Ankara Hacı Bayram Veli University
Discipline

Amme İdaresi Anabilim Dalı

Ankara Hacı Bayram Veli University

12

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

12 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması ve durdurulması rejimi

Yüksek lisans tez konusu olarak "Türkiye'de Temel Hak ve Özgürlüklerin Sınırlandırılması ve Durdurulması Rejimi" konusunun seçilmiş olmasının temel amacı, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması ve durdurulması konusuyla ilgili olarak gerek doktrindeki farklı yaklaşımlar gerekse de ilgili anayasal ve yasal hükümler bağlamında inceleme yapmaktır. Temel hak ve özgürlükler anayasa kapsamında teminat altına alınan ve devlet eliyle kolay bir şekilde kaldırılamayan hak ve özgürlüklerdir. Sınırsız özgürlük anarşi doğuracağı için bir toplumda hiçbir zaman sınırsız özgürlük söz konusu değildir. Bu itibarla özgürlüklerin var olabilmesi, sınırlarının belirlenmesine, kullanılma yöntemlerinin gösterilmesine, detaylı kurallarla çerçevelenmesine, yani düzenleme altına alınmalarına bağlıdır. 1982 Anayasasının 13. maddesine göre kanunla sınırlama yapılması, temel hak ve özgürlüklerin özlerine dokunulmaması ve yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak sınırlama yapılması temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin anayasal koşulları oluşturmaktadır. Temel hak ve özgürlüklerin sınırlanması rejimini düzenleyen Anayasanın 13. maddesinin ilk cümlesinde temel hak ve hürriyetlerin sınırlama şartlarına yer verilmiş, ancak ikinci cümlesinde yer alan hükümle sınırlamanın sınırları çizilmiştir. Buna göre söz konusu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmaması gerekmektedir. Anayasanın 15. ve 119. maddelerinde ise olağanüstü hal yönetimi rejiminde temel hak ve özgürlüklerin durdurulmasına açıkça işaret edilmiştir. 15. maddenin ilk fıkrasında savaş, seferberlik veya olağanüstü hallerde temel hak ve özgürlüklerin kısmen veya tamamen durdurulabileceği veya Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabileceği düzenlenmiştir. Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınırken; savaş hali sırasında meydana gelen ölümler dışında kişinin yaşam hakkına, maddi ve manevi bütünlüğüne dokunulmayacağı, kimseye dini, duygu ve düşüncelerini açıklamaya zorlanamayacağı ve bunlardan dolayı suçlanamayacağı, masumiyet ilkesinin ihlal edilmeyeceği ve suç ve cezaların geriye yürümeyeceği gibi kısıtlamalar getirilmiştir.

Hak ve özgürlüklere saygıSınırlandırmaTemel haklar+1
İbrahim Kaya
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiyede çocuk işçiliğine karşı mücadele: Kamu yönetiminin araçları

Bugün varlığını sürdüren çocuk işçiliği tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye için de önemli bir problem olarak görülmektedir. Çocukların çalışması, onların güvenliklerini ve sağlıklarını tehlikeye atarken, çocukluklarını yaşamalarını engellemekte, eğitimden uzaklaştırırken de geleceklerine olumsuz etki etmektedir. Aynı zamanda çocuk işçilerin kullanımı, bugün dünyanın karşı karşıya olduğu en fazla karşılaşılan insan hakları ihlallerinden biridir. Çocukların çalışma yaşamında korunması ve çocuk yaşta çalıştırılmalarına engel olunmasına yönelik ulusal ve uluslararası alanda çeşitli hukuki düzenlemeler oluşturulmuştur. Bu kapsamda incelendiğinde en önemli program 1992 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından oluşturulan ve şu anda 88 ülkede faaliyet gösteren Çocuk İşçiliğinin Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Programıdır. Bu program kapsamında ilgili kurum ve kuruluşların çocuk işçiliğini ortadan kaldırma hedefleriyle açıklanan istatistikler incelendiğinde, dünyada görülen genel eğilimin çocuk işçiliğin önlenmesinde hedefinden uzak kalındığını ortaya koymaktadır. Çocuk işçiliğinin tümüyle yok edilmesi, uzun dönemli ve nihai bir hedef olmasına rağmen bu hedefe ulaşılması, ülkelerdeki ekonomik ve sosyal gelişmelerle bağlantılıdır. Bundan dolayı, çocuk işçiliğine yol açan yapısal etkenler giderilmeye çalışılırken, öteki taraftan orta ve kısa dönemde çalışan çocukların korunmasıyla ilgili konular en önemli politikalar arasında yer almalıdır.

Uluslararası Çalışma ÖrgütüÇalışan çocuklarÇocuk hakları+2
Uğur Mavi
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dezavantajlı grup bedensel engelli kamu personeli çalışma şartlarının performansa etkisi: Ankara Milli Eğitim Müdürlüğü engelli personel performans araştırması

Ülke vatandaşları için "çalışmak", hem sosyal ve ekonomik bir haktır; hem de bir ödevdir. Bu açıdan bakıldığında, dezavantajlı grupların başında gelen "Engelli vatandaşların" da bu hakkını kullanabilmesi ve ödevini yerine getirebilmesi için çalışması gerekmektedir. Ancak engellilerin çalışma yaşamı içinde var olabilmesi için engellerine uygun işlerde istihdam edilmesi ve bu işlerde de çalışma şartlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Buçerçevede tez çalışmasının amacı, kamu kurumlarında çalışan ve dezavantajlı grup olarak nitelendirilen bedensel engellilerin çalışma şartlarına yönelik olarak sorunlarının belirlenmesi ve bu sorunların, demografik açıdan onların iş performanslarına etkisinin ortaya çıkarılmasıdır. Çalışmada bu amaca yönelik olarak, önce konuyla ilgili bilimsel kaynaklardan yararlanılarak kuramsal ve kavramsal tanımlamalara, incelemelere ve açıklamalara yer verilmiş; engellilik, engel türleri, engelli oranları ve engelli bireylere ilişkin diğer konularda bilgiler verilmiştir. Daha sonra Türk Kamu Personel sistemi içinde konuya bakılmış ve Türkiye'de engelli kamu personel yönetim sistemi üzerinde durulmuştur. Çalışmanın 3.ve son bölümünde ise, bedensel engelli kamu personeline yönelik alan araştırması ve anketten elde edilen bulgulara göre istatistik yorumlara gidilmiştir.Araştırmanın temel hipotezi; Kamu kuruluşlarındaki bedensel engelliçalışanların çalışma şartlarının iş performansına etkisi olduğudur. Araştırmada elde edilen bulgulara göre ortaya çıkan sonuç, bedensel engellilerin çalışma şartlarının onların iş performanslarını genel olarak etkilediği anlaşılmıştır. Araştırmanın evrenini, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı"Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü"nde çalışanbedensel engellileroluşturmuştur. Araştırmanın örnekleminde ise, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü, 9 merkez ilçe ve Akyurt'ta çalışan 899 bedensel engelli personel yer almıştır. Tez çalışmasında, gerek bilimsel kaynaklardan elde edilen bilgiler ışığında, gerekse Türkiye uygulamaları ve uygulamalara ilişkin olarak yapılan alan araştırması sonucunda elde edilen bilgilerin değerlendirilmesiyle elde edilen bilgi ve veriler ışığında; bedensel engelli personelin çalışma ortamında karşılaştıkları sorunların, onların iş performansının etkisine ilişkin olarak çözüm önerileri geliştirilmiştir.

Bedensel engelli çocuklarBedensel engellilerDezavantajlı gruplar+5
Deniz Toydemir
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Büyükşehir belediyelerinin stratejik planlarının mevzuata uygunluğunu belirlemeye yönelik bir araştırma

Stratejik planlama, kamu kaynaklarının etkin, ekonomik, verimli olarak kullanılması ve kamu yönetiminde şeffaflığın sağlanması amacıyla uygulanmaktadır. Türk kamu idareleri için yasal zorunluluk olan stratejik planlama uygulamasının başarılı olmasında stratejik planların mevzuatta belirlenen usul ve esaslara uygun olarak hazırlanmasının önemi büyüktür. Bu çalışmada büyükşehir belediyelerinin stratejik planlarının mevzuata uygunluk yönünden analizi yapılmıştır. Araştırmacı tarafından stratejik planların bölümlerinin mevzuata uygunluğunun tespiti için kontrol listeleri hazırlanmış ve belediyelerin stratejik planlarında yer alan bilgiler bu bağlamda içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Analiz sonucunda stratejik planlarda mevzuata uygun olarak bulunması gereken bilgilerin planlardaki varlık düzeyi ve kalitesine ilişkin bulgular tespit edilerek değerlendirilmiştir. Analiz edilen stratejik planlara ilişkin Türkiye Cumhuriyeti Sayıştay Başkanlığınca yayınlanan performans denetim raporlarında yer alan bulgular da incelenmiştir. Böylece performans denetim raporu bulguları ile bu çalışma kapsamında elde edilen bulgular birleştirilerek sağlıklı değerlendirmeler ortaya konulmaya çalışılmıştır.

BelediyelerBüyükşehir belediyeleriMevzuat+1
Birol Demir
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Medikal turizm tercih faktörlerinin hasta memnuniyeti ve sadakati üzerindeki etkisi

Tedavi ya da iyilik halinin devamı için yurtdışına yapılan ziyaretler medikal turizm olarak bilinmektedir. Gelişen teknoloji ile sağlık sektöründe yaşanan gelişim ve değişim büyük bir endüstri oluşturmuştur. Bu endüstride öncü ülkeler arasında yer almak, Türkiye'de dahil pek çok ülke tarafından hedeflenmektedir. hasta memnuniyeti ve sadakati üzerindeki etkisinin tespit edilmesi amacıyla yapılan bu araştırmaya basit tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilen Ankara ve İstanbul'da sağlık kuruluşlarından hizmet alan 415 medikal turist katılım sağlamıştır. Araştırmada ölçüm aracı olarak 4 bölümden oluşan anket kullanılmıştır. Anketin birinci bölümünde nüfus özelliklere ilişkin sorular, ikinci bölümünde ziyaret amacı, bütçe, medikal turizmden faydalanan çevre, genel sağlık durumu, yaşam kalitesi, sigorta durumu, alınan sağlık hizmetlerine dair sorular yer almaktadır. Üçüncü bölümde tercih faktörleri ölçeği, dördüncü bölümde memnuniyet ve sadakat ölçeği ile genel memnuniyet ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada toplamda 3 ölçek kullanılmıştır. Kullanılan anket ve ölçeklerin araştırmanın amacına uygun olarak geçerlililiğinin değerlendirilmesinde uzman görüşü alınmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for, Windows ve AMOS (Analysis of Moment Structures) programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ölçeklerin güvenilirliğini test etmek amacıyla "Güvenilirlik Analizi", "Madde Toplam Puan Korelasyonu", yapı geçerliliği test etmek için "Açıklayıcı Faktör Analizi (AFA)" ve Amos programı kullanılarak yapı geçerliliği test etmek için "Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA)" yapılmıştır. Kurulan model doğrultusunda araştırma hipotezlerini test etmek için Yapısal Eşitlik Modeli olan "Yol Analizleri" uygulanmıştır. "Güç Analizi" de yapılan araştırma sonucunda: medikal turizm tercih faktörleri olan ülke ortamı, turizm varış noktası, tıbbi turizm maliyetleri ve tesis ve hizmetlerin, aynı sıra ile medikal klinikten memnuniyet, doktordan memnuniyet, medikal kliniğe sadakat, tıbbi tedavi için Türkiye'ye sadakat ve genel memnuniyet üzerinde anlamlı ve pozitif yönde etkisi tespit edilmiştir. Ayrıca memnuniyet ve sadakat ile genel memnuniyet arasında ve genel memnuniyet ile tıbbi tedavi için Türkiye'ye sadakat arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Hasta memnuniyetiHasta sadakatiHastalar+3
Şafak Çınar
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İslam kentlerinde uygulanan kentsel politikaların analizi

Bu çalışmanın amacı, İslam kentlerinde uygulanan kentsel politikaların analizini ve "İslam kenti" modeli ile ilgili literatürün incelenerek açıklanmasıdır. Kent formu kavramı, bugün de halen güncel olan ve bilimsel literatürlerde tartışılan bir olgu olmuştur. Kent kavramı ortaya çıktığından beri farklı tarihi süreçler içinde kente şekil veren fiziksel, toplumsal, kültürel, ekonomik, politik ve idari faktörlerin incelendiği bilinmektedir. Kentleşmenin zorlukları sürdükçe, tüm Müslüman profesyoneller, hükümetler ve diğer ilgili ve ilgili kurumların fikirlerini, becerilerini, politikalarını ve kararlarını, bireysel alan yönetimi sorumluluklarının altını çizen İslami şehircilik tarzına yönlendirmeleri gerekmektedir. Topluluk, kentsel ve hükümet düzeyleri aracılığıyla İslami mekansal organizasyon modellerinde yerleşik olan fırsatlara dayanarak, İslami araçların gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilir kentleşmeyi teşvik etme araçları olarak nasıl kullanılabileceğine dair daha ileri çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.

Kentsel gelişmeKentsel politikaİslam şehirleri
Ali Alptekin
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Madenlerle ilgili yaptırım uygulama ve kentleşme bağlamında kısıtlama yetkisi

1982 Anayasası'nın 168 inci maddesi uyarınca devletin hüküm ve tasarrufu altında olan madenlerin aranması ve işletilmesi hakkı ve buna bağlı olarak yaptırım uygulama yetkisi Devlete aittir. İdari karar sonucu uygulanan idari yaptırımlar ve ruhsat alanlarının kısıtlanmasına dair kararlar yargısal denetime tabidir ve hukuka uygunluk denetimi, madencilik sektörünün ekonominin itici gücü olması nedeniyle önem arz etmektedir. Bu nedenle tez konusu "Madenlerle İlgili Yaptırım Uygulama ve Kentleşme Bağlamında Kısıtlama Yetkisi" olarak belirlenmiş, yerel mevzuat kapsamında değerlendirme yapılmıştır. Tezde, madencilikte Cumhuriyet öncesi dönemden günümüze kadar öne çıkan yenilikler tarihsel açıdan ve Devletin hükümranlık yetkisi kapsamında açıklanmış ve madencilik faaliyetleri yürütülürken birden fazla kanun uygulama alanı bulmakla birlikte tez kapsamında 3213 sayılı Maden Kanunu uyarınca tesis edilen idari yaptırımlara ilişkin inceleme yapılmıştır. 3213 sayılı Maden Kanunu ile Devlete tanınan ruhsat alanlarını kentleşme ve benzeri gerekçelerle kısıtlama, belirli bölgeleri madencilik faaliyetlerine kapatma yetkisine 18/5/2017 tarih ve 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile eklenen maden bölgesi ilan etme ve ruhsatları taşıma yetkileri sonuçları itibariyle idari yaptırımlar kadar etkili sonuçlar doğurmuştur. Kentleşme için temel hammadde olan madenlerin yine kentleşme üzerindeki olumsuz etkilerinin her iki unsurun öne çıkan önem ve özellikleri dikkate alınarak incelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, tezde Türkiye ile kısıtlı olmak üzere çalışma yapılarak, mevzuat incelemesi ile birlikte yargı kararları değerlendirilmiştir. İlk ve tek maden bölgesi uygulaması olan İstanbul Cebeci Maden bölgesinde yapılan kısıtlama işlemi kentleşme bağlamında incelenmiştir.

Kanunlar 3213 sayılıKentleşmeKısıtlama+5
Nilüfer Özdemir Mallı
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Suriye krizinde uluslararası güç mücadelesi: Vekalet savaşları

Bu çalışmanın amacı, Orta Doğu'da Arap Baharı olarak adlandırılan toplumsal hareketlerin bir iç savaşa sürüklediği Suriye'de var olan uluslararası çıkar çatışmalarını, günümüzde devletler arasındaki güç mücadelesinin değişen boyutu olan vekâlet savaşları bağlamında ele almaktır. Bu çalışma, "devletlerin dış politikada kullandığı sert gücün, çeşitli gerekçelerle sınırlandırılması nedeniyle, çıkarlarına ulaşmada elini rahatlatan ve günümüzde etkinliği giderek artan devlet dışı aktörlere daha bağımlı hâle geldiği" savından hareket etmektedir. Bu sav doğrultusunda savaşlardaki değişim meselesi ve yeni bir dış politika aracı olarak "vekâlet savaşı" kavramının Suriye krizindeki yansımalarına değinilmiştir. Bu bağlamda çalışmanın birinci bölümünde uluslararası ilişkilerde vekâlet savaşı kavramı analiz edilmiş, ikinci bölümde ise uluslararası güçlerin Suriye krizi özelindeki çıkar çatışmaları, vekâlet savaşları bağlamında örneklendirilmiştir.

Devlet dışı aktörlerDördüncü nesil savaşDış politika+6
Ömer Çona
Ankara Hacı Bayram Veli University · Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü
2018
10
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de dijital devlet paydaşları arasındaki etkileşim süreçlerinde blokzincirinin kullanılabilirliği

Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin (BİT) kamu yönetimi ve hizmet sunumunda kullanılması ile başlayan süreçte, geleneksel devlet önce e-devlete, müteakiben dijital devlete dönüşmüştür. Dijital devlette, vatandaş ve paydaşların ihtiyaçlarına cevap veren birlikte çalışabilir, birbiri ile entegre olmuş, etkin, şeffaf ve basitleştirilmiş iş süreçlerine sahip bir yapılanma hedeflenmektedir. Ancak bilgi sistemleri arasındaki etkileşim süreçlerinde, teknik sorunlar, idari süreçler ve kurumların birbirinin verisini anlamlandırarak kendine uygun formata dönüştürebilmesinde zorluklar yaşanmaktadır. Blokzinciri ve onun altında yatan dağıtık defter teknolojisi, finans alanında bir teknoloji olarak ortaya çıkmakla birlikte, şeffaflık, verimlilik, veri bütünlüğü ve güvenlik gibi özellikleri ile birlikte çalışabilirlik açısından, kurumlar arasındaki etkileşim süreçlerinde uygulanabilir. Çalışma, blokzinciri teknolojisi ve dijital devlet açısından mevcut uygulama alanlarına ilişkin akademik literatürü incelemeyi, bu teknolojinin Türkiye'de dijital devlet paydaşları arasındaki etkileşim süreçlerinde kullanılabilirliğini, olası zorluk ve sınırlamaları değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın yöntemi literatüre dayalı örnek olay incelemesi olarak belirlenmiştir. Öncelikle dijital devlet ve blokzinciri teknolojisinin özellikleri ve akademik literatür analiz edilmiştir. Ardından blokzinciri teknolojisine strateji ve politikalarında yer veren ve bunu pilot uygulamalarla test eden uluslararası kuruluş ve ülkeler ile Türkiye'nin mevcut durumu incelenmiştir. Analizler ışığında Türkiye'de dijital devlet bağlamında birlikte çalışabilirliğe en uygun çıkarımlar yapılarak, potansiyel zorluk ve sınırlamaları tespit edilmiştir. Çalışma, blokzinciri teknolojisinin şimdiye kadar kamu sektörü üzerinde minimum etkisi olduğunu ve Türkiye'nin de blokzincirinin kamusal alanda uygulanması açısından erken dönemde bulunduğunu; ülke örnekleri ve pilot çalışmalar, blokzincirinin etkileşim süreçlerini iyileştirmek için yeni bir yol olabileceğini göstermektedir. Bu nedenle, kavram kanıtı ve pilot çalışmaların yapılmasının önemli olduğu tespit edilmiştir. Blokzincirinin değişmezlik özelliğinin kişisel verileri ve mahremiyeti tehdit etme potansiyeli nedeniyle, uygulama alanlarının detaylı olarak düşünülmesi gerekmektedir.

BlockchainBlok zinciri sistemiElektronik devlet+3
Mustafa Sayın
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kırsal kalkınma ve kırsal kalkınmada Uzman Eller Projesinin analizi

Bu çalışmada kırsal kalkınma ve Türkiye'deki kırsal kalkınma faaliyetlerinin amaç ve kapsamı gözetilerek; Kırsal Kalkınmada Uzman Eller Projesi'nin, projeden yararlananlar ve bu projede görev alan personelin bakış açısıyla analizi amaçlanmıştır. Projenin hedef grubunun eğitimli gençler olması sebebiyle öncelikle bu girişimcilerin projenin hedef kitlesine uyumluluğu, kırsal kalkınma faaliyetleri kapsamında projenin amaçları doğrultusunda gerçekleşip gerçekleşmediği ve proje süreçlerinde yaşanan olumlu, olumsuz durumlar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda projenin uygulandığı 4 pilot il olan Amasya, Düzce, İzmir, Mardin illeri araştırma alanı olarak belirlenmiştir. Çalışmanın ana materyalini bu illerde hibe almaya hak kazanan girişimciler ve projede görevli personel olmak üzere toplamda 99 kişi ile yapılan anket çalışmaları oluşturmaktadır. Öncelikle hedef kitleye yöneltilen demografik sorularla araştırma yapılmış, ikinci olarak projenin amacına uygunluğu araştırılmış ve elde edilen sonuçlara göre projenin amacına uygun yönleri ve amacından uzaklaşan noktaları analiz edilmiş ve ileriki dönemler için projenin ülke genelinde uygulanırken faydalı olabilecek öneriler sunulmuştur. Son olarak projenin süreçleri ile ilgili araştırma yapılmış, yaşanan sorunlar ve olumlu durumlar tespit edilmiş, sorunlara çözüm önerileri sunularak uygun olan yönler öne çıkarılmıştır. Genel olarak projenin faydalı ve başarılı olduğu sonucuna varılmış. Getirilen öneriler ile iyileştirilecek olan projenin 81 ilde uygulanmasının, kırsal kalkınmayı destekleyeceği, işsizlik sorununu çözmeye yardımcı olacağı, kırdan kente göçü azaltarak kırsal bölgelerde yaşayan nüfusun artmasına ve nitelikli tarımsal üretim yapılmasına katkı sağlayacağı görüşüne varılmıştır.

KalkınmaKalkınma politikalarıKırsal kalkınma+4
Nilgün Taşlı Kayaalp
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesi öğretmenlerinin Covid 19 pandemisi dönemi uzaktan eğitim ile ilgili görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, pandemi nedeniyle yüz yüze eğitime ara verilmesi ve uzaktan eğitime geçilmesi sürecinde meslek liselerinde görev yapan öğretmenlerin uzaktan eğitim sürecinde yaşananlara ilişkin görüşlerinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nitel yöntem takip edilmiş olup görüşme tekniği uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, meslek liselerinde görev yapmakta olan 70 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu alt amaçlara cevap verecek nitelikte hazırlanmış ve 4 alt amaç altında sorular gruplandırılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Yapılan analizin sonucunda; uzaktan eğitim modelinin eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilme sürecinde verimsiz olarak algılandığı, teknolojiye erişimin maddi olanak eksikliğinden dolayı yetersiz olduğu, uzaktan eğitimin alt yapı yetersizliklerinin bulunduğu, öğretmen ve öğrencilerin teknolojiye erişim konusunda sorun yaşadığı, uzaktan eğitim sürecinde EBA sisteminin öğrenci ve öğretmen beklentisini kısmen karşıladığı, öğretmenlerin uzaktan eğitimle ilgili bilgi, deneyim ve yeterlilik durumunun iyi olduğu, uzaktan eğitimle ilgili olumlu ve olumsuz yönler değerlendirilirken olumsuz özelliklerin ön planda olduğu yönünde sonuçlara ulaşılmıştır.

COVID 19Meslek liseleriPandemiler+3
Ayşe Tunç
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

2017 -2020 yılları arasında Kamu Görevlileri Etik Kuruluna yapılan başvuruların whıstleblowıng - ihbarcılık mekanizması açısından analizi

Bu araştırmada Kamu Görevlileri Etik Kurulu'na 2017- 2020 yılları arasında yapılan başvuruların whistleblowing-ihbarcılık kavramı açısından incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda kamu yönetiminde bir sistem olarak whistleblowing-ihbarcılık mekanizmasının etkili hale getirilmesi için önerilerde bulunulmuştur. Gelişmiş ülkelerde whistleblowing-ihbarcılık konusunda farklı farklı hukuki düzenlemeler ve uygulamalar mevcut olsa da ortak bir yaklaşımın benimsendiği görülmektedir. Mevzuatımızda ise whistleblowing-ihbarcılık konusunda dağınık halde düzenlemeler bulunsa da münhasıran bir düzenleme bulunmamaktadır. Akademik alanda ve kamu yönetiminde whistleblowing-ihbarcılık kavramı sıklıkla araştırılan bir kavram olarak karşımızda çıkmaktadır. Bu araştırmalara göre etik dışı durumların bildirilmesi davranışı olarak tanımlanan whistleblowing-ihbarcılık, hem toplumda hem de kurumlarda etik değerlerin içselleştirilmesinin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu anlamda, Kamu Görevlileri Etik Kurulu'na etik dışı durumların engellenmesi amacıyla başvuru yapılmaktadır. 2017-2020 yılları arasında yapılan bu başvurular whistleblowing-ihbarcılık açısından inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Kamu görevlileri kurum içinde sergilenen etik dışı davranışlara şahit olduklarında iki şekilde tepki göstermektedirler: Ya sessiz kalmak ya da bu durumu yetkili makama bildirmek. Bu çalışmada, Kamu Görevlileri Etik Kurulu'na yapılan başvurular dosya üzerinden tek tek incelenmiştir. Başvurularda inceleme konusuna ilişkin veriler tespit edilmeye çalışılmış ve istatistiki açıdan yorum yapacak şekilde değerlendirilmesi amacıyla Excel ortamına aktarılmıştır. İncelemede whistleblowing-ihbarcılık olarak değerlendirmeye alınacak başvurular bulunduğu gibi, başvuru dilekçelerinde detay bulunmadığı için değerlendirilemeyen başvurulara da rastlanılmıştır.

Başvuru değerlendirme sistemiBilgi ifşasıBireysel başvuru+5
Mehmet Akif Doğan
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00