Amasya University
Enstitü

Sosyal Bilimler Enstitüsü

Amasya University

439

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin düşünme stillerinin kullandıkları yöntemler ve epistemolojik inançları açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin düşünme stillerini, kullandıkları öğretim, ölçme-değerlendirme yöntem ve tekniklerini, epistemolojik inançlarını ve bu değişkenlerin birbirleriyle olan ilişkilerini incelemektir. Çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2012-2013 akademik yılında, Amasya ilinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri, örneklemini ise 375 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Sternberg-Wagner (1992) tarafından geliştirilen, Türkçe geçerlik, güvenirlik çalışmaları Buluş (2005) tarafından gerçekleştirilen "Düşünme Stilleri Ölçeği", epistemolojik inançları belirlemeye yönelik olarak ise Schommer' in (1998) geliştirip Karhan (2007) tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan "Epistemolojik İnanç Ölçeği" kullanılmıştır. Bunun yanı sıra araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve öğretmenlerin kullandıkları öğretim, ölçme-değerlendirme yöntem ve tekniklerini belirlemeye yönelik form kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanılayıcı analizler, t-testi Tek Yönlü Varyans Analizi, Pearson Korelasyon ve Ki-Kare analizleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, sınıf öğretmenleri çoğunlukla, yasama, yürütme ve hiyerarşik düşünme stillerine sahipken; en az muhafazakâr, global ve lokal düşünme stillerine sahiptirler. Düşünme stilleri sınıf öğretmenlerinin cinsiyet, mesleki kıdem ve mezuniyet branşına göre farklılaşmamaktadır. Sınıf öğretmenleri öğretim yöntem ve tekniklerinden en çok, soru cevap ve anlatım yöntemini kullanırken, en az istasyon, altı şapka ve analoji tekniğini kullanmaktadırlar. Ölçme-değerlendirme yöntem ve tekniği olarak ise en çok kullanılanlar, çoktan seçmeli, kısa cevaplı açık uçlu ve boşluk doldurmalı soruları iken; en az veya hiç kullanmayanlar ise bulmaca, günlük, yapılandırılmış grid ve tanılayıcı dallanmış ağaç olarak belirlenmiştir. Araştırmada bir diğer değişken olan epistemolojik inançlar incelendiğinde, sınıf öğretmenlerinin daha çok olgunlaşmış bilim anlayışına sahip oldukları görülmüştür. Düşünme stilleri ile diğer değişkenler arasındaki ilişkiler incelendiğinde; belirli bir düşünme stilinin baskın olarak kullandığı öğretim, ölçme-değerlendirme yöntem ve tekniği bulunmadığı belirlenmiştir. Sadece bazı düşünme stilleri ile öğretim, ölçme-değerlendirme yöntem ve teknikleri arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Düşünme stillerinin epistemolojik inançlarla arasında anlamlı bir ilişkili görülmemiştir. Düşünme stillerinin ve epistemolojik inançların alt boyutları arasında düşük ve orta düzeyde anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Düşünme stilleri, epistemolojik inanç, sınıf öğretmeni, öğretim yöntem ve teknikleri, ölçme-değerlendirme yöntem ve teknikleri

Nurseval Özbaş
Amasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile eğitim teknolojisi standartlarına yönelik özyeterliklerinin ilişkisi

Bu çalışmanın amacı, yaşam boyu öğrenme faaliyetlerinin ve eğitim teknolojilerinin önemi üzerinde durulan Türkiye'de, sınıf öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini ve eğitim teknolojisi standartları ile ilgili özyeterliklerini belirlemek, çeşitli değişkenler açısından incelemek ve yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile eğitim teknolojisi standartlarına yönelik özyeterlikleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu amaçla, araştırma deseni olarak mevcut durumu ortaya koymayı sağlayan tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya Amasya ili ve ilçelerinde 2013-2014 eğitim-öğretim yılı içerisinde görev yapan ve basit rastgele örneklem seçimi yöntemi ile seçilen 178'i bay, 159'u bayan olmak üzere toplam 337 sınıf öğretmeni katılmıştır. Çalışmada sınıf öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini tespit etmek amacıyla "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeğin Cronbach alpha güvenirlik katsayısı 0,91 olarak bulunmuştur. Sınıf öğretmenlerinin eğitim teknolojisi standartları özyeterliklerini belirlemek amacıyla ise "Eğitim Teknolojisi Standartları İle İlgili Yeterlilikler Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeğin Cronbach alpha güvenirlik katsayısı 0,94 olarak bulunmuştur. Araştırma sonuçlarına göre sınıf öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri yüksek düzeydedir. Yaşam boyu öğrenme eğilimlerinde cinsiyete göre anlamlı bir farklılık bulunurken, yaş, mesleki kıdem ve görev yeri değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Bununla birlikte sınıf öğretmenlerinin eğitim teknolojisi standartları ile ilgili özyeterlikleri yüksek düzeydedir. Verimlilik ve mesleki uygulamalar alt boyutunda cinsiyete göre anlamlı farklılık bulunurken, eğitim teknolojisi standartları ile ilgili özyeterliklerinde cinsiyet, yaş, mesleki kıdem ve görev yeri değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile eğitim teknolojisi standartları özyeterlikleri arasında ise anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki vardır. Sınıf öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin ve eğitim teknolojisi standartları ile ilgili özyeterliklerinin iyi düzeyde olması, onların yetiştirdiği öğrencilerin de yaşam boyu öğrenme eğilimlerini artırabilir ve teknolojiye bakış açılarını iyi düzeyde geliştirebilir. Yaşam boyu öğrenme eğilimleri ve eğitim teknolojisi standartlarına yönelik özyeterlikleri ile XII ilgili derinlemesine bilgi edinebilmek adına öğretmenlerle görüşmeler yoluyla nitel bir çalışma yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Yaşam Boyu Öğrenme, Eğitim Teknolojisi Standartları, Sınıf Öğretmenleri

Eğitim teknolojisiSınıf öğretmenleriSınıf öğretmenliği+4
Mustafa Özçiftçi
Amasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de ortaokul ve liselerde çalışmakta olan beden eğitimi öğretmenlerinin kullandıkları öğretim stilleri ve öğretim stillerini algılayışları

Bu araştırmada Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaokul ve liselerde çalışan Beden Eğitimi Öğretmenlerinin kullandıkları öğretim stilleri, öğretim stillerini kullanma düzeyleri ve bu stillere ilişkin değer algıları; yaş, cinsiyet, öğrenim durumları, mezun olunan üniversite ve bölüm, görev yaptıkları okul düzeyleri, görev yaptıkları yerleşim yeri türü ve coğrafi bölgeler, görevdeki hizmet süresi, kadro durumu ve unvan durumlarına göre incelenmiştir. Ayrıca beden eğitimi öğretmenlerinin stil kullanımlarına değer algılarının etkisi araştırılmıştır. Çalışmaya 1682 (523 kadın, 1159 erkek) gönüllü beden eğitimi öğretmeni katılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre en fazla kullanılan ve değer verilen stillerin, öğreten merkezli stiller olduğu söylenebilir. Katılımcıların öğretim stillerini kullanma durumları incelendiğinde yaş, cinsiyet, öğrenim durumları, mezun olunan bölüm, görev yaptıkları yerleşim yeri türü ve coğrafi bölgeler, görevdeki hizmet süresi, kadro durumu ve unvan değişkenlerine göre anlamlı farklılık gözlenirken görev yaptıkları okul düzeyleri ve mezun olunan üniversite değişkenlerine göre anlamlı farlılık bulunamamıştır. Katılımcıların öğretim stillerine ilişkin değer algıları incelendiğinde yaş, öğrenim durumları, görev yaptıkları coğrafi bölgeler, görevdeki hizmet süresi, kadro durumu ve unvan değişkenlerine göre anlamlı farklılık gözlenirken cinsiyet, görev yaptıkları okul düzeyleri, mezun olunan üniversite, mezun olunan bölüm ve görev yaptıkları yerleşim yeri türü değişkenlerine göre anlamlı farlılık bulunamamıştır. Yaptığımız çalışmanın sonunda elde ettiğimiz istatistiki veriler Türkiye'de ortaokul ve liselerde görev yapan beden eğitimi öğretmenlerinin öğreten merkezli öğretim stillerini daha çok kullandıklarını ve bu stillere değer verdiklerini göstermektedir. Bu çalışma sonuçlarına göre bakanlık bünyesinde yapılan hizmet içi eğitim çalışmalarında öğrenen merkezli öğretim stillerinin kullanılabilirliğini anlatan faaliyetlere geniş olarak yer verilmeli, yapılandırmacı yaklaşımın içeriği daha açık bir şekilde öğretmenlere aktarılmalı, öğrenmenin bu yaklaşımla kalıcılığının arttığı belirtilmelidir. Anahtar Kelimeler: Beden eğitimi, öğretim stilleri, öğretim yöntemleri

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiBranş öğretmenleri+6
Kurtuluş Özlü
Amasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf öğretmenlerinin sınıf içi kaynaştırma uygulamalarının öğretmen adayları bakış açılarına göre değerlendirilmesi

Sınıf öğretmenlerinin sınıf içi kaynaştırma uygulamalarının öğretmen adayları bakış açılarına göre değerlendirilmesi Bu çalışmanın amacı lisans öğreniminde özel eğitim dersi almış sınıf öğretmeni adaylarının bakış açılarından, sınıf öğretmenlerinin sınıf içi kaynaştırma uygulamalarını değerlendirmektir. Araştırma sınıf öğretmenlerinin sınıf içi kaynaştırma uygulamalarını sınıf öğretmeni adaylarının gözünden değerlendiren bir özel durum çalışmasıdır. Araştırma 2013-2014 eğitim öğretim yılında Amasya ili merkez ilçesinde sınıfında kaynaştırma öğrencisi bulunan 44 sınıf öğretmeni üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan sınıf öğretmenlerinden 22'si erkek 22'i kadındır. Araştırmanın örneklemi olasılıklı örneklem yöntemlerinden amaçlı örneklem yöntemiyle seçilmiştir. Çalışmada verileri toplamak aramacıyla araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgiler formu ve sınıf içi gözlem formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS istatistik programı ve NVivo nitel analiz programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilere göre; sınıf öğretmenlerinin sadece %14'ünün kaynaştırma uygulamaları açısından başarılı ortalamalara sahip olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin %59'u sınıf öğretmeni adaylarının bakış açılarına göre, sınıf içi kaynaştırma uygulamamalarında orta seviyededirler ve sınıf öğretmenlerinin %27'si ise sınıf içi kaynaştırma uygulamalarında düşük puanlar alarak başarısız bulunmuşlardır. Sınıf öğretmenlerinden erkek öğretmenlerin 8 maddede lehine anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Sınıf öğretmenleri genel olarak gözlem formunun ölçme değerlendirme ile ilgili olan maddelerinden düşük puanlar almışlardır. Sınıf öğretmenlerinin yaklaşık olarak 1/3'i özel öğrencilerini dışlamakta, onların problemlerini çözememekte ve özel öğrencilerine karşı öfkeli davranmaktadırlar. Sınıf öğretmenlerinin ¼'i özel öğrenciler için bireysel uygulamalar yapmamakta, 9'u ise sadece normal öğrencilerin başarısı ile ilgilenmekte ve sınıfında kaynaştırma öğrencisi istememektedir. Öğretmenlerin yaklaşık olarak ¼'i, özel eğitime muhtaç öğrencilerin sosyalleşmesini sağlamakta, onlara yeterli zaman ayırarak bireysel çalışmalar yapmakta, onlarla akranları arasında ayrım yapmamakta ve onlara değerli olduğunu hissettirmektedir. Anahtar Sözcükler: Kaynaştırma Uygulamaları, Sınıf Öğretmenleri, Sınıf Öğretmeni Adaylar

Aday öğretmenlerEğitim sistemiEğitim yöntemleri+3
Hamdi Karaman
Amasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin mesleki öz yeterlik inançları ile ilişkisi

Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini ve mesleki öz yeterlik inançlarını, çeşitli değişkenler açısından inceleyerek yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile mesleki öz yeterlik inançları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu amaçla araştırma deseni olarak mevcut durumu ortaya koymayı sağlayan tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya Hakkari ili ve Yüksekova ilçe merkezinde 2013-2014 eğitim-öğretim yılı içerisinde görev yapan n=362 öğretmen katılmıştır. Çalışmada öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimlerini tespit etmek amacıyla "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeğin Cronbach alpha güvenirlik katsayısı 0,92 olarak bulunmuştur. Öğretmenlerin mesleki öz yeterlik inançlarını belirlemek amacıyla ise "Öğretmen Öz Yeterlik Algı Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçeğin Cronbach alpha güvenirlik katsayısı 0,95 olarak bulunmuştur. Verilerin toplama sürecinde okullara gidilerek öğretmenlere araştırma hakkında bilgi verilmiş ve ölçekler dağıtılarak araştırmaya katılmak isteyen öğretmenlerden veri toplanmıştır. Elde edilen araştırma verilerinin hepsinde aritmetik ortalama ve standart sapma betimsel istatistik olarak kullanılmıştır. Yaşam boyu öğrenme eğilimleri analizinde non-parametrik testlerden Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin mesleki öz yeterlik inançlarının analizinde ise non-parametrik testlerden Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis H testlerinin yanında parametrik testlerden t-Testi kullanılmıştır. Yaşam boyu öğrenme eğilimi ile öğretmenlik öz yeterlik inancı arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla spearman korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri yüksek düzeydedir. Yaşam boyu öğrenme eğilimlerinde cinsiyet, mesleği sevme durumu ve kitap okuma sıklığı değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık elde edilirken, yaş, mesleki deneyim, branş, anne ve baba eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Bununla birlikte öğretmenlerin mesleki öz yeterlik inançları oldukça yeterli düzeyindedir. Öğretmenlerin mesleği sevme durumlarına göre mesleki öz yeterlik inançları ve alt boyutlarında anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca branş değişkeninde ölçek alt boyutlarından olan öğrenci katılımı boyutunda sınıf öğretmenlerinin lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Cinsiyet, yaş, mesleki deneyim, kitap okuma sıklığı, anne ve baba eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile mesleki öz yeterlik inançları arasında ise anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu saptanmıştır.

Mann-Whitney TestiMesleki yeterlilikYaşam boyu öğrenme+5
Mücahit Ayra
Amasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sınıf ve branş öğretmenlerinin yaratıcı drama yöntemini kullanmaya yönelik öz yeterlik algı düzeyleri ve görüşleri

Bu çalışmada 2012-2013 eğitim öğretim yılında Kars İli merkez ve ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi okullarda çalışan Sınıf, Türkçe, Matematik, Sosyal Bilgiler, Fen ve Teknoloji, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Müzik, Görsel Sanatlar, Beden Eğitimi ve İngilizce branşındaki öğretmenlerin yaratıcı drama yöntemine ilişkin öz yeterlik algı düzeyleri ve görüşlerinin hizmet süresi, cinsiyet ve branş değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırmadaki öğretmenler sınıf ve branş öğretmenleri olarak iki kategoride değerlendirilmiştir. Araştırmada nicel ve nitel tekniklerin kullanılmasına imkan sağlayan karma yöntem kullanılmıştır. Öğretmenlerin drama yöntemine yönelik öz yeterlik düzeylerini belirlemek amacıyla Can ve Cantürk-Günhan (2009) tarafından geliştirilen "Yaratıcı Drama Yöntemini Kullanmaya Yönelik Öz Yeterlik Algısı Ölçeği" evrenden basit rastgele örneklem seçimi yöntemiyle seçilen 239 öğretmene uygulanarak veriler elde edilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin drama yöntemine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla amaçlı örneklem çeşitlerinden ölçüt örneklem yöntemiyle seçilen 11 öğretmenden görüşme metoduyla veriler elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen veriler uygun istatistik programları kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmaya katılanların kişisel özellikleri ile ilgili tanımlayıcı istatistiksel analizler için frekans ve yüzde teknikleri kullanılmıştır. Analiz sürecinde araştırma sorularına uygun olarak bağımsız örneklem t testi ile tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Araştırmada öğretmenlerin yaratıcı drama yöntemini kullanmaya ilişkin yeterli düzeyde öz yeterliğe sahip oldukları belirlenmiştir. Bununla birlikte sınıf öğretmenleri ile branş öğretmenlerinin öz yeterlikleri arasında sınıf öğretmenleri lehine anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmada bayan öğretmenler ile erkek öğretmenler arasında drama yöntemini kullanmaya ilişkin öz yeterlik düzeylerinin bayan öğretmenler lehine anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf ve branş öğretmenlerin drama yöntemini kullanmaya ilişkin öz yeterlik düzeylerinde hizmet sürelerine göre anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre bazı öneriler getirilmiştir.

Drama teknikleriYaratıcı dramaYeterlilik+6
Melek Güler
Amasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çoklu ortam kullanımının ilkokul öğrencilerinin akademik başarılarına ve kaygılarına etkisi

Bu çalışmanın amacı 4. sınıf matematik dersi kesirler konusunda hazırlanan çoklu ortamların öğrencilerin akademik başarı düzeylerine, matematik kaygı düzeylerine, bilgisayar kaygı düzeylerine ve çoklu ortamlar hakkında düşüncelerine etkisiniaraştırmaktır. Araştırmada ön test - son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, 2013-2014 yılı 2. Döneminde, Zonguldak İli, Karadeniz Ereğli İlçe Merkezi'nde bulunan bir ilkokulun 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma yapılırken bir şubedeki öğrenciler deney grubu, diğer şubedeki öğrenciler ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Öğrencilerden araştırma dâhilinde olmak istemeyen ve testlere istemli cevap vermeyenler araştırma dışında bırakılarak deney grubunda 13 erkek ve 18 kız, kontrol grubunda da 12 erkek ve 19 kız olmak üzere 31'er öğrenci ile çalışma tamamlanmıştır. Konular deney grubunda uzman görüşlerine göre hazırlanan 4. sınıf kesirler konusu çoklu ortamöğretim yazılımıyla, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim metotlarıylaişlenmiştir. Veri toplama araçları olarak "Kesirler Konusu Başarı Testi", "İlköğretim Öğrencileri İçin Matematik Kaygı Ölçeği", "Bilgisayar Kaygı Ölçeği" ve "Öğrenci Görüşme Formu" kullanılmıştır. Veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Akademik başarı testi verilerine göre,çoklu ortam uygulamalarının akademik başarıları artırmak açısından geleneksel öğretim yöntemlerine göre daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Akademik başarı kalıcılık testi verilerine göre de çoklu ortam uygulamalarının öğrenilen bilgileri hatırda tutma düzeylerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca matematik dersinin diğer ünitelerinde ve diğer branşlara ait ünitelerde de çoklu ortamların kullanılması önerilmiştir. Matematik kaygısı testi verilerine göre hemçoklu ortam uygulamalarının hem de geleneksel yöntemlerin öğrencilerin matematik kaygılarını gidermede etkili olamadığı sonucuna ulaşılmış; kaygı, tutum, özyeterlik vb. konularda daha uzun süreli araştırmalar yapılması önerilmiştir. Deney grubuna uygulanan bilgisayar kaygısı testi verileri incelenmiş,araştırma öncesinde öğrencilerde var olan kaygıların anlamlı derecede azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin bilgisayar kaygılarının azaltılması için derslerde ve ders dışı zamanlarda bilgisayarı öğretimsel araç olarak kullanmalarının sağlanması önerilmiştir. Deney grubuna uygulanan öğrenci görüşme formu verileri incelenmiş ve öğrencilerin; etkili konu anlatımı, konu tekrarı sağlaması, derse olan ilgiyi artırması ve eğlenceli ders çalışma ortamı sağlaması konularında çoklu ortamlardan faydalandıkları anlaşılmıştır. Çoklu ortamların diğer derslerde de; konu anlatımı, ders tekrarı ve eğitsel oyunlarla birlikte etkili şekilde kullanılması tavsiye edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çoklu Ortam, Akademik Başarı, Matematik Kaygısı, Bilgisayar Kaygısı, Kesirler.

Akademik başarıBilgisayar kaygısıEğitim araçları+7
Hasan Çoruk
Amasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aktif spor yapan ve yapmayan görme engellilerin benlik tasarımı farklarının karşılaştırılması

Amaç: Lise çağındaki aktif spor yapan ve yapmayan görme engelli öğrencilerin benlik tasarımı farklarının karşılaştırılması ve benlik tasarımı ile ilgili yaygın sorunların saptanması amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: Çalışmaya yaşları 16 -19 arasında Ordu ili ve çevre ilçelerde yaşayan ve 2014 - 2015 öğretim yılı lise düzeyinde eğitim gören toplam 40 görme engelli birey gönüllü (spor yapan (n= 20, Atletizm, Goalball, Judo, Yüzme, B-2 Futbol) ve spor yapmayan (n=20)) olarak katılmıştır. Çalışmamız 8 hafta devam etmiştir. Spor yapan ve yapmayan görme engellilerin kendini kabul düzeylerini ölçmek için Temuge (1987) tarafından geliştirilen Kendini Kabul Envanteri kullanılmış ve çalışmaya katılan görme engelli öğrencilerin demografik bilgilerine ulaşmak için araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. İstatiksel analizleri non-parametrik bir analiz yöntemi olan Mann-Whitney U testi ile yapılmıştır. Bulgular: Görme engelli bireylerin benlik tasarımı farklarının vurgulanması için yapılan test sonuçlarına göre; 20 spor yapan ve 20 spor yapmayan görme engelli bireylerin 10 alt psikolojik ölçütten oluşmuş anketin 116 sorusuna verdikleri cevaplara göre 19'unda fark vardır sonucuna ulaşılmıştır. Kendini Bazı Konularda Yeterli Sayma ve Bazı Yaşam Sorunlarını Kendine Göre Çözmede Başarılı Olacağına İnanma alt ölçütü için; başarısızlık karşısında çabuk yıkılıyor ve kendime güvenimi kaybediyorum, geleceğimden umutluyum, bir işi planlarken birçok kimselere danışırım ama son kararı kendim veririm, daima başkaları tarafından korunmaya ve desteklenmeye ihtiyacım var. Kendi Davranışlarının Sorumluluğunu Kabullenme alt ölçütü için; kararsız bir insan oluşumdan dolayı yaşamım tatsızlaşıyor, kendimle ilgili konularda karar vermede güçlük çekiyorum. Aşırı Ölçüde Mahcupluk ve Utangaçlık Göstermeme alt ölçütü için; genellikle başkalarının yanında terler ve bunalırım, arkadaşlarımın davetini beklemeden gerektiğinde onların grubuna katılırım, genellikle topluluk içinde bulunmaktan hoşlanırım, girişken bir insan sayılırım, topluluk içinde rahat konuşamıyorum. Kendi Değer Ve İnançlarına Uygun Yaşama alt ölçütü için; Genellikle kendimden çok başkalarını memnun etme çabasındayım. Beden Ve Fizik Yapısını Kabullenme Alt Ölçütü için Arkadaşlarımın birçoğu kadar güzel ya da yakışıklıyım. Kendini Başkalarının Kabul Ettiğine İnanma alt ölçütü için; ev sahibini rahatsız edeceğim düşüncesiyle misafirliğe gitmekten çekinirim. Kişiliğinde Bazı Olumlu Ve Değerli Yanların Bulunduğuna İnanma alt ölçütü için; İnsanlar beni övdüklerinde içimden bu kadar değerli olmadığımı düşünürüm, Yeni durumlara kolay uyum yapabiliyor ve yaşantılardan hoşlanıyorum, Kolay mutlu olamıyorum, genellikle karamsar bir insanım. Olumlu yönleri kadar olumsuz yönlerini de kişiliğinin bir parçası sayma alt ölçütü için; Üzerime aldığım görevi kusursuz yapmam şarttır, bağımsız değişkenleri P< 0,05 ve 0,01 olduğundan anlamlıdır. Sonuç: Çalışmada uygulanan anket sonuçları neticesinde; spor yapan görme engellilerin spor yapmayan görme engellilere göre benlik tasarımları farklarının daha iyi olduğu ve sporun görme engelli bireyler üzerinde olumlu etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Görme engelliler, benlik tasarımı, spor

Benlik tasarımıGörme engellilerLise öğrencileri+2
Fatih Uygun
Amasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin hizmet-içi eğitim faaliyetlerine katılımını etkileyen faktörler

Bu araştırmanın amacı beden eğitimi öğretmenlerinin hizmet-içi eğitim faaliyetlerine katılımını etkileyen faktörleri incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmacı Samsun İli Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Asarcık, Atakum, Ayvacık, Bafra, Canik, Çarşamba, Havza, İlkadım, Tekkeköy, Terme ve Vezirköprü ilçelerine bağlı okullarda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapmakta olan 450 öğretmeni okullarda şahsi olarak ziyaret etmiş ve çalışmaya katılmaları için davet etmiştir. Ancak bu öğretmenlerden 414'ü çalışmaya gönüllü olarak katılmışlar ve ilgili veri toplama aracını yanıtlamışlardır. Ancak toplanan bu 414 ölçekten 44'ü eksik verilerden dolayı araştırmadan çıkarılarak analiz edilebilecek 370 ölçek elde kalmıştır.Elde edilen veriler SPSS 21 paket programı ile analiz edilmiştir. Bu anlamda araştırmacı öğretmenlerin cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, okuttukları sınıf seviyesi ve eğitim düzeyleri gibi demografik özellikleri ile hizmet içi eğitim etkinliklerine karşı tutumları, öğretmenlik yeterlik algıları, zaman, ekonomik yardım (ödenek), okul müdürü, iş arkadaşları ve okul kültürü değişkenlerinin öğretmenlerin hizmet içi eğitim etkinliklerine katılımlarını etkilediği sonucuna ulaşmıştır. Bu sonuç doğrultusunda hizmet içi eğitim etkinliklerine katılımı arttırma konusunda Milli Eğitim Bakanlığı çalışmada yer alan değişkenleri baz alarak gerekli tedbirleri almalı ve imkanları sağlamaları önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi Öğretmeni, Hizmet-içi Eğitim, Katılım

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiBranş öğretmenleri+3
Seda Sabah
Amasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erkek adölesanlarda atış performansı ile el, ayak ve göz dominansı arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı, erkek adölesanlarda atış performansı ile el, ayak ve göz dominansı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Çalışmaya Amasya il merkezinde bulunan orta öğretimlerde öğrenim gören, 110 solak ve 108 sağlak olmak üzere toplam 218 gönüllü erkek lise öğrencisi katılmıştır. Katılımcılara, duvara hazırlanan 60 cm çapında ve 1.60 metre yüksekliğindeki hedefe 5 metre mesafeden, kort tenisi topu ile önce sağ sonra sol ellerini kullanarak ısınma ve hedefi tanıma amaçlı 5 deneme atışı yaptırılmıştır. Daha sonra ölçüm için katılımcılar tercih ettikleri ellerine göre 20 sağ ve 20 sol olmak üzere toplam 40 atış yaptırılmıştır. Katılımcının 60 cm çapındaki hedefin içerisine isabet ettirdiği sutlar başarılı, ettiremediği şutlar ise başarısız şutlar olarak kabul edilmiştir. Sağ ve sol el için ayrı ayrı olmak üzere başarılı şutlar 1 puan olarak 0-20 puan aralığında isabet skoru olarak tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, göz baskınlığına bağlı sol el atış isabet oranı hariç el, ayak ve göz dominansına göre tüm atış değişkenleri bakımından isabet performansı farklılaşmaktadır (p<0,01). El ve ayak baskınlığı tüm atış isabet oranları ile anlamlı seviyede ilişkili iken göz dominansına bağlı sol el atış isabet oranı anlamlı düzeyde ilişkili değildir. Ayrıca, sağ el atış oranı ise, göz baskınlığı ile anlamlı düzeyde ilişkilidir. Sağ ve sol el dominanslıların yüksek atış isabet oranındaki performansı hareket analizleri, cinsiyet, antrenman yaşı, antropometrik özellikler ve kros dominans kriterleri ile birlikte değerlendirilmesine ihtiyaç vardır. El hâkimiyetine bağlı, atış isabet oranı bakımından sağlaklar, solaklardan daha iyidir. Solakların atış performansında dezavantajlı olmaları sebebiyle antrenmanlarda daha dikkatli denetlenmeli ve eksikliklerinin giderilmesi için sık geribildirim, tekrar ve pekiştireç verilmelidir. Anahtar Kelimeler: El hâkimiyeti, baskın göz, atış isabet oranı, lateralizasyon.

AtışlarErgenlerErkek öğrenciler+3
Ferhat Akça
Amasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00