizzo (1972) tarafından oluşturulan ve Efeoğlu (2006) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "İş Stresi Ölçeği", Tükenmişliğin ölçülmesi için araştırmada Maslach ve Jackson (1981) tarafından oluşturulan ve Ergin (1992) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ve Günüç ile Kayri (2010) tarafından oluşturulan "İnternet Bağımlılığı Ölçeği" kullanılmıştır. Çalışmanın verileri, Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne bağlı olarak çalışan 93 erkek ve 88 kadın olmak üzere toplamda 181 kişi katılmıştır. Yapılan araştırmanın sonunda edinilen bulgulara göre iş stresi ve tükenmişlik düzeyleri arttıkça internet bağımlılığı düzeyinin de arttığı sonuca varılmıştır. Ayrıca demografik değişkenler ile iş stresi, tükenmişlik ve internet bağımlılığı arasında da anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir.

BağımlılıkGençlik ve Spor İl MüdürlüğüStres+7
Yusuf Yeşilyurt
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fiziksel aktivitenin teknoloji çağı hastalıkları netlessfobi ve nomofobi ile ilişkisi

Teknolojinin gelişmesi, dijital araçların yaygınlaşması ve sosyal medyanın bilinçsizce kullanılması nedeniyle bireylerde netlessfobi ve nomofobi adı verilen çeşitli teknoloji çağı hastalıkları ortaya çıkmıştır. Netlessfobi ve nomofobi gibi psikolojik rahatsızlıklar gençlerin zihinsel ve sosyal gelişimini olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle gençlerde netlessfobi ve nomofobinin ortaya çıkışını engellemeye yönelik koruyucu önlemler alınmalıdır. Gençlerin netlessfobi ve nomofobiden korunmasında fiziksel aktivitenin etkili bir araç olabileceği ön görülmektedir. Bu nedenle araştırmada orta öğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerde fiziksel aktivitenin netlessfobi ve nomofobi ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın örneklemi 2019-2020 Eğitim Öğretim yılında Aydın ili Efeler ilçesindeki orta öğretim kurumlarında öğrenim gören 986 (n=480 kadın ve n=506 erkek) gönüllü öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi, Young İnternet Bağımlılığı Ölçeği ve Nomofobi Ölçeği kullanıldı. Elde edilen veriler SPSS 25,0 paket programında %95 güven aralığında ve 0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirildi. Yapılan istatistiki analizlerde fiziksel aktivite ile internet bağımlığı ve nomofobi arasında negatif yönlü zayıf bir ilişki olduğu bulgusuna ulaşıldı (p<0,05). Araştırmada istatistiki analizlerden elde edilen bulgular doğrultusunda öğrencilerin fiziksel aktivite düzeylerinin artmasına bağlı olarak netlessfobi ve nomofobi görülme riskinin düşük düzeyde de olsa azalabileceği sonucuna ulaşıldı. Bu nedenle öğrenciler ilgi alanlarına uygun fiziksel etkinliklere yönlendirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Öğrenci, Netlessfobi, Nomofobi

Fiziksel aktiviteNetlessfobiNomofobi+6
Gülsüm Tanır
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00