
81
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Bireysel ulaşım araçları ve çevre ilişkisine endüstriyel tasarım açısından bir bakış
11 ÖZET Yüksek Lisans Tezi BİREYSEL ULAŞIM ARAÇLARI ve ÇEVRE İLİŞKİSİNE ENDÜSTRİYEL TASARIM AÇISINDAN BİR BAKIŞ Tolga YILMAZ Anadolu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Endüstriyel Tasarım Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Füsun CURAOĞLU 2004, 91 sayfa Çevresel sorunlar, ulusal ve uluslararası boyutlarda giderek önem kazanmış ve etkileri somutlaşmaya başlamıştır. Endüstri ürünleri tasarımcılarının da ürettikleri nesneler ve kullanımları bağlamında çevresel sorunlar karşısındaki sorumluluğu artmaktadır. Türkiye'nin gelişen otomotiv sektörüne, gelecekte çevrsel sorunlara karşı belirleyeceği stratejilere bir altyapı hazırlamak amacı ile bu tez hazırlanmıştır. Tez altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çevre ve çevresel sorunlar ile ilgili tanımlar yapılmış, bu güne kadar çevresel sorunlar ile ilgili olarak kurulmuş kurum ve organizasyonardan örnekler verilmiştir. İkinci bölümde kirliliğin tanımı yapılmış, çeşitleri açıklanmış; daha sonra da kirlilik türlerinin insan sağlığına olan etkileri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ulaşım araçlarının türlerine göre çevreye verdikleri zararlar, neden sonuç ilişkisi içinde irdelenmiştir. Dördüncü bölümde bir endüstri ürünü ve bireysel ulaşım aracı olarak otomobilin tarih, teknoloji süreçleri ve sosyal yapı içindeki gelişimi irdelenmiştir. Beşinci bölümde bireysel ulaşım araçlarının çevreye verdikleri zararları azaltmak amacı ile geliştirilen alternatif teknolojiler araştırılmış, önemli otomobil üreticilerinin bu konudaki faaliyetleri ele alınmıştır. Altıncı bölümde, Türkiye'nin otomotiv alanındaki önemli kuruluşlarından bir tanesi olan Türkiye Otomobil Fabrikaları A,Ş. 'yi temel alan örnek çalışma kapsamında firma yetkilileri ile görüşme yapılmış ve bu görüşme değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çevre, Bireysel Ulaşım, Endüstri Ürünleri Tasarımı, Kirlilik Otomobil, Alternatif Yakıtlar.
Oyun ve oyuncak kavramlarının tarihsel ve kültürel değişimine endüstriyel tasarım açısından bir bakış
Bu tezde insan dahil tüm hayvanların yaşam gereksinimlerinden birisi olanoyun ve oyuna dahil olan nesneler; oyuncaklar, oyun gereçleri ele alınmıştır. Birkültür nesnesi olan oyuncağın dünyadaki gelişim tarihi incelenmiş,Endüstriyelleşme ve Modernizmle birlikte değişen çocuk kavramı, oyuncağabakış irdelenmiştir.Doğanın sunduğu nesneler, elde yapılan zanaat ürünleri ve basit eşyalardanoluşan `yaratı nesnesi' olan oyuncağın; Endüstriyel Devrim sonrası çocuk içineğitici, yaratıcılığı geliştirici gibi yönleri düşünülmeye başlanan birer `ticaritüketim nesnesi' haline geldiği gösterilmiş, modernleşme süreci incelenmiştir.Gelişen bilgisayar teknolojisi ve dijital teknolojilerin modern oyuncaklaraetkisi ve değişen oyun anlayışı ele alınmış, bu değişim kültürel ve toplumsalaçıdan değerlendirilmiştir.Tezin amacı geçmişten günümüze çocuk ve toplum için ifade ettiğianlamlar değişen oyun ve oyuncak kavramlarının endüstriyel tasarım açısındanincelenmesidir.Anahtar Kelimeler: Oyun, Oyuncak, Modernleşme, Endüstriyelleşme, ÜrünTasarımı.
Sahne sanatlarında kostüm tasarım süreci ve bu süreç içinde İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde sahnelenen eserlerin incelenmesi
Bu tezin ilk bölümünde, sahne sanatlarında kostüm tasarımının önemi, özellikleri ve sahne sanatlarının tarihsel gelişim süreci içinde kostüm kullanımı ile ilgili bilgiler verilmiştir. Tezin ikinci bölümünde sahne sanatlarında sahnelenen eserlerin kostüm tasarım süreci ele alınmıştır. Tasarım fikrinin oluşumu ve kostüm tasarımından eserin sahnelenmesine kadar yapılması gereken çalışmalar açıklanmıştır. Tezin üçüncü bölümünde ise İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde sahnelenen eserlerin kostüm tasarım süreci, gösterimleri sırasında yapılan çalışmalar ve kostümlerin depolanma süreci incelenmiştir. Tezin dördüncü bölümünde de İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde 2005Â2006 sezonunda gösterime yeni girmesi bakımından seçilen ?Sihirli Flüt? operası ve ?Guguk Kuşu? balesinin kostüm tasarım süreci incelenmiştir. İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde sahnelenen eserlerin tasarım süreci ile kaynak taraması bölümündeki bilgiler karşılaştırılarak tezin sonucu yazılmışÂ ve önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sahne Sanatları, Kostüm Tasarımı, Tasarım Süreci, İstanbul Devlet Opera ve BalesiiÂ
Elektronik ofis ekipmanları tasarımına algısal bir yaklaşım
Birey, çalısma yasamında bilginin islenmesi ve bilgi iletisimi için kullandıgı elektronik ofis donanımları ile sürekli iletisim halindedir. Elektronik ofis donanımları fizyolojik, fiziksel, temel islevsel, kavramsal, sembolik, sosyokültürel, psikolojik, duygusal, estetik, teknolojik, ekonomik bilgilere sahiptir. Birey bu bilgileri, elektronik ofis donanımlarının bir bütün halinde kurgulanan form, renk, malzeme, doku, ölçü gibi tasarım ögelerini, isaretlerini ve sembollerini duyu organları ile algılayarak edinir. Baska bir deyisle birer sifre olan, kurgulanmıs tasarım ögeleri, isaretler ve semboller bir elektronik ofis donanımının fizyolojik, fiziksel, temel islevsel, kavramsal, sembolik, sosyokültürel, psikolojik, duygusal, estetik, teknolojik, ekonomik bilgilerini bireye iletir. Sifrelerle bilgileri tanımlayan, algılayan, yorumlayan birey fiziksel, psikolojik ve sosyal bir eyleme geçer. Bireyin çalısma yasamında fiziksel çevresini olusturan elektronik ofis donanımları bireyin fiziksel, sosyal, psikolojik davranıslarını etkiler. Bu nedenle algılanan bilginin biçimi, dogrulugu, yönlendiriciligi, etkileri önemlidir. Bir baska deyisle elektronik ofis donanımlarının tanımlanmasında, algılanmasında, yorumlanmasında ve bireyde yarattıgı fiziksel, sosyal, psikolojik etkilerde tasarım kurgusu önemlidir. Anahtar Sözcükler: Ürün Tasarımı, Ürün Tasarımı Ögeleri, Algı, Kültür, Elektronik Ofis Donanımları, Ofis.
Moda sektöründe marka kimliği, tüketici algısı ve mavi jeans örneği
Tezde marka kimliği kavramı tüketici bakış açısı dikkate alınarak çalışılmıştır. Günümüzde markalar fonksiyonelliklerinin yanında kullanıcıda oluşturduğu duygular ve deneyimler ile değerlendirilmektedir. Tezin amacı moda sektörüne yönelik bir çalışma ile marka kimliği kavramının tüketici odaklı incelenmesidir.Tezin giriş bölümünün ardından ikinci bölümünde marka kavramıyla ilgili genel bilgilere yer verilmiş, üçüncü bölümde marka kimliği kavramı ayrıntılı olarak kuramsal açıklamalar yapılarak incelenmiştir. Tüketici algısı ve marka tüketici ilişkisinin incelendiği dördüncü bölümün ardından Türkiye'de moda sektöründen bir marka olan Mavi Jeans markasına yönelik araştırmaya ve analizlerine beşinci bölümde yer verilmiştir. Genel bir değerlendirme yapılarak sonuç ve önerilerde bulunulmuştur.
Eskişehir kent merkezinde kullanılan dış mekan fitness spor aletlerinin antropometrik ölçülerinin değerlendirilmesi ve bir tasarım önerisi geliştirilmesi
Bu tez, Eskişehir kent merkezinde yaşayan insanların antropometrik ölçülerinin, yazılı kaynaklarca tanımlanmış bilimsel koşullar altında elde edilen veriler ışığında belirlenmesi ve bu verilerin dış mekan spor aletlerinin yeniden tasarımında etkin bir şekilde kullanılması üzerinedir. Antropometri bilimsel kaynaklarda ?insanların ölçülmesi? olarak tanımlanır. Fiziksel antropoloji, insana değişkenliğinin bir yönünü gösterir: değişik toplumlardan insanların, aynı zamanda, özellikle bireylerin hareket halindeki ölçümlerini de tanımlar: değişik vücut ölçüleri ve oranları. Antropometri ile insana yönelik tasarımın her aşamasında çok önemli bir yer tutan ergonomiye kaynak teşkil edecek veriler elde edilir. İnsanın çevresiyle olan ilişkilerini disiplinler arası bir anlayışla inceleyen ergonomi, insanın her türlü fiziksel ortamda (özellikle spor ve çalışma hayatına yönelik ortamlarda) kullandığı araçların insan vücudunun hareket ilkelerine uygunluğunu sağlar. Ergonomik olarak doğru tasarlanmış araçlar söz konusu işin verimini arttırabilir. Ayrıca, ergonomik araçlar yorgunluk ya da sakatlanma gibi istenmeyen durumların karşılaşılma riskini azaltabilmektedir. Ancak antropometrik ve ergonomik veriler toplumdan topluma ve bireyden bireye değişkenlik göstermektedir. Bu noktada tasarımın gücü devreye girmektedir. Tasarım çalışmaları ile bu değişkenliğe cevap verebilecek uygun tasarımlar üretilebilmektedir. Farklı özelliklere sahip bireyleri memnun edebilmenin tek yolu etkin bir tasarım sürecinin uygulanmasıdır.
Endüstriyel tasarım eğitiminde evrensel tasarım algısı
Bu çalışmada; ?Evrensel Tasarım?ın endüstriyel tasarım eğitimindeki önemi ve yeri incelenmiştir. Evrensel tasarım kavramı, kavramının oluşumundaki önemli basamaklar ve evrensel tasarım prensiplerin uygulandığı ürün tasarımları örneklerle anlatılmıştır.Geleceğin tasarımcıları için bu tasarım yaklaşımı konusunda farkındalıklarının artması, evrensel tasarımı benimsemeleri ve tasarım becerilerinin artması için çeşitli metot ve uygulanması gereken unsurlar önerilmiştir. Bu çalışmada 2009 yılında Türkiye ve KKTC'de eğitim vermekte olan 20 Endüstriyel Tasarım/Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümünün 2009-2010 ders yılı müfredatlarına ulaşılmıştır. Bu bölümlere ait ders içerikleri evrensel tasarım açısından incelenmiş, yurtdışında yapılan kurumsal ve deneysel çalışmaların incelenmesi ve analiz edilmesiyle Türkiye ve KKTC'de evrensel tasarımın endüstriyel tasarım eğitimindeki yerinin ve algısının belirlenmesi hedeflenmiştir. Böylece Türkiye ve KKTC'de eğitim veren Endüstriyel Tasarım/ Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümleri için yol gösterici bir çalışma oluşturulmuştur.
Endüstriyel tasarım eğitiminde proje tanımı belgesinin önemi ve içerik özelliklerinin belirlenmesi: Türkiye örneği
Bu tezde endüstriyel tasarım eğitiminde, proje dersleri kapsamında öğrencilere proje sorununu ve kapsamını tanıtan proje tanımı belgesinin içerik özelliklerini konu alınmıştır. İlk olarak, proje tanımı belgesinin tasarım ve yeni ürün geliştirme sürecindeki önemi vurgulanmıştır. Daha sonra bu belgenin oluşturulması konusunda kaynak eserlerde yer alan öneriler derlenmiş ve yorumlanmıştır. Türkiye'de on yıl ve üzerinde endüstriyel tasarım eğitimi veren üniversitelerin ilgili bölümlerinde proje derslerini yürüten öğretim elemanlarına yönelik bir anket çalışması uygulanarak, proje yürütücülerinin bu ders ve proje tanımı belgesi konusundaki fikirleri sorulmuş ve kaynak eserlerde önerilen içerik özelliklerini tercih edip etmedikleri sorgulanmıştır. Ardından çalışma kapsamına giren üniversitelerin ilgili bölümlerinde daha önce uygulanmış proje tanımı belgeleri toplanmış ve içerik taraması yapılarak bir analiz gerçekleştirilmiştir. Anket çalışması ve içerik analizi sonucunda elde edilen veriler birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Son olarak proje tanımı belgesinin biçimsel yapısı irdelenmiş ve proje dersleri kapsamında kullanılacak bu belgenin içerik özellikleri üzerine tespitler ve önerilerde bulunulmuştur.
Mobilya tasarımını değerlendirmede kullanılan temel kriterlerin kullanıcı algısı açısından önceliklerinin belirlenmesi
Bu tez çalışmasında mobilya tasarımını değerlendirmede kullanılan temel kriterlerin kullanıcı algısı açısından önceliklerinin belirlenmesi konu alınmıştır. İlk olarak, kullanıcı ve kullanıcı algısının mobilya tasarımındaki önemi vurgulanmıştır. Kullanıcı ve mobilya ilişkisi açısından mobilyanın kullanıcı için bir eşya ve ürün olarak anlamları incelenmiştir. Daha sonra mobilya tasarımında kullanıcı algısını etkileyen temel kriterler kaynak eserlerden yararlanılarak başlıklar altına toplanmıştır. Mobilya tasarımında temel kriterlerin kullanıcı algısı açısından önceliklerini ve ilişkileri belirlemek için ulusal ve uluslararası öncelikli ve saygın olarak kabul görmüş endüstriyel ürün tasarımı yarışmalarının kriterleri işlevsel, teknik, ekonomik, estetik ve kavramsal kriterler olarak beş ana kriter altında incelenmiş ve bu kriterler doğrultusunda bir anket çalışması hazırlanmıştır. Anket çalışması ile bu kriterlerin algısında öncelikleri sorgulanmıştır. Kullanıcı algısı açısından önemli bulunan kriterler tasarımın değerlendirmesinde önemli bir kaynak oluşturan tasarım yarışmalarının değerlendirme kriterleri ile de bazı noktalarda karşılaştırılmış ve kullanıcının algılama sürecindeki etkilerinin önemi noktasında gösterdiği farklılıklar ve benzerlikleri ile yorumlanmıştır. Son olarak ede edilen veriler ışığında mobilya tasarımında alınan kararların kullanıcı algısı açısından değerlendirilmesinde gereken kriterler ve özellikler üzerine tespitler ve önerilerde bulunulmuştur.
Oyuncak tasarımında sürdürülebilirlik esaslarının uygulanması: Ahşap oyuncak örneği
Bu tez, oyuncak tasarımında kullanılan esasların belirlenmesi ve bu esasların ahşap oyuncakta uygulanması konusunu ele alır. İlk olarak oyuncağın yer aldığı bağlam olan oyunun anlam ve amaçları incelenmiştir. Bu inceleme sonucu oyun anlayışında zamanla yaşanan kritik değişimler ortaya konmuş, bu değişimlerin oyuncak üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu bağlamda oyuncağın da zaman içinde geçirdiği evreler sosyal ve teknolojik tarihçe olarak iki başlık altında ele alınmıştır. Oyuncağın son olarak geldiği noktanın çevre ve insan üzerindeki etkileri irdelenmiştir. Daha sonra bu çevresel etkilerin tehlikeli boyutlara ulaşması karşısında ortaya konan ?Sürdürülebilirlik? kavramının anlamı ve kapsamı üzerinde çalışılmıştır. Bu kapsamda yer alan tasarımın sürdürülebilirlik ile ilişkisi açıklanmış, sürdürülebilir tasarıma dair alanında uzman araştırmacılar tarafından ortaya konulan temel prensipler ve sürdürülebilir tasarım kriterleri incelenmiştir. Sürdürülebilir tasarımın uygulanabilmesi adına geliştirilen yaklaşımlar ve stratejiler açıklanmıştır. Araştırılan prensipler, kriterler, yaklaşımlar ve stratejiler ışığında oyuncak tasarımı için yeni esaslar geliştirilmiştir. Son olarak esaslar ahşap oyuncak sektöründen edinilen bilgilerle karşılaştırılarak sürdürülebilirliğin ahşap oyuncak tasarımında uygulanması değerlendirilmiştir.
Tasarım ve Ürün Geliştirme Faaliyetlerinde Kitlesel Kaynak Kullanımı
Toplumun yaşayan bir organizma olduğu ve zaman içinde türlü değişimler yaşadığı konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Gelişen enformasyon teknolojisi ile bilgi küreselleşerek, büyük kentlerden kırsal alanlara kadar birçok yere ulaşmaktadır. Küresel bilginin yayılmasında bilgisayar ve internet önemli rol üstlenirken, giderek artan internet kullanıcı sayısıyla her ev enformasyon teknolojisi alanında faaliyet gösteren firmalar için hedef bölge haline gelmiştir. Bilgi toplumunda küresel iletişim ağına bağlanmış bilgisayarı sayesinde yeni olanaklarla tanışan birey, bir taraftan edindiği bilgiler sayesinde kendi içerisinde güçlenirken, diğer taraftan küresel ağda yeni topluluklar oluşturmaya başlamıştır. Bu oluşumun bir sonucu olan ve çalışmada kitlesel kaynak kullanımı olarak çevrilebilen Crowdsourcing kavramı, ilk olarak Jeff Howe tarafından 2006 yılında Wired Magazine dergisinde üç farklı yazıda kaleme alınmıştır. Bu kavram, zaman içerisinde farklı kişiler veya kurumlar tarafından çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Kitlesel kaynak, şirketin bir noktada bir işi geniş kitlelere belli bir ödül karşılığında sunma ve onların önerilerini veya çözümlerini alma uygulamasıdır. Şirket dışı kaynak kullanımındaki gibi uzun süreli belli anlaşmalardan ziyade, kısa süreli bir işbirliğidir. Kitlesel kaynak modelinin fikir veya ürün geliştirmeye getirdiği yeni boyutun ele alındığı bu çalışmada bilgi teknolojileri sayesinde şirket ile yaratıcı sınıf arasında oluşan bağın etkinliği incelenmiş, şirketlerin yeni çözümler keşfetmek veya daha güçlü ve inandırıcı bir şirket kimliği oluşturmak adına, bu modelin hangi araçlarına başvurdukları ve elde ettikleri sonuçlar aktarılmıştır. Türkiye'de mobilya sektöründe faaliyet gösteren firmalarla yapılan anket çalışması ile yürüttükleri tasarım ve ürün geliştirme faaliyetlerinde kitlesel kaynak modelinin farkındalığı sorgulanmış, sonuç bölümünde ise tüm bu bilgiler çerçevesinde genel bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kitlesel Kaynak, Tasarım, Endüstriyel Tasarım, Ürün, İnternet, Küresel Yaratıcılık
Türk mutfağına özgü bir tasarım önerisi: Kendin hazırla kendin tüket
Bu tez çalışmasında Türk mutfağı, i) Sosyal ve geleneksel yemek yeme alışkanlıkları ve ii) Türler ve bölgeler mutfağı çerçevesinde incelenmiş; incelenen yemeklerin hazırlık ve pişirme aşamaları açısından "kendin pişir kendin tüket" mutfağına en uygun bölge ve yemekler belirlenerek, bu kriterler çerçevesinde örnek ürün tasarımı projesi oluşturulmaya çalışılmıştır. İlk olarak köklü bir tarihsel geçmişe sahip Türk mutfağı'nın tarihsel dönemleri Orta Asya, Selçuklu ve Beylikler Dönemi, Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet Dönemi olarak incelenmiş ve yemek yeme alışkanlıkları ele alınmıştır. Türk mutfağının günümüze kadar devam eden ve değişen özellikleri değişime neden olan çeşitli etmenler ile birlikte başlıklar altında toplanmıştır. Ardından Türk mutfağının pişirme ve servis araçları sofra adabı ile beraber konu alınıp; türler ve bölgeler mutfağının yemekleri çeşitli kaynaklar ışığında hazırlık ve pişirme aşamaları süreleriyle incelenmiştir. "Türkiye'de dışarıda yemek yeme kültürü"nü sosyal boyutlarıyla da ele alan bu tezde "kendin hazırla kendin tüket"e dayalı restoranlar incelenmiş, tüketicilerin yemek pişirme deneyimleri ile ilgili bir alan çalışması yapılmıştır. Son bölümde Türkiye bölgeler ve türler mutfağını içeren, Türk mutfağında paylaşımı ve sosyalleşmeyi de destekleyecek mangal, mobilya vedavlumbazdan oluşan ürün tasarımı örneği sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Türk Mutfağı, Kendin Hazırla Kendin Tüket, Ürün Tasarımı, Deneyim
Sokak modası ve iki farklı metropolde (Milano ve İstanbul) karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Sokak modası podyumdaki modaya alternatif olarak günlük hayatımızda önemli bir yere sahiptir. Sokaklar modanın, tasarımcıların ve markaların vitrinlerinden çıkıp görünür olmaya başladığı ilk yer olarak kabul edilmektedir. Bu tez çalışmasında, öncelikle giyim ve toplumsal değişim elbisenin kullanımı çerçevesinde açıklanmış, sonrasında moda kavramı-gelişimi ve moda olgusu psikolojik ve sosyolojik açılardan ele alınmıştır. Çalışmanın sonraki bölümlerinde sokak modası kavramı detaylandırılmış, sokak modasına yön veren şehirler arasında yer alan Milano ile ülkemiz modasının en önemli merkezi kabul edilen İstanbul şehirleri, sokak stilleri açısından ayrıntılı bir şekilde incelenmiş ve pek çok kaynak incelenerek belirlenen görseller temelinde her iki şehirde görülen sokak stilleri gruplandırılarak karşılaştırılmıştır. Çalışmanın sonunda genel bir değerlendirme yapılarak her iki şehrin sokak stilleri arasındaki farklılık ve benzerlikler çeşitli açılardan değerlendirilmiştir.
Giysi tasarımında tekstil yüzeylerinin 3d program uygulamaları ile örneklendirilmesi
Günümüzde teknolojinin çok hızlı ilerlemesi mühendislik ve tasarım alanlarına yönelik gelişmiş yazılımların ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır. Bilgisayar Destekli Tasarım (CAD) programları olarak bilinen bu yazılımlar pek çok sektör tarafından yoğun şekilde kullanılmaktadır. Tekstil ve giysi tasarımına yönelik olarak da pek çok yazılım geliştirilmiştir. İplik tasarımından başlayarak bitmiş ürün tasarımına, hatta pazarlama aşamasına kadar tasarım ve üretim sürecinin her alanına yönelik CAD sistemleri mevcuttur. Ürün tasarımı sürecinde teknik çizimler, kumaş yüzey tasarımları, giysi kalıpları ve üç boyutlu (3D) sanal prototip hazırlama bu programlarda gerçekleştirilebilmektedir. Giysi tasarımında kullanılan üç boyutlu programlar bilgisayar ortamında hazırlanmış giysi kalıplarının sanal ortamda, sanal mankenler üzerinde birleştirilerek, beden kontrolünün yapılabilmesini ve bitmiş tasarımın görülebilmesini sağlamaktadırlar. Bu tez çalışmasında ilk olarak animasyon ve endüstriyel uygulamalarda kullanılan CAD programları incelenmiş, daha sonra tekstil ve moda tasarımında yaygın kullanılan programlar hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın sonraki bölümlerinde kadın ve erkek giysileri tasarlanmıştır. Çizim aşaması ile başlanan tasarım süreci üç boyutlu sanal prototip hazırlama ile sonlandırılmıştır. Karşılaştırma ve daha detaylı analiz yapabilmek için giysi tasarım uygulamaları farklı yazılımlar ile gerçekleştirilmiştir. Tasarım sürecini takiben belirlenen modeller dikilmiştir. Gerçek giysi tasarım süreci ve sanal prototip oluşturma aşamaları kalıp ve beden özellikleri bakımından karşılaştırılmıştır. Süreç içerisinde farklı modeller için gerçekleştirilen 2D ve 3D giydirme uygulamalarının aralarındaki farklar ve benzerlikler gözlemlenmiştir. Bu çalışmalara ilave olarak, geleneksel tasarım ve üretim teknikleri bilgisayar destekli tasarım ile üretim süresi, üretim aşamaları ve maliyet yönünden değerlendirilmiştir.
Moda illüstrasyonunda güncel yaklaşımlar ve bir öneri
İllüstrasyon genel anlamı itibari ile bir konuyu açıklamak, anlatmak için yapılan resimlere verilen isimdir. İllüstrasyon alanı, endüstri devriminden bu yana çeşitli dallara ayrılarak gelişimine devam etmiştir. 1980'li yıllara kadar geleneksel tekniklerle yapılan illüstrasyon, daha sonraları bilgisayar ortamında dijital çizim programları yardımıyla da yapılabilirlik kazanmıştır. Moda ve illüstrasyon kavramları geçmişte ve günümüzde birçok alana etki etmiş ve etmektedir. Alt temada birleşen bu iki kavram, moda illüstrasyonu alanını oluşturmuş ve çeşitli çizim teknikleri ile gerçekleştirilmektedir. Moda illüstrasyonları geçmişte kullanılan tanım, tanıtım gibi amaçları dışında günümüzde sanatsal bir odağa doğru da evrilmektedir. Bu evrilmeyi takiben güncel dijital teknikler devreye girmektedir. İçinde bulunduğumuz çağın getirisi olarak dijital teknoloji, moda illüstrasyonu alanına da etki etmekte ve karışık tekniklerle moda sunumlarında yer almaktadır. Moda illüstrasyonlarının ait olduğu mecradan başka mecralara geçişi, moda illüstrasyonunda güncel yaklaşımlarda gözlemlenebilmektedir. Bu çalışmada güncel yaklaşımlara ek olarak bir öneri geliştirilmiştir. Öneri dahilinde moda sektöründe yer alan insan bedenine eleştirel bir bakış açısı sunulmaktadır. Böylece moda illüstrasyonlarından yararlanılarak performans sanatına dönüşen moda sunumlarının yapılabileceği gösterilmek istenmiştir. Çalışmaya ilişkin sunulan öneride, yazar tarafından çizilen tasarımlar dijital tekniklerle illüstre edilerek farklı bir moda sunum tekniğine dönüştürülmüştür. Bu çalışma ile birlikte farklı yaklaşımlar ve önermelerin olabileceği tartışılmış ve tez, konuya ilişkin alanyazın ile desteklenmiştir. Anahtar Sözcükler: Moda Tasarımı, Moda İllüstrasyonu, Moda Sunumu, Performans Sanatı, Dijital Teknoloji.
Hazır giyimin gerçekleşme süreci ve mesleki eğitimin sektöre etkisinin bir örneklem üzerinden incelenmesi
Hazır giyim sektörü, Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden birisi konumundadır. Bu araştırmada hazır giyim sektörünün gerçekleşme süreci gerekçeleri ile ayrıntılı olarak ele alınmakta, mesleki eğitim kurumlarındaki hazır giyim bölümlerinin sektöre katkısı incelenmektedir. Bulgular, mesleki eğitimin sektöre aktif katkısı olmadığı ve okulların hazır giyim sektörü ile işbirliği içerisinde hareket etmesi gerektiği yönündedir. Bu tezin ilk bölümünde moda kavramına değinilerek hazır giyim ile ilişkisi ele alınmıştır. İkinci bölümde hazır giyim ile ilgili temel tanımlar (giyim, haute couture, hazır giyim) yapılarak, hazır giyimin tarihsel gelişimi ve süreç içerisindeki gelişmeler incelenmiştir. Üçüncü bölümde hazır giyimin Dünya ve Türkiye ticaretindeki durumu yıllara göre ele alınmıştır. Dördüncü bölümde ise araştırma konusu olan mesleki eğitim ile ilgili genel bilgilendirme yapılmıştır. Araştırma kapsamında İznik'te bulunan mesleki eğitim kurumlarında görevli öğretmenler ile görüşmeler yapılmıştır. Görüşme yapılan kişilerin mesleki eğitimin sektöre etkisi hakkındaki görüşleri ve araştırmacının gözlem sonuçlarından elde edilen bilgiler bulgular kısmında sunulmuş ve önerilerde bulunulmuştur. Ayrıca çalışma konuya ilişkin alan yazın ile desteklenmiştir. Sonuçta mesleki eğitim kurumlarının sektör üzerinde yeterince etkili olmadığı verilerine ulaşılmıştır.
Biyosüreç: Doğadan ilham alan tasarım süreçleri için sistematik bir yöntem önerisi ve uygulaması
Sürdürülebilirlik kavramı temelinde doğaya yaklaşan çalışmalar bağlamında ürün tasarımında kısa zamanda azımsanmayacak araştırmaların yapıldığı görülmüştür. Araştırma süreci kapsamında elde edilen bilgiler ışığında adına "Biyosüreç" dediğimiz, şu ana kadar bu konuda çalışılmamış olduğunu umduğumuz bir sonuca ulaşmaktır. Tezin yöntemsel içeriğine bakıldığında; ikinci bölümde araştırma konusu ile ilgili güncel yaklaşımlar ve örnekler üzerinden konunun anlaşılması sağlanmıştır. Üçüncü bölümünde, literatür taraması yöntemi ile biyo kavramlı tez çalışmaları süreç incelemesine tabi tutulmuştur. Tezin dördüncü bölümünde ise meta analize dâhil edilecek çalışmaların biyoloji ile disiplinler arası bir tasarım yöntemi önerildiğine bakılarak tezler seçkiye tabi tutulmuş, seçilen bu tezler meta analizi yöntemi ile önerdikleri tasarım araçları incelenmiş ve devamında kıyaslama yapılmıştır. Beşinci bölümde anket yöntemi ile ürün tasarımı öğrencilerinin biyo kavramlar konusundaki bilgi düzeylerine başvurulmak istenmiştir. Altıncı bölümde Biyosüreç yöntemi çalıştay formatında denenmiştir. Geçerliliği denenen çalışmanın sonuçları ile genel bir değerlendirme yapılmıştır.
Türkiye'de endüstriyel tasarım lisans eğitiminde malzeme dersinin uygulaması üzerine bir araştırma ve malzeme stüdyosu önerisi
Bu tez çalışmasında ülkemizde verilen endüstriyel tasarım lisans eğitimi içerisindeki malzeme dersi uygulamaları incelenmiş ve ders verimliliğini arttırmaya yönelik, malzeme dersine özelleşmiş fiziksel bir ders mekanı olarak önerilen Malzeme Stüdyosu kavramı konu alınmıştır. İlk olarak literatür incelemesi ile malzeme derslerinin endüstriyel tasarım eğitimi içerisindeki önemi üzerine araştırma yapılmıştır. Daha sonra Türkiye'de on yıl ve üzeri süredir endüstriyel tasarım eğitimi veren üniversiteler ile üç farklı kıtadan malzeme dersi üzerine çalışmalar yürüten endüstriyel tasarım bölümleri ziyaret edilmiştir. Gerçekleştirilen ziyaretler sırasında bölümlerdeki malzeme dersi yürütücüleri ile görüşülerek anket ve röportaj uygulamaları ile malzeme dersi ve Malzeme Stüdyosu önerisi üzerine fikirleri sorulmuştur. Ek olarak örneklem endüstriyel tasarım bölümlerindeki malzeme ders mekanları incelenmiş ve elde edilen tüm veriler karşılaştırmalı bir şekilde ele alınmıştır. Son olarak elde edilen veriler üzerinden önerilen Malzeme Stüdyosu'nun temel gereksinimleri üzerine tespit ve önerilerde bulunulmuştur.
Otizm spektrum bozukluğu olan çocukların eşleme becerilerine yönelik eğitim materyallerinin ürün kullanıcı ilişkisi açısından tasarım kriterlerinin belirlenmesi
Otizmli çocuklarda görülen temel yetersizliklerden biri sembolik düşünme yetersizlikleridir. Otizmli çocukların sembolik ve soyut kavramları anlamadaki güçlükleri göz önüne alındığında nesneler arasındaki benzerlik ve farklılıkları fark etme; parçaların oluşturduğu bütünü kavrama; bir örüntüdeki eksik bırakılan örüntüyü tamamlama ilk yapılan çalışmalardandır. Nesneler arasındaki ilişkiler kurulurken eşleme ve sınıflama gibi zihinsel etkinlikler gerçekleşir. Eşleme becerilerine yönelik eğitim materyallerinin otizmli çocukların ürün kullanıcı ilişkisi açısından tasarım kriterlerinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmada bu becerinin çalışılmasına yönelik geleneksel materyallerden bir örnek ile benzer zorluk derecesinde bir tablet bilgisayar uygulaması karşılaştırılmıştır. Katılımcıların eşleme becerilerine yönelik eğitim materyalleriyle etkileşimleri izlenmiş; materyallerin ürün kullanıcı ilişkisi açısından tasarım kriterleri analiz edilmiş ve tasarım gereklilikleri belirlenmiştir.
Üniversitelerde disiplinlerarası bir yapılanma olarak tasarım laboratuvarları (Design Lab) üzerine durum analizi
Disiplinler arası çalışmalar bir projeden, bir sorunsaldan hareketle mevcutlar arasında bağ kurmayı, ilgili disiplinlerle gerçekleştirilen ortak araştırmaları ve farklı disiplinlerle ortak problemlere çok açılı incelemelerle çözüm bulma sürecini içerisinde barındırmaktadır. Bu çalışma süreci içerisinde yaratıcı problem çözme teknikleri geliştirilirken, sosyal bilimler, fen bilimleri gibi birbirlerinden ayrı çalışma alanlarının birikiminden faydalanmayı da önceleyen bir çalışma sistemini de beraberinde yapılandırır. Tasarım problemlerini de bu kapsamda çoklu çözüm sistemlerini içerisinde barındırmaktadır. Kavram olarak "tasarım" bir üst kimliği içerisinde barındırmaktadır. Endüstriyel tasarım bu ana başlık altında bir alandır ve endüstriyel tasarım kendisi de dahil olmak üzere sosyal ve fen bilimlerini bünyesinde barındıran disiplinler arası bir alandır. Bu nedenle endüstriyel tasarım disiplini problem kaynağına bağlı olarak makine, elektrik vb. mühendislik ile tıp gibi fen bilimleri alanları ile felsefe, sosyoloji, antropometri, ergonomi gibi sosyal bilimler alanları ile de ortaklaşa çalışmaktadır. Üniversitelerdeki bu tasarım araştırmaları son yıllarda önem kazanmakta ve bazı üniversiteler tarafından uygulanmakta olan çoklu disiplinle ortak çalışan tasarım laboratuvarları gerçekleştirilmektedir. Yurtiçi ve yurtdışı üniversitelerdeki tasarım laboratuvarlarını incelediğimizde tasarım laboratuvarları hem üniversiteler için özel sektör deneyimi kazandırması, hem teoriden uygulamaya geçilmesi aynı zamanda eğitimin desteklenmesi açısından öncelikli önemle ele alınmaktadır. Tasarım laboratuvarları üniversitelere bağlı kurulan ama içinde özerk olan kurumlar oldukları için birbirlerinden çok farklılık gösterebilmektedir. Bu araştırma projesinde uluslararası akademik ortamlarda yapılanan, Türkiye'de ise üniversite ve araştırma enstitülerinde yeni bir alan olarak ele alınan "tasarım laboratuvar" ları. (Design Labs) üzerine mevcut durum tespiti yapılması ve tasarım eğitimi üzerine etkileri ele alınarak incelenecektir. Projenin ana hedefi üniversitelerde tasarım disiplini üzerinden disiplinler arası çalışmaların önemini ve önceliğini tespit etmek, yenilikçi ve gelecekçi tasarım eğitimi üzerine verileri belirlemektir.
Sürdürülebilir moda döngüsünde moda tasarımcısının rolü
Sürdürülebilirlik kavramı, günümüzde birçok alana etki eden ve oldukça tartışılan bir kavramdır. Sürdürülebilirlik kavramının önemini görmek ve son yıllarda artan değerini anlayabilmek için günümüzdeki çevresel, ekonomik ve sosyolojik sorunlara bakmak gerekimektedir Yaşadığımız dünyanın giderek artan çevre sorunları, doğal kaynakların karşı karşıya olduğu tehlikeler ve diğer olumsuz gelişmelere bağlı olarak tüm alanlarda olduğu gibi moda ve tekstil tasarımı alanları da etkilenmiştir. Bulgular tekstil ve moda endüstrisinin çevreyi olumsuz yönde etkileyen endüstrilerden biri olduğu yönündedir. Sürdürülebilir kalkınmanın tartışıldığı eşitlik, çevrebilim ve ekonomi konularının yanı sıra sürdürülebilir kalkınmada moda tasarımcısının rolü de araştırılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada sürdürülebilirlik konusuna moda tasarımcısının nasıl eğilmesi gerektiği, moda tasarımcısının rolünün ne olacağı ve konuya katkılarının neler olabileceği tartışılmaktadır. Çalışma dâhilinde, konuya ilişkin görüşlerine başvurulan kişiler arasında, Türkiye'de yaşayan yedi akademisyen ve İngiltere'de yaşayan bir moda tasarımcısı bulunmaktadır; bu kişiler konuyla ilgili güncel ve yetkin çalışmaları bulunan isimler arasından seçilmiştir. Görüşme yapılan kişilerin sürdürülebilir moda döngüsünde moda tasarımcısının rolüne dair algıları, yaklaşımları ve önermeleri aktarılmış ve çalışma konuya ilişkin alanyazın ile desteklenmiştir.
Bilim kurgu temalı filmler için tasarlanan ürünlerin kavramsal açıdan incelenmesi
Ürün tasarımı, sanat ve mühendislik gibi birbirinden farklı disiplinler ile bir arada çalışan bir disiplindir. Farklı disiplinlerdeki ortak çalışma alanı; ürün tasarımını bu disiplinler ve onların alt dalları ile iletişime ve etkileşime sokmaktadır. Bu araştırmada ürün tasarımı ve sinemanın yanı sıra, bu disiplinlerde tasarlanan kavramsal ürünler, göstergebilim açısından incelenmiştir. Tasarım ile sinema ilişkisi ürünler üzerinden incelenirken özellikle bilim ve teknolojiyi konu edinen bilim kurgu sinemasından ürün örnekleri seçilmiştir. Çalışmada, bilim kurgu filmlerinde yer alan kavramsal ürün tasarımlarına ve bu kavramsal ürünlere yüklenen anlam incelenmiştir. Çalışmada örnek film analizi ve kavramsal ürünlerin incelenmesi için Wall-e filmi seçilmiştir.
Hazır giyim sektöründe giysi tasarımının markaya etkisi üzerine bir araştırma
Moda tasarımının gelişmesiyle birlikte üretime uygun, fonksiyonel, özgün ve estetik ürünlerin tasarlanması hazır giyim işletmelerinin kalkınması ve tüketici ihtiyaçlarının karşılanması bakımından önemli bir gelişme olarak görülmektedir. Hızla küreselleşen dünyada rekabet faktörünün de etkisiyle işletmeler farklılaşmak ve rakiplerinden ayrılmak için markalaşma stratejilerine ve çalışmalarına ağırlık vermeye başlamıştır. Bu çalışma, moda tasarımının marka üzerindeki etkisini araştırmak ve tasarımın Türk hazır giyim sektöründeki önemini vurgulamak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma, literatürde iki ayrı disiplin olarak yer alan moda tasarımı ve markanın bir araya gelmesinden oluşan bütün ile ilgili alan çalışmalarına katkı sağlaması açısından önem taşımaktadır. Araştırmanın amacı tasarımın hazır giyimdeki kullanımına ilişkin güncel ve geçerli bilgiler sunabilmektir. Bu çalışmada ana başlıklar halinde aktarılan hazır giyim, moda tasarımı ve marka ile ilgili literatür taraması yapılmıştır. Araştırma örneklemi ölçütleri çerçevesinde Sarar markasına yönelik araştırma ve analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, verilerin desteklenmesi amacıyla literatür taramasından ve örneklemden elde edilen görsel, şekil ve tablolar kullanılmıştır. Anahtar Sözcükler: Moda Tasarımı, Marka, Hazır Giyim.
Türkiye' deki hazır giyim firmalarının moda tahmin yöntemlerinin araştırılması
Moda tahmini, günümüz hazır giyim sektöründe, firmalara rekabet gücü sağlayan önemli bir etken olması yanında, firmalarda çalışan tasarımcılar için de bir tasarım kaynağı ve yol gösterici olma özelliğindedir. Türkiye'deki hazır giyim firmalarının, moda tahminine yaklaşımları, kullandıkları yöntemler ve moda tahminin tasarım sürecine etkisi bu araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Araştırma Türkiye'deki hazır giyim firmalarında çalışmakta olan tasarımcılarla yürütülmüştür. Araştırma evrenine dâhil olan hazır giyim firmalarında çalışan on iki tasarımcıyla, moda tahmini ile ilgili yüz yüze görüşmeler yapılmış, bu görüşmelerden elde edilen veriler, nitel araştırma modelinde incelenmiştir. Araştırma sonucunda, Türkiye'deki hazır giyim firmalarının uluslararası, güncel moda tahmin verilerine, eğilim takip firmaları, fuarlar, dergiler v.b. aracılığı ile ulaştıkları ortaya çıkmıştır. Türkiye'deki hazır giyim firmaları, elde ettikleri bu verileri, firmaların müşteri kitlesi, pazar verileri, sürekli ürettikleri temel ürünler gibi etkenlerin verileri aracılığı ile yorumlamakta ve Türkiye pazarı için, daha kısa vadeli, ürün hedefli, ikinci bir moda tahmini yapılmaktadır. Bu süreçte tasarımcının tecrübesi ve konuyla ilgili sezgileri önemli olmaktadır.
Yerel ve küresel kültür anlayışlarının endüstriyel tasarım sürecine etkisi: Türkiye Mobilya Sektöründe tasarımcı yaklaşımları
Küreselleşmenin etkisi ile birlikte dünya çapında kültürlerin değişimi hızlanmıştır. Bu değişen dünyada endüstriyel tasarımcının ilgilendiği hedef kitle de değişmektedir. Bu çalışmanın amacı küreselleşmenin etkisi ile birlikte yerel ve küresel kültür anlayışlarının endüstriyel tasarım sürecine etkisinin incelenmesidir. Yapılan literatür taramasında öncelikle kültür ve küreselleşme terimleri kavramsal olarak ele alınmıştır. Kültürün küreselleşmesinin sonucu olarak ortaya çıkan yaklaşımlar incelenerek güncel yaklaşımlar ve örneklerle konu hakkında bilgi verilmiştir. Sonrasında endüstriyel tasarım ile kültürün ilişkisi ve kültürün küreselleşmesiyle birlikte endüstriyel tasarımın nasıl etkilendiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yapılan çalışmada tasarım sürecine etkinin anlaşılabilmesi için Türkiye'de mobilya sektöründe çalışan tasarımcılar ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmeler ile tasarımcının tasarım süreci, hedef kitlenin küreselleşme ile birlikte değişimi, küreselleşmenin endüstriyel tasarımcıya etkisi, küresel kültürün ve yarattığı popüler kültürün tasarım sürecine etkisi, yerel kültürün tasarım sürecine etkisi ile ilgili tasarımcıların görüşleri detaylı bir şekilde sorgulanmıştır. Ulaşılan sonuçlara göre küreselleşmenin kültürel etkileri tasarım sürecinde de gözlemlenmiştir.
Zeki Müren'in sahne giysilerinin analizi ve eş zamanlı tasarım eğilimleri
Zeki Müren, ses sanatçısı, besteci, söz yazarı, şair ve aktör olarak tanınan; Türkiye'de bilinirliği olan bir sanatçıdır. Çok yönlü sanatsal yetenekleriyle kazanmış olduğu başarı ve halkının sevgisiyle kendisine "Sanat Güneşi" sıfatı verilmiştir. Kendi döneminde, çağdaşlarından farklı olarak sahne giysilerine alışılmışın dışında tasarım yenilikleri getirmiştir. Güzel Sanatlar Akademisi'nde aldığı eğitimini, özgün sanat anlayışıyla yorumlayarak kendi sahne giysilerini tasarlamıştır. Dünyada meydana gelen tasarım eğilimlerinden kendi belirlediği ölçülerde yararlanarak, sahne giysilerini ülkenin imkân verdiği uygulama olanaklarıyla gerçekleştirmiştir. Her bir sahne giysisi, birbirinden farklı ve eşsiz, kendine özgü tasarım detaylarıyla uzun uğraşlar sonucu kurgulanmıştır. Onun yaşadığı dönemde ya da daha sonra, bu giysilerin benzerleri üretilmemiş ve taklit edilememiştir. Sanatçı; sahne giysileri, aksesuarları, tavrı ve üslubuyla kendine özgü bir stil yaratmıştır. Dönemin tasarım eğilimlerinden yararlanarak oluşturduğu sahne imajı, Türkiye'nin toplumsal normlarının dışındadır. Kendisinin yenilikleri, seyircisi ve dinleyicisiyle kurduğu sevgi ve saygı bağı sayesinde hoşgörüyle karşılanmıştır. Türkiye'de onun aktif sahne hayatında olduğu dönemde, kendi ekolünden olan sahne sanatçılarının arasında en farklı çizgide yer alan kişidir. Sahne giysilerinin, dünyaca ünlü sanatçıların kostümleri ile eş zamanlı tasarım eğilimleri çerçevesinde benzeşen yönleri bulunmaktadır. Zeki Müren, bu tasarım eğilimlerinin ilk örneklerini kendi ülkesinde sahne giysileri ile temsil etmiştir.
Gençlik altkültürlerinin giyime etkileri
Modern toplum çok sayıda altkültür içerecek biçimde gelişmiş, kendilerine oluşturdukları alternatif kültürel biçim içerisinde yaşayan gençlik altkültürleri egemen değerlere yönelik protestolarının bir kısmını giyim göstergeleri aracılığıyla gerçekleştirmişlerdir. Gençlik altkültürlerine red ve protestolarını gösterebilecekleri bir zemin oluşturan giyim göstergeleri, uğradıkları yapıbozumunun ardından yeniden tanımlanarak simgeleşmiştir. Böylece nesnelerin işlevleri dönüştürülmüş, gençlik altkültürlerinin gösterilenlerini ilettikleri bir iletişim aracı olmuşlardır. Öte yandan kapitalist iktisadi sistemin bir sonucu olarak kültür endüstrisi doğmuş, kültür endüstrisinin önemli bir kolu olan moda endüstrisi altkültürel üretimleri kendisine ilham kaynağı kabul etmiştir. Araştırmada moda tasarımcılarının ele alınan gençlik altkültürlerinden yola çıkarak hazırlanmış oldukları koleksiyonlar, söz konusu gençlik altkültürlerinin görselleri ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Sonuç olarak moda endüstrisinin bu altkültürel değerleri kullanırken radikal anlamlarından kopardığı görülmüştür. Gençlik altkültürleri birer anti-modacı iken, moda endüstrisinin elinde birer ana akım moda trendine dönüşmüştür.
Roles of product designers in social innovation: Cases from Portugal
This thesis work is based on the subjects of Design and Social Innovation, considering both as fields that can contribute to the expansion of each other. Design is already a well-stablished profession within the Industrial sectors, yet a new wave of thought calls for its implementation in problems that are of a social nature, and that would complement the work of technical innovation which is usually assumed by designers. To present a panorama of how designers could be better integrated into Social Innovation, a literature review of works dealing with the concepts of roles of Design, social innovation, Design and social aspects, and practices of Design is presented. Followed by a field study consisting of a survey of ten examples from Portugal; a country with the particularity of having an already striving Social Innovation sector. This context gives Portugal the characteristic of serving as a model case to research about the route taken by Social Innovation initiatives and the possibilities for future designers. With the aim of founding ways to facilitate the incorporation of designers to this field. A summary of the main aspects of these examples are presented and discussed; as well as a general description of what could be the general situation in Portugal. It ends with the recommendation of two possible paths to be followed by designers wanting to enter the field of Social Innovation.
Moda tasarımı öğrencilerinin tasarım biliş türlerinin belirlenmesi
Bilim insanları yıllardır merak edilen yaratıcılık ve düşüncenin kaynağını tasarım araştırmalarıyla keşfetmeye çalışmaktadır. Araştırmalar, tasarımın zihinsel düşünce süreçleri ile gerçekleştiğini göstermektedir. Bu süreçlere ayrılan zaman ve öncelik sıralaması tasarım biliş türlerini ortaya çıkarmaktadır. Tasarımcının tasarım biliş türünü ölçek uygulamasıyla belirlemek mümkündür Halen yurtdışı kaynaklı akademisyenler tarafından yürütülen tasarım biliş türü analizlerinin yurtiçinde de yapılmasına öncülük edecek ve moda tasarımı alanının bu açıdan ele alınmasında bir adım olabilecek bu çalışmanın, Türkiye'de tasarım araştırmaları açısından büyük bir öneme sahip olduğu düşünülmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, moda tasarımı öğrencilerinin tasarım süreçlerini şekillendiren tasarım biliş türlerinin, örneklemde yer alan üniversitelere ve öğrenim düzeyine göre incelenmesidir. Araştırmada, betimsel tarama yöntemi ile nicel veri toplama aracından yararlanılmıştır. İlgili literatür taranmış ve öğrencilerin tasarım sürecinde neye odaklanarak tasarımlarını oluşturduklarının belirlenmesi amacıyla, 5'li likert tipinde 20 maddelik bir anket uygulaması yapılmıştır. Örneklemdeki öğrencilerin, üniversitelere ve öğrenim düzeylerine göre tasarım biliş türü tercihlerine yönelik bulgular değerlendirilmiş ve tasarım süreçlerinde genel olarak sorun odaklı tasarım biliş türüne odaklandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Örneklemin öğrenim düzeylerine göre tasarım biliş türü tercihleri de sorun odaklı tasarım biliş türüne yöneliktir. Üniversitelere ve üniversitelerin öğrenim düzeylerine göre ise farklı tasarım biliş türü tercihlerinin olduğu görülmektedir.
Kadın çanta tasarımı ürünlerin göstergebilimsel incelenmesi
Günümüzde tüketim, fizyolojik ihtiyaçların karşılanmasının yanı sıra psikolojik ve sosyolojik ihtiyaçların giderilmesine odaklanan bir süreç olarak tanımlanmaktadır. Tüketicilerin marka ve ürün tercihleri, fonksiyonel özelliklerin yanında sembolik özelliklere göre şekillenme eğilimine girmiştir. Toplumsal hayatta görsel olarak daha fazla ön planda olan ve olmak isteyen kadınlar, hemcinslerinden farklılıklarını tasarım ürünlerin tüketimi yoluyla ortaya koymaktadır. Bu durum tüketimde farklı başlıkların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Tasarım ürünlerinin tüketimi ise lüks tüketim, sembolik tüketim, statü tüketimi ve gösterişçi tüketim başlıkları altında toplanmıştır. Günümüzde ürün kategorilerinde çeşitliliğin artması, sembolik anlamlarla mesaj iletme kaygısını en üst seviyeye çıkarmıştır. Bu sebeple markalar kültür dünyasından edindikleri anlamları semboller aracılığıyla ürünlere aktararak tüketiciye ulaşmayı hedeflemektedirler. Günümüzde insanlar yaşam biçimlerini ve kendilerini tüketim odaklı şekillendirdikleri için sembolik değerler hem tüketiciler hem üreticiler açısından üzerinde durulan bir konu haline gelmiştir. Çalışmada, tasarım çanta tüketiminin kişiye sağladığı sosyolojik ve psikolojik faydanın benlik ve statü kavramları ile olası ilişkisi açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmada, marka tasarım çantaların reklam kampanyaları göstergebilim kapsamında incelenmiş ve çıkarılan sonuçlar doğrultusunda çanta yüzey tasarım uygulamaları yapılmıştır. Kadın çanta tasarım ürünleri üzerine yapılan incelemede, sözsel ve görsel iletişimin temelini oluşturan göstergeler dizisini çözümlemeye ve içerdiği anlamları açıklamaya çalışan görsel göstergebilim inceleme metodundan yararlanılmıştır.
Atklı örme teknolojisindeki yeniliklerin giysi tasarımına etkilerinin incelenmesi: Dikişsiz kadın giysi tasarımı örneği
Teknoloji günümüzde moda ve tekstil tasarımı alanını da etkilemiş, tasarım unsurları teknolojiden bağımsız düşünülemez hale gelmiştir. Tekstil ve moda alanında yeni bir teknoloji olan dikişsiz örme teknolojisi eski kes ve dik üretim yöntemlerinden farklı olarak örme ürünlerin tek parça halinde üretilebilmesini sağlar. Üretim sürecinin teknolojiyle bağlantılı olması tasarım sürecine de teknolojinin dâhil edilmesini gerektirmiştir. Bu sebeple tasarım süreci CAD programları ile bilgisayar ortamında yürütülmeye başlanmıştır. Bu çalışmanın ana amacı atkılı örme teknolojisindeki yeniliklerin giysi tasarımına etkilerini incelemek, üretici, tüketici ve çevre adına birçok katkı sağlayan dikişsiz örgü teknolojisinin tasarım adına ne gibi avantaj ve dezavantaj sunduğunu belirlemeye çalışmaktır. Bir diğer amaç ise örmecilikte kullanılan dikişsiz giysi teknolojisi ile birlikte CAD yazılımlarını incelemek ve sağladıkları olanakları, kadın giysi tasarımı çalışmaları üzerinden uygulamalı olarak araştırmaktır. Tez kapsamında dikişsiz örme teknolojisine yönelik on parçalık koleksiyon Adobe Photoshop, Adobe Illustrator programları kullanılarak oluşturulmuştur. Koleksiyon tasarımlarından beş tanesi SDS-ONE APEX 3 programında üç boyutlu simülasyonlara dönüştürülmüştür. Üç boyutlu tasarımları oluşturulan giysilerden üç tanesi Shima Seiki Wholegarment makinelerinde dikişsiz şekilde üretilmiştir. Çalışmanın bulguları Wholegarment teknolojisinin ve CAD sistemlerinin avantaj ve dezavantajlarına dair tasarımcı teknisyen rolü, Wholegarment teknolojisinin tasarımsal yeterliliği ve üretim süresi, Wholegarment teknolojisinde baskı kullanımı, iki ve üç boyutlu yazılım parametreleri ele alınarak sunulmuştur ve bu parametreler çerçevesinde öneriler geliştirilmiştir. Parametreler doğrultusunda dikişsiz örme teknolojisi ve CAD sistemlerinin günümüzde bazı dezavantajları bulunmasına rağmen gelişen teknolojiyle ve etkin tasarımcı, teknisyen iş birliği ile moda ve tekstil sektöründe çok daha fazla potansiyele sahip olacağı ön görülebilir. Üretim ve tasarım süreci paydaşlarına düşen mevcut potansiyeli geliştirmek ve ortaya çıkarmak olacaktır.
Otomotiv döşemelik kumaş tasarımı ve tasarımı belirleyen faktörlerin incelenmesi
Otomotiv sektörü hızla gelişen ve talep edilen bir alan haline gelmiştir. Otomobilin insanlar için bir ihtiyaç haline gelmesiyle otomobilden beklenen nitelikler ile birlikte otomobil iç tasarımında renk ve desene verilen önem artmıştır. Renk ve desen öğeleriyle otomotiv tekstilleri, aracın stilini, farklı kültürleri ve araç sahibinin kişiliğini yansıtmaktadır. Aynı zamanda bunlar araç satış hacmini etkileyen önemli bir unsur olarak görülmektedir. Otomotiv sektöründe kumaşın tasarımdan önce teknik açıdan geliştirilmesi beklenmektedir. Bu da tasarım açısından bazı sınırlılıklara sebep olmaktadır. Bu tez çalışmasında teknik gerekliliklerin tasarıma getirdiği sınırlılıkları belirlemek için otomotiv döşemelik kumaşlarında kullanılan lif, iplik, kumaş yapıları, kumaşlardan beklenen kalite ve performans özellikleri incelenmiştir. Daha sonra otomotiv döşemelik kumaşlarının tasarım süreci ve tasarım unsurları hakkında araştırma yapılmıştır. Çalışmanın sonraki bölümlerinde, yapılacak olan kumaş tasarımları için gerekli renk ve desen eğilim analizi yapılmıştır. Yapılan incelemelere dayanarak kumaş tasarımı ve üretimi gerçekleştirilmiştir. Üretimi yapılan farklı nitelikteki kumaşların aşınma dayanımları değerlendirilmiştir.
Tasarım yönetiminde Endüstri 4.0 ile değişen paradigmaların belirlenmesi: Türkiye'de tasarım merkezine sahip olan firmalar üzerinden bir alan araştırması
Tasarım faaliyetlerinin endüstrinin stratejilerine uygun bir şekilde yürütülmesini sağlayan "Tasarım yönetimi" disiplininin, endüstrideki gelişmelerle değişip, yeni endüstrinin ve kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde gelişmesi beklenmektedir. Tasarım yönetiminin tarihi 1. Endüstriyel Devrim ile başlamaktadır. Endüstrideki değişimlerle endüstrinin ve kullanıcıların beklentisi değişmiş, bu doğrultuda tasarım disiplini de bu ihtiyaçları karşılayacak şekilde evrilmiştir. 2011 yılında Almanya'nın öncülüğünde ortaya çıkan Endüstri 4.0'ın bilişim teknolojisindeki gelişmelerin endüstriye veri, görsel teknolojiler ve yapay zeka alanlarında yansımasıyla gerçekleşeceği öngörülmektedir. Ancak yeni endüstride teknoloji sadece üretim fonksiyonlarını yerine getirmek için değil, holistik bir değer zinciri oluşturmak için kullanılacaktır. Bu değer zincirinin oluşturulmasında tasarım yönetimi etkin bir rol oynayabilir. Bu nedenle Endüstri 4.0'ın ihtiyaçlarına uygun tasarım yönetimi yöntemleri geliştirilmelidir. Bu çalışmanın amacı dördüncü sanayi devriminin gerçekleşmeye başladığı bu günlerde, Tasarım Yönetimi disiplininde Endüstri 4.0 ile değişen paradigmaları belirlemek ve Türkiye'de Tasarım Yönetimi anlayışlarının yeni endüstri ihtiyaçlarına uygunlukları ve son kullanıcıya sağladıkları faydayı tasarım merkezi olan firmalar üzerinden incelemektir.
Tarım makineleri sektöründe endüstriyel tasarım disiplini ile yeni ürün geliştirme süreçleri ilişkisi üzerine bir analiz
Bu çalışmada, tarımsal üretim alanının geleceğine dair endişelerin çözümüne katkı sunmak amacıyla, gelecek nesillerde ortaya çıkacağı ön görülen tarıma dayalı sorunların tasarım odaklı çözümü için yapılan girişimler incelenmiştir. Tarım araçları üretimi yapan işletmelerin teknoloji odaklı ürün tasarımları için, yeni ürün geliştirme süreçleri önemlidir. Bu çalışmada da tarım makineleri ve teknolojileri sektöründe üretim yapan işletmelerin yeni ürün geliştirme süreçlerinde endüstriyel tasarım disiplini ile olan ilişkileri incelenmiştir. Araştırmada tarımın ortaya çıkışından tarihsel süreç içerisinde insan araç etkileşimi incelenerek, tarımsal üretim tekniklerinin gelişimi paralellinde öncellikle endüstriyel tasarımın tarihsel süreçte yer aldığı alan tanımlanmıştır. İnsan araç ilişkisi tarım devrimi, sanayi devrimi ve teknoloji devriminin etkisiyle üretim ilişkilerini geliştirerek insan makine ilişkisi bir etkileşim haline dönüşmüştür. Süreçlerin devamında endüstriyel tasarım diğer disiplinlerle beraber tarım alanında ön plana çıkmaya başlamıştır. Uygulamaların sürdürülebilir olması için ürünlerin doğru bir şekilde üretiminin gerçekleştirilmesi mutlak koşuldur. Sürece dahil olan fonksiyonların birbirine entegre edilerek tam bir uyum içerisinde çalışması sağlanmalıdır. Özellikle ve öncelikle yeni ürün geliştirme süreçleri ile endüstriyel tasarım disiplininin ilişkisi bu fonksiyonların doğru kurgulanmasında başlıca etkendir. Bu tez çalışmasında da tarım makineleri üretim sektöründe bu ilişki incelenerek, ilişkinin süreç bileşenleri tarafından doğru olarak tanımlamasının sağlanması ve süreçlerin disiplinlerarası uygulamalara dönük olarak düzenlenmesinin gerekliliği gözlemlenmiştir.
Giyim konforu ve koruyucu özellikleri iyileştirilmiş yenilikçi itfaiyeci giysisi tasarımı
İtfaiyeci giysilerinin termal koruyucu performansı birincil öneme sahiptir. Giysi performansı tasarımdan, boyuttan, aksesuardan ve bir giysinin nasıl giyildiğinden etkilenmektedir. Kullanıcı rahatlığı, giysi performansı için değerlendirme kriterlerini belirlemektedir. ISO 13688 Standardında önerilen boyutlar tüm kullanıcılar için uygun değildir. Bu çalışmada itfaiyeci giysilerinin uyum problemleri tespit edilmeye çalışılmış ve bu problemleri giderebilecek yeni tasarımlar ortaya koyulmuştur. Bu amaçla, iki farklı itfaiyede çalışan ve farklı beden özelliklerine sahip 20 erkek itfaiyeci ile çalışılmıştır. İtfaiyecilerin tüm vücut bölgeleri mezür ile elle ölçülmüştür. Her kişi için bir ölçüm tablosu hazırlanmıştır. Giysinin itfaiyecilere uygunluğu CLO | 3D Yazılımı ile değerlendirilmiştir. Yazılımda tüm itfaiyecilerin üç boyutlu (3D) avatarları oluşturulmuştur. Daha sonra, tüm itfaiyeci giysilerinin kalıp ölçüleri yazılıma aktarılmıştır. Hazırlanan kalıplar, itfaiyecinin giysi bedenine (S-M-L-XL-XXL) göre avatarlar üzerine giydirilerek 3D giysiler simüle edilmiştir. Bu aşamada ISO 13688 standardında tanımlanan ölçüler ile gerçek giysilerin boyutları karşılaştırılmıştır. Bir itfaiyecinin hareket halinde iken alabileceği dört pozisyon seçilmiştir. Fit kontrolü sonucunda her hareket için ayrı ayrı olmak üzere bölgesel kalıp problemleri belirlenmiştir. 20 itfaiyecinin tamamında genel uyum sorunları tespit edilmiş ve giysi kalıplarının düzenlemeleriyle birlikte tespit edilen problemler ortadan kaldırılmıştır. Elde edilen verilerle yeni giysi tasarımları oluşturulmuştur. Yeni tasarlanan giysilerin 3D simülasyonları yapılmış ve çalışmada incelenen giysiler ile karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak geliştirilen yeni kalıp ölçülerinin itfaiyeci giysilerinin uyum problemlerinin büyük bölümünü giderebildiği tespit edilmiştir. Bu çalışmada elde edilen sonuçlar, daha rahat itfaiyeci giysisi tasarlarken uygun kalıp ölçüleri için bir kılavuz niteliğinde olacaktır.
Zanaat ve endüstriyel tasarım ilişkisinde kültürel sürdürülebilirlik üzerine bir analiz
Zanaatı, Türk Dil Kurumu 'insanların maddeye dayanan gereksinimlerini karşılamak için yapılan, öğrenimle birlikte deneyim, beceri ve ustalık gerektiren iş' olarak tanımlamaktadır. Endüstrinin gelişmesi sürecinde insan ihtiyaçlarını karşılamak için yarışan endüstri, tasarım ve pazarlama disiplinleri karşımıza çıkmaktadır. Bu yeni dönem tüketim dünyasında zanaatın yeri, endüstriyel tasarım ile ilişkisi, zanaat ile bugüne gelen Türkiye'ye ait kültürel değerlerin konumu ve bu kültürel değerlerin sürdürülebilirliği bu araştırmanın konusunu oluşturmaktadır. Türkiye'de zanaat ile endüstriyel tasarım ilişkisini kültürel sürdürülebilirlik bağlamında araştırabilmek için öncelikle kültürel sürdürülebilirliği tanımlamak gerekmektedir. Kültürel sürdürülebilirlik, sosyal çevrenin topluma veya bireye sağladığı değerler, inanç sistemi, estetik, adalet, sağlık, eğitim güvenlik gibi insani gerekliliklerin uzun vadede sürdürülebilmesini ifade etmektedir. Türkiye'de zanaat, ortaya çıktığı alanın yerel kültürünün, halkın sosyal ihtiyaçlarının izlerini taşır. Bu nedenle zanaat, kültür değerlerinin yaşatılmasında önemli bir rol üstlenmektedir. Bu araştırma kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanan "Türkiye Geleneksel El Sanatları Haritası" göz önüne alınarak, Türkiye'deki zanaat alanlarının dağılımını içeren çalışma doğrultusunda veriler incelenerek, tasnif edilmiştir. Bu kapsamda çalışma, belirlenen en yaygın 3 ve yaygınlığı en az olan 3 zanaat alanı üzerinden yapılandırılmıştır. Çalışma karma araştırma yöntemine bağlı durum çalışması olarak planlanmıştır. Bu bağlamda belirlenen zanaat alanlarındaki zanaatkârlar ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmakla birlikte, zanaatkârlara, devlet, kamu kuruluşu çalışanlarına, akademisyen ve tasarımcılara anket uygulanarak zanaat ve endüstriyel tasarım ilişkisinde kültürel sürdürülebilirlik açısından mevcut durum analiz edilmiştir.
Kaçar ve Pehlevi dönemlerindeki, kadın giyiminin karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Tarih boyunca coğrafi ve çevresel koşullar ile yaşam biçimi, mekan, sosyal koşullar, savaşlar, politik durum, hükümet, dini inançlar, gelenekler, kültür ve ekonomi; farklı topluluklarda kıyafet biçimini etkilemiştir. İnsanoğlunun geçmişten günümüze kadar giyim ile ilgili davranışları incelendiğinde, giyimin farklı kültürlerin oluşum ve değişiminde önemli bir etkiye sahip olduğu görülmektedir. Bu doğrultuda, İran kadın giyim kültüründe önemli bir yere sahip olan Kaçar ve Pehlevi dönemlerinde batı ile ilişkiler sonucu dönemin kadın giyiminde yeni yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Bu araştırmada, söz konusu tarihi dönemlerdeki İran kadınının giyim kimliğini etkileyen faktörler karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı, oluşturulan gözlem fişleri doğrultusunda bu dönemlere ait ceket modellerinin form, desen ve renk yönleriyle incelenerek özelliklerini ve farklılıklarını belirlemektir. Araştırmada, belgesel tarama modeline dayalı betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda her iki döneme ait form, desen ve renk farklılıkları olduğu sonucuna varılmıştır.
Üniversite öğrencilerinin kendilerini ifade etme biçiminde modanın etkisi: Isparta uygulamalı bilimler üniversitesi örneği
Bireylerin kişisel özellikleri, davranışları ve gelişimleri pek çok unsurun etkisi altında şekillenmektedir. Bu unsurlar içerisinde özellikle aile, arkadaş grupları, okul, sosyal çevre, sosyo-ekonomik ve kültürel yapı, kişisel özellikleri ve davranışları belirleyici temel unsur niteliktedir. Günümüzde bu temel unsurların yanı sıra kişisel nitelikleri etkileyici rol oynayan bir başka unsur olarak moda kavramı karşımıza çıkmaktadır. Özellikle benlik ve kimlik arayışı içindeki üniversite öğrencilerinin modadan oldukça etkilendikleri gözlemlenmektedir. Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin kendilerini ifade etme biçiminde modanın etkisini araştırmaktır. Araştırma evreni Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi olarak belirlenmiştir. Araştırma, üniversitedeki çeşitli fakültelerde ve meslek okullarında okuyan 320 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin kendilerini ifade etme biçiminde modanın etkisinin belirlenmesi amacıyla veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Toplanan verilerin güvenilirlik düzeyi belirlenerek faktör analizi, t-testi, varyans, korelasyon ve ki-kare analizleri yapılarak sonuçlar incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara göre öğrencilerin "Moda, kişinin kendini ifade etme biçimidir." şeklindeki genel ifadeye katıldıkları; "Kendimi ifade etme biçimimde moda etkilidir." şeklindeki ifadeye ise kararsız oldukları sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Moda, Üniversite, Üniversite Öğrencileri, Giyim.
Defekasyon için kullanılan vitrifiye ürünlerde farklı yüksekliklerin konfora ve kullanıma etkileri
Tuvalet ihtiyacı insanlık var olduğundan beri olan en temel ihtiyaçlardan biridir. Bu ihtiyaç ilk dönemlerde doğada, herhangi bir yerde giderilebilirken zaman içerisinde, yaşam alanının da değişmesiyle beraber farklı çözümler geliştirilmiştir. Temelde çömelerek ve oturarak kullanmaya yönelik olmak üzere iki ana ürün grubu kullanılmaktadır. Bu tez çalışması kapsamında yapılan literatür taramalarında tuvaletin tarihsel gelişimi ve tuvalet kültürü araştırılmıştır. Defekasyon için kullanılan ürün grupları incelenmiş, sağlık açısından yapılan araştırmalar göz önünde bulundurularak ürünlerdeki değişim incelenmiştir. Alan araştırmasında defekasyon için tercih edilen ürünler dört farklı grupta ele alınmış, prototipler kullanılarak farklı yaş gruplarından 80 kişi ile test edilmiştir. Test süresince katılımcılara kullanım konforuna dair sorular sorularak veriler toplanmıştır. Verilerin analizleri yapılarak hangi ürün yüksekliğinde ne gibi zorlukların yaşandığı incelenmiş ve optimum yükseklik tespit edilmeye çalışılmıştır. Katılımcıların oturup kalkarken ve oturma süresince hangi sorunlarla karşılaştığı incelenerek kullanıcı konforu detaylı olarak sorgulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda hela taşı en rahatsız ürün olarak, standart klozet ise en konforlu ürün olarak belirtilmiştir. Standart klozetin yükseltici ile kullanımı ve 250mm yüksekliğindeki klozet kullanımında çeşitli zorluklar tespit edilmiştir.
3 boyutlu giydirme teknolojilerinin moda ve giyim sektöründe e-ticarette kullanımı
Hızlı yaşayıp hızlı tükettiğimiz bu yüzyılda, teknolojinin gelişimiyle birlikte alışkanlıklarımız gün geçtikçe kendini yenilemeye başlamıştır. Teknoloji; hayatımızın tüm alanlarında kendisine yer bulmuştur. Teknolojinin bu denli hayatımıza girmesiyle birlikte moda ve giyim üzerine çalışmalar yapan girişimciler ve firmalar bu gelişmeyi kendileri için birer avantaja çevirip satış kanallarında kullanmanın yollarını aramışlardır. Ticaret kavramını elektronik ortamda ve yeni bir boyut kazandırarak tüketici ile etkileşim içerisinde yapmaya başlamışlardır. Bu çalışmada, moda ve giyim pazarlamasında teknolojinin kullanımı, 3 Boyutlu simülasyon sistemlerinde kullanılan programlar ve tarayıcılar incelenmiştir. Buna bağlı olarak bu tezde artırılmış gerçeklik konusu ele alınıp moda ve tekstil firmalarının geliştirdiği artırılmış gerçeklik tabanlı elektronik ticaret uygulamaları incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: 3 Boyutlu Simülasyon Sistemleri, Artırılmış Gerçeklik, Elektronik Ticaret
Deneyim tasarımı yaklaşımı ve müzeler uygulaması
Küresel ekonomide hizmet sektörünün payı giderek yükselmektedir. Özellikte teknolojinin etkisiyle hizmetlerin etkin olduğu pazarlar genişlemektedir. Hayatımızın birçok noktasına temas eden hizmetler gündelik ihtiyaçlarımızı karşılamakla beraber, aynı zamanda bize yeni ve biricik deneyimler de sunmaktadır. Hizmetlerde yaşanan bu değişim hizmet kullanıcılarının beklentilerini, motivasyonlarını ve ihtiyaçlarını da değiştirmektedir. Müzeler de hizmet sektöründe varlığını sürdüren kurumlar olarak bu değişimden etkilenmektedir. Ziyaretçilerin müzelerle olan etkileşimi değişmekte, özellikle nesiller ve kültürler arasında farklılıklar gözlenmektedir. Bu değişimin yaşandığı koşullar altında müzelerin ziyaretçilerini anlamaları ve onlarla geliştirilmiş temas noktarı üzerinden etkileşim kurmaları gerekmektedir. Bu etkileşim müze hizmetleri ve ürünleri düzeyinde gerçekleşebilir. Ürünlerin ve hizmetlerin, ziyaretçi odaklı yeniden yapılandırmasını sağlayan, görece yeni ve etkili disiplinlerden biri de hizmet tasarımıdır. Bu çalışmada Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi'nin ziyaretçileri hizmet tasarımının zihniyeti, süreçleri, yöntem ve araçlarından faydalanarak, eylem araştırması yöntemiyle analiz edilmiştir. Bu analizler belgelenmiş, analizler doğrultusunda hizmetlerin geliştirilmesi için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Hizmet tasarımı, Müzeler, Müze pazarlaması, Ziyaretçi deneyimi, Eylem araştırması
Bisiklet kullanıcısı kadınların giyim tercihlerinin belirlenmesi ve bir koleksiyon önerisi
Bisiklet kullanımının fiziksel performans gerektiren bir açık hava etkinliği olması bisiklet kullanımında giyimin önemini arttırmaktadır. Eskişehir'in; barındırdığı genç ve aktif nüfus ile sosyokültürel konumu ve sahip olduğu bisiklet kullanımına uygun arazi koşullarıyla bisiklet kullanımı için elverişli bir şehir olduğu söylenebilir. Eskişehir'de bisiklet kullanıcısı kadınların giyim tercihlerini belirlemek ve olası sorunlara çözüm bulmak ya da mevcut giyim tercihlerine alternatif getirmek amacıyla yapılan bu araştırmada, pilot görüşmeler sonrası Eskişehir'de aktif bisiklet kullanan yirmi kadınla birebir görüşmeler yapılmıştır. Betimsel analiz yöntemiyle bisiklet giyiminde yaşanan sorunlar ve çözüm yöntemlerine yönelik beklentiler tespit edilerek FEA modeli ile öneri bir koleksiyon hazırlanmıştır. Fonksiyonel, estetik ve etkileyici alt başlıklarında kullanıcıların cevapları ayrıştırılarak tasarımlar şekillendirilmiştir. On görünümden oluşan koleksiyon, Eskişehir'in iklim özellikleri göz önünde bulundurularak ve kullanıcıların daha yoğun bisiklet kullanım dönemi olarak belirttiği İlkbahar/Yaz dönemine göre çalışılmıştır. Oluşturulan eskizler dijital ortamda Adobe Illustrator programı kullanılarak artistik ve teknik çizimleriyle sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Bisiklet, Kadın, Giyim, Koleksiyon, Tasarım
Moda tasarımında geleneğin yorumlanması konusunun ulusal kimlik çerçevesinde incelenmesi
Toplulukların yaşayış biçimlerinin şekillenmesinde yadsınamaz biçimde etkili bir unsur olduğu bilinen gelenek tarih boyunca çeşitli şekillerde anlamlandırılmış ve konumlandırılmıştır. Tarihsel süreçteki değişimi ardından gelenek günümüz toplumlarında sanat ve edebiyat gibi alanların yanında moda tasarımcıları tarafından tasarımlara ve tasarım süreçlerine dahil edilmektedir. Geleneğin yorumlanmasının geleneksel kültürün korunması, tasarımcının görünürlüğü ve ulusların modaları üzerinde etkili olduğu görülmektedir. Günümüzde üzerine çeşitli tartışmalar gerçekleştirilen geleneğin yorumlanması konusu ülkelerin ulusal moda kimlikleri açısından önemini ve güncelliğini koruyan bir meseledir. Çalışmanın amacı, geleneğin moda tasarımında hangi şekillerde yorumlandığına ve geleneğin yorumlanmasının ülkelerin ulusal kimlikleri üzerinde nasıl etki gösterdiğine dair bir analiz yapmaktır. Çalışmada 1980'li yıllarda uluslararası moda sahnesinde kendine yer edinen Japon tasarımcıların geleneği yorumlama biçimleri ve bu tasarımcıların geleneği yorumlama biçimlerinin Japon ulusal moda kimliğine etkilerinden yola çıkılmıştır. Bu amaçla belirlenen örneklem dahilindeki tasarımcıların geleneği yorumlama biçimleri incelenecektir. Ardından geleneği ele alan tasarımcıların çalışmalarının, ülkelerinin ulusal moda kimlikleri üzerindeki yansımalarının hangi şekillerde gerçekleştiğine dair bir çerçeve çizilmeye çalışılacaktır.
Tasarım aracılığıyla erken çocukluk döneminde ekolojik farkındalığın artırılması üzerine bir inceleme
İnsanın temel ihtiyaçlarından başlayarak tüm tüketimlerinin sonucu olarak yeryüzünde yarattığı olumsuz ekolojik etkiler, kısıtlı doğal kaynakların verimli kullanımını gerekli kılar. Küresel önem taşıyan bu ekolojik duruma önlem ve çözümler üretilmesi, tüm toplumların sorumluluğudur. Çeşitli çözüm önerilerini takip eden ülkemizde 2000'li yılların başında atık yönetimi konusunda yapılan çalışmalar hız kazanmış, beraberinde toplumsal farkındalığın arttırılması gerektiği saptanmıştır. Günümüzde bu sürecin bir getirisi olarak kamu ve eğitim kurumları, sürdürülebilir bir etki yaratmak amacıyla, çocukların bilinçlendirilmesi ile ilgili çalışmalara ağırlık vermektedirler. Özellikle erken çocukluk döneminde verilen çevre bilincinin önemi birçok araştırmaya konu olmuştur. Türkiye'de çeşitli yaş gruplarına yönelik eğitim-öğretim müfredatlarında bulunan konu ile ilgili programların yeterliliği tartışılmakta, içerikler geliştirilmeye devam edilmektedir. Bunun yanında, okul-dışı ortamlarda deneyimleyerek öğrenme fırsatlarının sunulması; anlamayı kolaylaştırması, bilginin kalıcılığının arttırılması ve istenen olumlu tutum değişikliğine destek olması nedeniyle tercih edilebilmektedir. Bu çalışmada, erken çocukluk dönemi çocuklarına yönelik ekolojik farkındalığı arttırmak için, konuya bütünsel bir bakış açısı getiren tasarım odaklı okul-dışı öğrenme programının hazırlanması konu alınmıştır. Çalışmanın temel amacı, bu kapsamda hazırlanacak bir uygulama programı için göz önünde bulundurulması gereken temel kriterlerin belirlenmesidir. Tasarım aracılığıyla ekolojik farkındalık kazandırma konusunda yapılacak eğitim programı, çalıştay, etkinlik, oyun ve oyuncak tasarımı gibi faaliyetleri destekleyecek bu kriterler ile ilgili alanlara katkıda bulunulması hedeflenmiştir. Çalışma sonunda belirlenen kriterler kullanılarak örnek bir uygulama programı hazırlanmıştır.
Tasarım süreci ve kullanıcı içgörüsü ilişkisi: Tasarım profesyonelleri üzerine bir alan araştırması
Günümüzde pazarda söz sahibi olmanın ve farklılaşabilmenin yolu kullanıcıyı iyi anlamaktan ve ihtiyaçlarını karşılamaktan geçmektedir. Tasarım sürecinde kullanıcının sürece ve süreç çıktısına etkisi her geçen gün artmaktadır. Bu sebeplerle kullanıcıyı anlamak ve kullanıcıdan içgörü elde etmek önemli hale gelmiştir. Bu tez çalışmasının amacı kullanıcıdan içgörü elde etme ve endüstriyel tasarım süreci ilişkisinin incelenmesidir. Bu çalışma nitel yöntemlerden durum çalışması deseni ve genel tarama modellerinden kesitsel araştırma yaklaşımı ile kurgulanmıştır. Design Week Turkey 2017 etkinliğindeki "Türk Tasarımının Genetik Kodları" sergisinde yer alan ödüllü çay bardağı tasarımları ve tasarımcıları ile Design Turkey Tasarım Ödüllü alan çay bardağı tasarımları ve tasarımcıları örneklem olarak belirlenmiştir. Araştırmaya katılmayı kabul eden kişilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bulguların değerlendirilmesi içgörü kavramı, içgörü elde etmenin tasarım sürecindeki yeri, içgörü elde etme yöntemleri, kullanıcının rolü, çay bardağı tasarımında içgörü süreci, iyi içgörü elde edilen deneyimler temaları üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda tasarım sürecinde tasarımcının içgörüyü kullanıcı üzerinden oluşturduğu ve bu süreçte içgörüye farklı şekillerde birçok verinin elde edilmesi ve analiz edilmesiyle ulaşıldığı sonucuna varılmıştır.
İşlemenin çağdaş tekstil sanatındaki yeri
Çağdaş sanatın ifade araçlarından biri olan tekstil sanatları günümüzde iki ve üç boyutlu çalışmaların yanı sıra video art, video enstalasyon gibi teknolojik yaklaşımlarla entegre olabilen ve insanın kendi tarihi ile bir tekstil dokusu aracılığıyla bağ kurabilen bir konumdadır. Geleneksel tekstil el sanatları arasında yer alan işlemeciliğin farklı kültürlerdeki gerçekleşmesi incelendiğinde hayranlık uyandıran teknik bilgi, renk çeşitliliği ve kompozisyon özellikleri ile çok çeşitli kaynaklarda, müzelerde ve koleksiyonerlerin arşivlerinde yer aldığı görülmektedir. Geleneksel tekstil el sanatları arasında ayrıcalıklı bir yere sahip olan "işleme" günümüzde geleneksel ve endüstriyel boyutuyla, canlılığını sürdürmektedir. Öte yandan, işlemenin çağdaş tekstil sanatları arasında da giderek yükselen bir ifade aracı olarak tercih edildiği gözlemlenmiştir. İşleme tekniklerini kullanan sanatçıların, yaratıcı yaklaşımlarla kendilerine has sanat ifadelerini, duygularını ve düşüncelerini özgün bir şekilde işleme aracılığıyla yorumladıkları tespit edilmiştir. Bu nedenle çağdaş tekstil sanatında işlemenin yeri konusunun araştırılmasına karar verilmiştir. YÖK Veri Tabanında yapılan araştırmalarda, işlemenin geleneksel boyutuyla ve başka sanat alanıyla ilgili tez çalışmaları yapıldığı ancak çağdaş tekstil sanatında işlemenin yeri konusunun ele alınmadığı görülmüştür. Bu tezin önemi; geleneksel kültürde müstesna bir yeri olan tekstil yüzey tekniklerinden işlemenin, çağdaş tekstil sanatındaki yerinin doğrudan sanatçılarla iletişim kurularak ve onlarla yapılan anket çalışmasından elde edilen bulgularla oluşturulmuş olmasından gelmektedir. Bu tez kapsamında ele alınan "Çağdaş Tekstil Sanatında İşlemenin Yeri" konusu bağlamında yapılan araştırmalar, başvurulan sanatçı görüşleri işlemenin oldukça cesur bir şekilde geleneksel olan formatlarının yanı sıra yenilikçi yaklaşımlarla çok farklı yüzeylerde gerçekleştiğini göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Çağdaş tekstil sanatı, El işlemeciliği, Geleneksel işleme, İşleme tekniği
Çağdaş tekstil sanatında aplike tekniği
Tarihsel süreçte insanın ilk gereksinimleri arasında barınma ve giyinmenin de yer aldığı bilinmektedir. Bu gereksinimleri karşılamak için çeşitli tekstil yüzey teknikleri geliştirilerek; keçe, dokuma, örme, gibi tekstil yüzeyleri oluşturulmuştur. Zamanla, oluşturulan tekstil yüzeyleri üzerine baskı, boyama, dikiş ve katlama gibi tekniklerden yararlanılarak uygulamalar yapılmıştır. Bu tezde ele alınan aplike tekniği de, oluşturulmuş bir tekstil yüzeyi üzerine dikiş ile yapılan bir uygulamadır. "Çağdaş Tekstil Sanatında Aplike Tekniği" adlı bu yüksek lisans tez araştırmasında, tekstil yüzey tekniklerinden olan aplike tekniğinin çağdaş tekstil sanatında edindiği yer ele alınmıştır. YÖK Veri Tabanından yapılan araştırmalarda, konuyla alakalı olarak kırkyama, işleme, batik, aplike vb. geleneksel tekstil teknikleri üzerinde çalışmalar olduğu ancak, aplikenin çağdaş tekstil sanatındaki yeri hakkında bu çalışmada yer verildiği kapsamda bir araştırma olmadığı tespit edildiğinden, araştırmanın ayrıcalık taşıdığı düşünülmektedir. Bu tezin önemi; geleneksel kültürde önemli bir yeri olan aplike tekniğinin çağdaş tekstil sanatındaki yerinin, bir yüksek lisans tezi kapsamında araştırılarak ele alınmış olmasıdır. Araştırma kapsamında; tekstil sanatındaki tekstil yüzey tekniklerine değinilmiştir. Bu doğrultuda derinlemesine kaynak araştırması yapılarak, dikiş tekniklerinden biri olan aplike tekniğinin tarihçesine ve özellikle gelenekteki önemli uygulamalarına yer verilmiştir. Bunun yanı sıra, aplike uygulama yöntemlerinde kullanılan bazı aplike türleri ve dikiş çeşitlerine değinilmiştir. Çağdaş tekstil sanatı ile aplike tekniğinin çağdaş tekstil sanatındaki gelişimi araştırılarak bu konuda çalışmalar yapan çağdaş tekstil sanatçılarının uygulamalarına ve kullandığı tekniklere yer verilmiştir. Araştırmada erişilmek istenen sonuç; çağdaş tekstil sanatı alanyazınına katkıda bulunarak, geçmişten günümüze gelenekte varlığı bilinen aplike tekniğinin çağdaş tekstil sanatındaki yerinin ve öneminin anlaşılması, bulguların araştırmacı, sanatçı ve tasarımcıların çalışmalarına katkı vermesidir. Anahtar Sözcükler: Aplike tekniği, Yorgan sanatı, Kırkyama, Çağdaş tekstil sanatı, Tekstil kolaj.
Bir maddi kültür çalışması: Anadolu'da ayna
Bu çalışma maddi kültür kapsamında, Anadolu'da ayna kullanımını incelemek üzerine gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amacı; ayna kullanım şekillerini, aynaya atfedilen anlamları, aynanın 21. yüzyıldaki yerini ve yaşadığı değişimi saptamaya çalışmaktır. Bu çerçevede yapılan literatür taramasının ardından araştırma yöntemi olarak sıralı karma yöntem uygulanmıştır. İlk aşamada nicel tarama yöntemi olan anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. İkinci aşamada ise nitel yöntem olan yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Çevrimiçi ortamlar kullanılarak uygulanan ankete Türkiye'de yaşayan 179 kişi katılım sağlamıştır. Çevrimiçi anket uygulamasından elde edilen bulgular doğrultusunda derinlemesine inceleme yapılacak sorular belirlenmiştir. Derinlemesine inceleme yapabilmek için 10 kişiyle yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşme için örneklem seçimi anket bulgularına göre yapılmıştır. Görüşme ve anket verilerinin analizi sonucunda elde edilen bulgular incelendiğinde, ayna kullanımının geçmişten günümüze değişiklik gösterdiği görülür. Katılımcıların ayna ile ilgili verilen batıl inanç ifadelerine katılım düzeyleri oldukça düşük çıkmıştır. Elde edilen bir diğer sonuç da ayna yerine tercih edilen nesneler arasında cep telefonu kamerasının oldukça yüksek katılım oranına sahip olmasıdır. Teknolojik gelişmelerin ve tasarımda alınan kararların, nesnelerin kullanım pratiğini değiştirdiği görülür.
Endüstriyel tasarım sürecinde sayısal 3 boyutlu modelin evrim aşamalarının ve sürece etki eden parametrelerin saptanması
Bu tez çalışmasında endüstriyel tasarım süreci içerisinde yer alan; ön tasarım, prototipleme ve seri üretim için hazırlık aşamalarındaki, bilgisayar destekli üç boyutlu modelleme sürecinin evrimine neden olan etken modelleme parametreleri konu alınmıştır. Modelleme sürecindeki bu değişimin anlaşılabilmesi için; yeni ürün geliştirmede tasarım süreçleri, bilgisayar destekli üç boyutlu modelleme, prototipleme ve seri üretim için hazırlık faaliyetleri incelenmiştir. Konunun temel kavramlarının açıklanmasının ardından, tasarım süreçlerindeki model evrimini araştırmak için anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Anket sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda, tasarımcıların farklı modelleme davranışları incelenmeye çalışılmış ve beş farklı davranış deseni saptanmıştır. Her bir davranış desenini sergileyen katılımcılar ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilerek, endüstriyel tasarım süreci özelinde, üç boyutlu modellemedeki evrim aşamaları, evrim aşamalarına etken parametreler belirlenmiş. Belirlenen parametrelerin, endüstriyel tasarımın ön tasarım, prototipleme ve seri üretim için hazırlık aşamalarına etkenlik dereceleri saptanmaya çalışılmıştır. 3 boyutlu modellerin endüstriyel tasarım sürecindeki farklı işlev ve nitelikleri tespit edilerek modelleme aşamaları isimlendirilmiştir. Süreç içerisinde 3 boyutlu modelin geçirdiği evrime etki eden modelleme parametreleri açıklanarak literatüre katkı sağlanmaya çalışılmıştır. 3 boyutlu modellemedeki etken parametrelerin anlaşılmasıyla; tasarım eğitiminde veya endüstrisinde ihtiyaç duyulan modelleme yeteneklerinin tespit edilmesinde ve bu yeteneklerin kazandırılmasına yönelik stratejilerin oluşturulması konusunda fayda sağlanacağı düşünülmektedir.
Ev tekstili tasarımında desen tekrar biçimlerinin beğeniye etkisi
Günümüzde ev tekstili sektöründe tasarımlara getirilen yenilikçi bakış açılarının yanı sıra gelişen teknoloji sayesinde kullanıcıların hem fonksiyonel hem de dekoratif olarak ihtiyaçlarını karşılayabilecek ürün çeşitliliği bulunmaktadır. Ürünlerde kullanıcı tercihlerini etkileyen önemli faktörlerden biri desendir. Çiçek, kamuflaj, tribal, şal, çizgili, balıksırtı gibi birçok desen çeşidi bulunmakta olup bu desen çeşitleri floral temelli, geometrik, etnik ve anlatım desenleri olmak üzere dört temel gruba ayrılmaktadır. Ürünlerde baskı, dokuma, örme ve nakış gibi tekniklerle desenlendirme yapılabilmekte olup ev tekstili ürünlerinde yoğun olarak baskı ile desenlendirme tercih edilmektedir. Desen tasarımı oluşturulurken, hazırlanan sezonun trendleri, kullanılacak renklerin uyumları ve desen boyutları gibi faktörlere dikkat edilmesi gerekmektedir. Desen konusunda bir diğer önemli faktör ise raport biçimleridir. Düz raport, soter raport, diyagonal soter raport, kapaklama raport ve çevirme raport olmak üzere beş farklı raport biçimi bulunmaktadır. Çalışmanın amacı, birim desenlere uygulanan beş farklı raport biçimi sonucunda oluşan yeni desen tasarımlarının, endüstride farklı işletmelerde çalışan alan uzmanları ile moda ve tekstil tasarımı bölümlerinde görev yapan akademisyenlerin beğenileri üzerindeki etkisini ölçmek ve analiz etmektir. Bu amaç doğrultusunda ev tekstili sektöründe yoğun olarak tercih edilen floral temelli ve geometrik desen çeşitlerinden birer birim desen hazırlanmış olup, her bir birim desen için beş farklı raport biçimi uygulanmıştır. Baskılı ev tekstili ürün grupları içerisinde geniş bir pazar hacmine sahip olan nevresim takımları uygulama aşamasında kullanılacak ürün olarak tercih edilmiştir. Birim desenlere raport biçimleri uygulandıktan sonra oluşan yeni desenler ile hazırlanan düz beyaz nevresim takımı örneğine her bir desen için toplamda on adet giydirme işlemi yapılmıştır. Çalışma kapsamında kullanılan ölçeğin hazırlanması sürecinde Kansei mühendisliğinden yararlanılmıştır. Alan uzmanlarının görüşleri doğrultusunda belirlenen on adet Kansei kelimesi (sıfat çifti) her bir raport biçimi için ayrı ayrı uygulanmıştır. Çalışmada 7'li Semantik Diferansiyel ölçek kullanılmıştır. Katılımcılardan, her bir raport biçimi ile oluşturulan desenler için uygun gördükleri sıfat çiftlerini 7'li Semantik Diferansiyel ölçek ile değerlendirmeleri istenmiştir. Çalışmada 115 katılımcı bulunmaktadır. Katılımcıların vermiş oldukları yanıtlar doğrultusunda veriler, SPSS 22 programına aktarılarak betimsel istatistik analizi ile dağılım yüzdelikleri, standart sapma değerleri ve aritmetik ortalamalar hesaplanarak tablolar oluşturulmuştur. Tablolar sonucunda katılımcıların sıfat çiftleri üzerindeki eğilim yönleri belirlenmiştir. Sonuç olarak sıfat çiftleri için eğilim yoğunluklarını gösteren tablolar hazırlanarak değerlendirmeler yapılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, birim desenlere uygulanan farklı raport biçimleri ile oluşturulan yeni desen tasarımları katılımcılar tarafından genel anlamda düzenli, basit ve sıralı olarak algılanmıştır. Her iki desen çeşidinde de en belirgin beğeni farkları ile çevirme raport biçimi, diğer raport biçimlerinden ayrışmaktadır. Genel olarak sıfat çiftlerine bakıldığında raport biçimleri arasında beğeni farkları görülmektedir. Çalışmanın son bölümünde, elde edilen sonuç ve yapılan değerlendirmeler doğrultusunda gelecekte yapılabilecek çalışmalar hakkında öneriler sunulmuştur.