
3
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
1939 New York World's Fair in Turkey
1939 yılının Nisan ayında ABD'nin New York şehrinde uluslararası bir fuar düzenlendi. Fuarın organize edilme nedeni, Amerikan bağımsızlığı ile ABD Anayasası'nın 150. yılını kutlamak ve 1789 yılında Amerikan bağımsızlık bildirgesini okuyan ilk Amerikan Başkanı George Washington'u anmaktı. Bununla beraber temelde doğal olarak ekonomik açılımlara sahip olan bu fuar, 1929 Dünya Ekonomik Krizi'nde ağır yaralar alan Amerikan ekonomisini kalkındırmaya yönelikti. Bu uluslararası fuara, Almanya dışında, büyük devletlerin hemen hemen hepsi ve farklı milliyete mensup 60'a yakın topluluk da katılmıştı. Türkiye de fuara katılan ülkeler arasındaydı. Türkiye'nin buradaki temel amacı, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yapılan inkılâplar ve kaydedilen gelişmeler hakkında bilgi verip, Türkiye'yi ve Türk kültürünü dünya kamuoyuna tanıtmaktı. Ayrıca başta ABD olmak üzere dünya genelindeki olumsuz "barbar Türk ve siyahî (Arap) Türk" imajı da silinmek isteniyordu. Türkiye'nin fuar vasıtasıyla ulaşmayı umduğu bir başka hedef de, uluslararası ticarî münasebetler kurmak suretiyle ülke ekonomisine yarar sağlayacak bir takım ticaret anlaşmaları imzalamaktı. 1939 yılının Eylül ayında Almanya'nın Polonya'yı işgal etmesiyle başlayan II. Dünya Savaşı, bu fuarın daha fazla devam etmesine fırsat vermedi. Ayrıca, fuarın malî yönden sıkıntıya düşmesi ve fuara yönelik bir terör hareketi -fuar alanında saatli bir bomba patlatılması- uluslararası bu organizasyonun 31 Ekim 1939 tarihinde sonlandırılmasına yol açtı. Anahtar Kelimeler: Fuar, New York, Türkiye, 1939, Türk-Amerikan İlişkileri
Mehmet Zekariya Sertel 1890-1980
Günümüzde Makedonya sınırlarında bulunan Ustrumca kasabasında 1890'da doğan Mehmet Zekeriya (Sertel) Bey eğitim amaçlı gittiği Selanik şehrinin aydın atmosferinden etkilenmişti. Burada aldığı eğitim, fikri yapısının oluşmasını ve gazetecilik mesleğine geçişini sağladı. Selanik şehrinin işgali nedeniyle gittiği İstanbul'da da gazeteciliğe devam etmesi eğitimini tamamlama arzusunu engellemedi. Aldığı eğitim bursuyla ilk kez gittiği Paris'de sosyal hak, adalet ve demokrasi gibi yeni kavramlarla tanıştı. Geri döndüğünde Sabiha (Sertel) Hanım'la evlenerek Aşâîr Şubesi Müdürlüğü'nde ilk kamu görevine atandı. Sabiha Hanım, bilindiği gibi ülkenin ilk sosyologlarından aynı zamanda ilk kadın gazetecilerden biriydi. Sabiha Hanım'la hayatı boyunca tüm fikri faaliyetlerde birlikte hareket etti. Mehmet Zekeriya Bey, evlendiği dönemde arkadaşıyla beraber "Turan" gazetesini yayınladı. Ardından tek başına "Büyük Mecmua"yı çıkardı. İşgal döneminde İngilizler tarafından kısa süreli tutuklandı. Bu sırada Charles Richard Crane tarafından verilen bursla Colombia Üniversitesi'nde gazetecilik eğitimi aldı. Döndüğünde Ankara'da Türkiye Cumhuriyet'inin ilk Basın Yayın Genel Müdürü olarak atandı. Ancak sansüre direnmesi bu görevinde fazla kalmasını engelledi. Böylece tekrar İstanbul'a gelerek "Resimli Ay" dergisini çıkardı. Uzun yıllar dostu ve arkadaşı Nazım Hikmet ile bu dönemde tanıştı. Sonraları ise ikinci gündelik gazetesi "Son Posta" yayın hayatına girdi. Ülkenin ilk ansiklopedisi olan "Hayat Ansiklopedisi"ni on cilt olarak yayınladı. Bir süre sonra çıkardığı gazetesi tarihe "Tan Olayı" olarak geçen saldırı ile yıkıldı. Ardından da 1950'de ülkeden ayrıldı. Bu ayrılışa sebep olarak Mehmet Zekeriya Bey'in demokrasi anlayışı gereği tek partili sisteme dolayısıyla da Cumhuriyet Halk Partisi'ne muhalif olması söylenebilir. Bu nedenle çok partili hayata geçişlerde Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı ve Demokrat Parti'yi desteklediği unutulmamalıdır. Siyasi nedenlerden dolayı ülke dışına çıkmak zorunda kaldı. Ancak 1977'de ülkeye dönüş yapabildi. Mehmet Zekeriya Bey sıkıntılı ve mücadele dolu bir hayatın sonunda Paris'teki evinde 11 Mart 1980'de 90 yaşında vefat etti. Hayatı boyunca doğru bildiğini söylemekten çekinmeyen Mehmet Zekeriya Bey, vatansever, demokrat ve özgürlükçü bir yapıya sahipti. Aynı zamanda emperyalizme, faşizme, komünizme, nazizme, Turancılığa ve Türkçülüğe karşı demokrat bir gazeteci kimliğiyle tanındı. Kendisi en basit ifadeyle "Üç devirde demokrat bir gazeteci" kimliğini taşıyabilecek kişilerden biriydi. Anahtar Kelimeler: Mehmet Zekeriya Sertel, Sabiha Sertel, Ziya Gökalp, Turan Gazetesi, Büyük Mecmua, Resimli Ay, Nazım Hikmet, Son Posta Gazetesi, Tan Gazetesi, Tan Olayları.
Doğu Mitingleri ve kamuoyundaki yansımaları (1967-1968)
Doğu Mitingleri Kürt ulusal bilincinin oluşumunda önemli bir role sahipti. Mitinglere Türkiye İşçi Partisi (TİP) ile illegal Türkiye Kürdistan Demokratik Partisi (T-KDP) destek verdi. Özellikle Silvan, Diyarbakır, Siverek, Batman, Tunceli mitingleri bu kapsamda değerlendirilmelidir. Bölgedeki parti teşkilatları ve yerel siyasi yapılanmalar bu süreçte etkili oldu. Mitinglerde anayasal hak talebi ve eşitlik ilkesi ön plandaydı. Doğu'nun geri kalmışlığı ve yatırımlardan yeterince faydalanamamış olması diğer söylemlerdi. Mitinglerin düzenlenmesindeki amaç, kamuoyu oluşturulmasıydı. Bu sebeple miting tertip komiteleri yoğun çaba gösterecekti. Hazırlanan bildirilerin içeriği oldukça önemliydi. Bu süreçte basında olumlu ve olumsuz birçok haber yayınlandı. Bölgede iktidar partisi olan Adalet Partisi'ne (AP) destek veren yerel basın sayıca fazlaydı. Bu da miting yapılan yerlerde her iki tarafın birbiri ile rekabetine sebebiyet veriyordu. Mitinglerde geri kalmışlık söylemi ön plana çıkarılmaktaydı. Anadil kullanımı konusunda istekte bulunulmaktaydı. Kürtçe konuşmalar yapılmakta ve şiirler okunmaktaydı. TİP Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar'ın konuşmacı olarak katıldığı mitinglerde ise sosyalizme daha çok vurguda bulunuldu. Her iki gruptaki mitinglerin tamamına TİP örgütleri katkıda bulunmuştu. Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) durumu ise bu süreçte oldukça tartışmalıydı. AP ve diğer siyasi partiler de bölgeye geziler yapacaktı. Açık hava ve kapalı salon toplantıları düzenlendi. Bu bağlamda milliyetçi-muhafazakâr kesimlerde bölgede etkinlik gösterdi. Yaşanılan gelişmeler 1967-1968 itibarıyla Türkiye'deki siyasi tartışmaların niteliğini ortaya koyması açısından önemlidir. Sonraki süreçte de siyasal, sosyal ve kültürel alandaki etkisi kalıcı olacaktır.