
95
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Fizik-eğitim-öğretimine bilgisayar destekli yaklaşım
ÖZET Bu çalışmada, bilgisayarın eğitimde, özellikle fizik eğitiminde kullanılması hakkında literatür taraması yapılarak ayrıntılı bilgi verilmiştir. Öğretmenlerin bilgisayar destekli fizik derslerinde hazırlayacakları öğretim materyallerine örnek olabilecek düzlemsel hareketler konusu ile ilgili bir materyal hazırlanmıştır. Ülkemizde bazı Müfredat Laboratuar Okullarında çalışan fizik öğretmenleri için geliştirilen bir anket yardımı ile, bilgisayar destekli fizik öğretiminde karşılaşılan problemler belirlendi ve örneklemdeki öğretmenlerin daha etkin bir bilgisayar destekli öğretim için düşünceleri ve önerileri alındı. Öğretmenlerin cinsiyetleri, bilgisayara karşı özel meraklan, bilgisayar başına düşen öğrenci sayısı, bilgisayarların öğrenmede etkili birer teknolojik araç oldukları hakkındaki görüşleri, bilgisayar destekli fizik öğretiminde karşılaştıkları problemlerde kendilerine yardım edebilecek kurum veya kişilerin varlığı, öğretmenlerin lisans döneminde aldıkları dersler ve hizmetiçi kursları ile fizik dersini bilgisayar destekli uygulamaları arasındaki ilişki %2 tekniği ile incelendi. Her bir tablo için, değişkenler arasındaki ilişkinin derecesi C (Contingency Confident) sabiti ile tespit edildi. Bu çalışmada elde edilen en ilginç sonuç, öğretmenlerin hizmet öncesi eğitim ve hizmetiçi eğitimleri döneminde aldıkları bilgisayarla ilgili ders veya kurslar ile öğretmenlerin sınıf içi uygulamaları arasında istatistiksel olarak bir anlamlılığın çıkmamasıdır. Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Eğitim, Fizik, Örnek Öğretmen Rehberi, Öğretmen Yetiştirme
Fen eğitiminde kavramsal ve işlemsel öğrenme üzerine akademisyen görüşleri
Öğretim elemanlarının kavramsal ve işlemsel öğrenmenin dengelenmesinin önemi üzerine görüşleri ve bu görüşler doğrultusunda fizik problemlerinin çözümünde işlem basamaklarının oluşturulması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklem gurubunu, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi Fen ve Fizik eğitimi alanlarında görev yapan 8 öğretim elemanı oluşturmaktadır. Bu araştırmada kavramsal ve işlemsel öğrenme tanımlarının ve basamaklarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan 12 adet görüşme sorusu yorumlayıcı bir yaklaşım olan fenomenografik yaklaşıma göre gruplandırılmıştır. Gruplandırma sonucunda 4 farklı kategori (A, B, C ve D) ortaya çıkmıştır. A grubunda kavramsal bilgi ile işlemsel bilginin arasındaki ilişkilerin belirlenmesi, B grubunda fen eğitiminde kavramsal bilgi ve işlemsel bilginin öneminin belirlenmesi, C grubunda kavramsal ve işlemsel öğrenmenin anlamlı olması kalıcılık konusunda birbirleri üzerine etkilerinin sorgulaması, D grubunda ise fizik öğrenme ve matematik öğrenmenin birbirleri üzerine etkisini sorgulanması amaçlanmıştır. Görüşmeler sonunda elde edilen verilere göre fen eğitiminde kavramsal öğrenme ve işlemsel öğrenmenin çok önemli olduğu, işlemsel bilginin kavramsal bilgiyi, kavramsal bilginin de işlemsel bilgiyi içerisinde barındırdığı, kavramsal bilginin kazanılmış olmasının işlemsel bilginin kazanılmasına etki edeceği ancak işlemsel bilginin kazanılmış olmasının kavramsal bilgi edinmeye etki etmeyebileceği, kavramsal öğrenme ve işlemsel öğrenmenin dengelenmesi gerektiği, dengenin olduğu öğrenmelerde öğrencilerin anlamlı ve kalıcı öğrenmeleri ile pozitif bir ilişki kurulabileceği, öğrencilerin fizik problemlerini çözerken matematik kullanmada zorluk yaşamalarının nedeni olarak da eğitim sistemi, öğretmen ve öğrenciden kaynaklanan çeşitli faktörlerin etkili olduğu belirtilmiştir. Fen ve matematik eğitiminde kavramsal ve işlemsel bilginin dengeli kullanılması sonucunda öğrenme daha sağlıklı, kalıcı ve anlamlı olacaktır.
Stem temelli etkinliklerin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri öz yeterlilikleri ve fen öğrenmeye yönelik sorumlulukları üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, STEM temelli etkinliklerin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin Fen bilimleri öz yeterlilik ve Fen öğrenmeye yönelik sorumlulukları üzerine etkisinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın yöntemi nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma yöntemdir. Araştırmanın deseni iç içe gömülü karma desen olarak belirlenmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden kontrol gruplu ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmanın nitel kısmı doküman incelemesi şeklinde desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 2023-2024 öğretim yılı döneminde Kocaeli ilinin Körfez ilçesindeki bir devlet ortaokulunda 5. sınıfta okuyan 38 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında 5. Sınıf öğrencilerine ön test ve son test olarak Fen Bilimleri Öz Yeterlilik Ölçeği ve Fen Öğrenmeye Yönelik Sorumluluk Ölçeği ve yapılandırılmış görüş formları veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Uygulama 5 hafta sürmüştür. Süreç içerisinde deney grubu olan öğrencilerle 3 tane STEM etkinliği uygulanmıştır. Yapılan STEM etkinliklerinin sonunda da öğrencilerin görüş formlarını doldurmaları istenmiştir. Nicel verilerin temel istatistiksel analizleri SPSS 24 programı ile gerçekleştirilerek 'Karışık Ölçümler İçin İki Faktörlü ANOVA' analiz tekniğiyle elde edilen puanların istatistiksel olarak anlamlı düzeyde fark yaratıp yaratmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Nitel verilerin analizlerinde yapılandırılmış görüş formlarında öğrenci cevapları içerik analizi ile incelenerek kodlar oluşturulmuş ve kodlar uygun temalar içerisinde konumlandırılmıştır. Nitel veri analizinin güvenirliği için öğrenci yanıtlarının bir bölümü bir başka araştırmacı tarafından da kodlanarak yüksek tutarlılıkla temalar oluşturulmuştur. Yapılan analizler sonucunda STEM temelli etkinliklerin 5. Sınıf öğrencilerinin Fen bilimleri öz yeterlilikleri ve Fen öğrenmeye yönelik sorumlulukları üzerine yapılan çalışmada uygulama öncesi ve sonrası arasında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Yapılandırılmış görüş formlarından elde edilen verilere göre yapılan çalışmalar sırasında öğrenciler pek çok zorlukla karşılaşmalarına rağmen olumlu davranışlar kazandıklarını belirtmişlerdir. Çalışma sonucunda STEM uygulamalarının farklı sınıf düzeylerinde yaygınlaştırılarak disiplinlerarası çalışmalarla kavramların öğretiminin gerçekleştirilmesi önerilmektedir. Bunun yanında çalışma sonucunda önerilen başka bir durum Fen öğrenmeye yönelik sorumluluk ve Fen bilimleri öz yeterliliklerinin olumlu olarak gelişiminde daha uzun bir zaman diliminin gerekliliğidir.
İşbirlikli öğrenme yönteminin ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin karışımlar konusunu anlamalarına etkisi
Bu çalışma işbirlikli öğrenme yönteminin 7. sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji dersi karışımlar konusu başarısına, fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarına ve motivasyonlarına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın örneklemi, Sakarya ili Karasu ilçesinde bir ilköğretim okulunda bulunan 61 yedinci sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Bu ilköğretim okulunda bulunan sınıflarından biri deney, biri de kontrol grubuna rastgele atanmıştır.Araştırma, 2007?2008 öğretim yılının 2. döneminde, ilköğretim 7. sınıf fen ve teknoloji dersi ?Karışımlar? konusu üzerinde yapılmıştır. Deneysel uygulamalar başlamadan önce her iki gruba da karışımlar konusu başarı testi, fen ve teknoloji dersine yönelik tutum ölçeği ve öğrenci motivasyon ölçeği uygulanmıştır. Kontrol grubunda dersler programda belirtilen mevcut öğretimle; deney grubunda ise işbirlikli öğrenme yönteminin birlikte öğrenme tekniğiyle işlenmiştir. Uygulama sonunda, yapılan etkinliklerin; öğrencilerin fen ve teknoloji dersi karışımlar konusu başarısına, fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarına ve motivasyonlarına etkisini değerlendirmek amacıyla her iki grupta da başarı, tutum ve motivasyon testleri son test olarak tekrar uygulanmıştır.Çalışmada hipotezlerin test edilmesine yönelik olarak, gruplar arasındaki farklılıkların anlamlı olup olmadığını saptamak için ilişkisiz t-testi, Mann-Whitney U testi, varyans analizi (ANOVA) ve kovaryans analizi ( ANCOVA) yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, işbirlikli öğrenme yönteminin programdaki mevcut öğretime göre öğrencilerin fen ve teknoloji dersi karışımlar konusunu anlamalarında ve fen ve teknoloji dersine yönelik motivasyonlarının artmasında daha etkili olduğunu göstermiştir. Fakat deney ve kontrol grubu öğrencilerinin fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarında anlamlı bir fark görülmemiştir.
TGA stratejisinin Fen Bilgisi öğretmen adaylarının bitkilerde büyüme-gelişme konusunu anlamalarına etkisi
Bu çalışmanın amacı Tahmin-Gözlem-Açıklama (TGA) stratejisine dayalı hazırlanan etkinliklerin, fen bilgisi öğretmen adaylarının kavramsal başarılarına, hatırda tutmalarına, bilimsel süreç becerilerine ve fene yönelik tutumlarına etkisini araştırmaktır. Araştırma 2010?2011 öğretim yılının güz döneminde yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, Adıyaman Üniversitesi 2. sınıfta öğrenim gören ?80? fen bilgisi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma deseni olarak öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Normal öğretim öğrencileri deney grubu (40), ikinci öğretim öğrencileri ise kontrol grubu (40) olarak belirlenmiştir. Deney grubundaki öğrencilere ?Tahmin-Gözlem-Açıklama? (TGA) stratejisine dayalı hazırlanan etkinlikler, kontrol grubundaki öğrencilere ise geleneksel öğretim uygulanmıştır. Veri toplama araçları olarak ?kavram başarı testi? (KBT), ?bilimsel süreç beceri testi? (BSBT) ve ?fene yönelik tutum ölçeği? (FYTÖ) kullanılmıştır. Araştırma hipotezlerini test etmek için nicel verilerin analizinde bağımsız t testi kullanılmıştır. Analiz sonuçları; TGA stratejisine dayalı hazırlanan etkinliklerin, fen bilgisi öğretmen adaylarının kavramsal başarılarına, hatırda tutmalarına, bilimsel süreç becerilerine etkisinin anlamlı olduğunu; fene yönelik tutumları üzerine ise anlamlı bir etkisinin olmadığını göstermiştir. Ayrıca fen bilgisi öğretmen adayları TGA stratejisinin daha önce kullanılan yöntemlere göre daha etkili ve öğrenci merkezli olduğunu, yorum yapmaya ve düşünmeye sevk ettiğini, kalıcı öğrenmeyi sağladığını, fen derslerinde uygulanmasının yararlı olacağını ve öğretmen olduklarında bu yöntemi kullanmak istediklerini ifade etmişlerdir. (94 sayfa, 2011).Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, TGA Stratejisi, Kavramsal Başarı, Hatırda Tutma, Bilimsel Süreç Becerileri, Fene Yönelik Tutum.
Fen bilgisi öğretiminde programlı öğretimin öğrenci başarısı ve tutumu üzerindeki etkisi
Fen eğitimi bireyin gelecekteki yaşamını yönlendirme açısından oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu eğitim sürecinde bireyler kendi yaşamlarında kullanacakları bilimsel bilgi ve becerileri kazanmaya başlarlar. Ancak bu süreçte öğrenciler okulda öğretilen bazı kavramları günlük yaşamda karşılaştıkları durumlarla ilişkilendirememektedirler. Bu konulardan biri de kuvvet ve harekettir. Bu araştırmanın amacı fen öğretiminde programlı öğretim yönteminin öğrenci başarısı ve tutumu üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırma ön test-son test deney kontrol gruplu deneysel desende yürütülmüştür. Çalışma grubunu ilköğretim altıncı sınıfta okuyan 58 öğrenci oluşturmaktadır. Beş hafta süren deneysel işlemler sırasında deney grubunda fen ve teknoloji dersinin işlenmesinde geleneksel işlenen dersle birlikte programlı öğretim yöntemi kullanılmıştır. Kontrol grubunda ise düz anlatım, soru-cevap ve alıştırma uygulama yöntemleriyle ders işlenilmiştir. Verilerin toplanmasında geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmış kuvvet ve hareket konusu başarı testi ve fen ve teknoloji tutum ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler t testi, ANCOVA ve ilişkili örneklemler t-testi uygulanmıştır. Araştırma sonuçları dersle birlikte kullanılan programlı öğretim basılı materyalinin kontrol grubuna göre öğrenci başarısını ve tutumunu anlamlı olarak artırdığını göstermektedir. Fen öğretiminde kuvvet ve hareket ve benzeri konularda öğrencilerin zamandan ve sınıf/okul ortamından bağımsız olarak kullanabilecekleri programlı öğretim materyallerinin geliştirilmesi ve kullanılması önerilmektedir.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının kan bağışına yönelik tutumlarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, fen bilgisi öğretmenliği bölümü öğrencilerinin kan bağışına yönelik tutumlarını araştırmak ve öğrencilerin tutum puanları üzerinde çeşitli değişkenlerin etkisini incelemektir. Araştırma, 2018–2019 eğitim-öğretim yılında Anadolu'nun sosyokültürel ve ekonomik olarak orta gelişmişlik düzeyine sahip iki ilindeki üniversitelerde (Aksaray Üniversitesi ve Afyon Kocatepe Üniversitesi) 1, 2, 3 ve 4. sınıf düzeyinde öğrenim gören 283 fen bilgisi öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplamak amacıyla "Kan Bağışına Yönelik Tutum Anketi" kullanılmıştır. Bu anket; "Kişisel Bilgi Formu'' ve 5'li likert tipi 24 sorudan oluşan Çelik ve Güven (2015) tarafından geliştirilen "Kan Bağışı Tutum Ölçeği''ni içermektedir. Verilerin analizi için SPSS 22.0 istatistik programı kullanılmıştır. Analizlerde; betimsel istatistik, Mann Whitney U-Testi ile Kruskal Wallis H-Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda fen bilgisi öğretmen adaylarının kan bağışına yönelik tutum seviyelerinin yüksek düzeyde olduğu bulunmuştur. Cinsiyet, sürekli ve düzenli olarak kan bağışında bulunma durumu ve öğretmen adaylarının öğrenim gördüğü sınıf seviyelerine göre kan bağışına yönelik tutum düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık görülmüştür. Kadın öğretmen adaylarının erkek öğretmen adaylarına göre, 1.ve 3.sınıf öğretmen adaylarının 4.sınıf öğretmen adaylarına göre, sürekli ve düzenli olarak kan bağışında bulunan öğretmen adaylarının bulunmayanlara göre tutum puanları istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Daha önce kan bağışında bulunma durumu, ailesinde sürekli ve düzenli olarak kan bağışına ihtiyaç duyan birey bulunma durumu, anne ve baba eğitim durumları, aile gelir durumu ile kan bağışına yönelik tutum düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Çalışmada ayrıca, kan bağışına yönelik tutumun alt boyutları olan ''toplumsal ve sosyal sorumluluk'' , ''endişe''ve ''toplumsal görüş ve anlayış'' boyutlarına ait bazı istatistik sonuçları da sunulmuştur. Çalışmanın sonunda öğretmen adaylarının kan bağışına yönelik tutum düzeyleri ve kan bağışı konusunda fen eğitimi alanına katkı sağlayabileceği düşünülen bazı öneriler sunulmuştur.
Teknoloji ile zenginleştirilmiş astronomi dersinin öğrencilerin kavramsal anlamalarına, ilgi ve tutumlarına etkisi
Bu çalışmanın amacı, lisans düzeyinde, Astronomi dersi kapsamında teknoloji ile zenginleştirilmiş etkinlikler ile ders yürütmenin fen bilgisi öğretmenliği 4. sınıf öğrencilerinin Astronomi kavramlarını anlama düzeyine ve Astronomiye yönelik ilgi ve tutumlarına etkisini araştırmaktır. Teknoloji ile zenginleştirilmiş etkinlikler mobil planetaryum, stellarium, animasyonlar, videolar, simülasyonlar, sky view free, sky map ve space 4D mobil uygulaması ve QR kod çalışmalarını içermektedir. Eğitimin her alanında olduğu gibi Astronomi öğretiminde de dersi uygulamaya yönelik yürütmenin öğrencilerin dersteki kavramları anlamalarını etkileyeceği düşünülmektedir. Astronomi dersi öğretim programında yer alan kavramlar genellikle soyut kavramlardır. Dersin teknoloji ile zenginleştirilmiş etkinlikler ile yürütülmesinin dersteki soyut kavramların somutlaştırılarak daha anlaşılır hale gelmesine yardımcı olacağı düşünülmüştür. Araştırma iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamada, etkinliklerin öğrencilerin kavramsal anlamaları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında, gerçekleştirilen etkinliklerin öğrencilerin astronomiye yönelik ilgi ve tutumları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın birinci aşamasında nitel araştırma yöntemlerinden bütüncül tek durum deseni kullanılmıştır. Öğrencilerin kavramsal anlama düzeylerindeki değişimi belirlemek için ön ve son uygulama olarak kelime ilişkilendirme testi ve anlam çözümleme tablosu kullanılmıştır. Verileri desteklemek için öğrencilerle uygulama sonunda yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ikinci aşamasında nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte yer aldığı karma araştırma yöntemlerinden iç içe gömülü desen kullanılmıştır. Nicel kısmında öğrencilerin astronomiye yönelik ilgilerinin değişimini belirlemek amacıyla "Astronomiye Yönelik İlgi Ölçeği" ve tutumlarındaki değişimi belirlemek amacıyla "Astronomi Tutum Ölçeği" ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Nitel kısmında öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda, teknoloji ile zenginleştirilmiş etkinliklerle Astronomi dersinin yürütülmesinin, öğrencilerin Astronomi kavramlarını anlamalarını ve Astronomi'ye yönelik ilgi ile tutumlarını olumlu yönde değiştirdiği söylenebilir.
REACT temelli etkinliklerin fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre bilinci gelişimleri ile antroposentrik-ekosentrik yaklaşımları üzerine etkisinin incelenmesi ve görüşlerinin değerlendirilmesi
Günümüzde çevre sorunlarının artışı, bireylerin çevresel farkındalığını ve bilinç düzeyini önemli bir hale getirmiştir. Özellikle eğitim, bireylerin çevre bilincini geliştirme ve çevresel sorunlara daha bilinçli yaklaşımlar kazandırma açısından kritik bir rol oynamaktadır. Fen bilgisi öğretmen adayları, gelecekte çevre bilinci oluşturma sürecinde önemli bir köprü vazifesi görmektedir ve bu sebeple bireylerin çevresel yaklaşımlarını şekillendiren eğitim metodolojileri ile şimdiden tanıştırılmaları gerekmektedir. Bu amaç doğrultusunda, fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre bilinci gelişimlerini desteklemek için farklı yaklaşımlar denenmektedir. Antroposentrik ve ekosentrik yaklaşımlar, bireylerin çevreye bakış açılarını anlamada ve bu bakış açılarını eğitim aracılığıyla dönüştürmede önemli bir çerçeve sunmaktadır. Bu çalışma, REACT modeli kullanılarak hazırlanan çevre etkinliklerinin, fen bilgisi öğretmen adayları üzerindeki etkilerini araştırarak, çevre bilinci gelişimleri ve çevresel yaklaşımlarındaki değişimleri incelemeyi ve adayların görüşlerini almayı amaçlamaktadır. Araştırma, yarı deneysel desen çerçevesinde, nicel ve nitel veri toplama teknikleri bir arada kullanılarak karma yöntem çalışması olarak gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma 2024-2025 güz yarıyılında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, devlet üniversitesinde öğrenim görmekte olan, 35 kişilik fen bilgisi öğretmenliği son sınıf öğretmen adayları oluşturmaktadır. Katılımcılara ön test ve son test olarak uygulanan "Çevre Bilinci Ölçeği" ve "Ekosentrik, Antroposentrik ve Çevreye Yönelik Antipatik Tutum Ölçeği" kullanılarak veriler toplanırken, aynı zamanda derinlemesine görüşmeler yapılarak bireysel görüşleri de çalışmanın bulgularına dâhil edilmiştir. REACT temelli etkinliklerin uygulama süreci tamamlandıktan sonra, veriler dijital ortamda arşivlenmiştir. Bu etkinlikler, katılımcıların çevre bilincini destekleyen ve bu bilinci güçlendiren farklı çevresel durum senaryoları üzerine kurulmuştur. Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevreye yönelik algılarını değiştirme potansiyeline sahip olup olmadığı yönünde bilgiler vermesi beklenen bu etkinlikler, bireylerin düşünme süreçlerini şekillendirmeye yönelik etkileşimli uygulamalar içermektedir. Araştırma bulguları, REACT temelli etkinliklerin fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre bilinci üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur. "Çevre Bilinci Ölçeği" ve "Ekosentrik, Antroposentrik ve Çevreye Yönelik Antipatik Tutum Ölçeği" kullanılarak elde edilen verilere yapılan nicel analizler, etkinliklerin öncesine kıyasla, sonrasında çevresel duyarlılık ve bilinç seviyelerinde belirgin bir artış olduğunu göstermiştir. Uygulama sürecinin sonlanmasının ardından yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen nitel bulgular ise, fen bilgisi öğretmen adaylarının REACT modeli kullanılarak hazırlanmış olan çevre etkinlikleri sayesinde, çevre sorunlarını daha genç yaşlardan öğretmeye istekli hale geldiklerini, toplumsal bilinçlenmeye önem verdiklerini ve çevre sorunları konusunda yüksek farkındalık sahibi olduklarını ifade ettiklerini ortaya koymuştur. Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevresel konulardaki görüşlerinde antroposentrik yaklaşımlardan ekosentrik yaklaşımlara doğru bir kayma olduğu, çalışmanın dikkat çeken bir diğer bulgusudur. Sonuç olarak, REACT modeli ile gerçekleştirilen çevre etkinlikleri, fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre bilincini arttırma potansiyeline sahip etkili bir araç olarak değerlendirilmiştir. Bu etkinlikler, sadece bireysel bilinç seviyesini arttırmakla kalmamış, aynı zamanda öğretmen adaylarının çevresel yaklaşımlarını özellikle ekosentrik perspektiften dönüştürmeyi de başarıyla gerçekleştirmiştir. Araştırma sonuçları, gelecekte eğitim politikalarında yenilikçi yaklaşımlara daha fazla yer verilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır ve farklı branşlarda ve daha geniş örneklem gruplarıyla çalışmaların yapılması tavsiye edilmektedir.
STEM eğitiminin ortaokul öğrencilerinin STEM mesleklerine yönelik ilgilerine, bilimsel yaratıcılıklarına ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına etkisinin araştırılması
Bu araştırmanın amacı; ortaokul sekizinci sınıf öğrencileriyle Bilim Uygulamaları dersi kapsamında yapılan STEM uygulamalarının öğrencilerin STEM mesleklerine yönelik ilgisine, bilimsel yaratıcılıklarına ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına etkisini araştırmaktır. Aynı zamanda, öğrencilerin STEM etkinliklerine ve uygulama sürecine yönelik görüşleri de incelenmiştir. Araştırma nicel ve nitel araştırma tekniklerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma deseni ile yürütülmüştür. Araştırmanın nicel bölümünde öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen, nitel bölümünde durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını, bir devlet ortaokulunda son sınıfta öğrenim gören, toplam 98 sekizinci sınıf öğrencisi oluşmaktadır. Araştırmaya altı sınıf dâhil edilmiş olup, bu sınıflardan üç deney grubu ve üç kontrol grubu seçkisiz olarak atanmış ve araştırma süreci, bilim uygulamaları dersinde on iki haftada gerçekleştirilmiştir. Deney grubuna STEM etkinlikleriyle öğretim uygulanırken, kontrol grubuna bilim uygulamaları dersi öğretim programı içeriği uygulanmıştır. Gruplar birbirinden etkilenmeyerek, tüm gruplarda ders süreleri eşit şekilde işlenmiştir. Uygulama süreci 2018-2019 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde yapılmıştır. Araştırma kapsamında etkinlikler "Uzay Araştırmaları, İnsan ve Çevre İlişkisi, Evsel Atıklar ve Geri Dönüşüm, Madde ve Isı, Canlıları Tanıyalım, Ampullerin Bağlanma Şekilleri, Elektrik Devreleri ve Enerji Dönüşümleri" konuları ile sınırlandırılmıştır. Araştırmanın nicel verileri; "Fen, Teknoloji, Matematik ve Mühendislik Mesleklerine Yönelik İlgi Ölçeği"nden, "Bilimsel Yaratıcılık Testi"nden ve "Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği"nden elde edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri ise; "Etkinlik Görüş Formu"ndan, "Etkinlik Değerlendirme Formu"ndan ve öğrencilerle yapılan "Odak Grup Görüşmesi"nden elde edilmiştir. Deney ve kontrol grupları arasında STEM mesleklerine yönelik ilgi, bilimsel yaratıcılık ve fen öğrenmeye yönelik motivasyon değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını test etmek amacıyla, elde edilen veriler bağımsız gruplar için t-testi ile analiz edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının kendi içinde ön-test ve son-test puanları arasındaki farklılığı test etmek için de bağımlı gruplar için t-testi kullanılmıştır. Araştırma sürecinde elde edilen nitel veriler, nitel veri analiz tekniği olan betimsel analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları incelendiğinde; deney grubunun STEM mesleklerine yönelik ilgi, bilimsel yaratıcılık ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarında kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde bir artış olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre çalışmada gerçekleştirilen STEM etkinlik uygulamalarının öğrencilerin STEM mesleklerine yönelik ilgilerine, bilimsel yaratıcılıklarına ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına katkı sağladığı söylenebilir. Öğrenci görüşlerinden elde edilen sonuçlara göre; öğrencilerin çoğunluğunun yapılan etkinliklerde başarılı oldukları ve yüksek bir motivasyonla etkinliklere katılım sağladıkları tespit edilmiştir. Yapılan STEM etkinliklerinin öğrencilerin olaylara bakış açısını değiştirerek, fen konularına yönelik yorum ve analiz yeteneklerini geliştirdiği belirlenmiştir. Bununla birlikte öğrenciler yapılan STEM etkinliklerinin, diğer derslerde yaptıkları etkinliklerden farklı olduğunu, bu süreçte kendi kararlarını ve sorumluluklarını aldıklarını da vurgulamışlardır.
Öğretmen adaylarının çevreye yönelik bilinçlerinin sosyo - kültürel ve ekonomik faktörler açısından incelenmesi
Çalışmada, ilköğretim öğretmen adaylarının çevreye yönelik bilinçleri ile mezun oldukları ortaöğretim türü, anne ve baba eğitim durumu, anne ve baba meslek durumları ve ikamet edilen yerleşim yerleri ilişkileri incelenmiştir.Araştırmanın örneklemini 2006-2007 öğretim yılında eğitim gören 110 erkek ve 146 kızdan oluşan toplam 256 ilköğretim bölümü öğretmen adayları oluşturmaktadır.Çalışmada; Ak, Keser ve Öznur tarafından 2007 yılında Türkçeye uyarlanması yapılmış olan Çevre Bilinci Ölçeği (ÇBÖ) , 7'li likert tipi ölçek kullanılmıştır. 53 maddeden oluşan Çevre Bilinci Ölçeği; Doğanın Tadı (9 madde), Çevresel Eylemler (9 madde), Çevresel Tehdit (10 madde), İnsanların Doğadan Faydalanması (10 madde), Bilim ve Teknolojiye Güven (8 madde) ve Nüfus Artışı Politikalarına Destek (7 madde) olmak üzere 6 alt başlıktan oluşmaktadır. Ölçeğin cevap seçenekleri; 1'den (Kesinlikle katılmıyorum) 7'ye (Kesinlikle katılıyorum) kadar derecelendirilmiş olup, olumsuz olan ifadeler ters çevrilerek kodlanmıştır.Verilerin istatistiksel analizlerinde her bir bağımsız değişkenin bağımlı değişkene etkisini belirlemek için varyans analizinden (ANOVA) yararlanılmıştır. Ayrıca çevre bilincine etki eden etmenleri ölçmek için frekans tablolarından yararlanılmıştır.Elde edilen bulgulara göre Çevre Bilinci Ölçeği (ÇBÖ) ile Kişisel Bilgi Anketi analiz sonuçları dikkate alındığında, öğretmen adaylarının mezun oldukları ortaöğretim türünde başarı düzeyi yüksek okullardan ( üniversiteye yerleştirme düzeyi yüksek okullar; Fen lisesi, kolej, özel okullar) mezun olanların çevre bilincinin daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Öğrencinin anne ve babalarının sahip olduğu meslek türleri ile çevreye yönelik bilinçleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin anne ve babalarının eğitim durumlarının yükselmesi ile öğrencinin sahip olduğu çevre bilinci arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmüştür. Öğretmen adaylarının ikamet ettikleri yerleşim yerlerinin, çevreye yönelik bilinçleri üzerinde anlamlı bir etkisi vardır. İkamet yerleri daha büyük il olan öğrencilerin, çevre sorunlarıyla daha fazla yüz yüze gelmiş olmalarının çevreye karşı olan bilinçlerine olumlu etki yaptığı düşünülmektedir.Bu çalışmanın sonuçları incelendiğinde öğretmen adaylarının sahip oldukları çevre bilincinin, üniversitede okurken aldıkları çevre derslerinden etkilenmediği tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının çevreye yönelik yayın, makale ve TV programlarını çok fazla takip etmediği, hatta medyada çevre ile ilgili haberlerin farkında olmadığı da görülmüştür. Bu bağlamda tüm eğitim kurumlarında çevre bilincine yönelik öğrencilerin aktif katılımının sağlanacağı çalışmaların artırılması, ayrıca gönüllü çevre kuruluşlarının da yaptığı çalışmaları daha fazla tanıtmasının toplumumuzun, çevre konusunda bilgi ve bilinçlendirilmesi konusunda yardımcı olacağı düşünülmektedir.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının bilim tarihinden kesitler incelemelerinin bilimin doğası hakkındaki görüşlerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, ilköğretim Fen Bilgisi öğretmen adaylarının bilim tarihinden kesitler incelemelerinin bilimin doğası hakkındaki görüşlerine etkisini belirlemektir. Bu amaca ulaşmak için Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi 4. sınıfında öğrenim gören 56 öğrenci ile Fen-Teknoloji ve Toplum dersinde 4 haftalık bir uygulama yapılmıştır.Bilimin doğası hakkındaki görüşleri ortaya çıkarmak için Aikenhead, Ryan ve Fleming (1989) tarafından geliştirilen ?Bilimin Doğası Hakkındaki Görüşler? (Views on Science Technology and Society, VOSTS) anketinin Dogan Bora, Arslan ve Çakıroğlu (2006) tarafından Türkçe'ye adapte edilen 25 maddesi seçilerek kullanılmıştır. VOSTS-Tr anketi uygulamadan önce öntest ve bilim tarihinden kesitler irdelendikten sonra da sontest olarak verilmiştir. Dört haftalık ders süresince Tübitak yayınlarından ve Cemal Yıldırım'ın kitaplarından seçilen 13 bilim tarihi makalesi okutulmuştur.Sonuçlar öğretmen adaylarının hali hazırda bilim, toplumun bilim ve teknoloji üzerine etkisi ve bilim insanlarının karakteristik özellikleri bildikleri ve modern bir bilim anlayışına sahip oldukları görülmüştür. Öntestte ve sontestte çok yüksek olmayan fakat olumlu etki gözlenmiştir.Genel olarak, Fen Bilgisi öğretmen adaylarının bilim tarihinden kesitler incelemelerinin, bilimin doğası hakkındaki görüşlerini olumlu yönde etkilediği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, Bilim Tarihi, Bilimin Doğası Hakkında Görüşler Anketi (VOSTS)
İlköğretim öğretmen adaylarının çevreye yönelik bilinçlerinin bazı demografik değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmada i) ilköğretim öğretmen adaylarının çevre yönelik bilinçleri ileokudukları bölümün ve ii) cinsiyetlerinin ilişkisi incelenmiştir.Araştırmanın örneklemini 2006-2007 öğretim yılında Abant İzzet BaysalÜniversitesinde eğitim gören 110 erkek (%42.9) ve 146 kız (%57.1)'dan oluşantoplam 256 katılımcı oluşturmaktadır.Çalışmada; Milfont ve Duckitt (2006)'in Çevre Bilinci Ölçeği adaptasyonçalışmaları yapılarak öğretmen adaylarına uygulanmıştır. Çevre Bilinci Ölçeğiöğretmen adaylarının çevreye ilişkin tutumlarını tespit etmek amacıylauygulanmıştır. Çevre Bilinci Ölçeği (ÇBÖ), 7'li likert tipi ölçek olarakdüzenlenmiştir. Adaptasyon çalışmaları tamamlanmış, 53 maddeden oluşan ÇevreBilinci Ölçeği; Doğanın Tadı (9 madde), Çevresel Eylemler (9 madde), ÇevreselTehdit (10 madde), İnsanların Doğadan Faydalanması (10 madde), Bilim veTeknolojiye Güven (8 madde) ve Nüfus Artışı Politikalarına Destek (7 madde) olmaküzere 6 alt boyuttan oluşmaktadır. Ölçeğin cevap seçenekleri; 1'den (Kesinliklekatılmıyorum) 7'ye (Kesinlikle katılıyorum) kadar derecelendirilmiş, olumsuz olanifadeler ters çevrilerek kodlanmıştır.Uygulama sonucunda elde edilen veriler SPSS 15.00 paket programıkullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin istatistiksel analizlerinde her bir bağımsızdeğişkenin bağımlı değişkene etkisini belirlemek için varyans analizi (ANOVA)yararlanılmıştır. Cinsiyetin çevre bilinci üzerindeki etkisi de t-testi kullanılarakanaliz edilmiştir.Elde edilen bulgulara göre Çevre Bilinci Ölçeği (ÇBÖ)'nin analizi dikkatealındığında Çevre Bilinci Ölçeğinin bazı alt bölümleri ile İlköğretim Ana BilimDalları (Fen ve Teknoloji Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, SınıfÖğretmenliği, İlköğretim Matematik Öğretmenliği ve Okul Öncesi Öğretmenliği )arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bu anlamlı farkçevreye yönelik ders almayan bölümler yönündedir. Çevreye yönelik derslerin yoğunolduğu Fen ve Teknoloji bölümü yönünde olması beklenen bu anlamlı farklılığındiğer bölümler yönünde olması ilgi çekicidir. Ayrıca cinsiyet ile Çevre BilinciÖlçeğinin bazı alt bölümleri arasında anlamlı farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Buanlamlı farklılık erkekler lehinedir.Yapılan çalışmada öğretmen adaylarının sahip oldukları çevre bilincininaldıkları çevre derslerinden etkilenmediği ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda üniversitedeÇevre Eğitimine yönelik görüş, politika ve programların tekrar gözden geçirilmesi veyeniden yapılanmaya gidilmesi gerekliliği öngörülebilir.Anahtar Kelimeler; Çevre eğitimi, cinsiyet, çevre bilinci ölçeği, ilköğretim.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevreye karşı tutumları
Bu çalışmada i) ilköğretim fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre yönelik bilinçleri ile okudukları sınıfın ve ii) cinsiyetlerinin ilişkisi incelenmiştir.Araştırmanın örneklemini 2006-2007 öğretim yılında Abant İzzet Baysal Üniversitesinde eğitim gören 84 erkek (%36,8) ve 144 kız (%63,2)'dan oluşan toplam 228 katılımcı oluşturmaktadır.Çalışmada; adaptasyon çalışmaları tamamlanan Çevre Bilinci Ölçeği (ÇBÖ) , 7'li likert tipi ölçek olarak düzenlenmiştir. 53 maddeden oluşan Çevre Bilinci Ölçeği; Doğanın Tadı (9 madde), Çevresel Eylemler (9 madde), Çevresel Tehdit (10 madde), İnsanların Doğadan Faydalanması (10 madde), Bilim ve Teknolojiye Güven (8 madde) ve Nüfus Artışı Politikalarına Destek (7 madde) olmak üzere 6 alt başlıktan oluşmaktadır. Ölçeğin cevap seçenekleri; 1'den (Kesinlikle katılmıyorum) 7'ye (Kesinlikle katılıyorum) kadar derecelendirilmiş olup, olumsuz olan ifadeler ters çevrilerek kodlanmıştır.Uygulama sonucunda elde edilen veriler SPSS 15.00 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin istatistiksel analizlerinde her bir bağımsız değişkenin bağımlı değişkene etkisini belirlemek için varyans analizi (ANOVA) yararlanılmıştır. Cinsiyetin çevre bilinci üzerindeki etkisi de t-testi kullanılarak analiz edilmiştir.Elde edilen bulgulara göre Çevre Bilinci Ölçeği (ÇBÖ)'nin analizi dikkate alındığında Çevre Bilinci Ölçeğinin bazı alt bölümleri ile sınıflar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bu anlamlı fark 4. Sınıflar yönündedir. Ayrıca cinsiyet ile Çevre Bilinci Ölçeğinin bazı alt bölümleri arasında anlamlı farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Bu anlamlı farklılık erkekler lehinedir.Yapılan çalışmada öğretmen adaylarının sahip oldukları çevre bilincinin aldıkları çevre derslerinden etkilenmediği ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda üniversitede Çevre Eğitimine yönelik görüş, politika ve programların tekrar gözden geçirilmesi ve yeniden yapılanmaya gidilmesi gerekliliği öngörülebilir.
Öğretim stillerinin farklı zeka türlerine sahip 6. sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji ders başarısı ile ilişkisi
Bu çalışmada, öğretmenlerin öğretim stillerinin farklı zeka türlerindeki 6. sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji ders başarısına etkisi incelenmiştir.Çalışmaya İstanbul ilindeki değişik ilçelerde bulunan resmi ve özel toplam 20 okuldan, 32 öğretmen ve bu öğretmenlerin 6. sınıflarından toplam 659 öğrenci çalışmaya katılmıştır. 2007-2008 eğitim öğretim yılında güz döneminde öğretmenlerin öğretim stillerini tespit etmek için öğretmenlere Öğretim Stili Ölçeği (ÖSÖ), örencilere zeka türlerini belirlemek için Çoklu Zeka Envanteri (ÇZE) ve Fen ve Teknoloji Dersi Başarı Testi (FTDBT) uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen veriler analiz edildiğinde şu sonuçlar ortaya çıkmıştır:?Araştırmada farklı öğretim stilindeki öğretmenlerin öğrencilerinin Fen ve Teknoloji Dersi başarı testi puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür.?Farklı zeka türlerine sahip öğrencilerin Fen ve Teknoloji Dersi başarı puanları arasında anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür.?Farklı öğretim stillerindeki öğretmenlerin, farklı zeka türüne sahip öğrencilerinin Fen ve Teknoloji başarı puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark görülmemiştir.Bu çalışmada elde edilen bulgular ışığında, öğretmenlerin öğretim stillerinin, farklı zeka türlerindeki öğrencilerin fen ve teknoloji ders başarısı üzerindeki etkisi eleştirel bir bakış açısıyla incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Öğretim Stili, Çoklu Zeka Kuramı, Fen ve Teknoloji Ders Başarısı
Yaz bilim kampında uygulanan yönlendirilmiş araştırma ve bilimin doğası etkinliklerinin ilköğretim 6. ve 7. sınıftaki çocukların bilimin doğası hakkındaki düşüncelerine etkisi
Bilimin doğası genellikle bilim, bilimsel bilgi ve bilimsel bilginin üretim sürecinin özünde olan değerler ve varsayımlar olarak ifade edilmektedir (Lederman, 1992). ?Bilimin doğası nedir?? sorusu, ?Bilim nedir?? sorusu ile birlikte ele alınması gereken ve cevaplanması gereken bir sorudur. Bilim genellikle bilgiler bütünü, yöntemler veya bilme yolu olarak ifade edilmektedir. Bilimin doğası ise bilimin epistemolojisini yansıtan bilgiyi oluşturma yolunu ve bilimin üretilmesinde yer alan inanışları ve değerleri temsil eder (Lederman, 2007).Bu araştırmanın amacı bilimin doğada yönlendirilmiş araştırma ve bilimin doğası etkinliklerinden oluşan bir yöntemle tanıtılmasını amaçlayan bir yaz bilim kampı programının çocukların bilimin doğası hakkındaki düşüncelerini nasıl etkilediğini araştırmaktır. Bu amaçla çocukların bilimin sürecini, doğasını, diğer alanlarla ilişkisini doğada ve zevkli etkinlikler yoluyla tanımalarını sağlayacak bir Yaz bilim kampı programı araştırmacılar tarafından geliştirilmiştir. Yaz bilim kampına Bolu şehir merkezindeki 10 farklı ilköğretim okulundan 24 6. ve 7. sınıf öğrencisi gönüllü olarak katılmıştır. Programın ana yöntemi, bilimin sürecini öğrenmelerine yönelik yönlendirilmiş araştırma (guided-inquiry) uygulaması ve bilimin doğasını tanıtmaya yönelik ve sonuçta açık mesajlarla biten bilimin doğası etkinliklerinin (explicit approach) bir bileşimidir. Araştırmada çocukların bilim, bilimsel bilginin değişebilirliği, bilimsel bilginin üretilmesinde gözlem ve çıkarım arasındaki fark, bilimsel bilginin subjektif yapısı, bilimsel bilginin üretilmesinde hayal gücü ve yaratıcılığın rolü ve bilimsel modeller hakkındaki düşünceleri araştırılmıştır.Araştırmada nitel bir yöntem kullanılmıştır. Bu araştırmada kullanılan nitel veriler anket ve yarı-yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Çocukların bilimin doğası hakkındaki düşüncelerini ve kamp süresince aldıkları eğitimin düşüncelerine etkisini belirlemek için Lederman ve Khishfe (2002) tarafından geliştirilen Çocukların Bilimin Doğası Hakkındaki Görüşleri Anketi (Views of the Nature of Science Version D, VNOS-D) ön ve son-test olarak kullanılmıştır. Araştırma süresince elde edilen nitel verilerin fazlalığı nedeniyle, verilerin analiz sürecinde nitel araştırma programı kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde yorumlayıcı (interpretive) yöntem (LeCompte ve Preissle, 1993) uygulanmıştır. Veriler sürekli sınıflanarak yorumlanmıştır.Araştırma bulguları, bilimin doğada yönlendirilmiş araştırma ve bilimin doğası etkinliklerinden oluşan bir yöntemle tanıtılmasını amaçlayan Yaz Bilim Kampı'nın, doğrudan-yansıtıcı yaklaşımın kullanıldığı bilimin doğası etkinlikleri ve yönlendirilmiş araştırma modelinden oluşan yönteminin İlköğretim 6. ve 7. sınıfta okuyan çocuklara bilimin doğasını tanıtmakta etkili olduğunu göstermiştir. Çocuklardaki en büyük değişim bilimin deneysel ve veriye dayalı olma özelliğinde gözlenmiştir. Kampın başında bilimi araştırma, inceleme, gözlem yapmak olarak yüzeysel tanımlayan çocuklar kampın sonunda araştırma ve gözlemlerin nasıl yapıldığını ve toplanan verileri yorumlayarak bilgi oluşturulduğunu açıklayan daha derin ifadelerle bilimi anlatmışlardır. Kamp programının en az etkili olduğu nokta çocukların gözlemle çıkarım arasındaki farkı anlamaları olmuştur. Kampın başında çocukların, literatürde `görmek bilmektir' şeklinde ifade edilen bilimsel bilgilerin sadece gözlem yoluyla oluştuğunu, görmedikleri şeyleri bilemeyeceklerini belirten anlayışa sahip oldukları görülmüştür. Kampın sonunda ise `çıkarım yapıyorlar' diye belirtmeseler bile bilim insanlarının verileri bulduktan sonra düşünsel süreçler yaşayarak ve elde olan başka verilerle karşılaştırarak sonuca vardıklarını belirten ifadeler artmıştır.Kamp programının çocuklara bilimsel bilginin değişebilirliğini anlamalarında etkili olduğu görülmüştür. Bilimsel bilgide teknolojik gelişmelere ve icatlara bağlı değişmelerin farkında olan çocuklar, kamp sonunda verilerin değişmesine ve verilerin artmasına bağlı değişimlerin de olabileceğinin farkına varmışlardır.Bilimde hayal gücü ve yaratıcılığın kullanıldığını kabul eden fakat nasıl etkilediğini fazla açıklayamayan çocuklar, bilim kampı sonunda hayal gücü ve yaratıcılığın araştırmanın her aşamasında kullanıldığını anlamaya başlamışlar, fakat bilim insanlarının verideki eksikleri hayal güçleri ve yaratıcılıklarıyla tamamladıkları gibi pek yanlış olmayan fakat pek de doğru olmayan bir fikir geliştirmişlerdir.Bilimsel modelleri kampın başında hemen hemen hiç tanımayan çocuklar, kampın sonunda bilimsel modellerin veriye dayalı olarak geliştirildiklerini ve veri değiştiğinde değişebileceğini anlayarak bilimsel modellerin bir bilimsel bilgi türü olduğunu fark etmişlerdir.Çocuklar bilimin subjektif yapısını kampın başında anlamakta güçlük çekerken, kampın sonunda bilim insanlarının aynı verilere bakarken dahi farklı fikirler öne sürebileceklerini belirtmişler ve bunun nedenini basitçe düşünce farklılığı olarak değil de, eğitimlerinin, yaşadıkları toplumların ve hayal gücü ve yaratıcılıklarının farklı olması olarak açıklamışlardır.Sonuç olarak, bilimi doğada araştırmalarla tanıtan ve doğrudan-yansıtıcı bilimin doğası etkinlikleriyle bilimin doğası özelliklerini daha da açık ve anlaşılır kılan kamp programının, bu araştırmada araştırılan bilimin doğasının altı özelliğini tanıtmakta etkili olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilimin Doğası, Yaz Bilim Kampı, İlköğretim Öğrencileri
Fen ve teknoloji öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşımın sınıf içi uygulamalarına yönelik görüşleri (Diyarbakır ili örneği)
Bu araştırma, Diyarbakır ilinde görev yapan Fen ve Teknoloji öğretmenlerinin yapılandırmacı yaklaşımın sınıf içi uygulamalarına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Fen ve Teknoloji öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda sınıflarında yapılandırmacı öğretimi ne ölçüde uyguladıkları ve hangi noktalarda problem yaşadıkları konuları tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomonolojik desen kullanılmış olup, öğretmenler amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi ile belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Diyarbakır ilinde görev yapan 30 Fen ve Teknoloji öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenlere yönelik veriler yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanılmıştır. Görüşme verilerinin yorumlanması sürecinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular sonucunda Fen ve Teknoloji öğretmenlerin yapılandırmacı yaklaşımı benimsediklerini ancak okulun alt yapısının yetersiz olması, öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeylerinin düşük olması, sınıf mevcutlarının fazla olması, öğrencilerin birinci kademede aldığı eğitimin yetersiz olması, derse ayrılan zamanın yetersiz olması, programın yoğun olması, öğrencilerin bu türden eğitim uygulamalarına alışık olmaması, programın öğretmenlere yeterince tanıtılmaması gibi nedenlerden dolayı geleneksel yöntemlerle ders işledikleri anlaşılmıştır.
üstün yetenekli öğrencilerin fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Bilim Sanat Merkezi (BİLSEM)'nde eğitim gören üstün yetenekli çocukların Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumlarını belirlemek ve bu tutumları etkileyen faktörleri ortaya çıkarmaktır. Bu çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama deseni ile yürütülmüştür. Araştırma evrenini, Türkiye genelinde Bilim-Sanat Merkez'lerine kayıtlı 5., 6., ve 7. sınıfa giden üstün yetenekli öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini ise, Muş, Elazığ, Malatya, Ankara, Gaziantep, İstanbul, Trabzon ve Antalya'daki Bilim ve Sanat Merkez'lerine kayıtlı 266 öğrenci oluşturmaktadır. Fen ve Teknoloji Dersi tutum ölçeği ve kişisel bilgi formu, veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, üstün yetenekli öğrencilerin Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumları ile cinsiyetleri (p=0.888 > 0.05), yaş grupları F(3-262)=2.506, p >.05, anne eğitim düzeyleri F(4-261)=.643, p >.05, baba eğitim düzeyleri F(4-261)=,697 p >.05, ailenin aylık toplam gelirleri F(2-263)=,261 p >.05, sınıf seviyeleri F(2-263)=2.193, p >.05. arasında anlamlı bir ilişki bulunmadığını göstermektedir. Ayrıca, ortalamalara bakılarak öğrencilerin fen ve teknoloji dersine yönelik tutumlarının düşük; orta ve yüksek düzey tutuma sahip gruplar olarak ayrılması durumunda; düşük grup 24, orta düzeydeki grup 209, üst düzeydeki grup da öğrenci sayısı ise 33 kişi olarak ortaya çıkmıştır.
5., 6. ve 7. sınıflarda fen derslerinde argümantasyon kalitesinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, fen derslerinde 5., 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin argümantasyon kalitelerini, Erduran vd. (2004) tarafından geliştirilen rubriğe göre çözümlemektir. Bu araştırma, durum saptaması niteliğinde betimsel bir çalışma olup, araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, benzeşik örnekleme yöntemine göre seçilmiştir. Bu doğrultuda araştırmaya, Muş ili merkezinde yer alan, 4 ortaokuldaki 5. sınıf öğrencileri (n=129), 6. sınıf öğrencileri (n=127) ve 7. sınıf öğrencileri (n=131) ile onların fen ve teknoloji öğretmenleri (n=12) katılmıştır. 12 sınıfta, 48 derste öğrencilerin tartışmaları ses kayıt cihazı ile kaydedilmiştir. Araştırmanın veri kaynakları ses kayıtları ve gözlemlerdir. Ses kayıtlarının yazıya dökülmesiyle elde edilen veri seti, betimsel analiz yaklaşımına göre değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler analiz edildiğinde, bütün sınıfların Seviye 1' i diğer seviyelere kıyasla daha çok kullandıkları; bütün sınıfların Seviye 2' yi, Seviye 1' e oranla daha az kullandıkları; Seviye 3, Seviye 4 ve Seviye 5 argümanlarının kullanılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin iddiaları diğer argümantasyon bileşenlerine göre daha çok kullandıkları; veri, gerekçe ve karşıt iddiaları iddialara oranla daha az kullandıkları belirlenmiştir. Öğrenci diyaloglarında destekleyici, sınırlayıcı ve çürütme öğeleri kullanılmamıştır. Ayrıca soru sorma oranları ile argümantasyon kalitesi arasında bir ilişki bulunamamıştır.
5., 6., 7., 8. sınıfların fen ve teknoloji dersine ait sınav sorularının bloom taksonomisine göre değerlendirilmesi
Araştırmanın amacı, ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf Fen Bilimleri dersi sınav sorularının Bloom'un Bilişsel Alan Taksonomisine ve soru biçimlerine göre analizini yapıp, soruların nasıl bir dağılım gösterdiğini bulmaya çalışmaktır. Araştırmada nitel araştırma yaklaşımı çerçevesinde doküman inceleme Metoti kullanılmıştır. Bu amaçla, 2013–2014 eğitim öğretim yılında Muş merkezde bulunan toplam 29 Fen Bilimleri öğretmenlerinden, Fen Bilimleri derslerine ait 4868 adet yazılı sınav sorusu elde edilmiştir. Elde edilen bu sınav sorularından 1. döneme ait 3, 2. döneme ait 3 yazılı sınav sorusu alınmıştır. Bu soruların analizleri uzman görüşleri doğrultusunda yapılmıştır. Bloom'un Bilişsel Alan Taksonomisine göre yapılan analizler neticesinde toplam soruların %59,5'i bilgi, %20,4'ü kavrama, %13,4'ü uygulama, %5,2'i analiz, %1,5'i sentez ve %0'ı değerlendirme düzeyinde olduğu saptanmıştır. Aynı zamanda soru biçimlerin analiz sonucuna göre, soruların %21'i doğru-yanlış, %6 eşleşmeli, %27,5'i boşluk doldurma, %43,4'ü çoktan seçmeli ve %2,1'i de klasik soru türünde hazırlandığı görülmüştür. Bu analizlerinin sonucunda ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf Fen Bilimleri dersi sınav sorularının %93,38'i alt düzey; %6,62'i da üst düzey düşünme becerilerini ölçmeye yönelik olarak hazırlanmıştır.
8. sınıf fen ve teknoloji dersi ünitelerine yönelik öğrenci başarılarının değerlendirilmesi
Bu tez çalışmasının amacı, 8. sınıf Fen ve Teknoloji dersi ünitelerine yönelik öğrenci başarılarını değerlendirerek 8. sınıf öğrencilerinin Fen ve Teknoloji dersindeki öğrenimlerine katkı sağlamaktır. Bu araştırma, Muş ili merkezinde bulunan Vali Adil Yazar, Türk Telekom ve Yüzüncü Yıl Zafer ortaokullarında okuyan 8. sınıf öğrencileri (toplam sayı, N=210) ile Muş ili ortaokullarında görev yapan Fen Bilimleri dersi öğretmenleriyle (toplam sayı, N=14) yapıldı. Araştırmada karma yöntem araştırma deseninden dönüşümsel model kullanılmıştır. Başarı testinin geliştirilmesi için örneklem olarak seçilen okullarda görev yapan Fen ve Teknoloji dersi öğretmenlerinden oluşan dört kişilik bir grup kurulmuştur. Bu grup tarafından oluşturulan soru havuzundan her ünite sonunda bir başarı testi hazırlanmış ve her ünite sonunda 15 soruluk başarı testleri geliştirilmiştir. Uygulanan başarı testlerinin güvenirlik hesaplamaları, Kuder-Richardson 21 (KR21) formülü ile hesaplanmıştır. Elde edilen verilerin bir sonucu olarak; 8. sınıf öğrencilerinin Fen ve Teknoloji dersinde en çok zorlandıkları ünitenin "Kuvvet ve Hareket" ünitesi olduğu ve en az zorlandıkları ünitenin "Ses" ünitesi olduğu görülmüştür. Ayrıca, benzer bir sonuç, öğretmenlerle yapılan görüşmelerde de görülmüştür.
6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersine yönelik tutumlarını etkileyen faktörlerin yapay sinir ağları yöntemi ile modellenmesi: Muş ili örneği
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin (6., 7. ve 8. sınıf), Fen Bilimleri dersine yönelik tutumlarını belirlemek ve bu tutumlar üzerinde etkili olan değişkenleri Çok Katmanlı Yapay Sinir Ağları yöntemi ile incelemektir. Araştırmaya başlamadan önce İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden alınan verilere göre 2015-2016 Eğitim Öğretim yılında Muş il merkezindeki ortaokullarda (6., 7. ve 8. sınıf) okuyan toplam erkek öğrenci sayısı 3135, toplam kız öğrenci sayısı 3330 olmak üzere toplam öğrenci sayısı 6465, İlçe merkezlerdeki ortaokullarda (6., 7. ve 8. sınıf) okuyan toplam erkek öğrenci sayısı 3767, toplam kız öğrenci sayısı 3595 olmak üzere toplan öğrenci sayısının 7362 olduğu belirlenmiştir. Yapılan bu araştırma 2015-2016 eğitim-öğretim yılı, il ve ilçe merkezlerinde bulunan Muş il Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı 9 farklı ortaokulun 6., 7. ve 8. sınıflarında okuyan ve rasgele (random) yöntemle seçilen 295 erkek öğrenci ve 322 kız öğrenci olmak üzere toplam 617 öğrenciye kişisel bilgi formu ve Bilime Karşı Tutum Ölçeği uygulanarak yapılmıştır. Merkeze bağlı ortaokullarda 134 erkek öğrenci ve 157 kız öğrenci olmak üzere toplam 291 öğrenci, ilçelere bağlı ortaokullarda ise 161 erkek öğrenci ve 165 kız öğrenci olmak üzere toplam 326 öğrenci örneklem grubunu oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan öğrencilerin Fen Bilimleri dersine yönelik tutumlarını belirlemek için Duran (2008) tarafından hazırlanan ve güvenirlik katsayısı 0.79 olan Bilime Karşı Tutum Ölçeği ve tutumun hangi değişkenlerden etkilendiğini belirlemek üzere çeşitli sosyo-demografik değişkenlerin yer aldığı 19 maddelik Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS ve Excel programlarından faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda Öğrencilerin Fen Bilimleri tutum puanı üzerinde en etkili değişkenin "Fen Bilimleri dersinde çözemediği soruyu öğretmene sorma sıklığı" olduğu (önem seviyesi: %100; önem değeri = 0.101); yordanan değişken üzerinde etkili olan ikincil değişkenin "Fen Bilimleri ders konularını internetten araştırma sıklığı" (önem seviyesi: % 90.9; önem değeri = 0.092); üçüncü sırada etkili olan değişkenin "Geçen yıl Fen Bilimleri dersi geçme notu" (önem seviyesi: % 78.7; önem değeri = 0.079) dördüncü derecede etkili olan değişkenin "Merkezde veya İlçede okuma (önem seviyesi: %77.0; önem değeri = 0.078)"; beşinci derecede etkili olan değişkenin ise "zor problemlerle uğraşmayı sevme (önem seviyesi: % 74.6; önem değeri = 0.075)" olduğu bulunmuştur. Önem derecesi orta düzeyde olan yordayıcılar ise "Fen Bilimleri dersinde işlenen konuyu farklı kaynaklardan okuma", "Belgesel İzlemeyi sevme", "Babanızın Mesleği" dir. Fene karşı tutum üzerinde etkisi az olan değişkenler ise; "Bilgisayarda sevilen oyun türü", "Kendine ait bir odaya sahip olma", "Bilgisayarı kullanma amacı", "Kaçıncı sınıfta okuma (6., 7., 8.)". "İlerdeki meslek hayali", "Baba öğrenim durumu", "Anne öğrenim durumu", "Kardeş sayınız", "Aile aylık ortalama gelir", "Cinsiyetiniz" değişkenidir. Ayrıca, öğrencilerin Fen Bilimleri dersine karşı tutum puanlarının yüksek olduğu görülmüştür. Anahtar sözcükler: Çok Katmanlı Algılayıcı, Fen Bilimleri, Tutum, Yapay Sinir Ağları, Ortaokul.
Fen bilimleri dersi öğretiminde proje tabanlı öğrenme yönteminin uygulanmasına yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri: Muş örneği
Bu araştırmanın amacı Muş İlindeki ilköğretim okullarında Fen Bilimleri dersinde Proje Tabanlı Öğrenme Yönteminin uygulanmasıyla ilgili Fen Bilimleri öğretmenlerinin ve öğrencilerinin görüşlerini ortaya koymak olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda merkez ilçedeki 14 ilköğretim okulunda öğrenim gören 1409 öğrenci ve bu okullarda çalışan 75 öğretmene ölçek uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Öğrenci ölçeği ile elde edilen verilere ANOVA ve t-testi; öğretmen ölçeğinden elde edilen verilere Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U testleri uygulanmıştır. Sonuçlar öğrencilerin projeler konusunda bilinçli olduğunu ve proje tabanlı öğrenmenin bakış açılarını farklılaştırdığını ya da arkadaşları ile yardımlaşmasını sağlayarak kendilerini geliştirdiklerini göstermiştir. Proje Tabanlı Öğrenme Yöntemi değerlendirmesinin öğrencilerin sınıfına, kardeş sayısına ve anne eğitim düzeyi gibi demografik verilerine göre farklılık gösterdiği; ancak cinsiyeti, baba eğitim durumu ve çalışma odası olup olmaması gibi demografik verilerine göre farklılık göstermediği bulunmuştur. Öğretmenler arasında yapılan ölçek sonuçları da, öğretmenlerinde proje tabanlı öğrenime olumlu baktıkları tespit edilmiştir. Proje Tabanlı Öğrenme Yönteminin öğretmenlerin cinsiyet, mesleki deneyim ve okuttukları sınıf gibi demografik verilerine göre değişkenlik gösterme durumunun farklılık göstermediği bulunmuştur.
Fen eğitiminde ters yüz sınıf modelinin öğrenci başarısına ve görüşlerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Ters Yüz Sınıf Eğitim(TYSE) modeliile gerçekleştirilen öğretimin öğretmen adaylarının akademik başarılarına etkisinin incelenmesi ve bu modele karşı öğretmen adaylarının görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın çalışma grubunu 2017-2018 Eğitim-Öğretim yılında Muş Alparslan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitim Bölümü Fen Bilgisi Anabilim Dalında 2. sınıfta öğrenimlerine devam eden deney grubu 20 ve kontrol grubu21 olmak üzere toplamda 41 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veriler nicel ve nitel olan karma yöntemler çerçevesinde toplanarak analizler yapılmıştır. Nicel verilerin analizinde Bağımsız örneklem t-testi (ön test son test yarı deneysel desen) ve nicel verilerde grupların başarı puanlarının homojen dağılım gösterdiğini tespit etmek amacı ile grup büyüklüğü 50 den küçük olduğu için Shapiro-Wilks testi kullanılmıştır. Araştırmada uygulanan son testte p değerinin hem kontrol hem de deney grubunda a= 0.05'ten küçük çıkması gruplar arasında anlamlı bir fark olduğunu göstermektedir. Ayrıca tanımlayıcı istatistik analizinden Q-Q normal grafiği dağılımları sonucunda grupların başarı puanlarının grafiksel olarak normal dağılım gösterdiği yani homojen dağıldığı tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçların analizine bakıldığında deney ve kontrol grubu öğrencilerinde deney grubunun ön test öD=7.05, son test aritmetik ortalama değerinin sD= 22.20 ile büyük bir artışın olduğu, kontrol grubunun ön test öK= 7.61, son test aritmetik ortalama sonucunun sK=16.19 olduğu bulunmuştur. Nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi (yarı yapılandırılmış görüşme formu) kullanılmıştır. Araştırma sonunda deney gurubuna ait akademik başarı testi sonuçlarının kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek çıktığı görülmüştür. Aynı şekilde uygulanan modele karşı öğrencilerinin görüş, ilgi ve tutumlarının olumlu yönde eğilim gösterdiği yarı yapılandırılmış görüşme formlarında açıkça ifade edilmiştir. Sonuç olarak TYSE uygulamasının geleneksel sınıf uygulamasına göre daha anlamlı bir sonuç verdiği istatistiksel olarak görülmüştür.
STEM eğitimi yaklaşımının sınıf öğretmeni adaylarının mühendislik tasarım süreçlerine, mühendislik ve teknoloji algılarına etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, STEM Eğitimi dâhilinde hazırlanmış olan ders planlarının sınıf öğretmeni adaylarının mühendislik tasarım süreci basamaklarını kullanma becerilerine, mühendislik ve teknoloji algılarına etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2016-2017 eğitim öğretim yılının bahar döneminde yapılmıştır. Karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada mühendislik algı ölçeği geliştirilmiştir. Karma araştırma yönteminin nitel boyutunda öğretmen adayları STEM uygulamalarında mühendislik tasarım süreci döngüsü çerçevesinde çalışırlarken gözlemlenmiş, öğretmen adaylarından bu süreçte dokümanlar toplanmış ve ses kayıt cihazı ile süreç kayıt altına alınmıştır. Nicel boyutunda ise mühendislik ve teknoloji algı ölçekleri kullanılmıştır. Bu süreçte öğretmen adaylarına dönem boyunca STEM etkinlikleri yaptırılmış fakat öğretmen adayları dönemin başındaki iki, ortasındaki iki ve sonundaki iki etkinlik göz önünde bulundurularak toplamda altı STEM etkinliği ile değerlendirilmişlerdir. Yapılan çalışmada neticesinde elde edilen verilerden sınıf öğretmeni adaylarının süreç içerisinde mühendislik tasarım süreci basamaklarını kullanma becerilerinde gelişim gösterdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının bu süreçte 21.yy becerileri olarak adlandırılan yaşam becerilerinin çoğunda da gelişim gösterdikleri görülmüştür. Nicel kısımdan elde edilen bulgular ise sınıf öğretmeni adaylarının STEM uygulamalarının ve mühendislik tasarım süreci ile geçirdikleri zamanın onların mühendislik ve teknoloji algılarını pozitif yönde geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Karma Araştırma Yöntemi, Mühendislik Algısı, Mühendislik Tasarım Süreci, 21. Yüzyıl becerileri, STEM Eğitimi, Teknoloji Algısı
Fen, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) uygulamalarının farklı bağımlı değişkenler üzerinden incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (STEM) uygulamalarının, öğretmen adaylarının pedagojik alan bilgileri ve fen öğretimine yönelik öz yeterlilik inançları üzerine etkilerini incelemektir. Pilot ve uygulama olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilen bu araştırmanın çalışma grubunu 20 fen bilimleri öğretmen adayı oluşturmaktadır. Bu çalışma 2016-2017 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde 10 haftada (haftada 4 saat) tamamlanmıştır. Araştırma nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin beraber kullanıldığı karma araştırma yöntemlerinden yakınsayan paralel desene göre tasarlanmıştır. Çalışma kapsamında nicel araştırma yöntemlerinden ön-test son-test tek gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden ise, durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak "Fen Öğretiminde Öz-Yeterlik İnancı Ölçeği", nitel veri toplama aracı olarak ise, araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmen Adayı Görüşme Formu (ÖAGF)" kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise, içerik analizinin basamaklarına uygun olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda STEM eğitimi uygulamalarının fen öğretimine yönelik öz yeterlilik inançları üzerine olumlu etki yaptığı tespit edilmiştir. Bunun yanında, STEM uygulamalarının öğretmen adaylarının pedagoji bilgi ve alan bilgisi üzerine olumlu etki yaptığı anlaşılmıştır. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda, öğretmen eğitimlerinde STEM eğitimine yeterince yer verilebilir. STEM eğitiminin pedagoji bilgisi ve alan bilgisi üzerine etkilerinin incelendiği başka çalışmalar da yapılabilir.
Fen bilimleri öğretmen ve öğretmen adaylarının birim sistemleri, ön çarpan ve boyut analizi konularındaki bilgi yeterlilikleri
Birim sistemleri, ön çarpanlar ve boyut analizi konuları, Fen Bilimleri dersleri için dolaylı ve/veya direkt olarak çok yaygın bir şekilde kullanılmakta ve önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada, Muş ili Merkez ilçesinde çalışan öğretmenlerin ve Türkiye'deki üç farklı devlet Üniversitesinde öğrenim gören Fen Bilgisi öğretmen adaylarının "Birim Sistemleri, Ön Çarpanlar ve Boyut Analizi" Konularındaki Bilgi Yeterlilikleri araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemi, 3 farklı devlet üniversitesinin fen bilgisi öğretmenliği bölümünde okuyan 235 gönüllü 2., 3. ve 4. sınıf öğrencileri ve Muş ili merkez ilçesindeki okullarda çalışan 30 fen bilgisi öğretmenlerinden oluşmaktadır. Bu araştırmada, fen bilimleri öğretmenliği bölümünde okuyan 2., 3. ve 4. Sınıf öğrencileri ile bölüm mezunlarına uygulanan kestirimsel analiz yöntemi kullanıldı. Bu aşamada, birim sistemleri, ön çarpanlar ve boyut analizi konuları ile ilgili üç bölümden oluşan 27 soruluk akademik başarı testi hazırlanmıştır. Bu başarı testi, üç farklı devlet üniversitesinde fen bilimleri öğretmenliği bölümünde öğrenim gören 143 öğrenciye uygulanmıştır. Araştırmada uygulanan 27 soruluk akademik başarı test verilerinin Kolmogorov-Smirnov normallik testi sonucuna göre, test puanlarının normal dağılım (p<.05) göstermediği tespit edilmiştir. Akademik başarı testi, normal dağılım göstermediğinden ve kullanılan grupların sayısı ikiden fazla olduğundan grupların akademik başarı testi, Non-parametrik testlerden Kruskal-Wallis testi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmen ve öğretmen adaylarının çalışılan konulardaki bilgi yeterlilikleri; üniversite, sınıf ve öğretmenler açısından anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Birim Sistemleri, Boyut Analizi, Fen Bilimleri, Fen Bilimleri Öğretmenleri, Fen Bilimleri Öğretmen Adayları, Ön Çarpanlar, Yeterlilik.
Fen bilimleri öğretmenlerinin lisans eğitiminde aldıkları pedagojik formasyon eğitimini sınıf içinde uygulamalarının öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı; Fen Bilimleri öğretmenlerinin lisans öğrenimi boyunca edinmiş oldukları akademik bilgileri sınıf ortamına uyarlama ve uygulama düzeylerini öğretmen görüşlerine göre belirlemektir. Araştırmanın örneklemini 2017-2018 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerinde görev yapmakta olan 10 Fen Bilgisi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin çoğunun lisans döneminde alınan pedagojik formasyon eğitiminin kendilerine katkı sağladığını ancak öğrenilen bilgileri sınıf ortamında uygulamada zorlandıkları tespit edilmiştir.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının yaşam becerileri ile ilgili algılarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Güncellenen eğitim programları öğrencilerden akademik bilgilerin yanı sıra karşılaşılan problem durumlarına çözüm yolları bulma, pratik ve çok yönlü düşünme, sosyal yaşamda aktif olma gibi başarı için gerekli olan becerileri kazanarak mezun olmalarını beklemektedir. Fen bilimleri dersi müfredatında bilimsel süreçler, yaşam becerileri, teknoloji ve tasarım becerileri Milli Eğitim Bakanlığının 21. yy. becerileri altında toplanmıştır. Fen bilgisi öğretmen adaylarının yaşam becerilerini betimlemek ve bu becerileri etkilediği düşünülen bazı değişkenlere göre inceleme amacı olan bu araştırmanın verileri nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu farklı üniversitelerin 1,2,3. ve 4. sınıflarından toplamda 404 gönüllü fen bilgisi öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma verileri Yaşam Becerileri Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ve bağımsız t-testi ile ANOVA kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlardan genel anlamda fen bilgisi öğretmen adaylarının yaşam becerilerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Diğer bir sonuç ise fen bilgisi öğretmen adaylarının yaşam becerileri cinsiyet, sınıf, yaş grubu ve günlük internette geçirilen süreye göre farklılaşmaktadır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda fen bilgisi öğretmenliği lisans programlarında yaşam becerilerini geliştirmeye yönelik dersler açılması ve öğretmenlere yaşam becerilerini kazandırmaya yönelik hizmet içi eğitimler verilmesi önerilmiştir.
5E öğrenme modeline uygun tasarlanmış STEM uygulamalarına yönelik öğretmen adaylarının görüşleri
STEM ile geliştirilen modellerin fen bilimlerinde uygulanması öğrenme ve öğretime önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. STEM eğitimini kavrayan bir birey, günlük hayatında karşılaştığı bir bilgiyi daha önce zihninde bulundurduğu şemalarla karşılaştırarak kendine uygun hale getirip kullanır. Bu araştırmada, 5E öğrenme modeline uygun olarak tasarlanmış STEM uygulamalarına yönelik, 3.sınıfta okuyan fen bilgisi öğretmeni adaylarının görüşlerinin incelenmesi esas alınmıştır. Bu çalışma, 2017-2018 eğitim-öğretim yılı güz dönemi içerisinde Muş Alparslan Üniversitesi (MAUN) fen bilgisi öğretmenliği programında okuyan 30 öğretmen adayı ile en az 4 saat görüşmek şartıyla 14 haftada sonlandırılan bir durum çalışması niteliğindedir. Verilerin kaydedilmesinde yarı yapılandırılmış görüşme formu esas alınmış ve analizler içerik basamağı kurallarına göre yapılmıştır. STEM eğitimi esas alınarak yapılan uygulamalar neticesinde, STEM eğitiminin 5E öğrenme modeli ile birleştirilmesine yönelik olarak öğretmen adaylarının bakış açılarının pozitif yönde geçerlilik kazandığı araştırmacı tarafından ortaya konulmuştur. Öğretmen adayları, STEM eğitiminin müfredat programlarında kullanılması gerektiğini dile getirmişler ve STEM eğitiminin 5E öğrenme modeli ile birleştirilmesi sonucu yapılan uygulamaların öğrenme-öğretme bakımından öğrencilerin öz güvenlerini ve hayal güçlerini olumlu yönde etkileyebileceği şeklinde görüş belirtmişlerdir. 2023, 49 sayfa Anahtar Kelimeler: Fen Bilimleri, STEM, STEM Eğitimi, 5E Öğrenme Modeli.
Birlikte öğrenme ve grup araştırması yöntemlerinin ortaokul 5. ve 6. sınıf öğrencilerinin "Elektrik Devre Elemanları" ve "Elektriğin İletimi" ünitelerindeki bilişsel ve duyuşsal kazanımlarına etkilerinin incelenmesi
Bu araştırmada grup araştırması yönteminin ortaokul 5. ve 6. sınıf öğrencilerinin "Elektrik Devre Elemanları" ve "Elektriğin İletimi" ünitelerindeki bilişsel ve duyuşsal kazanımlarına etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan Muş ilinin Merkez İlçesine bağlı iki köy ortaokulunda gerçekleşmiştir. Her sınıf düzeyinde bir deney ve bir kontrol grubu seçilmiştir. Deney grubu öğrenim faaliyetleri Grup Araştırması Yöntemi (GAY), kontrol grubu öğrenim faaliyetleri ise MEB Tanımlı Yönteme uygun şekilde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın uygulama süreci 2021-2022 ve 2022-2023 eğitim ve öğretim yılları kapsamında iki yıl boyunca sürmüştür. 2021-2022 eğitim ve öğretim yılı "birinci uygulama", 2022-2023 eğitim ve öğretim yılı ise "ikinci uygulama" şeklinde kategorize edilmiştir. Deney grubu öğrenim faaliyetleri birinci uygulama sürecinde yedek öğretmen tarafından ikinci uygulama sürecinde ise ders öğretmeni tarafından yürütülmüştür. Kontrol grubu öğrenim faaliyetleri ise her iki uygulamada aynı ders öğretmeni tarafından yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama araçları olarak öz yeterlik ölçeği (ÖYÖ), derse devam tutum ölçeği (DDTÖ), işbirlikli öğrenme değerlendirme ölçeği (İÖDÖ) ve akademik başarı testleri (ABT) kullanılmıştır. Araştırma sürecinden elde edilen verilerden normal dağılıma sahip olanların analizi t-testi, normal dağılıma sahip olmayanların analizi ise Mann-Whitney U testi ile yapılmıştır. ÖYÖ'nden elde edilen veriler doğrultusunda beşinci sınıf deney ve kontrol grupları arasında birinci uygulama öncesi ve sonrasında istatistiksel olarak anlamlı farkın bulunmadığı ortaya çıkmıştır. Beşinci sınıf grupları arasında ikinci uygulama öncesinde anlamlı farkın olmadığı sonucuna ulaşılmışken uygulama sonrası deney grubu lehine anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir. İlgili ölçek kapsamında altıncı sınıf grupları arasında birinci uygulama öncesinde anlamlı fark olmadığı ortaya çıkmışken uygulama sonrasında kontrol grubu lehine anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir. Altıncı sınıf gruplar arasında ikinci uygulama öncesinde ve sonrasında anlamlı fark bulunmadığı ortaya çıkmıştır. ÖYÖ'nden elde edilen bu sonuçlar GAY'nin ders öğretmeni tarafından yürütüldüğünde öğrencilerin öz yeterlik algılarına etkisi olabileceği belirlenmiştir. DDTÖ'nden elde edilen veriler doğrultusunda beşinci sınıf deney ve kontrol grupları arasında birinci ve ikinci uygulama öncesi ve sonrasında istatistiksel olarak anlamlı farkın bulunmadığı ortaya çıkmıştır. İlgili ölçek kapsamında altıncı sınıf grupları arasında birinci uygulama öncesinde deney grubu lehine anlamlı farkın olduğu tespit edilirken uygulama sonrasında anlamlı farkın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Altıncı sınıf grupları arasında ikinci uygulama öncesinde anlamlı fark bulunmadığı ortaya çıkmışken uygulama sonucunda deney grubu lehine anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir. DDTÖ'nden elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda GAY'nin öğrencilerin derse devam durumlarına olumlu etkisi olabileceği belirlenmiştir. ABT'nden elde edilen veriler doğrultusunda beşinci sınıf deney ve kontrol grupları arasında birinci uygulama öncesi istatistiksel olarak anlamlı farkın bulunmadığı ortaya çıkmışken uygulama sonrası deney grubu lehine anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir. Beşinci sınıf grupları arasında ikinci uygulama öncesi ve sonrasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İlgili ölçek kapsamında altıncı sınıf grupları arasında birinci uygulama öncesinde anlamlı fark bulunmadığı ortaya çıkmışken uygulama sonrasında deney grubu lehine anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir. Altıncı sınıf ikinci uygulama sonrasında deney grubu lehine anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar GAY'nin öğretme branşından bağımsız olarak öğrencilerin akademik başarılarını artırmada etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırmada öğrencilerin derse devam durumları ve akademik başarıları arasında anlamlı bir ilişkinin olabileceği belirtilmiştir. Araştırmanın ikinci uygulama sonrasında İÖDÖ'nden elde edilen verilerin Cronbach alfa katsayı değeri 0,60 değerinden daha düşük çıktığı için güvenirliği düşük kabul edilerek analizlerine devam edilmemiştir.
Madde ve ısı ünitesinde argümantasyon temelli mühendislik tasarım süreci uygulamaları : ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin görüş ve deneyimleri
Bu araştırmanın amacı; 6. sınıf öğrencilerinin Madde ve Isı ünitesinde uygulanan argümantasyon temelli mühendislik tasarım sürecine ilişkin görüşlerini alma ve deneyimlerini belirlemektir. Bu araştırmada nitel çalışma yöntemlerinden biri olan durum çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışma, 2023-2024 eğitim-öğretim döneminin güz yarıyılında Muş ilinin Korkut ilçesinde bulunan bir devlet yatılı bölge ortaokulunda, 25 erkek öğrencinin yer aldığı 6. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmacı tarafından hazırlanan, nitel veri toplama araçları olan yarı yapılandırılmış görüşme formu ve öğrenci günlükleri ile veriler toplanmıştır. Toplamda 5 hafta süren argümantasyona dayalı mühendislik tasarım süreci etkinliklerinin bitiminde yarı yapılandırılmış görüşme soruları uygulanmış ve yapılan her etkinlik sonunda öğrenci günlükleri tutulmuştur. Toplanan bu veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiş olup bulgular tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda öğrencilerin argümantasyona dayalı mühendislik tasarım süreci hakkında olumlu görüşlere sahip olduğu belirlenmiş ve öğrenciler ileride bu yöntemi kullanmak istediklerini belirtmişlerdir. Öğrenciler deneyimleri kapsamında grup çalışması gerçekleştirmeyi sevdiklerini söylemişlerdir. Ayrıca argümantasyona dayalı mühendislik tasarım süreci uygulaması yürütülürken bir takım sorunlarla karşılaşılmış ve bu sorunlar sonuç kısmında açıklanmıştır. Araştırmadan edinilen bulgular neticesinde derslerde argümantasyona dayalı mühendislik tasarım çalışmaları yaptırılması önerilmektedir.
LGS fen bilimleri soruları ile fen bilimleri öğretmenlerinin yazılı sınav sorularının bloom taksonomisine göre karşılaştırılmalı analizi
Bu çalışma, 2018-2022 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan LGS Fen Bilimleri sınav soruları ile Fen Bilimleri öğretmenlerinin 2017-2018 ve 2021-2022 eğitim-öğretim yılı yazılı sınav sorularının bilişsel seviyelerini Bloom Taksonomisine göre karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda doküman incelemesi yöntemi kullanılarak, Muş il merkezi ve ilçelerinde 2017-2018 eğitim – öğretim yılında 20 okulda ve 2021-2022 eğitim – öğretim yılında ise 23 okulda Fen Bilimleri öğretmenlerinin 8. sınıf öğrencilerine uyguladığı 4623 adet yazılı sınav sorusu ile 2018-2022 yılları arasında LGS sınavlarında çıkmış 100 adet Fen Bilimleri sınav sorusu incelenmiştir. Çalışma sonunda, Fen Bilimleri öğretmenlerinin yazılı sınav sorularının %50,35'inin bilgi, %35,75'inin kavrama, %13,19'unun uygulama, %0,56'sının analiz, %0,34'ünün sentez ve %0,02'sinin değerlendirme basamağında hazırlandığı belirlenmiştir. LGS Fen Bilimleri sorularının %2'si bilgi, %30'u kavrama, %9'u uygulama, %49'u analiz, %10 değerlendirme basamağında yer almaktadır. Ayrıca, öğretmenlerin yazılı sınav sorularının %54,81'i çoktan seçmeli, %14,08'i boşluk doldurma, %17,80'i doğru-yanlış, %5,54'ü açık uçlu ve %7,76'sı ise eşleştirme ve kısa cevaplı soru türlerinden oluşurken, LGS sorularının tamamı çoktan seçmeli sorulardan oluşmaktadır. Çalışmada, Fen Bilimleri öğretmenlerinin yazılı sınav sorularının alt düzey düşünme becerilerini ölçerken, 2018-2022 yılları arasında yapılan LGS sınav sorularının üst düzey düşünme becerilerini ölçtüğü tespit edilmiştir.
Ortaokul öğretmenlerinin metaverse farkındalıkları ve tutumları'nın farklı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmada ortaokul öğretmenlerinin metaverse uygulamalarına ilişkin farkındalıklarını ve eğitimde metaverse kullanımına yönelik tutumlarını belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmada bu kapsamda öğretmenlerinin metaverse farkındalık düzeyi ve bu uygulamaların eğitsel kullanımına yönelik tutum düzeyi tespit edilmiş, çeşitli değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin bu konulardaki görüşleri alınmıştır. Araştırmada nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Nicel boyutunda araştırmaya 205 ortaokul öğretmeni katılmış; nitel boyutunda ise 12 öğretmen katılımcı olarak belirlenmiştir. Çalışmanın nicel verileri "Metaverse Ölçeği" ve "Metaverese Kullanımı Tutum Ölçeği" ile nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Nicel Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ve bağımsız t-testi ile ANOVA kullanılmıştır. Nitel veri analizi ise içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonunda öğretmenlerin Metaverse farkındalıklarının kısmen yüksek düzeyde olduğu ve cinsiyet değişkeni açısından memnuniyet alt boyutunda, bilgisayar eğitimi değişkeni açısından ölçek genelinde anlamlı fark oluşturduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin Metaverse'ün eğitsel kullanımı tutumlarının orta düzeyde olduğu ve bilgisayar eğitimi alma değişkeni açısından "Algılanan fayda" alt boyutunda ve ölçek genelinde, tasarım eğitimi alma açısından ölçek genelinde, derslerinde dijital materyal geliştirme açısından "Algılanan fayda", "Hazırbulunuşluk" ve ölçek genelinde anlamlı fark oluşturduğu ortaya konmuştur. Çalışmadan elde edilen nitel bulgular, ortaokul öğretmenlerinin metaverse'ü ağırlıklı olarak sanal evren ve dijital etkileşim alanı olarak algıladıklarını, kavrama ilişkin deneyimlerinin ise oldukça sınırlı olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca öğretmenlerin metaverse'ün sanal laboratuvarlar, sanal müzeler ve sanal sınıflar aracılığıyla eğitimde erişilebilirlik ve fırsat eşitliği sağlayabileceğini düşündükleri; ancak güvenlik, mahremiyet, sağlık riskleri ve pedagojik bağlamda sınıf etkileşiminin zayıflaması gibi olası olumsuzluklar nedeniyle metaverse'e temkinli bir yaklaşım sergiledikleri ortaya çıkmıştır. Çalışmada metaverse'ün eğitimde etkili ve güvenli biçimde kullanılabilmesi için öğretmenlere yönelik uygulamalı hizmet içi eğitimlerin yaygınlaştırılması önerilmiştir.
TRIZ ile desteklenmiş tasarım temelli öğrenmenin öğrencilerin mühendislik algı, bilgi, stem tutum veproblem çözme becerileri üzerine etkilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, TRIZ (Yaratıcı Problem Çözme Tekniği) ile desteklenmiş tasarım temelli öğrenmenin öğrencilerin mühendislik algı, bilgi, STEM tutum ve problem çözme becerileri üzerine etkileri incelenmektedir. Bu çalışmada karma araştırma yöntemlerinden iç içe gömülü desen yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya 2023-2024 eğitim öğretim yılında Muş il merkezinde bulunan bir ortaokulda öğrenim görmekte olan 56 sekizinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Çalışma kapsamında nicel araştırma yöntemlerinden ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden ise durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak "Mühendislik Bilgi Ölçeği, Problem Çözme Beceri Ölçeği, STEM Tutum Ölçeği, Mühendislik Algı Anketi" kullanılmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS 25 paket programı kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise tümevarımsal içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda, TRIZ ile desteklenmiş tasarım temelli öğrenmenin öğrencilerin mühendislik bilgileri ve problem çözme becerileri üzerine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık oluşturmadığı, TRIZ ile desteklenmiş tasarım temelli öğrenmenin öğrencilerin STEM tutumları üzerine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık oluşturduğu tespit edilmiştir. Dahası, öğrencilerin görüşleri incelendiğinde TRIZ ile desteklenmiş tasarım temelli öğrenmenin öğrencilerin mühendislik algıları üzerine olumlu yansımalarının olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda araştırmacılar ve politika yapıcılar için önerilerde bulunulmuştur.
6. sınıf fen bilimleri dersine entegre edilmiş STEM eğitiminde TRIZ'in etkilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul 6. sınıf fen bilimleri dersi kapsamında "Sesin Maddeyle Etkileşmesi ve Madde ve Isı" konularına entegre edilen STEM (Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) ve TRIZ (Yaratıcı Problem Çözme Teorisi) yaklaşımlarının öğrencilerin görüşlerine dayalı olarak öğrenme süreçlerine etkisini incelenmiştir. Araştırma karma yöntem desenine uygun olarak yürütülmüştür. Araştırmanın nicel verileri Ortaokul Öğrencilerine Yönelik 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği, Ortaokul Öğrencileri İçin Problem Çözme Becerilerine Yönelik Algı Ölçeği ve Bilgisayarca Düşünme Ölçeğinden toplanmıştır. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış öğrenci görüşme formu yoluyla elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 45 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Nicel verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise, tümevarımsal içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Nicel verilerin analizleri sonunda 21. Yüzyıl becerileri ve problem çözme beceri ölçeğinden elde edilen veriler ışığında gruplar arasında anlamlı bir farklılık oluşurken bilgisayarca düşünme ölçeğinden toplanan verilerde bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Nitel verilerin analizleri sonucunda ise, öğrencilerin uygulamalara ilişkin olumlu görüşlerinin olduğu tespit edilmiştir. Benzer şekilde öğrencilerin uygulamalar sürecinde farklı problemler ile karşılaştıkları da anlaşılmıştır. Elde edilen nicel ve nitel veriler ışığında gelecek çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.
Biyomimikri uygulamalarınının öğrencilerin fen, mühendislik ve girişimcilik becerileri ile sürdürülebilir çevreye yönelik tutumlarına etkisi
Günümüz dünyasında disiplinler arası düşünme becerileri, yaratıcı problem çözme ve çevresel duyarlılık gibi 21. yüzyıl becerilerinin eğitim yoluyla kazandırılması önemlidir. Biyomimikri, bu becerileri destekleyen doğa temelli yenilikçi bir yaklaşım olarak eğitim sistemlerinde giderek daha fazla yer bulmaktadır. Araştırmanın amacı, biyomimikri temelli öğretim uygulamalarının ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin fen, mühendislik ve girişimcilik becerileri ile sürdürülebilir çevreye yönelik tutumları üzerindeki etkilerini incelemektir. 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Bitlis ilinde yer alan bir devlet okulunda yürütülen çalışma, 26 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Açıklayıcı sıralı karma araştırma deseni seçilmiş; nicel bölümde tek grup ön test-son test yarı deneysel model, nitel bölümde ise fenomenolojik desen kullanılmıştır. Veri toplama araçları arasında "Fen, Mühendislik ve Girişimcilik Becerileri Değerlendirme Ölçeği", "Sürdürülebilir Çevre Tutum Ölçeği" ve yapılandırılmış öğrenci görüşme formları yer almaktadır. Sekiz hafta (32 ders saati) süren uygulama sürecinde biyomimikri temelli etkinlikler fen bilimleri dersi kapsamında uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, biyomimikri uygulamaları öğrencilerin fen, mühendislik ve girişimcilik becerilerinde anlamlı gelişmeler sağlamış; sürdürülebilir çevreye yönelik olumlu tutumlarını artırmıştır. Öğrenciler, doğayı gözlemleyerek yenilikçi fikirler geliştirme, günlük yaşam problemlerine yaratıcı çözümler üretme ve çevreye duyarlı bireyler olma konusunda ilerleme göstermiştir. Biyomimikri temelli öğretim süreci, öğrencilerin akademik başarılarını ve çevresel farkındalıklarını artırmış; fen okuryazarlığı düzeylerini yükseltmiştir. Ayrıca mühendislik ve girişimcilik alanlarında yaratıcı ürünler geliştirme becerileri güçlenmiş; doğa temelli düşünme ve çevreye duyarlılık tutumları olumlu yönde değişmiştir. Öğrencilerin biyomimikriye karşı yüksek ilgi duyduğu ve bu uygulamaların bilimsel düşünme becerilerini desteklediği gözlenmiştir. Nitel veriler ise öğrencilerin düşünme, gözlem yapma, hayal kurma ve işbirliği becerilerinin geliştiğini göstermiştir. Bu kapsamda, biyomimikri eğitiminin öğretim programlarına entegrasyonu önerilmektedir.
Fen bilgisi öğretmenlerinin küresel ısınmaya ilişkin bilgilerinin, tutumlarının ve çevresel davranışlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışmada, Fen Bilgisi öğretmenlerinin küresel ısınmaya ilişkin tutum, bilgi ve çevresel davranış düzeyleri ile bunların çeşitli değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı, ayrıca öğretmenlerin küresel ısınmaya ilişkin tutum, bilgi ve çevresel davranış düzeyleri arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaca uygun olarak araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu, basit tesadüfî örnekleme yöntemiyle belirlenen 201 fen bilgisi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmadaki verilerin elde edilmesinde 'Kişisel bilgi formu', "Küresel Isınma Bilgi Ölçeği", "Küresel Isınma Tutum Ölçeği" ve "Çevre Dostu Davranış Ölçeği" kullanılmıştır. Öğretmenlerin küresel ısınma konusuna ilişkin bilgi ve tutumları ayrıca çevresel davranış düzeyleri; cinsiyetlerine, mesleki tecrübelerine, küresel ısınmayı durdurmak için kimin daha fazla şey yapması gerektiği hakkında görüşlerine, küresel ısınmanın onları ne kadar endişelendirdiğine, küresel ısınmanın dünyayı ne kadar sürede etkileyeceği düşüncelerine, küresel ısınmayı engellemek için yaşamlarında kısıtlama yapmaya gönüllü olup olmamalarına, günlük hayatta küresel ısınma ve çevre sorunları ile ilgili gelişmeleri takip etme sıklıklarına ve öğrencilerine çevre sorunları ile ilgili proje yaptırıp yaptırmamalarına göre değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde bağımsız örneklemler için t-testi ve tek yönlü varyans analizi (One Way ANOVA) kullanılmıştır. Araştırma sonunda fen bilgisi öğretmenlerinin küresel ısınmaya yönelik bilgi ve tutum düzeylerinin ve çevresel davranış düzeyleri ortalamalarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin küresel ısınma konusuna ilişkin bilgi ve tutumlarının ayrıca çevresel davranış düzeylerinin araştırılan bağımsız değişkenlere göre anlamlı olarak farklılaştığı belirlenmiştir. Dahası çalışmada, öğretmenlerin küresel ısınmaya ilişkin bilgileri ile küresel ısınmaya yönelik tutumları arasında orta düzeyde, küresel ısınmaya yönelik tutumları ile çevresel davranışları arasında kuvvetli düzeyde, küresel ısınmaya ilişkin bilgileri ile çevresel davranışları arasında orta düzeyde ve pozitif yönde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.
Kimyasal denge ve mikro dünyasının öğrenilmesine yönelik argümantasyona dayalı materyal geliştirilmesi
Bu çalışmanın amacı, Fen Bilgisi Öğretmenliği öğrencilerinin, Kimyasal Denge ve mikro dünyasını öğrenmelerine yönelik argümantasyona dayalı etkinlikler geliştirmek, uygulamak ve sonuçlarını değerlendirmektir. Araştırma, eylem araştırması biçiminde desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2015-2016 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Fen Bilgisi Öğretmenliği programında öğrenim gören 33 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Çalışma, haftada 4 ders saati olmak üzere 5 hafta boyunca sürmüştür. Çalışmada 14 farklı etkinlik geliştirilmiştir. Bu çalışmanın nicel verileri, 'Kimyasal Denge Akademik Başarı Testi' ve 'Kimyasal Denge Mikro Dünyayı Anlama Testi'nin bütün öğretmen adaylarına ön test-son test olarak uygulanmasıyla toplanırken, nitel verileri ise çalışmanın sonunda seçilen 12 öğretmen adayıyla kavramsal anlamaya ve sürece yönelik yapılan yarı yapılandırılmış mülakatlar ile toplanmıştır. Nicel verilerin değerlendirilmesinde bağımlı grup t-testi kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Nicel verilerin analiz bulgularına göre; öğretmen adaylarının akademik başarıları ve mikro dünyada gerçekleşen olayları anlama yönündeki başarıları açısından anlamlı bir artış olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kavramsal anlamaya yönelik yapılan mülakatlar incelendiğinde; öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunun, sorulan sorulara doğru cevaplar verdikleri, cevaplarının nedenlerini ayrıntılı ve doğru açıkladıkları ve yaptıkları doğru çizimlerle cevaplarını destekledikleri görülmüştür. Sürece yönelik yapılan mülakatlardan; etkinliklerin, grup çalışmalarının, oluşturulan karşıt argümanların öğretmen adaylarının kimyasal denge konusunun mikro dünyasını öğrenmelerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma, mikro dünyada gerçekleşen olayların somutlaştırıldığı argümantasyon odaklı simülasyon geliştirme çalışmaları yapılabilir gibi öneriler ile sonlandırılmıştır.
Tga tekniğine dayalı laboratuvar etkinliklerinin fen bilgisi öğretmen adaylarının argüman oluşturma becerilerine etkisinin incelenmesi
Günümüz modern eğitim sistemlerinin amaçlarından biri araştıran, sorgulayabilen, eleştirel ve yaratıcı düşünebilen, olaylar ya da durumlar arasında neden – sonuç ilişkisi kurabilen, öğrendiklerini günlük yaşantısına aktarabilen bireyler yetiştirmektir. Bu bakımdan öğretim tekniklerinde her geçen gün bu durumu destekleyen uygulamalar geliştirilmektedir. Bu teze konu olan çalışmada, Tahmin et – Gözle – Açıkla (TGA) ve Çoklu TGA (ÇTGA) tipi laboratuvar etkinlikleri kullanılarak fen bilgisi öğretmen adaylarının argümantasyon seviyeleri belirlenmiştir. Uygulama sürecinde argüman seviyelerindeki değişim de değerlendirilmiştir. Çalışmada eğitim verilen adayların etkinliklere yönelik görüşleri de belirlenmiştir. Bu bağlamda çalışmada, durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı'nda öğrenimine devam eden 40 adet 1. sınıf öğrencisi ile Genel Kimya Laboratuvarı II dersi kapsamında yürütülmüştür. Çalışma boyunca araştırmacı tarafından tasarlanan ve uzman görüşleri ile düzenlenen dört adet TGA ve bir adet ÇTGA etkinliği bir dönem boyunca belirli aralıklarla adaylara uygulanmıştır. Etkinliklere ait çalışma yaprakları, revize edilmiş Toulmin argüman seviye ölçeğine göre içerik analizine tabi tutulmuş olup, bu şekilde argüman becerilerindeki gelişim incelenmiştir. Araştırma sonucu, adayların argüman oluşturma becerilerinin pozitif yönde geliştiği ve argümantasyon seviyelerinin daha üst basamaklara taşındığı belirlenmiştir. Araştırmada, adayların TGA ve ÇTGA etkinliklerine yönelik görüşlerini almak için bir görüşme formu uygulanarak içerik analizine tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler, adayların etkinliklere yönelik olumlu görüşlere sahip olduklarını göstermiştir.
Modellemeye dayalı etkinliklerin beşinci sınıf öğrencilerinin heyelan konusundaki informal muhakemelerinin ve argümanlarının gelişimine etkisi
Bu çalışmanın amacı modellemeye dayalı etkinliklerin beşinci sınıf öğrencilerinin heyelan konusundaki informal muhakemelerinin ve argümanlarının gelişimine etkisinin incelenmesidir. Bu çalışmanın katılımcıları 2015-2016 öğretim yılında Rize'deki bir merkez devlet okulunda 5.sınıfta öğrenim gören 7 kız, 10 erkek öğrenciden oluşmaktadır. Bu eylem araştırmasının verileri yarı yapılandırılmış mülakatlar ve öğrencilerin etkinlikleri süresinde doldurdukları modelleme defterleri yoluyla toplanmıştır. İnformal muhakemelerin analizi informal muhakeme örüntüleri rubriğine, argümantasyon kaliteleri analizi argüman kaliteleri rubriğine, model kaliteleri model kaliteleri rubriğine göre analiz edilmiştir. Öğrencilerin argümantasyonları ile modellemeleri arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik olarak içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın bulguları katılımcıların ön mülakatta sezgisel, duygusal ve rasyonel muhakemelerini kullandığını ancak son mülakatta yalnızca duygusal ve rasyonel informal muhekemeyi kullandığını, katılımcıların argüman kalitelerinin modellemeye dayalı etkinliklerinden sonra arttığı ya da değişmediği ancak üst düzey argüman oluşturmadıkları, katılımcıların argümanlarının çeşitli bileşenlerinde modelleme etkinliklerine atıfta bulundukları, modelleme kalitelerinin gelişmekte olan düzeyde olduğu, modelleme kaliteleri gelişmiş olan katılımcıların argüman kaliteleriyle arasında bir ilişkinin olmadığı ancak yüksek kalitede modelleme yapılan etkinliklere ait bilgilerin argümanlarda katılımcıların büyük çoğunluğu tarafından dile getirilirken düşük kalitede modelleme yapılan etkinliklerden argümantasyon sürecinde bahsedilmediğini göstermiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlere ve araştırmacılara birtakım öneriler sunulmuştur.
Okul öncesi eğitiminde STEM yaklaşımının yaratıcılığa etkisi
Okul öncesi eğitimi, çocukların hayal güçlerini, yaratıcı ve eleştirel düşünme becerilerini, çevresinde olanları fark etmesini, merak ettiği konulara ilişkin sorular sormasını, araştırmasını, keşfetmesini ve yaparak, yaşayarak öğrenmesini hedefleyen STEM yaklaşımı sınıf içi uygulamalarda yer verilmesi önemli görülmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı; Okul Öncesi eğitimi 5-6 yaş grubu öğrencilerine yönelik STEM etkinlikleri geliştirmek ve bu STEM etkinliklerinin öğrencilerin yaratıcılık düzeylerine etkisini araştırmaktır. Araştırmada yöntem olarak durum çalışması türlerinden açıklayıcı durum çalışması benimsenmiştir. Araştırmanın örneklemini, Rize iline bağlı bir devlet ilköğretim okulunun anasınıfında, 2018-2019 eğitim öğretim yılının güz döneminde 5-6 yaş grubu sınıflarında öğrenim gören deney grubu ve kontrol grubu olmak üzere toplam 60 öğrenci ve 4 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada 6 STEM etkinliği geliştirilmiş, her bir etkinlik toplam 8 haftalık süreçte uygulanmıştır. Araştırmada Torrance Yaratıcılık Yaratıcı Düşünme Testi Şekilsel Form A ve B, mülakat notları ve saha notları veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Nicel verilerin değerlendirilmesinde bağımlı örneklem t-testi kullanılmıştır. Nitel veriler, içerik analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, STEM yaklaşımına dayalı geliştirilen etkinliklerin okul öncesi 5-6 yaş grubu çocukların bilişsel gelişim, psiko motor gelişim, dil gelişim ve sosyal- duygusal gelişim alanlarına uygun olduğu ve STEM etkinliklerinin okul öncesi 5-6 yaş grubu çocukların yaratıcılık düzeyleri; orijinallik, akıcılık, zenginleştirme, başlıkların soyutluluğu ve erken kapamaya direnç boyutlarında anlamlı derecede arttırdığı saptanmıştır. Araştırma sonucunda; STEM yaklaşımının öğretmenler tarafından sınıfta uygulayabileceği MTS' ye dayalı materyallerin geliştirilmesi ve öğretmenlerin sınıflarında mevcut materyalleri uygulayabilmesi, geliştirmesi için uzman kişiler tarafından seminerler verilmesi önerilmiştir.
7. sınıf öğrencilerinin gıda ve beslenme okuryazarlıklarına yönelik etkinliklerin uygulanması
Bu çalışmanın amacı, 7. sınıf öğrencilerinin gıda ve beslenme okuryazarlığına yönelik uygulanan etkinliklere ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırma, nitel durum (örnek olay) çalışmasıdır. Araştırmanın örneklemini, 2017-2018 eğitim öğretim yılının güz döneminde Rize İli Çayeli İlçesi Muhammet Ambar İmam Hatip Ortaokulunun 7. sınıflarında öğrenim gören 14 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri; uygulamalardan önce ve sonra yapılan yarı yapılandırılmış mülakatlar, uygulamalar süresince öğrencilerin tutmuş olduğu yansıtıcı günlükler ve araştırmacı tarafından yürütülen gözlemler yoluyla toplanmıştır. Çalışma haftada 4 saat olmak üzere 5 hafta boyunca sürmüştür. Çalışmadan elde edilen veriler içerik ve betimsel analiz teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmada öğrencilerin gıda ve beslenme okuryazarlığına ilişkin görüşlerinin uygulamalar süresince olumlu yönde değiştiği belirlenmiştir. Bu sonuç hem öğrencilerle yapılan kavramsal mülakatlarla hem de araştırmacı gözlemleri ve yansıtıcı günlüklerden elde edilen bulgularla desteklenmiştir. Bununla birlikte yapılan uygulamaların öğrencilerin gıdalar hakkındaki sadece kavramsal bilgilerinin gelişmesine değil davranışlarının da olumlu yönde değişmesine katkıda bulunduğu öğrencilerin görüşlerinden tespit edilmiştir. Çalışma kapsamında elde edilen sonuçlara bağlı olarak bazı önerilerde bulunulmuştur.
Özel yetenekli öğrencilerin fen-teknoloji-toplum hakkındaki görüşleri
Bu çalışmanın amacı, Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki Bilim ve Sanat Merkezleri'ndeki (BİLSEM) özel yetenekli öğrencilerin Fen-Teknoloji-Toplum (FTT) yaklaşımının alt boyutları hakkındaki görüşlerini sınıf seviyesi ve cinsiyet açısından incelenmektir. Araştırma, 2018-2019 eğitim-öğretim yılının birinci yarıyılında Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize BİLSEM'lerine kayıtlı 251 ortaokul (5, 6, 7, 8.) özel yetenekli öğrenci ile gerçekleşmiştir. Nicel araştırma yaklaşımı kapsamında tarama yönteminin kullanıldığı araştırmanın verileri, Bilim-Teknoloji-Toplum hakkındaki Görüş Anketi (Views on Science-Technology-Society, VOSTS) ile toplanmıştır. Uygulanan VOSTS anketi sonucunda elde edilen verilerin analizinde istatistik paket programından yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda; özel yetenekli öğrencilerin VOSTS (TR) anketine vermiş oldukları yanıtların sadece üçünde beklenen düzeyde yanıtlar verdiği, diğer maddelerde ise sahip oldukları görüşlerin normal yetenekli öğrencilerle bütünüyle örtüştüğü ortaya çıkmıştır. Özel yetenekli öğrencilerin FTT hakkındaki görüşlerinin cinsiyet açısından sadece dört maddesinde kızlar lehine farklılaştığı ortaya çıkmış, diğer maddelerde ise beklenen şekilde bir fark ortaya çıkmamıştır. Diğer bir sonuç ise özel yetenekli öğrencilerin FTT hakkındaki görüşlerinin sınıf düzeyi açısından sadece bir maddesinde beklenen şekilde ve üçünde ise beklenenin tersine farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Buradan hareketle, öğrencilerin FTT görüşlerinin sürekli olarak izlenmesi ve BİLSEM'ler için öğrenci tanılamasında FTT görüşlerine de yer verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Fen-Teknoloji-Toplum Hakkında Görüşler, Özel Yetenekli Öğrenci, VOSTS Anketi, BİLSEM
Fen bilimleri öğretmenlerinin fen ve mühendislik uygulamaları konu alanının derslerde uygulanmasına yönelik görüşlerinin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı; Fen Bilimleri öğretmenlerinin öğretim programındaki Fen ve Mühendislik Uygulamaları konu alanıyla ilgili kendi yeterlilikleri ve bu konu alanının uygulanma süreciyle ilgili görüşlerinin belirlenmesidir. Çalışmada tarama yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, 2018-2019 eğitim öğretim yılında farklı illerde (Samsun ve Rize) görev yapan 40 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, anket ve mülakat kullanılmıştır. Kişisel bilgi formundan elde edilen veriler tablolaştırılarak sunulmuştur. Anket örnekleme uygulandıktan sonra SPSS V22 programıyla analiz edilmiştir. Çalışmada ayrıca örneklem içindeki 15 fen bilimleri öğretmeni ile yarı yapılandırılmış mülakat yapılmıştır. Yarı yapılandırılmış mülakatların analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, fen bilimleri öğretmenlerinin genel olarak fen ve mühendislik uygulamalarına yönelik olumlu tutumlara sahip olmalarına rağmen, bu konu alanında kendilerini yeterli görmedikleri, Öğretim Programı'nda yer alan Fen, Mühendislik ve Girişimcilik uygulamalarına dayalı etkinliklerin öğretim programında ve ders kitaplarında istenilen amaca ulaşmak için yeterli olmadığı belirlenmiştir. Çalışmaya öğretmenler için fen ve mühendislik uygulamalarına yönelik uygulamalı eğitimler verilmesi gerektiği gibi önerilerle son verilmiştir.
Ortaokul öğrencilerinin bilimin hayal gücü ve yaratıcı doğasına yönelik görüşlerinin geliştirilmesi
Bu çalışmada, ortaokul öğrencilerinin bilimsel araştırma sürecinde hayal gücü ve yaratıcılığın rolüyle ilgili görüşlerini zenginleştirebilecek öğretim materyalleri tasarlamak ve etkililiğini incelemek amaçlanmaktadır. Rize İli Çayeli İlçesi'ne bağlı bir köy ortaokulunda kayıtlı 15 kişilik 7. sınıf öğrencisiyle yürütülen çalışma, toplam 12 haftalık sürede tamamlanmıştır. Nitel araştırma yaklaşımı kapsamında özel durum çalışması yönteminin kullanıldığı çalışmada, araştırmacı tarafından bilimin hayalci ve yaratıcı doğasına yönelik sekiz adet etkinlik tasarlanmıştır. Etkinliklere uzman görüşüyle son şekli verildikten ve pilot uygulamalar sonucunda bir etkinlik çıkarıldıktan sonra arda kalan 7 etkinlik, yine aynı okulun diğer şubesindeki çalışma grubuna uygulanmıştır. Veriler, Bilimin Doğası Öğrenci Anketi'nde yer alan ve bilimsel bilgi üretme sürecinde hayalci ve yaratıcı doğayı ölçebileceği ileri sürülen 4 açık uçlu soru, yarı yapılandırılmış mülakat ve öğrencilerin her etkinlik sonrası yazdığı yansıtıcı yazılarla toplanmıştır. Bilimin Doğası Öğrenci Anketi ve izleyen mülakatlar, uygulamanın başında ve sonunda olmak üzere katılımcılara iki defa uygulanmıştır. Bu yolla toplanan nitel veriler kullanılarak, katılımcıların ilgili bilimin doğası unsuruna yönelik ön-son profilleri oluşturulmuştur. Her bir profil, benzer çalışmalarda kullanılan üç aşamalı kategoriler -yeterli, değişken ve zayıf- kullanılarak sınıflandırılmıştır. Bu çalışma ile bilimin hayalci ve yaratıcı doğasına yönelik başlangıçtaki görüşleri "zayıf" olarak analiz edilen katılımcıların görüşlerinin uygulamalar sonunda %60 oranında "yeterli" düzeye yükseldiği sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda her ne kadar tasarlanan etkinliklerin katılımcıların bilimsel bilgi üretme sürecinde hayal gücü ve yaratıcılığın rolüyle ilgili görüşlerinde beklenen daha büyük etkiyi ortaya koyamasa da, birçok özelliği açısından oldukça heterojen olan çalışma grubu açısından yine de başarılı olarak değerlendirilebileceği ileri sürülebilir.
Kavram yanılgılarını gidermeye yönelik bilimsel tartışma odaklı etkinliklerin uygulanması: Maddenin değişimi ünitesi
Etkili bir fen eğitimi, fen kavramlarının doğru anlaşılması ve zihne doğru yerleştirilmesi ile mümkündür. Anlamlı öğrenmenin önünde büyük bir engel olan kavram yanılgıları öğrencilerde akademik başarıyı düşürür ve ileriki öğrenmeleri de olumsuz etkiler. Bu çalışmada bilimsel tartışma odaklı etkinliklerin 'Maddenin Değişimi' ünitesindeki kavram yanılgılarının giderilmesine ve öğrencilerin fen bilimleri dersine karşı ilgilerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, Rize ilindeki bir devlet okulunda öğrenim gören 26 5.sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Verilerin elde edilmesinde Kavram Yanılgılarını Belirleme Testi, yarı yapılandırılmış mülakatlar ile yansıtıcı günlükler kullanılmıştır. Kavram yanılgıları belirleme testinin analizinde öğrencilerin kavramları anlama düzeylerini belirleme amacı ile öğrencilerin cevapları kategorilere ayrılarak değerlendirilmiştir. Yarı yapılandırılmış mülakatlar ile yansıtıcı günlüklerin analizinde ise betimsel ve içerik analizinden yararlanılmıştır. Çalışmanın sonucunda bilimsel tartışma odaklı etkinliklerin öğrencilerde kavram yanılgılarını gidermede etkili olduğu ve öğrencilerin fen dersine olan ilgilerinde artış olduğu belirlenmiştir.
5.sınıf güneş, dünya ve ay ünitesine yönelik ortak bilgi yapılandırma modeline dayalı öğretim materyalinin geliştirilmesi ve değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, ortaokul 5. Sınıf Fen Bilimleri dersinde yer alan Güneş, Dünya ve Ay konusunun öğretiminde Ortak Bilgi Yapılandırma Modeli (OBYM)'ne dayalı öğretim materyalinin geliştirilmesi ve geliştirilen materyalin öğrencilerin başarılarına etkisinin incelenmesidir. Karma yöntemle yürütülen araştırmanın çalışma grubunu, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Rize'de yer alan bir ortaokulda 5. sınıfta öğrenim gören 27 (11 kız, 16 erkek) öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmanın nicel boyutu tek grup ön test-son test basit deneysel desen, nitel boyutu ise olgubilim (fenomenoloji) deseninde yürütülmüştür. Araştırmada nicel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen Güneş Dünya Ay Başarı Testi (GDABAT) ve nitel veriler yarı yapılandırılmış mülakatlar yardımıyla elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde bağımlı t-testinden, nitel verilerin analizinde ise betimsel analizden yararlanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular incelendiğinde OBYM'ye dayalı öğretiminin öğrencilerin Güneş, Dünya ve Ay konusundaki başarıları üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretim sonrasında bazı öğrencilerin bu konulara ilişkin az da olsa alternatif kavramlara sahip oldukları belirlenmiştir. OBYM'nin öğrenci başarıları üzerindeki olumlu etkileri dolayısıyla, fen bilimleri dersinde öğrencilerin anlamakta güçlük çektikleri konularda kullanılabileceği önerilmektedir
TÜBİTAK 4006 bilim fuarlarının fen bilimleri öğretmenleri açısından değerlendirilmesi
Son yıllarda okullarda bilim fuarlarının gerçekleştirilmesine önem verilmektedir. Bilim fuarları; öğrencilerin fen bilimlerine yönelik algılarının, tutumlarının ve bu derse yönelik başarılarının olumlu yönde etkilenmesi açısından önemlidir. Bu bağlamda bilim fuarlarına yönelik çalışmaların gerçekleştirilmesi ve bu sürecin takibinin yapılması önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, 4006 kodlu TÜBİTAK bilim fuarlarının etkililiğinin, hazırlık ve uygulama aşamasında yaşanan sorunların fen bilimleri öğretmenleri açısından değerlendirilmesidir. Bu amaca yönelik olarak çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden Fenomonografik yaklaşım çerçevesinde yürütülmüştür. Çalışma grubunu İstanbul'da 2018-2019 eğitim-öğretim yılında 4006 kodlu TÜBİTAK bilim fuarları destekleme programına katılmış olan 20 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış mülakat görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu iki bölümden oluşmaktadır. I. Bölümde demografik bilgilere, II. Bölümde ise projeleri değerlendirmeye yönelik sorulara yer verilmiştir. Öğretmenlerle yapılan mülakatların değerlendirilmesinde içerik analizi yapılmıştır. Yapılan görüşme formu incelendiğinde; katılım sağlayan öğretmenlerin büyük çoğunluğunun 4006 TÜBİTAK bilim fuarlarına karşı olumlu düşünceler sergilediği belirlenmiştir. Öğretmenler, bilim fuarlarına katılım sağlayan öğrencilerde hayal gücü, aktif katılım, özgüven, sosyalleşme, çalışma bilinci ve sorumluluk alma gibi becerilerinin geliştiğini belirtmişlerdir.
Yerel sosyobilimsel konularla ilgili kavram karikatürü uygulamalarında öğrencilerin argümanlarının incelenmesi
Bu çalışmada, yerel sosyobilimsel konularda hazırlanan kavram karikatürü uygulamalarının öğrencilerin argüman kalitelerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Nitel araştırmanın doğasına uygun yürütülen çalışmada eylem araştırması deseni benimsenmiştir. Araştırma 2017-2018 eğitim öğretim yılının bahar döneminde Rize ili Çamlıhemşin ilçesine bağlı bir ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu sekizinci sınıfta öğrenim görmekte olan 25 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada hidroelektrik santraller (HES), organik çay ve yeşil yol konuları yerel sosyobilimsel konular olarak belirlenmiştir. Bu konularda toplam dokuz adet kavram karikatürü geliştirilmiştir. Argümantasyon sürecine uygun olarak gerçekleştirilen sınıf uygulamaları yaklaşık iki ay sürmüştür. Öğrencilerin yazılı argümanları sınıf uygulamalarından önce ve sonra doldurulan mülakat formlarından elde edilmiştir. Öğrencilerin ürettikleri argümanlar "Argüman Kalitesi Puanlama Rubriği" kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları yerel sosyobilimsel konulardaki kavram karikatürü uygulamalarının öğrencilerin argüman kalitelerini geliştirdiğini göstermiştir. Bu gelişim, kavram karikatürlerinin yerel sosyobilimsel konular hakkında farklı bakış açıları sunarak çoklu muhakeme geliştirme ortamı sağladığı sınıf içi tartışmaların sonucudur. Ayrıca çalışmanın başlangıcında argüman kalitesi düşük olan öğrencilerin argüman kalitelerinin daha çok geliştiği ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin argüman kalitelerinin daha çok gelişebilmesi için öğretim programlarında günlük hayatlarında gözlem ve deneyime sahip oldukları yerel sosyobilimsel konulara daha çok yer verilmesi önerilmektedir.