
21
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Departman Tezleri
Türk resminin tarihsel süreci ile batı resminde ve Türk resminde fotoğrafın yeri
19.yüzyılda fotoğraf makinesinin temeli olarak kabul edilen Camera Obscure'nin bulunmasıyla birlikte fotoğraf, uzun soluklu bir serüvene adım atmıştır. Joseph Niepce'nin atılımlarıyla önemli bir gelişme kaydetmiş ve zaman içerisinde Neoklasizm, Romantizm, Realizm, Empresyonizm, Ekspresyonizm, Kübizm, Fütürizm, Dadaizm, Sürrealizm ve Pop art gibi pek çok akımı etkileyerek sanatçıları yeni arayışlara, yeni keşiflere götürmüştür. Avrupa'da fotoğrafın yaratmış olduğu bu etki, oryantalist çalışmaların ağırlıkta olduğu 19.yy.da ülkemizde de kendini göstermeye başlamış ve fotoğrafın bu denli gelişmesi ve yaygınlaşması, kuşkusuz Türk Resim Sanatına önemli katkılar sağlamıştır. Fotoğraf ve Resim ilişkilerinin temelinin atıldığı bu dönemde, pek çok oryantalist ressam İstanbul manzaralarını konu alan resimleriyle gündeme gelmiştir. Oryantalist resimlerin yanı sıra Türk Primitifleri'nin fotoğrafı kareleyerek büyütme tekniğiyle elde ettiği fotoğrafik görünümlerle başlayan bu süreç, daha sonra kimi sanatçıların fotogerçekçi anlayıştaki çalışmalarıyla, kimi sanatçıların ise; fotoğrafı malzeme olarak kullanmasıyla Türk Resmine önemli bir kimlik kazandırmıştır.
Türk sanat eğitiminin tarihsel gelişimi ve Bauhaus ekolünün Türk Sanat eğitimine yansımaları
Sanat eğitimi, insanlık tarihinin her döneminde çeşitli yaklaşımlarla genel eğitim sürecindeki yerini almıştır ve insanlık tarihinin her evresinde de yerini almaya devam edecektir. Bu bağlamda sanat, bünyesinde yeni değişimleri barındırmaktadır. Sanatın bu değişimi sanat eğitiminin de değişip gelişmesini gerekli kılmaktadır.Sanat eğitiminin amacı, sanatsal bir olguya veya esere ulaşmak değildir. Sanat eğitiminin amacı bireye ulaşma çabasıdır. Sanat eğitimi bireylerin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde oluşturulmalıdır. Bunu gerçekleştirmek için de bireyi çok iyi tanımak gereklidir. Her birey farklı farklı ihtiyaçlara sahiptir. Bu yüzden sanat eğitimi programları da farklı ihtiyaçlara cevap verebilmelidir. Sanat eğitimi programları ülke geçmişi ve koşulları üzerine kurulup, bireylerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek ölçüde çeşitlenmelidir.Bu çalışmanın önemi, bu tür çağdaş yaklaşımlara ışık olabilecek yeni özgün arayışları desteklemek ve sanat eğitiminin bir bireyin yaşamındaki yerini daha önemli hale getirerek, sanatın bireyin hayatının bir parçası olduğunu benimseyen bir dünya görüşünü biçimlendirmeye çalışmaktır.Bu tez de Türkiye'de ve Batı'da sanat eğitimi yöntemlerinin ve yaklaşımlarının gelişimini inceleme yolu izlenmiştir. Araştırma tarama modelindendir. Türk eğitim tarihinin içerisinde sanat eğitiminin gelişim aşamaları ile Türk sanat eğitimine Bauhaus ekolünün etkileri hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Bu bilgiler ışığında yorumlar yapılmıştır. Tez, kütüphanelerde yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen yayınlardan toplanan veriler kullanılarak hazırlanmıştır. Kaynaklar kütüphane çalışmaları ve Internet yoluyla toplanmıştır.Sonuç olarak Türkiye'deki sanat eğitiminin gelişim aşamalarına Bauhaus ekolünün yansımaları sonucunda Köy Enstitülerinin kurulması, Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu ve bugüne kadarki süreçte Türk Sanat eğitiminin gelişimi üzerine çalışılmıştır.
Mozaik sanatı, Antakya ve Zeugma mozaiklerinin resim analizleri
?Mozaik Sanatı, Antakya ve Zeugma Mozaiklerinin Resim Analizleri? başlıklı bu çalışmanın birinci bölümünde mozaik kavramının tanımı, yapımı ve yapımında kullanılan malzeme ve tekniklere ek olarak mozaik çeşitleri ve özellikleri alt başlıklar şeklinde incelenmiştir.Çalışmanın ikinci bölümünde ise ?Tarihsel Süreçte Mozaik? ana başlığı altında, Helenizm devrinde mozaik, Roma mozaikleri, Bizans mozaikleri ve günümüz mozaikleri ayrı başlıklar halinde incelenerek ilk iki bölümün daha sonraki bölümlere ışık tutması beklenmiştir.Üçüncü bölümde Antakya ve Zeugma Mozaiklerinin konu, renk, desen ve kompozisyon olarak resimsel dil incelenmesi yapılmıştır. İncelenmek üzere Antakya Mozaiklerinden beş, Zeugma Mozaiklerinden altı adet mozaik seçilmiştir.
19. yüzyıl sonrası resim sanatında ve Türk resminde toplumsal gerçekçi eğilimler
Toplumsal gerçekçi eğilimi savunan ve toplumun bir parçası olan sanatçı, yaşadığı çevrenin toplumsal özellikleri içinde, toplum yaşamında var olan olayları ve kültürü, sanatsal ifade biçimi olarak kendisine konu almaktadır.19. yüzyıl da özellikle Avrupa'da başlayan sanayileşme ve demokrasiye geçiş hareketleri sonucunda toplumsal yapıda meydana gelen değişimler ülkelerin sanat anlayışlarına yansımış ve dolayısıyla resim sanatı da bu değişimlerden etkilenmiştir. Özellikle; Fransa, Meksika, Almanya ve Rusya'da yaşanan toplumsal devrim hareketleri toplumlarda kültürel, siyasi, eğitim, din, sosyal yapı ve sanat yönünden yeniliklerin başladığı bir zaman kesiti şeklinde gerçekleşmiştir. Bu değişimler sanatsal değişimleri de beraberinde getirmiş, dünya resim sanatında da toplumsal konulu çalışmalar yapılmaya başlanmıştır.Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle birlikte Türk toplum yapısında meydana gelen değişim, sanat alanında da etkisini göstermiş ve Resim sanatı da bu değişimden etkilenmiştir. Cumhuriyet'le birlikte devletin desteğini gören sanatçılar, yapmış olduklar yurt gezilerinde hem resim sanatını halka sevdirmeye çalışmış hem de toplumun yaşam biçimini yansıtan çalışmalar yapmışlardır.Türkiye'de Toplumsal Gerçekçilik, 1940'lı yıllardan günümüze kadar toplumsal ve sanatsal gelişmelere paralel olarak çeşitli aşamalardan geçmiş, belli değişimler göstermiştir.
Resim sanatında dışavurum anlayışına tarihsel bir bakış ve tek renk hakimiyetinin bir tavır olarak kullanımı
Dünya resim sanatında dışavurum tavrını benimseyen bir çok ressam yalnızlıklarını ve yabancılıklarını resimlerinde, renk özelliğini farklı şekillerde kullanarak yansıtmışlardır.Resim sanatında çok canlı ve saf renkleri tuvale sürerken çoğu sanatçı tek renk,özellikle kahverengi armonilerde yada siyah ve beyazın varyasyonlarından meydana gelen bir boya tavrı oluşturmuştur.Bu sebeple dışavurum akımının ortaya çıkış sürecini, devamındaysa resim sanatının günümüze ne şekilde ve ne gibi değişimler ya da ortak özellikler barındırarak geldiği araştırılmıştır. Doğa karşısında çalışan ressam profili, tarihsel süreç içerisinde atölyesine kapanmış, hüzünlü ve depresif monokrom resimler ile dışavurumunu yansıtan ressama dönüşmüştür.
İlköğretimde estetik alanın uygulama sürecinde yer alan renk öğretim yöntemleri
Geçmişte günümüze görmek, algı ile birlikte insanın doğayı ve çevresini tanımasındaki en temel faktörlerden biridir. Çevreyi algılamak ve yorumlamanın sonucunda; insanda ortaya çıkan yaratıcı güç, yaratma cesaretini ve yaratılan nesneleri var eder. Sanatın oluşum sürecinin temelini oluşturan görme; sanat kavramına çeşitlilikler katar. Bu noktada renk; sanat kavramlarının kullanılmasında ve estetik oluşumda büyük bir paya sahiptir. İlköğretim sanat eğitiminde ise; renk temel faktörlerden biridir. İki boyutlu çalışmalarla başlatılan eğitim sürecinde, çocuğun estetik algı kazanması için aşama aşama ilerlenir.Bu araştırma, İlköğretimde estetik alanın uygulama sürecinde yer alan renk öğretim yöntemlerini kapsamaktadır. Çocuğun gelişim süreçleri temel alınarak; sanat eğitiminin amaçları paralelinde, görsel sanatlar eğitimindeki çalışmalarda rengi kullanmanın; çocuğa nasıl öğretildiği ve çocuktaki estetik algı gelişimi; tarama ve karşılaştırma yöntemleri ile ele alınmıştır.Araştırma sonucunda da; birçok kaynakta yer alan renk ve öğretim yöntemlerinin; tek bir kaynakta ve sıralı şekilde yer almasıyla ulaşım kolaylığı sağlanıp, renk ile ilgili kuramsal bilginin yanı sıra, renk öğretim süreci başında ve sonunda öğrencilere yaptırılan uygulamaların karşılaştırılmasıyla; rengin estetik algı kazandırılma sürecindeki önemi açıkça ortaya konmuştur. Ayrıca estetik algının geliştirilmesine yönelik yapılan renk kullanım yöntemleri ise, ilköğretimde yer alan yöntemlere artı bir kapı aralamaktadır.
Güzel sanatlar ve spor liselerinde okutulan grafik tasarım dersine ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri
Uygarlık tarihinin her döneminde Sanat Eğitimi, değişik yaklaşımlarla ve aşamalarla eğitim sürecindeki yerini almıştır ve halen de almaktadır. Türkiye'de, Güzel Sanatlar ve Spor Liselerinde Resim Bölümünde öğrenci yetiştiren eğitim kurumlarına büyük görev düşmektedir. Bu kurumlardan mezun olan öğrenciler belli sınavlardan geçtikten sonra branşlarında Eğitim Fakültelerinin Resim-iş bölümlerine ve Güzel Sanatlar Fakültelerinin Sanat Eğitimi ile ilgili bölümlerine girme imkanı elde ederler.Bu araştırmanın amacı, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri resim bölümlerinde Grafik Tasarım dersine yönelik öğretmen ve öğrenci görüşlerini belirli boyutlarıyla incelemek ve ortaya konan verilerle Grafik Tasarım dersi eğitiminin geliştirilmesine görüş ve önerilerle katkıda bulunmaktır.Araştırmanın örneklemini; Türkiye'deki Güzel Sanatlar ve Spor Liselerinden 5 okul oluşturmaktadır. Çorum Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Samsun İlk Adım Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Trabzon Akçaabat Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Giresun Hurşit Bozbağ Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Tokat Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi olarak belirlenen beş okul dahilindedir. Nicel araştırma yöntemlerinden anket veri toplama aracı kullanılmıştır. 10 öğretmene, 3 bölümden oluşan, kişisel ve programa ilişkin toplam 20 soruluk anket, 98 öğrenciye 2 bölüm 13 sorudan oluşan anket uygulaması yapılmıştır. Tarama modelindeki bu araştırmanın verileri Grafik Tasarım dersi veren öğretmenler ve 11.sınıfta grafik dersi görmüş 12. sınıf öğrencilerine uygulanan anket formu ile toplanmıştır.Likert tipi ölçek ile hazırlanmış anketle öğretmenlerin ve öğrencilerin Grafik Tasarım dersine ilişkin görüşleri saptanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde istatistiksel teknik olarak frekans ve yüzdeler kullanılmıştır. Anket uygulaması, okullara gönderilmiş gerekli açıklamalar iletilerek ders öğretmenleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlarla, Grafik Tasarım dersine ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri belirlenmiş, öğretmenlerin Grafik Tasarım dersinin programındaki konuların sıralanışı, atölye ortamlarının iyileştirilmesi, öğrencilerin Grafik Tasarım dersindeki çalışma titizliklerinden yakındıkları belirlenmiştir. Öğrencilerin Grafik Tasarım dersine olan yaklaşımları incelendiğinde büyük çoğunluğunun dersi sevdikleri saptanmıştır Grafik Tasarım dersinde karşılaşılan güçlükler dersin gerektirdiği titizlik ve guaj boya uygulamalarıdır. Öğrencilerin hazır oluşluk düzeylerinin alt seviyede olması sebebiyle dersten soğudukları tespit edilmiştir. Grafik Tasarım dersinde öğrencilerimizin çalıştıkları atölyeler daha işlevsel olmalı, araç gereç eksiklikleri tamamlanmalı, kaynak ve doküman temini yapılmalıdır.Bu tezde Grafik Tasarım dersinin geliştirilmesine daha çok önemin verilmesi ve bu dersin programının daha işlevsel hale getirilmesi gerekliliği ortaya konmuştur.Anahtar kelimeler:Sanat eğitimiGüzel Sanatlar ve Spor LisesiGrafik Tasarım
İlköğretim okulları görsel sanatlar dersinde müze bilinci öğrenme alanına yönelik yaratıcı drama uygulamaları ve öğrenci görüşleri
Bu araştırma ile İlköğretim Görsel Sanatlar Dersi Müze Bilinci öğrenme alanı 6. sınıf kazanımlarının Eğitimde Yaratıcı Drama yöntem ve teknikleri uygulanarak öğrencilerin müzelere ve müze eğitimine yönelik oluşan görüşleri değerlendirilmeye çalışılmıştır.Müzeler sanat eğitiminde etkin olarak kullanılması gereken önemli araçlardan biri olmalıdır. Müze bilinci oluşturmak, öğrencilerin sadece müzede gezmeleriyle sınırlı değildir, müzede uygulanan eğitim programları ve müze dışı eğitsel etkinliklerle bir bütündür. Müze bilinci öğrenme alanına yönelik, müze eğitimi programlarında etkin olarak kullanılacak yöntemlerden birisi eğitimde yaratıcı dramadır. Eğitimde yaratıcı drama bilişsel, duyuşsal, devinişsel öğrenmeleri destekleyebilen ve gerçekleştirebilen bir yöntemdir. Müze bilinci öğrenme alanı içerisinde müze eğitiminde yaratıcı dramaya yer verilmesi, müzeden sağlanabilecek kazanımların en üst düzeye çıkmasına olanak verebileceği düşünülmektedir.Araştırma, 2008-2009 öğretim yılında Bursa Nilüfer ilçesi Fethiye İlköğretim okulu 6. sınıfta okuyan B şubesi öğrencilerini ve Görsel Sanatlar Dersi Müze Bilinci Öğrenme alanını kapsamaktadır. Bu uygulama öğrencilerle okulda, Bursa Kent Müzesinde ve Bursa Arkeoloji Müzesinde gerçekleştirilecek 18 ders saatini kapsayan dört oturum olarak planlanmıştır. Uygulamanın yedi ders saati okulda, beş ders saati Bursa Kent Müzesinde, altı ders saati Bursa Arkeoloji Müzesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak betimsel yöntem kullanılmış, uygulama sonucunda 20 öğrenci ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşme sonucunda elde edilen veriler niceliksel olarak analiz edilmiştir.Bu araştırmada elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin müzeleri yaratıcı drama etkinlikleri uygulayarak gezmeleri, müzeyi algılamalarında ve kazanımlarında olumlu etkiye sahip olduğu söylenebilmektedir. Öğrencilerin müzelere olan ilgisi ve farkındalığı arttırmış ve müze ortamının öğrenmede sağladığı olanakları düşünülerek yeni araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Görsel sanatlar, müze bilinci, müzede yaratıcı drama
Sınıf öğretmeninin yürüttüğü görsel sanatlar dersi: Öğretme- öğrenme sürecine yönelik nitel bir araştırma
Bu araştırma, görsel sanatlar dersini yürüten sınıf öğretmeninin öğretme - öğrenme sürecindeki etkinlikleri nasıl yürüttüğünün incelenmesi, bu etkinliklerin güçlü ve zayıf yönlerinin neler olduğunun belirlenmesi ve öğrencilerin ve öğretmenin bu derse yaklaşımlarının belirlenmesine yönelik tarama modelinde kültür analizi deseninde nitel bir araştırmadır.Araştırmanın uygulaması 2007-2008 öğretim yılı bahar döneminde Konya ili Seydişehir ilçesinde bulunan, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, ilköğretim 5. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin bulunduğu bir şube ve bu şubenin görsel sanatlar dersini yürüten sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama tekniği olarak ?görüşme? ve ?gözlem? teknikleri kullanılmıştır. Gözlemler bu sınıfta yer alan yirmi sekiz öğrencinin tümü ve sınıf öğretmeniyle, görüşmeler ise beşi kız, beşi erkek olmak üzere toplam on odak öğrenci ve sınıf öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir.Araştırma verilerinden elde edilen bulgular doğrultusunda gerçekleştirilen öğrenci ve öğretmen görüşmelerinden ortaya çıkan sonuçlardan bazıları şöyle sıralanabilir:Öğrencilerin görsel sanatlar dersine genel bakışı dersin ve resim yapmanın sevilmesi yönündedir. Görsel sanatlar dersinde çoğunlukla serbest ve milli bayramlar başta olmak üzere çeşitli konularda resim çalışmaları yapılmaktadır. Öğretme-öğrenme süreci genelde ve sırasıyla öğretmenin çalışma konusunu söylemesi, resim çalışmalarının yapılması ve öğretmenin resim çalışmalarını incelemesi biçiminde yürütülmektedir. Görsel sanatlar dersi sayesinde öğrencilerin resim ve çizim yapabilme yetenekleri ve düşünme becerileri gelişmektedir. Görsel sanatlar dersinin eksik yönleri ise; farklı konularda resimlerin, üç boyutlu çalışmaların ve baskı çalışmalarının yapılmamasıdır.Görüşme yapılan öğretmenin, görsel sanatlar dersine genel bakışı dersin gerekli olduğu ve öğrencilerin bu derse zevkle katıldığı yönündedir. Görüşme yapılan öğretmene göre; görsel sanatlar dersinde belirli gün ve haftalar ile ilgili resim çalışmaları yapılmakta, bazı etkinlikler ise yapılamamaktadır. Öğretme - öğrenme süreci genelde ve sırasıyla konunun söylenmesi, öğrencilerin resim çalışmalarını yapmaya başlamaları ve öğretmen tarafından çalışmaların incelenmesi biçiminde yürütülmektedir. Görsel sanatlar dersi sayesinde; öğrencilerin el becerileri ve hayal güçleri gelişmekte, birbirleriyle etkileşim kurmalarına katkıda bulunmakta ve öğrenciler perspektif gibi temel konularda bilgi edinmektedirler.Araştırma verilerinden elde edilen bulgular doğrultusunda gerçekleştirilen gözlemlerden ortaya çıkan sonuçlardan bazıları şöyle sıralanabilir:Görsel sanatlar dersini yürüten sınıf öğretmeni; işlenen konuyu önceki ve sonraki derslerle ilişkilendirme, konuyu öğrencilerin düzeylerine uygun biçimde sunma, anlaşılır açıklamalar ve yönergeler verme, konuyu yaşamla ilişkilendirme, öğrencilere düşünce ve görüşlerini özgürce ifade etme fırsatı verme, öğrencilerin yaratıcı görüşlerini olumlu dönütlerle pekiştirme, özetleme ve uygun dönütler verme, öğrencilerle etkili iletişim kurma, öğrencileri ilgi ile dinleme, öğrencilerde birbirlerinin çalışmalarını saygılı ve yapıcı ifadelerle eleştirme bilinci kazandırma, ses tonunu etkili biçimde kullanma ve sözel ve beden dilini etkili biçimde kullanma nitelikleri açısından güçlüdür. Bunların yanı sıra öğretmen; öğrencilerin etkin katılımı için etkinlikler düzenleme, öğrencilerin edinecekleri kazanımlar yönünde örnek etkinlik ürünleri sunma, programın üç öğrenme alanına ilişkin etkinlikler düzenleme, öğretimde farklı resim tekniklerine yer verme, çeşitli öğretim yöntem ve tekniklerini uygun biçimde kullanma nitelikleri açısından zayıftır.
Güzel sanatlar bağlamında dijital fotoğraf sanatını tanımak ve interaktif cd ile anlatmak
Bu araştırmanın amacı; geçmişten günümüze fotoğraf sanatının resim sanatıyla etkileşimini, bu etkileşimin toplumsal boyutunu ve fotoğrafa özgü estetik öğelerin başarılı fotoğraf çekmekteki önemini dijital teknolojiyle beraber değerlendirilirken, bir interaktif CD yardımı ile DSLR fotoğraf makinelerini tanıtmayı ve dijital fotoğraf makinesinin temel kullanım prensiplerini öğretmektir.Bir elektronik sanat eseri olan fotoğrafı, bilimsel bir bakış açısıyla yorumlarken kendi kavramları ile sorgulamak gerekir. İşte bu yüzden, özellikle dijital fotoğrafın sanat olup olmadığı, mekanik sanat kavramlarıyla açıklanamaz. Bu yüzden elektronik sanat kavramlarının bilinmesi, nasıl bir ortamda üretildiğinin iyi anlaşılması ve elektronik sanat eserlerinin sanat kavramlarına getirdiği değişimlerin iyi özümsenmesi gerekir. Bu çalışma, dijital fotoğrafın elektronik sanat kavramlarıyla anlatılmasına yönelik bir amaç içindedir.Araştırmaya, sanatın dijital teknolojiyle olan tarihsel bağıyla başlamak, dijital fotoğraf makinesinin kullanımının sanattaki yerini görmemize yardımcı olacaktır. Bununla beraber nitelikli fotoğrafa özgü beş temel özellik incelenmiştir. Son olarak; dijital fotoğrafa ilişkin elektronik sanat kavramlarının öğrenilmesi ve görüntünün üretim sürecinin kavranması amacıyla, kullanıcıya fotoğraf makinesi olmasa bile uygulama olanağı sağlayan İnteraktif CD tasarlanmıştır.