Anadolu University
Discipline

Uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Anabilim Dalı

Anadolu University

223

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir Kızılinler bölgesi jeotermal sisteminin araştırılması

Eskişehir şehir merkezinin 15 km. kadar güneybatısında bulunan Kızılinler Köyü'nde 38 °C sıcaklığında bir sıcak su kaynağı bulunmaktadır. Kaynak, Pliyosen tüfler ile Kuvaterner alüvyon arasındaki ters fay yüzeyinden çıkmaktadır. Çalışma kapsamında, sıcak su çıkışı dikkate alınarak bölgenin jeotermal potansiyelini belirlemek üzere bir dizi jeolojik, hidrojeokimyasal ve jeofizik çalışmalar yürütülmüştür. Yapılan çalışmalar sonucunda, bölge bulunan sıcak suların, kuzeybatı-güneydoğu doğrultulu sıkışma kuvvetlerinin etkisinde gelişen doğrultu atımlı fayların oluşturduğu deformasyon alanlarından yüzeye ulaştıkları anlaşılmıştır. Bölgedeki sıcak sular, Na-HCO3 tipi, güncel yağışlarla ilgisi olmayan, yüksek kottan beslenen meteorik kökenli sulardır. Bölgedeki ofiyolitler rezervuar kaya, Pliyosen tüfler örtü kaya özelliğindedirler. Uygun deformasyon alanlarında açılan kuyularla 55-60 ºC sıcak su üretimi mümkündür.

HidrokimyaHidrolojik modellemeJeolojik özellikler+6
Serkan Kahraman
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Yersel lazer tarayıcılardan elde edilen veriler kullanılarak otomatik nesne çıkarımı

Coğrafi bilgi sistemleri çalışmaları, kültürel mirasın belgelenmesi ve kentsel planlama uygulamaları gibi birçok alanda yapılara ait 3 boyutlu modellere ihtiyaç duyulmaktadır. 3 boyutlu model oluşturmak için gerekli veriler, yersel lazer tarayıcılar ile hızlı ve hassas bir şekilde elde edilebilmektedir. Günümüzde yersel lazer tarayıcılar ile gerçekleştirilen veri toplama işlemi, küçük kullanıcı müdahaleleri ile otomatik olarak gerçekleştirilebilmektedir. Buna karşılık lazer tarayıcılardan elde edilen verilerin işlenmesi ile otomatik 3 boyutlu model oluşturma işlemi ise günümüzde araştırma konuları arasındadır. Yersel lazer tarayıcı verilerinden otomatik 3 boyutlu model oluşturma işlemi için genel olarak iki farklı yaklaşım vardır. Bunlar yüzey ağı modelleme ve geometrik temelli modellemedir. Yüzey ağı modelleme matematiksel olarak tanımlanması zor olan karmaşık yüzeylerin modellenmesinde kullanılan bir yöntemdir. Geometrik temelli modelleme ise matematiksel olarak ifadesi kolay olan yüzeylerin modellenmesinde kullanılan bir yaklaşımdır. Geometrik temelli modelleme işleminin en önemli aşaması, verilerin sınıflandırıldığı ve gruplandırıldığı segmentasyon aşamasıdır. Bu tez çalışmasında geometrik temelli modelleme yaklaşımının segmentasyon aşaması gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda Rastgele Örnek Konsensüsü (RANSAC: RANdom SAmple Consensus) algoritması yersel lazer tarayıcılardan elde edilen nokta bulutu verisine uygulanarak, nokta bulutu içinde yer alan düzlem, silindir, koni ve küre yüzeye sahip nesneler otomatik olarak çıkarılmıştır. RANSAC algoritmasının yüzey çıkarmadaki doğruluğunu değerlendirmek için otomatik olarak çıkarılan yüzeyler elle çıkarılan yüzeylerle karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar RANSAC algoritmasının basit geometrik şekle sahip nesnelerin otomatik çıkarımında etkin bir araç olduğunu göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Yersel Lazer Tarayıcı, yüzey çıkarımı, RANSAC Algoritması, Segmentasyon, 3 Boyutlu Modelleme

Resul Çömert
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Uzaktan algılama amacıyla kullanılacak istatistiksel öğrenme tabanlı modifiye bir sınıflandırıcı geliştirilmesi

Öğrenme bilimi; istatistik, veri madenciliği, yapay zeka, mühendislik ve diğer disiplin alanları ile kesişen alanlarda anahtar bir rol oynar. Bilimin, finansın ve endüstrinin bir çok alanında etkili olarak kullanılan istatistiksel öğrenme alanında etkili analiz tekniklerinden birisi olan EM algoritması zor olan en çok olabilirlik problemlerini basitleştirmek için popüler bir araçtır. İlk tahmin değerlerine duyarlılık, yerel minimum yakınsama, hızlı yakınsama ve de varyans kovaryans matrislerinin tekil olması gibi durumlar, EM algoritmasının parametre tahminlerini yapamaması ya da doğru yapamamasına yol açan eksikliklerdir. Bu tezde EM algoritmasının teorik yapısı incelenerek, bu doğrultuda geliştirilen matlab kodu ile çeşitli özelliklerdeki uzaktan algılama verilerindeki sınıflara ait, parametrelerin tahmin edilmesi ve elde edilen parametre tahminleri yardımıyla görüntü sınıflandırması gerçekleştirilmiştir. Bazı durumlarda varyans kovaryans matris ya da matrislerinin tekillik tuzağına yakalandığı gözlemlenmiş, buna karşın EM algoritması modifiye edilerek, tekillik tuzağından kurtulması sağlanarak görüntü sınıflandırmaları başarı ile tamamlanmıştır. Son olarak ilgili veriler için uzaktan algılamada bilinen bazı klasik sınıflandırıcılar ile modifiyesiz ve modifiyeli EM algoritması yardımı ile elde edilen görüntü sınıflama sonuçları karşılaştırılmış ve EM algoritması yardımı ile elde edilen modifiyeli ve modifiyesiz görüntü sınıflandırma sonuçlarının daha güvenilir olduğu görülmüştür. Bu tezin temel amacı, ön bilgilendirmesiz ve ön bilgilendirmeli uzaklık esaslı ve olasılık dağılımı kullanmayan sınıflandırıcılara göre daha güvenilir sonuçlara ulaşmayı sağlayacak, istatistiksel öğrenme temelli yeni modifiye sınıflandırıcı geliştirmek olup; bu tezde, yukarıda bahsi geçen sorunların çözümlerini sağlayacak algoritmalar üzerinde çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Algılama, İstatistiksel Öğrenme, EM Algoritması, Modifiye EM Algoritması, Görüntü Sınıflandırması

Emre Mola
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal bilimlerde mekânsal istatistik ve coğrafi bilgi sistemleri: Kuramdan uygulamaya

Bu tezde mekânsal istatistik yöntemlerinin coğrafi bilgi sistemleri aracılığı ile sosyal bilimlere yönelik uygulaması yapılmıştır. Analiz için 2002 yılında yapılan milletvekili genel seçimlerinde seçmen katılım oranları il ve ilçe düzeylerinde toplanmış ve veriler kırsal, kentsel ve toplam nüfus olarak ayrıca sınıflandırılmıştır. Yüzde değer dağılımları haritalandıktan sonra, küresel ve yerel mekânsal otokorelasyon ve kümelenme yöntemleri (Küresel Moran's I, Getis Ord Genel G, Getis Ord G, Mekânsal İlişkinin Yerel Göstergesi) kullanılarak bu veriler mekânsal rassallık hipotezine göre analiz edilmiş ve haritalanmıştır. Getis Ord Genel G yönteminde il düzeyi analizler dışında tüm analizler il ve ilçe düzeyleri ve bağlı sınıflandırmalarında mekânsal kümelenme, yayılma veya aykırı değerler göstermiş ve Türkiye'de 2002 yılı genel seçimlerinde seçmen katılım oranlarının mekânsal rassallık göstermediği tespit edilmiştir.

Bulut Baykal Eyyuboğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Rasat ve Göktürk-2 uydu görüntülerinin uzaktan algılama yazılımları ile farklı referans verileri kullanarak geometrik düzeltme doğruluğunun araştırılması

Türkiye'de uzaktan algılama amaçlı yer gözlem uydularının geliştirilmesi süreci 2001 yılında BİLSAT uydusu ile başlamıştır. BİLSAT uydusundan edindiği bilgi birikimi sayesinde yüksek millilik oranı ile tasarlayıp geliştirdiği RASAT uydusu ve devamında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine kazandığı Göktürk-2 uydusunu uzaya göndermiştir. RASAT ve Göktürk-2 uyduları uzaydaki görevlerine devam etmekte olup, Türkiye'de bulunan ve işletilen yer istasyonlarına dünyanın her yerinden çektiği görüntüleri indirmektedir. RASAT ve Göktürk-2 görüntüleri kamu kurumları ve üniversitelerde yapılacak uzaktan algılama amaçlı araştırmalar için ücretsiz paylaşılmaktadır. Görüntülerin konuma bağlı uygulamalarda kullanılmadan önce yer koordinat sistemi ile hassas bir şekilde ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada Türkiye'nin milli yer gözlem uyduları olan RASAT ve Göktürk-2'den çekilen görüntülerin fiziksel kamera modelleri kullanılarak sistematik olmayan geometrik hataların farklı uzaktan algılama yazılımları ile farklı referans ve yükseklik verileri kullanılarak geometrik düzeltmesi yapılacak ve sonuçları karşılaştırılacaktır. Geometrik düzeltmesi yapılacak RASAT ve Göktürk-2 görüntüleri farklı coğrafi özelliklere sahip alanlardan seçilecektir. Referans görüntü olarak Google Earth ve Landsat 8 görüntüleri kullanılacaktır. Sayısal yükseklik modeli olarak SRTM, ASTER ve DTED verileri kullanılacaktır. Bu referans görüntülerden her bir geometrik düzeltme için 50, 25 ve 12 adet yer kontrol noktası ile 9 adet bağımsız denetim noktası toplanacaktır. Anahtar Kelimeler: Uzaktan algılama, Yer Kontrol Noktası, Bağımsız Denetim Noktası, Geometrik düzeltme.

Ramazan Küpcü
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Determination of tree heights using unmanned air vehicles

Unmanned aerial vehicles (UAV) have been widely used in a variety of fields in the last decade. In forestry, with different sensors, they have been used to estimate tree heights and crowns. This approach with a consumer-grade camera onboard system is becoming popular because it is cheaper and faster than traditional photogrammetric methods and UAV-Light Detecting and Ranging (UAV-LiDAR) systems. In this study, UAV-based imagery reconstruction, processing, and local maximum filter methods are used to obtain individual tree heights from an urban forest area which consists mostly of coniferous trees as scots and black pines and considered as very opened canopy. A low-cost onboard camera and a UAV with a 96-cm wingspan made it possible to acquire high resolution aerial images (6.41 cm average ground sampling distance), ortho-images, Digital Elevation Models (DEM), and point clouds in one flight. Canopy Height Models (CHM), obtained by extracting the Digital Surface Model (DSM) from the Digital Terrain Model (DTM), were filtered locally based on the pixel-based window size using the provided algorithm. For accuracy assessment, ground-based tree height measurements were made. There was a high 94 per cent correlation and a root mean square error of 28 cm. This study highlights the accuracy of the method and compares favorably to more expensive methods.

Anıl Can Birdal
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ulusal kent bilgi sistemi model önerisi: Ankara Gölbaşı Belediyesi örneği

Ulaşım, planlama, çevre koruma, atık yönetimi, ekonomi, eğitim, sağlık, kent güvenliği ve turizm gibi çok sayıda kamu hizmetinin yürütülmesinde görev üstlenen belediyelerin günümüz şartlarında çok daha etkin ve verimli hizmet sunmaları beklenmektedir. Günümüzde kent yönetimine yönelik farklı kurumlarda üretilen coğrafi verinin yerel, ulusal ve uluslararası ölçekte kullanılması önemli bir gereksinim haline gelmiştir. Coğrafi verilerin karar verme sürecine katkı sağlayacak şekilde kullanımı, zaman ve emek yönünden bilgi kaybını önleyecek bir yapının oluşturulması için bu sistemlerin yerelden ulusal düzeye birlikte çalışabilirliği söz konusu olmuştur. Bu amaca en uygun çözümü, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS)'nin önemli parçalarından biri olan Kent Bilgi Sistemleri (KBS) sunmaktadır. Kanun ve yönetmeliklerle yerel yönetimlerin görev ve sorumlulukları belirlenmiştir. Ancak farklı organizasyon yapılarından dolayı her yönetim bu görevleri farklı şekillerde yerine getirmektedir. Bu farklılığın temel sebebi ulusal düzeyde KBS verilerinin üretim ve paylaşımına ilişkin standartların belirlenememiş olmasıdır. Bu sorun, ulusal coğrafi veri altyapısının (UCVA) kurulmasını engellemektedir. Tez kapsamında uluslararası alanda KBS veri üretiminde temel alınan Infrastructure For Spatial Information In The European Community (INSPIRE), ISO, OGC vb. standartlar, tanım ve uygulama örnekleri yönünden analiz edilmiştir. Tüm bu incelemeler doğrultusunda Türkiye Ulusal CBS Standartlarının Belirlenmesi Projesi (TUCBS) ve ülkemizdeki mevcut KBS uygulamalarının bu standartlarla uyumu analiz edilerek ulusal düzeyde mevcut durum değerlendirmesi yapılmıştır. Son olarak, Ankara Gölbaşı Belediyesi kadastro verileri, INSPIRE kadastro veri şeması ile uyumlaştırılmıştır. Çalışmanın önemi, uluslararası standartlara uyumlu verilerin il düzeyinde CVA'ya, ardından ülke düzeyinde UCVA'ya aktarılabilmesi için oluşturulan modelin ortaya konulmasıdır.

Gülru Mumcuoğlu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel dönüşüm alanı belirlemede cbs tekniklerinin kullanımı: Bozüyük kent merkezi örneklemi

Kentsel standartlarının yükseltilmesi amacıyla bir planlama aracı olarak kullanılan kentsel dönüşüm için karar verme sürecinde hangi ölçütlerin göz önüne alınacağının, hangilerinin hariç tutulacağının, belirlenen ölçütlerin verilecek kararı hangi düzeyde etkileyeceğinin etkin ve tarafsız bir şekilde belirlenmesi oldukça önemlidir. Çok ölçütlü karar destek analizleri ile Coğrafi Bilgi Sisteminin (CBS) görselleştirme ve analiz fonksiyonlarının birleşmesi, kentsel dönüşüm uygulamasını akılcı hale getirerek kentsel dönüşüm alanının belirlenmesinde sürecin hızlanması ve karar verme eyleminin iyileşmesine olanak sağlamaktadır. Çalışmada CBS ile Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) entegre edilerek Bilecik ili Bozüyük İlçesinde 2500 hektarlık bir kentsel alanda, AHS modeli ve konumsal analizler ile kentsel dönüşüm uygunluk haritası elde edilmiştir. Çalışmanın amacı kentsel dönüşümle ilgili bir model geliştirmekten ziyade, CBS ve AHS olanaklarının kentsel dönüşüm sürecinde uygulanabilirliğini ortaya koymak ve bunu bir örneklem üzerinde uygulamaktadır.

Hande Melis Özçatal
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Katı atık yönetiminde coğrafi bilgi sistemleri: Eskişehir ili atık aktarma istasyonları için yer seçimi örneklemi

Günümüzde hızlı şehirleşme ve endüstrileşme sınırlı doğal kaynakların tüketimini artarırken insan faaliyetlerinden kaynaklanan atıklar da çeşitlenmekte ve çoğalmakta; bu nedenle atıklar çevreyi, dolayısı ile insan sağlığını olumsuz etkilemektedir. Bulunduğu çevrenin niteliklerine göre farklılık gösteren atıkların yönetimi üretildiği alanın koşullarını göz önünde bulundurmayı gerektirmektedir. Atığın toplanması, taşınması, aktarılması, geri kazanılması, bertarafı işlemlerini içeren atık yönetim sürecinde, coğrafi koşullar, sosyo-ekonomik yapı, demografik özellikler nedeniyle farklı tür ve miktardaki atıkların sürdürülebilir yönetiminin standart çözümlerle gerçekleştirilmesi oldukça zordur. Bu çerçevede, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), farklı verilerin ortak bir platformda değerlendirilmesi gerektiren mekânsal analiz süreçlerinde doğru sonuca hızlı bir şekilde ulaşılmasına olanak sağlayan; atık yönetiminde sıklıkla kulanılan bir araçtır. Bu çalışma kapsamında, ilgili alan yazın ve yasal mevzuat taraması sonucunda elde edilen bilgilere dayanarak atık aktarma istasyonu yer seçiminde kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan veriler belirlenmiş, CBS ortamında mekânsal analiz araçları kullanılarak değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Değerlendirme sonucunda farklı uygunluk derecelerine göre atık aktarma istasyonu için uygun alanlar tespit edilmiştir. Bu tespitlere göre çalışma alanının kuzeybatısında ve güneybatısında birinci derece uygun alanlar; ağırlıklı olarak da kuzeydoğu ve güneydoğu bölgelerinde ikinci derece uygun alanların olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak bu çalışmada faaliyet alanı seçerken çevre ve insan sağlığını koruyarak en uygun alanların belirlenmesinde CBS kullanımının faydaları ve önemi vurgulanmıştır.

Balca Ağaçsapan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Geotasarım bağlamında peyzaj tasarımında CBS kullanımı

Günümüzde modern insanın sıklıkla karşılaştığı olumsuz çevre şartları, kontrolsüz nüfus artışı ve dolayısıyla kalabalık şehirlerin yarattığı kuşatılmışlık hissi gibi problemler, rekreasyon için doğal alanlara duyulan ihtiyacı arttırmaktadır. Bu amaçla gerçekleştirilen planlama ve tasarım çalışmaları günümüz teknolojisi ile daha kolay yapılabilir hale gelmiştir. Bu çerçevede, planlama ve tasarım alanında son zamanlarda popüler bir kavram olan geotasarım peyzaj planlama ve tasarım çalışmaları kapsamında da ele alınmakta ve tartışılmaktadır. Aslında geotasarım, insanoğlunun var oluşundan beri uygulanmakta, günümüz teknolojisinin ışığında yeniden yorumlanmaktadır. Bu tez çalışması kapsamında, literatürdeki geotasarım yaklaşımının peyzaj tasarım çalışmalarındaki kullanımları incelenmiş, CBS ile olan ilişkisi ortaya konulmuştur. Ayrıca, bu amaçla geotasarım yaklaşımının deneyimlenmesi amacıyla Odunpazarı Belediyesi Kanlıpınar Göleti Rekreasyon Alanı çalışma alanı olarak belirlenmiştir. Kentlinin yoğun olarak kullandığı bu alanda geotasarım yaklaşımı doğrultusunda peyzaj tasarımı için altlık teşkil edecek paftalar üretilmiştir. Çalışma alanına ait veriler, CBS aracılığı ile analiz edilmiş ve yorumlanmıştır.

Talha Aksoy
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Ambulans müdahale süresini azaltmak için coğrafi bilgi sistemlerini kullanarak dinamik ambulans konuşlandirma: Türkiye Cumhuriyeti, Eskişehir il, Odunpazarı ilçesinin bir örnek olayi

Ambulances should always reach patients in the shortest time possible whenever they are called upon so as to increase patient survival chances especially in cardiac related medical cases. The placement of ambulances directly affects the time ambulances reach patients. The primary objective of the study was to reduce ambulance response times for Odunpazarı District emergency medical services system and increase patient survival chances as a result. The study used geographic information systems' technology to dynamically reallocate ambulance resources according to demand and time so as to reduce ambulance response time. Geospatial-time distribution of ambulance calls (demand) was used as a basis for optimal ambulance deployment using system status management strategy to deploy ambulances where higher demands are expected to cause ambulance response time reduction. The ArcGIS Network Analyst location allocation tool basing on maximal coverage location problem optimization model was used to come up with optimal ambulance stations to service most call demand areas within 5 minutes of drive time with a limited ambulance fleet size. As a result 77.6% of ambulance demand areas were located within 5 minutes of drive time from the nearest ambulance station. A total of 20,260 ambulance demand calls' data collected from January 1st to December 31st 2014 was used for the study which was obtained from the Eskişehir Province Health Directorate.

Masoud Swalehe
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Application of open source coding technologies in the production of land surface temperature (LST) maps using landsat and aster imagery

This study presents a Python QGIS plugin which has been developed to extract the Land Surface Temperature (LST) from ASTER and Landsat 5 TM, Landsat 7 ETM+ and Landsat 8 TIRS Thermal Infrared (TIR), Visible and Near Infrared (VNIR) imagery. It has been written using a free and open source Python programming language to work in the QGIS software. Due the difficulties arising from the implementation of the algorithms involved in LST extraction, most users have not managed to benefit enough from the data collected by the ASTER and Landsat sensors. This study has implemented the Mono Window Algorithm (MWA), the Single Channel Algorithm (SCA) for Landsat, the Radiative Transfer Equation (RTE), the Planck function, the Single Channel Algorithm (SCA) for ASTER and the Split Window Algorithm (SWA) for ASTER. Through the use of the plugin developed in the study, the LST maps of New Brunswick-Canada have been produced from the data obtained from the sensors. The accuracy assessment was done against near surface temperatures measured by the meteorological stations of the area. The best results obtained from Landsat 5 TM had Root Mean Square Errors (RMSE) of 1.58 °C, while the ones of Landsat 7 ETM+ had RMSE of 2.96 °C and for Landsat 8 TIRS, the RMSE were 2.07 °C. The plugin developed in this study is expected available for download through the official QGIS repository i.e. https://plugins.qgis.org/plugins without any cost. Through the plugin it is expected that users from other disciplines such geomatics, hydrology, energy, geothermal studies, evapotranspiration and other environmental related fields can manage to benefit from the plugin in the production of land surface temperature maps.

Mılton Isaya Ndossı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir, Urla, Çeşme, Karaburun peyzaj envanter ve karakter analizi

Bu çalışmada, İzmir Urla, Çeşme, Karaburun ilçelerinin İzmir-Çeşme Otoyolu kuzeyinde kalan kısmında Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) teknolojilerinden yararlanılarak, çalışma alanının doğal, sosyo-kültürel ve görsel peyzaj özellikleri belirlenmiş ve alanın peyzaj envanter ve karakter analizi ortaya konulmuştur. İzmir, Urla, Çeşme Karaburun ilçeleri için yapılan peyzaj envanter ve karakter analizi çalışmaları, peyzajı oluşturan doğal ve sosyo-kültürel bileşenlerin veya öğelerin koruma-kullanım dengesine uygun, ekolojiye, çevreye ve doğal afetlere duyarlı bir planlama yaklaşımı ile incelenmiştir. Peyzaj envanter ve karakter analizi çalışmasında her bir öğe bütüncül bir yaklaşım çerçevesinde ele alınmıştır. Bu kapsamda çalışma alanının peyzaj envanter ve karakter analizi için, alanın ekolojik özellikleri temel alınarak peyzajın yapı, fonksiyon ve değişimi ortaya konulmuştur. Aynı zamanda doğal ve sosyo-kültürel peyzaj öğelerinin sentezinin yapıldığı ve peyzaj karakteri (yapısı) ile birlikte peyzaj içerisinde gerçekleşen peyzaj fonksiyon süreçleri için analizlerinin yapıldığı çalışmalara yer verilmiştir. Böylece çalışma alanının farklı peyzajları doğal sınırları içerisinde belirlenerek, çalışma alanının peyzaj karakter tipleri ve peyzaj karakter alanları oluşturulmuştur.

Ceren Alparslan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

A gis-based study to estimate and analyse carbon dioxide emissions in Odunpazari District of Eskisehir

Global warming and climate change are two major environmental issues of these days, regarding the increasing amount of carbon dioxide released into the atmosphere every year. Although it seems these problems have taken a critical place in the world public opinion and even though various studies on climate change has been carried out since, we still need to figure out how to gradually reduce the concentrations of greenhouse gases in the atmosphere. This study aims to assess and analyze the carbon dioxide emissions in Odunpazarı district of Eskişehir. And this is a first and significant step to inventory and analyze carbon emissions at the city level. A GIS open source program was used to obtain several maps showing the outputs CO2 emissions according to the natural gas and electricity consumption of each neighborhood in 2016. For the analysis, the EU Covenant of Mayors for Climate and Energy related to the emission factors, scopes and tiers was taken into consideration. The results, regarding the applied calculation methods, was determined to be 1235785.81 ton of CO2 emissions for Odunpazarı district in 2016, with an average of 3.33 ton of CO2 per person in 2016 while this average was 2.36 ton of CO2 per person for the whole Eskişehir in 2012.

Creck Svonsky Reveghe Dassı T.
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

SDSS J214354+124457 kataklismik değişen yıldızının fotometrik analize dayalı fiziksel özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada SDSS J 214354+124457 kataklismik değişen yıldızının, 28 Temmuz 2012 ve 31 Ocak 2013 tarihleri arasında Ulupınar Gözlemevi'nden ve TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nden çok bantlı fotometrik gözlemleri yapılmıştır. Fotometrik gözlemlerin analizleri sonucu, sistemin gösterdiği parlaklık değişimlerinin incelenmesiyle, fotometrik periyotlar tanımlanmıştır. Fotometrik periyotlar literatürdeki değerleriyle de karşılaştırılarak, yörünge dönemlerinin değişimleri incelenmiştir. Sistemin bileşenlerine ait ışık eğrisi biçiminden ve yörünge döneminden elde edilen sonuçlar tartışılmıştır. SDSS_J2143 yıldızının CRTS (Catalina Real-Time Transient Survey) teleskopu ile yapılan gözlemleri de değerlendirilerek sistemin uzun dönemli ışık eğrisinin bir profili çıkarılmış ve yıldızın kataklismik değişen yıldızların hangi alt sınıfına ait olduğu tanımlanmıştır.

Fotometrik analizKataklizmik değişkenler
Emre Mustafa Bektöre
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Konuma dayalı pazarlama kapsamında demografik sınıflandırma modeli geliştirilmesi ve Eskişehir örneği

Günümüz iş dünyasında işletmeler arasında büyük bir rekabet yaşanmaktadır. Yaşanan bu rekabet, firmalar için "müşteri odaklı" davranmayı zorunlu hale getirmektedir. Müşterilerin çok değerli olduğu bu ortamda hedef kitlenin özelliklerinin tüm boyutlarıyla bilinmesi işletmelere çok büyük avantajlar sağlamaktadır. Bu noktada konuma dayalı pazarlama ve demografik segmentasyonun işletmeler açısından önemi ortaya çıkmaktadır. Çalışmada Eskişehir il sınırları içerisinde bulunan kentsel ve kırsal mahallelerde konuma dayalı demografik segmentasyon yapılarak bu bölgede yaşayan insanların hane bazında özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. SPSS paket programı kullanılarak temel bileşenler analizi ve hiyerarşik kümeleme analizi ile oluşturulan gruplar, kentsel ve kırsal mahalleler olarak CBS platformunda haritalandırılmıştır. Eskişehir'in genel olarak sınıflandırılması için yapılan bu çalışma ileride yapılacak daha detaylı çalışmalara bir şablon olma özelliği taşımaktadır.

Coğrafi bilgi sistemleriPazarlama
Mustafa Ergün
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Mimari ve yapılı çevrede ekonomi ve ekoloji optimizasyonu çerçevesinde coğrafi bilgi sistemleri destekli bir inşaat tedarik zinciri yönetimi modeli önerisi

Bu tez çalışmasında, İnşaat Tedarik Zinciri Yönetimi (İTZY) sürecinde ekonomi ve ekoloji optimizasyonunu öneren, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) destekli bir İTZY modeli geliştirilmiştir. Söz konusu model; inşaat projelerinin yapı malzemesi ve tedarikçi seçimi problemlerine çok kriterli karar verme (ÇKKV) yöntemleri kullanarak cevap verebilmektedir. Çalışma kapsamında duvar malzemeleri ele alınmış; Türkiye inşaat sektöründe yaygın şekilde kullanılan tuğla, gazbeton ve alçıpan levha üzerine araştırmalar yapılmıştır. Önerilen modelde malzeme seçimi analizleri için, Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (YDD) tekniğinin üretim, taşıma ve uygulama aşamalarını esas alan ve Hata Puanı adı verilen basitleştirilmiş bir YDD yaklaşımı önerilmiştir. Ekonomi kriteri olarak maliyet, ekoloji kriteri olarak ise küresel ısınma etki kategorisi esas alınmıştır. Tedarikçi seçimi kriterleri uzman paneli; kriterlerin önem dereceleri ise bir uzman anket çalışması yardımı ile belirlenmiştir. Anket katılımcıları sektör, akademi ve kamu çalışanları arasından seçilmiştir. Anket sonuçlarının istatistiksel analizleri SPSS yazılımında gerçekleştirilmiştir. Tedarikçi seçimi için Ödül Puanı adı verilen basitleştirilmiş bir ÇKKV yöntemi geliştirilmiştir. ECO-SUPPY adı verilen modelin uygulanabilirliğini sınamak için, modelle aynı adı taşıyan, web tabanlı bir yazılım aracı geliştirilmiştir. Yazılımın uygulamaları için Eskişehir'de betonarme bir yapı ele alınmış; örneklem yardımı ile araştırma bulguları sunulmuştur. Çalışmanın, ülkemizde daha önce derinlemesine araştırılmamış bir kavram olarak İTZY'yi ele alması; İTZY'de çevre duyarlı bir yaklaşım önermesi ve İTZY sürecinde CBS desteğini benimsemesi açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmada önerilen İTZY modelinin, inşaat projelerinin tasarım aşamasında mimar ve tasarımcılara; proje uygulama aşamasında ise proje yöneticileri başta olmak üzere tüm proje katılımcılarına karar desteği sağlayacağı öngörülmektedir. Ayrıca inşaat projelerine, yapım yönetiminin zaman, maliyet ve kalite hedeflerinin yanı sıra düşük karbon ayak izi perspektifini kazandıracağı düşünülmektedir.

Adem Emre Cengiz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Integrated application geographical information system and business intelligence in local governments

Today, Business Intelligence (BI) and Geographic Information Systems (GIS )are used in a wide area and sectors. Business intelligence have been used for many years such as performance management, resource and production reporting, customer analysis. Geographic Information Systems are used to manage all spatial and associated with this spatial data in private and public sectors. In public sector, working and service producing in administrative boundaries such as especially in a city or province, local governments have worked in fields ranging from geology to residence in a building. The majority of the generated data belongs to a location while working in these areas. Through local governments, the datas belong to a location for last 10-15 years produced and managed. To participate decision support processes, dynamic and real time analysed, reported of produced of the spatial datas have could be with business intelligence solutions. Aim of this thesis to understand the gaps between BI and GIS and also to use the pure information for taking right choices. All of the data to gain this project are handled by local authorities of Management Information System (MIS) and GIS. They are collected from municipal corporation's data tha are used for local workplaces gradients such as work address, market areas & bazaar, infrastructure, on going processes of construction controls,development plan, geological-hydrogeological datas ,human resources, social assistance etc. Within this project, integrated usage BI and GIS all of the geographical and verbal datas of Uskudar Municipality could be analyzed and model to be by other local governments.

Ömer Ünsal
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir kent merkezinde gece gündüz nüfus hareketlerinin CBS yöntemleri ile analizi

Coğrafi bilgi sistemleri yöntemleri nüfusun haritalanması için yıllar boyunca kullanılmıştır. Başlangıcından bu yana geçirdiği gelişim sürecinde haritalama teknikleri, hesaplama yöntemleri, kullanılan farklı veri setleri olmuştur. Çeşitli sebeplerden dolayı farklı zamansal ve mekânsal çözünürlüklerde çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada, geçmişte kullanılmış haritalama teknikleri, hesaplama yöntemleri, çalışmalar arasında birbirlerinden farklılaşan noktalar ve bunların sebepleri üzerine bir inceleme yapılmıştır. Bu değerlendirmenin ardından Eskişehir kent merkezi olarak kastedilen Eskişehir'in iki merkez ilçesi olan Odunpazarı ve Tepebaşı ilçelerindeki 175 mahallede yaşayan nüfusun dağılımının ve gün içerisindeki hareketinin gösterilmesi için yapılan çalışma aktarılmıştır. Gece nüfusu ve gündüz nüfus nüfusunun değişim modellerinin kullanılabileceği alanlar hakkında genel bir bilgi verilmiştir.

Osman Engin Zat
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Antalya Aksu bölgesi tarım alanlarında expert sınıflandırma yöntemi ile arazi kullanımının belirlenmesi

Doğal kaynaklardan birini oluºturan tarım alanlarının geniºletilebilmesi, günümüzºartlarında mümkün olarak görülmemekte olup, mevcut tarım alanlarından en yüksekverimle ürün almak için çaba sarf edilmektedir. Uzaktan algılama yöntemlerikullanılarak; bitkide strese neden olarak verim düºüklüðüne neden olan faktörlerin, dahagözle görülür semptomları ortaya çıkmadan çok hızlı bir ºekilde belirlenebilmesi, gerekliönlemlerin alınması ve uygulanması ile birim alandan daha yüksek ürün alabilmekmümkün olmaktadır. Ancak birim alanda en yüksek üretimi saðlamak yanında,uzaktanalgılama teknik ve teknolojileri mevcut ürün desenlerinin belirlenmesi ve rekoltetahminin yapılabilmesi gibi temel yapılabilecek üretim planlaması çalıºmalarında daoldukça önemlidir. Ürün planlaması sayesinde, iç ve dıº pazarların kontrol edilebilirliðiartmakta ve fiyat oluºumunda aktif katkılar saðlanabilmektedir. Böylece, sınırlıkaynakların daha verimli olarak kullanılmasında önemli avantajlar yakalanmıºolacaktır.(Yıldırım 2003)Bu çalıºma ile; Akdeniz bölgesinin temel örtü tiplerinden birini oluºturan pamukbitkisinin spektral özelliklerinin belirlenmesine, diðer kültür bitkilerinden spektral olarakfarklılık gösterdiði farklı bant kombinasyonlarının belirlenmesine, pamuk alanlarınınolabildiðince gerçeðe yakın ºekilde belirleyebilecek sınıflandırma yönteminingeliºtirilmesine böylelikle diðer örtü tipleri ile arasındaki farklılıðın net olarak ortayakonulmasına çalıºılmıºtır. Elde edilen bu spektral özellikler sayesinde, Antalyabölgesinde, pamuk bitkisinin alansal daðılımının tespit edilebilirliði araºtırılmıºtır.Uygulamada, klasik sınıflandırma yöntemlerinin yanı sıra; Erdas programına ait özel birsınıflandırma yöntemi olan knowledge-engineer expert sınıflandırma (bilgiye dayalıuzman sınıflandırma) yöntemi kullanılmıº, ziraat çalıºmaları için elveriºliliði klasiksınıflandırma yöntemleri ile karºılaºtırmalı olarak incelenmiº, bu yöntemle en verimlisonuca ulaºabilmek için öneri niteliðinde bir uygulama akıº planı hazırlanmıºtır. Buaraºtırmadan elde edilen bulguların, gelecekte, bölgenin ürün desenini belirleyebilmedekullanılabilmesi amaçlanmaktadır.Anahtar kelimeler: Antalya Aksu bölgesi, uzaktan algılama, expert (bilgiye dayalıuzman) sınıflandırma, denetimli sınıflandırma

Çağdaş Kuşçu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Adana Aşağı Seyhan ovasında narenciye bilgi sistemleri (NARBIS)oluşurulması

Bu çalışmada, uzaktan algılama verileri ve coğrafi bilgi sistemleri(CBS) yöntemleri kullanılarak, aşağı Seyhan Ovasının Adana İl sınırları içerisinde narenciye üretim alanları haritasının üretilmesi, ağaç sayısı, türü, yaşı ve verimliliği gibi üretimsel bilgilerin yanı sıra toprak, hidroloji ve iklim gibi çevresel koşulları içeren dinamik bir narenciye yönetim modeli oluşturulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda 0.45 m. yerçözünürlüğüne sahip hava fotoğrafları kullanılarak, farklı uzaktan algılama teknikleri ile narenciye alanlarının sınıflaması gerçekleştirilmiştir. Narenciye parsellerinin sayısallaştırılması ve parsellere ait bilgilerin arazi çalışmaları ile elde edilecek coğrafi bilgi sistemleri(CBS) ortamına aktarılması sonucunda model oluşturulmuştur. Toprak, hidrolji ve iklim verilerinin de veritabanına aktarılmasıyla: i) Kısa ve uzun vadeli üretim miktarının belirlenmesi, gerçekçi pazarlama, paketleme ve işleme için sektörel planların geliştirilmesi; ii) Narenciye alanlarının konumsal olarak dağılımının, çeşitliliğinin ve verimliliğinin belirlenmesi, izlenmesi ve bunların birbirleriyle ve diğer çevresel faktörlerle ilişkilerinin analiz edilmesi; iii) Kimyasal kullanımıyla ilişkilendirilebilmesi; iv) Sulama ve drenaj planlarının oluşturulması; v)Toprak yeterliliğinin belirlenmesi ve gübre kullanımıyla ilişkilendirilebilmesi vi) Çevresel risk (don olayları) planlarının oluşturulması ve vii) Ağaç yaş ve gelişiminin izlenmesiyle tekrar dikim planlarının geliştirilmesi, mümkün olacaktır.Modelin bu fonksiyonları ile narenciye üretimine bağlı sanayi sektörüne kısa ve uzun vadede doğru üretim ve pazarlama politikaları geliştirebilmelerine katkı sağlamak amaçlanmıştır. Bu yenilikçi yaklaşımın Türkiye'de tarıma dayalı sanayi sektöründe diğer ürünler için de uygulama şansı ortaya konmaya çalışılmıştır.

Ulaş Bahri Çetinkaya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafi bilgi teknolojileri kullanılarak trafik kaza analizi: Adana örneği

Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de trafik kazalarından ölümler ilk sıralarda yer almaktadır. Trafik kazaları sonuncunda hem can hem de maddi kayıp oluşmaktadır. Meydana gelen trafik kazalarının sayısının azaltılması için dünyada ve Türkiye'de birçok çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar yapılırken kazaya sebep olan unsurlar belirlenmekte ve ona göre tedbir alınma yoluna gidilmektedir.Bu çalışma kapsamında Adana İli şehir merkezinde meydana gelen kazalar incelenerek trafik kazalarının yoğun olduğu bölgeler ve kaza kara noktaları Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak tespit edilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarındaki kaza tutanakları veri seti kullanılarak kaza analizi yapılmıştır.Adana şehir merkezinde meydana gelen kazalar yaralanmalı/ölümlü kazalar; kaza oluş şekli, haftanın günleri, mevsimlere, hava sıcaklığına, tatil günlerine ve zaman dilimine göre incelenmiş ve bu etmenlerin kara nokta oluşumuna sebep olup olmadığı belirlenmiştir. Tespit edilen kara noktalardaki kaza nedenlerini CBS ortamında sorgulamalarla ortaya konmaya çalışılmıştır. Böylece trafik kaza tespit tutanaklarında yer alan bilgiler kullanılarak CBS'nin kaza analizinde etkinliği ortaya konarak Çekirdek Kestirimi ( Kernel Density ) Yöntemi ile Kaza Yoğunluk Tahmini yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Trafik Kaza Analizi, Adana, CBS, Çekirdek Kestirimi

Güray Gündoğdu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

2006-2010 yılları arasında Seyhan ve Yüreğir ilçelerinde uzaktan algılama ile ekili ürün değişimi tespiti

Bu çalışmada Adana İline bağlı Seyhan ve Yüreğir merkez ilçelerinde bulunan ekili alanların 2006 yılı ile 2010 yılı arasındaki ürün değişimleri uzaktan algılama yöntemleri ile belirlenmiştir. Çalışmada 2006 ve 2010 yıllarının Ağustos aylarında Landsat-5 uydusu TM algılayıcısına ait uydu görüntüleri kullanılmıştır. Bu görüntüler üzerinde kontrollü sınıflandırma yöntemlerinden en çok olabilirlik yöntemi kullanılarak sınıflandırma yapılmıştır. Sonuçta bu sınıflandırmaya dayanılarak mısır 1. ürün, mısır 2. ürün, pamuk, soya ve ekili olmayan alanların bu iki yıl arasındaki değişimleri tespit edilmiştir.

Mehmet Akif Davarcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Alt yapı bilgi sistemleri ve ülkemizde uygulamalarının değerlendirilmesi

Kentlerin büyümesine paralel olarak ihtiyaçları da büyümektedir. Bu ihtiyaçların başında kentin; su, iletişim ve enerji ihtiyaçları gelmektedir. Bu yüzden Şebekelerle ilgili yapılan çalışmalarda alınacak kararlar hızlı ve pratik olmalıdır. Bu durumda Altyapı Bilgi Sistemleri devreye girmektedir.Altyapı Bilgi Sistemlerinin içme suyu, atık su ve yağmursuyu şebekelerine ait kısmında yapılan çalışmalar ele alınarak; ülkemizde gösterilen faaliyetler, üretim aşamaları, kullanılan yöntemler, karşılaşılan sorunlar, Altyapı Bilgi Sistemi kurulumu ve kullanımından beklenen faydalar incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda ülkemizdeki çalışmaların kurulumu ve yaşatılması konusunda maliyet, tasarım, veri elde etme ve sistemin devamlılığını sağlama konularında problemlerle karşılaşıldığı görülmüştür. Tüm bu sorunlara rağmen ülkemizdeki yerel yönetimler Coğrafi Bilgi Sisteminin önemini her geçen gün daha fazla anlamakta ve bu konudaki çalışmalarına hız katmaktadır.Bu çalışmada Adana Güney Bölgesinde bulunan 2094,53 Ha alan üzerindeki 36 mahalleye ait ADANA ASKİ Seyhan 1. Kısım Altyapı Bilgi Sistemi adı altında bir yıllık süreç içerisinde tamamlanmış olan ABS projesi değerlendirilmiştir. Çalışma sahasındaki içme suyu, atık su ve yağmur suyu şebeke elemanlarına ait koordinat ve öznitelik verilerinin elde ediliş biçimleri ve sistem içerisindeki ilişkileri değerlendirilmiştir. Adres tanımlama için gerekli ilçe, yol, mahalle ve kapı no verilerinin birbirleriyle ve içme suyu abone bilgileri ile ilişkilendirilmesi değerlendirilmiştir.Altyapı Bilgi Sistemi kurulum ve kullanımı için yapılan değerlendirmeler sonucunda; Altyapı Bilgi sisteminin, kentlerin gelişim politikaları için doğru kararlar alınması ve altyapı tesis yönetiminin daha hızlı ve daha az maliyet ile sağlanması için gerekli bir araç olduğu sonucuna varılmıştır.

Mustafa Ağuş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafi bilgi sistemlerine altlık oluşturan GPS verilerinin, farklı yerlerde ve zamanlarda yapılan ölçülerinin hassasiyetinin ve doğruluğunun irdelenmesi, karşılaşılan sorunlar ve çözüm yollarının saptanması

Bu çalışmada Global Positioning System (GPS) ölçümlerinde karşılaşılanhatalardan çok yolluluk (yansıma) hatasının F (Forward) modelinin noktakonumlarına etkisi araştırılmıştır. Çalışma ağı ITRF-96 koordinatları bilinen 1Türkiye Ulusal Temel GPS Ağı (TUTGA) ve 2 adet C3 derece Nirengi noktalarıile bunlarla birlikte bir ağ oluşturacak test alanının yakınındaki bir yerde testnoktası ile oluşturulmuştur. Test noktasının konumunun tespiti sırasında mümkünolduğunca deney alanına yakın, deney ortamındaki yansımadan etkilenmeyecekve gökyüzünü açık olarak görebilecek bir nokta olmasına dikkat edilmiştir. Ağıngeometrik yapısı geniş açılı ve kısa (S<4 km) kenarlar oluşturulacak şekildetasarlanmış, bir başka değişle ağın geometrisinin güvenirliliği sağlanmıştır.Çalışmada 15.08.2012 ile 18.08.2012 tarihleri arasında 4 gün 45 dakika süreylestatik ölçümler gerçekleştirilmiştir. Yansımasız ortamda referans ölçümü yapılmışve bu ölçüler kontrol ölçüsü olarak kabul edilmiştir. Elde edilen kontrol (referans)ölçüleri, galvanizli sac levhalarla sinyal yansıma geometrileri oluşturularakyapılan ölçümler ile karşılaştırılmıştır. Ölçümler 1 gün yansımasız ortam, 1 gün4.8 m × 4.5m = 21.6 m2 yansıma yüzeyi oluşturulan ortam, 1 gün 4.8 m × 9m =43.2 m2 yansıma yüzeyi oluşturulan ortam, 1 gün 4.8 m × 13.5m = 64.8 m2yansıma yüzeyi oluşturulan ortamlarda gerçekleştirilmiştir.Çalışma sonucunda iyonosferden bağımsız çözümde X, Y, Zkoordinatlarına yaklaşık 1 cm ve otomatik çözümde ise yaklaşık 0.1 cm hatayüklendiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: GPS, GNSS, CBS

Ali Vehbi Bozan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Gayrimenkul değerlemesinde coğrafi bilgi sistemlerinden yararlanma olanakları Adana ili Çukurova ilçesi Güzelyalı mahallesi örneği

Gayrimenkul değerleme ülkemizde son yıllarda popülerliğini arttıran ve günümüz gözde meslekleri arasına giren bir meslek alanıdır. Ancak bu alanın ülkemizde belirli temel ilkelere dayandırılamadığı izlenmektedir. Bu çalışmada, ülkemizde mevcut mevzuat açısından gayrimenkul değerlemesi konusu incelenmiş ve günümüz koşullarında uygulamada kullanılan çeşitli gayrimenkul değerleme yöntemlerine değinilmiştir. Ayrıca çalışma alanı olan Adana İli, Çukurova İlçesi Güzelyalı Mahallesinde gayrimenkul değerlemesinin, veri tabanı sistemlerine dayalı bir şekilde yapılabilmesinde Coğrafi Bilgi Sistemlerinin getireceği olanaklar ve bu sistem içerisinde kullanılabilecek olan gayrimenkul değerlemesinde, Çoklu Karar Verme Yöntemi incelenmiştir. Çalışma alanı içinde,Quantum GIS programı kullanılarak yapılan çeşitli sorgulamalar sonucunda daha önce yapılmış olan değerlemelerin gerçekliği ve kıyaslamaları sağlanmış olup bundan sonra yapılacak olan gayrimenkul değerleme işlemleri için en doğru sonuca götürecek arşiv oluşturulması düşünülmüştür.

Abdülhakim Börekçi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Güneşlenme süresinin NWCSAF bulut tipi ürünü kullanılarak yapay sinir ağları ile tahmin edilmesi

Güneşlenme süresi iklim, enerji, tarım ve sağlık gibi farklı alanların çalışmalarında yer alan çok önemli bir veridir. Bu yüzden zamansal ve alansal dağılımının bilinmesi ve belirlenmesi kritik önem taşır. Ülkemizde güneşlenme süresi ölçümleri meteorolojik istasyonlarda helyograflarla yapılmaktadır. Bu ölçümler noktasal olduğundan dolayı ölçüm yapılan noktalar arasında kalan alanlar için tahmin edilmesi gerekir. Güneşlenme süresini etkileyen en önemli faktörler, ilgilenilen alanın coğrafi konumu, üzerindeki bulutluluk oranı ve bulutun tipidir. Coğrafi konumu ilgilendiren hesaplamalar astronomik denklemler yardımıyla büyük bir doğrulukla hesaplanabilirken bulutluluk oranının ve bulut tipinin belirlenmesi ve etkilerinin anlaşılması daha zordur. Çünkü bulutluluk zamansal ve alansal olarak değişkenlik gösterir ve ayrıca farklı bulut tipleri de güneşlenme süresini farklı oranlarda etkiler. Bu çalışmada, Türkiye'nin tamamına ait aylık ortalama güneşlenme süresi; Meteosat uydularına ait verilerden üretilen NWCSAF "Bulut Tipi" ürünü (PGE02) ve yer gözlemi kayıtları kullanılarak yapay sinir ağı yöntemiyle tahmin edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Güneşlenme Süresi, Bulut Tipi, Meteosat, Uydu, Türkiye.

Erdem Erdi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Aşağı Seyhan Ovası sol sahil sulaması, su ve nitrat bütçesinin modellenmesi

Bu çalışmada Türkiye'nin güneyinde yer alan Aşağı Seyhan Ovasında bulunan 9 495 ha lık alana sahip Akarsu Sulama Birliği sahasında yürütülmüş ve SWAT (Soil and Water Assessment Tool) modeli kullanılmıştır. Çalışmanın ana hedefi SWAT modelini değerlendirmek ve istasyonlardan elde edilen günlük akım değerleri ve nitrat konsantrasyonları kullanılarak kalibrasyonunun yapılmasıdır. Modelleme periyodu 2009 ve 2010 hidrolojik yıllarıdır. Modelin çalışması için ana veri girdileri iklim verileri, toprak tipi, arazi kullanımı, yönetim uygulamaları ve topoğrafyadır. Kalibrasyon için SWAT-CUP programı kapsamında SUFI-2 algoritması kullanılmıştır. Belirginlik katsayısı (R2) ve Nash-Sutcliffe (NSE) katsayısı esas alınarak günlük veriler ile kalibrasyon yapılmıştır. Model kalibrasyonu sonucunda, Akarsu sulama sahasında, SWAT programı kullanılarak hesaplanan akım değerleri ve nitrat yükü değerlerinin oldukça uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır.

Sulama planlamasıTarım alanları
Mehmet Ali Akgül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

SYİ (Standartlaştırılmış Yağış İndeksi) verilerinin yardımıyla adana kuraklık analizi

Bu çalışmada ülkemizin ve Dünyanın son yıllarda küresel ölçekte sorunu haline gelen ve gelişmiş ülkelerin ciddi önlemler almakta olduğu kuraklık hadisesinin Türkiye ve Adana için analizi amaçlanmış olup, 81 il için 1960-2014 yılları arasında aylık toplam yağış verileri ile Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SYİ/SPI) yöntemi kullanılarak kuraklık/nemlilik değerler hesaplanmıştır. Ayrıca Türkiye için ortalama yağış verileri kullanılarak SYİ hesaplamaları yapılmış ve Adana ile karşılaştırılması ve analizi oraya konulmuştur.

Burak Yıldız
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Adana–Mersin demiryolu hattının coğrafi bilgi sistemleri uygulanarak üstyapı bilgi sisteminin oluşturulması

Demiryolu ulaşımı sektörel anlamda önem kazanmaya başladı. Dünyanın gelişmiş ülkeleri demiryolu ulaşım sistemlerini yüzyıl önce tamamlamış olmasına rağmen Türkiye'de mevcut demiryolu ağı yetersiz ve ağın büyük bir kısmı tek hatlıdır. Son yıllarda Türk Demiryolları bu açığı kapamak adına büyük bir yatırım atağı başlatmıştır. Büyük bir atılım peşinde olan demiryolları, teknoloji anlamında bakir bir toprak gibi olup gelişmiş ülke standartlarını yakalayabilmek için her alanda yeni teknolojilere açık bir kurum olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada TCDD şebekesi Adana – Mersin Hattı, mevcut üstyapı ( ray, travers), mevcut hattın geometrik durumu ( kurp yarıçapları, düşey eğimleri), istasyonlar ve hatta yapılan bakım ve yenileme çalışmaları gibi bilgiler CBS ortamına aktarılarak bir veri tabanı oluşturulmuş, demiryolu hattı bilgileri ihtiyaçlara göre analiz edilebilir hale getirilerek bazı analizler gerçekleştirilmiştir.

Ahmet Çimen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Aşağı Seyhan Havzasi hidrolojik dinamiklerinin SWAT model yaklaşimi ile modellenmesi

Bu çalışmanın amacı, sürdürülebilir su kullanımını desteklemek ve geliştirmek için arazi kullanımının ve tarım faaliyetlerinin Aşağı Seyhan Havzası üzerindeki etkisini, günlük akım ve nitrat değerlerini kullanarak, The Soil Water Assessment Tool (SWAT) hidrolojik modeli ile tahmin etmektir. SWAT modeli, 2011-2017 yılları için uygulanıp, tarım uygulamaları ile hidrolojik süreçler arasındaki etkileşim analiz edilmiştir. SWAT modelinin ana girdi verileri iklim verileri, toprak haritası, arazi kullanım haritası, yönetim uygulamaları ve sayısal yükseklik haritasıdır. Kalibrasyon çalışmasında, Aşağı Seyhan Havzasının Akarsu Sulama Birliği sahasında bulunan 9 495 ha'lık alan, test alanı olarak kullanılmıştır. Test alanında, SWAT_CUP, kalibrasyon ve doğrulama modeli ile 2 yıllık (2009-2010) akış ve nitrat verileri SUFİ_2 yaklaşımı kullanılarak kalibre edilmiştir. Aşağı Seyhan Havzası dört alt havzaya ( Bebeli, Yemişli, Karagöçer ve Baharlı) bölünerek, bu kalibrasyon işlemlerinden elde edilen parametreler, 2017 yılı için çalıştırılan modellerde kullanılmıştır. Bu kalibrasyon ve validasyon çalışmalarında, belirginlik katsayısı (R2) ile Nash-Sutcliffe (NSE) katsayısı esas alınmıştır. Nitrat verileri için uygulanan validasyon işlemi ile elde edilen NSE/R2 değerleri Bebeli için 0.82/0.85, Yemişli için 0.72/0.75, Karagöçer için 0.53/0.61 ve Baharlı için 0.66/0.85'dir. Elde edilen sonuçlar göre, Aşağı Seyhan Havzasında sudaki nitrat konsantrasyonunu SWAT modeli ile başarılı bir şekilde modellenmiştir.

Ömer Sarı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İnsansız hava araçlarında çok bantlı kamera entegrasyonu ve tarımsal uygulamaları

Bu çalışma gelişen teknoloji ile birlikte tarımda verimliliği arttırmak ve tarımsal alanların çeşitli boyutlarıyla analizini ele almaktadır. Yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri ile tarımsal verimliliği arttırmaya ve sürdürülebilir tarıma yönelik çalışmalar yapılıyor olsa da bu teknolojiler güncellik açısından yeterli değildir. Ayrıca çalışma alanına ait veriler çoğu zaman güncel değildir ve ya düşük çözünürlüktedir. Son zamanlarda insansız hava araçlarının kullanımı oldukça artmıştır. Maliyetlerinin düşmesiyle ve ulaşılabilirliğinin artmasıyla beraber sadece savunma sanayisinde değil inşaat, reklam, madencilik, arama kurtarma gibi alanlarda da benimsenmeye başlamıştır. Bu çalışma kapsamında ise tarımsal bir alandan insansız hava aracı ile alınan çok bantlı görüntüler (multispektral) üzerinde analizler yapılmıştır. Ağaç sayısı ve alanı, olası hastalıklar, bitki yüksekliği, tarımsal alanın yüksek çözünürlüklü ortofoto haritası gibi veriler ve analizler Pix4D ve MATLAB yazılımı yardımıyla oluşturulmuştur. Bu çalışmada, Çukurova Üniversitesi ile Adana çevre yolu kesişiminde bulunan, yaklaşık 7.35 hektar tarımsal uygulama arazilerinden insansız hava aracı ile 5 bantta (Blue, Green, Red, Red Edge, Near IR) görüntüler alınmıştır. Pix4D Mapper yardımıyla bu görüntülerle -GPS verisi çakıştırılarak- yüksek çözünürlüklü ortofoto harita ve sayısal yüzey modeli üretilmiştir. Üretilen harita normalize bitki fark indeksi, yakın kızıl ötesi ve kırmızı, yeşil, mavi spektral bantlarında görüntülenebilmektedir. Ayrıca bu harita üzerinde, MATLAB'ta yazılan bir uygulama ile ağaç sayısı, düşük hata oranıyla hesaplanmıştır. Bu çalışmanın amacı, Çukurova Üniversitesi Yerleşkesi içerisinde bulunan bir tarımsal uygulama arazisinden İHA ve multispektral kamera entegrasyonu yardımıyla alınan görüntüler ile yüksek mekânsal ve radyometrik çözünürlüğe sahip ortofoto görüntü oluşturmak, oluşturulan bu görüntüyü bitki sağlığı açısından analiz etmek ve geliştirilen bir yazılım ile ağaç tespiti yapmaktır. Portakal ve mısır alanlarını içeren örneğinde elde edilen sonuçların ülkemizdeki hassas tarım çalışmalarını destekleyici nitelikte olması hedeflenmiştir. Çalışma, İnsansız hava araçlarının tarımsal uygulamalarda, klasik uzaktan algılama yöntemlerine göre daha hassas, düşük maliyetli ve hızlı çözümler üretmesine iyi bir örnek niteliğindedir. Bu sayede doğru sulama ve gübreleme yöntemlerinin geliştirilmesi ile maliyetlerin düşürülmesi ve verimliliğin arttırılmasına yönelik yenilikçi yöntemlerin geliştirilmesine katkı sağlanması amaçlanmıştır.

Osman Villi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Uydu ve meteorolojik veriler kullanılarak Adana Mersin ve Osmaniye illeri için don riski bulunan alanların tahmini üzerine bir çalışma

Don olayı yerden 1,25-2 metre yükseklikteki hava sıcaklığının 0 ºC nin altına düşmesiyle gerçekleşir. Bu çalışmada, meteorolojik parametreler ve uydu görüntüleri kullanılarak don riski haritaları (sıcaklık haritaları) bir, iki, üç, dört, beş ve altı saat sonrası olmak üzere Adana, Mersin ve Osmaniye bölgeleri için oluşturulmuştur. Çalışmada, öncelikle don ile ilişkisi olabileceği varsayılan meteorolojik parametreler (sıcaklık, nem, basınç, rüzgâr hızı, rüzgâr yönü) ve Meteosat uydu ürünü LST verileri (yer yüzey sıcaklığı) saatlik olarak MGM (Meteoroloji Genel Müdürlüğü) ve IPMA (Instituto Português do Mar e da Atmosfera)'dan seçili 24 istasyon için temin edilmiştir. Bu veriler ve DVM (Destek vektör makineleri) algoritması kullanılarak bir ila altı saat sonrası için sıcaklık tahminleri tüm istasyonlar için yapılmış ve elde edilen değerlere enterpolasyon uygulanarak don riski taşıyan alanlar haritalanmıştır.

Recep Doğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara kenti ve yakın çevresinin zamansal değişiminin uzaktan algılama (UA) ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS) kullanılarak incelenmesi

Bu çalışmada, Türkiye'nin başkenti Ankara metropoliten alanındaki arazi kullanım değişiminin uzaktan algılama (UA) ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS) yardımıyla incelenmesi ele alınmıştır. Çalışma alanı sınırı, toplu taşıma hatları ve özel araç ile kent merkezine günlük gidiş ve gelişlerin yapıldığı yerleşim alanlarını ve idari sınırlarını içine alacak şekilde belirlenmiştir. Çalışmada 1990, 2002, 2016 yılı, Landsat görüntüleri kullanılmıştır. Görüntüler üzerinde kontrollü sınıflama yöntemi ile sınıflama yapılmış ve araştırma yıllarına ait görüntüler kıyaslanarak, kentsel arazi kullanımlarındaki değişimler ortaya konmuştur. Yapılan çalışma sonucunda, kentsel arazi kullanımı 1990 yılında 33.130 hektar iken, 2002 yılında 47.510 hektara yükselmiş ve 2016 yılında ise 67.583 hektarlık bir alanı kapladığı tespit edilmiştir.

İdris Altunkaynak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Turunçgil yönetim modeli: Konumsal bilgi sistemi ve uzaktan algılama entegrasyonu

Çalışmanın amacı Mersin İli Tarsus-Silifke ilçeleri arasında turunçgil üretim alanları haritalarının üretilmesi, ağaç sayısı, türü, yaşı ve verimliliği gibi bilgilerin yanı sıra toprak ve iklim gibi çevresel koşulları da içeren dinamik bir yönetim modeli oluşturarak bu modeli web sistemi üzerinden sorgulama yapabilir hale getirmektir. Bu kapsamda uydu görüntüleri kullanılarak, turunçgil alanlarının sınıflaması gerçekleştirilmiştir. Arazide yapılan tespitler doğrultusunda çalışma alanında bulunan parsellere ait "ürün çeşidi", "ağaç sayısı", "ağaç yaşları", "anaç türü", "alan büyüklüğü", "sulama yöntemi", "içeriği (saf/karışık)", tespit edilmiş toprak yapısı iklim verileri (don riski) gibi öznitelik bilgileri üretilmiştir. Veriler CBS ortamına aktarılarak bilgi sistemi oluşturulmuştur. Oluşturulan bu sistem web tabanlı olarak hedef kullanıcıların sorgulama yapmalarına, istatiksel bilgilere ulaşmasına ve sistemi güncellemesine olanak tanımaktadır. Anahtar Kelimeler: Web-Tabanlı Bilgi Sistemi, CBS, Turunçgil Yönetim Modeli

Evrim Kahraman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ceyhan Ovası toprak bilgi sisteminin oluşturulması

Çalışma Ceyhan Ovası Sol Sahil Kesiminde (70941 ha) yürütülmüştür. Ceyhan Ovası detaylı temel toprak haritasında hazırlanmış olan toprak serileri ve fazlarını gösteren haritalama birimlerine ait fiziksel ve kimyasal analiz sonuçları ArcMap yazılımı üzerinden coğrafi bilgi sistemlerine entegre edilerek Ceyhan Ovası için toprak bilgi sistemi oluşturulmuştur. Böylece coğrafi bilgi sistemleri ile uyumlu bir şekilde kurulan Ceyhan Ovası Toprak Bilgi Sistemi sayesinde topraklara ait veriler, tarım ve ormancılık uygulamalarında altlık olarak tüm potansiyel kullanıcıların hizmetine sunulmuştur. Ayrıca toprak derinliği, taşlılık vb. özelliklerinin altyapı mühendislik çalışmalarına da katkı sağlaması amaçlanmıştır. Toprak bilgi sisteminin kurulmasına ek olarak çalışma alanı içerisinde bulunan yerleşim alanlarının ve toprak serilerinin 1981 yılından 2015 yılına kadar olan süreçte alansal olarak ne kadar bir değişime uğradığı tespit edilmiş ve bu nedenle 1983 yılında yapımı tamamlanmış olan toprak haritaları 2015 yılı esas alınarak revize edilmiştir. Çalışma alanında tarım arazilerinin toplam alanı (yerleşim bölgeleri toprak serilerinden çıkarıldıktan sonraki alan) 68744 ha'dan 1589 ha azalış ile 67155 ha alana gerilerken, alanının tamamı çalışma sınırları içerisinde olan Ceyhan ilçe merkezi 628 ha'dan 1622 ha alana yayılmıştır ki bu yaklaşık %158'lik (994 ha) bir artışa tekabül etmektedir. Bölgede zamanla artan yapılaşma ve sanayileşme ile tarım arazilerindeki azalış arasında bir bağlantı bulunmaktadır. Ceyhan ovasında haritalanmış toprak serilerinin özelliklerine göre alanının %16'sı Ceyhan serisi, % 12'si Kösreli serisi, % 11'i Burhanlı serisi ve diğer toprak serilerinden oluştuğu tespit edilmiştir. Ayrıca ova genelindeki topraklar çoğunlukla bazik yapılı, taşsız, iyi drenajlı, erozyon ve tuzluluk problemi olmayan düz ve düze yakın sayılabilecek eğimli topraklardan meydana gelmiştir. Bunlara ek olarak üst ve alt toprak tekstürlerinde en fazla payın kil tekstür sınıfı olduğu tespit edilmiştir.

Ceyhan OvasıCoğrafi bilgi sistemleriToprak bilgi sistemi
Batuhan Keleş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılamanın imar planı ön araştırmalarında kullanılması: Adana-Karataş örneği

Bilgi, etkin kullanılmayı gerektiren önemli ve güçlü bir kaynaktır. Günümüz dijital çağında Uzaktan Algılama ile Coğrafi Bilgi Sistemlerinin entegrasyonu sayesinde özellikle mekânsal bilgiler toplanabilmekte, depolanabilmekte, işlenebilmekte, analiz edilebilmektedir. Böylece sahip olunan kaynaklar çok daha verimli yönetilebilmektedir. Mekânsal planlar; fiziki, doğal, tarihi ve kültürel değerleri korumak ve geliştirmek, koruma ve kullanma dengesini sağlamak, ülke, bölge ve şehir düzeyinde sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek, yaşam kalitesi yüksek, sağlıklı ve güvenli çevreler oluşturmak amacıyla hazırlanmaktadır. Bu çalışmada, ilk olarak Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin imar planı araştırmalarına ilişkin kısmı çerçevesinde, Karataş ilçesi verileri derlenmiştir. Daha sonra, farklı dönemlerdeki Karataş ilçesi arazi kullanımı incelenerek mevcut duruma göre, Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Uzaktan Algılama teknikleri kullanılarak, Karataş ilçesi için yerleşime uygunluk haritası yapılmıştır. Yerleşime uygun olmayan alan olarak tespit edilen sahaların, doğal kaynakların sürdürülebilirliğini güvence altına almak kaydıyla, turizm çeşitliliği yaratmak amacıyla değerlendirilebilmesi irdelenmiştir.

Ergin Yöntem
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

NOAA-AVHRR termal bant verileri kullanılarak çukurova bölgesinin aylık ortalama precıpıtable water haritalarının oluşturulması

Bu çalışmada, önemli bir üst atmosferik değişken olan Toplam atmosferik yoğuşabilir su buharı miktarı(PW) NOAA-AVHRR termal bant uydu verileri kullanılarak hesaplanmıştır. PW parametresi küresel ısınma, atmosferik geçirgenlik, atmosferik bulanıklık, dünyanın enerji döngüsü, yağış gibi dünyadaki tüm ekosistemleri etkileyen bir değişkendir. Çalışma bölgesi olarak seçilen Çukurova bölgesinde sadece bir adet noktasal PW ölçümü yapan meteoroloji istasyonu yer almaktadır. Çalışmada uydu verileri kullanılarak PW değişkenin piksel bazlı değerlerinin elde edilmesini sağlayacak uzun dönem PW ve AVHRR termal bant verilerine dayanan ampirik katsayıların belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ham AVHRR verilerine kalibrasyon işlemleri uygulanmış ham sıcaklık farkları elde edilmiştir. Bu veriler meteoroloji istasyonu değerleri ile ilişkilendirilerek ampirik katsayılar elde edilmiştir. Veri setlerinin ilişkilendirmesinde regresyon katsayı olan r2 değeri 0,797 olarak bulunmuştur. Elde edilen katsayılar 2 yıllık veri setine uygulanarak geçerlilik ve doğruluk kontrolü sağlanmıştır. Bu kontrol sonucunda korelasyon katsayısı r2 değeri 0,722 gibi büyük bir geçerlilik değeri ile bulunmuştur. Bu sonuç çalışma bölgesi için belirlenen ampirik katsayıların bölge için güvenle kullanılacağı anlamını taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Yoğuşabilir Su Buharı Miktarı, NOAA/AVHRR, Parlaklık Sıcaklığı, Ravinsonde Rasatı

Mikail Bahçeci
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

CBS ve uzaktan algılama kullanılarak çok kriterli karar analizi yöntemi ile Malatya ilinin heyelana duyarlı alanlarının belirlenmesi

Uzaktan Algılama (UA) teknikleri ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) tabanlı analiz yöntemleri kullanılarak Malatya ili için heyelan risk bölgeleri oluşturulmuştur. Heyelanlardan olumsuz etkilenen bölgelerde yapılacak planlama çalışmalarında, heyelanların oluşabileceği yerleri gösteren risk haritaları, heyelanın hasarlarını azaltmak için önemli katkı sunmaktadır. Duyarlılık haritası oluşumunda, Coğrafi Bilgi Sistemleri programlarından olan Quantum-GIS 3.6 programı ile CBS tabanlı Çok Kriterli Karar Analizi (ÇKKA) yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntem ile çalışma alanında kullanılan katmanların/parametrelerin (Eğim, Bakı, Litoloji, NDVI, Yükseklik, Toprak ve Topoğrafik Islaklık İndeksi) analizleri yapılmıştır. Kullanılan katmanlar 0-255 aralığında normalleştirilmiştir. Katmanların kriter ağırlıkları, Analitik Hiyerarşi Yöntemi ile tespit edilmiştir. Verilerin bir araya getirilmesinde Ağırlıklı Doğrusal Birleştirme metodu kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan kriterler kendi içerisinde önemlilik derecelerine göre sınıflandırılarak çok yüksek, yüksek, orta, düşük ve çok düşük olmak üzere, 5 farklı dereceye ayrılarak heyelan duyarlılık haritası oluşturulmuştur. Sonuç haritasına göre çalışma sahası; % 10,09 çok az, % 19 az, % 37,9 orta, % 21 yüksek, % 11,76 oranında ise çok yüksek heyelan duyarlılık oranına sahiptir. Oluşturulan duyarlılık haritası ile muhtemel heyelan tehlikesinden dolayı zarar görecek ve olası tehlike oluşturabilecek alanlar belirlenmiştir. Çalışmada elde edilen bulgularla; tüm paydaş kurumların (belediye, valilik, kara yolları vb.) önlem alması ve yatırımlarını tehlike riskinin az olduğu bölgelere göre planlaması oluşabilecek can ve mal kayıplarını önemli ölçüde azaltacaktır.

Miraç Koşar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnsansız hava araçları (İHA) ile halihazır harita üretimi: Ordu ili, Altınordu ilçesi örneği

Bu çalışma gelişen teknolojinin ürünü olan İnsansız Hava Aracı (İHA) ile arazinin tanımlanmasını sağlayan ortofoto harita, Sayısal Arazi Modeli (SYM), halihazır harita verilerini üretmek ve diğer üretim yöntemlerine göre avantaj-dezavantajlarını araştırmaktadır. Halihazır haritalar; klasik yöntem olarak da adlandırılan yersel yöntemler, son yıllarda gelişen teknoloji ile birlikte yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri, LiDAR verileri ve hava fotogrametrisi gibi yöntemler kullanılarak üretilmesine rağmen bu teknolojik araçlar ve yöntemler maliyet açısından külfetli olmaktadır. Ayrıca bu teknolojiler sürekli değişen arazi topoğrafyasının haritaların güncel tutulması ihtiyacını karşılayamamaktadır. İHA'ların maliyetinin düşük olması ve boyutlarının gittikçe küçülmesiyle birçok alanda kullanılmaya başlanmıştır. İHA'lar askeri ve güvenlik amacıyla kullanılmasına devam etmekle birlikte sivil amaçlar nedeniyle de kullanılmaktadır. Bu çalışma kapsamında Ordu İli, Altınordu İlçesinde yaklaşık 3 hektarlık bir alanda İHA ile alınan görüntüler üzerinden ortofoto harita ve 1/1000 ölçekli halihazır harita üretilmiştir. Ayrıca bu üretim sürecinin diğer veri alım yöntemleri ile kıyaslaması yapılmıştır. Çalışma alanının yüksek çözünürlüklü ortofoto haritası, sayısal yükseklik modeli, nokta bulutu verisi gibi veriler Pix4D programında, BÖHHBÜY'e uygun olarak halihazır harita üretimi ve haritanın paftalandırılması gibi işlemler ise NetCAD programında üretilmiştir. Bu tez çalışması, İHA'ların haritacılık uygulamalarında, yersel ve diğer uzaktan algılama yöntemlerine göre daha hassas, düşük maliyetli ve hızlı çözümler üretmesine iyi bir örnek niteliğindedir. Bu sayede hızla değişen yeryüzü topoğrafyasının haritalarda güncellenmesi işlerinde daha hızlı, düşük maliyetli, güncel teknolojik yöntemlerin gelişmesine katkı sağlaması amaçlanmıştır.

Esmahan Coşkun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Uydu görüntüleri kullanılarak dünya genelindeki astronomik gözlemevlerinin atmosferinin istatistiksel analizi

Çalışmanın amacı, Dünya genelinde kurulmuş 2141 astronomik gözlemevi için uydu ve model verileriden elde edilen atmosferik katmanların: bulutluluk, yoğuşabilir su buharı, aerosol optik derinlik, dikey rüzgâr hızı ve 200h-Pa basınç seviyesindeki rüzgâr hızının istatistiksel ve zamansal olarak değerlendirilmesidir. Bunlara ek olarak gözlemevlerine ait enlem, boylam ve yükseklik bilgileri dâhil edilmiştir. Gözlemevlerine ait katmanların 2002-2020 yılları arasında günlük olarak elde edilen yaklaşık 100 TB'lık uzaktan algılama ve model verilerini içeren AstroGIS veritabanı kullanılmıştır. Gözlemevlerinin aylık ve yıllık ortalamaları oluşturulmuş ve zamansal değişimler incelenmiştir. Küresel olarak seçilmiş 9 profesyonel gözlemevinin sonuçları gösterilmiştir. Katmanların histogramları üretilerek genel dağılımları incelenmiştir. Katmanların normallik testleri yapılarak normallik varsayımı sınanmış ve bu sonuca göre korelasyon (Spearman (P)) değerleri yorumlanmıştır. Tüm gözlemevleri için ortalama bulutluluk, yoğuşabilir su buharı, aerosol optik derinlik miktarı, dikey rüzgâr hızı ve 200h-Pa basınç seviyesindeki rüzgâr hızı sonuçları sırasıyla % 67, 13.85 mm, 1.81, 0.04 Pa s^(-1) ve 21.06 m s^(-1) dir. Profesyonel gözlemevleri dışındaki tüm gözlemevleri incelediğimiz astronomik kriterler açısından uygun olmayan yerlerde kurulduğu belirlenmiştir.

Büyük veriCoğrafi veri sistemleriCoğrafi veri tabanları+7
Zühal Kurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Modeling land use/land cover change using remote sensing and geographic information systems: A case study of Gaza strip, Palestine

Land use/cover changes is a widespread and accelerating process, mainly driven by natural phenomena and anthropogenic activities, which in turn drive changes that would impact natural ecosystem. Understanding landscape patterns, changes and interactions between human activities and natural phenomenon are essential for proper land management and decision improvement. An attempt is made in this study to map out the status of land use/cover of Gaza strip, in Palestine in view to detect the land consumption rate and the changes that has taken place during the last two decades using Remote Sensing (RS) and Geographical Information System (GIS). Landsat satellite imageries of For different periods between 2000 to 2020. Landsat Thematic Mapper (TM) were acquired by United States Geological Survey (USGS) Site. Supervised classification methodology has been employed using maximum likelihood technique in ArcGIS 10.7 Software. The images of the study area were categorized into four different classes namely vegetation, barren, built-up and water body. The results indicate that during the last two decades, vegetation, built-up land and water body have been increased by 0.18% (0.65 km2),36.59% (60.90 km2) and 0.31% (1.45 km2). while barren land have decreased by 37.17% (135.08 km2) respectively. The thesis highlights the importance of digital change detection techniques for nature and location of change of the Gaza strip. Keywords: Landuse, Landcover, Classification, Remote sensing, GIS, Gaza strip

Ahmed A.s. Almashharawı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Görüntü sınıflandırmasının keskinleştirme ve yapay sinir ağları ile zenginleştirilmesi

Çalışmanın amacı, Seyhan Havzası alanında uydu sensörlerinden elde edilmiş görüntüsü ve bu görüntünün keskinleştirilmiş versiyonu üzerinde görüntü sınıflandırmasının yapay sinir ağları kullanılarak yapılması ve sonuçların analizinden keskinleştirme işleminin verimliliğine dair bir tablo oluşturulmasıdır. Çalışma Seyhan Havzası'na ait uydu görüntülerinin Sentinel-2 görevinden temin edilip bu görüntülerden keskinleştirme işlemi ile yeni bir görüntü üretip toplamda iki görüntüye ayrılması şeklinde başlamaktadır. Ardından bu görüntüler üzerinde ROI'lar oluşturularak iki farklı görüntü seti elde edilmiştir. Bu görüntü setleri daha sonra bir yapay zekâ algoritmasında eğitilmiş ve iki farklı eğitim modeli üretilmiştir. Bunların yardımı ile ilk işleme sokulan iki görüntü sınıflandırılmış ve bunların sınıflandırma görüntüleri elde edilmiştir. Bunlar üzerinde yer gerçeği verileri ile doğruluk analizleri yapılmıştır. Elde edilen doğruluk sonuçları genel ve sınıf temelli birbirleri ile karşılaştırılmış ve iki görüntü arasındaki verimlilik farkını ortaya koyan bir karşılaştırma tablosu üretilmiştir.

Murat Bayazıt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Işık kirliliği haritası npp vıırs dnb bandı ve yapay sinir ağları kullanılarak şehirleşmenin belirlenmesi

Bu çalışmada Visible Infrared Imaging Radiometer Suite (VIIRS) uydusunun day/night (DNB) bandı, MODIS Normalized Difference Vegetation Index'i (NDVI) ve yapay sinir ağları (ANN) kullanılarak nüfuslarına göre seçilen 10 şehrin (İstanbul, Adana, Ankara, Mersin, Antalya, İzmir, Bursa, Gaziantep, Şanlıurfa ve Konya) gelişim haritaları üretilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla VIIRS DNB ve MODIS NDVI için 2012 yılı Haziran ayı görüntüleri ve YSA sonucu çıkan haritalarla karşılaştırma yapabilmek için COPERNICUS URBAN ATLAS 2012 yılı verileri kullanılmıştır. DNB ve NDVI görüntü değerleri kullanılarak Vegetation Adjusted NTL Urban Index (VANUI) hesaplanmış ve VANUI haritası üretilmiştir. YSA modeli oluşturulma aşamasında girdi verisi olarak VIIRS DNB, MODIS NDVI ve VANUI, çıktı verisi olarak referans veri (DNB>40 ve NDVI<0.4) ve aktivasyon fonksiyonu olarak Sigmoid fonksiyonu kullanılmıştır. YSA modeli çalıştırıldığında başarı oranının %99.8 olduğu hesaplanmıştır. 10 il için oluşturulan gelişim haritalarının başarısı 2012 yılı için %84 ve 2019 yılı için %90 olarak ölçülmüştür. 2012 yılı tahmin görüntüleri ile COOPERNICUS verileri karşılaştırıldığında 10 il için ortalama %9'luk bir fark olduğu hesaplanmıştır. Bu farkın COOPERNICUS verilerindeki sınıflandırma farklarından kaynaklandığı görülmüştür. YSA sonucunda 2012-2019 arasında şehir haritaları 10 il için ortalaması nüfus ile orantılı olarak %13'lük bir artış belirlenmiştir. Nüfus ile şehir alanı arasındaki ilişkinin (R2 = 0.95) doğru orantılı olduğu görülmüştür. Çalışma sonucunda şehir alanı haritaları oluşturmak için ışık kirliliği haritaları ile yapay sinir ağları algoritmasının kullanılabileceği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Algılama, CBS, Görüntü İşleme, Yapay Zekâ, Yapay Sinir Ağları, Şehir Alanı Belirlenmesi, Uydu Verileri

İzzet Özüçargil
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Uydu ve meteoroloji verilerinden makine öğrenmesi yöntemleri kullanılarak Adana Bölgesi için güneş enerjisi potansiyelinin tahmini

Nüfus artışı, hızla gelişen sanayileşme, teknolojinin gelişmesi, insanların ihtiyaçlarının artması gibi birçok sebepten dolayı dünyada büyük miktarda enerji ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu ihtiyacın ya geleneksel yöntemler olan fosil yakıtlara bağlı santrallerden ya da yeni nesil enerji kaynakları olan güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi gibi temiz enerji olarak adlandıran kaynaklardan sağlanması zaruri hale gelmiştir. Bu çalışmada Adana meteoroloji istasyonunu temel alarak çevresini kapsayan bir alanda yer yüzeyine gelen güneş enerjisi miktarının makine öğrenmesi algoritmaları ile tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda bu geniş bölgeyi en hızlı ve maliyetsiz olarak incelemek amacı ile uzaktan algılama verileri ve yöntemleri kullanılmıştır. NOAA-AVHRR uydu verileri NASA'nın resmi sitesi üzerinden temin edilip kalibrasyon ve coğrafik konumlandırma işlemleri yapılıp yüzey sıcaklığı değerleri hesaplanmıştır. Makine öğrenmesi algoritmalarında çalıştırılmak üzere 8 farklı veri seti hazırlanmıştır. Bu veri setleri makine öğrenmesi algoritmaları ile çalıştırılmış ve WEKA yazılımı kullanılarak algoritmaların hangi veri setleri ile uygun sonuçlar verdiği araştırılmıştır. Bu sonuçlar incelendiğinde lineer regresyon algoritmasının %79,9'luk, çok katmanlı algılayıcı algoritmasının %88,4'lük, destek vektör regresyon algoritmasının %89,2'lik başarım oranlarına sahip olduğu belirlenmiştir.

Güneş enerjisi
Metin Ersin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Python programlama dili kullanılarak hatay meteoroloji radar görüntülerinin yapay sinir ağı ile tahmini

Küresel ısınma ile birlikte, dünyanın birçok yerinde olağan dışı hava olayları şiddetli yağışlar ve su taşkınları meydana gelmektedir. Küresel iklim krizi, kentselleşme ve hızlı nüfus artışı ile birlikte değerlendirildiğinde, tutarlı ve zamanında yapılıp erken uyarı niteliği taşıyan hava tahminlerinin hayati bir öneme sahip olduğu görülmektedir. Bu tez çalışmasında, erken uyarılarda ve kısa süreli kuvvetli yağış tahminlerinde sıkça kullanılan ve bir uzaktan algılama cihazı olan meteoroloji radar verileri işlenmiş ve kullanılmıştır. Hatay meteoroloji radarından alınan PPI görüntüler, bir Yapay Sinir Ağı (YSA) algoritması olan ConvLSTM modeli ile Python programlama diliyle yazılan kodlarla eğitilmiştir. Geliştirilen model kullanılarak son 6 radar görüntüsü eğitilmiş ve henüz kayıt edilmemiş bir sonraki görüntünün tahmini yapılmıştır. Veri seti için seçilen görüntü zaman aralığı 30 dakikadır. Model eğitim doğruluk oranı %80-84 aralığındadır. Model tahmin görüntüsü ile gerçekleşen görüntünün benzerlik oranları Kök Ortalama Kare Hatası (RMSE), Tepe Sinyali Gürültü Oranı (PSNR) ve Yapısal Benzerlik İndeksi (SSIM) ile ölçülmüştür. Uygulanan modelden elde edilen sonuçlara göre en iyi performansa sahip tahmin değerleri, RMSE 0.000013, PSNR 97.795 ve SSIM, 0.998 olarak hesaplanmıştır. Kullanılan YSA modeliyle çeşitli zaman aralıkları ile sıralı radar görüntülerinin eğitilebileceği ve belirlenen zaman aralığı kadar sonra oluşacak görüntü tahminin yapılabileceği gösterilmiştir. Model doğruluk oranlarının artırılması için veri setinin artırılması ve çeşitlendirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Python, ConvLSTM, Uzaktan Algılama, Meteoroloji, Veri Bilimi

Alişan Aktay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sentinel-2 uydu görüntüleri kullanılarak niğde ilinde tarımsal ve kentsel alan kullanımındaki zamansal değişimin uzaktan algılama (UA) ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS) entegrasyonuyla değerlendirilmesi

Bu araştırma Niğde merkez ilçe sınırlarında tarımsal ve kentsel alan kullanımındaki zamansal değişimlerin Sentinel-2 uydu görüntüleri ile belirlenmesi kapsamında yürütülmüştür. Çalışma kapsamında 2016 ve 2021 yıllarındaki Nisan, Temmuz ve Ekim aylarına ait uydu görüntüleri kullanılmıştır. Arazi örtüsü ve kullanımındaki değişimin analizinde Coğrafi Bilgi Sistemleri yazılımlarından (CBS) Arc GIS 10.3.1 kullanılmıştır. İlgili programın uzaktan algılama modülü yardımıyla kontrollü sınıflandırma teknikleri kullanılarak sınıflandırma gerçekleştirilmiştir. Arazi örtüsü ve kullanımının sınıflandırmasından Corine I. düzey sınıflandırması dikkate alınmıştır. Ayrıca 1/25.000 ölçekli sayısal toprak haritaları kullanılarak CBS ortamında araştırma alanının bazı toprak ve arazi özellikleri (büyük toprak grupları, arazi kullanım kabiliyetleri, toprak derinlikleri, arazi eğimi, erozyon dereceleri, yükselti ve bakı) sınıflandırılmış ve mekânsal olarak değerlendirilmiştir. Yapılan sınıflandırmalar sonucunda 2016 yılından 2021 yılına kadar yerleşim yerleri ve yapay bölgelerde 207,65 ha, orman ve yarı doğal alanlarda ise 478,66'ha'lık bir artış görülmüştür. Tarım alanlarında 223,75 ha ve su kütlelerinde ise 88,66 ha'lık bir azalışın olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular bölgedeki yerel yönetimlerin planlama aşamalarına önemli katkılar sağlayacaktır.

Coğrafi bilgi sistemleriMekansal analizNiğde+2
Muhammed Cüneyt Bağdatlı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yanmış orman alanlarının belirlenmesinde derin öğrenme yöntemlerinin yanmış alan indeksleri ile karşılaştırılması: Hatay örneği

Bu çalışmada 5-10 Eylül 2020 tarihleri arasında Hatay'ın Samandağ bölgesinde, 9-10 Ekim 2020 tarihleri arasında Hatay'ın Belen bölgesinde ve 27-29 Ekim 2020 tarihleri arasında Hatay'ın Denizciler mevkilerinde meydana gelen orman yangınlarının yanmış alanlarının haritalanması ve yangının şiddeti derin öğrenme ve uzaktan algılama tabanlı yöntemler ile Sentinel 2 uydu verileri kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışma alanlarına ait Sentinel 2 verileri ile derin öğrenme için bir görüntü veri seti oluşturulmuştur. Daha sonra derin öğrenme yöntemleri kullanılarak bir derin öğrenme modeli oluşturulmuş, oluşturulan model veri setindeki görüntüler ile eğitilerek başarılı bir şekilde test edilmiştir. Oluşturulan yeni derin öğrenme modeli sonuçları, Sentinel 2 görüntüleri kullanılarak Normalize Edilmiş Yangın Şiddeti (NBR),Sentinel 2 İçin Yanmış Alan İndeksi(BAIS2) indeksleri hesaplanmıştır. Bu indekslerin yangından önce ve sonrası farkları için Fark Normalize Edilmiş Yanma Şiddeti (dNBR), Fark Sentinel-2 İçin Yanmış Alan İndeksi(dBAIS2) değerleri hesaplanarak yangın şiddeti sınıflandırması ve yangın alanı tespiti yapılmıştır. Derin öğrenme yöntemi, yanmış alan indeksleri ve Orman Genel Müdürlüğü yangın sicil fişleri verileri karşılaştırılmıştır ve yeni derin öğrenme modelinin yanmış orman alanlarını bulmada kullanılan indekslerden daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Yeni model yanmış orman alanlarının belirlenmesinde Samandağ çalışma alanında %98,36, Belen çalışma alanında %99,46 ve Denizciler çalışma alanında %92,75 oransal bir doğruluğa sahiptir. Anahtar Sözcükler: Derin Öğrenme; Sentinel 2; NBR-dNBR; BAIS2-dBAS2; Uzaktan Algılama

Derin öğrenmeHatayUzaktan algılama+1
Reha Paşaoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İnsansız Hava Araçlarının Otokodlayıcı Derin Sinir Ağı Kullanılarak Arazi Temelli Navigasyon ile Konum Tespiti

Uydu Konum Belirleme Sistemleri (GNSS) ve başta GPS olmak üzere bu sistemlerin sağladığı konumlandırma bilgisi, insansız hava araçları (İHA) navigasyonu için kritik öneme sahiptir. Ancak GNSS sinyalleri, kanyonlar ve yoğun kentsel alanlar gibi bazı ortamlarda engellenebilir, zayıflayabilir veya kasten karıştırılabilir. Bu durum, İHA'ların güvenli ve otonom uçuş kabiliyetlerini olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı, GNSS sinyallerine bağımlı kalmadan, karmaşık çevresel koşullarda bile İHA navigasyonu için otokodlayıcı sinir ağlarını kullanmanın etkinliğini araştırmaktır. Otokodlayıcı sinir ağları, görsel verilerden karmaşık temsiller öğrenme konusunda son derece başarılıdır ve bu sayede İHA'nın çevresini algılama ve konumunu belirlemede kullanılabilirler. Çalışmada, Google Haritalar verileri ve İHA tarafından yakalanan nadir görüntülerinden oluşan bir veri seti oluşturulmuştur. Google Haritalar veri seti kullanılarak, otokodlayıcı sinir ağı eğitilmiştir. Eğitilen sinir ağı temelli algortima, İHA tarafından yakalanan nadir görüntüsünü işlemekte ve bu görüntüyü önceden işlenmiş bir harita üzerinde şablon eşleme algoritmaları ile yüksek doğrulukla konumlandırabilmektedir. Bu çalışmanın bulguları, GNSS harici İHA navigasyonu için yeni bir yöntem sunmaktadır. Otokodlayıcı sinir ağları temelli navigasyon algoritmaları, İHA'ların daha karmaşık görevlerde GNSS sinyallerinin bozulması ihtimaline karşı yedek bir navigasyon sistemi olarak güvenilir ve etkin bir şekilde kullanılarak bu teknolojinin potansiyelini önemli ölçüde artırabilir. Gelecekteki araştırmalar, otokodlayıcı sinir ağları temelli İHA navigasyonunun performansını daha da geliştirmeye odaklanabilir. Bu bağlamda, yüksek çözünürlüklü sayısal yükseklik modeli haritalarının kullanımı, daha kapsamlı ve doğru etiketlenmiş veri setleri ile eğitilmeleri, görsel özelliklerin daha iyi öğrenilmesine ve daha sağlam bir navigasyon sistemi geliştirilmesine olanak tanıyabilir. Kalman filtresi gibi yöntemlerin entegrasyonu ise sensör hatalarının ve çevresel belirsizliklerin etkisini azaltarak konum tahminlerinin hassasiyetini ve güvenilirliğini yükseltebilir. Farklı uzamsal çözünürlüklerde haritalar içeren piramit veri yapıları da otokodlayıcıların farklı ölçeklerde görsel bilgileri işleyebilmesine imkân tanıyarak konumlandırma başarımını yükseltebilir. Bu unsurların araştırılması ve geliştirilmesi, otokodlayıcıların İHA navigasyonundaki başarısını önemli ölçüde yükseltme potansiyeline sahiptir. Ek olarak, bu ek faktörlerin gerçek dünya koşullarında test edilmesi ve pratik uygulamalara entegre edilmesi, teknolojinin olgunlaşmasına ve güvenilirliğinin artmasına katkıda bulunacaktır. Anahtar Kelimeler: Otokodlayıcı Sinir Ağları, Görsel Navigasyon, Yapay Zekâ, İHA Görsel Navigasyon, Bilgisayarlı görü

Ahmet Ertuğrul Arık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Analyzing and investigating the dynamics of Land Use and Land Cover (LULC)) transformation using satellite data: A case study of Adana, Türkiye

The main aim of this research is to analyze and investigate the dynamics of Land Use and Land Cover (LULC) Transformation in Adana, Turkiye on a yearly basis from 2018 to 2022 using Machine Learning (ML) in Google Earth Engine (GEE) and GIS software tools such as ArcGIS Pro for mapping and presentation of results. Sentinel 2A Image collections were used for classification due to their high resolution (10m), wide swath and multi-spectral imaging capabilities. Distinctive and separate supervised classification was done on image collections for 2018, 2019, 2020, 2021 and 2022 using JavaScript in GEE. Seven (7) useful classes namely Water, Trees, Flooded Vegetation, Crops, Built Area, Bare Ground and Rangeland with reference to the ESRI Global Land Cover Map were analyzed and mapped. To achieve high accuracy results, various Supervised Machine Learning Algorithms were tested for the best solution, combined with visual inspection. The Overall Accuracy and Kappa Statistics for the main region on a yearly basis was 85% and 86% for 2018, 86% and 81% for 2019, 90% and 85% for 2020, 85% and 83% for 2021 and lastly 89% and 83% for 2022 respectively. However, despite various methods of obtaining accurate results for a large area, discrepancies and misclassifications in the classes with complex pixels and spatial information were observed. To address this problem, a distinctive subset covering key features and geography from the selected region and surrounding region was used to show the trend in changes and obtain better accurate results related to the difference in the classes over time. The Overall Accuracy and Kappa Statistics of the subset was 91% and 88% for 2018, 88% and 85% for 2019, 90% and 84% for 2020, 89% and 86% for 2021 and finally 85% and 80% for 2022 respectively. The main drivers for the changes in LULC areas were attributed to the expansion of Built-up Areas, Growth in Crop Production, Deforestation and Afforestation and Climate Change related issues.

Mwıla Lampı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
11