Ankara Yıldırım Beyazıt University
Discipline

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Anabilim Dalı

Ankara Yıldırım Beyazıt University

129

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Ailelerin gelir yönetimi ve tüketim harcamalarına ilişkin tutum ve davranışları

125 ÖZET Bu araştırma, farklı sosyo-ekonomik düzeydeki ailelerin gelir yönetimi ve tüketim harcamalarına ilişkin tutum ve davranışlarını ortaya çıkarmak amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırmaya veriler Ankara'da farklı sosyo-ekonomik düzeydeki semtlerde oturan 314 aileye anket uygulanarak toplanmıştır. Araştırma kapsamına alınan ailelerin yarıya yakını aylık 300.000.001 -600.000.000 TL. arasında gelire sahiptirler ve ailelerin yarıdan fazlası gelirlerini yeterli bulmamaktadır. Ailelerin sosyo-ekonomik düzeyi yükseldikçe gıda, giyim, konut, ulaşım ve haberleşme, kişisel bakım, kültür, eğitim, eğlence harcamalarının da önemli ölçüde arttığı görülmektedir. Araştırmaya alınan ailelerin yarıdan fazlasında harcama kararını kadın erkek birlikte verirken, harcamaları da birlikte yapmaktadır. Ailelerin büyük bir bölümü alışveriş öncesi piyasa araştırması yapmakta, yandan fazlası aylık harcama planı hazırlamaktadır. Ailelerin yarıdan fazlası kredi kartı kullanmakta ve hemen hemen tamama yakını borçlanmaktadır. Araştırmaya alınan ailelerde özellikle alt sosyo-ekonomik düzeydekiler gelirlerinin yetersizliğinden dolayı, tasarruf yapamazken, tasarruf yapan yarıdan fazla aile ise, tasarruflarını çoğunlukla döviz satın alarak değerlendirmektedir.

AileGelir yönetimiGelirler+2
Nağme Şirvan Boran
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
DoctorateOpen AccessTR

Okuma-yazmaya hazırlık eğitim programı'nın anasınıfına devam eden 6 yaş grubu çocukların yazı farkındalığı becerilerine ve ilkokul birinci sınıftaki ses farkındalığı ve okuma-yazma becerilerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, Okuma Yazmaya Hazırlık Eğitim Programı(OYHEP)?nın, çocukların yazı farkındalığı, ses farkındalığı ve okuma-yazma becerileri düzeyi üzerindeki etkisini incelenmektir. Araştırmada öntest, sontest, kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada deney grubundaki çocuklara verilen eğitimin etkisini ölçmek amacı ile çocuklara öntest-sontest ve iki izleme çalışması yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Ankara ili, Çankaya İlçesi?ndeki M.E.B.?na bağlı resmi anasınıfına devam eden 6 yaş grubu çocuklardan, deney grubunu 14 kız 15 erkek çocuk, kontrol grubunu 14 kız 15 erkek olmak üzere toplam 58 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada, deney grubundaki çocuklara 9 haftalık süreçte Okuma-Yazmaya Hazırlık Eğitim Programı (OYHEP) uygulanmıştır. Kontrol grubundaki çocuklara ise, öntest uygulandıktan sonra 9 haftalık süreçte hiçbir işlem yapılmamış ve bu süre sonunda sontest uygulanmıştır. Deney ve kontrol grubundaki çocuklar ilkokula başladıklarında uygulanan OYHEP?nın etkiliğini tespit etmek amacıyla; ilkokulun I. Döneminin başında ve dönemin ortasında ise izleme amacıyla testler uygulanmıştır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında, çocuklarla ilgili genel bilgileri toplamak amacıyla; kişisel bilgi formu; örneklemdeki deney ve kontrol gruplarının eşitlenmesinde ve uygulanan programın etkiliğini ölçmek amacıyla; Justice ve Ezel (2001) tarafından geliştirilen ?Preschool Word And Print Awareness Assessment?(Okul Öncesi Dönemde iv Sözcük ve Yazı Farkındalığı Değerlendirme Aracı); ayrıca deney ve kontrol gruplarının eşitlenmesinde Temel, Ersoy, Avcı ve Turla(1997) tarafından geliştirilen ?Gazi Erken Çocukluk Gelişimi Değerlendirme Aracı? (GEÇDA), kullanılmıştır. Okul Öncesi Dönemde Sözcük ve Yazı Farkındalığı Değerlendirme Aracı?nın güvenirlik ve geçerlilik çalışması tarafımdan yapılmıştır. Anasınıfı boyutunda, öntest ve sontest değerlendirmelerinde, Justice ve Ezel (2001) tarafından geliştirilen ve 2006 yılında son şekli verilen ?Preschool Word And Print Awareness Assessment?(Okul Öncesi Dönemde Sözcük ve Yazı FarkındalığıDeğerlendirme Aracı) kullanılmıştır. İzleme çalışmasında, ilkokul boyutunda ise iki izleme çalışması yapılmıştır. Birinci izleme çalışmasında; I. Dönem başında, Polat (2003) tarafından geliştirilen ?Marmara İlköğretime Hazır Oluş Ölçeği?; Yangın, Erdoğan ve Erdoğan (2008) tarafından geliştirilen ?Fonolojik Farkındalık Ölçeği? kullanılmıştır. İkinci izleme çalışmasında ise, I. Dönem ortasında, Erdoğan(2009) tarafından geliştirilen ?Yazma Becerisi Ölçeği?; Acat, (1996) tarafından geliştirilen ?Mekanik Okuma Becerisi Gözlem Formu? ve Erdoğan(2009) tarafından geliştirilen ?Okuduğunu Anlama Ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde, çocukların yazı farkındalığı düzeylerine OYHEP?in etkisi ?Karışık Desen Anova? istatistik sonuçları ile incelenirken; deney ve kontrol gruplarının izleme çalışmalarında ise, çocukların testlerden aldıkları puanlar ayrı ayrı karşılaştırılabilmesi için ?İlişkisiz (Bağımsız) Örneklemler t-testi? ile incelenmiştir. Çocuklara verilen, Okuma Yazmaya Hazırlık Eğitimi sonucunda deney grubundaki çocukların ?Okul Öncesi Dönemde Sözcük ve Yazı FarkındalığıDeğerlendirme Aracı? puan ortalamaları incelendiğinde, öntest, sontest puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur (p<.001). Deney grubundaki çocukların ?Sözcük ve Yazı Farkındalığı Değerlendirme Aracı? Puan Ortalamalarının son test puanlarının ortalaması, X=? 28,10 kontrol grubundaki çocukların son test puan ortalamasıise, X?=15,14?dür. Bu bulgulara göre deney grubundaki çocukların ?Sözcük ve YazıFarkındalığı Değerlendirme Aracı? sontest puanlarının öntest puanlarına göre anlamlıderecede yükseldiği görülmektedir (p<.001). Bu yükselişin ?Okuma Yazmaya Hazırlık Eğitim Programı?nın etkisinden kaynaklandığı düşünülmektedir. v Deney ve kontrol grubundaki çocukların izleme test puan ortalamalarıincelendiğinde; izleme testlerinde deney grubunun puan ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Buna göre deney grubundaki çocuklara verilen okuma-yazmaya hazırlık eğitiminin çocukların ?Fonolojik Farkındalık Ölçeği? toplam puan ortalamalarıüzerinde olumlu yönde etkisinin olduğunu görülmektedir. Deney grubundaki çocukların ?Fonolojik Farkındalığı Testi? sözcük sayma, uyak, aynı sesle başlama, hece sayma ve aynı sesle bitiş alt boyutlarında izleme test puanlarının kontrol grubundaki çocukların puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,05). Deney ve kontrol grubundaki çocukların izleme test puan ortalamalarıincelendiğinde; izleme testlerde deney grubunun puan ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Buna göre deney grubundaki çocuklara verilen okuma-yazmaya hazırlık eğitiminin çocukların ?Marmara İlköğretime Hazır Oluş Ölçeği? toplam puan ortalamaları üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğu görülmektedir. Deney grubundaki çocukların ?Marmara İlköğretime Hazır Oluş Ölçeği? beceri ve gelişim alt boyutlarında izleme test puanlarının kontrol grubundaki çocukların puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır(p<0,05). Deney ve kontrol grubundaki çocukların izleme test puan ortalamalarıincelendiğinde; izleme testlerinde deney grubunun puan ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Buna göre deney grubundaki çocuklara verilen okuma-yazmaya hazırlık eğitiminin çocukların ?Okuma-Yazma Testleri? (Yazma Becerisi Ölçeği, Mekanik Okuma Becerisi Gözlem Formu, Okuduğunu Anlama Ölçeği) toplam puan ortalamaları üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğunu görülmektedir. Deney grubundaki çocukların ?Okuma-Yazma Testleri? mekanik okuma, cümle yazma ve okuduğunu anlama alt boyutlarında izleme test puanlarının kontrol grubundaki çocukların puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır(p<0,05). Araştırma bulgularına göre, Okuma Yazmaya Hazırlık Eğitim Programı?nın çocukların yazı farkındalığı, sözcük farkındalığı, ses farkındalığı ve okuma-yazma becerilerine olumlu yönde etkide bulunduğu saptanmıştır. Anahtar kelimeler:Yazı Farkındalığı, Ses Farkındalığı

Duyuşsal farkındalıkOkul öncesi eğitimOkuma-yazma+5
Vedat Bayraktar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

2006 yılı okulöncesi eğitim programıyla ilgili öğretmen görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmada Milli Eğitim Bakanlığı 2006 yılı okulöncesi eğitim programıyla ilgili öğretmen görüşleri incelenmiştir. Araştırma 2011-2012 eğitim öğretim yılı içerisinde NUTS 1. bölge Balıkesir, Bolu, Elazığ, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, Kastamonu, Manisa, Mersin, Nevşehir, Rize, Ankara illerinde görev yapan 240 okulöncesi öğretmeniyle gerçekleştirilmiştir. Tarama modeliyle yapılan bu araştırmada öğretmenlerin okulöncesi eğitim programıyla ilgili görüşlerini ortaya koymak amacıyla da anket kullanılmıştır. Anket iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölüm öğretmenlerin mesleki kıdem, hizmet içi eğitim, okul türü, mezun olunan okul, yaş gibi kişisel bilgileri kapsayan sorulardan, ikinci bölüm ise 2006 yılı okulöncesi eğitim programıyla ilişkin öğretmen görüşlerini belirleyen maddelerden oluşmaktadır. Araştırmada t-testi, levene F testi ve Anova testleri yapılmıştır. Bu sonuçlara göre; okulöncesi öğretmenlerinin 2006 okulöncesi eğitim programına ilişkin görüşlerinin mesleki kıdem, okul türü ve yaş değişkenlerinden etkilenmediği, öğretmenlerin çoğunluğunun eğitim programı ile ilgili olumlu görüşte oldukları ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Eğitim Programı, Öğretmen Görüşleri, Program Değerlendirme

EğitimEğitim programlarıOkul öncesi eğitim+3
Tuğba Oğuz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Erken okuryazarlık becerilerini değerlendirme aracı'nın geliştirilmesi, geçerlik ve güvenirlik çalışması

Bu araştırmada okul öncesi dönem çocuklarının erken okuryazarlık becerilerini değerlendirebilmek için Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı' nın geliştirilmesi, geçerlik ve güvenirlik çalışmalarının yapılması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2011-2012 eğitim öğretim yılında Ankara ilindeki altı merkez ilçeden 23 okul, 23 okuldan 244'ü kız, 229'u erkek olmak üzere 48-77 aylar arasında toplam 473 çocuk oluşturmaktadır. Araştırma, tarama modeline uygun bir şekilde planlanmıştır. Erken okuryazarlık becerilerinin değerlendirilmesi ile ilgili alan yazın taramasının ardından geliştirilmesi planlanan değerlendirme aracının alt testleri, madde havuzu oluşturulmuş ve uzman görüşleriyle kapsam geçerliği çalışması yapılmıştır. Çalışmada ön uygulamalar kapsamında önce 47 sonra 150 çocukla çalışılmıştır. Birinci ön uygulamanın amacı, çocukların değerlendirme aracı içerisinde yer alan yönergeleri anlayıp anlamadıklarını belirlemek olduğu için toplanan verilere herhangi bir istatistiksel analiz yapılmamıştır. İkinci ön uygulamada ise ?Öyküyü Anlama? alt testi dışında toplanan veriler ile maddelerin ayırt edicilik ve güçlük değerleri incelenmiştir. Öyküyü Anlama alt testinde hangi maddelerin asıl uygulamalarda sorulacağı çocukların verdikleri yanıtlara ve uzman görüşlerine göre belirlenmiştir. Madde analizi sonucunda beş farklı alt testte toplam 116 madde kalmıştır. Değerlendirme aracı içerisindeki maddeler, doğru yanıtlar için "1", yanlış yanıtlar için de "0" puan verilerek değerlendirilmiştir. Uygulamalar çocuklarla birebir yapılmıştır.Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı içerisinde yer alan alt testlerin geçerlik çalışmaları kapsamında açımlayıcı, doğrulayıcı faktör analizleri yapılmış ve madde ayırt edicilik değerleri incelenmiştir. Güvenirlik çalışmaları kapsamında ise alt testlerin; KR-20, test tekrar test ve iki yarı güvenirlik değerleri bulunmuştur. Bulgulara göre, Sesbilgisel Farkındalık Becerilerini Değerlendirme alt testi için yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda toplam varyansın %59.73'ü açıklanmaktadır. Bu alt test, beş faktör ve toplam 53 maddeden oluşmaktadır. Yazı Farkındalığı alt testinin üç faktör ile toplam varyansın %40.01'i açıklanmakta ve bu alt test 16 maddeden oluşmaktadır. Öyküyü Anlama alt testinde tek faktörlü yapının varyansa yaptığı katkı %40.22, Görselleri Eşleştirme? alt testinde %44.38 ve Yazı Yazma Öncesi Becerileri Değerlendirme alt testinde ise %56.70?dir. Bu üç alt test, 9?ar maddeden oluşmaktadır. Doğrulayıcı faktör analizleri kapsamında alt testlerin; x², Sd, RMSEA, GFI, CFI, AGFI ve NNFI uyum değerleri incelenmiştir. Doğrulayıcı Faktör Analizi sonuçlarına göre Yazı Farkındalığı ve Yazı Yazma Öncesi Becerileri Değerlendirme alt testlerinin zayıf bir uyuma, diğer alt testlerin ise kabul edilebilir uyum değerlerine sahip oldukları bulunmuştur. Alt ve üst %27'lik gruplarda yapılan ayırt edicilik analizleri sonucunda tüm maddelerin ayırt edici olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara göre Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı içerisinde beş alt test ve toplam 96 madde bulunmaktadır.Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı'nın içerisinde yer alan alt testlerin KR-20 güvenirlik değerleri 0.61-0.91 arasında değişmektedir. Sesbilgisel Farkındalık Becerilerini Değerlendirme alt testinin KR-20 güvenirlik değeri 0.91, test tekrar test güvenirliği 0.92 ve testin iki yarı güvenirliği de 0.76'dır. Yazı Farkındalığı alt testinin KR-20 güvenirlik değeri 0.75, test tekrar test güvenirliği 0.72, ve testin iki yarı güvenirliği 0.60 olarak bulunmuştur. Öyküyü Anlama alt testinin KR-20 güvenirlik değeri 0.61, test tekrar test güvenirliği 0.75 ve testin iki yarı güvenirliği 0.64'tür. Görselleri Eşleştirme alt testinin KR-20 güvenirlik değeri 0.71, test tekrar test güvenirliği 0.64 ve testin iki yarı güvenirliği 0.70'dir. Son olarak, Yazı Yazma Öncesi Becerileri Değerlendirme? alt testinin KR-20 güvenirlik değeri 0.77, test tekrar test güvenirliği 0.86 ve testin iki yarı güvenirliği 0.72 olarak bulunmuştur. Araştırmada, çocukların, geliştirilen alt testlerden aldıkları puanlar; cinsiyetlerine, içinde bulundukları aylara (48-53 ay, 54-59 ay, 60-65 ay, 66-71 ay, 72-77 ay) ve anne-baba öğrenim durumlarına göre incelenmiştir. Çocukların alt testlerden aldıkları puanlar cinsiyetlerine göre incelendiğinde Yazı Farkındalığı ve Yazı Yazma Öncesi Becerileri Değerlendirme alt testlerinin toplam puanı açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık görülmektedir (p<.05). Yazı Farkındalığı alt testinde kız çocuklarının toplam ortalama puanının (X= 8.1) erkek çocuklarının ortalama puanına (X= 7.4) göre anlamlı derecede yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yazı Yazma Öncesi Becerileri Değerlendirme alt testinde de kız çocuklarının ortalama puanları (X= 5.63), erkek çocuklarına (X=4.77) göre daha yüksektir. Çocukların yaşlara göre Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı içerisindeki tüm alt testlerden aldıkları puanlar, yaş arttıkça anlamlı bir şekilde yükselmektedir. Bu sonuç, geliştirilen değerlendirme aracının erken okuryazarlık becerileri açısından çocukların gelişimsel özelliklerini ortaya koyabildiğini göstermektedir. Çocukların anne-baba öğrenim durumlarına göre alt testlerden aldıkları puanlar incelendiğinde anne öğrenim durumuna göre ?Yazı Yazma Öncesi Becerileri Değerlendirme? alt testinden alınan puanlar arasında anlamlı farklılık ortaya çıkmıştır. Öğrenim durumu ilkokul mezunu olanlarla lise ve üniversite mezunu olan annelerin çocukları arasında ilkokul mezunu olan annelerin çocukları lehine anlamlı bir farklılık görülmektedir (p<.05). Bu sonuç, annelerin çocuklarıyla etkileşimlerinin niteliğiyle açıklanmıştır. Baba öğrenim durumlarına göre ise çocukların aldıkları puanlar açısından anlamlı farklılıklar bulunmamaktadır. Bu çalışmada okul öncesi dönem çocuklarına (48-77 ay) yönelik geliştirilen Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı?nda yer alan alt testlerin geçerli ve güvenilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmacı ve öğretmenler alt testleri, ayrı ayrı kullanabilirler. Değerlendirme aracının başka bir araştırma kapsamında norm çalışmalarının yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi, Erken Okuryazarlık Becerileri, Değerlendirme

Durum belirlemeErken okuryazarlık becerileriOkul öncesi dönem+2
Gökçe Karaman
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Oyun temelli matematik eğitim programının çocuğun matematik gelişimine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, ?Oyun Temelli Matematik Eğitim Programı?nın Çocuğun Matematik Gelişimine Etkisini İncelemek?? amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Osmaniye İl Milli Eğitim Müdürlüğü?ne bağlı ilköğretim okullarındaki anasınıflarına devam eden, normal gelişim gösteren çocuklar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemine deney I grubuna Cumhuriyet İlköğretim Okulu?na devam eden sabah grubu (n: 24), deney II grubuna Cumhuriyet İlköğretim Okulu?na devam eden öğle grubu (n: 24) ve kontrol grubuna ise Cumhuriyet İlköğretim Okulu?na devam eden sabah grubu (n: 21) yarım gün eğitim alan daha önce matematik eğitimi almamış 69 çocuk dahil edilmiştir. Araştırmada çocukların matematik gelişimine `Oyun Temelli Matematik Eğitimi Programı?nın etkisini belirlemek amacıyla ön test/ son test/ kalıcılık testi kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada, çocuklar ve aileleri hakkında bilgi almak için `Genel Bilgi Formu?, çocukların matematik gelişimlerini belirlemek için Clausen ve diğ. (2004) tarafından geliştirilen ve Türkiye?de geçerlik güvenirlik çalışması Çelik ve Kandır (2011) tarafından yapılan ?Matematik Gelişimi 6 Testi? (Progress in Maths 6) kullanılmıştır. Deney I grubundaki çocuklara 10 hafta süre ile haftada 5 iş günü `Oyun Temelli Matematik Eğitimi Programı? ve 10 hafta boyunca her haftanın son iş günü(cuma) `Oyun Temelli Matematik Eğitimi Programı?nı Destekleyen Aile Katılımı Çalışmaları?, deney II grubundaki çocuklara 10 hafta süre ile haftada 5 iş günü `Oyun Temelli Matematik Eğitimi Programı? uygulanmıştır. Kontrol grubundaki çocuklara ise sınıf öğretmenleri tarafından Milli Eğitim Bakanlığı 36-72 Aylık Çocuklar İçin Okul Öncesi Eğitim Programı uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde gruplar arasında farklılık incelenirken ikili gruplarda normal dağılan değişkenlerde Bağımsız Örneklemler İçin T Testi(Independent Samples t Test) ikiden fazla gruplarda ise, normal dağılan değişkenlerde Tek Yönlü Varyans Analizi(ANOVA), hangi gruplar arasında farklılık olduğunu belirlemek içinde Scheffe Testi kullanılmıştır. Ön Test/Son Test/Kalıcılık Testi puanları karşılaştırılırken normal dağılan değişkenlerde Eşleştirilmiş Örneklemler İçin T Testi(Paired Samples T Test) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, deney I, deney II ve kontrol gruplarının ön test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır(p>0.05). Deney I, deney II ve kontrol gruplarının son-test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır(p<0.05). İstatistiksel olarak ortaya çıkan bu farkın deney I ve deney II grubuna ait son test puanları lehine olduğu saptanmıştır. Deney I grubunun ön test ve son test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır(p<0.05). Deney II grubunun ön test ve son test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır(p<0.05). Deney I ve deney II gruplarının son test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiştir(p>0.05). Kontrol grubunun ön test ve son test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiştir(p>0.05). Deney I ve deney II gruplarının son test ve kalıcılık testi test puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır(p<0.05). Bu bulgulara dayalı olarak `Oyun Temelli Matematik Eğitimi Programı?nın çocukların matematik gelişiminde etkili olduğu ve etkisinin de kalıcı olduğu belirlenmiştir.

Fatma Akkuş Sevigen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin kuramına dayalı eğitim programının 48-60 aylık çocukların bilişsel bakış açısı becerileri ve prososyal davranışları üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, zihin kuramına dayalı eğitim programının 48-60 aylık çocukların bilişsel bakış açısı becerileri ve prososyal davranışları üzerindeki etkisini incelemektir. Bu araştırmada yarı deneme modellerinden, eşitlenmemiş kontrol gruplu model kullanılmıştır. Deney grubunda 20 çocuk, kontrol grubunda 18 çocuk olmak üzere toplam 38 çocuk çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak için Kişisel Bilgi Formu, Zihin Kuramı Ölçeği, Prososyal Davranışları Değerlendirme Ölçeği (Öğretmen Formu), yardımlaşma ve paylaşma davranışlarının bireysel değerlendirmesi için de durumsal testler kullanılmıştır. Bu çalışma kapsamında okul öncesi çocuklar için Zihin Kuramı Ölçeği'nin Türkçe'ye uyarlama çalışması yapılmış ve güvenirlik katsayısı KR-20 değeri. 50 ve test tekrar test güvenirliğine ilişkin korelasyon katsayısı. 777 olarak bulunmuştur. Uygulama sürecinin ilk aşamasında deney ve kontrol grubundaki çocuklara ön test uygulaması yapılmıştır. Daha sonra deney grubundaki çocuklara 12 oturumluk Zihin Kuramı'na dayalı eğitim programı uygulanmıştır. Zihin Kuramı'na Dayalı Eğitim Programı; farklı istek, farklı inanç, bilgi erişimi, yanlış inanç ve duyguları anlama gibi zihin kuramı becerilerini ve algı, dikkat, bellek, problem çözme gibi bilişsel becerileri içermektedir. Kontrol grubundaki çocuklara ise araştırmacı tarafından herhangi bir eğitim verilmemiştir. Eğitim programının uygulaması tamamlandıktan hemen sonra deney ve kontrol grubundaki çocuklara son test uygulamaları yapılmıştır. Uygulamanın en son aşamasında; son test uygulamasından dört hafta sonra, deney grubundaki çocuklara kalıcılık testi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, deney grubunun zihin kuramı görevlerine ilişkin performanslarının ön testten son teste anlamlı bir şekilde arttığı görülürken (p<.05), kontrol grubunun bilgi erişimi görevi hariç diğer zihin kuramı görevlerindeki performanslarında anlamlı bir artış görülmemiştir (p>.05). Deney grubunun zihin kuramı görevlerine ilişkin son test ve kalıcılık puanları arasında da anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür (p>.05). Deney grubunun prososyal davranışlara ilişkin ön test-son test puan ortalamaları arasında anlamlı bir artışın olduğu saptanmıştır (p<.05). Ancak, kontrol grubunun prososyal davranışlarına ilişkin ön test-son test puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir (p>.05).

Bilişsel özelliklerEğitim programlarıOkul öncesi çocuklar+2
Özlem Gözün Kahraman
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

48-72 aylık çocukların duyguları anlama becerisi ve annelerin duyguları sosyalleştirme davranışları arasındaki ilişki

Bu çalışmada okul öncesi dönemdeki 48-72 aylık çocukların duyguları anlama becerileri ile annelerin çocukların olumsuz duygularına yönelik duyguları sosyalleştirme davranışları arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmaya Ankara ilinden okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 210 çocuk ve anneleri katılmıştır. Çocukların duyguları anlama becerisi duyguları tanıma, duyguları isimlendirme ve duygusal bakış açısı (stereotipik durumlar ve stereotipik olmayan durumlar) kapsamında Duyguları Anlama Testi (Affect Knowledge Test) ile ölçülmüştür. Duyguları Anlama Testinden önce testin duyguları tanıma bölümüne yönelik olarak çocukların alıcı dil becerilerindeki hazır bulunuşluklarını belirlemek için Türkçe Alıcı ve İfade Edici Dil Testinin (TİFALDİ) Alıcı Dil Alt Testi uygulanmıştır. Annenin mesleği, öğrenim düzeyi ve ailenin sahip olduğu gelir düzeyi Annenin Demografik Özellikleri Formu, çocuklar hakkında bilgi edinme ise Bilgi Formu ile değerlendirilmiştir. Annelerin çocukların olumsuz duygularını sosyalleştirme davranışları ise anneler tarafından doldurulan Çocukların Olumsuz Duygularıyla Başaçıkma Ölçeği ile (Coping with Negative Emotions Scale) değerlendirilmiştir.Çalışmada çocukların duyguları anlama becerileri ve annelerin destekleyici olan ve destekleyici olmayan tepkileri çocukların içinde bulunduğu aya ve cinsiyeti, annenin öğrenim düzeyi, mesleği ve ailenin gelir düzeyi gibi değişkenler açısından ele alınmıştır. Duyguları Anlama Testinin Türkçe uyarlaması için Doğrulayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Çocukların duyguları anlama becerisinin ve annelerin destekleyici tepkileri ile destekleyici olmayan tepkilerinin, çocukların içinde bulunduğu aya ve cinsiyetine göre farklılığını değerlendirmek için iki faktörlü ANOVA, farkın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek için post hoc testlerinden Dunnett C uygulanmıştır. Çocukların duyguları anlama becerisinin ve annelerin destekleyici tepkilerinin ve destekleyici olmayan tepkilerinin annelerin mesleği, öğrenimi ve ailenin sahip olduğu gelir düzeyine göre farklılığını incelemek için tek faktörlü ANOVA yapılmış, farkın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek için Scheffe testi yapılmıştır. Çocukların duyguları anlama becerisi ile annelerin çocukların olumsuz duygularına yönelik sosyalleştirme davranışları arasındaki ilişki ise Pearson Korelasyon katsayısı ile incelenmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre çocukların duyguları anlama becerisi çocukların içinde bulunduğu aya göre farklılık gösterirken, cinsiyete bağlı farklılık göstermemiştir. Çocukların duyguları anlama becerisi annelerin mesleği, öğrenim düzeyi ve ailenin gelir düzeyine göre de farklılık göstermemiştir. Annelerin sosyalleştirme davranışları kapsamında, destekleyici olan ve destekleyici olmayan anne tepkileri ise çocukların cinsiyetine ve içinde bulunduğu aya göre anlamlı bir farklılık ortaya koymamış, destekleyici olmayan anne tepkilerinin çocukların içinde bulunduğu ayın temel etkisine göre anlamlı bir biçimde farklılaştığı, ancak bu etkinin oldukça küçük olduğu görülmüştür. Annelerin sosyalleştirme davranışlarında destekleyici tepkiler annelerin mesleğine, öğrenim düzeyine ve ailenin sahip olduğu gelir düzeyine göre farklılık göstermemişken, destekleyici olmayan anne tepkileri annelerin mesleğine, öğrenim düzeyine ve ailenin sahip olduğu gelir düzeyine göre farklılık göstermiştir. Çocukların duyguları anlama becerileri ile annelerin çocukların olumsuz duygularına yönelik sosyalleştirme davranışları arasında bir ilişki bulunmamıştır.

Ana-babaların duyguları sosyalleştirme davranışlarıAna-çocuk etkileşimiAna-çocuk ilişkisi+8
Şükran Kılıç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Okuma becerisini destekleyici müzik etkinliklerinin çocukların okuma becerileri üzerine etkisi

Bu araştırma, okuma becerilerini destekleyici müzik etkinliklerinin çocukların okuma becerilerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, deney grubundaki 24 çocuk, kontrol grubundaki 22 çocuk oluşturmuştur. Araştırmada deney grubundaki çocuklara günlük eğitim programlarının bir parçası olarak 10 hafta süreyle, haftada üç gün, en az 40' ar dakikalık ?61-72 Aylık Çocuklar İçin Okuma Becerilerini Destekleyici Müzik Etkinlikleri Eğitim Programı? uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise, günlük eğitim programlarının uygulanmasına devam edilmiştir. Araştırmada veriler ? Genel Bilgi Formu? ve ?61-72 Aylık Çocuklar İçin Okuma-Yazma Becerileri Araştırma Testi Okuma Becerileri Alt Testi ile toplanmıştır. Bu çalışmada elde edilen veriler SPSS 15 paket programı yardımı ile değerlendirilmiştir. Verilere ilişkin değerlendirmelerde frekans ve yüzdesel dağılımlar verilmiştir. Bağımsız iki gruplu karşılaştırmalarda Non-Parametrik testlerden Mann-Whitney U testi, bağımlı gruplarda ise Wilcoxon Signed Ranks Testi kullanılmıştır. Anlamlılık seviyesi olarak 0,05 kullanılmış olup, p<0,05 olması durumunda anlamlı farklılığın olduğu, p>0,05 olması durumunda ise, anlamlı farklılığın olmadığı belirtilmiştir. Araştırma sonucunda, 61-72 Aylık Çocuklar İçin Okuma Becerilerini Destekleyici Müzik Etkinlikleri Eğitim Programı'nın uygulandığı deney grubundaki çocukların okuma becerileri kazanımlarında, 61-72 Aylık Çocuklar İçin Okuma-Yazma Becerileri Araştırma Testi Okuma Becerileri Alt Testi ile tüm alt faktörlerinde anlamlı bir farklılık belirlenmiştir (p<0,05). İstatistiksel analizler sonucunda elde edilen bulgulara göre, 61-72 Aylık Çocuklar İçin Okuma Becerilerini Destekleyici Müzik Etkinlikleri Eğitim Programı'nın çocukların okuma becerilerini olumlu yönde etkilediği görülmektedir. Grupların başlangıçta, 61-72 Aylık Çocuklar İçin Okuma-Yazma Becerileri Araştırma Testi Okuma Becerileri Alt Testi 'ne ilişkin ön test puanları aynı düzeyde olduklarını gösterirken, uygulama sonrasında deney ve kontrol grubunun puanlarının deney grubu lehine farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda, 61-72 Aylık Çocuklar İçin Okuma Becerilerini Destekleyici Müzik Etkinlikleri Eğitim Programı'nın çocukların okuma becerilerini (alfabe bilgisi, fonolojik farkındalık ve sözcük bilgisi ve telaffuz) pozitif yönde desteklediği tespit edilmiştir.

EtkinlikMüzik eğitimiOkul öncesi eğitim+2
Işıl Yaman Baydar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinde görülen madde bağımlılığı alışkanlığı ve yaygınlığı: Bartın ili örneği

Bağımlılık yapıcı maddelerin kullanımı ve bireylerin bağımlı olmaları ülkemizde özellikle ortaöğretim öğrencileri arasında hızla yaygınlaşmaktadır. Bu nedenle ergenlik dönemi yaş aralığında bulunan ortaöğretim öğrencilerinin tanınması büyük önem taşımaktadır.Bu araştırmanın amacı; ortaöğretim öğrencilerinde görülen madde bağımlılığı alışkanlığı ve yaygınlığını saptayarak, bu doğrultuda elde edilecek bulgulara dayalı olarak ortaöğretim öğrencilerinin madde bağımlılığı alışkanlığı ve yaygınlığına yönelik çözüm önerileri getirmektir.Araştırmanın çalışma grubunu; Bartın ilindeki çeşitli ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören her sınıf seviyesindeki öğrencilerden tesadüfî seçilen toplam 545 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 16.0 istatistik programından yararlanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda;Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara göre Bartın ilindeki ortaöğretim öğrencilerinin %60.7'sinin şimdiye kadar hiç sigara kullanmadığı ve %27.3'ünün belli aralıklarla sigara kullanmaya devam ettiği tespit edilmiştir. Aynı zamanda % 35.2'sinin en az bir kez alkol kullandığı ve bu miktarın %24.4'ünün de halen belli aralıklarla alkol kullanmaya devam ettiği belirlenmiştir. Diğer bir istatistiksel veri olarak, öğrencilerin %4.2'sinin bir kez dahi olsa uçucu madde (sıvı, toz veya gaz) kullandığı ve %3.1'inin şimdiye kadar en az bir kez esrar, eroin, morfin veya uyuşturucu madde kullandığı saptanmıştır.Öğrencilerin sigara ve alkol kullanma düzeyi ile cinsiyet, devam edilen sınıf seviyesi, devam edilen okul türü, bağımlı arkadaşı olma durumları arasında anlamlı bir fark vardır. Buna göre erkek öğrenciler, 12. sınıf ve meslek lisesi öğrencileri, hayatından daha az memnun olanlar ile bağımlı arkadaşı olanlar daha fazla sigara ve alkol tüketmektedir.Araştırma sonuçlarına göre, Bartın ilinde ortaöğretim öğrencilerinde bağımlılık yapıcı maddelerin kullanımının var olduğu, fakat kullanım yaygınlığının Türkiye'de daha önceki yıllarda yapılan benzer araştırmalar ile karşılaştırıldığında daha düşük olduğu saptanmıştır.Bu araştırmada öğrencilerin bağımlılık yapıcı maddeleri kullanım alışkanlığı ve yaygınlığı tespit edilerek, konuyla ilgili kurumlar ile ortaöğretim öğrencilerine yönelik koruyucu ve bilgilendirici eğitimlerin öğrencilerin sosyal, kültürel ve ekonomik özelliklerine göre yeniden yapılandırılmasının gerekliliği düşünülmektedir. Araştırmanın eğitimciler için faydalı olacağını düşünerek, yapılacak araştırmalara da ışık tutmasını ümit ediyoruz.

Alkol bağımlılığıAlışkanlıklarBartın+7
Abdulhamit Kurupınar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Altı yaşında çocuğu olan annelere uygulanan aile eğitimi programının aile işlevleri ve anne baba tutumları ile çocuğun gelişimi üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, altı yaşında çocuğu olan annelere yönelik uygulanan ?eğitici anne eğitimi?, ?anneden anneye eğitim? ve ?haber mektupları yoluyla eğitim? yaklaşımlarının, annelerin aile işlevleri ve çocuk yetiştirme tutumları ile çocukların gelişimleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Ankara'da, 2010-2011 eğitim öğretim yılı içerisinde gerçekleştirilen araştırma; ön test, son test kontrol gruplu deneysel desene göre modellenmiştir.Araştırma, altı yaşında çocuğu olan 128 anne ile yürütülmüştür. Eğitici anne eğitimi (s = 28), anneden anneye eğitim (s = 28) ve haber mektupları yoluyla eğitim (s = 32) gruplarında bulunan annelerin aile işlevleri ile çocuk yetiştirme tutumlarını geliştirmek amacıyla 16 hafta boyunca aile eğitimi programı uygulanmıştır. Kontrol grubuna (s = 40) ise aile eğitimi programı uygulanmamıştır. Araştırmanın verileri, Aile Değerlendirme Ölçeği, Aile Tutum Envanteri ve Ankara Gelişim Tarama Envanteri ile elde edilmiştir. Verilerin analizinde Wilcoxon işaretli sıralar testi ve Kruskall-Wallis H testi kullanılmıştır.Verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgulara göre, deney grubunda yer alan annelerin aile işlevleri ve çocuk yetiştirme tutumlarının olumlu yönde değiştiği görülmüştür. Deney ve kontrol gruplarında yer alan annelerin çocuklarının sosyal beceri-öz bakım gelişim alanlarında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.Gruplararası karşılaştırmalarda eğitici anne eğitim alan grup lehine anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Haber mektupları yoluyla eğitim alan grup ile karşılaştırıldığında ise anneden anneye eğitim alan grup lehine anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür.

Aile eğitimiAile işlevleriAna-baba tutumu+2
Haktan Demircioğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Beş altı yaşında çocuğu olan babaların, babalık rolünü algılamaları ile aile katılım çalışmalarını gerçekleştirmeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, 2010-2011 yılında Ankara İli Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi bağımsız anaokullarına giden 5-6 yaş grubu çocukların babalarının, babalık rolünü algılayışlarını, okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan aile katılım çalışmalarına katılım durumlarını ve babalık rolünü algılamaları ile aile katılım çalışmaları arasındaki ilişkinin incelenmesini amaçlayan betimsel bir çalışmadır.Araştırmanın örneklemini; araştırma evrenini oluşturan okullarda bulunan 7807 çocuğun babalarından seçilen 650 baba oluşturmaktadır. Bu araştırmada, ? =0,01 düzeyi seçilmiştir. Araştırmada veri toplama araçları olarak ?Kişisel bilgi formu?, Babalık Rolü Algı Ölçeği ve Aile Katılım Ölçeği uygulanmıştır.Verilerin analizinde, öncelikle çalışmanın örneklemine ilişkin demografik özelliklere ilişkin tanımlayıcı istatistikler hesaplanmıştır. Aile Katılımı Ölçeği toplam ve alt ölçek puanlarıyla, Babalık Rolü Algı Ölçeği puanlarının, çocuğun cinsiyeti, kardeş sayısı, babanın yaşı ve babanın öğrenim düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı olup olmadığı bağımsız örneklemler t-testi kullanılarak test edilmiştir. Aile Katılımı Ölçeği toplam ve alt ölçek puanlarıyla Babalık Rolü Algı Ölçeği puanlarının, çocuğun doğum sırası ve ailenin gelirine göre fark olup olmadığı tek yönlü varyans analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. ANOVA sonucunda anlamlı düzeyde farklı bulunan gruplar arası karşılaştırmalar Tukey Çoklu Karşılaştırma Testi ile yapılmıştır. Değişkenler arası korelasyonlar, Pearson Korelasyon Katsayısı hesaplanarak analiz edilmiştir. Son olarak babanın, ilk baba olma yaşı ve babalık rolü algısının, aile katılımı alt ölçekleri yordama düzeyleri, çok değişkenli bir analiz olan Path Analiziyle değerlendirilmiştir. İstatistik manidarlık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiştir. Yapılan analizlerde SPSS 15 ve LISREL 8.17 paket programları kullanılmıştır.Araştırma sonucunda: Çocuğun cinsiyetinin, babalık rolünü ve aile katılımını etkilemediği bulunmuştur. İlk çocuğu olan babaların, babalık rolü algısı ve ev temelli katılım düzeyi yüksek bulunmuştur. Tek çocuklu babaların, iki ve daha fazla çocuklu babalardan, babalık rolü algısı ve ev temelli katılım düzeyi yüksek bulunmuştur. Babaların yaşı yükseldikçe aile katılım düzeyleri de yükselmektedir. Babanın öğrenim düzeyi ve ekonomik düzeyi yükseldikçe babalık rolü algısı ve aile katılım çalışmalarına katılımları artmaktadır. İlk baba olma yaşı yükseldikçe, Aile katılım düzeyleri de yükselmektedir. Babalık rolü algısı yüksek olan babaların, aile katılım çalışmalarına katılımları da yüksek olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Babalık Rolü Algısı, Aile Katılımı,

Aile içi ilişkilerAile katılımıBaba katılımı+6
Hakan Şahin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi çocukları için bilimsel süreç becerilerini değerlendirme aracının geliştirilmesi

Bu araştırma, okul öncesi eğitim kurumuna devam eden beş yaş çocukları için Bilimsel Süreç Becerilerini Değerlendirme Aracı geliştirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ?Okul Öncesi Çocuklar için Bilimsel Süreç Becerilerini Değerlendirme Aracı (BSBDA)? ve ?Öğretmenler İçin Çocuğun Bilimsel Süreç Becerilerini Gözlem Formu? olmak üzere iki ayrı araç geliştirilmiştir. Okul öncesi eğitim kurumlarının beş yaş grubuna devam eden toplam 150 çocuk ve öğretmenleri araştırma örneklemine alınmıştır. Verilerin analizinde, çocukların ve ailelerin demografik bilgilerine ilişkin dağılımları frekans ve yüzde değerleri olarak verilmiştir. Ölçme araçlarının geçerlik ve güvenirlik çalışmasında açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmıştır.Araştırmanın sonucunda, Beş Yaş Çocukları İçin Bilimsel Süreç Becerilerini Değerlendirme Aracı'nın güvenirlik katsayısı .81 ve Öğretmenler İçin Çocukların Bilimsel Süreç Becerilerini Gözlem Formu'nun güvenirlik katsayısı .94 olarak bulunmuştur. Ayrıca Bilimsel Süreç Becerileri Değerlendirme Aracı'nın madde faktör yüklerinin .66 ile .69 arasında olduğu ve dört alt boyuttan oluştuğu görülmüştür. Öğretmenler İçin Çocuğun Bilimsel Süreç Becerilerini Gözlem Formu'nun madde faktör yüklerinin ise .67 ile .90 arasında olduğu ve üç alt boyuttan oluştuğu saptanmıştır. Bu da araçların güvenilir bir ölçme yaptıklarını ve tutarlı bir yapıya sahip olduklarını göstermektedir.

BeceriBeceri kazandırmaBilimsel Süreç Becerilerini Değerlendirme Aracı+5
Seda Gökçe Turan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

6 yaş grubu çocuklarda genel problem çözme becerilerinin değerlendirme ölçeğinin geliştirilmesi geçerlik ve güvenirlik çalışmaları

6 YAŞ GRUBU ÇOCUKLARDA GENEL PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİNİ DEĞERLENDİRME ÖLÇEĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ,GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMALARI Arzu ARSLAN Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimler Enstitüsü Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Z.Fulya TEMEL Problem Çözme, öğrenmenin temelini teşkil eder. Çocuklar problem çözme davranışları ile düşüncelerini bir konuda yoğunlaştırmayı, alternatif çözümler üretmeyi, neden sonuç ilişkilerini kavramayı ve sonuçları tahmin etmeyi öğrenirler. Tüm bu gelişmeler çocukların ruh sağlığını da olumlu yönde etkileyerek, yaratıcı ve üretken bireylerin yetişmesine olanak sağlar. Özellikle okulöncesi yıllardan başlayan temel eğitim çağı, problem çözme becerisi kazandırmayla ilgili eğitimin verilebileceği en verimli yıllardır. Problemi kavrama ve çözme stratejileri kolaylıkla ve doğal olarak bu yaşlardaki çocuklara kazandırabilmektedir. Bu çalışmada problem çözme becerisinin önemi, çocuklara problem çözme becerisinin nasıl kazandırabileceği, okul öncesi eğitimin bu becerinin kazandırılmasındaki yeri ve önemi hakkında bilgi verilecek genel problem çözme becerilerinin gelişimini değerlendirmek için bir ölçek geliştirilmiştir. Lawshe Kapsam Geçerlik Oranı hesaplanması ile elde edilen bulgular, ölçek maddelerinin tamamının 6 yaş grubu çocukların genel problem çözme becerileri düzeylerini ölçmede kapsam geçerliği olduğunu göstermiştir. Ayrıca, güvenirlik analizlerinden elde edilen bulgular sonucunda Ölçekin yüksek düzeyde iç tutarlık ve dış tutarlığa sahip olduğu anlaşılmıştır. 5 Maddelerin, madde bırakmalı Cronbach Alfa katsayılarının tüm maddelerde .65 ile .75 arasında değiştiği bulgulanmıştır.Ayrıca üst %27'lik grubun toplam ölçek bazında aritmetik ortalaması 1.96, Alt %27'lik grubun toplam ölçek bazında aritmetik ortalaması ise 1.90'dır.. Ölçekteki maddelerin güvenirliklerinin yüksek düzeyde olduğu ve Ölçeki puanlayanları, ölçülmek istenen özellikler bakımından ayırt edebildiği yönünde yorumlanmıştır. Ölçek-tekrar ölçek uygulamaları sonucunda Pearson Korelasyon Katsayısı değerinin toplam ölçek puanlarında 83 olduğu görülmüştür. Bu bulgu, ölçeğin iki uygulaması arasındaki ilişkinin pozitif ve .01 düzeyinde (p<.01) anlamlı olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak, elde edilen bulgular, ölçeğin Ölçek-tekrar ölçek uygulamaları arasındaki tutarlığın toplam ölçek bazında yüksek düzeyde olduğuna işaret etmiştir. Elde edilen bulgular bütünsel anlamda değerlendirildiğinde, Ölçekin uygulamaları sonucunda, yüksek düzeyde iç tutarlık ve dış tutarlık bulgularına ulaşıldığı söylenebilir. Bir başka deyişle, ölçeğin, 6 yaş grubu çocuklar düzeyinde güvenilir sonuçlar ortaya koyduğu düşünülebilir. 2012 Anahtar Kelimeler: Problem, problem çözme becerisi, okul öncesi eğitim

GeçerlikGüvenilirlikOkul öncesi eğitim+4
Arzu Arslan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı eğitim modelleri kullanılarak uygulanan aile eğitim ve aile katılım programlarının okul öncesi öğretmenlerinin uygulamalarına ve ebeveynlerin görüşlerine etkisinin incelenmesi

Okul öncesi eğitim kurumlarında, aile katılım etkinliklerinin tam olarak gerçekleştirilebilmesi için, öğretmenlere ve öğretmenler aracılığıyla ebeveynlere yönelik olarak araştırmacı tarafından hazırlanarak uygulanan aile eğitim ve aile katılımı programının etkililiğini deneysel olarak araştırarak, öğretmen eğitiminde en etkili modeli saptamak amacı ile yapılmıştır.Araştırmada, tek denekli, yarı deneysel, ön test-son test kontrol gruplu desende nitel ve nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntem uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara'daki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarının anasınıflarında görev yapan toplam üç öğretmen ve bu öğretmenlerin sınıfına devam eden çocukların ebeveynleri oluşturmaktadır (n=52). Araştırmanın nicel ve nitel boyutuna yönelik çalışma grubunun seçilmesinde amaçlı örnekleme yönteminden ölçüt örnekleme kullanılmıştır.Araştırmada nicel ve nitel yöntemler bir arada kullanılmıştır. Nicel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ?Ebeveyn İçin Öğretmen ve Okula Yönelik Görüş Formu?, ?Ebeveyn İçin Aile Katılımını Değerlendirme Formu?, yolu ile nitel veriler ise, öğretmen ve ebeveynlerle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler, doküman inceleme ve gözlem yolu ile toplanmıştır..Nicel verilerin analizinde Kruskall Wallis, Wilcoxon sıralı işaretler testi kullanılmıştır.Deney1 ve deney 2'ye araştırmacı tarafından Öğretmen Eğitim Programı uygulanmıştır. Eğitim programı üç hafta, haftada üç gün olmak üzere toplam 10 saat sürmüştür. Araştırmanın kontrol grubunu oluşturan öğretmene eğitim verilmemiştir. Ö.E.P. katılan öğretmenlerden ebeveynlere Ebeveyn Eğitim Programını uygulamaları istenmiştir. E.E.P.'ı beş hafta, hafta da iki gün olmak üzere toplam 10 saat sürmüştür. E.E.P. sırasında deney 1'e araştırmacı tarafından yüz yüze rehberlik, deney 2' ye ise uzaktan rehberlik sağlanmıştır. Kontrol grubunda yer alan ebeveynlere eğitim verilmemiştir.Araştırmanın nicel verilerine ilişkin sonuçlar; Deney 1 de yer alan ebeveynlerin, öğretmenlere yönelik görüşlerinde olumlu oldukları ancak okula yönelik görüşlerinde fark olduğu, karşılaştıkları aile katılım etkinliklerinin çeşitliliğinde artış olduğu saptanmıştır.Deney 2 de yer alan ebeveynlerin, öğretmen ve okula yönelik görüşlerinde son test lehine fark olduğu, karşılaştıkları aile katılım etkinliklerinde ?Ebeveyn için Aile Katılımını Değerlendirme Formu? unda son test lehine farklılığın olduğu, ancak görüşlerinin bu sonucu desteklemediği sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmanın nitel verilerine ilişkin sonuçlar; Deney 1 için elde edilen sonuçlar, öğretmen a'nın, Öğretmen Eğitim Programı sonrasında aile eğitimi ve aile katılımı konusunda bilgi düzeyinin arttığı, yüz yüze rehberlik sağlanması ile aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarını uyguladığı, aile katılım çalışmalarına ilişkin dokümanlarının olduğu saptanmıştır.Deney 1de yer alan ebeveynlerin, aile katılımının gerekliliğine inandıkları, aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarına katılmada istekli oldukları sonucuna ulaşılmıştır.Deney 2 için elde edilen sonuçlar, öğretmen b'nin, Ö.E.P. sonucunda aile eğitimi ve aile katılımı konusunda bilgi düzeyinin arttığı, uzaktan eğitim modeli ile rehberlik sağlanmasına rağmen aile eğitimini uygulamadığı, aile katılımına yönelik dokümanlarının olmadığı saptanmıştır.Deney 2 de yer alan ebeveynlerin, aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarının gerekliliğine inandıkları, aile eğitimi ve aile katılım çalışmalarına katılmada istekli oldukları sonucuna ulaşılmıştır.Kontrol grubunda yer alan öğretmen ve ebeveynlerin görüşlerinde nicel ve nitel verilere göre herhangi bir değişikliğin olmadığı saptanmıştır.

Aile eğitimiAile katılımıEğitim yöntemleri+2
Gülhan Güven
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin mükemmeliyetçilikleri ile mizah duyguları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma ergenlerin mükemmeliyetçilikleri ile mizah duyguları arasındaki ilişkiyi incelemek amacı ile yapılmıştır.Araştırmanın örneklemini Şanlıurfa İli, Harran İlçesi'nde orta öğretimlerine devam eden (9.10.11.12.) 630 ergen oluşturmuştur.Araştırma kapsamında ergenlerin mükemmeliyetçiliklerini ölçmek amacıyla `Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği', mizah duygularını ölçmek amacıyla Oral (2004) tarafından geliştirilen ?Ergenlerde Mizah Ölçeği? kullanılmıştır. Bu ölçeklerin yanı sıra, ergenlerin demografik bilgilerine ulaşmak için araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır.Ergenlerin mükemmeliyetçilikleri ile mizah duyguları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı ve Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği'nin alt ölçek puanları ile mizah duyguları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı `Korelâsyon Analizi' ile sınanmıştır. Ergenlerin cinsiyetlerine mükemmeliyetçiliklerinin, mizah duygularının ve Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği'nin alt ölçek puanlarının farklılaşıp farklılaşmadığı ve anlamlı bir farkın olup olmadığı `t Testi' ile analiz edilmiştir. Son olarak, ergenlerin mükemmeliyetçilikleri ve alt ölçek puanlarının annelerinin öğrenim durumlarına, babalarının öğrenim durumlarına, kardeş sayılarına, doğum sıralarına göre farklılık gösterip göstermediği ve ergenlerin mizah duygularının annelerinin öğrenim durumuna, babalarının öğrenim durumlarına, kardeş sayılarına, doğum sıralarına göre farklılıkları `Tek Yönlü Varyans Analizi' ile test edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre ergenlerin mükemmeliyetçilikleri ile mizah duyguları arasında bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir (p>0.01).Kız ergenlerin Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği'nin alt ölçeklerinden, düzen alt ölçek puanlarının, erkek ergenlere göre yüksek olduğu ve kız ve erkek ergenlerin düzen alt ölçek puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur(p<0.05). Kız ve erkek ergenlerin Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeklerinden hatalara aşırı ilgi, davranışlardan şüphe, aile beklentileri, ailesel eleştiri ve kişisel standartlar alt ölçek puanları arasında anlamlı farklılıklar bulunmamıştır(p>0.05).Ergenlerin anne öğrenim durumu, baba öğrenim durumu, kardeş sayısı ve doğum sıralarına göre Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği'nin alt ölçeklerinden düzen, hatalara aşırı ilgi, davranışlardan şüphe, aile beklentileri, ailesel eleştiri ve kişisel standartlar alt ölçek puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır(p>0.05).Ergenlerin cinsiyet, anne öğrenim durumu, baba öğrenim durumu, kardeş sayısı ve doğum sıralarına göre mizah duyguları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır(p>0.05).Ergenlerin mizah duyguları ile hatalara aşırı ilgi alt ölçek puanları arasında 0.114 ve aile beklentileri alt ölçek puanları arasında 0.116 olan pozitif yönlü düşük düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Bulunan ilişki katsayısının pozitif yönlü olması nedeniyle ergenlerin mizah duyguları artıkça hatalara aşırı ilgi alt ölçek puanları ve aile beklentileri alt ölçek puanları da artmaktadır(p<0.01).Ergenlerin ölçülen mizah duyguları ile düzen, ailesel eleştiri, davranışlardan şüphe ve kişisel standartlar alt ölçek puanları arasında çok düşük düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Bulunan korelasyon katsayıları sıfıra çok yakın olması nedeniyle mizah duyguları ile düzen, ailesel eleştiri, davranışlardan şüphe ve kişisel standartlar alt ölçek puanları arasında bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır(p>0.01).

ErgenlikMizah duygusuMükemmeliyetçilik+1
Emre Bozdemir
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Montessori yönteminin çocukların kavram edinimi, sosyal uyumları ve küçük kas motor becerileri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı Montessori eğitim yönteminin 4-6 yaş arası çocukların kavram edinimleri (okula hazırlık seviyeleri, yön/konum, bireysel/sosyal farkındalık, yapı/materyal, miktar ve zaman/sıralama), sosyal uyumları (iletişim, günlük yaşam, sosyalleşme ve motor becerileri) ve küçük kas motor becerileri üzerindeki etkisini incelemektir.Bu çalışmada araştırma modeli olarak ön test, son test ve deney-kontrol gruplu deneysel desen tercih edilmiştir. Araştırmada deney grubundaki 4-6 yaş arası çocuklara verilen Montessori eğitiminin etkisini ölçmek amacı ile ön test-son test çalışması yapılmış ve Montessori eğitim yönteminin deney grubu üzerindeki etkisini karşılaştırmak amacı ile kontrol grubu oluşturulmuştur. Örneklemin oluşturulmasında deney grubunu Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Eğitimi Bölümü Uygulama Anaokuluna devam eden ve Montessori eğitimi alan 4-6 yaş arasındaki 24 çocuk, kontrol grubunu ise Ankara Üniversitesi Uygulama Anaokulu ve Çocuk Kulübüne devam eden MEB Okul Öncesi Eğitim Programının uygulandığı okul öncesi eğitimi alan 24 çocuk oluşturmuştur. Araştırmanın 1. deneyini gerçekleştirmek için deney grubuna Montessori yönteminde belirtilen öğrenme görevlerinden oluşan eğitim programı Eylül 2008 - Ocak 2009 tarihleri arasında uygulanmış, Kontrol grubuna ise MEB Okul Öncesi Eğitim Programı uygulanmıştır. Bununla birlikte araştırmanın 2.deneyini gerçekleştirmek için deney grubuna Ocak-Haziran 2009 tarihleri arasında Montessori eğitim yönteminde bulunan duyu alanı materyalleri ile duyu eğitimi verilmiş, Kontrol grubu ise MEB Okul Öncesi Eğitim Programı kapsamındaki okul öncesi eğitimine devam etmiştir.Araştırmada veri toplama araçları olarak; çocukların kavram edinimleri (okula hazırlık seviyeleri, yön/konum, bireysel/sosyal farkındalık, yapı/materyal, miktar ve zaman/sıralama) için Bracken Temel Kavram Ölçeği Gözden Geçirilmiş Formu (Bracken Basic Concept Scale-Revised), çocukların sosyal uyumları için; (iletişim, günlük yaşam, sosyalleşme ve motor becerileri) Vineland II Uyum Davranış Ölçeği ve çocukların küçük kas motor becerileri için; Küçük Kas Motor Becerileri Gözlem Formu kullanılmıştır.Bulgular, grupların Bracken Temel Kavram Ölçeğinin alt ölçeklerinden aldıkları ön test-son test aritmetik ortalama puanları karşılaştırıldığında, deney ve kontrol grubu arasındaki istatistiksel farkların deney grubu lehine olduğunu göstermektedir. Montessori eğitimi alan çocuklar ve Montessori eğitimi almayan çocuklar karşılaştırıldığında okula hazırlık seviyeleri, yön/konum, bireysel/sosyal farkındalık, yapı/materyal, miktar ve zaman/sıralama gibi kavram alanlarında istatistiksel olarak deney grubu lehine anlamlı farklılıklar bulunmuştur. İletişim, günlük yaşam, sosyalleşme ve motor becerileri gibi sosyal uyum becerileri yönünden Montessori eğitimi alan çocuklar lehine istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar yapılan analizler sonucunda bulunmuştur. Küçük kas motor becerileri alanında da iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıkların olduğu bulunmuş ve bu farklılığın deney grubu lehine olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak Montessori eğitim yönteminin çocukların kavram edinimleri, sosyal uyumları ve küçük kas motor becerileri üzerinde olumlu etkisinin olduğu söylenebilir.

Kavram gelişimiKavram öğretimiMotor beceriler+4
Mehmet Toran
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

61-72 aylık çocuklar için Ahlaki Değer Yapısını Belirleme Ölçeği'nin geçerlik ve güvenirlik çalışması (Ankara örneklemi)

Bu araştırma Ankara örnekleminde, anasınıfına devam eden ?61-72 Aylık Çocuklar İçin Ahlaki Değer Yapılarını Belirleme ölçeğinin? geçerlilik, güvenirlik çalışmasını yapmak amacıyla yapılmıştır. Tarama niteliğinde olan araştırmanın evrenini 2009-2010 eğitim öğretim yılında Ankara İl merkezi Çankaya, Yenimahalle, Altındağ, Etimesgut, Sincan ilçelerindeki M.E.B.'na bağlı resmi bağımsız anaokullarına devam eden 61-72 aylık çocuklar oluşturmuştur.Araştırmanın örneklemini ise basit rastgele örnekleme yöntemi ile seçilmiş 553 çocuk oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen ?61-72 Aylık Çocukların Ahlaki Değer Yapılarını Belirleme Ölçeği? ve ?Genel Bilgi Formu? kullanılmıştır.?61-72 Aylık Çocukların Ahlaki Değer Yapılarını Belirleme Ölçeğinin? uygulanmasıyla elde edilen veriler kullanılarak geçerlilik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Buna göre bireyleri ayırt etmede yetersiz olduğu görülen madde bulunmadığından ölçekten çıkarılan madde olmamıştır. Uygulama yapılan gruplarda ?61-72 Aylık Çocukların Ahlaki Değer Yapılarını Belirleme Ölçeğinin güvenirliği için Cronbach Alfa değerleri Adalet Alt Boyutu İçin .915 Sorumluluk Alt Boyutu İçin .917 Nezaket Alt Boyutu için .901 Yardımseverlik Alt Boyutu İçin .922 Özgüven Alt Boyutu İçin .929 Liderlik Alt boyutu İçin .923 Saygı Alt Boyutu için .913 ve Sabır Alt boyutu için .881 olarak bulunmuştur. Uygulamalarda alfa değerlerinin yüksek çıkması ölçeğin iç tutarlılığının mükemmel derecede yüksek olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlara göre ?61-72 Aylık Çocukların Ahlaki Değer Yapılarını Belirleme Ölçeğinin? geçerli ve güvenilir olduğu kabul edilmiştir.

AhlakAhlak eğitimiAhlaki değerler+3
Nihal Öztürk
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin yapmış olduğu ev ziyaretlerinin aile üzerindeki etkisi

Bu araştırmada, öğretmenlerin yapmış olduğu ev ziyaretlerinin aile üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu doğrultuda araştırma ön-test, son test kontrol gruplu deneysel desen üzerine modellenmiştir.Araştırmanın örneklemini 2009-2010 eğitim öğretim yılında Bolu ilinde bulunan, sadece veli toplantılarıyla sınırlı olarak aile katılım çalışmaları yapan bir okul öncesi eğitim kurumu ve bu kurumun 5-6 yaş grubuna devam eden il merkezinde yaşayan 20 çocuk ve annesi; köyde yaşayan 20 çocuk ve annesi deney grubunu; il merkezinde yaşayan 10 çocuk ve annesi; köyde yaşayan 10 çocuk ve annesi kontrol grubunu oluşturmak üzere, toplam 60 anne-çocuk araştırmanın örneklem grubunu oluşturmuştur.Araştırmada ön test, son test ve kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından deney grubundaki annelere uygulanmak üzere Ev Ziyareti Programı hazırlanmıştır. Programın uygulanması on dokuz hafta sürmüştür. Ev ziyareti programında annelere okul öncesi eğitimin önemi, gelişim alanlarına etkisi ve anne çocuk iletişimi, oyun ve oyuncakların çocuklar üzerindeki etkileri hakkında bilgi verilmesi, annelerle çocuklarına oynamaları için artık materyalle dokunma kartı hazırlanması, maske ve kukla yapılmasına yönelik uygulamalara yer verilmiştir. Kontrol grubuna ise ev ziyareti yapılmamıştır.Deney ve kontrol gruplarında yer alan anne babalara ve çocuklarına demografik bilgilerini almak amacıyla ?Genel Bilgi Formu? ; deney ve kontrol grubunda yer alan annelerin ev ziyaretleri hakkındaki düşüncelerini belirlemek amacıyla Mann ve Meyer tarafından geliştirilen ?Ev Ziyareti Değerlendirme Formu araştırmacı tarafından düzenlenerek kullanılmıştır. Bu formlar deney grubundaki annelere, ?Ev Ziyareti programından önce ön test, programın uygulanmasından sonra ise son test olarak verilmiştir. Aynı form kontrol grubuna ön test ve son test olarak uygulanmıştır.Genel Bilgi Formu ve Ev Ziyareti Değerlendirme Formu aracılığıyla toplanan veriler SPSS 15 paket programı yardımı ile değerlendirilmiştir. Anne babalara ve çocuklara ait demografik bilgilere ilişkin dağılımları frekans ve yüzde değerleri olarak verilmiştir. Ev Ziyareti Değerlendirme Formunda deney ve kontrol grubuna ait ön test ve son test verilerini analiz etmek için Student t testi kullanılmıştır. Ev Ziyareti Değerlendirme Formunda deney ve kontrol grubunda ön test ve son testlerin karşılaştırılması için bağımlı gruplarda t testi kullanılmıştır. Ev Ziyareti Değerlendirme Formunda deney grubunda yaşanılan yere , annenin öğrenim durumuna göre, çocukların cinsiyetine, doğum sırasına göre ev ziyaretleri etki puanı değerlendirmesi ön test ve son test karşılaştırılmasında Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Ev Ziyareti Değerlendirme Formunda deney grubunda çocukların kardeş sayılarına ve annenin yaşına göre ev ziyaretleri etki puanı değerlendirmesi ön test ve son test karşılaştırılmasında Kruskall-Wallis H testi kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubunda yer alan annelerin çocuğun eğitiminde rolüne ve yerine, çocuğun eğitiminde kendini yeterli bulma durumuna, ev ziyaretlerinin faydasına, ev ziyaretlerinin çocuğa ve öğretmene faydasına, ev ziyaretlerinin günlük işleri engelleme durumuna ilişkin görüşleri frekans ve yüzde değerleri olarak verilmiştirEv ziyareti programı sonrasında; öncelikle test puanları arasında anlamlı farklılık olduğu, uygulanan ev ziyareti programı sonrasında deney grubunun son test puan ortalamasının ön test puan ortalamasından yüksek olduğu, deney grubunun son test puan ortalamasının kontrol grubunun son test puan ortalamasından yüksek olduğunu ve uygulanan ev ziyareti programının etkili olduğunu görülmüştür. Ev ziyaretlerinin pek çok yararı olduğu yapılan çalışma sonucunda görülmüştür. Bunun sonucunda öğretmenlerin programlarında ev ziyaretlerine gereken önemi gösterip, ev ziyaretleri yapmalarının gerektiği düşünülmektedir.

AileAile eğitimiAile katılımı+6
Fulya Öncül
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Aile eğitimi programlarında eğitimcilerin ve annelerin kültürel çeşitliliğe ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, aile eğitimi sürecinde yer alan eğitimci ve katılımcıların, kültürel çeşitliliği nasıl algıladığı ve içinde bulundukları Aile Eğitimi programının kültürel çeşitliliğe ilişkin bakış açıları üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktır. Bu nedenle çalışmada, eğitimci ve annelerin konu ile ilgili düşünce, görüş ve tutumlarının belirlenerek, değerlendirmelerin yapılması ve önerilerin geliştirilmesi hedeflenmiştir.Araştırma başta Samsun İli Merkez Halk Eğitim Merkezi olmak üzere 7 ayrı ilçe Halk Eğitim Merkezinde (Yakakent, Alaçam, Bafra, Ondokuzmayıs, Çarşamba, Terme ve Havza) gerçekleştirilmiştir. Araştırma gurubunu; Halk Eğitim Merkezleri bünyesinde faaliyet gösteren, Aile Eğitim Programlarının Samsun ili merkez ve ilçelerde devamlığını sağlayan tüm takip ve işlemlerini yürüten toplam 13 eğitimci ve aile eğitimi programının katılımcı grubunu oluşturan, eğitim sürecinde aktif olarak yer alan 25 gönüllü anne olmak üzere toplamda 38 kişi ile çalışılmıştır.Araştırma için gerekli veriler, eğitimciler ve katılımcılar için ayrı ayrı geliştirilen ?kişisel bilgi formu? ve yarı yapılandırılmış ?Eğitimci ve Katılımcı Görüşme Formu?nun kullanıldığı odak grup görüşmeleriyle toplanmıştır. Görüşmeler ses kayıt cihazına alınmış ve sonrasında kaydedilen veriler çözümlenerek yazılı hale getirilmiştir. Yazılı hale getirilen veriler araştırma amaçları çerçevesinde sistematik bir biçimde yorumlanarak sunulmuştur. Veriler yorumlanırken sıklıkla eğitimci ve katılımcıların doğrudan ifadelerine yer verilmiştir.Araştırma bulgularına göre, toplumda kültürün yaşatılması ve korunmasında, farklılıklara olan bakış açısı üzerinde eğitimciler ve anneler önemli kişiler olarak görülmekte ve model alınmaktadır. Eğitimcilik görevini yürütenlerle ebeveynlerin sahip oldukları kültürel özelliklerini (eğitim, bakış açısı, davranış, bilgi, örf, adet vb) doğru bir şekilde aktarımlarında; Aile Eğitim programlarının katkısının büyük olduğu, özellikle de kişilerin başta kendileri olmak üzere çevresine ve yetiştirmekle sorumlu oldukları çocuklarına karşı davranışlarında doğrudan gözlenebilir olumlu bir etkisinin ortaya çıktığı görülmektedir. Özellikle Aile Eğitimi Programının eğitimci ve annelerin bakış açılarında önemli farklılıklar meydana getirdiği, farklı bakış açılarına yaklaşımlarını değiştirdiğini bu anlamda kendilerini zenginleştirdiklerini ortaya koymaktadır. Aile Eğitimi Programının araştırma grubu tarafınca çok önemsendiği ve bu programın desteklenip yaygınlaşması gerektiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca Halk Eğitim Merkezlerinde revize edilerek uygulanan Aile Eğitimi Programları ile ilgili yapılan bir çalışmaya rastlanmamış olup alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Aile, Kültür, Kültürel Çeşitlilik, Aile Eğitimi Programı

AileAile eğitimiEğitim programları+2
Esra Demir
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Anneden-kızına evde cinsel sağlık eğitimi programının etkililiğinin incelenmesi

Bu araştırma ?Annelere Uygulanan Cinsel Sağlık Eğitimi Programının(AK-ECSEP) Anne-Kızın Cinsel Konularla İlgili Bilgileri, Hissettikleri ve Tutumları Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi ? amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın örneklemini 2009-2010 eğitim ve öğretim yılında Zonguldak il merkezinde bulunan M.E.B' na bağlı Zonguldak Kız Teknik ve Meslek Lisesi 9.sınıfta öğrenim gören,30 öğrenci ve annesi olmak üzere toplam 60 kişi oluşturmuştur. Araştırmada ön test, son test ve kontrol gruplu araştırma deseni kullanılmıştır.Araştırmacı tarafından hazırlanan cinsel sağlık eğitim programı deney grubu anne-kız çiftine 10 hafta sürdürülmüştür. Program konuları?Yetişkinliğe Aralanan Kapı! Ergenlik, Bedenimi Bilmeliyim, En Tehlikeli Virüs! Bilgisizlik ve Korunmayı Öğreniyorum? olmak üzere 4 bölümde ele alınmıştır. Program; her bir eğitim bölümünün içeriğine uygun olarak araştırmacı tarafından tasarlanmış eğitim materyalleri ile desteklenmiştir. Kontrol grubu anne-kız çiftine herhangi bir cinsel eğitim programı uygulanmamıştır.Eğitimden önce deney ve kontrol grubu annelere sosyo demografik özelliklerini belirlemek amacıyla ?Kişisel Bilgi Formu? uygulanmıştır. Araştırmaya katılan deney ve kontrol grubu anne-kız çiftinin cinsel sağlık bilgilerini, cinsel konularla ilgili hissettiklerini ve tutumlarını belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanarak güvenilirlik çalışması yapılan ?Cinsel Sağlık Eğitimi Bilgi Formu ve Cinsel Konularla İlgili Hissettikleri/Tutumları Formu? kullanılmıştır. Bu anketler deney grubu anne-kız çiftine cinsel eğitim programından önce ön test, programın uygulanmasından sonra son test olarak verilmiştir. Aynı anketler kontrol grubu anne-kız çiftine de ön test ve son test olarak uygulanmıştır.Verilerin analizinde; Shapiro-Wilk testi, Mann-Whitney U testi, Wilcoxen işaret testi Kruskall-Wallis H testi kullanılmıştır.Deney ve kontrol gruplarının son test sonuçlarına göre, deney grubu annelerin tüm eğitim konularında son test cinsel sağlık bilgi puanlarının arttığı, eğitim konuları açısından ?Üreme Organlarının Anatomisi ve Fizyolojisi? ile ?Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar? bilgi puanlarında anlamlı bir farklılığın olduğu saptanmıştır(p<0.05). Kontrol grubu annelerin ?Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar? bilgi puanı dışındaki eğitim konularında anlamlı bir farklılığın olmadığı bulunmuştur(p>0.05). Deney grubu kızların tüm eğitim konularında son test cinsel sağlık bilgi puanlarının arttığı, eğitim konuları açısından?Ergenlik Dönemi, Üreme Organlarının Anatomisi ve Fizyolojisi ve Gebelikten Korunma Yöntemleri? bilgi puanlarında anlamlı bir farklılığın olduğu saptanmıştır(p<0.05). Kontrol grubu kızların son test cinsel bilgi puanlarında anlamlı bir farklılığın olmadığı bulunmuştur(p>0.05).Deney grubu annelerin son test çocuklarına cinsel konularla ilgili bilgi verirken, ?Endişelenme, Sıkılma ve Utanma? hissettiklerine ilişkin oranlarda anlamlı bir düşüş, ?Memnun Olma ve Rahat Hissetme? oranlarında ise anlamlı bir artış olduğu saptanmıştır. Kontrol grubu annelerin çocuklarına cinsel konularla ilgili bilgi verirken, hissettiklerine ilişkin oranlar arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Deney grubu kızların son test bulgularına göre, annelerine cinsel konularla ilgili soru sorarken, ?Korkma, Sıkılma, Pişman Olma Bazı Meraklarını Gizleme ve Utanma hissettiklerine ilişkin oranlarda anlamlı bir düşüş, ?Rahat Hissetme? oranlarında ise anlamlı bir artış olduğu saptanmıştır. Kontrol grubu kızların cinsel konularla ilgili bilgi verirken, hissettiklerine ilişkin oranlar arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir.Deney grubu annelerin son test çocuklarının cinsel konularla ilgili soruları karşısında olumsuz tutum gösterme oranlarında anlamlı bir düşüş, olumlu tutum gösterme oranlarında ise anlamlı bir artış olduğu görülmüştür. Kontrol grubu annelerin çocuklarının cinsel konularla ilgili soruları karşısında, olumlu ve olumsuz tutum oranları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Deney grubu kızların son test bulgularına göre, annelerinden cinsel konularla ilgili bilgi alırken, olumsuz tutum gösterme oranlarında anlamlı bir düşüş, olumlu tutum gösterme oranlarında ise anlamlı bir artış olduğu görülmüştür. Kontrol grubu kızların annelerinden cinsel konularla ilgili bilgi alırken, olumlu ve olumsuz tutum oranları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Cinsel Sağlık Eğitimi, Cinsel Eğitim Programı, Ergenlik

Aile eğitimiAna-çocuk etkileşimiAnneler+2
Funda Kıran Yılmaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

5-6 yaş grubu çocuklara uygulanan Temel Hareket Eğitim Programının hareket becerilerinin gelişimine etkisi

Bu araştırmanın amacı, ( TGMD-2) Test of Gross Motor Development ?2'nin (Ulrich, 2000) uyarlama çalışmasını yapmak, 5-6 yaş grubu çocuklarına yönelik temel hareket eğitimi programının oluşturulması, uygulanması ve sonucunda bu programın 5-6 yaş grubu çocukların hareket beceri gelişimine etkisini ve cinsiyet-yaş değişkenlerinin motor gelişim üzerine etkisini incelemektir.Araştırma iki boyutlu olarak yürütülmüş, öncelikle TGMD-2'nin uyarlama çalışması için geçerlik, güvenirlik ölçütleri sınanmış ikinci olarak; temel hareket eğitim programının 5-6 yaş çocukları hareket becerilerine etkisi araştırılmıştır. TGMD-2'nin uyarlama çalışmasında rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 5-10 yaş grubu 480 çocuk örneklem grubunu oluşturmaktadır. İkinci aşama olan temel hareket eğitim programının etkisinin sınanması için 5 yaş grubu 60 çocuk (30 deney,30 kontrol) ve 6 yaş grubu 60 çocuk (30 deney,30 kontrol) ile araştırma yürütülmüştür. Ölçümler Büyük Kas Motor Gelişim Testi (BKMGT-2) ve Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlik Testinin (BOMYT) denge alt testi ile yapılmıştır. 5-6 yaş grubu çocukların ön test uygulamaları sonunda deney grubuna haftada 2 gün 30 dakika olmak üzere 12 hafta süreyle Temel Hareket Eğitim Programı uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise bu eğitim verilmemiştir.TGMD-2'nin geçerlik güvenirlik çalışmasında iç tutarlık, test-tekrar test güvenirliği, bağımsız değerlendiriciler arası güvenirlik, içerik geçerliği, madde analizi, yapı geçerliği test edilmiştir. Araştırmada deneysel işlemlerden elde edilen verilerin analizinde Tek Faktörlü Kovaryans analizi (ANCOVA), ve yaş-cinsiyet değişkenlerinin etkisi için Tek Faktörlü Varyans analizi (ANOVA) ve regresyon yapılmıştır.Bulgularda, yaş gruplarına göre BKMG testinin alfa katsayıları .87 nin üstünde, ölçümler arası korelasyon katsayısı .85 in üzerinde ve değerlendiriciler arası korelasyon katsayısı .94 ün üzerinde bulunmuştur. BKMG Testi faktör analizi sonucunda ki karesi 230.00; sd: 53; RMSEA 0.069 bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda BKMG Testinin Türk çocukları için geçerli ve güvenilir olduğu söylenebilir.Temel hareket eğitim programına katılan ve katılmayan çocukların BKMGT-2 son test ortalama puanları ve çocukların denge beceri punları arasında anlamlı bir farkın olduğu bulunmuştur (p<.01]. Büyük kas motor becerisi son test puanları arasında yaşa göre anlamlı bir fark olduğunu görülmektedir [F(1,58)=103.743, p<.01]. Cinsiyet ise farklılık yaratmamaktadır. Yaşın ve cinsiyetin denge alt testinden alınan son test puanlarına etki ettiği görülmektedir. ( p<.01; p<.05).Bu bulgular ışığında çocukların hareket becerilerini geliştirmeye yönelik ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.

HareketMotor gelişimOkul öncesi eğitim+2
Menekşe Boz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara il merkezinde görev yapan okul öncesi eğitimi öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile çocuklarda görülen istenmeyen davranışları değerlendirmeleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma Ankara il merkezindeki anasınıflarında ve bağımsız anaokullarında görev yapan öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri ile çocuklarda görülen istenmeyen davranışları değerlendirmeleri arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evrenini, 2010- 2011 eğitim öğretim döneminde Ankara İli merkez ilçelerinden Çankaya, Etimesgut ve Yenimahalle'deki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı anasınıflarında ve bağımsız anaokullarında görev yapan 694 okul öncesi eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma konu ve problemlerine en uygun örneklemin seçilmesi için tabakalı tesadüfî örnekleme tekniği kullanılmıştır. Çankaya'da çalışan 87 anasınıfı, 14 anaokulu toplam 101 okul öncesi eğitim öğretmeni; Etimesgut'ta çalışan 38 anasınıfı, 26 anaokulu toplam 63 okul öncesi eğitim öğretmeni ve Yenimahalle'de çalışan 65 anasınıfı, 19 anaokulu toplam 102 okul öncesi eğitim öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmaya 266 okul öncesi eğitim öğretmeni katılmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak; Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen ?Maslach Tükenmişlik Envanteri?, Şehirli (2007) tarafından geliştirilen ?Çocuk Davranışlarını Değerlendirme Ölçeği? ve araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır.Araştırma sonunda 16-20 yıl deneyim sahibi olan öğretmenlerin, daha az deneyime sahip olan öğretmenlere göre daha fazla Duygusal Tükenmişliğe sahip oldukları bulunmuştur. Ayrıca 36 veya üzerinde yaş grubundaki öğretmenlerin de Duygusal Tükenme düzeyleri, 25 veya altında yaş grubunda olan öğretmenlerden daha yüksektir. Mesleğinde ilerleme beklentisi olmayan ve mesleğinde ilerleme şansı olmadığını düşünen öğretmenlerin Duygusal Tükenme düzeyleri, ?Mesleğimde ilerlemek istiyorum? diyen öğretmenlerden daha yüksek bulunmuştur. Kişisel Başarı yönünden tükenmişlik düzeyleri, evli öğretmenlerde bekâr öğretmenlere göre daha yüksek düzeydedir. 3-5 kez hizmet içi eğitim alan öğretmenlerin Kişisel Başarı yönünden tükenmişlik düzeylerinin 6 ya da daha fazla hizmet içi eğitim alan öğretmenlerin Kişisel Başarı yönünden tükenmişlik düzeyinden önemli oranda yüksek olduğu saptanmıştır. Bir çocuğu olan öğretmenlerin Kişisel Başarı yönünden tükenme düzeyleri, hiç çocuğu olmayan veya iki ya da daha fazla çocuğu olan öğretmenlerin Kişisel Başarı yönünden tükenme düzeylerinden daha yüksektir. Duyarsızlaşma ve Kişisel Başarı boyutlarında, mesleki kıdem, yaş ve mesleği seçme nedeni değişkenlerine göre; Duygusal Tükenme ve Duyarsızlaşma boyutlarında ise medeni durum, hizmet içi eğitim alma sıklığı ve sahip oldukları çocuk sayısı değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık saptanmamıştır.Öğretmenlerin tükenmişlik düzeyi alt testleri ile çocuk davranışlarını değerlendirme puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmezken; Tükenmişliğin alt boyutları olan Duygusal Tükenme ile Duyarsızlaşma ve Kişisel Başarı arasında önemli bir ilişki olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: İstenmeyen davranışlar, okul öncesi eğitim, öğretmen, tükenmişlik.

Okul öncesi eğitimOkul öncesi öğretmenlerTükenmişlik+4
Esra Demirhan Harmanda
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır'ın Eğil ilçesi ve köylerinde ilköğretim kademesinde görev yapan öğretmenlerin benlik saygıları, çatışma stilleri ve empati düzeylerine ?barış eğitimi? programının etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Diyarbakır'ın Eğil İlçesi ve köylerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlere uygulanan ?Barış Eğitimi? programının, öğretmenlerin benlik saygılarına, çatışma stillerine ve empati düzeylerine etkisini incelemektir.Araştırmanın örneklemini Diyarbakır İli'nin Eğil İlçesi ve köylerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okullarında 2008?2009 öğretim yılında görev yapan öğretmenlerden yansız random yöntemi ile 30 kişi deney grubu ve 30 kişi kontrol grubu olmak üzere 60 kişi oluşturmuştur.Araştırmada, Benlik Saygısı Ölçeği, Çatışmaya Tepki Ölçeği, Empati Eğilim Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan ?kişisel bilgi formu? kullanılmıştır. Araştırma sürecinde deney grubuna ön test, 12 haftalık barış eğitimi ve son test, kontrol grubuna ön test ve son test uygulanmıştır. Bu yönü ile çalışma deneysel modeldedir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS 13.00 programında ¬¬t testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi olarak 0.05 alınmıştır.Araştırmanın sonucunda deney ve kontrol grupları arasında benlik saygısı(0,043), kendilik kavramının sürekliliği(0,043), insanlara güvenme(0,032), eleştiriye duyarlılık(0,023), depresif duygulanım(0,050), kişiler arası ilişkilerde tehdit hissetme(0,010), tartışmalara katılabilme derecesi(0,025), empati düzeyi(0,005), problem çözme(0, 023) becerisinde anlamlı artış görülürken kavgacı tutum(0,043) ve pazarlıkçı olma(0,043) boyutlarında ise anlamlı azalma olduğu belirlenmiştir(p?0,05). Kontrol grubu verileri incelendiğinde öntest ve sontest puanlarının ortalamaları arasında anlamlı bir fark oluşmamıştır.Anahtar Kelimeler: Barış Eğitimi, Benlik Saygısı, Empati, Çatışma Stilleri

Barış eğitimiBenlik saygısıDiyarbakır+7
Bahar Ekinci
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara örnekleminde Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi'nin 61-72 aylık Türk çocuklarına uyarlanması

Bu araştırma, Ankara örnekleminde anaokuluna devam eden 61-72 aylık Türk çocuklarına Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi'nin uyarlanması ve uygulanması amacıyla yapılmıştır. Tarama niteliğinde olan araştırmanın evrenini 2008 - 2009 eğitim-öğretim yılında Ankara il merkezi Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Yenimahalle ilçelerindeki resmi anaokullarına devam eden 61-72 aylık çocuklar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise tabakalama yöntemiyle seçilmiş 423 çocuk oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında; ?Genel Bilgi Formu?, ?Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi? ve benzer ölçek geçerliliğini değerlendirmek için ?Erken Öğrenme Becerileri Ölçeği? kullanılmıştır.Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi'nin uygulanmasıyla elde edilen veriler kullanılarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Buna göre bireyleri ayırt etmede yetersiz olduğu görülen bazı maddeler çıkarılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçları için testin alt testleri, ölçekleri ve Erken Akademik ve Dil becerileri bileşiğine ait ortaya konulan tek boyutlu faktör yapısının doğrulandığı maddelerin çoğunun, tek boyutlu faktör yapısını genel olarak temsil ettiği bulunmuştur. Uygulama yapılan gruplarda Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi puanlarının güvenilirliği için Kuder Richardson (KR-20) değerleri Sözcük Bilgisi için .852, Sayılar, Harfler & Sözcükler için .982, Telaffuz Araştırması için .913, İfade Edici Dil Becerisi için .953, Alıcı Dil Becerisi için .948, Sayı Becerileri için .957, Harf & Sözcük Becerisi için .978 ve Erken Akademik ve Dil Becerileri bileşiği için .972 olarak bulunmuştur. Uygulamalarda KR-20 değerlerinin yüksek çıkması, testin iç tutarlılığının yüksek olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlara göre Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi sonuçlarının 61-72 aylık Türk çocukları için geçerli ve güvenilir olduğu kabul edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Erken Akademik Beceriler, Dil Becerileri

AnkaraDil becerileriKaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi+4
Özgün Uyanık
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Çevreye Karşı Motivasyon Ölçeğinin okul öncesi öğretmen adayları üzerinde geçerlik güvenirlik çalışması (Ankara ili örneği)

Pelletier ve diğerleri (1998) tarafından geliştirilen Çevreye Karşı Motivasyon (The Motivation Toward The Environment Scale) ölçeğinin Okul öncesi Öğretmen Adayları Üzerinde Geçerlik Güvenirlik Çalışmasının yapılması ve bazı değişkenler açısından incelenmesi bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma; öğretmen adaylarının çevreye karşı olan motivasyon türlerinin belirlenmesi ve böylelikle alana kazandırılan ölçek aracılığıyla yetişkinlere bu yönde bilinçlendirme çalışmaları yapılabilmesi açısından önemlidir.Araştırmanın evrenini, Ankara ili devlet ve vakıf üniversitelerinin 2008 ? 2009 eğitim öğretim yılında Eğitim Fakültelerinin Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümünde öğrenim gören üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Yapılan geçerlik ve güvenirlik analizleri sonucunda ölçeğin orijinal formuna uygun 24 madde ve 6 faktörlük bir ölçek formu elde edilmiştir. Ölçeğin açıkladığı toplam varyans oranının %74.61 ve Cronbach ? katsayısının .87 olduğu ortaya çıkmıştır. Analizler, SPSS 15.0 programı kullanılarak yapılmıştır.Araştırmaya katılan öğretmen adaylarının sınıf düzeylerine göre Çevresel Motivasyon Ölçeği'nin ?İçe Yansıtılmış Düzenleme [t(305) = 1.34; p>.05]; ve İçsel Düzenleme? [t(305) = 1.73; p>.05] boyutu puanları arasında anlamlı fark yok iken diğer tüm alt boyutlarda farkların anlamlıdır.Araştırmaya katılan öğretmen adaylarının annelerinin öğrenim durumuna göre ?Çevresel Motivasyon Ölçeği'nin ?İçsel Düzenleme? boyutunda farkın anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır [F(3, 286) = 3.38; p .05]. Öğretmen adaylarının babalarının öğrenim durumuna göre ?Çevresel Motivasyon Ölçeği'nin hiçbir alt boyutunda gruplar arasında anlamlı fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştırAraştırmaya katılan öğretmen adaylarının çevreye yönelik ders alma durumlarına göre Çevresel Motivasyon Ölçeği'nin ?Bütünleşmiş Düzenleme [t(305) =2.62; p<.01]? ve ?İçe Yansıtılmış Düzenleme [t(305) =2.34; p<.05]? boyutu puanları arasında anlamlı fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmaya katılan öğretmen adaylarının çevre ile ilgili seminerlere katılma durumlarına göre Çevresel Motivasyon Ölçeği'nin ?İçsel Düzenleme [t(304) =3.93; p<.01]?; ?Bütünleşmiş Düzenleme [t(304) =3.63; p<.01]? ve ?Tanımlanmış Düzenleme [t(304) =2.55; p<.01]? boyutlarına ilişkin puanları arasında anlamlı fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Aday öğretmenlerAnkaraGeçerlik+7
Seda Sakarya
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sakarya ilinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerin zihinsel engelli çocukların kaynaştırma yoluyla eğitimlerine ilişkin tutumlarının incelenmesi

Bu araştırma Sakarya ilinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan çocukların kaynaştırma yoluyla eğitimlerine ilişkin tutumlarını saptamak amacıyla yapılmıştır.Araştırma örneklemini, Sakarya ilinde bulunan, zihinsel yetersizliği olan öğrencilerle kaynaştırma eğitimi yapmış ve 2009-2010 öğretim yılında kaynaştırma eğitimi uygulaması yapan M.E.B.'na bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında görev alan 106 okul öncesi eğitim öğretmeni oluşturmuştur.Araştırmaya katılan öğretmenlerin kaynaştırma eğitimine ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla, ?Zihinsel Engelli Öğrencilere Yönelik Öğretmen Tutumları Ölçeği? ve öğretmenler hakkında bilgi edinmek üzere araştırmacı tarafından geliştirilen ?Öğretmen Anket Formu? kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 13.0 istatistiksel paket programı yardımıyla analiz edilip yorumları yapılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulardan, okul öncesi öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan öğrencilere yönelik genel ve kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarının, öğretmenlerin; yaşına (p=0,909>0,05), öğretmenlik süresine (p=0,524>0,05), medeni durumuna (p=0,928>0,05), çocuk sahibi olma durumuna (p=0,456 >0,05), bitirdiği okul türüne (p=0,374>0,05), özel eğitim dersi alma durumuna (p=0,476>0,05), özel eğitim ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılım durumuna (p=0,935>0,05), kaynaştırma eğitimi ile ilgili ders alma durumuna (p=0,519>0,05), kaynaştırma eğitimi ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılım durumuna (p=0,159>0,05) ve kaynaştırma eğitimi verirken destek alma durumuna (p=0,380>0,05) göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir.Araştırmada elde edilen diğer bulgular incelendiğinde ise, öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan öğrencilere yönelik genel tutum ölçeğinde en yüksek eğilimi 42 yaş ve üzeri (p=0,855>0,05, SO=58,94), evli (p=0,788>0,05, SO=70,42), çocuk sahibi olan (p=0,174>0,05, SO=72,00), fakülte mezunu (p=0,458>0,05, SO=56,33), özel eğitim dersleri alan (p=0,257>0,05, SO=70,86), kaynaştırma eğitimi ile ilgili bir ders alan (p=0,492>0,05, SO= 71,03), kaynaştırma eğitimi ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılan (p=0,315>0,05, SO=72,09) ve kaynaştırma eğitimi verirken destek alan (p=0,849>0,05, SO=70,46) okul öncesi öğretmenlerinin gösterdiği saptanmıştır.Ayrıca, kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarda ise en yüksek eğilimi; 18-25 yaş arası (p=0,862>0,05, SO=57,06), bekar (p=0,580>0,05, SO=74,88), çocuk sahibi olmayan (p=0,785>0,05, SO=74,48), fakülte mezunu (p=0,495>0,05, SO= 56,44), özel eğitim ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılan (p=0,946>0,05, SO=74,32), kaynaştırma eğitimi ile ilgili bir ders alan (p=0,674>0,05, SO= 74,68), kaynaştırma eğitimi ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılan (p=0,112>0,05, SO=76,54) ve kaynaştırma eğitimi verirken destek alan (p=0,112>0,05, SO=76,15) okul öncesi öğretmenleri göstermişlerdir.Okul öncesi öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan çocuklar için genel tutumu arttığı zaman kaynaştırma eğitimine ilişkin tutumlarının da bundan etkilendiği ve aynı yönde güçlü bir şekilde artış (r=0,575, p=0,000<0,01) gösterdiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yetersizliği Olan Çocuklar, Zihinsel Yetersizliği Olan Çocuklar, Özel Eğitim, Okul Öncesi Eğitim Öğretmenleri, Kaynaştırma Eğitimi

Engelli çocuklarEğitimKaynaştırma eğitimi+5
Ülkü Zağlı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

61-72 aylık çocuklar için Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi'nin geçerlik ve güvenirlik çalışması (Ankara örneklemi)

Bu araştırma, Ankara örnekleminde anaokuluna devam eden ?61-72 aylık Çocuklar İçin Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi?nin geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yapmak amacıyla yapılmıştır. Tarama niteliğinde olan araştırmanın evrenini 2009-2010 eğitim öğretim yılında Ankara il merkezi Çankaya, Etimesgut, Keçiören ve Yenimahalle ilçelerindeki M.E.B.'na bağlı resmi bağımsız anaokullarına devam eden 61-72 aylık çocuklar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise tabakalama yöntemi ile seçilmiş 467 çocuk oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında; araştırmacı tarafından geliştirilen ?61-72 aylık Çocuklar İçin Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi?, ?Genel Bilgi Formu? ve benzer ölçek geçerliliğini değerlendirmek için ?Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi? kullanılmıştır.?61-72 aylık Çocuklar İçin Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi?nin uygulanmasıyla elde edilen veriler kullanılarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Buna göre bireyleri ayırt etmede yetersiz olduğu görülen bazı maddeler çıkarılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçları için testin alt testleri ve alt boyutlarına ait ortaya konulan tek boyutlu faktör yapısının doğrulandığı maddelerin çoğunun, tek boyutlu faktör yapısını genel olarak temsil ettiği bulunmuştur. Uygulama yapılan gruplarda ?61-72 aylık Çocuklar İçin Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi? puanlarının güvenilirliği için Kuder Richardson (KR-20) değerleri Okuma Becerileri için .987, Alfabe Bilgisi için .946, Fonolojik Farkındalık için .979, Sözcük Bilgisi ve Telaffuz için .989, Yazma Becerileri için .829 olarak bulunmuştur. Uygulamalarda KR-20 değerlerinin yüksek çıkması, testin iç tutarlılığının mükemmel derecede yüksek olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlara göre, ?61-72 aylık Çocuklar İçin Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi? nin geçerli ve güvenilir olduğu kabul edilmiştir.

AnkaraGeçerlikOkul öncesi çocuklar+7
Elçin Yazıcı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Ergenlik döneminde beden imgesinin gelişimi üzerine aile, akran ve televizyonun etkilerinin incelenmesi

Bu araştırma, lise düzeyindeki ergenlerin beden imgelerinden sağladıkları doyum düzeyini belirlemek ve beden imgesinin gelişimine aile, akran ve televizyonun etkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırmada, tarama modeli kapsamında nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntemlerden zenginleştirilmiş desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu, Eskişehir il merkezi sınırları içinde yer alan ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı genel lise 1, 2 ve 3. sınıfa devam eden 1222 ergenle yürütülmüştür. Bu gruba öncelikle ?Beden Bölgelerinden ve Özelliklerinden Hoşnut Olma Anketi? uygulanmıştır. Elde edilen nicel verilerin çözümlenmesinde, ergenlerin beden imgelerinden doyum düzeylerinin cinsiyete göre değişip değişmediği belirlemek amacıyla bağımsız örneklemler t testi kullanılmıştır. Ayrıca, ergenlerin beden imgelerinden doyum düzeylerinin yaşa göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Beden Bölgelerinden ve Özelliklerinden Hoşnut Olma Anketinden en yüksek puan alan 18 öğrenci ve en düşük puan alan 18 öğrenci ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen nitel verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır.Araştırma bulguları, ergenlerin beden imgesi doyum düzeylerinin; yaşa göre farklılaşmadığını (p>0.05), cinsiyete göre ise erkek öğrenciler lehine anlamlı bir farklılık olduğunu (p<0.05) göstermektedir.Ergenler, bedensel görünüşle ilgili duygu ve düşüncelerinin olumlu olduğunu, bunların kimi zaman değiştiğini, kendilerinde beğenmedikleri yanlar olsa bile yinede memnun olduklarını belirtmişlerdir. Beden imgelerinin gelişimine akranların etkisi konusunda ergenler, arkadaşlarından bedenleriyle ilgili olumlu sözler duyduğunda kendileri iyi hissettiklerini ve olumsuz sözler duyduklarında da olumsuz etkilendiklerini vurgulamışlardır. Arkadaş seçiminde ise, bedensel özellikler yerine kişisel özelliklerini tanımaya çalıştıklarını, başlangıçta bedensel özellikler önemli olsa da sonra huyların önemli olduğunu ve her ne kadar arkadaş seçiminde bedensel özelikler çok önemli değilse de etkili olduğunu vurgulamışlardır. Ayrıca, ergenler, şuan sahip oldukları bedensel görünüş özelliklerinden daha farklı özelliklere sahip olmalarının arkadaş sayısını ve arkadaşlar arasında kabul ya da reddedilmeyi etkilediği yönünde görüş bildirmişlerdir.Beden imgelerinin gelişimine ailelerinin etkisi konusunda ergenler, ailelerinin beden ve dış görünüşle ilgili konularda onları kırmadan olumlu yönde etkilediğini, ailelerinin bir parçası oldukları için kabul edilip desteklendiklerini ve ailelerinin doğuştan kalıtımla ve sonradan da yetiştirirken sunduğu ortamlarla bedenlerine yön verdiklerini dile getirmişlerdir. Ergenler ilk sırada, şuan sahip oldukları bedensel ve dış görünüş özelliklerinden daha farklı özelliklere sahip olsalar bile, bu durumun ailelerinin onlara karşı tutumunu etkilemeyeceğini belirtmişlerdir.Beden imgelerinin gelişimine televizyonun etkisi konusunda ergenler, çeşitli televizyon programlarında en çok görülen beden tipi ve özelliklerinin kadınlarda ve erkeklerde birbirinden farklı olduğunu; ancak genelde birbirine benzeyen, mükemmeliyetçi, güzel ve halkın orta kesimini yansıtmayan özelliklerin en çok görüntülendiğini belirtmişlerdir. Ergenler, televizyonda yaygın olarak sunulan ideal beden tiplerinin beden imgelerini etkilediğini ve en çok uzun, ince, sıkı vücutlu, düzgün fizikli ve giyimli, karizmatik, konuşması düzgün insanları beğendiklerini vurgulamışlardır.

AileAkranBeden imajı+6
Berrin Dinç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa ilindeki anadolu liseleri, kız meslek liseleri ve genel liselere devam eden 9. ve 12. sınıf öğrencilerinin çatışma eğilimleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmanın amacı, Bursa ilindeki Anadolu Liseleri, Kız Meslek Liseleri ve genel liselere devam eden 9. ve 12. sınıf öğrencilerinin çatışma eğilimlerini ve problem çözme becerilerine dair algılarını incelemektir.Araştırma modeli olarak betimleme modeli kullanılmıştır. Çalışmada tabakalı rasgele örnekleme yöntemi kullanılarak Bursa il merkezinde bulunan Anadolu Liseleri, Kız Meslek Liseleri ve genel liselere devam eden 325 9. sınıf öğrencisi, 194 12. sınıf öğrencisi olmak üzere toplam 519 öğrenci örnekleme dahil edilmiştir.Araştırmada veri toplamak amacıyla Dökmen (1986) tarafından geliştirilmiş olan ?Çatışma Eğilim Ölçeği (ÇEÖ)? , Heppner ve Peterson (1982) tarafından geliştirilmiş, Hisli-Şahin (1993) tarafından uyarlama ve geçerlik güvenirlik testleri yapılmış olan ?Problem Çözme Envanteri (PÇE)? ve ayrıca araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan ?Bilgi Formu? kullanılmıştır.Milli Eğitim Bakanlığı'ndan gerekli izinler alındıktan sonra araştırmacı tarafından belirlenen örneklem grubundan veriler toplanmış ve elde edilen veriler SPSS 18.0 paket programı yardımı ile değerlendirilmiştir. Bağımlı değişkenler arasındaki farklılığı saptamak amacıyla çok değişkenli varyans analizi (MANOVA) kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiye ise Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ile bakılmıştır.Bulgular, öğrencilerin çatışma eğilimleri ile problem çözme becerilerini algılayış düzeylerinin devam ettikleri lise türü (p=.56), annenin eğitim düzeyi (p=.12), babanın eğitim düzeyi (p=.72), babanın çalışma durumu (p= .12) ve kardeş sayısı (p= .75) bağımsız değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği yönündedir. Araştırma bulguları, öğrencilerin problem çözme becerilerini algılayışlarında sınıf düzeyleri yönünden; çatışma eğilimlerinde ise cinsiyet ve annenin çalışma durumu değişkenleri yönünden anlamlı farklılık gösterdiğine işaret etmektedir. 9. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerine dair algıları 12. sınıf öğrencilerine kıyasla daha düşük bulunmuştur (p< .01). Kız öğrencilerin çatışma eğilimlerinin erkek öğrencilerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p< .05). Araştırma sonucunda, öğrencilerin çatışma eğilimleri ile problem çözme becerilerini algılamaları arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Çatışma eğilimi, problem çözme becerisi, ergenlik dönemi

ErgenlerErgenlikLise öğrencileri+5
Zeynep Gündoğdu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin prososyal davranışlarının; mizah, öfke ve utangaçlık düzeylerine göre incelenmesi

Bu araştırmada; lise öğrencilerinin prososyal davranışları ile mizah, öfke ve utangaçlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır.Bu araştırmada, belirli psikolojik özellikler (mizah, utangaçlık, öfke) bakımından bireyler arası benzerlik ve farklılıkları ortaya koymakta ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Buna göre veriler, belirlenen okullardan ayrı ayrı toplanmış, analiz edilmiş ve elde edilen bulgular sonuçta bir araya getirilmiştir.Uygulama sırasında öğrencilerin prososyal davranış, mizah, öfke ve utangaçlık düzeylerini belirlemek üzere dört ayrı ölçek kullanılmıştır. Bunlar; Olumlu Sosyal Davranış Ölçeği, Ergenlikte Mizah Ölçeği, Çok Boyutlu Öfke Ölçeği'nin Kişiler Arası Boyutu ve Utangaçlık Ölçeği'dir. Olumlu Sosyal Davranış Ölçeği Kumru (2004) tarafından uyarlanmıştır ve ölçeğin ölçüm güvenirliği .80'dir. Ergenlikte Mizah Ölçeği Oral (2004) tarafından geliştirilmiştir. Ölçeğin ölçüm güvenirliği, .89'dur. Çok Boyutlu Öfke Ölçeği Hisli ve Balkaya (2003) tarafından geliştirilmiştir. Araştırmada kullanılan Kişiler Arası Boyutu'nun ölçüm güvenirliği .93'tür. Utangaçlık Ölçeği Güngör tarafından geliştirilmiştir ve ölçeğin ölçüm güvenirliği .91'dir.Araştırma iki kademeli olarak yapılmıştır. Birinci aşamada 2009-2010 eğitim öğretim yılında Ankara ili Çankaya ilçesinden birer 9.,10. ve 11. sınıf tesadüfi olarak belirlenerek 104 öğrenciye ölçekler uygulanmıştır. Ölçek ölçümlerinin geçerlik ve güvenirliğine dair analizler yapıldıktan sonra, beş okuldan yine birer 9.,10. ve 11. sınıf seçilerek 452 kişilik esas örneklemle çalışma yürütülmüştür.IVBulgular, prososyal davranışların üç değişkenle (mizah, öfke, utangaçlık) de düşük düzeyde, pozitif yönde ve anlamlı ilişkiler olduğunu göstermektedir. Cinsiyet, yaş, anne öğrenim düzeyi, kardeş sayısı ve doğum sırasının; prososyal davranışlar ile mizah, öfke ve utangaçlık arasındaki ilişkileri etkilemediği saptanmıştır. Baba öğrenim düzeyinin ise prososyal davranış ile mizah arasındaki ilişkiyi etkilediği bulunmuştur. Bu bulgular ışığında prososyal davranışların gelişimine yönelik öneriler sunulmuştur.

DavranışDavranış biçimleriLise öğrencileri+6
Zeynep Özdemir
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara örnekleminde penn etkileşimli akran oyunu ölçeğinin 60-72 aylık düşük sosyoekonomik düzeydeki çocukların ebeveyn ve öğretmenlerine uyarlanması

Bu çalışma Fantuzzo, McWayne, Sekino ve Hamton (1998) tarafından geliştirilmiş olan Penn Etkileşimli Akran Oyunu Ölçeği'nin 60-72 aylık düşük sosyoekonomik düzeydeki çocukların ebeveyn ve öğretmenlerine uyarlanması amacıyla yapılmıştır. Örneklem grubunu düşük sosyoekonomik düzeydeki Ankara merkez ilçelerine bağlı ilköğretim okulları bünyesindeki anasınıflarına devam eden 60-72 aylık 122 kız ve 120 erkek 242 çocuk ve bu çocukların ebeveynleri ve öğretmenleri oluşturmuştur. Betimsel desenli bu araştırmada çocuklar ve ebeveynleri hakkında bilgi almak için ?Ebeveyn ve Çocuk Kişisel Bilgi Formu? ve araştırmaya katılan çocukların öğretmenleri ile ilgili bilgi almak amacıyla da ?Öğretmen Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Sosyoekonomik düzeyi düşük olan çocukların akranlarına karşı serbest oyunları esnasında göstermiş oldukları oyun davranışlarını belirlemek için ?Penn Etkileşimli Akran Oyunu Ölçeği? kullanılmıştır. Ölçek, çocuğun ebeveynleri tarafından evde veya misafirlikteki oyun davranışlarını belirlemek için ve öğretmenleri tarafından sınıfta ve okuldaki serbest oyunları esnasındaki oyun davranışlarını belirlemek için doldurulmuştur.Araştırma sonucunda, Penn Etkileşimli Akran Oyunu ? Öğretmen Görüşü Doğrulayıcı Faktör Analizi sonuçlarına göre çıkarılan 8. madde ile birlikte, ölçeğin alt boyut puanlarının güvenirlik kat sayısının yeterli büyüklükte olduğu ve maddelerin ölçekle uyumlu olduğu görülmüştür. Ebeveyn Görüşü için daha büyük bir örneklem ile yeniden doğrulayıcı faktör analizi yapılabilir.

Dar gelirlilerEbeveynlerOkul öncesi çocuklar+5
Aslı Camgöz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlığı okul öncesi eğitim programına uyarlanmış GEMS (great explorations in math and science) fen ve matematik programının anaokuluna devam eden altı yaş grubu çocukların kavram edinimleri ve okula hazır bulunuşluk düzeyleri üzerindeki etkisinin incelenmesi

Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programına uyarlama çalışması yapılmış GEMS (Great Exploration in Math and Science) Fen ve Matematik Programının anaokuluna devam eden altı yaş grubu çocukların kavram edinimleri ve ilköğretime hazır bulunuşluk düzeyleri üzerine etkisinin incelenmesi bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır.Araştırmanın örnekleminin, deney grubunu İSTEK Özel Bilge Kağan Anaokulu'na devam eden ve Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programına uyarlama çalışması yapılmış olan GEMS Programı uygulanan altı yaş grubundaki 40 çocuk; kontrol grubunu ise Özel Beykent Anaokulu'na devam eden altı yaş grubu GEMS Programı uygulanmayan 40 çocuk oluşturmaktadır. Yarı deneysel nitelikte olan bu araştırmada deney grubuna ön test-uygulama-son test deseni uygulanırken kontrol grubuna sadece ön test- son test verilmiştir. Örneklemi oluşturan 80 çocuğa (doğum tarihi, cinsiyet, kardeş sayısı, doğum sırası, okul öncesi eğitim deneyimi ve süresi ) ve anne-babalarına ait bilgileri ( yaşam durumu, yaş, eğitim düzeyi, çalışma durumu ve meslek) içeren kişisel bilgi formu doldurulmuştur. Deney grubuna Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programına uyarlama çalışması yapılmış GEMS Fen ve Matematik Programı 12 hafta boyunca toplam 81 saat olarak uygulanmıştır. Uygulamalar sona erdikten sonra son testler yapılmıştır. Verilerin toplanmasında Bracken Temel Kavram Ölçeği (BTKÖ), Marmara İlköğretime Hazır Bulunuşluk Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır.Verilerin analizinde, deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilere ait demografik bilgilerin analizi için betimsel istatistikler yapılmıştır. Deney ve kontrol grubun arasında ön test ve son test ölçümleri arasındaki farkın manidar olup olmadığını test etmek için İlişkisiz (Bağımsız) Örneklemler t-testi yapılmıştır. Deney grubunda ve kontrol grubunda ön test son test puanları arasındaki farkın anlamlı olup olmadığını test etmek için İlişkili Örneklemler için t-testi (Paired Samples t-test) yapılmıştır.Proje temelli etkinliklerle Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programına uyarlama çalışması yapılarak yeniden düzenlenen GEMS Fen ve Matematik Programının BTKÖ sonuçlarına göre; sayı, boyut, karşılaştırma, şekil, yön/konum, bireysel/sosyal farkındalık, yapı/materyal, miktar, zaman, toplam kavram test puanlarında ve okula hazırlık bulunuşluk (OHS) üzerinde etkili olduğu, ancak renk kavramının kazanılmasında deney ve kontrol grubunun ön test ve son test sonuçlarında fark olmadığı bulunmuştur. Bu sonucun öğrencilerin daha önce renk kavramını kazanmış olmalarından kaynaklandığı düşünülmektedir.Marmara İlköğretime Hazır Bulunuşluk Ölçeği sonuçlarına göre ise, MEB Okul Öncesi Eğitim Programına uyarlanmış GEMS Fen ve Matematik Programı; çocukların matematik/fen kavramlarını kazanmalarında ve uygulama formu toplam puanlarında etkili olduğu; ses, çizgi, labirent gibi alt testlerde yani okuma ve yazmaya becerilerin gelişiminde etkili olmadığı görülmüştür. Ölçeğin gelişim formu sonuçlarına göre de, MEB Okul Öncesi Eğitim Programına uyarlanmış GEMS Fen ve Matematik Programının çocukların tüm gelişimin alanlarında (zihinsel/dil, sosyal/duygusal, fiziksel, öz bakım) etkili olduğu görülmüştür.Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programına Uyarlama çalışması yapılmış GEMS Fen ve Matematik Programı uygulanan deney grubu çocukların BTKÖ toplam kavram puanı, okula hazır bulunuşluk (OHS), BTKÖ alt test puanları ile Marmara İlköğretime Hazır Bulunuşluk Ölçeği Uygulama ve Gelişim Formu Toplam ve Alt test puanları cinsiyete ve okula devam süresine göre karşılaştırılmıştır.Çocukların kavram gelişimleri üzerinde cinsiyet faktörü anlamlı bir fark oluşturmazken, okula devam etme süresinin renk kavramının kazanılmasında anlamlı bir fark oluşturduğu bulunmuştur. Çocukların okula hazır bulunuşluklarında BTKÖ'nün (OHS) puanlarında cinsiyet ve okula devam etme süresine göre bir fark bulunmamıştır. Marmara İlköğretime Hazır Bulunuşluk Ölçeği sonuçlarına göre ise fen, matematik, ses, çizgi, labirent, zihin/dil, sosyal/duygusal gelişim, fiziksel ve öz bakım gelişimlerinde cinsiyete göre bir farklılık bulunmazken, okula devam etme süresine göre fiziksel ve öz bakım gelişiminde bir yıl okula gidenlerle, bir yıldan fazla okula gidenler arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Bir yıldan fazla okula devam eden çocuklar fiziksel ve öz bakım gelişimi alt testlerinden daha yüksek puanlar almışlardır.Okul öncesi eğitim programının önemli etkinliklerinden biri olan fen ve matematik çalışmaları; çocukların ilgi ve meraklarını harekete geçirecek etkinlikler kullanılarak, bilgiye kendi kendilerine ulaşmaları sağlanarak ve gözlem, araştırma, soru sorma, tartışma gibi bilimsel süreçler kullanılarak gerçekleştirildiğinde çocukların kavram edinimlerinin yanı sıra okula hazır bulunuşluk düzeylerinin geliştirilmesinde de etkili olacaktır. Okul öncesi dönemde proje yaklaşımı bu yöntem ve süreçlerin tümünü içermektedir. Ayrıca proje yaklaşımı, okul öncesi eğitim programında yer alan etkinliklerin (sanat, müzik, drama, oyun ve hareket, okuma yazmaya hazırlık, serbest zaman, fen ve matematik, Türkçe) pek çoğunu kapsamaktadır.BTKÖ ve Marmara İlköğretime Hazır Bulunuşluk Ölçeğinden elde edilen bulgular; Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Programı'na proje temelli etkinliklerle uyarlama çalışması yapılan GEMS Fen ve Matematik Programının, altı yaş çocuklarının kavram edinimleri ve okula hazır bulunuşluk düzeylerinin geliştirilmesinde etkili bir program olduğunu desteklemiştir.

FenKavram gelişimiKavram öğretimi+5
Reyhan Sarıtaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi ve müzik öğretmeni adaylarının okul öncesi müzik etkinliklerine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi

Bu araştırma, okul öncesi ve müzik öğretmeni adaylarının okul öncesi müzik etkinliklerine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla planlanmıştır. Konunun alt amaçlarına uygun olarak hazırlanmış olan Görüş Belirleme Formu'nun kullanıldığı betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın evren ve örneklemini 2008-2009 öğretim yılında Ankara'da bulunan Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı'nda okuyan 35, Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı'nda okuyan 31, İzmir'de bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı'nda okuyan 66, Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı'nda okuyan 27, Malatya'da bulunan İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin Okul Öncesi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı'nda okuyan 38 ve Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı'nda okuyan 26 olmak üzere tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenen toplam 223 öğretmen adayı oluşturmuştur. Veriler Görüşleri Belirleme Formu'nun kullanıldığı anket yöntemiyle toplanmıştır. Araştırmanın alt amaçlarındaki değişkenlerin sorular üzerindeki frekans ve yüzde dağılımları hesaplanmış ve Ki-kare testi uygulanarak değerlendirmeler yapılmıştır. Buna göre; ?okul öncesi müzik etkinliklerini bir okul öncesi öğretmeni uygulamalıdır? ya da ?okul öncesi müzik etkinliklerini bir müzik öğretmeni uygulamalıdır? sorularına bağlı olarak net bir sonuca varılamamıştır. Öğretmen adaylarının okul öncesinde kullanılan Suzuki, Dalcroze, Kodaly ve Orff yaklaşımlarında kendilerini yeterli görmedikleri sonucuna varılmıştır. Öğretmen adaylarının okul öncesinde kullanılan bazı çalgıları tanımadıkları ve bazılarını eğitimcinin mi, çocukların mı kullanabilecekleri konusunda doğru bilgiye sahip olmadıkları ortaya çıkmıştır. Bu nedenle müzik etkinliklerinin daha iyi uygulanabilmesi amacıyla Okul Öncesi Öğretmenliği Ana Bilim Dallarında ve Müzik Eğitimi Ana Bilim Dallarında okul öncesinde müziğe gereken özen gösterilmelidir.

Aday öğretmenlerEtkinlikMüzik aletleri+4
Arzu Çeviker
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Anaokuluna devam eden çocukların duygusal düzenleme becerileri ile annelerinin empatik eğilim ve tutumlarının incelenmesi

Bu araştırma Anaokuluna devam eden 5-6 yaş çocuklarının duygusal düzenleme becerileri ile annelerinin empatik eğilim ve tutumlarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma grubunu Ankara İli Çankaya İlçesi'nin anasınıfı ve anaokullarına devam eden çocuklardan yansız random yoluyla seçilen 277 çocuk annesi oluşturmaktadır. Çocukların duygusal düzenleme becerilerini değerlendirmek için ?Çocukların Duygularını Değerlendirme Ölçeği?, annelerin empatik eğilim düzeylerini belirlemek için ? Empatik Eğilim Ölçeği?, annelerin tutumlarını değerlendirmek için ? Aile Tutum ve Davranış Ölçeği? çocukların ve annelerin demografik özelliklerini incelemek için ?Aile Bilgi Formu? kullanılmıştır.Araştırma sonucunda; kızların duygusal düzenleme puanlarının, erkeklerin duygusal düzenleme puanlarından yüksek olduğu (U = 1214,00, p<.01) ve çocukların duygusal düzenleme puanlarının annenin yaşı ve eğitim düzeyine göre farklılık göstermediği bulunmuştur. Annenin empatik eğilimine göre çocukların duygusal düzenleme puanları arasında anlamlı farklılık olduğu (U= 3710,50, p<.01 ) görülmüştür. Annelerin tutumuna göre çocukların duygusal düzenleme puanları arasında anlamlı fark olduğu (U = 2221,50, p<.01) ve destekleyici anne tutumu puanları ile empatik eğilim puanları arasında pozitif yönde, yüksek düzeyde, anlamlı bir ilişki olduğu (r = 0,846, p<.01) bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Okul öncesi dönem, duygusal düzenleme, empati, anne tutumları.

AnnelerDuygusal beceriEmpatik eğilim+2
Hilal Kurbet
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilim ve sanat merkezine devam eden üstün yetenekli çocukların ailelerine verilen bilgisayar temelli eğitimin aile bireylerinin aile ilişkilerini algılamalarına ve çocukların mükemmeliyetçilik düzeylerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı Bilim ve Sanat Merkezine devam eden üstün yetenekli çocukların ailelerine verilen Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitim Programı'nın aile bireylerinin aile ilişkilerini algılamalarına ve çocukların mükemmeliyetçilik düzeylerine etkisini incelemektir.Bu araştırmada Bilim ve Sanat Merkezine devam eden üstün yetenekli çocukların ailelerine dört oturumluk yüzyüze grup eğitimi ve sekiz oturumluk web sayfası üzerinden Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitim Programı uygulanmıştır. Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitim Programı ?İletişim, Çocukla Konuşma ve Dinleme, Empati Kurma, Anne Babaların Kullandıkları Disiplin Yöntemleri, Üstün Yetenekli Çocukların Gelişim Özellikleri, Üstün Yetenekli Çocukların Eğitim Uygulamaları, Üstün Yetenekli Çocukların Ailelerinin Yaşadıkları Güçlükler, Aile ve Kardeşler Arası İlişkiler, Üstün Yetenekli Çocuklarda Stres, Üstün Yetenekli Çocukların Mükemmeliyetçilik Özellikleri ve Üstün Yetenekli Çocuklara Meslek Seçiminde Rehberlik Etme? konularını içermektedir.Araştırma, Yasemin Karakaya Bilim ve Sanat Merkezi (Ümit Bilim ve Sanat Merkezi) ve Ankara Bilim ve Sanat Merkezi'nde yürütülmüştür. Araştırmada Bilim ve Sanat Merkezine devam eden 20 çocuk ve ebeveyn deney, 20 çocuk ve ebeveyn ise kontrol grubunu oluşturmaktadır.Araştırma kapsamında Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitim'in deney grubu üzerindeki etkililiğini değerlendirmede; ebeveynlerin üstün yetenekli çocuklarına karşı davranışlarını ve ebeveynlik davranışlarını değerlendirmek amacı ile araştırmacı tarafından geliştirilen ?Ebeveynlerin Davranış Değerlendirme Formu? kullanılmıştır. Çalışma kapsamında ebeveynlerin ve çocukların aile ilişkilerini değerlendirmek amacı ile Gülerce (1996) tarafından geliştirilen ?Aile Yapı/Sistemini Değerlendirme Aracı (AYDA)? kullanılmıştır. Üstün yetenekli çocukların mükemmeliyetçilik davranışlarını değerlendirmek amacı ile Mısırlı Taşdemir ve Özbay (2003) tarafından geliştirilen ?Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği? kullanılmıştır. Ayrıca programın kalıcılığını ölçmek amacı ile ön test-son test olarak uygulanan ?Ebeveyn Davranış Değerlendirme Formu?, ?Aile Yapı/Sistemini Değerlendirme Aracı (AYDA)? ve Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği? deney grubundaki ebeveynlere ve çocuklarına izleme çalışması olarak tekrar uygulanmıştır.Ebeveynlere verilen Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitim sonucunda deney grubundaki ebeveynlerin ?Ebeveynlerin Davranış Değerlendirme Formu? puan ortalamaları incelendiğinde, son test ve izleme puanlarının, ön test puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur (p<0,005). Deney grubundaki ebeveynlerin ?Ebeveyn Davranış Değerlendirme Formu? Puan Ortalamalarının son test puanlarının sıra ortalaması 30,4, kontrol grubundaki ebeveynlerin son test puan ortalaması 10,6'dır. Bu bulgulara göre deney grubundaki ebeveynlerin ?Ebeveyn Davranış Değerlendirme Formu? son test puanlarının ön test puanlarına göre anlamlı derecede yükseldiği görülmektedir (p<0,05). Bu yükselişin Grup Destekli Bilgisayar Temelli Eğitimin etkisinden kaynaklandığı düşünülmektedir.Deney ve kontrol grubundaki ebeveynlerin ön test-son test puan ortalamaları incelendiğinde; son testlerde deney grubunun puan ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Buna göre deney grubundaki ebeveynlere verilen bilgisayar temelli eğitimin ebeveynlerin AYDA toplam puan ortalamaları üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğunu görülmektedir. Deney grubundaki ebeveynlerin ve çocukların Aile Yapı/Sistemini Değerlendirme Aracı (AYDA) İletişim, Birlik, Yönetim, Yetkinlik ve Duygusal Bağlam alt ölçek son test puanlarının ön test puanlarından anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,005). Deney ve kontrol grubu AYDA İletişim, Birlik, Yönetim, Yetkinlik ve Duygusal Bağlam Alt Ölçekleri son test puanları incelendiğinde; Ayda son test İletişim, Yetkinlik, Birlik, Yönetim, ve Duygusal Bağlam Alt boyutunda deney grubunda değerler anlamlı derecede yüksek görülmektedir (p<0,05).Deney ve kontrol grubundaki çocukların ön test-son test puan ortalamaları incelendiğinde; son testlerde deney grubunun puan ortalamalarının daha yüksek olduğu görülmektedir. Buna göre deney grubundaki ebeveynlere verilen bilgisayar temelli eğitimin çocukların AYDA toplam puan ortalamaları üzerinde olumlu yönde etkisinin olduğunu görülmektedir. Deney ve Kontrol Grubundaki Çocukların AYDA Çocuk Formu İletişim, Birlik, Yönetim, Yetkinlik, Duygusal Bağlam Alt Boyutlarında Son Test Puan Ortalamalarına İlişkin Farkın Önemlilik Testi Sonuçları incelendiğinde tüm alt boyutlarda deney grubu puanlarında kontrol grubuna göre yükselme olduğu görülmektedir (p<0,05).Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği Son Test Puan Ortalamalarına İlişkin Farkın Önemlilik Testi Sonuçları incelendiğinde; Hatalara Aşırı İlgi, Davranışlardan Şüphe, Aile Beklentileri, Ailesel Eleştiri ve Kişisel Standartlar alt ölçeklerinde deney grubu son test puanlarında pozitif yönde anlamlı düşme görülmektedir (p<0,05) (Düzen alt boyutu hariç). Kontrol grubundaki çocukların ise Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği puanlarında olumsuz yönde artış görülmektedir (p<0,005).Araştırma bulgularına göre Grup Eğitimi Destekli Bilgisayar Temelli Eğitimin aile bireylerinin aile ilişkilerini algılamalarına ve çocukların mükemmeliyetçilik düzeyine olumlu yönde etkide bulunduğu saptanmıştır.Anahtar kelimeler: Üstün Yetenekli Çocuk, Üstün Yetenek, Aile Eğitimi, Bilim ve Sanat Merkezi, Bilgisayar Temelli Eğitim, Grup Destekli Eğitim.

Aile eğitimiAile içi ilişkilerBilgisayar destekli eğitim+4
Zeynep Kurtulmuş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Vineland sosyal- duygusal erken çocukluk ölçeğinin geçerlik-güvenirlik çalışması ve okul öncesi eğitim kurumuna devam eden beş yaş çocuklarının sosyal-duygusal davranışlarına yaratıcı drama eğitiminin etkisinin incelenmesi

Vineland Sosyal- Duygusal Erken Çocukluk Ölçeği (VSDÇÖ)'nin geçerlilik-güvenilirlik çalışması ve okul öncesi eğitim kurumuna devam eden beş yaş çocuklarının sosyal-duygusal davranışlarına yaratıcı drama eğitiminin etkisinin incelenmesi bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma iki örneklem grubundan oluşturulmuştur. İlk örneklem grubunu Vineland Sosyal- Duygusal Erken Çocukluk Ölçeğinin geçerlik güvenirlik çalışmasını yapmak üzere tesadüfi olarak belirlenen 5.0-5.11 ay arasında olan 300 çocuk, ikinci örneklem grubunu ise 45 deney grubu, 45 kontrol grubu olmak üzere toplam 90 çocuk oluşturmuştur. Deneysel desenli olan bu araştırmada, çocuklar ve aileleri hakkında bilgi almak amacıyla ?Kişisel Bilgi Formu?, çocukların sosyal-duygusal davranışlarını belirlemek için ?Vineland Sosyal- Duygusal Erken Çocukluk Ölçeği? kullanılmıştır. Deney grubundaki çocuklara 12 haftalık sosyal-duygusal davranışlara yönelik yaratıcı drama eğitim programı uygulanmıştır. Ölçek deney ve kontrol grubuna, ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Ayrıca, deney grubuna son testten dört hafta sonra kalıcılık testi olarak aynı ölçek uygulanmıştır. Verilerin analizinde, çocukların ve ailelerin demografik bilgilerine ilişkin dağılımları frekans ve yüzde değerleri olarak verilmiştir. Ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışması olarak açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Ön test-son test karşılaştırmalarında Kovaryans Analizi (ANCOVA), son test-kalıcılık testi karşılaştırmalarında ise t-testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, Vineland Sosyal- Duygusal Erken Çocukluk Ölçeği (VSDÇÖ)'nin güvenilir bir ölçme yaptığı ve tutarlı bir yapıya sahip olduğu bulunmuştur. Deney ve kontrol grubu çocuklar arasında Vineland Sosyal- Duygusal Erken Çocukluk Ölçeği, Kişiler Arası İlişkiler alt ölçeği, Oyun ve Boş Zaman alt ölçeği, Uyum Sağlama Becerisi alt ölçeği son test puanları açısından deney grubu çocukların lehine anlamlı farklılık görülmektedir (p<0.01). Deney grubundaki çocukların Vineland Sosyal- Duygusal Erken Çocukluk Ölçeği, Oyun ve Boş Zaman Alt Ölçeğine ait son test ve kalıcılık testi puanları arasında farkın anlamlı olduğu saptanmıştır (p<.05). Kişiler Arası İlişkiler Alt Ölçeğinde ve Uyum Sağlama Becerisi Alt Ölçeğinde son test ve kalıcılık testi puanları arasındaki farklılığın anlamlı olmadığı belirtilmiştir (p>.05). Yaratıcı drama eğitimi alan çocukların son test ortalama puanlarının kontrol grubu çocukların son test ortalama puanlarından daha yüksek olması verilen eğitimin olumlu etkisini ortaya koymaktadır. Bu nedenle çocukların; paylaşma, yardımlaşma, sorumluluk alma, sırasını bekleme, kurallara uyma, arkadaşlık kurma, nazik olma, tanıdığı kişilerle iletişime girme gibi sosyal-duygusal davranışlarını destekleyecek farklı yöntem ve teknikler geliştirilebilir ve yaygınlaştırılabilir.

Okul öncesi eğitim
Şehnaz Ceylan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Televizyondaki çocuk programlarının beş altı yaş çocukları için sözel şiddet ve antisosyal sözcükler içerme durumunun incelenmesi

Günümüzde televizyonun, ister olumlu ister olumsuz yönde olsun, toplumu etkileme gücüne ve toplumun zihinsel hayatına hükmeden bir konuma sahip olduğu kabul edilmektedir. Televizyon artık tüm insanlığın toplumsal hayatını etkileyen, belirleyen en güçlü aygıttır. O nedenle, televizyonun bu etkisini her açıdan ciddi sorgulamalara ve analizlere tabi tutmak gerekmektedir. Televizyonun okul öncesi dönemdeki çocuklar üzerindeki davranışsal, düşünsel ve duygusal etkileri yüksektir. Çünkü bu dönemdeki çocuklar çok çabuk ve kolay etkilenmektedir.Bu araştırma televizyondaki çocuk programlarının 5-6 yaş çocukları için; sözel şiddet ve anti-sosyal sözcükler içermesi durumunun incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Araştırmada, düzenlenen anket formu aracılığıyla Ankara merkez ilçelerinde okul öncesi eğitim kademesinde kayıtlı bulunan 5-6 yaş çocuk anneleri gözlemlerine dayalı veriler elde edilmiştir.Araştırmanın evrenini Ankara ili merkez ilçelerinde izlenen çocuk programlarını izleyen çocukların anneleri oluşturmaktadır. Birinci aşama evrenini ise Ankara ili merkez ilçelerinde 2006-2007 öğretim yılında okul öncesi kurumlarda kayıtlı bulunan 5-6 yaşındaki 40.688 çocuğun anneleri oluşturmaktadır. Yayın yapan tüm kanallardaki yayında olan çocuk programlarından en çok izlenen 20 program içinden video kaydı yapılabilen 6 tanesi seçilerek örneklem hacmi belirlenmiştir. Bu altı programdan dörder gözlem alınmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlar iki bölüm olarak eğerlendirilmiştir. Araştırmanın birinci aşama sonuçları; lise ve üniversite mezunu annelerin diğer eğitim düzeyindeki annelere göre daha çok programların içeriğini denetleyip, kısıtlama getirdiği görülmüştür. Her eğitim düzeyindeki anneye göre çocuklar televizyon programlarından olumsuz etkilenmektedir; çocuklar televizyon programlarındaki şiddet içeren sözcüklere, anti-sosyal sözcüklere, argo sözcüklere maruz kalmaktadır. Araştırmanın ikinci aşamasına ait sonuçlar;Kullanılan sözel şiddet ve anti-sosyal sözcük sayıları açısından kanallar arasında ve programlar arasında anlamlı farklılık görülmektedir.

Okul öncesi çocuklarTelevizyonÇocuk programları+1
Melike Sibel İnanlı
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
20
Master'sOpen AccessTR

Farklı sosyo-ekonomik düzeydeki ailelerin anasınıfına giden beş-altı yaş çocuklarının erken öğrenme becerilerinin incelenmesi

Bu araştırma farklı sosyo-ekonomik düzeydeki ailelerin anasınıfına devam eden beş-altı yaş çocuklarının Erken Öğrenme Becerilerinin İncelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Samsun il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 16 ilköğretim okulunun anasınıfına devam eden beş-altı yaşlarında olan Alt, Orta, Üst sosyo-ekonomik düzeydeki 150 çocuk oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak çocuklara ve çocukların anne babalarına yönelik soruları içeren Genel Bilgi Formu ile anne babaların sosyo-ekonomik düzeyini belirlemek için Sosyo-Ekonomik Düzeyi Belirleyici Ölçek kullanılmıştır. Örnekleme alınan çocuklara daha sonra Erken Öğrenme Becerileri Ölçeği uygulanmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen verilerin analizinde, sosyo-ekonomik düzeyin çocukların Erken Öğrenme Becerileri olan Düşünme, Dil ve Sayı becerilerine etkisini tespit etmek için Kruskall Wallis Testi kullanılmıştır. Ayrıca, çocukların cinsiyetinin Erken Öğrenme Becerileri Ölçeği'nden aldıkları ortalama puanlara etkisi Mann-Whitney U Testi kullanılarak, çocuğun okul öncesi eğitim kurumuna devam etme süresinin çocukların Erken Öğrenme Becerileri Ölçeği'nden aldıkları ortama puanlarına etkisi Kruskall Wallis H Testi kullanılarak, çocuklarının anne babalarının yaşının çocukların Erken Öğrenme Becerileri Ölçeği'nden aldıkları ortama puanlara etkisi ise Kruskall Wallis H Testi kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırmada elde edilen sonuçlara göre, Erken Öğrenme Becerilerinden olan Düşünme Becerileri alt ölçeği puanları açısından SED grupları arasında farklılık görülmektedir. Düşünme Becerileri alt ölçeği sıra ortalaması Üst SED grubunun lehine Alt ve Orta SED gruplarından yüksektir. Ayrıca, Orta SED grubunun Düşünme Becerileri alt ölçeği sıra ortalaması, Üst SED grubun Düşünme Becerileri alt ölçeği sıra ortalamasından düşük, Alt SED grubun Düşünme Becerileri alt ölçeği sıra ortalamasından yüksektir. Erken Öğrenme Becerilerinden olan Dil Becerileri alt ölçeği puanları açısından SED grupları arasında farklılık görülmektedir. Üst SED grubun Dil Becerileri alt ölçeği sıra ortalaması, Alt ve Orta SED gruplarının Dil Becerileri alt ölçeği sıra ortalamalarından yüksektir. Dil Becerileri alt ölçeği puanlamaları bakımından Orta SED grup Alt SED gruptan yüksektir. Erken Öğrenme Becerilerinden olan Sayı Becerileri alt ölçeği puanları açısından SED grupları arasındaki fark Üst SED grubun lehine bulunmuştur. Ayrıca Orta SED grubu Sayı Becerileri sıra ortalaması Alt SED ve Üst SED gruplarından düşüktür. EÖB açısından SED grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur. EÖB sıra ortalamalarının Üst SED grubu lehine yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Orta SED grubu EÖB sıra ortalaması, Alt SED grubu EÖB sıra ortalamasından yüksek, Üst SED grubu EÖB sıra ortalamasından düşük olduğu bulunmuştur.

EğitimOkul öncesi dönem
Nafiye Bilge Koçak
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bingöl ili örnekleminde geniş ve çekirdek aile yapılarında anne-çocuk ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırma ; Bingöl ili örnekleminde, geniş ve çekirdek aile yapılarında anne - çocuk ilişkilerini incelemek amacı ile yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini, MEB'e bağlı resmi ilköğretim okullarının 8. sınıfına devam eden geniş aile yapısına sahip 120 ve çekirdek aile yapısına sahip 139 olmak üzere toplam 259 çocuk ve bu çocukların anneleri oluşturmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak, aile yapılarının belirlendiği Genel Bilgi Formu, annelerin ve çocukların demografik özelliklerinin belirlendiği Kişisel Bilgi Formu, anne-çocuk ilişkilerini incelemek amacıyla Aile-Çocuk İlişkileri Ölçeği (PARQ)-Anne Formu ve çocuk-anne ilişkilerini incelemek amacıyla da Aile Kabul ve Reddetme Ölçeği (PARQ)- Çocuk Formu kullanılmıştır.Elde edilen verilerin analizi S.P.S.S. istatistik programı ile yapılmıştır. Anne ve çocukların demografik bilgileri yüzde ve frekans dağılımları ile verilmiş; aile yapıları ve anne-çocuk ilişkilerinin belirlenen bağımsız değişkenler arasındaki farklılıkları belirlemek için iki gruplu karşılaştırmalarda Mann- Whitney U testi, 3 ve daha fazla gruplu karşılaştırmalarda ise Kruskall-Wallis H testi kullanılmıştır. Annelerin çocuklarıyla olan ve çocukların anneleriyle olan ilişkilerine bakış açıları arasındaki ilişki korelasyon tekniği ile test edilmiştir. Gruplar arasında anlamlı farklar bulunduğunda, farkı yaratan grubun hangisi olduğu Scheffe Testi ile belirlenmiştir.Araştırma sonucunda, anne çocuk ilişkilerinde aile yapıları, gelir düzeyi, çocuk sayısı, çocuk cinsiyetine göre istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmamıştır(p>0.05).Çekirdek aile yapısında anne yaşı, çocuk doğum sırası, geniş aile yapısında anne öğrenim durumu ve çekirdek-geniş aile yapılarında çocuk doğum sırasına göre ise istatistiksel olarak anlamlı farkların olduğu saptanmıştır(p< 0.05).Çekirdek aile yapısında 21- 30 yaş grubundaki annelerin PARQ ?Sıcaklık ve Sevgi? alt boyutunda; geniş aile yapısında Ortaokul-Lise mezunu annelerin PARQ ?Sıcaklık ve Sevgi?ve? İlgisizlik ve İhmal? alt boyutlarında çocuklarıyla olan ilişkilerinin daha sağlıklı olduğu bulunmuştur.Çekirdek aile yapısındaki annelerin, PARQ toplam ve alt boyutlarında 5 ve üstü doğum sırasındaki çocuklarıyla ilişkilerinin sağlıksız olduğu bulunmuştur.Çekirdek ve geniş aile yapıları arasında PARQ ?Saldırganlık ve Kin? ve ?Ayrıştırılmamış Reddetme? alt boyutlarında ise geniş aile yapısındaki annelerin doğum sırası 3. gruptaki çocuklarıyla olan ilişkilerinin çekirdek aile yapısındaki annelere göre daha sağlıksız olduğu saptanmıştır.Çocuk-anne ilişkilerinde aile yapıları, gelir düzeyi, anne yaşı, anne öğrenim durumu, çocuk sayısı, çocuk cinsiyetine göre anlamlı farklar bulunmazken(p>0.05 ), geniş aile yapısında çocuk doğum sırası, çekirdek-geniş aile yapılarında çocuk doğum sırasına göre ise anlamlı farkların olduğu saptanmıştır ( p < 0.05 ).Geniş aile yapısında 5 ve üstü doğum sırasına sahip olan çocukların PARQ toplam ve tüm alt boyutlarda anneleriyle ilişkilerinin daha sağlıklı olduğu bulunmuştur.Çekirdek ve geniş aile yapıları arasında ise, çekirdek aile yapısındaki doğum sırası 5 ve üstü olan çocukların PARQ toplam ve ?Saldırganlık ve Kin? alt boyutunda ayrıca doğum sırası 3. olan çocukların ?Saldırganlık ve Kin? alt boyutunda anneleriyle olan ilişkilerinin geniş aile yapısındaki çocuklara göre daha sağlıksız olduğu saptanmıştır.Annelerin çocuklarıyla olan ilişkilerine bakış açılarıyla çocukların anneleriyle olan ilişkilerine bakış açıları arasında ters bir ilişki olduğu bulunmuştur

Beyda Öztürk
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Bilim sanat merkezlerine devam eden ve etmeyen ilköğretim 12 yaş çocuklarının saldırganlık, atılganlık, çekingenlik ve mizah özelliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, bilim sanat merkezlerine devam eden ve etmeyen ilköğretim 12 yaş çocuklarının saldırganlık, atılganlık, çekingenlik ve mizah özelliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırma Ankara ili sınırları içerisinde yer alan (Yenimahalle ve Mamak ilçelerinde yer alan) iki bilim ve sanat merkezi ile bu bilim ve sanat merkezlerinin bulunduğu ilçelerde yer alan dört ilköğretim okulunda uygulanmıştır. Araştırma; bilim ve sanat merkezlerine devam eden ve etmeyen 12 yaş çocuklarından 126 kız, 159 erkek olmak üzere toplam 285 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilere, veri toplama aracı olarak, Uşaklı (2006) tarafından uyarlanan Çocuklarda Davranış Eğilimi Ölçeği (Children's Action Tendency Scale) ve Oral (2004) tarafından geliştirilen Ergenlikte Mizah Ölçeği uygulanmıştır. Araştırma sonucunda bilim ve sanat merkezlerine devam eden çocuklar ile ilköğretim okullarına devam eden çocukların; mizah ölçeğinden elde ettikleri puanlar arasında anlamlı bir fark olmadığı, ancak davranış eğilimleri ölçeğinin çekingenlik, saldırganlık ve atılganlık alt ölçeklerinden elde ettikleri puanlar arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Kız öğrencilerin davranış eğilimleri ölçeğinin ?saldırganlık?, ?çekingenlik? ve ?atılganlık? alt boyutlarından aldıkları ortalama puanlar ile erkek öğrencilerin ?saldırganlık?, ?çekingenlik? ve ?atılganlık? alt boyutlarından aldıkları ortalama puanlar arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Mizah ölçeğinden aldıkları puanlar arasında da anlamlı fark bulunmamıştır. Annelerinin eğitim düzeyine göre; ilköğretime devam eden çocukların davranış eğilimleri ölçeğinin ?saldırganlık?, ?atılganlık? ve ?çekingenlik? alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında anlamlı farklılık olmadığı, ancak mizah ölçeğinden aldıkları puanlar arasında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Babalarının eğitim düzeyine göre; ilköğretime devam eden çocukların davranış eğilimleri ölçeğinin ?saldırganlık?, ?atılganlık? ve ?çekingenlik? alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında anlamlı fark olmadığı, ancak mizah ölçeğinden aldıkları puanlar arasında anlamlı fark olduğu görülmüştür. Katıldıkları sosyal etkinlik türüne göre; bilim ve sanat merkezlerine devam eden çocukların, davranış eğilimleri ölçeğinin ?saldırganlık? alt boyutundan aldıkları puanlar arasında anlamlı farklılık olduğu ancak ?atılganlık? ve ?çekingenlik? alt boyutundan ve mizah ölçeğinden aldıkları puanlar arasında anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Katıldıkları sosyal etkinlik türüne göre; ilköğretime devam eden çocukların, mizah ölçeğinden aldıkları puanlar arasında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Diğer yandan ?çekingenlik? ve ?atılganlık alt boyutlarında anlamlı farklılık bulunmazken, ?saldırganlık? alt boyutunda anlamlı farklılık saptanmıştır. Bu bulgular doğrultusunda şu önerilerde bulunulmuştur: Araştırma yapılan öğrenci grubu ilköğretim süresinin bitiminde mevcut değişkenler üzerinde yeniden araştırma yapılarak her iki araştırma karşılaştırılabilir. Üstün yetenekli çocuklar ve ilköğretime devam eden çocuklar ortaöğretim çağında da bu özellikler açısından karşılaştırılabilir. Yapılan araştırma Ankara ve çevre illeri içerisinde yer alan bilim ve sanat merkezleri ve ilköğretime devam eden öğrenciler üzerinde genişletilerek devam ettirilebilir.

EğitimMizahSaldırganlık+1
Sultan Örenoğlu-toraman
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Çocuklar İçin Çevresel Tutum Ölçeği ile ?Yeni Ekolojik Paradigma Ölçeği?nin geçerlik güvenirlik çalışması ve çevre eğitim programının etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada; çocuklara yönelik olan ?Çocuklar İçin Çevresel Tutum Ölçeği? ve ?Yeni Ekolojik Paradigma Ölçeği?nin geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yapmak ve ardından anasınıfına devam eden 60-72 aylık çocukların ve ebeveynlerinin çevresel tutumlarını geliştirmeye odaklı uygulanan çevre eğitimi programının çevresel tutum düzeylerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır.Araştırmada, öntest- sontest, kontrol gruplu deneysel model kullanılmıştır. ?Çocuklar İçin Çevresel Tutum Ölçeği? ve ?Yeni Ekolojik Paradigma Ölçeği?nin güvenirliğini belirlemek için yapılan uygulamada, araştırmanın örneklemini, küme örnekleme yöntemiyle seçilen 150 çocuk ve ebeveyni oluşturmuştur. Eğitim programının uygulanmasında ise deney grubunda 26, kontrol grubunda 26 olmak üzere toplam 52 çocuk ve deney grubunda 25, kontrol grubunda 26 olmak üzere toplam 51 ebeveyn araştırma kapsamına alınmıştır.Araştırma sonunda; Çocuklar İçin Çevresel Tutum Ölçeği'nin geçerlik-güvenirlik çalışması sonucu iç tutarlılık güvenirliği ? =.78 olarak belirlenmiştir. Test tekrar test güvenirliğinin ise .97 düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Ayrıca testin her iki yarısının da aynı özelliği ölçtüğü görülmüştür. Yeni Ekolojik Paradigma Ölçeği'ne ilişkin açımlayıcı faktör analizi sonuçları incelendiğinde; bir temel faktör bulunmuştur. Test-Tekrar test korelasyonunun ise, .94 düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Toplam 13 maddeden oluşan Cronbach Alpha ( ? ) değeri .81 olarak bulunmuştur. İki yarı test güvenirliği analizlerinde elde edilen bulgular ise testin her iki yarısının da aynı özelliği ölçtüğünü göstermiştir. Çevre Eğitim Programı sonrasında, deney ve kontrol grubundaki çocukların ve ebeveynlerinin aldıkları puanlar arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0.01). Kalıcılık testinde ise, eğitim programının etkisinin devam ettiği saptanmıştır (p<0.05). Bu bulgular ışığında, okul öncesi dönem çocuklarının ve ebeveynlerinin çevresel tutumlarını geliştirmeye yardımcı olmak amacıyla eğitimcilere, ailelere ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.

Ekolojik faktörlerEkolojik çevreEğitim programları+7
Fatma Nilgün Cevher Kalburan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Erken çocukluk dönemindeki üstün yetenekli çocukların belirlenmesinde ebeveyn, öğretmen ve uzman görüşlerinin karşılaştırılması

Bu araştırma, Bursa'da özel bir anaokuluna devam eden 3-6 yaş grubu 123 çocuk arasından üstün yetenekli olanları belirlemek ve belirleme işlemlerinin bu çocukları seçmede ne derece başarılı olduğunu tespit etmek amacıyla yapılmıştır.Çalışmada; 2 aşamalı belirleme sistemi oluşturulmuştur. Birinci aşama, hem öğretmen hem de ailelerin üstün yetenekli olduğunu düşündüğü çocukları kaydetmeleri için AGP (Aile Gözlem Formu) ve ÖGP (Öğretmen Gözlem Formu), ikinci aşamada, aileleri ve öğretmenleri tarafından aday olarak gösterilen çocukların araştırmacı tarafından uygulanan UGP (Çoklu Zekâ Gözlem Formu) ile çocukların zekâ alanlarındaki yaşıtlarına göre üstün yeteneklilik durumlarını saptamak amacıyla kullanılmıştır. Gözlem formları toplam 123 öğretmen ve yine 123 anne-babaya uygulanmıştır.Araştırmanın 123 kişilik örneklem grubundan toplam 44 çocuk üstün yetenekli bulunmuş ve bunların 22'si kız, 22'si de erkektir.Aile gözlem puanı ile öğretmen gözlem puanı arasında orta düzeyde doğrusal bir ilişki vardır. Ancak uzman gözlem puanı boyutlarıyla anlamlılık düzeyi yoktur. Buna karşın öğretmen gözlem puanının uzman gözlem puanı boyutlarından dil boyutu, müzik boyutu ve kişilerarası boyutları açısından ilişkili olduğu gözlenmektedir. Öğretmen gözlem puanı ile uzman gözlem puanı boyutlarından matematik boyutu, görsel boyut, kinestetik boyut, doğa boyutu ve içsel boyut açısından ilişki bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Çocuklar, Üstün Yetenek ve Üstün Yeteneğin Belirlenmesi

Ana-baba tutumuOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+6
Meral Alemdar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Yapılandırmacı yaklaşıma göre okulöncesi öğretmenlerine verilen hizmet içi eğitimin öğretmen-çocuk ve öğretmen-ebeveyn ilişkilerine etkisi

Bu araştırma, yapılandırmacı yaklaşıma göre okulöncesi öğretmenlerine verilen hizmet içi eğitimin öğretmen-çocuk ve öğretmen-ebeveyn ilişkilerine etkisini incelemek amacı ile yapılmıştır.Araştırmanın örneklemini Kastamonu ilinde bulunan 44 anaokulu-ana sınıfı öğretmeni, 176 okulöncesi eğitime devam eden 4-6 yaş arası çocuk ve 352 (176 anne-176 baba) ebeveyn oluşturmuştur. Araştırmada bilgi toplamak için (a) ?Kişisel Bilgi Formu?, (b) ?Öğretmen Görüşleri Belirleme Anketi?, (c) ?Öğretmen-Çocuk İlişkileri Ölçeği?, (d) ?Öğretmen-Ebeveyn İlişkileri Ölçeği?, (e) ?Ebeveyn-Öğretmen İlişkileri Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu model kullanılarak bir deneysel uygulama gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler kovaryans (ANCOVA) ile analiz edilmiştir.Deney ve kontrol grubundaki katılımcıların demografik özelliklerine göre ölçek puanları arasındaki farkların anlamlılığını test etmede, iki grup söz konusu ise Mann Whitney U testi, üç ya da daha fazla grup var ise Kruskal Wallis testi uygulanmıştır.Analiz sonuçları, hizmet içi eğitim programının sonucunda Öğretmen-Çocuk İlişkileri Ölçeği sontest ortalama puanları arasında anlamlı farkın olmadığını (p>.05) buna karşın hizmet içi eğitim programı sonucunda Öğretmen-Ebeveyn İlişkileri Ölçeği sontest ortalama puanları arasındaki farkın (p<.05), Ebeveyn (Anne)-Öğretmen İlişkileri Ölçeği sontest ortalama puanları arasındaki farkın (p<.01), Ebeveyn (Baba)-Öğretmen İlişkileri Ölçeği sontest ortalama puanları arasındaki farkın (p<.05) ve Öğretmen Görüşleri Belirleme Anketi sontest ortalama puanları arasındaki farkın anlamlı olduğu saptanmıştır (p<.05).Bu bulgular sonucunda bu tür hizmet içi eğitim programlarının farklı modellerle desteklenerek yaygınlaştırılması ve eğitim programlarına ailelerin de dahil edilmesi önerilmektedir.

Hizmet içi eğitim
A. Oğuzhan Kıldan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin empatik beceri düzeylerinin ana baba tutumları ve özsaygı ile ilişkisi

Bu araştırmada, ilköğretim 4. sınıf öğrencilerinin empatik beceri düzeyleri ile cinsiyet, doğuş sırası, anne-baba öğrenim düzeyi, ailenin gelir düzeyi, anne-baba tutumları ve özsaygı ilişkisi incelenmiştir.Araştırmanın örneklemini, 2006-2007 eğitim-öğretim yılında Ankara il merkezinde bulunan 3 resmi ilköğretim okulunun 4. sınıfında öğrenim gören 417 öğrenci oluşturmaktadır.Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Çocuklar İçin Empati Ölçeği (Bryant, 1982), Ana-Baba Tutum Ölçeği (Polat, 1986) ve Coopersmith Özsaygı Ölçeği (Coopersmith, 1967) kullanılmıştır.Toplanan veriler, SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada t-Testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA)'nın parametrik olmayan karşılığı Kruskall-Wallis H Testi, Mann-Whitney U Testi ve Pearson Korelasyon Katsayısı tekniği kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, kız öğrencilerin empatik beceri düzeylerinin, erkek öğrencilere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Doğuş sırası ile empati arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Araştırmada annenin öğrenim durumuna göre empatik beceri puanı en düşük olan grup, annesi okur-yazar olmayan öğrencilerdir. Empatik beceri puanı en yüksek olan grup ise annesi yüksek okul ya da üniversite mezunu olan öğrencilerdir. Babanın öğrenim durumu ile empatik beceri puanları arasında ise anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Gelir düzeyine göre empatik beceri puanı en düşük olan grup, kendilerini alt gelir düzeyinde algılayan öğrencilerdir; Empatik beceri puanı en yüksek olan grup ise kendilerini orta gelir düzeyinde algılayan öğrencilerdir. Empati ile anne-baba tutumları arasındaki ilişkiler incelendiğinde, anlamlı ve negatif bir ilişki olduğu bulunmuştur. Empati ile özsaygı arasındaki ilişkiler incelendiğinde ise anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu bulunmuştur.

Ana-baba tutumuBenlik saygısıEmpati+3
Ceren Nilgün Çetin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitim kurumlarina devam eden alti yaş çocuklarinin sosyal uyum becerileri ile anne-babalarinin empatik becerileri arasindaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden altı yaş çocuklarının sosyal uyum becerileri ile anne-babalarının empatik becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2006-2007 eğitim yılında Ankara il merkezi Yenimahalle ilçesinde bulunan anasınıflarına devam eden 180 çocuk ve bu çocukların anne ve babaları oluşturmuştur. Araştırmaya ilişkin verilerin toplanabilmesi amacıyla; anne-babalara ve çocuğa yönelik bilgileri içeren ?Genel Bilgi Formu?, çocukların sosyal uyum becerilerini ölçmek amacıyla ?Sosyal Uyum ve Beceri Ölçeği?; anne-babaların empatik beceri düzeylerini belirlemek amacıyla ?Empatik Beceri Ölçeği-B Formu ( EBÖ-B Formu )? kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 15 paket programı yardımı ile değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde frekans ve yüzdelik dağılımlar ile iki gruplu karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, ikiden fazla gruplu karşılaştırmalarda Kruskall-Wallis testi kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasında ilişkiye de korelasyon analizi ile bakılmıştır. Anlamlılık seviyesi olarak 0,05 kullanılmış olup, p<0,05 olması durumunda anlamlı farklılığın olduğu, p>0,05 olması durumunda anlamlı farklılığın olmadığı vurgulanmıştır.Araştırma sonucunda, anne-babalarının empatik becerileri puanları yükseldikçe, okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden altı yaş çocuklarının sosyal uyum beceri puanlarının da yükseldiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca anne babaların öğrenim düzeylerinin yüksek olması,çocukların okul öncesi eğitime devam etme süresi gibi değişkenlerin çocukların sosyal uyum becerilerini olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Sosyal uyum, anne-baba, empati, empatik beceri.

Empatik beceri
Nilgül Günindi
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı eğitim programlarına devam eden lise ıı. sınıf öğrencilerinin algıladıkları anne-baba davranışları ile sosyal beceri düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, farklı eğitim programlarına devam eden lise II. sınıf öğrencilerinin algıladıkları anne-baba davranışları ile sosyal beceri düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın örneklemi, 2006?2007 Eğitim-Öğretim yılında Kırşehir ili merkez liselerinde (Meslek, Düz, Anadolu-Fen-Süper liseleri) öğrenimine devam eden 378 öğrenciden oluşmuştur. Öğrencilerin cinsiyet, okul, yaş, ailedeki çocuk sayısı, doğum sırası, baba öğrenim durumu, anne öğrenim durumu ve anne çalışma durumu ile ilgili bilgileri araştırmacı tarafından hazırlanan ?Kişisel Bilgi Formu?; sosyal beceri düzeyleri Yüksel (1997), tarafından Türkçeye uyarlanan ?Sosyal Beceri Envanteri?; algılanan anne-baba davranışları ise Yeşilyaprak (1988), tarafından Türkçeye uyarlanan ?Algılanan Anne-Baba Davranışları Envanteri? kullanılarak belirlenmiştir.Bu çalışmada veriler SPSS 12.0 Paket programı ile değerlendirilmiştir. Anlamlılık seviyesi olarak 0,05 kullanılmış olup, p<0,05 olması durumunda anlamlı farklılığın olduğu, p>0,05 olması durumunda anlamlı farklılığın olmadığı belirtilmiş, bulgular araştırmanın amaçlarına uygun olarak tablolar halinde sunulmuştur.Araştırmanın sonucunda öğrencilerin sosyal beceri toplam puanı ile algılanan anne davranış toplam puanı arasında anlamlı bir ilişki saptanamamıştır. Toplam sosyal beceri puanı ile toplam baba davranış puanı arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Algılanan anne davranış toplam puanı ile algılanan baba davranış toplam puanı arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır.Algılanan Anne-Baba İlgi ve Şefkat Gösterme alt ölçeği puanları ile öğrencilerin Duyuşsal Duyarlılık, Sosyal Anlatımcılık, Sosyal Kontrol puanları arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Algılanan Anne-Baba Amaçlara Ulaşmada Yardımcı Olma puanları ile öğrencilerin Duyuşsal Duyarlılık, Sosyal Anlatımcılık, Sosyal Kontrol puanları arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Algılanan Anne Tutarlı Disiplin puanları ile öğrencilerin Duyuşsal Anlatımcılık, Duyuşsal Duyarlık, Sosyal Anlatımcılık, Sosyal Duyarlık, Sosyal Kontrol puanları; Algılanan Baba Tutarlı Disiplin puanları ile öğrencilerin Duyuşsal Duyarlık, Sosyal Anlatımcılık, Sosyal Duyarlık, Sosyal Kontrol puanları arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Algılanan Anne Koruyuculuk puanları ile öğrencilerin Duyuşsal Duyarlılık ve Sosyal Duyarlık puanları arasında negatif, Duyuşsal Kontrol puanları arasında pozitif anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Algılanan Baba Koruyuculuk puanları ile öğrencilerin Duyuşsal Anlatımcılık ve Sosyal duyarlık puanları arasında negatif anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Algılanan Anne-Baba Fiziksel Cezalandırma puanları ile öğrencilerin Duyuşsal Duyarlılık ve Sosyal Kontrol puanları arasında pozitif anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Algılanan Anne Başarı İçin Baskı puanları ile öğrencilerin Sosyal Anlatımcılık puanları arasında negatif anlamlı bir ilişki; Algılanan Baba Başarı İçin Baskı puanları ile öğrencilerin Duyuşsal Duyarlık ve Sosyal Anlatımcılık puanları arasında negatif anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Algılanan Anne Duygusal Cezalandırma puanları ile öğrencilerin Duyuşsal Duyarlılık ve Sosyal Duyarlık puanları arasında negatif anlamlı bir ilişki saptanmıştır.Okul türleri arasında Anadolu-Fen-Süper Lise grubunda öğrencilerin Duyuşsal Anlatımcılık puanları diğer liselere göre daha yüksek bulunmuştur. Düz lise grubunun Sosyal Kontrol puanları meslek lisesine göre yüksek bulunmuştur. Okul grupları arasında Anadolu-fen-süper lise grubunda Algılanan Anne Koruyuculuk puanları diğer liselere göre daha yüksek bulunmuştur. Anadolu-fen-süper lise grubunda Algılanan Baba Koruyuculuk puanları düz liselere göre daha yüksek bulunmuştur. Okul grupları arasında Anadolu-Fen-Süper Lise grubunun Algılanan Anne Başarı İçin Baskı puanları düz liselere göre yüksek bulunmuştur.

Ayşe Hicret Güdük
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara il merkezindeki iş okullarında 1. ve 4. sınıfa devam eden zihinsel engelli çocukların annelerinin kaygı ve sosyal destek düzeylerinin karşılaştıkları problemlere göre incelenmesi

Bu araştırma, zihinsel engelli çocuğu olan annelerin kaygı ve sosyal destek düzeylerinin karşılaştıkları problemlere göre incelenmesi amacıyla planlanmıştır.Çalışmada, tam örnekleme modeli kullanılmıştır. Ankara il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı İş Okullarında 1. ve 4. sınıfa devam eden zihinsel engelli çocuğu olan toplam 151 anne örneklemi oluşturmuştur.Araştırmada veri toplamak amacıyla annelere araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan, annelere ilişkin bilgiler ve problemlerini içeren sorulardan oluşan ?Kişisel Bilgi Formu? ve ?Anket Formu?, Akkök tarafından geliştirilmiş ?Özel Gereksinimli Çocuğu Olan Anne-Babaların Kaygı ve Endişe Düzeyini Ölçme Aracı (K.E.Ö.A.)? ve Kaner tarafından geliştirilmiş olan ?Aile Destek Ölçeği (ADÖ)? kullanılmıştır.Elde edilen veriler, SPSS 12.0 paket programı yardımı ile değerlendirilmiştir. 2 gruplu karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, 3 ve daha fazla gruplu karşılaştırmalarda Kruskall-Wallis Testi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiye Spearman Korelasyon Analizi ile bakılmıştır. Anlamlılık seviyesi olarak 0,05 ve0,01 kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, 1. sınıfta çocuğu olan annelerin kaygı seviyelerinin, 4. sınıfta çocuğu olan annelerden daha yüksek olduğu saptanmıştır. Her iki grupta da kaygının Ailenin Yaşamına Getirdiği Sınırlılıklar, Ömür Boyu Bakım ve Aileye Getireceği Zorluklar alt boyutlarında yüksek olduğu bulunmuştur. 4. sınıfta çocuğu olan annelerin Kişisel Ödül Eksikliği ve Fiziksel Sınırlılıklar puanlarının, 1. sınıfta çocuğu olan annelerden daha yüksek, 1. sınıfta çocuğu olan annelerin Bilişsel Bozukluk alt boyutundaki puanlarının ise 4. sınıfta çocuğu olan annelerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. 4. sınıfta çocuğu olan annelerin sosyal destek puanları incelendiğinde, Duygusal Destek, Bakım Desteği ve toplam Sosyal Destek puanlarının, 1. sınıfta çocuğu olan annelerden daha düşük olduğu saptanmıştır.

Kaygı düzeyiSosyal destekZihinsel engelli çocuklar
Neslihan Çürük
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara il merkezindeki anasınıflarında görev yapan öğretmenlerin müzik eğitiminde yaşadıkları sorunların incelenmesi

Bu araştırma, Ankara il merkezindeki anasınıflarında görev yapan öğretmenlerin, müzik eğitimi uygulamalarını ve karşılaştıkları sorunları saptamak amacıyla planlanmıştır. Araştırmaya tabakalı rasgele örnekleme yöntemi ile seçilen 166 okuldan toplam 212 öğretmen dahil edilmiştir. Veriler anket aracılığıyla toplanmıştır. Anket, literatür taraması sonucunda geliştirilmiş ve alanında uzman 7 öğretim elamanının görüşlerine sunulmuştur. Alınan öneriler doğrultusunda ankete son şekli verilmiştir. Öğretmenlere ait demografik özellikler frekans ve yüzde dağılımı şeklinde tablolarda verilmiştir. Araştırmanın alt amaçlarına ilişkin değişkenlere verilen yanıtların frekans ve yüzde dağılımları hesaplanmış ve önem sırasına göre değerlendirilmiştir. Değerlendirmeler ağırlıklı toplamlar yardımı ile yapılmış olup ağırlığına göre tercih edilen cevaplar sıralanmış ve tablolarda yer almıştır. Elde edilen veriler incelendiğinde; Öğretmenlerin % 80, 2' sinin müzik eğitimini mesleki eğitim sırasında aldığı, % 80, 7' sinin müzik eğitimi konusunda hizmet içi eğitime ihtiyaç duyduğu, % 57,1' inin etkinlikler sırasında çalgı kullanmadığı, % 57, 6' sının sınıfında orijinal çalgı bulunmadığı, % 55,7' sinde de sınıfında her çocuğa yetecek kadar çalgı bulunmadığı saptanmıştır. Öğretmenlerin müzikli hikaye çalışmalarını 1. öncelikle yaptırmadıkları, % 37, 5' inin yaratıcı dans çalışmalarında ise 1. öncelikle çocuklardan müzik eşliğinde nesne, hayvan?vs. varlıkları taklit ederek yaratıcı dans etmelerini desteklediklerini belirtmiştir. Öğretmenlerin % 35,2' sinin ritim çalışmalarında 1. öncelikli olarak ritmi verdiği ve çocukların bu ritimle yürümesini, koşmasını, zıplamasını istediği bulunmuştur. Bunun yanı sıra öğretmenler, ses dinleme ve ayırt etme çalışmaları, ritim çalışmaları ve yaratıcı dans çalışmaları sırasında 1. öncelikle herhangi bir sorun yaşamadıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmenler şarkı seçilen ise; 1. sırada sözlerinin basit ve anlaşılır olmasına dikkat etmektedirler. Öğretmenler şarkı öğretiminde 1. sırada şarkıyı bölüm bölüm çocuklara söyleyip katılmalarını beklemektedirler. Öğretmenlerin müzik eğitimi konusundaki iş doyum düzeylerine bakıldığında orta düzeyde olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, öğretmenlerin müzik eğitiminde sadece bilgi sahibi oldukları konuları uyguladıkları ancak bu bilgilerin yetersiz olduğu belirlenmiştir. Dolayısı ile müzik eğitiminin içeriği konusunda öğretmenlerin tekrar hizmet içi eğitime almaları gerektiği saptanmıştır.

AnasınıflarıDansMüzik eğitimi+3
Zeynep Dere
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ana sınıfı öğretmenlerinin okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterlilik algılarının belirlenmesi

Araştırmada, Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarının anasınıflarında görev yapan öğretmenlerin, okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterlilik algılarının belirlenmesi, genel amaç olarak belirlenmiştir. Ayrıca okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterlilik algılarının öğretmenlerin yaş, mezun olduğu okul ve mesleki kıdem durumlarına göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir.Araştırmanın evrenini Ankara ili merkez ilçelerinde ilköğretim okullarının bünyesindeki anasınıflarında görev yapmakta olan ana sınıfı öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmada öğretmenlerin ?Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmalarında Öğretmen Yeterlilik Algılarını Belirleme Ölçeği?nin geçerlilik güvenirlilik çalışması için örneklem Ankara ili merkez ilçelerden Yenimahalle, Çankaya, Etimesgut, Sincan, Altındağ, Keçiören, Mamak ilçelerine bağlı okul öncesi eğitim kurumlarından rondom tekniğiyle 468 öğretmen olarak belirlenmiştir. ?Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmalarında Öğretmen Yeterlilik Algılarını Belirleme Ölçeği?ni oluşturmak için literatür taraması yapılarak 82 madde oluşturulmuştur. Ölçek bu haliyle 6 alan uzmanının görüşüne sunulmuştur. Uzman görüşleri alındıktan sonra likert tipi derecelendirme ölçeğine göre uzmanların her bir maddeye verdikleri puanlar toplanmış ve çıkan değer uzman sayısına bölünmüştür. Madde puanı dördün altında olan 11 madde ölçekten çıkarılmıştır. 71 maddeden oluşan ölçeğin geçerlilik güvenirlilik çalışması yapılmıştır. Belirlenen örneklem grubuna ?Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmalarında Öğretmen Yeterlilik Algılarını Belirleme Ölçeği? uygulanmıştır. Ancak 400 öğretmen ölçeği doldurmuştur. Diğer öğretmenler veri kaybıdır. Ölçeğin SPSS 13.0 paket programında faktör analizi yapılmıştır. Ölçeğin geçerlik çalışmasında Screee Plot eğrisi 8 faktörlü yapıyı göstermiş ve madde yükü .50 den küçük olan maddeler atılmıştır. Açıklanam toplam varyans %65.7'dir. Ölçeğin genelinin güvenirliği için hesaplanan Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısı .89 olarak hesaplanmıştır. Analiz sonucunda 33 maddeden oluşan ?Ana Sınıfı Öğretmenlerinin Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmalarına İlişkin Yeterlilik Algılarını Belirleme Ölçeği? elde edilmiştir.Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından sekiz merkez ilçeden 65 ilköğretim okulunda uygulama izni verdiğinden dolayı; Ankara ilinde Yenimahalle, Çankaya, Keçiören, Etimesgut, Altındağ, Sincan, Gölbaşı, Mamak' merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarının bünyelerinde çalışan 196 ana sınıfı öğretmeni, okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterlilik algılarını belirlemek için, örneklem grubunu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak ?Kişisel bilgi formu? ve araştırmacı tarafından geliştirilen ?Ana Sınıfı Öğretmenlerinin Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmalarına İlişkin Yeterlilik Algılarını Belirleme Ölçeği? kullanılmıştır. Araştırmada 173 ana sınıfı öğretmeni ölçeği doldurmuştur. Diğer öğretmenler veri kaybıdır. Araştırma bulgularının yorumlanmasında 0.05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır.Araştırmada anasınıflarında görev yapan öğretmenlerin okuma yazmaya hazırlık çalışmalarına ilişkin yeterlilik algılarında öğretmenin yaşının, mesleki kıdeminin ve mezun olduğu okul türünün anlamlı bir farklılık yaratmadığı sonucuna ulaşılmıştır (P>0.05). Bulgular ışığında öğretmenlere, ilgili kurum ve kuruluşlara gerekli önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Okumaya hazırlık, görsel algı, işitsel algı, dikkat, bellek.

Döndü Neslihan Bay
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Ebeveynlerin okul öncesi dönemdeki çocuklarına (60-72 ay) yaşattıkları doğal çevre deneyimleri ve çocukların çevreye karşı tutumları

Ebeveynlerin okul öncesi dönemdeki çocuklarına yaşattıkları doğal çevre deneyimleri ve çocukların çevreye karşı tutumlarını ortaya koymak bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırmanın evrenini Giresun il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız anaokullarına ve ilköğretim okullarının anasınıflarına devam eden 60-72 aylık 353 çocuk ve bu çocukların ebeveynleri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Orijinal adı Children's Environmental Response Inventory olan ?Çevresel Tepki Envanteri? kullanılmıştır. Araştırma bulgularının yorumlanmasında 0.05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır. Araştırmada çocukların çevreye karşı tutumların yaşanılan yer, annenin öğrenim düzeyi, babanın öğrenim düzeyi, ailenin aylık geliri, annenin mesleği ve babanın mesleğine göre farklılaşmadığı (p>0.05), cinsiyete göre ise anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<0.05). Ailelerin çocuklarına yaşattıkları doğal çevre deneyimlerinin; yaşanılan yere ve ailenin aylık gelirine göre farklılaşmadığı (p>0.05), annenin öğrenim düzeyi, babanın öğrenim düzeyi, annenin mesleği ve babanın mesleğine göre ise anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır(p<0.05). ?Çevresel Tepki Envanteri? ve ?Aile Tarama Ölçeği? arasındaki ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir (p> 0.05).Anahtar kelimeler: Okul öncesi, çevreye karşı tutum, doğal çevre deneyimleri

Oğuz Serdar Kesicioğlu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00