Akdeniz University
Enstitü

Güzel Sanatlar Enstitüsü

Akdeniz University

270

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1990 sonrası çağdaş sanatta ifade biçimi olarak vizyoner sanatın disiplinlerarası bağlamda yorumlanması

Bu çalışmanın birinci bölümünde, Vizyoner Sanat'a dair kavram ve tanımlar açıklanarak, tarihsel süreci içerisinde bağlantılı olduğu akımlara değinilmiştir. Sanatsal yaratıcılık bağlamında incelenen Jung psikolojisi, temel kavramlarıyla birlikte ele alınmıştır. Jung'a göre, hepimizin psişesinde bulunan ve tüm insanlığın tecrübelerinin ortak alanı olarak nitelendirdiği "kolektif bilinç dışı", kendini sembolik ve arketipsel imgeler aracılığıyla sanatlarda ifade eder. İkinci bölümde, 1990 sonrası sanat ortamı ve bir ifade biçimi olarak Vizyoner sanatın bu dönemdeki gelişmeleri, sanatçılar ve çalışmaları üzerinden incelenmiştir. Üçüncü bölümde, Vizyoner sanatın disiplinlerarası bağlamda yorumlandığı, deneysel uygulamalara yer verilmiştir. Sonuç bölümünde ise, araştırmanın genel değerlendirmesi yapılmıştır.

Hilal Yiğit
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk Şamanist mitolojisinde demonik varlıkların Mehmed Siyah Kalem minyatürlerinde çağdaş yorumlanması

Toplumların kozmogoni anlayışları evrenin yaratılışı, düzeni ve işleyişi hakkında mitolojik ve kozmolojik inançları ifade eder. Türklerin öz kozmolojisi dikotomidir. İkili sistem olan dikotomi'ye göre; evren gök ve yerden oluşmaktadır, bu iki unsur birbirlerine zıt olmalarına rağmen birbirini tamamlayan unsurlar olarak algılanmıştır. Türklerin, Şaman inanç sistemini benimsemelerinden sonra dünya görüşlerinde, kozmogonilerinde ve tanrı algılarında şaman mitolojinin etkileri görülmeye başlanmıştır. Türk toplumlarında şamanlık ortaya çıktıktan sonra evren algıları dikotomi sistemden ternar sistem olarak değişmiş; evreni gökyüzü, yeryüzü ve yeraltı olarak üç katman olarak tasavvur etmişler; bu katmanlarda yaşayan tanrılar, ruhlar, demonik varlıklar ve insanlar arasında ilişkilerin olduğuna inanmışlardır. Yeraltı dünyasının ev sahibi olan demonlar, iyiliksever koruyucu olan iyelerin kendilerine saygı gösterilmemesi ve öfkelendirmeleri ile insana zarar veren kötü ruhlara dönüşmüş, zamanla kara iyeler demonik özellikler kazanmışlardır. Bu bağlamda, demonik varlıklar Türk mitolojik sistemi içinde değişime ve dönüşüme en az maruz kalmış en eski varlıklar olma özelliğine sahiplerdir. Demonolojik varlıklar, bazen değişime bazen yozlaşmaya uğramış olmasına rağmen her zaman Türk geleneğinde ve sanatında yer almıştır. Topkapı Sarayı Hazine kitaplığında muhafaza edilen ve Muhammed Mehmed Siyah Kalem'e atfedilen Fatih Albümünde yer alan minyatürler hem Orta Dünya'da yaşayan insanları hem de Yeraltı Dünyasının demonik varlıklarını resmetmiştir. Siyah Kalem yarı insan yarı hayvan özellikleri taşıyan demonları içki içerken, dans ederken, güreşirken çizmiştir. Günümüzde Siyah Kalem'in demonik varlıklarını neden resmettiğini bilemediğimiz gibi sanatçının kimliği hakkında da tam bilgiye sahip değiliz. Bundan dolayı, bu çalışmada, Siyah Kalem'in minyatürlerindeki demonik varlıkları inceleyerek sanatçının metafizik varlıkları nasıl görsel biçime dönüştürüldüğü görmek ve çözümlemek amaçlanmıştır. Bu doğrultu da Türk kozmogonisinin gelişimi ana hatlarıyla anlatılarak, Türklerin evren algısı hakkında bilgiler verilmesine çalışılmış; Alt Dünyanın varlıkları olan demonlar ve kötücül varlıkların Türk Sanatındaki yerine değinilmiştir. Şamanizm inancının sanatçının yaratıcılığını ne ölçüde biçimlendirdiği veya kısıtladığı sorusuna cevap aranmıştır. Muhammed Mehmet Siyah Kalem'in minyatürlerin içinde demonların sahnelendiği rulo resimlerdeki Şamanist unsurlar incelenmiştir.

Dilek Zayim
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tarihi mekanlarda gerçekleştirilen sanatsal etkinliklerde eser-mekan ilişkisi, mekansal zorluklar ve çözümler: İstanbul bienalleri üzerine bir inceleme

Günümüzde düzenlenen birçok sanatsal etkinliğin arka planı hakkında detaylı bilgilendirme yapılmamaktadır. Bilindiği üzere sanat mekanla bütünleşerek tek bir yapı haline gelmektedir. Zira sanatın kurgulandığı yer olan mekân başlı başına bir eserdir. Bu kapsamda sanatsal etkinliklerin sergilendiği mekanların sanat eserleri ile arasındaki ilişki büyük önem arz etmektedir. Birbirini içinde barındıran ve birbiri ile derin bir ilişki içerisinde bulunan "sanat ve "mekan" kavramlarının detaylı bir incelemeye tabi tutulması gerekmektedir. Dünyadan birçok sanatçı ve sanatseverin bir araya geldiği ve etkileşim haline girdiği İstanbul Bienalleri çağdaş sanatın gelişimi noktasında önemli bir yere sahiptir. 1987 yılından bu yana İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenen İstanbul Bienaller, salt sergilenen eserler bakımından değil aynı zamanda eserlerin sergilendikleri mekanlar bakımından da sanatseverlerle yıllardır farklı bir bağ kurmayı amaçlamaktadır. Sanatın ve sanatçının mekandan bağımsız yorumlanamayacağı çağdaş sanat dünyasında da İstanbul Bienalleri mekansal dinamiklerin etkin şekilde yürütüldüğü önemli bir etkinlik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tez, İstanbul Bienalleri kapsamında gerçekleştirilen sanatsal etkinliklerin İstanbul'un kentsel dokusu, tarihi mimarisi, iç mekanların önemi ve sanat-mekan ilişkisi üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde inceleyecek ve bienallerde karşılaşılan mekansal zorluklar, sergileme sorunları ve ziyaretçi deneyimindeki sıkıntılar gibi konulara odaklanacaktır.

Selin Gözükan
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sapkınlık ve suç bağlamında metal müziğin antagonist kodları

Metal müzik, özellikle 1980'ler ve sonrasında dünyada hızla yayılmaya başlamış ve suç ilişkileri nedeniyle beraberinde çeşitli ahlaki panikleri de körüklemiştir. Antagonist kodları, tarihindeki suçların daha fazla dikkat çekmesine vesile olmuş ve sapkın ya da suçlu müziği olarak etiketlenmiştir. Özellikle bazı antagonist kodların işlenen suçlarla direkt ilişkili olması bu etiketleri haklı çıkarmakta başarılı olmuştur. Norveçli Black Metal müzisyenleri tarafından 1990'larda işlenen suçların, müziğin ve imajın özellikleriyle eşleşmesi dikkat çekmiştir. Sonrasında Norveç'te yaşanan nefret cinayetleri, kilise kundaklamaları ve Vandalizm, taklitçi saldırılar olarak dünya geneline yayılmış ve Black Metal'in kültürünün bir parçası haline gelmiştir. Bu vakaların müzikle ilişkisini reddetmek mümkün olmasa da Metal müziğin dinleyicilerini suça itme potansiyeli tartışmalıdır. Konuya etiketleme teorisinin kuramcısı Becker'ın (2013) 'hariciler' (outsiders) kavramı üzerinden yaklaşmanın karanlıkta kalan bazı noktaları aydınlatmada yararlı olacağını uman bu araştırma, Metal müziğin antagonist kodlarının toplumsal etiketlemelerin sonucunda daha da aşırılaştığını öngörmektedir. Çalışma, Metal müzik kültürü içerisindeki antagonist kodları Sistematik Literatür Taraması yardımıyla toplamayı ve tematik olarak analiz edilen verileri sapkınlık ve suç bağlamında tartışarak yorumlayıcı bir üslupla aktarmayı; böylece geniş çaplı bir kaynak olmayı, eleştirel ve refleksif bir bakış sunmayı hedeflemektedir.

EtnomüzikolojiExtreme metal müzikRock-metal müzik
Şeyma Sever
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lefebvre'in "Şehir Hakkı" kuramı bağlamında sokak sanatının değerlendirilmesi

Bu çalışmada, alternatif bir sanat yapma biçimi olarak görülen sokak sanatı, Lefebvre'nin "şehir hakkı" kuramı bağlamında değerlendirilmektedir. Sokak sanatının şehir hakkı kuramı üzerinden bir mekân üretim biçimi olması ele alınmaktadır. Kent mekânlarını, alternatif bir üretim alanı olarak seçmekte olan sokak sanatçılarının, insani bilimlerin pek çok alanında tartışılan ve kendi içerisinde bütünlüklü bir yapı sergileyen "şehir hakkı" kuramına ilişkin, sanat alanı içerisinden yaptıkları katkı bu tez çalışmasının ana hipotezini oluşturmaktadır. Tez kapsamında kent kavramından yola çıkarak Lefebvre'nin "şehir hakkı" kuramının genel sınırları, politik ve tarihsel süreçteki bağlamları ortaya koyulmuştur. Sitüasyonist hareketin ve flaneur kavramının pratiklerinden bahsedilerek, sokak sanatının tarihsel süreci ve pratikleri ile genel bir çerçeve çizilmiştir. Tez kapsamında üretilen çalışmalar kamusal alanda sergilenmek üzere bırakılmıştır. Üretilen çalışmaların bir kısmı ise kamusal alandan alınan referanslar ile modellenerek küçük ölçekli hale getirilip, üzerine grafiti ve sokak sanatı çalışmaları yapılmıştır.

Ali Yerli
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk popüler müziğinde kadın bedeninin nesneleştirilmesi: Tarihsel, toplumsal ve sektörel bir analiz

Bu araştırma, Türk popüler müziğinde kadın bedeninin nesneleştirilmesi fenomenini postmodern feminizm, objektifikasyon, self objektifikasyon ve müzik endüstrisi gibi kavramlar çerçevesinde ele almayı hedeflemektedir. Araştırmanın amacı, Türkiye'deki popüler müzik sahnesinde kadın sanatçıların bedenlerinin nasıl objeleştirildiğini ve bu sürecin tarihsel, toplumsal ve sektörel bağlamlarını anlamaktır. Çalışma, kadın bedeninin müzik endüstrisi içerisinde nasıl temsil edildiğini ve algılandığını anlamak için postmodern feminizmin çoklu bakış açısını temel almıştır. Bu çerçevede, kadın bedeninin bir obje olarak algılanması ve kullanılması süreci incelenmiştir. Müzik endüstrisi içerisinde kadın sanatçıların deneyimleri ve yaşadıkları zorluklar da sistematik literatür taraması ve görsel işitsel kayıtlar ile incelenmişt ve elde edilen sonuçlara göre, popüler müzikte (indie ve pop müzik) kadın bedeni nesneleştirilmesi konusu üç ana başlık altında toplanmıştır. Birincisi anaakım pop müzik sektörü içerisindeki bedenlerini nesneleştiren kadın müzisyenler, ikinci olarak, indie müzik sektörü içerisinde başlayıp tanınırlığı arttıkça imajında değişiklik ile anaakım pop müzik imajına yaklaşan kadın müzisyenler ve indie müzik akımı içerisinde, bedenlerini nesneleştirme aracı olsarak kullanmayan kadın müzisyenlerdir.

Popüler müzikPostmodern feminizm
Emel Ünver
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Günümüz resim sanatında ontolojik bir inceleme olarak kaos-kozmos

Bu tez çalışması, insanoğlunun kendisini ve çevresini anlama yolundaki keşiflerinin sanatsal çalışmalara nasıl yön verdiğini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Hayatın belirsizliği ve varlığın yanıtını aramak insanı düşünsel karmaşıklığa doğru sürüklemiştir. Bu bağlamdaki içsel yolculuğa yapılan keşifler insanı üretim yapmaya teşvik ettiğinden ortaya çıkan nihai çıktılar sanatsal varoluş için önemlidir. Sanatçının diğer insanlardan farklı olarak kendi iç dünyasındaki evreni tanıyıp, sentezleyip yansıtması üretiminin en temel yapısıdır. Tez konusunun anlatımında evren, yani kozmos oluşumu ve bütünleyicisi olan kaos kavramı tanımlandıktan sonra, her ikisi birlikte değerlendirilerek bu kavramların oluşturduğu zıtlık ve sanatsal zıtlıklar arasında kurulan bağlar çalışmanın bütünlüğünü sağlamaktadır. Varoluşsal kaygılar taşıyan resimler, kuramsal olarak sanat teorisi olan ama aynı zamanda sanat eserlerini anlama ve çözümleme noktasında bir metot olarak da kullanılan sanat ontolojisi perspektifinden ontik bir bütünlük ile ele alınmıştır. İnsanın ilk biçimsel ifadesinden itibaren başlayan varlık serüveni, sanatçının kendi düşünsel sonuçlarını resimlerinde ifade ettiği soyut sanata doğru ilerleme göstermiştir. Varlık, tüm bilinmezliğiyle her zaman insan zihnine ve sanata konu olmuştur. Günümüz sanatında da devam eden bu arayışın örnekleri seçilen sanatçıların resimleri üzerinden verilmiştir. Araştırmanın içsel yolculuktaki arayışla birleştiği düşünsel sonuçları ise resim çalışmalarına kaynak oluşması beklenerek yapılmıştır.

Baskı resimGravür sanatıGüzel sanatlar+6
Gizem Sevinç Kolancı
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Azerbaycan halk müziği çalgı topluluklarının icra geleneğindeki heterofonik doku uygulamalarından yola çıkarak bir beste çalışmalası

Bu tezin amacı Azerbaycan halk müziği çalgı topluluklarında karşılaşılan icra uygulamalarının analiz edilmesi ve bu uygulamaların özgün bir eser besteleme sürecinde kullanılmasıdır. Çalışmada altı topluluğun kayıtları dinlenmiş, bu toplulukların tınısal ve icra özellikleri incelenmiştir. Verilerin güvenilirliğini ve geçerliliğini kontrol etmek amacıyla dört çalgıdan oluşan bir topluluk ile incelen parçalardan birisinin kaydı yeniden yapılmıştır. Bu kayıt orijinal kayıt ile karşılaştırılarak bir değerlendirme yöntemi uygulanmıştır. Bulgu ve yorum bölümünde toplu icra geleneğinden elde edilen verilerle temel unsurları içeren dört nota şablonu geliştirilmiştir. Bu şablonların amacı heterofonik dokuyu referans alarak özgün kompozisyon fikirleri oluşturma konusunda besteciye katkı sağlamaktır. Sonuç bölümünde elde edilen veriler incelenmiş ve değerlendirilmiştir.

AzerbaycanÇağdaş müzik
Yusıf Bayramov
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Silifke Müzesinde bulunan çuval dokumalar

Bu araştırma Silifke Müzesi'nde bulunan çuval dokumaların, desen motif ve teknik özelliklerinin incelenerek belirlenmesini içerir. Yapılan araştırmada müze araştırması, literatür taraması, sözlü röportaj modelleri kullanılmıştır. Silifke Müzesi'nin deposunda yer alan kirkitli çuval dokumaların belirlenerek incelenmesi için öncelikle, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünden yazılı izin alınmıştır. Gerekli izinler alındıktan sonra, müze görevlilerinin eşliğinde mühürlü olan etnografik eserler deposu açılmıştır. Silifke Müzesi deposunda yöreye ait 42 adet dokuma çuval örneği incelenmiştir. Farklı desen, motif ve renk özelliklerinin yer aldığı 33 adet kirkitli düz dokuma tekniği ile dokunmuş kilim, cicim ve sumak çuval dokumalar araştırma kapsamına alınmıştır. Bu dokumaların, desen, renk motif kompozisyon ve teknik özelliklerinin belirlenmesi için yakından inceleme yapılmıştır. Çuval dokumaların dokuma analizleri yapılarak, en – boy oranları ölçülerek fotoğrafları çekilmiştir. Müzede yer alan yöresel Ala çuval dokumaların teknik, desen ve renk özelliklerini içeren doğru bir değerlendirme yapılabilmesi açısından, dokumaların envanter bilgileri ve araştırma analizi sonuçları karşılaştırılarak çuvalların bilgi form tabloları oluşturulmuştur. Hazırlanan çuval bilgi form tabloları değerlendirilerek çuvalların renk, motif dağılımları, kullanılan dokuma teknikleri ve çuvalların kullanım alanlarına göre en boy değerlendirme tabloları oluşturulmuştur. Silifke Müzesi Müdürü ile yapılan sözlü röportaj sonucunda edinilen bilgilere göre, Silifke'de dokumacılık önceleri yöre insanları tarafından hanenin kuru baklagilleri (un, buğday, arpa, bulgur vb.) erzaklarını korumak-barındırmak amacıyla dokunmuştur. Günümüzde geçmişe oranla dokuyucuların azalmış olması ve sanayileşme ile hazır polipropilen çuvalların (moloz çuvalları) yaşamımıza girmesi geleneksel yöre dokumacılığını olumsuz yönde etkilemiştir. Yöre halkı evlerinde bulunan dokumalarını müzeye gerek para karşılığında gerekse bağış yolu ile hibe etmeye başlamıştır. Fakat Silifke Müzesinde etnografik eser çeşitliliğinin fazla olması (gümüş aksesuarlar, kemer tokaları, alınlıklar, bakır-gümüş bilezikler, yüzük gibi aksesuarlar ile para keseleri, kolon dokumalar, yün çorap, kilim ve heybeler, tüfek ve tabancalar, barutluk, fişeklik, kılıç, silah vb.) teşhir salonu ihtiyacının yeterince karşılanamaması gibi nedenlerden kaynaklı olarak Ala çuval dokumalar sergilenememektedir. Müzede sergilenemeyen eserler ise Silifke Müzesi'nin deposunda saklı tutulmaktadır.

Rukiye Gök
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ege Bölgesinde kullanılan Selanik zurnası ve kaba zurna üzerine bir inceleme

Ege bölgesinde kullanılan Selanik zurnası ve kaba zurnanın yapısal ve teknik özelliklerinin irdelendiği betimsel nitelikli bu çalışmada, çalgıların benzerlik ve farklılıklarının ortaya konması, enstrüman yapım malzemeleri, icra edilirken perde kullanımı ve çalgılara ilişkin pozisyon farklılıklarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu tip çalgıların bahsi geçen özelliklerinin karşılaştırılmalı olarak incelenmesi bölgeye özgü halk müziği çalgı kültürünün korunması ve gelecek nesillere kaynak oluşturulması bakımından çalışmanın önemli bilgileri bir araya getirmiştir. Bu çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden "durum çalışması" modeli ile desenlenmiştir. Çalışma için öncelikle detaylı bir literatür taraması yapılmıştır. Çalışma verileri doküman (kaynak) incelemesi ve yarı yapılandırılmış görüşme yolu ile toplanmıştır. Zurnaların yapım malzemesinde erik, şimşir, kayısı gibi ağaçlar kullanılmaktadır. Çalışmada kullanılan Selanik Zurnası tam boy 357.5 mm ile 450 mm ölçüleri arasında değişmektedir. Kaba Zurnanın ise tam boyu 542 mm olarak ölçülmüştür. Selanik Zurnası ile Kaba Zurna karşılaştırıldığında kamış, boru, kanel, kalak gibi materyallerin arasında boyut farklılıkları olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ege Bölgesi, Zurna, Selanik Zurnası, Kaba Zurna, Türk Halk Müziği.

Oğuz Paksoy
Akdeniz University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00