Baskent University
Discipline

Sanat Tarihi ve Müzecilik Anabilim Dalı

Baskent University

10

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yüksek ziraat enstitüsü dönemine ait tekstil koleksiyonu'nun çevrim içi sergiye dönüştürülmesi

Türkiye'de geleneksel el sanatları eğitimi üzerine uzmanlaşan akademik kurumların başında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi gelmektedir. İlk adıyla Yüksek Ziraat Enstitüsü (YZE) 1933 yılında kurulmuş, 1946 yılında Ankara Üniversitesi bünyesine dâhil olmuştur. Enstitü; Tabii İlimler, Ziraat, Baytar ve Ziraat Sanatları adlı dört fakülteden oluşmuştur. 1930'larda Ziraat Sanatları Fakültesi'nde yürütülen çalışmalar ile Türkiye'nin çeşitli yörelerinden tekstil ürünleri temin edilmiş, bu ürünler fakültede ders materyali olarak kullanılmış ve ürünlerin hammadde bilgileri, dokuları, içerik ve şekil bilgileri kayıt altına alınarak ilk akademik çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu döneme ait etnografik eserler aynı zamanda kültürel miras unsurlarıdır. Yurtiçinde ve yurtdışında birçok üniversite tekstil koleksiyonuna sahip olup koleksiyonlarında yer alan eserleri tema odaklı, dinamik, sade ve anlaşılır uygulamaları hayata geçirmeye çalışmaktadır. Günümüzde koleksiyon içeriklerine göre nesnelerinin sınıflandırılması, etiket bilgilerinin ve nesne görsellerinin eksiksiz biçimde web tabanlı platformlara aktarılması halkın koleksiyona ulaşılabilirliği açısından önemlidir. Dijitalleşen eserler çeşitli temalar doğrultusunda çevrim içi sergilere dönüştürülmektedir. Bu sergiler kapsamında temalara ilişkin videolar, canlı yayınlar ve sanal geziler hazırlanmakta ve temalar öğretim programlarıyla ilişkilendirilerek eğitim etkinlikleri hazırlanmaktadır. Kısacası web tabanlı platformlar nesnenin ve bilginin korunduğu ortamlar olmaktan ziyade, bilginin çoklu kaynaklarla çoklu ortamlarda paylaşıldığı forumlar haline gelmiştir. Dijital gelişmelerle koleksiyonların tanıtımı teknolojik alt yapının kullanılması yoluyla izleyiciye ulaştırılmaktadır. Tüm bu gelişmeler sonucu Yüksek Ziraat Enstitüsü dönemine ait koleksiyonunda izleyici ile buluşturulması hedeflenmiştir. Çalışmada koleksiyon, sergileme, çevrim içi sergileme, dijital kültürel miras kavramları betimsel tarama yöntemi ile incelenmiştir. Dünya ve Türkiye online tekstil koleksiyonlarına örnekler verilerek, Yüksek Ziraat Enstitüsü dönemine ait etnografik ürün ve dokumalar dijitalleştirilerek web ortamına aktarılmıştır. Tasarlanan web portalında ürünler hakkında detaylı bilgiler, fotoğrafları ve künye bilgilerine yer verilmiştir. Aynı zamanda kültürel mirasa yönelik eğitim paketleri önerilmiştir. Böylelikle Türkiye'de köklü bir geçmişe sahip olan Yüksek Ziraat Enstitüsü'ne ait tekstil, dokuma ve örme ürünlerden oluşan üniversite koleksiyonu öğrenciler dışında birçok hedef kitleye sunulması amaçlanmıştır.

El sanatlarıElektronik tekstilKültürel miras+7
Ayşem Yanar
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ürdün'de kültürel miras ve müzecilik çalışmaları

Milenyumla birlikte Arap Körfezi'nde inşa edilen "yeni müzeler" uluslararası müze çevrelerince yakından izlenmektedir. 1970 yılından sonra Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Katar gibi eski İngiliz sömürge ülkelerinde müzelerin kültürel bir politika ile tanınmasını önerecek gelişmeler yaşanmıştır. 1960'ların sonlarında bölgede kültürel mirası ulusal kimliği öne çıkararak sergileyecek müzelerin açılmasıyla birlikte ulusal kültürel mirasın inşası çalışmaları hız kazanmıştır. Bu çalışma, Arap Körfezi'ndeki müzeciliğin gelişiminden hareketle Katar'ın ulusal mirasını korumayı ve Arap kimliğini geliştirmeyi amaçlayan Katar Müzelerini ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde Emirileştirme politikaları kapsamında ulusal kimlik inşasına destek verecek Emirlik Müzelerini vurgulayarak, Ürdün'de Batı müzelerine benzer içeriklerle ulusal kültürü inşa etmeye çalışan Ürdün Müzeleri'ni derlemekte ve Ürdün'deki kültürel miras çalışmalarını çağdaş müzecilik yaklaşımları doğrultusunda incelemektedir. Bu kapsamda Ürdün'de kültürel miras çalışmaları tarihsel gelişim ve uygulamalar dizgesinde ele alınmış; geleneksel Ürdün müzeleri ile çağdaş müze örnekleri tarihçeleri, misyon, vizyon ve müzecilik yaklaşımları doğrultusunda karşılaştırılmıştır. Ürdün, müzecilikte ulusal kimliğini vurgulayan çağdaş örneklerle öne çıkma çabasındadır ve kültürel çeşitliliği vurgulayan farklı türde müzeler ile evrensel müze ülküsünü izlemeyi hedeflemektedir. Bu çalışmada Ürdün'deki Madaba Arkeoloji Müzesi başta olmak üzere geleneksel eksende kurulan arkeoloji müzeleri, üniversitelere bağlı müzeler, Ürdün Ulusal Müzesi ve ulus temsilini ideolojiyle bütünleştiren Kraliyet Tank Müzesi gibi örnekler çağdaş müzecilik uygulamaları bağlamında değerlendirilmiş ve bu değerlendirmeden hareketle Arap coğrafyasındaki müzecilik hareketinin genel çerçevesi çizilmiştir. Çizilen genel çerçeve doğrultusunda Ürdün müzelerinin sayısının ve çeşitliliğinin 90'lardan itibaren artması olumlu bir gelişme olarak kabul edilmiş, ancak bu müzelerin mali zorluklarla ve nitelikli personel eksikliğiyle mücadele ettikleri saptanmıştır. Ülkede belli başlı birkaç müze dışında müzelerde eğitim birimleri bulunmaması, modern teknoloji kullanımına ihtiyaç duyulması, müzelerle diğer kurumlar arasında iş birliği sağlanamaması, konferans ve seminer gibi tamamlayıcı etkinliklerin sayısının ve sıklığının az olması, müzelerin eğlence sektörünün diğer kuruluşlarıyla rekabet etmede zorlanması, müzelerde referans kaynakların ve tanıtım broşürlerinin eksik olması ve arkeoloji ve kültürel miras alanlarında yeterli kamuoyu oluşturulamaması en sık karşılaşılan sorunlar olarak öne çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Müzecilik, Çağdaş Müze, Orta Doğu, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Ürdün.

Kültürel mirasModern müzecilikMüzecilik+2
Ceren Güneröz
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nden seçilen eserler ile ait oldukları kültürlerdeki matematik izlerine genel bakış

Anadolu bereketli toprakları ile tarihin tüm zamanlarında farklı uygarlıklara ev sahipliği yapmıştır. Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde Anadolu'da yaşamış uygarlıklara ait eserler sergilenmektedir. Anadolu coğrafyası Paleolitik dönemden başlayarak kültürel miras öğesi olarak birçok yerleşimden izler taşır. Bu tezde Anadolu Medeniyetleri Müzesi koleksiyonu temel alınarak gün ışığına çıkmış bazı eserler üzerine yorumlar yapılmıştır. Matematik okul hayatı boyunca işe yararlılığının sorgulandığı bir derstir. Oysaki matematik sanatın oluşum sürecinde olduğu gibi hayatın her alanında temel taşı olarak varlığını sürdürmektedir. Matematiğin arkeolojik obje ile etkileşiminin incelendiği bu çalışmada arkeolojik eserlerde matematiksel tanımlamalara gidilmiştir. Seçilen eserlerde matematik incelemesi yapılırken yer yer matematik ders müfredatındaki konularla örneklendirmeler de sağlanmıştır. Bu çalışmada tarih, arkeoloji, matematik ve geometri bilimleri arasında iş birliği kurulup disiplinler arası bir şekilde inceleme yapılarak matematik ve sanat üzerine yorumlarda bulunulmuştur. Matematiğin dili sembollerden oluşur. Geçmiş kültürlerde matematiğin sanat alanında uygulamalarına değinileceği için, sembolizmin tanımından, sembolün çağrışımlarından bahsedilmiştir. Uygarlıkları incelemeden önce hüküm sürdükleri dönemi hatta kendilerinden önceki dönemi de tanımak gerekir. Bu kapsamda Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenen eserlerin bir kısmının bulunduğu dönem ya da ait oldukları uygarlıklar temel alınarak, Anadolu'da yaşamış uygarlıkların bu topraklarda birbirlerine katkılarını, sanatsal anlamda incelemenin yanı sıra matematik ve geometrinin izlerine odaklanılmıştır. Paleolitk Dönem'de Yarımburgaz Mağarası ve Karain Mağarası Neolitik Dönem'de Göbeklitepe, Çatalhöyük, Kalkolitik Dönem'de Hacılar, Tunç Çağı'nda Hatti ve Hitit Uygarlıkları'nın izlerinin görüldüğü Alacahöyük, Boğazköy, Kültepe yerleşimleriyle Demir Çağı'nda Frig Uygarlığı'nın başkenti Gordion'da bulunan eserlerle ve Doğu Anadolu'da Urartu Uygarlığı'nın Altıntepe, Adilcevaz yerleşimlerinden örnekler verilerek eserler üzerinde matematiksel ve geometrik anlamda yorumlar yapılmıştır.

Anadolu Medeniyetleri MüzesiArkeoloji müzeleriArkeolojik eserler+5
Meryem Soydemir
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ulus devlet inşasında Ankara kurum müzeleri iletişim ve tasarım dili

Bu araştırmada ulus devlet fikrinin doğuşunun ne gibi etkiler yarattığı bu fikrin ülkeler tarafından yorumlanıp kendi alt yapılarıyla benimsemeleri, uygulamaları ve yeni yorumlar katarak incelenmesi yapılmaktadır. Ülkemiz için ise bu fikir Atatürk tarafından benimsenip topluma Ankara Kurum Müzeleri ve daha birçok müzeler ile kazandırılmıştır. Bu müzeler; Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Resim Heykel Müzesi, Etnografya Müzesi, Vakıflar Müzesi ve Cumhuriyet Müzesi olarak seçilmiştir. Seçilen kurum müzeleri Cumhuriyet dönemi ve ulus devlet inşası yapılan müzeler olarak seçilmiştir. Bu duruma ek olarak birçok ideoloji ortaya çıkmış ülke yöneticileri ve felsefeciler arasında karşıt düşüncelere ve anlaşmazlıklara sebebiyet verdiği için bu yaratılan ideoloji kavramları uzun süreçte hayatımızda kalmamış ve bazıları başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Ayrıca bu tez Cumhuriyet Dönemi müzeleri ulus devlet inşası yapılanması üzerinden analiz edilmiştir. Bu kurum müzelerinin literatür taraması sonucunda belirlenen, değerlendirme ölçütleri ile iletişim ve tasarım dili incelenmiştir. Araştırma sonucunda müzelerin birçok olumlu yönlerinin olmasına karşın ziyaretçi ile arasındaki iletişiminde eksiklikler gözlenmiştir. Bu eksiklikler web tasarımı, görsel kimlik, ziyaretçi ile etkileşimdeki eksiklik ve ziyaretçinin ilgisini canlı tutamama gibi nitelendirilebilir. Bunlara ilaven eserlerin sunumlarında ve konumlandırılmasında gereken özenin ve düzenin verilmemesinden kaynaklı ziyaretçi üzerindeki olumsuz etkilerinden bahsedilmektedir. Müzeler bu yönlerindeki zayıflıklarından dolayı tarih ve kültürel değerleri günümüzde de güncel ve değerli tutmaktan mahrum kalmaktadır. Sonuç olarak bu araştırmada ulus devlet inşası, süreci, etkileri aynı zamanda bunun getirdiği ideoloji kavramları üzerinden müzelerin kuruluş amaçları, olumlu yönleri, eksik yanları ve iletişim dili incelenmektedir.

KurumlarMüzelerTasarım dili+3
Zuhal Kozan
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ekolojik bir malzeme olan pişmemiş toprağın sanat ve mimaride dünü ve bugünü

İnsanlar kendilerine bir konut yapabilecekleri bilgi ve beceri düzeyine ulaşmadan, yaşadıkları mağaraların yüzeylerine doğal pigmentler, toprak bazlı boyalarla resimler yapmış, çevrelerindeki temel maddelerden biri olan toprağı suyla karıştırarak şekillendirmiş, doğayı ve kendilerini rölyef ve heykellerle tasvir etmişlerdir. Zamanla çeşitli yerel malzemeleri toprakla bir araya getirerek inşa ettikleri evlerini yine topraktaki minerallerden elde ettikleri boyalarla renklendirmiş, hikâyelerini ve gözlemlerini duvarlarına yansıtmış, toprakla kültürel izler bırakmışlardır. Bu izleri takip ettiğimizde, özellikle çevre ve sağlık sorunları yaşadığımız günümüzde, sağlıklı, sürdürülebilir, ekolojik malzeme ile tasarım ve bunu destekleyen, kökeni 1960'lara dayanan ekolojik sanat ve estetiğinin toplumda çevre anlayışı ve duyarlılığı yaratmak adına önemi görülmektedir. Yeniden doğal çevreye uyumlu, sürdürülebilir şekilde var olma anlayışı günümüzde kadim malzemelerin farklı bir söylev içerisinde ön plana çıkmasına sebep olmaktadır. Bu malzemeler, antik çağlardan itibaren insan hayatının bir parçası olsalar da endüstriyel malzemelerin ve hızlı üretim-tüketim döngülerinin içerisinde geri planda kalmıştır. Katkı malzemeleriyle uyumlu, zengin reçetelendirilme olanağı olan toprağın plastik bir malzeme olarak sınırları geniştir. İnsanın toprakla yaratım ve şekillendirme süreci, bu şekilde karşılıklı olarak çevresiyle kurduğu ilişkinin nitel ve nicel yönleri çalışmanın sorgulama alanı kapsamındadır. Endüstriyel yaşamda bedeninden ve beden aracılığıyla oluşan dünya algısından uzaklaşan insanın günümüzde bedensel üretim biçimlerine dayanan zanaatlara ve yerel malzemelere ilgisi artmaktadır. Zanaat ve sanat sınırında üretirken bedeni ve çevresiyle ilişkilenen insanın toprağı malzemeleştirerek kültürel bir araca dönüştürmesi, estetik ve kullanışlı bir malzeme olarak toprağın geçmişten günümüze plastik sanat ve mimari alanlarından örnekler üzerinden sınırları, temas ettiği malzemelerle birlikte incelenmiş, ortaya ham toprağın insanlık tarihi içerisinde bir resmi konulmuştur. Çeşitli malzemeler arasından pişmemiş toprağın seçilme nedeni yazarın çalışma alanları olan yerel, ekolojik malzemeler ile mimari ve toprak ile mimari resim konularıyla ilişkili olmasıdır. Tezin Giriş ve Araştırma Hakkında bölümlerinden sonra üçüncü bölümde, pişmemiş toprağın tarih öncesi çağlardan itibaren hikâyesi, dördüncü bölümdeyse günümüzde sanat, tasarım, mimari ve sergilemede önemi çeşitli örnekler üzerinden incelenmiştir. Geçmişten günümüze, günümüzden geleceğe malzeme aracılığıyla bir köprü kurulması adına çeşitli üretim biçimleri ve yeni teknolojik gelişmelerle ortaklıkları kişisel olarak seçilen örnekler üzerinden araştırılmıştır. Bu bölüme toprak kültürüyle ilgili pratik veya kuramsal olarak çalışan sanatçı, mimar, arkeolog ve tasarımcılarla yapılan söyleşilerle katkıda bulunulmuştur. Günümüzde pişmemiş killi toprağın önemi, gelişimi ve teknik potansiyelleri ortaya konularak konunun sürdürülebilir bir gelecek için yaygınlaşması adına bir farkındalık yaratılması istenmektedir. Değerlendirme sonucunda sosyal, kültürel ve sanatsal bağlam ve mekânların, doğal bir malzeme olan pişmemiş toprağın duyurulması adına önemi vurgulanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Pişmemiş Toprak, Ekolojik Malzeme, Sürdürülebilir Mimarlık, Plastik Sanatlar, Sanat Tarihi

EkolojiEkolojik mimariEkolojik sanat+7
Ceren Yıldırım
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin çok sesli müzik tarihinde senfoni orkestralarının yeri ve önemi (1826-1975 dönemi)

Bu yüksek lisans tezinde, senfoni orkestralarının Türkiye müzik tarihindeki yeri ve önemi 1826 yılından 1975 yılına kadar olan dönemde incelenmiştir. Çalışmada müzik, çok sesli müzik ve orkestra kavramları temellendirilerek, çalışmaya konu edilen dönemde ülkemizin çok sesli müzik tarihinde devlet senfoni orkestralarının kuruluşları, tarihsel süreçlerindeki önemli gelişmeler, gelişimleri ve diğer müzik kurumları ile olan ilişkileri değerlendirilmiştir. "Türkiye'nin Çok Sesli Müzik Tarihinde Senfoni Orkestralarının Yeri ve Önemi (1826-1975 Dönemi)" konulu yüksek lisans tezinde öncelikle, Anadolu ve komşu coğrafyalardaki ilk müzik çalgılarından örnekler ile çok sesli müziğin gelişimine dair kısa bir tarihçe sunulmaktadır. Devamında, Türkiye'deki çok sesli batı müziğinin icra edilme süreci, 1826 yılında Muzikâ-i Hümâyun'un kuruluşundan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının 1975 yılına kadar olan tarihsel gelişimi, ilgili dönemdeki önemli gelişmelerden örneklerle ve mülga ve mer'i birincil ve ikincil mevzuatlar çerçevesinde bütünsel bir bakış açısı ile aktarılarak, literatüre katkı sunulması hedeflenmektedir. Anahtar kelimeler: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Devlet Senfoni Orkestraları, Müze, Müzik Tarihi.

Batı müziğiBatı müziği çalgı topluluklarıMüzik+6
Gözdegül Aslan
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Zamana direnmek: Kişisel hafıza mekânları

Tüm canlıların yaşamları boyunca öğrenmek ve yüzleşmek zorunda kaldığı en ürkütücü gerçeklik yok olmaktır. İnsanoğlu tarih boyunca önce varlığının anlamını sorgulamış, sonlu bir varlık olduğunu kavradıktan sonra bazen bilinçli bazen de içgüdüsel varlığını sonsuzlaştırmak ve belki de yok olmaya karşı bir tepki olarak var olduğu mekâna ve zamana kendinden izler bırakmıştır. Müzeler, arşivler, anıtlar, meydanlar, özel günler, anma toplantıları, örf ve adetler, fotoğraf albümleri gibi nesne, yapı ve eylemler temsil ettikleri değerlerle zamana, unutmaya ve yok olmaya karşı verilen mücadele ve bırakılan izler sonucunda ortaya çıkan hafıza mekânlarıdır. Zamana Direnmek: Kişisel Hafıza Mekânları adlı bu çalışma, hafızalarda saklanan kişisel deneyimlerin, her türlü anının, kültürün, tarihin ve hatta edebiyatın yaşayan hafıza mekânlarına dönüştürülebileceğini, kişisel hafızanın aktarımını ve bu aktarımın gelecek kuşaklarca nasıl algılandığını tartışmayı amaçlamaktadır. Günümüzde hızla yaşanan küreselleşme ile gelişen tüketim kültürü ve yeni dünya politikaları artık insanın kendisinin bir hafıza müzesi haline gelmesini zorunlu kılmıştır. Çalışmada, Ankaralı bir ailenin kızı olan Naime Bademli'nin deneyimleri üzerinden yola çıkılarak hafıza müzelerinin somutlaştırılması ve aktarılan hafızanın sonraki nesillerin hafızalarına yansıma süreci nitel araştırma modelinde keşfedici araştırma yöntemine göre yapılandırılmıştır. Çalışma; mülakat, uzman görüşü ile hazırlanan açık uçlu sorular, belgeleme ve literatür taraması teknikleri kullanılarak hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Hafıza, Hafıza mekânı, Kişisel hafıza, Hafıza müzesi.

Bireysel mekanDuygusal bellekKentsel mekan+6
Arzu Beril Kırcı
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

21. yüzyıl yeşil müze stratejileri ve sürdürülebilirliği için uygulamalar

19. yüzyılda gelişen çağdaş müze anlayışına eklenen en önemli yenilik, toplum kalkınması için müzenin üstlendiği roldür. Bu kapsamda, müzelerin topluma örnek olma gerekliliği ön plana çıkmıştır. Müzelerin toplum üzerindeki gücü günümüzde, 21. yüzyıl müzelerinin iklim eylemi konusundaki rolleri gereği toplumda farkındalık yaratmak, etkin ve eğitici olmalarıdır. 21. yüzyılın en büyük sorunu küresel iklim krizidir. Müzeler tasarım aşamasından başlayarak yeşil ve sürdürülebilir bir yol izlemelidir. Mevcut müzeler ise yapılarında olanaklar dahilinde çevreci değişiklikler uygulamalı ve karbon sıfır müzelere dönüşmek için çabalamalıdır. Yeşil Bina sertifikaları, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, Paris İklim Anlaşması, Birleşik Krallık Ulusal Müzeler Direktörleri Konseyinin düzenlediği Müze COP ve BIZOT Yeşil Protokolü müzelerin daha çevreci, yeşil ve sürdürülebilir olmaları için rehberlik etmelidir. Müzeler, küresel iklim krizine bütüncül bir yaklaşımla, mimari, yönetim, işletme, kalıcı ve geçici sergiler ve müze eğitimi kapsamında stratejiler geliştirmekte ve uygulamaktadırlar. Bu çalışmada Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, Tokyo Miraikan Bilim Müzesi, New York Modern Sanatlar Müzesi, Rotterdam DEPOT Boijmans van Beuningen, müzelerinin yeşil ve sürdürülebilirlik stratejileri, küresel iklim krizine karşı aldıkları önlemler müze yapılarının sertifikasız ve sertifikalı yeşil bina sistem uygulamaları, müzelerin sürdürülebilirliği kapsamında araştırılmıştır. Müzelerin yaklaşımları, uyguladıkları stratejiler ve benzerlikleri bağlamında değerlendirilmiştir. Bununla birlikte ekoloji konusunda etkin sanatçılar Agnes Denes, Joseph Beuys, Olafur Eliasson'ın işleri ve Liberate Tate gibi aktivist oluşumların müzelere etkisine değinilmiştir. 21. Yüzyıl müzelerinin iklim eylemi konusunda başarılı olabilmeleri için yeşil müze ve sürdürülebilirliğinin disiplinler arası çalışma ve müzelerden toplanan veriler doğrultunda Yeşil Müze Rehberi oluşturulması gerekliği sonucuna varılmıştır.

Elif Tılsım Ünlü
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Dönemi'nde müzeciliğe bakış açıları ve koleksiyon yönetimi

Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u fethettiğinde Bizans eserlerini korumaya başlamıştır. Aya İrini'de somut biçimde korunmaya başlanan eserler, müzecilik faaliyetlerinin ilk adımını oluşturmuştur. Daha sonra padişahların ve aydınların sahip olduğu bakış açısı halka sirayet etmiştir. Günümüzde Avrupa'nın ve dünyanın sayılı müzelerine sahip olan Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı döneminde yaşanan gelişmeler neticesinde günümüzdeki ününe kavuşmuştur. Bu araştırmada Osmanlı dönemindeki müzeciliğe bakış açıları ve koleksiyon yönetimi, Osmanlı döneminden günümüze taşınan müzeler aracılığıyla incelenmiştir. Özellikle ilgi alanından hukuki bir çerçeve kazanarak, kültürel bir sembol haline dönüşümün başladığı 19. yüzyıl gelişmelerine odaklanılmıştır. Bu kapsamda sanata bakış açısı, müzecilik ve koleksiyonerlik uygulamalarını konu edinen araştırmalar ve yayınlar incelenmiş, Türk müzecilik tarihine Osmanlı döneminde kazandırılan Askeri Müze, Deniz Müzesi, İstanbul Resim Ve Heykel Müzesi, Topkapı Sarayı Müzesi, Eski Şark Eserleri Müzesi (İstanbul Arkeoloji Müzeleri), Türk Ve İslam Eserleri Müzesi ziyaret edilmiş, Osmanlı padişahlarının Osmanlı Padişahlarının sanat eserlerine bakış açıları, yurtdışında sergilenen eserler dahil edilerek genel bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Çalışmada Osmanlı Dönemi'nde müzeciliğe bakış açıları ve koleksiyonerlik yönetimi alanındaki araştırmalardan elde edilen bilgilerin okuyucuya yeni bir bakış açısıyla aktarılması hedeflenmiştir. Ayrıca ortaya konulan sentezle literatüre katkı sağlanması amaçlanmıştır. Araştırma neticesinde Fransız İhtilali ve sanayi devriminin, Osmanlıdaki Batılılaşma hareketlerinde etkili olduğu, özellikle sanat anlayışında gizlemekten ziyade sergileme sürecini başlattığı düşünülmektedir. Gerilemede döneminde yaşanan elçi ziyaretleri, yüksek rütbeli devlet adamlarının yurtdışı seyahatleri, evrensel sergilere katılım gibi gelişmelerin modernleşme sürecini hızlandırdığı görülmektedir. Daha özgün ve kapsamlı bir araştırma ortaya koymak üzere incelenerek örnek koleksiyon ve eser paylaşımları sunulmuştur..

KoleksiyonculukMüzecilikMüzecilik tarihi+3
Deniz Palaz
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Müzelerde çağdaş sergileme yöntemleri: Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi örneği

Müze, sanat izleyicisine/ziyaretçisine yeni bir sanat deneyimi ve atmosferi yaratır. Günümüz müzecilik anlayışı ve bu bağlamda uygulamalarını incelediğimizde söz konusu atmosfer manzarasının ziyaretçisini gerek sürekli gerekse süreli sergiler kategorilerinde farklı küratöryel kavramlarla karşılar. Bu karşılaşmada ziyaretçinin gözlem noktasında müzelerdeki objelerle/sanat eserleriyle herkesin deneyimlediği bağlam önemlidir. Bunun için de her objenin veya obje grubunun iyi bir sergileme ile birlikte sunulması hem mekânın ve sergilemenin karşılıklı konuşması, ziyaretçinin fiziksel ve duyusal durumlarını etkilemesi önemlidir. Günümüz sergi, sergileme yöntem ve uygulamalarının geldiği boyut, geliştiği atmosfer düşünüldüğünde, müze ziyaretçisinin sanat eserini/objeyi ne kadar takdir ederse/beğenirse sergilerin akılda kalması ve bir bellek oluşturması da o denli etkilidir. "Müzelerde Çağdaş Sergileme Yöntemleri: Türkiye İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi Örneği" başlıklı Yüksek Lisans tez konumuzdaki amaç, Ankara müzeleri özelinde farklı müze çeşitleri üzerinden hem kurumsal hem de özel/özerk müzecilik anlayışındaki sergileme yöntem ve uygulamalarını Dünya ve Türkiye örnekleriyle değerlendirmektir.

Dilek Karaaziz Şener
Baskent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00