
2
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Otosklerozlu hastalarda yüksek rezolüsyonlu bilgisayarlı tomografide dansitometri ölçümleri ile stapes açısı ve fasiyal sinir stapes mesafesi arasındaki ilişki
Amaç: Otoskleroz otik kapsülü etkileyen erişkin çağın önemli işitme kaybı nedenlerindendir. Otoskleroz tanısı hastanın öyküsü, fizik muayene, odyometri ve Bilgisayarlı Tomografi (BT) ile konulmaktadır. BT teknolojisindeki gelişmeler, otoskleroz tanısında tomografinin değerini artırmıştır. Ancak bazı otoskleroz hastalarında Bilgisayarlı Tomografide belirgin patoloji izlenmemektedir. Bu hastalarda BT'de skleroz veya lizis olmasa da otoskleroz tanısına yardımcı bulguların varlığı önem kazanmaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalar kemik dansitometrinin odyometri ile ilişkili olduğunu göstermiştir. Ayrıca stapes açısındaki farklılıkların da otoskleroz tanısında yeni bir radyolojik belirteç olabileceğine yönelik çalışmalar mevcuttur. Bu gerekçe ile bizim çalışmamızda otosklerozlu hastaların Yüksek Rezolüsyonlu Bilgisayarlı Tomografi (YRBT) ile stapes açısı ve fasiyal sinir ile stapes başı mesafesi ile dansitometri arasındaki ilişki ve otosklerozu olmayan normal populasyonla bu değerlerin karşılaştırılması planlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif klinik bir çalışma olup Kasım 2016 ile Ocak 2018 tarihleri arasında kliniğimizde herhangi bir sebeple temporal kemik BT görüntülemesi yaptıran hastaların görüntüleri iş istasyonu aracılığı ile yeniden değerlendirilerek radyolojik olarak otosklerozu olan hastalarda, otik kapsül etrafında dansitometri ölçümlerinin, stapes açısı ve fasiyal sinir stapes mesafesi ile ilişkisi ve bu parametrelerin otoskleroz tanısında katkısı araştırılmıştır. Bulgular: Hasta grubunun Kohlea Orta Turn Postero-Lateralinde(KOTPL) dansitometri değerlerinin kontrol grubuna göre daha düşük olduğu belirlenmiştir. Hasta ve kontrol grubu arasında diğer dansitometri ölçümleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Stapes açısı ortalaması kontrol grubunda 77.72ᵒ±7.23ᵒ, hasta grubunda 73.65ᵒ±6.38ᵒdir. Hasta grubunun kontrol grubuna göre daha düşük bir ortalamaya sahip olduğu görülmüştür. Benzer şekilde hastaların fasiyal sinir stapes mesafesinin kontrol grubuna göre daha kısa olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Otosklerozlu hastalarda otik kapsülde Kohlea Orta Turn Postero-Lateralinde (KOTPL) dansitometri ölçümlerinde azalma ile birlikte Fasiyel Sinir Stapes Mesafesinin (FSSM) azaldığı ve Stapes açısının daraldığı tesbit edilmiştir. Otosklerozlu hastalarda bu iki parametrenin dansimetri ölçümleri ile korele olduğu ve otoskleroz tanısında kullanılabilecegini göstermektedir. Ancak Stapes açısı ölçümlerinin değerlendirilmesinde, inceleme alanının oldukca küçük olması nedeniyle hata payının çok olduğunu düşünmekteyiz. Bu nedenle açı çalışması yaparken referans noktalarının doğru belirlemek önem kazanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Otoskleroz, Stapes açısı, Dansitometri, Fasiyal sinir.
Ciddi aort darlığı hastalarında transkateter aort kapak implantasyonunun retinal kalınlık üzerindeki etkisinin optik koherens tomografi ile değerlendirilmesi
Amaç:Ciddi aort darlığı (AD), kanın sistolde aortaya geçişini engelleyen ve sol ventrikül çıkış yolunun anatomik bir obstrüksiyonudur. Bu durum, kalpten kan akışının engellenmesi nedeniyle kalp debisini azaltarak retinal iskemiye neden olabilir. Transkateter aort kapak implantasyonu (TAVİ) mekanik tıkanıklığı giderir ve kalpten tüm vücuda normal kan akışını sağlar. Bu çalışmanın amacı, ciddi dejeneratif AD'li hastalarda TAVİ'nin gözün retina kalınlığı, retina tabakasında bulunan ganglion hücre kompleksi (GCC) kalınlığı ve retinal sinir lifi tabakası (RNFL) kalınlığı üzerindeki etkisini spektral domain optik koherens tomografi (OCT) ile ölçmektir. Materyal ve Metot:Bu çalışma prospektif bir tasarım kullanılarak gerçekleştirildi ve çalışmaya Aralık 2017 ile Haziran 2018 arasında TAVİ uygulanan 50 ciddi AD hastası (yaş 78.5 ± 6.9 yıl) dahil edildi. GCC, retina ve RNFL kalınlıkları TAVİ'den hemen önce ve 1 gün ile 1 ay sonra hastanemiz oftalmoloji bölümü tarafından spektral domain OCT ile ölçüldü. Bulgular: Sol gözde ortalama retinal kalınlığınınTAVİ öncesi değere göre TAVİ'den 1 gün sonra anlamlı olarak arttığı belirlendi(p = 0.04). Buna ek olarak, GCC kalınlığının, TAVİ'den 1 gün sonrası, sol gözün iç inferior kadranda ve dış temporal kadranda TAVİ öncesi değerine göre sırasıyla anlamlı derecede daha ince olduğu saptandı(p = 0.04, p = 0.05). Sağ gözde retinal ve GCC kalınlığında istatiksel anlamlı bir değişiklik saptanmamıştır. Bununla birlikte, TAVİ işleminden sonra her iki gözde RNFL kalınlıklarında belirgin bir değişiklik saptanmadı. Sonuç:Bu çalışmada TAVİ'nin sol gözün ortalama retinal kalınlığı üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu gösterilmiştir. Bununla birlikte, GCC ve RNFL kalınlıklarında aynı etki gösterilememiştir. Bu nedenle, mevcut bulgular yorumlanmadan önce uzun süre takipli büyük vaka serileri yapılmalıdır. Anahtar kelimeler: Transkateter aort kapak implantasyonu, optik koherens tomografi, retina kalınlığı, ganglion hücre kompleksi, retinal sinir lifi tabakası, aort darlığı