
77
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Sekiz dokuz yaş grubu kız ve erkek çocukların psikomotor gelişim düzeylerinin TGMD-II testine göre araştırılması
Bu çalışmanın amacı; Yozgat İli Akdağmadeni İlçesi örneğindeki sekiz ve dokuz yaş grubu kız ve erkek çocukların motor gelişim düzeylerinin araştırılmasıdır. Araştırmaya Yozgat İli Akdağmadeni İlçesi, 75.yıl Cumhuriyet İlköğretim Okulunda I. Kademe 3.ve 4. Sınflarda okuyan sekiz yaş grubunda 60 (30 kız-30 erkek), dokuz yaş grubunda 60 (30 kız-30 erkek) olmak üzere 120 öğrenci örneklem olarak katıldı. Çalışmaya katılan çocuklara TGMD-II testi uygulandı. TGMD-II de alt testler olarak; temel lokomotor beceriler (koşu, gallop, sek sek, sıçrama, durarak uzun atlama, kayma) ve obje kontrol becerileri (durarak top sürme, sopayla topa vurma, yakalama, duran topa ayakla vurma, bel seviyesi üzerinde atış, bel seviyesi altından atış) ölçüldü. Ölçümler tüm çocuklarda ikişer tekrar halinde uygulatılarak başarılı olduğu ve olmadığı beceriler belirlendi. Başarılı olduğu becerilere 1, başarısız olduklarına ise 0 puan verilerek beceriye ait toplam başarı durumu belirlendi. Verilerin çözümlenmesinde gruplara ait verilerin normal bir dağılıma sahip olup olmadığını belirlemede Kolmogorov-Simirnov ve Spahiro-Wilk normallik testleri uygulandı. Sonra gruplar arasında bir fark olup olmadığını belirlemek için α=0.05 anlamlılık düzeyinde Çift yönlü varyans analizi testi (Two way ANOVA) uygulandı. Önemli bulunan farklılıklar için ikinci seviye testi olarak Tukey's HSD testi uygulandı. Test sonuçlarında TGMD-II lokomotor alt test puanları, obje kontrol alt test puanları ve TGMD-II toplam puanları bakımından; 9 yaş grubunda kız ve erkek çocukların puanları 8 yaş grubu kız ve erkek çocukların puanlarından anlamlı bir şekilde yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Bilimsel çalışmalarda yaygın olarak kullanılan TGMD-II testi uygulanarak bir yandan Türk çocukları için normların oluşmasına katkı sağlanırken, diğer yandan öğrenciler arasında cinsiyete ve yaşa bağlı olarak temel motor özellikler gözlenebilecektir. Bilim Kodu : Anahtar Kelimeler : Psikomotor Gelişim, Motor Test, TGMD-II. Haziran, 2020; 110Sayfa
Okçuluk sporunda kondisyon çalışmalarının nişan alma ve atış performansına etkisi
Bu çalışmanın amacı; Okçuluk sporunda kondisyon çalışmalarının nişan alma ve atış performansına etkisinin araştırılmasıdır. Çalışmamıza Aksaray Üniversitesinde öğrenim görmekte olan aktif olarak okçuluk sporu ile uğraşan, müsabakalara katılan 12 okçuluk sporcusu ( 5 Kadın; Yay türü: 3 klasik yay 2 makaralı yay, Yaş:22,00±1,58 yıl, Boy:166,40±3,78 cm, Vücut ağırlığı: 58,20±4,03 kg, Spor yaşı:4,60±1,14 yıl. 7 Erkek; Yay türü: 4 klasik yay 3 makaralı yay, Yaş: 21,14±1,22 yıl, Boy: 171,43±5,09 cm, Vücut ağırlığı: 76,00±5,63 kg, Spor yaşı:6,14±1,35 yıl) Araştırma grubu oluşturuldu. Sporculara normal antrenmanlarına ek olarak; 8 hafta, haftada 3 gün kondisyon antrenmanı uygulandı. Sporculara kondisyon antrenmanlarına başlamadan ön test ve 8 hafta sonunda son test uygulandı. Nişan alma testi: sporcuların yayı çektikten sonra kronometre ile 3 kez ölçüldü, en iyi olan test sonucu ön test ve son testlerde değerlendirmeye alındı. Atış puanı testi: TOF'da belirtilen 720 round üzerinden 2 x 36 toplam 72 ok ve 720 puan üzerinden puanlama yapılarak gerçekleştirildi. Her sette 6 ok atıldı. 6 set 2 devre olarak test alındı. Her sette 240 sn. verildi, süre tamamlandıktan sonra gerçekleşen atışlar karavana olarak değerlendirildi ve karavana olan her ok en yüksek puanlardan sıraya göre düşüldü. İstatistiksel olarak okçu sayısının 30'un altında olması sebebi ile parametrik olmayan testler seçildi. Wilcoxon işaretli sıralar testi nişan alma testi son test lehine pozitif yönde farklılaşma olduğu anlaşılmaktadır.(p<0,05). Wilcoxon işaretli sıralar testi atış puanı testi son test lehine pozitif yönde farklılaşma olduğu anlaşılmaktadır. (p<0,05). Sonuç olarak yapılan bu çalışma neticesinde, Okçuluk sporunda kondisyon çalışmalarının nişan alma ve atış performansına etkisinin olduğu görülmektedir.
Bariatrik cerrahide fiziksel aktivite ve beslenme tutumunun değerlendirilmesi
Bu araştırmada; bariatrik cerrahi sonrası hastaların sağlıklı beslenme tutumları ve fiziksel aktivite düzeylerinin bazı biyokimyasal bulgular ve antropometrik ölçümler ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 18-65 yaş aralığındaki, post-op 12-36 ay arasında olan 95 hasta dahil edildi. Kişilere "Sağlıklı Beslenme Tutum Ölçeği'' ve '' Birinci Basamak İçin Fiziksel aktivite Anketi'' uygulandı. Fiziksel aktivite ölçeğinden hesaplanan değerlere göre hastaların %56,8'i inaktif, %33,7'si normal ve %9,5'i aktif düzeyde fiziksel aktiviteye sahiptir. Bariatrik cerrahi obeziteden kurtarsa dahi fiziksel inaktivite devam etmektedir. Sağlıklı beslenmeye ilişkin tutumlara bakıldığında hastaların %58,9'u yüksek düzeyde beslenmeye %28,4'ü ideal düzeyde yüksek, %12,6'sı orta düzeyde sağlık beslenmeye sahip oldukları görülmektedir. Ameliyat öncesi ve sonrası ölçülmüş BKİ, ağırlık, AST, ALT, trigliserit, HOMA IR, yağ kütlesi, vücut yağsız kütle, kas kütlesi, yağ yüzdesi değerleri anlamlı bir biçimde düşüktür (p<0,05). Yağ kütlesinin yanında kas kütlesinin de azalmasının fiziksel inaktiviteden kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Toplam kolesterol düzeylerinde anlamlı bir farklılık görülmezken (p>0,05), HDL kolesterol ve LDL kolesterol ameliyat öncesine göre anlamlı bir şekilde yüksektir (p<0,05). LDL kolesterole ameliyat sonrası erken ve geç dönem şeklinde tekrardan bakılması gerektiği düşünülmektedir. İnaktif olan kişilerin aktif fiziksel aktivite düzeyine sahip kişilere göre olumlu beslenme düzeyleri anlamlı biçimde daha düşüktür (p<0,05). BKİ değişimi beslenme tutum düzeylerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Ameliyat sonrası yağ, kas kütle kaybı ve BKİ aktif ve inaktif gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermemektedir (p>0,05). Sonuç olarak çalışmamızdan aldığımız veriler doğrultusunda bariatrik cerrahi sonrası fiziksel aktivite artırılmalı, egzersiz reçeteleri oluşturulmalı ve bu konuda eğitimler verilmelidir.
Profesyonel futbolcuların yeni tip korona virüse yakalanma kaygıları ve zihinsel antrenman düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmada, profesyonel futbolcuların yeni tip korona virüse (Covid-19) yakalanma kaygıları ve Zihinsel antrenman düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubu Fransa'da profesyonel seviyede futbolculuk yapan 40 erkek sporcudan oluşmaktadır. İlhan, (2018) tarafından Türkçe 'ye uyarlanan Sporda Zihinsel Antrenman Envanteri (SZAE) ve Demir vb., (2020) tarafından geliştirilen Sporcuların Yeni Tip Korona Virüse Yakalanma Kaygı Ölçekleri (SYTKYKÖ), Fransızcaya uyarlanarak kullanılmıştır. Toplanan sonuçlar İBM SPSS 22 paket programı yardımıyla analize edilmiştir. Analiz sürecinde tanımlayıcı istatistiklerden, t testinden, korelasyon ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Elde edilen araştırma bulguları, SZAE skorları ile SYTKYKÖ skorları arasından anlamlı bir ilişki olmadığı fakat daha önce Covid-19'a yakalanan futbolcuların SZAE (p=0.001<0.05) skorları ve SYTKYKÖ skorları (p=0.001<0.05) arasında anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Alt boyutlar bazında incelendiğinde, SYTKYKÖ için Bireysel Kaygı Düzeyi ve Sosyalleşme Kaygısı alt boyutundan aldıkları puanlar karşılaştırıldığında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir (p=0.007<0.05). SZAE için, zihinsel temel beceriler (p=0.019<0.05), zihinsel performans becerileri (p=0.003<0.05) ve kişilerarası beceriler (p=0.020<0.05), alt boyutları için anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak profesyonel futbolcuların Covid'19'a yakalanmış olmaları korona virüse yakalanma kaygıları ve zihinsel antrenman düzeylerini etkilediği belirlenmiştir.
Genç erişkin ratlara intraperitoneal olarak verilen kurkumin (Curcuma longa) maddesinin karaciğer, safra kesesi ve kanalları üzerine etkilerinin morfometrik ve makroanatomik olarak incelenmesi
Amaç: Yüksek yağlı beslenme ile karaciğerin yağlanması durumunda alternatif tıp yöntemleri günümüzde oldukça ilgi çekmektedir. Zerdeçal bitkisinin ana biyoaktif bileşeni olan kurkuminin, anti-oksidan, anti-inflamatuar, anti-bakteriyel ve anti-aterosklerotik ve anti-lipidemik özelliklere sahiptir. Buradan yola çıkılarak; kurkuminin lipit birikimini ve inflamasyonu azaltabileceği düşünülmüştür. Bu çalışmamızdaki temel hedefimiz, yüksek yağlı diyet kullanarak yağlı karaciğer modeli oluşturulmuş ratlar üzerinde, kurkumin maddesinin karaciğerin lipidogenesiz mekanizması üzerine etkisinin makroanatomik ve morfometrik olarak sonuçlarının incelenmesidir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmamızda Sprague-Dawley cinsi erkek sıçanlar seçildi ve 3 gruba ayrılarak (n=8/grup) 8 hafta boyunca beslendi. Birinci gruba normal diyet (Yağ oranı: %12), ikinci gruba yüksek yağlı diyet (YYD)(Yağ oranı: %43.6), üçüncü gruba ise YYD'ye ilaveten her gün intraperitonel verilmek üzere kurkumin maddesi (150 mg/kg/gün) verildi. Süre bitiminde hayvanlar ötenazi edilerek, karaciğer dokuları alınarak makroskopisi incelenip, kumpas yardımı ile anatomik olarak karaciğer loplarının en ve boy uzunlukları ölçüldü. Karaciğer ağırlıkları ölçülerek not edildi. Hayvanların birinci günden deney bitimine kadar olan ağırlık değişimleri kaydedildi. Bulgular: YYD uygulanan ratlar (II.Grup) ile YYD ile beslenip aynı zamanda kurkumin tedavisi gören ratlar (III.Grup) arasındaki fark belirgindi. Ratların (n=24) vücut ağırlıkları, karaciğer ağırlıkları ve loplarının uzunlukları ağırlıkları ölçüldüğünde II. gruptakilerin diğerlerinden daha fazla değerlere sahip olduğu istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sonuç: Sonuç olarak, kurkumin kullanımının anti-lipidemik özelliğinden dolayı karaciğer yağlanmasını engellediği ve makroanatomik açıdan karaciğerin lobuler büyüklüğünü normal seviyelere çektiği ve visceral yağ oranını azalttığı için vücut ağırlıklarının düşmesini sağladığı gözlemlenmiştir.
Çin kazı (Anser cygnoides) sindirim sisteminin histolojik ve taramalı elektron mikroskobik yöntemle incelenmesi
Sindirim sistemi, canlılığın ve fonksiyonların devam edebilmesi amacıyla gerekli enerjinin temini için; besin maddelerinin vücuda alınması, dönüşümü, emilimi ile bu süreçte oluşan atıkların vücuttan atılmasından sorumlu olan sistemdir. Kanatlı sindirim sistemi temel yapı ve fonksiyonlar bakımından memeli sindirim sistemine benzemekle birlikte bazı anatomik ve histolojik farklılıklara sahiptir. Göze çarpan en büyük farklılıklardan biri de bütün bir mide yerine glandular ve müsküler olarak ikiye ayrılmış olan midedir. Bu çalışmanın amacı Çin kazı (Anser cygnoides) kassel ve bezsel midesinin histolojik açıdan incelenmesidir. Bu çalışma Aksaray'da özel bir işletmeden temin edilen Çin kazları (Anser cygnoides) ile yapılmıştır. Çalışmada 12 adet (6 adet erkek + 6 adet dişi) sağlıklı yetişkin Çin kazı (Anser cygnoides) kullanılmıştır. Kullanılan Çin Kazlarına (Anser cygnoides) premedikasyon amacıyla 10-12 mg/kg xylazine, anestezi için 30-40 mg/kg dozunda intramüsküler yolla ketamin (ketalar) enjekte edilmiştir. Daha sonra bezsel mide ve kassel mide, doku örnekleri alınmıştır. Her bir doku bekletilmeden %10'luk tamponlu formaldehit içeren şişelerde 24 saat boyunca tespit edildikten sonra yıkama işleminden geçti. Daha sonra rutin histolojik doku takibinden geçen örnekler, parafinde bloklandı. Hazırlanan parafin bloklar, 5–6 mikron kalınlığında kesilip Hematoxilen Eosin (HE) boyama metodu kullanılarak mikroskobik düzeyde incelenmiştir. Taramalı elektron mikroskobu ile inceleme için alınan dokular fosfat tamponunda yıkandıktan sonra %2.5 gluteraldehit içinde yeniden tespit edildi, aseton serilerinde dehidrate edildikten sonra critical point dryer ile kurutuldu. Metal plakalar üzerine yerleştirilen dokular sputter coaterda altın-paladyum ile 18-20 nm kalınlığında kaplandı ve LEO 440 taramalı elektron mikroskobunda incelendi. Çalışmamızda Çin kazlarının (Anser cygnoides) bezsel midelerinde tunika muskularis katmanında sadece sirküler seyirli düz kas telleri gözlendi. Aynı zamanda Çin kazı (Anser cygnoides) kassel mide duvarında tunika submukozanın gevşek bağ doku özelliğinde olduğu gözlendi. Bu çalışmada Çin kazı (Anser cygnoides) kassel mide duvarında tunika muskularisin kassel midenin duodenuma yakın bölümlerinde içte sirküler seyirli ve kalın, dışta ise longitudinal seyirli ve daha ince katmanlardan oluştuğu; bezsel mideye yakın bölümlerinde ise sadece sirküler şekilde devam ettiği ve longitudinal seyirli katmanın yerini tunika submukozaya bıraktığı görüldü. Anahtar Kelimeler: Çin kazı, histoloji, kassel mide, bezsel mide, SEM, Anser cygnoides
Kamu hizmetlerindeki antrenörlerin antrenörlük yeterlik algı düzeylerinin incelenmesi
Kamu hizmetindeki antrenörlerin ülke sporunun gelişmesinde önemli bir role sahip olduğu varsayıldığında, bu antrenörlerin yeterlik veya yeterlik algı düzeyleri önemli görülmektedir. Ayrıca bu konuda araştırma eksikliği nedeniyle kamu hizmetinde çalışan antrenörlerin yeterlik algı düzeylerinin cinsiyet, spor türü, antrenörlük belge kademe düzeyi, sporculuk ve antrenörlük deneyimleri gibi değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmaya Türkiye'nin her bir bölgesinden en az ikinci kademe antrenörlük belgesine sahip 324 antrenör gönüllü olarak katılmıştır. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak Feltz ve diğ. (1999) tarafından geliştirilen ve Myers ve diğ. (2005) tarafından güncellenmiş olup Unutulmaz ve Gençer (2017) tarafından Türkçeye uyarlanan antrenörlük yeterlik ölçeği kullanılmıştır. İlave olarak araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu da kullanılmıştır. Verilerin toplanması internet ağı üzerinden oluşturulan bir bağlantı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Ölçeğin alt boyutları ile cinsiyet, spor türü ve sporculuk deneyimi değişkenlerinin genel toplam puanları bağımsız iki örneklem t testi, antrenörlük belge kademesi değişkeni ise tek yönlü olarak varyans analizi (ANOVA) ile test edilmiştir. Antrenörlerin yeterlik algı düzeyleri genel yeterlik için %84,6, motivasyon yeterliliği için %84,3, teknik yeterlik için %85,6, oyun stratejisi yeterliliği için %81,2, karakter oluşturma yeterliliği için %88,3 ve fiziksel kondisyon yeterliği için %82,5 olarak bulunmuştur. Genel antrenörlük yeterliliği ve alt boyutu algısında bireysel ve takım sporları antrenörleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak, antrenörlük belgesi açısından kademeler arasında genel antrenörlük yeterliği ve tüm alt boyutlarında anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0.05). Cinsiyet değişkeni ile ilgili olarak, erkek antrenörlerin kadın antrenörlerden daha yüksek bir yeterlik algısına sahip olduğu sadece fiziksel kondisyon yeterliliğinde önemli bir fark vardı (p<0.05). Ayrıca spor tecrübesi olan antrenörlerin oyun stratejisi yeterlik algı düzeyleri spor tecrübesi olmayanlara göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Bu çalışma, katılımcıların antrenörlüklerinin yeterliğine ilişkin inançlarının yüksek düzeyde olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca erkek antrenörlerin fiziksel kondisyon yeterlikleri ve sporculuk deneyimine sahip antrenörlerin oyun stratejisi yeterlik algı düzeyleri göz ardı edildiğinde bu değişkenlere ilişkin anlamlı bir farklılığın olmadığı sonucuna varılabilir. Bu araştırmanın bir başka sonucu da antrenörlük belge kademesi yüksek olan antrenörlerin yeterliklerine olan inançlarının daha yüksek olmasından dolayı antrenörlük belge kademe seviyesinin antrenörlerin yeterlik algıları üzerinde önemli etkisinin olduğudur. Anahtar Kelimler: Antrenör yeterliği, Spor tipi, Antrenörlük belgesi, Cinsiyet. Eylül, 2022; 47 sayfa
Koronavirüs hastalığının (Covid-19) denge ve işitme kaybı üzerine etkisi
Covid-19'un nörotropik virüs olduğu bilinmektedir buna rağmen; COVID-19'un doğrudan işitme ve denge sistemini etkilediğine dair yeterli bilimsel kanıt henüz mevcut değildir. Bu araştırmada, COVID-19 hastalığını geçiren bireylerin Koronavirüs hastalığının (COVID-19) denge ve işitme kaybı üzerine etkisini tespit etmek ve bu alanda yapılacak çalışmalara fikir verebilmek amaçlanmaktadır. Bu amaç çerçevesinde COVID-19 geçirmiş toplam 122 katılımcıdan anket yoluyla elde edilen veriler istatistiksel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Tarama modelinin kullanıldığı araştırmada katılımcıların ait yaş, cinsiyet, eğitim durumu gibi demografik bulgular, COVID-19 hastalık sürecine ilişkin bulgular ve işitme, denge kaybına ilişkin bulguları değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler sonucunda COVID-19 geçiren bireylerde işitme ve denge kaybı bulgularına rastlanmıştır. İşitme ve denge kaybı olan bireylerde ise COVID-19 sonrası işitme ve denge kayıplarında artış görülmüştür.
Serbest ve grekoromen stil erkek güreşçilerin duygusal yeme davranışları ve duygusal iştahlarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı serbest ve grekoromen stil erkek güreşçilerin duygusal yeme davranışları ve duygusal iştahları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmaya serbest ve grekoromen stilde 2020/2021 sezonunda güreşen müsabık erkek güreşçiler oluşturmaktadır. Araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve Nolan ve arkadaşları (2010) tarafından geliştirilen, Demirel ve arkadaşları (2014) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan "Duygusal İştah Anketi" ve Doğan ve arkadaşları (2011) tarafından geliştirilen "Duygusal Yeme Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi SPSS 26 istatistik programı ile yapılmıştır. Sporcuların ikamet, eğitim, öğün, medeni durum, düzenli kahvaltı yapma ve ek takviye alma değişkenleri duygusal yeme ve duygusal iştah ölçeklerinde istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığı görülmüştür (p>0.05). Duygusal iştah negatif durum ile gerginlik durumlarında yeme ve olumsuz duygularla başa çıkabilmek için yeme arasında pozitif yönde bir ilişki vardır. Duygusal iştah pozitif durum ile kendini kontrol edebilme ve uyaran karşısında kontrol alt boyutlarında pozitif yönde anlamlı bir ilişki vardır. Duygusal iştah pozitif duygu ile gerginlik durumlarında yeme ve uyaran karşısında kontrol alt boyutlarında pozitif yönde anlamlı bir ilişki vardır. Duygusal iştah negatif duygu ile gerginlik durumlarında yeme, olumsuz duygularla başa çıkabilmek için yeme, kendini kontrol edebilme ve uyaran karşısında kontrol arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlara göre sporcuların duygusal yeme ve duygusal iştahları herhangi bir değişkene göre değişmemektedir. Anahtar Kelimeler: Duygu, iştah, duygusal yeme davranışı, beslenme, güreş
Malya koyunlarında koroner damarlar üzerine makroanatomik bir araştırma
Bu tez çalışmasında Malya koyunu'nun koroner arterlerinin anatomik olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde çalışmada Malya koyunu'nun koroner arterleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada cinsiyet farkı gözetilmeksizin 10 adet malya koyunu kalbi kullanıldı. Latex enjeksiyon tekniği ile koroner arterlerin demostrasyonu için %10'luk formaldehit ve kumaş boyası ile renklendirilen latex 50cc'lik enjektör ile aorta abdominalis'den koroner arterlere verildi. Latex enjekte edilerek doldurulan damarların diseksiyonu yapılarak değerlendirilip fotoğrafları çekildi. Kalbin arteriyel vazkularizasyonunun a. coronaria dextra ve a. coronaria sinistra'nın sağladığı, bu damarlardan a. coronaria sinistra'nın a. coronaria dextra'dan daha güçlü olduğu belirlendi. A. coronaria sinistra'nın r. interventricularis paraconalis ve r. circumflexus sinister dalları tespit edildi. A. coronaria dextra'nın r. proximalis atrii dextri, r. intermedius atrii dextri, r. distalis atrii dextri ve r. coni arterios'i verdiği görülmüştür. Sonuç olarak; bu çalışmanın literatür eksikliğinin giderilmesi yönünde, bu ırkla ilgili yapılacak yeni çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.