
620
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Muhammed el-Medenî'nin Risâle fî Beyâni mâ Vaka'a min'el-Evhâmi fi Sıhâhi'l-Cevherî adlı eserinin edisyon kritiği
Çalışmamız Arap dilinin Osmanlı dönemi öğrenim ve öğretim tarihi içinde önemli bir yer tutan Osmanlı medreselerinde yetişmiş çok yönlü bir âlim olan Muhammed el-Medenî'nin Risale fî beyâni mâ vaka' min'el-evhâmi fî sıhâhi'l-Cevherî adlı eserinin tahkikli neşrini ortaya koymayı hedeflemektedir. Muhammed el-Medenî Osmanlı döneminde yaşamış, yazdığı eserlerden çok yönlü bir âlim olduğu anlaşılan ve o dönemde oldukça meşhur olmuş bir âlimdir. Bir süre Medine'de ikamet ettiği için bu nisbeyi almıştır. Lugat alanında yazılmış olan, Fîruzâbâdî'nin el-Kāmûsu'l-muhit adlı eserinde Cevherî'nin Tacu'l-luga adlı eserine yöneltmiş olduğu eleştirileri bir araya getiren, zaman zaman Fîruzâbâdî'nin Cevherî'ye yöneltmiş olduğu eleştirilerinde haklı ya da haksız olduğuna dair Muhammed el-Medenî'nin görüşlerini de ifade ettiği bu eser luğat alanında iki temel eser olan bu iki kitap üzerinde yapılan bir çalışma olması hasebi ile önemlidir. Çalışmamızın giriş bölümünde; luğat ilmi hakkında tarihi ve teknik bilgi verdikten sonra luğat alanında Arap âleminde Türkiye'de ve Batı Dünyasında yapılmış çalışmalara kısaca yer verilmiştir. Birinci bölümünde, Muhammedd el-Medenî, Fîruzâbâdî ve Cevherî'nin hayatı hakkında bilgi verildikten sonra Çalışmamıza konu olan Risale fî beyâni mâ vakaa min'el-evhâmi fî sıhâhi'l-Cevherî adlı eser tanıtılmış, eserin Müellif'e aidiyeti konusu, eserin mevcut nüshası tanıtılmış ve edisyon kritik çalışmamızda takip edilen yöntem hakkında bilgi verilmiştir. ikinci bölümde eserin tahkikli neşri yapılmıştır.
Bayburt ili yeşil ve sarı tüfleri ile üretilmiş kompoze çimentoların akışkanlaştırıcı kimyasal katkı uyumlarının araştırılması
Günümüzde sanayileşme ile birlikte atmosfere yayılan CO2 miktarı her geçen gün artmaktadır. Bu salınımda önemli paya sahip olan çimento sektörü, sürdürülebilirlik hedefleri dikkate alındığında alternatif bağlayıcılara ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle, son zamanlarda alternatif bağlayıcıların sektörde kullanımı için akışkanlaştırıcı katkı uyumları önemli araştırma konularından biri olmuştur. Bu çalışmada, Bayburt yöresinde bulunan yeşil ve sarı renkli tüflerle üretilmiş çimentoların farklı iki akışkanlaştırıcı katkı (polikarboksilat (PK) ve melamino formaldehit esaslı (MF)) ile olan uyumu araştırılmıştır. Bu kimyasal katkılarla hazırlanan çimento hamurları üzerinde standart kıvam suyu ve priz süreleri belirlenmiştir. Ayrıca bu çimentolarla üretilen kimyasal katkılı çimento harçlarının yayılma, basınç dayanımı ve porozite özellikleri araştırılmıştır. Sonuç olarak, PK ve MF esaslı katkılar Kompoze çimentoların kıvam suyunu azaltıcı etkisinin olduğu görülmüştür. PK esaslı katkıların iki kompoze çimentoda daha yüksek oranda su azalttığı, ancak %0,5'ten daha yüksek oranlarda PK'nın kullanımının uygun olmadığı belirlenmiştir. Kimyasal katkılar kompoze çimento harçlarının fiziksel ve mekanik özelliklerini önemli oranda değiştimiştir. %40 oranında yeşil Bayburt tüfü ile üretilmiş bağlayıcıda %0,5 melamino formaldehit katkı kullanımı, 28 gün yaşındaki basınç dayanımını %20 artırmış ve 46,3 MPa olarak ölçülmüştür. Anahtar kelimeler: Çimento, süper akışkanlaştırıcı, katkı uyumu, Bayburt tüfü
Biyostimülant uygulamalarının çilekte gelişme, verim ve kalite üzerine etkileri
Tüm dünyada yaygın olarak yetiştirilen, taze ve işlenmiş olarak tüketilebilen ve aile işletmeciliğine de uygun olan üzümsü meyvelerden çilek (Fragaria x ananassa Duch.), böğürtlen (Rubus fruticosus) ticari açıdan önemli ve üretimi artan meyve türlerindendir. Bu çalışma örtüaltı koşullarında bazı mikrobiyal içerikli bitki büyüme düzenleyicilerinin çilek, böğürtlen ve goji bitkilerinin vejetatif gelişimi ve meyve kalitesi üzerine olan etkilerini belirleyebilmek amacıyla yürütülecektir. Çalışma 2020-2021 yılları arasında, Bayburt Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Arazisinde ısıtmasız polikarbon serada gerçekleştirilecektir. Çalışmada bitkisel materyal olarak gün nötr çeşit olan 'Monterey, Portola' çilek, "Arapaho, Cebeci" dikensiz böğürtlen çeşitlerinin bitki büyüme ve gelişme düzenleyicisi olarak ise 10 mikrobiyal içerikli preparatlar kullanılacaktır. Deneme boyunca uygulamaların bitkilerin vejetatif gelişimine olan etkilerini tayin edebilmek amacıyla bitkilerde gövde çapı, bitki boyu, yaprak sayısı ölçümleri, sezon boyunca meyve kalite analizleri (meyve ağırlığı, meyve çapı, SÇKM, pH, titre edilebilir asit değerleri, vitamin ve mineral besin element içerikleri, yapılacaktır. Çalışma sonunda yapılan ölçümlerin ortalama değerleri istatistiksel olarak değerlendirilecektir.
Mü'min Sûresinin ana tefsir kaynaklarına göre konulu tefsir bağlamında tahlili
Çalışmamızın ana konusunu Mü'min sûresinin muhteva analizi oluşturmaktadır. Araştırmamız boyunca Mü'min sûresi içerinde yer alan itikat, ibadet, ahlak ve âhiret ahvali gibi konular ele alınmıştır. Bir önceki sûre Zümer sûresinde Kur'ân'ın kendi katından indirildiği şekliyle yer alan bir sonraki Mü'min sûresinde ise bu konuyu pekiştirmek, şüpheleri ortadan kaldırmak, inanılması yönüyle ehemmiyetini ortaya koymak için Arap dilinde önemli bir yere sahip olan te'kid, yemin gibi mânalara gelen huruf-ı mukattaa ile başlayıp Kur'ân'ın tenzili bu harflerden sonra tekrar edilmiştir. İnanan, tevbe eden ve Allah'ın rahmetini umanlar için af ve mağfiret, inkâr edip asi olanlar için de gazap sıfatlarının sıralanmasıyla son kitabın Allah kelamı olduğu vurgulanmıştır. Daha sonra son peygamberden Hz. Muhammed (s.a.v.) peygamberliğini onaylama ve tebliğ vazifesinde oluşabilecek sıkıntılara karsı peygamberi teselli, peygamber asrındaki inkârcıların akıbetlerini geçmiş kavimlerden misallerle uyarmakta, inkârın sonunu, kaybediş ve hüsran sahnelerini, geçmiş kavimler ve helâk olan toplumları misal göstererek insanlığı uyarmaktadır. Çalışmamızda Mü'min sûresinin tahlili objektif bir üslupla, metodolojik olarak ele alınmış, muhtevi konular tarihsel akışa bağlı kalınarak örneklendirme yöntemiyle vuzuha kavuşturulmaya çalışılmıştır. Amacımız Mü'min sûresinin muhteva analizini yaparken üzerinde çalışmış olduğumuz Konulu Tefsir bağlamında sûrenin içerisinde yer alan konuları, o konuyla alâkalı âyetleri konu bütünlüğü içerisinde başlıklar halinde ele almak. Böylece okuyucunun o konuyla alâkalı ihtiyaç duymuş olduğu bilgileri bir araya toplamak suretiyle konu bütünlüğünü oluşturmaktır. Bunu yaparken konumuz olan Mü'min sûresi ile ilgili Ana Tefsir kaynaklarında yer alan yorum farklılıklarını bir araya getirdik. Bununla birlikte kendi yorumumuzu da delillendirmek suretiyle kattık, Ayrıca konuyu desteklemek amacıyla o konuyla alâkalı Kur'ân-ı Kerimdeki diğer âyetleri ve hadis-i şerifleri de bir arada zikretmek suretiyle konumuz olan sûrenin muhteva analizini konu bütünlüğü bakımından zenginleştirmeye gayret ettik.
Derleme Sözlüğü'ndeki tek veriler
Dil, insanın zamanla ortaya çıkardığı; insanlar arasında iletişimi sağlayan, insanları diğer canlılardan farklı kılan, kendisini yüzyıllardır sürekli geliştiren ve farklılaştıran canlı bir varlık ve araçtır. Dilin canlı bir varlık olarak kalmasını sağlayan; unutulmasını, kaybolup gitmesini önleyen, dilin söz hazinesi olan sözlüklerdir. Sözlükler, dillerin zamanla ortaya çıkardığı bütün söz varlıklarının toplandığı, en önemli kaynaklardır. Türk dili tarihi boyunca, Türk dili ile ilgili önemli sözlükler hazırlanmıştır. Bunlardan birisi de Derleme Sözlüğü'dür. Derleme Sözlüğü 1932-1960 yılları arasında gönüllüler ve alanında uzman kişilerin çabalarıyla oluşturulmuştur. Sözlükler kelimelerden meydana gelir. Bir sözlük oluşturulurken hangi kurallara bağlı kalınacağını belirleyen, dilin sözvarlığındaki kelimelerin derlenmesi ve seçilmesi süreçlerini takip eden, sözlük hazırlamanın kurumsal çerçevesini oluşturan, dil biliminin bir alt dalı olan bilim, sözlük bilimidir. Sözlükler araştırmacılar tarafından şekil ve içerik bakımından farklı şekillerde incelenmişlerdir. Bu çalışmada Derleme Sözlüğü'ndeki tek veriler (hapax legomenonlar) ele alınacaktır. Eski ya da yeni dillerin tüm kaynaklarında yalnızca bir defa rastlanan kelimelere tek veri denir. Çalışmanın amacı Derleme Sözlüğü'ndeki tek verilerin gerçekte tek veri olup olmadığını belirlemek ve bu tek verilerin özelliklerini ortaya koyabilmektir. Derleme Sözlüğü'ndeki tek veriler tarama yöntemiyle tespit edilerek fişlenmiştir. Tespit edilen madde başları alfabetik düzene göre sıralanmıştır. Her madde başının sonunda kelimenin geçtiği cilt ve sayfa sayısı da belirtilmiştir. Araştırmanın konusu ile ilgili yurt içi çeşitli kaynaklara da başvurulmuş ve yeri geldiğinde yurt dışı literatürler de ele alınmıştır. Asıl faydalanılan kaynak ise Türk Dil Kurumu tarafından basılan Türkiye'de Halk Ağzından Derleme Sözlüğüdür. Anahtar Kelimeler: Dil, sözlük, sözlük bilimi, Derleme Sözlüğü, tek veri.
Mustafa Irgat'ın şiirlerinde aidiyetsiz kimlik ve dil
Mustafa Irgat, şiir serüvenine başladığı 1970 yılından vefat ettiği 1995 yılına kadar ortaya koyduğu şiirlerle uç bir noktada yer almıştır. İkinci Yeni etkisinde ve ötesinde bir şiir geliştiren Mustafa Irgat, 1970'li yılların şiirinde görünmeye başlar. 1970 Kuşağı içerisinde şiir yazmayı ve yayımlamayı sürdüren Mustafa Irgat, 1980 Sonrası şiirde de etkinlik gösterir. Şair kimliğinin oluşmaya başladığı 1970'li ve 1980'li yılların genel edebiyat ortamından etkilenmeyerek özgün ve özerk bir şiir ortaya koyar. İlk şiirlerinden itibaren kendi tarzını oluşturan Mustafa Irgat, ne 70 Kuşağına ne de 80 Kuşağına bağlı kalmayarak Ece Ayhan'ın "sivil şiir", "sıkı şiir" diye tanımladığı türden bir şiir yazmıştır. Aykırı duruşuyla dikkatleri çeken Mustafa Irgat, hayatı boyunca yaşadığı aidiyet ve kimlik sorunsallığı neticesinde aidiyetsiz bir kimliği benimser. Aidiyet ve kimlik kavramları; felsefe, psikoloji, sosyoloji gibi pek çok alana etki etmiş kavramlardır. Edebiyatta ise bireysel yönden ön plan çıkmış olup, varoluş meselesi ile desteklenerek ele alınmıştır. Aidiyet ve kimlik kavramları, Mustafa Irgat'ın şiir anlayışını etkileyen önemli kavramlardır. Özellikle hayatı temel alındığında yaşadığı varoluşsal çatışmalar, onun aidiyetsiz bir kimliği benimsemesine etken olmuştur. Bunun sonucunda inşa ettiği aidiyetsiz kimliği; dilini, edebi ve fikri yönünü etkilemiştir. Nitekim aidiyetsiz kimlik kavramı, Mustafa Irgat şiirinin ana izleğini oluşturur. Mustafa Irgat, şiirlerinde aidiyetsiz kimlik kavramını ön plana çıkarmış ve bu kavram çerçevesinde bir şiir dünyası kurmuştur. Mustafa Irgat'ın şiirlerinde iktidar karşıtlığı net bir şekilde görülmektedir. Onun iktidarla yaşadığı çatışma, aidiyet ve kimlik kavramlarıyla bağlantılıdır. Nitekim Mustafa Irgat, iktidarla yaşadığı çatışma sonucunda aidiyetsiz bir kimliğe bürünmüş ve şiirlerinde de iktidarla hiçbir ilişkisi olmayan aidiyetsiz kimlikleri işlemiştir. Aidiyetsiz bir kimliği benimseyen Mustafa Irgat, dilin aidiyetlerine de dâhil olmaz. Yerleşik dilin tüm kurallarını bozarak kendi şiir dilini kurar. Bu çalışmada, Mustafa Irgat'ın şiirlerindeki aidiyetsiz kimlik kavramının kullanım hususiyetleri ve şiir dilinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda Mustafa Irgat'ın şiirleri, aidiyetsiz kimlik kavramı ekseninde değerlendirilmiş ve şiir dilinin felsefi arka planı ortaya konulmuştur.
Marka yönetiminde stratejik marka konumlandırmanın önemi ve bileşenleri: Volvo örneği
Günümüzde teknoloji alanında yaşanan gelişmeler ve artan pazar rekabeti, işletmeleri tüketici istek ve ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik stratejiler belirleyerek, marka konusunda farklılaşmayı zorunlu kılmıştır. Bu yüzden işletmelerin en önemli sorunlarından biri markayı tüketici zihninde nasıl konumlandıracağıdır. Rakip sayısının artması işletmelerin günümüzde ayakta kalabilmesini zorlaştırıyor. Fiyat, ambalaj veya şekil değişikliği gibi farklılaştırıcılar, şirketlerin giderek daha fazla benzer olan ürünleriyle piyasada rakiplerin önüne geçebilmeleri artık yeterli görülmemektedir. Bu durum tüketicilerin markayı pazardaki ürünlerden farklılaştırmasına olanak sağlayacak başarılı bir marka imajı için konumlandırmanın ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Çalışmada marka yönetimi, konumlandırma ve ilgili kavramlar detaylı olarak incelenmiştir. Uygulama kısmında marka yönetiminde stratejik marka konumlandırma örneği olarak Volvo markasının tüketicinin zihninde nasıl ''güvenli'' otomobil markası görünümü yarattığı araştırılmıştır.
Çevrim içi oyunların sözlü iletişime etkisi: Ortaöğretim örneği
İnsanların bilişsel, psikomotor, zihinsel becerilerini geliştiren eğlenme ögesini içerisinde barındıran uğraşa oyun denmektedir. Teknolojiyle birlikte dijital platformlarda yer almaya başlayan oyunlar internet vasıtasıyla çevrim içi bir hâle bürünmüş, adına çevrim içi oyun denilen yeni bir tür oluşturmuştur. Çalışmada çevrim içi oyunların iletişim becerisine etkisinin ortaöğretim öğrencileri örnekleminde incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini; Samsun'un merkezi ilçelerinde bulunan altı farklı lise türünden (fen, sosyal bilimler, anadolu, meslek, güzel sanatlar, imam hatip) 430 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma karma yöntem üzerine yapılandırılmıştır. Araştırmanın ilişkisel tarama için hazırlanan verileri SPSS 23.0 ile analiz edilmiş olup ve bağımsız örneklemlerden olan tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) kullanılmıştır. Araştırmanın betimsel analizle ilgili verileriyle ilgili yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmış, toplanan veriler tablolaştırılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre çevrim içi oyunların bireylerin sözlü iletişim becerisine yönelik etkileri olduğu saptanmıştır. Bu etkiler; dinleme, konuşma, okuma, iletişim becerilerinin kullanımına ve bu becerilerin desteklenmesine yönelik olmuştur.Bunun yanı sıra elde edilen bulgularda çevrim içi oyunların Türkçenin sözlü olarak kullanımına dair istenmeyen, amaç dışı bir etkisi tespit edilmiştir: Türkçe sözcüklerle İngilizce sözcüklerin bir arada karma bir dil şeklinde kullanılması. Sonuç olarak çevrim içi oyunlara yönelik akademik çalışmaların arttırılması gerektiğine, çevrim içi oyunların iletişim boyutunun öğrenci-öğretmen-veli iş birliği içerisinde kontrollü bir şekilde gerçekleşmesi gerekliliğine, çevrim içi oyunların kazandırdığı iletişim becerilerinin formel ortamlara da getirilmesi ve bu ortamlarda uygulanmasının fayda getireceğine dair tavsiyelerde bulunulmuştur.
Kur'ân-ı Kerîm'de helâl ve haram yiyeceklerin tefsirler açısından değerlendirilmesi
Kur'ân'a göre insan, Allah'ın yeryüzündeki halifesidir. Allah (c.c.) yeryüzünde insanoğlunun varlığını sürdürebilmesi ve yeryüzünde faydalanması için birçok nimet yaratmıştır. İnsanoğlunun varlığını sürdürebilmesi için temel gereksinimlerden birisi de gıda ihtiyacıdır. İnsanlar, kendilerine sunulan bu nimetlerden çeşitli yönlerde faydalanarak onlardan istifade ederler. Allah Teâlâ Kur'ân-ı Kerîm'de insanların fayda ve zararına olan yiyecek ve içecek türü şeyleri açıklayıp, bunlarla ilgili hükümleri helâl ve haram şeklinde bildirmiştir. Allah (c.c.) tarafından helâl ya da haram olarak belirlenen yiyecek ve içecekler hükmen bütün müminler için aynı şekilde bağlayıcıdır. Kişinin helâl ve harama karşı gösterdiği duyarlılık onun dindarlıktaki özveri ve hassasiyetini belirler. Bu çalışmada, Kur'ân-ı Kerîm'de bulunan helâl ve haram yiyeceklerin neler olduğu ele alınmıştır. Allah'ın helâl kılıp rızık olarak faydalanılmasını istediği yiyecekler ile Allah'ın haram kılıp insanların faydasına olmadığını belirttiği yiyeceklerin neler olduğu, ilgili tefsîrler açısından değerlendirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kur'ân, tefsîr, helâl, haram, tayyib, habis.
Roger Garaudy'nin bazı Kur'ani meseleleri yorumlaması
Roger Garaudy, Batı medeniyetinin merkezi Fransa'da dünyaya gelmiştir. Anne-babası ateist olmasına rağmen kendisi on dört yaşında Hıristiyanlığı benimsemiş ve altmış dokuz yaşında iken İslâm'ı kabul ettiğini açıklamıştır. Bu çalışmamızda, Garaudy'nin bazı Kur'ânî meseleler hakkındaki yorumları ele alınıp onun bakış açısı incelenmiş ve Kur'ân anlayışının ortaya konulması hedeflenmiştir. Temel İslâm Bilimleri alanında daha önce bu konuda çalışma yapılmamış olması çalışmamızı daha da önemli bir hale getirmiştir. Bu araştırmada Garaudy'nin kitapları ekseninde dokümantasyon yöntemi kullanılmış ve veriler toplanıp tanzim edilmiştir. Böylece onun Kur'ân'a bakışı, bütün eserlerinin farklı bölümlerinde bulunan bilgilerden hareketle oluşturulmuştur. Garaudy, neredeyse bütün dinlerin kitaplarını okumuş ve böylece dinler hakkında büyük bir müktesebata sahip olmuştur. Bu ilmi birikimle Kur'ân'ı okumaya başlamış ve şirki ısrarla reddetmesi sebebiyle onu diğer kitaplara nispetle tevhidi öne çıkaran bir kitap olarak nitelemiştir. Kur'ân'ın dinamik bir yapısının olduğunu söyleyerek şeriat, ictihad, servet, tasavvuf, İslâm sanatları ve felsefe gibi günümüzde de tartışılan önemli konuları, Kur'ân bağlamında ele almış ve değerlendirmiştir. Şeriatın kanunlar yığını olmadığını, aksine Allah'ın manevi yasası olduğunu belirtmiştir. Yine şeriatın Kur'ân ve sünnet olmak üzere iki ana kaynağı olduğunu açıklamış ve şeriatı, Allah'ın iradesinin bireylerin hayatına ve tarihe müdahalesi şeklinde tanımlamıştır. İctihadı ise, İslâm'ın yeniden ayağa kalkmasının ve Kur'ân'a dönüşün en önemli şartı olarak görmüştür. Zira ictihadın, Allah adına toplumlara gerçeğin bilgisini öğrettiğini ve bu hakikatle milletlerin ictihad ile taklidin karanlığından kurtulabileceğini savunmuştur. Servetin ise, ilahi iradenin yeryüzünde tatbik edilebilmesi için Allah tarafından insanlara ihsan edildiğini belirtmiştir. Dolayısıyla mülkün tek sahibinin Allah olduğunu ve Kur'ân'ın da bu prensibi vurguladığını ifade etmiştir. Tasavvufun, İslâm sanatlarının ve felsefenin kaynağının ise, Kur'ân'ın bizzat kendisi olduğuna dikkat çekmiştir. Çünkü Kur'ân'ın, bu unsurların aslını ve içeriğini oluşturan ana kaynak olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca Kur'ân'ın tarihsel bir metin olup bir bilim kitabı değil; insanlara sembol ve mesellerle seslendiğini dile getirmiştir. Anahtar Kelimeler: İslâm, Kur'ân, Tefsir, Garaudy, Modern Yorum.