Bitlis Eren University
Discipline

Electrical and Electronics Engineering

Bitlis Eren University

2,666

Archived Theses

3

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Yağli tip dağitim transformatörlerin doğrusal olmayan dinamik termal modellemesi

Transformatörler, enerji taşıma ve dağıtım sistemleri ile ilgili yatırımın en büyük bölümünü oluşturuyorlar ve onlarda meydana gelen problemler büyük ekonomik kayıplara yol açabilmektedirler. Bu gerçekler dikkate alınarak Elektrik Sistemlerini daha ekonomik ve güvenilir bir şekilde çalıştırmak gerekir. Buna göre, transformatörlerin izolasyon koşulları, faydalı çalışma ömürleri, ve yüklenebilme kapasiteleri iyice bilinmelidir. Transformatörlerin faydalı ömürlerindeki etken en önemli parametre izolasyonun hızlı yaşlanmasına neden olan izolasyonun sıcaklık seviyesidir. Yağlı tip transformatörlerde sıcaklığın değişimi bir üstel denklemle açıklanmıştır. Bu denklemde sistemin zaman sabiti esas alınarak, eşdeğer devrenin zaman sabiti, termal kapasitas ve termal direncin çarpımına eşittir. Bu çalışmada yağlı trafoların üst yağ sıcaklığına doğrusal olmayan dinamik bir model sunulmuştur. Bu model de transformatörde kullanılan iletken malzemenin termal özellikleri ve yağın doğrusal olmayan parametreleri dikkate alınmıştır. Model Yağlı tip transformatörlere deneysel çalışmalarla doğrulanmıştır.

Termal analiz
Ali Mamizadeh
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Alçak gerilim transformatör yazılımı

Transformatör tasarımı basit görünümüne karşın karmaşık bir süreçtir. Bu nedenle günümüzde bazıları ticari bazıları da ücretsiz olarak dağıtılan yazılım programları kullanılmaktadır. Ücretsiz olan yazılımlar genellikle çekirdek malzemesi üreticileri tarafından geliştirilmiş olup, bazı parametrelerin girilmesi veya seçilmesi ile çalıştırılırlar.Tüm transformatör tasarım programları aynı temel tasarım ilkelerini ve formüllerini kullanır. Bu programlar arasındaki fark ise kullanıcıya sunduğu olanaklar ve hesaplamalarda önceden verilen sabitler veya kullanıcıdan istenen girdilerin farklılıklarıdır.Bu çalışmada, tek ve üç fazlı transformatör tasarımında kullanılabilecek bir yazılım geliştirilmesi amaçlanmıştır. Yazılımın rahat kullanılabilir bir ara yüze ve hızlı ve doğru sonuçlar verebilecek bir algoritmaya sahip olması hedeflenmiştir. Yazılım, DELPHI programlama dili ve Microsoft Office Access Veritabanı programı kullanılarak hazırlanmıştır. Hazırlanan yazılımla örnek tasarımlar yapılmış, bu tasarımlardan bir tanesinden elde edilen sonuçlar kullanılarak transformatör sardırılmış ve elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır.

DönüştürücülerGüç transformatörüTasarım+1
Hüsamettin R. Saruhan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Herhangi bir nesne veya hedefin belirli bir uzaklıktaki kızılötesi imzasının atmosferik etkiler hesaba katılarak analizi

Bu çalışmada; bir nesne veya hedefin sahip olduğu sıcaklığa bağlı olarak herhangi bir mesafedeki kızılötesi görüntüsünün ve imzasının atmosferik etkilere göre analizi yapılmıştır.Günümüzde savunma sanayisinde atmosferik modelleme ve kızılötesi imza hesaplanması ile ilgili uygulamalarda karşılaşılan en büyük sorun, gizlilik nedeniyle yapılan çalışmaların tümüne erişilememesidir. Atmosferik modelleme yapan ve kızılötesi imza hesaplayan bazı yazılımlar mevcut olmasına rağmen bu yazılımların kaynak kodlarına ulaşılamamaktadır. Birçok ülke ve kuruluş bu tür yazılımlara kısıtlı erişim imkanı sağlamaktadır.Atmosferik parametreler kullanılarak kızılötesi görüntü çekiminin yapıldığı zaman için ortamın atmosferik iletim katsayısı hesaplanmıştır. Referans nokta için hedefe ait kızılötesi imza değeri hesaplanmıştır. Atmosferik iletim katsayısı hesaba katılarak referans kızılötesi imza değerinin herhangi bir mesafe ve açıdaki kızılötesi imza değeri bulunmuştur. Aynı mesafedeki termal görüntüden kızılötesi imza değeri hesaplanarak, modelde elde edilen değer ile karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar geliştirilen modelin doğruluğunun yüksek olduğunu göstermektedir (>%85).Ek olarak hedefin termal görüntüsü üzerinden hedef büyüklüğünü hesaplamaya imkan veren bir model geliştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar geliştirilen modelin yüksek doğruluğa sahip olduğunu göstermektedir.Türk savunma sanayisinde bu konularda dışa bağımlılık yüksek orandadır. Bu doktora çalışmasının özellikle kızılötesi imzanın hesaplanması noktasında önemli bir temel sağlayacağı düşünülmektedir. İlerleyen zamanlarda bu çalışmanın geliştirilmesi, gerekli altyapı ve iş gücünün temini ile dışa bağımlılığın azaltılması ve milli çalışmalarla kızılötesi imzanın hesaplanması hedeflenmiştir.

Elektromanyetik radyasyonKızılötesiKızılötesi spektrum
Yalçın Ata
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Elektromanyetik uyumluluk araştırması ve kablolar üzerinde testleri

Bu çalışmada öncelikle elektromanyetik uyumluluk ve temel kavramları açıklanmıştır. Elektromanyetik soğurma ve girişimden korunma yöntemleri belirtilmiştir. Elektromanyetik uyumluluk test ve ölçüm metodları için düzenlenen ortamlar hakkında bilgi verilerek ülkemizde bu testlerin gerçekleştirilmesi için kurulan mevcut altyapı incelenmiştir. Uluslar arası ve ulusal bazda elektromanyetik uyumluluk için hazırlanan standartlar araştırılmış ve standartlar arasındaki ilişkiler belirlenmiştir. Bu standartlara göre uygulanan elektromanyetik uyumluluk test ve ölçümlerin uluslar arası alanda yeterliliğinin gösterilebilmesi için gerçekleştirilen akreditasyon çalışmaları hakkında ayrıntılı bilgi verilmiştir. EN ISO 50289-1-6 standardına göre kablolarda elektromanyetik uyumluluk testleri incelenmiş, laboratuar ortamında gerçekleştirilmiş ve alınan deneysel sonuçlar matematiksel hesaplama ve simülasyon sonuçlarıyla karşılaştırılarak ayrıntılı olarak incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Elektromanyetik Uyumluluk, EMU

Merve Hatice Karataş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişmiş şifreleme standardı

Bu tez çalışmasında genel olarak kriptolojiye bakış, geçmişten günümüze kadar kullanılmış kripto sistemleri, haberleşmeyi engelleyecek veya bilgileri elde etmeye çalışacak elektronik saldırılar, bilgi taşımadaki güvenlik prensipleri, açık anahtarlı, kapalı anahtarlı ve hibrit sistemler hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Daha sonra ulusal standartlar ve teknoloji enstitüsü tarafından oluşturulan ve bilgi güvenliğinin önemli olduğu birçok yerlerde kullanılan Gelişmiş Şifreleme Standardındaki matematiksel işlemler ve aşamalar hakkında örnekle beraber bilgi verilmiştir. Uygulama olarak MATLAB ile Gelişmiş Şifreleme Standardı kullanılarak simulasyon geliştirilmiş ve bir adet örneğe uygulanmıştır.

Abdullah Ulutürk
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İnce şeritlerde elektromanyetik yayılım

Bu çalışmada ince şeritlerde elektromanyetik yayılım genel olarak analiz edilmiştir. İntegral eşitliği yaklaşımı kullanılarak ince şeritlerdeki elektromanyetik yayılım formülize edilmiştir. TM ve TE polarizasyonlarında geniş ve dar şeritlerdeki akım yoğunluğunun analitik çözümü verilmiştir. Sonrasında akım yoğunluğu şeridin radar kesit alanının bulunmasında kullanılmıştır.Moment Metodunun genel kullanımı anlatılmıştır. Düz şerit için nümerik çözüm Moment Metodu kullanılarak sağlanmıştır. TE ve TM polarizasyonunda şeridin akım yoğunluğunu elde etmek için açılım fonksiyonu ve ağırlık fonksiyonu olarak darbe fonksiyonu kullanılmıştır. Matlab programı kullanılarak şeridin akım yoğunluğu ve radar kesit alanı grafikleri çizdirilmiştir. Fiziksel optik sonuçlar ve nümerik sonuçlar karşılaştırılmıştır.

Elektromanyetik saçılmaMoment yöntemi
Yasemin Çakı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

SF6 yalıtkanlı sistemlerde ark analizi

Yüksek gerilim enerji iletim ve dağıtım sistemlerinde devrenin açılıp kapanmasında SF6 gazlı devre kesiciler kullanılmaktadır. SF6 gazlı devre kesicilerde ark olgusu temel prosestir. Bu çalışmada SF6 gazlı devre kesici nozzle'ındaki ark davranışının incelenmesi için, basitleştirilmiş bir ark modeli geliştirilmiştir. Bu çalışmada ark modeli için Mayr denklemi geliştirilmiştir. Bu model devre kesicilerin kesme kabiliyetlerini belirlemek için kullanılmış ve Matlab Simulink yardımıyla simülasyonları yapılmıştır. Bu çalışmada Mayr model parametre değerlerine göre gerilim ve akım değişimleri elde edilmiş ve elde edilen sonuçlar literatürde geçerli olan veriler ile karşılaştırılmıştır.

Mustafa Kılıç
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Monokristal, polikristal ve amorf-silisyum güneş panellerinin verimliliğinin incelenmesi ve aydınlatma sistemi uygulaması

Yenilenebilir enerji kaynakları arayışları yaşadığımız son yüzyıl içerisinde giderek artan bir şekilde sürmektedir. 1970 yıllarındaki enerji krizinin ardından OPEC baskısından kurtulmak isteyen ve çevresel faktörleri göz önünde bulunduran bilim adamları ve ülkelerin yenilenemeyen enerji kaynaklarına olan bağımlılıktan kurtulma yönünde çalışmaları sürat kazanmıştır.Sınırsız ve güçlü bir enerji olan güneş enerjisi de bu çalışmalar arasında yerini almıştır. Henüz verimlilik yönündeki çalışmalar sürekli ve kesintisiz kullanımına izin vermese de oldukça büyük bir potansiyele sahip olan güneş enerjisi, şu an birçok ülkede aktif olarak diğer yenilenebilir enerji sistemleri ile kullanılmaktadır.Bu tez çalışmasında, özellikle şebeke sorunu yaşayan bölgelerdeki aydınlatma sorununu çözümleyebilmek için üç farklı tip olan monokristal, polikristal ve amorf-silisyum güneş panellerinin Ocak ve Temmuz aylarında Ankara'da verimlilikleri incelenmiş ve aydınlatma sistemlerinde kullanımlarına yönelik birer uygulama yapılmıştır.Şebekeden bağımsız olarak çalışan aydınlatma sistemleri için üç farklı tip panel ile tasarım gerçekleştirilmiştir. Verimlilikleri deneysel olarak incelendikten sonra verim artışı için önerilerde bulunulmuştur.

AmorfAydınlatmaGüneş paneli+4
Asuman Erkul
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

200 amper, yüksek frekans anahtarlamalı, DA ve AA/DA kaynak makinalarının geliştirilmesi

Evirici tür kaynak makineleri, hızlı tepkileri, düşük hacim ve ağırlıkları ve yüksek verimleri nedeni ile kullanıcılar tarafından tercih edilmekte olup, kullanımları her geçen gün artmaktadır. Bu makinelerde, doğrultulmuş şebeke gerilimi yüksek frekansta anahtarlanarak bir yüksek frekans transformatörünün sekonderine aktarılır. Sekonder gerilimi, tekrar doğrultularak ark elektrodu ile kaynatılacak malzeme arasına uygulanır. Kaynak işleminin yapılacağı akım değeri, primer devresindeki yarıiletken anahtarların kapı işaretleri değiştirilerek ayarlanır.Bu tezde, 5.6 kW gücünde evirici tür bir kaynak makinesi için yürütülen benzetim çalışmaları, güç ve denetim devresi tasarımı çalışmaların ve gerçekleştirilen sistemden elde edilen deneysel sonuçlar sunulmaktadır. Tez çalışması, Nuriş Elektrik ve Kaynak Makineleri A.Ş. ile yürütülen ve Sanayi Bakanlığı'nın San-Tez programı çerçevesinde desteklenen bir proje kapsamında gerçekleştirilmiştir.Sistem öncelikle DA kaynak makinesi olarak tasarlanıp benzetimi yapılmıştır. Yarı köprü dönüştürücü eklenerek AA kaynak makinesi olarak da benzetimi tamamlanmıştır.Gerçekleştirilen devrede ikili ileri da-da dönüştürücü yapısı kullanılmıştır. Öncelikle bu yapı için küçük işaret modeli geliştirilmiş ve sistemin kararlılık analizi yapılarak uygun bir denetleyici tasarlanmıştır. Daha sonra bu denetleyici yapısı ile sistemin Pspice ve Matlab benzetimleri gerçekleştirilmiştir. Son olarak da, proje ortağı firma tarafından kurulan deneysel sistem üzerinde testler yapılmıştır. Deneysel ve benzetim sonuçlarının uyum içerisinde olduğu görülmüştür.

Kaynak makineleri
Arzu Koparan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Faz dizili dairesel mikroşerit antenlerin genetik algoritma ile optimizasyonu

Günümüzde sinyal kaynaklarının çoğalmasıyla birlikte atmosferdeki elektromanyetik kirliliğin artması, arzulanan kalitede sinyal elde edilmesini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, haberleşme sistemlerinde anten dizilerinin önemi giderek artmaktadır. Çünkü anten dizileri, tekli antenlerin aksine, istenilen ışıma örüntüsünün gerekli parametreleri değiştirilerek elde edilebilmesini sağlamakta ve endüstriyel uygulamalarda tercih edilmektedir. Anten dizilerinin hedeflenen bir doğrultudan gelen işaretleri maksimum kazançla alma ve istenmeyen doğrultulardan gelen girişim kaynaklarını engelleme özellikleri, anten dizilerini haberleşmede önemli bir çalışma alanı kılmaktadır.Bu çalışmada, dairesel mikroşerit antenler kullanılarak oluşturulan anten dizileri ele alınmış, bu anten dizilerinin istenilen ışıma örüntüsüne sahip olması için optimizasyon çalışmaları yapılmıştır. Genetik biliminden esinlenerek ortaya atılan ve analitik çözümü olmayan karmaşık problemlerde başarılı sonuçlar veren genetik algoritma yöntemi optimizasyon metodu olarak kullanılarak; genetik algoritma yönteminin, antenin ana hüzmesinin istenilen doğrultuya yönlendirilmesi için gereken parametre değerlerini elde etmek için uygun bir yöntem olduğu gösterilmiştir.

Anten dizileriGenetik algoritmalarMikroşerit antenler
Mustafa Selim Can
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Frekans düzleminde sonlu farklar yöntemi ile dielektrik bir nesne üzerinden saçılma probleminin nümerik çözümü

Elektromanyetik problemlerin karmaşıklaşması sonucu, analitik yöntemlerin kullanımı zorlaşmıştır. Bu durum nümerik yöntemlerin, problemlerin çözümünde daha çok tercih edilmesine yol açmış ve birçok nümerik yöntemin geliştirilmesine sebep olmuştur. Bu tezde FDFD (Finite Difference Frequency Domain - Frekans Düzleminde Sonlu Farklar) yöntemi iki boyutlu dielektrik bir nesneden oluşan saçılmaya ilişkin bir problemin çözümünde kullanılmıştır. Ortamın ve dalgaların FDFD yöntemi ile modellemesi yapılmış, modellenen yapıya göre çözüm elde edilmiştir. FDFD yöntemi ile oluşturulan yöntemin esnekliğini ispatlamak amacıyla farklı şekil ve özelliklerde nesneler için çözümler elde edilmiştir. Ayrıca, FDFD yöntemi ile elde edilen sonuçlar farklı kaynaklardaki sonuçlarla karşılaştırılarak, farklılıklar ve benzerlikler değerlendirilmiştir.

Süleyman Kuzu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ağ üzerinden ses iletimi esnasında haricen oluşabilecek istem dışı trafiğin denetimi

Telekomünikasyon alanındaki hızlı gelişim ile, geleneksel ses iletişimin yerini dinamik, etkileşimli, katma değeri olan servislere bırakmaktadır. GSM haberleşmesinin altyapısında bile radikal değişikliklerin olduğu görülmektedir. Gerek ISDN, PSTN gerekse GSM alt yapısında kullanılan sinyalleşme sistemi yerini IP altyapısına bırakacağı görülmektedir. IP altyapısını kullanmakta olan VoIP iletişimide bu gelişime paralel olarak hızlı bir şekilde gelişmektedir. Gelişim sürecinde olan VoIP iletişimi avantajlarının yanında birçok güvenlik sorununu da getirmektedir. Bunun yanı sıra VoIP iletişiminin IP altyapısını kullanmasının da getirdiği güvenlik sorunları olduğu görülmektedir. Bu güvenlik sorunları kullanıcıları ve ağ trafiğini tehdit etmektedir. Sunulan çalışmada VoIP iletişiminin güvenli bir şekilde yapılabilmesi ve ağ üzerinde oluşabilecek istem dışı trafiğin önlenmesi üzerine odaklanılmıştır.Sunulan çalışmada internet üzerinden ses iletiminde minimum bant genişliği ile, kaliteli bir ses sinyalinin güvenli ve hızlı bir şekilde alıcıya aktarılması ile ilgili incelenen konuların uygulamaları yapılmıştır.

Ses iletim sistemleriSes iletim yöntemleriSes iletişimi+2
Aytuğ Boyacı
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Elektromanyetik dalgaların mitotik kromozomlar, bakteri gelişimi, enzim aktivitesi ve dna üzerine etkileri

Bu tez çalışmasında, mobil telefonların yaydığı elektromanyetik dalgaların biyolojik etkilerini tespit etmek için dört farklı deney yapılmıştır. İlk olarak 48 saat süresince elektromanyetik dalgalara maruz bırakılan bitki kök hücresi, mikroskop altında incelenmiş mitotik hücre bölünmesindeki ve mitotik kromozomlardaki anormallikler tespit edilmiştir. İkinci olarak elektromanyetik dalgaların farklı bakteri türlerine etkilerini tespit edebilmek için E. coli ve B. subtilis bakterileri 10 saat süresince elektromanyetik dalgaya maruz bırakılmış ve bakterilerin üremeleri incelenmiştir. Üçüncü olarak elektromanyetik dalgaların enzim aktivitesine olan etkilerini tespit edebilmek için E. coli PKK223-3 kullanılmıştır. Bu bakteriler 10 saat süresince elektromanyetik dalgaya maruz bırakılmıştır. Daha sonra bakterilerin ürettiği LDH enziminin, enzim aktivitesi ölçülmüş ve SDS-PAGE görüntüsü alınarak incelenmiştir. Son olarak elektromanyetik dalgaların DNA üzerine etkilerini tespit edebilmek için E. coli pUC 18'e kullanılmıştır. Bu bakterilere, 10 saat süresince elektromanyetik dalga uygulanmış ve bakterilerin plazmid DNA`sının agaroz jel elektroforez görüntüleri incelenmiştir. Yapılan bu çalışmaların sonucunda mobil telefonların yaydığı elektromanyetik dalgaların mitotik hücre bölünme safhalarında farklı etkilerde bulunduğu, bakterilerin gelişimlerini azalttığı, enzim aktivitesini ve DNA'yı ise etkilemediği tespit edilmiştir.

BakterilerBiyolojik etkiCep telefonu+9
Ayhan Akbal
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürekli mıknatıslı senkron motorların algılayıcısız kontrolü

Endüstriyel uygulamalarda son yıllarda yaygın şekilde kullanılan Sürekli Mıknatıslı Senkron Motorlardan düzgün bir momentin alınması için stator alanı ile rotor alanının senkronize edilmesi gerekir. Bu senkronizasyon işlemi konum algılayıcılarıyla gerçekleştirilmektedir. Bu algılayıcılar sistemin maliyetini ve motor boyutunu artırıp, güvenilirliğini azaltmaktadır. Bu nedenlerle konum algılayıcılarının motor kontrol sisteminden kaldırılması son derece önem taşımaktadır.Sürekli mıknatıslı senkron motorların konum ve hız algılayıcısız kontrolünde bir çok yöntem mevcuttur. Ancak bu yöntemler senkron motorun çeşitli tiplerine göre ve çalıştırılacağı hızlara göre değişmektedir. Bu yöntemlerin büyük bir çoğunluğunda motorun matematiksel modeli kullanılmaktadır. Konum ve hız algılayıcısız kontrolde kullanılan motorun matematiksel modelinin doğruluğu çok önemlidir. Bunun yanı sıra konum ve hız algılayıcısız kontrol yöntemlerinin çoğu düşük hızlarda iyi sonuç vermemektedir. Sürekli Mıknatıslı Senkron Motorların v/f konum ve hız algılayıcısız kontrolü geniş hız oranlarında üstün görülmektedir.Bu tez çalışmasında, sürekli mıknatıslı senkron motorun Sonlu Elemanlar Yöntemi ile analizi yapılmış ve daha doğru bir motor modeli elde edilmiştir. Elde edilen motor modeli önce konum ve hız algılayıcılı vektör kontrolde kullanılmıştır. Daha sonra elde edilen motor modeli konum ve hız algılayıcısız sürekli mıknatıslı senkron motor kontrolünde kullanılmıştır. Sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak elde edilen motor modelinde motorun silindirik ve çıkık kutuplu olması motor modeline yansıtılmıştır. Ayrıca konum ve hız algılayıcısız v/f kontrol yöntemi için kararlı bir çalışma Bulanık Mantık Denetleyici kullanılarak, geniş hız oranlarında, gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmaların benzetimi Matlab Simulik programında gerçekleştirilmiş, daha sonra DSpace 1104 denetleyicisi kullanılarak gerçek zamanda uygulanmıştır.Anahtar Kelimeler: Sürekli mıknatıslı senkron motor, Sonlu elemanlar yöntemi, vektör kontrol, konum ve hız algılayıcısız kontrol, BMD (Bulanık Mantık Denetleyici)

Eyyüp Öksüztepe
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Web kullanıcı erişim kütüklerinden bilgi çıkarımı

Son yıllarda İnternet'in hızlıca gelişmesi ve yaygın kullanımı ile Web, dünyada erişilebilir en geniş veri kaynağı haline gelmiştir. Internet'teki bilgi yığınları aşırı şekilde artarken, Web ziyaretçi isteklerine uygun hizmetlerin sağlanabilmesi, Web site yapısının iyileştirilmesi, geliştirilmesi ve etkin olarak kullanılması gibi amaçları sağlamak için Web Madenciliği gittikçe daha ilgi çeken bir konu olarak görülmektedir.Bu tez çalışmasında, metin tabanlı web kullanıcı erişim kütüklerinin temizlenmesine yönelik yeni bir süreç önerilmiştir. Önerilen sürecin uygulaması ve program kodlamaları JAVA tabanlı SAS Base yazılım ortamında geliştirilmiştir. Büyük boyutlardaki kütük dosyalarının temizlenmesinde geliştirilen veri temizleme süreci hız yönünden diğer yöntemlere göre üstünlük sağlamıştır.Temizlenmiş kullanıcı erişim kütüklerinden anlamlı ve ilginç bilgilerin çıkarılması için üç farklı çalışma yapılmıştır;?Yol analizi yöntemi ile web kullanıcı erişim kütük dosyalarından anlamlı ve ilginç örüntüleri içeren bilgiler çıkarılmıştır. Literatürde geçen ve başka alanlarda uygulaması yapılan yol analizi yönteminin, web kullanıcı erişim kütüklerine uygulaması yapılarak, anlamlı ve ilginç örüntüleri içeren bilgiler çıkarılmasın da başarılı bir şekilde kullanılabileceği gösterilmiştir.?Aynı veri tabanı verilerine birliktelik kuralı yöntemi uygulanarak Web sayfaları arasındaki ilişkileri belirleyen bilgiler çıkarılmıştır.?İstatistiksel analiz ile Web sitesinin üç aylık bir süre içerisindeki genel kullanımına ilişkin detaylı istatistikî bilgiler çıkarılmıştır.Gerçekleştirilen tüm uygulama çalışmaları sonucunda, elde edilen bilgiler kullanılarak web sitesinin iyileştirilmesine, geliştirilmesine, kullanılabilirliğine ve yapısal organizasyonuna katkı sağlamak için web site tasarımcılarına ve yöneticilerine öneriler sunulmuştur. Ayrıca, HTTP durum kodları analiz edilerek web sitesi ve sunucusunun başarımını arttırmaya yönelik çözüm önerileri oluşturulmuştur. Oluşturulan öneriler ziyaretçi memnuniyetini arttırmaya yönelik kazanımları da amaçlamaktadır.

Web
Resul Daş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Özellik seçimi, sınıflama ve öngörü uygulamalarına yönelik birliktelik kuralı çıkarımı ve yazılım geliştirilmesi

Son yıllarda, bilgisayar sistemlerinin yaygın olarak kullanılmasıyla beraber tüm verilerveri tabanlarında saklanmaya başlanmış ve gün geçtikçe veri tabanları büyük kapasitelereulaşmıştır. Bunun sonucu veri tabanlarından bilgi keşfi önemli bir araştırma alanı olmuştur. Bualandaki en önemli yöntemlerden biri birliktelik kuralı çıkarımıdır. Bu tez çalışmasında,birliktelik kuralı yöntemi farklı alanlara uygulanmış ve gösterdiği başarımlardeğerlendirilmiştir. Bu doğrultuda üç farklı uygulama yapılmıştır:1. Herhangi bir veri tabanına ait nitelikler arasındaki ilişkiler tespit edilerek özellik seçimiuygulaması yapılmıştır. Birliktelik kuralına dayalı özellik seçimi yöntemi önerilerek eldeedilen sonuçlar diğer özellik seçimi yöntemleri ile karşılaştırılmıştır.2. Birliktelik kuralı, veri tabanına ait nitelikler arasındaki ilişkileri ortaya çıkarabilmektedir.Bu özelliği sayesinde, birliktelik kuralı yöntemi kullanılarak doku sınıflama işlemigerçekleştirilmiştir. Bu işlemlerden hız ve başarım artışı sağlayabilmek için, kenarçıkarma ve dalgacık dönüşümü yöntemleri ile dokudan özellik çıkarımı yapılmıştır.3. Birliktelik kuralı, öğrenci verilerine uygulanarak öğrencilerin derslerden aldığı notlaranaliz edilmiş ve geleceğe yönelik notlar ile ilgili öngörüler yapılmıştır. Ayrıca bu amacauygun bir yazılım geliştirilmiştir.Yapılan bu üç ayrı uygulama alanında birliktelik kuralı yönteminin önemli başarılar eldeettiği görülmüştür. Elde edilen sonuçların literatürde yer alan diğer yöntemlerle karşılaştırılmasısonucu, birliktelik kuralı yönteminin, söz konusu özellik seçimi, doku sınıflama ve not öngörüsüuygulamalarındaki başarımının kayda değer olduğu sonucuna varılmıştır.

Murat Karabatak
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Güç kalitesindeki bozulma türlerinin akıllı örüntü tanıma yaklaşımları ile belirlenmesi

Bu tezde, güç kalitesi izleme sistemlerinin etkinliğini ve güvenilirliğini artırmaya yönelik güçlü algoritmalar geliştirilmiştir. İlk olarak, farklı özellikteki güç kalitesi bozulma işaretlerinin temel özelliklerinin çıkarılması için, zaman-frekans gösterimlerine dayalı üç farklı işaret işleme yöntemiyle karşılaştırmalı analizler yapılmıştır. Bu yöntemlerden, dalgacık dönüşümü ve s dönüşümü yöntemleriyle daha hızlı ve etkili bir analiz yapılabileceği gösterilmiştir. Daha sonra, güç kalitesi bozulma işaretlerinin ayırt edici özelliklerini kaybetmeksizin veri boyutunu indirgeyen iki farklı özellik vektörü elde edilmiştir. Bu özellik vektörleri, destek vektör makine örüntü sınıflandırıcısının girişine ayrı ayrı uygulanarak güç kalitesindeki bozulma türleri belirlenmiştir.Geliştirilen algoritmaların başarımı, gerçek güç sistemi verileri, ATP/ EMTP modelinden elde edilen benzetim verileri ve matematiksel modellerden elde edilen yapay veriler kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre bu algoritmaların en önemli avantajı, birden fazla bozulma türü içeren işaretleri ve farklı gürültü içeren güç kalitesi bozulma işaretlerini yüksek doğrulukla sınıflandırmasıdır. Bununla birlikte, özellik uzayının boyutunun indirgenmesi, sınıflandırıcının karmaşıklığını ve dolayısıyla hesaplama süresini azaltacağı için sistemi gerçek zamanlı uygulamalara daha uygun hale getirmektedir.

Murat Uyar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Transformatör merkezlerindeki kesicilerin uzaktan kumandası

Bu çalışmada transformatör merkezlerindeki kesicilerin uzaktan kontrolü amacıyla bir sistem tasarlanmıştır. Bu amaçla aşırı akım ve toprak kaçağı bilgileri MC30 yardımıyla alınmış, transformatör merkezi ve kumanda merkezi arasındaki bilgi alış-verişi data hattı üzerinden yapılmıştır.Bilgi alış-verişinde data hattına alternatif olarak GSM sistemi de kullanılmıştır. Bilgilerin röleden alınabilmesi ve röleye komut vermek suretiyle transformatör merkezindeki kesicilerin kontrolü için RS232/RS485 dönüştürücü kullanılmıştır. Gelen bilgiler, hat üzerinde modem ve bilgisayara bağlı tüm noktaların izlenebildiği bir bilgisayar ortamında değerlendirilir. Daha sonra, MsCOM 2 programı yardımıyla gerekli komutlar röleye gönderilerek transformatör merkezlerindeki kesicilerin uzaktan kontrolü gerçekleştirilir. Ayrıca ilave bir çıkış alınarak sistemin devre dışı olması durumunda ilgili birimden sorumlu yöneticinin cep telefonuna bilgi iletimi yapılması sağlanmıştır.

Ümit Çokrak
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Asenkron motorların denetimi için internet tabanlı sanal ve uzaktan erişimli bir laboratuar geliştirme

Elektrik makinaları ve denetim sistemleri gibi birçok elektrik mühendisliği ve teknolojisi derslerinde, teorinin uygulamalarla desteklenmesi gereklidir. Bu kapsamda, eğitim kurumlarının mali kısıtlamaları ve maliyeti yüksek laboratuar donanımları nedeniyle öğrencilerin artan eğitim amaçlı taleplerini karşılamak zorlaşmaktadır. Bu nedenle, mühendislik bilimleri eğitiminde internetin kullanımı, öğrencinin uzaktan deneyler gerçekleştirmesini sağlayan sanal ve uzaktan erişimli laboratuarlar geliştirmeye doğru yönelmiştir. Uzaktan erişimli laboratuarlar genellikle LabView, Netmeeting ve Matlab/Simulink gibi yazılımlar kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Matlab Web Sunucu (MWS) yazılımı, bilgisayar ve giriş/çıkış portlarını kullanarak gerçek zamanlı uygulamaların yapılabilmesi için uygun bir ortamdır. Ancak MWS, sayısal işaret işleyiciler (DSP) gibi bazı donanımları desteklemez. Bu nedenle, uzaktan erişimli bir laboratuar geliştirmek için ek konfigürasyonların yapılmasına ve sunucu ile kullanıcı arasında iletişimi sağlayan bir arayüzün geliştirilmesine ihtiyaç duyulur.Bu tezde, DSP denetimli asenkron motorlar için sanal ve uzaktan erişimli bir laboratuar geliştirilmiştir. İlk aşamada, asenkron motorun oransal-integral (PI) ve sinirsel bulanık ağlar (SBA) ile denetimi için sanal bir laboratuar ortamı hazırlanmıştır. Etkileşimli web sayfaları aracılığı ile denetim parametreleri değiştirilerek ya da kullanıcı tarafından geliştirilen denetim algoritması sisteme yerleştirilerek sistemin benzetimi yapılabilir. İkinci aşamada ise uzaktan erişimli bir laboratuar ortamı geliştirilmiştir. Uzaktan erişimli deney setinde, PWM üretimi ile akım ve hız denetim algoritmalarını gerçekleştirmek için Matlab/Simulink uyumlu çalışan DS1104 denetleyici kartı kullanılmıştır. Asenkron motorun PI ve SBA ile denetimi için gerekli uygulama dosyaları, Matlab Real Time Workshop (RTW) ve dSpace Real Time Interface (RTI) blokları kullanılarak hazırlanmış ve ControlDesk Developer yazılımı ile bir grafiksel kullanıcı arayüzü tasarlanmıştır. Controldesk'e uzaktan otomatik olarak erişebilmek için Python dili kullanılarak bir arayüz yazılımı hazırlanmıştır. Ayrıca, deneysel çalışmaların uzaktan gerçekleştirilebilmesi amacıyla istemci-sunucu iletişimini sağlayabilmek için Delphi programlama dili kullanılarak bir iletişim yazılımı geliştirilmiştir. Geliştirilen uzaktan erişimli laboratuar ortamı, kullanıcıların denetim sisteminin parametrelerini değiştirerek ya da kendi denetim algoritmasını yerleştirerek deneylerini yapmasını ve deneysel sonuçlarını analiz etmesini sağlayacak şekilde esnek bir yapıda hazırlanmıştır.

Asenkron motorlarSayısal işaret işlemeUzaktan denetim+4
Ahmet Tekin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Küçük hidroelektrik santrallerin modellenmesi ve benzetimi

Elektrik enerjisi talebinin hızla artması nedeniyle, küçük hidroelektrik santrallerin önemi gittikçe artmaktadır. Bu nedenle, bu santrallerin kurulabilme olanaklarının ve işletme koşullarının tespit edilmesi gerekir. Bu çalışmada, Türkiye'nin hidroelektrik enerji üretiminde, küçük hidroelektrik santrallerin önemi incelenmiştir. Küçük bir hidroelektrik santralin bilgisayar ortamında, yük-frekans kontrolünü yapabilmek amacıyla, türbin, generatör ve regülatör modelleri oluşturulmuştur. Daha sonra bu modeller birleştirilerek, küçük bir hidroelektrik santral modeli elde edilmiştir. Doğrusal ve doğrusal olmayan türbinli hidroelektrik santral modelleri, farklı yüklenme durumları için çalıştırılarak, güç ve frekansın zamana göre değişimleri elde edilmiştir. Ayrıca, ilimizde bulunan küçük bir hidroelektrik santral, gerçek parametreleri kullanılarak modellenmiş ve yük-frekans kontrolü yapılmıştır.

Hidroelektrik santralleri
Ebru Özbay
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

OTA ile tasarlanan süzgeçlerin benzetimi ve gerçekleştirilmesi

Bu tez çalışmasında, bir elektriksel sistemin performansını yüksek oranda etkileyen süzgeç (filtre) devreleri, OTA elemanı ile gerçekleştirilmiştir ve OP-AMP elemanı kullanan devrelerle karşılaştırılmıştır.Bu çalışmada önce OTA ve OP-AMP elemanları hakkında genel bilgiler verilmiştir. Piyasada rahatlıkla bulunabilen, bipolar yapıya sahip CA3080 OTA entegresi ile LM13700 OTA entegresi incelenmiştir. Daha sonra OP-AMP devreleri ile oluşturulan yükselteç, süzgeç ve osilatör uygulama devreleri OTA elemanı ile tasarlanmış ve bu tasarımlar MULTİSİM programı yardımıyla simüle edilmiştir. Elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Örnek uygulamalarda LM741 OP-AMP entegresi ile CA3080 OTA entegresi ayrı ayrı kullanılarak oluşturulan filtre devreleri arasında performans değerlendirmesi yapılmıştır.Sonuç olarak, yüksek frekanslarda OTA elemanının OP-AMP elemanına göre daha doğru çalıştığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: OTA, OP-AMP, İdeal OTA, Bipolar OTA, CMOS OTA, DO-OTA, OTA-C Süzgeç

Şaziye Şule Değirmencioğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Elektromanyetik alan uygulanan sıçanlarda beyin katekolaminerjik nörotransmitter düzeylerinin araştırılması

Bu çalışmada, GSM sinyal üreteci aracılığıyla pleksiglas bir kafes içinde elektromanyetik alan (EMA)'a maruz bırakılan yetişkin erkek sıçanların beyin dokularında katekolaminerjik nörotransmitter konsantrasyonlarının değişip değişmediği araştırılmıştır.Bu amaçla Wistar türü sıçanlara 900 ve 1800 MHz frekanslı EMA uygulanmıştır. Bütün hayvanların beyinleri çıkarılarak korteks, hipokampus, striatum ve hipotalamus dokuları elde edilmiş ve HCl asit ile homojenize edilmiştir. Bu dokulardaki noradrenalin ve dopamin ile metabolitlerinin konsantrasyonları yüksek performanslı sıvı kromatografisi ve elektrokimyasal dedektör sistemiyle analiz edilmiştir. Kontrol grubuyla karşılaştırıldığı zaman deney gruplarındaki katekolamin seviyelerinin istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek olduğu belirlenmiştir.Sıçanlardaki beyin katekolamin düzeylerinin artması, EMA'a maruz kalmanın motor aktivite, öğrenme, bellek ve davranış fonksiyonları üzerinde olumsuz etkilere yol açabileceğini göstermektedir.

BeyinDopaminElektromanyetik radyasyon+4
Kemal Balıkçı
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Güç sistemlerinin kararlılığı için senkron generatörün uyartımının kayma kipli kontrolü

Güç sistemleri bozucularla karşılaştıkları zaman, sistemde bulunan generatörlerin rotor açılarında ve uç gerilimlerinde salınımlar ortaya çıkar. Güç sistemlerinin kararlılığını sürdürebilmek için bu salınımların uygun bir şekilde sönümlenmesi gerekir. Senkron generatörlerin uyarma kontrolü aracılığı ile küçük genlikli ve düşük frekanslı (0.2?3 Hz) salınımların bastırılması tercih edilen bir yöntemdir.Uyarma kontrolü aracılığı ile güç sistemi kararlılığının iyileştirilmesi için iki yaklaşım bulunmaktadır. Biri, güç sistem kararlayıcısı (GSK) ile uyarma kontrol çevrimine ikincil bir kontrol işareti ilave etmektir. Diğeri, güç sistem kararlılığını dikkate alan uyarma kontrolörü kullanmaktır.Bu tez çalışmasında, her iki çözüm yöntemi de incelenmiştir. Kontrolör tasarımında sonsuz baraya bağlı bir senkron generatörün (SBSG) basitleştirilmiş 4. ve 3. mertebe doğrusal durum uzay modelleri çıkarılmıştır. Durum uzay modelleri ölçülebilir durum değişkenleri üzerine kurulmuştur. Güç sistemlerinde sıklıkla görülen, çalışma noktası değişimi, parametre belirsizliği ve bozuculara karşı dayanıklı kontrol elde etmek için, kayma kipli kontrol yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada, uyarma aracılığı ile güç sistem kararlılığını iyileştirmek için üç yaklaşım önerilmektedir. Bunlar, kayma kipli GSK, 4. ve 3. derece durum uzay modellerine dayalı kayma kipli uyarma kontrolörleridir. Kayma kipli kontrolörün kayma yüzeyi, genetik algoritma ile optimize edilerek optimal performans sağlanmıştır.Önerilen kontrolörlerin performansları, geniş bir çalışma aralığında değişik belirsizlik ve bozuculara karşı test edilmiştir. Önerilen yöntemlerin geleneksel GSK'ya göre rotor açısı ve gerilim kararlılığı yönlerinden daha iyi performans sağladığı benzetim sonuçlarıyla gösterilmiştir.

Mustafa Nalbantoğlu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Sezgisel algoritmalar kullanarak transformatör merkezlerinde topraklama ağlarının tasarımı

Bu tezde, sezgisel algoritmalardan Genetik Algoritma (GA) ve Diferansiyel Gelişim Algoritması (DGA) kullanılarak, iletim merkezi topraklama sisteminin analizi ve tasarımı yapılmıştır. Rassal, Halton, Hammersley, Faure, Sobol, Ortogonal, Düzenli, Lojistik Kaotik ve Uniform dizileriyle oluşturulmuş farklı başlangıç popülasyonlarının kullanıldığı GA ve ayrıca DGA metodu ile bir yandan topraklama sisteminin analizi ve tasarımı yapılırken, diğer yandan bu başlangıç popülasyonlarının ve DGA'nın bu problemdeki performansları belirlenmiştir.DGA ve farklı dizilerle üretilmiş başlangıç popülasyonlu GA'nın topraklama sistemine ilk kez uygulandığı bu tezde, uniform ve iki katmanlı toprak modelleri incelenerek, topraklama sisteminin mevsimsel analizi de yapılmıştır. Bu amaçla oluşturulan modellerin her birine, tüm başlangıç popülasyonu metodları ve DGA uygulanmıştır.İletim merkezi topraklama sisteminde kullanılan topraklama ağlarının tasarımında, güvenlik şartı ve minimum maliyet birlikte sağlanmıştır. Sezgisel algoritmaların iki katmanlı toprak modeline ilk kez uygulandığı tezde, ağ gömülme derinliği optimizasyonu ile, topraklama ağının iki katmanlı toprağın hangi katmanına yerleştirilmesi gerektiği güvenlik şartı ve minimum maliyet sağlanarak belirlenmiştir.Topraklama sisteminin analizinde, dikkatlere sunulan ağ indüktansı ve darbe empedansı etkili ağ tasarımları da yine GA kullanılarak yapılmıştır.Sezgisel Algoritmalar yardımıyla iki katmanlı toprak modelinde topraklama çubuklarının etkisinin belirlendiği uygulamalar yapılmıştır.Problemin çözümünde Matlab optimizasyon toolbox ve GA farkı üzerine yapılan uygulamalarda, GA'nın başlangıç değerlerine bağlı olmadan çözüme ulaşabildiği gösterilmiştir.Topraklama ağı için iletken cinsinin etkileri tartışılmış ve GA yardımıyla farklı cins iletkenlerin kullanıldığı topraklama ağları tasarlanmıştır.

Barış Gürsu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Akıllı yöntemlerle nesne tanınması ve robot kolu kontrolü

Otomasyon, insanlar için tarihi çok eskiye dayanan bir çalışma konusudur ve her zaman ilgi çekmiştir. Otomasyonla ilgili çalışma alanlarından birisi de, robotlar ve uygulamalarıdır. Çeşitli görevleri yapmak için robotların uzuvlarının hareket ettiği düşünülürse, bu görevlerin yerine getirilmesinde çevresel verilerin toplanması ve bunların dikkate alınması önem kazanır. Bu verilerin toplanması için kamera gibi görsel algılayıcılar, sıklıkla kullanılmaktadır. İnsanlar için üç boyutlu algılamayı sağlayan stereo görme olayı, birden fazla kamera kullanarak bilgisayar görmesi için de oluşturulabilir. Böylece, stereo görme sisteminin bakış açısında bulunan sahnenin derinlik bilgileri de belirlenebilir. Bu derinlik bilgilerinin robot otomasyonlarında kullanılmasıyla; robotların nesneleri tanıması, alması ve belirli bir yere götürmesi ya da belirli bir iş için eklenen araçlarla çeşitli işleri yapması mümkün olur.Bu tezde, nesnelerin görüntü içerisindeki yerine, oryantasyonuna ve görünen büyüklüğüne bağlı kalmadan tanınması ve belirli bir referans noktaya göre uzaklığının bulunması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak da tezin kapsamı içerisinde bir deneysel düzenek oluşturulmuştur. Bu deneysel düzenekte aktif bir kamera sistemi, nesnelerin özelliklerinin çıkarılmasında kullanılan Zernike moment metodu algoritması, bu özeliklerin kullanılarak nesnelerin tanınmasını sağlayan bir Yapay Sinir Ağı (YSA) algoritması, tanınan nesnelerin yerlerini bulmada kullanılan bir stereo görme algoritması ile bir robot kolu ve kontrolör ünitesi kullanılmıştır. Ayrıca robot kolunun ilk üç eklemine ait açıları bulmada üç tane YSA kullanılmıştır. Robot kolunun eklem hareketlerini sağlayan elektrik motorlarının kontrolünün adaptif olarak yapılması, eklemlerin istenen pozisyonlara hızlı ve doğru bir şekilde ulaşması açısından önemlidir. Deneysel düzenekte kullanılan klasik PID kontrolörün performansıyla karşılaştırmak için, robot kolunun taban eklemini hareket ettiren elektrik motorunun Bulanık Mantık (BM) denetleyicisiyle kontrolünün benzetimi yapılmıştır.Bu sistem içerisinde gerekli algoritmaları hızlı bir şekilde gerçekleştirecek DSP-FPGA gömülü kartı kullanılmıştır. Bu kart normal koşullar altında bir video görüntü işlemci kartı olarak tasarlanmıştır. Fakat çeşitli çalışmalar ve hazırlanan devrelerin sayesinde, stereo görüntü işleme ve robot kolu için gerekli bilgileri gönderme işlemlerini yapabilme özelliği kazandırılmıştır.Bu tez çalışmasının sonucunun farklı uygulamalarda kullanılması umulmaktadır. Çünkü bu sistem, nesne tanımayı, stereo görme işlemini, pozisyon belirlemeyi, robot kolunun ters kinematik probleminin YSA ile çözülmesi gibi çeşitli işlemleri bir arada yapmaktadır.

Muhammet Ali Arserim
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürekli mıknatıslı senkron motorlarda yapay sinir ağları kullanarak algılayıcısız konum tahmini

Son yıllarda sürekli mıknatıslı senkron motorlar (SMSM), basit yapıları, düşük ağırlık ve boyutları, yüksek verimleri nedeniyle doğru akım ve alternatif akım motorlarının yerini almaya başlamıştır. Bu üstünlüklerinden dolayı SMSM' lar özellikle servo motor olarak endüstriyel uygulamalarda yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.SMSM' ların kontrolünü gerçekleştirebilmek için rotor pozisyonu ve hız bilgisine ihtiyaç duyulur. Bu amaçla kullanılan encoder' lar, sistem maliyeti ve motor boyutunu arttırmak, güvenilirliği azaltmak gibi sakıncalara neden olmaktadır. Dolayısıyla bu algılayıcıları elimine etmek önemli bir araştırma konusu olmuştur.Bu tez çalışmasında, SMSM' un algılayıcılı ve algılayıcısız kontrolü detaylı olarak ele alınmıştır. Bu amaçla SMSM' un histerezis ve darbe genişlik modülasyonlu alan yönlendirmeli kontrolü gerçekleştirilmiştir. Algılayıcısız alan yönlendirmeli kontrolde rotor konum ve hız tahmini yapay sinir ağı tabanlı tahmin ediciler ile elde edilmiştir. Yapay sinir ağı tahmin edicilerin yapısı, model tabanlı bir tahmin yöntemi temel alınarak oluşturulmuştur. SMSM' un algılayıcılı ve algılayıcısız alan yönlendirme kontrolüne ilişkin MATLAB/Simulink benzetim modelleri ve deneysel uygulama düzeneği gerçekleştirilmiştir. Uygulama devresi dSPACE 1103 denetleyici kart kullanılarak gerçek zamanlı olarak çalıştırılmıştır. Benzetim modelleri ve uygulama devresinden elde edilen sonuçlar karşılaştırılarak sistemin doğruluğu gösterilmiştir. Önerilen yapay sinir ağı gözleyicisi ile yapılan pozisyon tahminlerinin özellikle geniş hız aralığında yüksek doğruluğa sahip olduğu görülmüştür.

Sencer Ünal
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Sonlu elemanlar yöntemi ile asenkron motor analizinin Matlab'da gerçekleştirilmesi

Asenkron makinelerin işletme kolaylığının ve kontrollerinin basit olmasının yanında, stator ve rotor oluk geometrileri bakımından aslında karmaşık yapılı makinelerdir. Sanayide yaygın kullanılmaları sebebiyle tasarımlarının maksimum verim ve en iyi moment değerlerini verecek şekilde yapılması gerekir.Asenkron motorların tasarımında günümüze kadar klasik yöntemler kullanılmaktadır. Klasik yöntemle yapılan tasarımlar sonucunda elde edilen asenkron motor, hedeflenen sonucu vermeyebilir. Bu nedenle sonlu elemanlar yöntemiyle asenkron motor tasarımı önemli ilgi görmektedir. Sonlu elemanlar yöntemi ile tasarım yapabilmek için ilk önce aynı yöntemle analiz yapabilmek gereklidir.Bu çalışmada, sonlu elemanlar yöntemi (SEY) kullanılarak asenkron motorun çözüm bölgesinde magnetik vektör potansiyel ve magnetik akı yoğunluğu değişimleri incelenmiştir. Enerji ve moment değerleri hesaplanmıştır. Bunun için Matlab programlama dili kullanılarak bir program geliştirilmiştir.

Çiğdem Bezek
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Manyetik devrelerin bağlaç diyagramı ile analizi ve enport simülasyonu

Bu çalışmada elektrik ve mekanik sistemlerde olduğu gibi manyetik sistemlerde de bağlaç diyagramı yöntemiyle analizinin nasıl yapıldığı ve ENPORT simülasyon programı yardımıyla analiz sonuçlarının kolayca elde edildiği anlatılmıştır. Böylece manyetik devrelerin analizi yapılırken bağlaç diyagramı modelini kullanmanın rahatlığı gösterilmiştir.

Manyetizma
Fatma Ayhan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Programlanabilir sayısal işaret denetleyici (DSC) tabanlı alternatif akım motor sürücü düzeneğinin geliştirilmesi

Güç elektroniği elemanları ve buna bağlı olarak güç elektroniği sistemlerinin performanslarının iyileştirilmesine verilen önem son yıllarda oldukça artmıştır. Bu nedenle inverter olarak bilinen devre yapıları üzerinde çalışmalar artmıştır.Son yıllarda üzerinde en çok durulan darbe genişlik modülasyon(PWM) tekniği uzay vektör darbe genişlik modülasyon tekniğidir. Bunun nedeni uzay vektör darbe genişlik modülasyon tekniği ile genlik ve frekans üzerinde tam bir kontrol yapılabilmesidir. UVDGM tekniğinde çıkış gerilimi istenilen yüksek değerlere çıkabilmekte ve dijital olarak gerçekleştirilebilmektedir. Uygulaması kolay fakat PWM işaretlerini üretmek için gerekli olan sürelerin hesaplanması karmaşık işlemler gerektirmektedir. Bu karmaşık işlemler son yıllarda mikroişlemci teknolojisindeki ilerlemeler ile birlikte kolayca çözülebilmektedir.Bu tez çalışmasında, iki seviyeli uzay vektör darbe genişlik modülasyonlu inverter benzetimi yapılmıştır. Sinusoidal PWM de lineer modülasyon bölgesi için çıkış geriliminin DC link geriliminden büyük olmaması durumu, bu modülasyon tekniğine alternatif bir modülasyon tekniği olan uzay vektör PWM modülasyon tekniğinin kullanılmasını sağlamıştır.Tezde, ilk olarak tek fazlı inverter ve üç fazlı inverterler hakkında genel bir bilgi verilmiştir. Ayrıca darbe genişlik modülasyonları hakkında bilgi verilerek UVDGM tekniği ayrıntılarıyla açıklanmıştır. İki seviyeli uzay vektör PWM inverterin MATLAB/Simulink modeli yapılarak R-L yüklü ve motor yüklü değişik çalışma şartlarında benzetim sonuçları verilmiştir.Daha sonra donanım platformunun geliştirilmesi için kullanılan TMS320C2000 DSC hakkında detaylı bilgi verilmiş olup devrenin yapısı ayrıntılarıyla açıklanarak kullanılan IPM ve entegreler hakkında bilgi verilmiştir. Devre çalıştırılarak deneysel sonuçlar alınmış deneysel sonuçlar ile teorik sonuçlar karşılaştırılmıştır.Anahtar Kelimeler: Uzay Vektör PWM, Skalar Kontrol, Üç Fazlı İnverter

Taner Göktaş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Kesir dereceli yapıların doğrusal olmayan davranışlar üzerine etkileri

Bu tezde, endüstride sıkça kullanılan tam dereceli PID tipi kontrolörlerin yerine, kesir dereceli PI? kontrolör kullanılması durumunda doğrusal olmayan sistem dinamiği üzerine ne gibi bir etki oluşturduğu incelenmiştir. Bunun için ilk olarak tam dereceli PI kontrolörün doğrusal olmayan sistem dinamiği üzerinde kararsızlık etkisi oluşturan kontrolör parametreleri Kp ve Ki, kesir dereceli PI? kontrolörün parametreleri olarak seçildiğinde, kesirli ? integral derecesinin değerine göre sistemde Limit Çevrim (LÇ) olarak bilinen osilasyonlar gözlendiği ve sistemi kararsızlıktan kurtardığı ortaya konmuştur. Ayrıca, tam dereceli PI kontrolörün doğrusal olmayan sistem dinamiği üzerinde kararsız LÇ davranış oluşturan kontrolör parametreleri Kp ve Ki, kesir dereceli PI? kontrolörün parametreleri olarak seçildiğinde, kararsız LÇ'yi belirleyen başlangıç değerlerinin, ? integral derecesine bağlı olarak değiştiği ortaya konmuştur. ? integral derecesi azaldıkça sistem cevabını belirleyen başlangıç değerlerinin arttığı gösterilmiştir. Kesirli ? aralığının tespiti için, Genelleştirilmiş Aktarım İşlevi analizi kullanılmıştır. Benzer şekilde, PI kontrollü kaotik bir sistemde, kontrolör parametreleri aynı kalmak kaydıyla tam dereceli PI kontrolör yerine kesir dereceli PI? kontrolör seçilmesi durumunda, ? integral derecesinin etkisi incelenmiş ve ? integral derecesine bağlı olarak kesir dereceli PI? kontrolörün, sistemi kaotik davranıştan kurtardığı gösterilmiştir. Hangi ? integral derecesinde sistemin kaotik davranış gösterdiğini tespit etmek için, frekans tanım bölgesi yaklaşım tabanlı kaos kestirim yöntemi olan Genesio-Tesi varsayımı kullanılmıştır.Bu çalışmada ayrıca, kaotik davranış gösteren tek ve iki hücreli özerk Gecikme Zamanlı Hücresel Sinir Ağı (GZHSA)'nın kesir dereceli modeli verilmiştir ve her iki kesir dereceli GZHSA'da sistem derecesi ??0.1 için, kaos gözlendiği nümerik simülasyonlarla gösterilmiştir. Ayrıca, sürekli zamanlı tek durum değişkenine sahip gecikme elemanlı özerk doğrusal olmayan kaotik sistemin kesir dereceli modeli de verilmiştir. Bu modelde, sistem derecesi ??0.2 için, kaos gözlendiği nümerik simülasyonlarla gösterilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kesir dereceli doğrusal olmayan sistemler, Genelleştirilmiş aktarım işlevi, Genesio-Tesi varsayımı, Kesir dereceli kontrol, Kesir dereceli kaotik sistemler.

Kaos
Vedat Çelik
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Görüntü iyileştirme ve onarma teknikleri

Görüntü iyileştirme, görüntünün kenarlarının, sınırlarının ya da parlaklığının belirginleştirilmesi gibi bazı özelliklerinin görüntünün daha iyi analiz edilmesi veya görüntülenebilmesi için iyileştirilmesi olarak ortaya konulabilir. İyileştirme işlemi, veri içerisindeki doğal bilgi miktarını arttırmaz. Ancak, seçilen bir özelliğin kolayca anlaşılabilir olması için o özelliğin dinamik sınırlarını artırır. Günümüzde birçok uygulamada (plaka tanıma, yüz tanıma, tıbbi ve askeri uygulamalar, adli soruşturmalar, doku analizi, v.b.) görüntü işleme teknikleri kullanılmaktadır. Bu tür uygulamalarda başarının yüksek olması görüntü kalitesiyle doğrudan ilişkilidir. Kaliteli görüntü almak için gereken kameralar ise uygulama maliyetini yükseltmektedir. Bu ihtiyacı karşılamak üzere düşük çözünürlüklü görüntüler bazı algoritmalarla yüksek çözünürlüklü görüntülere dönüştürülebilmektedir. Bu sayede basit kameralar kullanarak yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edilebilmesi ve uygulamaların başarılarının yükseltilmesi hedeflenmiştir.MATLAB hazır fonksiyonlar ve programlama yoluyla birçok alandaki yoğun matematiksel algoritma ve işlemlerin gerçekleştirilmesini sağlayan bir matematiksel çözüm platformudur. Bu çalışmada, MATLAB geliştirme ortamının sağladığı özellikler de kullanılarak görüntü işlemeye yönelik uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Uygulamalarda; MATLAB görsel ara yüz tasarlama aracı olan .GUIDE. özellikleri kullanılmıştır. Bu tezde; Wiener, Medyan ve Gauss filtreleri kullanılarak, görüntü iyileştirme ve onarmaya yönelik deneysel çalışmalar yapılmıştır. Bozulma fonksiyonları bilinen test görüntüleri üzerinde yapılan deneysel çalışmalar neticesinde; Ters Fourier filtresinin hareket bulanıklığı ve Gauss biçimli bulanıklık etkilerinin giderilmesinde, Wiener Süzgecin bulanıklık ve gürültü etkilerinin bir arada olduğu etkilerin giderilmesinde, Medyan Süzgecin tuz biber gürültüsünün kaldırılmasında ve Gauss Biçimli süzgecin Gauss Biçimli gürültünün kaldırılmasında daha başarılı olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Sözcükler: Sayısal Görüntü, Sayısal Filtre, Görüntü İşleme, Görüntü Onarma

Fourier dönüşümüFourier serilerGauss+5
Mücella Özbay Karakuş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Güç kalitesi için dalgacık dönüşümü ve destek vektör makine tabanlı bir olay tanıma tekniğinin geliştirilmesi

Güç kalitesi, son yıllarda olduğu gibi gelecekte de, güç sistemlerinde aranan önemli özelliklerinden birisi olacaktır. Güç kalitesi problemleri, sistem üzerindeki elemanlarda ve sisteme bağlı yüklerde; arıza ve hatalı çalışma gibi olumsuz durumlar meydana getirmektedir. Bu nedenle, güç sistemlerinde meydana gelen güç kalitesi problemlerinin belirlenmesi ve oluşabilecek olumsuz durumların ortadan kaldırılması gerekmektedir.Bu tezde, güç kalitesi problemlerine neden olan güç sistemi olaylarının türünü belirlemeye yönelik, bir akıllı tanıma tekniği geliştirilmiştir. Güç sistemi olaylarının türünü belirlemek için üç fazlı gerilim sinyalleri kullanılmıştır. Geliştirilen tanıma tekniğinde önce, üç faz olay gerilim sinyallerine, normalizasyon ve segmantasyon işlemi uygulanmıştır. Sonra, dalgacık dönüşümü yöntemi kullanılarak, olay sinyallerinin dalgacık dönüşümü katsayıları elde edilmiştir. Daha sonra, bu katsayılara iki aşamalı özellik çıkarım işlemi uygulanarak, üç faz olay gerilim sinyallerinin ayırt edici özelliklerini temsil eden ve veri boyutunu indirgeyen etkili bir özellik vektörü elde edilmiştir. Akıllı tanıma tekniğinin son aşamasında ise, yapay sinir ağlara göre hem tanıma süresi hem de başarım oranı açısından oldukça iyi performans gösteren destek vektör makine sınıflandırıcı kullanılarak güç sistemi olay türleri belirlenmiştir. Destek vektör makine sınıflandırıcının parametreleri, 10-kat çapraz geçerlilik testi uygulanarak elde edilmiştir.Geliştirilen akıllı tanıma tekniğinin çıkışından elde edilen arıza olaylarına, ileri analiz işlemi uygulanmıştır. Bunun sonucunda, güç sisteminde meydana gelen gerilim çökmesi ve güç kalitesi bozulma türleri belirlenmiştir.Geliştirilen tekniğin performansını değerlendirmek için, gerçek güç sistemi olay verileri ve ATP/EMTP modelinden elde edilen benzetim olay verileri kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, geliştirilen tanıma tekniği üç faz olay türlerini yüksek doğrulukla sınıflandırmaktadır. Gürültülü olay verileri için elde edilen tanıma sonuçlarına göre, geliştirilen tanıma tekniği gürbüz bir yapıya sahiptir. Ayrıca bu teknik, düşük sayıdaki olay verileri ile eğitim işlemi gerçekleştirilse bile, yüksek doğrulukta tanıma yapabilmektedir.

Dalgacık dönüşüm tekniğiGüç kalitesiSınıflandırma
Hüseyin Erişti
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgisayar ağları için saldırı tespit sistemi tasarımları ve FPGA ortamında gerçekleştirilmesi

Bilgisayar ağlarının güvenliğinin sağlanması için araştırmacılar güvenlik duvarları, antivirüs programları ve Saldırı Tespit Sistemleri (STS) gibi hem yazılım hem donanım tabanlı ürünler geliştirmektedirler. STS'ler ağ üzerindeki paketleri, değişik kriterlere göre değerlendirip saldırı paketi olup olmadığına karar veren sınıflandırma sistemleridir. Özellikle yoğun trafiğe sahip ağlarda STS'lerin çok hızlı çalışması ve geciktirme kaynağı olmaması çok önemlidir. Bundan dolayı donanım tabanlı STS'lerin geliştirilmesi için yapılan araştırmalar artarak devam etmektedir. STS'ler ile ilgili araştırmalar iki yönde sürdürülmektedir. Bunlar paketlerin daha hızlı ve daha doğru bir şekilde sınıflandırılabilmesi için, farklı sınıflandırma algoritmalarının kullanılması, geliştirilmesi ve bu algoritmaların üzerinde çalışacağı donanımsal yapının geliştirilmesidir.Bu tezde, Bilgisayar ağlarında çevrim içi çalışabilen bir STS'nin FPGA ortamında gerçekleştirilmesi ve uygulaması amaçlanmıştır. Bunun için; Yapay Sinir Ağları, Naive Bayesian ve Karar Ağacı gibi üç farklı sınıflandırma algoritması kullanılmıştır. Uygulama için ilk olarak önceden belirlenmiş eğitim verileri ile her üç algoritma eğitilmiş olup, test verileri kullanılarak çevrim dışı çalışmada algoritmaların başarımları gözlemlenmiştir.Tasarımı yapılan STS'nin çevrim içi çalışması için Altera Cyclone III tabanlı EPC3C40F484C7N FPGA platformunda, donanımsal bir SOPC sistem geliştirilmiştir. SOPC sistem, bilgisayar ağı ile iletişim sağlayan MAC modülü ve bir soft işlemciye sahiptir. STS'nin oluşturulması için önce FPGA'da donanımsal olarak oluşturulan MAC modülü ve soft işlemciyi konfigüre eden yazılım oluşturulmuştur. Daha sonra, ağdan gerçek zamanda alınan paketlerin özetlerinin elde edilmesini sağlayan yazılım ile bu paket özetlerini kullanarak çevrim içi paket sınıflandırmasının yapılması için üç farklı algoritmayı gerçekleştirecek yazılımlar oluşturulmuştur. Yazılımlar soft işlemcinin program hafızasına yüklenerek STS'nin çevrim içi çalışması sağlanmıştır. Çevrim içi çalışan sistem için gerekli testler yapılarak uygun sonuçların alındığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Saldırı Tespit Sistemi, Gömülü Sistem, Ethernet IP MAC Core, Alan Programlanabilir Kapı Dizileri (FPGA), Yongada Programlanabilir Sistem (SOPC)

Taner Tuncer
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Güvenilir sistem geliştirmede döngüde donanımsal benzetim tekniğin kullanımı ve uygulaması

Döngüde Donanımsal Benzetim (DDB) tekniği, Gömülü Kontrol Sistemlerinin (GKS) test aşamasında kullanılan ve donanımsal bileşenler içeren gerçek zamanlı bir benzetim tekniğidir. Diğer benzetim yöntemleri, gerçek zamanlı GKSlerinin test edilmesi için DDB tekniği kadar uygun değildir. Çünkü diğer benzetim tekniklerinde, GKS yazılımının sadece %20-30'unu oluşturan denetleyici algoritması ile diğer yazılım ve donanım bileşenleri, ayrı ve bağımsız alt sistemler olarak test edilmektedirler. DDB tekniğinde ise GKS bir bütün olarak ele alınıp en üst sistem seviyesinde değerlendirilmektedir. Bu tekniğin temel prensibi; GKS, gerçek hayatta kontrol edecekleri sistemler yerine içerisinde donanımsal bileşenler de içeren bir benzetim ortamı ile test edilebileceği düşüncesidir.Bu tezdeki temel amaç; DDB tekniği kullanılarak test edilmesi güvenlik açısından riskli ve maliyet açısından pahalı GKS sınanması için deneysel bir benzetim ortamının oluşturulmasıdır. Bu benzetim ortamı ile GKS pratik bir şekilde test edilebilmesi mümkün olacaktır. Kurulacak olan bu benzetim ortamının performansı, elektrik makineleri alanındaki bir veya daha fazla kontrol uygulaması üzerinden gösterilecektir. Bu amaç doğrultusunda; Laboratuar ortamında gerçekleştirilmesi zor olan elektrik makineleri sürücü sistemlerinin geliştirilmesine ve test edilmesine yönelik bir DDB ortamı gerçekleştirilmiştir. Ayrıca bu benzetim ortamı, ileride daha farklı uygulamaların geliştirilmesine ve test edilmesine imkân verecek şekilde modüler bir yapıda tasarlanmıştır. Bu çalışma ile oluşturulan modüler deneysel benzetim ortamı, GKS geliştirilmesi alanında yapılan araştırmaların uygulama tarafını tamamlayacak önemli bir adımdır.

Benzetim tekniğiGerçek zamanlı benzetimKapı dizileri
Erkan Duman
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Anahtarlamalı relüktans motorda algılayıcısız konum kontrolü ve moment dalgalılığının azaltılması

Anahtarlamalı Relüktans Motorlar (ARM), gürültülü çalışmaları ve konum algılayıcılarına duydukları ihtiyaçtan dolayı endüstriyel uygulamalarda çok yaygın olarak kullanılamamaktadır. Ancak, eğer bu iki olumsuzluk önemli derecede giderilirse ARM'ler günümüz piyasasında bulunan birçok motor yerine kullanılabilecek düzeye gelebilir.Literatürde akustik gürültünün birincil sebebi olarak radyal kuvvetler gösterilmektedir. Eğer biz radyal kuvvetlerin etkisini azaltabilirsek, akustik gürültüyü de azaltmış oluruz. Bu tezin amaçlarından biri gürültüye sebep olan radyal kuvvetlerin azaltılmasıdır. Bunun için de, motorun ya kontrol ya da manyetik devresinde iyileştirmeler yapılabilir.Bu amaçla ilk etapta, tasarlanacak 8/6 ARM'nin boyutları belirlendikten sonra, motorun manyetik devresi esas alınarak yapılan geliştirmelerle (örneğin rotor ve stator kutuplarına şekil verme yöntemi) dört tip ARM tasarlanıp bir birleriyle karşılaştırılmıştır. Endüstride kullanılan motorlarla karşılaştırmak için dalgıç pompa tipi 8/6 kutuplu dört fazlı ARM üretilmiştir. Tasarlanan modellerin manyetik analizini yapmak için Sonlu Elemanlar Yöntemi (SEY) kullanılmıştır. Bunun için deANSYS 10.0 paket programı kullanılmıştır. İncelemelerin sonucunda radyal kuvvettin etkisi standart tip bir ARM'ye göre %19.03 seviyesinde azaltılmıştır.Bu çalışmanın ikinci etabını ise ARM'nin algılayıcılı ve algılayıcısız kapalı çevrim hız ve akım kontrolü oluşturmaktadır. Bu kontrol algoritmaları hız ve akım kontrolünün dışında iki önemli problemin çözümünün de sağlanması planlanmıştır. Bunlardan biri tetikleme açılarını değiştirerek moment dalgalılığının azaltılması ile birlikte akustik gürültünün azaltılması diğeri ise ARM konumunun algılayıcı olmadan tespit edilmesidir. ARM'nin algılayıcısız konum tahmini için ise SEY yönteminden elde edilen ARM'nin manyetik karakteristikleri kullanılmıştır. Akı ve akım büyüklükleri yapay sinir ağlarına (YSA) giriş olarak verilip çıkışta ise konum elde edilmiştir.

Mehmet Polat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sonlu elemnalar yöntemiyle 3 boyutlu asenkron motor tasarımı

Asenkron makinelerin işletme kolaylığının ve kontrollerinin basit olmasının yanında, stator ve rotor oluk geometrileri bakımından aslında karmaşık yapılı makinelerdir. Sanayide yaygın kullanılmaları sebebiyle tasarımlarının maksimum verim ve en iyi moment değerlerini verecek şekilde yapılması gerekir.Asenkron motorların tasarımında günümüze kadar klasik yöntemler kullanılmaktadır. Klasik yöntemle yapılan tasarımlar sonucunda elde edilen asenkron motor, hedeflenen sonucu vermeyebilir. Bu nedenle sonlu elemanlar yöntemiyle asenkron motor tasarımı önemli ilgi görmektedir. Sonlu elemanlar yöntemi ile tasarım yapabilmek için ilk önce aynı yöntemle analiz yapabilmek gereklidir.Bu çalışmada, sonlu elemanlar yöntemi (SEY) kullanılarak asenkron motorun çözüm bölgesinde magnetik indüksiyon ve magnetik akı yoğunluğu değişimleri incelenmiştir. Bunun için Maxwell 3D paket programı kullanılarak analiz yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Asenkron Motor, Sonlu Elemanlar Yöntemi, Maxwell 3D

Elektrik motorları
Sevcan Aytaç Korkmaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kaos tabanlı sayısal haberleşme sistemlerinin benzetimi için bir grafik kullanıcı arabirim tasarımı

Bu çalışma, kaosun haberleşme sistemleri içerisindeki uygulama alanını ve kaos tabanlı haberleşme sistemlerinde kullanılan sayısal modülasyon ve demodülasyon tekniklerini içermektedir. Ayrıca bu tez, MATLAB/GUI ortamında tasarlanmış olan ve kaos tabanlı sayısal haberleşme sistemleri için araç olarak kullanılabilecek bir yazılım paketini anlatmaktadır. Kaos tabanlı sayısal haberleşme sistemi benzetim paketi (KSHSBP) olarak adlandırılan bu yazılım paketinin çalışma prensibi, kaos tabanlı sayısal modülasyon tekniklerine ait modellerin, farklı kaotik osilatörler (Chua, Lorenz, Rössler, Duffing) ve kanal gürültü etkisi gibi farklı şartlar altında benzetimlerinin gerçekleştirilmesini sağlamaktır. Görsel bir arayüz üzerinden benzetimlere ait sayısal ve grafiksel sonuçları da kullanarak kaotik haberleşme sistemleri ile ilgili temel bilgilerle birlikte, kullanılan modülasyon teknikleri ile ilgili kavramların öğrenilmesine yardımcı olmak KSHSBP 'nin öncelikli amacıdır. Dolayısıyla, KSHSBP sanal bir haberleşme laboratuvarı olarak eğitim amaçlı da kullanılabilir.

Hidayet Oğraş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

İnsan hareketlerinin takibinde karşılaşılan problemlerin çözümüne yeni yaklaşımlar

Bilgisayarların veri işleme kapasitelerinin gelişmesi, yüksek kaliteye sahip ucuz kameraların üretilmesi ve görsel izleme, denetleme ve yönetme ihtiyacının ortaya çıkmasına bağlı olarak günlük yaşamdaki birçok alanda görsel takip sistemlerinin kullanılma gereksinimi, son yıllarda araştırmacıların nesne takibi konusuna olan ilgisini arttırmıştır.Bu tez çalışmasında, birbirinden farklı üç gerçek dünya problemine çözüm sağlayan üç yeni görsel takip yöntemi sunulmaktadır. İlk takip yönteminde, kalabalık ortamlarda gezinti yapmakta olan insanların takibi amaçlanmaktadır. Gerçekleştirilen çoklu insan takip yöntemi ile sabit bir video kameranın görüş açısı içerisinde hareket halinde olan her kişiye, eşsiz bir kimlik numarası atanmaktadır. Ortamın değişen ışık miktarına ve dinamik arka plan görünümüne hızlı bir şekilde adapte olabilen çoklu insan takip yöntemi, kişi görünümlerinin kısmi kapatmaya maruz kalması gibi istenmeyen durumlarda takip işlemini yüksek bir başarım oranı ile sürdürebilmektedir.İkinci takip yöntemi, ten yakalama tabanlı istatistiksel insan eylem algılama yöntemidir. Gerçekleştirilen bu yöntem ile Alzheimer hastalarının tedavilerine destek sağlanmıştır. Önerilen takip yöntemi kullanılarak tedavi süresince belirli aralıklarda ilaç kullanması gerekli olan Alzheimer hastalarının vaktinde ilacı kullanıp kullanmadığının tespiti yapılabilmektedir. İlacın hasta tarafından alınıp alınmadığı bilgisi, hastanın el ve yüz uzuvlarının görsel takibi sonucunda elde edilir. Önerilen takip yöntemi yaklaşık %92 oranında doğru karar verebilmektedir.Üçüncü takip yönteminde ise tek kamera yardımıyla elde edilen 2-boyutlu video imgeleri kullanılarak 3-boyutlu vücut poz tahmini yapılmaktadır. Gerçekleştirilen poz tahmin yöntemi, 3-boyutlu yapay bir insan modelinin 2-boyutlu imge üzerine izdüşümünün hesaplanarak vücut eklem açılarının tahmin edilmesine dayanır. Güncel eklem açılarını tahmin edebilmek için her bir vücut bölümüne ait renk ve şekil bilgileri bir Bayesian çatısı altında birleştirilir. Tahmini eklem açıları kullanılarak 3-boyutlu yapay insan modelinin benzetimi gerçekleştirilir. Elde edilen 3-boyutlu yapay insan modeli yardımıyla ?yürüme?, ?koşma? ve ?zıplama? hareketleri başarılı bir şekilde takip edilmektedir.

Nesne izleme
Muhammed Fatih Talu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Dört kol mekanizmalı mekatronik bir sistemin akıllı yöntemlerle kontrolü

Bu tez çalışmasında bir serbest uyartımlı doğru akım motoru ile sürülen dört kol mekanizmasının krank açısal hızının akıllı ve dayanıklı yöntemlerle kontrolü gerçekleştirilmiştir. Motora bağlı olan krank döndüğü zaman atalet etkisinden dolayı krank açısal hızında periyodik dalgalanmalar gözlenir. Mekanizmanın tasarımında zamanlama gerekliliğinden dolayı krank hızının sabit olması gerekir. Bu çalışmanın amacı krank hızında oluşan salınımları minimuma indirgemektir.Krank açısal hızındaki salınımların azaltılması yönünde belirsizlikleri modellemede tercih edilen bulanık mantığın kullanılmasının uygun olacağı düşünülmüştür. Bulanık kümeler için kesin üyelik derecesinin bulunmasının zor olduğu durumlarda Tip-2 bulanık mantık tercih edilir. Tip-2 bulanık mantığın belirsizlikler ve parametre değişimlerine karşı etkinliği sayesinde iyi bir kontrol performansı elde edilebilir. Hem belirsizliklere karşı etkili bir yapı, hem de basit bir algoritma oluşturmak için Tip-2 Bulanık Mantık, Kayma Kipli Kontrol tekniğiyle birlikte kullanılmıştır. Giriş ölçüm belirsizliklerini de modellemek amacıyla yeni bir Nonsingleton Tip-2 Bulanık Kayma Kipli Kontrol yöntemi geliştirilmiştir. Yapılan benzetim çalışmalarına göre, kontrol performansı yönünden en iyi sonucu Nonsingleton Tip-2 Bulanık Kayma Kipli Kontrol yapısı vermiştir. Ancak Nonsingleton Tip-1 ve Nonsingleton Tip-2 Bulanık Kayma Kipli Kontrol yöntemlerinin ikisinin de kontrol performansı yüksektir. Bu iki yöntemin yüzdelik hata değerleri ve mutlak hataları arasındaki fark çok küçük değerler olduğundan uygulamada çok anlamlı değildir. Bu amaçla endüstriyel uygulamalar açısından bakıldığında, daha basit bir kontrol algoritması için Nonsingleton Tip-1 Bulanık Kayma Kipli Kontrol yapısının kullanılmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Bu farklı denetim yapılarının avantaj ve dezavantajları benzetim ve deneysel çalışmalarla ortaya koyulmuştur. Önerilen kontrol yönteminin etkinliğini gösteren benzetim ve deneysel sonuçlar verilmiştir.

Bulanık denetim algoritmalarıKayan kipli denetimMekanizmalar
Gonca Özmen Koca
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Üç fazlı eviriciyle beslenen doğrusal olmayan yüklerde harmonik eliminasyonu

Bu çalışmada, üç fazlı gerilim kaynaklı evirici uzay vektör darbe genişlik modülasyonu ile kontrol edilmiştir. Üç fazlı gerilim kaynaklı evirici çıkışına üç fazlı yıldız bağlı direnç yükü bağlanmıştır. Evirici çıkış gerilimi ve bu gerilimin harmonik düzeni Matlab/Simulink programıyla incelenmiştir. Matlab/Simulink programının çözümleme hızından kaynaklanan harmonikler alçak geçiren filtre ile elimine edilmiştir. Ayrıca bu uygulama deneysel olarak elde edilmiştir. Fakat her iki uygulama da çözümleme hızı ve alçak geçiren filtre devre karakteristiğinden dolayı evirici çıkış geriliminin ana harmonik genliği referans değerin altında olduğu gözlemlenmiştir. Harmonik genliklerini kontrol etmek için senkron referans kontrol yöntemi uygulanmıştır. Bu kontrol stratejisi hem doğrusal hem de doğrusal olmayan yükler için uygulanmıştır. Bu kontrol yöntemiyle istenilen harmonik elimine edilip, ana harmonik genliği referans değerde tutulmuştur.Senkron referans kontrol stratejisi Matlab/Simulink programıyla uygulanmıştır.

Darbe genişliği modülasyonuEviricilerHarmonik eliminasyonu
Fatih Demir
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Güç sistemlerinin planlanması için enerji talep tahmini

Elektrik enerjisine yönelik talep, her geçen gün hızlı bir şekilde artmaya devam etmektedir. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, enerji kaynaklarının önemli bir bölümünün tükenme sürecine girmesinin bir sonucudur. Bu nedenle, enerji piyasasında yapılacak yeni düzenlemeler çerçevesinde elektrik enerjisinin üretimi, iletimi ve dağıtımı için gereken kaynak, tesis ve sistemlerin ele alınması, elektrik sektörü için kritik öneme sahiptir.Elektrik sistem planlamasında; üretim, iletim, dağıtım ve tüketim aşamaları için, kısa, orta ve uzun vadeli çalışmalar ayrıntılı olarak yapılmaktadır. Enerji kullanımının yaygınlaşması, enerji sistemlerinin matematiksel olarak modellenmesini gerekli hale getirmiştir. Orta ve uzun vadeli genel enerji talebi ve bu talep içerisindeki elektrik enerjisi talebini ortaya koyan MAED, 1984 yılından beri Dünya Bankası'nın tavsiyesi üzerine Türkiye'de kullanılmaktadır.Bu tezde, enerji talep tahmin yöntemleri incelenmiş ve MAED modelinin kullanıldığı örnek bir çalışma yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Enerji talep tahmini, MAED modeli, elektrik enerjisi planlaması, enerji piyasası.

Elektrik güç sistemleriTalep projeksiyonlarıTalep tahmini
Harun Gülan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Biyomedikal verilerin akıllı sistemler ile sınıflandırma başarımlarının analizi

Medikal enformatik çalışma alanları içinde en popüler alanlardan birisi, biyomedikal verilerin bilgisayar destekli analizidir. Bilgisayar destekli hastalık teşhis sistemi adı verilen uzman sistemler, hastalık teşhisi karar aşamalarında uzman tıp personeline destek olmaktadır. Tıbbi teşhis sürecinin hassasiyetin korunarak hızlandırılması ancak uzman tıp personelinden elde edilen bilgi-beceriyle donanmış uzman yazılım sistemleri ile mümkündür. Literatürde bu amaca uygun olarak tıbbi verilerin akıllı sistem destekli yazılımlar ile analizine ait çok sayıda çalışma yapılmış ve yapılmaktadır.Akıllı sistemler, uzman tıbbi teşhis sistemlerinin en önemli parçasını oluşturururlar. Bir uzman tıbbi teşhis yazılımının hassasiyeti, yazılımın çekirdeği olan akıllı sistemin performansı ile birebir doğru orantılıdır. Bu nedenle, akıllı sistemlerin biyomedikal verilerin analizindeki başarımını etkileyen faktörlerin belirlenmesi, başarımı yüksek tıbbi teşhis yazılımlarının geliştirilmesinde önemli bir aşamadır.Bu tez çalışması, rahim kanseri, prostat kanseri, Parkinson, dermatoloji ve diyabet gibi medikal verilerin otuz beş akıllı sistem algoritmasıyla analizi ve bu algoritmaların sınıflandırma başarım faktörlerinin belirlenmesi hedefiyle gerçekleştirilmiştir. Akıllı sistemlerin medikal veri analizindeki başarımını etkileyebilecek çok sayıda faktörden öznitelik seçimi, verilerin ön-işlemesi, algoritma parametrelerinin değişiminin performansa etkisi ve algoritmaların topluluk öğrenmesi modellerinin geliştirilmesi incelediğimiz faktörlerdir. Yapılan çok sayıda deneysel çalışma bahsi geçen faktörler ile akıllı sistem algoritmalarının sınıflandırma başarımı arasında korelasyon olduğunu göstermiştir. Bu şekilde tıbbi teşhis hassasiyetinde kullanılmak amacıyla üretilecek uzman sistem yazılımlarına ait performansın, öznitelik seçimi, verinin ön-işlemesi ve topluluk öğrenmesi teknikleriyle arttırılabileceği hesapsal olarak gösterilmiştir.Bu çalışmada deneysel olarak test edilen akıllı sistem algoritmaları ve öznitelik seçim yöntemleri Matlab, Weka ve Microsoft Visual Studio yazılım geliştirme ortamlarında gerçekleştirilmiştir.

Akıllı sistemlerBiyomedikal mühendisliği
Akın Özçift
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Çok duyargalı imge modelleri ile araç sürücüsü kafa hareketlerinin değerlendirilmesi

Bu doktora araştırmasında aktif sürüş güvenliğiyle bağlantılı öğelerden biri olan sürücü kafa hareketleri incelenmektedir. Burada çok duyargalı modeller kullanarak sürücü yüz imgeleri değerlendirilmekte ve buna göre araç seyir halindeyken sürücü kafa hareketleri hakkında fikir edinilmektedir. Bu çalışmada kafa hareketlerinin alınması için ortalama-kayma yöntemi kulanılmış, ayrıca yeni ve henüz araştırma aşamasında bir yöntem olan asimetrik çekirdek ortalama-kayma ile başarım karşılaştırılması yapılmıştır. Sürüş esnasında sürücü ve arkalandaki nesnelerin her an değişik ışık koşullarına maruz kalması olasıdır. Bu sebeple değişen ışık koşullarında bağımsız sürücü imgesi üzerinde işlem yapabilmek için ikiz görme önerilmektedir. Bu fikirden yola çıkarak elde edilen derinlik haritasında, arkalandaki olumsuzlukların nasıl yok edilebileceği gösterilmiştir. Sürücü kafa hareketlerini alabilmek için video histogram farklarından faydalanılarak değişik ışık koşullarında görsel ve kızıl ötesi kameralarla sürücü veri tabanları oluşturulmuştur. Sürücü kafa hareketlerinin alındığı dizgelerde yön belirlemek amacıyla optik akışlar aracılığıyla görsel ve kızıl ötesi kameralarla elde edilen optik akışları karşılaştırmak için hareket vektörlerine ilişkin histogramlar çıkartılmıştır. Sürücü hareketlerinin analizi için ise Bayesian ve ARMA modelleri karşılaştırılmış, görsel ve kızıl ötesi kameralar kullanılarak performansları irdelenmiştir. Bir araç için kullanım kolaylığının yanı sıra rekabet edebilirliği için en önemli konunun maliyet olması sebebiyle web-kameraların kullanılabilirliği de tartışılmıştır. Ayrıca zor ışık koşullarında değişik bantlarda alınan imgelerde çalışabilmek için henüz çok yeni uygulama alanları bulan eğricikler üzerinde deneyler yapılmıştır. Bunun için hazır veri tabanlarındaki ısıl imgeler ile gerçek koşullardaki görsel ve kızıl ötesi sürücü imgeleri kullanılmıştır. Son olarak ise çok duyargalı modellerde sistemin çalışmasını göstermek üzere füzyon imgeleri üzerinde deneyler yapılarak elde edilen sistemin başarımı değerlendirilmiştir.

Akıllı sistemlerBilgisayarla görmeGörsel imge+1
Haluk Eren
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Matris çevirici ile beslenen sürekli mıknatıslı senkron motor sürücü tasarımı ve algılayıcısız hız denetimi

Birçok endüstriyel uygulamada, mekaniksel hareketler elektrik motorları kullanarak gerçekleştirilmektedir. Endüstride kullanılan elektrik motorları, üretilen enerjinin büyük bir oranını tüketmektedir. Elektrik motor kontrolü, sürekli artan elektrik enerji tüketiminde önemli bir rol oynar. Elektrik motoru sadece sabit hızda değil, aynı zamanda değişken hızlarda da çalışmaktadır. Teknolojideki son gelişmeler elektrik motoru sürücü sistemlerinin gelişimini desteklemiştir.Ticari motor sürücü sistemleri genellikle iki-seviyeli eviriciler kullanılarak yapılmaktadır. Ancak, bu tip motor sürücüleri, büyük dc-link kapasitesine ihtiyaç duyması, çift-yönlü güç akışına müsaade etmemesi, düşük Toplam Harmonik Bozulması (THD) elde etmek için büyük giriş filtresine ihtiyaç duyması, dört-bölgeli çalışma kabiliyetinin olmaması gibi bazı dezavantajlara sahiptir. Tüm bu dezavantajlar, ac-ac dönüşümü doğrudan gerçekleştiren bir matris Çevirici kullanılarak giderilebilir.Endüstrinin vazgeçilmez bir parçası olan asenkron motorlar, yerlerini son zamanlarda daha verimli, kompakt ve yüksek momente sahip Sürekli Mıknatıslı Senkron Motorlara (PMSM) bırakmaya başlamıştır. Ayrıca, PMSM'nin algılayıcısız bir hız kontrolü yöntemiyle birleştirilmesi ile daha verimli bir motor sürücüsü elde edilebilir. Bunlara ek olarak, PMSM'nin algılayıcısız hız kontrolü bir matris Çevirici ile desteklendiğinde çok daha verimli motor-sürücü çifti elde etmek mümkündür.Bu tez çalışmasında; matris çeviricilerin eviricilere, PMSM'nin asenkron motora ve algılayıcısız kontrolün algılayıcılı kontrole göre olan bazı avantajlardan dolayı, bu üç sistemin birleşmesi ile daha yüksek performans ve verimli bir sürücü sistemini göstermek amacıyla matris çeviriciden beslenen algılayıcısız PMSM sürücüsü tasarlanmıştır. Tasarlanan motor sürücü sistemi kompakt bir yapıya sahiptir. Ayrıca sistemin kontrolü düşük maliyetli bir dijital kontrolör kullanılarak gerçekleştirilmiştir.

Kalman filtreMatris çeviricilerSürekli mıknatıslı senkron motorlar+1
Ömür Aydoğmuş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

İnverter ve matris konverterden beslenen vektör kontrollü senkron motor sürücülerde amortisör sargıları ve çıkıklık etkileri

Bu çalışmada, öncelikle doğru akım motorlu sürücü düzeneklerle alternatif akım motorlu sürücü düzenekler karşılaştırılmıştır. Buradan özellikle yüksek güçlerde senkron motorların kullanım zorunluluğu neticesine varılmıştır. Ayrıca inverter ve doğrudan frekans çevirici yapıları ele alınmıştır. Özellikle birim güç faktöründe ve dört bölgeli çalışma olanağı sağlayan matris konverterden beslenen senkron motorlu sürücü düzeneğin inverter beslemeli sürücü düzeneklere alternatif bir yapı oluşturacağı görülmüştür. Buradan hareketle öncelikle inverter beslemeli senkron motorun kontrol yöntemleri açık çevrim ve self kontrol başlıkları altında incelenmiştir. Bu kontrol yöntemleri senkron motorun altı adımlı kare dalga inverterden beslenmesi durumu için Matlab/Simulink modelleri oluşturularak detaylı olarak incelenmiştir. Ayrıca amortisör sargısı ve çıkıklığın self kontrollü senkron motorun dinamik ve sürekli durum performansı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bu inceleme senkron motorun akım kaynaklı ve gerilim kaynaklı inverterden beslenme durumları için ayrı ayrı karşılaştırmalı olarak sunulmuştur.Bir sonraki aşamada 3-fazlı matris konverter yapısı ve kontrol algoritmaları ele alınmıştır. Basitleştirilmiş Venturini algoritması kullanan matris konverter yapısı detaylı olarak incelenmiştir. Bu algoritmayı kullanan matris konveterden bir RL yükünün ve senkron motorun beslenmesi durumları yine Matlab/Simulink modeli oluşturularak incelenmiştir. Sonraki aşamada ise matris konverter beslemeli senkron motorun açık çevrim v/f ve self kontrolüne ilişin Matlab/Simulink modelleri oluştrularak sonuçları detaylı olarak irdelenmiştir. Matris konverter beslemeli senkron motorun self kontrolüne ilişkin çalışmada birim güç faktörü ve dört bölgeli çalışmaya ilişkin sonuçlar ortaya konmuştur. Amortisör sargısı ve çıkıklığın matris konverter beslemeli self kontrollü senkron motorun dinamik ve sürekli durum performansı üzerindeki etkileri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.Son olarak 3-fazlı bir matris konverterden beslenen senkron motorun uygulama düzeneği gerçekleştirilmiştir. Basitleştirilmiş Venturini algoritması kullanılarak kontrol edilen bu sürücü düzenek ile bir RL yükünün ve senkron motorun direkt beslenmesine ilişkin benzetim ve deneysel sonuçlar karşılaştırılmıştır. Ayrıca matris konverterden beslenen senkron motorun açık çevrim v/f kontrolü deneysel ve benzetim sonuçları karşılaşılaştırılarak incelenmiştir.

Abuzer Çalışkan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

EEG ve EKG işaretlerinden örüntü tanıma uygulamaları ve karşılaştırılması

Uykuya ilişkin fizyolojik veya hastalıklı bir durumun değerlendirilmesinde kullanılan geleneksel Polisomnografi tekniği, karmaşıklığı ve maliyeti nedeniyle birtakım dezavantajlara sahiptir. Son zamanlarda bu tekniğe alternatif olarak, tanı ve değerlendirmede yeni otomatik tanı teknikleri üzerinde çalışılmaktadır.Bu çalışmanın temel amaçlarından birincisi, uyanık durumdan uyku durumuna geçiş sürecinde kaydedilen Electroensefolagram (EEG) işaretlerinden, kişinin uyanıklık seviyesini tespit eden bir otomatik örüntü tanıma sistemi sunmaktır. Sunulan bu sistemde, EEG işaret örüntülerinin karakteristik özelliklerinin ortaya çıkarılması için Dalgacık Dönüşümü (DD) tabanlı iki ayrı özellik çıkarım yöntemi kullanılmıştır. Bu özellik çıkarım yöntemlerinin her birinin etkinliği, Yapay Sinir Ağları (YSA), En Küçük Kareler Destek Vektör Makineleri (EKK-DVM) ve Uyarlamalı Sinirsel Bulanık Çıkarım Sistemi (Adaptive neuro-fuzzy Inference System (ANFIS)) sınıflandırıcıları üzerinde test edilmiştir. Uyanıklık seviyesinin tespiti için kullanılan bu altı farklı sınıflandırma yaklaşımının performans karşılaştırılması yapılmıştır.Bu çalışmanın ikinci temel amacı ise kişinin gece boyunca alınan Elektrokardiyogram (EKG) kaydından, önemli bir halk sağlığı problemi olan, Obstruktif Uyku Apne Sendromu (OUAS) hastası olup olmadığını belirleyen bir otomatik örüntü tanıma sistemi sunmaktır. Bu sistemde öncelikle DD analizine dayalı bir algoritma kullanılarak, EKG kaydından Kalp Hız Değişkenliği (KHD) ve EKG'den Türetilen Solunum (ETS) işaretleri hesaplanmıştır. Daha sonra gerek KHD ve gerekse ETS işaretlerinin karakteristik özelliklerinin ortaya çıkarılması için yine DD tabanlı iki ayrı özellik çıkarım yöntemi kullanılmıştır. Sistemin sınıflandırma kısmında ise biri YSA, diğeri ise EKK-DVM olmak üzere iki farklı sınıflandırıcı kullanılmıştır. Bu otomatik örüntü tanıma sistemi ile EKG kayıtlarından kişinin OUAS hastası olup olmadığının tespiti için on iki farklı sınıflandırma yaklaşımı yapılıp, bu yaklaşımların test performans sonuçları karşılaştırılmıştır.Ayrıca bu tezde sunulan her iki sistem, performans açısından literatürdeki benzer çalışmalar ile kıyaslanmıştır.Anahtar Kelimeler: Uyanıklık Seviyesi, Obstruktif Uyku Apne Sendromu (OUAS), EEG, EKG, Kalp Hızı Değişkenliği (KHD), EKG'den Türetilen Solunum (ETS), Örüntü Tanıma, Dalgacık Dönüşümü (DD), En Küçük Kareler Destek Vektör Makineleri (EKK-DVM), Yapay Sinir Ağları (YSA), Uyarlamalı Sinirsel Bulanık Çıkarım Sistemi (ANFIS).

ApneSınıflandırmaUyanıklık+1
Abdulnasır Yıldız
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İki senkron generatörlü dinamik güç sistemlerinde küçük işaret kararlılığının analizi

Bu çalışmada, sonsuz güçlü baraya bağlı bir ve iki senkron generatörden oluşan iki ayrı dinamik sistemin küçük genlikli ve düşük frekanslı küçük işaret bozucular karşısındaki kararlılığı analiz edilmiştir.Güç sistemlerinin dinamik kararlılık çalışmalarında kullanılmak üzere senkron generatörlerin farklı dereceden çeşitli basitleştirilmiş modelleri literatürde önerilmiş ve kullanılmıştır [4-22]. Rotor dinamiğine ilave olarak rotor sargı dinamiğinin de dikkate alındığı fakat d ve q eksenlerindeki sönüm sargılarının (kd, kq) etkisinin, stator sargı direncinin (rs) ve stator akı değişimlerinin ( ve ) ihmal edildiği 3. dereceden Sonsuz Güçlü Baraya Bağlı Senkron Generatör (SGBSG) model en çok kullanılan modeldir.Bu çalışmada; literatürde yer alan çalışmalardan farklı olarak; stator sargı direnci (rs) ve stator akı değişimlerinin de dikkate alındığı senkron generatörün t modeli kullanılmış ve sonsuz güçlü baraya bağlı tek ve çift senkron generatör sistemlerinin dinamik modellerinin ayrı ayrı Matlab/Simulink ile benzetimi yapılmıştır. Ayrıca bu çalışmada SGBSG sisteminin kararlılığını arttırmak amacı ile literatürde yer alan doğrusallaştırılmış model kullanılarak tasarlanan klasik Güç Sistem Kararlı kılıcıların (GSK'ların) seçilen çalışma noktasının değişmesi durumunda önemli derecede performans kaybına uğradıkları bilindiğinden, güç sistemlerinde çalışma noktasını ve hat empedansı gibi diğer bazı sistem parametrelerinin değişmesi durumunda dahi performans kaybına uğramayan, dayanıklı (robust) yapıya sahip Bulanık mantık tabanlı Güç Sistem Kararlı kılıcısı (BGSK) tasarımı gerçekleştirilmiştir. BGSK'lı sistem performansı ile Klasik GSK'lı ve ek destekleyici kontrolör içermeyen sadece otomatik gerilim regülatörünün (OGR'nin) bulunduğu sistemlerin küçük işaret bozucular karşısındaki performansları karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Güç sistem kararlı kılıcısı, Bulanık mantık kontrolör, GSK, OGR, küçük işaret kararlılığı

Beyda Taşar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Telsiz ve telekomünikasyon terminal ekipmanlarının ışınımla yayınım dalga örüntüsünün çıkarılarak sınıflandırılması

Günümüzde birçok mühendislik uygulamaları örüntü tanıma sistemlerine yönelmektedir. Örüntü tanıma, aralarında ortak özellik noktaları bulunan ve bir ilişki kurulabilen karmaşık yapıdaki işaret örneklerini veya nesneleri bazı belirlenmiş özellikler veya karakterler yardımıyla ile tanımlama veya sınıflandırmadır. Örüntü tanıma, ön işlem, özellik çıkarma ve sınıflandırma olmak üzere üç aşamada yapılır. Örüntü tanımanın en önemli kısmı özellik çıkarmadır. Çünkü sınıflandırıcı belirlemede en önemli etken, doğru özellikleri tespit etmektir.Bu çalışma için, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bünyesine yer alan Piyasa Gözetimi Laboratuarından telsiz ve telekomünikasyon terminal ekipmanlarına ait ışınımla yayınım dalga işaretleri elde edilmiştir. Bu işaretlere, dalgacık paket dönüşüm zaman-frekans gösterim entropilerine dayalı özellik çıkarım tekniği uygulanmıştır. Elde edilen özellikler, geri yayınım yapay sinir ağlarına verilerek, sınıflandırma yapılmıştır. Cihaz tipi belirlenmesi amaçlı sistemden, % 92 doğru tanıma başarımı elde edilmiştir. Bu yöntemin özellikle telekomünikasyon alanında, karar verici ve yardımcı olarak kullanılmasının güvenirliği artıracağı düşünülmektedir.

Zekeriya Oral Yağdıran
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Gerçek zamanlı durum izleme ve arıza teşhisi için bağışık akıllı hesaplama tekniklerinin geliştirilmesi

Bakım işlemi endüstriyel ürün süreci ve verimlilik için önemlidir. Kestirimci bakım reaktif bakıma göre beklenmeyen arıza durumunda maliyetlerin azaltılması için daha etkilidir. Bazı sistem parametrelerinin ölçülmesi ile veri toplamaya dayanan durum izleme tabanlı kestirimci bakım, alınan verilerden belirli özellikleri çıkarıp arıza tespiti, teşhisi veya tahmini için kullanılır.Bu tezde, gerçek zamanlı ve çevrimiçi durum izleme ve arıza teşhisi için akıllı hesaplama tekniklerinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu amaç doğrultusunda teorik yöntemler geliştirilerek pratik uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Endüstriyel sistemlerde çok yoğun kullanılan ve önemli bir bileşen olan elektrik makinaları tez kapsamında uygulama problemi olarak seçilmiş ve bu makinalarda arıza tespiti, teşhisi ve tahmini için akıllı hesaplama tekniklerine dayalı gerçek zamanlı yöntemler geliştirilmiştir.Tezin teorik yönünü kapsayan yöntem geliştirme aşamasında arıza tespit, teşhis ve tahmini için yapay bağışık sistemler, destek vektör makinalar, yapay sinir ağları ve bulanık mantık tabanlı algoritmalar önerilmiştir. Önerilen algoritmaların yakınsama hızları ve teşhis performanslarını arttırmak için algoritmaların parametreleri parçacık sürü optimizasyonu, klonal seçim ve genetik algoritma ile ayarlanmıştır. Ayırt edici özelliklerin çıkarılması için sinyal işleme tabanlı yöntemler geliştirilmiştir. Geliştirilen yöntemler farklı çalışma hızlarında ve az veri gereksinimi ile arızaları belirlemektedir.Tez çalışmasının uygulama aşamasında ise oluşturulan deney düzeneği ile sistemden sinyallerin alınması sağlanmıştır. Önerilen yöntemler çevrimiçi olarak gerçekleştirilmiş ve gerçek zamanlı olarak Altera Cyclone III FPGA kartı üzerinde uygulanmıştır. Geliştirilen yöntemler yapılan deneysel çalışmalar ile doğrulanmıştır.Sonuç olarak, bu tezde geliştirilen teknikler tez sürecinde yürütülen FÜBAP ve TUBİTAK 1001 araştırma projeleri ile desteklenmiştir. Yapılan çalışmalar ulusal ve uluslararası düzeyde bilimsel yayınlar ile sonuçlandırılmıştır.

Akıllı sistemlerArızaArıza analizi+4
İlhan Aydın
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeni bir sayısal damgalama tekniği ile biyometrik uygulamalar

Bilgisayar ve elektronik teknolojisindeki gelişmeler ve internet kullanımının yaygınlaşması akıllı ve uzaktan kontrollü güvenlik sistemlerinin günlük hayatımıza yaygın olarak girmesine de imkân sağlamıştır. Biyometrik sistemler kişilerin yanında herhangi bir araç taşımadan kendi biyometrik özelliklerinin sorgulanmasıyla oluşturulan kişi tanımaya yönelik geliştirilen güvenlik sistemleridir. Bu sistemlerin gelişimi hem bilgisayar ve ağ teknolojisi hem de elektronik teknolojisindeki gelişmeler paralelinde her geçen gün artmaktadır. Sistem tasarımında güvenlik ve başarım düzeyinin artırılması amacıyla sayısal damgalama yöntemleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Biyometrik bir sistemin amacı ve kullanım yerine göre sayısal damgalama alanında geliştirilen yöntemler tek başına veya birbirleriyle ilişkili olarak kullanılabilmektedir.Bu tez çalışmasında renkli biyometrik resimler için yeni bir sayısal damgalama yöntemi sunulmuştur. Geliştirilen yöntemin başarımı Ayrık Kosinüs Dönüşümü, Ayrık Dalgacık Dönüşümü, Tekil Değer Ayrışımı Yöntemi gibi literatürde yoğun olarak kullanılan yöntemlerle karşılaştırılmıştır. PSNR, BER, NC oranı, hesaplama süresi ve histogram eğrisi gibi ölçütler ile kıyaslanarak sonuçlar değerlendirilmiştir.

Şengül Doğan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00