
4
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Manevi iyi oluşla aile doyumu arasındaki ilişkide aile desteği ve bütünlüğünün rolü
Bu araştırmada evli bireylerin manevi iyi oluşlarıyla aile doyumları arasındaki ilişkide aile desteği ve aile bütünlüğünün aracı rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Aydın ili Efeler ilçesinde ikamet eden, en az bir çocuklu, 10 yıl ve daha fazla süredir evli olan 235'i anne (% 57, 5) 174'ü baba (% 42, 5) olmak üzere toplamda 409 evli birey katılmıştır. Araştırmada betimsel ilişkisel desen kullanılmıştır. Spiritüel İyi Oluş Ölçeği, Aile Yaşam Doyumu Ölçeği, Aileden Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Aile Bütünlük Duygusu Ölçeği Kısa Formu ve Kişisel Bilgi Formu veri toplama araçları olarak araştırmada kullanılmıştır. Korelasyon analizleri sonrasında regresyonel yaklaşımla incelenmiş olan araştırmanın hipotez modelinin incelenmesinde Koşullu İşlem Analizinden (Conditional Process Analysis) yararlanılmıştır. Araştırma sonucuna göre manevi iyi oluş, aile doyumu, aile desteği ve aile bütünlüğü değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Manevi iyi oluş aile doyumunu pozitif yönde açıklamaktadır. Manevi iyi oluşun aile doyumuna olan etkisinde aile desteği ve aile bütünlüğünün kısmi aracı oldukları belirlenmiştir. Bu durum manevi iyi oluşun aile doyumunu etkilemesinde aile desteği ve aile bütünlüğünün de dolaylı katkısı olduğunu göstermektedir. Aile eğitimi veya danışmanlığı alanında ailelere yönelik hazırlanabilecek psikoeğitim ve müdahale programlarında bu araştırmada aile doyumu üzerinde etkili olduğu belirlenen aile desteği ve aile bütünlüğünü arttırmaya yönelik çalışmalar yapılabilir. Daha sonraki araştırmalarda manevi iyi oluşun aile ilişkileriyle ilgili değişkenler, evlilikle ilgili değişkenler ya da romantik ilişkilerle ilgili değişkenler üzerindeki etkisi de incelenebilir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Maneviyat, Manevi İyi Oluş, Aile Desteği, Aile Bütünlük Duygusu, Aile Doyumu.
Hatırlanan anne-baba kabul ve reddi ile ebeveyn öz yeterliği, evlilik doyumu ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide temel psikolojik ihtiyaçların aracı rolü
Temel psikolojik ihtiyaçların doyurulmasında yaşanacak sıkıntılar ve eksiklikler bireylerin kişilik gelişimlerinde olumsuzlukların yaşanmasına neden olurken, temel psikolojik ihtiyaçları sağlıklı bir şekilde doyurulan çocuklar, yetişkinlik dönemlerinde daha sağlıklı dinamikler gösterirler. Bu çalışmanın temel amacı hatırlanan anne-baba kabul reddi ile ebeveynlik doyumu, evlilik doyumu ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide temel psikolojik ihtiyaçların aracı rolünü incelemek olarak belirlenmiştir. Aynı zamanda çalışmanın diğer amacı doğrultusunda hatırlanan anne-baba kabul reddi ile ebeveynlik doyumu, evlilik doyumu ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide temel psikolojik ihtiyaçların aracı rolününün cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Aydın ilinde ikamet eden evli ve çocuk sahibi 250 yetişkin birey oluşturmuştur. Katılımcılara demografik bilgilere ilişkin kişisel bilgi formuyla birlikte beş öz-bildirim ölçeği (Yetişkin Ebeveyn Kabul-Red Ölçeği- Kısa Formu, Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği, Evlilik Yaşamı Ölçeği, Ebeveyn Rolüne İlişkin Kendilik Algısı Ölçeği, Yaşam Doyumu Ölçeği) uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS ve LISREL programlarından yararlanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler yapısal eşitlik modeli (YEM) ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre aracılığı test edilen temel psikolojik ihtiyaçlar değişkeninin erkeklerin hatırladıkları baba kabul-reddi ile ebeveynlik doyumu, evlilik doyumu ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide tam aracılık ettiği ancak anne kabul reddiyle arasında ilişki olmadığı görülmüştür. Yapılan araştırma sonucunda cinsiyete göre elde edilen diğer bulgu ise; temel psikolojik ihtiyaçlar değişkenin kadınların hem anne hem de baba ile olan ilişkilerinden hatırladıkları kabul red ile evlilik doyumu ve yaşam doyumu arasındaki ilişkide tam aracılık ettiği ancak ebeveynlik doyumuyla arasında ilişki olmadığı şeklindedir. Araştırma bulguları ilgili alanyazın bağlamında tartışılmış, araştırmanın sınırlılıkları, güçlü yönleri belirlenmiş ve araştırmacılar ile aile danışmanlığı alanında çalışanlara yönelik öneriler sunulmuştur.
Evli çiftlerin benlik kurguları ve benlik kurguları benzerliğinin evlilik uyumu ve doyumu ile ilişkisi
Toplumun temel birimi sayılan ailenin başlangıcı evlilik kurumudur. Evliliklerin uyumlu ve doyumlu bir şekilde devam edebilmesini etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Bu çalışmada, evli çiftlerin benlik kurgusu benzerliğinin evlilik uyumuna ve doyumuna etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Örneklem büyüklüğü, güvenilir sonuçlara ulaşabilmek için G-Power programından yararlanılarak hesaplanmış ve örnekleme Aydın-Efeler ilçesinde ikamet eden en az 1 yıldan beri evli olan 150 evli çift dâhil edilmiştir. Veriler, gönüllülük esasına dayalı olarak bireysel yüz yüze görüşme yoluyla toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, 'Evlilik Bağlamında Benlik Kurgusu Ölçeği', 'Çiftler Uyum Ölçeği', 'İlişki Doyumu Ölçeği' ve 'Demografik Bilgi Formu'nu içeren bir anket kullanılmıştır. Araştırmada, amaca uygun olarak betimsel ve ilişkisel analizler (korelasyon ve regresyon) yapılmıştır. Sonuçlara göre, kadının ilişki doyumunu özerk-ilişkisel benzerlik, erkeğin ilişki doyumunu ise özerk benzerlik anlamlı şekilde yordamaktadır. Genel olarak; kadının ve erkeğin ilişkisel ve özerk-ilişkisel benlik kurguları, eşlerin evlilik uyumu ve ilişki doyumunu pozitif şekilde açıklamaktadır. Aynı zamanda araştırmada, evlilik uyumu ve ilişki doyumuyla bazı sosyo-demografik değişkenlerin ilişkili olduğu bulunmuştur. Bulgular ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış ve gelecek çalışmalar açısından hem uygulayıcılara hem de araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.
Türkiye'de evlilik çatışmalarında sözlü ve sözsüz iletişim: Nitel bir çalışma
Evlilik çatışması neredeyse bütün evliliklerde görülen ve evliliğin kalitesini etkileyen bir olgudur. Tek başına olumsuz olmamakla birlikte çatışmanın ele alınış biçimine, çatışma sırasındaki iletişime bağlı olarak olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Yurt dışında evlilik çatışmaları ve çatışma sırasındaki iletişimin davranışsal gözlemler yoluyla detaylı olarak çalışıldığı çalışmalar bulunurken ülkemizde evlilik çatışmaları sırasındaki iletişimin nitel olarak çalışıldığı, davranışsal gözlemler içeren herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışmada evlilik çatışmalarında sözlü ve sözsüz iletişimin derinlemesine çalışılması ve alanyazındaki bu boşluğun doldurulması amaçlanmıştır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden olan fenomenolojik yaklaşım ile evlilik çatışmalarında sözlü ve sözsüz iletişim incelenmiştir. Kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile en az bir yıllık evli olan 12 çift (24 yetişkin) araştırmaya katılım sağlamıştır. Veri toplama süreci, Evlilik Yaşamı Ölçeği, Çatışma Çözme Stilleri Ölçeği, kuramsal açıklamalar ve uzman görüşleri dikkate alınarak oluşturulan Demografik Bilgi Formu ile Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu ve gözlem tekniklerinden Yapılandırılmamış Laboratuvar Çalışması ile gerçekleştirilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmelerden ve evlilik çatışmalarının kayıtlarından elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. İçerik analizinde öncelikle katılımcıların söylemlerinde anlamlı bölümler kodlanmış, sonrasında bu kodlardan ortak özelliklere sahip olanlar birleştirilerek temalara ulaşılmıştır. Evlilik çatışmalarının gözlemi için de öncelikle sözsüz içerik kodlanmış, sonrasında sözlü ve sözsüz içerik bir arada değerlendirilerek temalar oluşturulmuştur. Son olarak bulgular yorumlanmıştır. Veri analiz sürecinde geçerliği arttırmak için uzman görüşüne başvurulmuş olup güvenirlik için iki hafta arayla tek-kodlayıcı güvenirliği hesaplanmıştır. Araştırma bulguları genel olarak değerlendirildiğinde, evliliklerde en sık kullanılan ifade tarzının gerginlik olduğu bulunmuştur. Sıkıntılı evliliklerdeki çiftlerde gerginlik ile birlikte küçümseme, öfke, otoriterlik, eleştiri, bıkkınlık, savunma ve ilgisizlik içeren ifade tarzları ortaya çıkmaktadır. Sıkıntılı olmayan evliliklerdeki çiftlerde ise mutluluk, ilgi, onaylama ve katılma, yumuşatma ifadeleri ağırlıklıdır. Sıkıntılı olmayan evliliklerdeki çiftlerde olumlu ifade biçimleri olumsuz ifade biçimlerinden fazla iken sıkıntılı evliliklerdeki çiftlerde olumsuz ifadelerin olumlu ifadelerden fazla olduğu görülmüştür. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Evlilik çatışması, Sözlü iletişim, Sözsüz iletişim, Nitel araştırma