Bandırma Onyedi Eylül University
Institute

Institute of Graduate Studies in Social Sciences

Bandırma Onyedi Eylül University

248

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Sanal kaytarma ve işgören performansı ilişkisinde iş stresinin düzenleyici etkisinin incelenmesi: Sağlık sektöründe bir araştırma

Bu araştırmanın amacı iş stresinin, sanal kaytarma ve işgören performansı ilişkisi üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığını belirlemektir. Bu amacı gerçekleştirmek için "Sanal Kaytarma", "İşgören Performansı" ve "İş Stresi Ölçekleri" Balıkesir ilinde kamuda görevli 402 sağlık çalışanına uygulanmıştır. Toplanan veriler üzerinde frekans analizi, faktör analizi, güvenilirlik analizi, normallik testi, korelasyon analizi ve regresyon analizi testleri uygulanmıştır. Korelasyon analizi sonucuna göre sanal kaytarma, işgören performansı ve iş stresi arasında anlamlı ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir. Regresyon analizi sonucunda iş stresinin, sanal kaytarma ve işgören performansı ilişkisi üzerinde düzenleyici etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Yöneticiler ve yapılacak araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur. Araştırmanın bulgularının literatüre ve uygulayıcılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

PerformansSanal kaytarmaSağlık sektörü+4
Mesut Özüdoğru
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Genç tüketicilerin sosyal mühendislik ile siber güvenlik farkındalıklarının online alışveriş niyetleri üzerindeki etkisinin ölçülmesi

İnternet ve bilişim suçları; işlenmesi kolay, saldırı maliyeti çok düşük, toplumsal ve ticari maliyeti çok yüksek suçlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle dijital dönüşümün getirdiği yeniliklerle birlikte ülke ekonomilerinin geleceği olan online ticaret üzerinde özenle durulması gereken bir noktaya ulaşmıştır. Bu çalışmanın amacı; online ortamlarda alışveriş yapan genç tüketicilerin, sosyal mühendislik ile siber güvenlik farkındalıklarını ölçmektir. Çalışma online alışverişlerde güvenli internet kullanım farkındalığının sağlanması ile güvenli toplumların ve güvenli online ticari hayatın oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Bu amaçla yapılan çalışmada online tüketicilere ve online ticari faaliyetlerde bulunan işletmelere, sosyal mühendislik ile siber güvenlik risklerini doğru yönetebilmeleri için gerekli taktikler ve tedbir amaçlı bilgiler aktarılmıştır. Ayrıca Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Merkez Kampüsünde 693 öğrencinin katılımıyla gerçekleşen bir anket çalışması yapılmış verilerin analizinde SPSS Versiyon 24 ve Amos 22 paket programları kullanılarak Yapısal Eşitlik Modellemesinden (YEM) faydalanılmıştır. Bu araştırma ile "Online Alışveriş Güvenlik Modeliˮ (OAGM) oluşturularak alanında özgün bir çalışma tamamlanmıştır. Bu model dışında tüketicilerin online alışveriş niyetleri ile sosyal mühendislik ve siber güvenlik farkındalıklarını bir arada inceleyen ve aralarındaki ilişkisel bağları tespit ederek ortaya çıkaran herhangi bir çalışmaya ulaşılamamıştır. Bu nedenle ortaya konulan model orijinal olma niteliği taşımaktadır. Anket çalışmasının ikinci bölümünde ise konuya ilişkin genel değerlendirme anketi uygulanmış tanımlayıcı istatistikler aracılığıyla yapılan analizler sonucunda değerlendirmelerde bulunulmuştur. Araştırmada genç tüketicilerin sosyal mühendislik farkındalıklarında meydana gelen değişimde, çok güçlü bir oran olan %65 lik bir kısmının genç tüketicilerin siber güvenlik farkındalıklarında meydana gelen değişim tarafından açıklandığı tespit edilmiştir. Aktarılan tüm bilgilerle birlikte yükseköğretim öğrencilerinin bilgi güvenliği ve güvenli internet kullanımı konularında eğitimlere ihtiyaç duydukları belirlenmiştir.

Dijital okuryazarlıkElektronik ticaretFarkındalık+7
Gülcihan Aydaner
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Bütüncül kanal müşterilerinin satın alma niyetini etkileyen faktörlerin UTAUT2 modeli ile incelenmesi

Tüketici beklentisi, artan rekabetle birlikte perakendecilerin bir an olsun gözünü ayırmaması gereken bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Perakendecilerin tüketici beklentilerini karşılayabilmelerindeki hem en büyük zorluk hem de en önemli aracın teknoloji olduğu düşünülmektedir. Teknoloji, tüketicilerin işlerini kolaylaştırırken perakendeci tarafında büyük bir zorluk yaratmaktadır. Bu zorluğu avantaja dönüştürmek ise perakendecinin yaratıcılığına kalmıştır. Bütüncül kanal stratejisi, bu zorluğu avantaja dönüştüren perakendecilerin kullandığı teknoloji tabanlı bir stratejidir. Bütüncül kanal, tüketicilerin tek bir alışveriş sırasında farklı kanalları sınırsız ve eş zamanlı kullanma ihtiyacına yöneliktir. Perakendeciler tüketicilere bütüncül kanal hizmeti sunabilmek için satış, ödeme, teslimat gibi farklı alanlara yönelik çeşitli uygulamalar geliştirmektedirler. Bu çalışmanın amacı, bütüncül kanal müşterilerinin satın alma niyetine etki eden faktörlerin UTAUT2 teknoloji kabul modeli değişkenleri ile belirlenmesidir. Bu amaçla, İstanbul ilinde ikamet eden bütüncül kanal uygulamalarını kullanan tüketicilerle yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; fiyat değeri, hedonik motivasyon, çaba beklentisi ve alışkanlık faktörlerinin bireyin bütüncül kanal kullanarak yaptığı satın almalarda etkili faktörler olduğu tespit edilmiştir. Performans beklentisi ve sosyal etki faktörlerinin ise anlamlı bir etkisi tespit edilememiştir. Anahtar Kelimeler: Bütüncül Kanal, Omni Kanal, Tüketici Davranış, Teknolojik Gelişmeler, Perakendecilik Sektörü,

Kullanım niyeti
Halil Karlı
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Örgütlerde presenteeism sorunu ile örgütsel iletişim ve psikolojik güçlendirme arasındaki ilişkinin Y kuşağı bağlamında araştırılması

Bu araştırmada örgütlerdeki presenteeism sorunu Y kuşağı bağlamında ele alınarak presenteeism, örgütsel iletişim ve psikolojik güçlendirme arasındaki ilişkilerin ortaya konulması, örgütsel iletişim ile psikolojik güçlendirme değişkenlerinin presenteeism üzerindeki etkilerini belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda İstanbul ve Balıkesir ilinde faaliyet gösteren beş yıldızlı otel işletmelerinde çalışan, 304 Y kuşağı üyesinden anket yöntemiyle veri elde edilmiştir. Elde edilen veriler; frekans, faktör, t-testi, anova testi, korelâsyon ve aracı değişken regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda; bazı demografik değişkenler arasında anlamlı farklılık belirlenirken, presenteeism ile örgütsel iletişim ve psikolojik güçlendirme arasında negatif yönlü anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Ayrıca örgütsel iletişimin, psikolojik güçlendirme ve presenteeism arasındaki ilişkide aracı değişken rolü olduğu belirlenmiştir.

KuşaklarPresenteeizmPsikolojik güçlendirme+4
Serhan Kaplanseren
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Enerji tüketiminin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinde enerji verimliliğinin rolü: Türkiye örneği

Ülkeler iktisadi büyüme süreçlerinde üretimlerini artırabilmek adına enerjiyi önemli bir girdi olarak kullanmaktadır. Ülkelerin enerjiye olan ihtiyacı ekonomik büyümeyle birlikte artmakta ve enerji tüketimlerinde bir artışa sebep olmaktadır. Ancak sürdürülebilir büyüme bağlamında sadece enerjiyi tüketmek yeterli olmamakla birlikte enerjinin verimli kullanılması gerekmektedir. Enerji tüketimi ve ekonomik büyüme ilişkisinde enerji verimliliği büyük önem arz etmekte ve buna dair makul düzeyin belirlenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'de il bazında enerji tüketiminin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinde enerji verimliliğinin rolü, 2008-2014 dönemi itibariyle Yumuşak Geçişli Panel Regresyon modeli kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre enerji verimliliği eşik düzeyinin % 6,519 olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla bu eşik seviyesi altında enerji tüketimi ekonomik büyümeyi olumsuz etkilerken, eşik seviyesi üzerinde ise olumlu etkilemektedir. Bu bağlamda, enerji tüketiminde yaşanan bir artışın ekonomik büyümeyi olumlu etkileyebilmesi adına politika yapıcıların enerji verimliliğini dikkate almalı ve buna dair büyüme modelleri geliştirmeleri gerekmektedir.

Ekonomik büyümeEnerji tüketimiEnerji verimliliği+2
Burcu Tekkol
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İş hayatındaki kronizm davranışlarının çalışanların örgütsel adalet algılarına ve kurum itibarına etkisi

Bu araştırmanın amacı, kronizm uygulamalarına maruz kalan kamu hastanelerinde çalışan kişilerin örgütsel adalet algıları ve bu uygulamaların kurumun itibarı üzerindeki etkisini belirlemektir. Alanyazın incelendiğinde, kronizmle ilgili çalışmaların sınırlı olduğu, genellikle kavramı açıklamaya yönelik tanımlamalar ve diğer yaşanan kayırmacılık türleriyle (genellikle nepotizm) beraber ele alınıp ilişkilendirildiği çalışmaların olduğu görülmektedir. Kronizm kavramının, örgütsel adalet ve kurumsal itibar değişkenleri ile birlikte ele alındığı bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Çalışanların adil bir ortamda çalışma istekleriyle bütünleşen ve çalışanların örgüte daha çok bağlanmasının bir göstergesi olan örgütsel adalet kavramının, kronizm ile arasındaki ilişkinin var olması, hem örgüt hem de çalışanlar açısından önemli bir kıstas olup, iki taraf içinde büyük bir önem arz etmektedir. Bu bağlamda, araştırmanın konusu olan kronizm davranışlarının, çalışanlar üzerindeki örgütsel adalet algılarını ve kurumun itibarını etkilemesindeki rolünü belirleyecek test ve analizlerle çalışmaya yön verilmiştir. Çalışma sağlık sektörü odaklı olup, Bandırma'da faaliyet gösteren hastaneler kapsamında ele alınan kavramların değişkenlerle arasında olan ilişkileri ortaya çıkartması açısından önem teşkil etmektedir. Literatürde sağlık sektöründe, kronizmin örgütsel adalet algılarına olan etkisi ve bunların kurumsal itibar algılarına olan yansımaları ile ilgili bir çalışmanın olmaması açısından bu çalışmanın ilgili alan yazına büyük katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Çalışma anket yardımıyla 159 hastane çalışanı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Hastane çalışanlarının maruz kaldığı kronizm davranışları sonucu oluşan adalet algıları ve kurum itibarına etkisi arasındaki ilişki çalışmada sunulmuştur.

Adalet algısıKronizmÇalışanlar+3
Mihriban Kartal
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu harcamaları ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki: Türkiye örneği

Geçmişten günümüze artış eğilimi gösteren kamu harcamalarının ekonomik büyüme üzerine olan etkisi literatürde geniş çapta araştırılan konular arasında yer almaktadır. Bu çalışmada da Türkiye ekonomisinde toplam kamu harcamalarının ve kamu harcamaları içinde yer alan savunma, sağlık, eğitim harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi teorik ve ampirik olarak analiz edilmiştir. Çalışmanın ampirik analizlerinde Türkiye ekonomisinin 2006:1-2017:3 dönemine ilişkin üçer aylık veriler kullanılmıştır. Değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisinin varlığı Pesaran, Shin ve Smith, (2001) tarafından geliştirilen sınır testi ile sınanmıştır. Değişkenler arasındaki kısa ve uzun dönemli ilişkiler Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif Model (ARDL) ile analiz edilmiştir. Toda-Yamamoto nedensellik analizi uygulanarak değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisinin yönü tespit edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre toplam kamu harcamaları, savunma harcamaları, sağlık harcamaları ve eğitim harcamaları ile ekonomik büyüme arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Savunma harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki uzun dönemli etkisinin istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü olduğu bulunurken, toplam kamu harcamalarının, sağlık harcamalarının ve eğitim harcamalarının ekonomik büyümeyi uzun dönemde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Kısa dönemde ise çalışmada analiz edilen tüm harcama kalemlerinin ekonomik büyümeyi istatiksel olarak anlamlı ve negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Nedensellik analizi sonuçları ise toplam kamu harcamalarından ekonomik büyümeye doğru tek yönlü, sağlık harcamalarıyla ekonomik büyüme arasında ise çift yönlü nedensellik ilişkisi olduğunu ortaya koymaktadır.

ARDL Sınır TestiBirim kök testleriEkonomik büyüme+6
Ezgi Özbay
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite bünyesindeki kuluçka merkezlerinin inovatif değer yaratma katkısı

Üniversiteler bünyesinde kurulan kuluçka merkezleri, toplumda yeni girişimlerin oluşumunu, gelişim süreçlerini hızlandırmayı ve hayatta kalabilmelerini sağlamayı amaçlayan bir stratejidir. Bu kavramın temelinde yatan en önemli fikir; firmaların ve kaynakların tek bir konumda yoğunlaşması yanında, üniversitenin tesislerinden, imkânlarından, avantajlarından yararlanmanın ve ileri düzeyde yetenekli araştırmacılar ve akademisyenlerden destek almanın getirdiği değerdir. Yapılan bu araştırmada üniversitelerdeki kuluçka merkezlerinin inovasyon açısından yarattığı değer anlaşılmaya çalışılmıştır. Bunun için hem nitel, hem nicel veri toplama yöntemleri kullanılmıştır. Örneklem olarak, Doğu ve Güney Marmara'da yer alan üniversiteler bünyesinde faaliyet gösteren kuluçka merkezleri seçilmiştir. Nitel araştırma için, kuluçka merkezlerindeki yetkililerle yüz yüze mülakatlar yapılmış ve yapılan mülakat sonuçları kodlama tekniği ile analiz edilmiştir. Nicel araştırma için, 3 farklı ölçekten yararlanılarak hazırlanan ve demografik sorular ilave edilen 40 soruluk anket, kuluçka merkezinde ve teknoparklarda yer alan 252 firma yetkilisi tarafından cevaplanmış; uygun bilgisayar programında analiz edilen sonuçların, nitel araştırma sonuçlarıyla beraber yeniden analizi gerçekleştirilmiştir. Yapılan anova, korelasyon ve basit regresyon analizleri sonucunda bütün hipotezler desteklenmiş olup; girişimciler için vergi muafiyeti, kira indirimi, mentor desteği gibi pek çok avantaj sağlayan üniversite bünyesindeki kuluçka merkezlerinin inovatif değer yaratımı açısından oldukça etkin bir role sahip olduğu sonucuna varılmıştır.

Değer yaratan faaliyetlerDoğu Marmara bölgesiGüney Marmara bölgesi+6
Hatice Batmantaş
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Savunma harcamaları ve Ar-Ge harcamalarının ekonomik büyüme üzerine etkileri: Panel veri analizi

Dünya genelinde savaşlar bitmesine rağmen ülkeler için savunma harcamaları hala büyük bir öneme sahiptir. Savunma harcamalarının kamu harcamaları içerisinde kayda değer bir paya sahip olması ve bu durumun da ekonomik büyümeyi etkiliyor olması, savunma harcamaları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi son zamanlardaki çalışmalara konu etmektedir. Aynı şekilde Ar-Ge harcamaları da ekonomik büyüme ve gelişme açısından önemlidir. Özellikle bilgi çağında yaşadığımız bir dönemde, gelişim ve yenilikler Ar-Ge sayesinde meydana gelmektedir. Bu da Ar-Ge harcamaları ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin birçok kez incelenmesine sebep olmuştur. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri kapsayan OECD ülkeleri, yeni ürünler üreterek bu ürünleri dünyaya satabilmek amacıyla yüksek teknolojili ürünler üretmeye ve bu üretimden savunma sanayiiler için de faydalanmaya oldukça önem vermektedir. Literatüre bakıldığında OECD ülkeleri için savunma harcamaları ve Ar-Ge harcamalarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin birlikte ele alındığı bir çalışmaya rast gelinmemiştir. Bu sebeple bu çalışmanın amacı, savunma harcamaları ve Ar-Ge harcamalarının ekonomik büyümeye olan etkisinin birlikte incelenmesi ve savunma harcamaları ile Ar-Ge harcamaları arasında da bir ilişkinin olup olmadığının belirlenmesidir. Yapılan analize göre, OECD ülkelerinde ekonomik büyüme ve ar-ge harcamaları arasında çift yönlü; ekonomik büyüme ve savunma harcamaları arasında tek yönlü ilişki tespit edilmiştir. Savunma harcamaları ile Ar-Ge harcamaları arasında ise karşılıklı olarak herhangi bir nedensellik ilişkisi tespit edilememiştir. Buna göre; OECD ülkelerinde, Ar-Ge'ye yönelik kararların ekonomik büyümeyi; ekonomik büyüme için alınan kararların da Ar-Ge'yi desteklediği, ancak savunma harcamalarına yapılan yatırımların Ar-Ge'de ve Ar-Ge'deki yatırımların da savunma sanayisinde etkili olmadığı tespit edilmiştir.

Araştırma-geliştirme harcamalarıAskeri harcamalarEkonomik büyüme+5
Duygu Sevim Aytan
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Merkezden yerele su yönetimi: Gönen Ovası Sulama Birliği örneği

Ortak doğal kaynakların nasıl yönetilmesi gerektiği konusu literatürdeki tartışmalı alanlardan biridir. Elinor Ostrom merkezi düzenlemeler ve piyasa mekanizmalarını içeren yaklaşımlara karşı çıkarak çözümün iyi yönetişim ve katılımcılık ilkeleri ışığında, doğal kaynakların yönetiminin ve karar alma mekanizmalarının yerel halka verilmesinde olduğunu belirtmektedir. Bu çerçevede nasıl yönetileceği tartışmalı olan doğal kaynakların biri de sulamada kullanılan su kaynaklarıdır. Türkiye'de sulama yönetimini 1950'li yıllardan günümüze Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) yürütmektedir. Bu süreçte DSİ'nin inşa ettiği sulama tesislerinin büyük bir kısmını doğrudan kendisi işletmiştir. 1990 yılından itibaren su yönetiminde değişim sürecinin yaşandığı görülmektedir. DSİ tarafından işletilmesinin ekonomik olmaması, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de katılımcı sulama yönetimi anlayışının benimsenmesi gibi nedenlerle tesisleri, yerel yönetim birliklerinin bir araya gelerek oluşturdukları Sulama Birlikleri'ne devretmeye başlamıştır. Bu değişimin beklenen sonuçları ne ölçüde ürettiği araştırılması ve alana inilerek yanıtlanması gereken bir sorudur. Bu çalışmanın amacı da Balıkesir'in Gönen ilçesindeki Gönen Ovası Sulama Birliği örnek alınarak bahsi geçen devir süreci sonrasında, yerelleşen ve sulama birlikleri aracılığıyla kullanıcıların yönetimine devredilen sulama yönetiminin ne ölçüde beklenen etkinlik ve verimlilik hedeflerine ulaştığını ve sorunları çözüp çözemediğini incelemek olacaktır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı tezde araştırma verileri, görüşme ve doküman incelemesi yöntemleri aracılığıyla elde edilmiştir. Gerçek bir katılımcı yapının oluşturulamadığı sulama yönetiminde; Katılımcı Sulama Yönetimi modeli çerçevesinde sorunun bilincinde olan, sorunu doğru tanımlayacak yöneticilerin olduğu ve kullanıcıların bilinçlendirildiği, birlik yönetiminde söz hakkı olduğu bir yönetim gerçekleştirilmesi gerektiği araştırmanın temel bulguları arasında yer almaktadır.

Gönen havzasıGönen ÇayıKatılımcı sulama yönetimi+5
Elif Solak
Bandırma Onyedi Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00