
11
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Kamuoyunda dezenformasyon yasası olarak adlandırılan yasal düzenlemelerin eleştirel bakışla değerlendirilmesi
Son yıllarda dijital medyanın etkisinin artmasıyla birlikte, bilgi kirliliği, dezenformasyon ve yalan haber gibi olgular toplumsal düzeni tehdit eden başlıca sorunlar arasında yer almaya başlamıştır. Bu bağlamda, Türkiye'de 2022 yılında yürürlüğe giren ve kamuoyunda "dezenformasyon yasası" olarak adlandırılan 7418 sayılı Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, ifade özgürlüğü ile kamusal düzenin korunması arasında yeni bir denge kurmayı hedeflemiştir. Ancak bu yasal düzenleme, içerdiği belirsiz kavramlar, geniş yorumlanabilir hükümler ve uygulanma biçimi bakımından hem hukuki hem de toplumsal açıdan yoğun eleştirilere konu olmuştur. Bu tez çalışması, dezenformasyon yasası olarak bilinen düzenlemeleri eleştirel bir perspektiften inceleyerek, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve dijital iletişim hakları bağlamında olası etkilerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, normatif bir yaklaşımla anayasa hukuku, insan hakları hukuku ve ceza hukuku çerçevesinde yasanın hukuki temelleri sorgulanmış; aynı zamanda karşılaştırmalı hukuk yöntemiyle benzer düzenlemelere sahip ülkelerin mevzuatları ile karşılaştırmalar yapılmıştır. Bu çerçevede, dezenformasyonun toplumsal zararları ile yasaların bireysel hak ve özgürlükler üzerindeki sınırlayıcı etkileri arasında nasıl bir denge kurulabileceği sorusuna odaklanılmıştır. Çalışmanın temel bulgusu, dezenformasyonla mücadele amacı taşıyan düzenlemelerin meşru bir gerekçeye dayanmakla birlikte, demokratik toplum düzeni ile uyumlu olması için daha açık, öngörülebilir ve denetlenebilir şekilde formüle edilmesi gerektiğidir. Özellikle ifade özgürlüğü gibi temel hakların sınırlandırılmasında orantılılık ve gereklilik ilkeleri çerçevesinde daha hassas bir yasal dengeye ihtiyaç duyulmaktadır.
Perdede kimlik oyunlari: "Oppenheimer" ve "Barbie" filmlerinin Judith Butler'in cinsiyetin performatifliği kuramı bağlamında analizi
Toplumsal cinsiyet kavramı, bireyleri belirli normlara maruz bırakmakta ve kadın-erkek, doğa-kültür gibi ikili karşıtlıklar çerçevesinde düşünmeye zorlamaktadır. Bu normlar, bireylere belirli kimlikler ve cinsiyet formları dayatarak, bu normlara uymayanların izolasyon, ötekileştirilme, hatta toplumdan dışlanma tehdidiyle karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır. Bu çalışma cinsiyetlerin yapaylığı, cinsiyet rolleri ve normları argümanı üzerinden kimlik türlerini tartışmakta ve toplum tarafından üretilen doğal olmayan kategoriler olarak ele almaktadır. Ayrıca, çalışmanın temel amacı, anaakım sinemanın toplumsal cinsiyetin bir diğer etki alanı olarak nasıl işlev gördüğünü anlamaktır. Anaakım sineması olarak "Barbie" (2023) ve "Oppenheimer" (2023) filmleri örneklem olarak seçilmiş ve sinemanın cinsiyet normlarını nasıl şekillendirebileceği ve sorgulayabileceği araştırılmıştır. Bu çalışmada anaakım sinemanın toplumsal cinsiyet algılarına etkileri değerlendirilerek, toplumda mevcut cinsiyet normlarını güçlendirdiği veya dönüştürdüğü konusunda kapsamlı bir perspektif sunulmaktadır. Araştırmanın iddiaları ve varsayımları, anaakım sinemada toplumsal cinsiyet rollerinin yansıtılması ve dayatılması, anaakım sinemanın toplumda hakim olan hegemonik erkeklik yapısını meşrulaştırması, "Oppenheimer" filminde erkek egemen bir bakış açısının varlığı, "Barbie" filminde feminist manifesto yapılmasının hedeflenmesi ve "Barbie" filminin LGBTQ+ rollerini topluma yansıtmasıdır. Çalışmada metin analizi yöntemi kullanılarak, bu iddialar ve varsayımlar üzerinde durulmuş ve filmler üzerinden detaylı bir inceleme yapılmıştır. Sonuç olarak, anaakım sinemanın toplumsal cinsiyet normları üzerinde önemli bir etki yarattığı ve bu normların yeniden üretilmesi veya sorgulanması açısından güçlü bir araç olduğu görülmüştür.
Kadın gazetecilerin toplumsal cinsiyet temelli yaşadıkları sorunlar: Aydın yerel basını örneği
Türkiye'de son yıllarda basın sektöründe çalışan kadınların sayısının arttığı görülmektedir. Toplumsal cinsiyet rolleri bakımından evin işlerini yapmak ve çocuğunu bakmakla görevlendirilen kadınlar, iş yaşamlarına geçişi esnasında sorunlar yaşamaktadır. Yapılan bu çalışmada da esnek mesai kültürüne dayalı gazetecilik mesleğini sürdüren kadınların, hem cinsiyetlerinden kaynaklı olarak iş hayatlarında yaşadıkları sorunların hem de ev ve iş yaşamı arasında yaşadıkları sorunların tespit edilmesi amaçlanmıştır. Yapılan bu çalışmada Aydın ili ve ilçelerinde ulusal ya da yerel basın kuruluşunda aktif olarak çalışan 20 kadın gazeteci ile derinlemesine görüşme yapılmıştır. Her bir katılımcıya 20 soru sorulmuş; kendilerinden bu sorulara samimi ve objektif bir şekilde cevap verilmesi istenmiştir. Katılımcıların isimlerinin açık bir şekilde verilmeyeceği, K1, K2, K3 gibi kodlarla çalışmanın sürdürüleceği ifade edilmiştir. Çalışmanın literatür kısmında, feminizm kavramı ve türleri, tarihsel süreç içerisinde kadının konumu ve kadın gazetecilerin tarihi hakkında bilgiler verilmiştir. Aydın yerel basını ve kadın gazetecilerin sorulara verdiği cevaplardan ise bulgular bölümü oluşmuştur. Kadın gazetecilerin ya ev işlerini geciktirdiği veya hiç yapamadığı ya da iş ile ilgili çalışmaları yetiştiremediği gibi sorunlar yaşadığı görülmüştür. İş yaşamında kadın olmaları sebebiyle birçok kez tacize ve mobbinge uğrayan kadın gazeteciler, zorluğu ne olursa olsun mesleklerini yapmaya devam edeceklerini belirtmişlerdir.
Gender differences on online consumer behaviour in Turkey
Analysing gender differences in the field of consumer behaviour is not noteworthy topic for both marketers and scholars. The advent of information and communication technologies and new media platforms have created a new market reality and added a new dimension to this study area. With the rise of the online shopping, theories on the consumer behaviour started to focus on the online consumer behaviour. Consequently, understanding gender differences during online shopping is an essential part of the today's marketing strategies. Considering this change and need, this thesis has investigated gender differences on online consumer behaviour in Turkey. With this purpose the first part of the study covers the fundamental topics including the concept of the consumer behaviour, its determinants and theoritical framework. In the second part, gender differences in consumer behaviour were analyzed from the social, cultural and physical perspectives. Lastly, using the survey as a primary data and statistical tools, the research part of the study analyzed gender differences on online shopping in Turkey. In this context, this thesis explored that there are no differences between the women and men consumers in online shopping in terms of preferred payment methods, risk taking and concern. However, the results also found that mostly bought products or services over the Internet, effects of promotions, number of platforms visited by consumers to make comparison vary by gender. The findings of the study can be used from both marketers and scholars who interested in consumer behaviour in digital communication environment. Key Words: Consumer Behaviour, Gender, Gender Differences, Online Shopping, Online Consumer Behaviour
Mobbing in the private sector and the effect of internal marketing activities on mobbing
Mobbing denotes the hostile behaviors at companies exercised by the superiors and subordinates on a systematic basis at least once a weak and for at least six months and aims to ostracize the employee in every sense. It adversely affects not only the organization but also employees and has unpleasant consequences for both. On the one hand employees lose their organizational commitment, leave their jobs and suffer psychological harms, on the other hand, organizations lose their qualified staff and incur material loses. Organizations also lose their potential customers just before they manage to gain them because employees are the internal customers of organizations and the pathway to the external customers starts with the internal ones. Successful marketing of a good or a service first starts with the employees',in other words, the internal customers' belief in that good or service, satisfaction with their jobs and feeling valuable in their position and company. Therefore, internal marketing activities at companies prevent employees from experiencing mobbing and thus increase their organiza-tional commitment and motivation. In this regard, organizations both manage to implement successful marketing strategies towards their external customers and ensure that their quali-fied employees, i.e. internal customers, stay. Thanks to internal marketing, future internal and external customers exhibit positive attitudes towards the relevant organization. This study addresses mobbing in the private sector and the effect of internal marketing activities on mobbing.
Sport media perception: A study of leading brands from Turkey interms of readers profile
This research, conducted in 2017 with a sample of quotas representing sports media followers in Turkey, analyzes the profile of the designated persons and sports media in Turkey and measures their perception of the brand. Two different techniques were used as research methods *qualitative and quantitative*. This research provide support to determine the pioneer in sports media brand in Turkey, reads the sports media following profile and also analyzes the different channels. It aims to reveal the effects of evolving media on the target audience of sports media, and expose the motivation and obstacles of traditional and digital media readers. Moreover objective of the research is examining the period from the emergence of sports and sports media in Turkey to the present day, and provide in depth analyze about the behaviriors and habits of sport readers. Therefore, it givesa road map on the importance off the offset the losses of traditional media in favor of sports media brands that are most preferred by sports media target audience. In addition, based on the sense of fanaticism of the sports media target audience towards strong sports clubs, it aims to achieve significant results in terms of the likelihood of gaining a similar sense of belonging to the sport Medias brands. Keywords: Sports, sports media, sports media brands, sports media readers, research
Çocuk reklamlarının göstergebilimsel analizi
Bu çalışmada çocukların yer aldığı veya çocuklarla ilgili göstergelerin bulunduğu televizyon reklâmlarının göstergebilimsel analizi yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde göstergebilim ve göstergebilimle ilgili kavramlara değinilmiş, bu bilim dalının tarihi ve bu bilim dalına katkıda bulunan şahsiyetlere yer verilmiştir. Ayrıca bu bölümde reklâm kavramı üzerinde durulmuş, reklâm-çocuk ilişkisi de ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise çocukluğun ve tüketimin yeniden üretim aracı olarak bazı çocuk reklâm filmlerinin detaylı analizi yapılmıştır. Reklamlarda yer alan ses, yazı, görüntü, renk, nesne, ışık, açı gibi öğeler birer gösterge olarak incelenmiş göstergebilimsel çerçevede gösteren ve gösterilen düzeylerde anlamları irdelenmiştir.
Zeki Demirkubuz sinemasında ataerkillik söylemi Bulantı filminin göstergebilimsel bir incelemesi
Ülkemizde sinema ortamı, uzun bir aranın ardından 1990'lı yıllarda yeniden hareketlenmeye başlamış, sinemanın dili çözülerek seyirci ilk kez sanat filmi perspektifiyle, dokusu Yeşilçam sinemasından farklı, 'Yönetmen Sineması'yla tanışmıştır. 'Çağdaş Türk Sineması' adını alan bu yeni dönemin görsel üslup ve anlatı dili, 'Yeni, Bağımsız, Auteur, Minimal' kavramlarıyla birlikte anılmaktadır.Türk sinema tarihi bakımından ismi "Bağımsız Sinema" ile özdeşleşen, yurt içi ve yurt dışında aldığı ödüller ile 'auteur' kabul edilen araştırma konumuzun öznesi Zeki Demirkubuz, bu türün en başarılı temsilcilerindendir. Yalın anlatımı, gerçekçi sinema dili ve filmin geneline işleyen 'Demirkubuz stili' ile yerli sinemaya büyük bir ivme kazandıran yönetmen, yurt dışında düzenlenen festivallerde Türk Sineması algısını olumlu yönde değiştirmiştir. Genelde Yeni Sinemanın,özelde Demirkubuz sinemasının ana temasını oluşturan 'bireysellik', yönetmenin sinemasal kimliği ve filmlerialt başlıklar altında incelenerek, Zeki Demirkubuz 'un kendi deyimiyle "en kişisel filmim" dediği 'Bulantı' filminin, sembolleri ve görünenin ötesindeki anlamıfeminist kuram bağlamında göstergebilim perspektifinden değerlendirilecektir
Analyzing environmental news in local internet journalism: A study on energy news
Defined by Turkish public as "Anatolian press" or "provincial press", local press includes an understanding of journalism, which is able to convey the issues of the region, effectively relay the economic, political, social and cultural developments there and form a public opinion. Local press also feeds national press by relaying a notion or an event in the region to the country in general. Also the memory of the region in question, local press is able to closely follow whether or not the local administration in the region fulfills the demands and wishes of the local people, in addition to having access to more details by placing emphasis on the notions or events in its own region and covering said details in news stories, thus helping local people have further access to information regarding their environment. As such, local press ensures the establishment of the culture of democracy, vitalizing the country's democracy too. The press also determines and shapes the behavior, attitude or opinions of people, who are influenced by the information or knowledge that is produced by the press. Therefore, the press undertakes a significant responsibility towards the public and the press with such social responsibility must relay accurate information to the society and ensure social development. The ideas and interests of the ruling class in the society is always prioritized. With respect to the political economy, the ruling class that has the material means of production also has control of the means of intellectual production. Within the scope of a political economy approach, the press injects the ideology of those, who support it financially, to the target audience. Controlled by the ruling ideology, the press is a means that produces commodities with the function of spreading this ideology. As such a means, the press reveals the ideological structure of the ruling class, especially in news regarding energy; however, such news that are served through internet journalism in local press often emphasize negative factors for the region and the local people, besides the positive factors and even more so. Thus, local press paves the way for the advancing of democracy by taking into consideration public interest. This study focuses on the approach of internet journalism towards energy news in local press within the framework of environmental news and the factors that influence news content. Interviews were conducted with local media representatives, selected from regions, where energy investments are intensive and these investments were ill-received by the public, regarding the approach of internet journalism in local press and the relevant issues. The responses were later assessed within a theoretical framework.
Elektronik müzik aracılığıyla kimlik ve topluluk oluşumu ve mekânın (Yeniden) üretimi: İstanbul EDM sahnesinin aktörleri ve pratikleri
Kültürel bir olgu ve pratik olarak müziğin hem bireylerin, hem de toplumların yaşamlarında insanlık tarihi boyunca büyük bir yer kapladığı aşikâr. Türünden bağımsız bir şekilde, müzik hem eğlence, hem de terapötik bir araç olmasının yanında, bir kimlik taşıyıcısı, sosyal bir etkileşim aracı ve siyasi bir ajan olarak da iş görmektedir. 1990'ların başından bu yana küresel ölçekte genişleyen rave kültürü ve elektronik müzik devriminden gecikmeli bir şekilde Türkiye'ye ithal edilen elektronik dans müziği sahnesi ve kültürü, giderek çeşitlenen alt türleri ve farklı sosyal veçheleri olan bir alan olarak değerlendirilmeye ihtiyaç duyuyor. Bu araştırmada, elektronik müzik üzerinden ve özel olarak elektronik dans müziği üzerinden gerçekleşen karşılaşmaların öz kimlik ve kolektif kimlik kurulumundaki rolünü, tarihsel bir perspektifle alanın çoğul eksenlerine bakarak tartışıldı. Dünyada ve Türkiye'de 1990'lar sonrasında yükselişe geçen ve bir anlamda alternatif olmaktan çıkarak kendine büyük sahneler ve geniş bir takipçi kitlesi bulan elektronik dans müziği sahnesi ve kültürü teorik bir tartışmanın yürütülmesi için zengin bir olanak sunuyor. Small, bir eylemlilik olarak önerdiği "musicking/müzikleme" terimini; besteleme, dinleme, dans etme, prova etme gibi farklı şekillerde pratik edilmek üzere, müziğin bütün aktörlerini sürece katan bir kavram olarak kullanıyor. Araştırmaya elektronik dans müziği sahnesine, kolektif müziklemenin insan ve insan olmayan tüm aktörleri dahil edilerek, müzikleme deneyiminin öz kimlik, kolektif kimlik ve topluluk oluşumu süreçlerinde nasıl bir rolü olduğu tartışılırken, elektronik dans müziği sahnesi ve kültürünün mekânların inşası ve yeniden üretimindeki rolüne de odaklanıldı. Aynı zamanda araştırmanın bir başka ayağını, elektronik dans müziği üzerinden bir araya gelen katılımcıların arasında oluşan birlik ve yakınlık hissi yaratıp yaratmadığı, müziğin bedenlenerek belirli davranış kalıplarına yol açıp açmadığı ve müziğe bir duyusallık ve afekt yüklenip yüklenemeyeceği de tartışıldı. Alan çalışmasında gerçekleştirilen in-situ görüşmelerde 22 görüşmeci ile müzikleme deneyimleri konuşulurken, bu kişilerin araştırma evrenini temsiliyetine özel bir önem gösterildi. Müziklemenin profesyonel, yarı profesyonel ve amatör tüm aktörlerini içermeye çalışarak yarı yapılandırılmış ve açık uçlu görüşmelere, görsel işitsel belgelemeye, katılımcı gözlemciliğine kadar pek çok yöntem de araştırma boyunca kullanıldı. Sosyal bilimler geleneği ve bugün gelinen disiplinler arasılık düşünüldüğünde tek bir yaklaşımın indirgemeciliğine düşmemek adına araştırmada sosyolojinin, iletişim antropolojisinin ve etnomüzikolojinin kavramlarından ve yaklaşımlardan yararlanıldı.
Enformasyon çağında teknik sorununa determinist yaklaşım Jacques Ellul örneği
Bu çalışmanın amacı, Jacques Ellul'un tekniğe ilişkin görüşlerini ortaya koymak ve yazarın determinist bakış açısı ile ilgili bilgi sahibi olmaktır. Çalışma boyunca teknik, 'bir sorun' olarak ele alınırken tekniğin önceki dönemlerde geçirdiği evreler üzerinde durularak, tekniğin bilim ve makine ile olan devamlı karıştırılan ilişkisi sorgulanmaktadır. Jacques Ellul'un determinist bakış açısının açımlanarak üzerinde durulduğu bu çalışma boyunca tekniğin yapısı ve geleceği hakkında bir fikir sahibi olmak amaçlanmaktadır.