
2
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Sanattan zenâata saraydan konuta İslam sanatında lâle
Türk İslam Sanatında önemli bir süsleme unsuru olan lâle, çağlar boyunca çinide, taşta, tezhipte, kumaşta olduğu gibi birçok farklı form ve fonksiyonlarda hayat bulup kullanılmıştır. Hatta Osmanlı'da lâle o kadar çok sevilmiştir ki şehir kültürünün vazgeçilmez bir parçası dahi olmuştur. Lâle Devri bunun en iyi örneklerinden biridir. Gerek Lâle Devri'nde gerekse Cumhuriyet döneminde çeşitli lâleler yetiştirilerek bu öneme vurgu yapılmıştır. Bu çalışmada, özellikle XX. yüzyılın ikinci yarısından îtibâren İstanbul'da mîmârî boyut ve estetikten uzak inşâ edilen kâgir beton konutların duvarlarını bir resim tablosu gibi süsleyen yalın lâle motifli demir kapılar fotoğraflanarak kayıt altına alınmıştır. Tez çalışması üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde lâlenin tanımı ve tarihsel süreci, ikinci bölümde sanatta lâle konusu, üçüncü bölümde saraydan konuta lâle motifli kapılar ele alınmıştır.
Türkiye'nin Selçuklu çağı kadın türbeleri (1071-1318)
Türkiye'nin Selçuklu Çağında adlarına türbe inşa edilmiş kadınların yaşamları, statüleri ve onlara ithaf edilerek yapılan türbeler bu tez çalışmasının konusunu oluşturmaktadır. Dönem kaynaklarında kendilerine çok az yer verildiğinden kimisinin yaşam öyküsü genel hatlarıyla belirlenmiş, kimisinin ise dönemin siyasetine ya da siyasi olaylarına bizzat dâhil olması, hayatlarının bir bölümünü hangi statüde geçirdiklerini tespit etmeye imkân vermiştir. Türkiye'nin Selçuklu Çağı ile sınırlandırılan çalışmada ele alınan kadın türbelerinin inşası 12. yüzyılın sonlarından 14. yüzyılın başlarına kadar aralıksız devam etmiştir. Siyasetin yaşamın her alanını etkilemesi yadsınamaz bir gerçeklik olarak bu çağda inşa edilmiş kadın türbelerinde de kendini göstermiştir. Selçuklu hâkimiyetinin daha ağır bastığı 13. yüzyılın ortalarına kadar çoğunlukla Orta Anadolu'da özellikle Kayseri'de inşa edilen kadın türbelerinin bu yüzyılın üçüncü çeyreğinden itibaren yönetimde yaşanan İlhanlı etkisiyle birlikte Erzurum'da ağırlık kazandığı görülmüştür. Mimari ve süsleme özellikleriyle irdelenerek, aynı çağda ve aynı bölgede inşa edilmiş erkek türbelerinin yanı sıra yakın coğrafyadaki benzer örnekleriyle karşılaştırmalı değerlendirmeye tabi tutulan kadın türbelerinin, Türkiye Selçuklu mimarisi içindeki yerleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Plan ve mekân kurgusu olarak Selçuklu türbe geleneğini devam ettiren kadın türbelerinin bazı mimari unsurlarında yeni denemelere gidildiği belirlenmiştir. Türkiye'de ve yakın coğrafyada bir benzerine daha rastlanmayan mukarnaslı yüksek kaidesi ile Mahperi Huand Hatun Türbesi, cephelerindeki figürlü süslemeleriyle görsel bir şölen sunan Hüdavend Hatun Türbesi, plan ve mimari kurgu açısından bir eşine daha rastlanılmayan Mama Hatun Türbesi bunlardan sadece birkaçıdır. Tez çalışmasında Türkiye'nin Selçuklu Çağında inşa edilmiş kadın türbelerinin bazı yenilikler getirmekle birlikte genel olarak Türkiye Selçuklu mimari geleneklerine bağlı kaldıkları sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkiye Selçuklu Çağı, Türbe, Kadın, Plan, Mimari kurgu