
2,489
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Aşçıların mesleki özerklikleri ile yaratıcılık süreçlerinin ilişkisi
Mutfak çalışmalarında yaratıcı ve yeni ürünler tüketicilerin tercihi haline gelmekte, farklılıklar yaratabilen aşçılar hem ulusal hem de uluslararası düzeyde dikkat çekmektedir. Aşçılar, sanatçılar gibi marka haline gelerek, görev aldıkları örgütlere değer katabilmektedir. Bazı örgütler, katı yönetim anlayışını benimserken, bazıları ise özerk çalışma şartlarının egemen olduğu farklı bir strateji uygulamaktadır. Standartların belirlenmesi her ne kadar örgütler için önemli olsa da, bazı alanlarda mesleki özerkliğin sağlanması hem mesleki gelişim hem de kişisel refah için önemlidir. Örgütler için insan kaynağından en etkin şekilde faydalanmak birincil amaçlardandır. Özellikle mutfak gibi gelişime açık bir alanda işgörenlerin yaratıcı fikirleri, örgütler adına değer sağlayabilecek bir etmendir. Yaratıcı fikirlerin ortaya çıkması ancak belirli oranda mesleki özerkliğin sağlanması ile mümkün olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, ülke tanıtımı ve turizm açısından önem taşıyan mutfak alanında çalışan aşçıların mesleki özerkliğinin, yaratıcılık süreci aşamalarına etkilerini belirleyerek, otel ve restoran işletmelerine önerilerde bulunmaktır. Araştırma sonuçlarına göre aşçılara sağlanan mesleki özerklik, aşçıların özerk davranabilme yetisine oranla yaratıcılık süreci üzerinde daha fazla etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mutfak, Aşçılık, Mesleki Özerklik, Yaratıcılık, Restoran Yönetimi
2008-2013 yılları arasında faaliyet gösteren mevduat bankalarının etkinliklerinin ölçülmesi
Bu çalışmada küresel ekonomiyi olumsuz etkileyen finansal kriz ve aşırı para arzının olduğu 2008-2013 yılları arasında faaliyet gösteren mevduat bankalarının etkinlikleri ölçülmektedir. Bu amaç doğrultusunda Veri Zarflama Analizi yöntemi detaylı bir şekilde incelenerek yaygın bir şekilde kullanılan CCR ve BCC modelleri ile çözümleme yapılmış ve yöntemin uygulama aşamaları açıklanmıştır. VZA, Türkiye'de 2008–2013 yılları arasında sürekli olarak faaliyet gösteren 26 adet mevduat bankasının verileriyle yapılmıştır. Modellerin çözüm aşamasında DEA Solver (Data Envelopment Analysis Solver) programı kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda, 2011 yılı Türk Bankacılık Sektöründe toplam etkinliğin en yüksek olduğu yıldır. Bu yıl içerisinde, yabancı sermayeli bankalar en yüksek etkinlik değerlerine ulaşmışlardır. Diğer yandan 2009 yılı hem kamu sermayeli mevduat bankaları için hem de özel sermayeli mevduat bankaları için en etkin yıl olmuştur. Toplam etkinliğin en düşük olduğu yıl ise 2012 yılıdır. Bu yılda kamu sermayeli mevduat bankaları etkin değildir, yabancı sermayeli mevduat bankaları ise en düşük etkinliğe sahiptir. Kamu sermayeli mevduat bankaları 2013 yılında da etkin olmadığı ortaya çıkmıştır. Özel sermayeli mevduat bankaları için ise etkin olmadığı yıl yoktur. Tüm bu bulgular sonucunda 2008-2013 yılları arasında faaliyet gösteren mevduat bankaları için etkin olmayan bankalara referans kümeleri oluşturularak iyileştirme önerilerinde bulunulmuştur.
Şarap evlerinde yaşanan tüketici deneyimleri üzerine bir araştırma
İnsanlık tarihi geçmişten günümüze kadar farklı aşamalardan geçmiş; tüketici istek, ihtiyaç ve beklentilerinde değişiklikler meydana gelmiştir. Bu değişimlerle birlikte işletmeler, rekabet ortamında öne çıkabilmek için farklı arayışlara yönelmişlerdir. Metalar ve ürünlerden sonra hizmetlerin de giderek birbirine benzemeye başlaması ve kolay taklit edilebilir olmaları işletmeleri deneyim ekonomisi çağına, oradan da deneyimsel pazarlamaya yönlendirmiştir. Tüketici deneyimine odaklanan deneyimsel pazarlama yaklaşımının irdelenebileceği ve elde edilen sonuçların başarılı bir şekilde uygulanabileceği sektörlerin başında hizmet sektörü gelmektedir. Bu araştırmada; hizmet sektöründe faaliyet gösteren Sensuswine şarap evlerinde tüketicilerin yaşadıkları deneyimlerin ortaya konması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda tüketicilere uygulanan anketle, tüketicilerin Sensuswine şarap evlerinde yaşadıkları deneyimler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda; tüketicilerin yaşadıkları deneyimler beş faktör altında toplanmıştır. Bu faktörler yaşam tarzı, duygu, ait olma, atmosfer ve memnuniyet olarak isimlendirilmiştir. Bulgular aynı zamanda şarap evlerinde elde edilen deneyimlerin katılımcıların demografik özelliklerine ve ziyaret sıklıklarına göre farklılaştığını göstermiştir. Sonuç olarak şarap evlerinin deneyimsel pazarlama uygulamaları konusundaki eksiklikleri tespit edilmiş ve bu eksikliklerin düzeltilmesine yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Deneyimsel Pazarlama, Tüketici Deneyimi, Şarap Evi, Sensuswine
Mesleki aidiyetin bağımsız denetim kalitesi üzerine etkisi: Bağımsız denetçiler üzerine bir araştırma
Günümüzde finansal tablolara ilişkin güvenilir bilgiye olan gereksinim giderek artmaktadır. Bu bilgilerin doğruluğu ve güvenilirliği ise bağımsız denetim aracılığı ile sağlandığından, bağımsız denetimin kalitesi giderek önem kazanmaktadır. Bağımsız denetim faaliyetlerinin kaliteli olarak gerçekleştirilmesi bağımsız denetçinin sorumluluğundadır. Dolayısıyla bağımsız denetim kalitesini belirleyen en önemli etkenlerden biri, bağımsız denetçi görüş ve tutumlarıdır. Bu araştırmanın amacı, mesleki aidiyetin bağımsız denetim kalitesine etkisini belirlemektir. Araştırmada veri toplama araçları olarak, bağımsız denetçilerin mesleki aidiyete yönelik tutumlarını tespit etmek için mesleki aidiyet ölçeği, bağımsız denetim kalitesine ilişkin bağımsız denetçi görüşlerini saptamak için bağımsız denetim kalitesi anketi ve kişisel bilgiler anketi kullanılmıştır. 103 bağımsız denetçiden elde edilen veriler, keşfedici faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modeli ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, mesleki aidiyetin bağımsız denetim kalitesini doğrudan etkilediği görülmüştür.
Kültürlerarası turist davranışı: Turistlerin tur esnasındaki davranışlarının belirlenmesi üzerine bir araştırma
Yüksek düzeyde çok kültürlü bir endüstri olan turizmde turist davranışlarındaki benzerlikler ve farklılıklar gün geçtikçe daha önemli hale gelmektedir. Dünya genelinde seyahat eden insan sayısı her geçen gün artmakta ve bu gelişim dünya genelinden farklı kültürleri bir araya getirmektedir. Bu nedenle çok kültürlü bu ortamda faaliyet göstermekte olan turizm pazarlamacıları ve planlamacıları için turist davranışını etkileyen kültür kavramının ve ulusal kültürlerin anlaşılması önem arz etmektedir. Bu olgudan hareketle bu çalışma üç boyutlu bir amaca sahiptir. İlk olarak profesyonel turist rehberlerinin değerlendirmeleriyle farklı uluslardan İstanbul'a gelen ve rehberli turlara katılan turistlerin davranışsal özelliklerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. İkinci olarak ortaya konan davranışsal özelliklerin alt boyutlarının bulunması ve son olarak da saptanmış faktörler bağlamında uluslar arasındaki farklılıklar ve benzerlikler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak rehberli turlara katılan turistlerin davranışsal özelliklerini belirleyen üç alt boyut olduğu ve bu boyutlar bağlamında yedi ulus arasında önemli farklılıklar olduğu saptanmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise çalışma sonuçları tartışılmış ve yönetsel önerilerde bulunulmuştur. Anahtar& Sözcükler:& ! kültürlerarası! turist! davranışı,! ulusal! kültür,! profesyonel!turist!rehberlerinin!algıları!
Stratejik uyumun işletmenin finansal performansına etkisi: Borsa İstanbul'da işlem gören imalat işletmeleri üzerinde bir araştırma
Örgüt kuramı ve stratejik yönetim alanlarında işletmelerin örgütsel unsurları ile çevreleri arasında uyum sağlanmasının performanslarını arttıracağına yönelik kuramsal tartışmalar devam etmektedir. Bu tez çalışmasının amacı, işletmelerin strateji-örgüt yapısı uyumuna, strateji-çevre uyumuna ve örgüt yapısı-çevre uyumuna ayrı ayrı sahip olmalarının ve bu değişkenlerin birlikte ele alınmasıyla oluşan çok değişkenli stratejik uyuma (strateji- çevre-örgüt yapısı) sahip olmalarının finansal performanslarına etkilerini sınamaktır. Bu kapsamda Borsa İstanbul'da işlem gören 111 imalat işletmesinden hazırlanan soru formu aracılığıyla toplanan veriler farklı stratejik uyum yaklaşımları çerçevesinde ele alınmış ve düzenleyici değişkenli çoklu regresyon analizi, profilden sapma analizi ve kümeleme analizi teknikleri ile test edilmiştir. Araştırma sonuçları, işletmelerin örgüt tasarımlarında stratejilerinin, örgüt yapılarının ve çevresel koşullarının eş zamanlı olarak ele alınmasının ve birbirleriyle tutarlı olmasının, yani stratejik uyuma sahip olmalarının finansal performanslarını arttırdığını ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Stratejik uyum, strateji, çevre, örgüt yapısı, koşul bağımlılık kuramı, konfigürasyon yaklaşımı, finansal performans, düzenleyici değişkenli düzenleyici değişkenli çoklu regresyon analizi, profilden sapma analizi, geştalt.
Türkiye'de sağlık hizmetlerinde yaşanan dönüşüm: Eskişehir'de alt gelir grupları üzerine bir inceleme
Bu çalışmanın amacı sağlık hizmetlerinin kamusal niteliğinde yaşanan dönüşümün alt gelir gruplarında yer alan kişiler tarafından nasıl algılandığının ortaya konulmasıdır. Bu amaca yönelik olarak hazırlanan anket araştırmacı tarafından karşılıklı görüşme yöntemi ile ankete katılan kişilere uygulanmıştır. Bu bağlamda araştırmada nicel yöntem kullanılmıştır. Araştırma kapsamında yararlanılan anket üç bölümden ve 57 sorudan oluşmaktadır. Araştırmanın amacına yönelik verileri elde etmek için 400 kişi ile karşılıklı görüşme yöntemi ile anket uygulaması gerçekleştirilmiş ve bu anketlerden cevap alınamayan soruların yer aldığı 13 anket değerlendirilme dışı bırakıldıktan sonra 387 anket araştırma kapsamında değerlendirmeye alınmıştır. Araştırma bulgularına göre katılımcıların çoğunluğu (%62) sağlık hizmetlerinde yaşanan dönüşümü iyi olarak değerlendirmekte, yaklaşık %30'u ise bu dönüşümün çok iyi olduğunu belirtmektedir. Buna karşın katılımcıların sadece %2,7'si bu dönüşümü olumsuz olarak algılamaktadır. Sonuç olarak Sağlıkta Dönüşüm Programı ile getirilen uygulamaların uzun yıllardan beri sağlık hizmetlerinin sunumunda var olan aksaklıkları ortadan kaldırdığını, ödeme gücü olmadığı için sağlık hizmetlerinden yararlanamayan kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanabilmelerini sağladığını ve sağlık hizmetlerinin sunumunda var olan eşitsizlikleri ortadan kaldırarak tüm vatandaşların sağlık hizmetlerinden yararlanabilmelerini sağladığını ifade edebiliriz. Anahtar Kelimeler: Sosyal politika, sa÷lÕk hizmetleri, Sa÷lÕkta Dönüúüm ProgramÕ,genel sa÷lÕk sigortasÕ
Göçmen gençlerde kültürel dönüşüm üzerine sosyolojik bir analiz: İnegöl Huzur Mahallesi örneği
Bu çalışma, Doğu ve Güneydoğu'nun kırsal bölgelerinden 1990'lı yıllarda göç ederek, Bursa'nın İnegöl ilçesinde Huzur mahallesine yerleşen Kürt göçmenlerin kültürel dönüşümlerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, Kürt göçmenlerin ve çocuklarının deneyimledikleri kimlik oluşum süreçleri, kent yaşamına uyumları, toplumsal cinsiyet, geleneksel ve dinsel davranış örüntüleri ve sosyal bütünleşme boyutlarındaki deneyimlerine referansla göçün mekan kaynaklı meydana getirdiği kültürel dönüşümleri ele alacaktır. Kürt göçmenlerin ikinci kuşak gençlerinin yaşadığı kültürel dönüşümler çalışmanın odak noktasını oluşturmaktır. Çalışma sonucunda, ikinci kuşak gençlerin deneyimledikleri kültürel dönüşüme bakıldığında, bu konuda gençlerin tahmin edilenden çok daha güçlü bir rol üstlendikleri gözlenmiştir. Huzur mahallesinde ikamet eden ikinci kuşak gençlerin kendi davranışlarını şekillendirirken, çoğu durumda ebeveynlerinin bilinçli olarak kaçındığı kentin popüler kültürünü örnek aldıkları görülmektedir. Diğer taraftan, ikinci kuşak gençlerin kendi anadillerine hakim olmamaları, tam anlamıyla Türkçeye hakim olmayan ebeveynleri ile aralarındaki iletişimi zorlaştırmaktadır. Bu durum birinci ve ikinci kuşak arasındaki duygusal bağların zayıflamasına ve dolayısıyla zaman zaman evde bir yabancılaşmaya neden olabilmektedir. Ayrıca, ikinci kuşak genç kadın ve erkeklerin geleneksel ilişkilere yönelik tutumlarında bazı durumlarda farklılıklar göze çarpmaktadır. Kadının toplum içindeki geleneksel konumu ikinci kuşak kadınlar tarafından daha fazla eleştirilmektedir. Bunun yanında, çalışmada ikinci kuşak erkeklerin kendi ebeveynleri ile ikinci kuşak kadınlardan daha fazla çatıştıkları gözlenmiştir. Bu çalışma, ikinci kuşak gençlerin her ne kadar ebeveynlerinin bazı kültürel kodlarını ve habituslarını taşıyor olsalar da, karşılaştıkları kent ortamı ve kültürüne uyumları açısından "geçiş kuşağı" özellikleri göstermekte olduklarını öne sürmektedir. Alan araştırmasının verilerine dayanan bu çalışmanın örneklemi, Bursa'nın İnegöl İlçesinin Huzur mahallesinde adrese dayalı nüfus kayıt sisteminden yararlanarak rastgele seçilmiş Doğu ve Güneydoğu'dan göç eden birinci kuşak göçmenler ve onların çocukları olan ikinci kuşaktan oluşan 300 kişidir. Yüz yüze uygulanmış olan anket formu, birinci kuşak göçmenlerin ve ikinci kuşak gençlerin kültürel normlarını ve geleneksel değerlerini şekillendiren temel öğelere, kültürel davranış kalıplarına ve siyasal ilgilerine odaklanan sorulardan oluşmuştur. Ayrıca, birinci kuşak göçmenler ve ikinci kuşak gençlerin içinde yaşadıkları kente uyum süreçlerindeki kültürel ve sosyal koşulların ayrıntılı bilgisine ulaşmak için bu gruplardan seçilmiş 30 kişi ile derinlemesine mülakat ve odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Göçmen Kürtler, Gençlik, Kimlik Oluşumu, Aidiyet, Kültürel Dönüşüm, Kent, Bursa
Sosyal sermaye ve akademik başarı arasındaki ilişkinin sosyolojik bir analizi: Şanlıurfa'da bir alan araştırması
Bu çalışma, Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı farklı lise türlerinde (fen,Anadolu, düz, meslek) öğrenim gören öğrencilerin akademik başarı(sızlık)larını sosyal sermaye, kültürel sermaye ve eğitimde uygulanan politikalardan kaynaklanan yapısal faktörlere odaklanıp sosyolojik olarak analiz etmeyi hedeflemiştir. Araştırmada, bu karmaşık ilişkileri çözümlemek amacıyla, hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Bu kapsamda Şanlıurfa'nın farklı lise türlerinde okuyan 410 öğrenciye anket uygulanmış; öğretmen, idareci, öğrenci, veli ve farklı sendika temsilcilerinden toplam 49 kişi ile derinlemesine mülakat yapılmıştır. Çalışmada, ailenin sahip olduğu sosyal ve kültürel sermayenin bazı unsurları ile akademik başarı arasında güçlü bir ilişki olduğu gözlenmiştir. Bu unsurlar; ailenin çocuğun eğitim sürecine katılımı, beklentisi, tutumu, sahip olduğu sosyal ağlar, bireyin doğduğu yer, konuştuğu dil, edindiği habitus, yaşadığı çevre ve eğitime yönelik motivasyonudur. Bununla birlikte, dezavantajlı bazı bireyler dini cemaatler ve STK gibi sosyal ağlara dahil olarak yaşadığı akademik başarısızlığı sınırlı da olsa telafi edebilmektedir. Ancak, sosyal sermaye ile eşleşen ve Şanlıurfa'da sosyal ağlar üzerinden kazanılan yüksek oranda var olan güven ve yakın sosyal ilişkiler vb. unsurlar ile akademik başarı arasında ciddi bir ilişki bulanamamıştır. Bununla birlikte, okulun sahip olduğu sosyal sermaye akademik başarıya pozitif yönde, yapısal faktörlerden doğan birçok sorun da negatif yönde etki etmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal sermaye, kültürel sermaye, yapısal faktörler, akademik başarı, Şanlıurfa
Konya çevresi Bizans Dönemi mimari plastiği
Doktora tezinin ana konusunu Antik Çağ'da Lykaonia olarak adlandırılan bölgenin sınırları içerisindeki Konya iline bağlı ilçe merkezleri ve bunlara bağlı köylerde tespit edilen Erken ve Orta Bizans Dönemi mimari ve liturjik işlevli elemanlar oluşturmaktadır. Konya iline bağlı ilçe merkezleri (Hüyük, Derbent, Doğanhisar, Akşehir, Tuzlukçu, Ilgın, Kadınhanı, Sarayönü, Beyşehir, Karatay, Altınekin) ve köylerde yapılan araştırmalarda dağınık ya da Türk Dönemi yapılarında devşirme olarak kullanılmış 279 parça tespit edilmiştir. Bunlar mimari ve liturjik işlevli olmak üzere iki ana grup altında değerlendirilmiştir. Mimari işlevli olanlar; 4 sütun kaidesi, 2 çifte sütun kaidesi, 2 postament, 13 sütun başlığı, 7 çifte sütun başlığı, 9 paye, 2 çifte sütun, 51 çifte sütunce, 49 lento, söve ve friz bloğu ve 1 konsol, liturjik işlevli olanlar; 16 balüster, 36 levha, 12 sütunce, 20 arşitrav, 2 ambon podyumu, 2 ambon payesi, 1 altar ve 8 altar tabanı oluşmaktadır. Kesin bir işlev önerisinde bulunmak mümkün olmayan 42 blok ayrı bir başlık altında ele alınmıştır. Malzeme olarak gri mermer ve kireçtaşı yoğun olmakla birlikte beyaz/Dokimeion mermeri de kullanılmıştır. İşçilik açısından çok az sayıdaki örnek başkent Konstantinopolis atölyelerinin işlenim özelliklerini yansıtırken, çoğunluğu Phrygia, Pisidia ve İsauria gibi yakın bölge örnekleriyle benzerlikler taşır. Anahtar Kelimeler: Lykaonia, Konya/Ikonium, Bizans, Mimari Plastik, Süsleme.