
5
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Doğu Akdeniz enerji kaynaklarına yönelik Türkiye üzerinden boru hattı güzergâhı belirlenmesi ve incelenmesi
Doğu Akdeniz enerji kaynaklarının transfer sürecinde Türkiye'nin önemli bir jeopolitik konumda olması ülkenin ekonomik anlamda güçlü bir pozisyonda yer almasına destek sunmaktadır. Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin erişimi ve ulaşımında olan potansiyel enerji rezervleri tespit edilmesi ile ilgili olarak başlanan çalışmada, yenilenebilir enerji kaynaklarından, jeotermal, rüzgâr, dalga, güneş, biyokütle ve okyanus-termal enerji dönüşümü potansiyelleri ve bunların kullanıma uygun olup olmadığı değerlendirilmiştir. Ardından, konvansiyonel enerji kaynakları olan hidrokarbon rezervlerine oluşumundan potansiyeline incelemelerde bulunulmuş; gaz hidratların, petrol ve doğal gazın bölgedeki miktarlarının tespitine çalışılmıştır. Doğu Akdeniz'de, bilinen ve beklenen rezervlerin ışığında doğalgazın bölgedeki kaynakları da göz önüne alarak değerlendirilmesi yapılmıştır. Doğalgaz taşınımında Avrupa ve Asya arasında bir kavşak olan Türkiye'de bulunan boru taşınımı hatlarının da incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, Doğu Akdeniz'den çıkabilecek olan doğalgazın, yine uygulamada olan hatlar ile bağlantı kurulabilecek şekilde taşınmasına yönelik olarak araştırmalar gerçekleştirilmiştir. Mavi Vatan hatları da göz önüne alınarak hazırlanan boru hattı projesinde; Doğu Akdeniz enerji kaynakları, Türk limanlarının performans ve imkânları özelinde güzergâh için tüm yönleri ele alınmıştır. Boru hattının Türkiye anakarasına bağlantı noktası olarak Mersin limanı tespit edilmiştir. Dünya genelinde faaliyette bulunmuş diğer doğalgaz taşıma hatları, boru hattının sürdürülebilirliği açısından önem arz eden güvenlik uygulamaları, Doğu Akdeniz'de geçmişte oluşturulmuş diğer boru hattı projeleri ve açık deniz platformları ile boru hattının çevresel değerlendirmeleri incelenmiş ve değerlendirmeye katılmıştır. Son kısımda boru hattının olabilecek düzeyde tasarımı ve ilişkili teknik detayları sunulmuş ve nihayetinde değerlendirilmesi yapılmıştır.
Otonom gemilerin askeri alanda kullanımı ve potansiyel etkileri
Günümüz teknolojisinde insansız araçların kullanımı hemen hemen her sektörde artış gösterirken deniz dünyasında da insansız ve otonom kontrollü araçların kullanımı giderek önem kazanmaktadır. Otonomi kavramı temel olarak insan beyni gibi değişen ve gelişen, tecrübe kazanan, üretilirken tanımlanmamış durumlarla karşılaştığında dahi zekice kararlar alabilen sistemleri niteler. Otonom deniz araçları sivil ve askeri alanlarda kullanım alanı bulmaktadırlar. Denizcilik gibi zor bir sektörde otonom araçların kullanılması insan hayatının kolaylaştırılması açısından artık bir zorunluluk halini almıştır. Çalışma kapsamında öncelikle dünyada ve ülkemizde insansız deniz araçları hakkında yapılan araştırmalara yer verilmiştir. İnsansız (robotik) akıllı araçlar diye tanımlanan otonomlar ve çalışma prensipleri ile ISPS kod uygulamalarına uyumu ise literatür kapsamında inceleme konusu olarak seçilmiştir. Anahtar kelimeler: Otonomi, İnsansız Deniz Aracı, Derin Öğrenme, Deniz Güvenliği
Yerel yönetimlerde kıyı tesisi işletmeciliğinin değerlendirilmesi: Balıkesir örneği
Ulaştırma sektörü, diğer tüm sektörler ile etkileşim halindedir. Bu yüzden sektörlerdeki gelişmelerin hızlanması, yavaşlaması ya da engellenmesi ulaştırma sektörüne bağlıdır. Deniz taşımacılığı, ulaştırma sektörünün önemli kollarından birisidir. Taşıma kapasitesinin büyüklüğü ve ucuzluğu sebebiyle doğru uygulandığında dünya ticaret hacminde en büyük oranlı taşımacılık olmaktadır. Yeni ticaret kapıları ve pazarlar doğuran limanlar, ülkelerin dünyaya açılan kapıları olup bölgesel ve ülke ekonomisine de katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada belediyeler, oluşma nedenleri ve görevleri, yerel yönetimlerde liman işletmeciliği, liman çeşitleri ve hizmetleri, liman yönetimi, Türkiye'deki limanlar ve durumları, liman yeri seçimi, liman planlaması, bölgeye etkileri ve liman yapılırken izlenen yollar incelenmiş ve Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen Erdek Feri İskelesi, Paşalimanı(Balıklı) İskelesi, Avşa İskelesi, Ekinlik İskelesi, Marmara İskelesi, Çınarlı İskelesi ve Saraylar Limanı isimli limanların mevcut durumu SWOT-PEST analizi ile değerlendirilmiştir.
İstanbul boğazı mevcut seperasyon hattının akıntı kaynaklı gemi kaza riskleri temelinde değerlendirilmesi ve kaza risklerini minimize etmek için en uygun seperasyon hattı önerisinin getirilmesi
Dünya taşıma gereksinimlerinin %80'nden fazlası denizyolu ile taşınmakta olup, yılda 38000'den fazla gemi İstanbul Boğazı'ndan bu taşımacılıktan payını alabilmek için geçiş yapmaktadır. İstanbul Boğazı gemiler açısından keskin manevra gerektiren güzergâh ve aynı anda iki farklı yönde akıntı rejiminin gözlemlenmesi nedeniyle en tehlikeli su yolları arasında gösterilmektedir. Karşılıklı gemi geçişlerinin olması ile bu tehlike çok daha yüksek oranlara ulaşabilmektedir. Bu tez çalışmasında İstanbul Boğazı yapısı kaynaklı akıntı rejimi ele alınarak, İstanbul Boğazı için en uygun trafik ayrım düzeni önerisi sunmak üzere Gemi Köprüüstü Simülatörleri tabanlı risk analizi çalışması yapılmıştır. Simülatörler üzerinde farklı gemi boyutlarına göre, çevresel ve akıntı değişkenleri tanımlanarak, kaza risklerini minimize etmek için en uygun seperasyon hattı önerisi sunulmuştur.
Morphodynamics of gravel beaches and their response to nourishment
Modeling the long term beach morphology after nourishment provides a better understanding of the nature of the beach. In this thesis, the morphodynamics of a gravel beach at Kalemyel Bay after two nourishments in March 2020 and March 2021 are modeled. The model of each year focuses on four cross-sections and their profile evolution in one year after the nourishment. SWAN software is used to model the wave climate which has the most important factor for the profile evolution. 8 wave conditions that have the highest impact on the profile evolutions have been selected and used in the morphology model. The morphologic changes due to cross-shore sediment transport are simulated in XBeach-G. Longshore sediment transport is modeled with the diffusion equation. The results obtained from the longshore model are superposed on the XBeach-G outputs of the cross-sections. The results of the XBeach-G of the profiles after the nourishment in March 2020 remain less evolved compared to the site measurements. This may imply that an unconsidered storm occurred in Summer 2020 at Kalemyel Bay. The results of the XBeach-G for the nourishment in March 2021 are in line with the long-term estimations of the Boğaziçi University Coastal Engineering Laboratory. However, for simulations of both years, longshore transport is overestimated especially on the west side of the beach. The irregular beach fill along the shore affects the longshore transport results. Still, there is a dominance of the cross-shore transport over the longshore transport. The average beach width loss due to cross-shore transport after second nourishment, where the average width gain was 5.90 m, is 3.65 m, while for longshore transport this amount is 1.64 m. It is deduced that the nourishment can be designed such that the fill is thicker in the middle of the beach than the sides since the material will move to the ends of the domain in time.