Anadolu University
Discipline

Press and Broadcasting

Anadolu University

174

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Yeni iletişim teknolojileri bağlamında yeni gazeteci kimliği

Bu araştırmanın konusu; yeni iletişim teknolojilerinin günümüz gazeteciliğinin haber üretme pratiğini ve meslek kültürünü nasıl etkilediğidir. Dolayısıyla günümüz gazetecilerinin mesleki pratiklerinde değişim ve dönüşüm farklı konumlarda çalışan habercilerin doğrudan deneyimleri ve meslektaşlarının iş görme pratiklerindeki gözlemlerinden hareketle irdelenmektedir. Araştırmada çoklu araştırma yöntemi kullanılmıştır: Bir taraftan yaygın medyada istihdam edilen gazetecilerin yeni iletişim teknolojilerine yönelik tutum ve düşünceleri ile bu teknolojileri kullanım alışkanlıkları anket yöntemi kullanılarak ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Diğer yandan ise yeni iletişim teknolojilerinin geleneksel gazeteciliğe etkileri derinlemesine görüş alma tekniği ile derlenen veriler aracılığıyla tartışılmaktadır. Bu kapsamda, yeni iletişim teknolojilerinin (yeni medya ortamının) geleneksel gazetecilik pratiklerine etkileri; gazetecilerin yeni iletişim teknolojilerine yönelik tutumları, iletişim teknolojilerini kullanımları, sosyal medyayı kullanım amaçları, izlerkitle ile etkileşimleri ve profesyonel gazeteci kimliğine yönelik görüşlerinden hareketle ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırma sonucunda, gazetecilerin çoğunlukla yeni iletişim teknolojilerine yönelik tutumlarının olumlu olduğu görülmüştür. Bu doğrultuda, sosyal medyayı özellikle bilgi ve haber araştırma, gündemi takip etme ve kendi kişisel düşüncelerini açıklama platformu olarak benimsedikleri tespit edilmiştir. Yeni medyanın alternatif/yeni gazetecilik olanakları yarattığı, ancak habercilik açısından geleneksel medya ve mevcut haber üretim kod ve normlarının hala güçlü bir konumda olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Yeni medya, yöndeşme, geleneksel gazetecilik kültürü, sosyal medya, yurttaş gazetecilik.

GazetecilikSosyal medyaYakınsaklık+3
Tezcan Özkan Kutlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin kurulmasına dair anlaşmanın imzalanmasından sonra santralin yazılı basında sunumu

Ülkemizin enerji ihtiyacı sürekli artmakta ve nükleer enerji bu ihtiyacın karşılanmasında ve enerji güvenliğinin sağlanması yolunda ciddi bir alternatif olarak görünmektedir. Öte yandan toplumda nükleer enerji konusunda var olan bilgi eksikliği ve bilgi kirliliği, konunun doğru bir şekilde anlaşılmasını ve tartışılmasını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin sunumu Türk basınına önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Bu çalışmada Türkiye'nin ilk nükleer güç santralinin Mersin Akkuyu'da kurulmasına yönelik anlaşmanın Türkiye Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu Hükümetleri arasında 12 Mayıs 2010 tarihinde imzalanmasından sonraki 1 yıl boyunca, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin yazılı basındaki sunumu incelenmeye çalışılmıştır. Bu doğrultuda, yazılı basını temsilen seçilen Cumhuriyet, Hürriyet ve Zaman gazetelerinde 12 Mayıs 2010-11 Mayıs 2011 tarihleri arasında yayımlanan Akkuyu Nükleer Güç Santrali konulu haberler içerik analizine tabi tutulmuştur.

Akkuyu Nükleer Güç SantraliBasınCumhuriyet gazetesi+7
Emre Karabeyoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Muhafazakar basında Hegemonya uğrakları: 12 eylül 2010 referandumu ve yeni anayasa tartışmaları

Muhafazakârlık üzerine tartışmalar Cumhuriyetin kuruluşundan beri yapılmaktadır. Kendini muhafazakâr demokrat bir parti olarak tanımlayan AKP'nin 2002 yılında iktidara gelmesiyle beraber sosyal bilimlere ait disiplinlerde bir araştırma nesnesi olarak muhafazakârlığa olan ilgi artmıştır. Bu çalışma muhafazakâr söylemin muhafazakâr gazetelerin köşe yazarlarınca nasıl kurulduğuna odaklanmıştır. Bunu yaparken Laclau ve Mouffe'un Gramsci'nin hegemonya kavramını radikalleştirerek kullandıkları ve ucu açık bir süreç olarak ele aldıkları şekliyle hegemonya kavramını kullanmıştır. Muhafazakâr hegemonya bir oluş ve eklemlenme ilişkileri pratiği içinde ele alınıştır. Çalışma bu yönüyle muhafazakâr hegemonyaya alternatif bir bakış açısı geliştirmeye çalışmıştır. Çalışma iki temel uğrak üzerinden yapılandırılmıştır. İlkin, muhafazakâr hegemonyanın bütünüyle tesis edildiği bir tarihsel moment olan 12 Eylül 2010 Referandumu incelenmiştir. 1 Eylül ve 20 Eylül 2010 tarihleri arasında Yeni Şafak ve Zaman gazetelerinin köşe yazarları incelenmiştir. İkinci bir tarihsel uğrak olarak da muhafazakâr hegemonyanın bir dizi tarihsel olayla kırılganlaştığı bir dönem olarak yeni anayasa yapım çalışmaları ele alınmıştır. Yeni anayasa yapım çalışmalarının sürdürüldüğü 20 Ekim 2011 ile 26 Aralık 2013 tarihleri Yeni Şafak ve Zaman gazetelerinde çıkan köşe yazıları Laclau ve Mouffe'un söylem kuramlarından yararlanarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın sonunda özellikle 12 Eylül Referandumu sırasında biri sivil İslam geleneğinden gelen Zaman gazetesi, diğeri siyasal İslam geleneğinden gelen Yeni Şafak gazetesi köşe yazarlarının yazıları arasında tam bir koşutluk ve fikir birliği olduğu görülmüştür. İki yıl süren yeni anayasa çalışmaları sırasında ise bu fikir birliğinin özellikle başkanlık sistemi teması çerçevesinde ayrışmaya başladığı gözlenmiştir. Bu durum da muhafazakâr hegemonyanın ucu açık bir süreç olarak farklı eklemlenme ilişkilerine olanak sağlayacak bir biçimde işlediğini kapalı ve sonsuz bir sistem olmadığını göstermektedir.

AnayasaBasınGazeteciler+6
Çağdaş Ceyhan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Kişilerarası iletişim sürecinde romantik eşlerde iletişimötesi iletişim aktörlerinin kullanımı: Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi öğrenci örneği

Bu araştırmanın amacı, kişilerarası iletişim sürecinde romantik eşlerarası iletişimötesi iletişim aktörlerini araştırmak olmakla birlikte, bu aktörlerin işlevsellik boyutunu incelemek ve analiz etmektir. Kişilerarası iletişim sürecinde romantik eşlerde iletişimötesi iletişim aktörlerinin kullanımının değerlendirilmesine dayanan bu çalışma, kişilerarası iletişimde yeni yaklaşımların aile sosyolojisi ve psikoloji alanlarıyla hem kuramsal hem de uygulamalı olarak bütünleştirilmesinde disiplinler arası bir niteliktedir. Mutlu ve uyumlu bir birliktelik her şeyden önce sağlıklı ve yeterli bir iletişim ve eşlerin bundan sağladıkları doyumla gerçekleşir. Evliliğin kalitesi ve uyumun artırılması konusundaki önemli noktalardan biri eşlerden her ikisini de hoşnut eden iletişim türleri ve düzeyi üzerinde eşlerin anlaşmaları fikir birliğine varmaları ve memnuniyet duymalarıdır (Şener ve Terzioğlu, 2008). İletişim düzeyinin önemli belirleyici faktörlerden biri olan iletişimötesi iletişimin bir amacı da; eşlere kendi ilişkilerinden sorumlu olmaya izin vererek ilişki kalitesini artırmak olacaktır. Mutlu birliktelik yaşamak isteyen insanları iletişimin bu özel tip süreçleri destekleyen bir bilgi alanı diğer tüm alanlarda da önemli olabilir. Bulgular ışığında, eşlerin iletişim kurarken iletişimötesi iletişim aktörlerini kullanmalarının romantik doyumları ile pozitif yönde bir ilişkisi olduğu söylenebilir.

Bilişüstü stratejilerKişiler arası iletişimRomantizm+5
Çiğdem Çalapkulu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Suriye haberlerinin Türkiye basınında çerçevelenişi

Haber çerçeveleri, bireysel çerçeveleri etkileyen oluşturan ilk basamak olarak görülmektedir. Yapılan araştırmalarda savaşın, çatışmaların ve toplumsal olayların basına yansıdığı dönemlerde, haber çerçevelerinin daha belirgin hale gelebildiği görülmüştür. Haberlerde kullanılan gizli yaftalar, saklı göndermeler, neden sonuç muhakemesi sağlayıcıları gibi unsurlar, bireysel çerçeveleri aynı yönde etkileyebilmektedir. Yakın tarihin en büyük toplumsal olaylarından biri olan Suriye İç Savaşı, Türkiye gündemini yoğun şekilde belirlemiş, aynı paralelde tartışmalar yaratmıştır. Bu dönemde Türkiye basınındaki haber çerçevelerini ve gazetelerin genel yayın politikalarına göre belirlediği çizgiyi araştırmak, okuyucu çerçevelerine etkinin öngörülebilmesi açısından önemlidir. Bu çalışma, Suriye haberlerinin belirlenen tarih dönemlerinde Türkiye basınında nasıl çerçevelendiğini incelemeye yöneliktir. Bu kapsamda Türkiye'de yayımlanan Hürriyet, Sözcü ve Zaman gazeteleri içerik ve çerçeveleme analizi ile değerlendirilmiştir.

BasınGazetelerHaber metinleri+6
Fatih Erken
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de popüler bilim dergilerinin eleştirel ekonomi politik çözümlemesi: Bilim ve Teknik ile Popular Science örnekleri

Bu çalışmada, popüler bilim dergileri özelinde popüler bilim yayıncılığı, eleştirel ekonomi politik açıdan soruşturulmuştur. Popüler bilim kavramının tarihsel olarak geçirdiği dönüşüm ve belirli tarihsel uğraklarda ekonomi politik yapı ile arasındaki ilişki ele alınarak; popüler bilimin, tarihsel, toplumsal ve ekonomi politik boyutları irdelenmiştir. Bilim iletişimine yönelik farklı yaklaşımların da tartışıldığı çalışmada, genel olarak bilim iletişimi etkinlikleri, özel olarak popüler bilim yayıncılığına yönelik eleştirel bir tutum arayışlarının neden başladığı tartışılmıştır. Eleştirel tutum arayışlarına, eleştirel ekonomi politik yaklaşımdan yararlanılabileceği yanıtının verildiği çalışmada, eleştirel ekonomi politiğin kökenleri ve medyanın ekonomi politiğine ilişkin yaklaşımlar irdelenmiştir. Popüler bilim dergilerinin üretiminin gerçekleştiği maddi yapının tanımlanması ve bu maddi yapının içerikler üzerindeki etkilerinin saptanması çalışmanın genel çerçevesini oluşturmuştur. Kuramsal tartışmalar ve çalışmanın amaç soruları doğrultusunda, nitel çözümleme yönteminden yararlanılmıştır. İkili veri toplama tekniğinin kullanıldığı çalışmanın çözümleme bölümünde, sektörel ve metinsel çözümleme gerçekleştirilmiştir. Dergilerin üretim aşamasına ilişkin sektör çözümlemesinde, ekonomi politik açıdan öne çıkan ticari yayıncılık ve kamusal yayıncılık modelleri içinde işleyen iki derginin editöryal kadrolarıyla, yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve bu görüşmeler, belirlenen tematik başlıklar altında değerlendirilmiştir. Dergilerin içeriklerine ilişkin metin çözümlemesinde ise, Bilim ve Teknik ile Popular Science dergilerinin 2014 yılı sayılarının tamamı oluşturulan tematik başlıklar çerçevesinde çözümlenmiştir. Sonuç olarak, iki farklı yayıncılık modeli ve sahiplik yapısı içinde üretilen dergilerde ortaya çıkan farkların; üretim ilişkileri, üretim biçimleri, emek süreçleri, sahiplik yapısı ve yayıncılık modeli gibi ekonomi politik unsurlarda ortaya çıkan farklılıklardan kaynaklandığı saptanmıştır. Eşdeyişle, dergilerin içeriklerinin, ilk aşamada üretildikleri maddi yapı tarafından belirlendiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Popüler bilim yayıncılığı, popüler bilim dergileri, eleştirel ekonomi politik yaklaşım, kamusal yayıncılık, ticari yayıncılık, nitel çözümleme yöntemi.

BilimBilim ve Teknik dergisiBilimsel yayın+4
Mehmet Emir Yıldız
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürlerarası iletişim: Eskişehir'de yaşayan altkültür gruplarından biri olan Arnavutların, hâkim kültürle iletişimi bağlamında incelenmesi

Eskişehir'de yaşayan ve altkültür gruplarından biri olan Arnavutlar'ın hâkim kültürle olan iletişiminin kültürlerarası iletişim bağlamında incelenmesi, çalışmanın genel çerçevesini oluşturmaktadır. Kültürlerarası iletişim kavramının tanımlandığı çalışmada, kültürlerarası iletişim alanının beslendiği diğer disiplinlerden de söz edilmiştir. Kültürlerarası iletişim açısından öne çıkan bazı kavram ve süreçler irdelenmiş; bu kavram ve süreçlerin temel bileşenleri açıklanmıştır. Çalışmanın alanyazın başlığı altında ise, kültürlerarası iletişime yönelik farklı yaklaşım ve kuramlar da tartışılmış, çalışmanın sorunsalı bakımından öne çıkan Arnavut kimliğine ilişkin tarihsel arka plan bilgilerine de yer verilmiştir. Nitel çözümleme yönteminden yararlanılan çalışmada, kartopu örneklemi ile belirlenen 20 kişiyle yarı-yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Derinlemesine görüşmelerden elde edilen veriler, kültürlerarası iletişim disiplini bağlamında irdelenmiştir. Sonuç olarak, Arnavut kültürünün hâkim kültür karşısında güç kaybettiği ve zamanla birçok karakteristik özelliğini yitirmeye başladığı saptanmıştır. Öte yandan, derinlemesine görüşmelerin gerçekleştirildiği bazı katılımcıların kültürel kimliklerini koruma noktasında belirli duyarlılıklara sahip oldukları da gözlemlenmiştir. Anahtar kelimeler: Kültürlerarası iletişim, hâkim kültür, altkültür, Arnavutlar, nitel çözümleme yöntemi

ArnavutlarEskişehirKültürel kimlik+2
Mahmut Ercan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İnsan hakları kavramının tarihsel gelişimi ve bu kavrama Türk basınının bakış açısı:Cumhuriyet ve Yenişafak gazetesi örnekleri

Bu çalışma 1 Aralık 2014- 31 Aralık 2014 tarihleri arasında insan hakları ile ilgili yapılan haberlerin niceliği ve diğer haberlere oranı ile ilgilidir. Bu bağlamda sağ ve sol basın karşılaştırılmış, sağ kesimi temsilen Yeni Şafak, sol kesimi temsilen Cumhuriyet gazeteleri seçilmiştir. Bu araştırma kapsamında, insan hakları kavramının tarihi ve toplumsal alt yapısı ve medeniyetler üzerindeki etkileri araştırılmış ayrıca Osmanlı İmparatorluğundan, Türkiye Cumhuriyetine insan hakları ve demokratikleşme sürecinin geçtiği yollar analiz edilmiştir. Bu bağlamda, insan hak ve özgürlüklerine ait kavramlar içerik analizi yöntemiyle incelenmiş, kişisel, kolektif ve toplumsal haklarla ilgili yapılan haberlerin yayın sıklıklarına bakılarak sonuçlar çıkarılmıştır.

BasınCumhuriyetGazeteler+5
Ersel Kiraz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel kimliklerin ifade alanı olarak Facebook'un rolü: Eskişehir'de yaşayan Karaçaylar üzerine bir inceleme

Bu araştırmanın konusu, kültürel kimliklerin ifade alanı olarak Facebook'un rolü ve Eskişehir'de yaşayan Karaçaylar'ın Facebook sayfalarını kendi kimliklerini oluşturma bağlamında nasıl kullandığıdır. Dolayısıyla bu kullanım pratiklerini ölçmek adına belirlenen örneklem ekseninde 100 kişiye anket uygulanmıştır. Uygulanan anket sonucunda; Facebook'un kişilere hem bireysel anlamda hem de kültürel anlamda kimliklerini oluşturup ifade edebilecekleri bir mecra yarattığı ortaya çıkmıştır; ayrıca ankete katılanların çoğu, Facebook'ta üye oldukları gruplardaki kişilerle gerçek hayatta da yüz yüze iletişime geçerek sosyal paylaşım sitelerinin bir bakıma sosyalleşme yönünü de ortaya koymuşlardır. Bu sonuç, yeni iletişim teknolojilerinin kişinin bireyselleşme üzerindeki etkisi ve toplumsallaşma bağlamında nasıl bir etki oluşturduğu çalışmaları için bir öngörü niteliği taşıyacağı varsayılmaktadır. Yeni iletişim teknolojileri bağlamında sosyal paylaşım sitelerinin giderek yaygınlaşması ve bu sitelerin kullanıcı sayılarının günden güne çoğalması, bu alanla ilgili çalışmaların da yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte bu çalışma, Eskişehir'deki Karaçaylarla ve önemli sosyal paylaşım sitelerinden biri olan Facebook ile sınırlıdır.

EskişehirEtnik kimlikFacebook+7
Hakan Ayaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Obezitenin gazetelerde sunumu

Bu çalışmada sağlık iletişimi bağlamında küresel bir halk sağlığı problemi olan obezitenin günlük yaygın gazetelerde nasıl sunulduğunun saptanması amaçlanmıştır. Çalışmada 2006 yılında İstanbul'da düzenlenen "Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Obezite ile Mücadele Bakanlar Konferansı"ndan öncesi ve sonrasında haberlerde obezitenin sunumundaki nitel ve nicel değişimler ana tema olmuştur. Bu kapsamda 2002, 2004, 2006, 2008, 2010, 2012 ve 2014 yıllarında Akşam, Güneş, Hürriyet, Milliyet, Posta, Sabah, Türkiye, Vatan ve Zaman gazetelerinden elde edilen 752 yazı içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Çalışmanın bulguları ışığında gazetelerin obezitenin nedenleri ve çözümlerinde obeziteyi bireysel bir sorun olarak ele aldıkları saptanmıştır. Obezitenin sonuçları noktasında ise biyolojik sonuçlar hâkim olmuştur. Yıllara göre ise yazılarda 2002 ve 2014 arasında düşüşler olmasına rağmen nicel bir artış tespit edilmiştir. Nitel olarak ise obezitenin sunumu kimi yıllar dışında değişmemiştir. Başka bir ifadeyle "Avrupa Obezite ile Mücadele Bakanlar Konferansı" öncesinde ve sonrasında obezite gazete haberlerinde daha çok "bireyselleştirilmiş bir sağlık problemi" olarak sunulmuştur. Sistemik unsurlar ise arka planda kalmıştır. Anahtar Kelimeler: Sağlık iletişimi, sağlık haberciliği, obezite, beslenme, içerik analizi.

GazetecilerHaberlerObezite+4
Fırat Adıyaman
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İktidar muhalefet haberlerini merkez-çevre çatışması bağlamında okumak

Bu çalışmanın amacı, iktidar muhalefet haberlerini merkez-çevre çatışması bağlamında okumaktır. Bu bağlamda, CHP ile AKP arasındaki polemikler merkez-çevre çatışması bağlamında incelenmiştir. Cumhuriyet, Hürriyet, Vatan, Star, Yenişafak ve Zaman gazeteleri çalışma kapsamında incelenmiştir. Bahsi geçen gazeteler, eleştirel söylem çözümlemesi yöntemine göre incelenmiştir. Çalışma, birinci bölümde Türkiye siyasetinde belirleyici olan merkez-çevre çatışmasına odaklanmıştır. Bu bağlamda, modernleşme ve batılılaşma olguları incelenmiştir. Çalışmada, Osmanlı-Türkiye modernleşmesinde basının rolüne de değinilmiştir. Bu bağlamda, modernleşme sürecinde basının önemi öne çıkarılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, Türkiye basınından seçilen gazeteler eleştirel söylem çözümlemesi yöntemine göre incelenmiştir. Elde edilen bulgular, çalışmanın birinci bölümünde yer alan kuramsal kısım bağlamında değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, gazetelerde yer alan iktidar muhalefet polemiklerinin nasıl bir söylemle haberleştirildiği incelenmiştir. Farklı ideolojik referanslı 6 gazetede yer alan polemik haberlerinde, CHP ile AKP arasında merkez-çevre çatışması okumasına olanak veren polemiklerin yaşandığı görülmüştür. Cumhuriyet gazetesi iktidara muhalif bir haber söylemi kurmuştur. Hürriyet ve Vatan gazeteleri her iki tarafın söylemlerini yeniden üretmiştir. Star, Yenişafak ve Zaman gazeteleri ise iktidarın söylemlerini destekler bir eğilim göstermiştir. Sonuç olarak, güncel siyasetten hareketle CHP-AKP arasındaki polemik konularının merkez-çevre çatışması okumasına olanak verdiğini ve incelenen gazetelerdeki söylemlerden hareketle merkez-çevre çatışmasının devam ettiğini söylemek mümkündür. Anahtar kelimeler: İktidar, muhalefet, merkez, çevre, modernleşme, batılılaşma, basın.

BasınEleştirel söylem çözümlemesiGazetecilik+6
Latif Bilgiler
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Facebook'taki marka sayfalarının kadınlar tarafından takip edilmesine yönelik kullanım ve doyumlar yaklaşımı çerçevesinde bir inceleme

Bu çalışmada, kitle iletişim araçlarını karşısında izleyici olarak konumlanan bireyin kendi ihtiyaç ve arzularını gidermek adına, bilinçli olarak medya tercihi yapışı ele alınmıştır. Tüketim toplumu tartışmaları bağlamında, bireyin izleyiciden tüketiciye dönüşme süreci ve reklamların bu amaca aracılığı tarihsel bir arka plan dahilinde tartışılmıştır. Yeni iletişim teknolojilerinin beraberinde gündelik yaşamın bir parçası haline gelen sanal ortamlar ve bu ortamların tüketici için konumlandırılışı, reklamcılık uygulamaları odağında irdelenmiştir. Kartopu örneklem yöntemi ile ulaşılan kadın internet kullanıcıların, çalışmanın amaç sorularından yola çıkılarak hazırlanan ankete verdikleri cevaplar Kullanım ve Doyumlar Yaklaşımı bağlamında değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Sosyal ağlar, reklamcılık, kadın tüketiciler, Kullanım ve Doyumlar Yaklaşımı

FacebookKadınlarReklamcılık+7
Deniz Marmasan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet ve sosyal ağlar dolayımlı gündelik yaşam pratikleri: üniversite gençliği üzerine bir alan araştırması (Anadolu Üniversitesi özelinde Fen Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İletişim Bilimleri Fakültesi ve Porsuk Meslek Yüksekokulu örnekleri)

Bu çalışmada, internet ve sosyal dolayımlı gündelik yaşam pratikleri tartışmaya açılmıştır. Geçmişten günümüze, internet teknolojilerinin göstermiş olduğu gelişmeler ele alınarak; yeni teknolojilerin olumlu ve olumsuz özellikleri irdelenmiştir. Enformasyonel kapitalizm ile birlikte, bilgi teknolojilerinin güdümünde işleyen gündelik yaşam içerisinde; internet teknolojilerinin ne gibi etkileri olduğu tartışılmıştır. Kuramsal tartışmalar ve çalışmanın amaç soruları doğrultusunda belirli tematik kategoriler oluşturulmuştur. Bu kategoriler, Anadolu Üniversitesi'nden örneklem olarak seçilen öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmelerin bulgularına göre değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: İnternet, sosyal ağlar, gündelik yaşam, gençlik kültürü

Günlük yaşamGünlük yaşam aktiviteleriSosyal ağlar+3
Ozan Yıldırım
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de haber sitelerinin görsel tasarım-ergonomi düzeyleri ve etkinliği

Bu çalışmada; Türkiye'de haber sitesi tasarımları ve ergonomi düzeyleri incelenerek haber sitesi kullanıcıları tarafından nasıl değerlendirildiği araştırılmıştır. Bu bağlamda öncelikle, geçmişten günümüze haber sitesi tasarımlarının nasıl bir değişim sürecinden geçtiği ve konu ile ilgili internetin tarihi gelişimi, haber sitelerinin kullanımı ve tasarımları alan yazın bölümünde açıklanmaktadır. Çalışmanın araştırma kısmında ise çoklu yöntem kullanılmıştır: Birinci aşamada, Türkçe yayın yapan haber sitelerinin tasarımlarının görsel boyutunu ortaya koymak için içerik analizi yapılmıştır. İkinci aşamada ise, haber sitesi kullanıcısı tutumunu ölçmek için genel tarama modeli kullanılmıştır. Bu kapsamda birincil olarak, haber sitelerinin görsel boyutu; Türkçe yayın yapan haber sitelerinde görsel kullanımının nasıl olduğu, görsel ve haber kullanımında tasarımının nasıl uygulandığı, haber konularına göre görsel kullanımının nasıl farklılaştığı araştırılmıştır. İkincil olarak da, haber sitesi kullanıcısının, haber sitelerini takip etme alışkanlıkları, hangi tür haberlere ilgi gösterdiği, ana sayfa tasarımlarının ve görsel kullanımının haber sitesi kullanıcısı tarafından nasıl algılandığı, kullanılan tasarım ve görselle haberin inandırıcılığı arasında kurulan ilişkinin nasıl olduğu haber sitesi kullanıcısı tutumu bağlamında ortaya konulmaktadır. Bu araştırma ile görsel tasarım içerisinde yer alan öğelerin nasıl kullanıldığı ve haber sitesi kullanıcısını ne şekilde etkilediği bu araştırmanın sonuçları arasındadır. Bu araştırmada, görselliğin günümüzde birçok alanda olduğu gibi haber sitelerinde de hedef kitleye ulaşmak için çok önemli bir unsur olduğu ortaya çıkarılmıştır. Anahtar kelimeler: Haber sitesi, online habercilik, haber sitesi tasarımı, görsel tasarım

Elektronik medyaErgonomiGörsel tasarım+4
Ali Emre Dingil
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Eleştirel medya okuryazarlığı kuramı: Eskişehir okulları ölçeğinde bir alan araştırması

Medya okuryazarlığı eğitimi yaklaşımları, bilimin farklı alanlarından yararlanılarak oluşturulmuş varsayımlara dayalı çerçeveler biçiminde betimlenebilir. Bazı yaklaşımlar, kuramsal tutarlılık gösterse de; çoğunlukla, iyi tanımlanmış bir bağlamdan yoksun ve değişken çerçeveler, eğitim uygulamalarına temel olmuştur. Ancak, farklı koşullar karşısında çözüm getiren, kuramsal anlamda bütünlüklü dayanaklar olmadan, toplumsal boyuttaki uygulamaların başarı şansı düşüktür. Türkiye'de medya okuryazarlığı eğitimi alanında yaşananlar bu durumun son örneği olabilir. Dahası, tüm dünyada, bürokrasinin tercihlerine etki eden çıkar gruplarının varlığı, sorunu, kuramsal çalışma yapmanın ve uygulama için yordam önermenin ötesine taşımaktadır. Mülkiyet ya da toplumsal güç ilişkileri ekseninde konumlanmış bu gruplar, medya okuryazarlığı kavramını bağlamından kopararak işlevsiz hale getirmek açısından oldukça etkili olmuşlardır. Konuya benzer yaklaşan akademisyenleri, kendi aralarında uzlaştıracak; ayrıca, karşıt görüşte olanları tutarlı biçimde değerlendirmelerine yardım edecek bir kuramsal çerçeve, açmazları aşmaya ve akademik alanda geliştirilen çözümleri savunmaya yardımcı olabilir. Medya okuryazarlığı çalışmaları alanında gözlenen durum, bilim insanlarının kişisel hatalarından çok, modernlik ekseninde bilimin ve toplumsallaşmanın girdiği yönelimle açıklanabilir. Geç modern çağda, yapılandırılmış olanın, gerçekliğin kendisi olarak sunulmasına dayalı kültür ve insan aklının, içinde yaşadığı gerçekliği okumasını engelleyen bir algı hali, söz konusu yönelimin görünümleridir. Bu çerçevede, iletişimin medyalaşması, sistemin önerdiği tarzların, insan varoluşunun tek biçimi olarak algılanması açısından kritiktir. Ancak, yayıncılık, toplumsal yaşamı belli bir eylem modeli ekseninde tutan bu genel sistemin aracıları olan medyalardan sadece birisidir. Dolayısıyla, bireylerin, deneyimledikleri olayların ya da okudukları metinlerin nesne ve öznelerini birbirinden ayırması, toplumsal süreçleri okuyabilmenin ilk adımıdır. Bu başarıldığında, bireylerin, yaşadıkları toplum içinde özgür seçilmiş sorumluluklar üstlenmeleri mümkün olabilir. Söz konusu amaç etrafında uygun yordamları açıklayacak kuramsal bir çerçeve, eleştirel medya okuryazarlığı eğitiminin koşuludur. Eleştirel medya okuryazarlığı için kuramsal bir çerçeve öneren bu çalışma, insan aklının tek yönelime hapsedilmesiyle bağlantılı bir modernlik anlayışını ve başat paradigmayı sorgulayan geniş bir alan yazınından yararlanmıştır. Eskişehir kentinde, lise çağında okuyan ergen gençler arasında gerçekleştirilen alan araştırması ise, kuramsal çerçeveye uygun bir yöntemsel yaklaşım önermiş ve çalışmanın kendi varsayımlarını sınamıştır. Araştırma için, farklı niteliklere sahip liselerin birinci sınıf öğrencileri arasından, tesadüfi olarak seçilen yirmi dört kız ve yirmi dört erkek gönüllü, ilköğretim seçmeli medya okuryazarlığı dersi alıp almama ölçütüne göre gruplandırılmıştır. Her katılımcıya, demografik değişkenlere yönelik on soruyla birlikte, altmışar adet yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme sorusu yöneltilmiş; daha sonra yanıtlar, nitel olarak çözümlenerek modern toplumda dünya algısını biçimlendiren sistem ve yaşam-dünyası arasında konumlandırılmıştır. İçerdikleri yönelimlere göre kodlanan yanıtlar arasındaki farklılıklar, eleştirel medya okuryazarlığı düzeylerini destekleyen ya da baskılayan toplumsal unsurları açıklamak için kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, medyayı ve toplumu eleştirel okuyabilmenin; bilişsel baskılanmaya engel olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, kendisi için ve başkaları için iyi olanı sorgulayan eleştirellik, kişisel ya da toplumsal anlamda kendini gerçekleştirmenin koşuludur. Sistemin önerdiklerine karşı, kalıcı/içsel değeri aramak ve toplumsal sorumluluk temelinde kendi eylemlerini seçebilmek, temel toplumsallaşma ve eğitim arasındaki uyumla olasıdır. Türkiye özelinde, kurulu güç ilişkileri içinde eleştirel okuryazarlığın dışlanması ya da bürokrasinin medya okuryazarlığı dersini iletişim fakültesi mezunlarının vermesine karşı çıkması çerçevesinde gözlenen sorunlar, bu olasılığın gerçekleşmesini engellemektedir. Dünya genelinde ise, araçsalcı modernlik, toplumların bilişsel anlamda özgürleşmesini engelleyen stratejiler üzerinden sürmektedir. Çalışmanın kuramsal bağlamı ve araştırma bulgular ekseninde, liseler için geliştirilmiş bir eleştirel medya okuryazarlığı ders programının genel hatları, tezin sonunda, ekler içinde önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Gazetecilik, medya okur-yazarlığı, iletişimsel eylem kuramı, araçsalcılık, evrensel pragmatik, modernlik, dünya algılarının rasyonelleşmesi, sistem ve yaşam-dünyası, medyalaşma

Bireyin araçsallaştırılmasıEleştirel söylem çözümlemesiGazetecilik+5
Mehmet Selahattin Okuroğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık konulu yayıncılıkta etik ilkeler

Sağlık haberleri hem taşıdıkları kamusal önem hem de okuyucuların özel/mahrem alanlarına yönelik olmaları nedeniyle özel bir konuma sahiptir. Aynı zamanda kaynağını insanın "insan olma değeri"nden alan ve bireyin temel, vazgeçilemez, devredilemez haklarından biri olan sağlık hakkını doğrudan etkilemektedir. Özensiz, eksik veya yanlış yapılan bir sağlık haberi, bireyin yaşamının sonlanmasına veya yaşam kalitesinin düşmesine neden olabilmektedir. Bu bağlamda ayrıcalıklı bir sorumluluk ve özen gerektiren sağlık haberciliği ile ilgili olarak, sosyal sorumluluk kuramı çerçevesinde, Türkiye'de sağlık haberciliği etik ilkelerinin ortaya konulması amaçlandığı çalışmada, verilerin doküman incelemesi ve görüşme yoluyla toplandığı nitel yaklaşım benimsenmiştir. Çalışmada ilk olarak ahlak, etik ve meslek etiği kavramları üzerinde durulmuş, tıp etiği, basın etiği açıklanmış ve sağlık haberciliğinde karşılaşılan etik sorunlar ortaya konulmuştur. İkinci olarak çalışmanın amacı doğrultusunda sağlık haberciliğinin etkin olarak gerçekleştirildiği ülkelerin basın ilkeleri, gazetecilere yönelik olarak hazırlanan medya kılavuzlarının analizi yapılmış ve uzman görüşleri alınarak sağlık habercilik etik ilkeleri belirlenmiştir. Sonuç olarak sağlık habercisinin haber üretiminde profesyonel gazetecilik davranışlarının gereğiyle, kişinin vücut bütünlüğünü bozmamak, yaşam kalitesini olumsuz etkilememek, eşit ve kaliteli sağlık hizmetine ulaşma hakkını engellememek adına, kişilik haklarını da gözeterek, sorumlu davranmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede gazetecinin sağlık haberi üretim sürecinde göz önünde bulundurması gereken Sağlık Haberciliği Etik İlkeleri ise şunlardır: Zarar vermeme ilkesi, doğruluk ve objektiflik ilkesi, mahremiyet ve özel hayat ilkesi, hakkaniyet ilkesi. Anahtar Sözcükler: Sağlık haberciliği, Meslek Etiği, Etik ilke, Sağlık haberciliği etiği

BasınBasın ahlakıEtik+5
Asuman Kaya
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir'deki yerel magazin basınının ekonomi politiği: Follow ve Motto dergileri örnekleri

Türkiye basınında yaygınlaşan magazin kavramının yerel basındaki yansımalarının, 1980'li yıllardan itibaren değişen ekonomik, siyasi ve kültürel yapısıyla ilişkilendirilerek irdelenmesi bu çalışmanın sorunsalını oluşturmaktadır. Bununla birlikte, Eskişehir yerel magazin basınının üretim ve metin boyutunda incelenmesi de çalışmanın sorunsalı kapsamındadır. Eleştirel ekonomi politik yaklaşım çerçevesinde oluşturulan bu çalışma, Eskişehir'de yayımlanan magazin dergilerinin üretim koşullarını ve içeriklerini çözümleyerek; yerel düzeyde işleyen magazin haberciliğini ve anlayışını sorgulamayı amaçlamaktadır. Çalışmada, öncelikle ekonomi politik bilimin temelleri ve eleştirel ekonomi politiğin medyaya yaklaşımı değerlendirilmiştir. Ardından, medyadaki ekonomi politik dönüşüm ve magazini önceleyen dinamikler, 1980'li yıllardan sonra uygulanan neo-liberal politikalar, tüketim kültürü ve yaşam biçimleri ekseninde tartışılmıştır. Çözümleme kısmında ise, çalışmanın temel amacı çerçevesinde belirlenen araştırma sorularına yanıtlar aranmıştır. Bu doğrultuda, Eskişehir'de yayımlanan magazin dergileri (Follow ve Motto) nitel çözümleme yöntemiyle incelenmiştir. Bu kapsamda, dergilerin üretim süreci ve içeriklerine ilişkin sektör analizi ve metin çözümlemesinden yararlanılmıştır. Sektör analizi yoluyla her iki derginin editöryal kadrolarıyla yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerden elde edilen bulgular, dergilerin üretim aşamasına ilişkin belirlenen beş başlık çerçevesinde yorumlanmıştır. Bunun yanı sıra, metin çözümlemesi tekniğiyle dergi içeriklerini belirleyen konu ve aktörlerin sunumları incelenmiştir. Metin çözümlemesinden elde edilen bulgular, sektörden elde edilen verilerle de desteklenerek beş başlık altında yorumlanmıştır. Sonuç olarak, tekelci bir medya yapılanması içerisinde olan Follow ve Motto dergilerinin içeriklerinin reklam ve kâr kaygısıyla üretildiği sonucuna varılmıştır. Bu şekilde dergilerin tektipleşen içeriklerinde, Eskişehir'deki üst ve üst orta sınıfa üye kişilerin yaşam biçimlerini ve tüketim alışkanlıklarını özendiren ve tüketim kültürünün sürekliliğini destekleyen bir ideolojik üretim gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eleştirel ekonomi politik, neo-liberal politikalar, tüketim kültürü, yaşam biçimleri, magazin, yerel magazin basını.

DergilerEkonomi politikalarıEskişehir+5
Nursen Aydın
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Anayasa referandumları ve basın: 1961, 1982 Anayasaları ile 2010 Anayasa Değişiklik Paketi referandumlarının Türkiye basınındaki sunumunun karşılaştırmalı çözümlemesi (cumhuriyet, hürriyet, tercüman/bugün gazeteleri örnekleri)

Bu çalışmada, 1961 ve 1982 Anayasaları referandumları ile 2010 Anayasa Değişiklik Paketi referandumunun Türkiye basınındaki sunumları örnek olarak seçilmiş Cumhuriyet, Hürriyet ve Tercüman/Bugün gazeteleri özelinde karşılaştırmalı olarak çözümlenmiştir. Sözü edilen örnek gazetelerin referandumlara (1961, 1982 ve 2010) ilişkin tutumları irdelenirken referandum dönemlerinin ekonomi politik ve toplumsal arkaplanları göz önünde tutulmuştur. Bununla birlikte, referandumların sözü edilen örnek gazetelerdeki sunumlarının irdelenmesi, referanduma sunulmuş olan 1961 ve 1982 anayasaları ile 2010 anayasa değişiklik paketinin içerikleri çözümlenerek gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın konusunu oluşturan referandumların tarihsel uğrakları, Türkiye'nin tarihsel süreçte geçirmiş olduğu ekonomik, siyasal ve toplumsal alanlardaki dönüşümler bağlamında soruşturulmuştur. Türkiye'nin ekonomik, siyasal ve toplumsal yapısındaki dönüşümün referandum dönemleri ve referanduma sunulmak üzere hazırlanmış anayasalar ile değişiklik paketi üzerindeki etkileri tartışılmıştır. Bu bağlamda, referandum dönemlerinin ekonomi politik ve toplumsal arkaplanının irdelenmesi, 1961 ve 1982 anayasalarının ve 2010 anayasa değişiklik paketinin içerik özelliklerinin değerlendirilmesi ve örnek olarak seçilmiş gazeteler özelinde Türkiye basınının referandumlara yönelik yaklaşımının ortaya konulması çalışmanın genel çerçevesini oluşturmuştur. Dolayısıyla, örnek olarak seçilmiş Cumhuriyet, Hürriyet ve Tercüman/Bugün gazeteleri özelinde Türkiye basınının sözü edilen referandumlara ilişkin tutumunun karşılaştırmalı olarak çözümlenmesi çalışmanın problemini oluşturmuştur. Çalışmada sorunsallaştırılan konunun çözümlenmesinde nicel ve nitel çözümleme yöntemlerinden yararlanılmıştır. Bu yüzden, çalışmanın çözümleme kısmı nicel ve nitel çözümleme olmak üzere iki kısımdan oluşturulmuştur. Çalışmanın nicel çözümleme kısmında, gazetelerin tüm sayfalarındaki referandumlara ilişkin haberlerin, fotoğrafların, köşe yazılarının, söyleşilerin ve yazı dizilerinin sayısal dağılımlarının belirlenmesinde kısmi olarak içerik çözümlemesi yöntemi uygulanmıştır. Nitel çözümleme kısmında ise, sözü edilen gazetelerde yayımlanmış referandumlara ilişkin manşet ve sürmanşet haberleri ile seçilmiş köşe yazılarının metinsel çözümlemesi gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, tarihsel süreçte Türkiye'nin ekonomik, siyasal ve toplumsal yapısındaki dönüşümlere göre farklılık gösteren referandum dönemlerindeki ekonomik, siyasal ve toplumsal koşullar ile sözü edilen gazetelerin referandumlara yönelik tutumları arasında organik bir ilişki olduğu saptanmıştır. Bir başka deyişle, gazetelerin içeriklerinin, ilk aşamada referandum dönemlerinde hâkim olan dönemsel koşullardan oldukça etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Referandumlar (1961, 1982 ve 2010), basın, sosyal refah devleti, neo-liberal politikalar, küresel kapitalizm.

Anayasa 1961Anayasa 1982Anayasa 2010+7
Lütfü Pınar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası öğrencilerin kültürlerarası iletişim yeterliği üzerine bir inceleme: Türkiye bursluluları örneği

Türkiye Cumhuriyeti tarafından dünyanın dört bir yanından gelen, Türk vatandaşlığı olmayan öğrencilere karşılıksız olarak verilen Türkiye Bursları, her yıl giderek artan sayıda başvuru almaktadır. Türkiye Burslusu öğrenciler Türkçe bilmiyorsa bir yıl Türkçe dil dersleri aldıktan sonra çeşitli düzeylerde (lisans, yüksek lisans, doktora ve araştırma) eğitim almaktadır. Türkiye'ye gelen Türkiye Burslusu öğrencilerin Türk insanı ve kültürüyle nasıl iletişim kurduklarını anlamak ve karşılaştıkları sorunları belirlemek öğrencilerin iletişim yeterliğini artırmak açısından önemlidir. Bu bağlamda, bu çalışmada Türkiye Burslusu öğrencilerin Türkiye'deki kültürlerarası iletişimle ilgili deneyimleri incelenmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda 47 uluslararası öğrencinin katıldığı odak grup görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Biri deneme grubu olmak üzere 7 grup ile yapılan toplam 15 saatlik odak grup görüşmeleri sonucunda Türk kültürüyle ilk kez karşılaşan öğrencilerin Türkiye'deki ilk yıllarında kültürel ve coğrafi farklılıklar, dili yeterli kullanamama, ırkçılık, kişisel alan konusunda algı farklılığı gibi nedenlerle iletişim zorlukları yaşadıkları tespit edilmiştir. Öğrencilerin yaşadıkları sorunlara buldukları çözümler ve iletişim yeterliğini artıran unsurlar sonuç bölümünde ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkiye Burslusu öğrenciler, kültürlerarası iletişim, kültürlerarası iletişim yeterliği.

BurslarBurslu öğrencilerKültürlerarası iletişim+2
Hatice Kahraman Adıyaman
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki ulusal gazetelerin haber fotoğrafı seçiminde tercih öznesi olarak kadın fotoğraflarının feminist ideoloji çerçevesinde göstergebilimsel çözümlemesi

Kadının gazetelerde temsil ve sunuş biçiminin, gazetelerin kapak sayfalarında (1. sayfa) yer alan fotoğraflar üzerinden incelendiği bu çalışmada; gazetede yayınlanan fotoğraflar kadın ideolojisi çerçevesinde ele alınmıştır. Bu tez kapsamında kadın ideolojisinin tarihi, görüşlerin dayandığı temeller ve kadın hareketinin günümüzdeki konumu açıklanmaya çalışılmıştır. Göstergelerin yapıları oluşturduğu yapısalcı düşünce, fotoğrafların anlamlı metinlere dönüştürüldüğü göstergebilim tarihi gelişim süreci içinde değerlendirilmiş, göstergebilimin uygulama yöntemleri değerlendirilmiştir. Tez kapsamında gazetelerin kadına ne oranda yer verdiği, kadın fotoğraflarının hangi haberlerde daha sık yayınlandığı, kadınların fotoğraflardaki temsil biçimleri ile fotoğraf seçimlerinde kadın fotoğrafına yönelik bir tercihin olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada içerik analizi yönetimi ile göstergebilimsel çözümleme birlikte kullanılmıştır. Tiraj raporları uyarınca Türkiye'nin en çok satan 5 gazetesi (Hürriyet, Sabah, Posta, Habertürk ve Sözcü) taranmıştır. İçerik analizi ile elde edilen verilerde, kadının temsil biçimlerine ilişkin haber odaklı araştırmalarla benzerlik gösteren bulgulara ulaşılmıştır. Gazetelerdeki fotoğrafların, yarısına yakınında (%48,44) sadece erkeklerin bulunduğu, kadınların ise; ancak 5 fotoğrafın 1'inde (%18,35) yer alabildiği belirlenmiştir. Tezin niteliksel çözümlemesinde toplumun tamamını ya da hem kadınları hem de erkekleri ilgilendiren konularda içinde sadece kadın olanların kullanıldığıfotoğrafların göstergebilimsel çözümlemesi yapılmıştır. Alanyazındaki bilgiler ışığında ataerkil sistem ve onun geliştirdiği toplumsal cinsiyet rollerinin; kadının, toplum içindeki erkekle eşit bir varlık olarak değil de ikincil, yetersiz ve değersiz olarak görülmesine, annelik ve ev kadınlığı ile sınırlandırılmasına yol açtığı vurgulanmaktadır. Bu tezde de kadının, eşitsiz varlığının yanı sıra kadının basındaki temsilinin biçimsel açıdan sorunlu olduğu ortaya çıkmıştır. Yayınlanan az sayıdaki (%18,35) kadın fotoğraflarının, yüzde 25'i kadını cinsel nesne ya da haz nesnesi olarak gösteren fotoğraflardır. Kadının, erkekle; eşit bir varlık olarak temsil edildiği fotoğrafların oranı ancak yüzde 12,67'de kalırken, konuları itibariyle kadınların yer aldığı fotoğraflar genellikle; magazin haberleri ile asayiş ve 3. Sayfa ya da terör ve mülteci olaylarında yoğunlaşmaktadır. Sonuç olarak; içinde kadınlar yer aldığı fotoğrafların göstergebilimsel çözümlemesinin genel olarak belirli temsil biçimlerine ilişkin anlam ve yananlamlar içerdiği, siyaseti konu alan ya da bilim insanını vurgulayan hiçbir fotoğrafta kadınların olduğu fotoğrafların tercih edilmediği ortaya çıkmıştır. Göstergebilimsel çözümleme sonucunda kadınların tercih edildiği fotoğraflarda, kadının genel olarak; cinsel bir nesne veya haz aracı, eğlenceye düşkün, duygularını kontrol edemeyen ve mantıktan uzak, acının öznesi, çoğu zaman mağdur ya da mağdur yakını, anne veya fedakar kadın gibi toplumsal rolleri pekiştiren anlam ve yan anlamlar taşıdığı belirlenmiştir.

Basın fotoğrafçılığıCinsel kimlikFeminizm+6
Onur Bayram
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde retoriksel stratejiler

Bu çalışma, 10 Ağustos 2014 tarihinde ilk kez halkoylaması ile yapılan Cumhurbaşkanlığı Seçimindeki adaylar, Ekmeleddin İhsanoğlu, Recep Tayyip Erdoğan ve Selhattin Demirtaş'ın seçim kampanyalarında kullandıkları retoriksel stratejilerin irdelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, retorik teorisi içinde 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren gelişmeye başlayan ve yeni/çağdaş retorik olarak adlandırılan retoriksel yaklaşımların kuramsal bakış açısıyla 2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimi retoriksel bir durum olarak ele alınmış ve katılımcı eleştirel retoriğin yöntemsel perspektifi benimsenmiştir. Araştırmada adayların ürettikleri retoriğin bağlamı olarak seçim kampanyaları incelenmiş, katılımcı eleştirel retoriğin yöntemsel perspektifiyle, adayların katıldıkları Diyarbakır, İstanbul ve İzmir mitingleri/toplantılarında katılımlı gözlemle veri toplanmış, adayların seçim kampanyalarının hazırlığında ve işleyişinde çalışanlarla görüşmeler yapılmıştır. Bu verilerle birlikte kampanya sürecinde adayların yaptıkları seçim bildirgesi tanıtım toplantıları, miting/toplantı konuşmaları ve TRT propaganda konuşmalarında kullandıkları retoriksel stratejiler analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, İhsanoğlu'nun başvurduğu başlıca retoriksel stratejilerin uzlaşmacılık, akademik ve uluslararası diplomatik deneyimler ve sakin, rasyonel kişilik üzerinde temellenirken; Erdoğan'ın retoriksel stratejilerinin hizmet siyaseti, milli iradestatüko karşıtlığı ve cesur, meydan okuyucu bir kişilik üzerinde inşa edildiği; Demirtaş'ın retoriksel stratejilerinin ise radikal demokrasi ilkelerine dayalı bir halklar arası eşdeğerlik ilişkisi üretmeye dönük olarak kurgulandığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, adayların başvurduğu retorik stratejilerin dahil oldukları siyasal hareketlerin konjonktürel konumlanışlarını, kırılmalarını ve dönüşümlerini betimlediği ifade edilmiştir. Anahtar kelimeler: Retorik, katılımcı eleştirel retorik, cumhurbaşkanlığı seçimleri, seçim kampanyaları.

CumhurbaşkanıRetorikSeçim kampanyaları+2
Çiğdem Yasemin Ünlü
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Milli Mücadele Dönemi yazarlarından Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun romanlarının popüler kültür içerik özellikleri bağlamında incelenmesi

Bu çalışmada Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu örneğinde Milli Mücadele Dönemi romanlarının popüler kültür içerik özellikleri bağlamında incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Halide Edip Adıvar'ın Ateşten Gömlek (1923), Kalp Ağrısı (1924) ve Vurun Kahpeye (1923); Reşat Nuri Güntekin'in Ateş Gecesi (1942), Damga (1924), Gizli El (1924) ve Yeşil Gece (1928); Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Ankara (1934), Kiralık Konak (1922), Sodom ve Gomore (1928) ile Yaban (1932) adlı romanları incelenmiştir. Çalışmada, öncelikle yöntem üzerinde durulmuş ve çalışmanın nasıl yapıldığı açıklanmıştır. Çalışmanın kuramsal çerçeve ve tarihsel ardalan bölümünde ise öncelikle Marksist Ekonomi Politik Yaklaşıma değinilmiş ve bu bağlamda popüler kültür tartışması yapılmıştır. Sonrasında ise Milli Mücadele Dönemi'nin sosyo-kültürel ortamı değerlendirilmiş, yazarların yaşamı, sanat anlayışları ve değerlendirmeye alınan romanlarının konuları üzerinde durulmuştur. Çalışmada, popüler kültürün belirleyicisinin üretim anındaki siyasal ve ekonomik ilişkiler olduğu görüşü temel alınmıştır. Bu bağlamda yapılan değerlendirmede, Milli Mücadele Dönemi popüler kültür içerik özelliklerinin dönemin sosyo kültürel ve ekonomik yapısı doğrultusunda biçimlendiği ve dönemin popüler kültür içerik özelliklerinin günümüzün popüler kültür özellikleri ile benzerlik gösterdiği ve her iki dönemde de popüler kültürün işlevinin aynı olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Marksist ekonomi politik, Popüler kültür, Milli mücadele dönemi

Adıvar, Halide EdipGüntekin, Reşat NuriKaraosmanoğlu, Yakup Kadri+5
Duygu Ünalan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital yerli ve göçmenlerin haber almada mobil internet kullanımı: Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi örneği

1990 yılından itibaren bilgisayar ve internet teknolojilerinin kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bilgi toplumuna geçiş süreci de hız kazanmıştır. Bilgi toplumuna geçiş, beraberinde dijital teknolojileri kullanabilme noktasında dijital uçurumun (bölünmenin) oluşmasına neden olmuştur. Bu dijital uçurumun ortaya çıkardığı gruplardan biri, dijital teknolojinin içinde doğup büyümüş olan dijital yerliler iken, diğeri teknolojinin önemli bir gelişme olduğunu kabul eden; fakat bu teknolojik gelişmeleri benimseyememiş ya da benimsemeye çalışan dijital göçmenlerdir. "Dijital Yerli ve Göçmenlerin Haber Almada Mobil İnternet Kullanımı: Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Örneği" adlı bu çalışmada, günümüzde bireyler tarafından yaygın bir şekilde kullanılan mobil internetin haber alma noktasında yaşanan farklılığı ortaya koymak için; dijital yerli olarak belirlenen öğrenciler ile dijital göçmen olarak belirlenen akademik ve idari çalışanların örneklem olarak seçildiği 264 katılımcıya anket uygulaması yapılmıştır. Anket uygulamasından önce 50 kişiye yapılan öntest çalışmasında araştırmanın güvenilirliğini ortaya koyan Cronbach Alfa değeri; haber ortamlarına yönelik olarak 0,76 iken, haber alma ve katılıma yönelik 0,91 olarak belirlenmiştir. Bu çalışmanın neticesinde, bireylerin haberlere kolayca ulaşımını sağlayan mobil internet kullanımında dijital yerli ve dijital göçmen olarak belirlenen katılımcılar arasında dijital bölünmeye yönelik bir farklılığın yaşandığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Dijital yerli, Dijital göçmen, Bilgi toplumu, Mobil internet, Yeni

Bilgi toplumuHaber almaMobil internet+2
Ferhat Yasav
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kullanımlar ve doyumlar yaklaşımı çerçevesinde evlendirme programları: Esra Erol'la programı üzerine bir inceleme

2000'li yılların başından itibaren Türk televizyon kanallarında yayınlanmaya başlayan evlilik/evlendirme programları da halen farklı tür ve biçimlerde devam etmektedir. Bu çalışmanın ana problemini söz konusu evlendirme programlarının hangi kitlelerce ve hangi haz ve doyumlarla izlendiğinin saptanması oluşturmaktadır. Gündüz kuşağında yüksek bir izlenme payına sahip olan ve reality program türleri içinde yer alan Esra Erol'la adlı programın özelinde yürütülen bu çalışmada çalışmanın amaçlarından yola çıkarak Kullanım ve Doyumlar Yaklaşımı çerçevesinde oluşturulan anket kolayda örneklem yöntemi ile ulaşılan 319 izleyiciye uygulanmış ve hangi doyumları sağlamak üzere programı izlendiği araştırılmıştır. Analiz edilen cevaplar yine Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı bağlamında değerlendirilmiş; katılımcıların büyük çoğunluğunun eğlence, kaçış ve stres atma başlığı altında toplanan doyumları sağladıkları için bu programı takip ettikleri görülmüştür. İzleyicilerin sağladıkları doyumların yoğunluk sıralamasına göre eğlence, aidiyet geliştirme, temas ve sosyal destek başlıklarında toplandığı görülmüştür Anahtar Sözcükler: Kullanımlar Doyumlar, Evlendirme Programları, İzleyici, Motivasyon, Reality

EvlilikKullanımlar ve doyumlarReality show+2
Ümmügülsüm Karaman
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni toplumsal hareketler bağlamında dijital aktivizm: Dijital feminizm örneği

Toplumsal Paylaşım Ağları ve Internet Teknolojileri insanlığın ve sosyal hayatın pek çok önünü etkilediği gibi Toplumsal Hareketlere de yeni bir yön vermiştir. Bu süreçten sokağa dökülen kadın hareketleri, feminizm ve Feminist Dernekler de etkilenmiştir. Bu çalışma Toplumsal Paylaşım Ağları ve Internet Teknolojilerinin Türkiye'de yer alan kadın hareketlerinin dernekler ve Dijital Aktivizm boyutuna olan etkilerini konu edinmiştir. Bu bağlamda örneklem kapsamında 4 Feminist Dernek ve 7 Feminist Dijital Aktivist Örgütlenme ile mülakat gerçekleştirilmiştir. Mülakatta dernekler ve Feminist Dijital Aktivistlerin kendilerini nasıl tanımladıkları, hareketlerinin başlangıç aşaması, vizyon ve faaliyet alanları, Toplumsal Paylaşım Ağlarını nasıl ve hangi amaçla kullandıkları, Toplumsal Paylaşım ağlarına olan bakış açıları sorulmuştur. Verilen cevaplar ile dernek ve Feminist Dijital Aktivistler karşılaştırmalı yöntemle analiz edilmiştir. Sonuçta Toplumsal Paylaşım ağlarından en çok Facebook ve hareketin kendisine ait olan Web sitelerinin kullanıldığı, Toplumsal Paylaşım Ağlarının en çok üyeler/destekçiler ile iletişim kurmak, daha çok kişiye ulaşmak, etkinlik ve kurumsal haber duyuruları yapmak gibi amaçlar için kullanıldığı tespit edilmiştir. Feminist Dijital Aktivistlerin Toplumsal Paylaşım Ağlarına daha çok olumlu anlam yüklediği görülürken Derneklerin Toplumsal Paylaşım Ağlarına daha ihtiyatlı yaklaştığı anlaşılmıştır. Neticede Türkiye'de başta Internet eşitsizliği sebebi ile Toplumsal Paylaşım Ağlarının kadın hareketine katkısının kısıtlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

AktivizmElektronik ortamFeminizm+7
Okan Aksu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürlerarası iletişim: Makedonya'da yaşayan Türkler ve Makedonlar arasındaki iletişim

Kültürlerarası etkileşimi anlamak için, iki veya daha fazla kültür arasındaki ilişki, aralarındaki iyi niyet veya çatışmalar, kültürlerin kendisi ve varsa sürdürdükleri iletişim incelenmelidir. Bu çalışmasının konusunu, Makedonya'da yaşayan Makedonlar ve Türkler arasındaki kültürlerarası iletişim oluşturmaktadır. Türk azınlık (Makedonya Türkleri) ve Makedonya Cumhuriyeti topraklarında yaşayan Makedon halk arasında varolan durumun belirlenmesi amacıyla, söz konusu insanların kültürel özellikleri, kimliği, kültürlerarası yaşam, daha da özelde kültürlerarası iletişim araştırılıp çözümlenmiştir. Çalışmada, veri toplama yöntemi olarak derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler, Makedonya'nın başkenti Üsküp'te yaşayan 10 Türk (5 kadın/ 5 erkek) ve 10 Makedon (5 kadın/ 5 erkek) ile gerçekleştirilmiştir. Her katılımcıya toplam 19 adet soru sorulmuştur. İlk 9 soru, iki kültürün genel kültürel karakteristiklerini araştırmak ve belirtmek için hem Türklere hem de Makedonlara aynı şekilde sorulmuştur. Sonraki 10 soru ise, Makedonların ve Makedonya'da yaşayan Türklerin kimlik özelliklerini, aidiyet ve kabullenme duygularını, ortak veya ayrışan sembolleri, gelenekleri ve yaşam tarzlarını tanımlamak için her bir gruba farklı olacak biçimde yöneltilmiştir. Ayrıca, toplam 19 sorudan her biri, Makedonlar ve Türkler arasında gerçekleştirilen kültürlerarası iletişimi daha iyi anlayabilmek için katkı sağlamıştır. Sonuçlara göre, Makedon ve Türk kültürlerinin yakın hatta benzer olduğu anlaşılmıştır. Bu toplumlar, sadece aynı topraklarda yaşamamaktadırlar, aynı ve benzer yaşam tarzıları, kültürleri, algıları, tutumları ve değerleri paylaşmaktadırlar. İkisi de özgür duyumsamakta, özgürce davranmakta, yaşamı aynı şekilde algılamaktadır. Makedonya'da iki kültürün aynı derecede güçlü ve belli bir kimliğe sahip olduğu, hiçbirinin kendini azınlık ya da çoğunluk olarak görmediği anlaşılmaktadır. Birlikte entegre olmaları dolayısıyla kültürel kimliklerinin de birbirine uyumlu olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Kültür, İletişim, Kültürlerarası iletişim, Kimlik, Etnisiteler.

Etnik azınlıkKültürel kimlikKültürlerarası iletişim+6
Elena Tımcheva
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de modernleşme süreci'nde basın: Ulus Gazetesi'nin modernleşme söylemi

Bu çalışmada, ilk olarak 14 Eylül 1919 yılında İrade-i Milliye adıyla, ardından 10 Ocak 1920 yılında Hakimiyet-i Milliye adıyla ve daha sonrasında dil devrimine uygun olarak 28 Kasım 1934 yılında Ulus adıyla yayımlanmaya başlayan gazetede yer alan haberlerin "Türk Modernleşmesi"ne olan etkileri tartışılmıştır. İktidarın görüşlerini topluma aktaran ve yeni demokrasi ilkelerini topluma sunan Ulus Gazetesi'nde, 1935-1938 yılları arasında modernleşme söylemi içeren haberler eleştirel söylem analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde, modernleşme-batılılaşma kavramı üzerine odaklanılmış ve modernleşme olgusunun tarihsel dinamikleri ele alınmıştır. XVI. ve XVII. yüzyılda Rönesans ve Reform, sonrasında Sanayi Devrimi'ne dayanan modernleşme hareketleriyle birlikte Batı'nın ilerleme kaydetmesi, Osmanlı İmparatorluğu'ndaki gerilemenin ardından başlayan modernleşme denemeleri ve bu denemelerin cumhuriyet dönemine kadar uzanan tarihi söz konusu bölümün temelini oluşturmaktadır. Bu bağlamda, Osmanlı-Türkiye modernleşme süreci söz konusu bölümde incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, genel hatlarıyla Cumhuriyet Dönemi modernleşmesi üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda, Cumhuriyet Dönemi modernleşmesinin siyasal, ekonomik, hukuki, toplumsal ve kültürel gelişmeleri söz konusu bölümde ele alınmıştır. Öte yandan, 1930'lu yılların genel durumu ve yaratılmak istenen ulusal kimlik olgusuna da bu bölümde değinilmiştir. Ayrıca, ikinci bölümde modernleşme sürecinde basının rolüne genel hatlarıyla yer verilmiştir. Çalışmanın çözümleme bölümünde ise, Ulus Gazetesi'nin tarihi, yayın amacı ve yayın politikası dönem koşulları göz önünde bulundurularak irdelenmiştir. Ulus gazetesinde 1935-1938 yılları arasında yayımlanan ve modernleşme söylemi içeren haberler eleştirel söylem analizi yöntemiyle incelenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular, çalışmanın birinci ve ikinci bölümünde yer alan kuramsal arkaplan bağlamında değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, tek parti hükümetinin resmi yayın organı niteliği taşıyan Ulus gazetesinde yer alan haberlerin ulusal bir bilincin yansıtılmasında, modernleşme bağlamında Türkiye'nin gelişmesi ve kalkınmasında ve yapılan devrimlerin heyecanının yansıtılmasında önemli bir rol oynadığı ortaya konulmuştur. Bununla birlikte, gerçekleştirilen devrimlerde ve modernleşme hareketlerinde Atatürk'ün öneminin vurgulanması, Osmanlı geçmişinin reddedildiği söylemlerin ön plana çıkarılması, Türk modernleşmesinin olumlanması ve iktidar söyleminin yeniden üretilmesi bağlamında Ulus gazetesinde yer alan modernleşme söylemi içeren haberlerin önemli bir ölçüde belirleyici olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Modernleşme, batılılaşma, basın, Kemalizm, Ulus Gazetesi.

BasınBatılılaşmaGazeteler+4
Naim Sığın
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Medya işletmeciliğinde yaşanan yapısal ve yönetsel değişimlerin medya profesyonellerinin çalışma ilişkilerine etkisi: Haber siteleri örneğinde bir alan araştırması

Bu çalışmanın amacı; medya işletmeciliğinde yaşanan yapısal ve yönetsel değişimlerin medya profesyonellerinin çalışma ilişkilerine etkisini, haber siteleri örneği çerçevesinde incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, çalışma kümesini oluşturan 12 medya profesyoneli ile yarı-yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve görüşme yöntemini desteklemek için gözlem temelli alan araştırması yapılmıştır. Nitel araştırma desenlerinden olgubilime dayandırılarak gerçekleştirilen araştırma sonucunda elde edilen veriler, betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleriyle çözümlenerek yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, medya profesyonellerinin çalışma alanı olan haber kavramının değiştiği, bunun da medya profesyoneli kimliğini dönüştürmeye başladığı ve yayın sürecini esnekleştirdiği ortaya çıkmıştır. Çalışmada ayrıca, gelir modellerinin farklılaşmaya başladığı bu yeni medya ikliminin, örgüt yapısını ve çalışma koşullarını da etkilediği vurgulanmıştır. Son olarak ise 5953 Sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun, medya işletmeciliğinde yaşanan yapısal ve yönetsel değişimlerin medya profesyonellerinin çalışma ilişkilerine yansımalarını düzenlemede yetersiz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yeni medya, Medya işletmeciliği, Medya profesyonelleri, Çalışma ilişkileri, Medyada çalışma hayatı.

HaberlerMedyaProfesyonellik+7
İpek Kumcuoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye radyoculuğunda yayıncılık seçeneği olarak tematik radyolar

Radyo, günümüz kitle iletişim araçları arasında halen önemini korumakta ve gelişen teknoloji ile birlikte farklı bir boyut kazanmaktadır. Dijitalleşme ve kanalların çoğalmasıyla birlikte tematik yayıncılık, geleneksel radyo yayıncılığının yanında yeni bir tür olarak ortaya çıkmıştır. Tematik yayıncılık belli bir ya da birkaç konuda uzmanlaşmış, ortak bir beğeniye sahip homojen bir kitleyi hedefleyen yayıncılık türü olarak tanımlanmaktadır. Çalışmada, 2017 yılının Şubat ayında yayın hayatına devam eden 7 tematik radyo örneklem olarak seçilmiş ve derinlemesine görüşme yöntemi kullanılarak Türkiye radyoculuğunda yayıncılık seçeneği olarak tematik radyolar incelenmiştir. Çalışmanın amacı; tematik radyoların profili, işleyişi hakkında bilgi vermek ve program içerikleri oluşturulurken nelere dikkat edildiğini saptamaktır. Bunun yanı sıra günümüz radyo yayıncılığının durumunu saptamak ve gelecekteki radyo yayıncılığı hakkında öngörüde bulunmak bu araştırmanın diğer amaçları arasında yer almaktadır. Araştırmanın sonucunda elde edilen verilere göre, dijitalleşme ve teknolojinin gelişimine bağlı olarak tematik yayıncılık anlayışının giderek yaygınlaştığı görülmekte ve gelecekteki yayıncılık anlayışının tematikleşeceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Radyo, dijital teknoloji, tematik, yayıncılık, internet.

Elektronik yayıncılıkKitle iletişim araçlarıRadyo+5
Elif Yılmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli çocuk sığınmacıların Türk yazılı basınında temsili

Suriye İç Savaşı ve savaşın sonucunda ortaya çıkan mülteci krizi son birkaç yıldır Türkiye'nin gündeminde önemli bir yer tutmaktadır. Bugün itibariyle Türkiye'deki Suriyeli sığınmacıların sayısı 3 milyona yakındır ve sayının yarısından fazlasını çocuklar oluşturmaktadır. Alan Kurdi örneğinde görülebileceği gibi yaşanan süreçte en büyük zararı çocuklar görmektedir. Bu durum sığınmacı sorununa yaklaşımda ve sığınmacı politikalarının oluşturulmasında çocuk odaklı bir bakışın zorunlu olduğunu göstermektedir. Bu çalışma konunun medya boyutuna odaklanmakta ve Suriyeli çocuk sığınmacıların Türk yazılı basınında nasıl temsil edildikleri sorusuna yanıt aramaktadır. Bu kapsamda 2011 yılından başlanarak 2016 yılının sonuna kadar Hürriyet, Posta, Sabah, Sözcü ve Zaman gazetelerinde Suriyeli çocuk sığınmacılarla ilgili yayınlanan haber ve köşe yazıları içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Çalışma sonucunda ulaşılan bulgular Türk yazılı basınının Suriyeli çocuk sığınmacılara yönelik olumlu bir bakış açısına sahip olduğunu ancak sığınmacı çocuklara dair üretilen temsillerin çeşitli etik sorunlar içerdiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Suriyeli Çocuk Sığınmacılar, Suriyeli Çocuklar, Alan Kurdi,Medyada Temsil, Mülteciler.

BasınGazetelerGöçmenler+6
Merve Şentöregil
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

29 Mart 2009 Yerel Seçim döneminde siyasal partilerin Eskişehir yerel gazetelerine verdikleri propaganda amaçlı ilanların betimsel ve göstergebilim yöntemiyle çözümlenmesi

Demokrasilerde siyasal iletişim belirleyici bir etken haline gelmiştir. Siyasal iletişim geçmiş yıllara göre çok daha önemli bir boyut kazanmıştır. Türkiye'de siyasal iletişim süreci içerisinde artık bir görüntü, bir fotoğraf, bir slogan, gündemi belirler hale gelebilmektedir. Özellikle siyasetçi ile seçmen arasındaki iletişimde, propaganda amaçlı fotoğrafların ve sloganların önemini yadsıyamayız.29 Mart 2009 yerel seçimleri öncesinde de siyasi partiler propaganda ilanlarında fotoğrafı kullanarak seçmenleri ikna ve etkileme çabalarını sürdürmüşlerdir.Çalışmamızda da fotoğrafın kitleleri etkileme gücü açısından siyasi ilanlarda kullanımının önemi de vurgulanarak:Birinci bölümde; iletişim ve siyasal iletişim, ikinci bölümde; propaganda konusu literatür araştırması yapılarak çalışmanın teorik yapısı ortaya konulmaya, kavramlar tanımlanmaya çalışılmıştır.Çalışmanın üçüncü bölümünde ise; 29 Mart 2009 yerel seçimine katılan dört siyasi partinin yerel seçimler öncesi dönemde (01-28 Mart) siyasal propaganda amaçlı; Eskişehir yerel gazetelerinde, kullandıkları görsel ve yazılı ilanlar betimsel ve göstergebilimsel yöntemle incelenmiştir.

Basın ilanıGazetelerPropaganda+6
Hale Ak
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Futbol ile ilişkili şiddet olaylarına yönelik haberlerin gazetecilik meslek etiği ilkeleri açısından değerlendirilmesi: Galatasaray-Leeds United, Roma-Galatasaray ve Türkiye-İsviçre karşılaşmaları örnek olaylarına yönelik haberlerin fikir gazeteleri, popüler gazeteler ve spor gazetelerindeki sunumlarının karşılaştırmalı içerik çözümlemesi

Futbol ile ilişkili şiddet olaylarına yönelik haberlerin, gazetecilik meslek etiği ilkeleri açısından değerlendirildiği bu çalışma, kuramsal ve uygulama olarak iki ana bölümden oluşmuştur. Çalışmanın kuramsal bölümünde gazete, gazeteci, gazetecilik ve haber kavramları, gazeteciliğin tarihsel gelişimi; etik ve ahlak kavramları, gazetecilik meslek etiği, gazetecilik meslek etiğine ilişkin yaklaşımlar; fikir gazeteciliği, popüler gazetecilik, spor gazeteciliği; şiddetin tanımı, türleri, saldırganlık ve saldırganlık çeşitleri ile futbolda şiddet ve saldırganlık konuları ayrıntılı olarak irdelenmiştir. Çalışmanın uygulama bölümünde ise, fikir gazeteleri, popüler gazeteler ve spor gazetelerinde yer alan futbol ile ilişkili şiddet haberlerinin, gazetecilik meslek etiği ilkeleri açısından değerlendirilmesine yönelik bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada, Galatasaray-Leeds United, Roma-Galatasaray ve Türkiye-İsviçre karşılaşmalarında yaşanan şiddet olayları ile ilgili haberler, gazetecilik meslek etiği ilkeleri açısından incelenmiştir. İnceleme sonucunda, fikir gazetelerinde yer alan örnek olaylara ilişkin haberlerin yüzde 19,2'sinde, popüler gazetelerde yer alan örnek olaylara ilişkin haberlerin yüzde 30,4'ünde, spor gazetelerinde yer alan örnek olaylara ilişkin haberlerin ise, yüzde 33,4'ünde, gazetecilik meslek etiği ilkelerinin ihlal edildiği belirlenmiştir.

Basın ahlakıEtikGazeteler+6
Ahmet Sinav
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türk-Rus ilişkileri ve bir örnek uygulama olarak Vladimir Putin'in ziyaretinin yazılı basın ve elektronik sürümlerinde ele alınışı

Türkiye ve Rusya Federasyonu Avrasya bölgesinin başlıca ülkelerindendir. Son yıllarda Türk-Rus ilişkileri büyük bir gelişme göstermektedir. İkili ilişkiler tarihsel rekabete dayanan ilişkilerden çok boyutlu işbirliği sürecine geçiş yapmaktadır. Bu tez, Türk-Rus ilişkilerinin tarihten günümüze kadarki gidişatını inceleyip bugünkü durumunu betimleyip yazılı basında ve elektronik sürümlerinde ele alınışı konusunda bilgi edinmeyi amaçlamaktadır.Bu çalışmada Türk-Rus ilişkilerinin güçlendirilmesinde büyük bir rol oynayan Rusya Federasyonu'nun eski devlet başkanı, günümüzde başbakanı olan Vladmir Putin'in 8 Haziran 2010 tarihli Türkiye ziyareti ardından Türkiye ve Rusya yazılı basın ve elektronik sürümlerinde çıkan haberler temel alınmıştır. Haberlerin içerik analizi yapılmış ve Türk-Rus ilişkilerinin basında nasıl yansıtıldığı araştırılmaya çalışılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre iki ülkenin yazılı basın ve elektronik sürümlerinde ülke imajlarının olumlu yönlerden gösterildiği tespit edilmiştir. Bu sonuçlar uluslararası ilişkiler ve özellikle kamu diplomasisinin medya ile etkileşiminin ne denli önemli olduğunun bir göstergesidir. Hızla gelişen Türk-Rus ilişkilerinin diplomatik alandaki söylemleri pozitiftir ve her iki ülkenin farklı sahip gruplarına ait gazetelerde de aynı pozitifliliği korumaktadır.

GazetelerHaberlerPutin, Viladimir+6
Natalya Pravdyuk
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Kültürlerarası iletişim bağlamında Türk basınında etnik kimliklerin sunumu: Ermenilere ilişkin haberlerin nicel ve nitel analizi

Bu çalışmada kültürlerarası iletişim perspektifinde Türkiye'deki yazılı basında farklı bir kültür, kimlik ve aidiyet bağı olarak etnik kimliklerin nasıl temsil edildiği Ermenilere ilişkin haberler üzerinden incelenmeye çalışılmıştır. Kültürlerarası iletişim bağlamında farklı kültürler ve kimlikler arasındaki iletişim ve etkileşim sürecinde bariyer işlevi gören kalıpyargılar, önyargılar, etnomerkezcilik ile biz-onlar ayrımı ve ötekileştirme gibi faktörler medyada farklılıkların temsili açısından önemli bir perspektif sağlamaktadır. Bu bağlamda Ermenilerle ilgili 2000'li yıllardan bu yana dünyada ve Türkiye'de yaşanan gelişmeler içerisinden Fransa Parlamentosu tarafından kabul edilen Ermeni soykırımı yasası ve Bilgi Üniversitesi'nde Ermenilerle ilgili düzenlenen konferans ile ilgili gazete yazıları içerik ve eleştirel söylem çözümlemesine tabi tutulmuştur. Basından Hürriyet, Cumhuriyet ve Zaman gazeteleri örneklem olarak alınmış ve söz konusu olaylar, belli tarih aralıklarında bu gazetelerde incelenmiştir.İçerik analizi bulgularına göre; toplam 544 gazete yazısı içerisinde kalıpyargılara, önyargılara, etnomerkezciliğe ve ötekileştirmeye zemin hazırlayan biz-onlar vurgusunun örtük biçimlerde gazete yazılarında ağırlıklı olarak yer aldığı bulgulanmıştır. Eleştirel söylem çözümlemesi sonucu elde edilen bulgulara göre ise ilk olayla ilgili incelenen haberlere ağırlıklı olarak Fransa'ya yönelik Türkiye'nin siyasi, iktisadi ve kültürel tepkilerini öne çıkaran bir söylem hâkimdir. İkinci olayda ise konferansa olumsuz yaklaşan haber aktörlerinin değerlendirmeleri ile konferansa olumlu yaklaşan haber aktörlerinin değerlendirmeleri üzerinden haber söylemlerinin iki karşı kutupta oluştuğu görülmektedir.

BasınErmenilerEtnik kimlik+7
Onur Bekiroğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Engellilere ilişkin haberlerin hak haberciliği bağlamında değerlendirilmesi

Bu çalışmada engellilere ilişkin haberlerin medyada sunumu, hak haberciliği bağlamında değerlendirilmiştir. Çalışmada, hak haberciliğinin anlaşılabilmesi için haberin tarihine yer verilmiş ve liberal basın anlayışının şekillendirdiği haberciliğin temel unsurları üzerinde durulmuştur. Daha sonra, geleneksel habercilik anlayışına getirilen eleştiriler ile birlikte ortaya çıkan alternatif medyalar açıklanmış, alternatif medyalar içinde değerlendirilen hak haberciliği ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Çalışmada, araştırmanın öznesi olarak belirlenen engellilerin daha iyi anlaşılabilmesi için, engellilerin görüşlerine yer verilmiş, engellilik kavramı, insan hakları ve medya ile birlikte ele alınmıştır. Engellilerle yapılan derinlemesine görüşmelerde engellilerin görüşlerinin hak haberciliği ile örtüştüğü görülmüştür. Çalışmada incelenen Hürriyet, Posta, Sabah ve Zaman gazetelerinde belirlenen zaman aralığında toplam 44 engelli haberine yer verilmiştir. Bu gazetelerde engelli haberlerinin tüm haberler içindeki oranı, yüzde 1'den azdır. Aynı zaman aralığında alternatif bir medya olarak tanımlanan www.bianet.org adresinde ise, engelli haberi bulunamamıştır. Ülke gündemini uzun bir süre meşgul eden ve gazetelerin geniş yer ayırdığı, ?Hak ihlâlinin sunumu? örnek olayı, yaygın basında hak haberciliğine uygun sunulmazken, alternatif bir medya olarak tanımlanan www.bianet.org adresinde ise, hak haberciliğine uygun sunulmuştur. Son olarak çalışmada incelenen engellilerin kendilerine ait internet haber sitesi www.engellihaberleri.com adresinde yer alan engelli haberlerinin de çoğunlukla hak haberciliğine uygun sunulmadığı görülmüştür.

Engelli kişilerHaber verme hakkıHabercilik+3
Şenay Bilik Yıldırım
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Feminist kuram çerçevesinde magazin dergilerinde kadının sunumu

Kitle iletişim araçlarının kurguya dayalı, basmakalıp ve çarpıtılmış olarak dar bakış açısıyla sunduğu ve yeniden üreterek tekrar tekrar sunduğu gerçeklik, toplum tarafından yavaş yavaş kanıksanmakta ve normalleşmektedir. Bu gerçekliği yeniden üreterek kanıksatan kitle iletişim araçlarından biri de, magazin dergileridir. Magazin dergilerinin kadınları nasıl sunduğu, hangi kadın imgesini kanıksatmaya çalıştığı ve Türkiye'deki feminist hareketlerin, magazin dergilerindeki kadının sunumunu nasıl etkilediği, bu çalışmanın problemidir. Bu amaçla, feminist kuram çerçevesinde magazin dergilerinde kadının nasıl sunulduğu araştırılmıştır. Cumhuriyet döneminde Türkçe yayınlanan tüm magazin dergileri çalışmanın evreni olarak belirlenmiş ve çalışma evreni içinde yer alan dergiler; kendi içinde benzeşikliğine, yayın tarihlerine, hükümetlerin dış ilişkilerle ilgili tercihlerine ve kadın hareketlerindeki kırılma noktalarına göre alt çalışma evrenlerine ayrılmıştır. Alt çalışma evreninde yer alan dergilerden, sistematik rassal örneklem yöntemiyle örneklem seçilmiştir. Örneklem olarak belirlenen 45 derginin 186 sayısı incelenmiştir. Genel tarama modelindeki çalışmada, araştırma sorularına yanıt vermek üzere, içerik analizi yöntemi kullanılmıştır.Magazin dergilerinde kadın sunumunun, feminist hareketlerden çok sosyal ve siyasal gelişmelerden etkilendiği görülmüştür. Kadınların medyada görev almaya ve hatta genel yayın yönetmeni düzeyinde çalışmaya başlamasının, dergilerde sunulan kadın profilinde değişiklik yarattığı gözlenmiştir. Kadınların cinsel kimliğini vurgulayan sıfatlar kullanılmaya devam etmiş, ancak kadınların cinsel obje olarak kullanımı azalmış, yazılarda yer verilen kadınların yaş ortalamaları yükselmiş ve politikacı, işveren kadınlarla ilgili yazılar yayınlanmaya başlamıştır.

DergilerFeminizmKadın hakları+4
Selma Bayraktar Arberkli
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kriz haberciliği bağlamında domuz gribi haberlerindeki panik unsurların belirlenmesi

Bu çalışma Nisan 2009- Şubat 2010 arasında pandemi olarak ilan edilen domuz gribini konu alan haberlerdeki panik unsurların belirlenmesine yöneliktir. Bu kapsamda Türkiye'de yayımlanan Zaman, Hürriyet, Milliyet, Posta, Vatan, Sabah ve Haber Türk gazetelerinde yer alan domuz gribi konulu haberler içerik analizi ile değerlendirilmiştir.

GazetelerHabercilikHaberler+4
Hande Demiroğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Etnograf ve fotoğrafçılara yönelik bir etnografi çalışması: Hacı Bektaş Veli etkinliklerinin foto-etnografisi

Araştırmada, etnografi ve fotoğraf ilişkisi çerçevesinde, fotoğrafçı ve etnografın fotoğrafı, sosyal bilimler araştırmalarında veri olarak nasıl kullandığı, etnografik nitelikli fotoğrafın hangi yöntemlerle çekildiği ortaya konmuştur. Alanyazın bölümünde araştırmaya temel oluşturan kuramcıların düşüncelerine yer verilerek, kuramsal bir arkaplan oluşturulmaya çalışılmıştır. Etnografi ve fotoğraf ilişkisi örnekleriyle açıklanmış, görsel etnografi, foto etnografi ve etnografik fotoğrafın tanımı yapılmıştır. Etnografik fotoğrafın araştırmalarda kullanımına yönelik örnekler verilmiş, fotografik uyarım, düşünümsel fotoğraf, yeniden fotoğraflama, fotoifade, görsel anlatı ve vernakular fotoğraf gibi yöntemler literatüre kazandırılmıştır.Araştırmanın uygulama bölümünde etnografi ve fotoğrafçılardan oluşan katılımcıların, Alevilerin her yıl düzenledikleri Hacı Bektaş Veli Törenleri ile ilgili bir foto-etnografi çalışması yapmaları sağlanmıştır. Bu araştırma süresince araştırmacı da etnograflar ve fotoğrafçıları alanda gözlemleyerek onlar üzerine bir etnografi çalışması gerçekleştirmiştir. Böylelikle katılımcıların yaptıkları etnografinin de etnografisi gerçekleştirilerek, iki farklı sosyal bilimler alanından gelen etnograf ile fotoğrafçı arasındaki benzerlikleri ve farklılıklar belirlenmiştir. Araştırmada etnografi ve foto-etnografi yöntemleri ile katılımcı günlüğü, araştırmacı günlüğü, derinlemesine görüşme, fotografik uyarım gibi veri toplama araçlarından faydalanılmıştır. Analiz sonucunda fotoğrafçı ve etnografların mesleki pratiklerinde ortaklıklar ve farklılıklar bulunmuştur. Mesleki, cinsiyet, ideolojik, dini kimliklerinin bakış açılarını etkilediği ve alana yansıdığı tespit edilmiştir. Fotoğrafın sosyal bilimlerde veri olarak değeri ortaya konularak, katılımcıların alanda geliştirdikleri yöntemler de tartışılmıştır. Mesleki pratikleri, alanda karşılaşılan zorluklar, alanda gerekli durumlar, fotoğraf çekme ve diğer veri toplama araçlarını kullanma deneyimleri, kaynak kişilerle iletişimleri, fotoğrafın ve etnografinin tanımları gibi temel bulgular ortaya konulmuştur. Etnografların fotoğraf çekmeye, fotoğrafçıların da etnografi yapmaya olan yatkınları tespit edilmiştir. Böylelikle gerek fotoğrafçılara gerekse etnograflara yol gösterebilecek temel bilgiler araştırma sonunda sıralanmıştır.Katılımcıların alanda çektikleri fotoğraflar da analiz edilmiş, analiz sürecinde fotoğraf çekim süreci, fotoğrafın kendisi ve izleyicinin yorumundan oluşan üçlü sac ayağının önemi bir kez daha vurgulanmıştır. Katılımcıların çektikleri fotoğraflara, farklı disiplinlerden gelişleri, kimlikleri, etnografiye ve fotoğrafa bakışları, alanla ilgili düşünceleri yansımıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler ışığında, söylenmesi gereken en temel vurgu etnografik bilgiyi aktaran görsel metin olarak fotoğraflar etnografik veri niteliğindedirler ve sosyal bilimlerin her alanında kullanılmalıdırlar. Burada önemli olan nokta ise araştırma tasarımında fotoğrafın görsel günlük mü ya da görsel kayıt olarak mı tanımlanacağıdır. Yapılan çalışmada fotoğraf görsel günlük olarak tanımlanmış ve düşünümsellik kavramı ön plana çıkmıştır

AntropolojiBelgesel fotoğrafEtkinlik+4
Gülbin Özdamar Akarçay
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan eğitim programlarının tasarımlanma süreci ve UZEM yönetici görüşleri

Eğitim bireyin toplum kültürünü, öğretileri ve beceriler kazanmasında etkili olan sosyal süreçlerin tümünü kapsar. Bu sürecin büyük bir kısmı okulda geçer. Ancak gelişen bilgi ve iletişim teknolojileri, uzaktan eğitim yöntemi ile bireyi fiziki alan ve zaman kısıtlılığından kurtarmakta, farklı öğrenme ortamları yaratmaktadır. Bu ortamların planlanması ve yönetimi, kendi kendine öğrenen bireyin başarısını doğrudan etkilemektedir.Uzaktan eğitim programlarının tasarımlanma süreci, programın oluşturulmasından hayata geçirilmesine kadarki, hatta sonrasındaki döneme kadar uzanır. Bu süreç programın verimliliğini, işlerliğini ve işlevselliğini belirler. Bu araştırmada geliştirilen ölçütler ile UZEM yöneticilerinin görüşleri alınarak, bu alanda kılavuz niteliğinde bir çalışma ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Eğitim programlarıTasarımTasarım süreci+1
Melis Pınar Odacıoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Televizyonda kamuoyunu bilgilendirme amaçlı mesaj oluşturma ve yönlendirme sürecinde sunucu/yorumcunun işlevsel rölü

Günümüzde haber program türlerinde soru-cevap olarak nitelenen söyleşi yöntemi sıkça kullanılmaktadır. Bu çalışma içerisinde söyleşi yönteminin kullanıldığı haber programlarındaki kişilikler arasında yer alan commentator (sunucu/yorumcu) kavramı irdelenmiştir. Literatürde farklı uygulamalar için kullanılan ve tek bir tanımı bulunmayan ?commentator? kavramı, araştırma boyunca sunucu/yorumcu olarak nitelendirilmektedir. Çalışmada Türkiye'de yayın yapan ulusal televizyon kuruluşlarında, 2010-2011 yılları arasında yayınlanan programlarda görev alan, sunucu/yorumculardan oluşan örneklem üzerinde inceleme yapılmıştır. Bu araştırmanın amaçları; sunucu/yorumcuların mesleki olarak tanımını yapmak, karar verici rollerini belirlemek, kamuoyunu bilgilendirme amaçlı mesaj oluşturma ve yönlendirme sürecinde nasıl bir işleve sahip olduklarını ortaya çıkarmaktır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı çalışmada, yapılan görüşmeler, N-Vivo programında betimsel analiz yapılarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, görüşülen medya profesyonellerinin mesleki tanımlarını net biçimde ifade edemediği ve kavramın uygulamada net bir tanıma sahip olmadığı bulgulanmıştır. Sunucu/yorumcuların genellikle kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğu taşıdıkları ve kişisel olarak önem verdikleri, toplumu ilgilendiren konu ve durumlarda özellikle mesaj verme eğiliminde oldukları belirlenmiştir.

KamuoyuKamuoyu oluşturmaMesaj+5
Fatma Nur Demir
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Taraf gazetesinin gündemini belirleyen unsurlar ve gazetenin gündeminin diğer gazetelerin gündemlerine olan etkisi

Bu çalışmada 2007 yılında yayın hayatına başlayan Taraf gazetesinin gündeminin belirlenmesinde rol oynayan etmenler ve gazetenin gündeminin Türkiye basınının gündemi üzerinde yarattığı etki ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın kuramsal bölümünde gündem belirleme yaklaşımının ilk basamağı olan medya gündemi üzerinde durulmuş ve medya gündemine etki eden unsurlar ele alınmış ve Taraf gazetesi biçimsel ve içeriksel ve yapısal boyutlarıyla anlatılmıştır.Çalışmanın uygulama bölümünde, Taraf'ın 11 çalışanıyla derinlemesine görüşme yapılmış ve görüşme deşifreleri ile birlikte gazetenin çalışma kapsamında seçilen 35 sayısı betimsel analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Çalışmanın bir diğer uygulaması da Taraf'ın gündeminin basın gündemi üzerinde yaptığı etkinin tespit edilmesi amacıyla yapılan içerik analizidir. İlk kez Taraf'ın gündemine aldığı ?Dağlıca baskını biliniyordu?, ?Havan mermisi kızı parçaladı? ve ?Darbenin adı Balyoz? haberlerinin, çalışma kapsamında ideolojik konumlanışları bakımından merkez, muhafazakar, İslamcı, sosyalist/sol, milliyetçi/sağ, liberal ve ulusalcı olmak üzere yedi gruba ayrılan toplamda 16 gazetede ne kadar ve nasıl yer aldıkları içerik analizi ile tespit edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre, Taraf'ın gündeminin belirlenmesinde, gazete çalışanlarının kimlik tanımları ve gazeteyle kurdukları aidiyet ilişkisi; rutin dışı habercilik çabaları; yapısal sorunlar ve son kertede Türkiye'deki resmi ideolojiye karşı çıkış ve bu yönde verilen mücadele olgularının önemli rol oynadığı gözlemlenmiştir. Çalışma kapsamına alınan gazetelerin, Taraf'ın yayınladığı haberlerin niteliklerine göre bu haberlere ilgilerinin ve haberleri yayınlama biçimlerinin değiştiği görülmüştür.

GazetelerGündem belirlemeMedya+2
Çiğdem Yasemin Ünlü
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de sağlık haberciliğinin tarihsel gelişimi ve Hürriyet gazetesi örneği

Bu çalışma sağlık haberciliğini tanımlayarak, ayrı bir uzmanlık alanı olarak basın tarihi içerisinde ortaya çıkışını ve tarihsel bağlam içerisindeki gelişimini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda çalışmada öncelikle sağlık haberinin nitelikleri ele alınmakta,ardından sağlık haberciliğinin tarihsel gelişimi ekonomik ve toplumsal gelişmelerin yanında sağlık ve medya alanındaki gelişmelere de paralel olarak irdelenmektedir. Hürriyet gazetesi örneğinde sağlık haberciliğinin tarihsel gelişiminin incelenmesi ise çalışmanın uygulama boyutunu oluşturmaktadır. Çalışmada elde edilen bulgular sağlık haberciliğinin ilk uygulamalarının 1830'lu yıllara dek uzandığını ancak sağlık haberlerinin yaygın gazetelerde daha yoğun yer almasının 1990'lı yıllarda gerçekleştiğini ortaya koymaktadır. Alanda uzmanlaşmaya dönük ilk adımların atıldığı ve sağlık habercilerinin örgütlendiği 1990'lı yılları, sağlık haberciliğinde ticarileşmenin etkilerinin hissedildiği 2000'ler izlemiştir.

BasınGazetecilikGazeteler+5
Pelin Öğüt
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

1974, 1984, 1994 ve 2004 yıllarında yaygın gazetelerdeki haberlerinin söylem yapısının değişimi: Cumhuriyet, Hürriyet ve Milliyet örneği

Bu çalışmanın amacı, 1970'ten günümüze yaygın gazetelerdeki haberlerin söylem yapısının toplumsal, siyasal ve ekonomik süreçlerle ilişkili olarak nasıl değiştiğini belirlemektir.Giriş bölümünde, çalışmanın problemi, amacı, önemi, varsayım ve sınırlılıklarından bahsedilmiştir.Birinci bölümde tarihsel süreç içinde Türk basınının gelişimi incelenmiştir. Bu bağlamda Osmanlı İmparatorluğu'nda basın başlığı altında Tanzimat Dönemi'nden Kurtuluş Savaşı'na kadar olan dönem; Cumhuriyet Dönemi Türkiyesinde Basın başlığı altında da Atatürk ve İnönü döneminden günümüze kadar olan süreç değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede basının tarihsel değişim ve gelişimi toplumsal, siyasal ve ekonomik dinamiklerle olan ilişkisi bağlamında incelenmiştir.İkinci bölümde kitle iletişimindeki iki temel kuramdan söz edilmiştir. Liberal ve Eleştirel Medya Yaklaşımlarının haberi nasıl kavradığı üzerinde durulmuştur. Liberal Medya Yaklaşımının haberi kavrayışı üzerinde durulduktan sonra, çalışmanın temel aldığı Eleştirel Medya Yaklaşımının haberi kavrayışı ele alınmış ve alt başlıklarda bu yaklaşımı benimseyen kuramcıların görüşlerinden söz edilmiştir.Üçüncü bölümde çalışmanın çözümlemede temel aldığı yapısalcı yaklaşım açıklanmış. Yapısalcılığın temelleri, habere yaklaşımı ve kuramcıları üzerinde durulmuştur. Ayrıca söylem kavramı tanımlanmış ve söylem kuramları incelenmiştir. Çalışmanın çözümlemeyi amaçladığı haber söyleminin ne olduğu tanımlandıktan sonra literatürdeki haberi söylem olarak inceleyen çalışmalardan söz edilmiştir.Dördüncü bölümde çalışmanın yöntem olarak benimsediği van Dijk'ın Söylem Çözümlemesi modelinden bahsedilmiştir. Çalışmanın evren ve örnekleminin nasıl belirlendiği, hangi gazete, hangi sayfa ve kaç haberin incelendiği açıklanmıştır. Bulgu ve yorumlar kısmında ise çözümleme yöntemi bağlamında haberlerin makro ve mikro yapı özellikleri incelenmiştir. Gazetelerin sayfa tasarımı, haber başlıkları, haber girişleri ve ana olay, haber kaynakları, olay taraflarının değerlendirilmesi, ardalan ve bağlam bilgisi makro yapı başlığı altında incelenmiş, belirlenen onar yıllık süreçlerde haberlerin makro yapısal özelliklerinde nasıl değişimler olduğu ortaya konulmuştur. Mikro yapı başlığı altında ise sentaktik çözümleme, sözcük seçimleri ve retorik çözümleme yapılmıştır. Bu bağlamda haberlerin mikro yapısındaki değişimler belirlenmiştir. Çalışmanın bulguları, ülkenin toplumsal, siyasi ve ekonomik dinamikleri ve basının bu dinamiklerle olan ilişkisi doğrultusunda değerlendirilmiştir.

BasınCumhuriyet gazetesiEleştirel söylem çözümlemesi+7
Duygu Ünalan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Siyasi partiler ve siyasi liderler çerçevesinde Türk siyasetinde sosyal medya

Siyasal iletişim çabalarının günümüz yeni medya iletişim teknolojilerinden İnternet ve sosyal medya alanlarını kapsar şekilde çeşitlenmesi, sosyal medya ve siyaset arası ilişkiyi teori ve pratikte araştırmaya değer yapmaktadır. Bu doğrultuda çalışmayla amaçlanan günümüzde ?yeni medya? kavramının içeriğinde önemli yer tutan sosyal medya ortamlarının siyaset ile ilişkisini; siyaset tarafından kullanımına dair durum tespitini içerik analizi yöntemiyle yapmaktır. Bu bağlamda TBMM?de temsil edilen AKP, BDP, CHP ve MHP?nin ve parti liderlerinin (Recep Tayyip Erdoğan, Selahattin Demirtaş, Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli) sosyal medya kanallarını kullanım şekli; anlayışı ve çeşitliliği, kullanım oranı; güncesi ve sıklığı, kullanım politikası; uygulamaları ve ?etki?leşim gayretleri 2013 yılının ilk çeyreği örneklem alınarak araştırılmaya, açıklanmaya çalışılmıştır. Beş bölümden oluşan çalışma, problem tanımlaması, amaç soruları, önemi, varsayımları, sınırlıkları ve tanımları ile giriş bölümünü oluşturmakta, ?iletişim?, ?siyasal iletişim?, ?yeni medya?, ?İnternet? ve ?sosyal medya? başlıkları üzerinden sunduğu literatür taramasını ?Bulgu, Yorum ve Sonuç? aşamalarına taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Endüstriyel medya, yeni medya, sosyal medya, siyasal iletişim ve kitle iletişim kuramları

Ali Arıcı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye yazılı basınında Yugoslavya savaşları ve savaş foto muhabirliği

Dünyada gerçekleşen savaşların gazetelerdeki haber fotoğraflarıyla sunumu söz konusu olduğunda fotoğraf, fotoğrafı çeken foto muhabirlerinin dışına çıkmaktadır. Bu bağlamda söz konusu tez çalışması, Türkiye yazılı basını içinde yer alan Hürriyet, Sabah, Cumhuriyet, Türkiye ve Zaman gazetelerinin Yugoslavya savaşlarını haber fotoğraflarıyla nasıl sunduğuna odaklanmıştır. Gazetelerin seçiminde, gazetelerin farklı sahiplik ilişkilerine ve yayın politikalarına sahip olmaları göz önünde bulundurulmuştur. Çalışma, gazetelerin Yugoslavya savaşları içinde yer alan Slovenya, Hırvatistan, Bosna ve Kosova savaşlarına ait yayınladıkları fotoğraflar üzerinden gerçekleştirilmiş; fotoğraflar görsel içerik çözümlemesi ve göstergebilimsel analiz yöntemi kullanılarak çözümlenmiştir. Çalışmanın alt amacını ise Türkiye'de savaş foto muhabirliği olgusu oluşturmaktadır. Çalışmanın sonuçları gazetelerin kendilerini Bosna ve Kosova taraflarının yanında konumlandırdıkları yönündedir. Gazeteler, Yugoslavya savaşları içinde yer alan Bosna ve Kosova savaşlarını nicel anlamda ön plana çıkarmışlar; anlam kuruluşlarını da özellikle sivil Bosnalı ve Kosovalıların fotoğrafları üzerinden inşa etmişlerdir. Gazetelerin sunumunda Bosna ve Kosova bölgeleriyle Türkiye arasında yer alan tarihsel, kültürel ve dini ortaklıkların rol oynadığı söylenebilmektedir. Söz konusu sunum, Türkiye'nin savaşlar dönemindeki dış politikasıyla da örtüşmektedir. Bu ortaklıklar dışında gazetelerde yer alan farklı anlamlandırmalar, gazetelerin yayın politikalarıyla açıklanabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Savaş fotoğrafı, savaş foto muhabirliği, Yugoslavya savaşları, görsel içerik analizi, göstergebilimsel analiz.

Devrim Deniz Erol
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türk basınında okur temsilciliği: Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazeteleri okur temsilcisi köşeleri üzerine bir araştırma

Bir özdenetim mekanizması olan okur temsilciliği uygulaması, dünyada olduğu gibi Türkiye'deki basın kuruluşlarında da giderek yaygınlaşmaktadır. Gazetecilik etik ilke ve kurallarını yükseltmek amacıyla oluşturulan okur temsilciliği, gazete ile okurları arasında bir köprü işlevi görmektedir. Okur temsilcisi, okurların gazete haberlerine yönelik yaptıkları eleştirileri her hafta düzenli olarak yayımlanan okur temsilcisi köşesine taşır ve bu eleştirileri yanıtlamaya çalışır. Gerekli gördüğü durumlarda ise okurlardan gelen eleştirileri gazetenin diğer çalışanlarına bildirir ve onları gazetecilik meslek ilke ve kurallarına uymaları konusunda uyarır. Bu çalışmada, okur temsilciliği uygulamasının gazete haberlerinde etik standartların yükseltilmesindeki rolünün ne olduğu belirlenmeye çalışılmaktadır. Bu amaçla Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazetelerinin okur temsilcisi köşeleri içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 16.0 paket programına aktarılarak çalışmanın amaçları doğrultusunda çözümlenmiştir. Okur temsilciliği uygulamasının yaygınlaştırılmasının teşvik edilmesi gazete haberlerinde etik standartların yükselmesini sağlayacaktır. Okur temsilciliği bir taraftan gazetecilerin ve kurum olarak gazetelerin saygınlığını arttırırken diğer taraftan da okuyucuların ve toplumun gazetelerden beklentilerinin karşılanmasına katkı sağlayacaktır. Bu çalışma, gazetecilik etiği ile ilgili çalışmalara katkı sağlaması bakımından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Gazetecilik, gazetecilik etiği, okur temsilciliği, ombudsman.

Hakan Aşkan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sivil toplum örgütlerinin sosyal medya kullanım analizi: HIV/AIDS konusunda bir durum çalışması

Bu çalışma sivil toplum örgütleri için önem arz eden ve yeni fırsatlar sunan sosyal medyanın, sivil toplum örgütleri tarafından ne kadar kullanıldığını araştırmaktadır. Çalışmada Türkiye'de HIV/AIDS konusunda faaliyet gösteren Sivil Toplum Örgütlerinin sosyal medyayı nasıl kullandığına ilişkin bir nitel durum araştırması yapılmıştır.

Okan Aksu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Hakikat-sonrası çağda yanlış bilgiyle mücadele: Göçmenlere yönelik yalan haberler üzerine bir analiz

Hakikat-sonrası kavramı karar verme süreçlerinde olgusal gerçeklerin geri plana itilerek kişisel görüş ve kanaatlerin öncelenmesini ifade etmektedir. Kavram Donald Trump'ı başkanlığa taşıyan 2016 ABD seçimlerinin ardından popülerlik kazanmıştır. Kitleler önünde çekinmeden yalan söylemekle itham edilen ve bu konuda sıkça eleştirilen Trump'ın seçimleri kazanması, toplum nezdinde gerçeklerin değer kaybettiği bir döneme girildiğinin işareti olarak yorumlanmıştır. Yalan habere benzer şekilde son yıllarda giderek büyüyen bir diğer sorun da zorla yerinden edilmedir. Dünya üzerinde zorlayıcı sebeplerle yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalan insan sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu çalışma dogrula.org, dogrulukpayi.com ve teyit.org platformları üzerinden Türkiye'de göçmenlerle ilgili dolaşıma giren yanlış bilgileri incelemektedir. Çalışmada doğrulama platformlarının göçmenlerle ilgili paylaşımlarına ve bu paylaşımlara gelen okur yorumlarına iki ayrı nitel içerik analizi uygulanmıştır. Sonuçlar yanlış bilgilerin en fazla sosyal medya ortamlarında, internet kullanıcıları, siyasi aktörler ve haberciler aracılığıyla yayıldığını ve bu yanlış bilgilerin yaygın göçmen kalıpyargılarıyla paralellik taşıdığını ortaya koymaktadır. Çalışmada okur yorumlarının analizinden elde edilen bulgular ise okurların hem doğrulama platformlarına hem de göçmenlere yönelik yüksek oranda olumsuz görüşe sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Okurların sunulan somut kanıtlara rağmen doğruluk kontrollerinin sonuçlarını reddetmeleri geri tepme etkisinin yanı sıra kişisel kanaatlerin olgusal gerçeklerin önüne geçtiği hakikat-sonrası döneminin özelliklerini yansıtmaktadır.

Merve Şentöregil
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Alternatif bir yayıncılık ortamı olarak haber podcastleri

Bu çalışmanın genel amacı günümüz iletişim teknolojileri ve dijital yayıncılık olanakları çerçevesinde gündeme gelen podcast yayıncılığının alternatif medya bağlamında incelenmesidir. Araştırma verileri, çalışmaya katılan 11 podcast yayıncısı ile yapılan görüşmelerden ve 55 haber podcasti içeriği üzerinde yapılan metin analizi bulgularından elde edilmiştir. Bu bağlamda çalışmanın ilk aşamasında podcast yayıncılarına 41 soru sorulmuş, alınan cevaplar temalaştırılarak analiz edilmiştir. İlk aşama tamamlandıktan sonra araştırmanın ikinci kısmına geçilmiş ve araştırmaya dahil edilen 11 haber podcastinin her birinden 5'er bölüm olmak üzere toplam 55 podcast içeriği üzerinde metin analizi tekniği ile inceleme yapılmıştır. Alternatif medya, var olan iletişim düzeninin ve medya sisteminin eşitsizliği ve tekelleşmesi karşısında duyulan ihtiyaçtan ve ana akım medyanın toplumdaki birçok fikri, kişi ve grubu ihmal ettiği eleştirisinden doğmuştur. Çalışmada elde edilen bulgular bu açıdan incelendiğinde haber podcastlerinin bu ihtiyacı karşılama potansiyeli olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca birçok açıdan podcast haberciliğinin ülkedeki haber sektörüne alternatif bir alan ve imkân yarattığı sonucu tespit edilmiştir. Bununla birlikte podcast yayıncılığındaki gelir/iş modelinin, ekonomik olarak bu işi profesyonel anlamda yapmak isteyenler için sorun teşkil ettiği fakat diğer yandan bir patronun olmayışının editöryal bağımsızlığın sağlanmasında oldukça önemli bir rol oynadığı saptanmıştır. Bu bağlamda haber podcastlerinin daha çok görünür ve bilinir olmasının önemi vurgulanmalıdır

Elif Yılmaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Ağ toplumunda haber kaynağı olarak sosyal medya kullanımı: Dijital bölünmenin incelenmesi

Çalışma, sosyal medyanın bilgi/haber odaklı kullanılmasının ortaya çıkarabileceği dijital bölünmenin bireyler ekseninde temel sebeplerini incelemeyi ve tanımlamayı amaçlamaktadır. Katılımcıların sosyal ağlarda enformasyon odaklı deneyimlerinin incelenmesinde dijital bölünmenin iletişim araçlarına erişimden kaynaklanmasından ziyade bu araçların kullanımından kaynaklandığı düşüncesinden hareketle, kişilerin beklenti, deneyim ve motivasyonlarının ön planda tutulduğu fenomenolojik yaklaşım benimsenmiştir. Çalışma, birey odaklıdır ve gerçek deneyimlerin nasıl gerçekleştiğini incelemeyi hedeflemektedir. Çalışma, bireylerarası dijital bölünme incelemesini, katılımcıların eğitim seviyeleri ekseninde dijital okuryazarlık becerilerini ön plana alarak gerçekleştirmektedir. Bu amaçla, üniversite eğitimi olan 12 katılımcı ve üniversite eğitimi olmayan 12 katılımcı ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular, van Dijk'ın kaynaklar ve benimseme dijital bölünme teorisi bağlamında temalara ayrılarak yorumlanmıştır. Sonuç olarak, dijital bölünmenin nitel perspektifte araştırılması katılımcı deneyimlerini ön planda tutarak derinlemesine araştırmayı mümkün kılmıştır. Katılımcıların eğitim seviyeleri ile dijital becerilerinin farklılaştığı ve bireyler arası dijital bölünmenin oluştuğu görülmüştür. Çalışmaya göre, katılımcılar arası dijital bölünme dijital beceriler odağında dijital okuryazarlık seviyelerine bağlı olarak oluşmaktadır. Buna ek olarak, sosyal medya platformlarının sahip olduğu; gözetim, ifade özgürlüğü, reklam, içerik tekrarı sorunlarının sosyal medyada habere ulaşma ve haberi değerlendirme noktalarında bireylerarası dijital bölünmelere neden olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ağ toplumu, Dijital bölünme, Sosyal medya, Haber kaynakları, Dijital eşitsizlikler, Dijital okuryazarlık

Sosyal medyaYeni medya
Gözde Yardım Eray
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00