Anadolu University
Departman

Özel Eğitim Bölümü

Anadolu University

20

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Departman Tezleri

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rehber öğretmen adaylarının özel eğitimde psikoljik danışma ve rehberliğe ilişkin öz yeterlik algıları

Bu araştırmanın temel amacı rehber öğretmen adaylarının özel eğitimde psikolojik danışma ve rehberlikle ilgili rolleri ve sorumluluklarına ilişkin öz yeterlik algılarını incelemektir. Bu temel amaca yönelik olarak bu araştırmada iki çalışma yer almaktadır. Araştırmanın birinci çalışmasının amacı rehber öğretmenlerin özel eğitimde psikolojik danışma ve rehberlikle ilgili rolleri ve sorumluluklarına ilişkin öz yeterlik algılarını belirlemeye yönelik geliştirilmiş olan Rehber Öğretmen Özel Eğitim Öz Yeterlik Ölçeği'nin (RÖ-ÖEÖYÖ) rehber öğretmen adayları ile geçerlik ve güvenirliğinin sınanmasıdır. İkinci çalışmanın amacı ise rehber öğretmen adaylarının özel eğitimde psikolojik danışma ve rehberlikle ilgili rolleri ve sorumluluklarına ilişkin öz yeterlik algılamalarını belirlemektir.İki bağımsız çalışmayı içeren bu çalışmada, yedi farklı üniversitenin (Ankara, Gazi, Uludağ, Marmara, Selçuk, Karadeniz Teknik ve Çukurova) Eğitim Fakülteleri bünyesindeki Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Programına birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıflarından toplam 1298 öğrenci toplam katılımcılar olarak çalışmada yer almıştır. Katılımcıların yaşları 17 ile 41 arasında değişirken, yaş ortalaması 20.58 (SS=1.6)'dir. Katılımcıların 908'i kadın, 390'ı ise erkektir. Çalışma grubu olarak belirlenen yedi üniversiteden 60 katılımcı olmak üzere toplam 420 katılımcı araştırmanın birinci çalışmasında yer almıştır. Birinci çalışmada yer alan katılımcıların yaşları 17 ile 39 arasında değişmekte, yaş ortalaması ise 29.66 (SS=1.6)'dır. Birinci çalışmada yer alan katılımcıların 224'ü kadın, 196'sı ise erkektir. Araştırmanın ikinci çalışmasında toplam 878 katılımcı yer almıştır. Katılımcıların 683'ü kadın iken, 195'i ise erkektir. İkinci çalışmada yer alan katılımcıların yaşları 17 ile 41 arasında değişirken, yaş ortalaması 20.54(SS=1.6)'dür.RÖ-ÖEÖYÖ'nün geçerlik ve güvenirliği, yapı geçerliği, madde analizi, test-tekrar-test güvenirliği ve Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısına bakılarak değerlendirilmiştir. Bulgular, RÖ-ÖEÖYÖ'nün tek boyutta (40 madde) yeterli düzeyde psikometrik özelliklere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Rehber öğretmen adaylarının özel eğitim öz yeterlik algılamalarına etki eden değişkenlerle öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişkiye dair verilen bulgular incelendiğinde; yapılan bağımsız örneklemler t-testi analizi rehber öğretmen adaylarının cinsiyetlerine göre özel eğitimdeki öz yeterlik algılarının değiştiği görülmüştür. Erkek adayların kadın adaylara göre daha yüksek öz yeterlik algısına sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca rehber öğretmen adaylarının okudukları sınıf düzeyi arttıkça özel eğitime ilişkin öz yeterlik düzeylerinin de arttığı tek yönlü varyans analizi sonucu olarak ortaya çıkmıştır.Anahtar Sözcükler: Rehber Öğretmen Adayları, Öz Yeterlik, Özel Eğitim, Psikolojik Danışma ve Rehberlik.

Aday öğretmenlerEğitimPsikolojik danışma+8
Kenan Yüksel
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim kademesindeki üstün yetenekli öğrencilerin rehberlik gereksinimlerinin ebeveynlerin ve öğretmenlerin görüşlerine dayalı olarak belirlenmesi

Bu araştırmada ilköğretim kademesindeki üstün yetenekli öğrencilerin rehberlik hizmetlerine olan gereksinimleri; bu öğrencilerin ebeveynlerinin ve Bilim ve Sanat Merkezlerinde eğitim vermekte olan öğretmenlerinin bakış açılarından yola çıkılarak belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma; İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Trabzon, Van ve Siirt illerindeki Bilim ve Sanat Merkezlerinde yürütülmüştür. Araştırmaya 342 ebeveyn ve 100 öğretmen katılmıştır.Araştırmada, araştırmacı tarafından hazırlanmış olan ve olası rehberlik gereksinimlerini kapsayan ve toplam 48 maddeden oluşan bir rehberlik gereksinimleribelirleme kontrol listesi; üstün yetenekli öğrencilerin ebeveynleri ve Bilim ve Sanat Merkezlerindeki öğretmenleri tarafından beşli derecelendirmeye göre doldurulmuştur. Hem öğretmenler hem de ebeveynler tarafından görüş belirtilmiş olan gereksinimlerinfrekansları ve yüzdeleri hesaplanmıştır. Gereksinimler akademik ve sosyo-duygusal alanlardaki gereksinimler olarak iki grupta analiz edilmiştir.Bu araştırmaya göre, annelerin görüşlerine dayalı olarak üstün yetenekli öğrencilerin rehberlik desteğine en fazla ihtiyaç duydukları akademik gereksinimler;kendini çok yönlü geliştirebilme (% 72,7), geleceğini planlama (% 68,7), meslek seçimi (% 62,6), okul seçimi(% 59,6) ve isteksizlik (% 55,6) gereksinimleridir.Babaların görüşlerine göre üstün yetenekli öğrencilerin rehberlik desteğine en fazla ihtiyaç duydukları akademik gereksinimler; geleceğini planlama (% 83,3), meslek seçimi (% 81,9), kendini çok yönlü geliştirebilme (% 79,2), mükemmeliyetçilik (% 72,2) ve isteksizlik (% 72,2) gereksinimleridir. Öğretmenlerin görüşlerine göre üstün yetenekli öğrencilerin rehberlik desteğine en fazla ihtiyaç duydukları akademik gereksinimler ise;yeteneklerinin farkında olması (% 100), grup çalışmalarına etkin olarak katılabilme (% 98), kendini ifade edebilmesi (% 98), kendini çok yönlü geliştirebilme (% 98) ve isteksizlik (% 98) gereksinimleridir. Yine annelerin görüşlerine göre üstün yetenekli öğrencilerin rehberlik desteğine en fazla ihtiyaç duydukları sosyo-duygusal gereksinimler;aşırı duygusallık (% 76,8), alınganlık (% 69,7), inatçılık (% 68,7), boş zamanlarını etkili bir biçimde kullanma (% 66,7) ve aşırı duyarlılık (% 65,7) gereksinimleridir. Babaların görüşlerine göre üstün yetenekli öğrencilerin rehberlik desteğine en fazla ihtiyaç duydukları sosyo-duygusal gereksinimler; boş zamanlarını etkili bir biçimde kullanma (% 84,7), alınganlık (% 81,9), unutkanlık (% 75) ve aynı yüzdeleri almış olan aşırı duygusallık (% 73,6), inatçılık (% 73,6), aşırı duyarlılık (% 73,6) gereksinimleridir. Öğretmenlerin görüşlerine göre üstün yetenekli öğrencilerin rehberlik desteğine en fazla ihtiyaç duydukları sosyo-duygusal gereksinimler ise;inatçılık (% 100), sosyalleşme (% 98), empati kurma (% 96), ve aynı yüzdeleri almış olan kendine güvenmemesi (% 94), aile ilişkileri (% 94), boş zamanlarını etkili bir biçimde kullanabilme (% 94) gereksinimleridir.

RehberlikÜstün yetenekÜstün yetenekli çocuklar+2
İbrahim Akar
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Zihinsel yetersizliği olan ilköğretim kaynaştırma öğrencilerine yabancı dil öğretiminde eşzamanlı ipucuyla sunulan bireysel destek eğitimin etkililiği

Bu çalışma ile, zihinsel yetersizliği olan ilköğretim okulu dördüncü sınıf kaynaştırma öğrencilerine yabancı dil öğretiminde eşzamanlı ipucuyla sunulan bireysel destek eğitimin etkililiği araştırılmıştır. Aynı zamanda eşzamanlı ipucuyla sunulan bireysel destek eğitimin araç gereçler arası genelleme etkisi ve izleme etkisi de incelenmiştir.Tek denekli araştırma yöntemlerinden, davranışlar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli ile tasarlanan araştırma, iki zihinsel engelli tanısı konmuş kaynaştırma öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmada her deneğe üç farklı sözcük grubunun (kıyafetler, renkler ve vücudun bölümleri) İngilizce karşılıkları öğretilmiştir. Araştırmanın yoklama, öğretim ve izleme oturumlarında İngilizce karşılıkları öğretilecek olan sözcüklerin resimleri kullanılmıştır.Araştırmanın genelleme oturumlarında öğretilecek kıyafet isimleri için gerçek kıyafetler, renk isimleri için kuru boya kalemleri ve vücudun bölümleri isimleri için ise uygulamacının kendi vücudunun bölümleri kullanılmıştır. Genelleme oturumları her iki denekle de uygulama bittikten bir hafta sonra gerçekleştirilmiştir. İzleme oturumları ise uygulama bittikten sonra 5, 10, 15 ve 35 gün sonra gerçekleştirilmiştir. Genelleme ve izleme oturumları tıpkı yoklama oturumları gibi düzenlenmiştir.Yoklama, öğretim, izleme ve genelleme oturumlarının hepsinde öğrencilerin doğru tepkileri pekiştirilmiştir. Yanlış tepkiler ise öğretim oturumlarında hata düzeltmesi ile sonuçlandırılırken, yoklama, izleme ve genelleme oturumlarında görmezden gelme ile sonuçlandırılmıştır.Araştırmanın bulguları, eşzamanlı ipucuyla gerçekleştirilen bireysel destek eğitiminin, kaynaştırma öğrencilerine yabancı dil öğretiminde etkili olduğunu göstermektedir. Araştırmaya katılan denekler öğrenmiş oldukları sözcüklerin İngilizce karşılıklarını söyleme becerisini farklı araç-gereçlerden oluşan başka öğretim setlerine genelleyebilmişlerdir. Bu araştırma, eşzamanlı ipucu öğretim yöntemiyle sunulan bireysel destek eğitim hizmetlerinin araç gereçler arası genellemede ve kalıcılıkta etkili olduğunun bir göstergesidir. Araştırmada, uygulama güvenirliği ve gözlemciler arası güvenirlik verileri de toplanmış ve her iki güvenirlik verileri de yüksek düzeyde bulunmuştur.

Bireysel destekleyici eğitimEş zamanlı ipucuyla öğretimKaynaştırma eğitimi+6
Sevilay Çulha
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özel eğitim uygulamalarının denetiminde ilköğretim müfettişlerinin mesleki rehberlik görevlerine ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın temel amacı özel eğitim uygulamalarının denetiminde ilköğretim müfettişlerinin mesleki rehberlik görevlerini gerçekleştirilmesine ilişkin öğretmen görüşlerini belirlemektir. Bu temel amaca yönelik olarak, 1- ?Özel Eğitimde Denetime İlişkin Görüş Ölçeğinin (ÖZDİGÖ) ? geçerlik ve güvenirliğinin sınanması 2- özel eğitim uygulamalarının denetiminde ilköğretim müfettişlerinin mesleki rehberlik ve işbaşında yetiştirme görevlerini gerçekleştirmede öğretmenlerin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Tarama modelinde desenlenen araştırma 2009-2010 eğitim?öğretim yılında Eskişehir İl merkezindeki özel gereksinimli öğrencilerle çalışan 407 öğretmen üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya katılan öğretmenlerin yaşları 22 ile 65 yaş arasında değişmektedir. Öğretmenlerin 265'i kadın 142'i erkektir. Araştırmanın amacına yönelik veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen, iki bölüm ve toplam 40 maddeden oluşan ?Özel Eğitimde Denetime İlişkin Görüş Ölçeği (ÖZDİGÖ)? ile toplanmıştır.Geliştirilen ölçeğin geçerliği kapsam ve yapı geçerliği analizleri ile güvenirliği ise iç tutarlılık (cronbach alfa) analizleri sınanmıştır. Elde edilen bulgular ÖZDİGÖ'nin tek boyutta (40 madde) yeterli düzeyde psikometrik özeliklere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Özel eğitim uygulamalarının denetiminde ilköğretim müfettişlerinin mesleki rehberlik görevlerine ilişkin öğretmen görüşleri ile ilgili bulgular incelendiğinde; yapılan bağımsız örneklemler t-testi analizi özel eğitim öğretmenlerinin cinsiyetlerine, mesleki kıdemlerine, çalıştıkları kurumlara göre görüşlerinde anlamlı bir ilişki vermemiştir. Bununla birlikte, özel eğitim alanında eğitim alan öğretmenlerin eğitim almayanlara göre ve rehberlik yapılan öğretmenler ile rehberlik yapılmayan öğretmen görüşleri arasında anlamlı ilişki bulunmuştur.

DenetçilerEğitim denetimiMesleki rehberlik+4
Nihat Karan
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otistik özellikler gösteren çocuklara eşzamanlı ipucuyla öğretim ile eşzamanlı ipucuyla öğretim ve video modelle öğretimin birlikte sunulmasının etkilerinin karşılaştırılması

Otistik özellikler gösteren bireylerin eğitiminde yaygın olarak kullanılan tepki ipucu yöntemleri etkili öğretim uygulamaları arasında yer almaktadır. Ancak son yıllarda otistik özellikler gösteren bireylerin görsel uyaranları daha kolay algıladıkları ve işledikleri, dolayısıyla görsel destek ve ipuçlarının otistik özellikler gösteren bireylerin; çevrelerini algılama, iletişim kurma, günlük rutinleri gerçekleştirme, yeni beceri öğrenme ve bağımsız yaşamlarını destekleme gibi durumlarda yararlı olduğu ifade edilmektedir. Buradan hareketle tepki ipucu yöntemleri ile görsel uyaranların bir arada kullanılmasının öğretimsel verimliliği artırmada etkisi olup olmadığı tartışılmaktadır.Bu araştırmada, otistik özellikler gösteren çocuklara yiyecek-içecek hazırlama becerilerin öğretiminde eşzamanlı ipucuyla öğretimin yalnız sunulduğu ve video modelle birlikte sunulduğu öğretim uygulamalarının etkililik ve verimliliklerinin farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Ayrıca çalışmaya katılan deneklerin anne-babalarının ve öğretmenlerinin görüşlerine ilişkin toplanan verilere dayalı olarak çalışmanın sosyal geçerliği belirlenmiştir.Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden uyarlamalı dönüşümlü uygulamalar kullanılmıştır. Çalışma otistik özellikler gösteren 5-6 yaş aralığında dört erkek öğrenci ile yürütülmüştür. Öğrencilerden üçü Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Gelişimsel Yetersizlik Uygulama Birimi'nde grup eğitiminden, biri ise bire-bir eğitim hizmetinden yararlanmaktadır.Araştırmada öğrencilere öğretilecek hedef davranışlar ?kakaolu süt hazırlama-sandviç hazırlama?, ?toz içecek hazırlama-çikolatalı ekmek hazırlama?, ?mısır patlatma-sıcak çikolata hazırlama?, ve ?çikolatalı ekmek hazırlama-kahvaltı gevreği hazırlama? becerileridir.Araştırmanın etkililik bulguları, otistik özellikler gösteren dört denekten üçünün hedef davranışlarını her iki uygulamayla da ölçütü karşılar düzeyde öğrendiklerini göstermiştir. Dördüncü denekte video modelle birlikte sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin öğretim uygulamasının daha etkili olduğu gözlenmiştir. Dördüncü denekte eşzamanlı ipucuyla öğretimin yalnız sunulduğu öğretim uygulamasıyla üzerinde çalışılan beceride belirli bir düzeyde öğrenme gerçekleşmiş olmasına rağmen ölçüt karşılanamamıştır. Deneklerin tümünde iki uygulama arasında kalıcılık ve genelleme etkisi bakımından önemli bir farklılık olmadığı görülmüştür. İki öğretim uygulaması verimlilik açısından karşılaştırıldığında; elde edilen bulguların tüm deneklerde tutarlı bir biçimde yinelenemediği görülmektedir. Çalışmaya katılan deneklerden birinde tüm parametreler açısından eşzamanlı ipucuyla öğretimin yalnız sunulduğu öğretim uygulaması daha verimli olmuştur. Deneklerden üçünde video modelle sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin ölçüt karşılanıncaya kadar gerçekleşen oturum sayısı ve deneme sayısı açısından yalnız sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretime kıyasla daha verimli olduğu görülmüştür. Verimlilik bulguları, yanlış tepki oranı açısından değerlendirildiğinde, deneklerden ikisinde video modelle sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin daha verimli olduğu görülürken; diğer iki denekte ise, yalnız sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretimin video modelle sunulan eşzamanlı ipucuyla öğretime kıyasla daha verimli olduğu görülmüştür. Başka bir deyişle, bu çalışmada eşzamanlı ipucuyla öğretimin yalnız sunulduğu öğretim uygulamasıyla video modelle birlikte sunulduğu öğretim uygulaması arasında verimlilik değişkeni açısından önemli bir fark görülmemiştir.Araştırma bulguları, deneklerin anne-babalarının ve öğretmenlerinin her iki uygulamayla da öğretim sunulması konusunda olumlu görüşler ifade ettiklerini göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Eşzamanlı ipucuyla öğretim, etkili öğretim, otizm, video modelle öğretim.?

Eş zamanlı ipucuyla öğretimOtistik çocuklarVideo destekli öğretim+1
Derya Genç
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Zihinsel yetersizliği olan bireylere otel kat hizmetleri becerilerinin öğretiminde videoyla model olma stratejisinin etkililiği

Araştırmada, zihinsel yetersizliği olan bireylere otel kat hizmetleri becerilerinin öğretiminde videoyla model olma stratejisinin etkililiği ve deneklerin video aracılığı ile sunulan hedeflenmeyen bilgi kazanım düzeyleri değerlendirilmiştir. Aynı zamanda, araştırmaya katılan deneklerin öğretmenlerinin öğrencilerine otel kat hizmetleri becerilerinin videoyla model olma stratejisi ile öğretimi hakkındaki görüşlerinin neler olduğu ve hedef becerileri içeren meslek dalında çalışan personelin araştırmaya katılan deneklerin sergiledikleri otel kat hizmetleri becerilerinin niteliği ve bu bireylerin istihdam edilebilirlilikleri hakkındaki görüşlerinin neler olduğu incelenmiştir.Araştırmaya Eskişehir Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı bir iş okuluna devam eden, hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan, 18?21 yaşları arasında dört öğrenci katılmıştır. Araştırmada otel kat hizmetleri becerilerinin öğretiminde videoyla model olmanın etkililiği tek denekli araştırma yöntemlerinden davranışlar arası yoklama evreli çoklu yoklama modeli kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın uygulama ve yoklama oturumları, Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Ali Güven Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi'nin uygulama otelinde standart bir odada gerçekleştirilmiştir. Genelleme oturumları ise, uygulama otelinin süit odasında düzenlenmiştir.Araştırmanın bulguları, videoyla model olma stratejisinin hafif derecede zihinsel yetersizliği olan bireylerin otel kat hizmetleri becerilerini kazanmalarında etkili olduğunu ve deneklerin uygulama oturumları sona erdikten sonra da bu becerilerin kalıcılığını sağlayarak farklı ortama genelleyebildiklerini göstermiştir. Video aracılığı ile sunulan hedeflenmeyen bilgi kazanım düzeyine ilişkin bulgular, araştırmaya katılan deneklerden bir tanesinin hedeflenmeyen bilgi kazanımını %100 doğrulukta gerçekleştirdiğini göstermiştir. Diğer denekler ise, hedeflenmeyen bilgi kazanımını ortalama %49.50 (ranj= %33 - %66) doğruluk düzeyinde gerçekleştirmişlerdir.Araştırmanın sosyal geçerlilik bulguları, deneklerin öğretmenlerinin videoyla model olma stratejisi ile otel kat hizmetleri becerilerinin öğretimine ilişkin görüşlerinin olumlu olduğunu göstermiştir. Hedef becerilere ilişkin meslek dalında çalışan personel ise, deneklerin performansına ilişkin düşüncelerinin olumlu olduğunu; ancak, bu bireylerin istihdam edilebilirlilikleri konusunda kararsız olduklarını belirtmişlerdir.Anahtar Kelimeler: İş becerileri, otel kat hizmetleri becerileri, videoyla model olma, zihinsel yetersizlik, hedeflenmeyen bilgi.

Beceri kazandırmaKat hizmetleriMüşteri hizmetleri+6
H.deniz Değirmenci
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

İşitime engelli gençlere uygulanan sözcük dağarcığı geliştime stratejilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, işitme engelli üniversite öğrencilerinin mesleki eğitimlerindeki sözcük dağarcıklarının gelişimi için kullanılan stratejilerin incelenmesidir. Araştırmanın katılımcıları Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu, Grafik Bölümü birinci sınıfına devam eden on işitme engelli üniversite öğrencisi, araştırmacı, meslek dersinden sorumlu öğretim elemanı ve tez danışmanlarıdır.Araştırma `Hazırlık Süreci', `Uygulama Süreci' ve `Zenginleştirme Çalışması' olmak üzere üç süreçte gerçekleştirilmiştir. Hazırlık ve uygulama süreci örgün eğitim, zenginleştirme çalışmasında ise internet üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri videoteyp kayıtları, geçerlik komitesi ses kayıtları ve toplantı tutanakları, ders planları ve yansıtmalı değerlendirmeler, öğrenci ürünlerinden ve sözcük dağarcığı düzeylerini belirleme amaçlı test sonuçlarından oluşmaktadır. Döngüsel olarak toplanan veriler araştırma sürecinde ve sonunda çeşitli analiz teknikleri ile analiz edilmiştir. Veriler tez izleme komitesi tarafından düzenli olarak incelenmiştir.Disiplinlerarası modellerden Paralel Disiplinler Modeli ile gerçekleştirilen eğitim sırasında, işitme engelli öğrencilerin mesleki sözcük dağarcıklarının geliştirilmesine yönelik bir model oluşagelmiştir. Doğrudan ve dolaylı sözcük dağarcığı geliştirme stratejileri, etkili sözcük dağarcığı geliştirmenin temelini oluşturan; yeni öğrenilen sözcüklerin önceki bilgilerle bütünleştirilmesi, sözcüğün anlamlı bağlamlarda yeterli sayıda tekrar edilmesi ve öğrenilen sözcüklerin anlamlı bir şekilde kullanılmasına ortam sağlama özellikleri ile uygulanmıştır.Araştırma bulguları işitme engelli üniversite öğrencilerinin, mesleki sözcüklerin öğretilmesinde meslek ve dil derslerinin birlikte yürütüldüğü disiplinlerarası modelden yarar sağladıklarını göstermektedir. Araştırmada işitme engelli öğrencilerin sözcük dağarcıklarını geliştirmek için soru sorma, boşluk doldurma ve metnin içeriğinden sözcüğün anlamını tahmin etme dolaylı sözcük dağarcığı geliştirme stratejileri kullanılmıştır. Aynı amaçla tanımlama yapma, sözcüğün eş anlamlısını verme, sözcük dağarcığı stratejilerinin doğrudan öğretimi ve grafik düzenleyiciler kullanma doğrudan sözcük dağarcığı geliştirme stratejileri kullanılmıştır. Tanımlama yapma ve soru sorma en fazla kullanılan sözcük dağarcığı geliştirme stratejileri olmuştur. Dersler sırasında doğrudan ve dolaylı sözcük dağarcığı geliştirme stratejileri birlikte uygulanmış ve öğrencilerin mesleki sözcükleri öğrenmelerine yarar sağladığı belirlenmiştir. Araştırmada işitme engelli öğrencilerin örgün eğitimden internet üzerinde gerçekleştirilen eğitime göre daha fazla yarar sağladığı belirlenmiştir.

Meslek dersleriMeslek eğitimiSöz varlığı+3
Güzin Karasu
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
DoktoraAçık ErişimTR

İşitme engelli öğrencilere dengeli matematik öğretiminin incelenmesi: Eylem araştırması

İşitme engelli öğrencilerin akademik performanslarının işiten yaşıtlarının gerisinde olduğunu gösteren pek çok araştırma bulunmaktadır. Matematik öğrenimi de işitme engelli öğrencilerin yaşadıkları akademik zorluklardan biridir. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan İlköğretim Matematik Dersi Öğretim Programı ?Her çocuk matematiği öğrenebilir? ilkesine dayanmaktadır. Bu ilkede her çocuğun aynı şekilde, aynı hızda matematiği öğrenemediği, ancak kendine uygun koşullar sağlandığında matematiği öğrenebileceği vurgulanmak istenmektedir. İşitme engelli çocuklar da işiten çocuklar gibi toplumda başarılı, etkili ve bağımsız bireyler olarak yaşayabilmek için matematiği öğrenmek durumundadır. İşitme engelli çocuklar işiten yaşıtları gibi, ancak gecikmeli olarak matematiği öğrenebilmektedir. Matematik öğretimine ilişkin kuramlar, Dengeli Matematik Öğretiminin işitme engelli öğrencilerin matematiği öğrenmelerinde önemli olduğunu desteklemektedir. İşitsel sözel yaklaşımla eğitim veren İşitme Engelli Çocuklar Eğitim ve Araştırma Merkezi (İÇEM)'deki uygulamalar bu kavramsal kuramsal çerçevenin uygulamaları olarak görülmektedir. Buna bağlı olarak bu eylem araştırmasının amacı, matematik öğrenme öğretme sürecinde iyi bir örnek olan İÇEM'de işitme engelli öğrencilerin matematik öğretimini gerçekleştirdikleri gerçek sınıf ortamında, işitme engelli öğrencilerin matematik öğretimine etki eden çeşitli değişkenlerin karşılıklı etkileşimlerini sistemli, düzenli, yansıtmalı ve döngüsel olarak analiz etmek ve matematik öğretme öğrenme sürecinde öğrencilerde ve öğretim elemanında ne gibi değişiklikler olduğunu incelemektir.Araştırmanın katılımcıları, 2009?2010 öğretim yılı İÇEM 7. sınıf öğrencileridir. Öğrenciler beşi kız, üç erkek olmak üzere sekiz kişidir. Öğrencilerin tümü bileteral, sensorineural işitme kayıplıdır. Öğrencilerden ikisi koklear implant kullanmakta, diğerleri kulak arkası cihaz takmaktadırlar. 12 ile 15 yaşları arasında bulunan öğrencilerin yaş ortalaması 13'dür. Araştırmada bu öğrenciler , grup ve bireysel matematik derslerinde izlenmiştir. Araştırma verileri İÇEM'de eğitim veren öğretmen tarafından, grup matematik çalışmalarının video kayıtları, yansıtma toplantılarının ses kayıtları, ders planları, sınavlar, yansıtmalı günlükler, veri değerlendirme çizelgeleri, görüşmeler, öğrencilerin matematik çalışmaları ile ilgili dosyaları yardımıyla toplanmıştır.Araştırmanın geçerliği ve güvenirliği için farklı nicel ve nitel veri toplama ve analiz teknikleri kullanılmış, uygulama öncesinde, sürecinde ve sonrasında uzun süreli ve derinlemesine veriler toplanmış, farklı alan uzmanları veri toplama ve analiz sürecine katılmış, ayrıntılı betimlemeler yapılmış, veri toplama sürecinde eş zamanlı olarak alan yazın taraması gerçekleştirilmiş, verilerin kendi içinde tutarlılığı dikkate alınmış, yansıtmalı verilerle süreç şekillenmiş, araştırmacı hem kendini sistematik, düzenli ve yansıtmalı olarak analiz etmiş hem de alan uzmanları tarafından denetlenmiştir. Süregelen değerlendirmeye ek olarak ön test ve son test sonuçları ile öğrencilerin dosyalarındaki örneklerin nicel ve nitel analizleri gerçekleştirilmiştir. Sınavlar dersi veren uygulamacı tarafından hazırlanmıştır. Puanlama güvenirlikleri her sınavın uygulanmasından sonra yanıt anahtarına göre bağımsız iki puanlayıcı tarafından belirlenmiştir.Araştırmanın sonucunda araştırmaya katılan öğrencilerin matematik performanslarında, gerçek hayatla ilişki kurma becerilerinde ve dil becerilerinde olumlu yönde gelişme sağlandığı gözlemlenmiştir. Öğretmenin öğrenme-öğretme sürecinde plan yazma, uygulama yapma, doğrudan ve dolaylı stratejileri kullanma kosununda geliştiği belirlenmiştir. Bu çalışma aynı zamanda işitme engelli öğrencilerin matematik öğretiminin sistematik olarak analiz edildiği bir çalışma olduğu için alan yazına katkı sağlayacağı, işitme engelli öğrencilerin matematik öğretmenleri için matematik öğretimine yönelik bir yapı oluşturacağı düşünülmektedir. Ülkemizde işitme engelli öğrenciler için geliştirilecek olan matematik öğretimi programına katkıda bulunacağı öngörülmektedir.Anahtar Sözcükler: İşitme engelliler, Dengeli Matematik Öğretimi, Eylem araştırması

Eylem araştırmasıMatematik öğretimiİşitme engelli çocuklar
Ayşe Tanrıdiler
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencilerinde ses temelli yöntemin okuma yazma öğretimine etkililiğine ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında görev yapan ve sınıfında zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencisi bulunan sınıf öğretmenlerinin, zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencilerine Ses Temelli Yöntemle okuma yazma öğretiminin etkililiğine ilişkin görülerinin belirlenmesidir. Bu amaçla, 2006?2007 öğretim yılında, Orta Anadolu'da bir il merkezinde bulunan 5 resmi ilköğretim okulunda görev yapan ve sınıfında zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencisi olan 18 öğretmenle görüşülmüştür. Verilerin toplanmasında niteliksel veri toplama yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Veriler tümevarım yöntemiyle analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda şu sonuçlara ulaşılmıştır;Görüşme yapılan öğretmenlerin çoğunun, Ses Temelli Yöntemin zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencilerinin okumaya geçmeleri üzerinde, olumlu katkısının olduğunu ve okumayı öğrenmelerine ilişkin yararları olduğunu ifade etmişlerdir. Bu yararların okumaya geçme süresini azalttığı, ezberi ortadan kaldırdığı, kelime ve cümle oluştururken yaratıcılığı geliştirdiği ve sesi verirken görsellerden yararlanmanın daha çabuk öğrenmelerinin sağlanması olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencilerinin, Ses Temelli Yöntemle okumayı öğrendiklerinde; okuma hızlarının düşük olduğunu söyledikleri tespit edilmiştir. Öğretmenlerden bazıları özellikle kapalı hecelere ses getirilerek oluşturulan sözcükleri okurken zorlandıklarını ve heceleyerek okudukları için okuma hızlarının düştüğünü belirtmişlerdir. Sonuçlardan bir diğeri ise, öğretmenlerin Ses Temelli Yöntemle zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencilerinin okuduklarını anlamadıklarını belirtmeleridir. Ses Temelli Yöntemle zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencilerinin yazmayı öğrenmeleri ile ilgili edinilen bulgulara göre öğretmenlerin büyük bir bölümü olumsuz görüş bildirmektedir. Zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencilerinin bitişik eğik yazı ile yazmada zorlandıkları, bağlantılarını yapamadıkları ve bu nedenle motivasyonlarının düştüğü, kendilerine olan güvenlerini kaybettikleri sonuca ulaşılmıştır. Öğrenciler yazarlarken satır sonlarında heceleri uygun yerlerden bölemedikleri, noktalama işaretlerine dikkat etmedikleri ve kelimeler arasına uygun boşlukları bırakamadıklarını ifade etmişlerdir. Bazı öğretmenler öğrencilerinin çok yavaş yazdığını ve ailelerinin de bitişik eğik yazıyı bilmemelerinin öğrenciye destek olma açısından sıkıntı yarattığını belirtmektedirler. Ayrıca zihinsel yetersizliği olan kaynaştırma öğrencilerinin bitişik eğik yazı olmadan, Ses Temelli Yöntemle yazmayı öğrenmelerinde daha olumlu sonuç alınacağı ifade edilmiştir.Anahtar kelimeler: Kaynaştırma, Ses Temelli Yöntem.

Kaynaştırma eğitimi
Mediha Ceren Tokta
Bolu Abant Izzet Baysal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Zihinsel yetersizliği olan öğrencilere okuma becerilerinin öğretiminde bilgisayar aracılığıyla sunulan eş zamanlı ipucuyla öğretimin etkililiği

Bu araştırmanın amacı, zihinsel yetersizliği olan öğrencilere okuma becerilerinin öğretiminde bilgisayar aracılığıyla sunulan eş zamanlı ipucuyla öğretimin etkililiğini belirlemektir. Araştırma üç amaç etrafında toplanmıştır: (1) bilgisayar aracılığıyla sunulan eş zamanlı ipucuyla öğretim yöntemi zihinsel yetersizliği olan öğrencilere 10 farklı yer ve yön bildiren kelimeyi okuyabilme becerisinin öğretiminde etkili midir? (2) bilgisayar aracılığıyla sunulan eş zamanlı ipucuyla öğretimle zihinsel yetersizliği olan öğrencilere 10 farklı kelimeyi okuyabilme becerisi öğretilebilirse, öğretimi yapılan kelimelerin kalıcılığı bir, üç ve dört hafta sonra devam eder mi? (3) Bilgisayar aracılığıyla sunulan eş zamanlı ipucuyla öğretimle zihinsel yetersizliği olan öğrencilere 10 farklı kelimeyi okuyabilme becerisi öğretilebilirse, öğrenilen kelimelerin genellenmesi kelime kartları kullanıldığında ve başka ortamlarda sağlanabilir mi?Araştırmada zihinsel yetersizliği olan sekiz öğrenci yer almıştır. Öğrencilerden biri ile pilot çalışma yapılmış ve bir öğrenci de denek yitimi olabileceği göz önünde tutularak yedek denek olarak araştırmaya katılmıştır. Araştırma altı denek ile gerçekleştirilmiştir. Denekler üçer kişilik iki gruba ayrılmıştır. Deneklere öğretilmesi için iki grupta yer ve yön bildiren toplam on kelime belirlenmiştir. İlk gruptaki üç deneğe birinci gruptaki kelimeler bilgisayar aracılığıyla sunulan eş zamanlı ipucuyla öğretim kullanılarak öğretilmiş ve araştırma ikinci gruptaki denekler ve ikinci grup kelimelerin öğretimi ile yinelenmiştir. Tüm öğretim oturumları birebir öğretim düzenlemesi ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada tek denekli araştırma modellerinden yoklama evreli denekler arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni, deneklere gösterilen kelimeleri en az % 80 ölçütünde doğru okuma olarak tanımlanmıştır. Bağımsız değişkeni ise bilgisayar aracılığıyla sunulan eş zamanlı ipucuyla öğretimdir. Uygulama süreci araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir. Uygulama yoklama, öğretim, genelleme ve izleme oturumlarından oluşmuştur.Araştırma sonucunda, zihinsel yetersizliği olan öğrencilere okuma becerilerinin öğretiminde bilgisayar aracılığıyla sunulan eş zamanlı ipucuyla öğretimin etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca araştırma bulgularına göre, deneklerin kalıcılık ve genellemeyi yüksek düzeyde sağladıkları görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrenci, Okuma Becerisi, Eş Zamanlı İpucuyla Öğretim, Bilgisayar Destekli Öğretim

Hakan Özak
Bolu Abant Izzet Baysal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
00