
3
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Bir keman arşesinin akustik etkisi
Bir enstrümanı oluşturan yapısal parçaların tümü enstrümanın tonuyla ilişkilidir. Yapılış teknikleri, materyal özellikleri, model ve ölçülendirmeler, cila uygulamaları gibi birçok ayrıntı bir araya gelerek enstrümanın ses özelliğini ve tonunu oluştururlar. İcracı, enstrüman ve arşe bir bütün olarak değerlendirildiğinde bileşenlerin her biri diğerini etkiler. Araştırmanın konusu bu bileşenler arasında arşenin enstrümanın tonuyla olan ilişkisidir çünkü icracı ve enstrüman aynı olduğu halde arşenin değişmesiyle tonda değişir. Bu çalışmada enstrümanın tonuyla ilgili arşenin akustik rolü olduğu incelenmiştir.Arşe yaylı çalgılar ailesinin oldukça önemli bir parçasıdır çünkü tellere sürtülmesi yoluyla oluşan titreşimler sesi meydana getirirler. Bu nedenle arşenin yapısı, modeli, ağırlığı, uzunluğu vb. gibi teknik özellikleri bir yaylı çalgının ses performansı için önemlidir. Enstrüman ve arşe arasında ki bu ton etkileşimi arşenin teknik rolünün yanı sıra akustik rolünün de olduğunu gösterir.Arşenin, enstrümanın akustik karakterini ve ses rengini nasıl ve ne ölçüde etkileyebileceğini incelerken enstrüman olarak keman esas alınmıştır. Eski çağlardan modern çağa kadar tarihsel ve teknik gelişimiyle birlikte keman arşesinin yapısı incelenmiştir. Yapısında ki teknik özellikler ve tonsal etkileri araştırıldıktan sonra ise akustik denemeler yapılmıştır. Profesyonel stüdyo ortamında aynı keman ve aynı kişi tarafından, aynı eserlerle çalınmış altı farklı arşeden ses kayıtları alınarak arşelerin ses analizleri yapılmıştır. Tonlarda ki belirgin farklılıklar, yaylı çalgılarda arşenin enstrümanın genel tonunu önemli ölçüde etkileyebileceği sonucuna götürmüştür ve ortaya çıkan sonuç her arşenin kendine has bir ses özelliği olduğudur.Arşenin enstrümanın tonunda ki bu büyük rolünün lutiyeler ve icracılar tarafından dikkate alınması gerekir. İcracılar arşelerini seçerken ve kullanırken bu bilgiyle hareket ederlerse enstrümanlardan daha yüksek bir ses performansı elde edebilirler. Arşe yapımcıları ve arşe restorasyonu yapan lutiyeler ise arşenin enstrümanın tonu ile olan ilişkisinin bilincinde olarak küçük değişiklerle büyük ton farklılıkları yaratabilirler.
Çalgı yapımında kullanılan kesici el aletlerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi
Türkiye'de enstrüman yapım sanatı; sanatsal, bilimsel ve üretim alanlarında giderek yaygınlaşmakta ve ilerlemektedir. Üniversitelerin çalgı yapım bölümlerinde verilen akademik eğitimlerle alanında yetkin profesyonel enstrüman yapımcılarının sayıları artmaya devam etmektedir. Türkiye' de enstrüman yapım sanatı 1960'lı yıllardan günümüze evrensel düzeyde bir gelişme ve yaygınlaşma çabası içerisindedir. Bu bağlamda Türkiye' de bu sanata teknik, kültürel ve bilimsel anlamda rehber olacak akademik çalışmalar artarak, gelişmektedir.Bu çalışmada; enstrüman yapımında kullanılan kesici el aletlerinin, doğru malzeme kullanımına ve en iyi sonuçları elde etmeye yönelik olarak; ne tip çelikten seçilip, hangi malzeme ile nasıl bilenmeleri gerektiği araştırılmış, bu gereçlerin ağaç malzeme üzerindeki etkileri ile birbirlerine göre avantaj ve dezavantajları ortaya çıkarılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilecek bulgularla; temiz ve hatasız işçilik için enstrüman yapımında kullanılan el aletlerinin seçilip, hazırlanmaları hakkında yeterli teknik kaynak oluşturulması amaçlanmaktadır.Çalışmada öncelikle; çelik, yaylı çalgılar (keman, viyola, viyolonsel) yapımında kullanılan kesici el aletlerinin çelikleri, bileme gereçleri ve kesme teorisi gibi konularda bilgiler verilmiştir. Daha sonra konuyla ilgili olarak anket yapılmış ve uygulama alanına göre ideal başarıyı sağlamaya yönelik deneysel testler yapılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında değerlendirme ve önerilere yer verilmiştir.
Türkiye'deki renk verici organik maddelerin cila yapımındaki etkileri ve sonuçları
Bir yaylı çalgının yapımı pek çok aşamadan oluşmaktadır. Bu aşamaların her biri, bir sonraki adımı etkilemekte ve buna bağlı olarak çalgının tonu üzerinde rol oynamaktadır. Cila bu sürecin sonudur ve enstrümanın estetik özelliklerini ortaya çıkarmakla birlikte, tonal kalitesinin uzun süre korunmasını da sağlamaktadır. Ustaca yapılmış bir enstrümanın ömrü, gerekli nitelikleri barındırmayan cilası sebebiyle kısalabilmektedir.Yaylı çalgı yapım sanatının önemli bir parçası olan bu aşamada çözücüler, uçucu yağlar, reçineler ve renk verici organik maddeler kullanılmaktadır. Renk verici organik maddeler cilanın tonunda, kalitesinde ve lutiyenin cila stilinde etkili olması sebebiyle önemlidir.Türkiye, farklı birçok iklimsel koşulu bölgesel olarak barındırmasına bağlı olarak, bahsedilen niteliğe sahip maddeler açısından zengin bitki örtüsüne ve ticari pazar olanaklarına sahiptir. Fakat bu maddelerin cila içerisinde kullanımı hakkında, henüz yeterli bir inceleme yapılmamıştır. Araştırmanın konusu Türkiye'deki renk verici organik maddelerdir.Araştırmanın amacı Türkiye'deki yaylı çalgı cilasında kullanılabilecek renk verici organik maddeleri ve bu maddelerin cila teknik ve formülasyonlarına uygunluğunu incelemektir.Yapılan çalışmada, yaylı çalgıların ilk ortaya çıkışından modern döneme kadar kullanılan cilanın, tarihsel ve teknik gelişimi incelenmiştir. Bu incelemeler esas alınarak, alkol bazlı cila içerisinde çeşitli renk denemeleri yapılmıştır.Elde edilen cilalarda şeffaflık, parlaklık, renk haslığı, ışık haslığı gibi özellikler aranmıştır. Tezin belirlenen sürede bitirilmesi ve somut veriler elde edilebilmesi amacıyla, bu çalışmada kullanılacak renk verici organik maddeler tarçın, karanfil, aspir, polen, havacıva otu, kantaron, civanperçemi, kethindi, havlucan, yoğurt otu, meyan kökü, yabani melek otu bitkileri ile sınırlandırılmıştır. Bu maddeler kullanılarak elde edilen renk ekstreleri, akçaağaçtan hazırlanan test parçaları üzerine uygulanarak sonuçları incelenmiştir. Her bir cila maddesinden elde edilen veriler sonucunda tarçın, karanfil, polen, havacıva otu ve kethindi organik maddelerinin, yaylı çalgıyı cilalama aşamasında kullanımının mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.