Baskent University
Discipline

Müzik Bilimleri Anabilim Dalı

Baskent University

116

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Mekan müzik ilişkisi bağlamında İzmir'de sokak müziği

Bu çalışmada, İzmir özelinde son yıllarda sıkça karşılaşılmaya başlanan sokak müziği pratiklerinin sebepleri mekân-müzik ilişkisi bağlamında incelenir. Bu tezin amacı giderek popülerleşen sokak müziği pratiklerinin analiz edilmesi ve konu hakkında geniş bir perspektif sunulmasıdır. Çalışma için kullanılan veriler; literatür taraması, gözlem ve görüşmeler yoluyla toplanmış ve toplanan bu veriler yorumlanmıştır. Çalışmanın Birinci Bölümünde, sokak müziğinin tarihi, tüm dünyadaki önemli ve günümüze etki eden sokak müziği pratiklerine göre coğrafi açıdan gruplanarak incelenmiş, sokak müziğinin günümüz ekonomik ve sosyal yaşamına olan etkileri neden sonuç ilişkisi içerisinde açıklanmıştır. Çalışma bu incelemeyi yaparken devlet ile toplum arasındaki çatışmayı da gözler önüne sererek aynı zamanda sokak müziği üzerinden toplumların sosyal değişimlerini ve çatışmalara nasıl tepkiler gösterdiğini incelemiştir. İkinci Bölümde, mekân, sokak, mülkiyet, müzik, kamu, devlet ve hukuk gibi kavramlar açıklanmış ve bu kavramlar dâhilinde dünyanın tüm bölgelerinden örneklerle sokak müzisyenlerinin sosyal ve ekonomik açıdan toplumdaki konumları anlatılmıştır. Ayrıca sokak müzisyenlerinin ve sokak müziğinin devlet ve özel sektörle olan ilişkileri ile birlikte yukarıda bahsi geçen kavramlar ile bağları anlatılmıştır. Üçüncü Bölüm, sokak müziğinin Türkiye?deki başlangıcını ve oradan İzmir?e gelişini anlatarak, İzmir özelinde sokak müziği pratiklerinin ve sokak müzisyenlerinin değişen müzik üretim ve tüketim mekanizmasında nasıl konumlandığını incelemiş ve sokak müziği ile ilgili hem müzisyenlerin, hem dinleyicilerin, hem de devletin değişen ve gelişen rolünü anlatmıştır.

Alkan Günlü
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Senkretizm bağlamında Karadeniz Rock olgusu: Grup Marsis örneği

Hiçbir kültürün katışıksız ve özgün olmadığı, doğası gereği kültürlerin az ya da çok geçirgen ve sürekli değişim içinde oldukları günümüz sosyal bilimlerinin ortak kabul gören anlayışlarından biridir. Son yıllarda bu alanda daha çok üzerinde durulan nokta, kültürlerin orijinal kalıntılarından çok, değişim ve dönüşümle ortaya çıkardıklarıdır. Bu değişim ve dönüşümün en ilgi toplayan noktalarından biri ise kültürlerin etkileşim sürecinde birbirlerinden neyi, nasıl ve ne şekilde alarak içselleştirdikleri, inşa ve yaratma sürecinde ortaya koyduklarıdır. En yalın haliyle iki ya da daha fazla şeyin bir araya gelerek yeni bir şeyin ortaya çıkması olarak tanımlanabilecek olan senkretizm (syncretism), artan küreselleşme tartışmalarıyla birlikte günümüz sosyal bilimlerinin değişim ve dönüşüme odaklı çalışmalarına ışık tutan en yaygın kavramlarından biri olarak karşımıza çıkar. Bu çalışma günümüz yerel müziklerinin popüler müziklerle etkileşimi sonucu aldıkları görünümü senkretizm bağlamında ele almayı amaçlar. Çalışmanın ilk bölümü, `senkretizm? terimine ve onun temel dinamiklerine odaklanır. Çalışmanın kavramsal modeli olarak `senkretizm?in diğerlerine tercih edilme nedenleri üzerinde durur. İkinci bölümde senkretik Karadeniz Rock olgusunun tarihsel arkaplanı ve onu oluşturduğu düşünülen etmenler irdelenir. Üçüncü ve son bölümde, bu bağlamda net ve popüler bir örnek olarak, Karadeniz yerel müziğinin rock müzikle bir arada kullanımı ile ortaya çıkan ve `Karadeniz Rock? olarak tanımlanan olgu, kendi ifade biçemini bu olgu içine konumlandıran Grup Marsis örneği ile irdelenir ve somutlaştırılır. Kültürün her alanında olduğu gibi müzik pratikleri de, karışımlarla değişmeye ve dönüşmeye daima açıktır. Sonuç olarak, günümüzde, farklı müzik kültürlerinin bir arada kullanılarak yeni senkretik pratiklerin oluşturulması aşamasında kullanılan dinamikler, geçmişin spontan oluşumlarından farklıdırlar. Çeşitli stratejiler etrafında kurgulanır ve sunulurlar. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1-Senkretizm 2-Melezlik 3-Karadeniz Rock 4-Popüler Müzik 5-Kültürel Çalışmalar

Seher Akkaş
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik ibadet ilişkisi bağlamında Alevi Cem ritüelleri

Alevi Cem ritüelinin müzik ve ibadet ilişkisi bağlamında ele alındığı araştırmanın sonuçlarını içeren bu tez çalışması üç bölümden oluşur. Birinci bölüm, müziğin ibadetteki rolü ve işlevi ve ibadet müziğinin dinamikleri yani ibadet müziğinin boyutunu, biçimini ve akışını belirleyen etmenler üzerinedir. İkinci bölümde Anadolu Aleviliğinin tarihsel, inançsal ve kültürel kökenleri ve Anadolu Aleviliğinde müzik ibadet ilişkisi incelenir. Üçüncü bölümde, kentleşmenin bugünkü genelde Anadolu Aleviliği özelde Narlıdere Alevilerinin inanç ve kültürü üzerindeki, cem ritüellerindeki ve ritüel içi müzik pratiklerindeki izdüşümü sorgulanır. Müziğin ritüele katılımı teşvik ettiği, dinsel inançlara güçlü temeller sağladığı, Tanrı'ya gönülden bağlanmayı kolaylaştırdığı için ibadetin bir parçası olarak kullanımına ilişkin dünya üzerinde sayısız örnekle karşılaşmak mümkündür. Merkezine insan sevgisini koyan ve kökleri Orta Asya'ya uzanan heterodoks ve senkretik bir inanç sistemine sahip Anadolu Aleviliğinde müzik ibadetin vazgeçilmez bir öğesidir. Alevilerin toplu ibadetine toplanmak, bir araya gelmek anlamına gelen 'cem' adı verilir. Cem ritüellerinde müzik tamamen ibadetle ilişkilendirilir; o yüzden kutsaldır ve seyir için değildir. Cem ritüellerinde temel çalgı bağlamadır. Bağlama ve şiirleri seslendirilen zakir de kutsal kabul edilir. Cem müziklerinde çalgısal ustalık ya da sanatsal yaratıcılık gibi estetik kaygılardan ziyade işlevsellik ön plandadır. Müzik, Alevi öğretilerinin aktarılmasında bir araçtır. Müzik sözlerinde aşkın bir Tanrı yerine içkin bir Tanrı algılayışı olduğu görülmektedir. Sözler yalın ve açıktır. Cemin sonlarına doğru semah denilen ibadet dansı icra edilmektedir. Semahlarda kişi belli figürler yaparak ve dönerek Tanrı'ya yaklaşmaya çalışmaktadır. Cemin sonunda Hz. Ali'nin oğlu Hz. Hüseyin'in Kerbela Çölünde şehit edilişini anlatan ağıtlar söylenmekte, bu ağıtlar söylenirken herkes ayağa kalkıp el ele tutuşmakta ve gözyaşı dökmektedir. Müzik ritüele başından sonuna kadar eşlik etmektedir. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1-İbadet 2-Ritüel 3-Heterodoks 4-Alevi 5- Müzik

Dini müzik
Nihal Başak Uzun
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Bizans dini müziğinde İstanbul Tavrı: Fener Patrikhanesi ilahilerinin melodik, ritmik ve modal yönden analizi

Diğdem Gezek
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Makam yapılarını yansıtan bir model önerisi için yapay zeka tekniklerinin kullanımı

ÖZETBu çalışma kapsamında; duyuşa ve pratiğe dayalı geleneksel müziklerimizinmakamlarının zaman içindeki yapısal değişiminini kültürel altyapısı ile ortaya koyan bir ?düşünceler bütünü? önerilmektedir. Bu düşünceler bütününün ileride oluşturulabilecek dahakapsamlı makam modellerine altyapı sağlayacağı düşünülmektedir. Yapay zeka tekniklerininböylesi modellerde nasıl kullanılabileceği ve nasıl bir katkıda bulunabileceği de çalışmalaresnasında tartışılacaktır. Tabiidir ki çalışmada yararlanılacak en büyük kaynak yine eski?edvar? defterleri olacaktır. Çünkü müziğimizin ?icra?'yı esas alan teorik yapısı, zamanzaman öznel tanımlarla desteklense de en açıklayıcı ve net şekilde bu tarihi nazariyatkaynaklarında açıklanmaktadır. Şu da önemle belirtilmelidir ki böyle bir yapılanmayıoluşturmak bireysel bir çalışmanın çok daha ilerisinde bir uğraş ve bilgi dağarcığıgerektirmektedir. Bu çalışmanın amacı daha önce bu konuda yapılmış çalışmalara dair?ipuçları? içeren ve tek iddiası kendinden sonraki çalışmalara ?ipuçları? bırakmak olan, birmodel ?nüvesini? veya ?anlayışını? ortaya koyabilmektir. Anadolu'nun müzikal yapısına dair?teorileri? vücuda getirip bunları dünya kültürüne sunmak adına bu toprakların tüm?müzikbilimi emekçilerine? düşen çok şey olduğu açıktır.Anahtar kelimeler: Makam, ses organizasyonu, hüseyni, Anadolu müziği, Anadolugeleneksel müzikleri, geleneksel müzik, icra, yapay zeka, bütünleşik geleneksel musiki, halkmüziği, klasik Türk müziği, Osmanlı kent müziği.

Cenk Güray
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Bağlamadaki Şelpe tekniği yeni uygulamalarının armonik ve melodik yönden analizi

ÖZETKIZILER, Zeynep Gülay. ?Bağlamadaki ?Şelpe? Tekniği Yeni Uygulamalarının Armonik veMelodik Yönden Analizi?Bu çalışma kapsamında, günümüz bağlama çalımında önemli gelişmelere sahne olanel ile bağlama çalma (şelpe) tekniği ile ilgili bir inceleme yapılmıştır. El ile çalma biçiminintarihsel süreçteki yeri araştırılmış, bugünkü uygulamalar ile ilişkisi ortaya konulmuştur. Bugeleneksel bağlama çalma biçiminin 1990'lı yıllardan itibaren yaşanan hızlı gelişim sürecisonunda hangi noktaya geldiği araştırılmıştır. Bu hızlı gelişim sürecinde geleneksel çalımbiçiminin yeniden canlandığı, özünden kopmadan icra tekniğinin geliştiği ve de kullanımalanının genişlediği görülmüştür. Yeni gelişmeler sonucunda bağlamadaki el ile çalımşeklinin Türk Halk Müziği açısından olumlu sonuçlar doğurduğu söylenebilir. Bu çalışmasırasında karşılaşılan kaynak sıkıntısı, hızla artan sayıda çalıcının bulunmasına karşılık, bukonuda yapılan bilimsel araştırma ve incelemelerin azlığını göstermiştir. Bu konudakibilimsel çalışmaların artmasının, el ile bağlama çalma tekniğinin daha verimli bir şekildeilerlemesine katkıda bulunacağı açıktır. Bu çalışmanın, bu konuda yapılacak daha ileriçalışmalara ve konunun bilimsel platformda yöntemsel olarak daha gelişkin bir şekildeincelenmesine bir temel olmasını dilerim.Anahtar Sözcükler: Bağlama, şelpe, el ile bağlama çalma, üçtelli, analiz, halk müziği.

Zeynep Gülay Kızıler
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Caz müziğinin bugünkü sorunları: Caz müziğinin üretilme koşullarının güncel görünümü

ÖZETYanıkoğlu, Arzum. Caz Müziğinin Bugünkü Sorunları: Caz Müziğinin ÜretilmeKoşullarının Güncel Görünümü.Bu araştırmada tüketim sıkıntıları yaşamakta olduğu tespit edilen Cazmüziğinin üretilme koşullarının güncel görünümü ele alınmıştır. Dünyanın pek çokülkesinde farklı biçimlerde gelişme göstermiş olan Caz müziğini tümüyle ele almakmümkün olmadığından, çalışmanın konusu Caz'ın doğduğu Amerika BirleşikDevletleri ile sınırlandırılmıştır. Caz müziğinin geçirdiği evrimi tüm dönemleriyleele almak mümkün olmayacağından, araştırmanın amacı bakımından özel önemi olandönemler belirlenmiştir. Caz müziğinin tüm dönemleri ana hatlarıyla açıklandıktansonra, Swing, Be-Bop, Avant-Garde ve Fusion olarak belirlenmiş olan dönemlere aitbelirli parçalar müzikal form, armonik ve melodik yaklaşım açılarından karşılaştırmayoluyla analiz edilmiştir.Çalışmanın sonucunda Caz müziğinin artık popüler bir müzik değil, sanatmüziği olarak değerlendirilebilecek bir konuma geldiği; 1980'ler sonrasında Cazmüziğinde saptanan tüketim sıkıntılarının bu müziğin üretiminde de yaşandığısonucuna varılmıştır.Anahtar kelimeler: Caz, caz tarihi, caz dönemleri, caz müzisyenleri, Ragtime,Blues, Swing, New Orleans, Chicago, Dixieland, Avant-Garde, Fusion, Be-Bop.

Arzum Yanıkoğlu
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Lirin tarihi: Eski ön Asya ve Yunan uygarlıklarında kullanılan lirlerin karşılaştırılması

ÖZETHelvacı, Zeynep. Lirin Tarihi: Eski Ön Asya ve Yunan Uygarlıklarında KullanılanLirlerin Karşılaştırılması.Türkiye'de müzik arkeolojisi çalışmalarının son derece yetersiz olduğudüşüncesinden yola çıkılarak gerçekleştirilen ve lirin tarihini ele alan bu araştırmanınkonusu, müzik ve kültür tarihindeki önemleri nedeni ile eski Ön Asya ve Yunanuygarlıkları ile sınırlandırılmıştır. Literatür taramasında müzik bilimi kadar, arkeolojialanına ait kaynaklar da önemli rol oynamıştır. Araştırmada literatür taramasının dışında,arkeolojik buluntularda yer alan lir betimlemelerinin ve söz konusu uygarlıkların yazılıkaynaklarında yer alan lire ilişkin verilerin değerlendirilmesi yöntemi izlenmiştir.Araştırma, farklı lir tiplerinin ortaya çıkış ve gelişim süreçleri ile günümüz YakınDoğu ve Batı uygarlıklarının kökeninde bulunan kültürler arasındaki dağılım veyayılımlarını ortaya koymuştur. Araştırmanın sonucunda ayrıca müzik tarihininçözümlenebilmesinde müzik arkeolojisinin önemli katkılarda bulunabileceği tekrargörülmüştür.Anahtar kelimeler: Müzik arkeolojisi, lir, antik müzikler, Ön Asya müzik tarihi,Anadolu müzik tarihi, Mezopotamya müzik tarihi, Antik Yunan müzik tarihi

Zeynep Helvacı
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Genç Türk bestecilerinin eser yaratma süreçlerinde kullandıkları ritimsel elemanlar

Çalışmanın amacı, genç Türk bestecilerinin besteleme sürecinde ritmik yapı oluşturmaya, icraya ve dinleyiciye ilişkin yaklaşımlarını çeşitli açılardan belirlemektir. Bu bağlamda çok sayıda Cumhuriyet Dönemi Türk Bestecisi?, tarihsel yerleri yönüyle ele alınmış ve ?Müzikteki Ritmik Yapı? olgusu incelenmiş , bir kısım genç Türk bestecileriyle yapılan derinlemesine görüşmeler yoluyla bu bestecilerin ?Eser Yaratma Süreçlerinde Kullandıkları Ritimsel Elemanlar? ve diğer yaklaşımları hakkında veriler elde edilmiştir. Araştırmanın sonucunda ortaya çıkan bu veriler ışığında sözkonusu bestecilerin ritmik yapı kurgulamada kullandığı yöntemler, müziklerini etkileyen kaynaklar ve çeşitli yaklaşımları hakkında belirli sonuçlara ulaşılmış ve bu sonuçlar yorumlanmıştır. Besteciler arasında anlamlı bir iletişim ağının bulunmaması, araştırmanın diğer önemli bulguları arasında ayrıca ortaya çıkmıştır.

Muzaffer Özgü Bulut
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

19. yüzyıl Alman lied sanatı dağarının şan eğitiminde kullanımı

Bu araştırma, Avusturya VorarlbergerLandeskonservatorium, Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Şan Bölümü, Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Şan Bölümü ve Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Ana Bilim Dalı Şan Eğitimi derslerinde 19. Yüzyıl Alman Lied bestecilerinin eserlerinin kullanım durumunun incelenerek, kullanımının artırılmasını ve eğitim materyallerine yenilerinin eklenmesini sağlamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma, verilerin bir kısmı Avusturya VorarlbergerlandesKonservatorium, Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Şan Bölümü, Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Şan Bölümü ve Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi AnaBilim Dalı'ında Şan eğitimi dersi veren öğretim elemanları ve bu dersi alan öğrencilerden anket ve sözlü görüşme yöntemleriyle, bir kısmı da yurtiçi ve yurtdışında yapılan literatür taraması yöntemiyle toplanmaya çalışılarak hazırlanmıştır. Konuyla ilgili olarak uygulanan anket ve sözlü görüşmelerin sonuçları tablolar halinde gösterilip yorumlanmış, öneriler araştırmanın sonunda sunulmuştur.

Esra Çetiner
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Koro eğitiminin çocuk gelişimi üzerindeki etkileri

Türkiye'de erken yaşta müzik eğitimi çalışmalarının yetersiz olduğu düşüncesinden yola çıkılarak gerçekleştirilen bu araştırmanın konusu, bu alanda önemli bir yer teşkil eden Çocuk koroları ile sınırlandırılmıştır. Literatür taramasında müzik eğitimi kadar, gelişim alanına ait kaynaklar da önemli rol oynamıştır. Araştırmada literatür taramasının dışında, koro eğitimi alan erken yaştaki çocukların sınıf öğretmenlerine ve velilerine uygulanılmış olan anket yöntemi izlenmiştir.Araştırma, erken yaşta koro eğitimi alan çocukların sosyal, psikolojik, duygusal ve zihinsel yönde gelişimlerini ortaya koymuştur. Araştırmanın sonucunda ayrıca erken yaşta müzik eğitiminde çocuk korolarının önemli katkılarda bulunabileceği tekrar görülmüştür.

Elif Doğanarslan
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

W. A. Mozart'ın eserlerinde mehter müziği etkisi

Bu tezde, mehter müziğinin tarihsel gelişimi, mehter çalgıları, çalgıların mehter müziğindeki yeri ve önemi, mehter müziğinde kullanılan makam ve usullerle ilgili konulara genel olarak değinilmiştir. W.A.Mozart'ın hayatı, eserleri, kişiliği ve sanatsal görüşleri anlatılmıştır. Çalışmanın amacı, mehter müziğinin W.A.Mozart'ı nasıl ve hangi süreçte etkilediğini belirlemektir. Bu bağlamda W.A.Mozart'ın konuyla ilgili seçilmiş eserlerinin genel incelemesi yapılmıştır.Araştırmanın konusuyla ilgili olarak ulaşabildiğim en önemli kaynakların, özellikle tezimin konusuyla yüzde yüz uyuşan K.Reinhard'ın 'Mozart'ın Türk Müziği Algılaması' başlıklı bildirisinin ve benzerlerinin titizlikle incelenmesi sonucunda ortaya çıkan veriler ışığında, W.A.Mozart'ın ritmik, ezgisel ve armonik yapı kurgulamada kullandığı yöntemler ortaya çıkarılmış ve yorumlanmıştır. Bestecinin bizzat dinlediğini (varsaydığımız) ve çağının ya da çağından önceki bestecilerin eserlerinden tanıdığı mehter müziğinden etkilendiği, ancak bu müziği kendi tarzı içinde erittiği örneklerle ortaya konmuştur.

Mehter müziğiMehter takımıMozart, Wolfgang Amadeus
Deniz Demirci
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de müzik eleştirmenliği

Ülkemizde sanat kurumları ve sanat etkinlikleri dikkate alındığında "müzik eleştirmenliği" konusundaki çalışmaların ve yayınların sayıca azlığından yola çıkılarak yapılan bu çalışmada; eleştirinin tanımları, müzikte eleştirinin işlevi ve tarihsel süreci, Cumhuriyet Dönemi itibariyle müzik eleştirmenleri ve yayınları, ülkemizde müzik eleştirmenliğinin durumu ve eleştiri yaklaşımlarına yer verilmiştir. Araştırmada, literatür taramasının yanı sıra; "müzik eleştirmenliği" başlığında müzik yazarlarına, bestecilere, şeflere ve icracılara görüşme yöntemi uygulanarak bulgulara ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, Türkiye'de müzik eğitimi veren kurumlarda yer almayan müzik eleştirmenliği alanının "mesleki alan" haline dönüştürülmesiyle sanat dünyasına olumlu katkılar sağlanabileceği, müzik eleştirmenlerinin ancak objektif, bilgi tabanlı ve tecrübeye dayanan eleştiri üslubu ile sanatçı, sanatsever ve müzik sanatı üzerinde yapıcı, yönlendirici, geliştirici etkiler bırakabileceği tespit edilmiştir.

EleştirmenlerMüzikTürk müziği
Petek Güngör
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Cumhuriyet Döneminin ilk modernleşme hamleleri sürecinden bugüne Cumhuriyet Halk Partisi'nin müzik politikaları

Bu çalışma Türkiye'de Cumhuriyet Dönemi'nin İlk Modernleşme Hamleleri Sürecinden Bugüne Cumhuriyet Halk Partisi'nin Müzik Politikalarını konu almaktadır. Çizilen çerçevede Osmanlı zamanındaki modernleşme süreçlerinin de incelenmesi gerektiği açıktır; çalışmamız bu nedenle Osmanlı Dönemi'ni ele alarak başlamaktadır. Zira Cumhuriyet modernleşmesi sosyal dinamikler açısından önceki sürecin evriminin sonucudur. Çalışmanın amacı; Osmanlı'dan günümüze kadar olan süreçte müzik politikalarının devlet tarafından nasıl gerçekleştirildiğine dair bilgileri toplarken, kurulan ilk parti olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti programlarının da incelenerek bu parti nezdinde günümüze kadar nasıl bir kültür-sanat-müzik politikası izlendiğini de araştırmaktır. Bu çalışmanın sonradan yapılacak olan siyaset- müzik araştırmalarına bir ön çalışma ya da ilk adım olma niteliğini taşıması umut edilmektedir. Özetle bu çalışma, müziğin politik bir aygıt olarak konum ve öneminin Osmanlı Devleti'nden bu yana nasıl değiştiğine dair bir izdüşümü oluşturmayı hedeflemektedir. Araştırmada Cumhuriyet Halk Partisi'nin arşivinden ve siyaset ve müzik ilişkisi hakkında yazılmış yazılı kaynaklardan yararlanılarak çeşitli bulgulara ulaşılmıştır. Bunlardan en önemlisi; Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuruluşundan günümüze kadar olan süreçte kültürel çeşitliliğe doğru bir evrilmeye gidişi ve sanat konusunda özerkliği gözeten bir anlayışa sahip olmasıdır. Ayrıca, 2014 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi'nin hazırladığı TÜSAK yasa tasarısı taslağı ile Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti programlarındaki bazı maddelerin paralellik göstermesi ilginç detaylardan biridir. Anahtar Kelimeler: Modernleşme, CHP ve Müzik Politikaları, Ulusal Müzik, Kültürel İdeoloji

Cumhuriyet DönemiCumhuriyet Halk PartisiModernleşme+6
Bahar Gökçeli
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Gürültü kontrolünün sağlanması ve konuşma anlaşılırlığının iyileştirilmesine yönelik farklı akustik tasarımlar: Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Acil Servis Birimi

Bu tez çalışmasının amacı Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi, Acil Servis Birimi özelinde gürültü kontrolünü sağlamaya ve hasta - çalışan konforunu arttırmaya yönelik akustik düzenleme önerileri sunmaktır. Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi bünyesindeki hasta bakım birimleri, açık planlı, kalabalık, yansıtıcı yüzeylere sahip ve çok sayıda gürültü üreteçlerinin bulunduğu kapalı alanlardır. Bu alanlardaki gürültü seviyeleri Dünya Sağlık Örgütü'nün belirlediği değerlerden oldukça uzaktır. Bu gürültü seviyelerinin hasta iyileşmesini yavaşlattığı, hastalarda kaygı, stres ve pek çok sağlık problemine yol açtığı çalışmalarla ortaya konulmuştur. Aynı şekilde, hastanelerdeki yüksek gürültü seviyelerinin çalışan performansına, konsantrasyonuna ve iletişimine olan olumsuz etkileri yanında stres, tükenmişlik sendromu gibi psikolojik etkileri de bilinmektedir. Bu yüzden hassas çalışma ortamları olan hastanelerde gürültü kontrolünün sağlanması hem hastalar hem çalışanlar açısından zorunlu hale gelmiştir. Bu amaçla, üniversitemiz hastanesi acil servisinde, gürültülü olduğu konusunda personelin ortak kanaati bulunan üç noktada kırk sekizer saat olacak şekilde gürültü ölçümleri yapılmıştır. Gürültü ölçümleri için uluslararası ölçüm standartlarına uygun NTI Audio, XL2 model ses seviye ölçüm cihazı kullanılmıştır. Gürültü ölçümlerinden elde edilen veriler her bir noktadaki en gürültülü saat dilimleri ve ortalama gürültü seviyeleri olarak sınıflandırılmıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Acil Servisinin gürültü durumunu değerlendirmek ve gürültü kontrolüne yönelik akustik tasarımları gerçekleştirmek amacıyla servisin 3 boyutlu modeli oluşturulmuş ve mimari akustik modelleme yazılımı ile servisin o günkü akustik koşulları ile birebir örtüşecek şekilde akustik modeli oluşturulmuştur. Böylece ölçüm noktalarında gerçek ölçümlerde elde edilen ortalama gürültü seviyeleri aynen sağlanmıştır. Gürültü seviyelerine ek olarak servisteki yansışım süreleri ve konuşma anlaşılırlığı değerleri elde edilmiştir. Son aşamada, kabul edilebilir seviyelerde gürültü kontrolünü ve konuşma anlaşılırlığını sağlamaya yönelik acil servisin genelini kapsayacak akustik tasarımlar gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar ve yeni akustik koşullar karşılaştırılmış, en başarılı sonuçları sağlayan akustik tasarımlar belirlenmiştir. Yapılan tüm tasarımların uygulanmadan önceki ve sonraki durumları ses örnekleri ile ortaya konulmuştur. Son aşamada 20 katılımcı ile yapılan dinleme testi ile katılımcıların tasarımlarla ilgili değerlendirmeleri elde edilmiştir. Bu değerlendirmeler nesnel verilerle karşılaştırılarak öznel algı – nesnel veri ilişkileri incelenmiştir.

Acil servisAkustikGürültü+6
Suat Vergili
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet ekseninde rock müzikte kadın: Şebnem Ferah örnek olayı

Bu çalışma toplumsal cinsiyete dayalı kadın-erkek eşitsizliğini rock müzik özelinde ele alarak, bir rock şarkıcısı olan Şebnem Ferah'ı anlamaya odaklanmıştır. Popüler müzik endüstrisinin erkek egemen yapısının ve tüketime yönelik politikalarının Şebnem Ferah'ın müziksel kimliği üzerindeki etkisi ile şarkı sözlerinin toplumsal cinsiyet bağlamının değerlendirileceği tez üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölüm, kadın kimliğini, toplumsal cinsiyet, feminist hareket ve postmodernizm yaklaşımları çerçevesinde değerlendiren kuramsal bir çerçeve iken, ikinci bölüm, toplumsal cinsiyetin davranışa etkisini, kadınların müziksel alandaki pratiklerini ve müzikte toplumsal cinsiyet özelinde ele alarak, tarihsel süreçte Türk müziği ve rock müzikte kadın görünümünün irdelenmesidir. Odak noktasına Şebnem Ferah'ı alan üçüncü bölüm ise Şebnem Ferah'ın bir kadın olarak rock müzikte var olma çabasını, müziksel kimliğinin biçimlenmesine etki eden yönleri, şarkı sözlerinin toplumsal cinsiyetle ilişkisi, müzisyenliği ve soundunu incelemiştir.

Cinsel kimlikCinsel kimlikFerah, Şebnem+5
Sabiha Açar
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Tonal ve atonal akorlara beyin yanıtlılığı: Bir EEG çalışması

Tonalliğin genelde atonalliğe göre beğenilmesi ve dinleme tercihinden yola çıkılan bu tez çalışmasında, iki farklı disiplin olan biyofizik ve müzikolojinin kuramsal ve yöntemsel araçları kullanılarak, akorların tonal ve atonal bağlamda beyinde yarattığı yanıtlar gözlemlenmiştir. Ortaya çıkan yanıtlar sadece beynin yanıtlarının zamansal / elektrofizyoloji çerçevesinde değil, oturum sonlarında yapılan etnografik görüşmelerle duygusal çerçevede de ele alınmıştır. Bulgular, literatürle ilişkilendirildiğinde akorların hipotezi destekler yönde etkiler yarattığı sonucuna ulaşılır. Tonal ve atonal hakkındaki teorik söylemlerin ön hazırlık olmaksızın algılamaya ne derecede yansıdığının bir incelemesi olan bu çalışma bu anlamda literatürdeki ilklerdendir. Bu tez çalışmasında müzisyen olmayan kişilerin akor algısı üzerine 19–45 yaş aralığında, sağlıklı 20 müzisyen ve 18 müzisyen olmayan, sağ el baskın olan toplam 38 katılımcıya, seçkisiz tonal / atonal akor örnekleri EEG çekimi sırasında dinletildi ve oluşan beyin yanıtları incelendi. EEG kayıtlarından sonra katılımcılar ile yapılan görüşmelerde dinledikleri tonal ve atonal akorları yorumlamaları istendi. Görüşme sonucu elde edilen bulgularla EEG ölçümlerinden çıkan beyin yanıtlarının sonuçları literatür ile ilişkilendirilerek akorların etkisi araştırıldı.

AkorAtonalEEG+6
Aslı Galioğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Müzisyen beyni ve beyaz/gri madde yapılarındaki farklılıklar: Bir DT-MRI çalışması

Müziğe edimsel katılım, beynin neredeyse tüm bölgelerini eşzamanlı harekete geçirerek bilişsel açıdan en üst düzeyde kullanımını gerçekleştiren ender insan etkinliklerindendir. Performansa bağlı müzik üretim sürecinin en aktif katılımcıları olarak müzisyenler, bu araştırma kapsamında "müzisyen" olarak tanımlanmalarına neden olan bilişsel, duyusal ve motor becerileri kazanabilmek için genellikle küçük yaşlarda başladıkları uzun bir eğitimden geçerler ve eğitimle kazanmış oldukları bu becerileri meslek hayatları boyunca yoğun biçimde kullanırlar. "Müzisyen beyni" sınıflaması bu "uzun" ve "yoğun" müzikal pratik sürecine erken yaşta katılan müzisyenlerin beynindeki kimi önemli bileşenlerin müzisyen olmayanlardan daha farklı yapılanabileceği varsayımına dayanır ve müzisyenlerin beyninde müziğe "amatör" düzeyde katılımın ya da en basit şekilde "maruz kalma"nın etkilerinden ayrıştıracak farklara işaret eder. Bu sınıflama deneysel çalışmalarda edinilmiş ortak bulguları kapsar ve söz konusu varsayıma dayanarak yapılacak araştırmalarda araştırmacıya yol gösterir. Müzisyenlerden oluşan deney grupları ile müzisyen olmayan kontrol gruplarının günümüz görüntüleme teknikleriyle elde edilen beyin haritalarının karşılaştırılması üzerine kurulan araştırmalarda söz konusu varsayımı destekleyecek kimi bulgulara ulaşılır. Bu çalışmanın amacı, aynı varsayımdan yola çıkarak tüm çevresel uyaranların iletimi ve işlenmesinde merkezi görevi olan, bu nedenle her ikisi de zihinsel becerilerde etkin role sahip iki ana beyin maddesi, beyaz ve gri maddenin müzisyenlerdeki olası yapısal farklılıklarını saptamaktır. Söz konusu amaç doğrultusunda 21-43 yaş arası sağ el baskın 15 kadın müzisyen ile yaş, cinsiyet ve el baskınlığı uyumlu 8 kişilik kontrol grubunun DT-MRI (Difüzyon Tensor Manyetik Rezonans Görüntüleme) ve VBM (Voksel Tabanlı Morfometri) analizleriyle elde edilen beyin haritaları karşılaştırılmış, müzisyenlerde beynin korpus kallozum ve internal kapsül bölümlerinde beyaz madde yapısında; sol parietal lobda yer alan prekuneusta ise gri madde yapısında önemli ölçüde artış olduğu saptanmıştır. Elde edilen veriler, çocukluk döneminde başlayan ve uzun bir döneme yayılarak sürdürülen fiziksel ve zihinsel müzik pratiklerinin beynin belirli yapılarını dikkate değer düzeyde değiştirebileceği hipotezini beyaz ve gri madde özelinde destekler.

Beyaz maddeBeyinBeyin fonksiyonları+5
Yasemin Ata
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Müzik beğenisinde kültürel sermaye ve kültürel elitizm: Kıbrıs örneği

Bu tez çalışmasında Kıbrıs örneğinden yola çıkarak insanların müzik beğenisinin şekillenişinde "Kültürel Sermaye" ve "Kültürel Elitizm" kavramlarının etki boyutu, iki toplum özelinde ve ortaklıkları gözetilerek incelenmiş, çıkan sonuçlar bu kavramlar ışığında değerlendirilmiştir. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde müzik ve müzik beğenisi üzerinde durularak, müziğin insan hayatındaki işlevlerine ve müzik beğenisi, sosyal sınıf, beğeni, eğitim ilişkisine değinilmektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde, Bourdieu'nun kültürel sermaye kavramını anlayabilmek için sosyolojisine değinilmiş, alan, habitus, oyun, sermaye türleri, kültürel sermaye ve kültürel elitizm kavramlarını açıklamaya yönelik literatür araştırması yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise Kıbrıs adasının genelini kapsayan ve 120 Kıbrıslı Türk ve 102 Kıbrıslı Rumla yüz yüze gerçekleştirilen görüşmelere ve bu görüşmelerin sonuçlarına yer verilmektedir. Araştırmada ayrıca görüşmelerden önce yapılan pilot çalışmaya da değinilmektedir. Kapalı ve açık uçlu sorulardan oluşan görüşme formları Kıbrıslı Türkler için Türkçe, Kıbrıslı Rumlar için ise İngilizce olarak hazırlanmıştır. Çalışmada çıkan sonuçlar kültürel sermaye ve kültürel elitizm kavramlarıyla bağlantılanarak yorumlanmış ve iki toplum arasında ortak bir etki boyutu olduğu görülmüştür. Türkçe Anahtar Kelimeler: İ 1- Kültürel Sermaye 2- Kültürel Elitizm 3- Müzik Beğenisi 4- Kültürel Çalışmalar 4 5- Kıbrıs

ElitizmKültürKültürel sermaye+4
Umut Albayrak
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Deve Güreşi ritüellerinde müzik ve müzisyenlik

Takvime bağlı ritüel olarak Türkiye'nin batısında Çanakkale'den Antalya'ya kadar olan bölge içerisinde, aralık ayından mart ayı sonuna kadar her pazar günü birkaç merkezde düzenlenen deve güreşi ritüelleri; ekonomik, kültürel ve toplumsal boyutları olan bir etkinliktir. Toplumsal yaşamın hiyerarşik karakterine, erkeklikle ilgili statülere, prestij yarışına ve değerler dünyasına gönderme yapıp, yaşamı 'sadece bir oyun' olarak kurduktan sonra 'bir oyundan daha fazlası' ile ilişkilenmektedir. Müzik, tüm diğer ritüellerde olduğu gibi deve güreşlerinin de vazgeçilmez unsurlarından biridir. Deve güreşi ritüellerinde müzik hizmeti, müzisyenlik mesleğini geçmişten günümüze profesyonel olarak sürdüren, Roman ve Abdal müzisyenler tarafından gerçekleştirilir. Eril bir ortam olan deve güreşi ritüellerinde müzisyenler ağırlıklı olarak erkeklerden oluşur. Sayıları az da olsa ailelerindeki erkek müzisyenlerle birlikte güreşlere gelen ve eril müzik icrası yapan kadın müzisyenlere de rastlanır. Ayrıca babalarının ya da aile büyüklerinin yanında çıraklık sürecini devam ettiren çocuk müzisyenler neredeyse bütün güreşlerde görülür. Toplumsal yapı içinde 'aşağı' konumlarından, ritüeli idare etme aşamasında geçici süreliğine de olsa 'yukarı' bir konuma yükselen bu müzisyenler, deve güreşinde birbirinden farklı biçimlerde icra edilen birkaç müzik hizmeti sunarlar. Ritüel odaklı olan hizmetler kapsamında komite ya da belediye tarafından kiralanarak sabit bir yerde ritüel habercisi olarak, develerin müzik eşliğinde dolaştırılmasında, deve sahipleri için düzenlenen 'halı gecesi' yapılan mekanın girişinde ve güreşlerde sembolik bir anlam taşıyan 'Köroğlu Havası'nı icra ederek develerin müzikle kızıştırılmasında görev alırlar. Ritüel odaklı olmayan hizmetler kapsamında ise; kiralanılan masaya sunulan anlaşmalı müzik hizmeti ve deve güreşi ritüellerinde ağırlıklı olarak görülen 'disko' olarak anılan bahşiş karşılığı müzisyenlik edimiyle hizmet sunarlar. Müzisyenler geçici bir statü değişimine uğramanın yanısıra; müşterilerinin istekleri doğrultusunda geçici süreliğine kiralanıp, tamamıyla müdahaleye açık bir ortamda müzik hizmeti sunarak, izlerkitlenin statüsünün korunması ve prestijinin beslenmesinde de önemli bir rol oynarlar. Türkçe Anahtar Kelimeler: 1- Deve Güreşi 2- Ritüel 3- Çingeneler 4- Müzik 5- Profesyonel Müzisyenlik

Deve güreşiGüreşMüzik+2
Orçun Berrakçay
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Protestan ritüellerinde popüler müzik pratiği: İzmir Çağdaş Tapınma Scene

Bu tez, bireyler ve topluluklar arasındaki ilişki bağlamında Protestan kiliselerindeki popüler müzik pratiklerini inceler. Bu araştırma başlıca iki soru üzerine kuruludur. Birinci soru, anaakım (mainstream) popüler müzik tür/biçemlerini kilise ibadetlerinde kullanmak hem Dünya genelinde hem de yerel yerlerde aynı dinsel kimliği paylaşan Protestan imanlıları arasında köprü kurar mı? İkinci olarak, kutsal mekanlarda popüler müzik yapmak ve bunu dinsel ritüellerde kullanmak kutsal popüler müzik ve müzik sceneleri özelinde Protestanlar arasında birlik yaratma açısından imanlıları nasıl etkiler. Araştırma katılımcı gözlem, derinlemesine görüşmeler, literatür incelemesi ve etnografik yazı gibi nitel araştırma metodlarını içerdi. Etnografik araştırma Ekim 2014'ten başlayarak dokuz ay boyunca İzmir sınırları içerisinde konumlanan ve İzmir Çağdaş Tapınma Scene'i ve ortak dinsel etkinliklerle ilişkili bağlantılara sahip olan Protestan kiliseler arasında yapıldı. Alan çalışmasının veri analizlerine dayanarak, İzmir Çağdaş Tapınma Scene'i paylaşılan aynı müzik kavrayışı ve sahip olunan aynı dinsel kimlik ve inanç bağlamında oluşturan birkaç unsur vardır. Scene kavramı müzik aktiviteleri, müzik sürecinin üretim ve tüketim sürecini, insan gruplarına ve örgütlenmelere başvurulmuş olarak isimlendirmeye alışmıştır. Buna rağmen, topluluk ve örgütlerin inançları, müzik dışı unsurlar tarafından desteklenen müziksel anlamın fikir birliği gibi müzik dışı bileşenler, edimsel ve söylemsel bilinçle scene'in yaratılması ve yeniden yaratılmasında rol oynar. Böylelikle müziksel yaklaşımın yanı sıra toplulukların inançları ve değerleri ile iletişim kuran ve yapı ve birimin genel resimde cisimleştirilmesi özelinde scene yaratımına katkıda bulunan müziksel olmayan bileşenler vardır. Scene, bu bileşenlerle de anlam kazanır. Türk Çağdaş Tapınma Müziği, küreselleşme süreciyle birlikte farklı bölge, yer ve kıtalardaki scene'ler ile ilişki içerisinde olup bu doğrultuda şekillenmektedir. İzmir'de Türk Çağdaş Tapınma Müziği'ni pratik eden kiliseler ise böylelikle farklı yerlerdeki scene'lerle ilişki içerisinde oldukları ve bu ilişkiyle şekillenmeleri sebebiyle bir yerellerarası (Trans-local) scene olarak görülür. 1- Scene 2- ÇağdaĢ Tapınma Müziği 3- ÇağdaĢ Hristiyan Müziği 4- Tapınma Müziği 5- Protestan Kilisesi

Dini müzikDini törenHristiyanlar+5
Uğur Aslan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler müzikte din teması: "yeşil pop"

Bu çalışmanın amacı öncelikle ?Yeşil Pop/İslami popüler müzik? olarak isimlendirilen müziğin ne olduğunu, açıklamaktır. Bu bağlamda popüler müzik incelemelerindeki analiz kategorilerinin sınırlandırılarak kullanılması ile çalışmanın daha verimli ve aydınlatıcı olması hedeflenmiştir. İlk olarak müziksel üretim bağlamında, İslami popüler müziğin Türkiye'deki önemli icracılarından olan Taner Yüncüoğlu, Eşref Ziya Terzi, Ömer Karaoğlu, Mustafa Cihat ve Grup Nasihat ile yapılan görüşmeler sonucunda ortaya çıkan müziksel ve müzik dışı söylemlerin yanı sıra müziksel pratiklerden de hareketle İslami popüler müziklerin oluşumunda önem taşıyan dinsel-tarihsel-müziksel unsurları açıklamak hedeflenmiştir. İkinci olarak; temel analiz kategorilerinden olan metin analizi ile İslami popüler müzik başlığı altında incelenen birbirinden farklı örneklerin tasnif edilmesi ve bu farklılıklarının neler olduğunun tespit edilmesi üzerinde durulacaktır. Son olarak ise popüler müzik incelemelerinin temel analiz kategorilerinden `tüketim'in İslami popüler müzikteki şekillenişine değinilecektir. Burada özellikle müzisyen profilleri, izlerkitle profilleri ve etnografik çalışmalara yer verilecektir.Genel olarak çalışmanın odaklandığı nokta ise İslami popüler müzik üreten müzisyenlerin pratikleri ve üretimlerinin analizi üzerinedir. Müziksel üretimin anlaşılabilmesi için müzisyenlerin kendi söylem ve pratiklerini içeren önemli metinlerin ele alınması ve bu hususta toplanan enformasyonun değerlendirilmesi üzerinde durulmuştur. İslami popüler müziğin, üretim-metin-tüketim ilişkisi açısından ele alınması görüşmeler ve gözlemler aracılığı ile açıklanırken, interdisipliner bir çalışma perspektifi ile müzikolojinin diğer sosyal bilimlerden yararlanabilen esnekliği göz önünde tutulmuştur. Bu nedenle çalışma kavramsal desteğini özellikle iletişim ve sosyolojiden almıştır. İletişimde yer alan ve popüler müziklerin üretimini incelerken sıklıkla başvurulan simge, anlam, kod vb. kavramlar yardımcı olarak kullanılmıştır. Sonuç olarak İslami popüler müzik müzikoloji-teoloji-sosyoloji üçgeni içerisinde ele alınmış ve açıklanmaya çalışılmıştır.

DinDini müzikPopüler müzik
Ceylan Engin Kaniyolu
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelli koklear implant kullanıcısı çocukların [re]habilitasyonunda müziğin pragmatik kullanımı

Bu çalışmanın amacı, koklear implantlı (Kİ) çocukların rehabilitasyonunda müzikten yararlanmanın yöntemlerini ve belli başlı sonuçlarını incelemektir. Bu çerçevede araştırma öncelikle Kİ alıcılarının müzik algılaması ile ilişkili en son çalışmaların bazılarını gözden geçiriyor ve koklear implantasyonun çocukların müzik algılamasında nasıl bir etkiye sahip olduğunu inceliyor. Müzik kimi zaman sadece bir şey söylemekten çok bir şey yapmaya yöneliktir, bu da müziği temelde pragmatik yapar. Dolayısıyla burada sunulan çalışmanın en önemli amaçlarından biri koklear implantlı çocukların rehabilitasyonlarında müziğin pragmatik rolünü kanıtlamak olmuştur. Bu çerçevede İzmir'de özel bir rehabilitasyon merkezi olan Duy-Kon'da bir müzik öğretmeni olarak hizmet verilerek katılımcı-gözlem yöntemine dayalı bir örnek çalışma gerçekleştirilmiştir. Duy-Kon'da yaşları 9 ila 14 arasında olan 6 doğuştan işitme engelli Kİ kullanıcısı çocuk seçilmiştir. Çocuklar ritim ayırt etme, perde algılama, çalgı tanıma ve bildik bir ezgiyi kavrama testine tabi tutulmuştur.Mevcut bulgular Kİ kullanıcısı çocukların, perde algılaması, çalgı tanımlaması ya da ezgiyi anlama gibi görevler açısından müzik testlerinde normal olarak işiten çocuklardan önemli derecede zayıf olduğunu gösterirken, benzer araştırmalar içinde Kİ kullanıcılarının da olduğu koklear işitme kaybı olanların normal işiten çocuklar ile eşit derecede zamansal ayrım becerisine sahip olduğuna işaret etmektedir. Bu durumun Duy-Kon'daki çocuklar açısından da aynı olduğunu hemen söyleyelim. Deneyimimiz bize göstermiştir ki, müzik öğretilen implantlı çocuklar müziği çok eğlenceli bulmuşlardır. Rehabilitasyonun sıkıcı süreci böylece çocuklar açısından bir eğlence zamanına dönüşmüştür. Çocukların tümü müziği anlamada, en azından müziğin kimi bileşenlerini anlamada kayda değer ilerleme göstermiştir. Sözgelimi ritmi sorunsuz anlamak hecelerin anlaşılmasında daha iyi sonuçlar alınmasına yardımcı olmakta, kelimelerin uzunluğu ve sesbirimlerin sayısının anlaşılmasına katkıda bulunmaktadır. Sonuç olarak Duy-Kon'da verilen müzik dersleri Koklear implantlı çocukların rehabilitasyonunda müziğin önemli bir pragmatik rolü olduğunu kanıtlamıştır.

Koklear implantlarMüzikMüzik dersi+5
Nilhan Erten
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet ve müzik: Bergamalı roman kadınlarının profesyonel müzisyenlik modeli olarak `dümbekçilik'

ÖZETBu çalışmada Bergama Kozak Yaylası Yörüklerinde gözlenen evlilik ritüeli kalıbı ve bu ritüelin müzik ile ilgili aşamaları için kiralanan profesyonel Roman kadın müzisyenlerin icra ve müzisyenlik modeli olarak `Dümbekçilik' ele alınır. Dümbekçilerin, evlilik ritüeli aşamaları ile sınırlı hizmet alanı toplumsal cinsiyet bağlamında incelenir ve özellikle kadın davetlilere yönelik olarak gerçekleştirilen aşamaların ayrıntılı bir dökümü verilir. Dört ana bölüme ayrılan tez çalışması sırasıyla şu başlıklardan oluşur: ilk üç bölüm `Toplumsal cinsiyet ve müzik',`Bergamalı Roman kadınların profesyonel müzisyenlik modeli olarak dümbekçilik', `Dümbekçilerin evlilik ritüellerindeki kültürel rolleri: Kozak bölgesi Yörük düğünleri örnek olayı'dır. Dördüncü bölüm `Analiz'de ise, `Dümbekçiler'in icralarındaki biçemsel özelliklerin belirlenmesi hedeflenir ve yanı sıra yöredeki evlilik ritüellerinde ortaya çıkan kadın ve erkek cinsiyetine ilişkin müziksel davranış farklılıklarının anlaşılması için, her iki cinsiyet üyeleri tarafından oynanan zeybek oyunlarından `Harmandalı Zeybeği' incelenir.

Cinsel kimlikMüzisyenlikÇingeneler+1
Cemile Yılmaz
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Mekan-müzik ilişkisi açısından Türkiye'de ?taverna?

Bu inceleme, alan çalışmasından toplanan etnografik gerecin teorik irdelemeye tabi tutulduğu bir popüler müzik araştırmasıdır. Dolayısıyla birinci bölüm, metodolojk prensip gereği kuramsal tartışmaya ayrılmıştır. İkinci bölümde birer ?temsil mekanı? olan Türkiye'deki eğlence mekanlarının kısa bir tarihçesi verilmiştir. Üçüncü bölümün ilk kesiminde birinci bölümde ayrıntılarıyla gerçekleştirilen kuramsal tartışma ile çalışmanın odağı olan taverna arasında ilişki kurulmuş ve bağlamlaştırılması yapılmıştır. Üçüncü bölümün ikinci kesiminde ise Türk popüler müzik tarihi yazımcılığında öne çıkan kaynaklar gözden geçirilmiş ve kesimin sonunda yine bir etnografi ağırlıklı çalışma olan gazino incelemesinin içindeki taverna betimlemelerine yer verilmiştir. Böylece bu çalışmanın `vaka incelemesi' (case study) kesimine daha yumuşak bir geçiş yapılmıştır.Bu bağlamda `taverna'; mekan, müzik, müzisyen ve izlerkitle/müşteri üzerinden analiz edilmeye çalışılmıştır. Müzisyenler, işletmeciler ve mekan çalışanları ile yapılan görüşmeler bu mekanlarda gerçekleştirilen gözlemlerle birleştirilmiş ve teorik irdelemeye tabi tutulmuştur. Bu çalışmada gerek genel olarak müzik aracılığı ile inşa edilen eğlence mekanları, gerekse `özgül' bir eğlence mekanı olarak taverna, ?temsil mekanı? olarak kavramlaştırılmıştır. Taverna müziği, bir eğlence yaşamı geleneğininin olduğu özgül bir kentsel mekanda (İstanbul ve Türkiye'nin diğer büyük şehirleri) bu mekanın (kent) sürekliğine ve değişimine görünürlük kazandıracak şekilde bir başka alt mekanda (taverna) belli bir dönemde (1980'ler) ortaya çıkmış bir türdür. Üstelik burada gerçekleştirilen müziksel pratiklerin niteliği (üslup, repertuar, çalgılama vb) ayırdedici bir ?toplumsal pratik? olarak mekanı inşa ederken, bu mekanın ?temsil gücü? de bir popüler müzik tarzı olarak tavernanın ortaya çıkıp olgunlaşmasını sağlamıştır. Taverna müziği, belki müzik endüstrisinin verdiği isimle, belki de konuşlandırıldıkları fiziksel yerlemlerin eskiden ?Yunan taverna? geleneğinin sürdürüldüğü yerler olması sebebiyle, taverna denilen yerlerde klavye çalan ve şarkı söyleyen bir piyanist-şantörün hakimiyetinde ?karma? bir repertuarın seslendirildiği müziktir.

Eğlence mekanlarıMekanMekan kullanımı+5
Deren Turan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Tonal ve atonal müziklerin beyindeki yansıması: bir fMRI çalışması

Bu tez, müzikle duygu arasındaki ilişkiye dair nöroloji, radyoloji ve müzikoloji gibi farklı disiplinlerin bir araya geldiği bir çalışmadır. Kendi disiplinim olan etnomüzikoloji ise müziği kültürel bağlamı içinde inceler. Tonal ve atonal müziklerin beyinde yarattığı etkiyi araştıran bu çalışmada nöroloji ve müzikolojinin kuramsal ve yöntemsel araçları kullanılarak, tonal ve atonal müziğin beyinde yarattığı etki gözlemlenmiştir. Ortaya çıkan etki sadece beynin aktive olan kısımları çerçevesinde değil, duygusal ve kültürel çerçevede de ele alınmıştır. Çalışma ayrıca, tonal ve atonal müzikler hakkındaki teorik söylemlerin algılamaya ne derecede yansıdığının bir incelemesidir. Bulgular değerlendirildiğinde tonal ve atonal müziğin beyinde ayrı bölgelerde algılandığı ve beynin sol yarısında atonal müzikte daha fazla aktivasyon olduğu sonucuna ulaşılır. Dinletilen müzik örneklerinin batı sanat müziğinin özgün yapıtları olması açısından bu çalışma literatürdeki ilklerdendir.Bu tez çalışmasında müzisyen olmayan kişilerintonal ve atonal müzik algısı üzerine 25-48 yaş aralığında sağ el baskın olan toplam onbeş kadın katılımcıya, tonal müzik örneğinde J.S. Bach Konçerto ?İki Keman İçin Re Minör? ve atonal müzik örneğinde Arnold Schönberg ?Orkestra İçin Beş Parça? fMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme) çekimi sırasında dinletildi ve oluşan beyin aktivasyonları incelendi. fMRI çekimlerinden sonra katılımcılar ile yapılan görüşmelerde dinledikleri tonal ve atonal müzikleri yorumlamaları istendi. Görüşme sonucu elde edilen bulgularla, fMRI taramasından çıkan beyin görüntülerinin sonuçları karşılaştırıldı. Görüntülerin analizi SPM2 (Statistical Parametric Mapping) yazılımı ile yapıldı.

AlgıAtonalBeyin+2
Başak Çalllı
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Akor yapısındaki tonal ve atonal ayrımlamada nörokognitif yaklaşım

Tonal akorların genelde atonal akorlara yeğlenmesi hipotezinden yola çıkılan bu tez çalışmasında, iki farklı disiplin olan nöroradyoloji ve müzikolojinin kuramsal ve yöntemsel araçları kullanılarak, akorların tonal ve atonal bağlamda beyinde yarattığı etki gözlemlenmiştir. Ortaya çıkan etki sadece beynin aktive olan kısımları çerçevesinde değil, duygusal çerçevede de ele alınmıştır. Bulgular, literatürle ilişkilendirildiğinde akorların hipotezi destekler yönde etkiler yarattığı sonucuna ulaşılır. Ayrıca akorların yarattığı aktivasyonun genel olarak tonalde beynin sağ tarafında, atonalde ise sol tarafında yoğunluk oluşturması dikkat çekmiştir. Tonal ve atonal hakkındaki teorik söylemlerin ön hazırlık olmaksızın algılamaya ne derecede yansıdığının bir incelemesi olan bu çalışma bu anlamda literatürdeki ilklerdendir.Bu tez çalışmasında müzisyen olmayan kişilerin akor algısı üzerine 25-48 yaş aralığında sağ el baskın olan toplam on beş kadın katılımcıya, tonal-atonal akor örnekleri fMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme) çekimi sırasında dinletildi ve oluşan beyin aktivasyonları incelendi. fMRI çekimlerinden sonra katılımcılar ile yapılan görüşmelerde dinledikleri tonal ve atonal akorları yorumlamaları istendi. Görüşme sonucu elde edilen bulgularla fMRI taramasından çıkan beyin görüntülerinin sonuçları literatür ile ilişkilendirilerek akorların etkisi araştırıldı. Görüntülerin analizi SPM2 (Statistical Parametric Mapping) yazılımı ile yapıldı.

AkorAtonalManyetik rezonans görüntüleme+2
Nurdan Tezel
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Küreselleşme bağlamında extreme metal scene: İzmir metal atmosferi

Küreselleşme üzerine düşünmeye başlamak beraberinde ciddi soruları getirir. Söz konusu kavram bir ?tek tipleşmeye? mi yoksa bir ?farklılaşmaya? mı işaret etmektedir? Bu iki soru, çok basit gibi görünmesine karşın, küreselleşme tartışmasının temelini oluşturur. Tomlinson küreselleşmeyi, ?bağlantıların artması? vurgusunu açıklayacak biçimde, ?karmaşık bağlantılılık? (complex connectivity) kavramı çevresinde tartışır. Yazar, karmaşık bağlantılılık kavramı sayesinde küreselleşmeyi, modern dünyanın ampirik bir durumu olarak ele aldığını belirtir. Bu kavramla Tomlinson'un anlatmak istediği, küreselleşmenin modern yaşamı karakterize eden, hızla gelişen ve giderek yoğunlaşan karşılıklı bağlar ve bağımlılıklar ağına işaret ettiğidir. Bağlantılılık kavramı günümüzde küreselleşmenin açıklandığı çalışmaların çoğunda öyle ya da böyle bulunur. Tipik bir örnek veren Tomlinson, McGrev'in küreselleşmeden basitçe, ?karşılıklı küresel bağlanmışlığın yoğunlaşması? olarak bahsettiğini belirtir ve bu kavramın işaret ettiği bağlantıların çokluğunu vurgular: ?bugünlerde mallar, sermaye, moda ve inançlar, karasal sınırlar arasında kolayca akmaktadır. Ulus aşırı ağlar, toplumsal hareketler ve ilişkiler, akademiden cinselliğe kadar hemen tüm alanlarda etkisini göstermektedir?.Ancak burada belirtilen ?bağımlılıklar ağı?, küresel duruma özel bir bağımlılık daha doğrusu karşılıklı bağlantılılık biçimidir. Yerel ve küresel arasındaki ilişkinin doğası gereği dönüşüme uğramış bu bağlantılılık biçimi, modernliğin kimi unsurlarının da etkili olduğu bir sonuçtur. Bu çalışmanın amacı küreselleşmeyi ?bağlantılılık? kavramı çerçevesinde ele almak, bağlantılılığın küreselleşme ile ilgili önemini saptamak, küresel Extreme Metal Scene özelinde, müzik scenelerinin, yerel-küresel dinamiğini bağlantılılık kavramı ile ilişkili biçimde değerlendirmek ve İzmir Extreme Metal atmosferinin küresel scene'le ilişkisi çerçevesinde analiz etmektir.

Extreme metal müzikExtreme metal sceneHeavy metal+4
Aykut Barış Çerezcioğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Alevi müzik uyanışı bağlamında İzmir Yamanlar Alevi göçmenlerinin müzik pratikleri

Bu çalışmada, İzmir'in Yamanlar Mahallesi'nde yaşayan Orta ve Doğu Anadolu Alevi göçmenlerinin ritüel içi -ritüel dışı müzik pratikleri, `Alevi müzik uyanışı' bağlamında ele alınmıştır. İzmir'in Yamanlar Mahallesi'ne göç eden Alevi topluluğu, 1993 yılında `Hacı Bektaşi Veli Kültür ve Dayanışma Derneği Karşıyaka Şubesi'nde örgütlendi. İçinde cemevini de bulunduran bu dernek 2009' da `Alevi Kültür Dernekleri Karşıyaka Şubesi (Yamanlar Cemevi)' olarak isim değiştirdi. Bu çalışma bir yıl süren alan araştırması, gözlem ve görüşmelere dayanmaktadır. Farklı etnik topluluklardan oluşan Aleviler, Ortodoks Müslümanlardan oldukça farklı ibadetlere sahip heteredoks Müslümanlardır. Bu dinsel açıdan farklı olan topluluk, Hz. Muhammed'in kuzeni ve damadı olan Hz. Ali'ye gönülden bağlıdır. Alevilerin sosyal ve dinsel lideri olan dede, içinde müzik ve dansın (semah) önemli işlev gördüğü, cem ritüelini yönetir.Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Aleviliğin tarihsel gelişimi, Alevi inanç ve kültürü, toplumsal kurumları ve Türkiye'de Alevi uyanışı ele alınmıştır. İkinci bölümde, Alevi kültürel kimliği ve belleği, Alevi müzik uyanışının bileşenleri ile ilişkilendirilmiştir. Üçüncü bölüm ise ilk iki bölümün kazanımlarından hareketle, bu çalışmaya seçilen vaka incelemesi çerçevesinde, cem içi - cem dışı müzik pratiklerinin tanımlanmasını ve değerlendirilmesini içermektedir. `Müzik uyanışı' (music revival), yok olmakta olduğuna ya da tamamen geçmişe ait olduğu düşünülen bir müzik geleneğinin yeniden gündeme gelmesidir. 1980'lerin sonundan itibaren, gerek endüstrileşmenin, gerekse Türkiye'nin siyasi koşullarındaki değişimin etkisiyle Alevi müzik uyanışı ortaya çıkmaya başlamıştır. Dolayısıyla, Alevi müzik uyanışından, İzmir Yamanlardaki Alevi göçmenlerinin cem içi ve cem dışı müzik pratikleri de etkilenmiştir; Alevi müzik uyanışçılarının gündeme getirdiği dağar, bağlamada kullanılan şelpe, çarpma, vb. gibi popüler teknikler ve amplifikatör, mikrofon vb. gibi yeni müzik teknolojileri bölgedeki cem içi ve cem dışı müzik pratiklerinde halen uygulanmaktadır.

AlevilerEtnomüzikolojiGöçmenler+2
Serap Akdeniz
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Müziksel üretim bağlamında rock otantisitesi: Mor ve Ötesi örnek olayı

Bu çalışmanın amacı, müziksel üretim bağlamında rock otantisitesini, Türkiye'de ünlü bir rock grubu olan Mor ve Ötesi'nin müziksel pratikleri ve söylemlerinden hareketle tartışmaktır. Çalışmada teorik bir çerçeve oluşturmak için birinci olarak popüler müzik incelemelerinin üretim, tüketim ve metin gibi temel analiz kategorileri gözden geçirildi. İkinci olarak öncelikle felsefe ve sosyal bilimler gibi çalışma alanlarına daha sonra kültürel çalışmalara konu olmuş ve sonucunda popüler müziğin önemli analiz gereçlerinden biri haline gelmiş olan otantisite kavramı ele alındı ve Mor ve Ötesi'nin müziksel ve müzik dışı söylemleriyle ilişkilendirildi.Çalışma mahiyeti itibariyle bir vaka (casestudy) incelemesi olduğu için Mor ve Ötesi'nin müziksel üretim pratiklerine odaklanır. Müziksel üretim çerçevesinde enformasyon toplayıp bunu analiz etmek için gerekli en önemli yollardan birisi müzisyenlerin kendi söylemlerinden yansıyan ve metinlerine de yansıttıklarını söyledikleri argümanları dikkate almaktır.Müziksel üretim pratiklerinin gerçekleştirildiği mekanlarda yapılan gözlemler, Mor ve Ötesi üyeleriyle yapılan görüşmeler ve hatta müzik endüstrisi ile bağlantılı olarak yapımcılarla yapılan görüşme ve müzakerelerle birlikte oluşturulan enformasyon, çalışmanın üçüncü bölümündeki metin analizine bağlanmaktadır. Kısacası hem müziksel üretim koşullarının müzik dışı bileşenleri hem de müziğin üretimi içerisinde grubun düşüncülerini metne yansıttıkları stratejiler, görüşmeler yoluyla ele alınmıştır. Dolayısıyla müziksel üretim süreci içerisinde grubun yaptığı müziğin özelliğine ilişkin toplanmış olan enformasyon, genel olarak rock müziğe özel olarak ise Mor ve Ötesi'ne ilişkin bir dizi söylemsel biçimleniş ortaya çıkarmıştır. Bu söylemsel formasyonu denetim altına almak için ise temel olarak otantisite kavramlaştırılması kullanılmıştır. Sonuç olarak çalışmada, grubun üretim-tüketim-metin üçgenine dayalı otantisite işaretleyicileri irdelenmiş ve anlaşılmaya çalışılmıştır.

Alper Yazıcı
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Batı ve Türk müziği üsluplarında anlam üretme aracı olarak kemanın sonolojik analizi

Kültürel kimlik, bir grubun öteki gruplardan `farklı' olduğunu ortaya koyma ve bunu vurgulama talebidir. Farklı olmak aynı zamanda grup içi benzerliklerin de yaratılmasını gerektirmektedir. `Biz' olma yolunda benzerliklerin ve farklılıkların yaratılması, bir ortak değer oluşturmaya ve oluşan değeri paylaşmaya bağlıdır.Çalışmada, İzmir'de Türk ve Batı müziği pratikleri ile ilişkili keman çalıcılarının, keman tınısına ilişkin tercihler ve bu tercihe ilişkin atıflar aracılığı ile birbirinden nasıl ayrıldığı, bu ayrılığın ve tını tercihine ilişkin farklılığın, ele alınan çalıcılar ve keman yapımcıları tarafından `kültürel kimliğin' ve aidiyet sınırının bir göstergesi ve adı geçen müziksel ve kültürel bağlamların `otantiklik' işaretleyicisi olarak nasıl kullanıldığı ele alınmaktadır.Birinci bölümde çalışmanın anahtar kavramlarından biri olarak `kültürel kimlik' ele alınır ve kültürel kimliğe ilişkin yapıyı anlamaya aracılık eden bir unsur olarak `çalgı' üzerinden örnekler verilir. İkinci bölüm, kültürel kimliğin işaretleyicisi olarak çalgı tınısına odaklanmaktadır. Ardından çalışma açısından önemli ikinci bir anahtar kavram olarak `otantisite' ele alınır. Üçüncü bölümde ise kemanda tını oluşumuna etki eden faktörler ele alınır. Batı ve Türk Müziği keman çalıcılarının tını tercihini ve bu tercihin çalımı nasıl etkilediğini görmeye yönelik olarak yapılandırılan dördüncü ve son bölümde, alan çalışmasından elde edilen veriler ve stüdyoda yapılan deney sonuçlarından yararlanılarak, elde edilen veriler üzerinden yapılan değerlendirmelerle çalışma sonuçlandırılır.

Murat Küçükebe
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Diaspora ve kimlik: Eskişehir ve İstanbul'da yaşayan kırım tatarları'nda çoklu kültürel kimliğin ifade alanı olarak ?tepreş?

Bu çalışma Kırım Tatarlarının Eskişehir / Karakaya ve İstanbul / Çatalca'da düzenledikleri `tepreş' ritüellerine odaklanır. Hem Eskişehir hem de İstanbul'da düzenlenen tepreş ritüelleri 2002 yılı ile 2008 yılları arasında katılımcı gözlem yoluyla izlenmiş ve yapılan bu alan çalışmalarında tepreşlerin içerisindeki kimi edimlerle Eskişehir ve İstanbul Tatarlarının birbirlerinden farklılaştıkları gözlemlenmiştir. Bu çalışma Kırım Tatar kültürel kimliklerinin farklılaşmasının arkasında, yaşanılan diaspora deneyiminin ve bu deneyime bağlı olarak geliştirilen `tahayyüllerin' olduğunu varsayar.Diaspora, ilgili topluluk açısından kimi zaman tahayyül mekanizmalarının harekete geçirildiği bir oluşum halini alır. Tahayyüller özellikle uzak kalınan anavatan ekseninde odaklanır ve bu tahayyüllerle birlikte içine yerleşilen toplumla olan temas ve temasın niteliği, diasporik topluluğun kültürel kimliğinin oluşmasında önemli mekanizmalar oluşturur. Dolayısıyla yeniden şekillenen bu kültürel kimlik, diasporik sürecin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkar.Diasporik kimlik, mekansal bağlamda `burası' ile `orası' olmak üzere bir zıtlık arasında örülür. Dolayısıyla `anavatan' ile `yerleşilen yer' diasporik kimliğin en önemli dinamikleridir. Bu bağlamda diasporik kimlikler bünyesinde çoklu kimlik yapısı barındırır. Kırım Tatarları da kültürel kimliklerini anavatan Kırım ile Türkiye arasında, birini diğerine tercih etmeden örerler. Türkiye'deki kullanımda olduğu gibi kendilerini `Kırım Türkleri' olarak ifade etmeleri de bunun en önemli göstergesidir.Bu çalışma, Kırım Tatarlarının kültürel kimliklerini tepreş içerisinde yer alan müziklerine nasıl yansıttıklarını, tınıların ötesine geçerek, o tınıları üreten kavramlar ve davranışlar ekseninde araştırır. Ve çalışma bu çerçevede diasporik kimliğin günümüzdeki anlamına katkı sağlamayı hedefler.

DiasporaKırım Tatarlarıİmge
İlhan Ersoy
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Yansışım süresi farklılıklarının değerlendirilmesi: fMRI çalışması

Müzik araştırmalarında son dönemde yapılan disiplinlerarası çalışmaların en göze çarpanlarından bazıları insan beyninin müziği ve müzikal unsurları nasıl algıladığını araştıran nörobilim çalışmalarıdır. Amatör ve profesyonel müzisyenler, müzik eğitimi almış ya da eğitimsiz dinleyiciler gibi katılımcı grupları ile yapılan bu çalışmaların ana amacı müziğe, müzik beğenisine ve performansa dair yapılan öznel değerlendirmelerin ve tercihlerin nesnel karşılıklarının bulunması, insan beyninin bunları nasıl yorumladığının anlaşılmasıdır. Müzik teknolojisi ve akustik alanında yapılan çalışmalarda da dinleyicilerin öznel tercihleri (subjective preferences) öne çıkmaktadır. Akustik biliminin 19. yy sonlarından itibaren amaçlarından biri de bu öznel yargıları hesaplanabilir somut sonuçlarla ilişkilendirmektir.Yansışım süresinin kapalı bir alanın boyutları ile ilgili ipuçlarını dinleyiciye veren yegane psikoakustik nitelik olduğu yapılan çalışmalarda belirtilmiştir (Hameed vd., 2004). Uzaysal nitelikler (Spatial attributes) olarak tanımlanan bu özellikler kapalı bir alanda olma hissini oluşturan özelliklerdir. Bu çalışma yansışım süresi değişimlerinin insan beyninde ne gibi farklılıklara sebep olduğunu ve bunun dinleyici algısında nasıl bir değişiklik yaptığını görmeyi amaçlamaktadır.Bunun için oda akustiği etkisinden yoksun, yansışımsız (anechoic) bir klarnet sesi, ODEON mimari akustik modelleme yazılımı kullanılarak modellenen, aynı boyutlarda ancak farklı yansışım sürelerine sahip iki oda ile evrişim işlemine tabi tutulmuştur. Daha sonra yapılan fonksiyonel manyetik rezonans taraması (fMRI) esnasında bu iki odadan elde edilen sesler, önce yansışımsız ses, daha sonra kısa ve uzun yansışım sürelerine sahip sesler olacak şekilde katılımcılara dinletilmiştir. Deney için hepsi müzik teknolojisi öğrencisi ya da mezunu, sağ el kullanan, yaşları 23 ile 38 arasında değişen 10 katılımcı belirlenmiştir. Katılımcılardan elde edilen fMRI çekimleri Matlab yazılımı ile çalışan Statistical Parametric Mapping (SPM) yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Önce 10 katılımcıdan elde edilen tüm sonuçlara ?tek örnek t-test? ile grup analizi uygulanmıştır.Analiz sonucunda sağ ve sol yarımkürelerdeki oditory korteksler'de superior temporal girus bölgelerinde anlamlı aktivasyon değişimleri gözlenmiştir. Sonuçlarda dikkate çarpan unsurlar yansışım süresi arttıkça aktivasyon alanının da artması, buna karşılık aktivasyon gürlüğünün düşmesidir. Bu sonuç özellikle sağ superior temporal girus'ta daha kesindir. Sol superior temporal girus'ta ise yansışımsız ve 0.8 sn yansışıma sahip iki uyaran arasında aynı sonuç görülmüş ancak 1.8 sn yansışıma sahip uyaranın aktivasyon alanı 0.8 sn yansışıma sahip uyarana göre daha dar çıkmıştır. Aktivasyon gürlüğü ise aynen sağ yarımkürede görüldüğü gibi düşmeye devam etmiştir. Sol superior temporal girus'ta görülen bu durum daha sonra yapılacak çalışmalarla incelenebilecek bir sonuçtur.

Suat Vergili
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Müziğin bir yaygın gelişimsel bozukluk tipi olan otizmde ortaya çıkan problemli davranışlar üzerindeki etkisi: Ritim uygulaması çerçevesinde 4 örnek olay

Bu araştırmada müziğin, bütünüyle hastalık tedavi edici olmasa da belirli davranış bozuklukları sergileyen otistik çocukların sosyal davranışlarının düzenlenmesinde bir etkisi olup olamayacağı sorusundan yola çıkıldı. Otistik çocukların müzikle ilişkilenmesi kapsamında yapılan ritim çalışmalarının çocuklardaki problem olarak görülen davranışların kontrolünü ne yönde etkilediğini anlamak amacıyla, araştırma kapsamında M.E.B. İzmir Işık Özel Eğitim Merkezi Alsancak Şubesi'nde dört otistik çocukla haftada bir kez olmak üzere on oturumluk uygulama çalışması yapıldı.Otistik çocuklarla gerçekleştirilen ritim çalışmasında, Ritim Tekrarı Ölçeği'nde yer alan ritim kalıpları uygulandı. Çocuğun yapabilme düzeyine göre Evet, Sözel Yardım, Fiziksel Yardım ve Hayır seçenekleri işaretlenerek uygulamaların kontrolü sağlandı.Çalışmanın uygulama kısmı dışında çocuğun sosyal davranış değişimlerinin gözlemlenmesi, araştırmacının koşullar nedeniyle sürekli çocuğun yanında bulunamaması, çocukla birlikte yaşayamaması nedeniyle aileden yardım alınması bir yöntem bir çözüm olarak görüldü, aile çalışmaya dahil edildi. Bunun için çocuğun problemli davranışlarını izlemek için hazırlanan Problemli Davranış Haftalık İzleme Formu'ndan yararlanıldı. Problemli Davranış Haftalık İzleme Formu, çocuğun problem davranışlarının gidişatını iki oturum arasındaki süreçte saat, gün ve tarih sıklıklarını yansıtır.Bu çalışma sonunda ritim tekrarı çalışmalarının çocukların yine tekrara dayalı olarak ortaya çıkan problem davranışları yerine geçebileceği sonucuna ulaşıldı. Bununla birlikte problem davranışları ortaya çıkaran çevresel faktörlerin gücünün kimi zaman müziğin gücünden baskın olduğu ve problem davranışların en azından sözkonusu faktörlerin devam etmesi süresince etkin olmadığı da çalışmanın bulguları arasındadır.

MüzikMüzik tedavisiOtistik bozukluklar+1
Berrakçay Orçun
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Moğollar grubu örneğinde Anadolu pop ve Türkiye'de kültürel modernleşme

Türkiye, ancak yirmili yıllarda, Cumhuriyet'in ilanının ardından organize bir `modernleşme' çabasına girebildi. Girişilen `modernleşme' hareketinin iki ana ereği vardı. Bunlar çağdaşlaşma adına `Batılılaşma' ve uluslaşma adına `Türkleşme' idi. Giyim-kuşam, alfabe, eğitim sistemi gibi doğrudan sosyal hayatı etkileyecek reformlara girişildi. Biraz da jakoben bir üslup ile halk geleneksel yaşamdan uzaklaştırılıp, `modern' olan yaşama çağrıldı. `Modernleşme'nin bir gereği olan uluslaşma adına, bin yıllar boyu birçok kültürün yaşandığı Anadolu coğrafyası `Türk'leştirildi; kendini Türk saymayan unsurların varlığı tanınmadı. Ve karmaşık kültürel yapıya sahip Anadolu, okullardan itibaren tek bir kökenden gelen tek bir ulusun yaşadığı bir coğrafya olarak tanıtıldı.Altmışlı yıllarla, o zamana dek olagelenin tersine, doğu kültürü ve müziği, Batılıların daha çok ilgisini çekmeye başladı. İngiltere, A.B.D. gibi ülkelerin folk müzikleri dışındaki folk müzikler de pop müziğin anaakımı ile kaynaşarak popüler müzik alanında yer buldular.Türkiye'de de benzer bir amaçla yola çıkan Moğollar grubu kendi yerel materyalini kullanmaya karar verdiğinde, `ait olduğu öğretilen' Anadolu coğrafyasının folk müzik biçemine yaslandı. Bunun sonucunda `Anadolu Pop' ismini verdikleri hybrid yapıdaki müzik türünün tetikleyicisi oldular ve bu tür içinde ürünler verdiler.Seksenli yıllarla Anadolu Pop gözden düşerken, doksanlarda başka müzisyenler aracılığıyla ve kırdan gelenlerin kentleşme sürecinde yeni anlamlar yüklenerek tekrar etki kazandı. Aynı yıllar Moğollar gibi yetmişlere ait grupların geri dönüşlerine de sahne oldu. Moğollar doksanlarda, yetmişlerde bıraktıkları noktadan farklı bir anlayışla ürünler verdiler. Bu çalışmada bir yandan Türkiye'nin modernleşme sürecinin Anadolu Pop'un ortaya çıkışına olan etkisi incelenirken, bir yandan da bu müzik türünün iki dönemi arasında tarihsel perspektif de gözetilerek bir değerlendirmeye gidilmektedir.

Tayfun Bilgin
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel uzlaşma ve müzik: Kıbrıs'daki Türk ve Rum toplumları arasındaki uzlaşmaya yönelik müziksel diyaloglar

Bu araştırmada müziğin, kültürler ve toplumlararası uzlaşma sağlamada etkili olup olamayacağı sorusundan yola çıkıldı. Bu sorulara yanıt aranırken önce müziğin kültürlerarası uzlaşmadaki ve çatışmadaki rolü İsrail?Filistin, Alman-Yahudi, Berlin Duvarı ve Grup Munzur örnekleriyle ele alındı. Bu aşamada müziğin, kültürlerin uzlaşmasında yardımcı olurken bazen de sorunun kendisi olarak ortaya çıktığı görüldü. Çalışmanın çıkış noktasının Kıbrıs'ta Türk ve Rum toplumlarının uzlaşmaya yönelik olarak sergilediği müziksel davranışlar olmasından dolayı, Kıbrıs adası özelinde müziğin iki toplum arasındaki uzlaşmaya katkıları ve ortak kimliği (Kıbrıslılığı) oluşturmakta nasıl kullanıldığı ele alındı.Müziğin iki toplum arasındaki uzlaşmaya katkısında, iki toplumun kendilerini ve kültürlerini ifade ediş biçimi olan şarkıları, eğlence anlayışları, mekanları, çalgı oturtumları ve iki toplumlu örgütlenmeleri incelendi. Tüm bu veriler ışığında halkın Kıbrıs'ta Türk ve Rum toplumları arasında uzlaşmaya yönelik olarak pek çok müziksel diyalog içine girdiği, ortak bir müziksel dil ya da söylem geliştirdiği görüldü.Adada iki toplumun da müziği tekrar bir araya gelmek, ortak kültürü göstermek için etkili bir yol olarak kullanmasının en önemli delilleri iki toplumlu örgütlenmeler ve tavernalarda yaşanan uzlaşma yönünde değişimlerdir. Bugün gelinen noktada tavernalarda iki toplumun müzisyenlerinin bir araya gelerek karma oturtumlarla, karma programlar yapar durumda olmaları ve bu sürecin biçimlenişi analiz edilmiştir. Ayrıca iki toplum arasında iletişim ve geçişleri sağlayan sınır kapılarının açılmasından önce tabandan gelen bir istekle halkın ortak iki toplumlu örgütlenmeler içine girmeleri ve değişen siyasi anlayışlar, ada dışı desteklerle bu örgütlenmelerin sürece katkıları ortaya konmuştur.

Umut Albayrak
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Alevi müzik uyanışı bağlamında İzmir Limontepe Alevi göçmenlerinin "müzik pratikleri"

Bu çalışmada, Orta ve Doğu Anadolu'dan İzmir'in Limontepe Mahallesi'ne göç eden Alevilerin ritüel içi-ritüel dışı müzik pratikleri, `Alevi müzik uyanışı' (music revival) çerçevesinde ele alındı. Ekonomik ve politik etkenlerden dolayı İzmir'in Limontepe Mahallesine göç eden Alevi cemaati, 1994'te, içinde cem evi de bulunan `Ehl-i Beyt İnanç Eğitim ve Kültür Vakfı'nı kurdu. Bu çalışma, dört yıl süren inceleme, alan araştırması, gözlem ve görüşmelere dayanmaktadır.Aleviler, karma etnik topluluklardan oluşmuş, Ortodoks Müslümanlardan oldukça farklı inanç pratiklerine sahip Heterodoks Müslümanlardır. Hilafette Hz. Ali'nin yanını tutmaktadırlar, soydan gelen dini liderlere (dede) sahiptirler ve şiir, müzik ve dansla (cem) ibadet etmektedirler.Çalışma üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde, Aleviliğin tarihsel gelişimi, Alevi kültürü ve Alevi kültürel kimliği, ikinci bölümde ise Alevi müziği ve Alevi müzik uyanışı ele alındı. İlk iki bölümde verilen malumatın amacı, durum çalışmasıyla elde edilen üçüncü bölümdeki cem içi-cem dışı müzik pratiklerine ilişkin verileri daha net olarak gösterebilmektir.`Müzik uyanışı (music revival)', kaybolmaya yüz tutmuş gibi görünen bir müzik türü ya da üslubunun birden bire görünürlük kazanarak popülarize olmasıdır. Alevi müzik uyanışına endüstrileşmenin yanı sıra, Türkiye'nin değişen siyasi koşulları da yol açmıştır. Sonuç olarak, Alevi diasporasında ve Türkiye'de 1980'lerin sonundan bugüne kadar artarak devam eden Alevi kültür ve müzik uyanışı, İzmir Limontepe Alevi cemaatinin cem içi ve cem dışı müzik pratiklerine de fazlasıyla yansımıştır. Popüler dağar, yeni bağlama teknikleri (şelpe, çekme, tarama vb.), yeni müzik teknolojileri (amplifikatör, eşik altı ve gitar burguluğu vb.), bölgedeki cem içi ve cem dışı müzik pratiklerinde uygulanmaktadır.

Banu Mustan Dönmez
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Müzik türlerinin tercih edilmesinde kişilik özellikleri ve beğeni ilişkisi

Bu çalışmada Türk müziği (halk müziği ve geleneksel sanat müziği) rock ve klasik müzik dinleyicilerinin beğenilerini etkileyen faktörler, kişilik, cinsiyet, yaş, aile, arkadaş çevresi ve müzikal uyaran değişkenleri çerçevesinde incelenmiştir. Müzik tercihi ve kişilik arasında bir ilişki olup olmadığı, belirli bir türün müzikal özellikleri ile müzik beğenisi ve kişilik arasında herhangi bir ilişkinin varlığı, Türk müziği, klasik müzik ve rock müzik dinleyicilerinin bireysel değerlendirme ve tercihlerinde hangi sosyal ve kültürel değişkenlerin etken olduğu, yanıtları aranılan sorulardır. Çalışma, kişiliğin kalıtsal özelliklerin yanı sıra sosyal ve kültürel çevrelerden etkilenerek gelişmesi bağlamında aynı tür müzikleri yoğun olarak dinleyen insanların kişilik özellikleri arasında bir takım benzerlikler olabileceği hipotezine dayanarak yürütülmüştür.Çalışma sonucunda Türk ve klasik müzik dinleyicilerinin kişilik özellikleri birbirine yakın çıkarken rock müzik dinleyicilerinin kişilik özellikleri hem temel boyutlarda hem alt boyutlarda belirgin farklılıklar göstermiştir. Elde edilen sonuçlar, müzik tercihinde kişilik özellikleri ve müzik türü ilişkisi arasında bağıntılar olabilceği varsayımını doğrular niteliktedir.Veri toplama araçları olarak Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü öğretim üyeleri tarafından Türkiye koşullarına göre hazırlanmış ve geçerlilik - güvenilirliği yapılmış beş faktör kişilik testi (Somer, Korkmaz, Tatar; 2004) ile daha önce geçekleştirilmiş benzer çalışmalardan yaralanarak hazırladığımız müzik beğenisi anketi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin değerlendirilmesi SPSS v13.0 paket programında yapılmış, istatistik teknikleri olarak T testi, yüzde, frekans ve varyans analizlerinden yararlanılmıştır. Çalışma, İzmir ilinde bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (müzik eğitimi alan ve almayan), Dokuz Eylül Üniversitesi Müzik Eğitim Fakültesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuarı ve Ege Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarında müzik öğrenimi görmekte olan öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar 17-30 yaş arası, 89 erkek 91 kadın toplam 180 kişiden oluşmuştur.

Barış Erdal
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

İstanbul Ermenileri ve müzik pratikleri

İstanbul sınırları içinde, birbirlerinden farklı Ermeni etnisiteleri aynı cemaat içinde bir arada yaşamaktadırlar. Bu çalışma, İstanbul'da yaşayan Ermenileri tanımlanmaya ve müzik pratikleri üzerinden Ermeni etnisitesini analiz etmeye çalışmaktadır. Birbirinden farklı Ermeni etnisiteleriyle, bu etnisitelerin akışkanlığı bağlamında Ermeni müziksel kimliklerindeki benzerlik ve farklılıkların inşası ortaya konulmaktadır.Literatürde bulunan Ermeni müziği tanımlamaları ile alan araştırmalarında elde edilen bulgular karşılaştırılarak teoride tanımlanan Ermeni müziği ile pratikte icra edilen Ermeni müziği arasındaki farklar öne çıkarılmaya çalışılmaktadır. Tarihsel süreçte değişime uğrayan Ermeni müzik pratiklerinin, topluluğun bu süreçte yaşamsal pratikleriyle doğru orantıda değişim gösterdiği saptanmaktadır.Odak topluluk olarak İstanbul Ermenileri üzerinde durulan çalışmada, yoğun olarak alan araştırmaları gerçekleştirilmiştir. Katılımcı gözlem ve görüşmeler ile yapılan araştırmalarda elde edilen bulgular, etnomüzikoloji disiplininde etnik grup ve etnisite hakkında öne sürülen teoriler üzerinden analiz edilerek bir kuramsal çerçeveye oturtulmuştur.Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde Ermenilik kavramı üzerinde durularak, birbirinden farklı Ermeni tanımlamaları farklı bağlamlarda ele alınmıştır. Dinsel açıdan Ermeni tarihi incelenmiştir. Türkiye Ermenileri hakkında tarihsel bilgi verilmiş ve çalışmanın odağı olan İstanbul Ermeni cemaatinin profili çizilmiştir.İkinci bölümde, Ermeniler bir etnik grup olarak ele alınmış, kavramsal boyutta etnik grup, etnisite, kimlik, kolektif kimlik, etnik kimlik ve kültürel kimlik kavramları açıklanmıştır. Ermeni kimliği kavramsallaştırılması üzerinde, kimlik ve kimlik türleri üzerinde durulmuştur.Çalışmanın üçüncü bölümünde, Ermeni müziği tanımlamaları ele alınmıştır. Alanda gözlemlenen İstanbul Ermenilerinin pratikleri, yaşamsal pratikler içerisinde müziğin yerini görebilmemiz açısından dinsel ve dünyasal ana başlığı altında sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırmayla, pratiklerde öne çıkan müziksel unsurlar ve müziksel kimliklerin rolü ortaya konmaya çalışılmıştır.

Ermeni müziğiErmenilerEtnisite+1
Meral İğci Şengüler
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türk halk müziği uyanışının kitle medyası bileşeni olarak "türkü radyo"

Bu çalışmanın amacı, THM Uyanışının kitle medyası bileşeni olan `Türkü Radyo'nun analiz edilebilmesini mümkün kılan ?uyanış? (revival) ya da ?müzik uyanışları? (music revivals) kavramının ?vaka incelemesi? (case study) olarak ?Türkü Radyo? olgusunu tartışmaktır.Çalışmanın teorik olarak temel dayanağı olan Tamara Livingston'ın (1999.67) makalesi, yapılan kavramsal tanımlamalar açısından çalışmanın pek çok yerinde kullanılmıştır.Çalışmanın ilk bölümünde Türk Halk Müziği Uyanışı, temel karakteristikleri ve kitle medyası bileşeni olarak `türkü radyo' olgusu ele alınmış, ikinci bölümde kitle iletişim araçları içerisinde radyonun konumlandırılması ve `müzik radyosu' olarak da `türkü radyo'su üzerinde çalışılmıştır.Çalışma içeriği itibariyle bir vaka incelemesi olduğu için müzik yayınlarında THM'ni ağırlıklı olarak kullanan Can Radyo ve Demokrat Radyo'nun yayın misyonu, genel profili, internet teknolojisi ile uyumlanma, gelir kaynakları ve söz ve müzik programları ele alınmıştır. Radyo kuruluşlarının yayın yaptığı mekânlarda yapılan gözlemler, radyocularla yapılan görüşme ve müzakerelerle birlikte, program analizleri ile oluşturulan enformasyon `müzik uyanışı' kavramı çerçevesinde anlamlandırılmıştır.Sonuç olarak çalışmada, ?müzik uyanışları? (music revivals) kavramının?vaka incelemesi? (case study) kısmını oluşturan ?Türkü Radyo? olgusuna `örnek olay' olarak Demokrat Radyo ve Can Radyo üzerine yapılan alan çalışmasında, bu iki örnek olaydan yola çıkarak ve eşdeğerde olan ulusal ve yerel radyolar da gözden geçirilir. THM uyanışının kitle medyası bileşeni olarak Türkü Radyo'nun, uyanış bağlamındaki önemi ve uyanışın diğer bileşenleri ile karmaşık ilişkisi, çalışmanın sonuçları kısmında ifade edilir.

Ayşegül Çetinkök
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşin kültürel kimliğinin müziksel dinamikleri

Bu çalışma Hemşin kültürel ve müziksel kimliğini birlik ve farklılıkdiyalektiği bağlamında araştırmaktadır. Kültürel kimlik kavramının yanı sıraotantisite terimi de bu çalışmada analitik bir araç olarak işlev görmektedir.Dolayısıyla çalışmanın amacının Hemşin müziksel kimliğini otantisite, kültürelkimlik ve temellük gibi bir dizi analitik kavramla incelemek olduğu söylenebilir.Müziğin sosyal değişim bağlamında pek az değişmeden kalabildiğinisöylemeye bile gerek yok. Göç, müziğin kentli Hemşin toplumu içindeki üretimi,desteklenmesi ve tüketim kalıpları üzerinde derin bir etki bırakmıştır. Bu çerçevedeçalışma Hemşin müzik pratiklerini, özellikle de horon icrasını, sadece `yuva'da(Çamlıhemşin) değil aynı zamanda `gurbet'te ( bir örnek çalışma olarak İzmir) elealmaktadır.

Kubilay Mutlu
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Mardin süryani cemaati örneğinde kültürel ifade ve anlam üretme alanı olarak ritüeller ve müzik

Bu çalışmanın konusunu oluşturan Mardin Kadim Süryanileri, kendilerini, kurulan ilk medeniyetlerden bu yana, Mezopotamya'da yaşamış olan tüm Mezopotamya Halkları'nın torunları olarak tanımlarlar. Bu süreçte çeşitli isimlerle tarihe geçmiş bu halklar, kolektif isimlerine ilişkin, aralarında en çok kabul gören fikre göre; kendilerini Hıristiyanlık'ı seçmeyen soydaşlarından ayırmak için Süryani ismini almışlardır.Süryaniler Hıristiyanlık'a geçiş yaptıkları dönemde yaşadıkları bölgelerde hakimiyet kuran güçlü imparatorlukların yönetiminde yaşamlarını sürdürdüler. Bu imparatorlukların sonuncusu da Osmanlı İmparatorluğu'ydu. Osmanlı İmparatorluğu parçalandıktan sonra, Süryaniler, Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşamlarını sürdürdüler. Süryanilerin Türkiye'de yoğun olarak yaşadıkları yerler M.Ö. yerleşip; günümüze kadar yaşamlarını sürdürdükleri, Tur-Abdin olarak adlandırdıkları coğrafyadır.Süryani Cemaati'nde kolektivite, ortak bir din, ortak soy ve tarih bilinci, ortak bir dil, ortak bir topluluk ismi, ortak bir yaşam modeli gibi bileşenler üzerine kuruludur. Süryani Cemaati üyeleri, ortak soy bilinçlerini, ortak dinleri olan, Hıristiyanlık üzerine temellendirmişlerdir. Taşıdıkları bu özel soy bilincini, sürekli olarak işler ve aktarırlar. İsa Mesih'le aynı dili konuşan tek topluluk olmaları dolayısıyla kutsal olarak değerlendirdikleri bir dile sahiptirler: Süryanice.Kolektiviteye dair bileşenlerin en baskını -cemaatin kendi düşüncesine göre; onları bu güne kadar bir arada tutan- ortak dinleridir. Bu cemaatte din, üyelerinin iletişimde bulunduğu bir sosyal çevreyi de var eder. Süryaniler, bu sosyal çevre içerisinde aidiyet ve bütünlük bilincine varırlar.Ortak bir bilince sahip tüm cemaatlerde olduğu gibi Süryaniler de, kültürel kimliklerini ifade etmek ve devamlılığını sağlamak isteği taşırlar. Ortak anlamlar etrafında birleşen cemaat üyeleri bu ortaklıkları, çeşitli ifade alanları yaratarak yaşatmaya çalışırlar. Bu ifade alanlarından en verimlisi cemaatin kolektif değerlerinin ifadesine dayalı ve bu değerlerden beslenen simgelere bağlı anlamların üretildiği ritüellerdir.Bir Süryani, bebekliğinden itibaren, Vaftiz ve Qurbano ritüelleriyle meşru olarak dahil olduğu Süryani Kolektivitesi'ne ilişkin her ritüelde yer alır. Yaşamı boyunca gerçekleştirilen her ritüel içinde Süryani Kolektivitesi'ne ilişkin değerler sistemini öğrenir. Cemaatin, kültürünü ifade ettiği bir alan olarak ritüel, sergilenen her davranışla, kullanılan her ögeyle kültürel değerlere göndermeler yapar, bu ögelerin sürekli tekrarıyla kültürel değerlere yönelik anlamlar üretir ve bu yolla da aktarılır.Süryani Ritüelleri'nde müzik ritüeli tamamlayan bir unsurdur. Anlamlar, ritüelin amacına hizmet edecek şekilde müziğe yerleştirilmiştir, müzik olmadan ritüel amacına ulaşamaz. Ritüelde verilecek mesajlar, sekiz ana Süryani Makamı'nın etki gücüne (ethos) dayanarak, her ritüelin gerçekleştiriliş amacına hizmet edeceği düşünülen makamda ezgilenmiştir. İlk Süryani Kilisesi'nin kurulduğu andan itibaren kilise içi ritüellerde kullanılan bu müziksel sistem Süryaniler'e özgü anlamlarla yüklenmiş ve kültürel ifade alanlarının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bu yönüyle kültürel ifadeye yönelik karakteristik bir ögedir ve kültürel ifadenin gerçekleştirildiği yegane alan olan ritüel ile bütünleşmiştir.

Bilgihan Akbaba Bozok
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Profesyonel müzisyenlerde müzik algısı farklılıkları; bir FMRI çalışması

Bu tez çalışmasında profesyonel müzisyenlerin müzik algısı üzerine 26-48 yaş aralığında sağ el baskın Türk halk Müziği ve rock müzik olmak üzere iki farklı türde profesyonel olan toplam on erkek katılımcıya, bu iki türe ait müzik örnekleri fMRI çekim sırasında dinletildi ve oluşan beyin aktivasyonları incelendi. fMRI çekimlerinden sonra katılımcılar ile yapılan görüşmelerde müzisyen kimliğine ait kültürel geçmişleri saptanarak, görüşme sonuçları ve katılımcılara ait fMRI görüntüleri karşılaştırıldı. Görüntülerin analizi SPM2 (Statistical Parametric Mapping) yazılımı ile yapılmıştır.Katılımcıların dinletilen müzik parçaları üzerine görüşmelerde belirttikleri müzik beğenilerini beyin aktivasyonlarında gözlemlemek ve bunları tanımlamak, bu çalışmanın amacı değildir. Bununla birlikte yapılan görüşmelerde, profesyonel müzisyenlerin, müzik dinleme sırasında geliştirdikleri tavırlar bu çalışmada açıklanmıştır. Müzisyenler üzerine fMRI kullanarak yapılan daha önceki çalışmalar, bireyin müzisyenliğine yönelik becerilerini ortaya koymaya çalışan bir takım veriler içerirken, yine bu çalışmaya katılan profesyonel müzisyenlerin müzik becerilerine yönelik bir takım saptamalar yapılmaya çalışılmamıştır. Bu çalışmada profesyonel müzisyenlerin hiçbir şekilde performans olarak gerçekleştirmediği ve bilmediği bir müzik türü üzerine aşinalık ve aidiyet üzerine saptamalarda bulunulmuştur. Katılımcılar ile yapılan görüşmelerde saptanan ve bu tezin bir bölümünde yer alan ?müziği nasıl dinliyoruz? sorusu, beraberinde ?müzik ve ortam? ilişkisini getirmektedir. Bu çalışmada müzik dinlenen ortamın MR makinesi olması, bu anlamda bir dezavantajdır. Bu etken göz ardı edildiğinde, ortaya konulan bulgular literatür çalışmaları ile örtüşür. Profesyonel müzisyenlerde aşinalık ve aidiyet kavramları, kültürel etkenler ile ilişkilendirilmiş, bu etkenler ile müzisyen kimliği arasında birtakım sonuçlara ulaşılmıştır. Yapılan çalışmalarda sağ yarıküre, müzik dinleme ile ilişkilendirilirken, sol yarı küre ise duyma ile ilişkilendirilmiştir. Bu çalışmada gözlenen, katılımcının profesyonel olduğu tür üzerine müzik dinlemesi sonucu aktivasyonun sol superior temporal girus'ta gözlenmesi, ?müziği duymak? olarak tanımlanıp aşinalık üzerine bir bulgu olarak karşımıza çıkarken, yine profesyonel olmadığı bir tür üzerine müzik dinlemesi sonucu gözlenen aktivasyonun sağ superior temporal girus'ta gözlenmesi, ?müziği dinlemek? olarak tanımlanır ve analitik bir dinleme sonucu ortaya çıkan bulgudur.

Müzik tercihiMüziksel işitmeMüzisyenler
Barbaros Bozkır
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Müzisyen beyni: Profesyonel kadın müzisyenlerle müzik eğitimi almamış kadınların müziği algılayışındaki farklar: Bir FMRI çalışması

Müzik üzerine yapılan disiplinlerarası çalışmaların farklı noktalara odaklandığı gözlenir. Öne çıkan araştırma konusu ise müzik algısıdır. Bu konuda yapılan çalışmalarda profesyonel olan ve olmayan gruplar üzerine çalışılmış, gerek performans gerekse pasif dinleme yoluyla her iki grubun karşılaştırıldığı araştırmalar yapılmıştır. Müzik ve tıp bilimlerinden araştırmacıların ortaklaşa çalıştığı bu tez çalışmasında katılımcılara pasif müzik dinletme yöntemi uygulanmış ve profesyonel kadın müzisyenlerle müzik eğitimi almamış kadınların müzik algılayışları arasındaki farklar incelenmiştir. Katılımcılar beş kadın piyanist ve beş müzisyen olmayan kadından oluşur. Her iki gruba da uyarıcı olarak iki müzik yapıtı (Batı sanat müziği ve Türkçe pop) bir beyin görüntüleme tekniği olan fMRI (fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme) çekilirken dinletilmiş ve katılımcıların dinledikleri müziğe karşı tepkilerinin beyinde izlenebilirliği araştırılmıştır. fMRI çekimlerinden önce ve sonra yapılan görüşmelerde katılımcıların müzik eğitimleri, kültürel geçmişleri, müzik beğenileri ve müziğin onlara ne ifade ettiği, çekimler sırasında nelere odaklandıkları sorularak müziği nasıl algıladıklarına dair veriler elde edilmiştir.Çalışmanın hipotezi müzik eğitimi alan kişilerin duymayla ilgili beyin bölgelerinin eğitimsizlere göre daha gelişmiş ve mesleki becerilerinin müziği algılayışta etken olmasıdır.

Fatma Pınar Kebapçılar
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk askeri müzik geleneğinde değişim ve süreklilik

Bu çalışmada, resmi ideolojinin yerel kültürle karşılaşma anı, bu mekân ve zamanda devletin davranış biçimleri ve kullandığı önemli araçlardan biri olarak askeri bandoyu kullanma şekli, Türkiye Cumhuriyeti özelinde ele alındı. 1980'lerden itibaren ülke içi ve dışında meydana gelen önemli olaylar neticesinde ordu, halkla olan diyalogunu geliştirme ihtiyacı hissetmiş, bunun neticesinde o güne kadar ısrarla savunduğu kimi değerlerden vazgeçme eğilimi göstermiştir. Bu durum kendisini en açık biçimde askeri bando müziği alanında hissettirmektedir. Ordunun, çok seslilik gibi temalardan vazgeçme temayülüne girmesiyle birlikte köylerde ve okullarda yapılan karnavalvari organizasyonlarda bu düşüncesini uygulamaya koyduğu, bunun da Mikhail M. Bakhtin'in ?Diyaloji? ve ?Karnavalesk? kavramlarıyla ilişkili olduğu görülmektedir.Bakhtin'e göre diyalog, bir çoksesliliktir; birbiriyle etkileşim, dilleri ve insanları diğerine karşı hareketli kılar, diyalog kurmaya iter. Karnaval ise karşılaşmanın zaman ve mekânını tespit ederken, resmi kültüre karşı bir halk kültürünü, sosyal ve psikolojik boyutuyla gülmeyi ve toplumsal meşruiyeti ortaya çıkartır.Alan araştırması, katılarak gözlem, inceleme ve kaynak taramaya dayanan ve üç yıldan biraz fazla bir zamana yayılan bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde, dünyada ve Türkiye'de askeri müziğin gelişiminden bahsedilmektedir. Devletlerin resmi müzik politikalarının ve ordusal müzik kurumlarının oluşum biçimleri ile buralardaki değişim ve gelişimler tarihsel perspektifi oluştururken, bazı kavramları daha iyi anlamaya yardımcı olacaktır. İkinci bölüm, devletin yeniden inşasında yani Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu ve biçimlenmesinde müziğin rolünü ya da başka bir deyişle müziğe verilen rolü ortaya koymaktadır. Bu iki bölüm, kavramsal çözümlemeyi sağlayacak ipuçlarını gösterirken, üçüncü bölüm olan devletin ulusla diyalogunda M. M. Bakhtin'in Diyaloji ve Karnavalesk gibi bazı kavramlarında belirttiği biçimde, ordunun ve devletin yurttaşlarla kurmaya çalıştığı ilişki sonucunda askeri bando geleneğinde meydana gelen değişim, böylece devletin sürekliliğinin sağlanması çabaları durum çalışmasıyla incelenmektedir.

Askeri müzikBakhtin, MikhailBando+2
Orhan Baba
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kuşak ve çağdaşlık sorgulaması üzerinden ikinci kuşak Türk bestecilerinde resmi ideolojiden kopuş ve sosyal yabancılaşma

Türkiye'de cumhuriyet dönemi bestecilerini sınıflandırmak için kullanılan "kuşak" teriminin dayandığı temeller ve resmî ideolojinin uyumlanmayı amaçladığı Çağdaş Batı Müziği ifadesinde sözü geçen "çağdaşlık" kavramının içeriği bugüne değin yeteri kadar sorunsallaştırılmamış önemli meselelerdendir. Cumhuriyet politikaları dahilinde hedef olarak belirlenen ve yaklaşılmaya çalışılan müziğin kelimenin sahip olduğu hiçbir anlamla "çağdaş" olmadığı, gerçekten yeni olana ilgi duyan bestecilerin ise cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir zaman anlaşılamadığı ya da sahiplenilemediği açıkça görülmektedir. Bülent Arel, İlhan Usmanbaş ve İlhan K. Mimaroğlu'nun yaşamları, yapıtları ve kendilerini içinde buldukları toplumsal ve politik şartlar göz önünde bulundurulduğunda da, onların ikinci kuşak besteciler olarak sınıflandırılmalarının arkasında doğum tarihleri kadar çağdaşlık kavramına olan yaklaşımlarının birinci kuşağı oluşturan bestecilerden, daha geniş anlamıyla da milli müzik politikasından büsbütün farklı olmasının; dönemin ideolojisinden kopmuş, hatta onu reddetmiş olmalarının ve tüm bunların sonucunda bir tür sosyal yabancılaşma yaşamış, başka bir bakış açısıyla "yabancılaştırılmış" olmalarının yattığı görülebilir. Bu çalışmanın amacı, Batılılaşma idealini yeni bir ulus kimliği inşa etme yolunda resmî bir ideoloji haline getiren politikanın, ikinci kuşak besteciler olarak adlandırılan üç Türk bestecisi Bülent Arel, İlhan Usmanbaş ve İlhan K. Mimaroğlu üzerindeki etkilerini çağdaşlık ve kuşak kavramları, bunun yanısıra Amerikalı sosyal psikolog Melvin Seeman'ın yabancılaşmanın tarihsel süreçte kazandığı beş anlamdan biri kabul ettiği soyutlanma kavramı çerçevesinde tartışmak ve müziği bir hükümet programı haline getiren politikanın söz konusu besteciler üzerinde yarattığı baskı ve tepkiselliği açık bir şekilde ortaya koymaktır.

BestekarlarModernleşmeMüzik+4
Mehmet Tansu Işıklı
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Anlam üzerine girişilen bir mücadele alanı olarak songmeanings.com: "Radioactive" örnek olayı

Bir anlam aktarım aracı olarak müziği ele aldığımızda müzikteki salt tınıların anlamı ne denli kesin ve doğrudan aktarabileceği belirsizdir. Müziği oluşturan ezgi, ritim, armoni vb. unsurların dinleyici tarafından nasıl alımlanacağı ve yorumlanacağı büyük değişkenlik arz eder. Diğer yandan şarkı türlerinde sözlerin kullanılması görece olarak müziğin anlam aktarım gücünü artırır. Sözler aracılığıyla şarkının kodaçımı ve analizi mümkün olur. Ancak şarkı yazarı anlamı belli okumalarla sınırlandırmak istese dahi keyfi okumaların önüne geçemeyebilir. Bunda bir ileti/metin olarak şarkının yayımlandığı tarihsel ve kültürel bağlam; alıcıların/dinleyicilerin toplumsal konumları, kültürel deneyimleri ve ideolojik tercihleri etkendir. Ayrıca sanatçının toplum içerisindeki konumu ve yapmış olduğu açıklamalar gibi müzik dışı etkenler de müziğin nasıl alımlandığını etkiler. SongMeanings.com çeşitli sanatçılara ait şarkı sözlerinin yer aldığı ve kullanıcıların şarkı sözlerini yorumladığı, tartıştığı bir platformdur. Ayrıca kullanıcılar, beğendikleri veya beğenmedikleri yorumlara puan ve yanıt vererek şarkının nasıl "okunması" gerektiğine ilişkin katılım gösterirler. Bu sayede belli okuma biçimlerinin öne çıkmasına veya marjinalleşmesine yol açarlar. Bu çalışmada, müzikte anlam üzerine mücadelenin gerçekleştiği bir alan olan SongMeanings.com özelinde, "Radioactive" adlı şarkının kullanıcılar arasında nasıl farklı şekillerde anlamlandırıldığı, yorumlandığı ve tartışıldığı çeşitli kavramlar temelinde ele alınır.

AnlamMüzikPopüler müzik+3
Selim Tan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel Türk sanat müziğinin eğlence atmosferindeki dönüşümü İzmir Fasıl mekanları örnek olayı

Müziksel temellükün her yerde aşikar olduğu postmodern bir dünyada,artık herhangi bir müzik kültürünün varsayılan arılığını koruduğunu söylemekbugün eskisinden daha güçtür. Dolayısıyla geleneksel Türk sanat müziğiningerçek bir özü olduğu iddiasındaki herhangi bir sav pratikte, ampirik açıdandoğru olmayacaktır, çünkü yüzyıllar boyunca yeni koşullara uyum sağlamakiçin bu müzik çok karmaşık biçimler almıştır. Bu çalışma genel olarakgeleneksel Türk sanat müziğinin 19.yüzyıldan günümüze geçirdiği dönüşümüinceler. Geleneksel Türk sanat müziğinin geleneksel bağlamlar içindekideğişimleri, incelenmesi gereken olgulardan biri ise, bunların kentsel eğlenceortamlarındaki mevcut yorumlarındaki farklılıklar, incelenmesi gereken diğerbir olgudur. Geleneksel Türk sanat müziğinin eğlence atmosferleri içindekirolü, Osmanlı ve Modern Türkiye tarihi boyunca farklı anlayışlara geniş biralan bırakarak farklı şekillerde algılanmıştır. Son yirmi yıldaki müzik tarzlarınınayrışıklığı göz önüne alındığında durumun daha karmaşık olduğu çok açıktır.Fasıl mekanlarındaki müzik pratiklerini anlamak, bugün için gelenekselTürk Sanat Müziği ve eğlence mekanları arasındaki ilişinin kendine özgüniteliklerine olduğu kadar, sosyo-kültürel ve müziksel değişimle ilişkili genelgörüşlerin belirtilmesine bağlıdır. Bu yüzden birinci bölüm sosyokültürel vemüziksel değişimle ilgili kuramları gözden geçirir. kinci bölüm gelenekselTürk sanat müziğinin 19.yüzyıldan günümüze geçirdiği değişimin dinamikleriüzerinde durur. Üçüncü bölüm ise, önceki bölümlerde zikredilen teorikyaklaşım ile tarihsel perspektif temelinde bir vaka incelemesidir. Bu bölümeğlence dünyasının son on yıldaki en önemli fenomenlerinden biri olan FasılMekanlarına odaklanır. Türkiye'nin büyük kentlerinde bugün çok sayıda bumüzik mahallerinden bulunmaktadır. Gerçi geleneksel Türk sanat müziğinintarih içindeki değişimi pek çok araştırmacının ilgisini çekmişse de, son onyılın özgül bir fenomen olarak Fasıl mekanlarının açıklaması yolunda pek azgirişim olmuştur.Bu çalışmanın bir vaka incelemesi olarak yürütüldüğü zmir'de çoksayıda Fasıl Mekanı vardır. Fasıl mekanları, kendilerini öteki hakim eğlencemahalleri içinde ifade edememiş olan insanların eğlence mekanları olarakanlaşılabilir. Fasıl Mekanlarında icra yapan müzisyenlerin oldukça farklı sosyalve müziksel deneyimleri olmasına karşın, icra prosedürün repertuar ve makamtercihleri açısından pek çok özelliği tüm gruplarda ortaktır. Eski şarkılar Fasılmekanlarında merkezi bir öneme sahiptir. Ancak bununla birlikte Fasılmekanlarındaki dağar yalnızca geleneksel ya da eski şarkılara ait değildir.Geleneksel repertuarın dışında kalan pek çok şarkı popüler müzik parçalarıdır.Popüler müzik şarkılarının insanların eğlenceye ilgisini çeken bir gösterininparçası olarak hizmet edebileceği düşünülebilir.Fasıl mekanlarının karakteristiklerini birbirinden kesin çizgilerleayrılmayan beş özelliğe indirgemek mümkündür.1) Fasıl mekanları kentsel eğlence anlayışlarıyla dönüşüm geçiren kimlikmekanlarından biridir.2) Fasıl mekanları geleneksel Türk sanat müziği yoluyla inşa edilen bir`mekan'dır, ve bu yüzden farklılık ve toplumsal sınır nosyonları içermektedir.3) Fasıl mekanları bir müzik pratiğinin üretim ve tüketiminin buluşmanoktasıdır.4) Başka müzik türü ile yapılandırılan diğer mekanlardan (rock-bar, türkü-bar,club, vb.) ayrılır. Yapısal ve maddi koşullarla kendisini ayırt eder.5) Fasıl mekanları geleneksel Türk sanat müziğini teşvik eden sürekliliği olanbir canlı performans mahalidir.Sonuç olarak bu çalışmanın eğlence atmosferlerinde icra edilen kentselmüzik pratiklerine katkıda bulunacağı umulmaktadır.

Mücahit Yalçın Öztüfekçi
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Mekan - müzik ilişkisi ve İzmir'deki türkü barlar

Mekân, içinde hareketli unsurlar olmadan bir anlam ifade etmez. Bundan dolayı mekâna anlam kazandıran unsurları incelemek gerekir. Böylece mekâna yüklenen anlam ortaya çıkarır. Türkü Barlar günümüzde `Türkü' dinlemek için seçilen en önemli canlı performans mekânıdır. Bu mekânlar dekorasyonu, izlerkitlesi, müzisyenleriyle kendilerine ait bir kimlik sergiler. İzmir genelinde ismi bilinen Nektar, Renkahenk, Espere, Park Clup, Munzur Türkü Evi, Grand Ezgi Türkü Restaurant ve Kuartz ve Ti Amo' dur. Tüm mekânlar birbirlerine hem benzer hem de farklı özelliklere sahiptir. Onları kimliklendiren ve diğerlerinden ayıran önemli farkları vardır. Sözgelimi Nektar Barın caz günleri düzenlemesi, şiir dinletilerine yer vermesi, işletmecisinin Türkü Bar adını kabul etmemesi, Munzur Türkü Evi'nin adının Munzur yöresinin ismini duyurmak amacıyla konulmuş olması, Grand Ezgi Türkü Restaurant'ın kendine ait kuralları olması gibi. Diğer mekânlarda kimi adı ile kimisi izlerkitlesi ile anlam kazanır. İzmir Türkü Barlarına anlam kazandıran bu farklılıklarıdır.

MekanMekansal algıMüzik+2
Binnur Metin
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Dizi temelli ezgi karşılaştırma: Algısal perde hiyerarşisinde tonal-diyatonik ayrımı

Müzik Sorgulama Sistemi ezgi karsılastırmasında kullanılan Edit- Distance ölçümü degistirme isleminde, Mongeau&Sankoff tarafından ortaya atılan ve atlamalı aralıklı perdelerin algıda tonal bir degerlendirmeyle olusturdugu hiyerarsiyi gösterir agırlık degerleri, algıdaki diyatonik degerlendirmeyle ortaya çıkan farklı perde hiyerarsisi nedeniyle yanasık aralıklı perdelerden olusan ezgilerin karsılastırmalarında hatalı sonuçlar verebilir. Bu hata, kullanıcıya dönen karsılastırma sonuçlarının sıralanması asamasında ortaya çıkar ve kullanıcının sorgusuna en benzer olacak bir ezgi sıralamada son sıralarda veya en benzemeyen bir ezgi sıralamada ilk sıralarda yer alabilir. Sıralamadaki bu tür bir hatayı ortadan kaldırmak için bu çalısmada, Müzik Sorgulama Sistemi uygulamasında kullanıcı tarafından söylenebilecek herhangi bir ezgiyi kosul olarak ele alan bilissel bir deney, Probe-Ton yöntemi kullanılarak denekler üzerinde uygulanmıstır. Somut olarak, perdeler arası algısal hiyerarsiyi sayısal degerlerle gösterecek bir tablo olusturmanın amaçlandıgı bu bilissel çalısma sonucunda elde edilen sayısal degerler, degistirme isleminde agırlık degerlerini olusturur. statistiksel analizlerle desteklenen deney sonuçlara göre, ezgideki atlamalı veya yanasık perdeler algıda perde hiyerarsisini; dolayısıyla karsılastırmada kullanılacak perde agırlık degerlerini yakından etkiler. Ezgideki atlamalı/yanasık perde hareketleri, algılamada tonal veya diyatonik ayrımı gösteren iki farklı perde hiyerarsisi olusmasını saglar. Bunlardan atlamalı aralıklı perdelerin olusturdugu hiyerarsi Mongeau&Sankoff tarafından kullanılan agırlık degerleriyle örtüsürken; yanasık aralıklı perdelerde algıdaki diyatonik degerlendirme nedeniyle yeni bir agırlık tablosu ortaya çıkar. Ezgideki perde hareketine göre bu iki agırlık tablosunun Müzik Sorgulama Sistemi ezgi karsılastırmalarında Edit-Distance ölçümü degistirme isleminde agırlık degeri olarak kullanılması, kullanıcıya döndürülen ezgilerde daha saglıklı bir sıralama sundugu örneklerle gösterilmistir.

Cihan Işıkhan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2006
00