
86
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Spor yapan adölesanların beslenme bilgi düzeylerinin belirlenmesi (Şanlıurfa ili örneği)
Bu araştırma Şanlıurfa İli merkeze bağlı okullarda spor yapan lise düzeyindeki adölesanların beslenme bilgi düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Aralık 2017- Şubat 2018'de Şanlıurfa'da rastgele örneklem yöntemiyle belirlenen 4 lisede spor yapan 495 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma için katılımcıların sözlü onamları ve kurum izni alınmıştır. Verilerin toplanmasında ABBİD ölçeği kullanılmış olup analizinde SPSS 23. programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplarda t testi, tek yönlü varyans analizi, Tukey HSD testi ve Games-Howell testi kullanılmıştır. Analizlerde TipI hata payı 0,05 olarak kabul edilmiştir. Öğrencilerin %79,8'i erkek, %30,3'ü 15 yaşında ve %36,4'ü 9.sınıftır.Öğrencilerin %28,3'ü beş yıl ve üstünde spor yapmakta, %41,4'ünün aile aylık geliri 801-1600TL arasında, %40'ının ailedeki kişi sayıları 7 ve üzerindedir. Öğrenciler Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen sınıflandırmaya göre normal beden kitle indeksine sahiptir. Öğrencilerin cinsiyet, yaş, yapılan spor türü-süresi, sınıf, ailedeki kişi sayısı, beden kitle indeksi değişkenlerinde beslenme bilgi düzeyleri puan ortalamalarında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir(p>0.05). Katılımcıların okul türü ve gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunmuştur(P<0.05).Öğrencilerin yaklaşık olarak %65'inin beslenme bilgi düzeyinin düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. Çalışmamızda cinsiyet, yaş, yapılan spor türü-süresi değişkenlerine göre farklılık saptanmamıştır. Bulgularımızla benzer çalışmalar olduğu gibi(Akıl ve Gürbüz,2005; Süel ve ark. 2002), cinsiyet(Worsley,2002)yaş ve spor yılında(Akıl ve Gürbüz,2005) bulgularımızı desteklemeyen çalışmalarda bulunmaktadır. Araştırmada beslenme bilgi düzeylerini gelir ve okul türünün etkilediği görülmüştür. Destekleyen çalışmalar mevcuttur(Akıl ve Gürbüz,2005; Dallongevilla ve ark. ,2001). Sonuç olarak; çalışmamızda katılımcıların çoğunluğunun beslenme bilgi düzeylerinin düşük olduğu, gelir düzeylerinin veokul türünün bilgi düzeylerini etkilediği saptanmıştır. Bu doğrultuda okullarda ve kulüplerde gençlerin beslenme bilgi düzeylerini artırmaya yönelik beden eğitimi öğretmenleri ile işbirliğiyle düzenlenecek seminerlerin faydalı olacağı düşünülmektedir.
Farklı branşlardaki sporcularda antropometrik özelliklerin denge performansı ile ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, farklı oyun yapısına sahip sporcuların antropometrik özelliklerinin, denge performansı ile ilişkisinin incelenmesidir. Çalışmaya düzenli olarak futbol (n=25), voleybol (n=25) ve judo (n=25) sporu yapan toplam 75 kişi katılmıştır. Antropometrik özelliklerin belirlenmesine yönelik, antropometrik set kullanılarak bacak boyu, oturma yüksekliği, uyluk uzunluğu, ayak boyu, ayak bileği genişliği, omuz-dirsek uzunluğu, önkol uzunluğu, omuz genişliği, omuz çevresi, uyluk çevresi, bel çevresi ve kalça çevresi olmak üzere toplam 12 bölgeden ölçüm alınmıştır. Çevre ölçümleri vücudun veya parçalarının uzun eksenine dik açılar alınarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda; futbol, voleybol ve judocuların antropometrik özellikleri incelendiğinde gruplar arasında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Voleybolcuların oturma yüksekliği judoculardan anlamlı düzeyde farklıdır (p<0.05). Futbolcularda boy ile dominant bacak sağ ayak gözler açık kullanılan alan değerleri arasında pozitif ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır (p<0.05). Judocuların omuz genişliği değerleri diğer branşlara göre daha anlamlı farklılık göstermektedir. Uyluk çevresi değerleri incelendiğinde futbolcular voleybolculardan anlamlı düzeyde yüksek çıkmıştır (p<0.05). Bel çevresi ve kalça çevresi değerlerinde voleybolcular judo ve futbolculardan daha düşük değerlere sahip oldukları tespit edilmiştir (p<0.05). Futbolcuların statik denge performansı ile ayak boyu ile çift ayak gözler açık kullanılan alan ve çift ayak gözler açık kullanılan çevre değerleri arasında pozitif ilişki vardır (p<0.05). Futbolcuların omuz çevresi ile dominant olmayan bacak gözler kapalı kullanılan alan değeri arasında pozitif ilişki vardır (,619**). Judocuların dinamik denge performansı ile oturma yüksekliği ve uyluk uzunluğu arasında yüksek düzeyde ilişki olduğu görülmüştür (p<0.05). Çift ayak gözler açık ve kapalı statik ve dinamik dengenin çevre değerlerinde futbolcular hem judo hem de voleybolculardan anlamlı düzeyde daha yüksek değerlere sahip olduğu ortaya çıkmıştır (p<0.05). Futbolcuların vücut yağ yüzde değeri ile dominant olmayan bacak gözler kapalı kullanılan alan değeri arasında pozitif ilişki vardır (,414*). Voleybolcu ve judocuların vücut yağ yüzde değeri ile yağsız vücut kütlesi değerinde anlamlı farklılık yoktur (p>0.05). Araştırma sonucunda, sporcular arasında branş bazında antropometrik temel farklılıkların bulunduğu bu farklılıkların da denge performansına etki ettiği söylenebilir. Anahtar kelimeler: Antropometri, Dinamik denge, Statik denge.
Liseli öğrencilerin fiziksel aktiviteye katılım düzeyi ile beslenme ve yaşam kalitesi arasındaki ilişki
Bu çalışmanın amacı, liseli kadın ve erkek öğrencilerin beslenme alışkanlıkları ve yaşam kalitesinde cinsiyet ve fiziksel aktiviteye katılım düzeyine bağlı farklılaşma olup olmadığını araştırmaktır. Çalışmaya Çorum il merkezinde yaşları ortalama 16,11 ve 16,02 yıl olan 647 kadın ve 208 olmak üzere toplam 855 lise öğrencisi katılmıştır. Bu çalışmada sırasıyla; Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği kısa formu Türkçe versiyonu anketi, Egzersiz Davranışı Değişim Basamakları Anketi (EDDBA) ile Üç Faktörlü Beslenme (ÜBA) anketleri uygulanmıştır. Verilerin normal dağılım göstermemesi sebebiyle, grupların karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi ve grup içi değişkenleri arasındaki ilişkiyi belirlemek için Spearman sıralı korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Bu çalışmanın bulguları; erkek katılımcıların, kadınlardan daha yüksek oranda fiziksel aktiviteye katıldığını göstermektedir. Kadın ve erkeklerin vücut kitle indeksi puanları anlamlı düzeyde farklı olmasa da, kadınlarda daha yüksek obezite değerleri gözlenmektedir. Yaşam kalitesi genel sağlık, fiziksel ve çevre ile beslenme alışkanlığı açlığa duyarlılık alt boyutları hariç diğer değişkenlerde cinsiyete bağlı anlamlı farklılıklar vardır. Kadınlarda sadece sedanterlerin bilinçli kısıtlama puanları anlamlı düzeyde düzenli fiziksel aktivite yapanlardan daha yüksekken, erkeklerde yaşam kalitesi genel sağlık ve psikolojik alt boyutlarında düzenli fiziksel aktivite yapanlar sedanterlerden istatistiksel daha yüksek ortalamalara sahiptir. Erkeklerde fiziksel aktiviteye katılım ile genel sağlık ve psikoloji sağlık alt boyutları arasında ilişki varken kadınlarda sadece beslenme alışkanlığı bilinçli kısıtlama alt boyutu anlamlı düzeyde ilişkilidir. Anahtar kelimeler: Fiziksel aktivite, Yaşam kalitesi, Beslenme alışkanlıkları, Liseli öğrenciler.
Obezitenin sebeplerinin bilinmesi ve egzersize yönelik davranış değiştirme aşamaları arasındaki ilişki
Çok sayıda insanın fiziksel ve sportif etkinliklere katılımı ile obeziteyle mücadele, temel sağlık politikasıdır. Bireylerin obezitenin sebeplerini bilme düzeyi ile fiziksel egzersize yönelimi arasındaki ilişkinin belirlenmesi, sağlık ve fiziksel uygunluğun geliştirilmesindeki rolünü değerlendirmek önemlidir. Bu çalışmada, Amasya il merkezinde farklı yaş gruplarında erkek ve kadınların obezite düzeyleri ile sebeplerinin bilinmesi ve düzenli fiziksel aktiviteye katılım düzeyleri arasındaki ilişkilerin belirlenmesidir. Katılımcıların egzersiz yönelik davranış biçimi, Egzersize Yönelik Davranış Değiştirme Aşaması Ölçeğinin Türkçe versiyonu ile belirlenmiştir. İkili grupların karşılaştırılmasında, karşılaştırılmasında X2 ve Mann Whitney U testi analizleri kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları, tüm katılımcılar, erkek ve kadın gruplarında 14-39 yaş grubundaki aşırı kilolu ve obez oranları 40 yaş ve üstü gruptan daha büyüktür. Erkeklerde aşırı kilolu ve şişmanların oranı kadınlardan yüksektir. Erkeklerde şişmanlığın sebeplerini bilme oranı hariç, BKİ gruplarına göre her iki cinste ve tüm katılımcılarda fiziksel özellikleri, düzenli fiziksel aktivite ve obezite sebeplerini bilme düzeyleri anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. Ayrıca, kadınlarda boy uzunluğu ile şişmanlığın sebeplerini bilme oranı hariç, egzersiz yapan ve sedanterler arasında her iki cinste ve tüm katılımcılarda fiziksel özellikleri, düzenli fiziksel aktivite ve obezite sebeplerini bilme düzeyleri anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. Kadın, erkek ve tüm katılımcılarda BKİ, yaş, şişmanlığın sebeplerinin bilinmesi, egzersiz düzeyi ve eğitim seviyesi ile anlamlı düzeyde ilişkilidir. BKİ, kadınlarda gelir düzeyi ve tüm katılımcılarda cinsiyet ile ilişkili bulunmuştur. Sonuç olarak sağlık ve fiziksel uygunluğun geliştirilmesine yönelik politikalar, cinsiyet, farkındalık, vücut kompozisyonu ve demografik bilgilere göre belirlenmelidir.
Ortaöğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin fiziksel aktivite düzeylerinin yaşam kalitesine olası etkileri
Güven AĞCA Amasya Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı, Yüksek Lisans, Haziran /2019 Danışman: Prof. Dr. Recep KÜRKÇÜ Yaşam kalitesi kavramı genel olarak kişinin yaşam oluşumlarına duygusal tepkilerini, eğilimini, iş ve kişisel ilişkilerden memnuniyetini yerine getirmesini ifade eder. Bu çalışmada orta öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin fiziksel aktivite düzeylerinin yaşam kalitesine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Tokat İli genelindeki 36 orta öğretim kurumu bünyesinde çalışan toplam 541 öğretmen üzerinde anket uygulanmış, öğretmenlerin fiziksel aktivite düzeylerinin yaşam kalitesine olası etkileri araştırılmıştır. Katılımcılara, 7 sorudan oluşan sosyo-demografik bir anketin yanısıra yine 7 sorudan oluşan ve kişilerin fiziksel aktivite düzeylerini ölçmeyi amaçlayan "Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (Kısa Form)" ve 36 sorudan oluşan ve kişilerin yaşam kalitelerini ölçmeyi amaçlayan "SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği", yüz yüze görüşme tekniği ile uygulanmıştır. Yapılan analizler neticesinde; Toplam MET- (dk/hafta) ortalaması, erkeklerde kadınlara göre, öğretmenlerde idarecilere göre ve vücut kitle indeksi şişman olanlarda normal olanlara göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olarak bulunmuştur. Yaş arttıkça Vücut Ağrısı (VA), Mental Sağlık (MS), Emosyonel Rol Kısıtlılığı (ER) ve Canlılık/Vitalite (CV) skorlarının da istatistiksel olarak anlamlı derecede arttığı, VKİ düzeyi 25-39,99 (Şişman) olanlarda Fiziksel Rol Kısıtlılığı (FR), Mental Sağlık (MS), Emosyonel Rol Kısıtlılığı (ER) ve Canlılık / Enerji / Vitalite/ (CV) değerlerinin istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin (özellikle kadın öğretmenlerin) fiziksel aktivite düzeylerinin arttırılması ve sonuçlarının değerlendirilmesine yönelik bilgilendirici seminer ve programlar düzenlenmeli, fiziksel aktivitenin artırılmasına yönelik imkânlar (yer, zaman vb.) geliştirilmeli,geleceknesillerinrolmodeliolanöğretmenlerbukonudateşvikedilmelidir. Anahtar Kelimeler: Fiziksel Aktivite, Öğretmen, Yaşam Kalitesi.
Ortaokulda okuyan aktif atletizm sporcularının yaratıcılık ve çoklu zeka alanlarıyla olan ilişkilerinin araştırılması
Bu araştırmanın amacı; ortaokulda eğitim gören ve atletizm yapan öğrencilerin yaratıcılık ve çoklu zekâ alanları incelenmesidir. Araştırma grubunu; 2015-2016 eğitim öğretim yılında 13 Şubat 2016 tarihinde Aydın'da düzenlenen "Okullararası Yıldızlar Kros Türkiye Birinciliği", 28-29 Mayıs 2016 tarihinde Aydın'da düzenlenen "Okullararası Küçük Kızlar ve Erkekler Puanlı Atletizm Türkiye Birinciliği" ve 4-6 Haziran 2016 tarihinde Erzurum'da düzenlenen "Yıldız Kızlar ve Erkekler Puanlı Atletizm Türkiye Birinciliği'ne katılan 6., 7., ve 8. sınıftan 284 erkek, 200 kız olmak üzere 484 sporcu öğrenciden oluşturmaktadır. İlk olarak araştırmanın amacına ilişkin mevcut bilgiler, literatürün taranmasıyla sistematik bir şekilde verilmiştir. Böylece konu hakkında teorik bir çerçeve oluşturulmuştur. İkinci olarak araştırmanın amacına ulaşmak için; Raudsepp (1977) tarafından geliştirilmiş, Çoban (1999) tarafından Türkçeye uyarlanan "Ne Kadar Yaratıcısınız? "How Creative Are You?" yaratıcılık ölçeği ile Saban (2001) tarafından geliştirilen "Çoklu Zekâ Alanları Envanteri" kullanılmıştır.Verilerin çözüm ve yorumlanmasında; frekans, t testi Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu, One Way Anova (tek yönlü varyans analizi) testi kullanılmış ve gruplararasındaki farkı belirleyebilmek için tukey testi kullanılarak test edilmiş ve anlamlılık p<0,05 alınmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ve hesaplanmış değerlerin bulunmasında SPSS 22 (Statistical package for social sciences) paket programı kullanılmıştır.Bu çalışmanın sonucunda; araştırmaya 284 erkek, 200 kız atletizm sporu yapan öğrenci katılmıştır. Araştırmaya ortaokul düzeyinde aktif lisanlı olarak müsabık spor yapan 228 6.sınıf, 151 7.sınıf, 105 8.sınıf düzeyinde öğrenim gören öğrenci katılmıştır. Öğrencilerin genel olarak yaratıcılık düzeylerinin yüksek olduğu çoklu zeka alanlarının değişkenlere göre farklılaştığı tespit edilmiştir.
Tokat ili Erbaa ilçesinde spor yapan ve yapmayan ortaokul öğrencilerinin özsaygı düzeylerinin araştırılması
TOKAT İLİ ERBAA İLÇESİNDE SPOR YAPAN VE YAPMAYAN ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİNİN ÖZSAYGI DÜZEYLERİNİN ARAŞTIRILMASI Murat ÖZER Amasya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı / Yüksek Lisans / Haziran /2019 Danışman: Dr. Öğr. Üyesi İlknur YAZICILAR ÖZÇELİK Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin özsaygı düzeylerini, spor yapma (lisanslı, serbest zaman değerlendirmek için) ve yapmama, cinsiyet, yaş, spor yapma amacı, spor branşı ve haftalık egzersiz sıklığı değişkenleri açısından araştırmaktır. Yöntem: Çalışmaya 2018-19 öğretim yılında Tokat ili Erbaa ilçesindeki ortaokullarda öğrenim gören 1045 (Nkadın:541, Nerkek:504) öğrenci katılmıştır. Araştırma verilerini elde etmek amacıyla, kişisel bilgi formu ve Pişkin (1996) tarafından Türkçeye uyarlanan Coopersmith Özsaygı Envanteri kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplarda t-testi, tek yönlü varyans analizi ve LSD Post Hoc. Testleri kullanılmıştır. Araştırmanın analiz sonuçlarına göre, lisanslı (okul takımlarında), lisanssız (serbest zaman değerlendirmek için) spor yapma ve spor yapmama değişkeni ile "genel özsaygı, sosyal özsaygı ve akademik özsaygı" düzeyleri arasında; cinsiyet değişkeni ile "genel özsaygı ve sosyal özsaygı" düzeyleri arasında; yaş değişkeni ile "sosyal özsaygı, ev aile özsaygısı ve akademik özsaygı" düzeyleri arasında; genel olarak spor yapıp-yapmama değişkeni ile "genel özsaygı ve akademik özsaygı" düzeyleri arasında; spor yapma amacı değişkeni ile "genel özsaygı, sosyal özsaygı ve akademik özsaygı" düzeyleri arasında; spor branşı değişkeni ile "genel özsaygı ve akademik özsaygı" düzeyleri arasında ve haftalık egzersiz sıklığı ile "akademik özsaygı" düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Buna karşın, lisanslı (okul takımlarında), lisanssız (serbest zaman değerlendirmek için) spor yapma ve spor yapmama değişkeni ile "ev-aile özsaygısı" düzeyi arasında; cinsiyet değişkeni ile "ev-aile özsaygısı ve akademik özsaygı" düzeyi arasında; yaş değişkeni ile "genel özsaygı düzeyi" arasında, genel olarak spor yapıp-yapmama değişkeni ile "sosyal özsaygı ve ev-aile özsaygısı" düzeyi arasında; spor yapma amacı değişkeni ile "ev-aile özsaygısı" düzeyi arasında; spor branşı değişkeni ile "sosyal özsaygı ve ev-aile özsaygısı" düzeyi arasında ve haftalık egzersiz sıklığı ile "genel özsaygı, sosyal özsaygı ve ev-aile özsaygısı" arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur (p>0,05). Sonuçta araştırmadan elde edilen bulgulara dayanarak, lisanslı spor yapmanın ve serbest zaman değerlendirmek için spor yapmanın, cinsiyetin, takım sporları branşlarında yer almanın ve haftalık egzersiz sıklığının iki gün ve daha fazla olmasının öğrencilerin özsaygı düzeylerinin yükselmesinde etkisi olduğu söylenebilir. Anahtar kelimeler: Spor, Özsaygı, Ortaokul öğrencisi
Yıldızlar ve gençler kategorilerinde başarılı olan güreşçilerin büyükler kategorisi başarısızlıklarının incelenmesi
Bu çalışmada elit güreşçilerde uzun vadeli performans problemlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla yurt içinde ve yurt dışında yapılan çalışmalar incelenmiş, bunun yanı sıra ülkemizde 99 milli sporcuya tarama yöntemi uygulanarak elde edilen verilerin ışığında bu çalışma oluşturulmuştur. Elde edilen verilerin analizinde SPSS programı kullanılarak analiz yapılmıştır. Araştırmada ulusal ve uluslararası arenada madalya mücadelesi veren güreşçilerimizin güreşi erken bırakma veya aktif spor hayatını noktalama zorunluluğunun önüne geçilmesi, ya da ilerleyen spor yaşına rağmen performans düzeyinde gözle görülür bir gerileme yaşanmasının nedenlerinin araştırılarak bu problemlerin minimum düzeye indirilmesi ve performansa olumlu etki edecek plan ve programların hazırlanmasına katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Uzun yıllar başarılı olarak zirvede olmayı hedefleyen sporcular kariyerleri boyunca birçok güçlükle karşılaşır. Yaşanan bu sorunlar dolayısıyla zamansız sporu bırakma neticesinde birçok yetenekli sporcu zirve yarışından uzak kalırken, birçok yetenekli sporcu da sporu bırakmasa bile yaşadığı güçlükler nedeniyle çok ciddi performans problemleri yaşamaktadır. Güreşi erken bırakma ya da uzun vadeli performans problemlerinin tek bir faktöre bağlı olmadığı çok boyutlu olduğu düşünülmektedir.
Hümik asit kaplı gümüş nanopartiküllerin (AG-NP) sazan (cyprinus carpio, 1758 l.) balıklarında hematolojik etkileri
Bu çalışmada, yaygın endüstriyel kullanımı sebebi ile sucul ortamlarda çok fazla miktarlarda bulunan nano malzemelerden biri olan gümüş nanopartiküllerin (AgNP) hümik asit ile kaplanmış formlarının (AgNP+HA) sucul organizmalara etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Öncelikle çalışmada kullanılan nanopartiküllerin karakterizasyon işlemleri yapılmıştır. Bu amaçla Zeta boyut analizi, Atomik kuvvet mikroskobisi, Elektron mikroskobisi (SEM), UV-Vis spektroskopisi ve Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FTIR) gibi yöntemler kullanılmıştır. Daha sonra akvaryumlarda adaptasyonu sağlanmış sazan balıklarına (Cyprinus carpio L., 1758) farklı dozlarda (0,03 ppm AgNP; 0,3 ppm AgNP; 3,0 ppm AgNP; 0,03 ppm AgNP+HA; 0,3 ppm AgNP+HA; 3,0 ppm AgNP+HA) ve farklı sürelerde (4 ve 21 gün) AgNP ve AgNP+HA uygulanmıştır. Sonuçta elde edilen hematolojik değerler birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Analiz sonucunda, kontrol grubuna göre sadece AgNP uygulanan gruplarda doz miktarına bağlı olarak akut ve subkronik sürelerde total lökosit sayılarında artış, lenfosit, eritrosit, hemoglobin ve hematokrit değerlerinde ise istatiksel açıdan anlamlı azalmalar tespit edilmiştir (p<0,05). Buna karşı hümik asitle birlikte yapılan uygulama gruplarında (AgNP+HA) ise doz ve muamele sürelerine bağlı olarak kontrol grubuna dah yakın sonuçlara ulaşıldığı gözlemlenmiştir. Elde edilen verilerden akut ve subkronik sürelerin etkisi ile beraber uygulanan dozlara bağlı olarak hümik asit kaplı gümüş nanopartiküllerin meydana getirdikleri toksik etkilerin daha geç ve daha düşük oranlarda olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
14-15 yaş erkek futbolculara uygulanan küçük alan oyunlarının, problem çözme, dikkat ve motivasyon üzerine etkisinin incelenmesi
Araştırma, 14-15 Yaş erkek futbolculara uygulanan futbola özgü küçük alan oyunlarının, Problem çözme, Dikkat ve Motivasyon düzeylerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya, deney grubunu oluşturan Erbaaspor 14-15 Yaş Erkek Futbol takımı (18 sporcu) ile kontrol grubunu oluşturan Hacıpazar Ortaokulu 14-15 Yaş Erkek Futbol takımı (18 sporcu) katılmıştır. Ön teste alınan gruplardan deney grubuna; 10 hafta boyunca, haftada 3 gün, Futbola Özgü Küçük Alan Oyunları Antrenman Programı, Kontrol grubuna ise; 10 hafta, haftada 3 gün, Futbola Özgü Teknik ve Beceri Antrenman Programı uygulanmış ve gruplar son teste alınmışlardır. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Sporda Başarı Motivasyonu ölçeği (SBMÖ), Problem Çözme Ölçeği (PÇÖ) ve D2 Dikkat Testi kullanılarak toplanmıştır. Verilerin normallik varsayımı Kolmogorov-Smirnov testi vasıtasıyla incelenmiş, normal dağılıma uygun olduğu için analizlerde, gruplar arası bağımsız gruplar t testi, grup içi bağımlı gruplar t testi kullanılmıştır. Tüm analizler IBM-SPSS-21 programında yapılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Sonuç olarak; futbola özgü küçük alan oyunlarının, deney grubunda, motivasyon ölçeği alt boyutlarından başarıya yaklaşma güdüsünü, problem çözme alt boyutlarından değerlendirici yaklaşım davranış boyutunu ve dikkat testi alt boyutlarını pozitif yönde etkilediği ve istatistiksel olarak anlamlı farklılıklara neden olduğu görülmüştür. Problem çözme alt boyutlarından kaçıngan yaklaşım boyutunda ise negatif yönde, istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir.