
133
Arşivlenen Tez
1
DOI Atanmış
1%
DOI Oranı
Departman Tezleri
İlköğretim okulu sınıf ve branş öğretmenlerinin örgütsel sosyalleşme düzeyler(Antalya ili örneği)
Bu çalışmanın amacı; ilköğretim okullarında görevli öğretmenlerin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin ne olduğunun belirlenmesidir.Araştırma betimsel niteliktedir. Çalışmanın evrenini, 2005?2006 öğretim yılında Antalya il merkezinde bulunan 178 resmi ilköğretim okulundaki 3600 öğretmen oluşturmaktadır. Örneklem 600 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini belirlemede tabakalı örneklem kullanılmıştır. Belirlenen sayıda öğretmen tesadüfi olarak seçilmiştir.Araştırmada, Kartal (2003) tarafından geliştirilen `Örgütsel Sosyalleşme Ölçeği' kullanılmıştır. Veriler, SPSS for Windows 10,0 bilgisayar programları kullanılarak analiz edilmiş, verilen cevapların frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Araştırmada verilerin istatistiksel analizinde açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi, birinci mertebeden faktör analizi, t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Anlamlılık değeri .05 olarak alınmıştır. Farklılığın anlamlı olduğu durumlarda farkın hangi gruplar arasında olduğunun anlaşılması için Post Hoc LCD ve Dunnett's C testleri yapılmıştır.İlköğretim okulu sınıf ve branş öğretmenlerinin örgütsel sosyalleşme düzeylerine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğu tespit edilmiştir. Sınıf ve branş öğretmenlerinin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin, iş doyumu, motivasyon, bağlılık ve kabullenme boyutlarına ilişkin algılarında; görev değişkeninin temel etkisine göre istatistiksel bakımdan anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Sınıf ve branş öğretmenlerin okullarındaki örgütsel sosyalleşme düzeylerinin bütün alt boyutlarına ilişkin algılarında; yaş değişkeninin temel etkisine göre istatistiksel bakımdan anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Sınıf ve branş öğretmenlerinin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin, iş doyumu, motivasyon, bağlılık ve kabullenme boyutlarına ilişkin algılarında; cinsiyet değişkeninin temel etkisine göre istatistiksel bakımdan anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Sınıf ve branş öğretmenlerinin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin, iş doyumu, motivasyon, bağlılık ve kabullenme boyutlarına ilişkin algılarında; kıdem değişkeninin temel etkisine göre istatistiksel bakımdan anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Sınıf ve branş öğretmenlerinin örgütsel sosyalleşme düzeylerinin, iş doyumu, motivasyon ve kabullenme boyutlarına ilişkin algılarında; medeni durum değişkeninin temel etkisine göre istatistiksel bakımdan anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.
Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde (KOBİ) insan kaynaklarının geliştirilmesine yönelik eğitim etkinliklerinin incelenmesi
Toplumsal değişime ayak uydurabilmenin ve başarılı olabilmenin yolu yaşamboyu öğrenmeden geçmektedir. İş yaşamında çalışanlar da görevlerini daha iyi bir biçimde yerine getirebilmek ve yeterliklerini artırabilmek için öğrenmeye devam etmeye mecburdurlar. Hem çalışanlar hem de işverenler başarılı bir çalışma yaşamı için eğitime ve sürekli mesleki gelişime önem vermek zorundadırlar. Türkiye'de Kurulu işletmelerin neredeyse tamamına yakınını küçük ve orta ölçekli işletmeler, bir başka deyişle KOBİ'ler oluşturmaktadır. Küreselleşen pazarlarda rekabet etmede zorlanan KOBİ'lerin gerçekte tek çareleri iyi eğitim almış çalışanlar istihdam etmek ve onların mesleklerinde gelişmelerine yardımcı olmaktır.Bu araştırmanın amacı, KOBİ'lerdeki insan kaynakları geliştirme (eğitim) etkinliklerinin durumunu ortaya çıkarmaktır. Bu amaca dayalı olarak şu sorulara yanıt aranmıştır:?KOBİ'ler insan kaynaklarının eğitim gereksinmelerini belirlerken ne tür yollar izlemektedirler??KOBİ'lerdeki insan kaynaklarının eğitim gereksinmeleri nasıl karşılanmaktadır??KOBİ'lerde eğitim sonrası öğrenme ürünleri nasıl değerlendirilmektedir??KOBİ'lerde insan kaynaklarının eğitim gereksinmelerinin belirlenmesinde karşılaşılan olası sorunlar nelerdir??KOBİ'lerde insan kaynaklarının eğitim gereksinmelerinin karşılanmasında karşılaşılan olası sorunlar nelerdir??KOBİ'lerde eğitim sonrası öğrenme ürünlerinin değerlendirilmesinde karşılaşılan olası sorunlar nelerdir?Bu araştırma ile KOBİ'lerdeki insan kaynakları geliştirme (eğitim) etkinliklerinin durumunun ortaya çıkartılması amaçlanmıştır. Tarama türünde nitel araştırma deseni kapsamında gerçekleştirilen araştırmanın evrenini Eskişehir ilinde çeşitli imalat sektörlerinde faaliyet gösteren 580 KOBİ ve bu işletmelerde görev yapan insan kaynakları sorumluları oluşturmuştur. Çalışma evreninden örneklem alınarak araştırma 29 KOBİ üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır:Araştırmada elde edilen tüm bu sonuçlara dayalı olarak, KOBİ'lerde öğrenme durumlarının, bir başka deyişle eğitim etkinliklerinin program geliştirme bakış açısına uygun olmayan biçimde gerçekleştirildiği, gereksinme belirleme çalışmalarının yeterince yapılmadığı veya eğitim sağlayan kuruluşların ilan yoluyla önerdiği eğitim programlarına personellerini gönderdikleri ortaya çıkarılmıştır. Buna ek olarak öğrenme ürünlerinin değerlendirmesine yönelik sistematik bir sürecin olmadığı belirlenmiştir.Sonuç olarak tüm bu sorunların KOBİ'lerde insan kaynağı geliştirme uzmanı olmamasından ya da bu bölümün örgüt şeması içinde var olmamasından kaynaklandığı yargısına ulaşılmıştır.?Anahtar Kelimeler: Program geliştirme, insan kaynağı geliştirme, eğitim etkinlikleri, eğitim durumlarına ilişkin sorunlar, KOBİ
İlköğretim görsel sanatlar dersinde küçük grup çalışmaları: Bir eylem araştırması
Öğrenci merkezli eğitim yaklaşımının yaşama geçirilmesindeki önemli etkinliklerdenbiri küçük grupla öğretim yöntem ve teknikleridir. Bu yöntem ve tekniklerin başlıcalarıproblem çözme, rol oynama, vızıltı grupları, akvaryum, benzetim, beyin fırtınası,işbirliğine dayalı öğrenme ve eğitsel oyunlardır.Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarındaki Görsel Sanatlar dersinde uygulanacakolan küçük grup çalışmalarının nasıl yürütülebileceğini belirlemektir. Araştırma GörselSanatlar dersinde küçük grup çalışmalarının öğretim uygulamalarına dayandığındannitel araştırma desenlerinden eylem araştırması aracılığı ile gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın uygulaması 2009-2010 öğretim yılı güz döneminde Eskişehir GünyüzüGümüşkonak İlköğretim Okulunda gerçekleştirilmiştir. Öğretim boyutu 4/A sınıfındayer alan 17 öğrencinin tümü üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada küçük grupçalışmaları 16.12.2009 - 31.12.2009 tarihleri arasındaki Görsel Sanatlar dersinin toplam9 ders saatinde uygulanmıştır. Bu çalışmada nitel veriler değişik veri kaynaklarındantoplanmıştır. Nitel veriler kişisel bilgi formu, araştırmacı günlüğü, yarı-yapılandırılmışgörüşmeler, video kayıtları, Grup Değerlendirme Formu'ndan alınmıştır. Araştırmanınverileri betimsel analiz yoluyla çözümlenmiş ve elde edilen bulgular araştırmasorularına bağlı kalınarak yorumlanmıştır. Verilerin güvenirliği birden fazla kişitarafından değerlendirilmesi ile sağlanmıştır.Anahtar Kelimeler: İlköğretim, Görsel Sanatlar dersi, küçük grup çalışması
İlköğretim altıncı sınıf görsel sanatlar eğitiminde işbirlikli öğrenme uygulaması
Danışman: Yrd. Doç. Metin İNCE Bu araştırmanın amacı ilköğretim altıncı sınıfta işbirlikli öğrenme uygulamalarının nasıl gerçekleştiğini belirlemektir. Araştırma, üzerinde çalışılan durumun ayrıntılı bir biçimde betimlenmesi amaçlandığından, katılımcı gözleme dayalı betimsel durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın uygulaması, 2009-2010 öğretim yılı güz döneminde Eskişehir ili Günyüzü ilçesi Gümüşkonak İlköğretim Okulu?nda gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya, altıncı sınıftaki altısı kız, yedisi erkek olmak üzere toplam 13 öğrenci ile Görsel Sanatlar öğretmeni katılmıştır. Araştırma verileri, 10 Ekim 2009 ? 31 Aralık 2009 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırmada, işbirlikli öğrenme uygulaması Görsel Sanatlar dersinde 16 Aralık 2009 ? 31 Aralık 2009 tarihleri arasında toplam 8 ders saatinde yapılmıştır. Araştırma verileri; ?Öğrenci Kişisel Bilgi Formu?, ?Katılımcı Gözlem?, ?Video Kayıtları?, ?Yarı Yapılandırılmış Görüşme?, ?Araştırmacı Günlüğü? ve ?Öğrenci Ürünleri? olmak üzere farklı veri toplama araçları ile toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma verileri betimsel analiz yoluyla çözümlenmiş, daha sonra, araştırma soruları temel alınarak bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: İlköğretim Görsel Sanatlar Öğretimi, İşbirlikli Öğrenme.
Otistik bozukluğu olan çocuğa sahip ebeveynlerin öz yeterlik algılarının belirlenmesi
Bu araştırmada otistik bozukluk gösteren çocuğa sahip ebeveynlerin öz yeterlik algılarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilk olarak Ebeveyn Bilgi Formu ve Ebeveyn Öz Yeterlik Belirleme Ölçeği ile otistik bozukluğu olan çocuğa sahip ebeveynlerin öz yeterlik algıları araştırılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, ülkemizdeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Otistik Çocuklar Eğitim Merkezleri' ne devam eden otistik tanısı konulmuş çocukların ebeveynlerinden oluşmuştur. Araştırmanın gerçekleşmesinde Otistik Çocuklar Eğitim Merkezleri'nde öğrenim gören 22 merkezdeki 1109 öğrenci ebeveynine ?Ebeveyn Öz Yeterlik Ölçeği? (EÖYÖ) ulaştırılmış, 325'i (% 80) anne, 81'i (% 20) baba olmak üzere 418 ebeveynden dönüt alınmıştır. Yedi ebeveyn EÖYÖ eksik doldurduğundan araştırma dışında tutulmuş, eksiksiz doldurulan 411 veri toplama aracı ile elde edilen veriler kullanılmıştır.Araştırmaya katılan ebeveynlerin 326'sı (% 81) çekirdek aile, 78'i (% 19) ise geniş aileden oluşmaktadır. Araştırma evreninin 325'i (% 79,85) erkek öğrencilerden, 82'si (% 20,15) ise kız öğrencilerden oluşmaktadır.Araştırmada elde edilen sonuçlara göre; ebeveynlerin öz yeterlik algıları genel olarak ortalamanın biraz üzerinde bulunmuştur. Ebeveynlerin öz yeterlik algıları, otistik bozukluğu olan çocukların cinsiyetine, yaşına, tanılama yaşına, eğitim aldığı süreye, ebeveynlerin anne baba olma durumlarına, ebeveynin yaşına, geniş aile ya da çekirdek aile oluşuna, ailedeki çocuk sayısına ve ailede özel gereksinimli birey olup olmadığına göre farklılık göstermemektedir.
İki boyutlu sanat atölye dersinde yapılandırmacı yaklaşıma dayalı öğretim uygulamalarına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri ( Ordu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi örneği )
Toplumlar düşünen, sorgulayan ve üzerine düşen görevlerin farkında olan bireylerin varlığına ihtiyaç duymaktadırlar. Burada görev eğitim kurumlarına düşmekte ve eğitim programlarının bu yönde hazırlanması gerekmektedir.Sanatın eğitimi de aslında zihinsel düşünce süreçlerinin zenginleştirilmesine dayalı çok yönlü bir yöntemler bütünüdür. Araştıran, yaratan, yorumlayan, estetik beğenileri gelişmiş bireyler yetiştirmek ancak sanat eğitimine gerekli önemin verilmesiyle mümkündür.Ülkemizde Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri bu doğrultuda eğitim vermeyi hedefleyen okullardır. Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri resim alanının İki Boyutlu Sanat Atölye dersi her alanda kullanılabilecek yaratıcı davranışlar, özgür ve özgün düşünme becerileri geliştirme bakımından alanın önemli derslerinden biridir. Dersin programı 2006-2007 öğretim yılından itibaren öğrenci merkezli eğitim ve yapılandırmacı yaklaşımı temel alan yapısıyla uygulanmaktadır.Araştırmanın temel amacı, İki Boyutlu Sanat Atölye dersinde yapılandırmacı yaklaşıma dayalı öğretim uygulamalarına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerini ortaya koymaktır. Bu temel amaç doğrultusunda araştırma nitel araştırma yöntemi benimsenerek gerçekleştirilmiştir.Araştırma tarama modelinde ve 2009-2010 öğretim yılında Ordu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi'nde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada bu okulda görev yapmakta olan 6 resim öğretmeniyle ve 20 resim alanı öğrencisiyle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşme soruları hazırlanırken İki Boyutlu Sanat Atölye dersinin yapılandırmacı yaklaşıma göre nasıl uygulandığını belirlemek hedeflenmiştir. Verilerinin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniğinden yararlanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; görüşme yapılan öğretmen ve öğrencilerin büyük bir kısmının İki Boyutlu Sanat Atölye dersini önemli bir ders olarak gördükleri ve dersin yapılandırmacı yaklaşıma dayalı uygulamalarıyla ilgili olarak olumlu görüşlere sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte öğretmenlerin dersi yapılandırmacı yaklaşıma dayalı olarak uygularken bazı sorunlarla karşılaştıkları saptanmıştır. Bu sorunlardan başlıcaları; öğretmenlerin yapılandırmacı yaklaşımla eğitilmemiş olmaları, öğrencinin derse hazırlıksız gelmesi, öğretmenin öğrenciyi aktif kılamaması, ders kitaplarının geç gelmesi, öğretmenin donanımlı olmaması, zamanın yetmemesi şeklinde ortaya çıkmıştır.Öğretmenler İki Boyutlu Sanat Atölye dersinin yapılandırmacı yaklaşıma dayalı olarak nasıl daha verimli yürütülebileceğine ilişkin görüşlerini de bildirmişlerdir. Yine bir kısım öğrenci de, uygulamalarla ilgili olarak değişiklik yapılmasına dair bazı görüşlerini bildirmişlerdir.Anahtar Kelimeler: Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, İki Boyutlu Sanat Atölye, yapılandırmacılık
Final okullarında çalışan öğretmenlerin okulun örgüt kültürü tipine ilişkin görüşleri - Samsun, Bursa, Florya, Final Okulları örneği -
Bu araştırmada İstanbul Florya, Samsun, Bursa Final Okulları'nda görev yapan öğretmenlerin okulun örgüt kültürü tipine ilişkin görüşleri ve bu görüşlerin yaş, cinsiyet, kıdem, aynı okulda çalışma süresi, öğrenim durumu ve çalıştıkları öğretim kurumu (okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim) alanına göre değişiklik gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Okul kültürü tipleri olan rol kültürü, destek kültürü, başarı kültürü ve güç kültürü tiplerinden hangisinin daha güçlü olduğu demografik boyuttaki değişkenlere göre incelenmiştir.Araştırma 2009-2010 eğitim-öğretim yılı güz döneminde İstanbul Florya, Samsun, Bursa Final Okullarında görev yapan 179 öğretmen üzerinde uygulanmış toplanan 176 anketin 52 tanesi değerlendirme dışı bırakılmış, 124 anket değerlendirmeye alınmıştır.Araştırmada Erkmen ve Ordun (2001) tarafından geliştirilen ?Örgüt Kültürü Ölçeği? uygulanmıştır. Araştırmada verilerin çözümlemesinde istatistiksel analiz için SPSS For Windows 15,0 programı kullanılmıştır. Frekans, yüzde, standart sapma, normal dağılımlar için Kolmogorov ? Smirnov dağılım testi, verilerin karşılaştırılmasında iki grup durumunda Mann. Whitney U testi, gruplar arası karşılaştırmalarda Kruskal Wallis testi kullanılmıştır.Öğretmenler okul kültürü tipi yaklaşımlarından en çok güç kültürü yaklaşımını benimsemektedir. Bunu sırasıyla başarı ve rol kültürü yaklaşımları izlemektedir. Öğretmenlerin en az benimsedikleri yaklaşım ise destek kültürüdür.
Oyunların düzensiz geçmiş zaman fiillerinin öğretimindeki etkisi: 9. sınıf Türk öğrencileriyle yapılan bir çalışma
Learning irregular verbs is a challenging and difficult process for Turkish EFL learners. Due to their complex and unpredictable form and dissimilarity to Turkish rule-governed morpheme system, Turkish EFL learners have always trouble with them. The main purpose of this study is to investigate the effects of language games as a learning tool in order to increase irregular verbs retention among 9th grade Turkish English foreign language students.For this purpose, a study which endured 47 days, consisting pretest-posttest-delayed posttests stages was designed. The subjects consists of 72 9th grade students, from an Anatolian Technical High School whose English is at elementary level participated the study. The subjects were assigned to two experimental groups, namely game group and traditional group, and a control group. At the beginning of the study, a pretest on English irregular verbs was applied to all students in order to determine target twenty unknown irregular verb. These irregular verbs were instructed in four training sessions to game and traditional groups. A remedial teaching was applied to these groups to reinforce the retention of these irregular verbs. The game group practiced the relearned irregular past tense verbs through language games while the traditional group practiced them through traditional structural drills. The control group did not receive a remedial teaching process; they learned irregular verbs from their course book with their teacher.Data were collected via tests and analyzed using one-way ANOVA and Shefee test to see the effectiveness of language games while learning irregular verbs in short and long term. The statistical analysis of the data revealed that the game group who received remedial teaching through language games for irregular verbs outperformed the traditional group who relearned the irregular verbs through traditional exercises and the control group who did not receive any remedial teaching in both short and long term. For the game group, no significant decrease was observed on the scores of posttests applied at the end of three weeks and six weeks. On the other hand, significant decrease was observed on the traditional and control group in long term process. The study showed that language games are an effective tool while learning irregular verbs.
Eskişehir il merkezinde çalışan İngilizce öğretmenlerinin internet kullanımları
Internet has become an indispensable key for everyone in many fields in the twenty-first century. In the field of education, internet has enabled students and teachers from all over the world to communicate with each other and has created new ways of learning and teaching ESL/EFL. In spite of widespread internet connections and it is, only a limited number of studies have been conducted on the use of the internet for instructional purposes by ESL teachers so far. Turkey is one of the countries which very few studies has been done on teachers beliefs and practices about the internet use as an instructional tool in EFL classes. However, it is especially important to understand teachers' attitudes toward the internet and their willingness or unwillingness to use it in their classrooms.This study investigated the level of Internet use, especially for instructional purposes, among EFL teachers at High Schools in Eskişehir, their attitudes towards the internet use for instructional purposes and the factors that may affect their internet use for their lessons. A dominant quantitative approach was followed; through which data was gathered by an instrument. The less dominant qualitative method consisted of interviews with a random sample of 15 EFL teachers from the State High Schools in Eskişehir.The results from the data gathered by both quantitative and qualitative methods showed that EFL teachers at state high schools in Eskişehir reported a high level of internet use. This means their internet use is not rare or occasional, they often use the internet. However, they use the internet for instructional purposes less frequently than Professional and personal purposes. The findings also suggest that the participants have high levels of internet use for mainstream Internet applications, while they reported low levels of internet use for more specialized applications.According to the findings EFL teachers at high schools in Eskişehir generally had a moderate access to the internet. Their access to the internet more frequently at their homes and in teachers? rooms at schools than classrooms, computer labs and internet cafés. The participants stated that they did not use internet in their lessons because they did not have computers or internet connections in the classrooms and they rarely access to the internet in the computer labs because too many people use these places.Although findings from both the survey data and the interviews suggest that the participants generally had positive perceptions of the Internet as a tool for EFL instruction, they do not use internet for their lessons. They complained about some factors limiting their internet use for their lessons such as lack of technical resources and support from the directors and lack of time; their needs for more knowledge about how to adapt internet into their lessons and what kind of activities can be done via internet.Therefore, EFL teachers' use of the internet should be promoted and developed by establishing opportunities for teachers to have sufficient training and expertise with the Internet use for their lessons and adequate access for equipment and internet service should be offered.
Çocuklara kelime öğretiminde leksikal yaklaşım
Vocabulary knowledge plays a crucial role in foreign language learning process. Using lexical phrases proposed by the Lexical Approach, which accepts the language learning as phrase acquisition is a recent way in English language teaching. The purpose of this study was to investigate the effects of using lexical phrases on the receptive and productive vocabulary knowledge of young language learners. The study was conducted at Haki Yener Primary School. The data were drawn from two groups from the fifth grade students. All students were young English language learners at the beginning level of proficiency. One group was labeled as the experimental group and the other group was the control group. Both groups included 31 students. 14 target words were chosen according to the curriculum for the fifth grade. Before the treatment checklist was applied to both groups in order to be certain of their vocabulary level and in order to choose the target words. Two small reading passages were used and the only difference between the experimental group and the control group was that the target words were presented and practiced as lexical phrases in the experimental group. Target words were taught and practiced individually in the control group. After the treatment, two post tests were applied to the students. The production test was conducted at first, and one week later, the recognition test was given to the students. In order to examine the differences between the groups, T-test was used. The findings of the study indicated that there was a significant difference between the experimental group and the control group. It was seen that a significant treatment effect was found in the treatment-group students for receptive and productive vocabulary learning. It was determined that young language learners in the treatment group improved their vocabulary in English language learning /teaching situation as a result of using lexical phrases.