
436
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Dönüşümsel öğrenme modeline dayalı çevre eğitiminin biyoloji öğretmen adaylarının çevre sorunlarına yönelik algılarına etkisi
Bu araştırmanın amacı dönüşümsel öğrenme modeline dayalı çevre eğitiminin biyoloji öğretmen adaylarının çevre sorunları bilgisi, çevre sorunlarına yönelik tutum, çevreye yönelik inanç ve çevreye duyarlı davranışlarına etkisini belirlemektir. Araştırma modeli nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem olarak tasarlanmıştır. Çalışmanın nicel boyutu deneysel yöntem olarak, nitel boyutunda ise durum çalışması olarak belirlenmiştir. Araştırma pilot ve asıl uygulama olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama 2011-2012 eğitim öğretim yılı güz döneminde 14 hafta süre ile Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 28 biyoloji öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Asıl uygulama ise 2011-2012 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Gazi Üniversitesi Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 28 biyoloji öğretmen adayı ile 14 hafta sürede gerçekleştirilmiştir.Araştırmada nicel verilerin toplanmasında çevre sorunları bilgisi testi, çevre sorunları tutum ölçeği, çevreye duyarlı davranış ölçeği ve çevreye yönelik inanç ölçeği; nitel verilerin toplanmasında etkinlik değerlendirme formları, öğrenci günlükleri, çevre biyografileri ve yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Nicel veriler SPSS 18 paket programı ile Mann Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Eta Kare kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiş, frekans ve yüzde olarak ifade edilmiş, tematik kodların oluşturulmasında N vivo 10 programı kullanılmıştır.Araştırma sonunda dönüşümsel öğrenme modelinin uygulandığı deney grubunun çevre sorunları bilgisi, çevre sorunlarına yönelik tutum, çevreye yönelik inanç ve iiiçevreye duyarlı davranış düzeylerinin, geleneksel yöntemin uygulandığı kontrol grubuna göre anlamlı olarak farklılaştığı belirlenmiştir. Uygulamalar sonunda yapılan görüşmeler deney grubunun çevre sorunlarına yönelik bilgi, tutum, çevreye yönelikinanç ve çevreye duyarlı davranışlarında olumlu değişiklikler meydana geldiğini ortaya koymaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Dönüşümsel öğrenme, çevre eğitimi, çevreye yöneliktutumu, çevre sorunları bilgisi, çevreye duyarlı davranış
Matematik öğretmen adaylarının sahip oldukları ön bilgilerin fonksiyon kavramını öğrenmeleri sürecindeki etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı matematik öğretmen adaylarının lisans öğrenimi birinci yılında aldıkları soyut matematik dersinde işlenen fonksiyon kavramını öğrenme sürecini, sahip oldukları ön bilgilerin nasıl etkilediği incelemektir. Araştırmanın veri analizinde gömülü (grounded) teorinin tekniklerinden yararlanılmış ve verilerin toplanması için altı matematik öğretmen adayı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde fonksiyon kavramı ile ilgili sahip olunan ön bilgilerin lisans öğrenimindeki etkisini inceleyebilmek için MÖA? lara, tanım kümesi, değer kümesi, görüntü kümesi, birebir fonksiyon, örten fonksiyon, bileşke fonksiyon, ters görüntü ve fonksiyonun tersi kavramları ile ilgili sorular yöneltilmiştir. Elde edilen veriler, MÖA? ların görüşme sırasında kullandıkları cevap kağıtları ile birlikte gömülü teoriye göre analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda, sahip olunan ön bilgilerin lisans programındaki öğrenme sürecinde etkisinin olduğu ve bu etkinin ön bilginin niteliğine bağlı olarak farklılık gösterdiği ortaya çıkmıştır. MÖA? lar ile yapılan görüşmeler sonucunda, fonksiyon kavramı ile ilgili ön bilgilerin; lisans öğreniminde anlamayı kolaylaştırma, temel oluşturma, sorgulama yeteneği kazandırma gibi birçok olumlu etkisinin olduğu, yeterli ön bilgiye sahip olunmadığında ise ön bilgilerin, öğrenmeyi zorlaştırarak olumsuz etkilediği görülmüştür. Ayrıca elde edilen sonuçlar ön bilgilerin, üst düzey bilgileri ve matematiksel ifadeleri anlama ile ilgili fikir vererek kısmen yarar sağladığını göstermektedir.
Lisans öğrencilerinin RNA teknolojileri konusundaki bilgi seviyeleri ve sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımıyla sunulan materyalin etkisi
Bu çalışmada, fen bilgisi ve biyoloji öğretmen adaylarının RNA teknolojileri konusundaki bilgi seviyelerini belirlemek ve sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımıyla sunulan materyalin konunun öğrenilmesi üzerindeki etkisini araştırmak amaçlanıştır. Ayrıca, bu konuların öğrenilmesinde yazılı basının ve internetin rolü de araştırılmıştır.Çalışmada kullanılmak üzere geliştirilen RNA ve Teknolojileri Başarı Testi'nin geçerlik ve güvenirlik analizi için 2010-2011 eğitim-öğretim yılı Bahar Dönemi'nde pilot uygulama yapılmıştır. Pilot uygulamaya konuyla ilgili hazırbulunuşluk düzeyleri uygun olan toplam 123 öğrenci katılmıştır. Yapılan analiz işlemleri sonucunda testte yer alması ve testten çıkarılması gereken sorular belirlenmiş, başarı testi uygulama için hazır hale getirilmiştir.Araştırmada, ön test-son test kontrol gruplu deneysel model kullanılmıştır. Uygulama grubu olarak fen bilgisi (N=38) ve biyoloji öğretmenliği (N=38) 1. sınıf öğrencileri seçilmiştir. Gruplara ön test olarak Mantıksal Düşünme Yeteneği Testi (MDYT) ile RNA ve Teknolojileri Başarı Testi (RTBT) uygulanmıştır. Ön test uygulamaları sonucunda grupların denkliğinin belirlenmesinin ardından random yöntemi ile fen bilgisi öğretmenliği sınıfı deney grubu, biyoloji öğretmenliği sınıfı ise kontrol grubu olarak seçilmiştir. Deney grubunda Sorgulamaya Dayalı Öğrenme Yaklaşımı (SDÖY) ve rehber materyalle ders işlenirken, kontrol grubuna geleneksel yöntem olarak bilinen Düz Anlatım Yöntemi (DAY) ile konu anlatılmıştır. Gruplara son test olarak RTBT ile birlikte RNA Teknolojileri Basın-İnternet Formu (RTBİF) uygulanmıştır. Uygulama sonrası deney grubundan seçilen 5 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır.Testin geçerlik ve güvenirliği için pilot uygulamadan elde edilen veriler ITEMAN 3.50 programı ile analiz edilmiştir. Gruplara uygulanan ön test ve son testlerin analizi işlemlerinde SPSS 11.50'de yüzde ve frekans dağılımı, Shapiro-Wilk testi, İlişkisiz (Bağımsız) Örneklemler için T-Testi (Independent Samples T-Test), İlişkili Örneklemler için T-Testi (Paired Samples T-Test) kullanılmıştır. RTBİF'nin son kısmında yer alan açık uçlu soruların ve Yarıyapılandırılmış Görüşme Formu'nun değerlendirilmesinde nitel analiz yöntemleri kullanılmıştır.Elde edilen bulgulara göre SDÖY ve rehber materyalle ders işlenen deney grubunun ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir artış gözlenmiştir. Uygulanan yöntem ve kullanılan materyaller etkili olmuştur. DAY ile ders işlenen kontrol grubunun ise ön test ve son test puanlarında gözlenen artış istatiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır. Son test puanlarına bakıldığında ise deney grubunun kontrol grubuna oranla daha başarılı olduğu, ancak aradaki farkın istatiksel olarak anlamlı olmadığı görülmüştür. Yarıyapılandırılmış görüşmelerden elde edilen sonuçlar SDÖY ve rehber materyallerin öğrenciler tarafından faydalı bulunduğunu ortaya koymaktadır. RTBİF'den edinilen bulgulara göre ise öğrenciler RNA Teknolojileri ile ilgili haberleri öğrenmede interneti yazılı basından daha fazla tercih ettiği görülmüştür.
Biyolojide bir ölçme aracı olarak kavram haritaları: Canlılar ve enerji ilişkileri
Bu araştırmada, ilköğretim 8. sınıf fen ve teknoloji dersi canlılar ve enerji ilişkileri konusunda değerlendirme amacıyla kavram haritalarının kullanılabilirliğini tespit etmek amaçlanmıştır.Araştırma, 2009- 2010 bahar döneminde Eskişehir ili Kaymaz ilçesinde bir ilköğretim okulunda 8. Sınıfta öğrenim görmekte olan toplam 24 öğrenciye uygulanmıştır. Ölçme amaçlı kavram haritası uygulanmadan önce, öğrencilere dört saat kavram haritası hazırlama ile ilgili eğitim verilmiştir. Eğitimde ilk olarak, kavram haritaları hakkında teorik genel bilgi verilmiş ve önceden hazırlanmış bir örnek gösterilmiştir. Daha sonra kavram haritasını oluşturan öğeler tek tek gösterilmiş ve bu öğelerin kullanış biçimleri hakkında derinlemesine incelemeler yapılmıştır. Bu öğelerden kavram, merkez kavram, çapraz bağlantı, hiyerarşi, örnekler, bağlantı kelimeleri ve ekleri hakkında açıklayıcı bilgiler verilmiştir.Bu araştırmada yarı deneysel araştırma metodu kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları: Kavram Başarı Testi, Kavram Haritaları, Görüş Anketi. Çalışmada öğrencilere ilk olarak Canlılar ve Enerji Konusuyla ilgili araştırmacı tarafından hazırlanan 25 maddelik kavram başarı testi (p=.69; r=.55) uygulanmıştır. Öğrencilere kavramların bulunduğu dört farklı yönerge dağıtılmış ve öğrencilerden bireysel olarak kavram haritalarını oluşturmaları istenmiştir. Öğrencilerin hazırladığı kavram haritaları iki farklı kavram haritası değerlendirme yöntemine göre değerlendirilmiştir. Bu yöntemler Novak ve Gowin puanlama yöntemi ile Lyn Roberts ve Beverley Moriarty puanlama yöntemidir. Novak ve Gowin'e göre kavram haritaları bağlantı(öneri), hiyerarşi, çapraz bağlantılar ve örnekler kriterlerine göre puanlanırken Lyn Roberts ve Beverley Moriarty'e göre ise kullanılan terimler, bağlantı hatları, bağlantılar üzerindeki önermeler, hiyerarşi ve örnekler kriterleri üzerinden puanlandırılmıştır. Veriler SPSS 15.0 ile analiz edilmiştir. Pearson korelasyon katsayısının hesaplanması sonucunda, öğrencilerin kavram başarı testi ile Novak ve Gowin'e göre puanlanan kavram haritası arasında pozitif yönde yüksek bir ilişki (r=0.737), kavram başarı testi ile Lyn Roberts ve Beverley Moriarty'e göre puanlanan kavram haritası arasında pozitif yönde yüksek bir ilişki (r=0.771), Novak ve Gowin'e göre kavram haritası puanlama yöntemi ile Lyn Roberts ve Beverley Moriarty'e kavram haritası puanlama yöntemi arasında pozitif yönde yüksek bir ilişki (r=.915) olduğu görülmüştür.Bu analiz sonuçları kavram haritalarının değerlendirme aracı olarak kullanılabileceği şeklinde yorumlanabilir. Geleneksel ölçme ve değerlendirme araçlarından olan çoktan seçmeli test ile alternatif ölçme ve değerlendirme araçlarından olan kavram haritası arasında pozitif yönde yüksek bir ilişki olmasına rağmen kavram haritası yaratıcı yetenekleri geliştirmede, yanlış kavramaları tespit etmede, kavramlar arasındaki ilişkiyi belirlemede bilgiyi analiz etmede daha üstün olduğu söylenebilir.
Ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin analojik düşünme durumlarının saptanması ve biyoloji öğretiminde analoji kullanımının öğrenci başarısına etkisi
Araştırmanın amacı ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin analojik düşünme yeteneklerinin birbirine benzeyip benzemediği ve analoji yaklaşımı ile ders işlenen deney grubu ile geleneksel yaklaşım ile ders işlenen kontrol grubu öğrencilerinin, deneysel uygulama sonrası canlıların temel bileşenleri ünitesi kapsamında yer alan enzimlerin yapısı, görevleri, biyolojik önemi ve çalışmasına etki eden etmenler konuları ile ilgili akademik başarı puanları arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığını saptamaktır.Araştırmada tarama modelinin kullanılmasıyla, öğrencilerin analojik düşünme durumlarının saptanması amaçlanmaktadır. Ön test- son test kontrol gruplu modelin kullanılmasıyla ise analoji kullanımının öğrencilerin akademik başarısına etkisinin saptanması amaçlanmaktadır.Araştırma, 2009-2010 öğretim yılında Ankara il merkezinde Keçiören Lisesi'nde öğrenim gören ortaöğretim 9. sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubunda; 29 kişi deney grubu, 26 kişi kontrol grubu olmak üzere toplam 55 ortaöğretim 9. sınıf öğrencisi yer almaktadır.Ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin analojik düşünme durumunun saptanması amacı ile öğrencilere ?Analojik Düşünme Testi? uygulanmıştır. 9.sınıf öğrencilerinin biyoloji dersinde, ?Canlıların Temel Bileşenleri? ünitesinde yer alan konuların öğrenilme düzeylerini belirlemek amacı ile öğrencilere ?Bilimsel Başarı Testi? uygulanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, deney grubu öğrencileri ile kontrol grubu öğrencilerinin, analojik düşünme bağımsız gruplar t testi karşılaştırma puanları arasında anlamlı bir fark yoktur. Bu sonuç, her iki grubun da analojik düşünme yeteneği açısından benzer özelliklere sahip olduğunu göstermektedir. Deneysel çalışma öncesinde deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin başarı puanları birbirine benzerdir. Deneysel çalışma sürecinde analoji yaklaşımının uygulandığı deney grubunun başarı puanları ile geleneksel yaklaşımın uygulandığı kontrol grubunun başarı puanları arasında anlamlı bir fark vardır. Analoji yaklaşımı, öğrencilerin enzimlerin yapısı, görevleri, biyolojik önemi ve çalışmasına etki eden etmenler konularını öğrenmelerinde faydalı olmuştur.Anahtar Kelimeler: Analoji, Analojik Düşünme, Biyoloji Eğitimi
(MEB) 9. sınıf matematik ders kitabının öğrenci gelişimini değerlendirmesi açısından incelenmesi
Bu araştırma, Ortaöğretim Matematik Dersi Öğretim Programı'nda yer alan amaçlar ve kazanımlara bağlı olarak, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlatılan 9. sınıf matematik ders kitabının öğrencilerin matematikteki gelişimlerini değerlendirmedeki yeterliliğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda, literatürden yola çıkılarak programın içeriğindeki kavramlar, fikirler ve beceriler ile ders kitabının içeriğindeki kavramlar, fikirler ve becerilerin ne derece örtüştüğü; kitabın dersi işleme kısmında kullanılan soruların anlamadan çözmeye, formül kullanmaya, tekrar etmeye, ezberlemeye yönelten yollardan öğrencileri ne kadar uzak tuttuğu; öğrenme alanı sonu sorularının etkinliklerin seçilmesi ve geliştirilmesinde öğretmene ne ölçüde katkıları bulunduğu incelenmiştir. Araştırma doküman analizine dayalı olarak yürütülmüştür ve yapılan içerik analizi sonuçlarına göre; 9. sınıf matematik ders kitabının mantık, kümeler, bağıntı-fonksiyon-işlem ve sayılar öğrenme alanları düzeyinde öngörülen kavramlar, fikirler ve becerilerle, programda öngörülen kavramlar, fikirler ve becerilerin tam olarak örtüşmediği sonucuna ulaşılmıştır. Kitapta kullanılan soruların anlamadan çözmeye, formül kullanmaya, tekrar etmeye, ezberlemeye yönelten yollardan öğrencileri uzak tutmadığı, ancak öğrenme alanı sonu sorularının etkinliklerin seçilmesi ve geliştirilmesinde öğretmene katkılarının olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
Probleme dayalı öğrenme sürecinde ısı ve sıcaklık kavramlarının gelişimi üzerine bir durum çalışması
Bu çalışmanın amacı, öğrencilerin öğrenme süreçlerinde kavramakta güçlük çektikleri ısı ve sıcaklığa ilişkin temel kavramların ve bu kavramlar arası ilişkilerin Probleme Dayalı Öğrenme (PDÖ) sürecindeki değişiminin nasıl gerçekleştiğini incelemektir. Bu amaçla; ısı, sıcaklık ve iç enerji kavramları incelenmek üzere seçilmiştir. Isı aktarımı, hal değiştirme ve genleşme olayları da örnek olarak ele alınmıştır.Araştırma, lisans eğitimi sırasında Termodinamik dersi almamış Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Öğretmenliği ikinci sınıf öğrencilerinden amaçlı olarak seçilmiş 13 gönüllü katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler, nicel ve nitel tekniklerden yararlanarak çözümlenmiştir. Süreç başında ve sonunda çoktan seçmeli kavramsal test uygulanmıştır. Ayrıca süreç de öğrenciler tarafından kendilerine verilen çeşitli formlarla değerlendirilmiştir. Beş hafta boyunca her hafta öğrencilerden altısı ile kavramlar ve olaylar üzerine yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Bu öğrencilerden biri ile yapılan görüşmeler ayrıntılı olarak incelenmiştir. Analizde üçgenleme yapılmıştır. Verilerin analizinde nicel veriler için betimsel istatistikler, nitel veriler için ise betimsel analiz ve içerik analizi yapılarak gömülü kuramın teknikleri kullanılmıştır.Gömülü kuram yardımıyla katılımcının düşünceleri arasındaki ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Böylelikle öğrencinin öğrenme süreci betimlenmiştir. Araştırma bulguları, ısı kavramının iç enerjiyi de kapsayacak biçimde tanımlandığını göstermiştir. İç enerji kavramının öğrenilmesine ısı kavramı engel olmaktadır. Isı aktarım yollarından ışıma en az bilinendir. Sıcaklık kavramı en iyi algılanan ama tanımlanamayan bir kavramdır. Ayrıca, PDÖ'nün kavramsal değişime olumlu katkıları olduğu görülmüştür. PDÖ'nün duyuşsal etkileri olumludur.
Ortaöğretim matematik dersi öğretim programının içerik öğesine ilişkin öğretmen görüşleri
Bu çalışmanın amacı; uygulanan matematik dersi öğretim programının içerik öğesine ilişkin ortaöğretim matematik öğretmenlerinin görüşlerinin tespit edilmesidir. Bu ana amaç çerçevesinde öğretmenlerin öğretim programının içeriğinin uygunluğuna yönelik görüşleri ve içeriğin etkililiğinin arttırılmasına ilişkin önerileri de alınmıştır.Araştırma, nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması (örnek olay) esas alınarak yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2011?2012 öğretim yılı bahar döneminde Sivas il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaöğretim kurumlarında görev yapan dokuz matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri araştırmacı tarafından hazırlanan bir görüşme formu aracılığı ile çalışma grubunda yer alan öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşme yapılarak toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi türlerinden biri olan kategorisel içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Analizler bilgisayar destekli olarak NVivo paket programıyla yapılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre öğretmenler genel anlamda Ortaöğretim Matematik Dersi Öğretim Programı'nın [OMDÖP] içeriğinin, içeriğin seçimi ve organizesinde göz önüne alınması gereken ilkelere göre uygun olduğunu düşünmektedirler. Ancak içeriğin seçim ilkelerinden olan; şema (hazırbulunuşluk), bireysel farklılıklar, geçerlilik ve ekonomiklik ilkeleri açısından ve benzer şekilde içeriğin organizesinde göz önüne alınan devamlılık ve soyutlama ilkeleri açısından program içeriğinin tam olarak yeterli olmadığını savunmuşlardır. Araştırmada elde edilen bulgulardan hareketle elde edilen sonuçlara dayalı olarak araştırmacılara, program geliştirme uzmanlarına, idarecilere vb. yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Ortaöğretim matematik dersi öğretim programı, içerik öğesi, öğretmen görüşleri.
Çevre Eğitimini Öz-Yeterlik Ölçeği geliştirilmesi,geçerlik ve güvenirlik çalışması
Bu araştırmanın amacı çevre eğitimine yönelik Öz-yeterlik Ölçeği'ni geliştirmek ve geçerlik, güvenirlik analizlerini yapmaktır. Araştırmanın örneklemini Ankara ilindeki 17 ortaöğretim, 27 ilköğretim okulunda görev yapmakta olan 105 fen ve teknoloji ile biyoloji öğretmeni oluşturmaktadır. Ölçeğin örneklem uygunluğu değerini gösteren Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) sonuçları 0,94 ve Bartlett's testi sonuçları da p<,001 düzeyine göre anlamlı bulunmuştur. Varimax rotasyon tekniği kullanılarak faktör analizi yapılmıştır.Yapılan faktör analizi sonucunda toplam varyansın % 67,04'ünü açıklayan, 24 madde ve 2 alt boyuttan oluşan bir ölçme aracı elde edilmiştir. Bu alt boyutlar alan bilgisi ve öğretim stratejileridir. Ölçekteki maddelerin faktör yükleri 0,55 ile 0,78 arasında değişmektedir. Cronbach alfa iç tutarlık katsayısı ?=0,97 olarak bulunmuştur. Cronbach alfa iç tutarlık katsayısı alan bilgisi boyutu için 0.93, öğretim stratejileri boyutu için 0.96 olarak bulunmuştur.Madde analizi sonuçları madde-toplam puan korelasyonlarının 0,63 ile 0,88 arasında değiştiğini göstermektedir. %27'lik alt-üst grupların ortalamaları bağımsız gruplar t testi ile karşılaştırılmıştır. T testi sonuçları tüm farkların istatistiksel olarak anlamlı olduğunu (p<0,05) göstermiştir. Bu bulgulara dayanarak ?Çevre Eğitimi Öz-Yeterlik Ölçeği? olarak adlandırılan bu ölçeğin eğitim alanında kullanılabilecek, geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu söylenebilir.
Fen bilgisi öğretmenlerinin laboratuvar uygulamaları ile ilgili yeterlilikleri, tutumları ve karşılaşılan problemler
Bu çalışma, fen bilgisi öğretmenlerinin laboratuvar uygulamalarındaki yeterlilikleri ve uygulamalar sırasında karşılaşılan sorunları belirlemek ve sorunların çözümü ile ilgili genel bir bakış açısı oluşturabilmek amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma tarama modelinde kurgulanmış betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın yöntemi nicel ve nitel yaklaşımların bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemidir. Çalışma 2013–2014 eğitim öğretim yılında Bitlis il, ilçe ve köylerinde görev yapan 110 fen bilgisi öğretmenleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Laboratuvar Uygulamaları Yeterlilik Ölçeği, Laboratuvar Tutum Ölçeği, Fen Eğitiminin Bugünkü Durumu Hakkında Görüşler Formu ve Öğretmenlerin Laboratuvar kullanımlarına ilişkin görüşlerini belirleme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde nicel ve nitel analiz teknikleri kullanılmıştır. Nicel veriler frekans, yüzde, bağımsız gruplar t testi, Anova, korelasyon teknikleri ile analiz edilmiş, hesaplamalar SPSS 21 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin açık uçlu sorulara verdiği cevaplar nitel analiz teknikleri kullanılarak yapılmıştır. Bu amaçla öğretmenlerin cevapları kodlama ile benzer kategorilere ayrılmış, elde edilen veriler betimsel olarak incelenmiştir. Araştırma sonunda; öğretmenler, Fen Bilimleri derslerinde, laboratuvarları kullanmanın öğrencilerin derse ilgisini çekme ve etkili öğrenme sağlamadaki önemini açıkça ifade etmişlerdir. Fen bilimleri dersi öğretmenlerinin laboratuvar çalışmalarına yönelik yeterlilik görüşleri incelendiğinde; genel olarak laboratuvara karşı olumlu tutum içinde oldukları laboratuvar yöntemlerini ve tekniklerini bilme ve uygulama noktasında kendilerini yeterli buldukları belirlenmiştir. Fen bilimleri dersinde öğretmenlerin, laboratuvar uygulamaları ile ilgili yeterlilik düzeyleri cinsiyet, mesleki kıdem, görev yapılan okulun bulunduğu yerleşim birimi, mezun olunan fakülte, hizmet içi eğitime katılma durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fen bilgisi öğretmenliği, biyoloji, kimya, fizik öğretmenliği ve alanlarından mezun olan Fen bilimleri dersi öğretmenlerinin mezun oldukları bölüme göre laboratuvar çalışmalarına yönelik yeterlilik görüşleri arasında anlamlı bir farklılığın bulunmadığı belirlenmiştir. Fen bilimleri dersinde öğretmenlerin, laboratuvar tutumlarının cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterdiği ve buna göre erkek öğretmenlerin, kadın öğretmenlere kıyasla, laboratuvar tutumlarının, anlamlı bir farkla, daha olumlu olduğu tespit edilmiştir. Laboratuvar kullanma sıklıkları açısından öğretmenlerin laboratuvar tutumları anlamlı olarak farklılık göstermektedir. Öğretmenlerin laboratuvar tutumlarının mesleki kıdem, görev yapılan okulun bulunduğu yerleşim birimi, mezun olunan fakülte ve hizmet içi eğitime katılma durumu açısından farklılaşmadığı gözlenmiştir. Bununla beraber, öğretmenlerin, laboratuvarlardaki araç-gereçleri yeterince tanımadıkları, kullanamadıkları ve bu araç-gereçlerin bakım ve onarım bilgisine sahip olmadıkları, laboratuvar yöntemini uygulamada kullanılan öğretim yöntem ve tekniklerini derslerde yeterince kullanamadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fen Bilgisi Öğretmenleri, Laboratuvar Uygulamaları, Karşılaşılan Güçlükler, Laboratuvar Yeterlilikleri, Laboratuvar Tutumları.
Biyoloji dersinde 5E öğrenme modeli ve işbirlikli öğrenme yöntemi kullanımının biyoloji dersi başarısına ve tutumuna etkisinin araştırılması
Bu çalışmanın amacı; Biyoloji dersinde 5E öğrenme modeli ve işbirlikli öğrenme yöntemi kullanımının biyoloji dersi başarısına ve tutumuna etkilerini araştırmaktır.Araştırmada gerçek deneme modellerinden öntest?sontest kontrol gruplu model kullanılmıştır. Ankara-Çankaya Milli Piyango Anadolu Lisesi'nde 2010-2011 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerini sürdüren 11. sınıftaki 93 fen grubu öğrencisi araştırmanın çalışma grubunu oluşturmuştur. ?Kalıtım, Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji? ünitesi deney 1 grubunda 5E öğrenme modeli ile, deney 2 grubunda işbirlikli öğrenme yöntemi ile, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemi ile işlenmiştir.Araştırmada veri toplama aracı olarak biyoloji tutum ölçeği, başarı testi, 5E öğrenme modeli görüş ölçeği ve işbirlikli öğrenme modeli görüş ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın başında ve sonunda biyoloji tutum ölçeği ve başarı testi uygulanarak veriler toplanmıştır. Başarı testinin geliştirilmesi aşamasında test ve madde analizleri yapılmıştır. 5E ve işbirlikli öğrenme görüş ölçeklerinin geliştirilmesi aşamasında açımlayıcı faktör analizleri kullanılmıştır.Öntest ve sontestlerin sonuçlarının değerlendirilmesinde tek yönlü ANOVA testi, anlamlı farklılığın hangi gruplardan kaynakladığını belirlemek amacıyla Tukey testi kullanılmıştır.Öğrencilerin öntest, sontest başarı testi ve tutum puanlarının cinsiyetlere göre karşılaştırmalarında ise ?Mann Whitney U- Testi? ve ?Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi? kullanılmıştır. Veri analizleri için SPSS (Statictical Package for Social Sciences Program, Version 17.0) paket programı kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda; akademik başarı ve biyoloji dersine karşı tutum açısından 5E öğrenme modeli ve işbirlikli öğrenme yöntemi ile geleneksel yöntem arasında yapılandırmacı yaklaşımlar lehinde anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna varılmıştır. Yapılandırmacı yaklaşımın iki modelini karşılaştırdığımızda ise 5E öğrenme modeli ile işlenen derslerde öğrencilerin daha başarılı olduğu görülmüş ve biyoloji dersine karşı en fazla pozitif tutuma sahip olduğu anlaşılmıştır. Uygulama sonrasında 5E, işbirlikli öğrenme ve geleneksel öğrenme yöntemlerinin uygulandığı sınıflardaki öğrencilerin hem tutum puanlarının hem de başarı testi puanlarının cinsiyetlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı yaklaşım, işbirlikli öğrenme yöntemi, 5E öğrenme modeli, Biyoloji öğretimi
Proje tabanlı öğrenme ortamlarının biyoloji öğretmen adaylarının öz-düzenleme seviyeleri ve öz-yeterlik inançları üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, proje tabanlı öğrenme ortamının, biyoloji öğretmen adaylarının öz-düzenleme seviyeleri ve öz-yeterlik inançları üzerine ne düzeyde etkisi olduğunu araştırmaktır. Bu doğrultuda, proje tabanlı öğretim süreci sonunda biyoloji öğretmen adaylarının öz-düzenleme ve öz-yeterlik seviyeleri, öz-düzenleme ve öz-yeterlik seviyeleri arasındaki ilişki, cinsiyet değişkenine göre öz-düzenleme ve öz-yeterliğin farklılık gösterip göstermediği ve öğretmen adaylarının proje tabanlı öğretim sürecini nasıl değerlendirdiği tespit edilmeye çalışılmıştır.Çalışmada Proje Tabanlı Öğrenme Yönteminin belirli bir öğretim süreci sonunda öğretmen adaylarının öz-düzenleme seviyeleri ve öz-yeterlik inançları üzerinde meydana getirdiği değişimi belirlemek amaçlandığından dolayı, tek grup ön test-son test deneme modeli kullanılmıştır. Ayrıca öğretmen adaylarının sürece yönelik görüşlerini belirlemede nitel araştırma tekniklerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın çalışma grubu Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Bölümü'nde 2010-2011 öğretim yılının güz döneminde öğrenim gören ve Sitoloji Laboratuvarı dersini alan toplam 40 ikinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır.Deneysel uygulama 13 haftalık bir sürede gerçekleşmiştir. Uygulama öncesi ve sonrasında ?Öz-Düzenleme Ölçeği? ve ?Biyoloji Öz-Yeterlik Ölçeği? ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Bunların yanında ?Etkinlik Değerlendirme Anketi? ve ?Proje Çalışmalarına Yönelik Görüş Anketi? uygulanarak hem nicel hem de nitel veriler elde edilmiştir.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, Proje Tabanlı Öğrenme Yöntemine dayalı işlenen dersin biyoloji öğretmen adaylarının öz-düzenleme seviyelerinde bir değişiklik meydana getirmediğini; fakat biyoloji öz-yeterlik inançlarını artırdığını göstermiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının Etkinlik Değerlendirme Anketi'ne verdikleri yanıtlar, öz-düzenlemeye yönelik olan süreçlerde gelişme gösterdiklerini; fakat bu süreçlerin öz-düzenleme seviyelerini artırmaya yetmediğini göstermektedir. Proje Çalışmalarına Yönelik Görüş Anketi'nden elde edilen bulgular ise öğretmen adaylarının genel olarak proje tabanlı öğrenme sürecini etkili bulduklarını, bu yöntemin kendilerini birçok açıdan geliştirmelerine yardımcı olduğunu ve grup çalışmasını yararlı bulduklarını belirtmektedir.
Matematik öğretmen adaylarının görsel akıl yürütme durumlarının incelenmesi
Görsel akıl yürütmenin matematik kavramlarını anlamada yardımcı olduğu pek çok araştırmacı tarafından vurgulanmıştır. Eğitimde bu özellikten yararlanabilmek için öğretmenlerin öğrencilerin görsel akıl yürütme ile ilgili becerilerini geliştirmeleri, öncesinde ise görsel akıl yürütmenin öneminin farkında olmaları gerektiği düşünülebilir. Sonuç olarak bu amaca katkıda bulunabilmek için, bu araştırma matematik öğretmen adaylarının görsel akıl yürütme durumlarını incelemektedir.Araştırma üç gönüllü matematik öğretmen adayı ile yapılmıştır. Veriler, üçü görsel ispatı ispatlama ve biri görsel ispatı yorumlama olmak üzere öğretmen adaylarına dört görsel ispatın sorulduğu iki oturumdan elde edilmiştir. Öğretmen adaylarının görsel akıl yürütme durumlarının belirlenebilmesi amacıyla veri analizinde gömülü (grounded) teorinin teknikleri kullanılmıştır.Araştırmanın sonuçları öğretmen adaylarının görsel ispatları algılama, takip ettikleri süreç ve ulaştıkları sonuçların farkında olma ile ilgili birtakım zorluklarla karşılaştıklarını göstermiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının ispata görsel ispat üzerinden ulaşmak yerine cebire eğilim gösterdikleri, çözüm süreçlerinde ispata odaklandıkları veya ispattan uzaklaştıkları tespit edilmiştir. Bununla birlikte görsel ispat üzerindeki çözümlerinin rastgele olmadığı, görsel ispattaki şekil ve çözümleri üzerinden stratejiler uyguladıkları ortaya çıkmıştır.
Bağlam temelli yaklaşımla yapılan fizik eğitiminde kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine etkisi
Bu çalışmanın amacı, kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine etkisini belirlemektir. Bunun için hazırlanan metinler dokuzuncu sınıf öğrencilerine bağlam temelli yaklaşımla 5E modelinde işlenilen sekiz haftalık Kuvvet ve Hareket Ünitesi sürecinde sunulmuştur. Kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine etkisi klasik metinlerle karşılaştırarak belirlenmeye çalışılmıştır.Bu araştırmada karma metot kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu eşleştirilmiş kontrol gruplu ön test ? son test deseni kullanılarak Giresun'da bulunan bir genel lise ve bir Anadolu lisesinden ikişer sınıftan 116 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Öğrenci erişisini belirlemek için üç adet çoktan seçmeli test geliştirilmiştir. Bu testlerden biri klasik (bağlam temelli olmayan), ikincisi ve üçüncüsü ise sırasıyla oryantiring ve Formula 1 bağlamındadır. Araştırmanın nitel boyutunda ise örneklem grubunu oluşturan sınıflardaki öğrenciler erişi testlerindeki erişilerine göre üç gruba ayrılmış ve her gruptan iki olmak üzere toplamda 24 gönüllü öğrenciyle oluşturulan çalışma grubuyla görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Erişi testlerinden elde edilen veriler nicel veri analizi teknikleriyle incelenirken, yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen verilere içerik analizi yapılmıştır.Çalışmada bağlam temelli testlerde öğrenci başarısının klasik testlere göre daha yüksek olduğu, ancak testte kullanılan bağlamın sonuçları etkilemediği; çoktan seçmeli testlerden faydalanarak öğrenciler erişilerine göre sıralanmak istenildiğinde ise klasik ve bağlam temelli testler arasında okullara göre farklılıklar oluştuğu tespit edilmiştir. Sekiz haftalık uygulama süreci sonunda öğrencilerin testlerdeki başarılarında artış gözlenmiştir. Ancak öğrenci başarısı metinlere göre incelendiğinde bağlam temelli testlerde okunulan metin türüne göre anlamlı bir farklılık çıkmazken, klasik teste göre kavramsal değişim metinleri okuyan öğrencilerin klasik metin okuyan öğrencilere göre başarılarının daha yüksek olduğu bulunmuştur. Üç farklı erişi testinden elde edilen bulguların birbiriyle özdeş olmaması nedeniyle bu testlerdeki metinlerle ilgili sorulara konsantrasyon analizi yapılmıştır. Konsantrasyon analizinde de sonuçlar metinlere ve okullara göre farklılaştığı için görüşmeler yardımıyla daha ayrıntılı inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Ancak görüşmelerde de sonuçların metinlere ve okullara göre farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle nihai sonuca konsantrasyon analizinin ve içerik analizinin sonuçlarından özdeş olanlardan faydalanarak ulaşılmıştır.Çalışmanın sonucunda dokuzuncu sınıf Kuvvet ve Hareket Ünitesinde bağlam temelli yaklaşımla hazırlanmış 5E modelindeki bir öğretim sürecinde kullanılan kavramsal değişim metinlerinin öğrenci erişisine olumlu etkisi olduğu bulunurken; kavramsal değişim metinleri klasik metinlerle karşılaştırılarak incelendiğinde hangi metin türünün daha etkili olduğu konusunda kesin yargıya varılamamıştır.
10. sınıf öğrencilerinin kimyasal türler arası etkileşim ünitesi ile ilgili akademik başarı ve kimya dersine ilişkin tutumlarına geleneksel ve takımla öğrenme yönteminin etkisinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, kimyasal türler arası etkileşim ünitesinin öğrenilmesinde yapılandırıcı yaklaşıma dayalı takımla öğrenme ile geleneksel yaklaşımı karşılaştırarak öğrencilerin akademik başarılarında ve kimya dersine ilişkin tutumlarında anlamlı bir fark olup olmadığını araştırmaktır. Bu çalışmada, araştırma yöntemi olarak nicel araştırma, araştırma metodu olarak ise yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma Ankara İli Sincan İlçesine bağlı Sincan Lisesi'nde dört farklı 10. sınıf fen şubelerinde okumakta olan 144 öğrenci ile yapılmıştır. Bu şubelerden ikisi deney ikisi kontrol grubu olarak seçilmiştir. Kontrol gruplarında Kimyasal Türler Arası Etkileşim ünitesi geleneksel öğretim yöntemi ile işlenirken, deney gruplarında yapılandırıcı öğrenme yaklaşımına dayalı takımla öğrenme yöntemi ile işlenmiştir. Uygulamadan önce deney gruplarına ve kontrol gruplarına ön bilgilerini kontrol altına almak için ön bilgi testi uygulanmıştır. Deney ve kontrol gruplarından birer tanesine ise uygulamadan önce kimya dersine ilişkin tutum ve algılama ölçeği ile başarı testi uygulanmıştır. Uygulama tamamlandıktan sonra bütün gruplara kimyaya karşı tutum ve algılama ölçeği ile başarı testi yeniden uygulanmıştır. Böylece, takımla öğrenmenin öğrencilerin kimyaya karşı tutumlarında bir değişikliğe neden olup olmadığı araştırılmıştır. İki ay sonra bütün şubelere kalıcılık testi uygulanarak takımla öğrenme ile geleneksel yaklaşımı karşılaştırarak kimyasal türler arası etkileşimi öğrenmede bilginin kalıcılığı bakımından anlamlı bir fark olup olmadığına bakılmıştır.Araştırmada normal dağılım gösteren veriler t- testi, ANCOVA; normal dağılım göstermeyen veriler ise Mann Whitney-U testi ile analiz edilmiştir. D2 ve K2 gruplarının ön bilgi testinden elde edilen verilerine göre hazır bulunuşluk düzeyleri arasında fark bulunmuş ve bu nedenle çalışmada ANCOVA analizi tercih edilmiştir. Ön bilgi testine göre K2 grubunun hazır bulunuşluk düzeyi D2 grubundan yüksek bulunmuştur. D2 ve K2 gruplarında başarıları ve tutumları karşılaştırıldığında yapılan istatistiksel sonuçlara göre anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Aynı gruplar bilginin kalıcılığı açısından karşılaştırıldığında ise K2 grubunun ortalama puanlarının yüksek olduğu görülmüştür. Bu durum; öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeylerinin farklı olmasından kaynaklandığı şeklinde yorumlanmıştır. D1 ve K1 gruplarının ön bilgi testinden elde edilen bilgilere göre hazır bulunuşluk düzeyleri açısından bir fark yoktur. D1 ve K1 grupları başarıları ve kalıcılıkları açısından karşılaştırıldığında ise D1 grubunun ortalama puanlarının yüksek olduğu görülmüştür. Ancak tutumları karşılaştırıldığında anlamlı bir fark görülmemiştir. Sonuç olarak; takımla öğrenme yönteminin öğrenci başarısını ve bilginin kalıcılığını artırdığı söylenebilir. Çalışma sonucu elde edilen bulgular literatürdeki benzer çalışmalardan elde edilen verilerle benzerlik içerisindedir. Bu çalışma, öğrenci merkezli eğitime verilen önemin arttığı günümüz kimya eğitiminde kimya öğretmenlerine alternatif bir öğretme tekniği sunması açısından önemlidir.
Proje tabanlı öğrenme yaklaşımında ortaöğretim öğrencilerinin yaratıcı düşünme problem çözme ve akademik risk alma düzeylerine etkisi
Bu çalışma, Ortaöğretim 10. Sınıf Biyoloji dersinin proje tabanlı öğrenme yaklaşımı kullanılarak işlenmesi durumunda dersi alan öğrencilerin yaratıcı düşünme becerisi, akademik risk alma düzeyi ve problem çözme becerisinin gelişimi üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığını araştırmak üzere organize edilmiştir. Bu amaç doğrultusunda 2010-2011 Eğitim-Öğretim yılı içerisinde Fen Liselerinde 10. Sınıfta öğrenim görmekte olan toplam 188 kişilik öğrenci grubuyla çalışılmıştır. Araştırma nicel olarak yürütülmüş, deneysel araştırma yönteminin, eşit olmayan ön test?son test kontrol gruplu desen kullanılmıştır.Çalışmada deney grubunu oluşturan 77 ve kontrol grubunu oluşturan 111 öğrenci rastlantısal olarak seçilmişlerdir. ? Ekosistem Ekolojisi? ünitesi deney grubunda proje tabanlı öğrenme yaklaşımı ile işlenirken, kontrol grubunda geleneksel öğretim metotları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS istatistik programına aktarılmış ve bulgular sonucunda her iki grubun başarıları karsılaştırılarak yorumlanmıştır. Bulgular, deney grubunda bulunan örgencilerin, biyoloji dersindeki yaratıcı düşünme becerisi, akademik risk alma düzeyi ve problem çözme becerisinin kontrol grubunda bulunan örgencilere kıyasla anlamlı bir fark olduğunu ortaya koymaktadırAnahtar Kelimeler: Proje tabanlı öğrenme yaklaşımı, geleneksel öğretim yöntemi, yaratıcı düşünme becerisi, akademik risk alma düzeyi ve problem çözme becerisi, biyoloji eğitimi.
Fizik proje çalışmalarına katılan lise öğrencilerinin fizik dersine karşı tutumlarındaki gelişmeler
Bu çalışmanın amacı, fizik proje çalışmalarına katılan lise öğrencilerinin, fizik dersine yönelik tutumlarındaki gelişmeleri, nitel araştırma metotları temelinde araştırmaktır. Araştırma Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Ankara ili Altındağ ilçesindeki özel bir okulda öğrenim gören 9,10 ve 11.sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Çalışmada, öğrencilerle, sekiz ay süren, proje tabanlı öğretimi temel alan fizik projeleri üretilmiştir.Araştırmada nitel araştırmalar için çeşitleme metodu kullanılmıştır. Öğrencilerle beraber bir çalışma alanı oluşturulmuş ve kişi- alan gözlemi yapılmıştır. Araştırmada, katılımlı ve katılımsız gözlemde bulunulmuştur. Fizik proje çalışmaları öncesinde öğrencilere, fizik dersine yönelik tutum ölçeği ön test olarak uygulanmıştır. Uygulamadan sonra ise aynı test, süreç sonunda, kamera kayıtlı grup-odak görüşmeden önce yeniden uygulanmıştır. Fizik dersine yönelik tutum anketinden elde edilen veriler SPSS veri analiz programıyla yorumlanmıştır. Proje çalışmalarının ortalarında öğrencilere, nitel araştırma temelli, yarı yapılandırılmış, açık uçlu sorular içeren el yazılı mülakat formu uygulanmıştır. Proje çalışmalarının bitiminde, öğrencilerle, kamera kayıtlı, yarı yapılandırılmış, açık-uçlu sorular yoluyla grup-odak görüşme yapılmıştır. Çalışma sürecinde gözlemlenen durumlar yorumlanmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler içerik analizi ve betimsel analiz yoluyla irdelenmiştir.Çalışma sonunda görülmüştür ki, fizik proje çalışmaları, öğrencilerin fizik dersine yönelik tutumlarını olumlu yönde geliştirmiştir.
İlköğretim müfredatında yer alan çevre konularındaki FTTÇ kazanımlarına ulaşılma düzeyi ve öğrencilerin bu konulara karşı tutumlarının araştırılması
Bu araştırmada, öğrencilerin ilköğretim 4-5-6-7 ve 8. sınıf fen ve teknoloji öğretim programında yer alan çevre konularına ilişkin FTTÇ kazanımlarına ulaşma düzeyleri, çevresel konulara karşı tutumları ve öğrencilerin çevre bilgi düzeylerindeki farklılıkları tespit edilmiştir. Tüm bu amaçlar doğrultusunda, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Antalya ili Elmalı ilçe merkezinde bulunan 4 ilköğretim okulunda öğrenim gören 633 4,5,6,7 ve 8. sınıf öğrencisine ÇBT ve ÇTA uygulanarak betimsel bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Uygulanan ÇBT ve ÇTA öntest ve sontest olarak 2011-2012 eğitim-öğretim yılı 1. dönem başında ve 2. dönem sonunda uygulanmıştır. Test ve anketlerin uygulanması sonucu elde edilen veriler, SPSS 17.0 istatistik programında, bağımsız örneklem T-testi ve varyans analizi yardımıyla analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda Fen ve Teknoloji Programında yer alan FTTÇ öğrenme alanının, öğrencilerin çevre bilgi düzeylerinin artmasına etkili olduğu, çevresel tutumlarına etkili olmadığı görülmüştür.
Yeşil bayraklı eko-okullarla normal eko-okulların çevreye yönelik bilinç düzeylerinin karşılaştırılması
Bu çalışma, yeşil bayrak kazanmış olan eko-okullarla, henüz bayrak almamış olan normal eko-okullar arasında, eğitim-öğretim ve öğrenciler açısından oluşan farklılıkları belirlemek için yapılmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde araştırmanın, problem durumuna, amacına, önemine, sınırlılıklarına ve varsayımlarına yer verilmiştir.Araştırmanın ikinci bölümünde çevre ve çevre eğitimi başlıkları altında; çevre sorunları, sorunlar için alınacak önlemler, verilen ve verilmesi gereken çevre eğitimi, eko-okul projesinin öğrencilere çevre hakkında kazandırdıkları üzerinde durulmuştur.Üçüncü bölümde araştırmanın modelinden, evren ve örnekleminden, verilerin toplanması ve analizinden bahsedilmiştir.Dördüncü bölümde ise yeşil bayraklı ve bayrak almamış olan normal eko-okullarda yapılan bir anketin sonuçlarının değerlendirilmesi üzerinde durulmuştur. Araştırma okulları, yeşil bayrak almış olan ODTÜ Koleji, Gülen Muharrem Pakoğlu İlköğretim Okulu ile bayrağı olmayan Kurtuluş İlköğretim ve Hamdullah Suphi İlköğretim Okullarından oluşmaktadır. Geliştirilen anket, bu okullara devam etmekte olan 8. sınıf öğrencilerine uygulanmış ve öğrencilerin çevre konularına olan ilgi ve tutumları ile verilen çevre eğitiminin ne ölçüde başarılı olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır.Sonuç olarak; yeşil bayraklı eko-okullarda öğrenim görmekte olan öğrencilerin, bayraksız eko-okullardaki öğrencilere göre, temel çevre ve güncel konulardaki bilgilerinin daha fazla olduğu sonucuna varılmıştır. Fakat her iki tip okulda da çevre eğitimi ve bilinci yetersiz kalmıştır.Anahtar Kelimeler: Çevre, Çevre Eğitimi, Eko-Okul, Yeşil Bayraklı Eko-Okul.
Ortaöğretim 9.sınıf öğrencilerinin elektrik ve manyetizma ünitesine hazır bulunuşluk düzeylerini tespit edecek ölçme aracı geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı; 9.sınıf öğrencilerinin, elektrik ve manyetizma konusundaki bilişsel hazır bulunuşluk seviyelerini belirlemede kullanılabilecek, geçerliliği ve güvenirliği çeşitli istatistiksel çalışmalarla ortaya konmuş, nitelikli bir ölçme aracı geliştirmektir. Bu sayede öğretmenler, öğrencilerini tanıma, öğretimi planlama ve öğretim hedeflerini tespit etme konularında öğrencileri ile ilgili ihtiyaç duydukları verileri elde edebileceklerdir.Çalışmanın başında, 9.sınıf fizik dersi programından elektrik ve manyetizma ünitesine ait kazanımlar incelendi. Bu kazanımlara alt yapı oluşturacak ilköğretim 6,7 ve 8. sınıflar ?Yaşamımızdaki Elektrik? ünitelerinin kazanımları uzman görüşü doğrultusunda belirlendi. Bu kazanımlara yönelik hazırlanan soruların oluşturduğu ilk test kapsam geçerliği için uzman görüşlerine sunuldu. Bu aşamada düzeltilmesi gereken maddeler düzeltildi. Son hali verilen test ön deneme grubu olarak seçilen 95 öğrenciye uygulandı. Elde edilen verilerle test maddelerinin ayırt edicilik ve güçlük indeksleri hesaplandı. Bu indeksleri istenen değerde olmayan maddeler düzeltilerek son test elde edildi. Son test ise yine örneklem olarak seçilen 100 tane 9. sınıf öğrencisine uygulandı.Elde edilen yeni verilerle madde istatistikleri hesaplanmış ayırıcılık gücü düşük maddeye rastlanmamıştır. Son testte yer alan maddelerin ortalama ayırt edicilik indeksi 0,38 ortalama güçlük indeksi ise 0,54 olarak bulunmuştur.Ölçme aracının güvenirliğini belirlemek için Cronbach'ın Alpha katsayısı yöntemi kullanılmış ve test maddelerinin güvenirliği 0,741 olarak bulunmuştur. Bu sonuçlar ile testin kullanılabilir olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Elektrik ve manyetizma, hazır bulunuşluk, ölçme aracı
Periyodik sistemin öğretim sürecinde oluşan rasyonel bilginin; üretimi, epistemolojisi ve metodolojisi
Bu çalışmada, kimya öğretmenlerinin ve öğrencilerinin öğretim sürecinde oluşturdukları söylemler temelinde, akıl yürütmelere dayalı bilgi üretimini nasıl gerçekleştirdiklerinin belirlenmesi ve bu bilgi üretiminin epistemolojik açıdan incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yaklaşımı ile durum çalışması yöntemine göre yürütülen çalışma 10.sınıf kimya öğretim programında yer alan ?Periyodik Sistem? ünitesinin öğretim süreci ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın grubunu Ankara ilinin farklı yerleşim merkezlerindeki farklı okullarda görev yapan 5 kimya öğretmeni ve öğretmenlerin dersini takip eden 15 öğrenci oluşturmuştur. 2009-2010 öğretim yılında yürütülen araştırmanın verileri derslerin video kayıtlı olarak gözlenmesinin yanı sıra, öğretmen ve öğrenciler ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Elde edilen bu veriler içerik analizine tabi tutulmuştur.Periyodik sistemin öğretim sürecinde sınıf ortamında oluşturulan bilgi üretimine ilişkin felsefi bir zeminde yürütülen çalışmada bilgi üretiminin metodolojik ve epistemolojik niteliklerine yönelik sonuçlara ulaşılmıştır.Öğretim sürecinde metodolojik açıdan; çalışmada ?Bilgi Üretme Süreçleri, (BÜS)? adı altında yapısı tanımlanan süreçler ile bilgi üretildiği ortaya çıkmıştır. Bu süreçlerle oluşturulan bilgi üretiminde; öğretmen söylemlerinin şekillendirdiği a priori benimsenen bilgilerden yapılan formel nitelikte tümdengelim ve bu tümdengelimi farklı bir şekilde doğrulamak için yapılan tümevarımlara dayalı bir metodoloji söz konusudur. Bu metodolojide söz konusu a priorileri benimseme sürecinde olan ve bunlardan tümdengelim yapan öğrencilerin de katkısı vardır. Başka bir ifade ile bilgi üretiminin metodolojik yapısı genel olarak; ortak öncüllerden yapılan tümdengelimsel bir sürece dayandığı söylenebilir. Çalışmada tümevarım ve tümdengelim dışında özellikle anomalileri açıklamada geniş bir olanak sunma potansiyeline sahip ve bu açıdan Periyodik Sistemin öğretiminde de etkili yöntemler olabileceği görülen hipotetik-dedüktif ve retrodüktif yöntemlere ve bunlara bağlı bir metodolojiye rastlanmamıştır.Bilgi üretiminin söz konusu metodolojik özellikleri ile yakın bir ilişkisi olduğu ortaya çıkan epistemolojik özellikleri açısından ise; bilgi üretim sürecinde kullanılan akıl yürütme yöntemlerine bağlı olarak periyodik sistemin kendine has özellikleri çerçevesinde, kimyasal bilginin bilimsel niteliğinde a priorilik ve analitiklik gibi işlevsel değişimler oluştuğu gözlenmiştir. Diğer taraftan bu değişimlerle bağlantılı olarak indirgemecilik, totoloji ve nedensellik gibi uygun olmayan ve tartışmaya açık epistemolojik ilişkiler de ortaya çıkmıştır. Ayrıca periyodik sisteme yine akıl yürütmelere bağlı olarak farklı nedenlerle de olsa aksiyomatik bir sistem olarak yaklaşıldığı da belirlenmiştir. Bu süreçte öğretmenin öğrenci üzerindeki belirleyici ve yönlendirici özelliği de önemli bir noktayı oluşturmaktadır.Sınıf ortamında metodolojik ve epistemolojik açıdan böylesi bir bilgi üretim ortamı oluşmasının, bilimsel düşünme ve bilimin doğası anlayışları gibi fen eğitimi açısından önemli olan noktalarda ve özelde periyodik sistem-kimyasal bilgi olmak üzere bilimsel bilginin niteliğine uygun akıl yürütme becerilerini desteklemeyeceği görülmektedir. Ayrıca böylesi bir ortamın kimyasal içerik bilgilerini kazanılmasında karşılaşılan birçok sıkıntılı durum ile ilişkisi de kurulabilir. Bu genel çerçeveden bakıldığında fen ve kimya öğretiminde farklı boyutlardaki söz konusu kazanımlara ulaşmada akıl yürütmelerin bilim felsefesi zeminindeki yorumlarının bir değişken olarak ele alınması mümkündür. Bu noktada ise alternatif akıl yürütmelerin özellikle bilimsel epistemoloji ve metodoloji bağlamında ele alınması gerekli görünmektedir.Anahtar Kelimeler: Kimya eğitimi, Kimya felsefesi, Periyodik sistem, Periyodik tablo, Akıl yürütme yöntemleri, Bilgi üretimi, Epistemoloji ve Metodoloji
7e ve yaratıcı drama destekli 7e modellerinin fizik öğretmen adaylarının manyetik alan konusunda başarı ve tutumlarına etkileri
Bu araştırmanın amacı, 7E modelinin ve yaratıcı drama destekli 7E modelinin, Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören ve Fizik IV dersini almakta olan fizik öğretmen adaylarının, Manyetik Alan konusuna yönelik başarı ve tutumlarına etkilerini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, iki farklı grupta uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Gruplardan birinde 7E modeli diğerinde yaratıcı drama destekli 7E modeli temel alınmıştır. Her bir grubun uygulama süresi 15 ders saatidir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Manyetik Alan Konusu Başarı Testi, Manyetik Alan Konusuna Yönelik Tutum Ölçeği ve Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formları kullanılmıştır. Manyetik Alan Konusu Başarı Testi yön bulma gerektiren sorular, kavramsal sorular ve bağıntı kullanmayı gerektiren sorular olmak üzere üç alt boyuttan oluşmaktadır. Manyetik Alan Konusuna Yönelik Tutum Ölçeği ilgi, önem, ilgi bağlantılı davranış, başarı-motivasyon ve özyeterlik olmak üzere beş alt boyuttan oluşmaktadır. Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formları ise, Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu 1, 2 ve 3 olmak üzere toplam üç tanedir. Manyetik Alan Konusu Başarı Testi ve Manyetik Alan Konusuna Yönelik Tutum Ölçeği tüm öğrencilere ön test, son test ve geciktirilmiş test olarak uygulanmış, toplam altı öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Nicel verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formlarından elde edilen nitel veriler için ise, içerik analizi gerçekleştirilmiştir.Manyetik Alan Konusu Başarı Testinden elde edilen bulgulara göre, hem 7E modeline göre hem de yaratıcı drama destekli 7E modeline göre öğrenim gören öğrencilerin Manyetik Alan konusundaki başarılarının her bir alt boyut için ve testin tamamı için uygulamanın ardından anlamlı düzeyde arttığı ve bu artışın kalıcı olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin başarılarının gruplar arasında farklılık gösterip göstermediğinin belirlenebilmesi için yapılan analizlerin sonuçlarına göre, hem alt boyutlar için hem de testin tamamı için gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Başarıların kalıcılığının karşılaştırılması için yapılan geciktirilmiş test-son test fark puan analizleri sonucunda ise, Manyetik Alan Konusu Başarı Testinin iki alt boyutu (kavramsal sorular ve bağıntı kullanmayı gerektiren sorular) ile testin tamamı için gruplar arasında anlamlı fark bulunmamış, bir alt boyutu (yön bulma gerektiren sorular) için ise, yaratıcı drama destekli 7E modeline göre öğrenim gören grup lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen bulguların başarı testinden elde edilen bulguları desteklediği tespit edilmiştir.Manyetik Alan Konusuna Yönelik Tutum Ölçeğinden elde edilen bulgulara göre, hem 7E modeline hem de yaratıcı drama destekli 7E modeline göre öğrenim gören öğrencilerin, ölçeğin bir alt boyutu haricindeki tüm alt boyutlarından ve tamamından elde edilen puanlarının anlamlı olarak arttırdığı tespit edilmiştir. Manyetik Alan Konusuna Yönelik Tutum Ölçeği geciktirilmiş test puanları açısından değerlendirildiğinde, 7E modeline göre öğrenim gören öğrenciler için ölçeğin bazı alt boyutlarından elde edilen son test puanlarının zamanla anlamlı düzeyde düştüğü, yani tutumların aslında ön eğilim olarak ele alınması gerektiği görülmüş, yaratıcı drama destekli 7E modeline göre öğrenim gören öğrenciler için ise, ölçeğin tüm alt boyutlarından ve tamamından elde edilen puanların zamanla anlamlı düzeyde değişmediği tespit edilmiştir. Öğrencilerin tutumlarının uygulamalardan sonra gruplar arasında farklılık gösterip göstermediğinin belirlenebilmesi için yapılan analizlerin sonuçlarına göre, hem alt boyutlar için hem de testin tamamı için gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Grupların karşılaştırıldığı, geciktirilmiş test-son test fark puan analizleri sonucunda ise, toplam iki alt boyutta (başarı-motivasyon ve özyeterlik) yaratıcı drama destekli 7E modelinin kullanıldığı grubun lehine anlamlı fark bulunmuş, diğer alt boyutlarda ve ölçeğin tamamında anlamlı bir fark bulunmamıştır.Anahtar Sözcükler: Yapılandırmacı yaklaşım, 7E modeli, yaratıcı drama, fizik eğitimi, Manyetik Alan
Kavramsal değişim yaklaşımına dayalı web tabanlı etkileşimli öğretimin üniversite öğrencilerinin ısı ve sıcaklık konusundaki kavram yanılgılarını gidermeye etkisi
Bu çalışmada kavramsal değişim yaklaşımına dayalı web tabanlı etkileşimli öğretimin üniversite öğrencilerinin ısı ve sıcaklık konusundaki kavram yanılgılarını gidermeye etkisi araştırılmıştır. Öğretimin etkisini ölçebilmek amacıyla kontrol gruplu ön test-son test modeli kullanılmıştır.Deney grubuna deney videoları içeren öğretim uygulanmıştır. Bu videolar giriş ve sonuç kısmı olarak iki parçadan oluşmaktadır. Giriş kısmı deneyde kullanılan materyalleri ve deneyin hazırlanışını içerirken, sonuç kısmında deneyden elde edilen bulgular yer almaktadır.Öğretim birçok aşama içermektedir. Bu aşamaların sayısı öğrencilerin kavram yanılgısına sahip olup olmamasına göre değişmektedir. Eğer öğrenci tüm kavram yanılgılarına sahipse aşama sayısı maksimum olacaktır. Öğrenci hiçbir kavram yanılgısına sahip değilse aşama sayısı minimum olacaktır. Bu aşamaların sırası şu şekildedir: 1. Aşamada; öğrenciler deney videosunu yalnızca giriş kısmını izlerler ve deneyin sonucunu çoktan seçmeli soruya yanıt vererek tahmin etmeye çalışırlar. 2. aşamada; öğrenciler tahminlerinin sebeplerini çoktan seçmeli şıklar arasından seçerler. Bu aşamadan sonra öğretimin etkileşimli olan kısmı başlar. 3. aşamada (tahmin ve sebebi doğru ise); öğrenciler videonun sonuç kısmını izlerler ve ekranda tebrikler mesajı görünür. Eğer 3. aşamada tahmin ve/veya sebebi yanlışsa; öğrenciler yine deney videosunun sonuç bölümünü izlerler ve cevaplarının yanlış olduğunu fark ederler. Bu aşamadan sonra kavram yanılgılarını gidermek için hazırlanan metinler ekranda görünür. Kavram yanılgılarına göre bazı küçük sorulara da cevap vermeleri istenir. Bu aşamalar tüm kavram yanılgıları için bilgisayar üzerinden takip edilir.Isı ve Sıcaklık Kavram Testinden 11 tane üç aşamalı soru seçilmiş ve çalışmanın amacına göre düzenlenmiştir Güvenilirliği analiz edildikten sonra ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Ön çalışmada 40 öğretmen adayıyla çalışılmıştır 9 kavram yanılgısı incelenmiştir. Öğretim düzenlendikten sonra 35 (21'i kontrol grubu, 14' deney grubu) öğretmen adayıyla çalışılmıştır. Ön test-son test sonuçları arasındaki fark çoğunlukla anlamlı çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Kavram yanılgısı, kavramsal değişim, ısı ve sıcaklık, etkileşimli ve web tabanlı
9. sınıf öğrencilerinin kimyasal değişimler konusundaki kavramsal başarıları üzerine alternatif değerlendirme tekniklerinin etkisi
Bu çalışmada, kimyasal değişimler ünitesinde alternatif değerlendirme tekniklerinin kullanılması durumunda öğrenci başarısındaki ve tutumundaki değişmeyi belirlemek amaçlanmıştır.Uygulama, 2009?2010 öğretim yılında Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencileri (N=176) ile yürütüldü. Rastgele üç sınıf kontrol, diğer üç sınıf ise deney grubu olarak seçildi. Araştırma kontrol gruplu ön test son test deneysel desene ve karma yöntem araştırmasına göre yapıldı. Araştırmada tutum ve başarı testleri, etkinlik kâğıtları nicel veri elde etmede, süreç değerlendirme formları da nitel veri elde etmede kullanıldı. Uygulamada deney ve kontrol grubunun her ikisine de yapılandırmacı yaklaşıma uygun tekniklerle dersler yapıldı. Yalnızca 5E planının değerlendirme kısmında soru teknikleri farklı uygulandı. Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler t-Testi, ANCOVA analizi ve içerik analizi yöntemleriyle değerlendirildi. Anlamlılık düzeyi olarak 0.05 alındı.Araştırmanın bulgularına göre deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ön test puanları kontrol altına alındığında, başarı testi puanları açısından aralarında anlamlı fark bulunmadığı görüldü. Öğrencilerin tutum ölçeği puanları değerlendirildiğinde, ön test puanları arasında anlamlı bir fark bulunamazken, son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulundu. Deney grubu öğrencilerinin süreci değerlendirmeye yönelik formlara verdikleri yanıtlar üzerinde yapılan içerik analizi sonuçları, uygulanan tekniklerin öğrencilerin alternatif değerlendirme sürecini algıları üzerinde olumlu etkisinin olduğunu göstermiştir.Anahtar kelimeler: Alternatif değerlendirme teknikleri, yapılandırılmış grid, tanılayıcı dallanmış ağaç, kavram haritaları, kimyasal değişimler
Öğretmen adaylarının elektrik devreleri ile ilgili kavram yapılarının repertuvar çizelge ve kavram haritasıyla belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının elektrik devreleri ile ilgili kavram yapılarını repertuvar çizelge tekniği ve kavram haritaları ile ortaya çıkarmaktır. Araştırma üç yüksek lisans öğrencisinin katılımı ile yapılmıştır. Her öğrenci ile bireysel olarak iki oturum gerçekleştirilmiştir. İlk oturumda öğrenciler kavram haritası oluşturmuşlardır. Kavram haritası oluşturulmasında öğrencilere yardımcı olmak için yirmi bir kavram verilmiştir. İkinci oturumda, öğrenciler ile repertuvar çizelgeleri oluşturulmuş ve ardından öğrenciler ile bireysel yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Repertuvar çizelgesinde, basit elektrik devreleriyle ilgili on iki madde öğrenciler tarafından derecelendirme yöntemiyle doldurulmuştur. Öğrencilerden, yapıları maddelere göre 1 ile 5 arasında derecelendirmeleri istenmiştir. Repertuvar çizelgelerinin analizinde Gridsuite4 bilgisayar programı ve nitel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Bireysel görüşmeler ise betimsel analiz metoduyla analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, basit elektrik devrelerinde, repertuvar çizelge tekniğinin öğrencilerin kavram yapılarını ortaya çıkardığı bulunmuştur. Elektrik konusunda, öğrencilerin ?Potansiyel fark devrede akar, dolaşır?, ?Kısa devre durumunda üretecin enerjisi değişmez?, ?Akım potansiyel fark oluşturur?, ?Devre açık ise üretecin uçlarında potansiyel fark yoktur? şeklinde kavram yanılgılarına sahip oldukları bulunmuştur.Anahtar kelimeler: repertuvar çizelge tekniği, kavram haritası, fizik eğitimi, basit elektrik devreleri
Ankara'daki liselerde fizik öğretiminde kullanılan öğretim teknolojilerinin durumu ve öğrenci başarısına etkisinin değerlendirilmesi (Ankara ili örneği)
Bu araştırmanın amacı, 2009?2010 eğitim?öğretim yılında, Ankara'dakiliselerde fizik öğretiminde kullanılan öğretim teknolojilerinin durumunu ve öğrencibaşarısına etkisini, öğretmen görüşlerine dayanarak değerlendirmektir.Araştırmadaki veriler, öğretmenlere anket uygulanarak elde edilmiştir.Araştırmanın örneklemini, 2009?2010 öğretim yılında Ankara ilinde görev yapan 103fizik öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmen görüşlerini elde etmek için 103 fiziköğretmenine toplam 71 sorudan oluşan anket uygulanmıştır. Anket verilerininanalizinde istatistiksel teknikler kullanılmıştır.Araştırmanın sonucunda öğretmenler, liselerde fizik derslerinde kullanılaneğitim materyallerinin, yardımcı elemanın, okulların donanımının ve ders saati içinayrılan sürenin yeterliliği konusunda olumsuz görüş belirtmişlerdir. Eğitimteknolojilerinin kullanımının, öğrenci başarıları üzerindeki etkisine ise olumlu görüşbelirtmişlerdir
Matematiksel soyutlama ve genelleme süreçlerinde görselleştirme ve rolü
Bu araştırmanın amacı, matematiksel soyutlama ve genelleme süreçlerinde görselleştirmelerin yerini ve verilen görselleştirmelerin bu süreçlerdeki etkisini incelemektir. Bunun için, önce katılımcılara soyutlama ve genelleme yapmaya uygun matematiksel durumlar oluşturulmuş ve daha sonra görselleştirme olarak matematik eğitiminde çok kullanılan bir geometri yazılımı kullandırılmıştır. Böylece katılımcıların bu süreçlerde hangi görselleştirmelere yer verdiği, bunları nasıl ortaya koydukları, ne tür görsel imajlara sahip oldukları ve son olarak kullanılan görselleştirmelerin bu süreçlere etkisi ve görsel imajlardaki değişim araştırılmıştır.Araştırma, nitel araştırma yaklaşımlarından durum çalışması (case study) ile yapılmıştır. Ders içi gözlemler ve yarı yapılandırılmış görüşmeler veri toplama metotları olarak kullanılmıştır. Çalışma pilot ve asıl uygulama şeklinde iki basamakta gerçekleşmiştir. Pilot uygulama, 2008-2009 öğretim yılı güz döneminde 4. sınıf öğrencisi 24 öğretmen adayının gözlenmesi sonucu 13 katılımcı ile yürütülmüştür. Asıl uygulama ise pilot uygulama sonucu seçilen 5 kişi ile yürütülmüştür.Araştırmada her katılımcı ile dört görüşme yapılmıştır. İlk görüşmede, soyutlama sürecinde yer verilen görselleştirmeleri ve görsel imajları incelemek için katılımcılara 4 aşama içinde 9 durum, ikinci görüşmede genelleme süreci için 3 aşama içinde 4 durum verilmiştir. Üçüncü görüşmede soyutlama sürecinde, dördüncü görüşmede ise genelleme sürecinde kullanılan görselleştirmelerin etkisi ve görsel imajlardaki değişimi görmek için durumlarla ilgili görselleştirmeler verilmiştir. Kullanılan görselleştirmelerde Geometers' Sketch Pad ve Maple bilgisayar programlarından faydalanılmıştır. Toplanan veriler kodlama teknikleri kullanılarak içerik analiziyle değerlendirilmiştir.Bulgular, soyutlama ve genelleme yaparken görselleştirmelere sıklıkla ve farklı şekillerde başvurulduğunu ve farklı görsel imajlara sahip olunduğunu göstermektedir. Kullanılan görselleştirmeler kavramlar ve aralarındaki ilişkileri tamamlamada önemli bir role sahip olmuş, süreçlerin gelişimine gözle görünür olumlu etkilerde bulunduğu tespit edilmiş ve katılımcıların görsel imajlarını istenilen yönde güçlendirdiği ortaya çıkmıştır.Bunların ışığında bu süreçleri daha anlaşılır hale getirmek için, görselleştirme ve görsel imajlarla ilgili matematik öğretimine yönelik ve ileride yapılacak bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.
Biyoloji dersine yönelik tutum ölçeği geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin biyoloji derslerine yönelik tutumlarını ölçen, geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış, beş dereceli Likert tipi bir ölçek geliştirmektir.İlgili alanyazından ve Ankara ili merkez ortaöğretim kurumlarından rasgele seçilen, 339 ortaöğretim öğrencisine açık uçlu sorulara verdikleri, biyoloji dersiyle ilgili görüş ve düşüncelerini belirten, yanıtlardan yararlanarak 122 maddelik tutum ölçeği ön taslağı geliştirilmiştir. Hazırlanan maddeler uzman kişilerin görüşleri doğrultusunda 80 maddelik biyoloji dersi tutum ölçeği taslağı haline getirilmiştir. Hazırlanan taslak ön çalışma grubu olarak belirlenen Ankara ili merkezinden rasgele seçilen 401 biyoloji dersi almış ortaöğretim öğrencisine uygulanmış ve yapılan analiz sonucunda 44 madde ölçekten çıkarılmış ve 36 maddelik biyoloji dersi tutum ölçeği son hali elde edilmiştir. 36 maddelik tutum ölçeği rasgele seçilen Ankara ili merkez ortaöğretim kurumlarından 1995 öğrenciye uygulanarak, faktör analizi yapılmış ve tek boyutlu ?Biyoloji Dersi Tutum Ölçeği? (BDTÖ) son halini almıştır.BDTÖ'nin geçerlik çalışmaları kapsamında, içerik ve yapı geçerliğinin sınanmasına yönelik tekniklerden yaralanılmıştır. Yapılan güvenirlik analizleri sonucunda Cronbach-alfa değeri 0,96 olarak hesaplanmıştır.Geçerlik ve güvenirlik analizleri sonuçları, bu çalışma ile oluşturulan BDTÖ'nin, yeterli düzeyde geçerlik ve güvenirlik değerlerine sahip bir ölçek olduğunu göstermiştir.
Matematik öğretmen adaylarının hareketli materyal geliştirme sürecinin incelenmesi
Bu çalışmada, nitel araştırma yaklaşımlarından biri olan gömülü teori (grounded theory)'nin teknikleri kullanılmıştır. Bu araştırmaya 40 matematik öğretmen adayı katılmıştır. Araştırmanın başında, matematik öğretmen adaylarının ?öğretim materyalleri? ve ?materyal geliştirme? konularındaki bilgilerini saptamak amacıyla yazılı doküman incelemesi ve görüşmeler yapılmıştır. Adayların hareketli materyal geliştirme sürecindeki gelişimlerine ilişkin veri toplamak için yazılı dokümanlardan ders gözlemlerinden ve yarı yapılandırılmış bire bir görüşmelerden yaralanılmıştır. Gömülü teori yöntemi gereğince yapılan sürekli karşılaştırmalı analizlerle ortaya çıkan yeni sorular düzenlenmiştir. Son olarak, seçilen adaylar ile yeni soruların yönlendirdiği birer görüşme daha yapılmıştır.Öğretmen adaylarının hareketli materyal geliştirirken bir matematik öğrenme alanı seçtikleri belirlenmiştir. Ayrıca, öğrenme alanını seçme kriterleri ortaya konmuştur. Bu kriterler adayların öğrenme alanı ile ilgili bilgi birikimleriyle, öğrenme alanındaki materyal ihtiyacıyla ve adayların öğrenme alanına ilgileriyle ilişkilidir. Öğretmen adaylarının, öğrencilerde üç boyutlu düşünmeyi geliştirebilmeyi, ileri matematiksel kavramları oluşturabilmeyi ve yanlış/eksik öğrenmelerini düzeltebilmeyi/tamamlayabilmeyi hedef aldıkları tespit edilmiştir. Hareketli materyal geliştirirken, öğretmen adaylarının yoğun bir düşünme süreci yaşadıkları belirlenmiştir. Bu düşünme sürecinin, yaratıcı düşünme sürecinin bilinen aşamalarına benzer olan ?araştırma?, ?fikir üretme? ve ?uygulama/değerlendirme? aşamalarına sahip olduğu bulunmuştur. Adayların matematiksel kavramları nasıl modelledikleri ve nelere dikkat ettikleri ortaya konmuştur. Bu araştırma sonucunda, matematik öğretmen adaylarının hareketli materyalin öğrenme alanını hangi kriterlere göre seçtikleri, nasıl hedef belirledikleri, düşünme süreçlerinin aşamaları ve matematiksel kavramları nasıl modelledikleri ile ilişkili bütün durumlar ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.
Yaşam temelli öğrenme yaklaşımı ile desteklenen 7e öğrenme modelinin öğrencilerin enerji konusundaki başarı, kavram yanılgısı ve bilimsel süreç becerilerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, yaşam temelli öğrenme yaklaşımı ile desteklenen 7E öğrenme modelinin öğrencilerin enerji konusunda başarı ve bilimsel süreç becerileri kazanmalarındaki ve sahip oldukları kavram yanılgılarını gidermedeki etkililiğini tespit etmektir.Araştırmanın örneklemini Ankara ili, Polatlı ilçesi Polatlı Atatürk Lisesi ve Polatlı Anadolu Lisesine devam eden 10. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Deney grubu 50, kontrol grubu 45 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın deneysel deseni, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desendir.Araştırmanın hipotezlerini test etmek için ?üç? veri toplama aracı kullanılmıştır. Bu araçlardan ilki, öğrencilerin enerji konusunda sahip oldukları kavram yanılgılarının değişimini belirlemeye yönelik kullanılan Kavram Yanılgısı Testi'dir. İkincisi öğrencilerin enerji öğrenme alanında gösterdikleri başarıları tespit etmek amacıyla kullanılan Bilgi Testi'dir. Üçüncü olarak öğrencilerin bilimsel süreç becerilerinin gelişip gelişmediğini test etmeye yönelik geliştirilen Bilimsel Süreç Beceri Testi'dir.Sekiz hafta süreyle deney grubuna yaşam temelli öğrenme yaklaşımı ile desteklenen 7E öğrenme modeline dayalı hazırlanan ders planları, kontrol grubuna ise geleneksel yaklaşıma dayalı olarak hazırlanan ders planları uygulanmıştır.Çalışmanın sonucunda elde edilen verileri test etmek için t testi, ANCOVA ve Mann Whitney U Testi teknikleri uygulanmıştır.Verilerin analizleri sonucunda yaşam temelli öğrenme yaklaşımı ile desteklenen 7E öğrenme modelinin geleneksel yaklaşıma göre öğrencilerin kavramsal başarılarına ve bilimsel süreç becerilerinin gelişimine anlamlı bir katkı sağladığı, kavram yanılgılarını gidermede etkili olmadığı tespit edilmiştir.
Fizik eğitiminde 4Mat öğretim yönteminin farklı öğrenme stillerine sahip lise öğrencilerinin iş, güç ve enerji konusundaki başarısına etkisi
Bu çalışmanın amacı, fizik eğitiminde 4MAT (4 Mode Application Techniques) öğretim yönteminin farklı öğrenme stillerine sahip lise öğrencilerinin iş, güç ve enerji konusundaki başarısına etkisini incelemektir.Çalışmanın örneklemini, Ankara ili Mamak ilçesindeki bir Anadolu lisesinde ve Yenimahalle ilçesindeki bir düz lisede 10. sınıfta öğrenim gören, dört sınıftaki toplam 124 öğrenci oluşturmaktadır. Bu sınıflardan ikisi deney grubu, ikisi de kontrol grubu olarak seçilmiştir. Uygulama, 2007-2008 yılı 2. yarıyılında, 7 hafta süreyle gerçekleştirilmiştir. Deney grubuna araştırmacı tarafından hazırlanan 4MAT öğretim yöntemi, kontrol grubuna ise düz anlatım ve soru-cevap yöntemleri kullanılarak ders anlatılmıştır.Araştırmada, öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme araçlarının geçerlilik güvenirlik çalışmaları için pilot uygulamalar yapılmıştır. Araştırmada, uygulama öncesinde deney ve kontrol gruplarının denkliğini belirlemek amacıyla İş, Güç, Enerji Başarı Testi (İGEBT), öğrencilerin öğrenme stillerini belirlemek amacıyla Kolb Öğrenme Stilleri Ölçeği (KÖSÖ) uygulanmıştır. Uygulamadan sonra, her iki gruba da İGEBT sontest olarak uygulanmıştır.Elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin farklı öğrenme stillerine sahip oldukları, 4MAT öğretim yönteminin öğrencilerin başarılarını anlamlı derecede arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin başarıları ile öğrenme stilleri arasındaki ilişkinin anlamlı olmadığı bulunmuştur. Deney grubundaki öğrencilerin her bir öğrenme stiline göre başarılarının öntest-sontest puanlarına göre anlamlı derecede arttığı, kontrol grubu öğrencilerinde ise yaratıcı öğrenenler dışında anlamlı derecede arttığı bulunmuştur. Ayrıca, 4MAT yönteminin uygulandığı sınıflardaki öğrencilere sorulan açık uçlu sorulara verilen cevaplara dayanarak, 4MAT öğretim yönteminin öğrenciler tarafından olumlu karşılandığı sonucuna varılmıştır. Fizik dersinde, 4MAT öğretim yönteminin kullanılması öğrencilerin başarılarının artması için ve olumlu tutumlar geliştirmeleri açısından önemlidir.
Okul öncesi eğitimin 9., 10. ve 11. sınıf öğrencilerinin bilimsel süreç becerilerine etkisi: Polatlı ilçesi örneği
Küçük çocuklar sürekli olarak çevrelerindeki dünyayı araştırırlar .............................Bu gerçeğin ışığında çalışmanın amacı, okul öncesi eğitimi alan 9., 10. ve 11. sınıf öğrencilerinde, fen bilimlerinde öğrenmeye ve öğrenciye yardım eden, öğrencilerin derste etkin olmalarını sağlayan, kendilerini geliştirmelerine olanak tanıyan ve öğrenilenlerin üst sınıflarda kalıcılığını artıran bilimsel süreç becerileriyle erken yaşlarda karşılaşmanın daha etkili olup olmadığını incelemektir.Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden nedensel karşılaştırma yöntemi ve tarihsel yöntem kullanılmıştır. Nedensel-karşılaştırma yönteminde belli değişken açısından farklılaşan grupları birbiriyle karşılaştırmak amaçlanır. Tarihsel yöntemde ise belli bir geçmiş olayın günümüze etkileri incelenmektedir.Araştırmanın örneklemini ise 2009-2010 eğitim-öğretim yılının 1. döneminde Ankara ili Polatlı ilçesinde bir dershanede öğrenim gören toplamda 150 9., 10. ve 11. sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Öğrencilere Kasım 2009' da iki test uygulanmıştır. Bu testlerden ilki, öğrencilerin bilimsel süreç becerilerinin gelişip gelişmediğini test etmek için kullanılan OKEY, WISE ve BURNS (1985) tarafından geliştirilen Bilimsel Süreç Beceri Testi (BSBT) `dir. İkincisi ise bilimsel süreç becerilerini tespit etmek amacıyla TAN ve TEMİZ tarafından geliştirilen yazılı yoklama şeklindeki Bilimsel Süreç Beceri Sınavıdır.Yapılan çalışmanın sonucunda, test sonuçları SPSS İstatistik programıyla değerlendirildi. Bu değerlendirmeler Bulgular ve Yorum kısmında verilmiştir.Araştırmanın sonucunda, örneklemdeki okul öncesi eğitimi alan 9., 10. ve 11. sınıf öğrencilerinin bilimsel süreç becerilerini okul öncesi eğitimi almayan öğrencilere göre daha iyi geliştirdiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca öğrencileri cinsiyet ve sınıf faktörüne bağlı olarak incelediğimizde bilimsel süreç becerileri bakımından aralarında anlamlı bir fark çıkmamıştır. Bu bulgular ışığında okul öncesi eğitiminin bilimsel süreç becerilerine olan etkisine yönelik ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Bilimsel Süreç Becerileri, Okul Öncesi Eğitimi, Fen Eğitimi, 9. Sınıf, 10. Sınıf, 11. Sınıf
Manyetizma ve elektromanyetik indüksiyonla ilgili etkinliklerin ortaöğretim öğrencilerinin bilimin doğasına ilişkin görüşlerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, Manyetizma ve Elektromanyetik İndüksiyon konuları ile ilgili bilimin doğası etkinlikleri tasarlamak ve bu etkinliklerin ortaöğretim 12. sınıf öğrencilerinin bilimin doğası hakkındaki görüşlerine olan etkisini incelemektir. Araştırmanın amacı; bilimin doğası öğretim yöntemlerinden hangisinin etkili olacağının belirlenmesi değil; bilimin doğasını etkili bir şekilde öğretmek olduğundan, dolaylı yaklaşıma göre daha etkili olduğu belirtilen doğrudan-yansıtıcı ve tarihsel yaklaşımdan yararlanılmıştır. Bilimin doğası unsurlarını öğrencilere kazandırmak amacıyla Manyetizma ve Elektromanyetik İndüksiyon konuları ile ilgili altı farklı etkinlik hazırlanmıştır. Etkinlikler öğrencilerin okul öncesi döneminden üniversiteye kadar aldıkları eğitimde, bilimin doğasının kazanılması gereken unsurlarını içerecek şekilde geliştirilmiştir. Bunlar: bilimsel bilginin değişebilir doğası, deneye dayalı olması, öznel doğası, kısmen yaratıcılık ve hayal gücünün ürünü olduğu, sosyal ve kültürel içerikli oluşu, gözlem ve çıkarım arasındaki fark ile bilimsel teori ve yasaların işlevi ve aralarındaki ilişkidir. Etkinlikler tasarlandıktan sonra konu alanında uzman kişiler tarafından incelenmiş, bu incelemeye yönelik olarak tekrar gözden geçirilerek geliştirilmiştir. Araştırma boyunca tasarlanan etkinliklerin başarısını değerlendirmek için, 2009-2010 eğitim-öğretim yılının I. döneminde beş öğrenciyle çalışılmıştır. Araştırmada nitel ve nicel veri toplama araçları birlikte kullanılmıştır. Etkinlikler uygulanmadan bir hafta önce ve uygulama bittikten bir hafta sonra öğrencilerin bilimin doğası profillerini belirlemek için açık uçlu sorulardan oluşan VNOS-C anketi uygulanmıştır. Ankete verilen yanıtları daha iyi incelemek, daha sağlıklı veriler elde etmek için anketin uygulanışından sonra mülakatlar yapılmıştır. Aynı zamanda bilimsel bilgiye yönelik görüşlerinin değişimini de tespit etmek için ?Bilimsel Bilgiye Yönelik Tutum Anketi? uygulanmıştır. Öğrencilerle yapılan tüm etkinlik ve mülakatlar videoya kaydedilmiştir. Etkinlikler araştırmacı tarafından tasarlanan sırasına uygun olarak uygulanmıştır. Bilimin doğası unsurlarına ulaşmak için öğrencilerin bir ön bilgiye sahip olması gerekiyorsa, etkinlik o konudan sonra uygulanmıştır. Ancak fizik konusunun içeriğine uygun olan kavramla birlikte bilimin doğası unsurunu öğretmek amaçlandığında ise yeni bir konuya geçilmeden etkinlik uygulanmıştır. Etkinlikler fizik ders saati içerisinde haftada ikişer saat olmak üzere altı hafta boyunca, toplam 12 saatlik bir sürede, fen laboratuarında yapılmıştır. Etkinliklerde yapılanları yansıtan, öğrencilerden istenilenleri içeren çalışma kâğıtları ve yansıtıcı yazılar değerlendirmede kullanılmıştır. Öğrencilerin ön ve son teste verdikleri yanıtlara göre sürekli karşılaştırmalı analiz yöntemi kullanılarak bilimin doğası profilleri oluşturulup karşılaştırılmıştır. Öğrencilerin uygulamadan önce genel olarak bilimin doğası profilleri ?zayıf? olarak belirlenmiştir. Özellikle uygulamalar sırasında yasa ve teorilerin yapısı hakkındaki yanlış olan bilgilerinde ısrarcı oldukları tespit edilmiştir. Bilimin yaratıcı doğası hakkındaki uygulamalarda da, yanlış olan bilgilerini değiştirmede zorlanmışlardır. Araştırma sonucunda bilimin çıkarıma dayalı unsuru dışında diğer unsurlar hakkında ?yeterli? seviyeye ulaştıkları belirlenmiştir. Ayrıca bir fizik konusuna bağlı olarak hazırlanan etkinliklerin öğrencilerin bilimin doğası görüşlerini geliştirmede etkili olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, Bilimsel Okur-yazarlık, Öğretim Etkinlikleri, Manyetizma ve Elektromanyetik İndüksiyon.
Biyoloji öğretmen adaylarının biyolojideki fizik konuları ile ilgili yeterlilik durumlarının incelenmesi
Bu çalışmada Gazi Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültelerinin 2 ve 4. sınıfında öğrenim gören 86 öğretmen adayının biyolojideki fizik konuları ile ilgili yeterlilik durumları; tutum ölçeği, biyoloji bilgi testi ve fizik bilgi testi olmak üzere üç veri toplama aracı uygulanarak belirlenmeye çalışılmıştır. Öğretmen adaylarının biyolojideki fizik konuları ile ilgili tutumları incelendiğinde, öğretmen adaylarının % 87'si biyoloji konularının çoğunu öğrenmede istekli olduklarını ifade etmişlerdir. Diğer veri toplama araçlarının uygulanmasından sonra elde edilen bilgiler, öğretmen adaylarının salt fizik konusu testine verdikleri cevapların, içinde fizik konuları da bulunan biyoloji testine verdikleri cevapların ortalamasından daha yüksek yüzdeye sahip olduğunu göstermiştir. Sonuçta öğretmen adaylarının difüzyon, basınç, ışık, ısı ve sıcaklık, enerji ve elektrik konuları ile ilgili kavramsal düzeyde bilgileri yeterli iken; aynı konuların daha yüksek düzeyde anlamlı ve işlevsel bir bilgiye dönüştürülmesinde bir yetersizlik tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Biyoloji öğretmen adayları, biyolojideki fizik konuları, yeterlilik
Kaldırma kuvveti ve basınç konusundaki problemlerin çözümünde düşünce deneylerinin yeri
Bu araştırma, öğrencilerin tasarladıkları düşünce deneylerini ve bu düşünce deneylerinin yapılarını belirlemeyi amaçlayan, iki aşamadan oluşan bir örnek olay çalışmasıdır.Uygulamanın birinci aşaması Anadolu lisesinde öğrenim gören 9. sınıftan 30 ve 11. sınıftan 28 öğrenci ile yapılmıştır. Kaldırma kuvveti ve basınç konusu ile ilgili uzman görüşleri doğrultusunda hazırladığımız 4 açık uçlu sorudan oluşan ölçek kullanılmış ve öğrencilerin verdikleri cevaplar iki farklı hakemle değerlendirilmiştir. Ayrıca testin ortalama güçlük düzeyi ve madde analizi yapılarak kullanılan soruların orta güçlükte olduğu tespit edilmiş ve güvenirliliği belirlenmiştir.İkinci aşamada ise gönüllü katılımcılardan oluşan ilk oturuma katılan 9 ve 11. sınıflardan dörder öğrenci ile aynı sorulardan oluşan testte ortaya koyacakları düşünce deneylerinde öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde veriler bir düşünce deneyi tasarlayabilmeleri açısından yapılan kodlamalarla incelenmiştir. Verilerin analizi sonucunda ortaya çıkan düşünce deneylerinin yapıları karşılaştırılmış ve sınıflar arasında ortaya çıkan farklar ve benzerlikler tartışılmıştır. Sınıflar arasında 11. sınıf lehine anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Düşünce Deneyleri, Fizik Eğitimi, Kaldırma Kuvveti, Sıvı ve Hava Basıncı
Açık-düşündürücü öğretim dizini ile bilimin doğası odaklı fen içeriği öğretiminin lise öğrencilerinin bilimin doğası anlayışlarına etkisi
Bu çalışmanın amacı, lise düzeyindeki fen sınıflarında açık-düşündürücü yaklaşımla bilimin doğası odaklı fen içeriği öğretimini amaçlayan bir öğretim dizini geliştirmek ve bu öğretim dizininin öğrencilerin bilimin doğasına ilişkin çağdaş anlayışlarına (bilimsel bilginin hümanistik özelliği, tarihi ve geçiciliği gibi) etkisini incelemektir. Ayrıca bu öğretim dizini ile öğretmenlerin, bilimin doğasının içeriğini öğrenmeleri ve bilimsel kontekst içinde bilimin doğası öğretiminin nasıl olması gerektiği konusuna yardımcı olmak hedeflenmiştir.Bu örnek olay çalışmasında, 15 tane lise 3. sınıf öğrencisi amaçlı örneklem yöntemi ile seçilmiştir. Günümüzdeki fen eğitimi reformlarında vurgulanan bilimin doğası anlayışları ile öğrencilere bilimsel bilginin 1) değişimi, 2) deneyselliği, 3) teori yüklü olması, 4) insan hayal gücü, yaratıcılığı ve yorumunun ürünü olması ve 5) sosyo-kültürel değerlerle iç içe olması gibi özellikler verilmeye çalışılmıştır. Ayrıca öğretim sırasında, gözlem ve çıkarım arasında farkı vurgulamak, teori ve kanunlar arasındaki ilişkiyi, bunların işlevleri ve gelişimini de açıklamak amaçlanmıştır. Öğretim dizini, açık-düşündürücü yaklaşım temel alınarak bilimin doğası anlayışlarının içerik konusu ile birlikte verilmesini ve kavramsal değişim yaklaşımına göre öğrenme çerçevesinde öğretimi içermektedir. Öğretim uygulamaları; kazanımlar, açık-düşündürücü etkinlikler ve değerlendirmeyi kapsamaktadır. Bu öğretim dizininin uygulamaları; bilimsel dünya görüşü, sorgulayıcı araştırmanın bilimsel metotları, bilimsel teşebbüslerin doğası, teori ve kanun görüşlerini kimyasal denge konusu ile birlikte veren dört oturumda gerçekleştirilmiştir. Bu oturumlarda, kimyasal denge konusu kapsamında verilen örnekler, açıklamalar, gösterimler, bilim adamlarının yaşamlarından kısa bölümler içeren tarihi hikayeler (vinyetler), sorgulayıcı-araştırmaya dayalı etkinliklerle; açık-düşündürücü yaklaşıma göre verilmeye çalışılmıştır.Uygulama 2009-2010 öğretim yılının II. Döneminde haftada 3 saat olmak üzere 10 hafta sürmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Bilimin Doğasına İlişkin Görüş Anketi (BDİG-C) ön ve son test olarak, yarı yapılandırılmış mülakatlar öğretim sonunda, alan notları ve yazılı geri dönütler uygulama süresince uygulanmıştır. Elde edilen veriler Temellendirilmiş Veri Çözümleme Metodolojisi (grounded theory) kullanılarak kalitatif olarak analiz edilmiştir. Ayrıca ön ve son anketlere verilen cevapların puanlanması yoluyla tüm öğrencilerin bir profili oluşturulmuştur.Bu araştırmadan elde edilen sonuçlar, açık-düşündürücü öğretim yaklaşımı ile bilimin doğası anlayışlarının içerik konusu ile birlikte öğretiminin, öğrencilerin bilimin doğasına ilişkin anlayışlarını bilinçli hale getirmede etkili olduğunu göstermiştir. Bu yaklaşım hem içerik konusunun anlaşılmasının hem de öğrencilerde bilimsel bilginin değişimi, bilimin deneyselliği, bilimde gözlem, çıkarım; hayalgücü ve yaratıcılığın rolü ile ilgili anlayışların bilinçli hale gelmesini sağlamıştır. Ayrıca öğrencilerin bilimin doğası anlayışları ile kimyasal denge konusu arasında birçok noktada bağlantı kurabildikleri sadece anket cevaplarından değil, aynı zamanda yazılı geri dönütlerden, mülakatlardan ve yazılı sınavlardan tespit edilmiştir. Öğrenciler uygulama boyunca kendi görüşlerini desteklemek için içerik konusuna uygun örnekleri bulup onları sınıf ortamında tartışmışlardır.Bu çalışmadan elde edilen bulgular ışığında, bilimin doğasının farklı içerik konuları ile birlikte öğretimine yönelik ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.
Matematik öğretmen adaylarının çevre ve alan konularına ilişkin alan eğitimi bilgilerinin öğrenci zorlukları bağlamında incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, öğretmen adaylarının çevre ve alan konularına ilişkin alan eğitimi bilgilerini öğrenci zorlukları bağlamında incelemektir.Araştırma, nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması (örnek olay) ile yapılmıştır. Çalışma grubunu 2009-2010 öğretim yılında Cumhuriyet Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü, Matematik Öğretmenliği Anabilim Dalı'nda son sınıfta öğrenim gören beş öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışma grubu, olasılığa dayalı olmayan örnekleme yöntemlerinden, amaçlı örnekleme yönteminin bir çeşidi olan ölçüt örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir.Araştırmanın verileri; görüşme, gözlem ve doküman incelenmesi yöntemleri kullanılarak toplanmıştır. İlk olarak, beş öğretmen adayının her biriyle görüşme formu esas alınarak yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Daha sonra, beş öğretmen adayının öğretmenlik uygulaması dersi kapsamında, staj için gittikleri okullarda daha önce hazırladıkları ders planları göz önünde tutularak ders işleyişleri gözlemlenmiştir. Elde edilen verilerin analizinde içerik ve betimsel analiz kullanılmıştır.Verilerin analizi sonucunda, öğretmen adaylarının öğrenci zorlukları hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları hatta bizatihi kendilerinin öğrenci zorluklarına sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca elde edilen sonuçlar, öğretmen adaylarının çevre ve alan konularına ilişkin öğrenci zorluklarını tespit etmede ve bu zorlukların giderilmesinde istenen durumda olmadıklarını göstermiştir.
2007 fizik öğretim programı elektrik ve manyetizma konusu hakkında öğretmen görüşleri
Araştırma, ortaöğretim fizik programı elektrik ve manyetizma konusu hakkında öğretmen görüşlerinin tespiti amacıyla yapılmıştır.Araştırma örneklemi, Ankara iline bağlı üç ilçesinde (Çankaya, Mamak, Yenimahalle) bulunan okullarda fizik dersine giren, rastgele seçilmiş 13 öğretmeni kapsamaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak 40 sorudan oluşan likert tipi anket ve dört temel sorudan oluşan yapılandırılmış mülakat kullanılmıştır. Öğretmenlerin ankete vermiş oldukları cevaplar SPSS programında kodlanmış ve analizi yapılmıştır. Bununla birlikte katılımcıların mülakat sonuçları ise nitel olarak analiz edilmiştir.Veriler göre; öğretmenler yeni programı içerik olarak yeterli bulmamakta, konuların dağılımında problemler olduğuna ve genel liselerin laboratuar ortamlarının yetersiz olduğuna bulunmuştur. Buna ek olarak 9. Sınıf fizik programında elektrostatik konusunun yer alması gerektiği vurgulanmaktadır. Sarmal program anlayışının fizik dersi yapısından dolayı çok anlamlı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Fizik öğretimi, öğretim programı, öğretmen görüşleri.
Biyolojide kök hücre konusunda lisans öğrencilerinin bilgi seviyelerinin belirlenmesi
Bu çalışmada üniversitelerin biyoloji ve biyoloji eğitimi bölümlerinde okuyan öğrencilerin son yıllarda adından çok fazla söz ettiren kök hücre ile ilgili bilgi düzeyleri araştırılmıştır.Bu amaçla; Gazi, Hacettepe ve Ankara Üniversitelerinin Biyoloji ve Biyoloji Eğitimi Bölümlerinde öğrenim görmekte olan üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıf öğrencilerine yönelik anket uygulanmıştır. Uygulanan anket iki bölümden oluşmaktadır. Anketin birinci bölümünde öğrencilerin kişisel bilgileriyle ilgili sorular sorulmuştur. İkinci bölümde ise kök hücre konusu ile ilgili bilgilerini ölçmeye yönelik kök hücre başarı testi uygulanmış ankete toplam 536 üniversite öğrencisi katılmıştır.Öğrencilerin anket sorularına verdikleri cevapların yüzde ve frekansları belirlenmiş ve betimsel analizleri yapılmıştır. Çalışmadaki verilerin analizlerinde SPSS 18.0 paket programı kullanılmış olup istatistiksel analizler ANOVA ve student t_testi ile elde edilmiştir. Ayrıca kök hücre başarı testi ile ilgili madde analizi ITEMAN (Item and Test Analysis program, Version 3.50) programı ile yapılmıştır.Bu araştırma sonucunda, öğrencilerin kök hücre konusundaki alan bilgi düzeylerinin kısmen yeterli olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca öğrencilerin kök hücre konusunda ki alan bilgi düzeylerinin cinsiyete, öğrenim gördükleri üniversite ve bölüm türüne, sınıf düzeylerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin kök hücre konusundaki alan bilgi düzeylerinin mezun oldukları lise çeşidine, anne ve baba eğitim durumlarına göre farklılık göstermediği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kök hücre, Klonlama, Kordon Kanı, Biyoloji, Biyoloji Eğitimi
Hücre konusunun öğrenilmesinde öğrenme amaçlı yazma etkinliklerinin kullanımı ve analoji üretme
Bu çalışmanın amacı, farklı muhataplara öğrenme amaçlı yazma etkinlikleri hazırlamanın ve öğrenme amaçlı yazma içinde kullanılmak üzere analoji üretmenin hücre konusunun öğrenilmesine etkisini araştırmaktır.Çalışmanın örneklemini 2009- 2010 eğitim-öğretim yılının 1. döneminde Sakarya ilindeki bir okulda öğrenim gören 9. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Deneysel olarak planlanan bu çalışmada öntest-sontest kontrol gruplu model kullanılmıştır. Çalışmada 1 kontrol ve 4 deney grubu ile çalışılmıştır. Deney gruplarının birincisi ilköğretim öğrencisine mektup (DG1), ikincisi öğretmene mektup (DG2), üçüncüsü ilköğretim öğrencisine analoji içeren mektup (DG3) ve dördüncüsü öğretmene analoji içeren mektup (DG4) yazmışlardır. Çalışmada veri toplama aracı olarak çoktan seçmeli ?Hücre Bilgisi Testi? kullanılmıştır. Aynı zamanda deney grubu öğrencileriyle yarı yapılandırılmış görüşme yapılarak yazma etkinlikleri ve analoji hakkındaki görüşleri belirlenmiştir.Çalışma sonunda elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmeler içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar öğrenme amaçlı yazma etkinliklerinin, öğrenme sürecinde etkili olduğunu göstermektedir. İlköğretim öğrencisine analoji içeren mektup yazan deney grubunun (DG3), kontrol grubundan daha başarılı olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Aynı şekilde öğretmene analoji içeren yazma etkinliklerini yapan grubun (DG4) sontest puan ortalaması, kontrol grubundan daha yüksek çıkmıştır (p<0.10). Yarı yapılandırılmış görüşme sonuçları, öğrencilerin öğrenme amaçlı yazma ve analoji üretme etkinliklerine olumlu baktıklarını ortaya koymuştur.
Sorgulamaya dayalı öğrenmede alternatif bir araç 'T- diyagramı': Enzimler ve enzimlerin çalışmasına etki eden faktörler üzerinde örnek bir uygulama
Bu araştırmanın amacı; yapılandırmacı öğrenme teorisine dayanan sorgulamaya dayalı öğrenme yaklaşımının ?T-diyagramı? aracılığıyla uygulanması; bu uygulama sürecinin öğrencilerin akademik başarılarına etkisini ortaya çıkarmaktır. Bununla birlikte araştırmada; uygulama sürecine katılan öğrencilerin uygulama sürecine ilişkin görüşleri de ?T-diyagramı değerlendirme ölçeği? ile ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu temel amaçlar doğrultusunda araştırmada yarı deneysel araştırma modeli kullanılmıştır.Araştırma 2009- 2010 öğretim güz yılı döneminde Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği 1. sınıf öğrencileriyle yapılmıştır. 36 kişiden oluşan çalışma grubuna sorgulamaya dayalı öğrenme sürecinde alternatif bir araç olan T-diyagramı hakkında ayrıntılı bilgi verilmiş ve öğrencilerle ?Enzimler ve Enzimlerin Çalışmasına Etki Eden Faktörler? konusunda örnek bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Öğrencilere araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi ön-test ve son-test olarak uygulanmış ve öğrencilerin uygulama sürecine ilişkin görüşlerini ortaya koyabilmek amacıyla uygulama sürecinin sonunda ?T-diyagramı değerlendirme ölçeği? uygulanmıştır. Bu uygulamalar sonucunda ön-test ve son-test başarı testi puanları arasında fark olup olmadığının tespit edilebilmesi amacıyla bağımlı gruplar arası t- testi uygulanmıştır. 0.05 anlamlılık düzeyine göre elde edilen sonuçlar ön-test ve son-test ortalama puanları arasında anlamlı bir fark bulunduğunu ortaya koymuştur. T- diyagramı değerlendirme ölçeğinden elde edilen veriler öğrencilerin T-diyagramına karşı olumlu bir tutum sergilediklerini, T-diyagramının bilimsel süreç becerilerine ve öğrenme ortamına olumlu katkı sağladığını düşündüklerini ortaya koymuştur.Anahtar Kelimeler: Sorgulamaya Dayalı Öğrenme Yöntemi, T-Diyagramı, Yapılandırmacı Öğrenme Teorisi
Öğretmen adayları için bilimsel sorgulama destekli laboratuvar dersi geliştirilmesi
Bu araştırmanın amacı, Fen ve Teknoloji Laboratuvar Uygulamaları I ve II derslerinde sınıf öğretmeni adayları için geliştirilen bilimsel sorgulamaya dayalı laboratuvar etkinliklerinin, adayların bilimsel süreç becerilerine, fen öğretimi özyeterlik inançlarına, fen öğretimine ve laboratuvara karşı tutumlarına, bilimsel sorgulamaya dayalı laboaratuvar etkinlikleri geliştirme becerilerine ve bilimsel sorgulama yaklaşımı ile bu yaklaşıma uygun laboratuar etkinliklerine ilişkin tutumlarını belirlemektir.Araştırmanın örneklemini 2009?2010 öğretim yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalında Fen ve Teknoloji Laboratuvar Uygulamaları I ve II derslerini alan 35 öğretmen adayı oluşturmaktadır.Bu araştırmada nitel ve nicel araştırma tekniklerinin bir arada bulunduğu karma yöntem araştırması kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında tek grup ön test, son test deneysel deseni kullanılarak Bilimsel Süreç Beceri Testi, Fen Öğretimine Yönelik Özyeterlik İnanç Ölçeği, Fen Karşı Tutum Ölçeği ve Laboratuara Yönelik Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Ayrıca adaylar tarafından geliştirilerek uygulanan etkinlikleri değerlendirmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen, etkinlikleri değerlendirme formu kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinin toplanmasında öğretmen adaylarından toplanan yazılı dokümanlardan ve görüşme kayıtlarından yararlanılmıştır.Öğretmen adayları için geliştirilen bilimsel sorgulamaya dayalı laboratuar etkinlikleri üç aşamada yürütülmüştür. Bunlar;- Bilimsel sorgulama yaklaşımının kuramsal temelleri,-Bilimsel sorgulamaya dayalı laboratuvar etkinlikleriyle, bilimsel sorgulama yaklaşımı ve laboratuvar etkinlikleri,- Öğretmen adayları tarafından geliştirilen bilimsel sorgulamaya dayalı laboratuvar etkinliklerinin uygulanmasıdır.Araştırma, haftada 2 saat olmak üzere toplam 23 haftada tamamlanmıştır.Araştırma sonunda, öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerinin ve fen öğretimi özyeterlik inançlarının, fen öğretimine ve laboratuara karşı tutumlarının geliştiği bulunmuştur. Ayrıca adaylar bilimsel sorgulamaya dayalı laboratuar etkinliklerini de başarıyla geliştirmişlerdir.
10. sınıf öğrencilerinin matematik dersi sayılar alt öğrenme alanındaki başarı düzeyleri ve düşünme süreçlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, 10. sınıf öğrencilerinin matematik dersi sayılar alt öğrenme alanındaki başarı düzeylerini ve düşünme süreçlerinin belirlemektedir. Nitel araştırma yönteminin benimsendiği bu çalışmada yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Ankara ili Çubuk ilçesinde bulunan bir genel lisede okuyan 6 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrenciler araştırmacı tarafından hazırlanmış olan cebir testi, matematik öğretmenlerinin görüşleri ve bir önceki yılın matematik notları dikkate alınarak her farklı cebirsel düşünme düzeyinde (yüksek-orta-düşük) bir erkek ve bir kız öğrenci seçilmiştir. Veri toplamak amacıyla cebirsel düşünme becerilerini kullanmayı gerektiren 10 soru hazırlanmış ve öğrenciler bu sorular üzerinde çalışırken onlarla yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Yazıya dökülen görüşme verileri, öğrencilerin kağıt üzerindeki çalışmaları ve araştırmacının notları bu çalışmanın veri kaynağını oluşturmaktadır. Araştırmanın sonuçlarına göre öğrencilerin mutlak değer, üslü ve köklü ifadeler konusunda, sayılarda genelliği ifade etmede, genelleştirme ve özelleştirme kavramlarını ifade etmede, ilişkileri göstermede sorun yaşadıkları; rasyonel sayılarda işlem yapmada başarılı oldukları görülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre 9.sınıf cebir öğretimine ilişkin önerilerde bulunulmuştur.ANAHTAR KELİME: cebir, cebirsel düşünme, sayılar öğrenme alanı, ortaöğretim, matematik dersi
Trigonometri öğretiminde 5E öğrenme döngüsü modelinin öğrencilerin matematiksel düşünme ve akademik başarılarına etkisi
Günümüzde eğitimin hedefi, bilgiyi nasıl ve nerede bulup, kullanacağını bilen, kendi öğrenme yöntemlerini tanıyıp etkili bir biçimde kullanan ve yeni bilgiler üretmede önceki bilgilerinden yararlanan bireyler yetiştirmektir. Bu da ancak öğrenmeyi öğrenen, araştırmacı, araştırdığı bilgiden yararlanan, düşünme ve algılama becerisi gelişmiş, yaratıcı, bilgiyi yaratıcı bir şekilde kullanabilen, doğru yorum yapabilen, sorgulayan, problem çözebilen bireylerle mümkündür.Eğitim alanında yapılan araştırmalar göstermektedir ki, yapılandırmacı yaklaşımdaki yenilikler ve psikolojinin gelişimiyle birlikte çoğu insan kişisel deneyimlerini, daha önce bildikleri ve inandıkları ile yeni bilgiyi bağdaştırma yoluyla daha iyi öğrenmektedir. Yukarıda belirtilen tüm ifadeleri içeren 5E modelinin her aşamasında öğrenciler araştırmaya, sorgulamaya, kendi kavramlarını oluşturmaya, teşvik edilmektedir. 5E modeli, araştırma merakını artıran, öğrenci beklentilerini tatmin eden, bilgi ve anlama için aktif bir araştırmaya odaklandıran beceri ve aktiviteleri içermektedir.Bu çalışmada; yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E öğrenme döngüsü modelinin, ortaöğretim 10. sınıf matematik dersi trigonometri öğretiminde öğrencilerin matematiksel düşünme becerilerinin gelişimine, akademik başarılarına ve trigonometri bilgilerinin kalıcılığına olan etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde; frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri ile bağımsız gruplar için t-testi ve ANCOVA kullanılmıştır.Çalışma 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılı bahar dönemi Kastamonu merkezinde bulunan bir Anadolu lisesinde 10. sınıflardan seçilen birbirine denk deney ve kontrol grubu üzerinde gerçekleştirilmiştir. Deney grubuna trigonometri araştırmacı tarafından yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E modeli etkinliklerinin kullanıldığı bir ortamda, kontrol grubuna ise trigonometri matematik ders öğretmeni tarafından yürürlükteki matematik müfredat etkinlikleri kullanılarak verilmiştir.Matematiksel düşünme sorularının analizinde SOLO (Structure of the Observed Learning Outcomes) taksonomisi kullanılmıştır. SOLO taksonomisinin her düşünme evresi, belirli bir soruya öğrencilerin verdikleri cevapları, yapısal karmaşıklığına göre sınıflandıran aşağıdaki beş alt seviyeyi içerir:?Yapı öncesi?Tek yönlü yapı?Çok yönlü yapı?İlişkilendirilmiş yapı ve?Soyutlanmış yapıdır.Yapılan istatistiki çalışmalar sonucunda, yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E öğrenme döngüsü modelinin kullanıldığı deney grubundaki öğrencilerin matematiksel düşünme becerileri, akademik başarıları ve trigonometri bilgilerinin kalıcılığı kontrol grubundaki öğrencilerinkine göre anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Bu sonuçlara dayalı olarak, trigonometri öğretiminde 5E öğrenme döngüsü modelinin kullanılması öğrencilerin hem matematiksel düşünme gelişimlerini hem akademik başarılarını ve hem de trigonometri bilgilerinin kalıcılığını olumlu yönde etkileyeceği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Matematik Eğitimi ve Öğretimi, Trigonometri Öğretimi, 5E Öğrenme Döngüsü Modeli, Matematiksel Düşünme
Biyoloji eğitiminde toplumbilimsel konuların öğrenilmesinde argümantasyon tabanlı öğrenme sürecinin etkisi
Bu çalışmada toplumbilimsel konuların öğrenilmesinde argümantasyon tabanlı öğrenme sürecinin etkileri araştırılmıştır. Araştırma biyoloji öğretmen adaylarıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel ve nicel olmak üzere karma metot kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda ön test ? son test kontrol grupsuz yarı deneysel model kullanılmıştır.Araştırmada argümantasyon tabanlı etkinlikler, toplumbilimsel bir konu olan biyolojik çeşitlilik ve önemi üzerine uygulanmıştır. Bu konuda hazırlanan başarı testi etkinlikler öncesinde ve sonrasında şans (random) yöntemiyle seçilen deney grubuna uygulanmıştır. Ön test ve son test verilerinin bağımlı gruplar t testi ile analizi sonucunda son test lehine anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Bu durum biyolojik çeşitlilik ve önemi konusunun öğrenilmesinde argümantasyon tabanlı öğrenme sürecinin etkili olduğu şeklinde yorumlanmaktadır.Araştırmanın nitel boyutunu ise araştırmacı tarafından hazırlanan etik ikilemlere dayalı senaryolarla, deney grubundan şans (random) yöntemiyle seçilen 7 öğretmen adayı ile gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler oluşturmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşmelerin değerlendirilmesinde argümantasyon kalitesi rubriğinden yararlanılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmeler argümantasyon tabanlı öğrenme etkinliklerinin öncesinde ve sonrasında gerçekleştirilmiş olup elde edilen verilerin bağımlı gruplar t testi ile analizi sonucunda son görüşme lehine anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir.Anahtar kelimeler: Argümantasyon Tabanlı Öğrenme Süreci, Toplumbilimsel Konular, Çevre Eğitimi, Biyolojik Çeşitlilik ve Önemi
Kavramsal metinlere dayalı tartışma yönteminin öğrencilerin elektriksel potansiyel enerji ve elektriksel potansiyel konularındaki başarılarına etkisi: Gazi Eğitim Fakültesi Fizik Eğitimi ikinci sınıf öğrencileri örneği
Bu yüksek lisans tez çalışmasının amacı, kavramsal metinlere dayalı tartışma yönteminin Gazi Üniversitesi Fizik Öğretmenliği ikinci sınıf öğrencilerin ?elektriksel potansiyel enerji (EPE)? ve ?elektriksel potansiyel (EP)? konularındaki başarılarına etkisini araştırmaktır. Çalışma, 2010 ? 2011 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde, Gazi Üniversitesi Fizik Öğretmenliği anabilim dalında öğrenim görmekte olan 26 ikinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Çalışma, tek grubun ele alındığı özel durum çalışmasına örnektir.Çalışmada, ölçüm aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ve 10 açık uçlu sorudan oluşan ?Elektriksel Potansiyel Enerji ve Elektriksel Potansiyel Kavramları Başarı Testi (EPEEPKBT)? kullanılmıştır. Çalışma grubunun ?EPE? ve ?EP? konularındaki ön bilgilerinin, EPEEPKBT ile ölçülmesinin ardından bu konuların öğretiminde kullanılmak üzere Paul Hewitt'in öne sürdüğü kavramsal yaklaşıma uygun 5 kavramsal metin geliştirilmiştir. Geliştirilen kavramsal metinler, öğrencilerin ön testte zorlandıkları kavramların öğretimine ve ilgili konulara yönelik alan yazında yer alan kavram yanılgılarının iyileştirilmesine yöneliktir. Kavramsal metinlere dayalı tartışma yönteminin 3 haftalık (6×3=18 ders saati) uygulama süresinin ardından ön test olarak kullanılan EPEEPKBT, son test olarak tekrar uygulanmıştır.Çalışmada, kavramsal metinlere dayalı tartışma yönteminin öğrencilerin ?EPE? ve ?EP? konularındaki başarılarına etkisini araştırmak için ön ve son başarı test sonuçlarının analizi nicel veri analiz yöntemlerinden ?betimsel analiz? yöntemiyle yapılmıştır. Testlerin betimsel analizi yapılırken, öğrencilerin cevapları ?Doğru Bilgi?, ?Kısmen Doğru Bilgi?, ?Yanlış Bilgi? ve ?Anlaşılamayan İfadeler? olmak üzere dört gruba ayrılmış ve her bir grupta yer alan ifadelerin frekans analizlerine bakılmıştır. Araştırmada ayrıca araştırmacı tarafından geliştirilmiş dereceli puanlandırma anahtarı (rubrik) kullanılarak öğrencilerin uygulama öncesi ve sonrası başarı puanları 100 üzerinden hesaplanmış, ardından öğretimin standart g kazanım puanı () belirlenmiştir. Çalışmada = 0,44 değeri elde edildiğinden kavramsal metinlere dayalı tartışma yönteminin öğrencilerin ?elektriksel potansiyel enerji? ve ?elektriksel potansiyel? konularındaki başarılarına etkisinin orta düzeyde olduğu belirtilebilmektedir.Anahtar Kelimeler: Fizik Eğitimi, Kavramsal Yaklaşım, Kavramsal Metinler, Tartışma Yöntemi
Farklı sınıf seviyelerindeki öğrencilerin katı cisimler (prizma, piramit, koni, silindir, küre) ile ilgili sahip oldukları kavram imajı
Bu araştırmanın amacı; farklı sınıf seviyelerindeki ortaöğretim öğrencilerinin katı cisimler ( prizma, piramit, silindir, koni, küre) ile ilgili sahip oldukları kavram imajını belirlemektir.Araştırma nitel araştırma türlerinden olan bir fenomenoloji çalışmasıdır. Çalışma grubu 2010-2011 eğitim öğretim döneminde İstanbul'un bir Anadolu lisesinde okuyan 9. ve 12. sınıftan seçilen 3'er öğrenci olmak üzere toplamda 6 kişiden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan öğrenciler sınıflardan; bir iyi, bir orta, bir zayıf düzeyde olmak üzere geometri başarı testi yardımıyla seçilmiştir.Veriler yarı yapılandırılmış görüşmeler, bu görüşmeler sırasında elde edilen dokümanlar( karalama kağıtları) ve gözlemler sonucunda elde edilmiştir. Ayrıca görüşmelerde öğrencilerden daha önceden hazırlanan geometrik cisim modellerini sesli düşünme metodu ile isimlendirmeleri istenmiş, bu da bir diğer veri kaynağını oluşturmuştur.Verilerin analizi için nitel araştırmalarda sıkça kullanılan içerik analizi kullanılmıştır. Öğrencilerden elde edilen veriler fenomenografik yöntemle kategorilere ayrılarak yorumlanmıştır. Elde edilen veriler literatür ışığında kavram imajı ve kavram tanımları esas alınarak analiz edilmiştir.Verilerden elde edilen bulgular arasında aşağıdakileri sıralayabiliriz;1.Öğrenciler bazı katı cisimler ilgili prototip modeller oluşturmaktadır. Bu modeller somut olabileceği gibi geometrik bir çizim de olabilmektedir.2.Öğrencilerin katı cisimler ile ilgili sahip oldukları kavram imajları geometrik cisim modelleri ve sınıf içi geometrik çizimler ile özdeşleşmiştir.3.Öğrenciler katı cisim çeşitleri ile ilgili her hangi bir alan ve hacim problemi ile karşılaştıklarında ilk önce formülleri hatırlamaya çalışmaktadır.Araştırmanın son bölümünde, bu konuda çalışan araştırmacılara, matematik ve geometri program geliştiricilerine ve eğitimcilere yönelik önerilere yer verilmiştir.
Dokuzuncu sınıf öğrencilerinin fonksiyon kavramı ile ilgili kavram tanımı ve imajları üzerine bir durum çalışması
Bu araştırmanın amacı; dokuzuncu sınıf öğrencilerin fonksiyon kavramı ile ilgili kavram tanım ve imajını ortaya çıkarmak ve konu ile ilgili bir durum tespiti yapmaktır. Katılımcılar bir orta öğretim kurumunun 2010-2011 eğitim öğretim yılında 9.sınıfında okuyan toplam on öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin 8'i bayan, 2'si erkektir. Görüşmeye seçilen bu öğrenciler amaçlı örneklem tekniğine (Patton, 1990) göre seçilmiş ve çalışmaya gönüllü olarak katılmışlarıdır. Veriler; görüşmeler, öğrencilerin yazılı dokümanları (uygulama sınavı- yazılılar ) ile sınıf gözlemlerinden elde edilmiştir. Yapılan analizde özel olarak, katılımcıların verdikleri cevaplar doğrultusunda sahip oldukları kavram imajlarını teşhis etmek üzere, görüşme sorularına odaklanılmıştır. Elde edilen verilerin tamamı genel olarak Tall ve Vinner(1981) tarafından geliştirilen kavram imajı ve kavram tanımı yapısı esas alınark analiz edilmiştir.Toplanan bu veriler ve yapılan bu analizlerin ışığı altında şu açıklamalar yapılabilir: öğrencilerin 9. Sınıfta yeni bir kavram olarak öğrendikleri fonksiyon kavramına ait kavram imajları çok zayıf kalmaktadır. Bu yapılan görüşmelerden anlaşılmaktadır. Birçok öğrenci öğretmenin derste kurduğu tanımların örneklerin dışına çıkamamaktadır. Birçok öğrencide fonksiyon kavramı küme çizerek tanımlamaktan öteye geçememektedir.Bu araştırmada elde edilen diğer bir bulgu ise öğretmenlerin fonksiyon tanımına ait kavram imajı ile öğrencilerin fonksiyon tanımına ait kavram imajı doğrudan birbirini etkilemektedir. Öğrenci öğretmeninin kavram imajı çerçevesinde bir kavram imajı oluşturmaktadır.Araştırmada ayrıca bulgular çerçevesinde, bu konularda çalışma yapmak isteyen araştırmacılara ve eğitimcilere yönelik önerilerde bulunulmuştur.
Çeşitli öğrenim düzeyindeki öğrencilerin 9. sınıf biyoloji öğretim programında yer alan ?canlıların sınıflandırılması? ünitesindeki başarı düzeylerinin araştırılması
Araştırmada, çeşitli öğrenim düzeyindeki öğrencilerin canlıların sınıflandırılması konusu ile ilgili başarı düzeyleri ve üniteye ilişkin görüşlerini tespit etmek amaçlanmıştır.Araştırmaya veri toplamak için başarı testi ve mülakat teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada ilk olarak, literatür çalışması yapıldı. Elde edilen veriler ışığında öğrencilere uygulanmak üzere bir başarı testi hazırlandı. 60 lise öğrencisiyle yapılan pilot uygulamadan sonra başarı testine son hali verildi. Araştırma 2010-2011 eğitim- öğretim yılında lise ve üniversite öğrenim gören 761 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Veriler SPSS 15.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Verilerin analiz edilmesiyle, öğrencilerin canlıların çeşitliliği konusunda başarılarının düşük olduğu, canlıların sınıflandırılmasını doğru ve tam anlamlandıramadıkları tespit edilmiştir.
Matematik öğretmen adaylarının gerçek hayat etkinliği hazırlama süreçlerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı matematik öğretmen adaylarının gerçek hayat etkinliği hazırlamaları sürecini incelemektir.Araştırmanın başında, matematik öğretmen adaylarının ?gerçek hayat ve matematik ilişkisi? ve ?etkinlik hazırlama? konularında bilgilerini saptamak amacıyla 50 matematik öğretmen adayı ile yazılı doküman incelemesi ve gözlemler yapılmıştır. Daha sonra 50 matematik öğretmen adayının içinden 6 matematik öğretmen adayı seçilmiş ve yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Gömülü teorinin teknikleri gereğince yapılan görüşmelerle sürecin daha ayrıntılı incelenmesi için yeni görüşme soruları oluşturulmuş ve matematik öğretmen adaylarıyla birer kez daha görüşme yapılmıştır. Çalışmanın analizinde nitel araştırma yöntemlerinden biri olan gömülü teori (grounded theory)' nin teknikleri kullanılmıştır.Öğretmen adaylarının gerçek hayat etkinliği tasarlarken öğrenme alanını, bilgi birikimleri ve öğrenme alanına olan birikimleri ve ilgileriyle ilişkili olarak seçtikleri belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının gerçek hayat etkinliği hazırlarken, etkinliğin öğrencide merak uyandırmasına, güdüleyici, matematiksel ve öğrenci seviyesine uygun olmasına dikkat ettikleri tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının gerçek hayat etkinliği tasarlarken yaşadıkları düşünme sürecinin aşamalarının, yaratıcı düşünme sürecinin aşamalarıyla benzerlik gösterdiği belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, matematik öğretmen adaylarının gerçek hayat etkinliğini hazırlarken öğrenme alanı seçme kriterlerinin neler olduğu, düşünme sürecinin nasıl gerçekleştiği, etkinliği tasarlarken dikkat ettikleri ve zorlandıkları noktalar ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.Anahtar Sözcükler: Gerçek hayat etkinliği, matematik öğretmen adayları, gerçek hayat matematik ilişkisi.