İnönü University
INONU

İnönü University

Malatya, Türkiye
Founded: 2000
Websitetwitterlinkedininstagramfacebook

6,923

Archived Theses

6

DOIs Assigned

5

Institute

0%

DOI Rate

Recently Added Theses

View All
Master'sOpen AccessTR

Sodyum iyon bataryalar için kobalt-manganez-demir oksit katotların üretimi ve batarya performansının incelenmesi

Bu tez çalışmasında Na0,67Mn0.5-xCoxFe0,43Ti0.07O2 bileşiğinini üretimleri gerçekleştirilmiş ve bu yapıya sırasıyla x=0.1, 0.2, 0.3, 0.4 ve 0.5 oranında Co elementi katkılanarak 2 gr'lık katot toz malzemeleri geleneksel katı-hal reaksiyon yöntemine göre üretilmiştir. Üretilen örnekleri yapısal analizleri sırasıyla X-ışını kırınımı (XRD), Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi (FTIR), Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) ve Enerji Dağılımı X-Işını (EDX) analizleri gerçekleştirilmiştir. Hazırlanan malzemelere Na-iyon bataryalarda katot aktif malzemelerinin üretiminde kullanılmış ve buton tipi CR2032 hücreler kullanılarak batarya özellikleri incelenmiştir. Üretilen bataryala hücreleri ile elektrokimyasal analizler gerçekleştirerek bataryaların performansları araştırılmıştır. Tez çalışması kapsamında Na metali kullanılarak yarım hücre testleri için Döngüsel Voltametri (CV), Empedans Spektroskopisi (EİS), çevrim performans ölçümleri ve Şarj/Deşarj oranı (C-Rate) ölçümleri alınmıştır. Elde edilen batarya test sonuçları değerlendirildiğinde Co katkılanması ile birlikte elettrokimyasal özelliklerin ciddi bir şekilde değiştiği ve kapasitenin azaldığı bulunmuştur.

BataryaEnerji depolamaKobalt+2
Ömer Faruk Toy
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
20
Master'sOpen AccessTR

Ağır vakum gaz yağından FCC yöntemi ile inert ortamda hafif ürün eldesi

Petrol rafinerilerindeki en önemli kimyasal dönüşüm proseslerinden biri hidrokraking, diğeri ise katalitik kraking (FCC) prosesleridir. Bu prosesler kullanılarak, ağır petrol fraksiyonları daha hafif ve yakıt olarak kullanılabilir ürünlere dönüştürülebilmektedir. Her iki proses de katalizör varlığında gerçekleşir ve genellikle benzer katalizörler kullanılır. Bu çalışma kapsamında, petrolün ağır fraksiyonlarından biri olan HVGO'nun FCC yöntemi ile tam karıştırmalı kesikli bir reaktör kullanılarak daha hafif bileşenler ve yakıt olarak kullanılabilir ürünlere dönüştürülmesi hedeflenmiştir. Katalitik ve katalitik olmayan kraking deneyleri sıcaklık 325, 350, 375, 400 oC, başlangıç azot basıncı 0, 10, 15, 20 ve 30 bar, reaksiyon süresi 30, 60, 90 ve 120 dk koşullarında gerçekleştirilmiştir. HVGO'nun katalitik kraking işlemlerinde katalizör türünün etkisini incelemek üzere hem ticari hem de sentezlenen katalizörler kullanılmıştır. Katalizör derişimi olarak % 0,1, %0,5, %1 ve %5 oranları kullanılmıştır. Kraking deneylerinde karıştırma hızı 200 rpm olarak sabit alınmıştır. Katalitik ve katalitik olmayan koşullarda gerçekleştirilen kraking işlemlerinde elde edilen sonuçlara göre, en hafif ürün bileşimi katalizör türü %25 MgO + %75 SiO2, katalizör derişimi %1, reaksiyon sıcaklığı 400 oC, reaksiyon süresi 120 dk, başlangıç azot basıncı 0 bar koşullarında elde edilmiştir. Hafif ürünler (karbon sayısı 22 ve altında olan bileşenler) önemli ölçüde parafinik (%47.53) ve sikloalkanlardan (%21.60)'dan oluşmaktadır. Katalitik kraking işlemlerinde çözücü etkisinin belirlenmesi amacıyla çözücü olarak tetralin seçilmiş ve HVGO/ Çözücü oranı ağırlıkça 1/1 ve 1/3 alınarak kraking deneyleri gerçekleştirilmiştir. Katalitik kraking işlemlerinde HVGO ile birlikte çözücü olarak tetralin kullanılması hafif ürün bileşiminde aromatik bileşenlerin oranını artırmaktadır.

Mohamad Frıh Alhasan Alweıs
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Cenin pozisyonunun ve beyaz gürültünün nazal CPAP'daki yenidoğanların serebral oksijenlenmesine etkisi

Amaç: Bu çalışma cenin pozisyonunun ve beyaz gürültünün nazal CPAP'daki yenidoğanların serebral oksijenlenmesine ve konforuna etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Fırat Üniversitesi Araştırma Hastanesi, yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki nazal CPAP'da bulunan yenidoğanlar araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini yenidoğan yoğun bakım ünitesinde nazal CPAP desteği alan cenin pozisyonu (n= 37), beyaz gürültü (n= 37), kontrol (n= 37) gruplarındaki 111 yenidoğan oluştumaktadır. Araştırma 16 Şubat 2023 - 25 Mayıs 2024 tarihleri arasında randomize kontrollü deneysel olarak yapılmıştır. Deney grubundaki yenidoğanlarda cenin pozisyonu ve beyaz gürültü uygulamalarının serebral oksijenlenme ve konfor parametreleri üzerine etkisi değerlendirilmiştir. Kontrol grubundaki yenidoğanlara klinikdeki rutin uygulamalar dışında herhangi bir uygulama yapılmamıştır. 9 saat NIRS cihazı ile yenidoğanların serebral oksijen düzeyleri kayıt altına alınmıştır. Veriler 'Yenidoğan Tanıtıcı Bilgi Formu', 'NIRS Takip Çizelgesi' ve 'Yenidoğan Konfor Davranış Ölçeği' ile toplanmıştır. Bulgular: Cenin pozisyonu ve beyaz gürültü grubunda yer alan yenidoğanların girişim esnasında serebral oksijenlenme ortalamaları kontrol grubuna göre artış göstermiştir (p<0.05). Yenidoğanların konfor düzeylerininde cenin pozisyonu ve beyaz gürültü gruplarında arttığı belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç: Cenin pozisyonu ve beyaz gürültünün nazal CPAP'daki yenidoğanlarda serebral oksijenlenme ortalamalarını arttırdığı ve yenidoğanların konfor davranış ölçeği puan ortalamalarını düşürerek konforlarını yükselttiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Beyaz gürültü, CPAP, cenin pozisyonu, serebral oksijenlenme, yenidoğan

Selin Kaplan Laço
İnönü University · Institute of Health Sciences
2024
10
DoctorateOpen AccessTR

Yenidoğanlarda uygulanan masaj ve ayak refleksolojisinin uyku üzerine etkisi

Amaç: Bu araştırma prematüre bebeklere uygulanan masaj ve ayak refleksolojisinin uyku üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma randomize kontrollü deneysel tasarımda yapılmıştır. Araştırmanın evrenini İç Anadolu Bölgesinde yer alan bir hastanenin Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesine yatan 30-37 gestasyonel haftada olan prematüre bebekler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Masaj grubu (n=36), Ayak refleksoloji grubu (n=36) ve Kontrol grubu (n=36) olmak üzere 108 prematüre bebek oluşturmuştur. Veriler yenidoğan takip formu ve aktigrafi kullanılarak toplanmıştır. Masaj ve Ayak refleksolojisi gruplarına iki gün ard arda günde 2 defa (Sabah:07.00-09.00 ve Akşam:19.00-21.00) 15 dakika uygulama periyodu şeklinde toplamda 4 uygulama yapılmıştır. Kontrol grubuna rutin hemşirelik bakımı dışında herhangi bir girişim uygulanmamıştır. Her grupta ön test ve son test uygulamaları ile yenidoğanların 24 saatlik uykuları aktigrafi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Masaj grubunda yer alan prematüre bebeklerin uyku süresi uygulama öncesine (251 dk) ve kontrol grubuna göre (272 dk) artarken ayak refleksoloji grubunun uyku süresi uygulama öncesine (268 dk) ve kontrol grubuna göre (266 dk) artmıştır (p<0.001). Uyku verimliliği ise uygulama sonrası kontrol grubuna göre daha fazla artarak masaj grubunda %73'e, ayak refleksoloji grubunda %71.8'e yükselmiştir (p<0.001). Ayrıca uygulama sonrası masaj ve ayak refleksoloji grubunda uyanma sayısı ile uyanıklık süresinde kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir azalma olmuştur (p<0.001). Sonuç: Araştırma sonucunda, prematüre bebeklerde masaj ve ayak refleksoloji uygulamasının uyku süresi ile uyku verimliliğini arttırdığı, uyanıklık süresi ve uyanıklık sayısını azalttığı tespit edilmiştir ve uyku yönetiminde etkili non-farmokolojik yöntemler olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Yenidoğan, masaj, ayak refleksoloji, uyku

Ayşe Belpınar
İnönü University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin özel gereksinimli bireylere yönelik tutumu ve kaynaştırma uygulamalarındaki yeterliğinin incelenmesi

Özel gereksinimleri olan çocuklar için en az sınırlandırılmış ortamlar tipik gelişim gösteren yaşıtlarıyla birlikte olabileceği genel eğitim sınıflarıdır. Akranlarıyla daha çok birlikte olabilmesi nedeniyle kaynaştırma eğitiminin onlar için daha faydalı olduğu düşünülmektedir. Kaynaştırmanın başarıya ulaşmasında kilit öneme sahip olan öğretmenlerin kaynaştırmaya, özel gereksinimi olan bireylere yönelik olumlu tutum geliştirmesi ve aynı zamanda nitelikli bir eğitim sunabilmesi için yeterli donanıma, becerilere, yeterliliğe sahip olması beklenmektedir. Öğretmenlerin öz-yeterliği, tutumu gibi değişkenlerin önemli olduğu düşünüldüğü için bu çalışmada sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma uygulamalarındaki yeterliği ile özel gereksinimli bireylere yönelik tutum arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırma 2023-2024 döneminde Malatya' da çalışan 251 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın verileri "Kaynaştırma Uygulamalarında Öğretmen Yeterliliği Ölçeği" ve "Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Tutum Ölçeği" ile elde edilmiştir. Yapılan normallik testi sonucu normal dağılım tespit edildiği için ANOVA testi, Bağımsız Gruplar t Testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon testi kullanılarak bulgulara ulaşılmıştır. Yapılan analizler sonucunda sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma uygulamalarındaki yeterlik puanlarının tüm alt boyutlarda çok yüksek; özel gereksinimli bireylere yönelik tutumlarının beğeni boyutu yüksek, duyarlılık boyutu çok yüksek, olumlu tutumlarının ise yüksek olduğu bulunmuştur. Sınıf öğretmenlerinin özel gereksinimli bireylere yönelik tutumunda eğitim durumuna, özel eğitim ile ilgili kurs alma durumuna, kaynaştırma öğrencisi ile çalışma durumuna göre; kaynaştırma uygulamalarında öğretmen yeterliliğinde ise özel eğitime dair kurs, seminer v.b. eğitim almasına, kıdeme göre anlamlı farklılaşmalar olduğu görülmüştür. Kaynaştırma uygulamalarında öğretmen yeterliliği ölçeğinin alt boyutları ile özel gereksinimli bireylere yönelik tutumu ölçeğinin faktörleri arasında orta ile düşük olmak üzere iki farklı düzeyde, pozitif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Öğretmen tutumuÖğretmen yeterliliği
Cihan Tekci
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ferîd Vecdî'nin çağdaş fikir akımlarına yaklaşımı

Bu çalışma Materyalizm, Pozitivizm, Darwinizm ve Feminizm gibi günümüz fikir akımlarının Ferîd Vecdî nazarında nasıl ele alındığı ve onun bu akımlar karşısındaki yaklaşımı ile ilintilidir. Araştırma konusunun tercihi noktasında bu akımların Müslüman kimliğini yakından ilgilendirmesi ve inançlar üzerinde etkili olması etkili olmuştur. Vecdî'nin araştırma boyunca kullandığı argümanların büyük çoğunluğu dini metinlerden ziyade bilim, akıl ve felsefenin ilkelerinden oluşmaktadır. Bu fikir akımlarının öne sürdükleri fikirler ve hipotezler zaman zaman birbirine benzerlik gösterebilmektedir. Ancak akımların konu ve yöntem bağlamında birbirinden ayrılması her başlığı kendi içinde değerlendirmeyi zorunlu kılmıştır. Birinci bölümde genel olarak materyalizm özel olarak günümüz materyalizmi incelenmiştir. Günümüz materyalizminin madde ve kuvvet hakkındaki tezleri bilim insanlarının yaklaşımlarıyla eleştirilmiştir. İkinci bölümünde pozitivizmin bilgi anlayışı bilim insanlarının yaklaşımlarıyla tartışılmış ve bilimin sabit bir yapı benimsememesi deney ve gözlemin yanı sıra duyular ve aklın yetersiz oluşu tartışılmıştır. Üçüncü bölümde Darwinizm ve esasları incelenmiş ve evrimin uzun bir zaman gerektirmesi eleştirilmiştir. Kalıtım ve körelmiş organlar teorisi ise Vecdî tarafından ilahî ilham ve takdir bağlamında değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde ise kadın cinsini yakından ilgilendiren feminizmin eşitlik, özgürlük iddiaları üzerinde durulmuş ve kadının toplumun inşası noktasında annelik vazifesi ön planda tutulmuştur.

Ali Akarsu
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00