Ankara Yıldırım Beyazıt University
Discipline

Göç Politikaları ve Araştırmaları Anabilim Dalı

Ankara Yıldırım Beyazıt University

2

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

2 Theses
Master'sOpen AccessTR

İtalya ve Türkiye'de göçmen kaçakçılığı

Göç, en basit tanımıyla insanların yer değiştirme hareketidir. Göçün bir çeşidi olan uluslararası göç olgusu son zamanlarda gündemde olan göç konularının başında gelmektedir. Zira uluslararası göçmen sayısı son yıllarda şimdiye kadar hiç olmadığı kadar yüksek sayıya ulaşmıştır. Uluslararası göçün yasadışı çeşidi olan göçmen kaçakçılığı konusu da son yıllarda medyada geniş bir şekilde yankı uyandırmıştır. Bu çalışma göçmen kaçakçılığı konusunu Akdeniz ve Ege üzerinde deniz yoluyla gerçekleşen kaçakçılık özelinde incelemektedir. Özellikle son yıllarda Akdeniz ve Ege'de meydana gelen Aylan bebek gibi ölümler, konunun akademik araştırılmasının göçmen mağduriyeti açısından gerekliliğini belirtmektedir. İtalya, deniz yoluyla göçmen kaçakçılığı açısından Avrupa'da en fazla sorunla karşılaşan ülke konumundadır. Zira Avrupa'ya deniz yoluyla ulaşan 3 büyük göçmen kaçakçılığı rotası içerisinde en fazla ölüm oranına sahip olan ülke İtalya'dır. İtalya'da göçmen kaçakçılığını engellemek adına; Avrupa Birliği (FRONTEX'le), İtalya hükümeti ve bazı Sivil Toplum Kuruluşları faaliyet göstermektedir. Bununla birlikte, tüm bu çalışmalara rağmen ölüm oranları azalmamakta ve mağduriyetler yaşanmaya devam etmektedir. Türkiye, deniz yoluyla göçmen kaçakçılığı noktasında İtalya kadar eski bir tarihe sahip değildir. Türkiye transit noktada bulunmasıyla, deniz yoluyla göçmen kaçakçılığı açısından Avrupa için çok önemli bir konuma sahiptir. Türkiye'de 2000'li yıllarda başlayan kaçakçılık serüveni 2006 yıllarda artmaya başlamış ve 2009 yılında maksimum seviyeye ulaşmıştır. Ardından 2010 yılında operasyonların başlaması ve sonrasında geri kabul anlaşmasıyla beraber düşme eğilimine girmiştir. Bu araştırmanın amacı, göçmen kaçakçılığı kavramını İtalya ve Türkiye özelinde, iki ülkenin kaçakçılıkla ilgili tarihi, hukuki, siyasi durumlarını karşılaştırmalı inceleyerek iki ülkeye gerçekleştirilen göçmen kaçakçılığı rotalarına ayrıntılı bakarak, İtalya ve Türkiye'nin bölgede hem devlet hem de Sivil Toplum Kuruluşları eliyle yürütmüş oldukları faaliyetin göçmen mağduriyetlerini ne şekilde etkilediğini araştırmaktır. Anahtar Kelimeler: Arama Kurtarma Operasyonları, Göç, Göçmen Kaçakçılığı, İtalya, Türkiye, Yasadışı Göç.

GöçlerGöçmenlerKaçakçılık+5
Yusuf Halit Çaykara
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal hafızanın geriye göçü

Son yıllarda üçüncü kuşak Türkiye kökenli Avrupa vatandaşlarının Türkiye'ye beyin göçü gerçekleştirdikleri gözlemlenmiştir. Bu çerçevede çalışma üçüncü kuşak Avrupalı Türklerin Türkiye'ye göç kararında kimlik, aidiyet, kültür, çifte vatandaşlık, iktisadi ve diğer gerekçelerin etkilerini araştırmayı amaçlamaktadır. Aidiyet ekseninde çapraz bir değerlendirme yapılarak Türkiye'ye ve Avrupa'ya uyum süreçlerinde hedef kitlenin karşılaştığı zorluklar ve günlük yaşamlarını kolaylaştıran unsurları analiz edilmiştir. Bu kapsamda araştırmada yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilerek yorumlayıcı sosyoloji temelinde çalışmalar yürütülmüştür. Hedef kitlenin göç kararında özellikle aidiyet duygusu üzerinde durularak, bireylerin kimlik oluşumda aile ve okul gibi sosyalleşme alanlarının etkileri analiz edilmiştir. Bu çerçevede, aile kurumunun daha çok Türk kültürü ile ilişkilendirildiği, okul kurumunun ise entelektüel sermayeye katkı sağladığı ancak ayrımcı sembolik değerler ile özdeşleştiği gözlemlenmiştir. Bu nedenle bireyleri Avrupa ülkelerine aidiyet duygusunun düşük, Türkiye'ye ise yüksek olduğu kaydedilmiştir. Avrupalı Türkler yurtdışında oluşturdukları kolektif kimlik ağını Türkiye'de de oluşturmuşlardır çünkü bu ağ hedef kitleye kimliğini özgürce ifade edebilme fırsatı tanımaktadır. Bireyler Türkiye'de en fazla kamu hizmetlerine erişimde sorun yaşadıkların, öte yandan Avrupa'da kamu hizmetlerinin erişilebilir, bilgilendirici ve ucuz olduğu ifade etmişlerdir. Bu çerçevede Türkiye'ye geldikten sonra bireylerin sisteme alışması ve alışkanlıklarından vazgeçmesinin kolay olmadığı değerlendirilmiştir. Avrupa'da ayrımcılıkla karşılaşan bireyler Türkiye'ye geldikten sonra özellikle milli ve dini kimliğini ifade edebilme alanı bulmuştur. Bunun dışında Türkiye'ye göç etmek bireylerim aidiyet ve kimlik sınırlarını, çifte vatandaşlık ve kültürel değerler üzerinden tekrar değerlendirmesine fırsat tanımıştır.

AidiyetBeyin göçüGeri dönüş+5
Sümeyye Gedikoğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00