
20
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara ortak dikkate tepki verme becerisinin öğretimi
Bu çalışmada ipucunun giderek artırılmasıyla öğretimin otizm spektrum bozukluğu olan okulöncesi çocuklara ortak dikkate tepki verme becerisini öğretme üzerindeki etkileri edinim, izleme ve genelleme açısından değerlendirilmiştir. Çalışma başlama düzeyi, uygulama, aralıklı yoklama, izleme ve genelleme oturumlarından oluşmuştur. Çalışmada pilot uygulama gerçekleştirilerek uygulama süreci şekillendirilmiştir. İzleme oturumları öğretim sona erdikten 4 ve 6 hafta sonra düzenlenmiştir. Genelleme oturumları ise öntest-sontest yoklama oturumları biçiminde düzenlenmiş olup kişiler arası genelleme etkisi sınanmıştır. Ayrıca, çalışmanın sosyal geçerliği sosyal karşılaştırma analizi yapılarak incelenmiştir. Araştırmaya Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Gelişimsel Yetersizlik Uygulama Birimi'nde eğitimine devam eden, 5-7 yaş arası, otizm spektrum bozukluğu tanısı bulunan dört erkek çocuk katılmıştır. Araştırmada katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırma bulguları, katılımcıların tümünün, ipucunun giderek arttırılmasıyla öğretimi yapılan ortak dikkate tepki verme becerisini edindiklerini, bu beceriyi kişiler arası genellediklerini ve uygulama sona erdikten 4-6 hafta sonra da sürdürdüklerini göstermektedir. Ayrıca, araştırmanın sosyal karşılaştırma ile toplanan sosyal geçerlik verileri, katılımcıların uygulama sona erdikten sonra ortak dikkate tepki verme becerisinde normal gelişim gösteren akranları ile benzer performans sergilediklerini göstermektedir. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında uygulama ve ileri araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ortak dikkat, otizm spektrum bozukluğu, ipucunun giderek arttırılmasıyla öğretim, sosyal karşılaştırma
Otizm spektrum bozukluğu olan bireylere cinsel istismardan korunma becerilerinin öğretiminde sosyal öykü yönteminin etkililiği
Bu çalışmada, otizmli bireylere cinsel istismardan korunma becerilerinin öğretiminde sosyal öykü yönteminin etkililiği araştırılmış ve izleme ve genellenmesi açısından değerlendirilmiştir. Araştırma, katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama araştırma modeline göre planlanmış olup başlama düzeyi, öğretim, aralıklı yoklama, genelleme ve genellemenin izlemenmesi oturumlarından oluşmuştur. Çoklu örneklere göre genelleme stratejisinin kullanıldığı çalışmada, otizmli bireylerin farklı ortamlarda, farklı kişilere ve farklı cinsel istismar türlerine karşı da kendilerini korumalarında sosyal öykülerin etkisi sınanmıştır. Genellemenin izlenmesi oturumları öğretim sona erdikten 3 ve 5 hafta sonra düzenlenmiştir. Çalışmanın sosyal geçerliği araştırmaya katılan deneklerin annelerinden öznel değerlendirme yaklaşımıyla elde edilen verilere göre incelenmiştir. Araştırmaya İstanbul ve Eskişehir illerinden 10 ve 17 yaş aralığında otizm tanısı olan ikisi kız biri erkek üç denek katılmıştır. Öğretimi yapılacak cinsel istismar türleri aileler ile birlikte belirlenmiş olup ilk olarak uygunsuz dokunma taciz türünün öğretimi gerçekleştirilmiştir. Ölçüt karşılandıktan sonra istismardan korunma becerilerinin öğretimi yapılmayan uygunsuz öpüşme ve teşhir taciz türleri ile öğretimi yapılan taciz türü için farklı ortamlara ve kişilere genellenip genellenmediği değerlendirilmiştir. Öğretim oturumları deneklerin evlerinde ve okullarında yürütülmüş olup, genelleme oturumları için çeşitli sosyal ortamlar kullanılmıştır. Araştırma bulguları araştırmaya katılan üç katılımcının da sosyal öykü uygulamasıyla tacizden korunma becerilerini öğrendiğini ve farklı ortam, kişi ve taciz türlerine genelleme yapabildiklerini göstermiştir. Ayrıca katılımcıların öğretim sona erdikten 3 ve 5 hafta sonra düzenlenen genellemenin izlemesi oturumlarında, öğrenilen berilerin kalıcılığını sağlandıkları görülmüştür.
Anneler tarafından sunulan video modelle öğretimin otizmli çocuklara oyun becerisi öğretmedeki etkililiği
Video modelle öğretim otizm spektrum bozukluğu olan bireylere öğretim sunmakta kullanılan bilimsel dayanaklı uygulamalardan biridir. Araştırma bulguları, bu öğretim stratejisinin öz-bakım becerileri, sosyal beceriler ve akademik beceriler gibi çeşitli alanlardan pek çok becerinin öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir. Diğer yandan, bugüne değin yapılmış çalışmalarda video kayıtların araştırmacı ve öğretmenler tarafından hazırlandığı ve uygulandığı görülmektedir. Dolayısıyla, otizmli bireylerin aile üyelerine video kayıtları hazırlamayı ve video modelle öğretimi güvenilir bir şekilde uygulamayı öğretmenin önemli olabileceği düşünülebilir. Bu çalışmada (a) annelerin video kayıtları hazırlamayı ve video modelle öğretimi güvenilir bir şekilde uygulamayı öğrenip öğrenemeyeceğini, (b) anneler tarafından sunulan video modelle öğretimin otizmli çocuklara bir oyun becerisi öğretmede ve bu oyun becerisinin korunması ve genellenmesinde etkili olup olmayacağını belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada öğretimi hedeflenen oyun becerisi Legolarla tren yapma becerisidir. Araştırmada ayrıca, çalışmaya katılan annelerden öznel değerlendirme yoluyla sosyal geçerlik verisi toplanmıştır. Çalışma katılımcılar arası çoklu yoklama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulguları annelerin video modelle öğretimi yüksek düzeyde uygulama güvenirliğiyle uygulayabildiğini göstermektedir. Çalışmaya katılan tüm çocuklar hedef beceriyi öğrenmiş, öğretimin ardından korumuş ve öğretim koşulları dışındaki koşullara genellemiştir. Çalışmada elde edilen sosyal geçerlik bulgularının olumlu olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimler: Video modelle öğretim, otizm spektrum bozukluğu, oyun becerisi, annelerin eğitimi, uygulama güvenirliği
Akıllı tahta aracılığıyla sunulan video modelle öğretimin otizmli çocuklara sosyal tepki davranışlarının öğretimindeki etkililiği
Bu çalışmada, otizmli çocuklara yüz ifadesi, jest (kullanımı) ve sözel ifadeden oluşan sosyal tepki davranışlarının öğretiminde akıllı tahta aracılığıyla sunulan video modelle öğretim yönteminin etkililiğinin incelenmesi amaçlanmış, izleme ve genelleme açısından da değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan çocuklara, elinden bir nesne ya da oyuncak alındığında kızma ile etkinlik sonunda başarılı olma durumunda mutlu olma durumlarına ilişkin altı farklı sosyal bağlama uygun sosyal tepki davranışlarını (jest, yüz ifadesi ve sözel ifade) gerçekleştirebilmelerinin öğretimi yapılmıştır. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden, katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya Anadolu Üniversitesi, Engelliler Araştırma Enstitüsü, Gelişimsel Destek Birimi'ne devam eden, yaşları 3 yaş 9 ay ve 5 yaş 5 ay arasında değişen otizm tanılı 4 erkek denek katılmıştır. Ayrıca araştırmaya, videoyla model olma öğretimi için hazırlanmış olan video görüntülerinde yer alan üç kişi katılmıştır. Araştırmada etkililik verileri, başlama düzeyi, günlük yoklama, öğretim, genelleme ve izleme oturumlarından toplanmıştır. Aynı zamanda araştırmada, sosyal geçerlik ve güvenirlik verileri de toplanmıştır. Araştırma sonunda elde edilen etkililik verileri, grafiksel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Sosyal geçerlilik verileri ise araştırmaya katılan deneklerin ailelerinden ve öğretmenlerinden öznel değerlendirme yaklaşımıyla elde edilen verilere göre betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, araştırmaya katılan dört deneğin de akıllı tahta aracılığıyla sunulan video modelle öğretim uygulamasıyla bağlama uygun sosyal tepki davranışlarını (yüz ifadesi, jest ve sözel ifade) öğrendiğini ve farklı ortam ve kişilerle genelleyebildiğini göstermiştir. Ayrıca deneklerin öğretim sona erdikten iki, dört ve altı hafta sonra düzenlenen kalıcılık oturumlarında da öğrenilen davranışların kalıcılığını koruduğu görülmüştür. Sosyal geçerlik bulguları, çocukların anneleri ve öğretmenlerinin araştırma hakkında olumlu görüşlerinin olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda araştırmanın uygulama güvenirliği bulguları da araştırmanın yüksek uygulama güvenirliği (%98,6) ile uygulandığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Otizm, Sosyal Tepki Davranışları, Yüz İfadesi, Jest, Sözel İfade,Video Model, Akıllı Tahta Aracılığıyla Öğretim
Otizmli çocuklara toplumsal uyarı işaretlerinin öğretiminde geleneksel ve gömülü öğretimle sunulan sabit bekleme süreli öğretimin etkililik ve verimliliklerinin karşılaştırılması
Bu araştırmada, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklara toplumsal uyarı işaretlerinin isimlerinin öğretiminde yapılandırılmış olarak masa başında art arda sunulan ve oyun içine gömülerek dağınık denemelerle sunulan sabit bekleme süreli öğretim (SBSÖ) uygulamalarının etkililik ve verimlilikleri karşılaştırılmıştır. Ayrıca, çocuklara öğretimi hedeflenen tüm toplumsal uyarı işaretlerinin işlevine yönelik hedeflenmeyen bilgi sunumu yapılmıştır. Çalışmanın sosyal geçerlik verisinin toplanması sürecinde ise araştırmaya katılan deneklerin yeni bir öğretim setini hangi öğretim yöntemiyle öğrenmeyi tercih ettikleri belirlenmiş ve deneklere tercih ettikleri öğretim yöntemiyle yapılan öğretim oturumlarında hedeflenmeyen bilgi sunumu gerçekleştirilmiştir. Araştırma yaşları 36 -74 ay arasında değişen dört OSB olan erkek denek ile yürütülmüştür. Araştırmanın modeli tek denekli araştırma yöntemlerinden uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar modelidir. Araştırma; başlama düzeyi, öğretim, genelleme, izleme evrelerinden oluşmaktadır. Araştırma bulguları, OSB olan çocuklara toplumsal uyarı işaretlerinin öğretiminde SBSÖ'in masa başında yapılandırılmış olarak ve oyun içine gömülerek dağınık denemelerle sunulmasının üç denek için etkililiğinin farklılaşmadığı yönündedir. Bir başka deyişle, SBSÖ'in masa başında yapılandırılmış olarak sunulmasıyla, oyun içine gömülerek dağınık olarak sunulması OSB olan üç çocuğun toplumsal uyarı işaretlerini öğrenmesinde eşit derecede, bir denekte ise masa başında yapılandırılmış olarak sunulan SBSÖ daha etkilidir. Deneklerin hedeflenmeyen bilgi edinimine yönelik bulguları değerlendirildiğinde hedeflenmeyen bilgi ediniminin öğretim ortamları arasında belirgin olarak farklılaşmadığı görülmüştür. Deneklerden toplanan sosyal geçerlik verisinde deneklerden ikisi masa başında öğrenmeyi tercih ederken, ikisi oyun içinde öğrenmeyi tercih etmiştir. Araştırmanın genelleme ve izleme verileri incelendiğinde yöntemler arasında fark olmadığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Otizm spektrum bozukluğu, sabit bekleme süreli öğretim, gömülü öğretim, hedeflenmeyen bilgi, toplumsal uyarı işaretleri
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara video oyunu oynama becerisinin öğretiminde video ile kendine model olmanın etkililiğinin belirlenmesi
Video ile kendine model olma, otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklara farklı becerileri öğretmede etkili olduğu kanıtlanmış video modelle öğretim yönteminin bir uygulama türüdür. Araştırma bulguları, video ile kendine model olma yönteminin iletişim becerileri, sosyal beceriler, akademik beceriler gibi farklı alanlardan becerilerin öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir. Alan yazında video ile kendine model olma yönteminin etkililiğine ilişkin sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu nedenle, OSB'li çocuklara çeşitli alanlardan becerilerin öğretiminde video ile kendine model olma yönteminin kullanıldığı çalışmaların artmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, video ile kendine model olmanın OSB'li çocuklara video oyunu oynama becerisinin öğretiminde etkililiğini belirlemektir. Çalışma, tek denekli araştırma yöntemlerinden uyarlanmış yoklama evreli çoklu yoklama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, yaşları 7-9 arasında değişen dört OSB'li çocuğun izleme ve kalıcılık performansları da değerlendirilmiştir. Ayrıca, çalışmada yer alan OSB'li çocukların ebeveynlerinden sosyal geçerlilik verisi toplanmıştır. Çalışma sonuçları, katılımcıların öğretim, izleme ve kalıcılık evrelerinde video oyun becerileri sergileyebildiklerini göstermektedir. Sosyal geçerlilik verileri, çalışma sonuçlarına ve bu öğretilen becerilere ilişkin ebeveynlerin olumlu görüşlerini yansıtmaktadır. Anahtar kelimeler: Video ile kendine model olma, video oyunu oynama, otizm spektrum bozukluğu, serbest zaman becerisi.
Siblings of individuals with autism and their thoughts and feelings about their family
This study aimes to investigate the feelings and thoughts of elder siblings of children with autism spectrum disorder (ASD) about their family members. Participants were 3 non-disabled (ND) siblings of children with ASD, aged 15-16 years. Narrative inquiry were adopted to conduct the study. The ND siblings of children with ASD were given cameras and asked to introduce their family by 10 photographs within four days. The data were collected through semi-structured interviews via those photos and analyzed through narrative analysis. In the study, three main titles were given to all participants' stories. The first main title is about the participant's thoughts about themselves; the second main title is about the participant's thoughts about his/her sibling with ASD and the third main title is the participant's thoughts about his/her family. We can infer the following results from the words of the three adolescents who have siblings with ASD: The male sibling feel embarrassment about behaviors of his sibling with ASD; siblings feel nervous about their sibling's future; all three seem to have lack of information about ASD; they are not satisfied about the time they spend with their parents; besides female siblings seemed acquiescent and protective towards the child with ASD. Implications and future research needs were discussed according to the findings of the study. Keywords: autism spectrum disorder, sibling, family, photo elicitation, narrative, qualitative research
OSB olan çocukların hayali oyun sıklığını ve çeşitliliğini arttırmada ipucunun giderek arttırılmasıyla öğretimin etkililiği
Bu araştırmada, davranışı izleyen motor taklitle sunulan ipucunun giderek arttırılmasıyla öğretimin otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocukların hayali oyun oynama sıklığını ve çeşitliliğini arttırmadaki etkililiği incelenmiştir. Ayrıca, araştırmaya katılan çocukların annelerinin ve sınıf öğretmenlerinin ipucunun giderek arttırılmasıyla sunulan öğretim sürecine ilişkin görüşleri alınmıştır. Araştırmada, yaşları 5-6 arası değişen OSB olan üç erkek çocuk katılımcı olarak yer almaktadır. Araştırmada tek-denekli araştırma modellerinden araçlar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın etkililik bulguları, davranışı izleyen motor taklitle sunulan ipucunun giderek arttırılmasıyla öğretimin tüm çocukların hayali oyun oynama sıklığını hem davranış hem de seslendirme açısından arttırmada etkili olduğunu göstermektedir. Ek olarak, hayali oyun çeşitliliği incelendiğinde, sergilenen hayali oyun davranışlarının ve seslendirmelerin dört kategori içinde ve birbirinden farklı olarak arttığı görülmüştür. Ayrıca, araştırmaya katılan çocuklar tarafından oyuncak setlerinde türetilen hayali oyun davranışı ve seslendirmelerin hafif düzeyde arttığı arttığı; ancak, bu durumun oyuncak setleri arasında değişkenlik gösterdiği görülmüştür. Araştırma bulguları, sunulan öğretim yöntemiyle hayali oyun ögelerinden biri olan beceri dizisinde çocukların performans düzeyinde artış olduğunu göstermiştir. Araştırmada, tüm çocukların hedef becerileri farklı araç, kişi ve ortama genelledikleri; öğretim oturumları tamamlandıktan bir, iki ve dört hafta sonra düzenlenen izleme oturumlarında edindikleri hayali oyun davranışlarını ve seslendirmeleri korudukları görülmüştür. Araştırmanın sosyal geçerlik bulguları, araştırmaya katılan çocukların annelerinin ve sınıf öğretmenlerinin öğretim sürecine ilişkin olumlu görüşler bildirdiklerini göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Otizm spektrum bozukluğu, Hayali oyun, İpucunun giderek arttırılması, Davranışı izleyen motor taklit.
Nesne göstererek ortak dikkat başlatmanın otizmli çocuklara öğretiminde video modelle öğretimin etkililiği
Araştırmada nesne göstererek ortak dikkat girişiminde bulunma becerisinin otizmli çocuklara öğretiminde video modelle öğretimin etkiliği incelenmiştir. Ayrıca araştırmaya katılan deneklerin video modelle öğretim uygulamaları öncesi ve sonrasındaki performansları ölçülmüş ve normal gelişim gösteren akran grubu ile karşılaştırılarak sosyal geçerlik verisi toplanmıştır. Araştırma, otizmli 4-4,5 yaşları arasındaki üç erkek denek ile yürütülmüştür. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden denekler arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli kullanılmıştır Araştırmanın etkililik bulguları, video modelle öğretim uygulamasının deneklerin nesne göstererek ortak dikkat girişiminde bulunma becerisini edinmelerinde etkili olduğunu, deneklerin becerinin öğretimi bittikten 7, 14 ve 28 gün sonra beceriyi koruduklarını, farklı ortam ve kişilere genellediklerini göstermiştir. Araştırmanın sosyal geçerlik bulguları video model ile sunulan öğretim ile birlikte deneklerin hedef beceriye ilişkin performanslarının akranları ile benzer düzeye ulaştığını göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Otizm, Ortak dikkat, Ortak dikkat girişiminde bulunma, Video modelle öğretim
Sağlık kuruluşlarında görev yapan psikologların otizmli çocukları değerlendirme sürecinde yaşadıklarına ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Araştırmanın amacı, İç Anadolu Bölgesi'ndeki bir ilde sağlık kuruluşlarında görev yapmakta olan psikologların otizm spektrum bozukluğu şüphesi ya da tanısı olan çocukları değerlendirirken yaşadıkları deneyimlerin incelenmesidir. Bu nitel araştırmada, sağlık kuruluşlarında aktif görev yapan on bir psikolog dahil edilmiş, kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla veriler toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, aileler çoğunlukla çocuklarının sosyal gelişim alanındaki yetersizlikleri nedeniyle sağlık kuruluşuna başvuruda bulunmaktadırlar. Değerlendirme sürecinde psikologlar tarama, tanılama ve zeka testleri kullanmakta, ayrıca sıklıkla klinik gözlem ve aile görüşmelerinde alınan bilgiler ile çocuğa ilişkin veriler toplamaktadırlar. Ailelerle yapılan görüşmelerde, çoğunlukla çocuğun gelişim aşamalarına dair bilgiler elde edildiği tespit edilmiştir. Değerlendirme sonrasında sıklıkla ailelere genel bir bilgilendirme yapılmaktadır. Tüm süreç boyunca en sık yaşanılan sorunun aile tepkilerinden kaynaklı olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın son bölümünde elde edilen bulgular alan yazınla ilişkilendirilerek uygulayıcılara ve araştırmacılara öneriler verilmiştir.
Otizmli ergenlere uyumsal davranışların öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği
Bu araştırmada otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan bireylere uyumsal davranışların öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği sınanmıştır. Araştırma kapsamında kağıda yazılı olan numarayı cep telefonuna isimle kaydetme becerisinin öğretimi hedeflenmiştir. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden katılımcılar arası eşzamanlı olmayan çoklu başlama modeli kullanılmıştır. Çoklu örneklere genelleme stratejisinin takip edildiği araştırmada OSB olan ergen bireylere kağıda yazılı numarayı kaydetme, kendisine söylenen numarayı kaydetme ve telefona gelen cevapsız çağrıyı kaydetme becerisinin öğretimi yapılmıştır. Bulgular eşzamanlı ipucuyla öğretimin OSB olan bireylere telefona numarayı isimle kaydetme becerisinde etkili olduğu yönündedir. OSB olan ergen bireyler öğrendikleri becerileri çoklu örneklere genellemişler ve araştırma tamamlandıktan 8 hafta sonra öğrendikleri beceriler kalıcılığını korumuştur. Araştırmanın sosyal geçerlik verilerinin toplandığı uzmanlar araştırma hakkında çoğunlukla olumlu görüş bildirmişlerdir.
Sosyal hizmet uzmanlarının otizm hakkındaki bilgi ve görüşleri ile çocuğu otizmli olan annelerin sosyal hizmet uzmanları hakkındaki bilgi ve görüşlerinin incelenmesi
Bu araştırmada Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı kurum ve kuruluşlarda görev alan sosyal hizmet uzmanlarının otizm hakkındaki bilgi ve görüşleri ile Samsun ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Özel Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinden hizmet alan çocuğu otizmli olan annelerin sosyal hizmet uzmanları hakkındaki bilgi ve görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sorularına yanıt bulmak amacıyla araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 10 sosyal hizmet uzmanı ile çocuğu otizmli olan 10 anneyle yürütülmüştür. Araştırma nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenolojik desenle gerçekleştirilmiş, veriler yapılandırılmış ve yarı-yapılandırılmış görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Her iki katılımcı grubuna sorulan yapılandırılmış sorular sayısal analiz; yarı-yapılandırılmış sorular ise içerik analiziyle analiz edilmiştir. Araştırmada yapılandırılmış ve yarı-yapılandırılmış görüşme soruları kullanılarak analiz çeşitlemesi sağlanmıştır. Yapılan içerik analizi sonunda sosyal hizmet uzmanlarıyla yapılan görüşmelerden yedi ana tema ile 10 alt temaya; annelerle yapılan görüşmelerden ise dört ana tema ile yedi alt temaya ulaşılmıştır. Sosyal hizmet uzmanları otizmli bireylerle veya çocuğu otizmli olan ailelerle bakım hizmetleri ve rehberlik ve danışmanlık hizmeti sunma konularında çalışabileceğini ifade etmiştir. Araştırma bulgularında sosyal hizmet uzmanlarının otizmin genel özelliklerine ve otizmli bireylerin toplumsal kaynakları kullanım hakları ile ilgili konularda desteğe gereksinimlerinin olduğu ve gereksinimlerin hizmet içi eğitim ve seminerle giderilebileceği ortaya konmuştur. Araştırma bulguları çocuğu otizmli olan annelerin çocuklarının özel gereksinimden ötürü özel eğitim hizmetleri dışında en çok psikiyatri ve psikolog tarafından sağlanan destekler ile özel gereksinimli çocuklara sağlanan ekonomik destekten yararlandıklarını göstermiştir. Araştırma bulgularında annelerin "sosyal hizmetler" kavramını bildiklerini fakat "sosyal hizmet uzmanı"na ilişkin bilgi sahibi olmadıkları görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Otizm, Sosyal hizmet uzmanı, Çocuğu otizmli olan anneler, Fenomenoloji, Yapılandırılmış ve yarı-yapılandırılmış görüşme,
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuğa sahip annelere sunulan koçluk uygulamalarının annelerin öğretim becerilerini ve çocuklarının güvenlik becerilerini edinmeleri üzerindeki etkisi
Araştırmada, otizm spektrum bozukluğu olan çocuğa sahip annelere sunulan koçluk uygulamasının annelerin davranışsal beceri öğretimi uygulaması basamaklarını edinmeleri üzerindeki etkileri ve davranışsal beceri öğretimi uygulaması basamaklarını kullanarak çocuklarına hedef güvenlik becerisini öğretme üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırmanın katılımcıları otizm spektrum bozukluğu olan çocuğa sahip anneler ve bu annelerin yaşları 6-13 arasında değişen ve otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarıdır (iki erkek, bir kız). Başlama düzeyi, aile eğitimi, öğretim, izleme ve genelleme oturumlarından oluşan araştırma, çiftler arası yoklama denemeli çoklu yoklama modeli ile tasarlanmıştır. Katılımcı annelere ilişkin bulgular, koçluk uygulamasının annelere davranışsal beceri öğretimi uygulama basamaklarını kullanarak öğretim sunma becerilerinin kazandırılmasında, kazanılan becerinin kalıcılığının ve genellenmesinin sağlanmasında etkili olduğunu göstermiştir. Katılımcı çocuklara ilişkin bulgular, anneler tarafından sunulan davranışsal beceri öğretimi uygulamasının çocuklarının hedef güvenlik becerisini edinmelerinde, kalıcılığının ve genellenmesinin sağlanmasında etkili olduğunu göstermiştir. Katılımcı annelerden elde edilen sosyal geçerlik bulguları ise, annelerin araştırmanın kabul edilebilirliğine yönelik görüşlerinin olumlu olduğunu göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Aile koçluğu uygulamaları, Otizm spektrum bozukluğu, Davranışsal beceri öğretimi, Güvenlik becerileri
Otizm spektrum bozukluğu olan okulöncesi çocuklarda ortamlar arası geçişlerdeki problem davranışların azaltılmasında videoyla model olmanın etkililiği
Bu araştırmada OSB olan okulöncesi çocukların ortamlar arası geçişler sırasında sergiledikleri problem davranışları azaltmak ve uyumlu bir şekilde geçiş yapmalarını sağlamak üzere sunulan videoyla model olma uygulamasının etkililiğini, kalıcılığını ve genellemesini belirlemek amaçlanmıştır. Ayrıca, araştırmaya katılan çocukların annelerinin araştırmanın sonuçlarına ve seçilmiş yöntemin işlevselliğine ilişkin görüşleri alınarak çalışmanın sosyal geçerliği belirlenmiştir. Araştırmada 3-6 yaş aralığında OSB olan üç erkek çocukla çalışılmıştır. Hedef davranışlar olarak özel eğitimden spor dersine, özel eğitim dersinden bir sonraki özel eğitim dersine ve özel eğitimden grup dersine geçişler sırasında ortaya çıkan problem davranışların azaltılması çalışılmıştır. Araştırmada tek-denekli araştırma modellerinden yoklama denemeli katılımcılar arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular tüm katılımcıların ortamlar arası geçişler sırasında sergiledikleri problem davranışların azaldığını, katılımcıların uyumlu bir şekilde ortamlar arası geçişi gerçekleştirdiklerini, öğrendikleri davranışı uygulama tamamlandıktan bir, üç, beş hafta sonra da sürdürdüklerini ve bu davranışları farklı kişilerle genelleyebildiklerini göstermiştir. Araştırmadan elde edilen sosyal geçerlik bulguları da araştırma sonuçlarının katılımcıların anneleri açısından memnuniyet verici olduğunu göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Otizm spektrum bozukluğu (OSB), Videoyla model olma, Ortamlar arası geçiş, Problem davranış, Okulöncesi çocuklar.
Otizm spektrum bozukluğuna sahip çocukların anne-babalarının ve öğretmenlerinin oyun becerilerine ve öğretimine ilişkin görüşleri
Oyun tüm çocuklar için çok kıymetli bir beceridir. Bu araştırmanın amacı, Eskişehir ili içerisinde yaşayan okul öncesi dönemdeki otizm spektrum bozukluğuna (OSB) sahip çocukların anne-babalarının ve öğretmenlerinin oyun becerilerine ve öğretimine ilişkin görüşlerinin belirlenmesidir. Bu amaçla yarı yapılandırılmış görüşme formları hazırlanmıştır. Görüşme sürecinde her bir katılımcı ile belirlenen ilkeler doğrultusunda görüşmeler düzenlenmiştir ve elde edilen verilerin dökümleri yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Bir uzman tarafından araştırmanın güvenirlik verisi toplanmıştır. Elde edilen bulgular araştırmaya katılan anne-babaların çoğu çocuklarıyla oyun oynamayı denediklerinde davranış problemleriyle karşılaştıkları görülmektedir. Araştırmaya katılan anne-babaların çoğu çocuğuna oyun becerisi öğretirken oyun sürecinde neler yapılması gerektiği konusunda model olacak birisine ihtiyacı ihtiyaç duydukları görülmektedir. Araştırmaya katılan anne-babaların çoğu OSB'ye sahip çocuğa oyun becerilerinin öğretiminde oyun sırasında birtakım hususlara dikkat edilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin çoğu OSB'ye sahip öğrencilerinin sergiledikleri oyun becerilerini gözleme dayalı olarak değerlendirdikleri görülmektedir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin hepsi OSB'ye sahip öğrencilerinin hayali oyunlarda zorlandıklarını belirterek, bu zorlukları gidermek için görsel materyallerden yararlandıkları görülmektedir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin çoğu OSB'ye sahip öğrencilerine oyun becerilerini öğretirken doğrudan öğretim yöntemini, bir kısmının ise yanlışsız öğretim yöntemini kullanmayı tercih ettikleri görülmektedir. Araştırmaya katılan anne-babaların ve öğretmenlerin oyun becerilerini çocuğun gelişim alanlarını destekleyen bir aktivite olarak tanımladıklarını göstermektedir. Katılımcıların OSB'ye sahip çocuklara oyun becerilerinin öğretilmesinin oyunun bir öğretim yöntemi olarak kullanılabileceği için ve çocuğun gelişim alanını desteklediği için gerekli olduğunu düşündüklerini göstermektedir. Katılımcıların OSB'ye sahip çocuğa oyun becerilerinin öğretiminde görsel materyale ihtiyaç duyduklarını göstermektedir. Araştırmadan elde edilen bulgular alanyazında ulaşılan bulgularla ilişkilendirme yapılarak, uygulamacı ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde kaynaştırma öğrencilerine sunulan destek hizmetler hakkında uygulamacı görüşleri
Kaynaştırmanın doğası gereği kaynaştırma öğrencilerine destek eğitim sunulması bir haktır. Türk eğitim sisteminde yeterli destek hizmete erişemeyen özel gereksinimli öğrencilere bu hizmeti sağlayan birim ise Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri (ÖERM) olarak görülmektedir. Bu araştırmanın amacı, İstanbul'da bir ÖERM'de çalışan öğretmenlerin kaynaştırmaya devam eden öğrencilerine sağladıkları destek hizmetlerin ve ihtiyaçlarının belirlenmesidir. Bu amaçla yarı yapılandırılmış görüşme formları hazırlanmış elde edilen veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını bir ÖERM'de çalışan 13 kadın, iki erkek öğretmen oluşturmaktadır. Elde edilen bulgulara göre ÖERM öğretmenlerinin kaynaştırmaya ve kaynaştırmaya devam eden öğrencilerle çalışmaya yönelik olumlu görüşleri bulunmakla beraber öğretmenler özel eğitim ve kaynaştırma konusunda destek eğitim ve bilgi ihtiyaçlarının olduğunu vurgulamaktadır. Kaynaştırma öğrencilerine akademik becerilerin kazandırılması, değerlendirilmesi ya da nasıl yaklaşılacağı konusunda zorlandıklarını söyleyen öğretmenler bu konuda yeterli destek hizmetlerin sağlanmadığını ifade etmekte; aynı zamanda lisans eğitimleri sırasında kaynaştırma eğitimine ilişkin ders almalarının gerekliliğine dikkat çekmektedirler. Araştırmaya katılan öğretmenler, öğrencilerinin gittiği kaynaştırma okulunun sorumluluklarının ilişkin; uygun Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı (BEP) hazırlaması, destek eğitim sunması, problemlere yardımcı olması, akranları bilgilendirmesi ve çocukları hiçbir şekilde ayrıştırmaması gerektiğini ifade etmektedirler. Öğretmenler, kaynaştırma öğrencilerine yönelik destek sunan yapı olarak ÖERM'lerin görüldüğünü ve bu merkezlerin akademik, bireysel ya da davranış sorunlarıyla ilgili farklı destekleri sunan bir yapı olduğunu belirtmektedirler. Tüm bunların yanında, ÖERM'lerde çalışan öğretmenlerin; okula, öğretmene ve gerektiğinde aileye destek sundukları, hepsinin arasında bir köprü görevi görmeye çalıştıkları görülmektedir. Araştırmadan elde edilen bulgularla alanyazında ulaşılan bulgular arasında ilişkilendirme yapılmış, uygulamacı ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
Otizm spektrum bozukluğu tanısı koyan doktorların tıbbi tanılama sürecine ilişkin görüşlerinin incelenmesi
Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) tanısı ülkemizde çocuk psikiyatri ve çocuk nöroloji doktorlarınca konulmaktadır. Doktorların OSB tanısını doğru ve olabildiğince en erken zamanda koyabilmesi, kullanılan tanı araçları, ailelerin tutumu, çeşitli iş birlikler gibi değişkenlere bağlıdır. Bu araştırmanın amacı, İç Anadolu Bölgesi'ndeki bir üniversite hastanesinde çalışan çocuk psikiyatri ve çocuk nöroloji doktorlarının OSB tanısı koyarken izledikleri basamaklara ve yaşadıklarına ilişkin görüş ve önerilerinin belirlenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımlarından biri olan temel nitel araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını, bir üniversite hastanesinde çalışan altı çocuk psikiyatri, bir erişkin psikiyatri ve üç çocuk nöroloji doktoru oluşturmaktadır. Araştırma verileri kişisel bilgi formu ve yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre araştırmaya katılan doktorların OSB tanısı koyarken, hem organik hem de çevresel nedenleri araştırdıkları, onları OSB tanısına yönlendiren çocuktaki yetersizlik alanları olarak çoğunlukla sosyal etkileşimsel alandan bahsettikleri belirlenmiştir. Bulgularda, araştırmaya katılan doktorların OSB tanısı koyarken çoğunlukla Türkçe geçerliliği olan tarama ve tanılama araçlarını kullandıkları, tanı koyarken test ve ölçekler dışında takip süreci ile çocuğu izleyerek çocuk hakkında daha çok veri topladıkları görülmektedir. Araştırmanın sonucunda doktorların OSB tanısı koyarken tıbbi iş birliklerinden daha çok yaralandıkları; fakat çalışmaya katılan iki doktorun eğitimciler ile de daha çok iş birliği içinde olmanın gerekliliği üzerine görüş bildirdikleri görülmektedir. Ayrıca OSB tanısı koyarken, doktorların çoğunlukla ailelerin olumsuz tepkileriyle karşılaştıkları ve bu tepkilerin tanıyı etkilememesi ve çocuğun en erken şekilde eğitim sürecine dahil edilebilmesi için aileye çoğunlukla psiko eğitim verdiklerini belirttikleri görülmektedir. Tanı sonrasında araştırmaya katılan doktorların, gerekli gördükleri vakalarda çocuklarda tıbbi müdahaleye gittikleri ve aileleri çocukları için eğitime yönlendirdikleri ortaya çıkmıştır. Doktorların tanı sürecinde karşılaştıkları sorunlar olarak çoğunlukla aile tepkileri görülmektedir. Araştırmaya katılan doktorların OSB'nin görülme sıklığındaki artışın nedeni olarak çeşitli nedenlerden bahsettikleri ve çoğunlukla değişen yaşam tarzlarının OSB'nin sıklığında artışa neden olduğunu belirttikleri görülmektedir. Araştırmadan elde edilen bulgular alanyazında ulaşılan bulgularla ilişkilendirme yapılarak, uygulamacı ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: otizm spektrum bozukluğu (OSB), tanı koyma, çocuk psikiyatri doktoru, çocuk nöroloji doktoru
Kardeşler aracılığıyla sunulan sosyal öyküler: Bir koçluk uygulaması örneği
Bu araştırmada, geliştirilen koçluk programı kapsamında normal gelişim gösteren (NGG) kardeşlerin sosyal öyküleri uygulama bilgi ve becerisi kazanmaları ve NGG kardeşler tarafından otizmli kardeşlerine sunulan sosyal öykünün otizmli kardeşlerin hedef sosyal beceriyi öğrenmeleri, uygulama sona erdikten 2 ve 5 hafta sonra korumaları, farklı kişi ve ortama genellemeleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bununla birlikte, araştırmada katılımcıların annelerinin ve NGG kardeşlerinin uygulamanın sosyal geçerliğine ilişkin görüşleri değerlendirilmiştir. Bu araştırma Anadolu Üniversitesi Gelişimsel Destek Birimi'ne devam eden, otizmli olan, yaşları 6-7 arasında değişen üç otizmli katılımcı ve onlardan birinin NGG ablası ve diğer ikisinin NGG ağabeyleriyle gerçekleştirilmiştir. Normal gelişim gösteren katılımcılara sosyal öykülerin ne olduğu ne nasıl sunulduğu bireysel öğretim oturumu düzenlemesiyle bilgi verme, model olma, alıştırma yapma, geri bildirim sunma ve öğretimi planlama akışı içerisinde öğretilmiştir. Bu oturum sonunda NGG kardeşler birer saatte sosyal öykü uygulama bilgi ve becerisini edinmişler; çalışmanın uygulama sürecinde de sosyal öykü uygulamasını güvenilir bir şekilde uygulamayı öğrenmişlerdir. Araştırma tek-denekli araştırma modellerinden yoklama evreli katılımcılar arası çoklu yoklama modeli ile tasarlanmıştır. Bulgular, NGG kardeşlerin sosyal öyküleri koçluk desteği alarak %82-%99 düzeyinde güvenilir olarak uygulama bilgi ve becerisini edindiklerini, edindikleri bu beceriyi araştırma sona erdikten 1 ve 5 hafta sonra da koruduklarını ve aynı sosyal öyküyü farklı ortama genelleyebildiklerini göstermektedir. Sosyal öykü uygulama becerisi edinen NGG kardeşler tarafından sunulan öğretim sonrasında ise otizmli kardeşlerin "Yardım edebilir miyim?" diyerek yardım teklifinde bulunma becerisini edindikleri, farklı ortam ve kişilere genelledikleri görülmüştür. Katılımcıların annelerinden ve NGG kardeşlerden öznel değerlendirme yoluyla alınan sosyal geçerlik verileri katılımcıların annelerinin ve NGG kardeşlerin hedef beceriye, sosyal öykü uygulamasına ve araştırmanın sonuçlarına ilişkin görüşlerinin genel itibariyle olumlu olduğunu göstermektedir. Araştırma NGG gösteren kardeşlerin otizmli kardeşler için birer öğretici olarak yetiştirilerek ev ortamlarının da etkili birer öğretim ortamlarına dönüştürülebileceğini göstermesi ve sosyal beceri öğretimine gereken önemin verilmediği okul müfredatlarındaki açığın ev ortamlarında kapatılmaya çalışılması açısından uygulamadaki önemli bir gereksinimin karşılanmasına olanak vermiş olacağı düşünülmektedir. Kısaca; bu çalışmanın yukarıda sıralanan özellikleri sayesinde öncelikli olarak otizmli kardeşi olan NGG gösteren kardeşlere ve onların ailelerine, otizmli çocuklarla çalışan öğretmenlere, uzmanlara, uygulamacılara, psikologlara ve özel eğitim ve etkili uygulamalar alanyazınına katkıda bulunacağı ve yol gösterici olacağı; sıralanan konularda ulusal ve uluslararası alanyazını zenginleştireceği düşünülmektedir.
Türk kardeşlerin otizm spektrum bozukluğu olan kardeşlerine ilişkin deneyimleri ve bilgileri
The present study aims to describe the experience of Turkish siblings (n = 7) with typical development aged between 8-18 years-old about having a brother or a sister with autism spectrum disorder. Moreover, their knowledge about autism spectrum disorder was also examined in the study. This hopefully will contribute to improving the quality of services granting to families with a child with autism spectrum disorder the Turkish society and shed light on an equally important aspect of the effect of autism spectrum disorder on the family in comprehensive vision and on siblings in particular from their point of view. A descriptive method was used in this qualitative study. Data were collected by the researchers conducted semi-structured interviews with the siblings. The questionnaire includes 20 open-ended questions. Content validity of the questionnaire was ensured by asking the opinions of experts (n = 3). Prior to interviews with participants, the researcher conducted to a pilot study to test the interview process and the feseability of the questionnaire. Knowledge Of Autism Questionnaire (KAQ) developed by Ross and Cuskelly (2006) was used to evaluate participants' knowledge on autism. Seven participants from six families from the city of Eskişehir were recruited in a snowball sampling (Hays & Singh, 2012). The researcher audio-taped the the interview with each participant and then transcribed them. Data were analyzed descriptively and manually in the order: data immersion, coding, and themes identification. Four major themes; Understanding of autism spectrum disorder, Relationships, and Interactions between the siblings, Emotional dealings, and Value of siblinghood were grouped out of the data. Containing 10 subthemes, were emerged from the essences of the participants' lived experiences. Results indicated that the older siblings of children with autism that have diagnosed for more than five years have a better insight into autism, thus, their understandings regarding autism rely on their personal conclusions formed depends on their experiences with their diagnosed sibling, moreover, this understanding gets more advanced with age. Although, some of these understandings are unreliable and do not reflect a clear awareness about autism, thus, they still find it difficult to explain autism to other people around them. By focusing on qualitative methodology within obtaining a deeper understanding of the sibling relationship directly from the siblings' own perspective, this study contributes to an understanding of mental health professionals, clinicians, and paramedical workers toward children who have a sibling with autism spectrum disorder 's implicating. Suggestions of potential interventions, including at the first place siblings' education about the autism as early as possible, preventing implications that can evoke confusing thoughts, in the purpose of optimizing the strengths of the sibling relationship to reach effective dealing among this population, considering their specific needs in a cultural context that suits them. This study intended also to families for their education considering what the siblings may live and feel, as well as for research involving families when one of their children is diagnosed with autism spectrum disorder.
Otizm spektrum bozukluğu olan bireylere güvenlik becerilerinin öğretimine ilişkin anne-babaların, öğretmenlerin ve öğretim üyelerinin görüş ve önerileri
Bu araştırmanın amacı, Eskişehir il sınırı içindeki Eskişehir Yardım Sevenler Derneği Özel Eğitim Uygulama Merkezi ve Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü'nden eğitim alan otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocukların anne-babalarının, öğretmenlerinin ve Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uygulamalı Davranış Analizi Anabilim Dalı Otizmde Uygulamalı Davranış Analizi Yüksek Lisans programında ders okutan öğretim üyelerinin otizm spektrum bozukluğu olan bireylere güvenlik becerilerinin öğretimine ilişkin görüş ve önerilerini belirlemektir. Araştırmada betimsel araştırma modeli kullanılmış olup veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Anne-babalar için 10, öğretmenler için 12 ve öğretim üyeleri için sekiz sorudan oluşan görüşme formları araştırmacı tarafından geliştirilmiş ve uzman görüşü alınarak son şekli verilmiştir. Araştırmanın uygulama sürecinden önce pilot görüşmeler düzenlenerek görüşme sorularının anlaşılırlığı ve araştırmacının deneyim kazanması sağlanmıştır. Araştırmaya 11 anne-baba, 16 öğretmen ve 11 öğretim üyesi katılmıştır. Her bir katılımcı ile belirlenen ilkeler doğrultusunda görüşmeler kayıt altına alınarak düzenlenmiş ve elde edilen verilerin dökümleri yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın inandırıcılık ve güvenirlik çalışmaları alandan iki uzman tarafından tamamlanmıştır. Bulgular araştırmaya katılan anne-baba, öğretmen ve öğretim üyelerinin tamamının OSB olan bireylere güvenlik becerisinin öğretilmesini gerek çocuğun sağlık ve güvenliği gerekse ailenin yaşam kalitesi açısından gerekli ve önemli gördüklerini ve mutlaka eğitim planlarında bu becerilerin öğretimine yer verilmesi gerektiğini düşündüklerini göstermektedir. Bulgular güvenlik becerilerinin öğretiminin gerekliliğini vurgulamasına rağmen, anne-babaların ve öğretmenlerin çoğunluğunun güvenlik becerisi öğretimi yapmadığı, bir kısmının ise sistematik biçimde çalışmaksızın günlük rutinler sırasındaki fırsatları değerlendirdiği ortaya koymaktadır. Anne-babaların ve öğretmenlerin çoğunluğunun güvenlik becerilerinin öğretimi konusunda yeterli bilgi ve beceriye sahip olmadıkları da elde edilen bulgular arasındadır. Öğretim üyeleri OSB olan bireylere güvenlik becerilerinin öğretiminin etkililiği kanıtlanmış yöntemlerle sistematik olarak öğretilmesi ve öğretilen güvenlik becerilerinin mutlaka doğal ortamda genellemesinin yapılması gerektiğine ilişkin görüşlerini belirtmişlerdir. Ayrıca öğretim üyelerinin zihin engelliler öğretmenliği lisans programında güvenlik becerilerinin öğretimine ilişkin ders, konu ve uygulamaların daha fazla olması gerektiğine ilişkin görüşleri de elde edilen bulgular arasındadır. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında OSB olan bireylere güvenlik becerilerinin öğretimi konusunda alanyazına ve uygulamaya katkı ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Otizm spektrum bozukluğu, Güvenlik becerileri, Yarı yapılandırılmış görüşme, Betimsel analiz