
3
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Yaşlılarda influenza enfeksiyonu gelişimini etkileyen faktörler
Amaç: Yaşlılık dönemi kronik hastalıklar ve immün sistem ilişkili sorunlar nedeniyle enfeksiyonlar açısından risk taşımaktadır. Başta influenza olmak üzere solunum yolu viral enfeksiyonları, yakın temas ve kişiden kişiye bulaş nedeniyle önem arz etmektedir. Bu açıdan araştırmamızda yaşlılarda akut solunum yolu enfeksiyonu gelişiminde rol oynayan kişisel özellikler, yaşam tarzı ve alışkanlıkları ile yaşam koşulları değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmamız gözlemsel, analitik, olgu-kontrol çalışması olarak planlanmıştır. Araştırmamızın evrenini Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi Göğüs Hastalıkları polikliniğine başvuran 65 yaş ve üzeri akut solunum yolu enfeksiyonu semptomu taşıyanlar ile 65 yaş ve üzeri sağlıklı yaşlılar (kontrol grubu) oluşturmaktadır. 2019-2021 influenza sezonunda ADÜ Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü'nde akut solunum yolu enfeksiyonu ile başvuran 65 hasta ve 65 sağlıklı kontrol olgulardan nazal sürüntü alınarak moleküler yöntemle PCR testi yapılmıştır. Veriler araştırmacılar tarafından enfeksiyon için risk oluşturabilecek özellikler hedeflenerek oluşturulan standart anket formuna işlenmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, ki-kare, Mann-Whitney U ve Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Bulgular: Ortalama yaşı 73,59 olan çalışma evreninde olguların yaş ortalaması kontrol grubuna göre daha yüksek saptandı (p=0,001). Solunum semptomu bildiren olgu grubunun nazal örneklerinde influenza saptanma oranı %26,15 olup gruplar arasında yaş dağılımları benzer bulundu. İnfluenza saptanan ve saptanmayan olgular arasında araştırmanın kapsamındaki özellikler açısından evin mülkiyeti, kronik hastalık varlığı, karaciğer hastalıkları, beslenme takviyesi alma durumu dışındaki faktörler açısından fark bulunmadı. Akut solunum semptomu gelişiminde etkili olabilecek ve anlamlılık saptanmış faktörler lojistik regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Akut solunumsal enfeksiyon gelişiminde, ileri yaşın risk oranı (OR:1,069) nispeten düşük olmakla beraber iken kronik solunum yolu hastalığının riski 10,308 olarak saptanmıştır. Ayrıca akut solunumsal enfeksiyon gelişiminde etkili bulunan diğer faktörler için risk oranları gelir yetersizliği için 3,269, ve şehir ve ilçe yaşamının 3,170, ve evde okul çağında çocuk varlığının 3,709 olduğu ve kalabalıkta yapılan hobiler için ise risk oranı 4,124 olarak saptanmıştır. Sonuç: Yaşlılarda akut solunum yolu enfeksiyonu gelişiminde, yaş dışında eşlik eden kronik solunum yolu hastalığı olması ve bazı sosyodemografik özelliklerin de rol oynayabileceği saptandı. Ayrıca yaşam tarzı, beslenme ve hijyen alışkanlıklarının da solunum enfeksiyonu gelişiminde farklı boyutta etkiler oluşturabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Akut solunum yolu enfeksiyonu, influenza, risk faktörleri, yaşlı bireyler
65 yaş üstü kalp yetersizliği olan hastalarda akılcı ilaç kullanımı ile hastalığa uyum ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Amaç: Bu araştırma 65 yaş üstü kalp yetersizliği olan hastalarda akılcı ilaç kullanımı ile hastalığa uyum ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, Eylül 2020-Eylül 2021 tarihleri arasında, araştırma tipi tanımlayıcı-kesitsel olarak Aydın Devlet Hastanesi kardiyoloji polikliniğine kalp yetersizliği tanısı ile başvuran 322 hasta ile gerçekleştirildi. Veriler, araştırmacılar tarafından hazırlanan soru formu, Akılcı İlaç Kullanım Ölçeği (AİKÖ), Kronik Hastalıklara Uyum Ölçeği (KHUÖ) ve Yaşlılarda Yaşam Kalitesi Ölçeği (CASP-19) (YYKÖ) ile toplandı. Verilerin analizinde; karşılaştırmalar için t-testi, Mann-Whitney U ve ANOVA (post hoc Bonferroni testi) testi kullanılırken, ölçek skorları arasında ilişkiyi incelemek için ise Pearson korelasyon analizi kullanıldı. p<0,05 olduğu durum anlamlı kabul edildi. Bulgular: Akılcı ilaç kullanım ölçeğine (AİKÖ) göre, hastaların akılcı ilaç kullanım düzeyleri, 44,09±2,22, kronik hastalıklara uyum ölçeğine (KHUÖ) göre uyum düzeyleri, 74,66±9,97, ve yaşlılarda yaşam kalitesi ölçeğine (YYKÖ) göre yaşam kalitesi düzeylerinin 35,60±5,83 ortalamanın üzerinde olduğu belirlendi. Hastaların akılcı ilaç kullanım düzeyinin hastalığa uyum üzerinde anlamlı bir ilişkisi yarattığı görüldü. (r=0,226; p<0,001) Akılcı ilaç kullanım düzeyi ile yaşam kalitesi ilişkilendirildiğinde herhangi bir ilişkinin var olmadığı görüldü. (r=-0,039 ; p=0,486) Sonuç: Çalışmada, 65 yaş üstü kalp yetersizliği olan bireylerde akılcı ilaç kullanımının hastalığa uyum süreci üzerinde daha olumlu bir etki yarattığı, yaşam kalitesi üzerinde ise daha zayıf bir değişime neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma bulgularının daha büyük randomize çalışmalarla desteklenmesi uygun olacaktır. Akılcı ilaç kullanımın ileri yaş kalpyetersizliği olan hastalarda, mortalite ve morbidite üzerindeki etkisinin yeni çalışmalarda incelenmesine ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Akılcı İlaç, Kalp Yetersizliği, Uyum, Yaşam Kalitesi, Yaşlı
Yaşlılarda ihmal ve istismar ile ilişkili faktörler-İzmir ilinden bir örnek
Amaç: Bu araştırma, bölgemizdeki yaşlılarda ihmal ve istismar risk sıklığını tespit etmek, riskin demografik özellikler, hastanın bilişsel ve fonksiyonel yeterliliği, bağımlılık durumu, yalnızlık/ sosyal izolasyon durumu ile ilişkisini saptamak ve bu faktörlerin riski ne oranda etkilediğini açığa çıkarmak amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma tanımlayıcı-kesitsel olarak Ekim 2019-Haziran 2021 tarihleri arasında, İzmir ili Konak ilçesi 24 Nolu Aile Sağlığı Merkezi'ne kayıtlı, 65 yaş ve üzeri 249 gönüllü üzerinde gerçekleştirildi. Araştırmanın evreni 1180, örneklemi 308 kişiydi. Yaşlıların demografik özellikleri ve sağlık profilleri bir anket formu ile bilişsel düzeyleri Saat Çizme Testi ile, fonksiyonel yeterlilik/ bağımlılık düzeyleri Katz'ın Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği ile, yalnızlık düzeyleri Yaşlılar İçin Yalnızlık Ölçeği ile, istismar riskleri ise Hwalek-Sengstock Yaşlı İstismarı Tarama Testi ile değerlendirildi. İstismar riskine göre iki gruba ayrılan yaşlıların demografik özellikleri, kronik hastalıkları, engellilik halleri, bağımlılık düzeyleri bilişsel düzeyleri ve yalnızlık durumları karşılaştırıldı. Kategorik verilerin karşılaştırılmasında Chi-square testi ve Fisher's Exact test kullanıldı. Normal dağılıma uymayan sürekli değişkenlerin karşılaştırılmasında, Mann-Whitney U testi kullanıldı. Risk analizi için logistik regresyon modeli kullanıldı. Tüm testlerde p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmamıza 161'i kadın (%64,7), 88'i erkek (%35,3) olmak üzere toplam 249 kişi dâhil edildi. Katılımcıların yaşları 65 ile 92 arasında değişmekteydi ve yaş ortalamaları 75'ti. Eğitim ve gelir düzeyi Türkiye yaşlı nüfus ortalamalarının üzerindeydi. Çalışmamızdaki yaşlıların %32,5'i yalnız, %64,7'si eş ve/ veya çocuklarıyla yaşamaktaydı. %95,2'sinin en az bir kronik hastalığı vardı, %18,5'i engelliydi. Saat Çizme testine göre %60,2'sinin bilişsel düzeyi iyi, %35,3'ününse yetersiz bulundu (%4,5'i değerlendirilemedi). Yaşlıların %94,8'i fonksiyonel olarak tam bağımsız, %5,2'si bağımlı olarak değerlendirildi. Yaşlıların %39,4'ü kendini yalnız bulmuyor, %55'i kısmi yalnızlık tanımlıyor, %4,4'ü kendini ciddi yalnız, %1,2'si ise çok ciddi yalnız buluyordu. Araştırmaya katılanların 27'sinde (%10,8) istismar riskine rastlandı. Çoklu lojistik regresyon analizleri sonucunda, duygusal ve sosyal yalnızlığın ve solunum sistemi hastalıklarının istismar riskini öngörmede anlamlı olduğu saptandı. İstismar için en önemli risk faktörü olarak yalnızlık bulundu. Ciddi yalnızlık tanımlayanlarda istismar riskinin yalnızlık tanımlamayanlara göre 3,9 kat artmış olduğu belirlendi. Sonuç: Yaşlılıkta duygusal ve sosyal yalnızlığın, istismar ve ihmal üzerindeki en önemli risk faktörü olduğu sonucuna ulaşıldı.