Bartın University
Anabilim Dalı

Yaşam Boyu Öğrenme Anabilim Dalı

Bartın University

25

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

25 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaşam boyu öğrenme kapsamında Bartın ilinde okuma kültürü: Bir durum çalışması

Toplumların gelişmişlik düzeyini belirleyen en önemli öğelerden birisi okuma kültürüdür. Okuma kültürüne sahip olan toplumlar; kültürel, ekonomik ve toplumsal gelişimlerini tamamlamış, demokrasinin gereğini yerine getirebilen, modern ve çağdaş toplumlardır. Okuma kültürü faktörleri içerisinde yer alan kitapların, gazetelerin, dergilerin, kütüphanelerin, kırtasiyelerin, kitabevlerinin ve okuma kültürüne ilişkin bir takım faaliyetlerin, bu çalışmanın örneklemini oluşturan Bartın'da, eskiden beri var olduğu bilinmektedir. Bu nedenle; yaşam boyu öğrenme kapsamında, Bartın Cumhuriyetçi Memleket Gazetesi aracılığıyla, Bartın ilinde 1929–2015 yılları arasında okuma kültürünün nasıl desteklendiğini ortaya koymak, bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan veriler, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yoluyla elde edilmiştir. Bu kapsamda, Türkiye'nin en eski üç gazetesinden biri olan ve halen yayımına devam eden Bartın Cumhuriyetçi Memleket Gazetesi incelenmiştir. Buna göre; 1 Ocak 1929-31 Aralık 2015 tarihleri arasında, gazetede yer alan ve doğrudan okuma kültürünü içeren tüm haberler (haber, köşe yazısı, reklam vb.) çalışmaya dâhil edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde, içerik analizi tekniklerinden kategorisel içerik analiz kullanılmıştır. Verilerden elde edilen iletiler biraraya getirilerek incelenmiş, benzerlik ve farklılıkları doğrultusunda değerlendirilerek, tematik bir kodlama yapılmıştır. Kodlamalar doğrultusunda beş ayrı kategori oluşturulmuştur. İnceleme sonucuna göre, konu ile ilgili toplam 740 haber tespit edilmiştir. Buna göre haberlerin; 460 adedi okuma materyalini, 100 adedi okuma alışkanlığını kazandırmaya ilişkin faaliyetleri, 68 adedi okuma alışkanlığını kazandırmayı, 57 adedi okuma materyalinin sağlanmasını ve 55 adedi ise okuma alışkanlığı kazandırmayı amaçlayan ve kâr amacı gütmeyen kurumları destekler niteliktedir. Çalışma, Bartın'ın gerek ilçe, gerekse il statüsü kazandıktan sonra okuma kültürünün oluşmasına ilişkin gerçekleştirmiş olduğu çalışmaları ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda Bartın'da okuma kültürünün var olmasında ve gelişmesinde, Bartın Cumhuriyetçi Memleket Gazetesi'nin çok büyük katkıları olduğu görülmektedir. Çalışmanın sonuçlarına göre; eğitim ve kültür politikalarında olası düzenlemeler, okuma kültürünün oluşturulması ve yaygınlaştırılması konusunda önemli görülmektedir. Yine medyanın toplum üzerindeki etkisi de göz önünde bulundurularak, okuma kültürüne ilişkin etkin faaliyetler gerçekleştirilmesi önemli görülmektedir. Ayrıca belediye ve sivil toplum kuruluşlarının da, okuma kültürüne dair yapacakları çalışmalar önemli görülmektedir. Bununla beraber, bu çalışmanın, okuma kültürü konusunda çalışma yapacak diğer araştırmacılara da yardımcı olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler:Okuma Kültürü, Yaşam Boyu Öğrenme, Bartın Cumhuriyetçi Memleket Gazetesi

BartınOkumaOkuma alışkanlığı+2
Tülay Erduran
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çalışanların yaşam boyu öğrenme ölçeğinin Türkçe uyarlaması

Bu çalışmanın amacı, Gardiner ve Kline (2007) tarafından geliştirilen "Çalışanların Yaşam Boyu Öğrenme Ölçeği"nin Türkçe'ye uyarlanmasıdır. Araştırmada öncelikle Türkçe'ye çevrilen Çalışanların Yaşam Boyu Öğrenme Ölçeği üç farklı dil uzmanına sunularak her bir maddenin çevirisi hakkında görüş ve önerileri alınmıştır. Ardından, 18 İngilizce öğretmenine Orijinal ve Türkçe Form 3 hafta arayla uygulanarak dilsel eşdeğerliği (dil geçerliği) tespite yönelik korelasyon analizleri yapılmıştır. Ölçeğin yapı geçerliliği ve madde analizlerine ilişkin analizleri yapmak üzere ise araştırmacı tarafından yüz yüze görüşme yapılarak 300 çalışanın katılımıyla uygulanmıştır. Uzman görüşlerine dayanılarak elde edilen ölçek formunun geçerlik ve güvenirliğine ilişkin kanıtlar elde etmek amacıyla açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yapılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarına göre uyum indeksi değerleri RMSEA=0,075; GFI=0,914; AGFI=0,855; NFI=0,888; CFI=0,811 olarak bulunmuştur. Ayrıca iç tutarlılık anlamında güvenirlik düzeylerine ilişkin kanıtlar elde etmek üzere, ilgili ölçümlere ilişkin Cronbach α değerleri hesaplanmıştır. Verilerinin çözümlenmesinde SPSS 24.0 ve AMOS kullanılmıştır. Sonuç olarak, dil geçerliği korelasyon değerlerinin tamamı r=0,70'ten büyük bulunmuştur. Yapılan faktör analizleri sonucunda, Çalışanların Yaşam Boyu Öğrenme Ölçeği Türkçe Formu (ÇYBÖÖ-TF) 3 boyut altında toplanan toplam 16 maddeden oluşmuştur. Tutku alt boyutunun öz değeri 4,426, açıkladığı varyans %27,66; korku alt boyutunun öz değeri 2,586, açıkladığı varyans %16,16 ve hırs alt boyutunun öz değeri 2,023, açıkladığı varyans %12,64'tür. 16 maddenin tamamı toplam varyansın %56,465'ini açıklamaktadır. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda ise ölçeğin minimum şartları sağladığı ve bir model oluşturduğu görülmüştür. Diğer taraftan, iç tutarlılığın tutku alt boyutunda 0,803 (%80,3), korku alt boyutunda 0,821 (%82,1), hırs alt boyutunda 0,783 (%78,3) ve ölçek genelinde 0,780 (%78) olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, Cronbach Alpha, madde-toplam korelasyonu ve ayırt edicilik testleri sonucunda ölçeğin güvenirlik şartını sağladığı kararına varılmıştır. Sonuç olarak, Çalışanların Yaşam Boyu Öğrenme Ölçeği Türkçe Formu'nun (ÇYBÖÖ-TF) çalışanların yaşam boyu öğrenme motivasyonlarını ölçme ve motivasyonu oluşturan tutku, korku ve hırs alt boyutlarını ortaya çıkarmayı kapsayan araştırmalarda kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler Çalışan, Hırs, Korku, Ölçek uyarlama, Tutku, Yaşam boyu öğrenme

Yaşam boyu öğrenmeÇalışanlarÖlçekler+2
Selda Koç
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anne babaların ve okul öncesi grubu çocuklarının çevre bilincine sahip olma durumlarının değerlendirilmesi

Çevre bilinci, içinde doğduğumuz dünyayı bulduğumuz gibi bırakmak için kazanmak zorunda olduğumuz bir davranıştır. Tükettiğinden fazla üretmeyi amaçlayan ekonomik sistemler çevre korumaya önem vermemektedir. Hızla değişen globalleşen bir dünyayı yeterince koruyamazsak gidilecek başka bir dünya henüz bulunamamıştır. Tüm canlıların yaşamlarını sürdürebilmelerinde elverişli çevre şartları çok önemlidir. Ancak insanoğlu, içinde bulunduğu ve parçası olduğu çevrenin doğal kaynaklarını bilinçsizce kullanmaktadır. Küresel boyutta ortaya çıkan çevre sorunları gezegenimizin geleceğini tehdit etmektedir. İnsanların çevre sorunları konusunda bilinçlendirilmeleri gerekmektedir. İnsanların çevre konusunda bilinçlendirilmesine mümkün olduğunca erken başlanmalıdır. Ancak çocuğunu çevre konusunda bilinçlendirecek anne ve babanın da çevre konusunda yeterince bilinçlenmiş, çevre korumacı tutumu kazanmış olması önemlidir. Çevreyi koruyan anne babalar çocuklarına bu davranışı uygulayarak öğretecektir. Bu tezin amacı okul öncesi eğitimi alan okul öncesi öğrencileri ve onların anne ve babalarının çevre bilincine sahip olma durumlarını değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda tezde "anne babaların çevre bilincine sahip olma durumlarına ilişkin görüşleri nelerdir?", "anne babaların çocuklarının çevre bilincine sahip olma durumlarına ilişkin görüşleri nelerdir?" ve "anne babaların yaş, cinsiyet, gelir, eğitim düzeyi, çocuk sayısı, kendilerinin ve çocuklarının çevre bilinci kazanma durumlarını ne düzeyde etkilemektedir?" sorularına yanıt aranmıştır. Araştırma nicel araştırma modellerinden tarama modeline uygun olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Bartın İlinde bağımsız anaokullarında eğitim gören çocuklar ile anne ve babaları oluşturmaktadır. Örneklem grubunu Bartın Mustafa Aydede Anaokulunda (BMAA) eğitim gören öğrencilerin velileri oluşturmaktadır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu ile toplanmıştır. Anket formu üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde anne ve babaların demografik bilgilerini öğrenmeye yönelik 7 soru yer almaktadır. İkinci bölümde 28 maddeden oluşan "Okul Öncesi Öğrencilerinin Çevre Bilinci Anketi (OÖÖÇBA)" yer almaktadır. Üçüncü bölümde OÖÖÇBA'dan uyarlanarak hazırlanan "Velilerin Çevre Bilinci Ölçeği (VÇBÖ)" yer almaktadır. Anketler literatür taraması ve 2 okul öncesi öğretmeni, fen bilgisi, ölçme ve değerlendirme ile yaşam boyu öğrenme alanında uzman akademisyenlerin görüşü alınarak geliştirilmiştir. Okul öncesi öğrencilerinin çevre bilincine ilişkin durumları anne-babaların görüşlerine göre değerlendirilmiştir. Bu nedenle anne-babalardan önce kendilerini daha sonra çocuklarını değerlendirmeleri istenerek anket formu yüz yüze görüşme yöntemiyle BMAA'nda çocuğu eğitim gören 90 veliye doldurtulmuştur. Anketlerle elde edilen veriler SPSS 20.0 istatistik paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Ölçeklerin güvenilirliği Cronbach Alfa (α) istatistiği ile ölçülmüş ve OÖÖÇBA'nın Cronbach Alfa (α) istatistiği 0,942, VÇBÖ'nün Cronbach Alfa (α) istatistiği 0,866 olarak tespit edilmiştir. Bu durumda ölçeklerin güvenilirlikleri yüksektir. Demografik bilgiler yüzde ve frekans yöntemi ile hipotez testleri İndependent T-testi ve One-Way Anova testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda araştırmaya katılan velilerin ve okul öncesi öğrencilerinin çevre bilinç düzeylerinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Anne babalar yaşam boyu öğrenme içerisinde çevre eğitimine önem vermektedirler. Anne babaların ve çocuklarının demografik değişkenler ile çevre bilinçleri düzeyleri arasında istatistiki olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmemiştir. Çevre eğitiminin her yaş ve her eğitim kademesine göre çeşitlendirilmesi toplumsal çevre bilincinin arttırılması açısından gereklidir. Özellikle okul öncesi dönemde kazandırılan çevre bilinci ileri ki yıllarda da çevreye karşı olumlu tutum geliştirmek açısından önemlidir.

Ana-babaOkul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklar+4
Filiz Karaca
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile bilgi okuryazarlığı becerileri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile bilgi okuryazarlığı becerileri düzeyini belirlemek ve bu iki değişken arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesinde (539 öğrenci) öğrenim gören 1 ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmakta; örneklem ise Fen Bilgisi, İlköğretim Matematik, Sınıf, Sosyal Bilgiler ve Türkçe Öğretmenliği bölümlerinde öğrenim gören ve araştırmaya katılmaya gönüllü 410 kişidir. Verilerin toplanmasında iki ölçekten yararlanılmıştır. Araştırmada kullanılan birinci ölçek Coşkun (2009) tarafından geliştirilmiş "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği" diğeri ise Adıgüzel (2011) tarafından geliştirilen "Bilgi Okuryazarlığı Ölçeği"dir. Ölçeklerle birlikte araştırmaya katılan öğretmen adaylarının cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi ve bölümlerinin yer aldığı kişisel bilgilere de yer verilmiştir. Verilerin analizinde IBM SPSS- 22,0 programı kullanılarak betimsel istatistikler elde edilmiştir. Öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile bilgi okuryazarlığı becerilerinin ve alt boyutlarının cinsiyet, sınıf düzeyi, yaş ve bölüme göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek amacıyla iki değişkenli verilerde t-testi, ikiden fazla değişkene sahip olan verilerde ANOVA uygulanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesinde korelasyon tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmada öğretmen adaylarının: - Yaşam boyu öğrenme eğilimleri ve bilgi okuryazarlığı becerilerinin orta düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. - Cinsiyete göre yaşam boyu öğrenme eğilimleri ve alt boyutlarında anlamlı bir farklılık yoktur. - Sınıf düzeyine göre yaşam boyu öğrenme eğilimlerinde anlamlı bir farklılık vardır. Alt boyutlarda ise sınıf düzeyinin Sebat ve Öğrenmeyi Düzenlemede Yoksunluk boyutları üzerinde etkili bir değişken olduğu sonucuna ulaşılmıştır. - Yaşa göre yaşam boyu öğrenme eğilimlerinde anlamlı bir farklılık vardır. Alt boyutlarda ise yaşın Sebat boyutu üzerinde etkili bir değişken olduğu sonucuna ulaşılmıştır. - Bölüme göre yaşam boyu öğrenme eğilimlerinde anlamlı bir farklılık yoktur. Alt boyutlarda ise bölüm değişkeninin Motivasyon dışında tüm alt boyutlar üzerinde etkili bir değişken olduğu sonucuna ulaşılmıştır. - Cinsiyete ve yaşa göre bilgi okuryazarlığı becerileri ve alt boyutlarında anlamlı bir fark yoktur. - Sınıf düzeyine göre bilgi okuryazarlığı becerilerinde anlamlı bir farklılık yoktur. Alt boyutlarda ise sınıf düzeyinin Bilgiyi Kullanma boyutu üzerinde etkili bir değişken olduğu sonucuna ulaşılmıştır. - Bölüme göre bilgi okuryazarlığı becerileri ve tüm alt boyutlarında anlamlı bir farklılık vardır. - Yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile bilgi okuryazarlığı becerileri arasında negatif yönde düşük düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. - Bilgi okuryazarlığı becerileri ile Motivasyon ve Sebat boyutu arasında orta düzeyde bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Yaşam boyu öğrenme, Yaşam boyu öğrenme becerileri, Okuryazarlık, Bilgi okuryazarlığı, Bilgi okuryazarlığı becerileri.

Aday öğretmenlerBilgi okuryazarlığıBilgi okuryazarlığı eğitimi+2
Havva Duygu Yasa
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de mesleki yeterlilik ve belgelendirme sistemine ilişkin nitel bir araştırma: Mevcut durum, sorunlar ve çözüm önerileri

Bu araştırmada, Türkiye'de uygulanmakta olan mesleki yeterlilik ve belgelendirme sisteminin mevcut durumunu, sistemin aksayan yönlerini ve mesleki yeterlik sisteminde rol oynayan aktörlerin ve paydaşlarının sisteme ilişkin önerilerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma deseninde yapılmıştır. Çalışma grubunun belirlemesinde, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada, çalışma grubunun seçiminde, araştırmacılar tarafından temel ölçütler belirlenmiştir. Bu ölçütler, ulaşılması hedeflenen tüm kurumlar için, karar alıcı pozisyonda yönetici olma, mesleki yeterlilik ve belgelendirmeye dair bir pozisyonda olma veya tecrübe sahibi olmak şeklinde belirlenmiştir. Yetkilendirilmiş belgelendirme kuruluşlarından oluşan çalışma grubunun belirlenmesinde ise Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından sınav ve belgelendirme yapmaya yetkili kamu ve özel kurumlardan birer temsilci ölçüt örnekleme yöntemi ile seçilmiştir. Araştırmanın verileri doküman analizi ve görüşme teknikleri kullanılarak toplanmıştır. Araştırma sonucunda, Mesleki Yeterlilik Sistemi'nin ulusal meslek standartlarının belirlenerek mesleklerde belirli bir standartlaşmayı sağladığı, iş gücünün sahip olduğu yeterliliklerini ispatlamada yardımcı olduğu, belge enflasyonun olduğu ülkemizde MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi'nin nitelikli iş gücünün istihdamını kolaylaştıracağı ve bireylerin hayat kalitesini yükselteceği ifade edilmiştir. Belgelendirme Sisteminde, mesleki yeterlilik ve ulusal meslek standardının belirlenmesinde en fazla sıkıntıların yaşandığı sektörün turizm sektörü olduğu görülmüştür. Mesleki Yeterlilik Sistemi ile iş güvenliğinden kaynaklı, ölümlü iş kazalarının önüne geçileceği öngörülmüştür. Mesleki Yeterlilik Sisteminin, mesleki ve teknik eğitimi desteklemesinin olumlu sonuçlarının olacağı ve Mesleki Yeterlilik Sistemi'nin, atıl durumda olan iş gücü kapasitesini harekete geçirerek, nitelikli iş gücü kapasitesini aktif hale getireceği ifade edilmiştir.

BelgelendirmeMesleki yeterlilik
Alev Çinar Güreş
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan aile katılımı çalışmalarının ebeveynlerin yaşam boyu öğrenme becerilerine katkısı

Bu çalışmanın amacı, okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan aile katılımı çalışmalarının, ebeveynlerin yaşam boyu öğrenme becerilerine katkısını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışma nitel ve nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı açımlayıcı karma araştırma deseninde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın verileri 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Bartın il merkezinde bulunan dört bağımsız anaokuluna devam eden çocukların velilerden elde edilmiştir. Anaokuluna devam eden 542 öğrencinin anne babası araştırmanın evrenini oluşturmuş ve tüm velilere anket formu gönderilmiştir. 427 veli formundan dönüş sağlanmıştır. Çalışmanın nicel verileri araştırmacı tarafından geliştirilen Aile Katılım Anketi (AKA) ile toplanmış, verilerin analizinde SPSS-22.0 paket programı kullanılmıştır. Velilerin aile katılımı çalışmalarına ilişkin görüşlerinin demografik özelliklere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek için bağımsız iki kategori bulunduğundan ve gruplar normal dağılım göstermediğinden, non-parametrik testlerden Mann Whitney U-Testi kullanılmıştır. Velilerin aile katılım çalışmalarına ilişkin görüşlerinin izleme/katılma durumuna göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek için bağımsız üç ve daha fazla kategori bulunduğundan ve gruplar normal dağılım göstermediğinden, non-parametrik testlerden Kruskal Wallis H-Testi kullanılmıştır. Karşılaştırmalar sonrasında anlamlı bir fark çıkması sonucunda Mann Whitney U-Testi yapılarak farkın kaynağı tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri çocuğu okul öncesi kurumuna devam eden ve sınıf içi aile katılımı etkinliklerine katılmış olan gönüllü 15 anne ve babadan elde edilmiştir. Nitel veriler "Aile Görüşme Formu (AGF)" kullanılarak, yüzyüze görüşme yöntemi ile toplanmış, veriler betimsel analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları demografik değişkenler açısından incelendiğinde; çalışmada annelerin katılımının daha fazla olduğu, velilerin ağırlıklı olarak 36-40 arası yaş grubunda olduğu, üniversite mezunu ve memur olarak çalışan veli sayısının diğerlerine göre daha çok olduğu belirlenmiştir. Analiz sonucunda okul öncesi eğitim kurumlarında uygulanan aile katılım çalışmalarının velilerin yaşam boyu öğrenme sürecine katkısının velilerin anne ve baba olma durumu, yaşları, öğrenim durumları ve mesleklerine göre anlamlı fark oluşturmadığı tespit edilmiştir. Anne babaların veli toplantıları, öğretmenle bireysel görüşme, telefon görüşmeleri ve mesaj (sms veya watssup) gibi aile katılım çalışmalarına daha fazla dahil oldukları bunun yanında okul web sitesini takip etme, anne baba eğitim seminerine katılma ve okul müdürü ile görüşme çalışmalarına katılımlarının daha az olduğu tespit edilmiştir. Sınıf içi aile katılım çalışmalarına dahil olan veliler bu çalışmalar sonucunda; çocuklarının okulda neler öğrendiğini takip etmeleri, çocuklarına örnek olmak amacıyla kitap, dergi okumaları ve çocuklarını bir birey olarak görmeleri gerektiğini öğrendiklerini, çocuklarıyla birlikte yeni şeyler öğrenmekten zevk aldıklarını fark ettiklerini, çocuklarıyla oyun oynama, resim yapma ve müzik etkinliklerine katılmanın faydalı ve gerekli olduğunu öğrendiklerini dile getirmişlerdir. Araştırma sonuçları sınıf içi aile katılım çalışmalarına dahil anne babaların konuları ile ilgili araştırmalar yaptıklarını, farklı yol ve yöntemlerle yeni bilgiler edindiklerini, edindikleri bilgileri çocukların yaş ve gelişim düzeylerini göz önüne alarak aktarmak için çaba harcadıklarını ortaya koymaktadır. Aile katılım çalışmalarının anne babaların hayat boyu öğrenme süreçlerine önemli katkılar sağladığı belirlenmiş, bulgular doğrultusunda sonraki araştırmalar için öneriler sunulmuştur.

Aile katılımıAile katılımıEbeveynler+4
Selen Altan
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının algın öğrenme ortamlarına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının algın öğrenme ortamlarına ilişkin görüşlerinin demografik özellikler ve algın öğrenme durumu/araçları kapsamında belirlemektir. Yaşam boyu öğrenmeyi yaşam boyu yapan algın öğrenme ile hızla gelişen bilgi ve teknoloji çağında ihtiyaç duyulan bilgi ve beceriler edinilebilmektedir. Algın öğrenme ortamları ise zengin öğrenme içeriği sunarak yaparak yaşayarak öğrenmeyi ve aktif katılımı sağlamaktadır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'nin farklı bölgelerinden seçilen Yıldız Teknik Üniversitesi, Bartın Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi, Gaziosmanpaşa Üniversitesi ve Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'nin eğitim fakültelerinde 2017- 2018 akademik yılında öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmuştur. Araştırmanın verileri araştırmacının geliştirdiği kişisel bilgi formu ile "Algın Öğrenme Ortamları Ölçeğinden" elde edilmiştir. Verileri analiz etmek için SPSS-25.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerde gruplar normal dağılım göstermediğinden dolayı analizlerde, non-parametrik testlerden olan Kruskal Wallis H-Testi ve Mann Whitney U-Testi kullanılmıştır. Karşılaştırmalar sonrasında anlamlı bir fark çıktığında Mann Whitney U-Testi ve Bonferroni düzeltmesi kullanılmış ve farkın kaynağı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının algın öğrenme ortamlarından orta düzeyde yararlandıkları ve öğrenme gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir. Tarihi yerlere, doğa merkezlerine, milli parklar gibi yerlere yapılan geziler ile sosyal kulüp faaliyetleri sayesinde yüksek düzeyde öğrenme gerçekleştirirken, bilim merkezlerine, sanayi kuruluşlarına ve üretim merkezlerine yapılan gezilerde daha düşük düzeyde öğrenme gerçekleştirmişlerdir. Öğretmen adaylarının algın öğrenme ortamlarına ilişkin görüşlerinde cinsiyete göre kadın öğretmen adayları lehine; öğrenim gördükleri üniversiteye göre Bartın Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi ve Nevşehir Hacı Bektaşi Veli Üniversitesi lehine; bölüm değişkenine göre fen bilgisi ve sosyal bilgiler programları lehine; anne eğitim düzeyine göre lisans mezunu olan ve okuma-yazma bilmeyen annelerin lehine anlamlı bir fark çıkmıştır. Anne mesleği, baba eğitim düzeyi ve baba mesleği değişkenlerinde anlamlı bir fark yoktur. Televizyon izlemeye ayrılan günlük süre değişkenine ve televizyonda en çok izlemeyi tercih ettikleri programlara göre öğretmen adaylarının algın öğrenme ortamlarına ilişkin görüşlerinde anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Öğretmen adayları televizyon programlarından en çok yerli dizi/sinema izlemektedir. Öğretmen adaylarının web sayfalarında gezinmeye ayrılan günlük süre ve web sitelerinde en çok ziyaret ettikleri sayfalar değişkenlerine göre algın öğrenme ortamlarına ilişkin görüşlerinde anlamlı bir fark bulunmamış, öğretmen adaylarının web sitelerinden en fazla sosyal medya sayfalarını ziyaret ettiği görülmüştür. Televizyonun ve internetin en ulaşılabilir algın öğrenme araçları olduğu düşünüldüğünde uygun birer algın öğrenme ortamı oluşturacak şekilde kullanılmadığı sonucuna ulaşılabilir. Öğretmen adaylarının algın öğrenme ortamları ile ilgili görüşlerinde kitap okumaya ayrılan günlük süreye göre anlamlı bir fark bulunmuştur. Günde bir saat kitap okuyan öğretmen adayları ile hiç kitap okumayan öğretmen adayları arasında; günde 2-3 saat kitap okuyan öğretmen adayları ile hiç kitap okumayan öğretmen adayları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğretmen adaylarının algın öğrenme ortamları ile ilgili görüşlerinde en çok okunan kitap/eser türüne göre anlamlı bir fark saptanmamış ve adaylarının en çok okuduğu kitap türü ise hikâye/roman ve sınavlara yönelik kitaplardır. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara ve sonuca yönelik olarak yaşam boyu öğrenmenin yaşam boyu sürmesinin en önemli sağlayıcısı olan algın öğrenme ve algın öğrenme ortamları çerçevesinde çalışmaların niceliği ve niteliği arttırılmalıdır. Bu çalışmalar sadece iş yerinde algın öğrenmeye odaklı olmayıp farklı ortamlarda ve farklı yöntemlerle yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Yaşam boyu öğrenme, algın öğrenme, algın öğrenme ortamları, öğretmen adayı

Aday öğretmenlerKendi kendine öğrenmeYaşam boyu öğrenme+7
Ayşe Adıyaman
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaşam boyu öğrenmenin sağlanmasında halk eğitim merkezlerinin önemine dair kursiyer görüşlerinin değerlendirilmesi (Bartın Halk Eğitimi Merkezi örneği)

Bu araştırmanın temel amacı, yaşam boyu öğrenmenin sağlanmasında Halk Eğitim Merkezlerinin Önemine Dair Kursiyer Görüşlerini belirleyerek değerlendirmektir. Araştırmada mevcut durumun ortaya konulmasını sağlayan tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 Eğitim Öğretim yılının II. Döneminde Bartın Halk Eğitim Merkezinde açılan kurs programlarına katılan kursiyerler, örneklemini ise bu kursiyerler arasından basit tesadüfi yöntemle seçilen 287 kursiyer oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Yaşam Boyu Öğrenmede Halk Eğitim Merkezlerinin Önemine Dair Kursiyer Görüşlerini Belirleme" anketi kullanılmıştır. Verilerin analizinde öncelikle tüm bağımsız değişkenler için, tanımlayıcı istatistikler olan frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Yaşam boyu öğrenmenin sağlanmasında Halk Eğitim Merkezlerinin önemine dair kursiyer görüşlerinin cinsiyete ve daha önceki kurs programlarına katılım durumuna göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla Mann Whitney U testi uygulanmıştır. Kursiyer görüşlerinin, kursiyerlerin yaşına göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için ANOVA, Kursiyer görüşlerinin kursiyerlerin öğrenim durumuna, mesleklerine, gelir durumuna ve katılmış oldukları kurs programlarına göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için ise Kruskal Wallis H testi uygulanmıştır. Kruskal Wallis H testinin anlamlı çıktığı durumlarda ise farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek amacıyla Mann Whitney U testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda Halk Eğitim Merkezleri tarafından açılan kurslara kadınların daha fazla katılım gösterdikleri, yaşam boyu öğrenmenin sağlanmasında Halk Eğitim Merkezlerinin önemine dair kursiyer görüşleri kursiyerlerin cinsiyetine, yaşına, öğrenim durumuna, mesleklerine, gelir durumuna ve daha önceki kurs programlarına katılım durumuna göre anlamlı farklılık göstermediği görülmüştür. Yaşam boyu öğrenmenin sağlanmasında Halk Eğitim Merkezlerinin önemine dair kursiyer görüşlerinin, kursiyerlerin katılım gösterdiği kurs programına göre ise anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler Yaşam Boyu Öğrenme, Halk Eğitim Merkezi, Kurs, Kursiyer

BartınHalk eğitim merkezleriKurslar+3
Nuran Adabaş
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mobil tabanlı bir öğrenme ortamının tasarlanması, uygulanması ve etkililiğinin incelenmesi

Günümüzde kişisel mobil cihazların kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte öğrenenler istenilen yer ve zamanda öğrenme içeriklerine erişebilmektedir. Alanyazın incelendiğinde, sınıf içi eğitim ortamlarının yanı sıra sınıf dışında da mobil tabanlı öğrenme ortamlarının öğretim faaliyetlerinde kullanımı ve sonuçlarını gösteren araştırmalara ihtiyaç duyulduğu görülmektedir. Bu amaçla mobil araç ve ortamlar, sınıf içi öğretim uygulamalarının sınıf dışında da sürdürülebilmesi noktasında oldukça önemli görülmektedir. Mobil öğrenme ortamlarının eğitimde kullanılması ve mobil tabanlı derslerin yaygınlaşması öğrenme süreç ve sonuçları açısından birçok fayda sağlamakla birlikte birlikte bir takım sorunların da ortaya çıkmasına yol açmıştır. Öğrencilerin yüzyüze eğitim süreçlerine oranla mobil tabanlı ders süreçlerinde zaman içerisinde güdülenmelerinde azalmalar yaşandığı, buna bağlı olarak da derslere katılımlarla ilgili sorunlar yaşadıkları görülmektedir. Mobil tabanlı öğrenme ortamlarından beklenilen başarının sağlanması için, öğrenme sürecinde öğrenenlerin güdülenmelerinin azalmamasının ve özdüzenleyici öğrenme becerilerinin gelişmiş olmasının, öğrenme ortamlarında öğrencileri daha fazla tutmaya ve başarılı olmaya teşvik edecek önlemler alınması önemlidir. Çünkü mobil tabanlı öğrenme ortamlarında öğrenenler kendi öğrenme sürecini yöneterek kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimi yaşamaktadır. Öğrenenlerin kendi öğrenme süreçlerini yöneterek başarılı olabilmeleri ise özdüzenleyici öğrenme becerilerinin gelişmiş olmasına bağlı olabilmektedir. Mobil tabanlı öğrenme ortamlarında öğrenenlerin öğrenme davranışlarına ilişkin birçok veri elde edilebilmekte ve değerlendirme sürecine katılabilmektedir. Bu anlamda öğrenme analitikleri, mobil tabanlı öğrenme ortamlarından elde edilecek çeşitli verilerin değerlendirilmesini sağlayarak, öğrenme ortam ve süreçlerinin öğrenen ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanmasına/yeniden yapılandırılmasına, öğrenenlere yönelik müdahalelerde bulunulmasına imkân sağlamaktadır. Öğrenme analitikleri kullanılarak, öğrenenlere öğrenme ortamında kendi davranışlarını görebilmelerine olanak sağlayabilmek mümkündür. Öğrenenlere öğrenme ortamındaki öğrenme davranışlarını öğrenme analitiklerini kullanarak yansıtmanın, onların derse yönelik güdülenmelerini ve özdüzenleme becerilerini geliştireceği, buna bağlı olarak da akademik başarıyı artıracağı düşünülmektedir. Bu amaçla mobil tabanlı öğrenme ortamında öğrenme analitikleri kullanımının öğrencilerin akademik başarı, özdüzenleyici öğrenme becerileri ve güdülenmelerine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Bartın Üniversitesi'nde öğrenim görmekte olan ve Temel Bilgi Teknolojileri I dersini alan 49 üniversite öğrencisi üzerinde gerçekleştirilmiştir. Yapılan rastgele atama sonucunda 25 öğrenci araştırmanın deney grubunu, 24 öğrenci ise kontrol grubunu oluşturmuştur. Deney ve kontrol grubundaki öğrenciler mobil tabanlı bir öğrenme ortamı üzerinden bir akademik dönem boyunca eğitim almışlardır. Eğitim içerik ve materyalleri Moodle mobile öğrenme yönetim sistemine aktarılmış ve öğrencilerin kullanımına sunulmuştur. Deney grubu öğrencilerine mobil tabanlı öğrenme ortamı üzerindeki kendi öğrenme davranışları ile ilgili haftalık öğrenme analitikleri geri bildirim olarak gönderilmiş olup, kontrol grubu öğrencilerine öğrenme analitikleri gönderilmemiştir. Araştırma sürecinin sonunda deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin akademik başarısı, özdüzenleyici öğrenme becerileri ve derse yönelik güdülenmeleri karşılaştırılmıştır. Araştırma nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma desen olarak planlanmıştır. Nicel veriler; "Kişisel Bilgiler Formu","Temel Bilgi Teknolojileri Başarı Testi", "Özdüzenleyici Öğrenme Ölçeği", "Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Ölçeği" aracılığı ile toplanmıştır. Nitel veriler ise yarı-yapılandırılmış öğrenci görüşlerini belirleme formu aracılığı ile toplanmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizinde, ölçeklerin öntest puanları kontrol edilerek sontest puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olup olmadığına bakılmıştır. Bunun için Kovaryans (ANCOVA) analizi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, mobil öğrenme ortamında bulunan öğrencilere öğrenme analitiği geri bildirim desteği verilmesinin, deney grubu öğrencileri lehine, akademik başarı ve özdüzenleyici öğrenme becerileri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık meydana getirdiği görülmüştür. Ancak derse yönelik güdülenme açısından deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Yarı-yapılandırılmış öğrenci görüşlerini belirleme formlarından elde edilen bulgulara göre öğrenciler genel olarak öğrenme analitiklerini kendilerini düzenleme konusunda faydalı bulduklarını ve başarılarını artırdığı belirtilmektedir. Az sayıda öğrenci ise öğrenme analitiği sonuçlarının kendileri ile paylaşılmasının kendilerinde kaygıya neden olduğunu belirtmiştir.

EtkililikMobil tabanlı eğitimMobil öğrenme+5
Çiğdem Çavuş Ezin
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının dijital vatandaşlık algılarının yaşam boyu öğrenme tutumları ve e-öğrenmeye hazır bulunuşluğu açısından değerlendirilmesi

İnternet teknolojilerinin tüm dünyada hâkim olması sonucu hizmetler, bilgiler ve imkânlar da buna bağlı olarak çeşitlenmiştir. Eski kuşaklar ile günümüz çağdaş nesilleri arasında bilgi toplamak ve bilgiye erişmek gibi konularda farklılıklar yaşanmaktadır. Özellikle çalışma hayatı bakımından ele alındığında önemli farklılıklar dikkati çekmektedir. Bu çalışmada öğretmen adaylarının dijital vatandaşlık algılarının yaşam boyu öğrenme tutumları ve e-öğrenmeye hazırbulunuşlukları açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın veri toplama aşamasında yaşam boyu öğrenme tutum ölçeği, dijital vatandaşlık ölçeği ve üniversite öğrencilerinin e-öğrenmeye hazırbulunuşluk ölçeği olmak üzere 3 farklı ölçekten faydalanılmış olup, öğretmen adaylarına ait demografik bilgiler araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu ile elde edilmiştir. Ölçekler öğretmen adaylarına çevrimiçi olarak uygulanmıştır. Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrencilerinden Bilgisayar I dersini alan, çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 346 birinci sınıf öğrencisi çalışmanın katılımcılarını oluşturmaktadır. Betimsel tarama modelinin kullanıldığı bu çalışmada elde edilen verilerin normal dağılım göstermesi sonucu analizlerde parametrik testler olan t-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının yarıdan fazlasının kadınlardan oluştuğu görülmektedir. Yaşam boyu öğrenme ölçek toplam puanlarının cinsiyete göre dağılımına bakıldığında kadın öğretmen adayları ile erkek öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme tutumları arasında anlamlı farklılık vardır. Kadın öğretmen adaylarının tutumu erkek öğretmen adaylarından daha yüksek olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Öğretmen adaylarının düzenli internet erişimine sahip olma durumlarına bakıldığında katılımcıların büyük çoğunluğunun evet cevabı verdikleri gözlenmiştir. Öğretmen adaylarının internet erişiminde tercih ettikleri aygıt ile ilgili analiz sonuçlarına bakıldığında da büyük çoğunluğunun mobil aygıt tercih ettiği belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının kişisel bilgisayar sahibi olma durumlarına bakıldığında yaşam boyu öğrenme tutumları ve dijital vatandaşlık algılarında anlamlı farklılık gözlenmemiştir. Yani kişisel bilgisayar sahibi olan veya olmayan öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme tutumları ve dijital vatandaşlık algıları arasında hiçbir fark olmadığı belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının e-öğrenmeye hazırbulunuşluk ölçeğinden aldıkları toplam puanlarında kişisel bilgisayara sahip olma durumlarına göre anlamlı fark gözlenmiştir. Bu bulguya göre kişisel bilgisayarı olan öğretmen adayları ile kişisel bilgisayara sahip olmayan öğretmen adaylarının e-öğrenmeye hazırbulunuşluk düzeyleri arasında anlamlı farklılık vardır. Kişisel bilgisayarı olan öğretmen adaylarının e-öğrenmeye hazırbulunuşluk düzeylerinin daha yüksek olduğu söylenebilir. Öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme tutumlarını çeşitli değişkenler açısından inceleyen çalışma sonuçlarına göre de öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme tutumlarının yüksek düzeyde yani gelişmiş olduğu olduğu sonucuna varılmaktadır. Çalışma sonuçlarına göre öğretmen adaylarının e-öğrenmeye hazırbulunuşluk düzeylerinin ise yüksek, bir diğer ifadeyle gelişmiş olduğu söylenebilir. Öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme tutumları ile e-öğrenmeye hazırbulunuşlukları arasında orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu söylenebilir. Öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme tutumları ile dijital vatandaşlık algıları arasında orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu söylenebilir. Öğretmen adaylarının dijital vatandaşlık algıları ile e-öğrenmeye hazırbulunuşlukları arasında ise yüksek düzeyde pozitif bir ilişki olduğu görülmektedir. Öğretmen adaylarının dijital vatandaşlık algılarının yaşam boyu öğrenme tutumları ve e-öğrenmeye hazırbulunuşlukları üzerindeki etkisi aynı anda ölçülmeye çalışılmıştır. Bu sayede alanyazına katkılar sağlayacağı, ilerde bu konuda çalışma yapacak olan araştırmacılara fikir vermesi ve öneriler sunması yönüyle de önemlidir.

Aday öğretmenlerElektronik öğrenmeEğitim teknolojisi+6
Songül Kabataş
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ebeveyn arabuluculuğunun bazı değişkenlere göre incelenmesi

Teknolojinin, çocukların yaşamlarındaki önemi her geçen gün artmaktadır. Çocukların teknoloji kullanımının akademik ve sosyal gelişim açısından olumlu katkıları olsa da alanyazında çoğunlukla yoğun teknoloji kullanımının olumsuz sonuçlara neden olduğuna odaklanılmıştır. Bu bağlamda ebeveynlerin görevleri ve sorumlulukları da çağın gereksinimlerine göre değişebilmektedir. Bu durumdan hareketle ebeveynlerin sorumluluk alanına çevrimiçi ortamda çocuklarını güvende tutmak da dâhil olmuştur. Dolayısıyla teknoloji kullanım yoğunluğu çevrim-içi risklerle birlikte, çocuk-ebeveyn ilişkilerini, birbirleriyle kurdukları iletişim stillerini, ebeveynlerin medya kullanımı konusunda çocuklarını nasıl yönlendirdiğini, ebeveynlerin ve çocukların medya tüketim alışkanlıklarını etkilemektedir. Bu yeni durum alanyazında "dijital ebeveynlik" olarak adlandırılan yeni bir kavramın ortaya çıkmasını sağlamıştır. Ancak bu konuda alanyazında yeterince çalışma yoktur. Ayrıca bu konuyla ilgili çalışmaların yaşam boyu öğrenme bağlamında ebeveynlerin dijital ebeveynlik farkındalık düzeylerinin tespitine yönelik önemli katkılar yapacağı düşünülmektedir. Tüm bu durumlardan hareketle, araştırmanın amacı Nikken ve Jansz (2014) tarafından geliştirilen "Çocukların İnternet Kullanımında Ebeveyn Arabuluculuğu Ölçeği"nin Türkçe'ye uyarlanarak ebeveyn arabuluculuğunun bazı değişkenlere göre incelenmesidir. Çocukların internet kullanımında ebeveyn arabuluculuğunun belirlenmesi amacıyla yürütülen bu araştırma, ebeveynlerin ilgili konudaki mevcut durumu demografik değişkenlere göre incelendiği için tarama türündedir. Bu araştırma, farklı sosyo-demografik özelliklere sahip ortaokul 5. ve 6. Sınıfta çocuğu öğrenim gören ebeveynler, amaçlı ve uygun örneklem yöntemi ile seçilerek gerçekleştirilmiştir. Araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada ölçek uyarlama süreci için veri toplanmış ve ölçeğin geçerlik ve güvenirliği hesaplanmıştır. Birinci aşamada çalışmaya 170 ebeveyn katılmıştır. İkinci aşamada uyarlanmış ölçek ile tarama çalışması yapılmıştır. İkinci aşamada 341 ebeveyn katılmıştır. Çalışmada kişisel bilgi formu ve iki farklı ölçek kullanılmıştır. Çalışmada toplanan verilerin analizinde ölçeğin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları için çeşitli analizler, t testi ve ANOVA kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ebeveynlerin çocuklarının İnternet kullanımındaki arabuluculuk düzeylerini belirlemek için kapsam olarak yeterli, geçerli ve güvenilir bir ölçek Türkçe alanyazına kazandırılmıştır. Bu çalışma kapsamında ölçek uyarlama çalışması sonucunda elde edilen ölçek kullanılarak yapılan tarama çalışmasında ebeveynlerin çocuklarının İnternet kullanımındaki arabuluculuk düzeylerinin yaş düzeylerine, eğitim düzeylerine ve İnternet kullanım deneyimlerine göre farklılaştığı bulunmuştur. Ebeveynlere dijital ebeveynlik farkındalığı kazandırılması için düzenlenen eğitimlerde politika yapıcıların yaş düzeyi, eğitim düzeyi ve İnternet kullanım deneyimlerine göre farklılaşan bir yapıda planlama yapmaları önerilmektedir. Ayrıca çalışmada ebeveynlerin arabuluculuk puanları ile dijital veri güvenliği farkındalığı arasında pozitif ve anlamlı ilişki bulunmuştur.

ArabuluculukEbeveyn davranışıEbeveynler+4
Aykut Durak
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaşam boyu öğrenme çerçevesinde ilkokulda ailelerin eğitim sürecine katılımının öğrenci başarısına katkısına yönelik bir inceleme

Bu araştırmanın amacı, yaşam boyu öğrenme çerçevesinde ilkokulda ailelerin eğitim sürecine katılımının öğrenci başarısına katkısına yönelik bir inceleme gerçekleştirmektir. Araştırma 2015-2016 eğitim öğretim yılında Bartın ilinde 5 farklı okulda öğrenim gören öğrenci velileri ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, velilere uygulanan anket ve görüşme formu aracılığı ile toplanmıştır. Araştırmada hem nitel hem de nicel yöntemlerin kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde ANOVA ve Mann Whitney U testleri uygulanmıştır. Nitel verilerin analizinde görüşmeler sonucunda elde edilen veriler, betimsel analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda, ailelerin eğitim sürecine katılımının cinsiyet, eğitim durumu ve meslek değişkenine göre anlamlı farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Ailelerin eğitim sürecine; veli toplantılarına ve okuldaki etkinliklere katılarak, çocuğun çalışmalarını kontrol ederek ve okulda yaptığı etkinlikler hakkında konuşarak katkı sağladığı belirlenmiştir. Ailelerin eğitim sürecine katılımını engelleyen etmenleri; çocuğun ödevlerine yardımcı olmakta zorlanma, ders içeriklerinin zor olması, okulun eve uzak olması, iletişim probleminin yaşanması, insanlarla iletişim kurmakta zorlanma ve kendilerini ifade edememe şeklinde açıkladıkları ortaya çıkmıştır. Ailelerin eğitim sürecine katılımının öğrenci başarısına etkisi hakkında, aile desteğinin önemli olduğu, anne-baba ve çocukların ortak paylaşımda bulunması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ailelerin ekonomik durumunun öğrenci başarısı üzerine etkili olduğu ve ekonomik durumu iyi olan ailelerin çocuklarının daha başarılı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Aile, yaşam boyu öğrenme, aile katılımı, öğrenci başarısı

Aile eğitimiAile katılımıAna-baba eğitimi+4
Fatih Sugeçti
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yetişkin becerilerinin beceri uyuşmazlığı bağlamında incelenmesi

Bu araştırmada, üniversite mezunu ve işgücü piyasasında istihdam edilen yetişkinlerin beceri uyuşmazlıklarının değerlendirilmesi üzerine çalışılmıştır. Beceri uyuşmazlığı; beceri eskimesi ve beceri açığı boyutunda ele alınmıştır. Aynı zamanda 21. yüzyıl becerileri de araştırma konusu içine alınmıştır ve bu bağlamda yetişkinlerin mevcut işlerinde 21.yüzyıl becerilerine ne düzeyde ihtiyaç duydukları belirlenmiştir. Beceri eskimesi ve beceri açığı düzeylerinin 21. yüzyıl becerilerine duyulan ihtiyaca göre farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Bu amaçla, üniversite mezunu ve işgücü piyasasında çalışan yetişkinlerin beceri uyuşmazlığını belirlemek üzere araştırmacı tarafından Beceri Uyuşmazlığı Ölçeği geliştirilmiştir. Ölçek, beceri açığı ve beceri eskimesi boyutlarının her birinde beş madde olmak üzere toplam on maddeden 5'li likert tipinde geliştirilmiştir. Ölçek, Bartın ilinde üniversite mezunu 271 katılımcıya uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; katılımcıların beceri açığı düzeylerinin yüksek, beceri eskimesi düzeylerinin ise düşük olduğu görülmüştür. Çalışma yılı ve cinsiyetin beceri eskimesi ile beceri açığı puanları üzerinde farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Mezun olunan alan dışında bir işte çalışanların beceri eskimesi düzeylerinin daha yüksek ve mezun olunan alanla ilgili bir işte çalışanların beceri açığı düzeylerinin daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Katılımcıların mevcut işlerini gerçekleştirmek için en çok ihtiyaç duydukları beceri iletişim becerisi iken; en az ihtiyaç duydukları beceri ise yabancı dil becerisi olarak tespit edilmiştir. Beceri açığı puanlarının eleştirel düşünme, problem çözme, girişimcilik, iletişim, işbirliği, yaratıcı düşünme, liderlik, sosyal beceriler, üretkenlik, hesap verebilirlik ve esneklik ve uyum becerisine duyulan ihtiyaca göre anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Beceri eskimesi puanlarının yaratıcı düşünme, bilgi ve iletişim teknolojileri, üretkenlik, esneklik ve uyum becerisine duyulan ihtiyaca göre anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür.

BeceriBeceri eğitimiBeceri uyuşmazlığı+4
Yeşim Duymuş
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sivil toplum kuruluşlarında görev alan gençlerin yaşam boyu öğrenme yeterliklerine yönelik görüşleri

Sivil toplum kuruluşlarının birey, toplum ve karar alma süreçleri üzerine olan etkileri son yıllarda artan bir öneme sahip olmuştur. Yaşam boyu öğrenme ise anne karnından mezara kadar bireylerin ihtiyaç duydukları tüm bilgi, değer ve becerileri sunmalarını sağlayan bir süreçtir. Bu araştırmanın temel amacı sivil toplum kuruluşlarında bulunan gençlerin yaşam boyu öğrenme yeterliklerine yönelik görüşlerinin alınmasıdır. Sivil toplum kuruluşlarının yaşam boyu öğrenme yeterliklerine katkısının olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Çalışma grubunu Türkiye'de çeşitli sivil toplum kuruluşlarından gençler oluşturmaktadır. Veri toplama işlemi görüşme yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda gençlerin, sivil toplum kuruluşlarında yer almalarının yaşam boyu öğrenme yeteneklerine pozitif yönde etki ettiği belirlenmiştir.

GençlerSivil toplumSivil toplum örgütleri+4
Ahmet Abalı
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yetişkinlerin matematik okuryazarlığı öz yeterlik düzeyleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişki

Araştırmanın amacı; yetişkinlerin matematik okuryazarlığı öz yeterlik düzeylerini ve problem çözme beceri düzeylerini ortaya çıkarmak, birbirleri arasındaki ilişkiyi incelemek ve cinsiyet, eğitim düzeyi, yaş, gelir düzeyi gibi değişkenler açısından ele almaktır. Araştırmada mevcut durumun ortaya konulmasını sağlayan tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 yıllarında Bartın ve İstanbul illerinde yaşayan uygun örnekleme yöntemiyle seçilen 300 yetişkin oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Özgen ve Bindak (2008) tarafından geliştirilmiş olan Matematik Okuryazarlığı Öz Yeterlik Ölçeği (MOÖY) ve Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan, Heppner ve Peterson (1982)'un geliştirdiği Problem Çözme Envanteri (PÇE) ile elde edilmiştir. Araştırmada ulaşılan bulgulara göre; yetişkinlerin matematik okuryazarlığı öz yeterlik düzeylerinin, aylık gelir düzeyine, yaşa ve cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermediği, eğitim düzeyine göre anlamlı bir fark gösterdiği tespit edilmiştir. Üniversite mezunlarının ilkokul mezunlarına göre daha yüksek matematik okuryazarlığı öz yeterlik düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir. Yetişkinlerin problem çözme becerilerinin cinsiyete, yaşa, aylık gelir düzeyine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı fakat eğitim düzeyine göre anlamlı olarak farklılaştığı görülmüştür. Lise mezunlarının ilkokul mezunlarına göre daha yüksek problem çözme becerisine sahip olduğu bulunmuştur. Problem çözme sürecinde; kadınların erkeklere göre daha az kendine güvenli yaklaşım sergilediği, üniversite mezunlarının ilkokul mezunlarına göre daha az aceleci yaklaştığı tespit edilmiştir. Ayrıca üniversite mezunlarının ilkokul mezunlarına göre daha az kaçıngan yaklaştığı, lise mezunlarının ilkokul mezunlarına göre daha planlı yaklaştığı tespit edilmiştir. Problem çözme sürecinde 31-40 yaş aralığındaki yetişkinlerin 20-30 yaş aralığındaki yetişkinlere göre daha az kaçıngan yaklaşım gösterdiği belirlenmiştir. Geliri olmayan yetişkinlerin 2001-4000 TL aralığında aylık geliri olan yetişkinlere göre daha fazla değerlendirici yaklaşımı tercih ettiği görülmüştür. Yetişkinlerin matematik okuryazarlığı öz yeterlik düzeyi ile problem çözme becerileri arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki olduğu saptanmıştır. Matematik okuryazarlığı ve problem çözme becerisi yeterli düzeyde olan bireylerin yetişmesi için; yetişkin eğitiminin hayat boyu öğrenme çerçevesinde güncellenmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Hayat boyu öğrenme, matematik okuryazarlığı, problem çözme, yetişkin

MatematikMatematik eğitimiMatematik okuryazarlığı+4
Sultan Başak Demir
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hemşirelerin yaşam boyu öğrenme durumları ile problem çözme becerilerinin incelenmesi (Bartın ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, hemşirelerin yaşam boyu öğrenme durumları ile problem çözme beceri düzeylerinin belirlenmesi ve bu iki değişken arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Bartın ilindeki sağlık kuruluşlarında görev yapan tüm hemşireler oluşturmaktadır (n=549). Araştırmada evrenden örneklem çekme yöntemine gidilmemiş olup gönüllü olarak araştırmaya katılmayı kabul eden 309 kişi ile araştırma tamamlanmıştır. Veri toplamak için araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu (cinsiyet, yaş, medeni durum, çalışma yılı, eğitim durumu, çalışılan kurum ve pozisyon), Engin, Kör ve Erbay (2017) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Yaşam Boyu Öğrenme Ölçeği" ve Şahin, Şahin ve Heppner (1993) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Problem Çözme Envanteri" kullanılmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS 22.00 programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistikler, iki değişkenli verilerde parametrik testlerden t-testi, ikiden fazla değişkene sahip olan verilerde ANOVA testi kullanılmıştır. İki ölçek arasındaki ilişkiyi belirlemek için Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda hemşirelerin yaşam boyu öğrenme durumlarının iyi düzeyde olduğu, problem çözme becerilerinin orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Hemşirelerin yaşam boyu öğrenme durumlarının cinsiyete göre anlamlı farklılık gösterdiği, kadın hemşirelerin yaşam boyu öğrenme durumlarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Hemşirelerin medeni durum, yaş, eğitim durumu, çalışma yılı, çalışılan kurum ve pozisyon değişkenlerine göre yaşam boyu öğrenme durumları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışılan kurum ve pozisyona göre problem çözme becerileri arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Yaşa göre hemşirelerin problem çözme becerileri arasında anlamlı farklılık olduğu, yaş arttıkça problem çözme becerilerinin de arttığı tespit edilmiştir. Çalışma yılıyla kıyaslandığında hemşirelerin problem çözme becerileri arasında anlamlı farklılık tespit edilmiş olup çalışma yılı arttıkça problem çözme becerilerinin arttığı belirlenmiştir. Hemşirelerin yaşam boyu öğrenme durumları ile problem çözme becerileri arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yaşam boyu öğrenme, Problem, Problem çözme, Hemşirelik

BartınHemşirelerProblem çözme+4
Hatice Soykut Gündoğar
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ön lisans öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile yaşam boyu öğrenme anahtar yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ön lisans üniversite öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin yaşam boyu öğrenme anahtar yeterlik düzeyleri ve demografik değişkenlere (cinsiyet, öğrenim gördüğü meslek yüksekokulu türü, öğrenim gördüğü programın üniversite giriş puan türü) göre anlamlı farklılık oluşturup oluşturmadığını ve ilişkisini ortaya koymaktır. Araştırma ilişkisel tarama modeli ile yapılmıştır. Araştırmanın evreni Batı Karadeniz bölgesinde bir üniversitede öğrenim görmekte olan ön lisans öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri yaşam boyu öğrenme eğilimleri ölçeği ve yaşam boyu öğrenme anahtar yeterlikleri ölçeğinden elde edilmiştir. Verilerin analizinde problemlerin özelliklerine göre betimsel istatistikler (standart sapma (ss), aritmetik ortalama (¯X), yüzde (%), frekans (f) değerleri) , örneklem büyüklüğü 50 den büyük olduğu için Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri, non-parametrik testlerden Mann Whitney U-Testi yapılmıştır. Ölçeklerin puan çeşidine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemek için Kruskal Wallis H testi uygulanmıştır. Ölçeklerin kendi aralarında anlamlı fark olup olmadığını incelemek için de Spearman-Brown (Sıra Farkları) korelasyonuna bakılmıştır. Araştırma neticesinde üniversite ön lisans öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin yüksek olduğu, yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin cinsiyet değişkeni ve öğrencilerin öğrenim gördükleri meslek yüksekokulu değişkeni açısından anlamlı farlılık oluşturduğu saptanmıştır. Yaşam boyu öğrenme eğilimi ve öğrencilerin öğrenim gördükleri programların üniversite giriş puan türüne göre yaşam boyu öğrenme eğilimleri ölçeği öğrenmeyi düzenlemede yoksunluk alt boyutunda puan çeşitlerinden eşit ağırlık ve sözel arasında ve sözel lehine anlamlı fark bulunmuştur. Ön lisans öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme anahtar yeterliklerinin yeterli düzeyde olduğu, cinsiyet değişkeni ve öğrencilerin öğrenim gördükleri meslek yüksekokulu değişkeni açısından bazı alt boyutlar hariç anlamlı farlılık oluşturmadığı saptanmıştır. Programların üniversite giriş sınav puan türünün, öğrencilerin yaşam boyu öğrenme anahtar yeterlikleri üzerinde etkisinin olmadığı gözlenmiştir. Anahtar kelimeler: Yaşam boyu öğrenme anahtar yeterlikleri, yaşam boyu öğrenme eğilimleri, Yetişkin eğitimi

Araştırma eğilimiSosyal eğilimYaşam boyu öğrenme+7
Utku Yüzlü
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üniversite öğrencilerinin üniversitelerin sürekli eğitim merkezlerince verilen eğitimlere ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırma ile ön lisans ve lisans eğitim öğrencilerinin üniversitelerde faaliyet gösteren sürekli eğitim merkezlerinden beklentileri, katılım düzeyleri ve sürekli eğitim merkezlerinin sunduğu eğitim imkânlarına üniversite öğrencilerinin erişimini etkileyen faktörlerin neler olduğunu ortaya koymak amaçlanmaktadır. Araştırmada tarama modellerinden betimsel tarama modelinden genel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 eğitim- öğretim yılında Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bir üniversite de öğrenimine devam eden 44.223 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklemi ise bu öğrenciler arasından basit tesadüfi yöntemle seçilen 393 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri konuyla ilgili yapılan çalışmalar incelenerek oluşturulan "Üniversitelerin Sürekli Eğitim Merkezlerince Verilen Eğitimlere İlişkin Öğrenci Görüşlerinin İncelenmesi Anketi" kullanılarak elde edilmiştir. Bağımsız değişkenler arasındaki farkı karşılaştırmak için anketten elde edilen veriler Mann Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testleri ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin sürekli eğitim merkezlerine ilişkin görüşleri ve eğitimlere erişimlerine engel olan faktörlerin cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin sürekli eğitim merkezlerine katılmalarına engel olan faktörlerin ise gelir değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ön lisans ve lisans eğitiminde öğrenim görülen fakülte değişkeni açısından ise sadece öğrenci görüşleri açısından anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.

Sürekli eğitim merkezleriÖğrenci görüşleriÜniversite öğrencileri+1
İslam Yokuş
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güvenli internet ve bilgisayar kullanımı kursuna katılan velilerin uygulanan eğitimle ilgili görüşlerinin incelenmesi

Bilgisayar ve İnternetin yanlış kullanımlarından kaynaklı bireyler birçok olumsuzlukla karşılaşabilmektedir. Bu olumsuzluklardan en çok çocuklar zarar görmektedir. Bu durum çocuklarını her zaman koruyan ve yanında olan anne babaların bilgisayar ve İnternetin güvenli kullanımını konusunda bilgi sahibi olmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çalışmada velilere güvenli İnternet ve bilgisayar kullanımı eğitimine katılan velilerin eğitimle ilgili görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın katılımcılarını Bartın ilinde bir devlet ortaokulunda 5. ve 6. sınıflarda öğrenim gören öğrencilerin 14 velisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ve demografik özelliklerin yer aldığı kişisel bilgiler formu ile elde edilmiştir. Araştırmada nitel yöntem kullanılmış olup verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında, velilerin güvenli bilgisayar ve güvenli İnternet kullanımına yönelik görüşleri incelenmiştir. Güvenli İnternet ve bilgisayar kullanımına ilişkin düzenlenen eğitime katılan velilerin eğitime katılmalarının genel amacının kendini geliştirmek olduğu görülmektedir. Velilerin eğitime katılımındaki amaçlar incelendiğinde; güvenli İnternet kullanımı konusunda bilgi edinebilmek ve eksikliklerini tamamlayabilmek, bilgisayar kullanmayı öğrenmek, çocuklarına yardımcı olabilmek ve teknolojiye uyum sağlayabilmek gibi sebepler ortaya çıkmaktadır. Veliler eğitim sonunda, bilgi güvenliğini sağlamada şifre güvenliği, mobil güvenlik, bilgi paylaşımında dikkat edilmesi gerekenler (kişisel bilgilerin paylaşımı gibi), zararlı yazılımlar, anti virüs kullanımı ile güvenli İnternet kullanımının faydaları hakkında bilgi edindiklerini ifade etmiştir.

Bilgisayar kurslarıGüvenli davranışGüvenlik kuralları+6
Fatma Aycan Binay Eyuboğlu
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesleki eğitim merkezlerinde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinin yönetici,öğretmen, işveren ve öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi

Mesleki eğitim, son zamanlarda etkinliği artmış olan eğitim dallarının başında gelmektedir. Yaşanan sanayi ve teknolojik değişimler iş gücü piyasasında ihtiyaç duyulan çalışan profilini de değiştirmektedir. Artık ihtiyaç duyulan çalışan özellikleri var olması gereken ilgi ve yeteneğin yanında, kendini sürekli güncelleme, bilgilerini arttırarak belgelendirme, teknolojiyi takip ederek işine yansıtabilmeyi gerektirmektedir. Tüm bu özelliklerin bir arada sağlanması için; meslek dalının bireyin ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda seçilerek, mesleki anlamda teorik ve pratik eğitimin tamamlanması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı mesleki eğitim merkezinde okuyan çırak öğrenci, mesleki eğitim merkezine öğrenci gönderen işveren-usta öğretici ve mesleki eğitim merkezinde görev yapan yönetici-öğretmenlerin görüşlerine göre mesleki eğitim merkezlerinde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerini belirlemek ve değerlendirmektir. Nitel araştırma tekniklerine uygun olrak yapılmış araştırmanın çalışma grubunu Zonguldak Mesleki Eğitim Merkezinde eğitim gören 50 öğrenci, mesleki eğitim merkezine öğrenci gönderen farklı branşlardan 25 işveren-usta öğretici ve mesleki eğitim merkezinde görev yapan beş yönetici, 15 öğretmen toplam 95 kişi oluşturmaktadır. Araştırmanın sonucunda; mesleki eğitim merkezinde okuyan çırak öğrenciler; aile, işveren ve çalışma şartları gibi nedenlerden dolayı çalışma hayatına uyum sağlamakta güçlük çektikleri anlaşılmaktadır. İşverenler değişen çırak öğrenci profillerine uyum sağlamakta zorlandıkları, mesleki eğitim merkezlerinde öğrenci sorunlarının çözümüne ve gelişimlerine yönelik çalışmalar yaptıkları görülmüştür. Ancak mevcut atölyelerin durumu ve ekipman eksiklerinden dolayı yetersiz kaldıkları, Devletin mesleki eğitime vermiş olduğu önemin arttığı ve bu yönde çalışmalar yapıldığı anlaşılmıştır.

Eğitim sorunlarıMesleki eğitimMesleki eğitim merkezleri+1
İrem Toz
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Devlet okulları ve özel okullarda görev yapan öğretmenlerin yaşam boyu öğrenmeye yönelik eğilimlerinin ve görüşlerinin incelenmesi

Bu çalışma devlet okulları ve özel okullardaki öğretmenlerin yaşam boyu öğrenme yeterliliklerinin araştırılıp değerlendirilmesi amacı ile yapılmıştır. Bu doğrultuda Bartın ilinde bulunan devlet okulu ve özel okullarda görev yapan (anasınıfı, ilkokul, ortaokul, lise) farklı branş ve yaş gruplarından 210 öğretmen ile çalışılmıştır. Araştırma karma bir çalışmadır. Araştırmada 190 öğretmen ile nicel, 20 öğretmen ile nitel çalışılmıştır. Çalışma yapılacak olan 12 okuldan, bu okullarda görev yapan öğretmenler tesadüfi olarak seçilmiştir ve bu öğretmenlerden gönüllü olanlar ile birebir görüşme yapılmıştır. 190 öğretmene, Fikriye YAMAN' ın geliştirmiş olduğu "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimleri Ölçeği" uygulanmış,ölçekten elde edilmiş olan veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir.20 öğretmenden ise; nitel verilerin toplanması amacı ile çalışma öncesinde uzman görüşlerine başvurularak oluşturulmuş olan yarı yapılandırılmış görüşme soruları sorulmuştur. Görüşmelerden elde edilen verilerobjektif ve veri kaybı olmaması için görüşmeler sırasında ses kayıt cihazı ilekaydedilmiştir. Görüşmelerde öğretmenlerin de izinleri alınarak kaydedilen nitel veriler, görüşmeler tamamlandıktan sonra yazıya geçirilmiştir.Araştırma doğrultusunda elde edilen sonuçlar ise şu şekildedir; yaşam boyu öğrenme eğilimlerini öğretmenlerin cinsiyeti, öğrenim düzeyi, meslekikıdemi, alanı, çalıştığı kurum türü, öğretmenlik yaptığı eğitim kademesi etkilemezken, mezun olunan yükseköğrenim kurumu etkilemektedir vekartılımcıların yaşam boyu öğrenme eğilimleri düşüktür. Araştırmanın bir diğer sonucunagöre, hem özel okul hem devlet okulu öğretmenleri kendilerini mesleki olarak yenilemekte oldukları, devlet okulu öğretmenlerin çoğunluğu hizmet içi eğitimlere mecburen gitmekte oldukları, özel okul öğretmenlerinin kendilerini yenilemek ve meslekte yeterli olmasında temel gerekçelerinin iş kaygısı olduğu, özel okul ve devlet okulunda çalışmak arasında görüş farklılığıbulunduğu, hizmet yılı arttıkça mesleki yeterlilik algısının arttığı görülmektedir.

Yaşam boyu öğrenmeYeterlilikÖğrenme+3
Ömer Fırat Pala
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi ve "cinsiyet, yaş, branş, öğrenim düzeyi, kıdem yılı, televizyon izleme süreleri, televizyon izleme amaçları, internet kullanım süreleri, internet kullanım amaçları" gibi değişkenlerle olan ilişkisinin incelenmesidir. Mevcut bir durum ortaya konulmaya çalışıldığından betimsel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Batman ili merkez ilçesinde, ortaöğretim kurumlarında görev yapmakta olan, farklı branşlardaki 346 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Karataş (2008) tarafından geliştirilen üç alt boyutlu "Medya Okuryazarlık Düzey Belirleme Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistikler, dağılımların normalliğine bakmak için Kolmogorov Smirnov ve Shapiro Wilk testleri, bağımsız değişkenler arasındaki farklılık durumuna bakmak için de T testi, Anova testi veya Mann Whitney U testi, Kruskall-Wallis H testi kullanılmıştır. Araştırmaya katılan öğretmenlerin "Farkında Olma, Bilgi Sahibi Olma Yeterliği", "Analiz edebilme, tepki oluşturabilme" ve "Yargılayabilme, örtük mesajları görebilme" alt boyutlarının üçünde de "Sıklıkla" düzeyinde yeterliğe sahip oldukları görülmüştür. Araştırmaya katılan öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin de "Sıklıkla" seviyesinde olduğu görülmüştür. Ayrıca öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin cinsiyet, yaş, branş, öğrenim düzeyi, kıdem yılı, televizyon izleme süreleri, televizyon izleme amaçları, internet kullanım amaçlarına göre anlamlı bir farklılık göstermediği fakat internet kullanım sürelerine göre anlamlı bir farlılık gösterdiği sonucuna varılmıştır.

Medya okuryazarlığıOrtaöğretim kurumlarıYaşam boyu öğrenme+1
Emre Erkan Çakmak
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilim merkezlerinin yaşam boyu öğrenme becerilerine katkısının incelenmesi

Bilim Merkezlerinin Yaşam Boyu Öğrenme Becerilerine Katkısının İncelenmesi Bir durum çalışması olan bu araştırmada bilim merkezlerinin yaşam boyu öğrenme becerilerine yönelik katkılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde öncelikli olarak 3 Şubat 2019 tarihinde Bursa Bilim Merkezi, 5 Şubat 2019 tarihinde Kocaeli Bilim Merkezi, 6 Şubat 2019 tarihinde Ankara Feza Gürsey Bilim Merkezi ve 9 Şubat 2019 tarihlerinde Konya Bilim Merkezine gidilerek ön inceleme yapılmıştır. 5 Mart 2019 tarihinde Kocaeli Bilim Merkezi, 6 Mart 2019 Bursa Bilim Merkezi ve 12 Mart 2019 tarihinde Konya Bilim Merkezine gidilerek Dünya ve Evren öğrenme alanı ile yapılacak çalışmanın sınırlandırılmasına karar verilmiştir. 25-28 Mayıs 2019 tarihleri arasında Kocaeli Bilim Merkezi Dinamik Dünya Sergi Alanında yaklaşık 800 fotoğraf çekilerek Kocaeli Bilim Merkezi çalışanlarından detaylı bilgi alınmıştır. Kocaeli Bilim Merkezi Dinamik Dünya Sergi Galerisinde bulunan deney setleri, kiosklar, bilgilendirme levhaları içerikleri incelenerek araştırmacı tarafından sergi setlerine yönelik fen okuryazarlığı bağlamında 144 yaşam boyu öğrenme kazanımı yazılmıştır. Hem bu kazanımlar hem de 2018 fen bilimleri dersi öğretim programı kazanımlarının Kocaeli Bilim Merkezi Dinamik Dünya Sergi Alanı tarafından kazandırılma durumlarına ilişkin uzman görüşü alınmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analiz sürecinde içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonunda bilim merkezlerinde yer alan deney setlerinin ve içeriklerinin fen öğretimindeki kazanımları öğrencilere kazandırma konusunda yeterli olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bilim merkezlerinin fen okuryazarlığı bağlamında yaşam boyu öğrenmeye katkı sağladığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilim Merkezi, Fen Bilgisi Eğitimi, Fen Okuryazarlığı, Yaşam Boyu Öğrenme,

Bilim merkeziFen bilgisiFen bilgisi eğitimi+4
Berna Yalkın Şentuna
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Halk eğitim merkezi kurslarının başarılı yaşlanmaya etkisinin incelenmesi

Yaşlılık, yaşam boyu olgunlaşmayı ve tecrübe edinmeyi ifade etmektedir. Yaşlılık doğal akışın getirdiği bir süreç olarak yaşamın kaçınılmaz bir sonudur. İnsanlar doğar büyür, yaş alır ve hayatlarını tamamlar. Yaşlılık süreci hayatın son aşamasına tekabül etmektedir. Bu yüzden yaşlılık dönemi genel olarak pasiflik dönemi olarak algılanmaktadır. Fakat mutlu, aktif ve sağlıklı bir yaşam sürdüren bireyler yaşlılık döneminde de aktif ve mutlu bir süreç yaşamaktadırlar. Mutlu bir hayatın sırrı için anahtar kavramlardan biri başarılı yaşlanmadır. Önemli olan nokta yıllara yaşam katmak değil, yaşama yıllar katmaktır. Başarılı yaşlanma; fiziksel sosyal ve ruhsal açıdan sağlıklı ve bağımsız olma hali olarak özetlenebilir. Birey yaş alırken sağlığı bozulmuş dahi olsa yaratıcı ve aktif süreçlerini devam ettirebiliyorsa ve sosyal hayatlarını canlı tutabiliyorlarsa hayatlarının her anlarında mutlu ve başarılı bir süreç içerinde olabilirler. Öğrenme süreci, okul öncesinden başlayarak, gençlik yıllarında devam edip, emeklilik sonrasını da kapsayan uzun bir maceradır. Öğrenmenin sonu olmadığı gibi bireyi de sürekli olarak diri tutmaktadır. Yetişkin Eğitimi ise bireylere bilgi ve beceri kazandırmak amacıyla örgün eğitim içinde ya da dışında yapılan, her yaştan bireye hitap eden eğitim ve öğretim faaliyetleridir. Türkiye'de yetişkin eğitimine katılımın en sık ve en yaygın şekilde görüldüğü yerler Halk Eğitimi Merkezleridir. Halk eğitimi merkezlerinde verilen kurslar katılımcıların, öğrenme süreçlerinin devamlılığını ve hayata aktif katılımlarının sağlanmasını amaçlamaktadır. Bu durumda başarılı yaşlanmaya olumlu yönde etki etmektedir. Araştırmanın temel amacı, halk eğitimi merkezlerinde verilmekte olan kurslarının başarılı yaşlanmaya etkisinin olup olmadığını ortaya koymaktır. Araştırma karma araştırma yöntemiyle yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu halk eğitimi merkezinde verilen kurslara katılan 50 yaş ve üstü 85 kursiyer ile düzenlenen kurslara katılmayan rastgele örnekleme yöntemiyle seçilmiş 50 yaş ve üstü 85 kişi oluşturmuştur. Veri toplama işlemi kursiyer ve kursiyer olmayan kişiler ile yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen nitel veriler içerik analizine tabi tutularak incelenmiştir. Nicel veriler ise SPSS programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucu ulaşılan veriler incelendiğinde kurslara katılan katılımcılar daha aktif, mutlu ve başarılı bir yaşlılık süreci geçirdikleri, kurslara katılmayan katılımcılar ise başarılı yaşlanma kavramına yabancı oldukları görülmüştür. Düzenlenen kurslara katılan katılımcıların kendilerini psikolojik olarak daha iyi hissettikleri ve sosyal hayatlarına bu kurslar sayesinde devam ettikleri gözlenmiştir. Araştırma sonucunda yaşam boyu öğrenmeyi destekleyen kursların başarılı yaşlanmaya olumlu yönde etkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yaşlılık, başarılı yaşlanma, yetişkin eğitimi, yaşam boyu öğrenme, halk eğitimi, halk eğitimi merkezleri

Başarılı yaşlanmaHalk eğitim merkezleriHalk eğitimi+3
Aslıhan Yetiş Abalı
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Lise öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile hayatın anlam ve amacını sorgulama davranışları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Araştırmanın genel amacı lise öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ve hayatın anlam ve amacını sorgulama davranışları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Bununla birlikte çeşitli değişkenlerin (cinsiyet, okul türü, sınıf, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, serbest zaman etkinliği) lise öğrencilerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri ve hayatın anlam ve amacını sorgulama davranışları üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturup oluşturmadığı belirlenmiştir. Bu araştırma nicel araştırma türlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Muğla ili Bodrum ilçesi 2019-2020 eğitim–öğretim döneminde dört farklı okul türünde öğrenim gören 9, 10, 11 ve 12. sınıf düzeyindeki lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise amaçsal örnekleme yöntemiyle belirlenen ve araştırmaya gönüllü olarak katılan 850 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri yaşam boyu öğrenme eğilimleri ölçeği ve hayatın anlam ve amacı ölçeğinden elde edilmiştir. Öğrencilerin YBÖ eğilimleri ile HAA eğilimlerinin cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi, anne öğrenim durumu, baba öğrenim durumu ve serbest zaman etkinliğine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini tespit etmek amacıyla iki değişkenli verilerde bağımsız gruplar için t-testi, ikiden fazla değişkene sahip olan verilerde tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Tek yönlü varyans analizi sonrası ikili gruplar arasındaki anlamlı farkları belirlemek amacıyla post-hoc testlerinden Tukey testi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin incelenmesinde korelasyon tekniğinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğrencilerin YBÖ eğilimleri ile hayatın anlam ve amacını sorgulama davranışı arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Cinsiyet, YBÖ eğilimleri üzerinde etkili bir değişkenken; HAA üzerinde etkili bir değişken olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma sonucunda, öğrencilerin devam ettikleri okula göre HAA ve YBÖ eğilimlerinde anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır. Sınıf düzeyi ve annenin eğitim durumu değişkenleri açısından incelendiğinde HAA ve YBÖ eğilimlerinde anlamlı bir farklılık olmadığı ulaşılan sonuçlar arasındadır. Boş zaman etkinliklerinin değerlendirildiği analize göre ise YBÖ eğilimlerinde özellikle kitap okumak seçeneğini işaretleyen öğrencilerle diğerleri arasında anlamlı bir farka rastlanırken HAA sorgulama davranışlarında bu farka rastlanmamıştır.

Lise öğrencileriYaşam amaçlarıYaşam boyu öğrenme+1
Azize Asiloğulları
Bartın University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00