Aydın Adnan Menderes University
Anabilim Dalı

Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Anabilim Dalı

Aydın Adnan Menderes University

161

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Parasosyal ilişki teorisi perspektifinden ürün yerleştirme etkililiği

Reklam, hemen hemen hayatımızın her alanında bazen farkında olup bazen de farkında olmasak da karşımıza çıkan iletişim çalışmalarındandır. Günlük hayatın reklamlar tarafından kuşatıldığı bireyler tarafından belki de en çok televizyon karşısında hissedilmektedir. Merakla beklenen dizinin bir anda reklam tarafından bölünmesi izleyiciyi kimi zaman rahatsız edebilmektedir. Bunun sonucunda ise izleyici bu keyfinin bölünmemesi için reklamlardan kaçmak amacıyla kanal değiştirmekte veya aynı eğlenceyi reklamlar tarafından bölünmemesi için internetten izleme yolunu tercih etmektedir. Reklamcılar tarafından dezavantaj olarak algılanan bu tercih reklamcıları/markaları ürün yerleştirme uygulamalarına yöneltmiştir. Para-sosyal ilişki ve para-sosyal etkileşim, medya etkisi söz konusu olduğunda önemli konulardan biridir. Para-sosyal ilişki, izleyicinin en sevdiği karakterle tek yönlü bir ilişki kurup, karakteri arkadaşı gibi görme durumudur. İlk kez Horton ve Wohl (1956) tarafından ortaya atılan kavram kendinden sonra gelen çalışmaları etkilemiştir. Literatürde ürün yerleştirme etkililiğinde psikolojik kuramların etkisi ise dikkat çeken konulardan olmuş ve ürün yerleştirme ile psikolojik kuramları ilişkilendiren çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışma ise Türkçe literatürde para-sosyal ilişki ve ürün yerleştirmeyi ilişkilendiren ilk çalışmalardan olması itibariyle önem taşımaktadır. Çalışmada ürün yerleştirme etkililiğinde para-sosyal ilişkinin rolünü ortaya koymak amaçlanmaktadır. Uygulama aşamasında Uşak'ta 406 kişiye anket yapılmış, elde edilen veriler SPSS 23 programına girilmiştir. Analizlerde ise katılımcıların frekans dağılımları alınmış, Bağımsız Örneklemler T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Mann Whitney U, İki Değişken için Ki Kare testleri uygulanmıştır.

MedyaParasosyal etkileşimReklamlar+3
Semra Akıncı
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şehir imajı ve şehir markasına yönelik algılar üzerine bir araştırma: Kütahya ili örneği

Yeryüzünde binlerce şehir bulunmaktadır. Günümüzün küresel, ekonomik ve siyasi koşulları hiper-rekabet gerekliliği göz önüne alındığında da bir şehir için markalaşmak kaçınılmaz hale gelmektedir. Bir şehrin sahip olduğu imaj, kişilerin şehir hakkındaki algılarını doğrudan etkiler. Şehir imajı ve markasının yaratılması, şehrin güçlü ve pozitif yanlarını ve kentin karakteristiklerini hedeflenen kitlelere yayan, güçlü araçlar oluşturmayı amaçlayan, bütünsel ve kapsamlı bir süreçtir. Şehirlerin markalaşmasında asıl amaç; şehrin bilinirliliğini artırmak ve şehri istenilen niteliklerle bağdaştırarak beğenilen bir şehir imajı geliştirip şehre ziyaretçi çekerek yatırımları arttırmaktır. Literatür incelendiğinde insanların şehir hakkındaki algılarının belirleyicileri şehirle ilk tanışmasıyla başlayan ilişkilerinin sonucunda günümüze kadar getirdiği deneyimlerinin bütünüdür. Bu doğrultuda Kütahya'nın şehir markası ve imajı değerlendirilirken şehirde yaşayan vatandaşların şehir hakkındaki görüşlerinden yararlanılmıştır. Uygulama aşamasında Kütahya'da yaşayan 545 kişiye anket uygulanmış, elde edilen veriler SPSS programına girilmiştir. Analizlerde ise katılımcıların frekans dağılımları alınmış, Bağımsız Örneklemler T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve ölçekler arası korelasyon analizleri uygulanmıştır. Bu çalışmanın temel amacı; şehir markası ve şehir imajı algısının önemini ortaya koymak ve Kütahya'nın şehir imajı ve markasının nasıl algılandığını değerlendirmektir.

KentlerKütahyaMarka imajı+3
Emine Hilal Er
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hedonik satın alma değerlerinin alışveriş memnuniyetine etkisi üzerine X ve Z kuşaklarında karşılaştırmalı bir araştırma

Hedonizmin özellikle günümüz tüketiminde tüketici davranışlarında önemli bir yeri vardır. Tüketim kültürü ile tüketimin hedonik yönleri ön plana çıkmaktadır. Hedonik tüketim çeşitli açılardan araştırmalara konu olmaktadır. Hedonizm gibi kuşak sınıflandırmaları ve kuşakların karakteristik özellikleri de birçok sosyal bilim alanında dikkate alınan konulardır. Ayrıca kuşaklar, tüketim ve pazarlama alanlarında da önemli bir pazar bölümlendirme faktörüdür. Rekabetin zorlaştığı ticaret ortamında işletmelerin piyasada tutunma ve büyüme hedeflerini gerçekleştirebilmeleri için hem hedefledikleri tüketici gruplarının bulundukları kuşakları göz önüne almaları hem de tüketicilerin hedonik beklentilerine uygun alışveriş deneyimleri ve ortamları oluşturarak alışveriş memnuniyetini sağlamaları gerekmektedir. Bu çalışma X ve Z kuşaklarında giyim alışverişinde hedonik alışveriş değerlerinin alışveriş memnuniyetine etkisini karşılaştırmalı olarak araştırmayı hedeflemiş ve çalışmanın sonucunda X ve Z kuşaklarının hedonik alışveriş değerleri, hedonik alışveriş değerlerini etkileyen faktörler ve alışveriş memnuniyetinde çoğunlukla farklı özellikler gösterdikleri tespit edilmiştir.

GiysilerHedonik modelHedonizm+6
İlker Yiğit
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnternet reklamcılığında davranışsal hedeflemenin tüketici satın alma davranışına etkisi

Bu tez çalışması için, davranışsal hedefleme ya da çevrimiçi davranışsal reklamcılığa yönelik yapılan çalışmalar incelendiğinde, ana temanın kişisel mahremiyet ve farkındalık üzerine oluşturulduğu gözlenmiştir. Genel çerçeve incelendikten sonra, çevrimiçi davranışsal reklamcılığın satın alma davranışı üzerindeki etkisine dayalı detaylı bir çalışmanın gerekliliği üzerinde karar kılınmış, bu çalışma ile davranışsal hedeflemenin satın alma davranışı üzerindeki etkisinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Çevrimiçi davranışsal reklamcılık, kişilerin internet üzerindeki aktiviteleri ile paralellik gösterdiğinden, gözlem ya da görüşme tekniklerinin uygun olmayacağına, uygun yöntemin anket çalışması olduğuna karar verilmiştir. Yapılan anket çalışması ile davranışsal hedeflemenin satın alma niyeti ve davranışına etkisinin yanında, katılımcıların bu tür reklamlara yönelik farkındalıkları ve aynı zamanda internet reklamlarına karşı yaklaşımlarına yönelik analizler yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların satın alma niyeti ve davranışında, ÇDR'nin anlamsal olarak farklılık yaratacak seviyede etkisinin bulunduğu görülmüştür. Katılımcıların ÇDR'ye yönelik farkındalıklarının da olumlu düzeyde olduğu saptanmıştır.

Hedef davranışlarReklamcılıkReklamlar+4
Hacer Taşdelen
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şehir imajı açısından Kırıkkale şehir algısı: Üniversite öğrencileri ve halk üzerine bir araştırma

Günümüzün sosyo - ekonomik koşulları ve küreselleşmenin etkisi ile birlikte şehir imajı kavramı ortaya çıkmıştır. Bu kavram beraberinde şehrin tarihsel, kültürel ve turistik açıdan bilinirliğini arttırarak önemli bir konuma gelmesine zemin hazırlamıştır. İnsanların bir şehir ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir düşünceye, kanaate sahip olması, o şehre gelecek ziyaretçi veya yatırımcıları da doğrudan etkileyeceğinden dolayı şehir imajının önemi yadsınamayacak kadar büyüktür. Bu araştırmanın amacı, Kırıkkale'de ikamet eden yerel halkın ve Kırıkkale Üniversitesi'nde okumakta olan öğrencilerin şehir imajına yönelik olarak algılarının ne yönde olduğunu ortaya koymaktır. Araştırma kapsamında şehrin avantajları, soyut imaj unsurları ve Kırıkkale halkına yönelik imaj algı düzeyleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Uygulama aşamasında 500 kişiye veri toplama yöntemlerinden anket tekniği uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS programı kullanılarak frekans dağılımları, T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way Anova) ve ölçekler arası korelasyon analizleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda, katılımcıların algılarının olumsuz yönde olduğu tespit edilmiştir.

Halkla ilişkilerKırıkkaleYerli halklar+4
Melek Kandemir
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dijital halkla ilişkiler aracı olarak web sitelerinin kullanımı: Türkiye'deki şirketler üzerine bir inceleme

Dijital iletişim alanında yaşanan gelişmeler hem birçok halkla ilişkiler uygulamasının yeni iletişim ortamlarına taşınmasına hem de halkla ilişkilerde yeni uygulama alanlarının ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu yeni uygulama alanında yapılan faaliyetlere dijital halkla ilişkiler adı verilmiştir. Kurumsal web siteleri ise bu dijital halkla ilişkiler uygulamalarını bir arada toplayan önemli bir araç konumuna gelmiştir. Bu çalışmanın amacı, ISO500 araştırmasındaki şirketlerden net satış rakamlarına göre ilk ve son 50 şirketele alınıp bu şirketlerin web siteleri içerik analizi yöntemiyle incelenilmesinin ardından bu websitelerinin dijital halkla ilişkiler uygulamalarında aktif kullanım oranının belirlenmesi ve bu oran ile firmaların net satış rakamları arasında ilişkiyi ortaya koymaktır. Bulgular, listenin en altındaki 50 şirketin web sitesinin dijital halkla ilişkiler prensiplerine listenin başındaki 50 şirketin web sitesi kadar uymadığı ve bu prensiplere uyan web sitelerine sahip şirketlerin daha fazla net kazanç rakamlarına ulaştığını ortaya koymaktadır. Bunun yanında, bulgular bazı prensiplerin artık bir standart haline geldiğini hem ilk sıralardaki hem de alt sıralardaki şirketlerin tamamına yakını tarafından kullanıldığını göstermektedir.

Halkla ilişkilerSayısal iletişimSayısal iletişim sistemleri+3
Ali Burak Cesur
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnterneti tercih eden tüketicilerin alışveriş özelliklerinin belirlenmesine yönelik bir araştırma

İnternetin gelişimi ile birlikte ortaya çıkan online alışveriş imkanları, tüketici davranışlarını da etkilemiştir. Bu davranışların analiz edilmesi ve sonuçlarının ortaya konması, tüketici davranışları üzerinde internetin etkisinin tespiti açısından önem arz etmektedir. Bu çalışma ile diğer araştırmalar için bir temel oluşturulurken, pazarlama stratejisinin belirlenmesi açısından önemli sonuçlar elde edilmesi de amaçlanmaktadır. Bu bağlamda bu çalışma ile Uşak Üniversitesi öğrencilerinin internetten alışveriş özelliklerinin tespit edilmesi hedeflenmektedir. Araştırmada veri toplama yöntemi olarak anket tekniği kullanılmıştır. Anketler cevaplayıcılarla yüz yüze görüşme şeklinde uygulanmıştır. Araştırmanın kapsamını Uşak Üniversitesi Bir Eylül Kampüsündeki fakülte ve yüksekokul öğrencileri oluşturmaktadır. Farklı istatistiksel yöntemle elde edilen çalışma sonuçlarına göre internet kullanımı ile internetten alışveriş arasında, internet kullanımı ile alışveriş özellikleri arasında, internet kullanımı ile klasik alışveriş arasında anlamlı bir ilişki vardır. Bunun yanı sıra sosyal medyanın, öğrencilerin yaşam tarzlarının şekillenmesinde önemli olduğu ve bu önemin gittikçe arttığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Tüketici, Tüketici Davranışı, İnternet, İnternette Pazarlama, Yaşam Tarzları

Alışveriş davranışlarıElektronik pazarlamaElektronik ticaret+3
Dilek Davulcu
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uluslararası şirketlerin ırkçılık bağlamında kriz yönetimi

Küreselleşen dünyada tek merkezli bir yapı olan uluslararası şirketler belirli şartlar ve kriterlere göre yönetim kararları almakta ve varlıklarını tehdit edecek her türlü iç ve dış olumsuz etmenlere yönelik dikkatli hareket etmeleri gerekmektedir. Uluslararası şirketler ekonomik, sosyal ve siyasal açıdan paydaşları ile olan ilişkilerinin sürekliliğini sağlamak ve güven ortamı oluşturmak adına paydaşların kültürel,sosyal,psikolojik ve ekonomik farklılıklarını göz önünde tutmak zorunda ve onların bu farklılıklarına yönelik hareket etmeleri gerekmektedir. Uluslararası şirketlerin yönetim yapılarındaki gelişmeler ve kurumsallaşmanın yapı taşları olmaları bakımından önem arz etmektedir. Mevcut pazar şartlarında rakiplerinden olan farklılıkları, mevcut konumlarını korumaları ve devamlılıklarını korumaları açısından önem arz etmektedir. Gelişen dünya iletişim araçları, herhangi bir noktada başlayan bir olayın mesafe kavramı olmadan başka bir noktaya taşınmasına olanak sağlamaktadır. Şirketlerin hedef kitleleri ne olursa olsun farklı hedef kitlelerinin de ilgisi ile bu araçlar sayesinde şirketler hakkında her türlü olumlu yada olumsuz bilgi yayılabilmekte ve geri dönüşüm sağlanabilmektedir. Mevcut zamanda gelişen bu teknolojik yapı ve şirket yapılarının bu teknolojiler doğrultusunda gelişmeler göstermesi, hata ve başarılar açısından önemlidir.Özellikle şirketlerin en çok etkilendiği olayların yani kriz etkilerinin yayılması şirketleri hem ekonomik hem de yapısal anlamda olumsuzluklar içine sürükleyebilmektedir. Krizin ani ve beklenmedik durumlarının gözlemlenmesi olmasının yanı sıra beklenen olaylar karşısında harekete geçilmemesi de krizin gelişmesine olanak sağlamaktadır. Bu çalışmada incelediğimiz krizlerin medya ve reklam çalışmaları ile etnik ve tensel farklılık gösteren toplumsal değerlerin alaycı veya aşağılayıcı olarak ele alınması nedeni ile bu şirketlerin etiksel ve mevcut pazardaki faaliyetlerinin olumsuz yönde etkilediği saptanmıştır. Gelişmekte olan dünyada, özellikle küreselleşme adına, kendi kalıp ve sınırlarına sığmayan şirketlerin farklı etnik ve kökende ülkelerde faaliyet yürütmeleri, bu şirketlere ekonomik kâr oranları ve rakiplerine karşı avantajlar ve kazanımlar elde etmelerine olanak sağlamaktadır. Fakat uluslararası şirketlerin yapısındaki çok kültürlü personel ve yönetim yerine şirket sahiplerinin kararlar alması ya da yönetim yapısındaki bazı yöneticilerin benlik duyguları ile hareket etmeleri sonucunda uluslararası şirketler kriz dönemleri ile yüzleşmekte ve bu kriz durumlarının etkileri ise şirketleri zor duruma düşürmektedir. Bu çalışmada incelediğimiz bazı uluslararası şirketler oluşturdukları kampanyalar ile kötü imaj algısı oluşturmuş ve bu imajlarını düzeltmek için bazıları geri adım atarken bazıları ise özür mesajları yayınlamışlardır.Bu tutumlarından dolayı oluşan bu çalışmada şirketlerin vaka analizleri incelenmeye çalışılmış ve krizlere olan yaklaşımları incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Irkçılık, Uluslararası Şirketler,Kriz

IrkçılıkKrizKriz yönetimi+2
Nuri Aktaş
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir halkla ilişkiler aracı olarak kurumsal web sayfalarının kullanılması: Vakıf ve devlet üniversiteleri arasında bir karşılaştırma

21. yüzyılda bilgi toplumu olarak gerek özel işletmeler gerek kamu kurumları çağın gereklerini yakından takip etmektedirler. Günümüz toplumunda devlet kurumları da bunun önemini anlamışlardır. Bu yüzden hem vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmek hem de modern çağ devletlerinin seviyesine çıkabilmek için ülkemiz de gerekli çabaları göstermektedir. Bunun en iyi göstergelerinden birisi de halkla ilişkilere verilen önemdir. Özel işletmelerde gelişen rekabetçi pazar ortamında gerek rekabete ayak uydurabilmek gerekse kuruluşlarını ayakta tutabilmek için çağın gereksinimlerinden faydalanmak zorundadırlar. Bu zorunluluk haline gelmiş durumlardan birisi de özel sektörün web sayfalarında halkla ilişkiler araçlarını kullanmasıdır. Bu araştırmada Türkiye'deki kamu kurumlarının ve özel kuruluşların kurumsal web sayfalarının, halkla ilişkiler amaçlı kullanım özellikleri ele alınmıştır. Bu amaçla kamu ve özel kurumların web sayfaları, tanıma ve tanıtma faaliyetleri olarak değerlendirebileceğimiz bazı özellikler açısından içerik analizi kullanılarak sistemli rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen https://istatistik.yok.gov.tr/ sayfasında internet erişim linki verilen 50 devlet üniversitesinin ve 50 vakıf üniversitesinin web sayfaları kodlama cetvelinde belirtilen kriterlerce incelenmiştir. Bu araştırma sonucu elde edilen veriler, kamu kurumu ve vakıf kuruluşlarının karşılaştırmalı olarak web sayfalarını halkla ilişkiler aracı olarak kullanımını ortaya koymaktadır.

Devlet okullarıHalkla ilişkilerVakıf üniversiteleri+4
Mehmet Söğüt
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Duygusal zekânın tüketici etik davranışı üzerindeki rolüne ilişkin bir araştırma

Bireysel ve toplumsal farkındalığa ve duyguların ifadesine olanak tanıyan duygusal zeka, yaşamın bir çok alanında büyük önem arz etmektedir. Tüketici değerlendirmelerinde ve tercih aşamalarında aktif rol oynayan duygusal zeka, etik olgusuyla paralel hareket etmektedir ve ulaştığı sonuçlar etik kurallara dayalıdır. Yaşanılan toplumda tüketici perspektifinden bakıldığında da duygusal zeka, tüketicilerin karar alma davranışı geliştirmesinde ve karar alırken etik kuralları göz önünde bulundurmasında aktif rol oynamaktadır. Tüketicilerin alternatif değerlendirme ve seçim yapması hem kendisi hem de diğer bireyleri etkileyecek kararlar alırken duygusal zekasını kullanmasına ve etik kurallara dayalı davranışlarda bulunmasına bağlıdır. Çalışmada duygu ve zeka kavramı kapsamında duygusal zeka ele alınırken, etik ve tüketici etiği kavramları ile birlikte değerlendirilmeye çalışılmıştır. Uygulama kısmında ise duygusal zekanın tüketici etik davranışı üzerindeki etkileri konusunda anket yöntemi ile elde edilen veriler analiz edilerek çalışmaya eklenmiştir. Araştırmaya Ankara'da ilinde ikamet eden ve farklı sektörlerde faaliyet gösteren, 18 yaş üzeri toplam 400 katılımcı dahil edilmiştir. Katılımcılara Ocak- Mart 2019 tarihleri arasında bir anket çalışması uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan anketin ilk bölümü, duygusal zeka düzeyini belirleyen toplam 35 sorudan oluşmaktadır. İkinci bölümde tüketicilerin etik davranışını belirleyen toplam 21 soru yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise toplam 6 soruluk demografik bilgiler bulunmaktadır. Katılımcıların duygusal zeka ve tüketici etik davranışı ile ilgili yargılara katılım düzeyleri 5'li likert ölçeği (5=Tamamen katılıyorum, 1=Kesinlikle katılmıyorum) ile ölçülmüştür. Verilerin analizi için SPSS 22 paket istatistik programı ve doğrulayıcı faktör analizi için AMOS 23 programından yararlanılmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında elde edilen bulgulara bakıldığında, duygusal zeka boyutları ile tüketici etik davranışları arasında anlamlı bir ilişkinin var olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçtan hareketle duygusal zekanın etik değerler kapsamında tüketici davranışı üzerinde etkiye sahip olduğu söylenebilir. Yapılmış olan çalışmada insanı diğer canlılardan ayıran temel özelliklerinden olan duyguların, zeka ile birleşerek çok daha fonksiyonel hale geldiği ve tüketimde etik yaklaşım yapısı üzerinde olumlu katkı sağladığı gözlemlenmiştir. Anahtar kelimeler: duygusal zeka, tüketici etiği, tüketici davranışı

Duygusal zekaEtikTüketici davranışı+1
Özden Müjde
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketici-marka ilişkisinde marka aşkının rolü üzerine bir araştırma

Pazarlama dünyasındaki hızlı gelişim ve değişim marka gibi birçok kavramın önemini bir kez daha ortaya çıkarmaktadır. Günümüzde işletmelerin rakiplerinden farklılaşmasının giderek zorlaşması, marka yönetiminin tüketiciyle duygusal bağ merkezli hareket edilmesi gerekliliğini göstermektedir. Bu bağlamda, tüketici ve marka arasında duygusal anlamda oluşan bağ, marka aşkı olarak ifade edilmektedir. Marka açısından aşk kavramı, kişilerarası ilişkilerdeki gibi tüketicinin sahip olduğu kuvvetli duygusal bağlılık süreci olarak görülmektedir. Tüketicinin markaya yönelik aşk duygusuyla hareket etmesi, marka ya da işletmeyle sağlam ve uzun süreli ilişkiler kurmasını sağlamakta ve bu durum sonraki satın alımlarına etki edip marka bağlılığını oluşturmaktadır. Tüketici artık ürün özellikleri veya ihtiyaçlarının giderilmesinin yanında duygusal tatmini göz önünde bulundurarak da satın alımları yönlendirmektedir. Marka aşkı; marka kimliği, marka bağlılığı, marka güveni, ağızdan ağıza iletişim ve satın alma niyetini içerisine alan bir kavramdır. Tezin amacı, marka aşkının tüketici ve marka ilişkisindeki rolünü araştırak oluşturur. Bu amaç doğrultusunda, Uşak il merkezinde yaşayan ve çalışmada kullanılan markayı satın alımlarında tercih eden 18 yaş ve üzeri akıllı cep telefonu tüketicilerine yüz yüze anket uygulanmıştır. Sonuçlar, SPSS 23.0, AMOS 23 istatistik programları ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, marka aşkının, marka kimliği, marka güveni, marka bağlılığı ve ağızdan ağıza iletişim üzerinde; marka bağlılığının, marka güveni, satın alma niyeti ve ağızdan ağıza iletişim üzerinde; ağızdan ağıza iletişimin de satın alma niyeti üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Marka Kimliği, Marka Aşkı, Ağızdan Ağıza İletişim, Marka Güveni, Marka Bağlılığı, Satın Alma İsteği

Ağızdan ağıza iletişimMarkaMarka aşkı+6
Sibel Mühürdaroğlu
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Irkçı reklamlara yönelik tüketici tutumunun satın alma karar süreci üzerindeki rolüne ilişkin bir araştırma

Günümüzde iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler ile beraber çeşitliliği gittikçe artan kitle iletişim araçları vasıtasıyla bireyler artık daha çok reklamla karşı karşıya kalabilmektedir. Dolayısıyla reklamlardan uzak kalma olasılığı azalmakta ve hakkında oldukça fazla söylemlerin olduğu alanlardan biri de reklamlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Reklam, istenilen mesajın kitle iletişim araçları kullanılarak geniş bir hedef kitleye ulaşmasını sağlamak amacıyla markalar tarafından yoğun olarak tercih edilen etkili bir iletişim biçimidir. Fakat bazı markaların reklamlarını oluştururken hedef kitlenin özelliklerinin çeşitli nedenlerle başarılı bir şekilde analiz edilememesi krizlerle karşılaşma riskini artırmaktadır. Bu noktada markaların temel amaçlarından biri reklamı yapılan ürüne ilişkin hedef kitlede olumlu bir izlenim oluşturmak ve bu yönde satışlarını arttırmaktır. Ancak bazı reklamlarda kullanılan görseller ya da sloganların hedef kitle tarafından beğenileceği düşünülürken tersi bir durum yaşanabilmekte, reklam olumsuz olarak algılanmakta ve dolayısıyla da tepkileri üzerine çekmektedir. Bu açıdan son zamanlarda hedef kitlenin tepki göstermesine neden olan reklam konularından biri hiç şüphesiz ırkçılıktır. Bu durumda ırkçılık yaptığı gerekçesiyle bazı markaların reklamları kamuoyu ve özellikle de hedef kitlenin tepkisinin odağı haline gelmektedir. Tepkileri üzerine çeken markalar yaşanan bu olay sonrasında, reklamda verilmek istenen mesajın yanlış anlaşıldığını belirterek, hedef kitleden özür dilemekte ve söz konusu reklamlarını yayından kaldırdıklarını duyurmaktadır. Bu süreçte markalar, imajını yeniden düzeltme yolunu seçseler de tüketicilerin reklama yönelik olumlu veya olumsuz tutumları onların davranışını belirlemesi hususunda temel etken oluşturmaktadır. Tüketiciler markanın reklamına yönelik tepkilerini sosyal medya üzerinden ifade etmekle birlikte aynı zamanda söz konusu markaların ürünlerini satın almayarak da bir davranış gösterebilmektedir. Dolayısıyla her marka ürünlerinin satın alınması yönünde bir davranışın ortaya çıkmasını hedeflemekte, aksi bir durumun yaşanmasını istememektedir. Bu bağlamda çalışmada bir markanın ırkçılık yaptığı gerekçesiyle eleştirilen ve tepki çeken bir reklamına yönelik tüketici tutumunun satın alma karar süreci üzerindeki rolü araştırılmıştır. Araştırmada bir hazır giyim mağazasından alışveriş yapan tüketicilere anket yöntemi uygulanmıştır. Araştırmanın kapsamını, Uşak il sınırları içinde yaşayan 18 yaş ve üzeri tüketiciler oluşturmaktadır. Tüketicilerle görüşmeler sonucu uygulanan 400 anket değerlendirilmiştir. Anket analizlerinden elde edilen verilere göre, reklama yönelik tutumlar ile satın alma karar süreci arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucu elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Reklam, Irkçılık, Tüketici, Satın Alma Karar Süreci

IrkçılıkKarar verme süreciReklamlar+3
Dudu Öztürk
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Siyasal pazarlamada adayların marka kişiliği: 2019 Yerel Seçimleri Uşak ili örneği

Tüketim ve marka süreçlerini belirli kılan ürün ve hizmet kavramları hızla artan rekabet ile birlikte, markanın önemini günbegün arttırmaktadır. Bu sebeple, gereksinimlerimizin hızla değiştiği ve arttığı küreselleşen dünyada, marka olgusu toplumsal hayatın her alanında varlığını ve önemini hissettirmektedir. Pazarlamadan aktif bir şekilde yararlanan siyaset kavramı etki altına alma ve tercih edilme noktasında bu disiplinin birçok alanına dahil olmaya başlamıştır. Bu bağlamda ortaya çıkan siyasal pazarlama kavramı siyasi yaşamın parçası olanlar için önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Siyasal süreç propaganda ile başlamış iletişim ve profesyonelleşme ile gücünün daha da pekiştirmiştir. Siyasal pazarlama uygulamaları gün geçtikçe önemini arttırırken marka kavramı da siyasal pazarlama alanında yer edinmeye başlamıştır. Siyasi hayattaki figürlerin birer marka olarak kabul edilmesiyle birlikte marka kişilikleri incelenmiş, marka kişiliği değerleri siyasal marka sürecinde yer almaya başlamıştır. Tezin amacı, 2019 yerel seçimlerinde adaylıkları bulunan dört partinin her adayının marka kişiliklerini incelemek ve seçmenin algı ve tutumunu araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, 18 yaş ve üzeri Uşak il merkezinde yaşayan ve kararsız olan seçmenlere yüz yüze anket uygulanmıştır. Sonuçlar, SPSS 23.0 ve AMOS 23 istatistik programları ile analiz edilmiştir. Elde edilen veriler ışığında, hem marka kişilik ölçeğine göre belediye başkan adaylarına yönelik algı ve tutumlar arasında hem de seçmen açısından adaylara yönelik algı ve tutumlar arasında anlamlı bir etki olduğu belirlenmiştir.

MarkaMarka kişiliğiSeçimler+4
Dılvin Er
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Spor kulüplerinin kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin kulüp imajı ve marka imajına etkisi: Beşiktaş JK taraftarı üzerinde ampirik araştırma

Bu araştırma ile spor kulüplerinin kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin, kulüp imajı ve marka imajı üzerindeki etkisi açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın örneklem grubu Süper Lig de yer alan Beşiktaş spor kulübünün 26.01.2020 tarihindeki Göztepe-Bjk müsabakasında yer alan seyircilerinden oluşmaktadır (n=400). Rastgele anket tekniği ile elde edilen verilerin analizinde öncelikle demografik değişkenler üzerinde yüzde, frekans gibi betimsel analizler yapılmış, ölçekler ve alt boyutlarına ilişkin doğrulayıcı faktör analizi, güvenirlik analizi gibi istatistiksel analizlerden yararlanılmıştır. Araştırmaya konu olan gizil ve gözlenen değişkenleri arasındaki ilişki ve araştırılmak istenen hipotezler çok değişkenli istatistik yöntemlerinden Yapısal Eşitlik Modeli (Structural Euotion Modeling) ile analiz edilmiştir. Araştırma da öncelikle KSS ve kulüp imajı, KSS ve marka imajı, kulüp imajı ve marka imajı arasındaki ilişkiler incelenmiştir ve sonrasında analizler sonucunda istatistiksel anlamlılığı daha önceden belirlenen ölçek alt boyutlarımızın tek bir model içerisinde birlikte olan ilişkileri incelenmiştir. Böylece neden sonuç ilişkileri, değişkenler arasındaki ilişkilerin anlamlılığı ve derecesi ve kulüp imajının aracılık etkisi incelenmiştir. Çalışmanın temel araştırma hipotezi olan "spor kulüplerinin KSS faaliyetleri, kulüp imajını ve adını taşıdığı işletmenin marka imajını etkilemektedir" hipotezinin kurulan model tarafından kısmen desteklenmekte olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Beşiktaş JK seyircilerinin, kulüp imajının marka imajı üzerinde ve hayırseverlik sorumluluğun kulüp imajı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Böylece araştırmamıza konu olan temel hipotezin kısmen desteklendiği görülmektedir. Dolayısıyla ikinci aşamada elde edilen modelin hem p- değeri hem de model uyumluluklarına bakıldığında istatistiki bakımdan anlamlı olduğu ortaya çıkmaktadır. Model için bulunan bu değerler bize araştırma modelinin son şeklinin kabul edilebilir bir düzeyde olduğu sonucuna ulaştırmıştır.

Beşiktaş J.K.Kurumsal sosyal sorumlulukMarka imajı+4
Zafer Anşin
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Empatinin sosyal medyada siyasal katılım üzerindeki rolüne ilişkin bir araştırma

Bu araştırma empatinin sosyal medyada siyasal katılım üzerindeki ilişkiyi incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma modeli genel tarama modelinin de bir uzantısı olarak geçen ilişkisel tarama modeli üzerine inşa edilmiştir. Araştırmadaki çalışma evreni Uşak ilinde bulunan seçmen kitlesi oluşturmaktadır. Ulaşım, zaman ve bütçe kolaylığı gibi sebepler göz önüne alınarak çalışmanın örneklemi ilgili araştırmanın evreni içerisinden kolaydan örnekleme yöntemi ile seçilen 431 bireyden oluşmaktadır. Veriler, kişisel bilgi formu (KBF) ile beraber empati (EB) Ölçeği ve Sosyal Medyada Siyasal Katılım (SMSK) Ölçeğinden yararlanarak toplanmıştır. Ayrıca verilerin analizi, SPSS 24.0 (Statistical Package for the Social Sciences) İstatistik Programından faydalanarak teste tabi tutulmuştur. Araştırma verilerinin normal dağılım gösterdiği saptanmıştır. Bu doğrultuda araştırmanın boyutlarına yönelik ilişkilerinin incelenmesi amacıyla Regresyon Analizi analizi yapılırken, ilgili boyutların demografik faktörlere yönelik farklılaşma durumlarını ise ANOVA testi ve Independent sample T-testi ile irdelenmiştir. Öte yandan betimsel olan istatistikler ise Frekans Analizi yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Çalışma sonucunda ulaşılan bulgulara göre seçmenlerin EB durumları ile SMSK durumları arasında negatif ve pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulgulanmıştır. İlgili sonuçlara göre EB ile SMSK arasında ve bilişsel empati, algısal empati ile politik söylem değişkenleri arasında negatif yönde anlamlı ilişki tespit edilirken, algısal empati ve duyuşsal empati ile politik takip arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler saptanmıştır.

Elektronik katılımEmpatiSiyasal katılma+2
İdris Şimşek
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uşak ilinin sahip olduğu değerlerin şehir imajına etkisi

Şehirler için oldukça önemli olan imaj kavramının oluşturulmasına yönelik duyulan gereksinim özellikle iletişim araçlarının yaygın kullanımının etkisiyle giderek artmaktadır. Küreselleşme içerisinde yüksek bir gelire sahip olan turizm sektöründen pay alabilmek isteyen şehirlerin pozitif bir imaja sahip olması gerekmektedir. Her şehir içerisinde doğal, tarihi ve kültürünü kapsayan değerler barındırmakta ve kendilerine ait bu değerleri ön plana çıkararak diğer şehirlerden ayrılmaktadır. Bu çalışmanın amacı Uşak'ta ikamet eden bireylerin şehre ait Ulubey Kanyonu, Karun Hazineleri Uşak Halısı, Uşak Tarhanasına yönelik algı düzeylerini ölçerek bu değerlerin şehir imajına etkisini tespit etmeye yönelik gerçekleştirilmiştir. Şehrin ziyaretçiler tarafından ne şekilde algılandığını tespit etmek kadar şehirde yaşayanlar tarafından da ne şekilde algılandığı oldukça önemlidir. Çalışmada Ulubey Kanyonu, Karun Hazineleri Uşak Halısı, Uşak Tarhanası ile ilgili algı düzeyleri ve sahip olunan değerlerin Uşak imajına etkisi ölçülmeye çalışılmıştır. Çalışma toplamda 18 yaş üzeri Uşak'ta ikamet eden 400 katılımcıya uygulanmıştır. Bu sayede Uşak'ta ikamet eden bireylerin hem Uşak'ı ne kadar tanıdığı hem de sahip olunan değerlere yönelik yöre halkının tutumlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Anket tekniği uygulanarak ulaşılan veriler SPSS programında istatistiksel olarak analiz edilerek sonuca ulaşılmıştır. Gerçekleştirilen çalışma neticesinde elde edilen algı düzeyleri sırasıyla Ulubey Kanyonu, şehir imajı, Uşak Tarhanası, Karun Hazineleri ve Uşak Halısı şeklindedir. Sahip olunan değerler ile nüfusa kayıtlı olunan yer ve unvan arasında anlamlı farklılıklar tespit edilmiş olup cinsiyet faktörü ile ilgili bir farklılık tespit edilememiştir. Eğitim düzeyleri ile sahip olunan değerler arasında negatif yönlü bir ilişki saptanmıştır. Ücret düzeyi ve yaş faktörü ile ilgili de anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Uşak ilinin sahip olduğu değerlerin şehir imajına etkisi incelendiğinde ise Uşak Tarhanası, Karun Hazineleri ve Uşak Halısının şehir imajına pozitif yönde etkisi olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: İmaj, Şehir İmajı, Uşak, Şehir Algısı.

DeğerlerUşakİmaj+1
Nilay Ceylan
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Covid-19 pandemi sürecinin sosyal medya kullanımına etkileri: Uşak Üniversitesi örneği

İnsanlar sosyal ve fiziksel mesafenin önemli olduğu Covid-19 pandemi sürecinde farklı kitle iletişim kanallarına ve sosyal medyaya yönelmişlerdir. Bu kapsamda çalışmada Covid-19 pandemisinin sosyal medya kullanımı üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada Covid-19 pandemi sürecinin sosyal medya kullanımına etkileri Uşak Üniversitesi'nde akademik ve idari çalışanlar için incelenmiştir. Araştırmanın modeli, ilişkisel tarama modeli olarak belirlenmiştir. Çalışmada veri toplama araçları "Sosyal Medya Kullanım Amaçları" ve "Sosyal Medya Bağımlılık" ölçekleridir. Elde edilen bulgular sonucunda pandemi sürecinde bireylerin sosyal medya kullanımlarında artış olduğu tespit edilmiştir. Pandemi süreci için bireylerin sosyal medya kullanımı değerlendirildiğinde, pandemide sosyal medyada geçirilen süre, pandemi ile ilgili bilgi edinmek için sosyal medya kullanım durumu, pandemi ile ilgili bilgi edinmede en sık kullanılan sosyal medya aracı, pandemi sürecinde sosyal kullanımındaki değişim bireylerin sosyal medya kullanımlarını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Tüm bu sonuçlar Covid-19 pandemisiyle birlikte bireylerin sosyal medya kullanımlarının ve kullandıkları sosyal medya araçlarının değiştiğini göstermektedir. Anahtar kelimeler: Covid-19, Sosyal Medya, Sosyal Medya Kullanım Amaçları, Sosyal Medya Bağımlılığı

BağımlılıkCOVID 19Pandemiler+4
Ramazan Acar
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Medyatik şiddet ve toplumsal cinsiyet: "Pınar Gültekin cinayeti haberleri üzerine bir analiz"

Her insan eşit yaşam haklarına sahip olmasına rağmen, geçmişten bugüne kadar kadınlar genellikle ikincil bir konumda yaşamaya mecbur bırakılmıştır. Ataerkil zihniyet tarafından geri planda kalmaya zorlanan kadın, tahakküm altına alınması gereken bir varlık olarak görülmüştür. Güç eşitsizliklerinin doğurmuş olduğu koşullar altında yaşamaya çalışan kadınlar, çoğu zaman şiddete maruz bırakılmıştır. Kadınların cinsiyetlerinden dolayı maruz kaldığı fiziksel, cinsel veya psikolojik düzeyde her türlü saldırı, tehdit veya zorlama olarak tanımlanan kadına yönelik şiddet, birçok alandan beslenmektedir. Şiddetin yeniden üretildiği ve meşrulaştırıldığı en önemli alan ise medyadır. Özellikle medyanın kadına yönelik şiddet haberlerini sunma tarzı, son yıllarda çok tartışılan bir konudur. Nitekim bu çalışmada da toplumsal bir sorun olan olarak görülen kadın cinayetlerinin medyada nasıl sunulduğu araştırılmıştır. Bu çerçevede, kamuoyunda büyük yankı uyandıran Pınar Gültekin cinayetine ilişkin haberler, farklı yayın politikalarına sahip Cumhuriyet, Hürriyet ve Akit gazeteleri örneğinde incelenmiştir. Eleştirel söylem analiziyle ortaya konan araştırmada, her üç gazetenin de cinayete ilişkin gelişmeleri sansasyonel ve magazinel bir habercilik tarzıyla okurlarına duyurduğu görülmüştür. Analiz edilen birçok haberin gerek başlıklarına gerekse içeriklerine bakıldığında; gereksiz bir şekilde özel hayatın irdelendiği, olayın öyküleştirilerek aktarıldığı ve haberin cinayetten daha çok magazin haberine dönüştürüldüğü dikkat çeken bir başka noktadır. Anahtar Kelimeler: Kadın, Toplumsal Cinsiyet, Medya, Şiddet, Haber

Yüsra Gündoğdu
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Etki pazarlamasının satın alma davranışına etkisi: Twıtch TV yayıncıları üzerine bir araştırma

Bu araştırma, etki pazarlamasının Twitch TV kullanıcılarının satın alma davranışları üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Twitch TV, canlı yayın yapılan bir platform olup, özellikle video oyunlarıyla ilişkili içeriklerin paylaşıldığı ve izlendiği bir ortamdır. Bu çalışmada, Twitch TV kullanıcılarına odaklanılarak, platformun bu kullanıcıların satın alma tercihleri ve davranışları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın veri toplama süreci, çevrimiçi anketler aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, çeşitli demografik özelliklere sahip, genç Twitch TV kullanıcıları arasından seçilmiştir. Anketlerde, katılımcıların Twitch TV'yi ne sıklıkla kullandığı, hangi tür içerikleri tercih ettiği, platformda etkileşimde bulunduğu yayıncılar ve satın alma davranışlarıyla ilgili sorular yer almıştır. Araştırmanın sonuçları, etki pazarlaması kullanımının kullanıcıların satın alma davranışları üzerinde belirgin bir etkisi olduğunu göstermektedir. Katılımcıların çoğunluğu, platformda aktif olarak yayın yapan ve takip ettikleri yayıncıların ürün veya hizmet önerileri üzerinde etkili olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, yayıncıların ürün incelemeleri, önerileri veya sponsorlukları aracılığıyla satın alma kararlarını etkiledikleri ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, etki pazarlamasının kullanıcıların satın alma davranışları üzerinde önemli bir etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Yayıncılar aracılığıyla sunulan ürün veya hizmet önerileri, platformun etkileşim ve topluluk hissiyatıyla birleşerek, kullanıcıların satın alma tercihlerini etkilemektedir. Bu bulgular, markaların Twitch TV'de varlık göstererek, genç tüketici kitlesini etkileme ve satışlarını artırma potansiyeline sahip olduklarını göstermektedir.

Dijital etkileyenlerE-spor oyunlarıSatın alma davranışı
Muhammet Hasan Küçük
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de siyasal reklamcılık uygulamaları: 31 Mart 2019 yerel seçimleri örneği

İletişim teknolojilerinde meydana gelen her yeni gelişim bir şekliyle toplumu ve onunla ilişkili olan bütün kurumları etkilemiştir. Siyaset, iletişim teknolojileri alanında yaşanan gelişmelerden en fazla etkilenen alanlardan birisi olmuştur. Özellikle geniş halk kitlelerinin oy kullanma hakkını elde etmesinden sonra iktidara talip olanlar daha fazla seçmeni etkilemek ve oylarını alabilmek adına iletişim araçlarından çeşitli şekilde faydalanmanın yollarını aramışlardır. Bu noktada ortaya çıkan siyasal reklamlar işlevsel bir rol üstlenmektedir. Tarihsel süreç içerisinde gazete, radyo ve televizyon, siyasal reklamların yayınlanmasında önemli kitle iletişim araçları olarak kullanılmışlardır. Günümüzde internet ve ona bağlı olarak gelişen dijital platformlar siyasi aktörler ile seçmeni buluşturan önemli araçlar olarak değerlendirilmektedir. 31 Mart 2019 yerel seçimleri örneğinde siyasi partilerin resmi Youtube kanallarında yayınladıkları ve arşivlerinde bulunan siyasal reklamları biçim ve içerik yönünden incelemek üzere hazırlanan bu çalışma ikisi teorik birisi uygulama olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Teorik bölümlerde reklam ve siyasal reklama dair literatür geniş bir çerçevede ele alınmıştır. Üçüncü bölüm ise 31 Mart 2019 yerel seçimleri döneminde AK Parti ve CHP'nin resmi Youtube kanallarından yayınladıkları ve arşivlerinde bulunan siyasal reklamlara yönelik içerik analizi yöntemi kullanılarak tasarlanan araştırmadan oluşmaktadır. Araştırma dahilinde incelenen siyasal reklamların türlerine, sürelerine, yayınlandıkları dönemlere, kullanılan çekicilik unsurlarına, ele alınan konunun özelliğine, görüntü türlerine, izlenme oranlarına vb. birçok değişkene ilişkin karşılaştırmalı analizleri yapılmıştır. Yapılan bu analizler sonunda her iki siyasi partinin de ilgili seçim dönemine ilişkin resmi Youtube kanalı arşivlerinde bulunan siyasal reklamlarının büyük çoğunluğunun pozitif türde reklamlardan oluştuğu görülmektedir. Yine her iki siyasi parti de siyasal reklamlarında görüntü türü olarak en fazla animasyon kullanmayı tercih ederken, tüm reklam filmlerinde slogan ve logo kullanıldığı da tespit edilmiştir. Öte yandan yayınlanan reklam filmlerinde AK Parti'nin ulusal meseleler üzerine yoğunlaşırken CHP'nin yerel meselelere odaklandığı ve AK Parti'nin reklam filmlerinin CHP'ye kıyasla daha fazla izleyici sayısına ulaştığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Reklam, Siyasal Reklam, Siyasal İletişim, Yerel Seçimler, Youtube.

ReklamcılıkReklamlarSayısal reklamcılık+6
Muhammed İrfan Öncel
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sahne sanatlarında göstergeler: Tiyatro afişleri üzerine göstergebilimsel analiz: Roland Barthes'ın göstergebilim şeması üzerine inceleme

Geçmişten günümüze sanatın bir iletişim aracı olarak insan için yeri ve önemi konusunda yapılan araştırmalarda geldiğimiz nokta araştırmacılar tarafından her zaman büyük bir beklenti ile karşılanmıştır. Günümüzde sanatsal göstergenin iletişim araçlarından biri olarak görülürken, bu iletiden faydalanmanın en etkin ve verimli yolunun araştırılması gerekmektedir. Bu çalışma Azerbaycan Akademik Milli Dram Tiyatrosu ve Konya Devlet Tiyatrosu'nda sahnelenen gösteri afişlerinin göstergebilimsel çözümleme yöntemiyle analiz edilmesi ve sanatsal iletişim dili olarak görülen göstergelerin açıklığa kavuşturulması amacıyla ortaya koyulmuştur. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sanatın kavramsal çerçevesi ve sahne sanatları ve onun bir parçası olarak değerlendirilen afişin önemi ve yeri ele alınarak bilgiler verilmektedir. İkinci bölümde göstergebilim ve sanatsal iletişim aracı olarak değerlendirilen gösterge yaklaşımının göstergebilimciler tarafından anlamlandırılması ele alınmıştır. Üçüncü bölümde önceden belirlenmiş olan gösteri afişlerinin içeriğinde bulunan sanatın iletişim dili olarak nitelendirdiğimiz göstergenin, gösterge bilimsel çözümlemesi olarak bilinen göstergenin anlamlandırılması şeması kullanılarak yorumlanması ve bulgular üzerinden tez çalışmasının sonucunda araştırmada gelinen yerin incelenmesi ile sonlandırılır. Anahtar Kelimeler: Sahne Sanatları, Göstergebilim, Tiyatro, Afiş, Roland Barthes

AfişlerBarthes, RolandGösterge bilim+3
Javıd Zeynalov
Necmettin Erbakan University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Farklı sosyal ağ platformlarında, reklam çekiciliği, reklam içerik türü ve sosyal etkili kişi varlığının dijital tüketici etkileşimine etkisi

"Farklı sosyal ağ platformlarında, reklam çekiciliği, reklam içerik türü ve sosyal etkili kişi varlığının dijital tüketici etkileşimine etkisi" tezi kapsamında sosyal medya, sosyal ağ, sosyal ağ reklamları, reklam içerik türleri, reklam çekiciliği, sosyal etkili kişi ve dijital tüketici etkileşimi kavramları ele alınmıştır. Bu araştırma kapsamında 19 markanın beş farklı sosyal ağ platformundaki (Facebook, Instagram, Linkedin, Twitter, Youtube) belli bir döneme ait sosyal ağ paylaşımlarının etkileşim detayları incelenmiş ve bu paylaşımların dijital tüketici etkileşim türleri analiz edilmiştir. Bu inceleme sırasında reklam içerik türü, reklam çekiciliği ve sosyal etkili kişi varlığının dijital tüketici etkileşimine olan etkisi araştırılmıştır. Tezin araştırması kapsamında hangi sosyal ağ platformunda hangi içerik türünün ve çekiciliğinin daha yüksek etkileşim yarattığının analiz edilmesi hedeflenmiştir. Yürütülen içerik analizi kapsamında belirlenen 19 markanın paylaşımlarına ait etkileşim detayları ayrı ayrı sosyal ağ platformları için analiz edilmiştir. Her bir sosyal ağ platformunda, yapılan paylaşımların reklam türlerine göre, reklam içerik türü ve reklam çekiciliği türü değişkenlerinin dijital tüketici etkileşimine etkisi araştırılmıştır. Her bir sosyal ağ platformundaki dijital tüketici etkileşimi farklı değişkenler için ayrı ayrı Tek Yönlü Varyans Analizi veya t-Test ile ölçülmüştür. Analiz sonucuna göre, belirlenen değişkenlerin dijital tüketici etkileşimini anlamlı bir şekilde etkilediği görülmüştür. Bu bağlamda, reklam içerik türünün, reklam çekiciliğinin ve sosyal etkili kişi varlığının sosyal ağ reklam türlerinin dijital tüketici etkileşimi ile ilişkisinde anlamlı etkisi olduğu ortaya konmuştur. Bu ilişkilerde fotoğraf (görsel), video ve metin içerik türleri ile transformal ve bilgilendirici reklam çekiciliği türlerinin etkileri sosyal ağ platformlarına göre değişiklik gösterdiği ortaya konmuştur.

Nüfuz pazarlamasıReklam çekiciliğiReklamlar+6
Elif Duygu Özyurt
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çocukların reklam okuryazarlığı bilgisinin reklama karşı tutumlarına etkisi

Reklamlar, ürün ve hizmetlerle ilgili bilgi verme, tüketici ve ürün arasında bağ kurarak ürünü tanıtma gibi temel işlevlerinin yanı sıra, tüketiciyi ikna etme, davranışını değiştirme veya bir bakış açısı ortaya koyma işlevleriyle de günümüzün en önemli iletişim mecralarından biridir. İletişim teknolojilerinde yaşanan baş döndürücü gelişmeler, reklam mecralarını da farklılaştırmış, geleneksel medyanın yanı sıra yeni medya reklamverenlerin tüketicilere ulaşabileceği en önemli kaynaklardan biri haline gelmiştir. Özellikle yeni medyanın en aktif kulanıcılarından biri olan çocuklar ve gençler, hem ailenin satın alma kararlarında söz sahibi olmalarından, hem de kendileri birer tüketici olmalarından dolayı reklamverenlerin hedefi haline gelmiştir. Çok sık reklamlara maruz kalan çocukların ikna edici girişimlere karşı koyabilmeleri için, reklamdaki ikna mesajlarını algılaması, reklamverenin satış niyetini okuyabilmesi, farklı mecralardaki reklam türlerini tanıması, reklamın hedef kitlesini anlaması gerekmektedir. Dahası gerçek ve fantezi arasındaki ayrım kadar ihtiyaç ve istek arasındaki farkı da bilmesi bilinçli bir tüketici olmaları yolunda önemli bir adımdır. Bunun için de reklam okuryazarlık becerisinin desteklenmesi şarttır. Bu bilgilerin ışığında, 4 hafta boyunca 3. sınıf öğrencilerine reklam okuryazarlığı dersi verilmiş, dersi alan ve dersi almayan çocukların reklam okuryazarlığı bilgisi ve reklama karşı tutumları karşılaştırılmıştır. Reklam okuryazarlığı dersi alan çocukların reklamın satış ve ikna niyetini, kaynağını, hedef kitleyi tanıma bakımından daha başarılı oldukları, reklama karşı daha şüpheci bir yaklaşım sergiledikleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Reklam, Reklam Okuryazarlığı, İkna Bilgisi

Reklam okuryazarlığıReklamlarTutumlar+4
Pakize Kaya Top
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

E-spor sponsorluklarının marka değerine etkisi

Bu çalışmada, halkla ilişkiler uygulamalarından biri olan sponsorluğun marka değerini nasıl etkilediğine odaklanılmıştır. Halkla ilişkiler uygulamalarından olan sponsorluğun marka değerini nasıl etkilediği ele alınmıştır. Bu bağlamda E-spor ekosistemi ele alınmıştır. Bu alanda amatör, profesyonel ve teknik kısımda çalışan kişilerle zoom üzerinden odak grup görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Sonuçlara göre sponsorluk kararlarında marka seçiminin önemli bir adım olduğu gözlemlenmiştir. Kişiler görüşme esnasında sponsor olan markalara yönelik fikirlerini beyan etmiştir. E-spor içerisinde mühim rollere sahip markaların tüketiciye etkisinden söz etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: E-spor, Marka Değeri, Marka, Sponsorluk.

Elektronik sporMarkaMarka değeri+3
Zülal Kaya
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Deprem sonrası kolluk kuvvetlerinin psikolojik ilk yardım çalışmalarının ajans haberleriyle sunumu

6 Şubat depremi ülkemizin on bir ilinde hissedilen her yönüyle çok büyük yıkımlara neden olan bir afettir. Böylesi bir deprem fiziksel, ekonomik, çevresel ve sosyal anlamda olumsuz sonuçlar doğurduğu gibi psikolojik olarak da zorlu süreçlerin yaşandığı, aşılması uzun yıllar alabilen, sarsıcı etkileri olan bir doğa olayı olarak tarihe geçmiştir. Kuşkusuz deprem gibi aniden ortaya çıkan ve yıkıcı sonuçları olan bir afet karşısında insanlar savunmasız kalarak kendilerine uzanacak bir yardım eli ile kurtarılmayı beklemektedir. Deprem sonrasında kurtarılmayı bekleyen insanların yardımına ise öncelikle aktif görev halinde olan birimler koşmakta ve kolluk kuvvetleri de 24 saat esası ile görev yaptıkları için ilk müdahale eden ekiplerin arasında yer almaktadır. Araştırmanın amacı 6 Şubat depremi sonrası kolluk kuvvetlerinin müdahalelerinden psikolojik ilk yardım kapsamına girenleri tespit etmek, psikolojik ilk yardımın önemini ve gerekliliğini ortaya çıkarmak ve kolluk kuvvetlerinin psikolojik ilk yardım eğitimi alması konusunda farkındalık yaratmaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışma kapsamında Türkiye'de ulusal anlamda ajans haberciliğini kanıtlamış haber ajanslarının YouTube ve İnstagram sayfalarında yer alan 6 Şubat depremi sonrası kolluk kuvvetlerinin psikolojik ilk yardım müdahale haberleri nicel içerik analizi ile incelenmiştir. Bu bağlamda kolluk kuvvetlerinin deprem sonrasında önemli bir misyonu yerine getirdiği çok açıktır. Analiz sonucunda psikolojik ilk yardım uygulamaları kapsamında ele alınabilecek müdahalelerin olumlu yansımaları dikkat çekmiştir. Sözgelimi kolluk kuvvetleri tarafından depremzedelere yönelik gerçekleştirilen bu uygulamalar ile travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete, depresyon, panik atak gibi psikolojik sorunların azaltılacağı ya da engellenebileceği bulgular ile ortaya koyulmuştur. Bununla birlikte kolluk kuvvetlerinin psikolojik ilk yardım müdahalelerini bilinçli bir şekilde gerçekleştirmelerinin ve mesleki yetkinliklerini konuya ilişkin teorik bilgiler, eğitimler ve güncel uygulamalar ile desteklemelerinin önemi çalışma kapsamında ortaya çıkmıştır.

Rasim Karataş
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Siyasal iletişimde gündem yönetimi, haber içeriğinin seçmen kanaatlerine etkisi

Günümüzde seçmen kanaatleri kuşkusuz birçok algısal faktörden etkilenmektedir. Diğer taraftan Siyaset ve seçmen algısında medyanın haberlerleştirdiği vakaların kanaatleri kristalize etme yeteneği diğer faktörlere göre daha belirgin bir işlev üstlenmektedir. Bu nedenle medyanın siyaset ve seçmen algısı üzerindeki etkisinin tartışıldığı ve incelendiği çok sayıda akademik araştırma bulunmaktadır. Bu bağlamda, bu araştırmada da siyasi haberlerin seçmen kanaatleri ve tercihleri üzerindeki etkisi konu edilmiştir. Bir siyasi aktöre ya da vakaya yönelik medya haberlerinin seçmen algısını nasıl etkilediğini orataya çıkarmak amaçlanmıştır. Yapay zeka tarafından oluşturulan bir siyasi aktöre yönelik olumlu ve olumsuz haberlerin iki farklı denek grubuna gösterildiği fokus grup yöntemi kullanılmıştır. Ekme kuramı çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde medya haberleri ve seçmen algısı arasında güçlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir..

Emin Aydın
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Glokalleşme sürecinde kurum imajı: Yeni medya ortamında bütünleşik pazarlama iletişimi Starbucks örneği

Bu tezde glokalleşme sürecinde markalar tarafından kullanılan yeni medya araçları ele alınmıştır. Glokalleşmenin çağımızın önemli fenomenlerinden birisi olduğu yargısından hareket edilmiştir. Yerel ve küresel arasındaki ilişkide ağırlığın yerele kayması anlamına gelen glokalleşme bağlamında medyanın yeni biçimleri üzerinde durulmuştur. Tezin temel tartışmasını oluşturan glokalleşme sürecinde marka imajı olgusu, Starbucks isimli kahve firması üzerinden tartışılmıştır. Bu amaçla Starbucks Türkiye'nin, youtube isimli internet platformunda kullandığı resmi kanalı incelenmiştir. Youtube, yeni medya, pazarlama iletişimi ve marka imajı açısından etkin olarak kullanılan bir platformdur. Çalışma için bu kanalda yer alan videolar içerik analizine tabi tutulmuş, firmanın marka imajı ve pazarlama stratejisini nasıl bina ettiği incelenmiştir. Videolar içeriklerine göre kategorilere ayrılmış, bu kategoriler altında değerlendirme yapılmıştır. Varılan en belirgin sonuç Starbucks'ın Youtube üzerinden influencer pazarlama da dahil olmak üzere pazarlama iletişimi ve marka imajını etkin bir biçimde oluşturduğudur. Video içeriklerinin alt kategorilerinde de en fazla öne çıkan unsurun marka imajı olması bu yargıyı desteklemektedir. Starbucks firmasının youtube kanalı üzerinden yapılan bu araştırma aynı zamanda glokalleşme sürecinde markaların pazarlama iletişimlerini nasıl kurduklarını anlamak açısından da önemli veriler sunmaktadır. Buna göre pazarlama iletişiminin içerisinde glokalleşmeye paralel olarak yerelin öne çıktığı vurgulara rastlanmaktadır. Bu çalışmada araştırma yöntemi olarak içerik analizi kullanılmıştır. Starbucks Türkiye'nin youtube kanalında yer alan videolar incelenip değerlendirilmiştir.

Musa Duman
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

KOVİD-19 pandemisinde yayınlanan reklamlara yönelik göstergebilimsel bir analiz

Reklamlar, markaların tüketicilerle iletişime geçmesi ve marka hakkında olumlu imaj yaratabilmesi açısından önem arz etmektedir. Reklam filmlerinin etkisiyle insanlar belirli bir davranışa yönelebilmekte ya da söz konusu ürün veya hizmete yönelik tutumlar oluşturmaktadır. Reklamlar, tüketici ile ürün, marka veya firma arasında ilişki kurarak, toplumsal normlara uygun şekilde hareket eden ve tüketicinin zihnini doğrudan görsel unsurlar aracılığıyla etkileyen bir iletişim aracı olarak işlev görür. Günümüzde ticari kuruluşların hedef kitlelerini etkileyen toplumsal ve küresel olayları önemsedikleri ve bu ilgiyi çeşitli yollarla gösterdiği görülmektedir. Bu doğrultuda kar amacı gütmeyen kuruluşların topluma katkı sağlamak maksadıyla yürüttükleri sosyal pazarlama faaliyetlerine benzer çalışmalara ticari kuruluşlar da yönelmektedir. Firmaların sosyal pazarlamanın bileşenlerinden olan sosyal reklamla ilgili gönüllü çalışmalar yürüterek topluma yararlı olmaya çalıştıkları görülmektedir. Böylece firmalar, toplumsal olaylardan ayrı düşmemekte ve markalarını toplumla iç içe geçirerek akıllarda kalıcılığını korumakta ve olumlu imajını güçlendirmektedir. Mart 2020 itibariyle Türkiye'nin de etkilendiği Kovid-19 pandemisi, birçok sektörde değişikliklere neden olmuştur. Küresel salgın, dünyanın genelinde işleyişin yavaşladığı ve insanların bakış açısının değiştiği bir dönemi beraberinde getirmiştir. Firmalar da bu yeni düzene uygun kurumsal tanıtım faaliyetleri gerçekleştirmeyi tercih etmiştir. Firmaların gerçekleştirdiği kurumsal tanıtım faaliyetlerinin öncüsü, genellikle reklam filmleri olmaktadır. Firmaların/markaların da bu dönemdeki reklamlarında nasıl bir yol izlediği merak edilmektedir. Çalışma dahilinde, Kovid-19 pandemisine odaklanan ve Türkiye'de gösterime girmiş reklam filmlerinin analizi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında gıda, içecek, bilgi ve iletişim ve bankacılık sektörlerinden seçilen firmaların televizyon reklam filmleri nitel bir yöntem olan göstergebilimsel analiz kullanılarak incelenmiştir. Firmaların yayınladıkları reklamlarda Kovid-19 salgınından korunmaya yönelik sosyal mesafe, maske ve evde kalma tedbirleriyle ilgili farkındalık oluşturmaya çalıştığı gözlenmiştir. Pandemi döneminde firmalar moral verici içeriklerle, duygusal bağ kurma ve toplumsal dayanışma mesajlarıyla, reklamlarında tüketicilere geleceğe yönelik umut ve güven vererek, krizi birlikte aşma çağrısında bulunmuşlardır.

Sosyal pazarlamaTelevizyon reklamları
Muhammet Burak Gözütok
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Evren ötesi reklamcılık: Markaların metavertising pratiklerinin ampirik araştırması

Günümüzde teknolojinin ilerlemesi ile birlikte her alanda olduğu gibi reklamcılık alanında da yeni gelişmeler ve yeni mecralar ortaya çıkmaktadır. Geleneksel reklam ortamlarının yanında dijital reklamcılık da kendini göstermeye başlamakta ve özellikle Metaverse evrenleri sayesinde dijital reklamcılık daha fazla önem ve ilgi görmeye başlamaktadır. İnternetin yaygın hale gelmesi ve teknolojik gelişmelerin giderek hız kazanması ile başlayan bu süreçte kullanıcılar kendilerini rahat şekilde ifade edecekleri, ortak duygu ve düşüncelerini paylaşabilecekleri mecralara yönelmeye başlamaktadır. Bu bakımdan Metaverse evrenlerinin yaygın hale gelmesi ile birlikte kullanıcılar bu sanal evrenlere giriş yapmakta ve kendilerine özgü oluşturdukları avatarlar aracılığıyla diğer kullanıcılarla etkileşime girebilmekte ve pek çok faaliyetlerini ortak arkadaş grupları ile gerçekleştirmektedir. Kullanıcıların metaverse evrenlerini tercih etmeye başlamaları ile birlikte bunu fırsat olarak gören kurumlarda, markalarda bu sanal evrenlere reklam verme düşüncesini oluşturmaya başlamıştır. Bu çalışma markaların/kurumların metaverse sanal evreninden biri olan Decentraland örneklemindeki reklam faaliyetleri, reklam veren markaların/kurumların hangileri olduğu, sektörleri, markaların/kurumların hangi ülkelere ait olduğunu tespit etmeyi amaçlamıştır. Nicel Araştırma Yönteminin kullanıldığı bu çalışmanın evrenini Decentraland sanal dünyası oluşturmaktadır. Decentraland evreninde reklam faaliyetinde bulunan markalar/kurumlar amaçsal örnekleme uygun şekilde dahil edilmiştir. Nicel yöntemle toplanan veriler, nicel içerik analizi tekniği ile yorumlanmıştır. Elde edilen verilerden yola çıktığımız zaman markaların/kurumların metaverse evreninde uzun süreli reklam faaliyetleri içinde bulunduğunu ve bu durumun bu yeni evrenlerde markaların/kurumların yeni bir reklam mecrası olarak gelecek gördüklerini söyleyebiliriz.

MarkaMetaverseReklamcılık
Yusuf Durdu
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
20
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversitelerde kurumsal itibar oluşturmada halkla ilişkiler faaliyetleri: Kamu ve özel üniversitelerin karşılaştırılması

Varoluşu çok uzun zamanlara dayanan halkla ilişkiler, günümüz rekabet ortamında kurumlar açısından önemli bir yönetim fonksiyonu konumundadır. Pozitif yönlü tanıma ve tanıtma aracı olarak bilinen halkla ilişkiler, hem özel sektör hem de kamu sektörlerinin belirlediği hedeflere ulaşmaları noktasında vazgeçilmez bir etkileşim aracı haline gelmektedir. Günümüzde açılan üniversite sayılarının artması, eğitim seviyesinin yükselmesi, bilimsel başarıların önem kazanması, küreselleşme ve serbest piyasa ekonomisinin gelişmesiyle birlikte gerek devlet üniversiteleri gerekse vakıf üniversiteleri arasında büyük bir rekabet ortamı oluşmuştur. Bu rekabet ortamının oluşumu sonucunda üniversiteler için iç ve dış paydaşlarıyla iyi ilişkiler içerisinde olmak, olumlu bir kurumsal itibar oluşturmak, medyada daha fazla yer alarak kamuoyunda olumlu bir izlenim bırakmak zorunluluk haline gelmiştir. Hem kamu sektörü hem de özel sektör alanında hizmet veren üniversiteler, içerisinde bulunduğu toplumun gelişmesi için çaba gösterme ve bu gelişmelere yön verecek bireyleri yetiştirme gibi görevleri üstlenmektedirler. Bu görevleri başarıyla yerine getirebilmek ise halkla ilişkiler stratejik yönetim fonksiyonlarına uyum sağlama ve hedef kitlelere gereken özeni gösterme ile mümkün olmaktadır. Bu bakımdan hem vakıf üniversitelerinin hem de devlet üniversitelerinin başarılı olabilmeleri için alanında uzman kişilerce oluşturulmuş, sağlam alt yapıya sahip bir halkla ilişkiler birimine ihtiyaçları vardır. Yapılan bu araştırma ile kamu ve vakıf üniversitelerince büyük bir öneme sahip olan halkla ilişkiler faaliyetlerinin üniversiteler tarafından ne derece uygulandığı ve bu uygulama aşamasının kamu ve vakıf üniversitelerince bir farklılık gösterip göstermeme durumu araştırılmak istenmiştir. Araştırma sonucunda çalışmaya dahil olan vakıf üniversitesinin kamu üniversitesine göre daha fazla halkla ilişkiler faaliyeti uyguladığı ve yapılanma olarak daha kapsamlı bir kurumsal iletişim birimine sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Nisa Badem Çelik
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
30
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İkna edici iletişim bağlamında kamu spotlarının kullanımı: Emniyet Genel Müdürlüğü kamu spotları üzerine bir araştırma

Toplumda farklı düşünce yapılarının bir arada bulunması, kaçınılmaz olarak görüş ayrılıklarını da beraberinde getirir. Bu farklılıkların çatıştığı noktada, bireylerin kendi düşüncelerini karşı tarafa kabul ettirme yani ikna arzusu doğar. İkna, yalnızca bireyler arasında değil, devletler de halkı belirli konularda bilinçlendirmek, eğitmek ve yönlendirmek amacıyla çeşitli iletişim ve ikna yöntemlerine başvururlar. Bu bağlamda, kamu spotları devletin halkla kurduğu iletişimin önemli bir bileşenidir. Kamu spotları, toplumu bilinçlendirmek amacıyla hazırlanan kısa ve etkili mesajlar içeren medya içerikleridir. Gelişen teknolojiyle birlikte, yalnızca bilgi vermekle kalmaz; izleyicinin duygu ve düşüncelerini etkileyecek şekilde sunulur. Etkili olmaları için içerik, dil, görsel-işitsel ögeler ve hedef kitleye uygunluk önemlidir. Bu çerçevede, günümüzde kamuoyunun dikkatini çeken ve çözüm bekleyen toplumsal sorunlardan biri olan trafik güvenliği, kamu spotlarının sıkça kullanıldığı alanlardan biridir. Trafik kazalarının neden olduğu can ve mal kayıplarını en aza indirmek, sürücü ve yayaların trafik kurallarına uyma bilincini geliştirmek amacıyla, Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı tarafından çeşitli kamu spotları hazırlanmaktadır. Bu çalışmada, Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı tarafından hazırlanan kamu spotları, William Labov'un anlatı analizi yöntemi doğrultusunda incelenmiştir. Çalışmada bu yöntem kullanılarak kamu spotlarının yapısal özellikleri analiz edilmiş ve spotlarda kullanılan ikna edici stratejiler belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, kamu spotlarının genellikle dramatik anlatı kurgusu içerdiği ve dikkat çekici görsel-işitsel unsurlarla izleyici üzerinde duygusal etki oluşturmayı hedeflediği belirlenmiştir. Ölüm, yaralanma ve aile dramları gibi duygusal içeriklerin yanı sıra, verilere dayalı rasyonel açıklamalara da yer verildiği görülmüştür. Bu durum, kamu spotlarının hem duygusal hem de rasyonel çekicilikleri bir arada kullanarak trafik güvenliği konusunda toplumu bilinçlendirmeye çalıştığını göstermektedir.

Harun Vedat Polat
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Markalar ve sürdürülebilirlik İletişimi: Türkiye ve dünyadan örneklerle sosyal medya paylaşımlarının içerik analizi

Dünya sürekli bir değişim içindedir. İşletmelerin de bu yeniliklere uyum sağlaması gerekmektedir. Özellikle günümüzün rekabetçi ortamında, büyümek ve ayakta kalmak isteyen firmaların gerekli adımları atması zorunlu hale gelmiştir. Küreselleşme ile birlikte ekonomi ve sanayi alanındaki dönüşümler, teknolojik gelişmeler, sürdürülebilirlik kavramının daha fazla önem kazanmasına neden olmuştur. Sürdürülebilirliğin artan önemi ile toplum, şirketlerden çevreye ve topluma karşı daha duyarlı olmalarını talep etmeye başlamış; bu da sürdürülebilirliği işletmelerin başarısını etkileyen kritik bir faktör duruma getirmiştir. Markalar, rekabetçi bir ortamda rakiplerinden ayrılmak için, sosyal sorumluluk anlayışıyla çalışmalarını sürdürmektedir. Bu bağlamda, markaların müşterilerini doğru bir şekilde incelemesi ve etkili kararlar alarak pazarlama planlarını oluşturmaları her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır. Bu çerçevede, iletişim gibi karmaşık bir disiplinin sürdürülebilir bir kurumsal yapıda işlevsellik kazanması kaçınılmaz bir gereklilik haline gelmektedir. Sürdürülebilirlik iletişimi, sürdürülebilirlik stratejisini çalışanlarla, paydaş, toplum ve müşterilerle değiştirme sürecidir. Sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir iletişim kavramlarını genel çerçevesini anlamak için, bu gelişmede rol oynayan aktörlerin tarihsel gelişimini ve katkısını bilmek önemlidir. Bu çalışmanın amacı, araştırma kapsamında belirlenen markaların, Capital 500,Fortune 500, BİST SÜRDÜRÜLEBİLİRİK, İSO 500, FTSE4 Good endeksi listesinde yer alan altı marka verileri baz alınarak hem Türkiye içerisinde hem de global çapta faaliyet yürüten , çeşitli sektörlerden olan markaların sosyal medya platformlarının kullanım pratiklerini, sürdürülebilirlik paylaşımları bağlamında incelemektir. Belirlenen hedef kapsamında markaların Ocak – Mayıs 2025 tarihleri arasında sosyal medya hesaplarında yaptıkları 126 paylaşım analiz birimi olarak seçilmiş ve nicel içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, sürdürülebilirlik boyut olarak %71,5 oran ile çevresel alan olup, mesaj türleri açısından, içeriklerin %90,5'lik bölümü bilgilendirici olduğu görülmüştür. Markalar, kullandıkları dil ve üslup açısından %79,4'lük oran ile ciddi bir yaklaşım sergilemektedir Duygusal, mizahi ya da abartılı ifadelerin ise yer verilmediği görülmektedir. Sosyal medya platformları açısından en fazla etkileşim alan platformlar ise sırasıyla; X (%46,8) ve Instagram (%43,7) olarak belirlenmiştir. İçerik türleri, platformlara göre değişiklik göstermektedir; örneğin, Instagram'da genellikle video ve fotoğraflar tercih edilirken, X'te afişler öne çıkmaktadır. İçerik türleri arasında en çok tercih edilen format video (%49,2) olmuştur. Bunu %38,1'lik oran ile afiş, %12,7 oran ile fotoğraf izlemektedir. Araştırma bulgularından hareket ile analiz edilmiş olan sosyal medya gönderilerinden en fazla paylaşım yapılan platform Instagram olmuştur. Araştırma kapsamında markaların sürdürülebilirlik paylaşımında sosyal medya platformunu kullanma oranları; Çimsa % 24,8, Ülker % 3,1, Zorlu Holding %15,0, Microsoft %11,9, Patagonia %17,4, Unliever % 27,8 'dir. Yerel markalardan en fazla Çimsa, küresel markalardan Unilever olduğu tespit edilmiştir.

Seher Şahin
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

25. dönem milletvekili genel seçiminde siyasal partilerin basın ilanlarında sözel ve görsel mesajlara yönelik bir içerik analizi

Bu çalışma 7 Mayıs – 14 Haziran 2015 tarihleri arasında 25. Dönem Milletvekili Genel Seçiminde seçmenleri etkilemek için yayımlanan siyasal reklamların sözel ve görsel mesaj içeriklerinin belirlenmesine yöneliktir. Bu kapsamda Türkiye'de yayımlanan Hürriyet, Posta, Sabah, Sözcü ve Zaman gazetelerinde yer alan AKP, CHP, MHP ve BTP'ye yönelik siyasal reklamlar içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Toplamda, 97 adet basın ilanına ulaşılmıştır. Bu çalışmanın amacı, siyasal partilere ait basın ilanlarının sözel-görsel mesaj içeriğini ve işlenen konuları ortaya çıkarmaktır.

Basın ilanıGörsel materyallerMesaj+6
Emrah Başer
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Mizahi televizyon reklamlarına yönelik dikkatin incelenmesinde nörobilimsel yöntemlerin kullanımı

Literatürde mizahi televizyon reklamlarına yönelik dikkat geleneksel yöntemlerle incelenmiş ve ölçülmüştür. Günümüze kadar mizahi televizyon reklamlarına yönelik dikkatin ölçülmesinde herhangi bir nörobilimsel yöntem kullanılmamıştır. Dolayısıyla da mizahi televizyon reklamlarına yönelik dikkatin incelenmesinde ve ölçülmesinde nörobilimsel yöntemlerin kullanıldığı bir araştırma gerçekleştirilmemiştir. Bu çalışma kapsamında mizahi televizyon reklamlarına yönelik dikkati nörobilimsel yöntemlerle inceleyebilmek ve ölçebilmek ve bunun da geleneksel yöntemlerle destekleyebilmek hedeflenmiştir. Bu doğrultuda araştırma karma bir yöntemle iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada, tasarlanan deneyde katılımcılara belirlenen mizahi reklam filmi izletilirken eş zamanlı olarak eeg (elektroensefalografi), göz izleme ve yüz ifadesi kodlama yöntemleri kullanılmıştır. İkinci aşamada ise reklamı izleyen katılımcılardan izlemiş oldukları reklama yönelik tutum anketini cevaplamaları istenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre mizahi televizyon reklamlarına yönelik dikkatin ölçülebildiği belirlenmiştir. Ayrıca eeg ve geleneksel yöntemle ölçülen kadın ve erkek katılımcıların dikkat seviyeleri arasında istatistiksel olarak anlamsal bir farklılık olduğu da gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Mizahi reklamlar, dikkat, nörobilimsel yöntemler, tüketici nörobilimi

DikkatElektroensefalografiMizah+7
Kaan Gez
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurum kültürü ve alt kültürler: halkla ilişkiler birimi olmayan bir şirkette kurum kültürü analizi

Bu çalışmada, Goffee ve Jones'un ortaya koyduğu kurum kültürü sınıflandırması ve bu sınıflandırmaya ait ölçek aracılığıyla, halkla ilişkiler birimi olmayan bir şirkette kurum kültürü tipinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Öncelikle şirkette mevcut olan kurum kültürünün tipi belirlenmiş, daha sonra kurum içinde demografik özelliklere ve çalışılan departmana bağlı olarak alt kültürler oluşup oluşmadığı incelenmiştir. 6'sı demografik veriler ve 47 tanesi de kültür analizine ait olmak üzere toplam 53 sorudan oluşan anket şirkette çalışan toplam 152 kişi tarafından yanıtlanmış ve veriler, ortalama karşılaştırma analizleri aracılığıyla değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, ilgili şirkette Goffee ve Jones'un sınıflandırmasındaki kültür tiplerinden olumlu formda "komünal" kültür tipinin varlığı ortaya konmuştur. Şirkette, demografik verilere dayalı olarak her hangi bir alt kültür tipi belirlenemezken, departmanlardan birinde farklı bir alt kültür tipi belirlenmiştir. Sonuç olarak, halkla ilişkiler biriminin yokluğunda, çalışanların kurum kültürü hakkındaki farkındalığın düşük olduğu, yönetim ve çalışanlar arasında, bilgi aktarımında eksikliğin söz konusu olduğu ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Kurum Kültürü, Alt Kültür, Halkla İlişkiler

AltkültürHalkla ilişkilerKurumsal kültür
Sibel Kurt
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Siyasal reklamlarda duygusal çekicilik kullanımı: 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerinde siyasal partiler tarafından üretilen reklam filmlerinin analizi

Siyasal reklamların temel amacı seçmenlerin, bir siyasal parti ya da adaya yönelik düşünce, inanç, tutum ve davranışlarına etki etmektir. Siyasal partiler ve adaylar, bu amaca yönelik olarak seçmenlere reklamlar aracılığıyla çeşitli mesajlar iletirler. Siyasal parti ya da adayın bulunduğu konuma ve dönemin siyasal atmosferine bağlı olarak, bu mesajlar kimi zaman seçmenlerin mantığına, faydasına ve çıkarına seslenen rasyonel çekicilikleri, kimi zamansa duygularına ve hislerine hitap eden duygusal çekicilikleri barındırmaktadır. Bu çerçevede, bu araştırmanın amacı siyasal reklamlarda kullanılan çekicilik kategorilerini, duygusal çekicilik türlerini ve çekicilik tonlarını ortaya koymaktır. Araştırmanın amacı çerçevesinde 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerinde siyasal partiler tarafından üretilen 265 reklam filmi içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, kampanya sürecinde rasyonel ve duygusal çekicilik kullanım oranlarının birbirine oldukça yakın olduğunu göstermektedir. Bu anlamda çekicilik kategorileri açısından siyasal partiler arasında farklılıklar olduğu görülmektedir. Bulgular, duygusal çekicilik türleri içerisinde en çok tercih edilen duygusal çekicilik türünün coşku çekiciliği, en az tercih edilen duygusal çekicilik türünün ise hüzün çekiciliği olduğunu ortaya koymaktadır. Son olarak, kampanya sürecinde siyasal partiler tarafından ağırlıklı olarak pozitif çekicilik tonlarının tercih edildiği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Siyasal Reklam, Çekicilik, Rasyonel çekicilik, Duygusal Çekicilik

Duygusal çekicilikReklam filmleriReklamlar+4
Sezgin Ateş
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki vakıf ve derneklerin sosyal medya kullanımlarının kurumsal kimlik açısından değerlendirmesi

Sosyal medya sivil toplum kuruluşları (STK) için birçok avantaj sunmaktadır. Ancak STK'ların bu ortamlarda hedef kitlelerine kendini doğru ifade etmesi ve yansıtması gerekmektedir. Bu noktada kurumsal kimlik karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada Türkiye'de resmi sosyal medya hesabı bulunan vakıf ve derneklerin Facebook ve Twitter hesapları incelenmiştir. Sosyal medya, kurumsal kimlik unsurları çerçevesinde ele alınmıştır. Bu çerçevede vakıf ve derneklerin sosyal medya ortamlarını nasıl, hangi amaçla ve ne sıklıkla kullandıkları belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca çalışmada kurum kimliğinin unsurları hard (sert) bileşenler ve soft (yumuşak) bileşenler açısından da incelenmiştir. Çalışmada, tanımlayıcı model kullanılmış ve veriler içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Bulgular incelenen vakıf ve derneklerin büyük çoğunluğunun Facebook'u daha aktif olarak kullandıkları saptanmıştır. Ayrıca vakıf ve derneklerin her iki sosyal medya hesabında soft unsurları daha fazla kullanıldığı belirlenmiştir.

DerneklerFacebookKurumsal kimlik+3
Emine Şardağı
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
DoktoraAçık ErişimTR

Reklam beğenilirliği

Bu çalışma ile reklam beğenilirliği konusu detaylı bir şekilde incelenerek, literatürde var olan eksikliğin giderilmesi ayrıca reklam beğenisi etkileyen değişkenlerin bir model önerisi ile açıklanması amaçlanmıştır. Araştırma, hem nitel hem de nicel araştırma yöntemleri ile dizayn edilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden odak grup görüşmesine başvurulmuş, eğitim ve yaşa göre gruplandırılan kişilerle iki ayrı görüşme yapılmıştır. Ayrıca, Antalya ili Kepez ilçesinde ikamet eden farklı yaş gruplarına sahip 300 denek, Tadım Markasının 'Türkiye'nin En Büyük Sosyal Ağı' reklamını izledikten sonra soru formunu yanıtlamıştır. Araştırmadan elde edilen nitel veriler genel olarak değerlendirildiğinde; odak grup görüşmesi katılımcıları, kendilerine reklamı izlettiren unsurları: Reklamın yeni, samimi, gerçek hayattan olması, yaratıcı strateji uygulamaları ve bilgilendirici yönü olarak ifade etmişlerdir. Ayrıca reklam beğenisini; doğruluk, dürüstlük, samimiyet, bilgilendirici, saçmalamaması, eğitici, merak uyandırıcı, estetik, duygusal, abartmaması, farklı olması, kaliteli, güvenilir, hayal kırıklığı yaşatmaması, etkililik ve sıkmaması gibi sıfatlarla tanımlamışlardır. Araştırma kapsamında geliştirilen modelde yer alan; demografik veriler, kişilik özellikleri, reklama yönelik tutum, markaya yönelik tutum ve yaratıcı strateji değişkenlerinin beğeni üzerine etkisi, hiyerarşik regresyon analizi ile test edilmiştir. Bu değişkenlerden sadece reklama yönelik tutum ile yaratıcı strateji değişkenlerinin beğeniyi açıklamada istatistiki olarak anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Reklam beğenilirliğini belirleyen değişkenlerin bir model aracılığı ile incelendiği bu çalışma, alanda araştırma yapan akademisyenlere ve pazarlama uygulayıcılarına önemli bir katkı sağlamada öncü rol üstlenecektir. Anahtar Kelimeler: Reklam beğenilirliği, Nitel araştırma yöntemi, Odak grup görüşmesi, Nicel araştırma yöntemi, Hiyerarşik regresyon.

Nicel araştırmaNitel araştırmaOdak grup yöntemi+2
Sefa Erbaş
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketicilerin sosyal sorumluluk davranışlarının kurumların sosyal sorumluluk eylemlerine yönelik tutumları ile ilişkisi: Anadolu Üniversitesi öğrencileri üzerinde bir araştırma

Günümüzde kurumlar, sadece karlarını arttırarak değil, aynı zamanda içinde bulundukları çevreye ve topluma karşı, toplumsal ve çevresel konulara ya da sorunlara değinerek daha fazla büyüyüp gelişebileceklerinin farkına varmaya başlamışlardır. Fakat kurumların sosyal sorumluluk faaliyetleri, paydaşların istek ve beklentilerine göre şekillenmesi konusunda zayıf kalabilmektedir. Zayıf kalan bir faaliyet hem kurumların paydaşlarının sorunlarına çözüm üretememekte hem de harcanan çabaların boşa sarf edilmesine neden olabilmektedir. Bu noktada kurumların paydaşlarını iyi bir şekilde analiz etmesi önem kazanmaktadır. Diğer taraftan tüketici sosyal sorumluluk davranışı, tüketicilerin bilinçli bir şekilde satın alma kararı verirken, ürün ya da hizmet satın alırken yansıttıkları davranış biçimleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada bu davranış biçimlerinin, tüketicilerin kurumların sosyal sorumluluk eylemlerine yönelik tutumları ile ilişkisinin olup olmadığı incelenmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve veriler anket yöntemi aracılığıyla toplanmıştır. Tüketicilerin sosyal sorumluluk davranışlarının ve onların kurumların sosyal sorumluluk eylemlerine yönelik tutumlarının cinsiyet, yaş, sınıf, gelir ve gider durumu değişkenleri bağlamında farklılaşıp farklılaşmadığı irdelenmiştir. Sonuç olarak bazı anlamlı farklılıklarla birlikte tüketicilerin sosyal sorumluluk davranışları ile onların kurumların sosyal sorumluluk eylemlerine yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Kurumsal sosyal sorumluluk, Tüketici sosyal sorumluluk davranışı, Tüketici tutumu.

Anadolu ÜniversitesiSorumlulukSosyal sorumluluk+5
Yusuf Zafer Can Uğurhan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Muhafazakarlık ve reklamlar: Muhafazakar tutumların reklam kodaçımlama ve reklamlara yönelik tutumlar üzerindeki etkileri

Günümüz Türkiye'sinde sıklıkla tartışılan bir kavram haline gelen muhafazakarlık konusunda iki ana yaklaşım vardır. Bunlardan ilki muhafazakarlığı siyasi bir ideoloji olarak görürken diğeri onu kişisel bir eğilim, bir tutum olarak ele almaktadır. Diğer tüm tutumlar gibi muhafazakar tutumlar da bireyin davranışlarını yönlendiren unsurlardan biridir. Bu araştırma kapsamında muhafazakarlık, tutum olarak ele alınmış ve kişilerin sahip olduğu muhafazakar tutumların reklam kodaçımlamalarında ve reklama yönelik tutumlar üzerinde belirleyici olup olmadığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda karma bir yöntem benimsenerek araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada, reklam kodaçımlamaları katılımcıların muhafazakarlık düzeyine göre ele alınmış ve bu doğrultuda otuz kişi ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiş; ikinci aşamada ise iki yüz elli kişiye anket uygulanarak muhafazakarlık düzeyi ile reklamlara, reklamcılığa yönelik genel tutumlar ve maruz kalınan belirli bir reklama yönelik tutumlar arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma sonuçları aynı reklamı izleyen katılımcılar arasında muhafazakarlık düzeylerine göre farklı anlamlandırmaların yapılabildiğini ve muhafazakarlık düzeyi arttıkça reklama ve reklamcılığa yönelik tutumların olumlu yönde değiştiğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Muhafazakar tutumlar, muhafazakarlık, alımlama kuramı,reklamlar, reklamcılığa yönelik tutumlar

AlımlamaAlımlama estetiğiMuhafazakarlık+2
Fatma Uçar
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Appearance management behaviors as the consequences of the beauty standards enforced by advertising a study of Turkish and Lebanese female university students

Several studies have examined the effects of the "beauty myth" that the media- in general and advertising in specific- has established and enforced in the international audiences' minds. Although here in my thesis study I do not disregard those effects, I focus more on the consequences of those effects, which are called AMBs (appearance management behaviors). Young women undergo a lot of AMBs to reach the proclaimed beauty myth. Some of these behaviors are considered daily acts such as using make-up products every morning to school or to work, or occasional such as dressing up for a date or a wedding party, and/or attending the gym on certain days of the week. On the other hand, other behaviors can lead to drastic changes on one's appearance such as eating disorders and cosmetic surgeries. Via this thesis research, an attempt is directed to study the AMBs in two countries; Turkey and Lebanon. Specifically, the study will be examining four of the AMBs; the use of makeup products, exercise as a way of losing weight, adapting to disordered eating behaviors and the forth aspect is undergoing cosmetic surgeries. Participants are female university students' with the age range of 18-28 years. I try through a survey questionnaire to study the extent of young females (in Turkey and Lebanon) realization of the beauty concept, and whether it is influenced by the beauty standards that advertising has been enforcing. In other words, the researcher will be studying the beauty definition(s) of the Turkish young females and in the Lebanese young females and whether the definition they have in mind is limited to the one presented by advertising. Female body image and social comparison theory and other interrelated aspects are also to be investigated in this thesis work. That is to add more clarification and avoid ambiguity to the study. Keywords: AMB, Advertising enforcement, Body-image, Social comparison, Makeup, exercise, Eating disorders, Cosmetic surgeries.

Body imageAppearanceBeauty+7
Arzak Mohammed
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Markaların iletişim dili olarak reklamda kışkırtıcılık kullanımı ve tüketici tepkileri

Günümüz pazarında yaşanan yoğun rekabet ve iletişim kalabalığı arasında görünür olmak ve tüketicilerin dikkatini çekmek isteyen markalar çoğunlukla reklamda kışkırtıcılığa başvurmaktadır. Kışkırtıcılık, reklamlarda yaygın bir biçimde kullanılıyor olsa da, reklamda kışkırtıcılığın etkilerine yönelik araştırmalar oldukça sınırlıdır. Bu tez çalışmasında, kışkırtıcılığın reklamda sosyal bir sorun ve ürün tanıtımında kullanımı ile cinsiyet ve kişilik özellikleri değişkenlerinin reklama yönelik tutum üzerindeki etkileri ve tüketici tepkileri araştırılmıştır. Araştırma kapsamında niceliksel araştırma yöntemlerinden karşılaştırmalı ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya 200 üniversite öğrencisi katılmıştır ve katılımcılar kişilik özelliklerine göre birbirine denk iki gruba rastlantısal olarak atanmışlardır. Araştırma sonuçları, katılımcıların kışkırtıcı reklama kıyasla kışkırtıcı sosyal reklama yönelik olarak daha olumlu tutumlar gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Katılımcılar kışkırtıcı reklamları "dikkat çekici, cesur, çarpıcı" olarak değerlendirmişlerdir. Deneyime açık ve deneyime kapalı katılımcılar kışkırtıcı reklamlara yönelik farklı değerlendirmelerde bulunmuşlardır. Ancak, reklama yönelik tutum üzerinde kişilik özelliklerinin etkisi açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Deneyime kapalı katılımcılar, toplumsal ve ahlaki değerler açısından kışkırtıcı reklama yönelik değerlendirmelerde bulunmuşlardır. Deneyime açık katılımcıların reklamda kışkırtıcılığın kullanımını daha kabul edilebilir olarak değerlendirdikleri gözlemlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Kışkırtıcılık, Reklamcılık, Tüketici Tepkileri, Kişilik Özelliği.

Beş faktör kişilik modeliDilsel iletişimMarka+4
Yunus Emre Çağdaş
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Küresel reklamcılıkta adaptasyon türlerı̇: Adaptasyon reklam uygulamalarına yönelı̇k etkı̇ araştırması

Literatürde adaptasyon reklamla ilgili yapılan çalışmalar, standardizasyon ve adaptasyon karşılaştırması üzerinedir. Adaptasyon reklamla ilgili herhangi bir sınıflandırma yapılmamış, dolayısıyla adaptasyon reklam sınıflarına yönelik bir tüketici etki araştırması gerçekleştirilmemiştir. Bu araştırma kapsamında önce adaptasyon reklam türlerini belirlemek, daha sonra adaptasyon reklam türlerine yönelik tüketici tutumunu ortaya çıkarmak hedeflenmiştir. Bu doğrultuda, araştırma karma bir yöntem ile iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada, reklam yaratıcıları ile yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilerek prodüksiyonel ve masaüstü olmak üzere iki adaptasyon reklam türü belirlenmiştir. İkinci aşamada ise, prodüksiyonel ve masaüstü adaptasyon reklamlar oluşturulmuş ve bir deneysel araştırma tasarlanmıştır. Deneysel araştırmada önce reklam katılımcılara gösterilmiş ve sonra katılımcılardan reklama yönelik tutum anketini cevaplamaları istenmiştir. Daha sonra anketi cevaplayan katılımcılarla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilerek, prodüksiyonel ve masaüstü adaptasyona yönelik tutumları ortaya konmaya çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre prodüksiyonel adaptasyon reklama yönelik tutumun, masaüstü adaptasyona yönelik tutumdan tüm değişkenlerde daha olumlu olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bir adaptasyon reklama yönelik tutumu, inandırıcılık, yaratıcı yapım uygulamaları öğeleri ve kültürel öğelerin etkilediği görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Adaptasyon reklam,Küreselleşme,Adaptasyon,Küresel reklam stratejileri,Küresel reklamcılık

Glokal pazarlamaKüreselleşmeReklamlar+4
Emrah Gülmez
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yeşil paylaşım: Yeşil markalar sosyal medyayı nasıl kullanıyor?

Bu çalışmanın temel amacı Interbrand tarafından hazırlanan dünyanın en yeşil markaları listesinde yer alan markaların sürdürülebilirlik faaliyetleri hakkında kurumsal bir iletişim gerçekleştirmek için sosyal medya platformlarını nasıl kullandıklarını ortaya koymaktır. Çalışmanın evrenini Interbrand En İyi Küresel Yeşil Markalar listesinde yer alan 50 marka oluşturmaktadır. Çalışmanın analiz birimi, bu markalara ait Türkiye'deki resmi Facebook ve Twitter hesaplarındaki paylaşımlardır. Bu markalar, sosyal medya aracı olarak seçilen Türkiye resmi Facebook ve Twitter hesaplarındaki yeşil paylaşımları doğrultusunda incelenmiştir. Araştırma kapsamında içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları markaların sosyal medyayı çoğunlukla çevre dostu ürün ve hizmetlerine yer vermek, yapılan çevre dostu, doğal yaşamı destekleyici etkinliklerini duyurmak, ilgili özel gün ve haftalara dair paylaşımlarda bulunmak ve müşterilerle etkileşim kurmak amacı ile kullandığını göstermektedir. Yeşil markaların Türkiye'deki resmi sosyal medya hesaplarında yapmış oldukları yeşil paylaşımlara dayalı sıralama ile Interbrand En İyi Yeşil Marka listesindeki sıralamalar paralellik göstermemektedir. Markaların Twitter'da yaptığı paylaşımlar Facebook'tan daha fazladır. Genel olarak, yeşil mesaj verirken görsel kullanımı oldukça yaygındır. Markalar yeşil paylaşımlar yaparken kendi ürün ve hizmetlerini öne çıkarmaları yanında bunu kendilerini tanıtma ve reklam yapma fırsatı olarak görmektedirler. Sosyal medyadaki paylaşımların sektörlere göre anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Yeşil Marka, Sürdürülebilirlik, Sosyal medya, Twitter, Facebook.

FacebookMarkaMarka kimliği+7
Feyyaz Kaya
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Planlı davranış teorisi kapsamında tüketicilerin yeşil tüketim davranışlarını açıklamaya yönelik bir model önerisi

Sürdürülebilir tüketim ve yeşil tüketici davranışları literatürde gün geçtikçe daha fazla tartışılan bir konu haline gelmiştir. Sürdürülebilir (yeşil) tüketim kavramı ile beraber yeşil tüketici kavramı da meydana gelmiştir. Tüketici davranışlarının tanımlanması ve sınıflandırılması kapsamlı ve zor bir süreçtir. Tüketiciyi tanımlamaya çalışan çalışmalar tüketicilerin çok yönlü yapısı nedeniyle ortak bir paydada buluşmakta zorlanmaktadır. Yeşil tüketiciler en temel tanımı ile satınalma güçlerini doğayı korumak üzere kullanan tüketiciler olarak açıklanmaktadır. Yeşil tüketici davranışlarını açıklamak ve tahmin etmek amacı ile kullanılan modellerden birisi de Ajzen'in Planlı Davranış Teorisi'dir. Bu çalışmada Ajzen'in Planlı Davranış Teorisi temel alınarak tüketicilerin yeşil satınalma davranışına etki eden faktörler incelenmiştir. Sonuç olarak modele eklenen çevresel kaygı, çevresel bilgi ve algılanan tüketici etkililiği değişkenlerinin yeşil tüketici tutumları ve satınalma davranışı üzerinde önemli ve anlamlı etkilerinin olduğu bulgularına ulaşılmıştır.

Algılanan etkinlikPlanlı Davranış KuramıSatınalma davranışı+5
Simge Emekçi
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mitlerin iletişimsel gücü: Yeniden üretilen ve yaşayan mitoslar

İnsanoğlunun bilimsel bulgular ışığında tarih sahnesindeki varoluşu toplumbilimsel açıdan ele alındığında avcı toplayıcı zamandan itibaren kendini var etme mücadelesi kadar kendini ve yaşadığı topluluğu anlamlandırma mücadelesi verdiği görülmektedir. Doğadaki diğer tüm canlılardan farklı olarak ürettiği bilgiyi inşa edebilen insan elde ettiği tecrübeleri kendinden sonraki kuşaklara aktarabilmek için hikâye ve öykü kavramını yaratmış, bu şekilde yaşamı yönetilebilir ve doğayla kontrol edilebilir bir ilişki sürmeye çalışmıştır. Zaman içerisinde bu kavramlar kültür olgusunu yaratmış bu hikayeler bir kontrol mekanizması olarak mitlere ve kadim anlatılara evrilmiştir. Günümüz kitle iletişim araçlarını göz önünde bulundurduğumuzda bu anlatıların hem amaç ve hem içerik olarak medyanın ve kitle iletişiminin temelinde hala barındığı gözlemlenmiştir. Medyanın temel işlevlerinde kontrol, bilgilendirme, meşruiyet oluşturma ve belli başlı davranış kalıpları oluşturduğu gözlemlenmiştir. Çalışma, Carl Gustav Jung'un Arketipler Kuramı, Temsil Kavramı ve Hikâye Anlatıcılığı gibi çalışmaları kuramsal dayanak olarak belirlemiştir. Çalışmada nitel içerik analizi metodu kullanılmış, anlatıların ve mitlerin hem kültürel hem de içerik oluşumu bakımından kadim anlatılar, mitler ve mitlerin yeniden dönüşümü kapsamında evreni temsil eden örneklemler incelenmiştir.

AnlatıHikaye anlatmaKitle iletişimi+4
Kudret Akın Toker
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanal kabilelerde sosyal etkileşim ve etkileri

Enformasyon çağının getirdiği değişimlerle kültürel, sosyal ve toplumsal yapıda farklılıklar oluşmuş, modernizmin önerileri geride kalmış, postmodernizmin önerisi olan bireycilik anlayışı ise kabilecilik anlayışı ile bir ikilik oluşturmuştur. Birey merkezli yaklaşım bireye odaklanmakta kabile odaklı anlayış ise gruba odaklanmaktadır. Kabilecilik anlayışında bireyi tanımlayan nokta tükettiği ürünlerden ziyade bir gruba aidiyet ve tüketim yoluyla oluşturduğu sosyal ilişkilerdir. Bu çalışmada kabilesel pazarlama anlayışı çerçevesinde, Harry Potter markası, tüketici temelinde oluşmuş bir sanal kabile olan Hogwarts Türkleri grubu, kabile ve topluluk temel unsurları açısından incelenmiş, etkileşim yoğunluğu ve oluşan bağlantı değeri değerlendirilmiş ve tüketim pratiklerine etkisi olup olmadığı araştırılmıştır. Söz konusu değerlendirmeye, literatür doğrultusunda, içerik analizi yöntemi ve NodeXL ağ analizi programları kullanılarak yapılan araştırmalar yoluyla ulaşılmıştır. Günümüzde özellikle sosyal medya platformlarında oluşan postmodern kabilelerde bireyler birbirleriyle etkileşime geçmekte, bilgi, duygu ve düşüncelerini paylaşmaktadırlar. Bireyin kendini ifade etme ortamı sağlayan ve aidiyet hissi oluşturan bu topluluklarda bireyler her ne kadar tüketim yoluyla bir araya gelmiş olsa da topluluk içinde oluşan sosyal ilişkiler tüketilen nesneden daha önemli hale gelmektedir.

Bağlantı değeriEtkileşimKabile toplumu+7
Burcu Deniz
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu spotlarında kullanılan reklam çekicilik unsurları

Kamu yararı gözetilerek toplumsal problemlerin çözümü, toplum sağlığının korunması, bilgi aktarımı gibi konularda toplumun dikkatinin çekilmesi için hazırlanan ve ilgili kurumlarca desteklenen mesajlar, kamu spotlarını oluşturmaktadır. Toplumun genelini ilgilendiren ve kamu yararı sağlayan her konuda kamu spotları hazırlanabilmektedir. Kamu spotları, hedeflenen kitlede tutum ve davranış değişikliği yaratmayı amaçlarken toplumun geri kalanında farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır. Kamu spotlarının halka ulaştırılmasında en etkili araçlardan birisi televizyondur ancak günümüzde büyük bir hızla artan internet kullanımı kamu spotlarının da bu ortama taşınmasını sağlamaktadır. Günümüzde, tüm dünyayı etkisi altına almış olan COVID-19 salgını kapsamında bol miktarda kamu spotu hazırlanmaktadır. Bu konuda en yetkili kurum olan Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ve internette de yer alan kamu spotları içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bu kamu spotlarında hangi reklam çekicilik unsurlarının kullanıldığı, kullanılan çekiciliklerin problemle ne kadar uyumlu olduğu ve bu kamu spotlarının kamuya hangi anlamda yararı olduğu detaylı bir şekilde incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kamu Spotu, Kamu Yararı, Reklam Çekicilikleri, COVID-19.

COVID 19Kamu spotlarıKamu yararı+3
Onur Karadayı
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dijital halkla ilişkiler'de vaka incelemesi olarak "Corendon Havayolları – Sunexpress Havayolları"

Bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaşanan gelişmeler birçok alanda olduğu gibi halkla ilişkiler alanında da büyük değişiklikleri zorunlu kılmıştır. Bu değişimin doğal bir sonucu olarak da dijital halkla ilişkiler kavramı ortaya çıkmıştır. Dijital halkla ilişkiler ile birlikte geleneksel halkla ilişkiler faaliyetlerinin dijital ortama uyum süreci ve yeni ortam ve araçlarda doğmuştur. Bu çalışma ile birlikte dijital halkla ilişkiler araçları içerisinde yer alan kurumsal web sitesinin ve sosyal ağların kullanımları ve kurumlara olan katkıları incelenmiştir. Çalışmanın amacı, halkla ilişkiler disiplininin zaman içerisinde dijital çağa uyum sağlama sürecinde dijital halkla ilişkiler çalışmalarının boyutlarını anlayabilmek ve dijital halkla ilişkiler yaklaşımlarına katkı sağlamaktır.

Halkla ilişkilerHava yollarıHava yolu işletmeleri+6
Burak Gürses
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çevrimiçi oyun yapısındaki değişim ve marka algısı ilişkisi: Oyuncu deneyimlerine bağlı bir değerlendirme

Video oyunları, farklı oyun türlerinin ortaya çıkması ve popülerleşmesiyle zaman içerisinde birçok değişikliğe uğramıştır. Video oyun geliştiricileri ise video oyun ekosistemindeki trendleri göz önünde bulundurarak oyunlarını, oyuncuların beklentileri ve beğenileri doğrultusunda şekillendirmektedir. Devasa çevrimiçi video oyunları, mevcut tüketici tabanının korunabilmesi adına, geliştiricileri tarafından sürekli olarak güncellenmekte ve desteklenmektedir. Bu doğrultuda söz konusu oyunların güncel tutulabilmesi için grafikler, oynanış mekanikleri, anlatı biçimi ve arayüz tasarımı gibi unsurlar zamanla değişikliğe uğramaktadır. Bu araştırma, değişen oyun yapısının marka algısına nasıl etki ettiğini, derinlemesine görüşme ve biyometrik veri toplama teknikleri aracılığıyla ortaya çıkarma ve bu doğrultuda teorik bir çerçeve çizme amacındadır. Böylece video oyun bağlamında marka algısına en çok etki eden öğelerin ve marka değeri üzerinde olumlu/olumsuz etkileri olan faktörlerin ortaya çıkarılması hedeflenmiştir. Araştırmada oyun deneyimi ve marka algısı arasındaki ilişki mercek altına alınmıştır. Blizzard markasına ilişkin marka tanınırlığına ve marka bilinirliğine sahip olan kişiler, çalışma kapsamında World of Warcraft adlı oyunu deneyimlemiş ve bu esnada katılımcıların biyometrik verileri toplanmıştır. Son aşamada ise katılımcılarla derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular doğrultusunda; World of Warcraft'a dair güncellemelerle değişen unsurların, oyun deneyimine ve marka algısına olumlu yönde etki ettiği bulgulanmıştır. Bununla birlikte oyun yapısındaki hangi unsurların deneyime daha çok etki ettiği elde edilen bulgular doğrultusunda ortaya koyulmuştur.

Biyometrik veriDeneyimDeneyimsel tüketim+5
Kağan Depboylu
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00