Anadolu University
Anabilim Dalı

Uluslararası İşletmecilik Anabilim Dalı

Anadolu University

26

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

26 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ukrayna'nın çeşitli göstergelerinin Avrupa Birliği ülkeleri ile karşılaştırılması ve olası üyeliğinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, bir Doğu Avrupa ülkesi olan ve Avrupa Birliği'nin Ortak Komşuluk Politikası kapsamında ilişkileri yürüttüğü Ukrayna'nın güncel gelişmeleri dikkate alınarak ekonomik, sosyal ve siyasal durumunu Avrupa Birliği'ne üye ülkeleri ile karşılaştırmak ve göstergelerin karşılaştırılması sonucu Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne olası üyeliğinin mümkün olup olmadığı değerlendirilmektir. 2013 yılın sonbaharında Ukrayna'da yaşanan ve 2014 yılında da devam eden sorunlar ve protestolar Ukrayna'nın Avrupa Birliği geleceğini ciddi bir şekilde etkilemiştir. Eski Cumhurbaşkanı, Viktor Yanukoviç'in Avrupa Birliği Ortaklık Anlaşması'nın imzalanmasını ret etmesiyle başlayan protestolar 2014 yılının Haziran ayında Ukrayna'nın doğusunda bir iç savaşa dönüşmüştür. Bu tür gelişmeler Ukrayna'nın Avrupa Birliği ile olan ilişkisinin gelişmesine engel olarak ortaya çıkmıştır ve Ukrayna'nın ileride Rusya etkisinden koparak, Avrupa Birliği üyesi olma şansı oldukça yükselmiştir.

Avrupa BirliğiTam üyelikUkrayna+1
Ekrem Emiraliyev
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kültürel farklılıkların uluslararası işletmeler üzerindeki yansımaları: Somali'de faaliyet gösteren Türk işletmelerinin deneyimlerinin belirlenmesi

İnsanoğlu küreselleşmenin etkisiyle yavaş yavaş daha küresel, daha homojen bir kültüre doğru yol alsa bile, ülkeler arasındaki kültürel çeşitlilik daha uzun süre devam edecektir. Kültürün günlük yaşamı ve insanlar arasındaki etkileşimi derinden etkilemesinin ötesinde, işletmelerdeki iş yapma biçimleri üzerinde doğrudan etkisi vardır. Uluslararası işletmelerin başarısı önemli ölçüde iş yaptığı kültürü iyi tanımasına dayanmaktadır. Farklı bir kültürde faaliyet gösteren işletmeler çoğu zaman kültürel farklılıklardan kaynaklanan sorunlarla boğuşmaktadır. Bu çalışma, ülkelerarası kültürel benzerlik ve farklılıkların uluslararası işletmeler üzerindeki yansımalarını, Somali ve Türk kültürleri örneğinde tespit etmeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma modelinin kullanıldığı bu çalışmadaki veriler, Somali'de faaliyet gösteren Türk işletmelerinde çalışan 23 personel ile yapılan detaylı görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Bulgular, Türk yöneticilerin Somali ile Türkiye arasında hem uluslararası kültürü oluşturan bileşenler hem de Hofstede'in geliştirmiş olduğu ulusal kültür boyutları açısından önemli farklılıklar olduğunu düşündüğünü ortaya koymaktadır. Katılımcılara göre iki ülke arasındaki tek benzerlik aynı dine sahip olmalarıdır. Anahtar Kelimeler: Uluslararası işletme, Kültür, Ulusal kültür, Kültürel farklılıklar, Somali, Türkiye

KültürKültürel farklılıkKültürel çeşitlilik+4
Abdullhi Nor Warsame
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliği eşiğindeki Türkiye'de girişimci kadın profili: Eskişehir örneği

İçinde bulunduğumuz bilgi çağının sihirli kelimesi "Girişimcilik", iyi anlaşıldığı ve içselleştirildiği kalkınmış ülkelerin kalkınmalarındaki en temel argümanlardan biridir. Özellikle kadın nüfusunun önemli bir oranının ev kadını diye tabir edilen ücretsiz ev işçisi konumunda olduğu Türkiye, iş hayatına katılmaya namzet önemli bir kadın nüfusu barındırmaktadır. Bu uyuyan devi uyandırmayarak ülkenin kayıp değerlerine yenilerini eklemek yahut uyandırarak işsiz ordusunu büyütmek olumsuzluk bakımından neredeyse eş anlamlıdır. Yıllardır Avrupa Birliği eşiğinde bekleyen Türkiye' nin günümüz bilgi çağında, Avrupa birliğindeki müreffeh yaşam standartlarını yakalayabilmesi ve tam anlamıyla bir sosyal devlet olabilmesi, diğer alternatif yol olan kadın girişimciliği önemseyip desteklemek suretiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin 2023 vizyonuna katkı sağlamasıyla mümkün olacaktır. Bu çalışma ile Eskişehir ilindeki KOSGEB desteği alarak girişimciliğe adım atmış kadınlara uygulanan bir anket çalışmasının sonuçlarını irdeleyerek; kadınların girişimcilikle ilgili görüş, duruş ve vizyonlarının analiz edilmesi amaçlamıştır. Ayrıca, girişimcilik iklimi açısından Türkiye' deki en verimli illerden biri olan Eskişehir'deki bu çalışma ile Türkiye' nin Avrupa Birliği ile kıyaslanma amacı güdülmüştür. Yapılan bu çalışma, Eskişehir ilindeki kadın girişimcilerin durumu ile ilgili veri ve analizler sunmakta olup Türkiye genelini yansıtmamaktadır.

Avrupa BirliğiEskişehirGirişimciler+3
Ali Vasfi Eskicioğlu
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliğine katılım sürecinde kırsal kalkınma için katılım öncesi yardım aracı - IPARD

Bu tez çalışması, Türkiye'nin Avrupa Birliğine uyum süreci kapsamında kırsal alanlarda gelişimi hızlandırarak, Ortak Tarım Politikası için alt yapı oluşturmayı amaçlayan "Kırsal Kalkınma İçin Katılım Öncesi Yardım Aracı – IPARD" desteklerinin incelenmesini içermektedir. Çalışmanın birincil amacı, 2012 yılından bu yana Türkiye' de 42 il sınırı içerisinde bir fiil uygulanan IPARD desteklerinin kapsamına giren sektörlerin (tarım sektörü, hizmet sektörü, turizm sektörü) sorunlarını ve programın iktisadi ölçüde kırsal alana etkilerini ele almaktır. Çalışmanın ikincil amacı ise, önümüzdeki dönemlerde 81 ilde uygulamaya konulacağı Tarım Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından açıklanan IPARD desteklerinin içeriğini, başvuru – onay ve sürdürülebilirlik evrelerini kurumsal çerçevede açıklayarak, programdan faydalanması olası kişi ve kuruluşlara yol haritası oluşturmaktır. Ulaşılması istenen amaçlar kapsamında çalışmada, IPARD doğrultusunda uygulanan mevzuatların incelenmesinin yanı sıra geçmişte IPARD desteği alarak uygulamaya konulan örnek projeler, proje danışmanları eşliğinde değerlendirilip, programa dair iyileştirilmesi gerekilen hususların altı çizilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: IPARD Destekleri, Kırsal Kalkınma, AB Uyum Süreci, Katılım Öncesi Yardım Aracı, AB Hibe Programları

Avrupa BirliğiIPARDKalkınma yardımları+6
Hazal Duman
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İş ahlakı ve kurumsal sosyal sorumluluğun kültürlerarası boyutu: Polonyalı ve Türk yöneticiler üzerine karşılaştırmalı bir çalışma

Bir insanın kabullendiği ahlaki değerlerin ve tutumların, yaşamakta olduğu yakın çevresine yansıdığı bilinmektedir. Günümüzde, özellikle küreselleşme sürecinin getirmekte olduğu olumlu ve olumsuz değişimlerin ışığında, bireylerin davranışları ve sorumlulukları insanların etkileşimi açısından daha önce olmadığı kadar önemlidir. Günümüzde işletmelerin misyon ve vizyonlarında kâr maksimizasyonuna ilişkin çabalarının dışında, iş yerindeki sağlam ahlaki standartların ve faaliyet gösterilen çevreye anlamlı katkılar sağlıyor olmanın gerekliliği artık yaygın olarak kabul görmektedir. Bununla birlikte, her iki kavramla ilgili sorunların devam ettiği gözlenmektedir. Bu durumun en önemli sebeplerinden biri, farklı kültürlere göre iş ahlakı ve sosyal sorumluluk kavramlarının farklı anlaşılmasıdır. Bunun dışında, genel olarak ana dili İngilizce olan veya Batı kültürüne ait olan ülkelerde etik ve sosyal sorumluluk ile ilgili konuların çok daha yaygın olarak ele alındığı görülmektedir. Dolayısıyla, etik ve sosyal sorumluluk ile ilgili ana dili İngilizce olmayan ülkelerin görüşlerinin arka planda kaldığı akla gelmektedir. Bu araştırmanın temel amacı, özellikle ulusal kültür boyutları açısından benzerlikler sergileyen Polonya ve Türkiye'nin işletme yöneticilerinin iş ahlakı ve kurumsal sosyal sorumluluk ile ilgili algılamaları ve bakış açılarının benzerlik ve farklılıklarının tespitidir. Bu amaçla, etik ve sosyal sorumluluk alanında daha önce geliştirilmiş olan bir ölçek, 80 işletmede çalışan 104 Polonyalı ve Türk yönetici üzerinde uygulanmış ve her iki ülke yöneticilerinin sözü edilen kavramlar açısından benzer algılamalara sahip olduğu tespit edilmiştir.

Karşılaştırmalı analizKurumsal sosyal sorumlulukKültürel farklılık+5
Marta Kamıla Hancyk Başar
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yalın tedarik zincirinde karşılaşılan risklerin siwec yöntemi ile önceliklendirilmesi: Bir tekstil firması örneği

Küresel ticaret ağı içerisinde rekabet avantajı kazanmak isteyen işletmeler her geçen gün yeni yöntemler geliştirmektedir. Yalın tedarik zinciri uygulamaları da israflardan kurtularak verimli süreçler yaratarak rakabet avantajı kazanmak isteyen işletmeler tarafından tercih edilmektedir. İşletmeler süreçlerini yönetirken iç veya dış sebeplerden dolayı bir çok risk ile karşı karşıya kalmaktadır. Yalın tedarik zinciri uygulamalarını kullanan işletmeler de sıklıkla bu risklerle mücadele etmek zorundadır. Küreselleşen iş ortamlarında karşılaşılan bu risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve iş süreçlerini koruyan önlemlerin alınması işletmelerin sürdürülebilir olması için gerekmektedir. Yalın tedarik zincirinde karşılaşılan risklerin değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi işletmelerin karşılabileceği riskler için çeşitli stratejik planların oluşturulabilmesi için ilk adımı oluşturmaktadır. Bu çalışmada yalın ilkelerini benimsemiş ve süreçlerinde yalın uygulamaları kullanan bir tekstil firmasının yalın tedarik zincirinde karşılaştıkları riskler araştırılmıştır. Bu risklerin önceliklendirilmesi amacıyla firmada üst yönetici konumunda çalışan 6 uzman ile görüşülmüştür. Elde edilen verilerin incelenmesi ve kriter ağırlıklarının hesaplanması için Çok Kriterli Karar Verme yöntemlerinden SIWEC (Simple Weight Calculation- Basit Ağırlık Hesaplama) yöntemi kullanılmıştır. SIWEC yönteminin basit olması aynı zamanda kriterler arasında karşılaştırma yaptırmadan her bir kriteri kendi önem derecesinde göre değerlendirilmesi bu çalışma için tercih edilme sebebi olmuştur. Yalın tedarik zinciri süreçlerinde karşılaşılan riskler literatür incelemeleri sonucunda derlenmiş ve karar vericilerin yanıtları ile sıralanmıştır. Bu riskler önce 11 ana risk kriteri olarak belirlenmiştir. Her bir ana risk kriterinin altında da karar vericiler tarfından seçilen farklı sayılarda alt risk kriterleri yer almaktadır. Bu alt risk kriterleri de kendi içlerinde yeniden önem derecelerine göre sıralanmıştır. Çalışmanın son kısmında ise yalın tedarik zincirinde karşılaşılan riskler, ana risk unsurları ve alt risk unsurları arasında en öncelikli riskler belirlenmiş ve önceliklendirilmiştir. Bu çalışma yalın tedarik zincirinde karşılaşılan riskler için bir çerçeve sunması ve risklerin SIWEC yöntemi kullanılarak önceliklendirilmesiyle literatüre katkı sağlamaktadır.

Ümran Güven
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2026
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk ve yabancı menşeeli tedarik kaynaklarına yönelik algılanan imaj: Karşılaştırmalı profil belirleme çalışması

Satın alma davranışıTedarik kaynaklarıTüketici davranışı+5
Gül Güdüm
Dokuz Eylül University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1993
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effects of new equity issue announcements on stock returns: An Examination in BIST

The aim of this thesis was to define the effect of right issue and bonus issue announcements on stock prices and returns. The study examined 35 companies that announced the right issue or bonus issue in BIST-30 and BIST-50 indices between 2010- 2022. 84 different equity issue announcements of these 35 companies were examined. The event study method was employed and two different event windows were created as (-10, +10) and (-5, +5). At the end of the analysis, the equity issue announcements of the companies included in the BIST-30 and BIST-50 indices between 2010- 2022 affected the stock prices. This may reveal, the BIST is not semi-strong efficient. This result is similar to other studies in the literature.

Capital increase through rights issuesCapital increase through bonus issuesİstanbul Stock Exchange+4
Cumali Ünal
Adana Alparslan Türkeş University of Science and Technology · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şirketlerin uluslarası tedarik zincirini yönetirken karşılaştıkları zorlukları analizi

Çalışmamızın amacı, şirketlerin uluslararası tedarik zincirini yönetirken karşılaştıkları zorlukları analiz etmektir. Bu zorlukların altında yatan nedenleri, özellikle de ekonomik, siyasi, lojistik ve teknolojik faktörleri anlamaktır. Konumuzun seçimi, tedarik zincirlerinin karmaşıklığını artıran ve onları ekonomik ve jeopolitik aksaklıklara karşı savunmasız hale getiren küreselleşme başta olmak üzere çeşitli gözlemlere dayanmaktadır. COVID-19 ve jeopolitik gerilimler gibi son olaylar, tedarik zincirlerinin kırılganlığının altını çizmiştir. Araştırmamız iki ana yönteme dayanmaktadır: belgesel araştırma (akademik literatürün incelenmesi, sektör raporları, uyarlanacak zorlukları ve uygulamaları belirlemek için vaka çalışmaları). İkinci yöntem ise eğilimleri ve korelasyonları belirlemek için nicel verilerin kullanıldığı karma araştırmadır (istatistiksel analiz ve vaka çalışmaları). Araştırmamızın sonuçları, tedarikçilerin ve düzenlemelerin çoğalması nedeniyle tedarik zincirlerinin artan karmaşıklığı ve ekonomik krizler, jeopolitik çatışmalar ve doğal afetlerin neden olduğu yüksek kesinti riski de dahil olmak üzere şirketlerin karşılaştığı bazı önemli zorlukların altını çizdi. Ayrıca lojistik maliyetlerinde de şirketlerin rekabet gücünü sınırlayan bir artış gözlemledik. Bu büyük zorluklara yanıt olarak, başta tedarikçi çeşitlendirmesi ve üretimin kısmen yer değiştirmesi olmak üzere bir dizi yeni stratejiuygulanabilir. Dolayısıyla bu araştırma, şirketlerin tedarik zincirlerini mevcut ve gelecekteki zorluklara karşı güvence altına almak için daha esnek ve teknolojik stratejiler uygulamalarına duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır. Anahtar sözcükler : Uluslararası tedarik zinciri ; Lojistik ; Lojistik zorluklar ;

Elyse Daniel Beyeng
Anadolu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Turistlerin helal turizme yönelik algıları ve tercihleri Aceh'de, Endonezya

Halal tourism is a trending topic in the tourism industry. Many countries are competing to develop halal tourist destinations. In Indonesia too, Aceh is one of the priority areas for organizing halal tourism. This thesis aims to determine perceptions and preferences of tourists toward halal tourism in Aceh. This thesis adopted a quantitative method using a Likert scale questionnaire as a data collection tool and was distributed to 283 domestic tourists who had visited Aceh. This study is limited to three districts in Aceh Province, namely Banda Aceh City, Aceh Besar District, and Sabang City, considering that these areas have the highest number of tourist visits. The sample in this research was determined using the purposive sampling method. Confirmatory Factor Analysis (CFA) is used to test the suitability of structures with the data. Data analysis was performed using Importance-Performance Analysis (IPA) or also known as quadrant analysis which displays the results in the form of a Cartesian diagram. The results of this study found that tourists have a positive perception of halal tourism in Aceh. Even so, some facilities that are considered less important by tourists are still lacking in performance. Keywords: Halal tourism, Aceh, perception, preference, tourist

PerceptionIndonesia-AcehPermissible tourism+2
Suprıhatın Nıngsıh
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lojistik performans endeksindeki değişimlerin ülkelerin ürün tedariklerine etkileri: Türkiye'den ithalat yapan altı ülkenin incelenmesi

Küreselleşme ve teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte rekabet artmış, ürünle birlikte satış sonrası hizmetler de ön plana çıkmıştır. Bu süreçte lojistik, gerek maliyetlere etkisi gerekse etkin yönetilmesi ile kazandırdığı müşteri memnuniyeti ve rekabet avantajıyla işletmeler için önemli hale gelmiştir. Lojistik, ülkeler içinde de büyük önem taşımaktadır. Lojistik hizmetlerinde güçlü ülkeler, küresel rekabette avantaj kazanmaktadır. Dünya Bankası tarafından sektör temsilcilerine uygulanan anketle, ülkelerin lojistik performansları değerlendirilmektedir. Lojistik Performans Endeksi (LPI) adıyla yayınlanan endekse göre ülkeler; gümrük, altyapı, uluslararası sevkiyat, lojistik yetkinlik, takip-izleme ve zamanlama olmak üzere altı kategoride değerlendirilmektedir. Bir ülkenin LPI puanının yüksek olması, söz konusu ülkenin, lojistik dostu bir ülke olduğunu göstermektedir. Ayrıca, bu durum küresel rekabette ülkeye büyük bir avantaj sağlamaktadır. Çalışmada lojistiğin ticaretteki öneminden yola çıkılarak LPI puanındaki değişimlerin dış ticarette ne kadar etkili olduğu, ürün tedarikini nasıl etkilediği gibi sorulara yanıt aranmıştır. Bu amaçla, Türkiye için ihracat potansiyeli olan ve 2007-2018 yılları arasında LPI puanlarının raporlanmış olduğu Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan, Kazakistan, Cezayir ve Kenya incelenecek ülkeler olarak seçilmiştir. LPI puanı ile ürün tedariki arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla, ülkelerin LPI puanlarındaki değişim ile Türkiye'den ithal ettikleri ürünler arasındaki ilişki incelenmiştir. Yatay analiz tekniği kullanılarak ürünlerin yıllar içindeki değişimi ile LPI puanındaki değişim karşılaştırılmış ve ülkelerin dış ticaret verileri kullanılarak yorumlanmıştır. LPI alt kategorilerine göre değerlendirilen ürünlerden, LPI puanın etkisiz olduğu veya etkisinin az olduğu ürünlerin özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışma sonucunda tekstil ürünleri, plastik ürünler, makine ve ekipmanları gibi lojistik kaynaklı sorunların, kullanım ömründe önemli etkisinin olmadığı ürünlerde LPI puanının dikkat çekici etkisinin olmadığı görülmüştür.

LojistikLojistik performans endeksiTedarik sistemleri+4
Aykut Şentürk
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketicilerin mobil pazarlama uygulamalarını kabullenmelerinde etkili olan faktörler: Balkan ülkelerindeki üniversite öğrencileri üzerine bir araştırma

Mobil pazarlama pazarlamacılar, mobil operatörler ve müşteriler için önemli hâle gelmiştir. Bu durum, Balkan ülkelerindeki öğrenciler arasında tüketiciler olarak mobil pazarlamanın benimsenmesini etkileyen faktörlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Mobil cihaz kullanımında gerçekleşen olağanüstü büyüme ile birlikte teknolojik gelişmeler, yenilikçi pazarlama iletişim kanallarını oluşturmuştur. Bu kanallar, içerik ve bağlamın kişiselleştirilmesine imkân tanıyarak hedef kitleye daha etkin biçimde ulaşma olasılığını artırmıştır. Bu çalışmanın amacı, Balkan ülkelerindeki üniversite öğrencilerinin tüketici olarak mobil pazarlamayı benimsemelerini etkileyen faktörleri incelemektir. Bu bakımdan, mobil pazarlama literatürünün mobil iletişim araçları bağlamında incelenmesinden sonra, müşterilerin mobil pazarlamayı benimsemesini etkileyen faktörler ele alınmıştır. Çalışmanın araştırma bölümünde, müşterilerin mobil pazarlamayı benimsemesinde etkili olan faktörler ön araştırma sürecine dayalı olarak ortaya koyulmuştur. Balkanlar'daki 12 ülkenin üniversite kampüslerinde yüz yüze anket yöntemi kullanılarak anket uygulanmıştır. Toplamda 4.295 adet anket dağıtılmıştır. Bu anketlerden 4.184'ünün geçerli olduğu belirlenmiştir. Buna göre cevaplama oranı %97 olarak bulunmuştur. Çalışmada incelenen faktörler şunlardır: Algılanan kullanım kolaylığı, bilginin yararlılığı, kişisel eklentiler, gizlilik kaygıları, yenilikçilik, bilgi sağlama, içeriğe erişme ve bağımsız faktörler olarak içerik paylaşma. Mobil pazarlamanın benimsenmesi değişkeni araştırmada bağımlı değişken olarak kabul edilmiştir. Çalışmanın sonuçları, araştırmaya dahil edilen bağımsız değişkenler ile mobil pazarlamanın benimsenmesi değişkeni arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Bu çalışmanın pazarlamacılara, mobil operatörlere ve gelecekte bu konu üzerine çalışmayı planlayan akademisyenlere fayda sağlaması beklenmektedir.

BalkanlarMobil pazarlamaPazarlama+5
Harıs Kurtagıc
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sürdürülebilirlik kavramına farklı yaklaşımlar: Üniversite öğrencileri üzerine bir araştırma

Küreselleşmenin tüm hızıyla devam ettiği günümüz dünyasında, sürdürülebilirlik bilinci ve farkındalığı oluşturulmasının önemi her geçen gün artmaktadır. Her alanda karşımıza çıkan sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir kalkınma fenomenlerinin geniş bir yelpazede, birçok farklı disiplinle ilişkili tanımlamalarının yapıldığı görülmektedir. Sürdürülebilirliğin temel boyutlarının benimsenmesi ve içselleştirilmesi yoluyla davranışların bu doğrultuda değiştirilmesi, sürdürülebilir bir toplum oluşturulmasının önemli bir basamağını teşkil etmektedir. Bu çerçevede, özellikle 1980 sonrasında doğan ve literatürde farklı şekillerde adlandırılan milenyum kuşağı gençlerinin, yakın gelecekte ekonomiyi yönlendirecek, karar alma süreçlerinde aktif şekilde yer alacak ve sürdürülebilir bir toplum oluşturulmasında sorumluluk üstlenecek bireyler olmaları, sürdürülebilirliği nasıl anlamlandırdıklarının anlaşılmasını değerli kılmaktadır. Öğrencilerin kişisel kimliğine, dünya görüşüne ve benimsedikleri değerlere katkı sağlayan, tutum ve davranışlarının şekillendirilmesinde yüksek etkisi bulunan üniversitelerin, gerek öğrencilere gerekse topluma sürdürülebilirlik bilgisinin yayılmasında etkin rol oynama potansiyeline ve sorumluluğuna sahip oldukları görülmektedir. Sürdürülebilirlik gündemini her geçen gün daha yakından takip eden üniversitelerin, eğitim ve araştırma faaliyetlerinin yanı sıra sürdürülebilirliği kampüs uygulamalarına yerleştirmelerinin, sürdürülebilir bir geleceğin şekillendirilmesinde yadsınamaz önemi değerlendirilmektedir. Buradan hareketle çalışmada, üniversite öğrencilerinin sürdürülebilirlik konusundaki farkındalıkları ve bilgileri ile kavrama yaklaşımlarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırma yöntemi olarak, odak grup görüşmesi tekniğinden faydalanılmıştır. Üniversiteleri, yürüttükleri sürdürülebilirlik çalışmaları çerçevesinde, uluslararası ölçekte değerlendiren ve sıralayan 'UI GreenMetric Dünya Üniversiteler Sıralamasında' yer alan ve henüz bu sıralamada bulunmayan beş farklı üniversitenin öğrencileri ile görüşme gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin; sürdürülebilirlik bilgileri ve farkındalıkları, sürdürülebilirlik eğitimi ve sürdürülebilir üniversite konularına yaklaşımları, sürdürülebilir yaşam doğrultusundaki aksiyomları karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Çalışmada, sürdürülebilirlik konusunda ders alan ve kampüslerinde sürdürülebilirlik uygulamasına yer verilen üniversitelerde öğrenim gören öğrencilerin farkındalıklarının görece daha yüksek olduğu, konuyu kişisel olarak araştırma eğilimi taşıdıkları ve sürdürülebilirliği anahtar kavramlar çerçevesinde tanımlama bilgisine sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Sürdürülebilir yaşam doğrultusundaki davranışların, konuyla ilgili bilgi seviyesinin yanında kişisel değerler bağlamında değişiklik arz ettiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, sürdürülebilir kalkınma, sürdürülebilir üniversite, sürdürülebilir eğitim, UI GreenMetric.

EğitimSürdürülebilir kalkınmaSürdürülebilirlik+1
Fulya Akpulat
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Sosyal medya ınfluencerlarının (Kanaat önderlerinin) müşteri karar verme süreci üzerinde etkileri

This thesis focuses on analyzing the different social media platforms to understand marketing strategies for promoting various brands on the market to influence the consumer's purchasing decision. Furthermore, the study demonstrates the factors and levels of influence affecting the consumer decision-making process in recent years. Besides, depict the strategies and visions social media influencers use to make their followers prefer one brand over another by studying their community's consumer behavior and buying intentions. Accordingly, the study used a qualitative research method with an online database from the literature review and primary data collected from interviews with different social media influencers. The study's superior results revealed that the best method to segment the market as a social media influencer is to target psychological characteristics such as self-image and attitudes of their followers. Also, the findings of the marketing communication strategy and relationship marketing faced by social media influencers; both sides (influencers and their followers) rely on one another to build a long-term and trustworthy relationship that will benefit all parties.

Arij Mahjoubı
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanatta marka deneyiminin ziyaretçi memnuniyeti ve marka imajı algısı üzerindeki etkilerinin ilgilenim düzeyine göre incelenmesi: İstanbul Bienali üzerine bir araştırma

Sanat endüstrilerinin artan sosyal ve ekonomik önemi, yapılan yatırımların büyümesi, devlet kurumları, vakıflar ve büyük ölçekli şirketlerin sanatı finanse etmeye başlaması gibi gelişmeler birbirini beslemekte ve sanat ile pazarlama disiplininin buluşmasına ortam yaratmaktadır. Sanat kurumları, üretici (sanatçı) ve tüketiciyi (ziyaretçi) buluşturmayı, sunulan sanat eseri veya sanat deneyiminin doğru kitlelere ulaştırılmasını, bu kitleleri genişleterek uzun süreli ilişkiler kurulmasını hedeflemektedir. Tüketicilerin kendilerini tüketim seçimleriyle ifade ettiği günümüzde, farklılaşan ve farklılaştıran bir marka olmak, pazara yeni deneyimler sunmak, sunulan deneyimleri yönetmek, neyi tükettiklerini ve neyi niçin tüketmediklerini anlamak her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Bu araştırma sanatta marka deneyiminin ziyaretçi memnuniyeti ve marka imajı üzerindeki etkilerini konu almakta ve bu etkileri ziyaretçilerin ilgilenim düzeylerine göre incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma dahilinde yürütülen anket çalışmasında İstanbul Bienali'ne katılmış ziyaretçilere ulaşılmaya çalışılmış, 15. İstanbul Bienali'nin gerçekleştiği mekanlardan biri olan İstanbul Modern'de anket çalışması yürütülmüştür. Toplamda elde edilen 355 anketten 337 tanesinin kullanılabilir olduğu görülmüş ve elde edilen veriler hem bütün örneklem için hem de ilgilenim düzeyi gruplaması yapılarak analizlere tabi tutulmuştur. Çalışmada genel marka deneyiminin hem düşük hem de yüksek ilgilenime sahip cevaplayıcılar göz önüne alındığında, ziyaretçi memnuniyeti ve marka imajını açıklayabildiği görülmüştür. Marka deneyiminin alt boyutlarının etkileri incelendiğinde ise duyusal ve bilişsel boyutun, memnuniyet ve imajı açıklamada etkili olduğu tespit edilmiştir.

Marka deneyimiMarka imajıModern sanat sergileri+5
Zeynep Agan
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası perakendecilikte mağaza imaj transferinin tüketici boyutunda incelenmesi: Metro Türkiye örneği

Globalleşme, 20. ve 21. yüzyılların en önemli konularından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Globalleşmenin etkisiyle günümüzde birçok önemli siyasi, ekonomik, toplumsal ve kültürel değişimler ve gelişmeler yaşanmaktadır. Ayrıca, dünyamız, adeta tek bir pazara dönüşmüş durumdadır. Gerek yerel gerekse uluslararası şirketler bu pazarda birbiri ile rekabet etmekte ve başarılı olmaya çalışmaktadır. Perakendecilik sektörü, hemen tüm sektörlerde yaşanan globalleşmeden nasibini almış ve birçok perakendeci uluslararası pazarlarda yerini almıştır. Kimi perakendeciler bu alanda çok başarılı olurken, kimileri de başarısızlık yaşamıştır. Uluslararası perakendecilikte başarılı olmanın en önemli yollarından biri güçlü bir mağaza imajının olması ve bunu tüm pazarlara başarı ile transfer edip, farklı ülke ve kültürlere kabul ettirebilmesidir. Bu çalışma, uluslararası perakendecilikte önemli bir geçmişi olan Metro şirketinin mağaza imajını Türkiye pazarına transferini ve Metro mağaza imajının mağaza sadakatine etkisini araştırmaktadır. Çalışmada, geniş bir literatür taraması ile sektör incelemesine yer verilmiştir. 7 mağaza imajı öğesi belirlenmiştir. Metro'nun bu 7 mağaza imajı boyutundaki uygulamaları, hem menşei ülke olan Almanya'da hem de ülkemizde farklı mağazalardan verilerle karşılaştırılmıştır. Metro Türkiye'de mağaza formatlarından sorumlu yöneticilerden biri ile derinlemesine mülakat yöntemi kullanılarak, Metro'nun mağaza imajı transferinde kullandığı stratejilere ulaşılmıştır. Sonrasında, Metro'nun uluslararası pazarlara transfer ettiği mağaza imajının, tüketiciler tercihine etkisini tespit etmek amacıyla, Metro'nun İstanbul Güneşli mağazasında, tüketicilere birebir anket uygulanarak mağaza imajı öğelerinin mağaza sadakatine etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak, Metro'nun, Avrupa pazarlarından farklı özelliklere sahip olan Türkiye pazarında, bazı ufak uyarlamalar olsa da, çoğunlukla standart mağaza imajı transfer stratejileri uyguladığı tespit edilmiştir. Ayrıca uygulanan standart mağaza imajının tüketici tercihine ve sadakatine etkisi araştırılmıştır.

Kurum imajıMetroPerakende satış işletmeleri+5
Emine Özkan
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rüzgar enerji santrallerinin Michael E. Porter'ın Elmas Modeline göre rekabet analizi ve Türkiye örneği

Dünyada elektrik piyasasının serbestleşmesi çalışmaları ve özel sektör paydaşlarının elektrik üretim, dağıtım, satış fonksiyonlarında yer almaya başlamasından Türkiye'de etkilenmiştir. Türkiye, Avrupa Birliğine üye olmak için hem regülasyon hem de ekonomik yönden gelişme göstermek zorundadır. Bu bağlamda Elektrik piyasasında serbestleşme ile kamu tekelinde olan birçok kurum özelleştirilmiş, rekabet ortamının artması için çeşitli regülasyonlar yapılmıştır. Avrupa Birliği Direktifleri ışığında; yenilenebilir enerji kaynaklarının Türkiye'de kullanımı yaygınlaştırılmış, kaynak çeşitliliği ile milli, yerli kaynaklara yönelme sağlanmıştır. Bu çalışma ile ülkemizin rüzgar enerji potansiyelinin yüksek olması dikkate alınarak dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli kaynakların rekabet edilebilirlikleri değerlendirilmiştir. Rüzgar Enerji Santrallerinin kurulum, üretim ve işletim aşamaları; ilgili alandaki literatürün incelenmesinin ardından rekabet avantajları elde edilebilmesi için nitel araştırma tekniklerinden derinlemesine mülakat yöntemi ile incelenmiştir. Bunun sonucunda; Türkiye'de geliştirilmesi ve değiştirilmesi gereken yönler de tespit edilerek somut değerlendirmeler yapılmıştır. Bulgular ışığında ülkemizin Rüzgar Enerji Santrallerinin gerek üretim gerekse elektrik satışı kısmındaki rekabet avantajı elde edebilmesi Michael Porter tarafından tanımlanan Elmas Modeli üzerinden tartışılmıştır. Porter, teşebbüslerin ulusal ve uluslararası piyasada rekabet edebilmesi için kendi içinde mikro yönetim stratejileri geliştirerek makro yapıda ayakta kalabilmeyi amaçlamıştır. Bu doğrultuda Türkiye elektrik piyasasının yapısı değerlendirilmiş ve Rüzgar Enerji Santrallerinin firma yapıları incelenmiştir.

Elmas ModeliEnerji santralleriPorter Modeli+5
Havva Buket Arabacı
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Marka kişiliği, tüketici etnosentrizmi ve menşe ülkenin satın alma niyetine etkisi: Türkiye ve Kırgızistan üzerine bir araştırma

Günümüzde hızla gelişen ve değişen teknoloji sayesinde tüketiciler benzer özelliklere sahip çok farklı ürünler ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu rekabet ortamında markalar ürettikleri ürünlere bir imaj, kişilik yükleyerek tüketicinin zihninde farklılaşmaya çabalamaktadır. Ürün ve marka farklılaştırma çalışmalarını başarılı bir şekilde geliştirmiş olan işletmeler denizaşırı pazarlarda yerli rakiplere göre farklı engellerle karşılaşabilmektedir. Bu çalışmada, Apple ve Samsung cep telefonlarının marka kişiliği, tüketici etnosentrizmi ve menşe ülke etkisinin Türk ve Kırgız tüketicilerin satın alma niyetine olan etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, eksik ve hatalı doldurulan anketler çıkartıldıktan sonra Türkiye'de 330, Kırgızistan'da 320 olmak üzere toplam 650 anket uygulaması ile gerçekleşmiştir. Anketler sonucunda elde edilen veriler SPSS Statistics 20.0 programı ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, her iki ülkedeki tüketicilerin satın alma niyetine etki eden etmenlerin analiz sonuçlarına yer verilmiş ve gelecekteki çalışmalara önerilerde bulunulmuştur.

Cep telefonuEtnosentrizmKırgızistan+5
Aigul Sulaimanova
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

E-perakende kalite algısı ve e-güven düzeyinin, e-memnuniyet üzerindeki etkilerinin cinsiyet farklılığına göre incelenmesi

Günümüzde tüketicilerin yaşam biçimlerinin değişmesi ve daha bilinçli tüketiciler haline gelmesiyle, perakendecilikteki pazarlama anlayışı da farklı bir anlam kazanmıştır. İnternetin de hızla gelişmesi ile birlikte, bu klasik pazarlama anlayışına internet üzerinden alışveriş de eklenmiş, hatta hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Perakende sektörü de bu trende ayak uydurarak çevrimiçi alanda daha aktif faaliyet göstermeye başlamış, çevrimiçi ticaretin ötesine geçerek müşteri memnuniyeti ve hizmet kalitesine önem verir hale gelmiştir. Çevrimiçi alanda tüketicilerin tutumlarını ölçmek ve davranışlarını incelemek amacıyla hem ticari hem de akademik anlamda çok çeşitli çalışmalar ve araştırmalar yapılmaktadır. Tüketiciler daha bilinçli duruma geldiklerinde, daha fazla kalite ve memnuniyet talep etmişler, sonuç olarak firmaların bu alana daha fazla önem vermelerine sebep olmuşlardır. Artık geleneksel satıcılar, sadece satışlarını çevrimiçi satışa çevirmekle kalmıyor, müşteri memnuniyetini arttıracak ve müşterilerin güvenini kazanacak yeni stratejiler geliştiriyor ve rakiplerinden bir adım daha öne geçmek için hizmet ve ürün kalitelerini arttıracak bir yapıya evriliyorlar. Çünkü artık firmaların amacı daha fazla müşteriden ziyade, aynı müşterilerin devamlılığını sağlamak ve müşterilerin çevrelerine firmadan bahsederek güvenilirliklerini yaymaya çalışmaktır. Bu sebeple firmalar tarafından çevrimdışı alışverişlerde müşterilere sunulan hizmetlerin kalitesinin çevrimiçi müşterilere de sunulması gerekli hale gelmiş, satışın yanında müşteri memnuniyetinin sağlanması da çevrimiçi alışveriş için vazgeçilmez bir unsur haline gelmiştir. Bu çalışma kullanıcıların çevrimiçi perakende alışverişleri için kullandıkları websitesi için hizmet kalitesi, websitesine duyulan güven ve memnuniyet faktörlerine değinmektedir. Websitesi memnuniyetini belirleyen faktörlerin çevrimiçi perakende kalite algısı ve çevrimiçi güven düzeylerine göre nasıl farklı etkileneceğini cinsiyet farklılığına göre göstermek araştırmanın asıl konusudur. Çevrimiçi anket çalışması üzerinden yapılan araştırmada internet üzerinden yapılan alışverişler için tecrübe sahibi olmuş kullanıcılara ulaşılmıştır. Kullanıcıların yaşadıkları deneyim çerçevesinde memnuniyetleri, ürüne ve websitesine karşı duyulan güven, tatmin ve alışveriş alışkanlıklarına dair sorular sorularak, websitesine duyulan güvenin ve hizmet kalitesinin tüketici memnuniyeti üzerinde etkisi olup olmadığı ölçülmeye çalışılmıştır. Bu çalışmanın, çevrimiçi perakende websitesi işletmelerine, yöneticilerine ve gelecekte bu konuda çalışma yapmak isteyen araştırmacılara, websitesi memnuniyetini etkileyen faktörlerin e-perakende kalite algısı ve e-güven düzeyleri açısından ve cinsiyet farklılığı gözetilmesi yönüyle fayda sağlaması beklenmektedir.

Cinsiyet farklarıElektronik ticaretKalite+7
İrem Yılmaz
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası pazarlarda satış sonrası hizmet sunan distribütörlerin hizmet kalitesi ve firma memnuniyeti: Makine imalat sanayinde bir uygulama

Son yıllardaki küreselleşme ile birlikte, rekabetin ve müşteri tatmininin oldukça önem kazandığı uluslararası pazarlarda uluslararası işletmeler müşterilerine daha iyi hizmetler sunabilmek için çağın gereksinimlerine ayak uydurmak durumunda kalmışlardır. Bunu sağlayabilmek adına uzak coğrafya ve bölgelerde farklı özellik ve avantajlar ile ön plana çıkan oluşumlardan faydalanmak rekabet açısından bir zaruriyet halini almaktadır. Bu çalışma kapsamında uluslararası endüstriyel pazarlara ürünlerini pazarlayan makina imalat sektöründeki firmaların satış sonrası hizmet süreçlerine aracılık eden distribütörlerin sundukları hizmetlere yönelik hizmet kalitesi algıları ile aldıkları hizmetten memnuniyetleri ve sadakatleri değerlendirilecektir. Bu çalışmanın amacı, uluslararası pazarlarda satış sonrası hizmet sunan distribütörlerin hizmet kalitelerini ve firmaların bundan duyduğu memnuniyeti ortaya koymaktır/ölçmektir. Çalışmanın ilk bölümünde uluslararası pazarlarda distribütörlerin işletmelere sağlamış olduğu hizmetlere değinilmiş ve çalışmanın kapsamı makina imalat sanayisinde faaliyet gösteren işletmeler ile sınırlandırılmıştır. Sonrasında bu işletmelerin almış oldukları hizmetlerden duyduğu tatmin ve sadakat ölçülmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uluslararası Pazarlar, Distribütörler, Satış Sonrası Hizmetler, Servqual Hizmet Kalitesi, Müşteri Tatmini, Müşteri Sadakati

DistribütörHizmet kalitesiMakine üretim endüstrisi+7
Yasin Sarıkulak
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yenilikçilik ve risk algısı düzeylerine göre kullanıcıların internetten alışverişlerinde web sitesi memnuniyetini etkileyen faktörler ve bir web sitesi örneği

İnternet kullanımının hızla artış gösterdiği ve internetin tüketiciler için çeşitli fırsatlar oluşturduğu gerçeği ticari işletmeleri bu alanı tanımaya zorlamaktadır. Bu kapsamda internet ortamına yönelik tüketici davranışlarını incelemek ve yeni sayılacak bu sistemin sunduğu fırsatları keşfetmek için hem akademik hem de ticari anlamda çeşitli araştırmalar yapılmaktadır. İnternetin yaygınlaşması ile birlikte işletmeler bu alanda da tüketicilere ulaşmak amacıyla çevrimiçi alışveriş kanalları oluşturmuşlardır. Geleneksel mağazalara sahip işletmelerin çoğu çevrimiçi alışveriş websitelerini de oluşturmaya başlamıştır. Aynı zamanda yalnızca çevrimiçi platformda kurulmuş ve işlemlerini çevrimiçi olarak sürdüren işletmeler de tüketicilere ulaşmayı hedeflemektedirler. Çevrimiçi ortamda tüketiciler ile satıcıları karşı karşıya getiren websiteleri bu anlamda hayati değere sahip kanallar olarak karşımıza çıkmaktadır. İletişimin sağlandığı ve neredeyse tüm işlemlerin yürütüldüğü websiteleri kullanıcılar için bir değerlendirme kriteri olmuştur. Bu yüzden kullanıcıların çevrimiçi alışverişlerinde websitesi memnuniyetleri, gerek itibar oluşturma gerekse sadakat oluşturma adına işletmeler için son derece önemlidir. Bu araştırma kullanıcıların çevrimiçi alışveriş için kullandıkları websitesi için memnuniyet faktörleri üzerinde durmaktadır. Websitesi memnuniyetini belirleyen faktörlerin kullanıcıların yenilikçilik ve algılanan risk düzeylerine göre nasıl farklılık gösterdiklerini ortaya koymak araştırmanın asıl konusudur. Anket çalışması üzerinden yapılan araştırmada, hem çevrimiçi hem de yüzyüze anketler uygulanarak internetten alışveriş yapma deneyimine sahip websitesi kullanıcılarına ulaşılmaya çalışılmıştır. Bağımsız örneklem T-testi ile iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. Yapılan analizlerde websitesi kullanıcılarının yenilikçilik ve algılanan risk düzeyleri yüksek ve düşük olarak gruplandırmaya tabi tutulmuştur. Ayrıca mevcut ve yeni kurulacak çevrimiçi alışveriş websiteleri için websitesi memnuniyetini etkileyen faktörlere ilişkin önerilerde bulunulmuştur. Bu çalışmanın, çevrimiçi alışveriş websitesi işletmelerine, yöneticilerine ve gelecekte bu konuda çalışma yapmak isteyen araştırmacılara, websitesi memnuniyetini etkileyen faktörleri yenilikçilik ve algılanan risk açısından ele alması yönüyle fayda sağlanması beklenmektedir.

AlışverişElektronik ticaretKullanıcı tatmini+7
Çağlar Karakurt
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Döviz kuru ve cari açıkta meydana gelen dalgalanmaların turizm geliri üzerine olan etkisi: Türkiye uygulaması

Türkiye gibi Gelişmekte Olan Ülkelerin (GOÜ) cari açık ve döviz kurları ile ticaretlerinin olumsuz etkilendiği dönemlerde turizm gelirleri ülkelere bir nefes olmaktadır. Bu çalışmada 01:2003 ve 06:2021 tarihleri arasında yer alan verilerle Türkiye'de Cari Açık ve Döviz Kuru'nda yaşanan değişimlerin meydana getirdiği istikrarlı veya istikrarsız görünüm sonucu Turizm gelirinde meydana gelen değişim incelenmektedir. Çalışma Dünya da ve Türkiye'de yaşanan gelişmeler nedeniyle 2 farklı modelle incelenmiştir. Model 1 yapı olarak Türkiye'nin ekonomik ve siyasi yapısı üzerinde herhangi ek bir etken olmadığı düşünülerek kurgulanmıştır. Model 2 ise hem Türkiye hem de Dünya ekonomisi ve siyaseti üzerine en çok etkisi olan 2008 krizi ve Covid-19 (Korona) virüsünün meydana getirdiği etkiler dikkate alınarak oluşturulmuş ve verilere incelenirken bir kukla değişken eklenmiştir. Serilerin durağanlık testleri Lee ve Strazicich (2003) Yapısal Kırılmalı Birim Kök Testi ile yapılmıştır. Serilerin birinci farkında durağan olması (I1) sonucu beş kırılmaya kadar müsaade eden Maki (2012) Eşbütünleşme Testi ve ardından Wald Granger Nedensellik testi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunun Turizm Geliri, Cari Açık ve Döviz Kuru değişkenleri hem normal verilerle hem de kukla değişken içeren verilerle incelenmiş ve aralarında Eşbütünleşme ilişkisi olduğu teyit edilmiştir. Ancak uzun Turizm Geliri, Cari Açık ve Döviz Kuru verileri arasında uzun dönemde herhangi bir nedensellik ilişkisi olmadığı saptanmıştır.

Cari açıkDöviz kuruEşbütünleşme testleri+7
Muharrem Selim Karaman
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk kadın girişimcilerin uluslararası girişimci olma yönünde karşılaştıkları engeller ve fırsatlar: Malatya ili örneği

Kadın, insanlığın var oluşundan günümüze kadar tarihsel süreçte birçok rol üstlenmiştir. Yaşadığımız yüzyıl itibari ile Dünya'da ve Türkiye'de sosyal ve kültürel alanlardaki değişmeler, ekonomi ve teknoloji alanlarındaki gelişmeler kadınların çalışma hayatındaki oranlarının artmasını ve kadının yeni rol modeller üstlenmesini sağlamıştır. Bu yeni rol modellerden biriside girişimciliktir. Dünya'nın çoğu ülkesinde var olduğu gibi ülkemizde de kadın girişimciliğini desteklemek maksadıyla birçok ulusal ve uluslararası kuruluşlar aracılığıyla çeşitli program, proje ve çalışmalar yürütülmektedir. Ülke genelinde sosyo-ekonomik düzeydeki gelişmeler ve yukarıda sayılan kadın girişimciliğini destekleyen projeler sayesinde, istenildiği oranda olmasa da kadın girişimci sayısı artmaktadır. Bu arada kadınlar kısıtlıda olsa uluslararası arenada da görülebilmektedirler. Ancak yereldeki görünürlüklerine göre bu alandaki sayıları oldukça azdır. Bu araştırma kapsamında merak edilen konu: Uluslararası girişimcilik söz konusu olduğunda kadın girişimci sayısı neden az? Kadın girişimcilerin uluslararası arenaya çıkışta karşılaştıkları engeller nelerdir? Araştırmanın amacı; Türk kadın girişimcilerinin, uluslararası girişimci olma yönünde karşılaştıkları engeller ve fırsatları ortaya koyabilmektir. Bu amacı gerçekleştirebilmek için nitel araştırma tekniklerinden fenomenoloji (olgu bilim) deseni kullanılarak olgu açıklanmaya çalışılmıştır. Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu yardımıyla geçekleştirilmiş mülakatlarla toplanmıştır. Mülakatlarda çeşitli meslek grubuna ait, Malatya da yaşayan, hayatının belirli dönemlerinde girişimci olmuş kadınlarla görüşülmüştür. Elde dilen veriler MAXQDA programı yardımıyla analiz edilmiştir. Bu analizler sonucunda yerelde kadın girişimci olma noktasında en büyük engel cinsiyet ayrımcılığı iken, uluslararası arenada yasal süreçler ve prosedür fazlalığı, dil sorunu, bilgi eksikliği ilk sırada yer alan engeller olarak görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Girişimci, Girişimcilik, Kadın Girişimci, Uluslararası Girişimcilik, Uluslararası Kadın Girişimci

EngellerKadın girişimciliğiKadınlar+2
Ayşe Kara
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Etik liderlik davranışlarının etik iklim aracılığıyla dile getirme davranışlarına etkisi Malatya ilinde alan araştırması

Gerek ulusal olsun gerek uluslararası olsun işletmeler, amaçlarından birisi olan sürdürülebilirliği çoğu zaman sağlayamamaktadırlar. Bu olgunun birçok sebebi vardır ancak en başta gelen sebeplerinden birisi işletme yöneticilerinin etik prensiplere dikkat etmemesidir. Bu bilgiler ışığında işletmelerin varlıklarını sürdürebilmelerinde en önemli unsurlardan birinin yöneticilerinin sergileyeceği etik liderlik tarzı olduğu söylenebilir. Lider, göstereceği tavır ve davranışlarla işletme içi atmosferi etkileyebildiği gibi çalışanların tavır ve davranışlarını da etkilemektedir. Etik liderlik davranışlarının, etik iklime yol açacağı düşünülmektedir. Etik iklim ortamının da çalışanların kendilerini güvende hissetmesine ve düşüncelerini rahat bir şekide dile getirmelerine yol açacağı düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı; işletme yöneticilerinin etik liderlik davranışları ile işgörenlerin dile getirme davranışları arasındaki ilişkileri irdelemek ve etik liderlik davranışının çalışanların dile getirme davranışları ile olan ilişkisinde etik iklimin aracı rol oynayıp oynamadığını belirlemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için ihtiyaç duyulan veriler, Malatya Organize Sanayi Bölgesinde, çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren işletme çalışanlarına anket uygulanarak toplanmıştır. Ankete katılım gönüllülük esasına göre yapılmış ve dört yüz kişiden veri toplanmıştır. Veriler SPSS paket programıyla analiz edilmiştir. Analizler sonucunda etik liderlik davranışının hem etik iklim ve hem de dile getirme davranışı üzerinde pozitif etkisinin olduğu, etik liderlik ile dile getirme davranışı arasındaki ilişkide etik iklimin aracı rolünde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Etik Liderlik, Etik İklim, Dile Getirme Davranışı, Sürdürülebilirlik

Etik iklimEtik liderlikLiderlik+1
Mehmet Berkant Gezer
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de ihracatın ithalata bağımlılığı: Tekstil sektörü üzerine bir değerlendirme

Türkiye 1980 yılında dışa açık büyüme politikalarını uygulamaya başlamıştır. Bu politikalar ihracatın önemli ölçüde artmasına olanak sağlamış fakat ithalatın da artışına yol açmasıyla ekonomide yapısal bozuklukları da beraberinde getirmiştir. Üretimin ithalata bağımlı bir yapıya kavuşmasında etkili olan faktörlerle ihracatın ithalat bağımlılığı artmıştır. Bu bağımlılık ülke ekonomisinde ciddi cari açıklara sebep olmaktadır. Tekstil sektörü Türkiye'de önemli bir ihracat konumuna sahip olmasından dolayı sektör ihracatının ithalat bağımlılığı araştırmanın temel amacı olmuştur. Bu bağımlılığı ortaya koyabilmek için TÜİK'in yayınladığı Girdi Çıktı Tabloları kullanılmıştır. Çalışmada 1998, 2002 ve 2012 yıllarına ait Girdi Çıktı Tabloları ve İthal Girdi Çıktı Tablolarından elde edilen matrisler aracılığıyla Doğrudan ve Toplam Geriye- İleriye Bağ etkilerinden tekstil sektörünün diğer sektörlerle olan ilişkisi, İthalatta Geriye ve İleriye Bağ etkileri ile sektörün ithalat bağımlılığı, Sektörel Dikey Uzmanlaşma ve Toplam Dikey Uzmanlaşma Payları ile ihracatın ithalat bağımlılığı incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre tekstil sektörünün ithalat bağımlılığı incelenen yıllar itibariyle artmaktadır. Sektörün ihracatının ithalat bağımlılığı ise 1998 yılından 2002 yılına düşüş yaşamış, 2002'den 2012'ye artmıştır. Toplam ihracatın ithalat bağımlılığının ise incelenen yıllarda artış göstermekte olduğu görülmüştür.

Dışa bağımlılıkTekstil sektörüUluslararası ticaret+2
Zahide Yeşim Akbinar Dikici
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dış ticaretin kolaylaştırılması ve yetkilendirilmiş yükümlü statüsü uygulamaları

Gelişen Dünya ekonomisi içerisinde yer alan tüm paydaşların ticaret ekosistemine dahil olması Dünya'da yer alan kıt kaynakların herkese kolayca ulaştırılması açısından önem taşımaktadır. Ölçekleri fark etmeksizin dış ticarete katılmak isteyen tüm işletmelerin küresel pazara arz edecekleri ürün ya da hizmetlerin önünün açılması, zorluklar çıkarılmaması gerekmektedir. Karmaşık sistemlerin yerine basit kurallar ve düzenlemeler getirilerek daha verimli arz zinciri süreci yaratmak mümkündür. Ticareti kolaylaştırmanın etkisiyle sisteme dahil olacak küçük ve orta ölçekli işletmeler, pazarda yer alan ürünlerin çeşitlenmesine sebep olurken diğer taraftan büyük ölçekli işletmelerin prosedürlerin azalmasıyla maliyet ve zaman yönünden tasarruf sağlamasının önünü açılmış olacaktır. DGÖ ve DTÖ bünyesinde yürütülen çalışmalar neticesinde ticaret ekosistemi içerisinde yer alan ticaretin yasal zemininde faaliyetlerini yürüten işletmelerin güvenilir firmalar olarak adlandırılarak bir takım kolaylaştırmalardan yararlanmalarının önü YYS uygulamasıyla açılmıştır. Böylece kaçakçılık ve terörle mücadelede meşru firmaların ayrılarak kıt olan personel ve zaman kaynaklarının verimli kullanılması imkanı yaratılmıştır. Bu çalışmada Dış Ticaretin Kolaylaştırılması ve Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü Uygulamaları incelenmeye alınarak hem uluslararası alanda yapılan kolaylaştırmalar hem de ulusal çalışmalar üzerine değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmada Ticaretin Kolaylaştırılması kavramı detaylı olarak incelenmiş, Ülkelerin ticareti kolaylaştırmada verimliliklerini ölçmek için hazırlanan raporlar üzerinde durulmuştur. DGÖ tarafından geliştirilen YYS programının Türkiye'nin yasal mevzuat çerçevesinde yeri detaylandırılmış ve yıllara göre YYS uygulamasının gelişimi izlenmiştir. Çalışmanın sonucunda ticareti kolaylaştırmak için yapılan çalışmaların ve YYS uygulamasının Türkiye'nin dış ticaretini artırmada önemli bir rol oynayacağı sonucuna varılmıştır.

Dış ticaret politikalarıGümrük tarifesiGümrükler+5
Hüseyin Atay
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00