Bolu Abant Izzet Baysal University
Anabilim Dalı

Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı

Bolu Abant Izzet Baysal University

393

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim 7. sınıf öğrencilerinin kültürel mirasın korunması bilincine yönelik hazırbulunuşluk düzeylerinin ölçülmesi (Ağrı ili örneği)

Ülkemiz, her köşesi ayrı renklerden oluşan kültürel mozaiklerle örülüdür. Bu değerli tarihi doku zamana karşı koyamamakta, her geçen gün biraz daha yıpranmakta, yok olmaktadır. Ancak bu fiziki yok oluştan daha tehlikeli olanı bu kültürel değerlerin insanların bilinçlerinden silinmesidir. Bu nedenle ülkemizde yaşayan her birey kültürel değerlerini farkına varmalı ve onları korumak için özel bir çaba göstermelidir.Bu çalışmanın amacı; Ağrı ili ve ilçelerinde öğrenim gören 7. sınıf öğrencilerinin kültürel mirasın korunması bilincine yönelik hazır bulunuşluklarını tespit etmektir. Araştırmanın verilerini toplamak için anket tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Ağrı ili ve ilçelerinden rasgele seçilen 33 ilköğretim okulunda öğrenim gören 872 öğrenci oluşturmaktadır. Anket sorularına verilen cevaplar SPSS 15.0 istatistik programında analiz edilerek yüzde ve frekans değerleri tablolaştırılmış elde edilen bulgular tartışılarak yorumlanmıştır.Ayrıca ilköğretim ikinci kademe derslerinin müfredat programları, ders kazanımları ve 2011?2012 eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanarak okullara dağıtılan ilköğretim ders kitaplarında yer alan üniteler, kültürel miras öğeleri dikkate alınarak incelenmiş ve elde edilen bulgular tablolar halinde sunularak yorumları yapılmıştır.Araştırma kapsamında anket uygulamasına katılan öğrencilerin kültürel mirasın korunması bilinci konusunda yeterli hazırbulunuşluğa sahip olmadıkları sonucuna varılmış ve elde edilen sonuçlardan hareketle çeşitli önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Sozcukler: Kultur, Kultur Varlıkları, Kulturel Miras, Koruma Bilinci.

AğrıFarkındalıkHazırbulunuşluk+5
Fatih Karip
Agri Ibrahim Cecen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
DoktoraAçık ErişimTR

Müzikli dramatizasyon destekli çalışmaların çevrimiçi başlangıç flüt eğitimine etkisi

Bu araştırmada, müzikli dramatizasyon destekli çalışmaların ortaokul altıncı sınıf öğrencilerine yönelik çevrimiçi ortamda, başlangıç flüt eğitiminde öğretilmesi hedeflenen temel teknik becerilerin ve müzikal becerilerin kazandırılmasındaki etkisini saptamak amaçlanmıştır. Flüt çalgısını ilk kez öğrenecek olan öğrencilerin çevrimiçi ortamda daha kolay bir şekilde flütü öğrenebilmeleri ve flütün gerektirdiği çalma teknik becerilerin ve müzikal becerilerin somutlaştırılarak öğretilebilmesi için dersin içeriğinde yer alan konulara yönelik araştırmacı tarafından hazırlanmış müzikler ile birlikte hikâyelerin öğrencilere sunulması çalışmanın önemini ortaya koymaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu daha önce çalgı eğitimi almamış 12 altıncı sınıf öğrencisi (6 kişi deney grubu ve 6 kişi kontrol grubu) oluşturmuştur. Araştırmada, "Kontrol Gruplu Son Test Deneysel Desen" modeli kullanılmıştır. Araştırmanın uygulama sürecinin 8. haftasında bir ara değerlendirme ve 14. haftasında da son değerlendirme gerçekleştirilerek sürece ilişkin verilerin analizi yapılmıştır. Verilerin analizleri araştırmacı tarafından geliştirilen "Etüt veya Eser Performans Değerlendirme Gözlem Formu" ile yapılmıştır. Araştırmada deney ve kontrol grupları arasındaki performans farklarını analiz etmek için Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Grupların kendi arasındaki ara ölçüm ve son ölçüm puanları arasındaki farkları tespit etmek için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda müzikli dramatizasyon destekli çalışmalarla eğitim alan deney grubu öğrencilerinin bu eğitimi almayan kontrol grubu öğrencilerine göre başlangıç flüt eğitiminde yer alan temel teknik ve müzikal becerilerinde ve flüt çalmadaki performanslarında daha fazla başarı elde ettikleri görülmüştür. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin başlangıç flüt eğitimi etüt ve eser performansı son ölçüm toplam puanlarının arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğu saptanmıştır. Bu farklılık deney grubu öğrencilerinin lehine olmuştur (U = 4.00, p ≤ .05).

DramatizasyonFlütMüzik eğitimi+5
Özge Tecimer
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Müzik terapi uygulamalarının çocuklarda sosyal kaygı üzerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, çocuklardaki sosyal kaygıya bağlı davranışların azaltılmasında müzik terapi uygulamalarının etkililiğini belirlemektir. Bu çalışmada; aktif müzik terapi uygulamalarının, çocuk psikiyatristi tarafından muayeneleri yapılarak sosyal kaygı teşhisi konulmuş ve psikiyatrik tedavisi devam eden 09-16 yaş arasındaki çocuklar (n:6) üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu araştırmada karma yöntem kullanılmış olup araştırmanın deseni açımlayıcı sıralı desendir. Karma araştırmanın nicel boyutunu yarı-deneysel desen, nitel boyutunu ise olgubilim deseni oluşturmaktadır. Çalışma, Düzce Üniversitesi Çocuk Psikiyatri Bölümü' ne başvurmuş ve çocuk psikiytari tarafından sosyal kaygı teşhisi konulmuş deney grubu n:6 ve kontrol grubu n:6 toplam 12 danışandan oluşmaktadır. Araştırmada 6 hafta boyunca deney grubu danışanlarına haftada bir seans olmak üzere bireysel müzik terapi uygulanmıştır. Araştırmanın verilerini toplama kısmında nicel ve nitel aşamalar vardır. Araştırmanın nicel verilerini toplama aşamasında; La Greca (1993) Çocuklar İçin Sosyal Kaygı Ölçeği-Yenilenmiş Biçim (Demir v. dğr., 2000), Beck v. dğr. (1988) Beck Anksiyete Ölçeği (Ulusoy v. dğr., 1998), Spielberger v. dğr. (1966) STAI-Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri (Öner ve Le Compte, 1998); nitel verilerini toplamak için ise çocuk psikiyatristi tarafından CGI (Klinik Global İzlenim) Ölçeği, müzik terapistler tarafından ayrıntılı betimleme ve sosyal geçerlilik türlerinden öznel değerlendirme yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın nicel aşamasına ait bulgularda; deney ve kontrol gruplarına uygulanan 4 ölçeğin puanları arasında ön test puanları için manidar farklılık olmadığı görülmüştür (UÇİA=15,5; UBECK=14, USTAI TX-1 =11,5; USTAI TX-2 =15, p>0,05). Ancak, deney grubunun öntest ve sontest puanları için incelenen dört ölçekte deney grubundaki bireylerin puanlarında manidar bir farklılık gözlenmiştir (ZÇİA=-2,20, ZBECK-2,20, ZSTAI TX-1=-2,20, ZSTAI TX-2= -2,20, p<0,05). Kontrol grubunun ön test ve son test puanlarını kıyaslamak için incelenen dört ölçek için kontrol grubundaki bireylerin puanlarında manidar bir farklılık gözlenmemiştir, (ZÇİA=-1,572, ZBECK=-0,526, ZSTAI TX-1=-1,363, ZSTAI TX-2=-1,08, p>0,05). Deney ve kontrol gruplarında incelenen 3 ölçeğin puanları arasında son test puanları için manidar farklılık gözlemlenmemiştir, (UÇİA=13,5; UBECK=14, USTAI TX-2 =13, p>0,05). Ölçeklerden STAI TX-1 için deney ve kontrol gruplarının puanlarında manidar farklılık gözlenmiştir (USTAI TX-1 =3, p<0,05). STAI TX-1 için puanlar incelendiğinde deney grubunun son test puanlarının (X ̅= 24) kontrol gruplarından (X ̅= 54) daha düşük olduğu gözlemlenmiştir. Araştırmanın nitel aşamasına ait bulgular ise tüm müzik terapi seanslarının bittikten en az 1 ay sonrasında elde edilmiştir. Bu bulgular neticesinde; çocuk psikiyatristlerinin ilk ve son görüşmede elde ettiği gözlemler ve kullandığı CGI Ölçeği sonucuna göre, deney grubunda ilk görüşmede sosyal kaygı şiddeti yüksek olan tüm çocukların müzik terapi uygulaması bittikten ve en az 1 ay sonrasında yeniden yapılan görüşmede sosyal kaygı şiddetlerinde klinik olarak azalma olduğu belirtilmiştir. Bunun yanısıra, müzik terapistlerce danışanların değerlendirmesi ve danışanların anneleri ile yapılan görüşmeden elde edilen sosyal geçerlilik sonuçlarına göre de deney grubunda müzik terapinin etkili olduğu saptanmıştır. Daha geniş olgu grupları ile de benzer çalışmaların yapılmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.

Etkileşimli müzikMüzik tedavisiSosyal kaygı+3
Nurcan Bahadır
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Armoni eğitiminde müzik teknolojileri kullanımının öğrenci başarısına etkileri

Bu araştırmada, müzik teknolojileri kullanılarak yapılan armoni eğitiminin öğrenci başarısına etkilerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Armoni Eğitiminde Müzik Teknolojileri Kullanımının Öğrenci Başarısına Etkilerini saptamak amacıyla yapılan bu çalışmada, Karma Yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında, Ön Test Son Test Kontrol Gruplu Yarı Deneysel Desen kullanılmıştır. Yapılandırılmış görüşme formu da araştırmanın nitel kısmını oluşturmaktadır. Araştırmanın evrenini ve örneklemini, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Bölümü öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma kapsamında geliştirilen etkinlikler, altı hafta boyunca deney grubuna uygulanmıştır. Uygulama sonrasında ise yapılandırılmış görüşme formu yardımıyla, öğrencilerin müzik teknolojisi kullanımı ile ilgili görüşleri alınmıştır. Müzik teknolojisinin kullanımının etkilerini ortaya koymak için yapılan bu çalışma sonucunda, deney grubunu oluşturan öğrencilerin başarı düzeyinde anlamlı bir fark oluşmuştur. Bu fark neticesinde, müzik teknolojileri kullanımın öğrenci başarısına olumlu yönde katkı sağladığı sonucuna varılmıştır. Deney grubunu oluşturan öğrencilerin, armoni eğitiminde müzik teknolojileri kullanımı hakkındaki görüşlerinin büyük oranda olumlu olduğu, bu görüşlerin cinsiyete göre değişmediği ortaya konmuştur.

ArmoniEğitim teknolojisiMüzik eğitimi+4
Hüseyin Cevahir Ünal
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güzel sanatlar liselerinde görev yapan görsel sanatlar öğretmenlerinin yaşadıkları mesleki sorunlar

Bu araştırma 2022-2023 eğitim öğretim yılında, Batı Karadeniz Bölgesi; Bartın, Bolu, Düzce, Karabük, Kastamonu, Sinop, Zonguldak illerinde, MEB Güzel Sanatlar liselerinde görev yapan 40 görsel sanatlar öğretmenin katılımıyla gerçekleşmiştir. Araştırmada görsel sanatlar öğretmenlerinin mesleki sorunları incelenmiştir. Bu araştırma nitel araştırma modeli kullanılarak olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Veri toplama tekniğinde yarı-yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak, veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Öğretmenlerin görüşlerini almak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 5'i Kişisel Bilgi Formu, 22'si Mesleki Sorunlar olmak üzere toplam 27 sorudan oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu 2 uzman sanat eğitimcisi, 1 ölçme değerlendirme uzmanı ve 1 dil uzmanı görüşleri alınarak hazırlanmıştır. Araştırma için güzel sanatlar liseleri belirlenmiş ve ilgili kurumlardan gerekli izinler alınarak okullarla iletişime geçilmiştir. Görüşmeler araştırmacı tarafından Google Formlar üzerinden gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilerek; kod, kategori ve temalar haline getirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, Görsel Sanatlar öğretmenlerinin en çok; okulun fiziki durumu, okul yönetimi, araç-gereç, öğrenci davranışları, öğrenci velileri, öğrenci alımı (yetenek sınavı), ekonomik ve çalışma koşullarından kaynaklı sorunlar olduğu görülmüştür. Ortaya çıkan bu sonuçlara göre, araştırmanın öneriler bölümünde sorunların çözümüne ve geliştirilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Branş öğretmenleriGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+4
Memduh Gülşen
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güzel sanatlar liseleri müzik bölümü gitar öğrencilerinin gitar dersine yönelik tutumlarının incelenmesi

Öğrencilerin eğitim sürecindeki tutumlarını inceleyerek sonraki adımların tahmin edilmesinde, içinde bulundukları koşullara yönelik tutumların belirlenmesinde, eğer varsa olumsuz tutumların değiştirilmesinde, yeni, farklı tutum geliştirilmesinde ve öğrenci tercihlerinin tanınmasında tutum önemli bir faktördür. Bu araştırma; güzel sanatlar liselerinde öğrenim gören klasik gitar öğrencilerinin, gitar dersine yönelik tutum düzeylerinin tespit edilip, bu tutum düzeylerinin oluşmasında etkili olan unsurların neler olabileceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunmak amacıyla yapılmıştır. Bu bağlamda, öğrencilerin bireysel çalgı eğitimi dersine yönelik tutumları, çeşitli demografik özelliklere ve cinsiyete, sınıf seviyesine, aile eğitim düzeyine son olarak barınma durumlarına göre incelenmiştir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden tarama deseniyle yapılmış olup, çalışma grubunu bünyesinde gitar öğretmeni olan 57 güzel sanatlar lisesinin 2021 – 2022 eğitim öğretim yılı 9, 10, 11 ve 12. sınıflarında öğrenim gören toplam 285 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada öğrencilere yönelik "Bireysel Çalgı Eğitimi Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, güzel sanatlar liseleri müzik bölümü öğrencilerinin bireysel çalgı eğitimi dersine yönelik tutumlarının olumlu yönde olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin bu derse yönelik tutumlarında, değişkenlerin alt boyutlarına göre farklılıklar gösterdiği görülmüştür. Çalışma sonucunda öğrencilerin tutum puanları ile sınıf seviyesi değişkeni arasında anlamlı bir fark çıktığı görülmüştür. Diğer değişkenlerde ise anlamlı bir fark çıkmamıştır. Ayrıca, hem araştırmayla ilgili hem de yeni yapılacak araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.

GitarGüzel sanatlar liseleriLise öğrencileri+7
Celal Gülçelik
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gitar ile eşlikleme alanında öz-yeterlik algısı ölçeğinin geliştirilmesi

Bu araştırmanın amacı, gitar ile eşlikleme alanına yönelik geçerli ve güvenilir bir öz-yeterlik algısı ölçeği geliştirmektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden anlık tarama deseni kullanılmıştır. Örneklem birimi olarak küme örnekleme, örnekleme yöntemi olarak seçkisiz atama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 21 farklı üniversitenin müzik eğitimi ABD lisans 4. sınıf öğrencileri arasından toplam N=242 katılımcı oluşturmaktadır. Gitar ile Eşlikleme Alanında Öz-Yeterlik Algısı Ölçeği 5'li Likert tipinde tasarlanmıştır. Yapılan literatür taraması ve uzman görüşleri doğrultusunda taslak ölçekte 84 madde bulunmaktadır. Veriler elden, posta yoluyla ve çevrimiçi olmak üzere üç farklı yöntem ile toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 23 paket programından yararlanılmıştır. Kaiser-Mayer-Olkin (KMO) ve Bartlett testi sonucunda KMO değeri ,96 ve Barttlet Küresellik Testi sonucu (χ2 = 21249,640; p<,05) olarak saptanmıştır. Bu sonuca göre elde edilen verilerin faktör analizi için uygun olduğu görülmüştür. Yapılan açımlayıcı faktör analizi (AFA) sonucunda nihai ölçeğin 22 madde ve 3 faktörden oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. Birinci faktör %54,59; ikinci faktör %9,89; üçüncü faktör %6,37 ve açıklanan toplam varyans oranının %70,85 olduğu saptanmıştır. Literatür incelemesi ve uzman görüşleri doğrultusunda faktörlerin isimleri sırasıyla Yaratıcılık, Teknik Beceri ve Motivasyon olarak adlandırılmıştır. Yapılan güvenirlik testi sonucunda her bir faktöre ve ölçeğin tamamına ait Cronbach's Alpha değerleri sırasıyla Yaratıcılık faktörü için ,94; Teknik Beceri faktörü için ,94; Motivasyon faktörü için ,90 ve ölçeğin tamamı için ,96 olarak hesaplanmıştır. Araştırma sonucunda Gitar ile Eşlikleme Alanında Öz-yeterlik Algısı Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

EşliklemeGitarMüzik eğitimi+7
Mert Ergül
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güzel sanatlar lisesi müzik bölümü öğrencilerinin akademik güdülenme düzeylerinin çeşitli değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırma, Güzel Sanatlar Lisesi müzik bölümü öğrencilerinin akademik güdülenme düzeylerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı bu araştırmanın evrenini Türkiye'deki güzel sanatlar liselerinde öğrenim gören müzik bölümü öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubunu ise, Van GSL, Siirt Takasbank GSL, Karaman GSL, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası GSL, Denizli Hakkı Dereköylü GSL, T.C. Ziraat Bankası (Balıkesir) GSL ve Bolu GSL' de öğrenim gören 192'si kız 135'i erkek toplam 327 müzik bölümü öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla, öğrencilere Kişisel Bilgi Formu ve Akademik Güdülenme Ölçeği (AGÖ) uygulanmıştır. Verilerin güvenirlik analizini hesaplamak için Cronbach's Alpha, normallik analizi için Kolmogorov-Smirnova, Shapiro-Wilk testi, ikili gruplar karşılaştırılırken Mann-Whitney U testi, daha fazla olan gruplar karşılaştırılırken ise Kruskal-Wallis testleri kullanılmıştır. Bulgular sonucunda Güzel Sanatlar Lisesi müzik bölümü öğrencilerinin barınma durumları ile akademik güdülenme düzeyleri arasında, ölçeğin alt boyutlarından Kendini Aşma puanı ve Akademik Güdülenme Ölçeği toplam puanına göre anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında katılımcıların sınıf seviyelerine göre akademik güdülenme düzeylerinde, ölçeğin keşif puanı açısından anlamlı bir farklılık bulunurken, cinsiyet ve ana çalgı değişkenleri açısından akademik güdülenme düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.

Güzel sanatlar liseleriLise öğrencileriMotivasyon+2
Bilal Kavak
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dijital oyun müzikleriyle desteklenmiş müzik öğretimine ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı, müzik öğretmenlerinin, dijital oyun müziklerinin müzik eğitimi alanında kullanılmasına yönelik görüşlerinin alınması, müzik eğitimi sürecine olabilecek etkilerinin ortaya konması ve bu görüşler doğrultusunda müzik eğitimi alanına, dijital oyun müziklerinin farkındalığı, işlevi, önemi ve olası gerekliliği konularında farklı bir bakış açısı kazandırmaktır. Araştırmanın deseni tarama deseni olarak kurgulanmış olup, çalışma grubunun belirlenmesinde amaçsal örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Bolu ilindeki 48 okulda görev yapan 71 müzik öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmacı tarafından geliştirilen nicel veri toplama aracı, çalışma grubunu oluşturan öğretmenlere ''Google Formlar'' aracılığıyla anket halinde uygulanmıştır. Ankete verilen yanıtlar gruplanarak tablolaştırılmış, elde edilen veriler ise yüzde-frekans değerleri kullanılarak yorumlanmıştır. Araştırma bulgularından yola çıkarak çalışma grubunu oluşturan müzik öğretmenlerinin yarısına yakınının dijital oyun müziklerine ilişkin bilgi düzeylerini yetersiz buldukları; dijital oyun müziklerinin müzik eğitimindeki kazanımlara uygun olarak derse katılım isteği, öğrenme isteği, öğrenim süreci ve öğrenme düzeyi konularında işlevsel olabileceği ve gelecekte geliştirilebilecek programlarda, ders içeriklerinde yer alabileceğiyle ilgili sonuçlara ulaşılmıştır.

Ozan Demirpek
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Görsel sanatlar öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik kaygı, tutum ve öz-yeterliğine ilişkin bir araştırma

Bu araştırmada, görsel sanatlar öğretmen adaylarının öz-yeterlik algıları ile mesleki kaygı durumları arasındaki ilişkiyi incelemeyi ve öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine karşı tutumlarına etkilerini incelemek ve farklı demografik özelliklere sahip gruplarda bu ilişki durumunu tespit etmek amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modeline uygun olarak hazırlanan bu araştırmada veri toplama aracı olarak: literatür taraması, kişisel bilgi formu, görsel sanatlar öğretmen adaylarının öz-yeterlik algı düzeylerini belirlemek amacıyla 'Öz-Yeterlik Kaynakları Ölçeği', mesleğe karşı tutum değerlendirmesi için 'Öğretmenlik Mesleğine İlişkin Tutum Ölçeği' ve mesleki kaygı düzeylerini ölçmek için 'Öğretmen Adaylarına Yönelik Mesleki Kaygı Ölçeği' nden yararlanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Bolu ilinde bulunan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde 2018-2019 yılının bahar döneminde Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Öğretmenliği programında öğrenimi devam eden lisans öğrencilerinden 1. ve 4. sınıf öğrencilerinin oluşturduğu 80 kişiyi kapsamaktadır. Arştırma, öğretmen adaylarının öz-yeterlik algıları çeşitli değişkenler açısından incelenerek, mesleki kaygıları ve tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi doğrultusunda hazırlanmıştır. Elde edilen verilere yönelik güvenirlik katsayısı ölçümü, değişkenler arasındaki farkların belirlenmesi aşamasında da SPSS (25.00 sürümü) paket programıyla gruplar arası karşılaştırmalar için bağımsız örneklemler t testi, Mann Whitney U testi ve Kruscal Wallis H testi yapılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre yapılan değerlendirmeler sonucunda 80 kişi ile yürütülen bu araştırmada mesleki kaygı, öz-yeterlik ve tutum değişkenleri için; öz-yeterlik ve mesleki kaygı arasında düşük, pozitif bir ilişki; öz-yeterlik ve tutum arasında düşük, negatif bir ilişki; son olarak da tutum ve mesleki kaygı arasında düşük, pozitif bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER:Görsel Sanatlar, Öğretmen Adayı, Öz-yeterlik, Mesleki Kaygı, Tutum

Görsel sanatlarKaygıTutumlar+1
Fatma Yıldız
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Piyano eğitiminde fizyolojik bağlamda koruyucu önlemlerin üst ekstirimite sorunlarına ve performansa etkisi

Piyano çalmak fiziksel bir aktivitedir ve vücudu fizyolojik olarak tanımayı gerektirir. Eğitim sürecinde aşılması beklenen teknik ve müzikal güçlükler kimi zaman kas ve iskelet sisteminin zorlanmasına ve buna bağlı rahatsızlıkların oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Piyano çalma tekniğinin incelenmesi, ortaya çıkabilecek fizyolojik rahatsızlıkları ve bu rahatsızlıkların icrayı güçleştirecek etkilerini ortaya koyacak ve anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. Bu araştırmada, "Piyano Eğitiminde Fizyolojik Bağlamda Koruyucu Önlemlerin Üst Ekstremite Sorunlarına ve Performansa Etkisi" araştırmak istenmektedir. Araştırmanın bağımsız değişkenini, deney grubunda yer alan, Kocaeli Üniversitesi Müzik Bölümü'nde temel piyano eğitimi alan öğrencilere uygulanan 8 haftalık hedefe yönelik koruyucu önlemleri içeren piyano eğitimi oluşturmaktadır. Kontrol grubunda ise var olan normal süreçte eğitim öğretime devam edilmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkenlerini ise Kol-Omuz-El Sorunları Anketi (DASH) ve Piyano Eğitimcileri Gözlem Formu oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında deney ve kontrol grubu oluşturularak bağımsız değişkenin bağımlı değişkeni etkileyip etkilemediğinin incelenmesi hedeflenmiştir. Her iki grupta deney öncesi ve deney sonrası ölçmeler yapılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının DASH puanlarında anlamlı bir farklılık olmamıştır. Bu durum, grupların başlangıçta benzer fiziksel durumda olduğunu ve müdahale öncesinde homojen gruplar oluşturulduğunu göstermektedir. Araştırma sonuçları, deney grubu öğrencilerinin DASH anketinin müzisyenlik becerilerinde ve iş modeli boyutlarında belirgin iyileşmeler gözlemlendiğini göstermektedir. Özellikle, hedefe yönelik koruyucu önlemler içeren eğitim programının, müzisyenlere özgü yetersizliklerin azaltılması ve mesleki performanslarının artırılması açısından kontrol grubundan daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, kontrol grubundaki geleneksel piyano eğitimi uygulamasının, bu alanlarda anlamlı bir iyileşme sağlamadığı görülmüştür. Bu bulgular, müzik eğitiminde sağlık odaklı ve öğrenci performansını destekleyici programların, özellikle mesleki işlevsellik ve müzikal yetkinlikler açısından kritik bir rol oynayabileceğini vurgulamaktadır.

Yonca Karul
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Resim-iş öğretmen adaylarının sanal müze kullanımına yönelik memnuniyet düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada, resim-iş öğretmen adaylarının sanal müze kullanımına yönelik memnuniyet düzeylerinin; cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, gelir durumu, internet kullanım süresi, müze ziyareti gerçekleştirme, sanal müze ziyareti gerçekleştirme ve müze eğitimiyle ilgili ders almış olma durumu değişkenlerine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Kolay ulaşılabilir durum örneklemesiyle oluşturulan çalışma grubunu; 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 1, 2, 3, 4. sınıf ve yüksek lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Öğretmen adaylarına sanal müzeler ve sanal müze gezisi yapabilecekleri birkaç örnek platform tanıtılarak, istedikleri bir sanal müzede sanal tur yapmaları istenmiştir. Verilerin toplanmasında, geliştirilen kişisel bilgiler formu ve sanal müze sanal tur memnuniyet ölçeği kullanılmıştır. Adaylara gerçekleştirdikleri sanal tur sonrası, kişisel bilgiler formu ve sanal müze sanal tur memnuniyet ölçeği uygulanmıştır. Ulaşılan veriler nicel araştırma yöntemi olan betimsel analiz modeliyle yorumlanmıştır. Ölçekten elde edilen veriler, öğretmen adaylarının sanal müze memnuniyeti ve sanal müze kullanılabilirliğine ilişkin görüşlerini ortaya koymuştur. Araştırma sonucuna göre resim-iş öğretmen adaylarının sanal müzelere yönelik genel memnuniyet düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür. Sanal müze uygulamalarına yönelik memnuniyet düzeylerinde cinsiyet, yaş, sınıf seviyesi ve gelir düzeyi değişkenleri açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu durum, sanal müzelerin farklı gruplara eşdeğer düzeyde fayda sağladığını göstermektedir. Resim-iş öğretmen adaylarının daha önce müze ve sanal müze ziyaretinde bulunmuş olmaları, internet kullanım süreleri ve müze eğitimi almış olmaları da memnuniyet düzeylerini anlamlı boyutta etkilememiştir. Sonuçlar, memnuniyet düzeylerinin doğrudan sanal müzelerin sunduğu özgün olanaklardan kaynaklandığını ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, sanal müze uygulamalarının öğretmen adayları açısından etkili platformlar olduğu söylenebilir.

Kültürel mirasSanal müze
Seda Tükel
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de resim-iş eğitimi bilim dalında grafik tasarım ile ilgili lisansüstü tezlerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de Güzel Sanatlar Eğitimi Ana Bilim Dalı, Resim-İş Eğitimi Bilim Dalında ''Grafik Tasarım'' ile ilgili yazılmış lisansüstü tezleri temel nitelikleri kapsamında incelemektir. Araştırma; Yükseköğretim Kurulu (YÖK) veri tabanında ''Güzel Sanatlar Eğitimi Ana Bilim Dalı'', ''Resim-İş Eğitimi Bilim Dalında'', ''Grafik'' anahtar kelimesiyle belirlenmiş nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi kullanılarak incelenmiş, 72 kayda ulaşılmıştır. Ulaşılan kayıtların arasından 55 tezin Grafik Tasarım ile ilgili olduğu özet bölümleri okunarak tespit edilmiş ve araştırma kapsamına 55 tez alınmıştır. Araştırma 2024 yılına kadar yayımlanmış lisansüstü tezlerini kapsamaktadır. İlgili tezler üniversite, enstitü, türü, yılı, yazım dili, danışman sayısı, danışmanların ünvanı, cinsiyeti, araştırmacının cinsiyeti, yöntemi ve konu yönelimleri bakımından incelenmiştir. Araştırma sonuçları SPSS programı ile sonuçlar frekans ve yüzde olarak ifade edilmiştir. Grafik Tasarım alanında yapılan lisansüstü çalışmalarda belirli üniversitelerin öne çıktığı, Eğitim Bilimleri Enstitülerinde araştırmaların yoğunlaştığı, en çok yüksek lisans tezinin yazıldığı, tezlerin tamamının yazım dilinin Türkçe olduğu, en çok tezin 2022 yılında yayımlandığı, genellikle 1 danışman seçiminin yapıldığı, danışman seçiminde Prof. Dr. gibi yüksek akademik ünvana sahip öğretim üyelerinin seçildiği, erkek danışmaların tercih edildiği, kadın araştırmacıların fazla olduğu, nitel ve karma yöntemler kullanılarak araştırmaların yapıldığı ve belirli konularda yoğunlaşıldığı sonuçlarına ulaşılmıştır. Grafik Tasarım alanında özellikle doktora olmak üzere lisansüstü tez sayılarının artırılması önerilmektedir.

Elif Can
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

TYT 800.000 baraj uygulamasının Güzel Sanatlar Lisesi (GSL), Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Müzikoloji Bölümü ve Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı (ABD) öğrencilerinin görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi

TYT 800.000 barajı müzik öğretmenliği programlarının özel yetenek sınavı girişinde ilk olarak 2020 yılında uygulamaya konulmuş olup, TYT' den en düşük 800.000'inci sıraya sahip öğrencilerin özel yetenek sınavına girebilmesine olanak sağlamaktadır. Bu çalışmanın amacı; TYT 800 bin baraj uygulamasının GSL, GSF Müzikoloji Bölümü ve Müzik Eğitimi ABD öğrencilerinin görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesidir. Çalışma nitel bir fenomenoloji çalışması olarak tasarlanmıştır. Çalışmaya on GSL, on GSF Müzikoloji Bölümü ve on Müzik Öğretmenliği Bölümü öğrencisi katılmıştır. Çalışmanın verileri tematik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Sonuç olarak, TYT 800.000 barajının Eğitim Fakültelerine başvurularda azalmaya yol açtığını, GSL öğrencilerinin mesleki hedeflerini gerçekleştirme konusunda yeterince desteklenmediğini ve eğitimde fırsat eşitliği ilkesine aykırı bir durum yarattığını göstermektedir. Gelecekte, benzer araştırmaların farklı illerde gerçekleştirilmesi, konunun daha geniş bir perspektifte ele alınmasına ve uygulamalardaki iyileştirme süreçlerine katkı sağlayacaktır.

Hülya Yegen
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bolu il merkezi ortaokul düzeyi öğrencilerinin müzik dersine yönelik tutumları

Bu çalışma, Bolu ilindeki ortaokul öğrencilerinin müzik dersine yönelik tutumlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada öğrencilerin müzik dersine olan yaklaşımları, cinsiyet, sınıf düzeyi, ailede müzik aleti çalanların bulunması gibi çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmiş ve incelenmiştir. Araştırma betimsel tarama modeli ile gerçekleştirilmiş ve veriler nicel yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında Bolu il merkezindeki 5 devlet ortaokulunda öğrenim gören toplam 300 öğrenciye tutum ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22 programı kullanılarak analiz edilmiş ve istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Sonuçlar, ortaokul öğrencilerinin genel olarak müzik dersine karşı olumlu bir tutum sergilediklerini göstermektedir. Bununla birlikte, cinsiyet ve ailede müzik aleti çalan/çalmayanlar gibi bazı değişkenler arasında tutumlara yönelik anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Araştırma, müzik eğitiminin öğrencilerin bilişsel ve duygusal gelişimine olan katkılarını vurgulamış ve bu alanda yapılacak eğitim politikaları için öneriler sunmuştur. Bu çalışmanın, eğitimciler ve müzik öğretmenleri için önemli bir kaynak oluşturacağı ve müzik derslerinin daha etkin bir şekilde planlanmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Laman Aghazada
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanat eğitimcisi ve sanatçı Erol Özden'in yaşamı ve sanat eğitimine katkılarının incelenmesi

Bu araştırma, sanatçı ve sanat eğitimcisi kimliğiyle öne çıkan Erol Özden'in yaşamı, sanatsal üretimi ve sanat eğitimine olan katkılarını çok yönlü bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma yöntemi ve anlatı araştırması deseni ile yürütülen bu çalışmada Erol Özden'in yaşamı ve sanat eğitimine katkılarına ilişkin detaylı görüşme ve doküman incelemeleri yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış; elde edilen veriler içerik analizi, betimsel analiz yöntemleriyle çözümlenmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formu araştırmacı tarafından geliştirilmiş olup, görüşmeler amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen 5 aile üyesi, 17 öğrenci ve 10 meslektaş olmak üzere toplam 32 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, literatür taraması kapsamında sanatçının kişisel arşivi, yayınlanmış ve yayınlanmamış eserleri ile hakkında yazılı kaynaklardan elde edilen belgeler doküman analizi ile değerlendirilmiştir. Bu kapsamlı analizler sonucunda, Erol Özden'in Türk resim sanatı ve sanat eğitimi alanında özgün bir yere sahip olduğu; disiplinli, titiz, yaratıcı ve toplumsal duyarlılığı yüksek bir sanat insanı kimliğiyle öne çıktığı tespit edilmiştir. Araştırma bulguları, Özden'in sadece sanatsal üretimiyle değil, aynı zamanda sanat eğitimine olan katkılarıyla da bir değer yarattığını, gelecekteki sanat eğitimcilerine ilham verecek nitelikte olup, sanatçının çok yönlü kimliğini ve eğitimci duruşunu kapsamlı bir biçimde ortaya koymaktadır.

Nuriye Cankurtaran
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzik eğitiminde yapay zekâ üzerine öğretim elemanları, öğretmen ve öğrenci görüşleri Bolu ili örneği

Çalışma, Bolu ilinde müzik eğitiminde yapay zekâ kullanımına yönelik görüşleri ve değerlendirmeleri incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma grubunu; Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı'nda görev yapan öğretim üyeleri, aynı bölümde öğrenim gören lisans öğrencileri ve Bolu ilinde görev yapan müzik öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenolojik desen ile yürütülmüştür. Katılımcılar, seçkisiz olmayan örnekleme türlerinden amaçlı örnekleme yöntemi kapsamında; bu yöntemin alt türü olan maksimum çeşitlilik örneklemesiyle belirlenmiştir. Her gruptan 10'ar kişi olmak üzere toplam 30 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler, öğretim elemanlarının yapay zekâya en olumlu yaklaşan grup olduğunu, müzik öğretmenlerinin daha temkinli davrandığını ve öğrencilerin teorik farkındalıklarının uygulamaya dönüştürme konusunda yetersiz kaldığını göstermektedir. Bulgular, yapay zekânın müzik eğitiminde kişiselleştirme, değerlendirme ve öğretim süreçlerini geliştirme potansiyeline sahip olduğunu; ancak bu potansiyelin etkili kullanımı için pedagojik ve teknik desteğe ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymaktadır.

İbrahim Yegen
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitim fakültesi bireysel çalgı bağlama öğrencilerinin mesleki açıdan bağlama öğretebilme yeterliliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, eğitim fakültesi müzik öğretmenliği programında öğrenim gören 3. ve 4. sınıf bağlama öğrencilerinin, bağlama enstrümanını öğretmeye yönelik yeterliliklerini incelemektir. Araştırma, tarama modellerinden tekil tarama modeline göre yapılandırılmıştır. Çalışma grubunu, Türkiye'nin farklı üniversitelerindeki müzik öğretmenliği programına kayıtlı olan toplam 16 bağlama öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan senaryo temelli açık uçlu anket aracılığıyla toplanmıştır. Katılımcıların yanıtları önceden hazırlanan ve 3 bölümden oluşan puanlama cetveli doğrultusunda değerlendirilmiş, ayrıca yazılı yanıtlar betimsel analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Puanlama cetveli uzman görüşleri alınarak geliştirilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, katılımcıların bağlama öğretme yeterliklerinin genel olarak ortalamanın altında seyrettiği görülmüştür. Senaryo sorularına verilen yanıtlar incelendiğinde, katılımcıların öğretim sürecinde karşılaşabilecekleri özgün durumlar için sınırlı öğretim stratejileri geliştirdikleri gözlenmiştir. Bazı katılımcıların, problem çözme veya öğrenme güçlüğü gibi senaryolara karşı sadece "öğretirim" gibi yüzeysel ve açıklayıcı olmayan yanıtlar verdikleri tespit edilmiştir. Bu durum, müzik öğretmenliği programlarında öğretme yeterliliklerinin uygulamaya dayalı ve kalıcı öğrenmeyi destekleyici düzeyde gelişmediğini göstermektedir. Araştırma bulguları, müzik öğretmenliği lisans programlarında bağlama öğretimine yönelik uygulamalı öğretim stratejilerinin çeşitlendirilmesi gerektiğini ve öğretim yeterliliklerinin geliştirilmesine yönelik eğitimlere ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymaktadır.

Osman Koçak
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Piyano eğitiminde nefes farkındalığı ve uygulamalarının öğrencilerin deşifre becerisine etkisi

Bu araştırma, piyano eğitiminde nefes farkındalığı ve uygulamalarının öğrencilerin deşifre becerisi üzerindeki etkisini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Nicel bir yaklaşım benimsenmiş, tek gruplu öntest sontest deseninde deneysel bir tasarım uygulanmıştır. Çalışma grubu, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı'nda öğrenim gören sekiz piyano anadal öğrencisinden oluşmaktadır. Katılımcılara uygulama öncesi ve sonrası olmak üzere iki eşdeğer piyano eseri verilmiş; performanslar video kayıt altına alınarak uzman değerlendirmesiyle araştırmacı tarafından geliştirilen "Deşifre Değerlendirmesi İçin Katılımcı Gözlem Formu" üzerinden analiz edilmiştir. Ön test deşifre kaydı elde edildikten sonra uygulama sürecinde, katılımcılar üç ay boyunca sekiz farklı nefes uygulamasını düzenli şekilde yapmıştır. Elde edilen bulgular, nefes uygulamalarının deşifre performansı üzerinde, özellikle "doğru teknik ile seslendirme" ve "dinamikleri uygulama" maddelerinde 8 katılımcıdan, 6'sında artış gözlenmiştir. Ancak "notaları doğru seslendirme", "tempo dalgalanmalarını önleme" ve "gerçek hızı dikkate almadan ağır tempoda deşifre yapmak" alanlarında, bu gelişim tüm katılımcılarda tutarlı biçimde görülmemiştir. Bunun sebebi piyano için teknik beceri ve donanım gerektiren maddeleri içermesinden kaynaklı olabilmektedir. Sekiz katılımcıdan, puan sıralamasına göre "Katılımcı 1, Katılımcı 8, Katılımcı 6 ve Katılımcı 10" olmak üzere yalnızca 4 katılımcı, on maddelik ölçekte altı ve üzeri maddede ilerleme göstermiştir. Sonuçlar, nefes farkındalığı uygulamalarının bazı bireylerde dikkat, teknik kontrol ve müzikal ifade açısından gelişimi destekleyebileceğini; ancak genellenebilir bir etki ortaya koymadığını göstermektedir.

Pranamaya nefesiYardımcı piyano dersi
Melisa Yıldız
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Görsel sanatlar öğretmeni adaylarının yapay zeka ve üretken yapay zeka ile ilgili görüşlerinin incelenmesi

Yapay zekâ, özellikle eğitim gibi alanlarda etkisini giderek artıran ve çeşitli uygulama alanlarıyla öne çıkan bir teknolojidir. Çoğunlukla dil modeli özellikleriyle tanınan yapay zekâ, bu çalışmada görsel sanatlar öğretmen adaylarını doğrudan ilgilendiren üretken yapay zekâ bağlamında ele alınmıştır. Üretken yapay zekâ, kullanıcıdan alınan istemlere göre görsel, metin ya da farklı içerikler oluşturabilen bir teknoloji olarak eğitim ortamlarında giderek daha fazla kullanılmaktadır. Bu bağlamda, görsel sanatlar öğretmen adaylarının söz konusu teknolojiye ilişkin algı ve tutumlarının, hem öğretim süreçleri hem de mesleki gelişimleri açısından önemli olduğu değerlendirilmektedir. Bu araştırmanın amacı, Türkiye'deki üniversitelerin ilgili bölümlerinde öğrenim gören görsel sanatlar öğretmen adaylarının yapay zekâya ve üretken yapay zekâya yönelik hazırbulunuşluk ve okuryazarlık düzeylerini belirlemektir. Araştırma, nicel araştırma desenlerinden genel tarama modeli kapsamında yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak, Yapay Zekâ Hazırbulunuşluk (YZH) ve Yapay Zekâ Okuryazarlık (YZO) ölçekleri kullanılmış; Google Forms aracılığıyla çevrim içi ortamda geniş katılımlı bir veri seti elde edilmiştir. Süreçte 330 öğretmen adayından toplanan veriler tanımlayıcı istatistikler ve korelasyon analizi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, öğretmen adaylarının yapay zekâya ilişkin farkındalık, yetkinlik, etik yaklaşım ve vizyon gibi boyutlarda genel olarak yüksek düzeyde hazırbulunuşluğa sahip olduklarını göstermektedir. Ayrıca yapay zekâ okuryazarlık düzeylerinin de benzer şekilde olumlu olduğu ve bu iki değişken arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın, görsel sanatlar eğitimi alanında teknoloji entegrasyonu konusunda literatüre katkı sağlaması ve öğretmen adaylarının dijital yeterliklerinin gelişimine yönelik öneriler sunması beklenmektedir.

Sibel Barut
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanatçı ve sanat eğitimcisi Prof. Dr. İsmail Hakkı Demirtaş'ın yaşamı, eğitimci yönü ve eserlerinin incelenmesi

Bu araştırma, sanatçı ve sanat eğitimcisi kimliğiyle öne çıkan Prof. Dr. İsmail Hakkı Demirtaş'ın yaşam öyküsünü, sanatsal üretimlerini ve sanat eğitimine katkılarını çok yönlü bir bakış açısıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma yöntemiyle yürütülen çalışmada, veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Veriler; sanatçının kendisiyle gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeler, kişisel arşiv dokümanları, eser künyeleri ve literatür taramaları yoluyla elde edilmiştir. Araştırmada, Demirtaş'ın yaşamı, sanat anlayışı, akademik kariyeri ve eserlerine ilişkin teknik ve tematik analizler yapılmış; sanatçı kimliğinin eğitimci yönüyle nasıl bütünleştiği çözümlenmiştir. Çalışmanın çalışma grubunu, sanatçının kendi anlatımları, meslek hayatına tanıklık eden belgeler ve özgün sanat eserlerinin künyeleri oluşturmaktadır. Araştırma; Demirtaş'ın çocukluk ve gençlik yıllarından başlayarak Gazi Eğitim Enstitüsü'ndeki sanat eğitimi süreci, Almanya'daki akademik deneyimi ve Türkiye'ye dönüşünün ardından yürüttüğü öğretmenlik ve akademisyenlik kariyerine odaklanmaktadır. Sanatçının eserleri, teknik ve tematik açılardan sınıflandırılmış; sanatsal üretimi ile eğitmenlik anlayışı arasındaki ilişkiler bütüncül biçimde değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, İsmail Hakkı Demirtaş'ın yalnızca sanatsal üretimiyle değil; aynı zamanda sanat eğitimine yaklaşımı ve uygulamalı öğretim anlayışıyla da sanat eğitimi alanında özgün bir yere sahip olduğu görülmüştür. Çok yönlü sanatçı-öğretmen kimliği, sanat eğitimi literatürüne önemli katkılar sunmakta; gelecek kuşak sanatçılar ve eğitimciler için ilham verici bir model oluşturmaktadır.

Elif Rabia Refah
Bolu Abant Izzet Baysal University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müze bilinci öğrenme alanı etkinlilerinin gerçekleşebilirliğine ilişkin öğretmen görüşleri

Çağdaş eğitim anlayışında, öğrenci yaşantıları merkeze alınarak ve öğrenciye zengin yaşantı imkânları sunularak, duygusal, bilişsel, kültürel ve toplumsal yönlerden yeterince donanımlı bireylerin yetişmesi hedeflenmektedir. Bu hedef doğrultusunda, öğrenci merkezli eğitim anlayışına göre hazırlanmış olan yeni eğitim programında ders içerikleri, öğrenme alanları ve etkinlikler yeniden düzenlenmiş ve 2005-2006 eğitim öğretim yılında program uygulamaya konulmuştur. Bu değişime paralel olarak Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programında da birtakım düzenlemeler yapılmış ve düzenlemeler kapsamında programa yeni öğrenme alanları eklenmiştir. Bu öğrenme alanlarından bir tanesi de Müze Bilinci öğrenme alanıdır.Görsel Sanatlar dersi öğrenme alanlarından olan Müze Bilinci etkinliklerinde, sınıf içi ve sınıf dışında çeşitli sanatsal uygulamalı çalışmalarla sanata değer verme, ondan haz alma, kendi kültürünü ve farklı kültürleri tanıma ve saygı gösterme gibi kazanımlar yer almaktadır. Programdaki kazanımların çocuklarda oluşabilmesi için müze bilinci öğrenme alanı etkinliklerinin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Etkinliklerin gerçekleşebilirliğinde ise başta ders öğretmeni olmak üzere çeşitli etmenler rol oynamaktadır.Bu araştırmada Görsel Sanatlar dersi öğrenme alanlarından olan Müze Bilinci öğrenme alanı etkinliklerinin gerçekleşebilirliğine ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin alınması amaçlanmıştır. Araştırma, 2008-2009 eğitim öğretim yılında Eskişehir il merkezinde bulunan, farklı sosyo-ekonomik düzeydeki 6 ilköğretim okulunda görev yapan 18 sınıf öğretmenin görüşüne dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri nitel veri toplama yöntemlerinden yarı-yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmış ve elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiş, sayısallaştırılmış ve bulgular yorumlanmıştır. Ayrıca etkinliklere ilişkin öğretmenlerin hazırladıkları dokümanlar incelenmiştir.Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre; Sınıf öğretmenlerinin Müze Bilinci öğrenme alanının çocuklara kazandırdığı tutum ve davranış değişiklikleri bakımından önemli ve gerekli gördükleri, ancak bu alana yönelik kendilerini bilgi ve uygulama anlamında yeterli bulmadıkları ve bu alanda bir eğitime ihtiyaç duydukları ortaya çıkmıştır. Sınıf öğretmenlerinin Müze Bilinci öğrenme alanı etkinliklerini sınıf içinde gerçekleştirirken sorun yaşamadıkları, ancak zaman darlığı, kalabalık sınıf mevcudu, gidilecek yere ulaşım sürecinin zorluğu, müze personelinin çocuklara yaklaşım şekilleri, müzelerin yeterli tanıtım yapmamaları, etkinlikler için uygun bir müzenin olmaması gibi nedenlerle sınıf dışı etkinlikleri tam anlamıyla gerçekleştiremedikleri ortaya çıkmıştır.

EğitimGörsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimi+4
Çağnur Arı
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk sanat eğitiminin tarihsel gelişimi ve Bauhaus ekolünün Türk Sanat eğitimine yansımaları

Sanat eğitimi, insanlık tarihinin her döneminde çeşitli yaklaşımlarla genel eğitim sürecindeki yerini almıştır ve insanlık tarihinin her evresinde de yerini almaya devam edecektir. Bu bağlamda sanat, bünyesinde yeni değişimleri barındırmaktadır. Sanatın bu değişimi sanat eğitiminin de değişip gelişmesini gerekli kılmaktadır.Sanat eğitiminin amacı, sanatsal bir olguya veya esere ulaşmak değildir. Sanat eğitiminin amacı bireye ulaşma çabasıdır. Sanat eğitimi bireylerin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde oluşturulmalıdır. Bunu gerçekleştirmek için de bireyi çok iyi tanımak gereklidir. Her birey farklı farklı ihtiyaçlara sahiptir. Bu yüzden sanat eğitimi programları da farklı ihtiyaçlara cevap verebilmelidir. Sanat eğitimi programları ülke geçmişi ve koşulları üzerine kurulup, bireylerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek ölçüde çeşitlenmelidir.Bu çalışmanın önemi, bu tür çağdaş yaklaşımlara ışık olabilecek yeni özgün arayışları desteklemek ve sanat eğitiminin bir bireyin yaşamındaki yerini daha önemli hale getirerek, sanatın bireyin hayatının bir parçası olduğunu benimseyen bir dünya görüşünü biçimlendirmeye çalışmaktır.Bu tez de Türkiye'de ve Batı'da sanat eğitimi yöntemlerinin ve yaklaşımlarının gelişimini inceleme yolu izlenmiştir. Araştırma tarama modelindendir. Türk eğitim tarihinin içerisinde sanat eğitiminin gelişim aşamaları ile Türk sanat eğitimine Bauhaus ekolünün etkileri hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Bu bilgiler ışığında yorumlar yapılmıştır. Tez, kütüphanelerde yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen yayınlardan toplanan veriler kullanılarak hazırlanmıştır. Kaynaklar kütüphane çalışmaları ve Internet yoluyla toplanmıştır.Sonuç olarak Türkiye'deki sanat eğitiminin gelişim aşamalarına Bauhaus ekolünün yansımaları sonucunda Köy Enstitülerinin kurulması, Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu ve bugüne kadarki süreçte Türk Sanat eğitiminin gelişimi üzerine çalışılmıştır.

BauhausBauhaus EkolüEğitim+4
Semavat Karabıyıkoğlu Boduroğlu
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretimde estetik alanın uygulama sürecinde yer alan renk öğretim yöntemleri

Geçmişte günümüze görmek, algı ile birlikte insanın doğayı ve çevresini tanımasındaki en temel faktörlerden biridir. Çevreyi algılamak ve yorumlamanın sonucunda; insanda ortaya çıkan yaratıcı güç, yaratma cesaretini ve yaratılan nesneleri var eder. Sanatın oluşum sürecinin temelini oluşturan görme; sanat kavramına çeşitlilikler katar. Bu noktada renk; sanat kavramlarının kullanılmasında ve estetik oluşumda büyük bir paya sahiptir. İlköğretim sanat eğitiminde ise; renk temel faktörlerden biridir. İki boyutlu çalışmalarla başlatılan eğitim sürecinde, çocuğun estetik algı kazanması için aşama aşama ilerlenir.Bu araştırma, İlköğretimde estetik alanın uygulama sürecinde yer alan renk öğretim yöntemlerini kapsamaktadır. Çocuğun gelişim süreçleri temel alınarak; sanat eğitiminin amaçları paralelinde, görsel sanatlar eğitimindeki çalışmalarda rengi kullanmanın; çocuğa nasıl öğretildiği ve çocuktaki estetik algı gelişimi; tarama ve karşılaştırma yöntemleri ile ele alınmıştır.Araştırma sonucunda da; birçok kaynakta yer alan renk ve öğretim yöntemlerinin; tek bir kaynakta ve sıralı şekilde yer almasıyla ulaşım kolaylığı sağlanıp, renk ile ilgili kuramsal bilginin yanı sıra, renk öğretim süreci başında ve sonunda öğrencilere yaptırılan uygulamaların karşılaştırılmasıyla; rengin estetik algı kazandırılma sürecindeki önemi açıkça ortaya konmuştur. Ayrıca estetik algının geliştirilmesine yönelik yapılan renk kullanım yöntemleri ise, ilköğretimde yer alan yöntemlere artı bir kapı aralamaktadır.

EstetikRenklerRenkler+2
Esra Özel
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güzel sanatlar ve spor liselerinde okutulan grafik tasarım dersine ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri

Uygarlık tarihinin her döneminde Sanat Eğitimi, değişik yaklaşımlarla ve aşamalarla eğitim sürecindeki yerini almıştır ve halen de almaktadır. Türkiye'de, Güzel Sanatlar ve Spor Liselerinde Resim Bölümünde öğrenci yetiştiren eğitim kurumlarına büyük görev düşmektedir. Bu kurumlardan mezun olan öğrenciler belli sınavlardan geçtikten sonra branşlarında Eğitim Fakültelerinin Resim-iş bölümlerine ve Güzel Sanatlar Fakültelerinin Sanat Eğitimi ile ilgili bölümlerine girme imkanı elde ederler.Bu araştırmanın amacı, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri resim bölümlerinde Grafik Tasarım dersine yönelik öğretmen ve öğrenci görüşlerini belirli boyutlarıyla incelemek ve ortaya konan verilerle Grafik Tasarım dersi eğitiminin geliştirilmesine görüş ve önerilerle katkıda bulunmaktır.Araştırmanın örneklemini; Türkiye'deki Güzel Sanatlar ve Spor Liselerinden 5 okul oluşturmaktadır. Çorum Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Samsun İlk Adım Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Trabzon Akçaabat Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Giresun Hurşit Bozbağ Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Tokat Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi olarak belirlenen beş okul dahilindedir. Nicel araştırma yöntemlerinden anket veri toplama aracı kullanılmıştır. 10 öğretmene, 3 bölümden oluşan, kişisel ve programa ilişkin toplam 20 soruluk anket, 98 öğrenciye 2 bölüm 13 sorudan oluşan anket uygulaması yapılmıştır. Tarama modelindeki bu araştırmanın verileri Grafik Tasarım dersi veren öğretmenler ve 11.sınıfta grafik dersi görmüş 12. sınıf öğrencilerine uygulanan anket formu ile toplanmıştır.Likert tipi ölçek ile hazırlanmış anketle öğretmenlerin ve öğrencilerin Grafik Tasarım dersine ilişkin görüşleri saptanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde istatistiksel teknik olarak frekans ve yüzdeler kullanılmıştır. Anket uygulaması, okullara gönderilmiş gerekli açıklamalar iletilerek ders öğretmenleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlarla, Grafik Tasarım dersine ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri belirlenmiş, öğretmenlerin Grafik Tasarım dersinin programındaki konuların sıralanışı, atölye ortamlarının iyileştirilmesi, öğrencilerin Grafik Tasarım dersindeki çalışma titizliklerinden yakındıkları belirlenmiştir. Öğrencilerin Grafik Tasarım dersine olan yaklaşımları incelendiğinde büyük çoğunluğunun dersi sevdikleri saptanmıştır Grafik Tasarım dersinde karşılaşılan güçlükler dersin gerektirdiği titizlik ve guaj boya uygulamalarıdır. Öğrencilerin hazır oluşluk düzeylerinin alt seviyede olması sebebiyle dersten soğudukları tespit edilmiştir. Grafik Tasarım dersinde öğrencilerimizin çalıştıkları atölyeler daha işlevsel olmalı, araç gereç eksiklikleri tamamlanmalı, kaynak ve doküman temini yapılmalıdır.Bu tezde Grafik Tasarım dersinin geliştirilmesine daha çok önemin verilmesi ve bu dersin programının daha işlevsel hale getirilmesi gerekliliği ortaya konmuştur.Anahtar kelimeler:Sanat eğitimiGüzel Sanatlar ve Spor LisesiGrafik Tasarım

Ders programlarıGrafik tasarımıGrafik tasarımı eğitimi+10
Kadir Rıfkı Özmen
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim görsel sanatlar dersinde küçük grup çalışmaları: Bir eylem araştırması

Öğrenci merkezli eğitim yaklaşımının yaşama geçirilmesindeki önemli etkinliklerdenbiri küçük grupla öğretim yöntem ve teknikleridir. Bu yöntem ve tekniklerin başlıcalarıproblem çözme, rol oynama, vızıltı grupları, akvaryum, benzetim, beyin fırtınası,işbirliğine dayalı öğrenme ve eğitsel oyunlardır.Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarındaki Görsel Sanatlar dersinde uygulanacakolan küçük grup çalışmalarının nasıl yürütülebileceğini belirlemektir. Araştırma GörselSanatlar dersinde küçük grup çalışmalarının öğretim uygulamalarına dayandığındannitel araştırma desenlerinden eylem araştırması aracılığı ile gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın uygulaması 2009-2010 öğretim yılı güz döneminde Eskişehir GünyüzüGümüşkonak İlköğretim Okulunda gerçekleştirilmiştir. Öğretim boyutu 4/A sınıfındayer alan 17 öğrencinin tümü üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada küçük grupçalışmaları 16.12.2009 - 31.12.2009 tarihleri arasındaki Görsel Sanatlar dersinin toplam9 ders saatinde uygulanmıştır. Bu çalışmada nitel veriler değişik veri kaynaklarındantoplanmıştır. Nitel veriler kişisel bilgi formu, araştırmacı günlüğü, yarı-yapılandırılmışgörüşmeler, video kayıtları, Grup Değerlendirme Formu'ndan alınmıştır. Araştırmanınverileri betimsel analiz yoluyla çözümlenmiş ve elde edilen bulgular araştırmasorularına bağlı kalınarak yorumlanmıştır. Verilerin güvenirliği birden fazla kişitarafından değerlendirilmesi ile sağlanmıştır.Anahtar Kelimeler: İlköğretim, Görsel Sanatlar dersi, küçük grup çalışması

Ders programlarıGrup çalışmasıGörsel sanatlar+5
Canser Kuşat Lanpir
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim altıncı sınıf görsel sanatlar eğitiminde işbirlikli öğrenme uygulaması

Danışman: Yrd. Doç. Metin İNCE Bu araştırmanın amacı ilköğretim altıncı sınıfta işbirlikli öğrenme uygulamalarının nasıl gerçekleştiğini belirlemektir. Araştırma, üzerinde çalışılan durumun ayrıntılı bir biçimde betimlenmesi amaçlandığından, katılımcı gözleme dayalı betimsel durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmanın uygulaması, 2009-2010 öğretim yılı güz döneminde Eskişehir ili Günyüzü ilçesi Gümüşkonak İlköğretim Okulu?nda gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya, altıncı sınıftaki altısı kız, yedisi erkek olmak üzere toplam 13 öğrenci ile Görsel Sanatlar öğretmeni katılmıştır. Araştırma verileri, 10 Ekim 2009 ? 31 Aralık 2009 tarihleri arasında toplanmıştır. Araştırmada, işbirlikli öğrenme uygulaması Görsel Sanatlar dersinde 16 Aralık 2009 ? 31 Aralık 2009 tarihleri arasında toplam 8 ders saatinde yapılmıştır. Araştırma verileri; ?Öğrenci Kişisel Bilgi Formu?, ?Katılımcı Gözlem?, ?Video Kayıtları?, ?Yarı Yapılandırılmış Görüşme?, ?Araştırmacı Günlüğü? ve ?Öğrenci Ürünleri? olmak üzere farklı veri toplama araçları ile toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Araştırma verileri betimsel analiz yoluyla çözümlenmiş, daha sonra, araştırma soruları temel alınarak bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: İlköğretim Görsel Sanatlar Öğretimi, İşbirlikli Öğrenme.

EğitimGörsel sanatlarGörsel sanatlar eğitimi+3
Kamile Sarıhan
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İki boyutlu sanat atölye dersinde yapılandırmacı yaklaşıma dayalı öğretim uygulamalarına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri ( Ordu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi örneği )

Toplumlar düşünen, sorgulayan ve üzerine düşen görevlerin farkında olan bireylerin varlığına ihtiyaç duymaktadırlar. Burada görev eğitim kurumlarına düşmekte ve eğitim programlarının bu yönde hazırlanması gerekmektedir.Sanatın eğitimi de aslında zihinsel düşünce süreçlerinin zenginleştirilmesine dayalı çok yönlü bir yöntemler bütünüdür. Araştıran, yaratan, yorumlayan, estetik beğenileri gelişmiş bireyler yetiştirmek ancak sanat eğitimine gerekli önemin verilmesiyle mümkündür.Ülkemizde Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri bu doğrultuda eğitim vermeyi hedefleyen okullardır. Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri resim alanının İki Boyutlu Sanat Atölye dersi her alanda kullanılabilecek yaratıcı davranışlar, özgür ve özgün düşünme becerileri geliştirme bakımından alanın önemli derslerinden biridir. Dersin programı 2006-2007 öğretim yılından itibaren öğrenci merkezli eğitim ve yapılandırmacı yaklaşımı temel alan yapısıyla uygulanmaktadır.Araştırmanın temel amacı, İki Boyutlu Sanat Atölye dersinde yapılandırmacı yaklaşıma dayalı öğretim uygulamalarına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşlerini ortaya koymaktır. Bu temel amaç doğrultusunda araştırma nitel araştırma yöntemi benimsenerek gerçekleştirilmiştir.Araştırma tarama modelinde ve 2009-2010 öğretim yılında Ordu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi'nde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada bu okulda görev yapmakta olan 6 resim öğretmeniyle ve 20 resim alanı öğrencisiyle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşme soruları hazırlanırken İki Boyutlu Sanat Atölye dersinin yapılandırmacı yaklaşıma göre nasıl uygulandığını belirlemek hedeflenmiştir. Verilerinin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniğinden yararlanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; görüşme yapılan öğretmen ve öğrencilerin büyük bir kısmının İki Boyutlu Sanat Atölye dersini önemli bir ders olarak gördükleri ve dersin yapılandırmacı yaklaşıma dayalı uygulamalarıyla ilgili olarak olumlu görüşlere sahip oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte öğretmenlerin dersi yapılandırmacı yaklaşıma dayalı olarak uygularken bazı sorunlarla karşılaştıkları saptanmıştır. Bu sorunlardan başlıcaları; öğretmenlerin yapılandırmacı yaklaşımla eğitilmemiş olmaları, öğrencinin derse hazırlıksız gelmesi, öğretmenin öğrenciyi aktif kılamaması, ders kitaplarının geç gelmesi, öğretmenin donanımlı olmaması, zamanın yetmemesi şeklinde ortaya çıkmıştır.Öğretmenler İki Boyutlu Sanat Atölye dersinin yapılandırmacı yaklaşıma dayalı olarak nasıl daha verimli yürütülebileceğine ilişkin görüşlerini de bildirmişlerdir. Yine bir kısım öğrenci de, uygulamalarla ilgili olarak değişiklik yapılmasına dair bazı görüşlerini bildirmişlerdir.Anahtar Kelimeler: Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, İki Boyutlu Sanat Atölye, yapılandırmacılık

Atölye dersiGüzel sanatlar ve spor liseleriYapılandırmacı öğretim yöntemi+2
Selma Yavuz
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sınıf öğretmeninin yürüttüğü görsel sanatlar dersi: Öğretme- öğrenme sürecine yönelik nitel bir araştırma

Bu araştırma, görsel sanatlar dersini yürüten sınıf öğretmeninin öğretme - öğrenme sürecindeki etkinlikleri nasıl yürüttüğünün incelenmesi, bu etkinliklerin güçlü ve zayıf yönlerinin neler olduğunun belirlenmesi ve öğrencilerin ve öğretmenin bu derse yaklaşımlarının belirlenmesine yönelik tarama modelinde kültür analizi deseninde nitel bir araştırmadır.Araştırmanın uygulaması 2007-2008 öğretim yılı bahar döneminde Konya ili Seydişehir ilçesinde bulunan, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, ilköğretim 5. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin bulunduğu bir şube ve bu şubenin görsel sanatlar dersini yürüten sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama tekniği olarak ?görüşme? ve ?gözlem? teknikleri kullanılmıştır. Gözlemler bu sınıfta yer alan yirmi sekiz öğrencinin tümü ve sınıf öğretmeniyle, görüşmeler ise beşi kız, beşi erkek olmak üzere toplam on odak öğrenci ve sınıf öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir.Araştırma verilerinden elde edilen bulgular doğrultusunda gerçekleştirilen öğrenci ve öğretmen görüşmelerinden ortaya çıkan sonuçlardan bazıları şöyle sıralanabilir:Öğrencilerin görsel sanatlar dersine genel bakışı dersin ve resim yapmanın sevilmesi yönündedir. Görsel sanatlar dersinde çoğunlukla serbest ve milli bayramlar başta olmak üzere çeşitli konularda resim çalışmaları yapılmaktadır. Öğretme-öğrenme süreci genelde ve sırasıyla öğretmenin çalışma konusunu söylemesi, resim çalışmalarının yapılması ve öğretmenin resim çalışmalarını incelemesi biçiminde yürütülmektedir. Görsel sanatlar dersi sayesinde öğrencilerin resim ve çizim yapabilme yetenekleri ve düşünme becerileri gelişmektedir. Görsel sanatlar dersinin eksik yönleri ise; farklı konularda resimlerin, üç boyutlu çalışmaların ve baskı çalışmalarının yapılmamasıdır.Görüşme yapılan öğretmenin, görsel sanatlar dersine genel bakışı dersin gerekli olduğu ve öğrencilerin bu derse zevkle katıldığı yönündedir. Görüşme yapılan öğretmene göre; görsel sanatlar dersinde belirli gün ve haftalar ile ilgili resim çalışmaları yapılmakta, bazı etkinlikler ise yapılamamaktadır. Öğretme - öğrenme süreci genelde ve sırasıyla konunun söylenmesi, öğrencilerin resim çalışmalarını yapmaya başlamaları ve öğretmen tarafından çalışmaların incelenmesi biçiminde yürütülmektedir. Görsel sanatlar dersi sayesinde; öğrencilerin el becerileri ve hayal güçleri gelişmekte, birbirleriyle etkileşim kurmalarına katkıda bulunmakta ve öğrenciler perspektif gibi temel konularda bilgi edinmektedirler.Araştırma verilerinden elde edilen bulgular doğrultusunda gerçekleştirilen gözlemlerden ortaya çıkan sonuçlardan bazıları şöyle sıralanabilir:Görsel sanatlar dersini yürüten sınıf öğretmeni; işlenen konuyu önceki ve sonraki derslerle ilişkilendirme, konuyu öğrencilerin düzeylerine uygun biçimde sunma, anlaşılır açıklamalar ve yönergeler verme, konuyu yaşamla ilişkilendirme, öğrencilere düşünce ve görüşlerini özgürce ifade etme fırsatı verme, öğrencilerin yaratıcı görüşlerini olumlu dönütlerle pekiştirme, özetleme ve uygun dönütler verme, öğrencilerle etkili iletişim kurma, öğrencileri ilgi ile dinleme, öğrencilerde birbirlerinin çalışmalarını saygılı ve yapıcı ifadelerle eleştirme bilinci kazandırma, ses tonunu etkili biçimde kullanma ve sözel ve beden dilini etkili biçimde kullanma nitelikleri açısından güçlüdür. Bunların yanı sıra öğretmen; öğrencilerin etkin katılımı için etkinlikler düzenleme, öğrencilerin edinecekleri kazanımlar yönünde örnek etkinlik ürünleri sunma, programın üç öğrenme alanına ilişkin etkinlikler düzenleme, öğretimde farklı resim tekniklerine yer verme, çeşitli öğretim yöntem ve tekniklerini uygun biçimde kullanma nitelikleri açısından zayıftır.

EğitimGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+5
Pelin Avşar
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güzel sanatlar bağlamında dijital fotoğraf sanatını tanımak ve interaktif cd ile anlatmak

Bu araştırmanın amacı; geçmişten günümüze fotoğraf sanatının resim sanatıyla etkileşimini, bu etkileşimin toplumsal boyutunu ve fotoğrafa özgü estetik öğelerin başarılı fotoğraf çekmekteki önemini dijital teknolojiyle beraber değerlendirilirken, bir interaktif CD yardımı ile DSLR fotoğraf makinelerini tanıtmayı ve dijital fotoğraf makinesinin temel kullanım prensiplerini öğretmektir.Bir elektronik sanat eseri olan fotoğrafı, bilimsel bir bakış açısıyla yorumlarken kendi kavramları ile sorgulamak gerekir. İşte bu yüzden, özellikle dijital fotoğrafın sanat olup olmadığı, mekanik sanat kavramlarıyla açıklanamaz. Bu yüzden elektronik sanat kavramlarının bilinmesi, nasıl bir ortamda üretildiğinin iyi anlaşılması ve elektronik sanat eserlerinin sanat kavramlarına getirdiği değişimlerin iyi özümsenmesi gerekir. Bu çalışma, dijital fotoğrafın elektronik sanat kavramlarıyla anlatılmasına yönelik bir amaç içindedir.Araştırmaya, sanatın dijital teknolojiyle olan tarihsel bağıyla başlamak, dijital fotoğraf makinesinin kullanımının sanattaki yerini görmemize yardımcı olacaktır. Bununla beraber nitelikli fotoğrafa özgü beş temel özellik incelenmiştir. Son olarak; dijital fotoğrafa ilişkin elektronik sanat kavramlarının öğrenilmesi ve görüntünün üretim sürecinin kavranması amacıyla, kullanıcıya fotoğraf makinesi olmasa bile uygulama olanağı sağlayan İnteraktif CD tasarlanmıştır.

CD teknolojileriEtkileşimFotoğraf makinesi+5
M. Mengü Öçal
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sanat eğitimi ve sanat eleştirisi: Türkiye'de görsel sanatlar öğretmeni yetiştiren kurumlar örneği

Günümüzde sanat alanında yaşanılan değerler karmaşası göz önünde bulundurulduğunda bu karmaşayı değerlendirebilme, anlamlandırabilme ve bunu doğru aktarabilme sanat eğitiminin önemli sorunlarından biridir. Bu soruna yönelik etkin çözümlerden biri sanat eleştirisi dersinin yetkin bir şekilde gerçekleştirilmesidir. Sanat eleştirisinin çok boyutluluğu, sanatın günümüzde yeni ifade olanakları ile sınırlarını genişletmesi ve buna bağlı olarak sanat eleştirisi yöntem ve yaklaşımlarının çeşitlenmesi bu dersin içeriğine ve yöntemine dikkatli bir bakışı gerekli kılmaktadır.Bu amaç doğrultusunda şekillendirilen bu tez çalışması; Türkiye'deki Resim-İş Öğretmenliği Lisans Programlarındaki (RİÖLP) mevcut şartların bu dersin gerekliliklerini ne ölçüde karşıladığını, yaşanan bu değişimlere ne ölçüde cevap verebildiğini, mevcut şartlar dışında ne gibi ihtiyaçların var olduğunu saptamaya yönelik bir nitel araştırmayı ve sanat eleştirisini birçok yönüyle ele alan kapsamlı bir literatür taramasını içermektedir.Nitel araştırma kısmında betimsel araştırma yöntemlerden biri olan tarama modeli araştırma modeli olarak benimsenmiş ve veri toplama aracı olarak da çalışmanın Türkiye genelini kapsaması nedeniyle anket uygulaması yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2007?2008 eğitim-öğretim yılında RİÖLP'nda sanat eleştirisi dersini veren öğretim elemanları oluşturmuştur. Çalışma sonunda evrenin %92'lik bir çoğunluğu temsil edilmiş ve elde edilen bulgular yorumlanarak, sanat eleştirisi dersinin geliştirilmesine dair öneriler getirilmiştir.Araştırmanın kuramsal kısmında ise öncelikle eleştiri kavramı üzerinde durularak, eleştirel bakışın gerekliliğinin altı çizilmiş, sanat eleştirisi kavramı ele alınarak, ülkemizde ve dünyada sanat eleştirisinin tarihsel süreç içerisindeki gelişimi irdelenmiş ve günümüz sanat eleştirisi ve sorunları üzerinde de durulmuştur. Ayrıca sanat eleştirisi türlerine ve yöntemlerine değinilerek, sanata eleştirel yaklaşım farklılıklarına ve olanaklarına örnekler verilmiş, böylelikle de bu derste faydalanabilinecek kapsamlı bir kaynak ortaya konmaya çalışılmıştır.Araştırma verilerinden elde edilen bulgular doğrultusunda ortaya çıkan sonuçlardan bazıları ise şu şekildedir; sanat eleştirisi dersi için faydalanılabilecek yazılı ya da görsel kaynağa sahip bölüm ya da üniversite kütüphanesi çoğunlukla vardır, buna karşın bu kaynaklar yetersiz görülmektedir. Sanat eleştirisi dersi için gerekli teknik donanımın yeterli düzeyde mevcut bulunduğu çoğunlukla belirtilmektedir. Öğretim elemanlarının çoğuna göre öğrenciler bu olanaklardan faydalanmakla birlikte bu yeterli düzeyde olmamaktadır ve ders kapsamında müze, galeri, sanat merkezi, bienal gibi sergileme mekanlarına kısmen ulaşılabilmektedir. Sanat eleştirisi dersinin haftalık olarak programda en az 3 saat, yıllık programda ise en az 2 yarıyıl yer alması gerektiği fikri öne çıkmaktadır. Öğretim elamanlarının çoğuna göre bu dersin içeriği, öğrencilerin sanatsal gelişimi açısından ve sanat eğitimcisi yetiştirme bağlamında kısmen yeterli olmaktadır. Ancak güncel sanatın değerlendirilmesi açısından yeterli bulunmamaktadır. Öğretim elemanlarının sanat eleştirisi dersinde ele aldıkları eserleri daha çok kendi önem kriterlerine göre, daha sonra ise kronolojik olarak belirledikleri ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte en son tercih kriterinin öğrenci istekleri olduğu görülmüştür. Bu ders için en çok tercih edilen yöntem ise; eser üzerinden karşılıklı tartışma şeklinde fikirlerin ortaya konmasıdır. Yine öğretim elemanlarının çoğunluğuna göre Türkiye'de sanat eleştirisi dersinin daha yetkin yürütülebilmesi için bu alanda lisans ve lisansüstü düzeyde bir bölüm ya da programa kesinlikle ihtiyaç vardır.Anahtar Kelimeler: Güzel sanatlar eğitimi, sanat eleştirisi, görsel sanatlar, öğretmen yetiştirme

Görsel sanatlarGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+3
Kibar Evren Bolat Aydoğan
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

İnsan ses renklerinin duygudurum üzerine etkileri

Bu araştırmanın amacı, farklı insan ses renklerinin bireylerin duygudurumları üzerindeki etkilerinin incelenmesidir. Araştırmanın deseni, son test kontrol gruplu yarı deneysel desen olarak belirlenmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda araştırmanın çalışma grubunu, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Zonguldak ilindeki bir üniversitenin hazırlık sınıflarında öğrenim görmekte olan toplam 240 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilerin dinletilen ses renklerine (soprano-alto-tenor-bas) ilişkin duygudurumları,Coşkun ve Gültepe (2014) tarafından geliştirilen 'Duygudurum Ölçeği' ile; dinletilen ses renklerine ilişkin fizyolojik değişimler ise 'Fizyolojik Ölçüm (nabız ölçer)' aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmada kullanılan ses renklerine enstrüman olarak piyano eşlik etmiştir. Nitekim piyano'nun duygudurum üzerinde etkisi olup olmadığını saptamak adına ilk olarak 155 kişiye piyanolu ve piyanosuz olmak üzere iki farklı şekilde insan sesinin dinletildiği pilot çalışma yapılmıştır. Pilot çalışmanın sonucunda ana çalışmada öğrencilere piyanolu insan sesi dinletilmiş olup, dağılımın normal olmaması dolayısıyla ses renklerinin ikili karşılaştırılmasında Mann-Whitney U testi, genel karşılaştırılmasında ise Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Ayrıca ana çalışmaya ek olarak yapılan fizyolojik ölçüm sonuçlarında ise, pearson momentler çarpım korelasyon katsayısı ile karşılaştırma gerçekleştirilmiş, sonrasında ise bağımlı örneklemler için t testi ile değişkenler arası korelasyonlara ve t testi sonuçlarına ulaşılmıştır. Öğrencilerden toplanan veriler SPSS-25 istatistik programı aracılığıyla analiz edilmiş olup, ses renklerine ait dalga grafikleri, genlik analizi ve spektrogram analizi Matlab programı aracılığıyla elde edilmiştir.Araştırma sonucunda, öğrencilerin insan ses renklerine ilişkin duygudurumları üzerinde anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak araştırmaya ait fizyolojik ölçüm aşamasında ise anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir. Araştırmada, eğitim durumlarına ilişkin öneriler ile gelecekte yapılacak araştırmalara ilişkin önerilere de yer verilmiştir.

DuyguDuygudurumMüzik+3
Cemalettin Baydağ
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Paul Klee ve Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun ders notlarının karşılaştırılarak sanat eğitimi boyutunda değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, Paul Klee ve Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun resim eğitiminde temel konulardan olan; renk, kompozisyon, biçim, çizgi, ışık ve gölge başlıkları altında ders notları, makale, gazete ve dergi yazıları gibi kaynaklardan elde edilen görüşleri doğrultusunda yaratıcılık ve sanat eğitimciliği konusunda fikirleri incelenerek, birbirleriyle karşılaştırarak yorumlamaktadır. Bu çalışma kapsamında, 2018 yılında Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Resim-İş Eğitimi Bölümü, 1. ve 4. sınıf öğrencilerine bu konuyla alakalı bir anket çalışması uygulanmıştır. Araştırma öncelikli olarak üniversite düzeyinde resim eğitimine yönelik, hem öğretmen, hem de öğrencilere atölye, sanat tarihi, temel sanat eğitimi gibi derslerde özellikle faydalanılması gerektiği düşünülen Paul Klee ve Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun çalışmaları, bu araştırmayla elde edilen veriler doğrultusunda referans bir kaynak oluşturmayı amaçlamaktadır. İki farklı coğrafyada etkinliğini sürdürmüş olan Klee ve Eyüboğlu, birbirine oldukça benzer görüşleri savunurken, günümüz ve geleceğin resim ve genel sanat eğitimciliğinin gelişimi açısından değerli fikirleri bulunmaktadır. Araştırmanın öğrencilere uygulanan anket kısmında belirlenen sorular aracılığıyla, öğrencilerin en başta genel sanat eğitimi ve eğitimciliği, Paul Klee ve Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun fikir çerçevesi içerisinden ortaya çıkarılan diğer kuramsal başlıklar doğrultusunda, öğrencilerin bu konu hakkındaki bilgi seviyeleri ve ilgileri, cinsiyet, yaş, lisans öncesi alan eğitimi alma durumları ve öğrenim gördükleri sınıf düzeylerine göre, aralarında anlamlı ilişkiler bulunup bulunmadığı araştırılmış, ardından bilgisayar ortamında analizi yapılarak sonuçları elde edilmiştir. Alınan bu somut sonuçlar doğrultusunda, başta akademik düzeyde olmak üzere, sanat eğitimi veren kurumlar içerisindeki eğitimci ve öğrencilere yönelik öneriler hazırlanmış ve sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sanat, Sanat Eğitimciliği, Paul Klee, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Resim Eğitimi

Ders notlarıEyüboğlu, Bedri RahmiKlee, Paul+3
Emre Altındağ
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güzel sanatlar eğitiminde çıplak model kullanımına ilişkin öğrenci görüşleri

Bu çalışmada çıplak modelin günümüze değin süregelen tarihsel süreçte kullanımı, bu konuda yaşanan çeşitli sorunlar ele alınmış; sanat eğitimi alan öğrencilerin konuyla ilgili görüşleri veri toplama aracı sonucunda çıkan veriler ışığında incelenmiştir. Çıplak modelin sanat eğitiminde kullanımı 17.yüzyıl Avrupa'sında başlar. Türk resim sanatında ve sanat eğitiminde yer bulması ise Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemindedir. Sanayi-i Nefise'nin 1883 yılında açılmasından sonra resim sanatı Avrupa disiplinine yönelik bir gelişme göstermiştir. Bunun sonucu olarak ülkemizde çıplak model sanat eğitiminde aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır. Çıplak modelin kullanımıyla birlikte konuyla ilgili çeşitli saldırılar ve tepkiler de baş göstermiştir. Günümüzde basından da takip edilebileceği gibi birçok kısıtlama ve engellemeler olmuştur. Söz konusu kısıtlamalar sanatın ve sanat eğitiminin özgür ifade gücünü yaralamaktadır. Bu nedenle ileride kendileri de sanat eğitimi verecek olan güzel sanatlar eğitimi bölümü öğrencilerinin çıplak modelle ilgili görüşleri alınmıştır.Araştırmanın sonucunda veri toplama aracının uygulamasına katılan öğrencilerin çıplak model algılarının değişkenlik göstermekte olduğu ve çıplak modelin niteliği ve kullanım şekli ile ilgili karasız oldukları saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Sanat Eğitimi, Çıplak Model, Nü Resim

ErotizmGüzel sanatlarModeller+7
Pınar Atlı
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Müzik öğretmeni adaylarının öğretmen ve müzisyen kimlikleri ve bunların mesleki planlarla ilişkileri

Bu araştırmanın iki amacı bulunmaktadır. Birincisi, müzik öğretmeni adaylarının öğretmen ve müzisyen kimliklerinin keşfedilmesi; ikincisi ise müzik öğretmeni adaylarının öğretmen ve müzisyen kimliklerinin mesleki planlarını ve kariyer geliştirme arzularını anlamlı düzeyde yordayıp yordamadıklarının incelenmesidir. Bu araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın deseni, ardışık sıralı desendir. Karma araştırmanın nitel boyutunu gömülü teori oluştururken, nicel boyutunu ise ilişkisel yordayıcı desen oluşturmuştur. 2016-2017 akademik yılında gerçekleştirilen araştırmanın nitel aşamasında, Marmara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi ve Trakya Üniversitesindeki Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı'ndaki 3 ve 4. sınıflarda öğrenim gören 45 öğretmen adayından, nicel aşamasında ise toplam 11 üniversitenin Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı'ndaki 1, 2, 3 ve 4. sınıflarda öğrenim 1065 öğretmen adayından elde edilen veriler kullanılmıştır. Nitel aşamada amaçlı örnekleme, nicel aşamada ise basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada, araştırmacılar tarafından geliştirilen "Müzik Öğretmeni Adaylarının Öğretmen ve Müzisyen Kimliği Ölçeği" ve Eren ve Tezel (2010) tarafından Türkçeye uyarlanan "Mesleki Yönelim ve Kariyer Geliştirme Arzuları Ölçeği" (Watt ve Richardson, 2008) ile "Seçimden Duyulan Memnuniyet Ölçeği" (Watt ve Richardson, 2007) veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulardan hareketle, ön analizde demografik değişkenlerin araştırmanın değişkenleri üzerinde olası etkilerinin olup olmadığını sorgulamak için MANCOVA ve ANOVA analizleri yapılmıştır. Araştırmanın birinci sorusuna yönelik içerik analizi gerçekleştirilirken ikinci sorusuna yönelik olarak korelasyon ve yapısal eşitlik modellemesi analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular; (a) müzik öğretmen adaylarının öğretmen kimliklerinin genel anlamda, müzisyen kimliği ve müzik öğretmeni kimliği olarak adlandırılabilen iki ana tema etrafında açıklanabildiğini; (b) bu temalarla ilgili kategorilerin daha büyük bir örnekleme geçerli ve güvenilir biçimde genellenebildiğini ve (c) müzisyen kimliği ile müzik öğretmeni kimliğini oluşturan faktörlerin, müzik öğretmeni adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelme ve liderlik arzusu dışındaki kariyer geliştirme arzularıyla anlamlı düzeyde ve seçici biçimde ilişkilendiğini göstermiştir.

Aday öğretmenlerEğitim planlamasıMesleki kimlik+6
İlayda Dubaz
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gitara uyarlanan okul şarkılarının müzik derslerinde kullanılabilirliği: Bir eylem araştırması

Bu çalışmada, gitarın müzik derslerinde ezgi ve eşliği birlikte seslendirebilen bir çalgı olarak, etkin bir biçimde kullanılması gerektiği tezi savunulmaktadır. Araştırmada seçilmiş okul şarkılarının gitara uyarlanması ve bu uyarlamaların müzik derslerinin niteliğini artırmaya etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda gitara uyarlanmış okul şarkılarıyla planlanmış müzik derslerinin öğretmenlerin gitar çalgısına ilişkin farkındalığına, öğrencilerin şarkı ezgisini doğru seslendirmelerine, öğrencilerin derse ilgisini artırmaya ve öğretmenin ders yapma doyumuna etkisinin nasıl olduğu araştırılmıştır. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımlarından eylem araştırması olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın katılımcıları, Kocaeli ilinin Kartepe ilçesinde bulunan bir ortaokulda öğrenim görmekte olan 24 öğrenci ile okulun müzik öğretmenidir. Süreçte araştırmacı tarafından gitara uyarlanan okul şarkıları için deneyimli, besteci-gitarist eğitimcilerin görüşleri alınmıştır. Uygulama, dört derslik şarkı öğretimi etkinliği olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmacının da katılımcı olarak yer aldığı uygulamalarda, öğrenciler ve uygulayıcı öğretmenle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Uygulama sonrası şarkı söyleme etkinliklerinin video kayıtları yapılmış olup şarkı söyleme performansı gözlem formu geliştirilerek araştırmacı tarafından gözlem yapılmıştır. Görüşme verileri tematik olarak çözümlenmiştir. Geçerlik ve güvenirlik için görüşme verileri iki ayrı araştırmacı tarafından farklı zamanlarda çözümlenmiş; daha sonra birleştirilmiştir. Araştırmada gözlem verileriyle görüşmelerden elde edilen bulgular değerlendirildiğinde; gitara uyarlanmış okul şarkıları müzik derslerinde kullanıldığında öğrencilerin gitara ilişkin farkındalıklarının arttığı; şarkının ezgisini daha iyi duyabilmelerine ve böylece şarkıyı ton içinde seslendirebilmelerine yardımcı olduğu; öğrencilerin çalgı olarak gitara ve müzik dersine ilgilerinin arttığı; uyarlamaların gitarla çoksesli çalınabilmesi sayesinde müzik öğretmeninin dersi daha verimli yürüttüğü ve çalgısını daha etkin kullandığı gibi sonuçlara ulaşılmıştır.

GitarMüzikMüzik aletleri+5
Enes Bahadır Ayyıldız
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Özengen flüt eğitimi kaynak kitaplarına ilişkin öğretmen görüşleri doğrultusunda model kitap önerisi

Bu araştırmada, özengen flüt eğitiminde kullanılan kaynak kitaplara ilişkin öğretmen görüşlerini saptamak ve bu doğrultuda amaca ve hedef kitlenin özelliklerine uygun uygulanabileceği düşünülen model bir kaynak kitap önerisi hazırlamak amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Türkiye'nin farklı şehirlerinde, farklı yaş gruplarından öğrencilere aktif olarak özengen flüt eğitimi vermekte olan, araştırmaya gönüllü 47 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada; çalışma grubuna, kişisel bilgiler, halen kullanılmakta olan flüt eğitimi kaynak kitaplarına ilişkin sorular ve oluşturulmak istenen kaynak kitap içeriğine ilişkin ifadeler olmak üzere üç bölümden oluşan bir anket uygulanmıştır. Araştırmanın sonucuna göre, öğretmenler, Türkiye'de özengen flüt eğitimine yönelik kaynak kitap eksikliğinin olduğunu ve mevcut kitapların da özengen eğitimi destekleyici nitelikte olmadığını ifade etmişlerdir. Bu amaçla, öğretmenlerin ihtiyaçlarına uygun ve Türk kültürüne uyumlu bir model kaynak kitap önerisi sunulmuştur.

Ders kitaplarıFlütKitaplar+5
Şefika Burcu Ünal
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üç boyutlu geometrik şekillerin ortaokul öğrencilerine yağlı boya resimler ve dinamik görsellerle öğretilmesinin başarıyla tutuma etkisi

Bu araştırmanın amacı ortaokul beşinci sınıf öğrencilerine üç boyutlu geometrik şekiller konusunun yağlı boya resimler ve dinamik görsellerle öğretilmesinin başarı ve tutuma etkisinin belirlenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 öğretim yılında Bolu ili merkez ilçesine bağlı bir ortaokulda öğrenim gören toplam 80 öğrenci (iki deney, bir kontrol grubu) oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında "Geometri Başarı Testi" ve "Geometri Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın amacı kapsamında elde edilen veriler IBM SPSS 21 ve AMOS 22 paket programlarında analiz edilmiş ve bu doğrultuda Doğrulayıcı Faktör Analizi, Kovaryans Analizi, tekrarlı ölçümler için Kovaryans Analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda başarı değişkeni açısından hem deney hem de kontrol grubuna yönelik ön test ve son testleri arasında anlamlı bir farklılığın olduğu saptanmıştır. Tutum değişkeni açısından hem deney hem de kontrol grubuna yönelik ön test ve son testleri arasında grup içi anlamlı farklılığın olduğu tespit edilmiş, gruplar arasında ise anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Diğer taraftan, üç boyutlu geometrik şekillerin öğretimine yönelik yağlı boya çalışmalarının dinamik ögelerle desteklendiği grubun (ikinci deney) başarı ortalamasının hem sadece yağlı boya çalışmalarının kullanıldığı (birinci deney) hem de normal öğretimin yapıldığı kontrol grubunun başarı ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Bunun yanında sadece yağlı boya çalışmalarının kullanıldığı grubun başarı ortalaması, kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Tutum değişkeni açısından birinci deney ve ikinci deney grupları arasında anlamlı farklılık bulunmazken, her iki deney grubunun tutum son test puan ortalamaları ile kontrol grubu tutum son test puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Araştırmada üç boyutlu geometrik cisimlerin öğretimine yönelik eğitsel çıkarımlara ve gelecekte yapılacak araştırmalara ilişkin önerilere yer verilmiştir.

Dinamik yeteneklerGeometrik şekillerPlastik sanatlar+5
Başak Fidan
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bolu'daki özel okullarda müzik dersine yönelik veli beklentileri ve müzik öğretmeni görüşleri

Bu araştırmanın amacı; özel eğitim kurumları çerçevesinde ilkokul, ortaokul ve lise kademesinde işlenen müzik dersinin veli beklentileri ve müzik öğretmeni açısından değerlendirilmesi, ailenin yaş, cinsiyet, meslek ve eğitim düzeyine göre farklılık gösterip göstermediği aynı zamanda beklentinin öğrencinin eğitim kademesine (ilkokul-ortaokul-lise) göre değişebileceği ihtimalinin neler olduğunu öğrenmektir. Araştırma bulguları, alanında uzman kişilerle birlikte araştırmacı tarafından oluşturulmuş olan Veli Beklenti Ölçeği ile Kişisel Bilgi Formu ve Müzik Öğretmeni Anketi aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Bolu ilinde bulunan 11 özel okulda eğitim gören 328 öğrenci velisi ve bu okullarda eğitim vermekte olan 11 müzik öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre, velilerin müzik dersini önemli gördüğü, okul imkânlarını yeterli görmedikleri, cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi ve öğrencinin eğitim kademesine göre beklentilerinde anlamlı farklılıklar olduğu sonuçlarına ulaşılırken, müzik öğretmenlerinden elde edilen sonuçlar ise, müzik dersinin veliler tarafından yeterince önemsenmediği, okul imkânlarının ders işleyişi için yeterli olmadığı, okullarda birden fazla müzik öğretmeni olması gerektiği sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Özel Okul, Veli Beklentileri, Müzik Dersi, Müzik Öğretmeni

Ana-baba tutumuBoluMüzik+5
Buse Ustaoğlu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Viyolonsel eğitimi sürecinde karşılaşılan entonasyon problemine yönelik öğretmen ve öğrenci görüşlerinin öğrenci performansı ile karşılaştırılması

Bu araştırma, viyolonsel eğitimi sürecinde karşılaşılan "entonasyon" probleminin çözümüne yönelik öğretmen ve öğrenci görüşlerinin öğrenci performansıyla karşılaştırılarak, viyolonsel eğitiminde karşılaşılan entonasyon problemlerinin nedenleri ile ilgili görüşlere ve görgül verilere dayalı saptamalar yapmak, konunun önemini vurgulamak ve entonasyon problemlerini en aza indirebilmek için gerekli önerilerde bulunmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 Öğretim Yılında Bolu Güzel Sanatlar Lisesinde görev yapan üç viyolonsel öğretmeni ve aynı okulda öğrenim gören birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıftaki on yedi viyolonsel öğrencisi oluşturmaktadır. Viyolonsel öğretmenlerine ve viyolonsel öğrencilerine entonasyon problemlerine yönelik görüşlerini almak için anket uygulanmıştır. Araştırmacı ve viyolonsel öğretmenleri tarafından, her viyolonsel öğrencisi, viyolonsel öğrencilerinin entonasyon problemlerine yönelik "performans gözlem formu" aracılığı ile, bir haftada iki kere olmak üzere üç hafta boyunca altı kere gözlemlenmiştir. Gözlem boyunca viyolonsel öğrencilerinin çalacakları etüt ve eserler, araştırmacı ve viyolonsel öğretmenleri ile birlikte öğrencilerin sınıf ve seviyelerine uygun olarak "Güzel Sanatlar Lisesi Çalgı Eğitimi Çello Ders Kitabı"ndan seçilmiştir. xvi Araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmada, araştırmanın amacına ve önemine uygun olarak uzman görüşleri doğrultusunda araştırmacı tarafından hazırlanan "Öğretmen Anket Soruları", "Öğrenci Anket Soruları" ve "Performans Gözlem Formu" uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulardan hareketle, araştırmanın birinci alt problemine yönelik SPSS yazılımı aracılığı ile frekans ve yüzde değerleri alınırken, ikinci alt probleme yönelik olarak tek örneklem Wilcoxon işaretli sıralar testinden (One Sample Wilcoxon Signed Rank Test) yararlanılmış, araştırmanın üçüncü alt problemine yönelik olarak ise Mann-Whitney U testinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, viyolonsel eğitiminde entonasyon kavramının önemi vurgulanmış, entonasyon problemlerine sebep olabilecek etkenler incelenmiş ve araştırmanın sonuçlarından yola çıkılarak konuya ilişkin çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, viyolonsel öğretmenlerinin ve öğrencilerinin entonasyon probleminin çözümüne yönelik görüşlerinin büyük bir bölümünde, birbirleri arasında olumlu yönde bir uyum olduğu ortaya çıkmıştır. Entonasyon probleminin çözümüne yönelik öğretmen görüşleri ile öğrenci performanslarının karşılaştırılması arasında yapılan istatistiksel çözümlemelere göre büyük ölçüde farklılıklar olduğu anlaşılmaktadır. Entonasyon problemlerinin çözümüne yönelik öğrenci görüşleri ile öğrenci performanslarının karşılaştırılmasında ise sonuçların bir bölümünde farklılık bulunurken, bir bölümünde farklılık bulunmamıştır.

EntonasyonEğitimMüzik aletleri+6
Çiğdem Çınar
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı renk ve font kullanımının eğitilebilir düzey zihinsel engelli öğrencilerdeki duygusal yansımaları

Bu araştırmada, yazı karakterlerinin tasarım amaçları göz önünde bulundurularak, aktarılmak istenen duyguların, farklı renk kullanımlarının karşılaştırılmasıyla birlikte bireylerin görsel algıları değerlendirilmiştir. Araştırma, 2018-2019 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde, İstanbul'da bulunan bir özel eğitim uygulama okulunun üçüncü kademesinde eğitim alan, veli onayı alınan, duygularını ifade edebilen ve okuyabilen 40 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin kaydedilmesi için gözlem formu geliştirilmiş, belirlenen duyguları çağrıştırdığı düşünülen yazı karakterleri seçilmiş ve bu duyguları yansıtan yüz ifadeleri tasarlanmıştır. Toplanan veriler, SPSS 15 paket programına işlenmiştir. Toplanan verilerin çözümlenmesi Ki kare Testi aracılığıyla gerçekleştirilmiş Ki kare Testi sonuçlarında hücrelere düşen değerler arasında 5'ten küçük değer bulunan karşılaştırmalarda Pearson Chi-Square değeri yerine Fisher's Exact Test sonucu dikkate alınmıştır.

FontGüzel sanatlarRenkler+5
Senem İçten
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Görsel sanatlar öğretmenlerinin mesleki doyum ve tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi (Bolu İli örneği)

Bu çalışmanın amacı görsel sanatlar öğretmenlerinin mesleki doyum ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Ayrıca, araştırmaya katılan görsel sanatlar öğretmenlerinin iş doyumu ve mesleki tükenmişlik düzeylerini cinsiyet, yaş, çalışılan yerleşim birimi ve benzeri sosyo-demografik değişkenlere göre değişip değişmediğini incelemektir. Araştırmanın evrenini; 2018-2019 eğitim öğretim yılı içinde Bolu il ve ilçelerinde bulunan özel ve devlet eğitim kurumlarındaki orta okul ve liselerde görev yapan 61 görsel sanatlar öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanmasında Pines tarafından geliştirilen Burhan ÇAPRİ (2006) tarafından Türkçe 'ye uyarlanan "Tükenmişlik Envanteri", Zeynep HAMAMCI, Yıldız KUZGUN ve Seher AYDEMİR SEVİM (1999) tarafından Herzberg'in iki faktör kuramından yola çıkarak geliştirilen "Mesleki Doyum Ölçeği" ve araştırmacı tarafından düzenlenen "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Tükenmişlik ölçeği iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde 21 sorudan oluşan maddeler 7 dereceli ölçek ile cevaplanarak mesleki tükenmişliği ölçmekte kullanılmıştır. İkinci bölümde Tükenmişlik ölçeği-kısa formu 10 sorudan oluşmuş maddelere 7 dereceli ölçek ile cevap verilmiştir. Mesleki doyum ölçeği, 21 sorudan oluşan 5 dereceli ölçek ile cevaplanarak mesleki doyumu ölçmektedir. Kişisel bilgi formu, 9 sorudan oluşan ve demografik değişkenlerin öğrenilmesine yardımcı olan bir ölçektir. Tükenmişlik ölçeğinin Türkçe'ye uyarlaması ve mesleki doyum ölçme araçlarının uygulama grubu bu araştırmanın hedef kitlesi ile benzer olmadığı için yapı geçerliğini sağlamak adına doğrulaycı faktör analizi yapılmıştır. İstatistiksel analizler için SPSS bilgisayar yazılımı kullanılmıştır. Kişisel bilgileri değerlendirilirken frekans (f) ve yüzde (%) hesaplamaları yapılmıştır ve anket yoluyla elde edilen verileri test etmek için istatistiksel analiz yöntemleri t-testleri ve ANOVA kullanılmıştır. Öğretmenlerin motivasyonlarını etkilediği düşünülen faktörler arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığını belirlemek için tek yönlü varyans analizi (F) yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, görsel sanatlar öğretmenlerinin vermiş oldukları mesleki doyum ölçeği ve tükenmişlik ölçeği puanları, bazı demografik değişkenlere göre anlamlı bir fark ortaya koymaktadır. Görsel sanatlar öğretmenlerinin çalıştığı yerleşim birimi ile fiziksel tükenme değişkeni arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Buna göre merkezde görev yapan öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri, köyde görev yapan öğretmenlerden daha yüksektir. Ayrıca görsel sanatlar öğretmenlerinin mezuniyet durumları ile zihinsel tükenme ve ölçeğin bütünü alt boyutları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Buna göre, lisans mezunu olan öğretmenlerin yüksek lisans mezunu olan meslektaşlarından daha fazla tükenmiş oldukları tespit edilmiştir. Bir diğer sonuca göre görsel sanatlar öğretmenlerinin mesleki doyumu ile tükenmişlik düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Bu bağlamda görsel sanatlar öğretmenlerinin mesleki doyum düzeyi arttıkça tükenmişlik düzeylerinin azaldığı saptanmıştır. Mesleki doyum ölçeğinden alınan puanlarla 10 maddelik ve 21 maddelik tükenmişlik ölçeğinden alınan puanlar arasında negatif ve orta düzeyde bir ilişki görülmüştür.

BoluGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+5
Seyide Türkyıldız Gür
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cumhuriyet Dönemi Türk resminde (1923-1950) sosyal ve kültürel alanda kadın imgesinin incelenmesi

Cumhuriyet Dönemi, 1923 ile 1950 yılları arasında, Türk Resim sanatında Sosyal ve kültürel alanda incelenen "Kadın İmgesi" Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren toplumsal ve sosyal haklarını birçok batılı ülkedeki hemcinslerinden daha önce elde etmiştir. Dolayısıyla bu dönemdeki kadınlar çağdaş, laik, Atatürk İlke ve İnkılapları'nın uygulayıcısı, koruyucusu olarak, milli mücadele döneminde de olduğu gibi en ön safta yer almıştır. Yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin çağdaş nesillerini eğitecek kadınlar modern, laik, öğretmen ve anne vasıflarını üzerinde toplamıştır. Resim sanatçılarının tuvallerinde oluşan bu kadın imgesinin Cumhuriyet dönemine (1923-1950) yansımalarının incelenmesi araştırmanın temel amacıdır. Araştırmada Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet dönemi Türk resim sanatında (1923-1950) meydana gelen gelişmeler ışığında, sanatçıların yeni üslup ve fikirlerle kurdukları gruplar, yaptıkları eserler ve sergiler hakkında, litaretür taraması yapılmıştır. Cumhuriyet sonrası oluşan yeni kadın imgesinin Cumhuriyet dönemi Türk resmine olan yansımalarını ortaya çıkarmak için, sanatçıların yaptığı çalışmaların analizleri yapılarak incelenmiştir. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Problem cümlesi, araştırmanın önemi, amacı ve sınırlılıklarından oluşmaktadır. İkinci bölümde, Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet sonrası (1923-1950) Türk Resminde sanatçıların eserleri, oluşturdukları gruplar ve üslup anlayışları içinde incelenmiştir. Ayrıca bu dönemde resim sanatı ve sanatçılar için önemli bir yer tutan inkılap sergileri ve yurt gezileri hakkında literatür bilgisi verilmiştir. Üçüncü bölümde, Araştırmanın yöntemi, araştırma modeli, evren ve örneklemi ele alınarak veri toplama teknikleri ile sıralandırılmıştır. Dördüncü bölümde Bulgular ve Yorumlar kısmında Cumhuriyet sonrası " Kadın İmgesi" incelendikten sonra; Cumhuriyetin ilanından 1950 yılına kadar olan bölümdeki sanatçıların bazıları seçilerek, resimlerinde kadın imgesini nasıl ele aldıkları, eser analizleri yapılarak ortaya konmuştur. Beşinci bölümde Sonuç kısmında ise yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetinde Türk kadınının kazandığı haklar, toplumda bulunduğu konum ve aldığı rollerin, Türk resim sanatına yeni "Kadın İmgesi" olarak yansımaları eski dönemlerle karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Kadın imgesi tarih boyunca resim sanatının vazgeçilmez konularından biridir. Kadına yüklenen görevler ve roller toplumlara göre değişim göstermiştir. Sanatçıların eserlerine de bu değişimler süreç içerisinde yansımıştır. Cumhuriyeti kuran aydın kitlenin oluşturduğu kadın profili; okumuş, bilgili, çağdaş, laik, modern kıyafetli, eşiyle yan yana ve aynı haklara sahip, iyi eğitimli ve öğretmen annedir. Devlet sanatçılara ve sanata bu dönemde çok destek olmuş, yurt dışına sanatçılar göndermiştir. Aynı zamanda sanatçıların halkla kucaklaşmaları amacıyla da yurt gezileri düzenlenmiş, sonrasında sergiler açılarak ödüller dağıtılmış, böylece sanatçının önü açılmıştır. Anadolu'daki ve büyük kentlerdeki kadınların tuvale yansıyan imgeleri, taşralı ve kentli kadını birbirine yaklaştırmış, yeni bir Cumhuriyet "Kadın İmgesi" oluşmasını sağlamıştır. Anahtar Sözcükler: Cumhuriyet, Sanat, Kadın, İmge, Resim, Modern,

Cumhuriyet DönemiKadın imajıKültürel çalışmalar+2
Nevzat Çetin
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yenilenen öğretim programları için tasarlanan Türkçe 5 Ders Kitabının görsel tasarım ilkeleri açısından değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, güncellenen öğretim programlarına hizmet etmesi için tasarlanan Türkçe 5 Ders Kitabının görsel tasarım ilkelerine göre incelenmesi ve değerlendirilmesidir. Araştırma verileri; metin ve görsel tasarımı, sayfa tasarımı, yazı tasarımı ve üretime yönelik özellikler olmak üzere dört bölüm ve 19 maddeden oluşan "Türkçe Ders Kitaplarının Görsel Tasarım Yeterliliği" ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini Ankara ve Bolu illeri oluştururken araştırmanın örneklemi ise amaçlı örnekleme yöntemlerinden "kolay ulaşılabilir durum örneklemesi" yöntemi kullanılarak oluşturulmuştur. Bu bağlamda, Ankara ve Bolu illerinde öğrenimlerine devam eden Görsel Sanatlar öğretmeni adayları ile söz konusu illerde görev yapan Görsel Sanatlar öğretmenleri ve konunun uzmanı toplam 192 kişi bu araştırmaya katılmıştır. Veri toplama çalışmaları sırasında Türkçe 5 Ders Kitabı katılımcılara iletilerek bir hafta süre tanınmış, ardından ilgililere dağıtılan ölçek yanıtlandırılmıştır. Verilerin analiz çalışmaları sırasında SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 22.0 programı kullanılarak araştırmadan elde edilen verilerin çözümlenmesine yönelik olarak T- testi, Man-Whitney U Testi ve gruplar arası farklılıklar için Varyans Analazinden (ANOVA) yararlanılmıştır. Araştırma sonunda, öğretmen adayları, öğretmen ve uzman görüşlerine göre Türkçe 5 Ders Kitabının metin ve görsel tasarımı, sayfa tasarımı, yazı tasarımı ve üretime yönelik özellikler bakımından genel olarak yeterli seviyede olduğu tespit edilmiştir.

Ders kitaplarıGrafik sanatlarGörsel tasarım+7
Berat Yurtalan
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaylı çalgı eğitiminde birden çok eğitimciyle çalışmanın öğrenciler üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, bireysel yaylı çalgı eğitiminde birden çok eğitimciyle çalışmış olan öğrencilerin, olumlu ve olumsuz etkilenme düzeyleri istatistiksel olarak ortaya koyulmuştur. Araştırmanın örneklemini, Türkiye'nin altı bölgesinden seçilen üniversitelerin eğitim fakültelerinin müzik eğitimi anabilim dallarında öğrenim gören yaylı çalgı öğrencileri ve öğretim elemanları oluşturmaktadır. Gerekli verileri toplayabilmek için, öğrencilere 22 maddelik anket, öğretim elemanlarına ise 7 maddelik anket uygulanmıştır. Bu çalışmada toplanan veriler, betimsel veri analizi yöntemleriyle spss 20 analiz programıyla analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda; öğrencilerin karşılaştıkları olumlu ve olumsuz durumlar, cinsiyet ve çalgı türüne göre istatistiksel olarak anlam taşımamaktadır ancak çalışılan öğretmen sayısına göre değerlendirildiğinde olumlu etki istatistiksel olarak anlam taşımazken, olumsuz etkiler saptanmıştır. Yeni öğretmenlerin çalgı tekniğine müdahale etmesi ve yeni öğretmenin gam, etüt ve eser çalışmasına daha az önem vermesi ile çalışılan eğitimci sayısı arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Öğrencilerin öğretmenlerine güvendiği, genel olarak olumlu iletişim içinde olduğundan dolayı yeni teknik beceriler kazandığı saptanmıştır. Eğitimcilerin hatalı uygulamalarından dolayı öğrencinin önceden uyguladığı teknik beceriyi artık uygulamakta zorlandığı, fizyolojik problem yaşadığı ve çalgıya karşı soğuduğu saptanmış ve bu sonuçlara dayanarak çeşitli öneriler sunulmuştur.

Bireysel eğitimEğitimcilerMüzik+4
Ümit Başar Kamerli
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seçilmiş Bolu türkülerinin piyano uyarlamalarının GSL piyano müfredatında kullanılabilirliğinin değerlendirilmesi

Bu çalışma ile Türkiye'deki Güzel Sanatlar Liseleri piyano derslerinde kullanılmak üzere Bolu yöresine ait Türk Halk Müziği ezgileri kullanılarak yeniden bestelenen batı müziği eserleri yaratmak ve Milli Eğitim Bakanlığı Güzel Sanatlar Liseleri piyano dersi müfredatına bu anlamda katkı sağlamak amaçlanmıştır. Araştırmaya Milli Eğitim Bakanlığı 2018-2019 eğitim yılı Güzel Sanatlar Lisesi 9,10,11 ve 12'nci sınıflar Piyano Dersi Kitaplarından seçilen etütler dışındaki eserler, piyano eğitim tekniği ve eser analizleri açısından geliştirilen ölçek modeliyle analiz edilip, elde edilen veriler SPSS veri analiz programında nicel veri haline getirilerek temel özellikleri, kazanımları ve hedefleri oransal olarak belirlenerek başlanmıştır. Daha sonra TRT Türk Halk Müziği repertuvarından seçilen beş adet Bolu yöresine ait türkü, solo piyano için her biri Güzel Sanatlar Lisesi 9, 10, 11 ve 12'nci sınıf seviyelerine göre, müfredattaki konular ve kazanımları içerir şekilde yeniden bestelenmiş ve aynı ölçeğe göre analizleri yapılmıştır. Son olarak her iki analiz verileri karşılaştırma yapılarak benzerlik ve farklılık oranları belirlenmiştir. Bunu müteakiben piyano eğitimi veren Güzel Sanatlar Lisesi öğretmenleri ve Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümü öğretim görevlilerine yönelik konu kapsamında görüşme soruları hazırlanmış ve görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler nitel veri analizli yapılarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın bir diğer ayağında ise Güzel Sanatlar Lisesi piyano dersi alan öğrenciler üzerinde anket çalışması yapılmış ve THM kaynaklı piyano eserlerine karşı öğrencilerin bilgi ve ilgi düzeyleri analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda MEB GSL piyano dersi müfredatı 9,10,11 ve 12'nci sınıf seviyelerine uygun, beşer adetten solo piyano için 20 adet eser ortaya çıkmış, ayrıca elde edilen veriler doğrultusunda yorum ve önerilerde bulunulmuştur.

BoluDers programlarıGüzel sanatlar liseleri+4
Gülay Çoban
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Başlangıç düzeyi bağlama eğitiminde 'Programlı öğretim modeli'nin çalma performansına etkisi: Halk eğitim merkezi örneği

Bazı ögelerinin izlerine eski çağlarda bile rastlanılabilen 'Programlı Öğretim Modeli', özelikle 1950-1970 yılları arasında oldukça popüler olmuş ve okullarda uygulanmıştır. Öğretim makinelerinin devamı niteliğinde olan ve 'küçük adımlar', 'bireysel hız', 'aktif katılım', 'anında düzeltme' gibi bireysel çalışma ilkeleri doğrultusunda uygulanan bu yöntemin kuramsal çerçevesi Amerikalı psikolog B. F. Skinner tarafından oluşturulmuştur. Bu çalışmada, 'Programlı Öğretim Modeli'nin 'Bağlama' eğitiminde kullanılabilirliğine yönelik deneysel bir araştırma yapılmıştır. Araştırmanın amacı, 'Programlı Öğretim Modeli'nin Bağlama çalma performansına etkisinin olup olmadığının belirlenmesidir. Bağlama eğitiminin başlangıç düzeyi ile sınırlı tutulan bu araştırmanın ders süreci, 'Halk Eğitim Merkezleri Müzik ve Gösteri Sanatları Alanı Bağlama (Bozuk Düzen) Kurs Programı'na göre yapılandırılmıştır. Çalışma grubu olarak, Çankırı Halk Eğitim Merkezine başvuru yapmış 15-17 yaş arası bireyler belirlenmiş, 'Müziksel Algı Testi' puanları, cinsiyet ve müzikle ilgili geçmişte yaptıkları çalışmalar gibi etkenler dikkate alınarak heterojen yapıda deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Her iki grubun ders süreci araştırmacı tarafından yürütülmüş, deney grubu derslerinde 'Programlı Öğretim Modeli', kontrol grubu derslerinde ise geleneksel öğretim yöntemlerinden olan 'Gösterip-Yaptırma' ve 'Anlatım' merkeze alınmıştır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde kullanılmak üzere, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılarak, 'teknik' ve 'müzikal' boyutlardan oluşan bir 'Başlangıç Düzeyi Uzun Sap Bağlama Performansı Değerlendirme Ölçeği' geliştirilmiştir. Dokuz haftalık deney süreci sonunda, kursiyerlerin bağlama çalma performansları kayıt altına alınmış, ardından bu kayıtlar söz konusu performans ölçeği ile 3 gözlemci tarafından değerlendirilmiştir. Verilerin dağılımında normallik test edilmiş; normal dağılım gösteren veriler parametrik testlerden ilişkili ve ilişkisiz örneklem 't testi', normal dağılım göstermeyen veriler ise non-parametrik testlerden 'Mann-Whitney U' testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, deney ve kontrol grubunun çalma performansları arasında 'teknik' ve 'müzikal' boyutlar ile bunların alt boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Buna karşın, bazı performans boyutlarında deney ve kontrol gruplarının her ikisinin de grup içi performanslarında, cinsiyet değişkeni açısından anlamlı farklar bulunmuştur.

BağlamaHalk eğitim merkezleriMüzik+5
Cemal Özata
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgiledirme tasarımı sisteminin işlevselliği ve kullanım durumlarına ilişkin görüşlerin incelenmesi: BAİBÜ örneği

Bu araştırma, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesinde bilgilendirme tasarımı sistemini ve kullanım durumlarına ilişkin görüşleri kapsamaktadır. Araştırmada, kullanıcıların üniversite yerleşkesinde gitmek istedikleri yere kolaylıkla gidebilmelerini sağlayan bilgilendirme tasarımı ürünlerinin işlevselliği mevcut durum üzerinden incelemek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, bilgi tasarımının etkili kullanımı ve farkındalığının artmasına paralel olarak üniversite yerleşkesinin her bir noktasına zamandan tasarruf ederek ulaşabilme, gelişen ve büyüyen BAİBÜ yerleşkesinde bilgilendirme tasarı-mı ürünlerinin (yönlendirme tasarımı tabelaları, bilgi, sembol, gösterge, ikon, piktogram, yerleşke haritası, trafik levhaları) var olan durumu üzerinden kullanıcıların görüşleri alınmıştır. Hazırlama süresince üniversitenin izni, tasarım sorunları açısından Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Grafik Anasanat uzmanının yönlendirmesi ve deneyimlerinden yararlanılmıştır. Ayrıca fakültelerde eğitim veren akademik personel, görev yapan idari personel ve öğrenim gören öğrencilerin yerleşke içerisinde ve fakültelerde yer alan bilgilendirme tasarımı ürünleri hakkındaki görüşleri anket yöntemiyle belirlenmiştir. Yerleşke içerisindeki eksikliklerin saptanması ve tasarım sorunlarına ilişkin bilgilendirme tasarımı ürünleri dört alt problem doğrultusunda incelenmiştir. Araştırmanın modeli betimsel tarama modelidir. Verilerin toplanması için kullanıcılara araştırmacı tarafından hazırlanan 2'si açık uçlu soru olmak üzere 30 soruluk bir anket uygulanmıştır. Bu anketle, 100 idari personel, 100 akademik personel ve 300 öğrenci olmak üzere toplamda 500 katılımcıdan görüş alınmıştır. Katılımcılardan alınan yanıtlar sonucunda anket formunun yapı geçerliliğini belirleyebilmek amacıyla veriler açımlayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Anket sonuçları 'SPSS' programında boyutlar bağlamıyla ölçülmüş ve bulgular alt problemler doğrultusunda yorumlanmıştır. Cronbach Alpha değeri 0,920 olarak bulunmuştur ve bu durumda ölçme aracının az hata ile ölçüm yaptığı ve güvenilirliğin yüksek olduğu söylenebilir. Araştırmanın sonucunda var olan durum üzerinden, yerleşke içerisinde yer alan bilgilendirme tasarımı sisteminin yetersiz ve işlevsiz olduğu saptanmıştır, tasarımda kimlik sorunları görülmüştür. Ayrıca mevcut alt yapının yeniden düzenlenip geliştirilmesi adına öneriler sunulmuştur.

Abant İzzet Baysal ÜniversitesiBilgilendirmeBilgilendirme tasarımı+6
Burcu Kaplan
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim ikinci kademe görsel sanatlar dersi hakkında okul yöneticilerinin görüşleri :Ankara ili örneği

Görsel sanatlar dersi hakkında, okul yöneticilerinin görüşlerini belirlemek amacıyla hazırlanan çalışmanın kuramsal kısmında, sanat eğitiminin tanımına, Türkiye'deki gelişim sürecine, sanat eğitiminin gerekliliğine ve eğitime katkısına yer verilmiştir. İlköğretim tabanında yapılan bu çalışmada ayrıca görsel sanatlar dersinin ilköğretim ikinci kademe seviyesinde uygulanması ve programda bulunan alanlar ele alınmıştır.

Görsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimiOkul yöneticileri+1
Dilek Arslan
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2012
00
DoktoraAçık ErişimTR

Keman eğitiminde rolland yönteminin keman çalma becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, Rolland yöntemi ve geleneksel keman eğitim yöntemi uygulanarak verilen başlangıç düzeyi keman eğitiminin, keman çalma becerilerine etkilerinin saptanması ve keman eğitimlerini Rolland yöntemi uygulanarak alan öğrencilerin yöntem hakkındaki görüşlerinin tespit edilmesidir. Araştırmada, bir karma yöntem deseni olan açıklayıcı sıralı karma yöntem deseni kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunu son test denkleştirilmemiş gruplu desen ve ön test- son test kontrol gruplu deneysel desen oluşturmaktadır. Nitel boyutu için ise odak grup görüşmesi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Bölümü Tiyatro Ana Sanat Dalı'nda öğrenim görmekte olan ve önceden keman eğitimi almamış toplamda 10 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmanın nicel verilerini elde etmek için, alanında uzman kişilerin görüşleri doğrultusunda araştırmacı tarafından oluşturulan "Keman Dersi Performans Değerlendirme Formu" kullanılmış, nitel verilerin elde edilmesi için ise deney grubu öğrencileri ile odak grup görüşmesi yapılmıştır. Deney ve kontrol grubu arasındaki verilerin karşılaştırılmasında non-parametrik testlerden Man Whitney-U testi, ara test ve son test arasındaki tekrarlı ölçümlerde Wilcoxon işaretli sıralar testi uygulanmıştır. Uzman kişiler tarafından verilen puanların arası uyumun ve güvenilirliğin belirlenmesi amacıyla ise, Kendall'ın Uyum Katsayısı (Kendall's W) testi kullanılmıştır. Odak grup görüşmesi sonrasında elde edilen nitel veriler, araştırmacı tarafından betimsel analiz yöntemi ile işlenerek, belirlenen temel başlıklar altında yorumlanmıştır. Araştırmada elde edilen nicel veriler IBM SPSS Statistics ver.25 programı ile analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, keman eğitimlerini Rolland yöntemine dayalı olarak alan deney grubu öğrencilerinin eğitim süreçlerinde, keman eğitimlerini geleneksel keman eğitimi yöntemine dayalı olarak alan kontrol grubunda bulunan öğrencilerin aksine performans kaybı yaşamadıkları, enstrüman kurulumu ve kullanımı, duruş, sağ ve sol el kullanımı, yay kullanımı, ritim ve entonasyon olarak belirlenen keman çalma becerilerinde anlamlı bir farklılık gerçekleştiği ve yöntem hakkındaki fikirlerinin olumlu yönde olduğu gözlemlenmiştir.

Başlangıç düzeyiKemanMüzik eğitimi+4
İlkay Göksel
Bolu Abant Izzet Baysal University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00